Ana Sayfa Blog Sayfa 43

Çin’de Lüks Tüketim Geri Dönüyor Ama Eskisi Gibi Değil

Yıllardır küresel lüks markalarının en büyük büyüme motoru olan Çin pazarı, daralmanın ardından yeniden dengelenme sinyalleri veriyor. Ancak sektör uzmanlarına göre asıl değişim satış rakamlarında değil, Çinli tüketicilerin lüksü algılama biçiminde yaşanıyor. Markalar için artık soru “Çin pazarı ne zaman toparlanacak?” değil, “Yeni Çinli tüketici ne istiyor?” oluyor.

Büyüme Sinyalleri Var, Ancak Tüketici Hâlâ Temkinli

Geçtiğimiz yıl Çin lüks pazarı yaklaşık %8 küçülürken, 2026’da toparlanma işaretleri görülmeye başladı. Richemont, LVMH ve Prada gibi gruplar Asya-Pasifik bölgesinde yeniden büyüme açıklarken, uzmanlar bunun güçlü bir geri dönüşten çok istikrara dönüş anlamına geldiğini vurguluyor.

Araştırmalara göre Çinli tüketiciler hâlâ harcama konusunda temkinli davranıyor ve lüks alışverişte eski heyecan seviyesine ulaşmış değil.

Çinli Tüketici Artık Farklı Bir Lüks Arıyor

McKinsey analizine göre Çin ve ABD’deki lüks tüketicilerin satın alma motivasyonları belirgin şekilde ayrışıyor.

ABD’li tüketiciler lüksü daha çok kişisel ödül, bireysel stil ve kendini ifade etme aracı olarak görürken, Çinli tüketiciler için sosyal kabul, prestij ve güven duygusu daha güçlü motivasyonlar arasında yer alıyor.

Çin’de kişiselleştirilmiş hizmetler, özel müşteri deneyimleri ve amiral mağazalarda sunulan sürükleyici marka deneyimleri satın alma kararında giderek daha belirleyici hale geliyor.

Lükste Yeni Rekabet Psikolojiyi Anlamak

armani1

Çin pazarı büyümeye devam edecek olsa da markalar artık eski başarı formülleriyle ilerleyemeyecek.

Tüketiciler yalnızca ürün satın almıyor; markaların sunduğu deneyimi, kişiselleştirmeyi ve duygusal bağı da değerlendiriyor. Yapay zekâ, ikinci el platformları ve dijital keşif kanalları da satın alma yolculuğunu yeniden şekillendiriyor.

Lüks sektörünün yeni büyüme anahtarı artık yalnızca Çin’de var olmak değil; değişen Çinli tüketicinin psikolojisini doğru okuyabilmek olacak. Markalar için rekabet, ürünlerden çok tüketicinin zihninde ve duygularında kazanılacak.

Boyner’de Üst Düzey Atama

Mazhar Özsoy, Boyner Büyük Mağazacılık E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Boyner, omni-kanal büyüme stratejisi ve yeni nesil perakendecilik vizyonu doğrultusunda yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. E-ticaret, pazaryeri, dijital büyüme ve kategori yönetimi alanlarında güçlü bir deneyime sahip Mazhar Özsoy, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Boyner Büyük Mağazacılık E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Yeditepe Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Mazhar Özsoy, aynı üniversitede pazarlama alanında MBA eğitimini tamamladı. Kariyerine 2006 yılında Nortel / Netaş’ta telekomünikasyon altyapı çözümleri ve kurumsal teknoloji uygulamaları alanında başlayan Özsoy, 2010-2014 yılları arasında Amadeus’ta havayolları ve seyahat acenteleriyle stratejik iş ortaklıklarının yönetiminden sorumlu oldu.  2014-2016 yılları arasında Paravion’da (Bavul.com) görev alan Özsoy, şirketin kuruluş sürecinde ürün geliştirme, teknoloji altyapısının kurgulanması ve ticari modellerin geliştirilmesi çalışmalarına liderlik etti. 2016 yılı itibarıyla kariyerine Hepsiburada’da devam eden Özsoy; burada sırasıyla Marketplace Geliştirme Grup Direktörü, Kategori Grup Direktörü ve Moda ve Ev Kategorilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.

Mazhar Özsoy, Boyner Büyük Mağazacılık E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı olarak yeni görevinde, Boyner’in e-ticaret ve dijital büyüme stratejilerine liderlik ederken farklı satış kanalları arasında kesintisiz ve bütünsel bir müşteri deneyiminin geliştirilmesine odaklanacak.

Rusya’dan Apple’a 50 Milyon Dolarlık Rekabet Hamlesi

Apple, Rusya’da rekabet soruşturmasıyla karşı karşıya kaldı. Rusya Federal Rekabet Servisi (FAS), şirketin yerli dijital hizmetlere yönelik yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle Apple hakkında resmi soruşturma başlattı. İhlalin tespit edilmesi halinde şirketin 4 milyar rubleye (yaklaşık 50 milyon dolar) kadar para cezası alabileceği belirtiliyor.

Soruşturma, teknoloji devlerinin faaliyet gösterdikleri pazarlardaki düzenleyici baskılarla giderek daha fazla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

Yerli Uygulamalar Tartışmanın Merkezinde

rusya nin milli mesajlasma uygulamasi max app store dan kaldirildi 1780581025 976 large

FAS’a göre Apple, iPhone ve iPad’lerde Rusya’nın ulusal mesajlaşma uygulaması MAX ile yerli uygulama mağazasının ön yüklü olarak sunulmasına yönelik yükümlülükleri yerine getirmedi.

Rusya’daki mevcut düzenlemeler, ülkede satılan akıllı telefon, tablet ve bilgisayarlarda Rusya veya Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerinde geliştirilen bir arama motorunun varsayılan seçenekler arasında yer almasını zorunlu kılıyor. Apple’ın bu yükümlülüklere uymadığı iddiasıyla başlatılan soruşturmanın önümüzdeki dönemde sonuçlanması bekleniyor.

Teknoloji Devleri İçin Yerel Regülasyonlar Yeni Rekabet Alanı

apple

Apple’ın karşı karşıya olduğu süreç, teknoloji şirketleri için rekabetin artık yalnızca ürün ve hizmetlerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Dijital platformlar, faaliyet gösterdikleri ülkelerde giderek daha fazla yerel uygulamalar, veri yönetimi ve rekabet kuralları kapsamında düzenleyici baskılarla karşılaşıyor.

Son yıllarda Avrupa Birliği’nin Dijital Pazarlar Yasası (DMA) başta olmak üzere birçok ülkede benzer düzenlemeler yürürlüğe girerken, platformların uygulama mağazaları ve işletim sistemleri üzerindeki kontrolü daha yakından denetleniyor.

Rusya’nın Apple hakkında başlattığı soruşturma, teknoloji şirketlerinin küresel ölçekte yalnızca inovasyonla değil, faaliyet gösterdikleri her pazardaki yerel düzenlemelere uyum konusunda da rekabet etmek zorunda kaldığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Mercedes-Benz Türk’te CEO Değişimi: Heiko Selzam Göreve Başladı

Mercedes-Benz Türk’te üst yönetimde önemli bir görev değişimi gerçekleşti. Heiko Selzam, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su olarak görevine başladı. Selzam, yaklaşık 40 yıldır Mercedes-Benz Türk bünyesinde farklı görevlerde bulunan ve 2016’dan bu yana CEO olarak görev yapan Süer Sülün‘den görevi devraldı.

Daimler Truck Deneyimini Türkiye’ye Taşıyacak

30 yılı aşkın süredir Daimler Truck organizasyonunda görev yapan Heiko Selzam, son olarak Daimler Truck Birleşik Krallık Ülke Başkanı olarak görev yapıyordu. Kariyeri boyunca farklı pazarlarda ticari araç operasyonları, organizasyonel dönüşüm, müşteri odaklı stratejiler ve sürdürülebilir büyüme projelerine liderlik etti.

Yeni görevine ilişkin değerlendirmesinde Selzam, Mercedes-Benz Türk’ün yalnızca Türkiye ağır ticari araç sektörünün liderlerinden biri olmadığını, aynı zamanda Daimler Truck organizasyonu içinde üretim, ihracat, Ar-Ge ve mühendislik alanlarında stratejik bir merkez olduğunu vurguladı. Şirketin bayi ağı ve 9 bini aşkın çalışanıyla hem Türkiye’deki liderliğini hem de küresel organizasyondaki stratejik rolünü daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Rossmann Türkiye’de Üst Düzey Atama: Satın Alma ve Pazarlama Direktörlüğüne Melis Erel Onay Getirildi

Rossmann Türkiye, üst yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Melis Erel Onay’ın Satın Alma & Pazarlama Direktörü olarak göreve başladığını duyurdu.

Perakende ve hızlı tüketim sektöründe uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Onay, kariyerine Metro Cash & Carry‘de başladı. Ardından Atelier Rebul, Rofoods Micro Market ve son olarak Yemeksepeti Market‘te ticari operasyonlar ve kategori yönetimi alanlarında önemli görevler üstlendi.

Kategori Yönetimi ve Perakende Deneyimiyle Geliyor

Melis Erel Onay, kariyeri boyunca kategori yönetimi, satın alma, tedarik zinciri, pazarlama, fiyatlandırma stratejileri, retail media, marka yönetimi ve e-ticaret alanlarında görev aldı. Son olarak Yemeksepeti Market’te Commercial Director olarak çalışan Onay, ticari büyüme ve kategori stratejilerinin yönetiminden sorumluydu.

Rossmann Türkiye, yaptığı açıklamada Onay’ın vizyonu ve sektörel deneyimiyle şirketin büyüme hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirtti.

Bi’Sektör Dergi, Yaz 2026 Sayısı Yayında!

Bi’Sektör Dergi’nin Yaz 2026 sayısı, perakendenin değişen ritmini mercek altına alıyor.

Yaz dönemi çoğu zaman yalnızca sezonluk hareketlilik, artan ziyaretçi trafiği ve belirli kategorilerde yükselen satışlarla açıklanıyor. Oysa perakendede yazın yarattığı değişim bundan çok daha geniş.

Tüketicinin bulunduğu yer değişiyor.

Alışveriş yaptığı saat, kullandığı kanal, mağazaya geliş nedeni ve değer algısı yeniden şekilleniyor.

Talep ortadan kalkmıyor; şehirler, turizm merkezleri, mağaza formatları ve farklı temas noktaları arasında yeniden dağılıyor.

Bu nedenle bugün perakendeciler için asıl mesele yalnızca hareketliliği yakalamak değil; bu hareketin yönünü doğru okuyabilmek.

Yaz 2026 sayımızda, perakendenin farklı alanlarında değişen bu ritmin izini sürüyoruz. Türkiye’ye giriş yapan yeni markalardan mağazaların dönüşen rolüne, kanal bazlı sadakatten müşteri yorgunluğuna, deneyim teknolojilerinden yeni büyüme modellerine kadar sektörün güncel gündemini geniş bir perspektifle ele alıyoruz.

Çünkü perakendede büyüme devam ediyor; ancak büyümenin biçimi, lokasyonu ve müşteride yarattığı karşılık değişiyor.

Peki Yaz 2026 sayımızda neler var?

2026’nın İlk Yarısında Perakendede Ne Değişti?

yaz 1

Yeni markaların Türkiye’ye giriş modellerini, turizm bölgelerine yönelen ilk mağaza yatırımlarını, çok markalı perakendenin yükselişini ve mevcut oyuncuların mağaza sayısından çok mağaza niteliğine odaklanan yatırımlarını inceliyoruz.

Bu dosya, Türkiye perakendesinde büyümenin durmadığını; daha kontrollü, seçici ve çok kanallı bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Perakendenin Yaz Haritası Değişiyor

Yaz aylarında talep yalnızca artmıyor; yer, zaman ve ihtiyaç biçimi değiştiriyor.

Büyük şehirlerden kıyı bölgelerine kayan tüketici hareketinin stok, personel, ürün karması, lojistik ve mağaza operasyonları üzerindeki etkilerini değerlendiriyor; perakendecilerin değişen talep haritasına nasıl hazırlanması gerektiğini ele alıyoruz.

Deneyim Mağazacılığında Sahne Artık Dijital

yaz 2

Immersive sistemler ve büyük dijital duvarlar, mağazayı statik bir satış alanından yaşayan bir deneyim sahnesine dönüştürüyor.

Bu dosyada teknolojinin yalnızca görsel bir unsur olarak değil; marka anlatısını, müşteri etkileşimini ve ölçülebilir ticari etkiyi bir araya getiren yeni bir mağazacılık katmanı olarak nasıl kullanıldığını inceliyoruz.

Sadakat Yeniden Tanımlanıyor

Müşteri artık markalarla tek bir kanalda ve tek bir motivasyon üzerinden ilişki kurmuyor.

Veri, kanal, deneyim, fiyat algısı, erişim kolaylığı ve güven duygusunun yeni sadakat modelini nasıl şekillendirdiğini; müşteriyi yalnızca tekrar satın alma davranışı üzerinden değerlendirmenin neden yetersiz kaldığını tartışıyoruz.

Müşteri Sadakati Değil, Müşteri Yorgunluğu

yaz 3

Daha fazla kampanya, daha fazla bildirim ve daha fazla seçenek her zaman daha güçlü bağlılık yaratmıyor.

Bu içerikte indirim yorgunluğunu, kampanya körlüğünü ve tüketicinin artan karar yükünü ele alıyor; markaların dikkat kazanmak için neden daha sade, tutarlı ve anlamlı deneyimler oluşturması gerektiğini inceliyoruz.

Mağaza Küçülüyor, Rolü Büyüyor

Fiziksel mağazanın geleceği, var olup olmayacağıyla değil; hangi işlevi üstleneceğiyle şekilleniyor.

Deneyim, teslimat, iade, danışmanlık, dijital kanal ve marka iletişimi gibi farklı görevleri aynı alanda buluşturan yeni mağaza modellerini global örnekler üzerinden değerlendiriyoruz.

Sektörün İçinden Yeni Perspektifler

Yaz sayımızda Kanyon’un 20 yıllık deneyim yolculuğunu, MR.DIY’ın Flagship 3.0 mağaza konseptini, Hopi’nin veri ve kişiselleştirme yaklaşımını, Qumpara’nın kanallar arası müşteri davranışı okumasını ve Gusto’nun kontrollü büyüme modelini sektör yöneticilerinin anlatımıyla aktarıyoruz.

Ayrıca Shoptalk Europe 2026’dan öne çıkan yapay zekâ, tüketici güveni ve keşif odaklı ticaret başlıklarını perakendeciler açısından değerlendiriyoruz.

Bu sayıda yalnızca gelişmeleri sıralamadık.

Farklı içeriklerin aynı noktada kesiştiği değişimi anlamaya çalıştık: Perakende artık tek bir kanalın, mağaza formatının ya da müşteri davranışının ritmiyle ilerlemiyor.

Markalar için asıl fark; değişen talebi zamanında görebilmek, müşteriyi bütünsel biçimde anlayabilmek ve her temas noktasına doğru işlevi verebilmekte ortaya çıkıyor.

Bi’Sektör Dergi Yaz 2026, perakendenin değişen ritmini anlamak ve yeni dönemin kararlarını daha doğru verebilmek isteyen sektör profesyonelleri için hazırlandı.

Keyifli okumalar…

Abonelik ve satın alma süreçlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Outlet AVM’lerde Büyüme Frene Bastı: Avrupa’da Yeni Dönem Başlıyor

Avrupa’da outlet merkezi yatırımları uzun yılların ardından yavaşlama dönemine girdi. Yeni bir analize göre kıta genelinde 195 outlet merkezi bulunurken, yeni proje sayısı hızla azalıyor ve birçok plan rafa kaldırılıyor. Buna karşın mevcut outlet merkezleri yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Bu tablo, outlet sektörünün sona erdiğini değil; büyüme modelinin değiştiğini gösteriyor.

Yeni Projeler Azalıyor, Mevcut Merkezler Güçleniyor

2025’in başından bu yana Avrupa’da yalnızca bir yeni outlet merkezi açıldı. Toplam outlet alanı ise yıllık bazda yalnızca %0,1 büyüdü. Artık sektörün odağında yeni projeler geliştirmek yerine mevcut merkezleri genişletmek ve daha verimli hale getirmek bulunuyor.

Uzmanlara göre yüksek inşaat maliyetleri, finansman giderleri, uzun izin süreçleri ve yerel yönetimlerden gelen itirazlar, yeni outlet yatırımlarını önemli ölçüde zorlaştırıyor. Bu nedenle birçok proje planlama aşamasında durduruluyor veya iptal ediliyor.

Yatırımcıların Gözdesi Hâlâ Outlet Merkezleri

Yeni arz yavaşlasa da yatırımcı ilgisi tam tersine artıyor. 2024’te outlet merkezi işlemlerinde rekor yatırım hacmi görülürken, 2025 bu seviyeyi de geride bıraktı. 2026’nın ilk yarısında ise yaklaşık 1 milyar euroluk outlet merkezi el değiştirdi. Kurumsal yatırımcılar ve fonlar, outlet merkezlerini portföylerinde istikrarlı gelir sağlayan varlıklar olarak konumlandırıyor.

Sektörde artık rekabet, yeni outlet açmaktan çok mevcut merkezleri yenilemek, marka karmasını güçlendirmek ve ziyaretçi deneyimini geliştirmek üzerine kuruluyor.

Perakendede Yeni Dönem: Daha Az Metrekare, Daha Fazla Verim

shutterstock 2009984720

Outlet sektörü olgunluk aşamasına ulaşırken, başarı artık yeni metrekare üretmekten değil mevcut alanlardan daha yüksek verim almakla ölçülüyor.

Markalar için outlet mağazaları stok eritmenin ötesinde yeni müşterilere ulaşan stratejik satış kanalları haline gelirken, yatırımcılar da güçlü lokasyonlardaki outlet merkezlerini uzun vadeli ve güvenli yatırım araçları olarak görüyor.

Avrupa outlet pazarı büyümeyi durdurmuş olabilir; ancak değer üretmeyi değil. Yeni dönemde kazananlar en fazla outlet açanlar değil, mevcut merkezlerini en güçlü marka ve deneyimle yöneten oyuncular olacak.

Decathlon’dan Stratejik Dönüşüm: Premium Bisiklet Markası Van Rysel’i Rakip Mağazalara Taşıyabilir

Decathlon, premium yol bisikleti markası Van Rysel için dikkat çekici bir dağıtım stratejisini değerlendiriyor. Şirket, bugüne kadar ağırlıklı olarak kendi mağazalarında ve dijital kanallarında sattığı Van Rysel bisikletlerini, gelecekte bağımsız bisiklet mağazaları ve diğer perakendeciler üzerinden de satışa sunmayı planlıyor.

Bu adım, Decathlon’un yalnızca bir perakendeci değil, aynı zamanda küresel bir premium marka üreticisi olma hedefini güçlendirdiğini gösteriyor.

Hedef Daha Fazla Noktada Değil, Daha Güçlü Konumlanmak

images 1

Van Rysel son yıllarda profesyonel bisiklet yarışlarındaki başarılarıyla dikkat çekiyor. Decathlon, markayı üst segmentte daha görünür hale getirmek ve bisiklet tutkunlarına uzman satış noktaları üzerinden ulaşmak istiyor. Bu nedenle şirket, kendi mağazalarının yanı sıra seçilmiş perakende ortaklarıyla çalışma seçeneğini masaya yatırıyor.

Böylece Van Rysel’in yalnızca Decathlon markasıyla özdeşleşen bir ürün olmaktan çıkıp, premium bisiklet pazarında bağımsız bir oyuncu olarak konumlanması hedefleniyor.

Perakendede Yeni Büyüme Modeli: Kendi Markanı Her Yerde Büyütmek

images 2

Uzun yıllardır özel markalarını yalnızca kendi mağazalarında satan perakendeciler, artık farklı bir strateji izlemeye başlıyor. Marka bilinirliği belirli bir seviyeye ulaştığında, seçili dış satış kanalları yeni müşterilere erişim ve daha güçlü marka algısı oluşturma fırsatı sunuyor.

Decathlon’un Van Rysel hamlesi de bu dönüşümün önemli örneklerinden biri. Şirket, dikey entegre üretim modelini korurken, premium markasını daha geniş bir dağıtım ağıyla büyütmeyi hedefliyor.

Bu strateji, perakendede rekabetin artık yalnızca mağaza sayısıyla değil, markaların bağımsız bir değer yaratabilme gücüyle şekillendiğini gösteriyor. Van Rysel’in farklı perakende kanallarına açılması, Decathlon’un ürün satmanın ötesine geçerek küresel bir marka ekosistemi kurma hedefinin önemli bir parçası olabilir.

ECE Türkiye’den Perakende Uyarısı: Toparlanma 2027’ye Kaldı, Mağaza Kapanışları Gündemde

Bölgesel gerilimler, turist harcamalarındaki düşüş ve ekonomik belirsizlikler perakende sektörünü yeniden baskı altına alırken, ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, sektörün önümüzdeki dönemde daha zorlu bir rekabet ortamına hazırlanması gerektiğini belirtti.

ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticarette yaşanan aksaklıkların perakende sektörünün dengelerini yeniden değiştirdiğini ifade ederken; ABD ile İran arasındaki gerilim başta olmak üzere bölgedeki gelişmelerin, Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların ve lojistik süreçlerde yaşanan sorunların enerji maliyetlerinin yanı sıra tedarik zincirleri üzerinde de baskı oluşturduğunu belirtti. Sektör adına beklenen toparlanmanın 2027 yılına sarktığına yönelik Ekonomi Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Canlıel’e göre sektörün karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorun ise yabancı ziyaretçilerin alışveriş harcamalarındaki düşüş. Türkiye’nin döviz kuru ve fiyat dengesi açısından yabancı turistler için geçmiş yıllardaki avantajını büyük ölçüde kaybettiğini ifade eden Canlıel, özellikle Rus turistlerin harcamalarında savaşın ilk dönemine göre belirgin gerileme yaşandığını aktardı.

İran-İsrail hattındaki gerilim nedeniyle Nevruz döneminde AVM’lere önemli katkı sağlayan İranlı turist sayısında ciddi azalma yaşandığını belirten Canlıel, Orta Doğu ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısının da uçuş iptalleri ve güvenlik endişeleri nedeniyle düştüğünü kaydetti. Türkiye genelinde tax free işlem adetlerinde yaklaşık yüzde 9’luk gerileme yaşandığını hatırlatan Canlıel, ECE Türkiye’nin güçlü yerel ziyaretçi profili sayesinde bu etkinin portföylerinde daha sınırlı hissedildiğini söyledi.

“Yılın son çeyreğinde mağaza kapanışları görülebilir”

Artan konkordato başvurularını da değerlendiren Canlıel, mevcut portföylerinde önemli bir sorun yaşanmadığını ancak yılın son çeyreğine ilişkin temkinli olduklarını dile getirdi. Perakendecilerin nakit akışını doğru yönetmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Canlıel, birçok markanın küçülerek büyüme stratejisini benimsemek zorunda kalabileceğini belirtti.

Operasyonel verimliliğin belirleyici olacağı yeni dönemde zarar eden mağazaların kapatılmasının gündeme gelebileceğini ifade eden Canlıel, özellikle Ekim, Kasım ve Aralık aylarında bazı sektörlerde mağaza kapanışlarının yaşanabileceğini öngördü.

İstanbul’da dört yeni AVM aynı dönemde açılıyor

Perakende sektöründe talebin yavaşladığı bir dönemde İstanbul’da dört yeni AVM’nin hizmete girecek olması da sektörün gündemindeki başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Eylül ayında Çekmeköy Park AVM’nin açılışına hazırlanan ECE Türkiye, aynı dönemde Koru Florya, İstanbul Finans Merkezi ve havalimanı bölgesindeki yeni projelerin de devreye gireceğine dikkat çekiyor.

Uluslararası markaların Türkiye ilgisi sürüyor

Ekonomik dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin genç nüfusu ve tüketim potansiyeli sayesinde uluslararası markalar için cazibesini koruduğunu vurgulayan Canlıel, ECE’nin 12 ülkedeki operasyonlarının markaların Türkiye pazarına girişinde önemli rol oynadığını söyledi.

Bu kapsamda İspanyol aksesuar markası Mira Mira’nın ilk Türkiye mağazasının Marmara Park’ta açıldığını hatırlatan Canlıel, ayrıca 2.500-3.000 metrekare büyüklüğünde mağaza arayan uluslararası markalarla da görüşmelerin sürdüğünü aktardı. Sorunun markaların Türkiye’ye gelme isteği değil, uygun büyüklükte ve doğru lokasyonda mağaza bulunabilmesi olduğunu dile getirdi.

AVM’lerde deneyim odaklı dönem güçleniyor

ECE Türkiye verileri, tüketici davranışlarında da önemli bir değişime işaret ediyor. Şirketin portföyündeki AVM’lerde ortalama ziyaret süresi 2022 yılında 99,6 dakika seviyesindeyken, 2025 yılında 124,8 dakikaya yükseldi.

Canlıel, ziyaretçilerin artık yalnızca alışveriş yapmak için değil; sosyalleşmek, vakit geçirmek ve farklı deneyimler yaşamak amacıyla AVM’leri tercih ettiğini belirtti. Bu doğrultuda restoran alanlarının büyüdüğünü, eğlence konseptlerinin çeşitlendiğini, spor, sağlık ve güzellik hizmetlerinin daha fazla yer almaya başladığını ifade eden Canlıel, özellikle genç tüketicilerin ürün satın almaktan çok deneyim odaklı bir yaklaşım benimsediğini söyledi. Bu dönüşümün mağaza tasarımlarına da yansıdığını belirterek spor mağazalarında deneyim alanlarının arttığını, kitapçıların kafe konseptleriyle büyüdüğünü ve yaşam odaklı mağaza formatlarının giderek yaygınlaştığını dile getirdi.

IKEA ve Colruyt’tan Gen Z Hamlesi: Mağazalar Bir Geceliğine Rave Alanına Dönüştü

Perakende markaları genç tüketicilere ulaşmak için artık sadece kampanya düzenlemiyor, kültürel deneyimler tasarlıyor. Belçika’da IKEA ve Colruyt, mağazalarını ve mağaza alanlarını rave etkinliklerine dönüştürerek dikkat çeken iki farklı pazarlama çalışmasına imza attı. Amaç ise oldukça net: Gen Z ile daha güçlü bir bağ kurmak.

Mağaza Artık Sadece Alışveriş Noktası Değil

images

IKEA Gent’in otoparkında düzenlenen rave etkinliğinin 1.800 bileti yalnızca yedi saat içinde tükendi. Etkinliğin bir bölümü mağazanın içinde gerçekleştirildi ve IKEA bunu “İnsanları bir araya getiren bir yaşam alanı” vizyonunun parçası olarak konumlandırdı. Marka daha önce de mağaza içi saklambaç oyunları ve showroom’da geceleme etkinlikleriyle benzer deneyimler sunmuştu.

Colruyt ise renovasyona girecek Leuven mağazasının soğuk gıda bölümünü bir gece için rave alanına çevirdi. Influencer Average Rob’un bira markası Tout Bien ve Lipton Ice Tea iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, mağaza kampanyasıyla da desteklendi. Katılımcılar mağazalardan yaptıkları alışverişler sayesinde etkinlik davetiyesi kazanma şansı elde etti.

Perakendede Yeni Rekabet Kültür Üretebilmek

wt7rt8e68a442bbpk0oxfrlexzzkwogrfqhbycjxpfzlsczosjtgb xi0aigfh52ltc1rypsk9lbvsmw2hpsjwaipxg1vhbo2sgossgad mtz2cvodup2ipjenzau plxsr7ctzvy7kl7gyjbtqemq6nu2do2orvfjrxn5xtzpxtrsgkkxgpmfmywkr2clo

Gen Z, markalardan yalnızca ürün değil, paylaşmaya değer deneyimler bekliyor. Bu nedenle mağazalar giderek daha fazla konserlere, spor etkinliklerine, pop-up deneyimlerine ve sosyal buluşmalara ev sahipliği yapıyor.

IKEA ve Colruyt örneği, fiziksel mağazaların dijital çağda hâlâ güçlü bir avantaja sahip olduğunu gösteriyor. Çünkü e-ticaret ürün satabilir; ancak bir mağaza aynı zamanda deneyim, topluluk ve sosyal etkileşim de sunabiliyor.

Perakendenin geleceğinde mağazalar yalnızca alışveriş yapılan yerler değil; insanların vakit geçirmek, eğlenmek ve içerik üretmek istediği yaşam alanlarına dönüşüyor. Gen Z’nin dikkatini kazanan markalar ise raf düzeninden çok, unutulmayacak deneyimler tasarlayanlar olacak.