Ana Sayfa Blog Sayfa 61

L’Oréal Türkiye’den İleri Dönüşüm Hamlesi: 1000 Fayda Projesi Başladı

Sürdürülebilirlik ve toplumsal faydayı iş yapış biçiminin merkezine alan L’Oréal Türkiye, her yıl küresel ölçekte gerçekleştirdiği “Yurttaşlık Günü” kapsamında bu yıl da çalışanlarını toplumsal ve çevresel fayda projeleriyle bir araya getirdi.

1782371552 yurtta l k g n i 1100x700 1

Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla öne çıkan L’Oréal Türkiye, her yıl düzenlediği ‘Yurttaşlık Günü’ kapsamında toplumsal ve çevresel etki yaratmaya devam ediyor. Şirket, çalışanlarının gönüllülük gücüyle faaliyet gösterdiği toplumlara değer katarken, bu yılki projelerini çok özel bir dönüşüm hikayesi üzerine kurdu. Bu yıl; L’Oréal Türkiye, kullanılmayan dekor malzemelerini ileri dönüştürerek, çalışanların emeğiyle 1000 farklı yaşama dokunan fayda yarattı.

Çalışanların bir iş gününü gönüllülüğe ayırdığı etkinlik kapsamında; biyoçeşitlilik için 200 adet arı oteli, eğitim için 250 adet kitaplık ve hayvan refahı için 550 adet kedi evi hazırlandı. Üretilen tüm bu tasarımlar, farklı toplumsal ve çevresel ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde ilgili sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Türkiye’nin çeşitli bölgelerine ulaştırılacak.

Çalışanlarımızın elleriyle şekillendi

1782371566 yurtta l k g n vanya panayotova

L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova günün önemini şu sözlerle aktardı:

“L’Oréal’de sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkimizi azaltmaya yönelik bir sorumluluk olarak görmüyor, toplumla birlikte ortak değer yaratma yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyoruz. Her yıl gerçekleştirdiğimiz Yurttaşlık Günü; çalışanlarımızın zaman ve enerjilerini toplumsal faydaya dönüştürmelerine olanak tanıyan çok özel bir gün. Bu yılın bizim için özel bir anlamı daha var… Geçtiğimiz ay Türkiye’deki 40. yılımızı kutladığımız etkinliğimiz için oluşturduğumuz deneyim alanlarından arta kalan malzemeleri ileri dönüşüm yaklaşımıyla yeniden değerlendirerek arı otelleri, kitaplıklar ve kedi evleri ürettik. Çalışanlarımızın elleriyle şekillenen bu malzemeler, çevre, eğitim ve hayvan refahı alanlarında somut birer faydaya dönüştü. Kullanım ömrünü tamamlamış materyalleri yeniden hayata kazandırırken, paydaşlarımızla birlikte daha kapsayıcı, dayanıklı ve yaşanabilir bir gelecek için olumlu etkimizi büyütmeye devam edeceğiz.”

İleri dönüşüm yoluyla çevresel ve toplumsal fayda bir araya geliyor

Yurttaşlık Günü kapsamında üretilen 1000 fayda odaklı tasarım, iş birliği yapılan sivil toplum kuruluşları aracılığıyla belirlenen kritik noktalara teslim edilmek üzere yola çıktı. Doğal yaşamı ve arı nüfusunu koruyarak biyoçeşitliliğe katkı sağlamak amacıyla hazırlanan 200 adet arı oteli, Türkiye Kalkınma Vakfı iş birliğiyle doğayla buluşacak. Bu özel otellerin, başta Mardin olmak üzere Batman ve Diyarbakır illerinde biyoçeşitlilik açısından kritik öneme sahip tarım ve orman alanlarında değerlendirilmesi planlanıyor. Projeye dair görüşlerini paylaşan Türkiye Kalkınma Vakfı Proje Koordinatörü Dr. Abdullah Bilen, “Arılar, ekosistemin devamlılığı açısından kritik bir role sahip. Bu proje ile hem doğal yaşamı destekliyor hem de çevresel sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratıyoruz. L’Oréal gönüllülerinin katkılarıyla hayata geçirilen bu anlamlı çalışma, ortak değerler etrafında bir araya gelmenin güçlü bir örneğidir.” ifadelerini kullandı.

1782371563 yurtta l k g n iii

Eğitim alanındaki fayda odağında hazırlanan 250 kitaplık ise Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) aracılığıyla Hakkari bölgesinde belirlenen ihtiyaç sahibi okullara ulaştırılarak çocukların eğitim yolculuğuna anlamlı bir katkı sunacak. İş birliğini değerlendiren Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) Genel Müdürü Arzu Atasoy, “L’Oréal gönüllülerinin katkılarıyla hayata geçirilen bu kitaplıklar, yalnızca fiziksel alanlar yaratmakla kalmıyor; çocuklarımızın öğrenme merakını ve hayal güçlerini besleyen kalıcı bir değer sunuyor. Eğitimi ve geleceği destekleyen bu anlamlı iş birliği için teşekkür ederiz.” dedi.

Sahipsiz hayvanlarının güvenli ve sıcak barınma alanlarına kavuşması için sevgiyle üretilen 550 kedi evi ise HAÇİKO iş birliğiyle başta İstanbul Çekmeköy’de ve Yalova Armutlu’da bulunan eğitim ve yaşam çiftlikleri olmak üzere acil ihtiyaç duyulan çeşitli bölgelere dağıtılarak patili dostların yaşam standartları iyileştirilecek. HAÇİKO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Esra Fazlıoğlu ise iş birliğinden duydukları memnuniyeti “Sürdürülebilirliği iyiliğe dönüştüren bu anlamlı projenin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. İleri dönüştürülmüş malzemelerle hazırlanan kedi evleri, sahipsiz can dostlarımız için hem doğaya hem de hayvan refahına verilen değerin çok somut bir göstergesidir.” sözleriyle belirtti.

Hugo Boss İçin Yapılan Devralma Teklifinde Yeni Fiyat Gelmeyecek

Hugo Boss‘u satın almak için teklif veren Frasers Group, hisse başına 38 euro olarak açıkladığı devralma teklifini artırmayacağını duyurdu. Şirket, teklifin nihai olduğunu açıklarken, satın alma sürecini mevcut koşullarla sürdüreceğini bildirdi.

Frasers Group, haziran ayının başında Hugo Boss’un tamamını satın almak için gönüllü devralma teklifinde bulunmuştu. İngiliz perakende grubu, Alman moda markasında halihazırda doğrudan yüzde 26’nın üzerinde paya sahip bulunuyor. Yapılan teklif ise Frasers’ın elinde olmayan hisseleri kapsıyor.

Hugo Boss Yönetimi Teklifi Değerlendirmeyi Sürdürüyor

Frasers Group, Hugo Boss’u stratejik açıdan önemli bir yatırım olarak gördüğünü ve uzun vadeli hissedar değeri yaratmayı hedeflediğini belirtirken, şirket yönetimi teklifin kendi onaylarıyla hazırlanmadığını daha önce açıklamış ve süreci incelemeye aldığını duyurmuştu.

Teklifin kamuoyuna açıklanmasının ardından Hugo Boss hisseleri 38 euroluk teklif fiyatının üzerine çıkmış, piyasalarda Frasers’ın teklifini yükseltebileceği yönünde beklentiler oluşmuştu. Ancak şirketin son açıklamasıyla birlikte mevcut teklifin artırılmayacağı netleşti.

Hugo Boss için devam eden süreç, küresel moda sektöründe satın alma işlemlerinde değerleme disiplininin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Stratejik markalara ilgi sürerken, yatırımcılar satın alma fiyatlarında daha temkinli hareket etmeyi tercih ediyor.

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları (Maptriks Tarafından Desteklenmektedir) [22 – 26 Haziran]

kivo banner

Haziran ayının sonu ile birlikte yılın ilk yarısını geride bıraktık. Bugün itibari ile başlayan yaz tatili etkisi önümüzdeki iki ay boyunca sektörü farklı lokasyonlarda etkilemeye devam edecek. Yılın ikinci yarısı ve özellikle son çeyreğindeki satış beklentisi ise sektör tarafında yüksek.

Mağaza açılışları tarafında sektörün yatırım etkisi hala devam ediyor. Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni listesi ile sizlerleyiz.

İşte bu hafta gerçekleşen mağaza açılışları

alo – Bodrum

kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran]
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 13

alo, Bodrum mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Elle – Metropol İstanbul AVM

elle magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 14

Elle, Metropol İstanbul AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Kiko Milano – Cadde 54 AVM

kiko magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 15

Kiko Milano, Cadde 54 AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 47. satış noktasını oluşturuyor.

Pandora – Düzce D Mall AVM

pandora magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 16

Pandora, Düzce D Mall AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 87. mağazasını oluşturuyor.

Marvy Kids – Metropol İstanbul AVM

marvy magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 17

Marvy Kids, Metropol İstanbul AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Flormar – 10 Burda AVM

flormar magaza 26
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 18

Flormar, 10 Burda AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

JYSK – Rüya 48 Outlet

jysk magaza.jpg 26
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 19

JYSK, Rüya 48 Outlet mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 13. mağazasını oluşturuyor.

Kip – Azerbaycan

kip magaza 26
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [22 – 26 haziran] 20

Kip, Azerbaycan mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın ülkedeki 3. mağazasını oluşturuyor.

Sephora, Daha Kapsayıcı Mağaza Deneyimi İçin “Sessiz Saatler” Uygulamasını Yaygınlaştırıyor

Sephora, mağaza deneyimini daha kapsayıcı hale getirmek amacıyla “Quiet Hours” (Sessiz Saatler) uygulamasını küresel çapta hayata geçiriyor. Belirli saatlerde mağazalardaki müzik sesi azaltılacak, dijital ekranların görsel yoğunluğu düşürülecek ve alışveriş ortamı daha sakin hale getirilecek.

Şirket, uygulamanın özellikle nöroçeşitliliğe sahip bireylerin alışveriş deneyimini iyileştirmek amacıyla geliştirildiğini açıkladı. Süreç, Open Inclusion ve Purposeful Futures gibi uzman kuruluşların yanı sıra Sephora çalışanlarından oluşan kaynak gruplarının katkılarıyla şekillendirildi. Şirkete göre nöroçeşitliliğe sahip tüketicilerin büyük bölümü sessiz saatlerin alışveriş deneyimini önemli ölçüde iyileştirdiğini belirtiyor.

Pilot Uygulama Sekiz Pazarda Test Edildi

Sessiz Saatler uygulaması, küresel yaygınlaştırma öncesinde sekiz farklı pazarda toplam 32 mağazada test edildi. Pilot uygulamanın ardından müşterilerin yüzde 90’ı, sessiz saatlerin Sephora mağazalarını daha kapsayıcı hale getirdiğini ifade etti.

Sephora Global Pazarlama Direktörü Deborah Yeh, uygulamanın müşterilerin kendi hızlarında alışveriş yapabilecekleri daha sakin bir atmosfer oluşturmayı amaçladığını belirterek, bunun şirketin çalışanlar ve müşteriler için daha kapsayıcı mağaza deneyimi oluşturma çalışmalarının bir parçası olduğunu söyledi.

Mağaza Deneyimi Yeniden Tanımlanıyor

Sessiz Saatler uygulaması, Sephora’nın mağaza deneyimini yeniden tasarlama stratejisinin son adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Şirket geçen yıl Kuzey Amerika’daki 700’den fazla mağazasını farklı ölçekte yenileyeceğini açıklamıştı.

Benzer bir uygulama Walmart tarafından da 2023 yılından bu yana ABD ve Porto Riko’daki mağazalarında uygulanıyor. Walmart, her gün belirli saatlerde mağaza radyosunu kapatıyor, ışıkları azaltıyor ve dijital ekranları sabit görsellerle değiştirerek daha düşük uyaranlı bir alışveriş ortamı sunuyor.

Perakendede müşteri deneyimi artık yalnızca mağaza tasarımı veya ürün çeşitliliğiyle sınırlı kalmıyor. Markalar, farklı müşteri gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alan kapsayıcı mağaza konseptleri geliştirerek fiziksel mağazaları herkes için daha erişilebilir ve konforlu hale getirmeye odaklanıyor.

JYSK, Doğrudan Yatırımla Türkiye’deki 13’üncü Mağazasını Muğla’da Açtı

Danimarka merkezli ev ve yaşam ürünleri perakendecisi JYSK, Türkiye’deki stratejik büyüme planı kapsamında yatırımlarını genişletmeye devam ediyor. 50 ülkede 3 bin 600’den fazla mağazasıyla faaliyet gösteren marka, ülkedeki 13’üncü mağazasını Muğla Rüya 48 Outlet’te açtı. Her bölgeye ulaşan güçlü bir mağaza ağı oluşturmayı hedeflediklerini belirten JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan, “Yatırımlarımızla perakende sektörüne, ülke ekonomisine ve istihdama uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi.

fatih tezcan

Danimarka merkezli ev yaşam perakendecisi JYSK, Mayıs 2023’te girdiği Türkiye pazarında “herkes için harika bir İskandinav teklifi” sunma vizyonuyla büyümesini sürdürüyor. 1979 yılında Lars Larsen tarafından kurulan ve 50 ülkede 3.600’den fazla mağazası bulunan marka, ülkedeki 13’üncü mağazasını Muğla Rüya 48 Outlet’te yaklaşık 1.250 metrekarelik satış alanında hizmete açtı.

İskandinav ‘hygge’ tarzını yansıtan ev ve yaşam ürünlerinin yanı sıra uzman olduğu yatak ve uyku çözümlerini de müşterileriyle buluşturan JYSK, yeni mağazasında 2 binden fazla ürün çeşidiyle hizmet verecek. Mağazalarda sunduğu örnek oda tasarımları ve ilham veren dekorasyon köşeleriyle ziyaretçilerine farklı dekorasyon fikirlerini bir arada keşfetme imkânı sağlayan marka, İskandinav tasarımını yüksek kalite ve her bütçeye uygun fiyatlarla buluşturarak, evini güzelleştirmek isteyen herkese ilham verici ve pratik çözümler sunuyor.

“Muğla Mağazamız Bölgesel Büyüme Stratejimizin Kilit Noktası”

jysk

Muğla mağazasının kurduğumuz güçlü, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir perakende ağının önemli bir parçası olduğunu belirten JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan, “Bu açılışla birlikte Ege Bölgesi’ndeki mağaza sayımızı 3’e çıkarmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Muğla, eskiden sadece yaz aylarında hareketlenen bir turizm şehri olarak değerlendiriliyordu. Artık burası insanların dört mevsim boyunca yaşadığı, kalıcı bir şehir haline geldi. Bu değişim, Muğla’yı dönemsel bir pazar olmaktan çıkarıp, yıl boyu hizmet sunmamız gereken çok dinamik bir merkez yapıyor. Biz de bu yatırımımızla Muğlalıların yıl boyu ev konforuna eşlik etmek istiyoruz.

Böyle stratejik bir lokasyonda varlık göstermek, markamızın yalnızca Türkiye iç pazarına değil, aynı zamanda bölgeyi ziyaret eden uluslararası tüketicilere de doğrudan ulaşmasını sağlıyor. Bu yönüyle Muğla mağazamız, bölgesel büyüme stratejimizin kilit noktalarından biri konumunda yer alıyor” dedi.

“Büyüme Stratejimizi Sadece Coğrafi Bir Yayılım Olarak Görmüyoruz”

Her bölgede ve her şehirde birden fazla mağazayı tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerinin altını çizen Tezcan, “Türkiye genelindeki büyüme stratejimizi, sadece coğrafi bir yayılım olarak görmüyoruz. Sektördeki küresel tecrübemizi yerel iş gücüne aktarmak adına sunduğumuz dünya standartlarındaki profesyonel eğitim programlarıyla, Türk perakendeciliğine dünya standartlarında yetişmiş, kalifiye insan kaynağı kazandırmayı istiyoruz. Böylece operasyonel ağımızı hızla genişletirken; nitelikli iş gücü, yerel üreticilerle iş birlikleri ve sürdürülebilir operasyon anlayışımızla sektöre ve ülke ekonomisine katma değeri yüksek, kalıcı ve sürdürülebilir katkılar sağlamayı önceliyoruz. Bu büyüme vizyonumuzun bir sonraki adımı olarak Ağustos ayında İzmir’de yeni mağazamızı açmaya hazırlanıyoruz. İzmir yatırımımızın ardından Ankara başta olmak üzere farklı şehirlerde de mağaza yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederek, Türkiye’nin dört bir yanındaki tüketicilerle buluşmayı sürdüreceğiz” dedi.”

Barilla Türkiye Pazarlama Direktörlüğüne Yeni Atama

Barilla Türkiye, Duygu Özer’in Pazarlama Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak göreve başladığını duyurdu. Özer, yeni görevinde şirketin ticari ve büyüme stratejilerinin şekillendirilmesinde aktif rol üstlenirken; Barilla, Filiz ve Wasa markalarının pazarlama, inovasyon, portföy geliştirme ve marka iletişimi çalışmalarına liderlik edecek.

Hızlı tüketim sektöründe 18 yılı aşkın pazarlama deneyimine sahip olan Duygu Özer, kariyeri boyunca global ve yerel markalarda önemli sorumluluklar üstlendi. Son olarak PepsiCo’da 8,5 yılı aşkın süre görev yapan Özer, yaklaşık beş yıl boyunca Lipton Ice Tea markasının pazarlama liderliğini yürüttü. Bu dönemde özellikle Z kuşağı odaklı büyüme, iletişim ve inovasyon stratejilerine liderlik etti. Ayrıca Sting enerji içeceğinin Türkiye lansmanını yönetirken, Yedigün, Fruko ve Tropicana markalarının pazarlama stratejilerinden de sorumlu oldu.

PepsiCo öncesinde Mondelez International bünyesinde görev alan Özer, Oreo’nun Türkiye lansmanında rol aldı. Bunun yanı sıra Milka, Toblerone ve Jacobs gibi global markaların yönetiminde aktif sorumluluk üstlendi.

İtalyan Lisesi mezunu olan Duygu Özer, yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Kariyeri boyunca hayata geçirdiği büyüme odaklı pazarlama projeleri, ürün lansmanları ve iletişim kampanyalarıyla çeşitli sektör ödüllerine layık görüldü. Barilla Türkiye’deki yeni görevinde Özer’in, şirketin büyüme hedeflerine katkı sağlayacak stratejik çalışmalara öncülük etmesi hedefleniyor.

H&M Group İlk 6 Ay Sonuçlarını Duyurdu

H&M Group, 1 Aralık 2025 – 31 Mayıs 2026 dönemini kapsayan altı aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin satışları kur etkisi nedeniyle gerilerken, brüt marj, faaliyet kârlılığı ve nakit akışındaki iyileşme operasyonel verimlilik tarafındaki dönüşümün finansallara yansımaya başladığını gösterdi. Aynı dönemde stokların azaltılması, organizasyonel yeniden yapılanma ve dijital altyapı yatırımları da grubun öncelikleri arasında yer aldı.

Kârlılık Artarken Operasyonlar Daha Verimli Hale Geliyor

H&M Group’un altı aylık net satışları 104,4 milyar SEK olarak gerçekleşirken, yerel para birimleri bazında satışlar yüzde 1 geriledi. Buna karşın brüt marj yüzde 52,3’ten yüzde 53,8’e yükselirken, faaliyet kârı yüzde 4 artışla 7,4 milyar SEK’e ulaştı. Yeniden yapılanma maliyetleri hariç tutulduğunda faaliyet kârındaki artış yüzde 14’e çıkarken faaliyet marjı da yüzde 7,8 seviyesine yükseldi. Şirket, bu iyileşmede tedarik zincirindeki verimlilik çalışmaları, maliyet kontrolü ve operasyonel disiplinin etkili olduğunu belirtti.

CEO Daniel Ervér, satışların çeyrek içinde beklentilerin biraz altında kaldığını ancak kârlılık ve stok yönetiminde önemli ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Ervér’e göre sıkı stok yönetimi bazı ürünlerde talebin tam karşılanmasını zorlaştırsa da şirket, arz ile talep arasındaki dengeyi daha hassas yönetebileceğine inanıyor. Yılın ikinci yarısında devreye alınacak yeni dijital altyapının ise ürün planlama, stok yönetimi ve karar alma süreçlerinde daha yüksek doğruluk sağlaması hedefleniyor.

Dijital Altyapı ve Stok Yönetimi Yeni Dönemin Merkezinde

Şirket, altı aylık dönemde stoklarını yüzde 10 azaltarak 34,9 milyar SEK seviyesine indirirken, stokların satışlara oranı da iyileşti. H&M, daha esnek tedarik zinciri, sezon içi ürün alımlarının artırılması ve lojistik ağının yeniden yapılandırılması sayesinde daha düşük stokla daha yüksek ürün erişilebilirliği sağlamayı hedefliyor. Avrupa’da devreye alınacak yeni depoların da büyüme kapasitesini ve kanal esnekliğini desteklemesi planlanıyor.

Mağaza optimizasyonu da devam ediyor. Grup, 2026 boyunca yaklaşık 90 yeni mağaza açmayı ve 170 mağazayı kapatmayı planlıyor. Aynı zamanda Brezilya, Paraguay ve ilerleyen dönemde Arjantin gibi pazarlarda büyümesini sürdürürken, omnichannel yatırımlarını ve mağaza deneyimini güçlendirmeye devam ediyor. Çevrim içi kanal ise toplam satışların yüzde 30’un üzerinde pay almaya devam ediyor.

H&M’nin son finansal sonuçları, küresel moda perakendesinde büyümenin yalnızca satış hacmiyle değil; stok verimliliği, tedarik zinciri optimizasyonu, maliyet disiplini ve dijital altyapı yatırımlarıyla desteklenen operasyonel performans üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Kur baskısı ve zayıf talep ortamına rağmen marjların güçlenmesi, perakendeciler için sürdürülebilir büyümede verimlilik odaklı stratejilerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor

Self Checkout Kasaları Perakendede Kayıpları Önemli Ölçüde Artırıyor

Self checkout kasaları, mağaza operasyonlarını hızlandırsa da perakendeciler için önemli bir maliyet yaratıyor. Leicester Üniversitesi tarafından ECR Retail Loss için gerçekleştirilen ve bugüne kadar bu alandaki en kapsamlı çalışma olarak gösterilen araştırmaya göre, self checkout sistemine geçen mağazalarda kayıp (shrinkage) oranı ilk yıl ortalama yüzde 22 artıyor. Araştırma, 39 perakendecinin ve toplam 1 trilyon euronun üzerinde ciroya sahip şirketlerin verilerine dayanıyor.

Bununla birlikte self checkout kullanımı hızla yaygınlaşmayı sürdürüyor. Araştırmaya göre bu sistemin bulunduğu mağazalarda işlemlerin ortalama yüzde 54’ü artık self checkout kasaları üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu da teknolojinin geri dönüşü olmayan bir dönüşüme işaret ettiğini gösteriyor.

En Büyük Sorun Kasıtlı Hırsızlık Değil, Tarama Hataları

Mağaza kayıplarının yalnızca hırsızlıktan kaynaklanmadığını ortaya koyuyor. En yaygın problem, ürünlerin kasada hiç okutulmaması veya yanlış okutulması olarak öne çıkıyor. Barkod okuma sorunları, yanlış ürün seçimi ve kullanıcı hataları, kayıpların önemli bölümünü oluşturuyor. Perakendeciler ise hangi işlemin kasıtlı, hangisinin yanlışlık sonucu gerçekleştiğini ayırt etmekte zorlanıyor.

Çalışmaya göre okutulmayan ürünler self checkout işlemlerinin yüzde 1 ila 4,8’inde görülüyor ve her olay mağazalara ortalama 2,5 euro kayıp yaratıyor. Müşterinin kasayı tamamen terk ederek ödeme yapmaması ise daha nadir yaşansa da işlem başına ortalama 88 euro zarar oluşturuyor.

Teknoloji Tek Başına Yeterli Olmuyor

Araştırma, doğru önlemlerle bu kayıpların önemli ölçüde azaltılabileceğini de ortaya koyuyor. Ekran uyarıları sayesinde müşterilerin yüzde 80’den fazlası hatalı işlemlerini kendileri düzeltebiliyor. Çıkış kapıları kullanan bir perakendecide kasayı terk etme vakalarının yüzde 28 azaldığı, kişisel ekranlar ve yapay zekâ destekli tarama doğrulama sistemlerinin de kayıpları düşürdüğü belirtiliyor.

Araştırma, self checkout sistemlerinin perakendenin geleceğinde önemli bir yer tutmaya devam edeceğini gösterirken, rekabet avantajının yalnızca kasiyersiz ödeme sunabilmekten değil, bu teknolojiyi kayıpları kontrol altında tutacak operasyonel süreçlerle destekleyebilmekten geçtiğine işaret ediyor.

Valentino’nun Gelirleri %15 Geriledi, Şirket Zarara Geçti

İtalyan lüks moda markası Valentino, 2025 mali yılında hem satışlarında hem de kârlılığında sert bir gerileme yaşadı. Şirketin gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 15 düşerek 1,12 milyar euroya gerilerken, 2024 yılında 31 milyon euro olan faaliyet kârı 2025’te 103 milyon euro zarara dönüştü. Küresel lüks tüketim pazarındaki yavaşlama, özellikle Japonya ve Asya-Pasifik bölgelerindeki zayıf talep, şirketin finansal performansını olumsuz etkiledi.

Valentino’nun net borcu da artışını sürdürdü. IFRS 16 standartlarına göre net borç 1,13 milyar euroya yükselirken, kira yükümlülükleri hariç hesaplanan net borç ise 377 milyon eurodan 472 milyon euroya çıktı. Şirketin hissedarları, finansal yapıyı desteklemek amacıyla 2025 yılında 100 milyon euroluk sermaye enjeksiyonu gerçekleştirirken, 2026 yılı için de ek finansman taahhüdünde bulundu.

Lüks Tüketimdeki Yavaşlama Valentino’yu da Etkiledi

Valentino’nun satışları tüm bölgelerde gerilerken en sert düşüş Japonya ve Asya-Pasifik pazarlarında yaşandı. Ürün kategorileri incelendiğinde moda takıları ve parfüm segmenti daha dirençli bir performans sergilerken, deri ürünleri ve ayakkabı kategorilerinde satışlar zayıfladı. Kadın hazır giyim kategorisinin toplam ciro içindeki payı da doğrudan işletilen mağazalardaki düşük performans nedeniyle yüzde 25’ten yüzde 24’e geriledi.

Şirket, mevcut dönemde maliyet kontrolünü sürdürmeyi, operasyonel süreçleri daha verimli hale getirmeyi ve marka değerini korumaya odaklanacağını açıkladı. Valentino’nun çoğunluk hissesi Katar destekli Mayhoola’ya ait olurken, Kering şirketin yüzde 30’una sahip bulunuyor ve ilerleyen yıllarda kalan hisseleri satın alma opsiyonunu elinde bulunduruyor.

Lüks moda sektöründe talep normalleşmesinin beklenenden daha yavaş ilerlemesi, yalnızca Valentino’yu değil sektör genelindeki birçok markayı etkiliyor. Valentino’nun sonuçları, yaratıcı dönüşüm ve marka yatırımlarının tek başına yeterli olmadığını; operasyonel verimlilik, finansal dayanıklılık ve bölgesel talep dengesinin lüks perakendede yeniden kritik rekabet unsurları haline geldiğini gösteriyor.

Alibaba, Pentagon’un Kara Liste Kararına Karşı Dava Açtı

Çinli teknoloji ve e-ticaret devi Alibaba, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) şirketi “Çin ordusuyla bağlantılı şirketler” listesine dahil etmesine karşı dava açtı. Şirket, Kaliforniya’daki federal mahkemeye sunduğu başvuruda, söz konusu kararın hukuki ve fiili hiçbir dayanağı olmadığını savunarak kara listeden çıkarılmasını talep etti.

Alibaba, Pentagon’un haziran ayında güncellediği listede “Çin savunma sanayisine katkı sağlayan” şirketlerden biri olarak gösterildi. Şirket ise bağımsız bir yönetim kurulu tarafından yönetildiğini, faaliyetlerinin perakende, lojistik ve kurumsal teknoloji hizmetlerine odaklandığını, askeri kurumlarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirtiyor.

Kara Liste Kararı Ticari İlişkileri de Etkileyebilir

ABD’de yürürlüğe giren düzenlemeler kapsamında Pentagon’un bu listesinde yer alan şirketlerle doğrudan sözleşme yapılması artık mümkün değil. 2027’den itibaren ise ABD Savunma Bakanlığı’nın üçüncü taraflar üzerinden de bu şirketlerin ürün ve hizmetlerini satın almasının önüne geçilecek. Listeye alınmak doğrudan yaptırım anlamına gelmese de şirketlerin itibarı ve ticari ilişkileri üzerinde önemli etkiler yaratabiliyor.

Alibaba, dava dilekçesinde bu kararın ABD’deki iş ortakları nezdinde şirketin itibarına zarar verdiğini ve Çin pazarına açılmak isteyen Amerikan şirketleriyle yürüttüğü ticari ilişkileri olumsuz etkilediğini savundu. Şirket, “Çin askeri şirketi” olarak tanımlanmasının gerçeği yansıtmadığını belirterek kararın iptalini istiyor.

Alibaba’nın açtığı dava, son dönemde ABD ile Çin arasında teknoloji ve ulusal güvenlik ekseninde artan gerilimin yeni bir halkasını oluşturuyor. Aynı listeye bu ay Baidu, BYD ve WuXi AppTec gibi Çin’in önde gelen şirketleri de eklenirken, WuXi AppTec de benzer gerekçelerle Pentagon’a karşı hukuki süreç başlatmıştı.