Pandemi, İndirim Perakendecileri İçin E-Ticareti Nasıl Şekillendirdi?

blank
blank

Küresel salgın perakendede birçok eğilimi hızlandırdı. İlk olarak, tüm perakende satışların neredeyse üçte birini temsil edecek şekilde kilitlenme sırasında büyüyen çevrimiçi alışverişe geçiş gerçekleşti. İkincisi ise indirim perakendeciliğine olan ilginin artması oldu.

Pandemiye kadar, indirim mağazaları, kar marjları nedeniyle çevrimiçi satış açısından çoğunlukla geride kalmıştı. Ancak pandeminin son dönemlerinde özellikle indirim perakendecilerinde de bu yönde yönelimi sıklıkla görmeye başladık.

Şok, A101 gibi bilinen indirim marketleri pandeminin son dönemlerine doğru e-ticarete adım attıklarını duyurmaya başladılar.

Aslına bakarsanız bu durum, indirim perakendeciliği mantığına oldukça aykırı bir tablo oluşturdu sektörde şimdiye kadar.

Fakat bugün işler biraz değişti…

İndirim zincirlerinin büyümesi

Pek çok tüketicinin hanehalkı gelirlerinin azalması ve ekonomik belirsizliğin devam etmesi nedeniyle, pandemi sırasında indirimin veya indirim perakendecilerinin değerinin artması elbette şaşırtıcı değil.

Aslında bu eğilim perakendeye ‘büyük bölünme adında’ yeni bir adlandırma da kazandırdı bu süreçte. Yani tüketiciler ya birinci sınıf, organik ürünlere yönelimleri artırdı ya da uç indirim perakendesine yönelik fiyat araştırmalarını arttırdı. Hal böyle olunca, ortadaki perakendeciler için fazlasıyla açıkta kalmış bir satın alma davranışı ile baş etme güçlüğü ortaya çıktı.

Çevrimiçi satış ve düşük marjlar

Çoğu indirim perakendecisi çok ince kar marjları ile çalışıyor ve çevrimiçi iş süreçlerinin maliyeti her geçen gün biraz daha artıyor. E-ticaret, hem yeni müşteriler edinmenin maliyeti açısından hem de nakliye ve iadelerle ilgili müşteri beklentileri nedeniyle indirim perakendecileri için oldukça güçlü bir süreç.

Yurt dışında hala bazı büyük indirim perakendecileri eticarete yönelme konusunda çekimser. En büyük indirim perakende zincirlerinden Aldi, önümüzdeki süreçte 15 mağazası özelinde bir çevrimiçi alışveriş denemelerine henüz başlayacağını duyurdu.

Ülkemizde ise en büyük indirim marketlerinden BİM için bu yönde bir eğilim şu anda yok. Fazla mağazalaşma gibi özellikler elbette bu yönelimde etken olsa da, rekabet etkisi her geçen gün artıyor.

Özellikle büyük eticaret markalarının 3-5 günlük çoğunlukla algısal olarak düzenledikleri büyük indirim günleri bu yöndeki rekabeti her geçen gün arttırmaya da devam edecek gibi görünüyor.

Hatırlarsanız daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi Black Friday gibi etkisi büyük indirim günleri artık markalar tarafından uzun soluklu tarihlere bölünerek ilerletilmesi planlanıyor. Çünkü tüm markalar için bu ‘büyük bölünmede’ yerini almak oldukça önemli faktör.

Peki siz indirim perakendeciliğinin e-ticaret atılımları hakkında ne düşünüyorsunuz?

blank

Bir Cevap Yazın