Sanal deneme ile alışveriş, tüketicilere ürünlerin üzerlerinde nasıl görünebileceğine dair bir fikir vermekte uzun bir yol kat etti. Ürün sayfaları son yıllarda kıyafetleri farklı beden modellerde ve kozmetik ürünlerini de farklı cilt tonlarındaki modellerde gösteriyor. Sanal deneme özellikleri sunmak için arttırılmış gerçeklik kullanma eğilimi, insanların hala bir ürünün üzerlerinde nasıl göründüğünü görmek istediklerini gösteriyor.
2019 yılında, NielsenIQ’nun yaptığı bir küresel ankette, tüketicilerin %51’i ürünleri değerlendirmek için arttırılmış/sanal gerçeklik yöntemlerini kullanmaya daha yatkın olduklarını belirtiyor. 2020’de yapılan başka bir Shopify raporu, tüketicilerin ürünlerle sanal olarak etkileşim kurmasınının %94 daha yüksek bir dönüşüm oranına yol açtığını ortaya koyuyor.
Perakendeciler Müşterilerine Nasıl Sanal Denemeler Sağlayabilir?
Perakendeciler, kendi e-ticaret kanallarında sanal deneme özellikleri sunabilir veya bir özellik olarak sanal deneme sunan başka bir e-ticaret platformuyla ortak olabilir.
Perakendeciler, kendi sanal deneme özelliklerini oluşturmak için arttırılmış gerçeklik yazılımını lisanslayabilir. Örneğin, Warby Parker markasının gözlük deneme özelliği Apple’ın AR Kiti üzerine inşa edildi. Diğer teknoloji sağlayıcıları ise, sanal deneme deneyiminin bir kısmını veya tamamını tasarlayan çözümler sunuyor. Kozmetik sektörü odaklı AR teknoloji sağlayıcısı Modiface, Sephora ve Essie için yeni sanal denemeler tasarladı. Hapticmedia, ürünlerin 3D konfigürasyonlarını oluşturup bu özellikleri Baume & Mercier ve Van Cleef & Arpels markalarının sanal deneme özelliklerini güçlendirmek için kullanıyor.
Markalar, giderek talebin arttığı sanal denemeyi bir özellik olarak eklemek için farklı alışveriş platformlarıyla çalışabilir. Örneğin, Instagram Mağaza, platformlarında ürünleri paylaşan, keşfeden ve alışveriş yapan tüketicilere sanal denemeler sunmak için birkaç markayla ortaklık kurdu.
Peki, Nelere Dikkat Etmeli?
Sanal deneme teknolojisi, önemli gizlilik yükümlülükleri getiriyor. Özellikle, sanal denemelerin tüketicilerin elleri veya yüzleri hakkında veri topladığı durumlarda, devletin biyometrik yasaları devreye girebiliyor.
Amerika’daki birçok eyalet, biyometrik verilerin kullanımını yasal olarak düzenliyor ve Illinois ve Teksas en ilgi çekici iki biyometrik yasaya sahip. Kısıtlamalar ve gereksinimler iki eyalet arasında biraz farklılık gösterse de her ikisi de herhangi bir biyometrik tanımlayıcının toplanmasından önce bilgi vermeyi ve onay almayı gerektiyor ve saklama ve paylaşma konusunda kısıtlamalar getiriyor. Aslına bakarsanız bizde de süreç benzer. “Biyometrik tanımlayıcılar” her yasa kapsamında biraz farklı tanımlanıyor olsa da genellikle retina veya iris taramalarını, parmak izlerini, ses dalgalarını ve taramaları veya el ve yüz geometrisi kayıtları gibi elementleri içeriyor.

Sanal denemelerin, bir tüketicinin elleri veya yüzü hakkında bazı bilgiler toplaması muhtemel, ancak tam olarak bir el veya yüz geometrisi taramasını veya kaydını oluşturan şeyin ne olduğu belli değil. “Geometri” yasaların hiçbirinde tanımlanmamış. Geniş sözlük tanımları, bir yüz veya elin verilerinin toplanmasının ne zaman biyometrik bir tanımlayıcı oluşturabileceğini net kılmıyor ve bu da değerlendirmelerin her zaman kolay olmadığı anlamına geliyor.
Açık olan en büyük şey, Illinois Biyometrik Bilgi Gizliliği Yasası veya “BIPA”nın gerçek dava riskleri getirdiği. Yasa, özel tarafların ihlaller için dava açmasına kolayca izin veriyor ve buna istinaden son altı yılda 1.500’ün üzerinde toplu dava açıldı. Geçen yıl, Giorgio Armani, Estée Lauder, 1-800 Contacts ve GlassesUSA.com gibi sanal deneme özelliğini müşterilerine sunan ünlü perakendeciler sanal denemeler tarafından toplanan verilerin biyometrik tanımlayıcılar içerdiğini ve perakendecilerin BIPA’ya uymadığını iddia eden BIPA davalarının alıcı tarafında oldu. Teksas’ın yasası Biyometrik Tanımlayıcı Yakalaması veya Kullanımı, kısaca “CUBI”yi ise yasaya göre yalnızca, bu konuyla alakalı ilk davasını da yakın zamanda açan, Teksas başsavcısı tarafından uygulanabilir.
Washington Eyaleti’nin de bir biyometrik yasası var, ancak bu bir veri tabanına yalnızca ticari amaçlarla biyometrik tanımlayıcı kaydederken geçerli. Bazı eyalet tüketici gizlilik yasaları, biyometrik verileri, katılım onayı ve daha fazla koleksiyondan çıkma fırsatı gibi ek korumalar gerektiren hassas bilgiler olarak adlandırıyor. Bu yasalar, 1 Ocak 2023’te yürürlüğe girecek olan ve eyaletin Kaliforniya Tüketici Gizliliği Yasasını değiştirecek olan Kaliforniya Tüketici Gizliliği Hakları Yasasını içeriyor.
Biyometrik tanımlayıcılar etrafındaki belirsizlik ve dava açma veya yaptırım potansiyeli göz önüne alındığında, herhangi bir sanal deneme özelliğini kullanıma sunmadan önce yasal riski değerlendirmek için bir biyometrik yasalar hukuku avukatına danışmak gerekli olabilir.
Bir sanal deneme özelliğinin BIPA veya CUBI’yi tetikleme olasılığından bağımsız olarak, dikkate alınması gereken en iyi uygulamalar şunlar olarak söylenebilir:
1. Veri uygulamalarınız konusunda dürüst olun.
Kişisel veri toplayan perakendeciler, tüketicilere verilerinin nasıl toplandığı, kullanıldığı, saklandığı ve paylaşıldığı konusunda bildirimde bulunmakla yükümlüdür. BIPA ayrıca bu bilgilendirmelerin şunları da içermesi gerektiğini öne sürüyor 1) bir biyometrik tanımlayıcının toplanması 2) toplamanın amacı 3) ne kadar süre için alındığı 4)bilgilerin paylaşılacağı üçüncü partilerin bilgileri BIPA aynı zamanda saklama planı ve silme yönergelerinin de paylaşılmasını istiyor.
2. Veri paylaşımını yakından inceleyin.
BIPA, tüketici tarafından talep edilen veya izin verilen bir finansal işlemin tamamlanması gibi sınırlı durumlar dışında biyometrik tanımlayıcıların izinsiz paylaşılmasını yasaklıyor. CUBI daha kısıtlayıcı ve izinle bile paylaşımı yasaklıyor. Eyalet tüketici gizlilik yasaları, kullanım kısıtlamaları getirmeden kişisel verilerin paylaşılmasına ilişkin yükümlülükler getiriyor. Bu nedenle, sanal deneme çözümleri alan veya sağlayan taraf sözleşmeleri verilerin taraflar arasında tam olarak nasıl gidip geleceğini ve her birinin verileri kullanmasına ve saklamasına hangi koşullarda izin verildiğini tam olarak anlamak için yakından ve dikkatlice incelemeli.
3. Müşteri verilerini güvende tutun.
Biyometrik yasalar, biyometrik verileri korumak için fiziksel ve dijital güvenlik önlemleri gerektiriyor. herhangi bir hassas bilgi, bir biyometrik yasaya uyup uymadığına bakılmaksızın, makul düzeyde yüksek güvenlik önlemleriyle korunmalı. Müşteri verilerini paylaşan perakendeciler, güvenlik standartlarını sözleşmelerine dayalı olarak uygulamalı ve üçüncü taraf güvenlik uygulamalarını yakından değerlendirmeli. Bu şirketler aynı zamanda bir güvenlik ihlali durumunda kurumlarını ve tüketicilerini korumak için geçerli olan sözleşmeye dayalı önlemlere dikkat etmeli.
4. İyi bir veri düzeni oluşturun.
Özellikle biyometrik veriler gibi daha hassas bilgiler söz konusu olduğunda, perakendecilerin güçlü veri politikaları ve süreçleri sürdürmeleri önemli. Kötü bir veri hijyeni, müşteri güvenini zedeleyebilir. Perakendeciler, yeni ürün girişimleri ve ürün lanslamnları sırasında toplanan müşteri bilgilerinin gerçekten toplanma nedeni için gerekli olup olmadığını kontrol etmek ve bazı verilerin olmadığını tespit edip toplanan denetleme noktaları bulundurmalılar.
Perakendeciler tüketicilerle daha etkili iletişim kurmanın, daha etkileşimli sanal alışveriş sunmanın ve e-ticaret getirilerini azaltmanın daha fazla yolunu aradıkça, sanal denemelerin benimsenmesi gelecekte kesinlikle artacak. Alınan riskler uygun şekilde yönetilirse, sanal denemelerin perakendeciler için e-ticarette ve tüketiciler için sanal alışveriş deneyiminde devrim yaratacağı kesin.
