Sapphire AVM, geçtiğimiz günlerde kapılarını perakende dünyasına kapattı. 2011 yılında Kiler Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) tarafından 250 milyon dolar yatırımla hayata geçirilen bu görkemli proje, Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek binası olma özelliği taşıyordu. 262.5 metre anten yüksekliğiyle Sapphire, ilk açıldığında lüks bir alışveriş merkezi olarak tasarlanmıştı. Ancak şimdi, ticari hayatına ofis alanı olarak devam edecek.
Sapphire’in perakende dünyasından çıkışı, aslında sektörde yaşanan büyük dönüşümün bir yansıması olarak da değerlendirilebilir. AVM’lerin altın çağını yaşadığı yıllardan günümüze, tüketici alışkanlıklarının değişmesi, e-ticaretin hızlı yükselişi ve deneyim odaklı alışverişin ön plana çıkması, geleneksel alışveriş merkezlerini ciddi anlamda etkiledi. Birçok AVM, özellikle büyük şehirlerde, ya format değiştiriyor ya da yeni konseptler ile yeniden konumlandırılıyor. Sapphire de bu trendin bir örneği olarak, lüks mağazalardan ofis kullanımına geçiş yapıyor.
2019 yılında borçları karşılığında Halkbank’a 100 milyon dolara satılan ve 2021 yılında 48 milyon dolara Kiler Holding tarafından geri alınan Sapphire AVM, geçtiğimiz yıl itibarıyla kiracı markalarla yollarını ayırdı ve AVM kısmını kapatarak tadilata başladı. Şimdi ise, ofis kiralamalarının başlaması için geri sayım başladı.
Kiler Holding’ten alınan bilgilere göre, ofis alanlarına yönelik tadilatlar tamamlandı ve bir ay içinde kiralamalara başlanacak. Böylece Sapphire, perakende sektöründen çıkıp iş dünyasının yeni merkezi olma yolunda ilerleyecek. Bina, sadece ofis kullanımıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda konutlar ve ünlü seyir terası gibi diğer alanları da yaşamaya devam edecek.
Alışveriş merkezleri, değişen tüketici ihtiyaçlarına yanıt vermek zorunda. Geçmişte lüks mağazalar ve büyük markalarla dolu olan AVM’ler, artık daha esnek, kullanıcı dostu ve çok amaçlı alanlara dönüşüyor. İş dünyasının değişen ihtiyaçları, özellikle hibrit çalışma modellerinin artmasıyla birlikte, bu tür projelerin dönüşümüne de katkı sağlıyor.

