Kısa süre önce McKinsey Küresel Moda Endeksi’nin son araştırması yayımlandı. Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğunun önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu araştırmadan memnun kalacaksınız.
350’den fazla halka açık şirketle ilgili periyodik araştırmanın üst sıralarına, Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğuna öncelik veren ve bunu başarmak için gereken teknolojiyi (RFID) benimseyen markalar hakim durumda. Zara’nın ana şirketinin (Inditex) başkanı 2014’ten beri halka açık bir şekilde RFID’nin stratejik önemi hakkında konuşuyor.
RFID, (radyo frekansı tanımlama) bir nesneye yerleştirilen etikette depolanan bilgilere erişmek için kullanılır.
Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğu ve RFID hakkında daha fazla bilgi için buradaki yazımıza göz atabilirsiniz.
Küresel Moda Endeksi Raporu
2019’a kadar doğruluk ve kârlılık arasında açıkça bir bağlantı görülüyordu. 2020’de de yıllık Moda Durumu raporunda buna benzer bir durum söz konusuydu. Doğru teknolojilere gerekli yatırımları yapan şirketler her zaman önde oldu. Yukarıdaki Inditex örneğinde olduğu gibi.
Inditex’e ek olarak, Nike, Adidas, Lululemon ve Uniqlo gibi diğerleri; bu gelişmiş yeteneklere büyük önem verenler arasındaydı. Victoria’s Secret, PINK ve Çinli güç devi Anta Sports da bu bağlamdaki teknolojilerin takipçileri oldu.
Sektör içerisinde yapılan farklı araştırmalar, Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğunun şu anda “sahip olunması gereken” bir yetenekten daha fazlası olduğunu işaret ediyor. Gucci (Kering) ve LVMH, mağazalarının çoğunda RFID kullanıyor ve bunu rakiplerinin çoğundan daha hızlı yapıyor.

McKinsey Global Moda Endeksi’ne aşina olmayanlar için; tüm bölgeleri, ürün kategorilerini ve değer segmentlerini kapsayan geniş bir işletme grubunu takip ediyorlar. McKinsey, bu şirketlerin her birini yarattıkları Ekonomik Kâr derecesine göre sıralıyor. Negatif Ekonomik Kâr üreten işletmelere Değer Yok Ediciler, Ekonomik Kâr yaratanlara ise Değer Yaratanlar deniyor. Çalışmanın en ilgi çekici kısmı, Süper Kazananlar olarak adlandırılan en iyi 20 şirkettir.
Ekonomik Kâr, bir işletmenin performansını oluşturmak için yatırdığı para miktarını hesaplayarak değer yaratmayı ölçer. Bir şirketin faaliyet karından düzeltilmiş vergileri ve sermaye maliyeti düşülerek hesaplanır.
Çoğu Şirket Artık Değer Yıkıcı
Şaşırtıcı gelebilir ancak McKinsey ekibi tarafından incelenen şirketlerin yaklaşık %70’i negatif Ekonomik Kâr üretiyor. Bu şirketler Değer Yok Edicileri kategorisine giriyor.
Bu sonucu Covid pandemisine yüklemek cazip gelse de verilere daha yakından bakıldığında, bunun uzun süredir devam eden bir düşüşün devamı olduğu ortaya çıkıyor. Aslında 2015 yılına kadar Değer Yaratanların ve Değer Yok Edicilerin sayısı neredeyse eşitti.

Son beş yılda ve belki de daha uzun bir süredir, şirketlerin orta yüzde 60’ının grup olarak Ekonomik Kâr ürettiği tek bir yıl olmadı.
Sadeleştirmek adına, McKinsey’in tam olarak 350 şirketi incelediğini varsayalım. (Gerçekte biraz daha büyük bir grubu endekslediler.) 350 şirkette her beşte birlik 70 şirketi temsil ediyor. Daha önce tartışıldığı gibi 2020’deki şirketlerin sadece %31’i Değer Yaratanlar sınıfında olsaydı, o zaman sadece 110 şirket değer yaratır ve 240 şirket değeri yok ederdi. Listedeki 71-110 numaralı noktalardaki 40 şirketin yarattığı değer, 111-280 numaralı noktalardaki 170 şirketin yok ettiği değerle dengelendi.

McKinsey tarafından belirtildiği gibi; giyim, ayakkabı ve moda sektörleri “kazanan hepsini alır” yarışına dönüşmüş durumda ve dünyanın en kârlı markaları, Mağaza Düzeyinde Envanter Doğruluğu olmadan kazanmanın zor olduğunun farkında varmaya devam edecek.
