Ana Sayfa Blog Sayfa 13

Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 Kayıtları Açıldı

Bi’Sektör etkinlik serilerinden biri olan Perakende Alışveriş Zirvesi, 2026 yılında da perakende ekosisteminin değişen dinamiklerini sahaya en yakın başlıklarla ele almak üzere sektörü bir araya getiriyor.

Bu yıl 22 Ekim’de Fişekhane Ana Sahne’de gerçekleşecek olan Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 için kayıtlar açıldı. Tüm Bi’Sektör etkinliklerinde olduğu gibi, zirveye katılım sektörün ilgili paydaşlarına özel ve ücretsiz olarak gerçekleşecek.

Sınırlı kontenjan nedeniyle kayıt zorunlu olup, katılım yalnızca sektör profesyonellerine açıktır. Detaylı bilgi almak ve kayıt oluşturmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

2026’da Perakende Neyi Konuşacak?

Alışveriş alışkanlıklarının hızla değiştiği, fiziksel mağazaların rolünün yeniden tanımlandığı ve tüketicinin karar mekanizmalarının daha karmaşık hale geldiği bir dönemde, Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 sektörün bugünkü sorularına odaklanacak.

Bu yıl zirvede; yeni nesil alışveriş davranışları, mağaza ziyaret motivasyonları, deneyim odaklı mağazacılık, AVM’lerin dönüşen çekim gücü, fiyat-değer-deneyim dengesi ve tedarik zincirinin tüketici algısına etkisi gibi başlıklar ele alınacak.

Zirve boyunca yalnızca kavramlar değil; sahadan gelen veriler, marka uygulamaları, yeni tüketici beklentileri ve perakendenin geleceğine yön veren stratejiler konuşulacak.

Alışverişin Yeni Dönemi: Davranış, Deneyim, Strateji

Perakende artık yalnızca satış noktaları, kampanyalar ya da mağaza yatırımları üzerinden şekillenmiyor. Tüketicinin neyi, neden ve nasıl tercih ettiği; markaların büyüme stratejilerinden AVM’lerin konumlanmasına kadar tüm yapıyı yeniden belirliyor.

Bu nedenle Perakende Alışveriş Zirvesi 2026’da, alışveriş yolculuğunun ilhamdan satın almaya uzanan yeni patikaları, fiziksel alanların geleceği, atmosfer ve tasarımın deneyim üzerindeki etkisi, sadakat modellerinin dönüşümü ve yeni karar mekanizmaları çok boyutlu biçimde ele alınacak.

Markalardan AVM yöneticilerine, yatırımcılardan teknoloji sağlayıcılarına kadar sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirecek zirve, perakendenin dönüşümünü yalnızca trendler üzerinden değil, gerçek iş sonuçları ve uygulanabilir stratejiler üzerinden tartışacak.

Tarihi dokusu ve güçlü sahne deneyimiyle Fişekhane, bu yıl da Perakende Alışveriş Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Zirve; fikirlerin, bağlantıların ve yeni dönem perakende stratejilerinin buluşma noktası olacak.

Hazır Giyim Sektörü Neden “Sermaye Yakıyoruz” Uyarısı Yapıyor?

Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu (IAF), yayımladığı yeni manifestoda sektörün uzun yıllardır benimsediği en düşük maliyet odaklı yaklaşımın yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Federasyona göre asıl sorun üretim maliyetlerinden çok, aşırı üretim, yüksek stok seviyeleri ve sürekli indirimlerle eriyen kârlılıkta yatıyor.

IAF, “akıllı, verimli ve sürdürülebilir” üretim anlayışını merkeze alan yeni yaklaşımında, sektörün yalnızca birim maliyetleri düşürmeye odaklanmasının uzun vadede değer yaratmadığını savunuyor. Federasyon, fazla stokların ve yüksek indirim oranlarının şirketlerin sermayesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtiyor.

Maliyet Baskısından Çok Verimlilik Sorunu Öne Çıkıyor

Hazır giyim sektörü uzun yıllardır rekabet avantajını daha düşük üretim maliyetleri üzerinden kurmaya çalıştı. Ancak IAF’ye göre bugün değer kaybına neden olan unsur üretimin kendisi değil, yanlış planlama ve verimsiz iş modelleri. Tam fiyatla satılamayan ürünler, artan indirim kampanyaları ve tedarik zincirindeki dengesizlikler sektörün kârlılığını aşındırıyor.

Federasyon ayrıca risklerin çoğu zaman tedarik zincirinin en zayıf halkalarına aktarıldığına dikkat çekiyor. Bu durum, üreticiler üzerindeki baskıyı artırırken sektörün genel sürdürülebilirliği açısından da yeni soru işaretleri yaratıyor.

Hazır Giyimde Büyüme Modeli Yeniden Tartışılıyor

IAF’nin uyarısı, hazır giyim sektöründe büyüme anlayışının yeniden sorgulanmaya başladığını gösteriyor. Özellikle talep tahmini, stok yönetimi ve ürün yaşam döngüsünün daha verimli yönetilmesi, sektörün öncelikli gündemleri arasında yer alıyor.

Hazır giyimde rekabet artık yalnızca daha düşük maliyetle üretmekten değil, daha doğru miktarda üretip daha yüksek verimlilikle yönetebilmekten geçiyor. Önümüzdeki dönemde veri odaklı planlama, esnek tedarik zincirleri ve daha kontrollü stok yönetiminin sektör genelinde daha fazla önem kazanması bekleniyor.

Amazon Reklamları Artık Sadece Öneri Yapmıyor, Alışverişi de Tamamlayabiliyor

Amazon, Prime Day ile birlikte Echo Show cihazlarında Alexa+ Agentic Ads adını verdiği yeni reklam formatını kullanıma sundu. Şirket, bu formatın kullanıcıların bir reklamı gördükten sonra aynı sohbet içerisinde satın alma işlemini tamamlayabildiği ilk reklam deneyimi olduğunu belirtiyor.

Yeni sistem, Amazon’un alışveriş deneyimini daha konuşma tabanlı ve yapay zekâ destekli hale getirme stratejisinin bir parçası olarak geliştirildi. Kullanıcılar, reklamdan ayrılmadan ürünler hakkında soru sorabiliyor, seçenekleri karşılaştırabiliyor ve satın alma işlemini gerçekleştirebiliyor.

Reklamlar Artık Sipariş de Verebiliyor

amazon

Amazon, ilk aşamada Papa Johns ve Ticketmaster gibi iş ortaklarıyla çalışıyor. Örneğin kullanıcılar, Echo Show ekranında gördükleri bir konser reklamı üzerinden Alexa’ya biletlerin müsait olup olmadığını sorabiliyor. Yapay zekâ, tarih ve saat seçeneklerini sunuyor, oturma düzenini gösteriyor ve kullanıcı tercihlerine göre alternatifler oluşturuyor. Satın alma işlemi tamamlandığında biletler doğrudan Ticketmaster hesabına aktarılıyor.

Benzer şekilde Papa Johns reklamları üzerinden kullanıcılar pizzalarını doğrudan sipariş edebiliyor. Daha önce Alexa üzerinden sipariş veren kullanıcılar için sistem, favori malzemeleri hatırlayarak kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Kullanıcı isterse bu seçimleri değiştirebiliyor.

Amazon Cihazlar İçerik ve Reklamlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Charlotte Maines, reklam verenlerin yalnızca alışveriş anlarında değil, kullanıcıların günlük yaşamlarındaki yüksek niyetli anlarda da yer almasını istediklerini belirtiyor.

Kişiselleştirilmiş Reklamların Yeni Aşaması Başlıyor

Amazon’un yeni reklam modeli, üçüncü taraf sipariş sistemleriyle entegre çalışıyor. Şirket, zaman içinde kullanıcı tercihlerini daha iyi anlayarak sipariş süreçlerini daha da hızlandırmayı hedefliyor.

Örneğin sistem, bir ailenin düzenli olarak sipariş ettiği iki büyük pizzayı ve tercih edilen malzemeleri otomatik olarak önerebilecek. Böylece kullanıcı, reklamı gördüğü andan itibaren birkaç saniye içinde sipariş sürecini tamamlayabilecek.

Amazon’un Alexa+ Agentic Ads hamlesi, reklamcılık ile ticaret arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığını gösteriyor. Yapay zekâ destekli reklamlar, yalnızca ürün keşfini değil, satın alma işlemini de üstlenmeye başlayarak perakendede yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Boyner “Ağaçlar Fısıldıyor” Projesi Doğa Okuryazarlığı Eğitimleriyle Etkisini Büyütüyor

Boyner, Discovery Expedition, Yuvam Dünya Derneği ve Warner Bros. Discovery iş birliğiyle hayata geçirilen “Ağaçlar Fısıldıyor” projesi, doğayla kurulan bağı güçlendirmeye ve doğa okuryazarlığını yaygınlaştırmaya devam ediyor.

Bu kapsamda nisan ayında Çanakkale’nin Bigalı Köyü’nde başlayan eğitimlerin ikinci durağı Behramlı Köyü oldu. Yerel halkla gerçekleştirilen buluşmalarla doğayla iç içe yaşayan toplulukların farkındalığının artırılması hedeflenirken, bölgedeki profesyonel turist rehberlerine yönelik düzenlenen “Yangınla Mücadele ve Farkındalık” eğitimleri sayesinde bölgeyi ziyaret eden yıllık yaklaşık 3,5 milyon ziyaretçiye ulaşabilecek güçlü bir etki alanı oluşturuldu. Proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 500 kişi doğa okuryazarlığı eğitimleriyle buluşarak doğayla daha bilinçli ve güçlü bir bağ kurma fırsatı yakaladı.

İklim krizinin etkileri orman ekosistemlerini her geçen gün daha kırılgan hale getirirken, doğayı anlamak ve onunla uyum içinde hareket etmek her zamankinden daha büyük önem taşıyor. “Ağaçlar Fısıldıyor” projesi de bu anlayıştan yola çıkarak, ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını; toprağın altında işleyen görünmeyen bir yaşam ağıyla birbirine bağlı, dirençli ve hassas bir ekosistem olduğunu hatırlatıyor.

agaclar fisildiyor 2

Boyner, Discovery Expedition, Yuvam Dünya Derneği ve Warner Bros. Discovery iş birliğiyle hayata geçirilen proje; saha ve üniversite eğitimleri, belgesel, kapsül koleksiyon ve farklı temas noktalarıyla doğa okuryazarlığını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Çanakkale’nin Bigalı Köyü’nde yerel halk ve öğrencilerle başlayan eğitim yolculuğu, Behramlı Köyü’nde yerel halk buluşmasıyla daha da derinleşti.

Ormanla iç içe yaşayan toplulukların gündelik hayatına temas eden buluşmada, iklim değişikliğinin doğa üzerindeki etkileri, yangın riski, ekosistem dengesi ve doğa okuryazarlığı başlıkları ele alındı. Katılımcılara ormanı korumanın yalnızca yangın sonrasında verilen mücadeleyle değil, riskleri önceden gören ve doğayla daha bilinçli bağ kuran bir yaklaşımla mümkün olduğu anlatıldı. Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Çanakkale Bölgesel Turist Rehberleri Odası’na bağlı profesyonel turist rehberlerine verilen eğitimle projenin etkisi artırılırken, ‘orman yangınlarıyla mücadele gönüllüleri’ eğitimiyle saha ekibi güçlendirildi. Boyner çalışanları ile Warner Bros. Discovery çalışanlarına yönelik eğitim buluşmaları ise projenin kurum içindeki farkındalık alanını genişletti. Böylece proje, farklı hedef grupları kapsayan eğitimlerle yaklaşık 500 kişiye ulaşarak güçlü bir farkındalık ağı oluşturdu.

Turist Rehberleri Doğa Okuryazarlığı Elçilerine Dönüşüyor

Projenin saha eğitimleri kapsamında Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın katkı ve desteğiyle Anadolu Hamidiye Tabyası Hangar Müze Kompleksi’nde, Çanakkale Bölgesel Turist Rehberleri Odası’na bağlı turist rehberlerine, Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü tarafından “Yangınla Mücadele ve Farkındalık” eğitimi verildi. Bölgeyi ziyaret eden milyonlarca turistle doğrudan temas kuran tur rehberleri, eğitimlerin ardından orman ekosistemleri, iklim krizi, yangın farkındalığı ve doğanın görünmeyen iletişim ağına ilişkin bilgileri ziyaretçilere aktaran önemli birer farkındalık elçisi haline geldi.

Sahaya Ekipman Desteği

boyner4 1

Proje kapsamında bölgede meydana gelebilecek olası yangınlara hızlı ve doğru müdahale edilebilmesi için gönüllülerden oluşan ekibe de destek sağlandı. Bölgenin yangınla mücadele kapasitesini güçlendirmek amacıyla Bigalı Köyü’ne su tankeri kazandırıldı. Maske, eldiven, baret, gözlük, ilk yardım çantası, el feneri, kafa lambası, örme başlık ve benzeri ekipmanlardan oluşan toplam 227 farklı malzeme de gönüllü ekibin kullanımına sunuldu.

“Ağaçlar Fısıldıyor” projesi sahadaki etkiyi eğitimlerle güçlendirirken; seçili Boyner’lerde ve Boyner Online’da satışa sunulacak Discovery Expedition kapsül koleksiyonu, Warner Bros. Discovery tarafından hazırlanacak belgesel dizisi ve üniversite buluşmalarıyla doğa okuryazarlığı ve farkındalığını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

Starbucks Hindistan’da Büyümeyi Hızlandırıyor: Çay Pazarında Kahve Stratejisi

Starbucks, dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biri olarak gördüğü Hindistan’daki genişleme planlarını hızlandırıyor. Bloomberg’e konuşan Tata Starbucks CEO’su Sushant Dash, şirketin ülkede her yıl 50 ila 100 yeni mağaza açmayı planladığını açıkladı.

Çay tüketiminin baskın olduğu Hindistan’da kahve kategorisi hâlâ nispeten küçük olsa da, şirket özellikle genç ve şehirli tüketiciler arasında artan kahve tüketiminin önemli büyüme fırsatları sunduğunu düşünüyor.

2028 Hedefi: 1.000 Mağaza

Starbucks ile Tata Group’un ortak girişimi olan Tata Starbucks, bugün Hindistan genelinde 500’den fazla mağaza işletiyor ve organize kahve pazarının yaklaşık yüzde 30’unu kontrol ediyor.

Son dört ila beş yılda mağaza sayısını iki katından fazla artıran şirket, 2028 yılına kadar 1.000 mağazaya ulaşmayı hedefliyor. Bu doğrultuda çalışan sayısının da yaklaşık 8.600 kişiye çıkarılması planlanıyor.

Şirket, büyümesini yalnızca geleneksel mağazalarla sınırlamıyor. Drive-thru noktaları, otoyol mağazaları, kiosklar, deneyim odaklı konseptler, havaalanı kafeleri ve 24 saat açık lokasyonlar yeni büyüme stratejisinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Büyük Şehirlerin Dışına Açılıyor

Tata Starbucks, Mumbai, Delhi ve Kalküta’da altı adet Starbucks Reserve mağazasıyla premium deneyim konseptine de yatırım yapıyor.

Şirket aynı zamanda yalnızca büyük metropollere odaklanmak yerine, Hindistan’ın ikinci ve üçüncü kademe şehirlerindeki büyüme fırsatlarını da değerlendirmeye hazırlanıyor. Amaç, ülkenin yeni tüketici dalgasından daha fazla pay almak.

Hindistan’da yükselen kahve kültürü ve genç tüketici kitlesi, hem yerel hem de uluslararası oyuncular arasında rekabeti artırırken, Starbucks büyümesini farklı mağaza formatları ve yeni şehirlerle destekleyerek pazardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.

Melodi Çikolata, Peanuts Dünyasını Raflara Taşıdı

Üç nesildir özel ve keyifli anlara eşlik eden çikolatalar üreten Melodi Çikolata, dünyaca ünlü Peanuts markasıyla bir lisans iş birliği yaptı.

Snoopy, Charlie Brown ve arkadaşlarının sevgi dolu dünyasını yansıtan Melodi Çikolata Peanuts Koleksiyonu, zamansız karakterleri her yaşa hitap eden özel tasarımlı ürünlerde bir araya getiriyor. Peanuts, Charles M. Schulz tarafından 1950 yılında yaratıldığından bu yana tüm dünyada büyük ilgi görüyor.

melodi 1

Çikolata ustalığı, ikonik karakterler ve özel tasarımlar bir arada Melodi Çikolata Peanuts Koleksiyonunda, güvenilir içerik ve lezzet, eşsiz Peanuts estetiğiyle buluşuyor. Melodi Çikolata’nın tablet, madlen ve pralin çeşitleri, Snoopy ve diğer sevilen Peanuts karakterlerinin ikonik illüstrasyonları ile tasarlanan özel kutularda sunuluyor. Koleksiyonda Peanuts karakterleri, dostluk, kutlama ve sevgi temalarını paylaşıyor. Melodi Çikolata Peanuts Koleksiyonu ürünleri, Melodi Çikolata’nın 11 mağazasında, tüm Hello Sweetie mağazalarında, seçkin pastaneler, çikolata dükkanları, marketler ve www.melodicikolata.com internet adresinde satışa sunuluyor.

Melodi Çikolata Fabrikası

Melodi Çikolata’nın yolculuğu 1957’de Samsun’da başladı. Çikolatacılık ile babasının çikolata dükkanında tanışan Kemal Taşar, hayatı boyunca taşıyacağı bu geleneği Melodi Çikolata adıyla İstanbul’a taşıdı. 3 kuşaktır Türkiye’nin kaliteli ve doğal içerikli çikolatasını üreten Melodi Çikolata; Dünyanın en iyi kakao çekirdeklerini, mevsiminde toplanan taze kuruyemişleri ve doğadan elde edilen doğal renkleri yeni tekniklerle birleştirerek çikolata tutkunlarına sunuyor. Melodi Çikolata’nın 9 mağaza, 2 Cafe ve online satış sitesi bulunuyor. Melodi Çikolata 2026 yılında sevilen çizgi roman karakteri Snoopy ve Peanuts ile bir lisans anlaşması imzaladı.

Peanuts Hakkında

Peanuts karakterleri ve ilgili fikri mülkiyet hakları, %80’i Sony Grubu’na ve %20’si Charles M. Schulz’un ailesine ait olan Peanuts Worldwide’a aittir. İlk olarak 1950 yılında Peanuts çizgi romanında dünyaya tanıtılan Charlie Brown, Snoopy ve diğerleri, popüler kültürde silinmez bir iz bıraktı. Apple TV’deki sevilen Peanuts şovlarının ve özel bölümlerinin keyfini çıkarmanın yanı sıra, her yaştan hayran, binlerce tüketici ürünü, eğlence parkı atraksiyonları, kültürel etkinlikler, sosyal medya ve gelenekselden dijitale kadar her formatta bulunan çizgi romanlar aracılığıyla markayı dünya çapında kutluyor. Peanuts, yakın zamanda benzeri görülmemiş, dünya çapında sergiler ve etkinlikler, iş birlikleri, dijital pazarlama kampanyaları ve daha fazlasıyla 75. yıl dönümünü kutladı.

Elektronik Raf Etiketleriyle Marketlerde Anlık Fiyat Güncelleme Dönemi

Türkiye genelindeki zincir marketlerde Elektronik Raf Etiketi (ESL) sistemlerinin kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Kâğıt etiketlerin yerini alan dijital ekranlar sayesinde ürün fiyatları artık merkezi sistemler üzerinden saniyeler içinde güncellenebiliyor.

Bu teknoloji, mağaza personelinin manuel etiket değişimi yapmasına gerek bırakmadan binlerce ürünün fiyatının aynı anda yönetilmesini mümkün hale getiriyor.

Dinamik Fiyatlandırma Tartışmaları Gündemde

Uzmanlara göre elektronik raf etiketleri, fiyat güncellemelerinin daha sık yapılabilmesine olanak tanırken, gün içerisinde fiyat değişikliklerinin de önünü açabilecek bir altyapı sunuyor.

Özellikle ülke genelinde faaliyet gösteren büyük market zincirlerinde milyonlarca ürünün fiyatı tek merkezden aynı anda güncellenebiliyor. Bunun yanında sistemin yapay zekâ tabanlı yazılımlarla entegre çalışabilmesi de dikkat çekiyor.

Uzmanlar, alışveriş yoğunluğu, talep değişimi, hava koşulları veya tüketim alışkanlıkları gibi verilerin analiz edilmesiyle fiyatların otomatik olarak güncellenebileceği bir yapının teknik olarak mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Ancak bugün itibarıyla marketlerde bu modelin yaygın biçimde kullanıldığına ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor.

Dijital Denetim İhtiyacı Daha Fazla Tartışılıyor

Elektronik raf etiketlerinin yaygınlaşması, fiyat yönetimi kadar denetim süreçlerini de gündeme taşıyor.

Uzmanlar, yapılan tüm fiyat değişikliklerinin tarih ve saat bilgileriyle kayıt altına alınacağı bir “dijital kara kutu” sisteminin zorunlu hale getirilmesinin, şeffaflık ve denetim açısından önemli olabileceğini ifade ediyor.

Elektronik raf etiketleri, operasyonel verimlilik ve fiyat yönetiminde önemli avantajlar sunarken, dinamik fiyatlandırma ve denetim mekanizmaları konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Perakendede dijitalleşme hızlanırken, teknolojinin kullanım biçimi önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanabilir.

Crocs Büyümesini Sandalet Kategorisiyle Hızlandırmak İstiyor

Uzun yıllar boyunca renkli köpük terlikleriyle özdeşleşen Crocs, büyümesinin bir sonraki aşamasını sandalet kategorisinde görüyor. Şirket, son yıllarda hızla büyüyen bu kategoriyi hem ABD’de hem de uluslararası pazarlarda önemli bir büyüme motoru olarak konumlandırıyor.

Crocs Başkanı Anne Mehlman, markanın DNA’sının klasik terliklere dayandığını belirtirken, tüketici araştırmalarının şirketin sandalet kategorisinde güçlü bir rekabet avantajına sahip olduğunu gösterdiğini ifade ediyor. Tüketicilerin Crocs’u yaz, plaj ve su aktiviteleriyle ilişkilendirmesi, markanın sandalet kategorisine genişlemesini destekleyen önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.

450 Milyon Dolarlık İşe Dönüşen Yeni Strateji

Crocs, sandalet kategorisine ilk olarak 2010 yılında giriş yaptı. Ancak şirket, son birkaç yılda yaptığı kapsamlı tüketici araştırmalarının ardından bu alanı stratejik öncelik haline getirdi.

Bu strateji meyvelerini vermeye başladı. Crocs’un sandalet kategorisinden elde ettiği gelir geçen yıl yaklaşık 450 milyon dolara ulaştı. Şirket şimdi bu rakamı 500 milyon doların üzerine taşımayı hedefliyor. Sandalet kategorisi, toplam gelirlerin yaklaşık yüzde 13’ünü oluştursa da Crocs için yeni müşteriler kazanmanın önemli araçlarından biri haline gelmiş durumda.

Mehlman, sandaletlerin mevcut müşterilerin tekrar alışveriş yapmasını sağlarken aynı zamanda markaya yeni tüketiciler kazandırdığını belirtiyor.

TikTok ve Kişiselleştirme Genç Tüketicileri Çekiyor

Crocs, ABD’de öncelikli olarak kadın tüketicilere odaklanarak günlük kullanım, moda, macera ve spor olmak üzere dört farklı kullanım alanı etrafında ürün gamını şekillendirdi. Bu stratejinin sonucunda Getaway, Miami ve Brooklyn olmak üzere üç önemli sandalet serisi ortaya çıktı.

Özellikle Miami koleksiyonu genç tüketiciler arasında büyük ilgi görürken, TikTok markanın yeni müşteri kazanımında önemli bir kanal haline geldi. Şirkete göre ABD’de TikTok üzerinden gelen kullanıcıların yaklaşık yarısını markayla ilk kez tanışan tüketiciler oluşturuyor.

Crocs’un klasik terlikleriyle özdeşleşen Jibbitz kişiselleştirme sistemi de artık sandalet kategorisine taşınıyor. Şirket, kişiselleştirilebilir Saturday serisini tanıtırken, Miami koleksiyonu için özel aksesuarlar geliştirmeye başladı.

Uluslararası Pazarlarda Yeni Büyüme Alanları Aranıyor

Crocs, ABD dışında Batı Avrupa, Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan’ı öncelikli büyüme pazarları olarak görüyor. Özellikle yıl boyunca sıcak iklime sahip olan Hindistan, sandalet kategorisi için önemli fırsatlar sunuyor.

Şirket ayrıca Jibbitz uyumlu Rio terlik serisini ve spor sonrasında kullanıma yönelik yeni ürünleri piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Crocs’un sandalet kategorisine yaptığı yatırım, markanın yalnızca tek bir ürünle büyümek yerine farklı kullanım alanları ve yeni tüketici segmentleriyle büyümesini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Konfor, kişiselleştirme ve sosyal medya etkisinin birleştiği bu kategori, şirketin gelecek dönemdeki büyümesinde önemli rol oynayabilir.

Avrupa’daki E-Ticaret Sitelerinde Yeni Dönem: İptal Butonu Zorunlu Hale Geldi

Bugünden itibaren Avrupa Birliği’ndeki tüm online mağazalar, tüketicilerin siparişlerini veya aboneliklerini kolayca sonlandırabilmesini sağlayan bir “iptal butonu” sunmak zorunda. Yeni düzenleme, tüketicilerin satın alma kadar sözleşmeden cayma süreçlerini de basitleştirmeyi amaçlıyor.

Daha önce birçok platformda iptal işlemleri karmaşık süreçler, uzun formlar veya müşteri hizmetleri aracılığıyla yürütülürken, artık kullanıcıların sözleşmeyi sonlandırabilmesi için görünür ve kolay erişilebilir bir buton sunulması gerekiyor.

14 Günlük Cayma Hakkı Daha Erişilebilir Hale Geliyor

Avrupa Birliği’nin yeni uygulaması, tüketicilerin mevcut 14 günlük cayma hakkını pratikte daha kullanılabilir hale getirmeyi hedefliyor.

İptal seçeneği, sipariş veya abonelik işleminin gerçekleştirildiği dijital ortamda açık ve anlaşılır şekilde yer almak zorunda olacak. Böylece kullanıcılar, şirketlerle uzun iletişim süreçlerine girmeden iptal işlemlerini gerçekleştirebilecek.

Düzenleme Çok Sayıda Dijital Hizmeti Kapsıyor

Yeni kurallar yalnızca e-ticaret sitelerini değil, dijital abonelik hizmetlerini ve internet üzerinden sözleşme yapan birçok platformu da kapsıyor.

Avrupa Birliği, bu düzenlemeyle birlikte tüketicilerin dijital hizmetlerden ayrılma süreçlerinde karşılaştıkları engelleri azaltmayı amaçlıyor.

Tüketici Deneyiminde Yeni Standartlar Oluşuyor

Yeni zorunluluk, dijital ticarette müşteri deneyiminin yalnızca satın alma sürecinden ibaret olmadığını gösteriyor.

Şeffaflık, kolay iptal süreçleri ve kullanıcı haklarına erişim, Avrupa’daki online perakendeciler için giderek daha önemli hale gelirken, yeni düzenleme tüketici dostu dijital deneyimlerin standartlarını yeniden şekillendiriyor.

Spotify, İstanbul’daki Yeni Ofisinin Resmi Açılışını Gerçekleştirdi

Spotify, Türkiye pazarındaki yatırımlarını güçlendirmek amacıyla İstanbul’daki yeni ofisinin açılışını gerçekleştirdi. Yeni ofisle birlikte şirket; sanatçılar, plak şirketleri ve sektör paydaşlarıyla daha yakın çalışmayı, yerel istihdamı desteklemeyi ve Türk müziğinin küresel büyümesine katkı sağlamayı hedefliyor.

Türkiye, Spotify İçin Stratejik Pazarlardan Biri Haline Geliyor

Spotify MENAT+ Genel Müdürü Akshat Harbola, “Türkiye, dünyanın kültürel açıdan en canlı ve ticari açıdan en dinamik müzik pazarlarından biri. Aynı zamanda geleceğe yönelik büyük bir potansiyel gördüğümüz bir ülke. İstanbul’daki yeni ofisimiz Türkiye’ye, sanatçılarına, müzik sektörüne ve müzik dinleyicilerine yönelik uzun vadeli bağlılığımızın bir göstergesi. Ayrıca, Spotify’ın Türk müziğini dünyayla buluşturmadaki rolüne olan güçlü inancımızı da yansıtıyor.”

Açılış töreni, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürü Erkin Yılmaz ve RTÜK İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Murat Ellialtı’nın yanı sıra Spotify yetkilileri ile müzik sektörü temsilcilerinin katılımıyla yapıldı.

Şirket, yeni dönemde sektör paydaşlarıyla iş birliklerini artırmayı, sanatçı ekiplerine yönelik eğitim programlarını genişletmeyi ve yerel ekosistemi daha yakından desteklemeyi planlıyor.

Türk Müziği Platformda Güçlü Büyümesini Sürdürüyor

Spotify verilerine göre Türk müziği bugüne kadar platformda 294 milyarın üzerinde dinlenmeye ulaştı. Son beş yılda Türk müziğinin toplam dinlenme sayısı yüzde 190’dan fazla büyürken, Türkiye’deki dinlenmelerdeki artış yüzde 200’ü aştı.

Spotify Türkiye Top 50 listesindeki şarkıların yüzde 90’dan fazlasını ise yerli sanatçılar oluşturuyor.

Türk Müziğinin Küresel Erişimi Artıyor

Türk müziğinin yurt dışındaki dinlenme oranları son 11 yılda 70 kat artış gösterdi. Nisan 2026 verilerine göre Türkiye dışındaki yaklaşık 92,5 milyon tekil kullanıcı en az bir Türk sanatçıyı dinledi.

Bu performansla Türkiye, Spotify üzerinde İngilizce konuşulmayan ülkeler arasında en büyük 10 müzik pazarından biri konumuna yükseldi.

Yerel İçerik Küresel Büyümenin Anahtarı Oluyor

Spotify’ın İstanbul ofisi yatırımı, dijital platformların yalnızca içerik dağıtımına değil, yerel yaratıcı ekosistemlere ve kültürel ekonomiye daha fazla yatırım yaptığı yeni dönemin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Müzik endüstrisinde büyüme artık yalnızca küresel kataloglarla değil, yerel içeriklerin dünya çapında görünürlüğünü artıran platform stratejileriyle şekilleniyor.