Ana Sayfa Blog Sayfa 18

Wendy’s’te Franchise Krizi: En Büyük İş Ortaklarından Biri İflas Korumasına Başvurdu

Wendy’s’te devam eden satış baskısı, markanın franchise sistemine de yansımaya başladı. ABD’deki en büyük franchise işletmecilerinden Meritage Hospitality Group, 314 Wendy’s restoranını kapsayan operasyonuyla Chapter 11 iflas korumasına başvurdu.

Altı Çeyrektir Gerileyen Satışlar Franchise Modelini Zorluyor

Meritage’ın başvurusu, Wendy’s’in aynı mağaza satışlarında üst üste altı çeyrektir düşüş yaşadığı dönemde geldi. Şirket, müşterilerin giderek daha fazla fiyat ve değer odaklı hale gelmesinin yanı sıra, son yıllardaki yönetim değişiklikleri ve farklı dönüşüm stratejilerinin markanın performansını baskıladığını belirtiyor.

Meritage CEO’su Bob Schermer Jr., Haziran ayındaki yatırımcı konferansında restoran bazındaki FAVÖK benzeri operasyonel kârlılığın 2025’te %48 gerilediğini açıkladı. Artan sığır eti maliyetleri ve daha yoğun indirim kullanımı da franchise işletmecisinin kârlılığı üzerinde baskı oluşturdu.

Sorun Sadece Restoran Sayısı Değil, Franchise Ekonomisi

burger zincirlerinin sosyal medya atismasi wendy s bas tadim sorumlusu ariyor 2026 03 06 11 50 12

Meritage, yeniden yapılandırma sürecinde restoranlarını işletmeye devam etmeyi planlıyor. Şirketin 15 eyalette 314 Wendy’s restoranının yanı sıra bir Bojangles ve beş bağımsız markalı restoranı bulunuyor.

Şirketin mahkeme başvurusunda varlık ve yükümlülüklerinin her birinin 10 milyon ila 50 milyon dolar aralığında olduğu belirtilirken, Wendy’s franchise işletmesinin 24,9 milyon dolarlık ertelenmiş franchise ücretleriyle en büyük teminatsız alacaklı konumunda olduğu görülüyor.

Gelişme, franchise modelinde marka performansı ile franchisee ekonomisinin ne kadar doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Bir zincirin mağaza bazındaki satışları gerilerken maliyetler ve indirim baskısı arttığında, sorun yalnızca markanın finansal sonuçlarında değil, restoranları işleten franchise ortaklarının bilançosunda da ortaya çıkabiliyor.

Wendy’s açısından ise önümüzdeki dönemde yalnızca müşteri trafiğini artırmak değil, franchise restoranlarının sürdürülebilir kârlılığını yeniden güçlendirmek de kritik hale geliyor.

L’Oréal Türkiye’de Dijital Dönüşümde Yeni Dönem

L’Oréal Türkiye’nin liderlik ekibinde yeni bir atama gerçekleşti. Berk Ener, 1 Temmuz 2026 itibarıyla Kurumsal Dijital ve Pazarlama Direktörü ve Ülke Liderlik Ekibi Üyesi olarak görevine başladı.

L’Oréal’de 16 yıllık deneyime sahip olan Ener’in kariyeri; marka yönetimi, ürün geliştirme, e-ticaret, sosyal ticaret ve dijital dönüşüm gibi farklı alanlara uzanıyor. Türkiye’de Paris ve Garnier markalarında görev alan Ener, Paris genel merkezi ve SAPMENA bölgesinde de sorumluluk üstlendi. Son olarak Küresel Sosyal Ticaret ve E-Aktivasyon Direktörü olarak Avrupa, Latin Amerika ve Asya pazarlarını kapsayan projelere liderlik etti.

Global Deneyim Türkiye’ye Taşınıyor

Yeni görevinde Ener’in özellikle Beauty-Tech, dijital pazarlama ve yeni nesil ticaret modellerine odaklanması bekleniyor. Kariyerinin önemli bölümünü farklı pazarlarda dijital ve sosyal ticaret alanında geçirmiş olması, bu deneyimin Türkiye operasyonlarına aktarılması açısından dikkat çekiyor.

Atama, güzellik sektöründe dijital kanalların yalnızca satış noktası olmaktan çıkıp marka deneyimi, içerik, sosyal ticaret ve teknolojiyle birlikte ele alındığı dönemde gerçekleşiyor. L’Oréal Türkiye açısından yeni dönemin, global dijital yetkinliklerin yerel pazar stratejileriyle nasıl birleştirileceği üzerinden şekillenmesi öne çıkıyor.

Putin’den Nestlé Ve Auchan’a Rusya Hamlesi: Batılı Şirketlerin Operasyon Riski Yeniden Gündemde

Rusya, Nestlé ve Auchan’ın ülkedeki operasyonlarını “geçici yönetim” kapsamına aldı. Vladimir Putin’in 17 Eylül’de imzaladığı kararnameyle Nestlé’nin Rusya’daki şirketleri ile Auchan’ın yerel operasyonlarının yönetimi, Rusya merkezli L.E.V. Management’a devredildi. Karar, eski Leroy Merlin operasyonu Lemana Pro ve bazı FM Logistic şirketlerini de kapsıyor.

Mülkiyet Devri Değil, Ancak Kontrol Değişti

images 3

Burada önemli ayrım, şirketlerin hukuken doğrudan kamulaştırıldığına dair bir mülkiyet devrinin henüz gerçekleşmemiş olması. Kararname, söz konusu şirketlerdeki payların ve varlıkların geçici yönetimini L.E.V. Management’a veriyor. Ancak Rusya’da daha önce uygulanan benzer modellerin bazı durumlarda satış veya zorunlu varlık transferleriyle sonuçlanması, gelişmenin gelecekte nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlik yaratıyor.

Nestlé’nin Rusya’da yaklaşık 7 bin çalışanı ve altı fabrikası bulunuyor. Şirket, 2022 sonrasında ülkedeki faaliyetlerini önemli ölçüde daraltmış; reklam, sermaye yatırımları ve zorunlu olmayan ürünlerin satışlarını azaltmıştı. Buna rağmen Rusya’daki operasyonlar devam ediyordu ve ülkenin bugün Nestlé’nin toplam satışlarının yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğu tahmin ediliyor.

Auchan tarafında ise ölçek çok daha farklı. Şirket Rusya’da yaklaşık 230 mağaza ve online operasyon yürütüyor ve yaklaşık 30 bin kişiyi istihdam ediyor. Auchan’ın Rusya birimi, kararnameyle ilgili yetkililerden açıklama istediğini ve mağazaların mevcut durumda normal şekilde çalışmaya devam ettiğini bildirdi.

Rusya’da Operasyon Yapmanın Riski Farklı Bir Aşamaya Geçiyor

Bu gelişme, Rusya’da faaliyetlerini sürdüren global perakende ve FMCG şirketleri açısından yalnızca jeopolitik değil, operasyonel ve varlık yönetimi riski de yaratıyor. 2022’den bu yana Rusya, “dost olmayan” ülkelerden şirketlerin varlıklarına yönelik geçici yönetim mekanizmasını kullanıyor; Danone ve Carlsberg gibi şirketlerin Rusya operasyonlarında da benzer müdahaleler yaşandı.

Nestlé açısından finansal etkinin grubun toplam ölçeği içinde sınırlı kalabileceği değerlendirilse de konu yalnızca gelir kaybıyla sınırlı değil. Fabrika, çalışan, tedarik zinciri, marka ve dağıtım altyapısı gibi fiziksel varlıkların kontrolünün şirket yönetiminin dışına çıkması, uluslararası şirketlerin “pazarda kalmak” ile “pazardan çıkmak” arasındaki kararlarını çok daha karmaşık hale getiriyor.

Perakende açısından bakıldığında ise Rusya örneği, global markaların bir pazardan çıkış kararının yalnızca finansal bir optimizasyon olmadığını gösteriyor. Bir ülkede operasyonu sürdürmek, o ülkedeki mağaza, fabrika, lojistik ağı ve çalışanlar üzerinden uzun vadeli bir varlık pozisyonu taşımak anlamına geliyor. Nestlé ve Auchan gelişmesi de bu riskin yeniden gündemin merkezine geldiğini gösteriyor.

McDonald’s Kasap Dükkanı Açtı: Şeffaflık Bu Kez Mağaza Deneyimine Dönüştü

McDonald’s, burger köftelerinin yalnızca üç malzemeden oluştuğu mesajını bu kez reklam filmi ya da ambalaj üzerinden değil, doğrudan fiziksel bir deneyimle anlatmayı tercih etti. Marka, Londra’nın Shoreditch bölgesindeki bir kasap dükkânını iki günlüğüne “The Counter” adlı deneyim alanına dönüştürdü.

Ürün İddiası Anlatılmadı, Tüketiciye Gösterildi

1789658490712 1536x1022 1

18-19 Eylül tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayan The Counter’ın merkezinde oldukça basit bir mesaj vardı: “Beef, Salt, Pepper. That’s it.” McDonald’s UK & Ireland, burger köftelerinde yüzde 100 İngiliz ve İrlanda sığır eti kullandığını ve köftelere yalnızca tuz ile karabiber eklendiğini deneyimin temel anlatısı haline getirdi.

Ancak kampanyayı farklılaştıran nokta yalnızca bu mesaj değildi. Ziyaretçiler, McDonald’s’ın çiftçileri ve tedarik zincirinde görev alan isimlerle tanışırken, rezervasyonla katıldıkları ücretsiz atölyelerde kendi köftelerini de hazırladı. Böylece markanın yıllardır iletişiminde kullandığı bir ürün vaadi, tüketicinin gözlemleyebildiği ve deneyimleyebildiği bir sürece dönüştürüldü.

McDonald’s ve OSI Group iş birliğiyle gerçekleştirilen projenin yaratıcı çalışmasını Freuds Group üstlendi. Buradaki fikir aslında oldukça net: Bir ürünün içeriğine ilişkin iddiayı anlatmak yerine, tüketicinin o iddiayı kendi gözleriyle görmesini sağlamak.

Perakendede Şeffaflık Ambalajdan Çıkıp Deneyime Dönüşüyor

1789658494859 1536x1022 1

The Counter, fiziksel mağazanın yalnızca ürün satılan bir alan olmaktan çıktığı dönüşümün farklı bir örneğini ortaya koyuyor. Burada marka, restoranın kendisini değil ürünün arkasındaki süreci deneyimin merkezine yerleştiriyor.

Bu yaklaşım özellikle gıda perakendesinde önemli bir noktaya işaret ediyor. Tüketicinin ürünün içeriği, kaynağı ve üretim süreci hakkında daha fazla bilgi aradığı bir dönemde markalar için şeffaflık yalnızca web sitesinde bilgi paylaşmakla sınırlı kalmayabilir. Üreticiyi, tedarikçiyi ve ürünü aynı fiziksel deneyimde buluşturmak, marka mesajını daha somut hale getiren yeni bir iletişim alanı yaratabilir.

McDonald’s’ın kasap dükkânı fikri bu nedenle yalnızca yaratıcı bir kampanya olarak değil, ürün iletişiminin deneyimsel perakendeye nasıl taşınabileceğine dair bir örnek olarak okunabilir. Markanın yıllardır söylediği “üç malzeme” mesajı, bu kez tüketicinin içerisine girdiği bir mekâna dönüştürülüyor.

Duolingo, Türkiye Telekom Sektöründeki İlk İşbirliğini Vodafone İle Yaptı

Global teknoloji işbirliklerini Türkiye’ye taşımaya devam eden Vodafone, dijital sadakat platformu Happy üzerinden eğitim uygulaması Duolingo ile özel bir işbirliğine imza attı. Duolingo’nun ücretli üyeliklerinden Super Duolingo paketi ev interneti, faturalı ve faturasız olmak üzere tüm Vodafone müşterilerine 3 aylığına ücretsiz sunulacak. Söz konusu işbirliği, Duolingo’nun Türkiye’de telekom sektöründe yaptığı ilk işbirliği olmanın yanı sıra Türkiye’deki en uzun ücretsiz Duolingo işbirliği olma niteliği de taşıyor.

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerinin günlük ve teknolojik ihtiyaçlarına uygun faydaları sunacak global işbirlikleri yapmaya devam ediyor. Vodafone’un son bir yılda 2,5 milyar TL’yi aşkın ekonomik fayda sağlayan dijital sadakat platformu Vodafone Happy’de, Kasım sonuna kadar devam edecek yeni bir kampanya başlatıldı. Dünyanın önde gelen eğitim uygulaması Duolingo ile yapılan işbirliği kapsamında, ev interneti, faturalı ve faturasız olmak üzere tüm Vodafone müşterilerine 3 aylık ücretsiz Super Duolingo üyeliği sunulacak. Bu işbirliğiyle müşteri başına 700 TL’lik fayda sunulması hedefleniyor. Söz konusu işbirliği, Duolingo’nun Türkiye’de telekom sektöründe yaptığı ilk işbirliği olmanın yanı sıra Türkiye’deki en uzun ücretsiz Duolingo işbirliği olma niteliği de taşıyor. 

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:

“Vodafone olarak, global işbirliklerimizden aldığımız güçle müşterilerimize ihtiyaçlarına özel, en sevdikleri popüler uygulama ve hizmetleri sunmaya devam ediyoruz. Müşterilerimize market alışverişinden yeme içmeye, popüler giyim markalarından sinema biletine, farklı kategorilerde geçerli indirimler ve hediye internet gibi birçok avantaj sunduğumuz dijital sadakat platformumuz Happy’de bu kez 3 ay ücretsiz Super Duolingo faydası sunuyoruz. Müşterilerimizin yabancı dil ve farklı yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağladığımız bu işbirliğiyle müşteri başına 700 TL’lik fayda sunmayı hedeliyoruz. Tüm müşterilerimizi Duolingo ayrıcalığından yararlanmaya davet ediyoruz.”

Duolingo 40’tan fazla dil öğrenme imkânı

duolingo dan krizi firsata ceviren isbirligi

Duolingo, İngilizceden İtalyancaya, Almancadan Fransızcaya, 40’tan fazla dilin yanı sıra satranç, matematik ve müzik gibi alanları da kapsayan bir eğitim uygulaması. Duolingo uygulamasının reklamsız versiyonu Super Duolingo, Vodafone’lulara 3 ay boyunca sınırsız uygulama içi enerji, reklamsız kullanım, yetenek çalışmaları, kişiselleştirilmiş hata incelemesi gibi özelliklerden faydalanma imkanı sunuyor. Vodafone müşterileri, bu ücretsiz üyeliği Vodafone Yanımda uygulamasında bulunan sadakat platformu Happy üzerinden alabiliyor.

Gençliğin Ritmi,5. Watsons Gençlik Festivali’nde Yükseldi!

Gençlerin heyecanla beklediği 5. Watsons Gençlik Festivali, bu yıl da müzik, eğlence ve güzelliği aynı çatı altında buluşturdu. KüçükÇiftlik Park’ta 11.000’in üzerinde katılımcıyla gerçekleşen festivalde Hande Yener, Dolu Kadehi Ters Tut ve Tuana sahne alırken, gün boyu süren etkinlikler ve deneyim alanları festival atmosferini tamamladı.

Watsons Türkiye’nin gençlerle kurduğu güçlü bağı pekiştiren Watsons Gençlik Festivali, bu yıl beşinci kez müzik ve eğlence tutkunlarını bir araya getirdi. 19 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşen festival, konserlerin yanı sıra oyunlar, yarışmalar, marka deneyimleri ve farklı aktivitelerle 11.000’i aşkın ziyaretçiye dolu dolu bir festival günü yaşattı.

Müzik, festival coşkusunun merkezinde yer aldı

dolu kadehi ters tut m lisa 1

Watsons Gençlik Festivali’nde müzik ve eğlence, keyifli sahne performanslarıyla buluştu. Hande Yener, Dolu Kadehi Ters Tut ve Tuana, festival sahnesinde müzikseverlerle bir araya gelerek sevilen şarkılarını binlerce kişiyle birlikte seslendirdi.

Festivalin en dikkat çeken sahne performanslarından birini Hande Yener gerçekleştirdi. 8 dansçının eşlik ettiği sahne şovuyla izleyicilere görsel bir şölen sunan sanatçı, sevilen şarkılarını festival katılımcılarıyla birlikte seslendirdi. Sahnesine gençleri de davet eden Yener, gençlerle sohbet ettikten sonra “Bir Bela” şarkısını onlarla birlikte söyledi.

Dolu Kadehi Ters Tut, sevilen şarkılarından oluşan geniş repertuvarıyla dinleyicileri duygudan duyguya sürüklerken, sahnesine M Lisa’yı da konuk etti. İkili, yakın zamanda yayınlanan “Vişne” şarkısını sahnede ilk kez birlikte seslendirerek festival alanında coşku dolu anlara imza attı.

Şarkılarıyla büyük bir hayran kitlesine ulaşan Tuana da güçlü vokal yorumuyla festival sahnesinde yer aldı.

Sahne performansları, gençlerin müziğin ve eğlencenin tadını çıkardığı anlara eşlik ederken, Watsons Gençlik Festivali’nin beşinci yılında da festival atmosferinin önemli bir parçası oldu.

Müzikten Güzelliğe Uzanan Festival Deneyimi

Festivalde deneyim sahnenin ötesine taşındı. Festival alanında yer alan marka stantlarındaki oyunlar, yarışmalar ve sürpriz aktiviteler ziyaretçilere gün boyunca farklı deneyimler sundu. Gerçekleştirilen aktivitelerde ziyaretçilere 70 binin üzerinde ürün dağıtıldı. Marka stantlarındaki etkinliklere katılan festival ziyaretçileri, yaklaşık 60 farklı ürün kazanma fırsatı yakaladı.

Watsons Evergreen Festivale Taşındı

watsons genclik festivali 10

Watsons, yakın zamanda Pantone Color Institute™ iş birliğiyle duyurduğu “Watsons Evergreen”i 5. Watsons Gençlik Festivali’ne de taşıdı. Markanın 185 yıllık bakım mirasını ve iyi yaşam anlayışını temsil eden ikonik renk, festival alanındaki deneyimlerden görsel uygulamalara kadar pek çok detayda kendini gösterdi ve etkinliğin enerjisine markanın ikonik rengini kattı.

Beşinci kez gerçekleşen Watsons Gençlik Festivali, müzik ve eğlencenin yanı sıra Watsons’ın gençlerle kurduğu iletişimi farklı deneyimlerle buluşturan bir festival olarak tamamlandı.

5. Watsons Gençlik Festivali’nin ardından bir değerlendirme yapan Watsons Türkiye Pazarlama ve Ticaret Direktörü Cem Demiröz, şunları söyledi: “Gençlerle doğrudan buluştuğumuz Watsons Gençlik Festivali’nde müzik, eğlence ve güzelliği bir araya getiriyoruz. Gençler festivalde sevdikleri markaların yeni ürünlerini deneyimlerken, eğlenceli aktiviteler ve konserlerle keyifli anlar yaşıyor. Bizim için bu festival, Watsons deneyimini mağazalarımızın dışında bir dünyaya taşıdığımız ve gençlerle kurduğumuz bağı güçlendirdiğimiz önemli buluşmalardan biri.”

IPEKYOL GROUP 2025 Sürdürebilirlik Raporunu Yayımladı

Ipekyol, Twist ve Machka markalarını bünyesinde bulunduran Ipekyol Group, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Kadınların güçlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi sürdürülebilirlik yaklaşımının iki temel odağı olarak ele alan Grup; kadın istihdamından yenilenebilir enerjiye, emisyon azaltım hedeflerinden eğitime sağladığı desteğe kadar 2025 yılında attığı adımları ve gelecek hedeflerini raporda paylaştı.

Ipekyol Group, sürdürülebilirlik yolculuğunda 2025 yılında attığı adımları ve gelecek hedeflerini içeren Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Sürdürülebilirliği iş modelinin, kurum kültürünün ve büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alan Grup, raporunda özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve kadınların güçlenmesi başlıklarına odaklandı.

Ipekyol Group’un ürün tasarımından üretime, mağazacılıktan lojistiğe ve insan kaynaklarına kadar uzanan değer zincirini bütüncül biçimde değerlendiren rapor; emisyon, enerji, su ve atık yönetiminin yanı sıra çeşitlilik, eşitlik, kapsayıcılık, çalışan deneyimi, mesleki eğitim ve toplumsal katkı çalışmalarını da kapsıyor.

Kadın istihdamında güçlü temsil

Kadınların yaşamına eşlik eden Ipekyol, Twist ve Machka markalarıyla faaliyet gösteren Ipekyol Group’ta kadınların güçlenmesi, hem kurum kültürünün hem de toplumsal etki yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor.

2025 yılı itibarıyla 2 bin 653 kişiye istihdam sağlayan Ipekyol Group’un çalışanlarının yüzde 82’sini kadınlar oluşturuyor. Kadınların karar mekanizmalarındaki temsili de Grup’un kapsayıcılık yaklaşımının önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. C-Level pozisyonlar dâhil 16 kişiden oluşan üst yönetim ekibinde yedi kadın yönetici görev alırken, üst yönetimde kadın temsil oranı yüzde 43,75’e ulaşıyor.

Ipekyol Group, kadınların güçlenmesine yönelik çalışmalarını kurum içi uygulamalarla sınırlı tutmayarak eğitim alanındaki iş birlikleriyle de destekliyor. Türk Eğitim Vakfı ile yürütülen proje kapsamında 2025 yılında 300 kız lise ve üniversite öğrencisine burs desteği sağlandı. Önümüzdeki dönemde bursiyerlerin staj, iş ve mentorluk olanaklarıyla da desteklenmesi hedefleniyor.

Grup ayrıca Bursa Necatibey Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde hayata geçirdiği Ipekyol Group Atölyesi ile öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sunuyor. İMA iş birliğiyle yürütülen Moda Yönetimi Master Class programı ve “Çık Kozandan Aç Kanatlarını” gelişim programıyla da genç kadınların eğitim ve kariyer yolculuklarına destek veriliyor.

Edirne Fabrikası’nın enerjisi yenilenebilir kaynaklardan

İklim değişikliğiyle mücadeleyi çevresel yaklaşımının temel bileşenlerinden biri olarak gören Ipekyol Group; emisyon yönetimi, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsel ekonomi ve kaynakların etkin kullanımı alanlarında çalışmalar yürütüyor.

Edirne Fabrikası’nın çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi sayesinde tesisin enerji ihtiyacının tamamı yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Edirne Güneş Enerjisi Projesi kapsamında 2025 yılında 1 milyon 502 bin 208 kWh elektrik üretimi gerçekleştirildi. Grup, mağazalardaki enerji tüketimini azaltmak amacıyla yürüttüğü LED dönüşüm projesiyle de aydınlatma kaynaklı enerji kullanımında yaklaşık yüzde 30 tasarruf potansiyeli oluşturmayı hedefliyor.

Doğal yaşam alanlarının korunmasına yönelik çalışmaları kapsamında TEMA Vakfı ile iş birliği yapan Ipekyol Group, 2025 yılında 10 bin ağacı toprakla buluşturdu. Grup; atık oluşumunun azaltılması, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımının artırılması, ambalaj hacminin düşürülmesi ve döngüsel tasarım yaklaşımının geliştirilmesine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.

2050 yılı için net sıfır hedefi

Ipekyol Group, iklim değişikliğiyle mücadele yol haritası kapsamında 2030 yılına kadar Kapsam 1 emisyonlarını yüzde 50, Kapsam 2 emisyonlarını yüzde 100 ve Kapsam 3 emisyonlarını yüzde 25 azaltmayı hedefliyor. Grup, 2040 yılında toplam emisyonlarında yüzde 90 azaltım seviyesine ulaşmayı, 2050 yılında ise net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlıyor.

Sera gazı emisyonlarını GHG Protokolü Kurumsal Muhasebe ve Raporlama Standardı doğrultusunda takip edenIpekyol Group, iklim değişikliğinden kaynaklanan fiziksel riskleri ve geçiş risklerini de kurumsal risk yönetimi süreçlerinin bir parçası olarak değerlendiriyor.

“Geleceğin modasını sorumluluk anlayışıyla şekillendirmeliyiz”

ugur ayaydin ipekyol group ceo

Ipekyol Group CEO’su Uğur Ayaydın, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Moda sektörünün geleceğinin yalnızca tasarım, estetik ve trendlerle değil; üretimin nasıl gerçekleştirildiği, kaynakların nasıl kullanıldığı ve yaratılan değerin toplumla nasıl paylaşıldığıyla da şekilleneceğine inanıyoruz. Bu nedenle sürdürülebilirliği işimizin yanında yürüttüğümüz ayrı bir çalışma alanı olarak değil, karar alma biçimimizin ve uzun vadeli büyüme yaklaşımımızın bir parçası olarak görüyoruz. 2025 yılında kadınların çalışma hayatında ve karar mekanizmalarında daha güçlü biçimde yer almasını desteklerken, iklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji, emisyon yönetimi ve kaynak verimliliği alanlarındaki çalışmalarımıza hız verdik. Raporumuz, kaydettiğimiz ilerlemenin yanı sıra gelişim alanlarımızı ve gelecek hedeflerimizi de şeffaflıkla ortaya koyuyor. Ipekyol Group olarak kadınların güçlendiği, iklim için harekete geçilen ve kalıcı değer üreten bir geleceğin dokusunu oluşturmak için çalışmayı sürdüreceğiz.”

Çağdaş Şen, Perakende Alışveriş Zirvesi 2026’da

Perakendede teknoloji yatırımları artık yalnızca operasyonel süreçleri hızlandıran çözümler olmaktan çıkıyor; tüketicinin markayla kurduğu ilişkinin ve alışveriş deneyiminin doğrudan bir parçası hâline geliyor. Özellikle ödeme teknolojilerindeki dönüşüm, fiziksel ve dijital kanallar arasındaki geçişten alışverişin hızına ve kolaylığına kadar müşteri deneyiminin birçok noktasını yeniden şekillendiriyor.

Perakende sektörünün değişen dinamiklerini “New Codes.” teması altında ele alacak Perakende Alışveriş Zirvesi 2026, 22 Ekim’de Fişekhane’de sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Zirvede değişen tüketici beklentileri, yeni büyüme alanları, teknoloji yatırımları ve geleceğin perakende deneyimini şekillendiren yeni modeller farklı başlıklarla ele alınacak.

Çağdaş Şen, ödeme teknolojilerinin perakendedeki değişen rolünü anlatacak

PAX Türkiye Head of Business Retail Solutions Çağdaş Şen, Perakende Alışveriş Zirvesi 2026’nın konuşmacıları arasında yer alacak.

Şen, zirve sahnesinde teknolojinin perakende deneyimini nasıl yeniden şekillendirdiğini ve ödeme sistemlerinin bu dönüşümde üstlendiği rolü markaların perspektifiyle değerlendirecek. Tüketicinin daha hızlı, kolay ve kesintisiz bir alışveriş deneyimi beklentisinin artmasıyla birlikte ödeme süreçlerinin müşteri deneyiminin stratejik temas noktalarından birine dönüşmesi ele alınacak.

Fiziksel mağazalar ile dijital kanalların giderek daha bütünleşik çalıştığı yeni perakende yapısında, markaların değişen ödeme alışkanlıklarına nasıl yanıt verdiği; yeni nesil ödeme çözümlerinin alışveriş deneyimine, operasyonlara ve marka-tüketici ilişkisine etkisi panelin öne çıkan başlıkları arasında olacak.

Çağdaş Şen, farklı perakende markalarının yöneticileriyle aynı sahneyi paylaşarak ödeme teknolojilerindeki dönüşümü yalnızca teknoloji perspektifinden değil, perakendenin değişen ihtiyaçları ve uygulamadaki karşılığı üzerinden de değerlendirecek.

Bi’Sektör’ün tüm etkinliklerinde olduğu gibi sektör profesyonellerine özel ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek zirvede, sınırlı kontenjan nedeniyle kayıt zorunlu olacak.

Detaylı bilgi almak ve kayıt oluşturmak için Perakende Alışveriş Zirvesi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

NTT DATA Business Solutions, Transformation NOW! etkinliğiyle iş dünyasının dönüşüm gündemini belirledi

NTT DATA Business Solutions Türkiye tarafından 17 Eylül’de İstanbul’da gerçekleştirilen Transformation NOW! 2026, farklı sektörlerden iş ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi. “Today’s inspiration. Tomorrow’s success.” temasıyla düzenlenen etkinlikte yapay zeka, bulut teknolojileri, otonom işletmeler ve yeni dönüşüm stratejileri ele alındı.

İSTANBUL — NTT DATA Business Solutions Türkiye’nin bu yıl 6. kez düzenlediği Transformation NOW! etkinliği, 17 Eylül’de İstanbul’da gerçekleştirildi. İş dünyasının üst düzey yöneticileri ile teknoloji ve dijital dönüşüm liderlerini buluşturan etkinlikte, yapay zeka ve bulut bilişim çağında kurumların değişen iş modelleri değerlendirildi.

Bin 500 kişinin katıldığı Türkiye’nin en kapsamlı teknoloji ve inovasyon zirvesinin sunuculuğunu, oyuncu Seda Bakan üstlendi. “Dönüşüm Şimdi Başlıyor” adlı açılış gösterisiyle başlayan Transformation NOW! 2026’da, açılış konuşmalarının ardından 3 oturum düzenlendi. Öğleden sonra, otonom işletmelerini konu alan konuşmanın ardından Dönüşüm Sahnesi, Teknoloji Sahnesi ve Endüstri Sahnesi başlıklarında eş zamanlı 3’er oturum düzenlendi. 53 kişinin sahne aldığı etkinliğin son bölümünde oyuncu ve programcı İbrahim Selim ile oyuncu Ezgi Mola sahne aldı.

“Dönüşümü hayatımızın parçası yaparak ayakta kalacağız”

emr3178.jpg

Transformation NOW! 2026’nın ilk konuşmasını “Haritasız Dünyanın Yeni Pusulası” başlığıyla NTT DATA Business Solutions Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Bölgesinden Sorumlu Genel Müdürü Dr. Bahri Danış gerçekleştirdi. Kurumların sürekli değişen koşullarda dönüşümü nasıl yönetebileceğine odaklanan Dr. Bahri Danış, “Şirketlerin üst düzey yöneticileri, teknoloji yatırımları konusunda bir haritaya ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Bizim elimizde, ihtiyacımız olan haritaları oluşturacak bir pusula var. Ancak bu pusula teknoloji değil, iş yapış modelleri” dedi.

NTT DATA Business Solutions’ın, yakın zamanda lansmanı yapılacak yeni iş platformu axet hakkında da bilgiler veren Dr. Bahri Danış, “Bu platform, açık bir bulut sistemi değil. NTT DATA sunucularında koşan, LLM kullanan güvenli bir platform. 50’den fazla üretken yapay zeka ajanının hazır olduğu platform, tüm çalışanlar tarafından kullanılacak. Tüm iş yapış şekillerimizi değiştirecek bu platform, NTT DATA’nın benzersiz deneyimini tüm dünyada hizmete sunacak” açıklamasını yaptı.

“Değişmeyen tek şey merak”

1 secilen whatsapp image 2026 09 18 at 11.17.15

“Cevabın Ötesinde: Yapay Zeka Çağında Gerçekliği Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasıyla sahne alan NTT DATA Business Solutions META Bölgesi Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Fatih Irak, “Değişim hep vardı ama bugün biraz farklı. Tam bir teknolojiyi hayata geçireceğiz, yeni bir teknoloji çıkıyor. Her gün geç mi kalıyoruz diye hissediyoruz ama sürekli yeniye adapte oluyor, dönüşüyoruz” dedi.

570 yıllık geçmişi ve bugünkü modern yorumuyla yaşadığımız dönüşümü temsil eden Tersane İstanbul’u etkinlik mekanı olarak özellikle tercih ettiklerini belirten Fatih Irak, “Yapay zeka bizim yapmadığımız neyi yapabilir? Yapay zekayı kullanarak neleri daha iyi yapabiliriz? Bu soruların cevapları, bize yeni bir dünya yaratma fırsatı veriyor” ifadelerini kullandı. Tarih boyunca çok şeyin değiştiğini söyleyen Fatih Irak, değişmeyen tek şeyin merak olduğuna vurgu yaptı.

“Liderliği deneyim üstüne oturtmamalıyız”

Etkinliğin ilk paneli, “Liderlerin Yeni Dünya Perspektifi” başlığıyla gerçekleştirildi. Yazar Yekta Kopan’ın moderatörlüğünü üstlendiği panele; Dr. Bahri Danış’ın yanı sıra, Fark Labs ve Arya Yatırım Platformu Kurucusu, Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Serter, Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜSİAD 2017-2018 Dönemi Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ve Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı katıldı.

Liderlerin değişen koşullar karşısındaki yaklaşımının değerlendirildiği panelde Faruk Eczacıbaşı, “80’li yıllardan beri liderlik hakkında pek çok kitap okuduk. Bazıları zaman içinde anlamını yitirdi. Eskiden 3-5 yıllık planlar yapardık, artık hepsi anlamsız. Karşılaştığımız kırılımlar bizi bir yerlere savurabiliyor. Bu ortamda en önemli konunun esneklik olduğunu düşünüyorum. Artık liderliği deneyim üstüne oturtmamalıyız. Eskiden lineer büyümeye odaklanırdık, şimdi üssel gelişim dönemi. İnovasyon beklentimizin olduğu ortamlarda hiyerarşi olmamalı” ifadelerini kullandı.

“Liderler iş modelini sorgulama cesaretini göstermeli”

aytek75

“Canımızı biraz sıkacak gençlerle çalışmalıyız” diyen Erol Bilecik, “Türkiye’de ölçeklendirme kabiliyetinde bazı eksiklikler var. Küresel düşünme konusunda çok iyi değiliz. Sabırlı sermayeye, kesintisiz Ar-Ge yatırımına ve nitelikli insan kaynağına ihtiyacımız var. Güçlü sanayimiz var ama teknoloji ile buluşmalı. Sermayemiz var ancak ortaya bir vizyon konmalı. Genç yeteneklerimiz var ama küresel hayaller kurmalarını sağlamalıyız” ifadelerini kullandı.

Bugünün liderlerinin yapması gerekenler konusunda da bilgi veren Erol Bilecik, “Liderler değişimde teknolojiyi işin merkezine çekmeli. Teknoloji ekipleriyle iş birimleri arasındaki duvarları yıkmalı. Karar alma süreçlerinin merkezine veriyi koymalı. Kendisini başarıya götürecek iş modelini sorgulama cesaretini göstermeli. Genç ve enerjisi yüksek ekiplerle çalışmalı” dedi.

Neyin değişmesi gerektiğini değil, neyin gerekli olduğunu konuşmaya ihtiyacımız olduğunu söyleyen Ahu Serter, “Hiyerarşik yapılardan ayrılmalıyız. Native liderlerin dönemi başladı. Bugünün liderlerinde merak, merhamet ve enerji bir arada olmalı” değerlendirmesinde bulundu.

“Gençler üniversiteyi bitirmeden garson olarak çalışsın”

4 ecilenogi09421.jpg

TV Programcısı Cansu Canan Özgen’in moderatörlüğündeki “Büyük Düşünmek Yetmez: Fikirden Küresel Etkiye” oturumunun konuğu Kuika, System Optima Chairman Süreyya Ciliv, “Lider doğru yolu gösterir. Bunun için dünyayı takip ederek 3-5 yıl sonrasını öngörmesi ve doğru yönü seçmesi; bir grup insanı ekibe dönüştürmesi, liderin arkasından gitmeye motive etmesi gerekir” dedi.

İyi bir fikrin tutku, sabır, ekip ve yatırımla hayata geçirilebileceğini söyleyen Süreyya Ciliv, “Her şirket sürdürülebilir kârlılığa ulaşmalı. Bunun yolu, teknoloji değil müşteriden geçiyor. Müşterilerimize eşsiz bir fayda sunuyor muyuz? Bize güveniyorlar mı? Onlara iyi bir deneyim ve fayda sağlayabiliyor muyuz? Müşterilerimizi kazanmamız gerekiyor. Elimizdeki en iyi kaynaklar da teknoloji ve insan. Sürekli yeni bir şeyler yapmalı ve operasyonel mükemmelliğe ulaşmalıyız. Bunun için de akıllı sistemlere ve yenilikçi, girişimci bir kültüre ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Gençlere tavsiyelerinin sorulması üzerine Süreyya Ciliv, “%95 oranında start-up kurmalarını tavsiye etmem. 700 bin start-uptan yalnızca biri unicorn oluyor. Sevdikleri iş konusunda ‘insanlara ve dünyaya nasıl faydalı olurum’ diye düşünerek iyi bir şirkette işe girsinler. Hatta üniversiteyi bitirmeden önce bir yaz garson olarak çalışsınlar. Sipariş almayı, müşteriyi memnun etmeyi öğrensinler.

“Amacı tariflemeliyiz”

Tüm gün süren etkinliğin sabah programı, “İş Dünyasının Yeni İşletim Sistemi: Yapay Zeka, Bulut ve İnsan” başlıklı panelle devam etti. Gazeteci Aslı Şafak’ın moderatörlüğündeki panelde; Fatih Irak’ın yanı sıra, AWS Türkiye Genel Müdürü Berrin Özselçuk ve SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan yer aldı.

Yapay zeka ve bulut teknolojilerinin insan odağıyla birlikte ele alındığı panelde Berrin Özselçuk, “Yapay zeka dünyamızı çok değiştiriyor. Yapay zeka yalnızca 1 yılda kurumlarda %64 oranla kullanılıyor. Onların %24’ü yapay zekayı iş süreçlerine entegre etti ve fark yaratmaya başladı” dedi.

Uğur Candan, “Yapay zekaya soru sorup cevap almaktan, düşünce zincirine geldik. Bu zincir eyleme dönüştüğünde asistanlar doğdu. Yapay zekayı teknoloji, süreç ve insan boyutunda kullanarak fayda üretmek zorundayız. Niyetten başlamalıyız. Amacımızın ne olduğunu tariflediğimiz bir yolculuk kültürü benimsemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Niyetten otonom işletmelere

3 secilen ogi09332.jpg

Öğle arasının ardından “The Autonomous Enterprise: Turning Intent into Outcome” (Otonom İşletme: Niyeti Sonuca Dönüştürmek) başlıklı konuşmasıyla SAP Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) Yapay Zeka Başkanı Jesper Schleimann sahne aldı.

Niyet (intent) çağında olduğumuzu söyleyen Jesper Schleimann, “Eskiden zamanımızın yalnızca %10’unu planlamaya ayırırdık. Bugün %90 zamanımızda neyi başaracağımıza, ne yapmak istediğimize, bunu yapay zekadan nasıl alacağımıza harcıyoruz. Niyeti doğru tanımlayarak elde ettiğimiz iş sonuçları, kurumun öğrenmesini, entelektüel sermaye biriktirmesini sağlıyor” dedi.

Herkesin yapay zekayı kullanarak yazılım üretebileceğini belirten Jesper Schleimann, zor olanın bu çözümü ölçeklendirmek olduğunu söyleyerek, “SAP Business AI Platform aracılığıyla otonom işletmeler yaratıyoruz. Bunun için üç konuya odaklanmamız lazım: Otonom mimarinin tasarlanması, neyi yapay zekanın neyi insanın yapacağının belirlenmesi, güvenilir sonuçlar elde etmek için nelere ihtiyaç olduğunun belirlenmesi” dedi.

Teknoloji yatırımları deneyim alanında iş sonuçlarıyla buluştu

emr2077.jpg

Etkinlik kapsamında oluşturulan interaktif deneyim alanında NTT DATA Business Solutions, SAP ve Microsoft çözümleri katılımcılarla buluştu. Ziyaretçiler, farklı teknolojilerin hangi iş ihtiyaçlarına nasıl yanıt verdiğini canlı simülasyonlar üzerinden deneyimleme olanağını buldu.

Deneyime bir holdingin yönetim kurulu üyesi rolüyle başlayan katılımcılar; perakende, üretim ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin iş süreçlerini, dönüşüm ihtiyaçlarını ve kullandıkları teknolojileri inceledi. Her aşamada karşılarına çıkan teknoloji yatırımları arasında önceliklendirme yaparak şirketlerin geleceğine ilişkin kararlar verdi.

Deneyim alanının perakende bölümünde, fiziksel ve dijital müşteri yolculuğu, e-ticaretten mağazadan teslimata uzanan süreçler ile satış ve iade işlemleri deneyimlendi. Üretim alanında üretim hattı, dijital ikiz, gerçek zamanlı veri, verimlilik, enerji ve kalite başlıkları öne çıktı. Tekstil bölümünde ise SAP dönüşümü, Clean Core yaklaşımı, sistem karmaşıklığı ve Conduct çözümü ele alındı.

Deneyim boyunca kaydedilen kararların finansal performans, operasyon, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı üzerindeki olası etkileri, finalde gerçekleştirilen yönetim kurulu simülasyonu ve bütünsel gösterge paneli üzerinden değerlendirildi.

Üç sahnede eş zamanlı oturumlar düzenlendi

2 secilen 8x5a4189

Transformation NOW! 2026’nın öğleden sonraki bölümünde Dönüşüm, Teknoloji ve Endüstri Sahnelerinde toplam dokuz eş zamanlı oturum gerçekleştirildi.

Dönüşüm Sahnesi’ndeki ilk oturum, “Potansiyelden Performansa: Yapay Zeka Artık Sahada” başlığıyla düzenlendi. NTT DATA Business Solutions Türkiye Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Armağan Aydın’ın moderatörlüğündeki oturuma Gelecek Varlık Yönetimi CTO’su Alper Cumhur Albayrak, Jimmy Key Genel Müdürü Erhan Çiçek ve Index Grup Bilgi Teknolojileri Direktörü Ufuk Denizci katıldı.

Aynı sahnedeki “Ezberleri Bozan Dönüşüm: Geleceği Bugünden Tasarlamak” oturumunun moderatörlüğünü NTT DATA Business Solutions Türkiye Bölgesel İşbirlikleri Direktörü Selin Türkmenoğlu üstlendi. Oturumda NTT DATA Operasyonel Mükemmelliktem Sorumlu Kıdemli Başkanı Dieter Schoon, NTT DATA Business Solutions Hindistan Genel Müdürü Krunal Patel ve NTT DATA Business Solutions Dijital İş Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdürü Serhat Gezgin yer aldı.

“Dönüşümün Mimarları: Teknolojiden Değere” başlıklı son oturumda; NTT DATA Business Solutions Türkiye Presales ve İnovasyon Direktörü Yusuf Güneş’in moderatörlüğünde, Natuvion Head of Partner & Customer Success Marco Coriand, AWS EMEA GTM & Business Development Leader Mert Yücel ve NTT DATA Business Solutions Türkiye Çözüm Satış Direktörü Nur Al Nobani Güryel sahne aldı.

Teknoloji Sahnesi liderlerin ve endüstrilerin yeni oyun planına odaklandı

emr3485.jpg

Teknoloji Sahnesi’nin ilk oturumu, “Bir Sonraki Büyük Hamle: Liderlerin Oyun Planı” başlığıyla gerçekleştirildi. SAP Türkiye Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erdem Şekeroğlu’nun moderatörlüğündeki oturuma Polifarma İlaç CEO’su Dr. Ecz. Başbuğ Öke, Digitopia Co-CEO & Co-Founder Halil Aksu ve Limak Çimento Global CEO’su M. Erkam Kocakerim katıldı.

“Yüksek Teknoloji Sahada: Endüstrinin Geleceğini Üretenler” başlıklı ikinci oturumun moderatörlüğünü SAP Türkiye Stratejik Endüstrilerden Sorumlu Satış Direktörü Elif Ertan üstlendi. TUSAŞ Kurumsal Çözümler Direktörü Bahadır Zeren, BSH Head of IT Emerging Markets and Türkiye Beste Müminoğlu Güren, Mercedes-Benz Türk CIO’su Gökçe Bezmez ve Brisa CDO Mustafa Tacettin, yüksek teknolojinin farklı endüstrilerdeki konumunu oturum başlığı kapsamında değerlendirdi.

Teknoloji Sahnesi’ndeki son oturum “İş Dünyası Vites Değiştiriyor: Değişen Oyunun Yeni Kuralları” oldu. NTT DATA Business Solutions Türkiye Kurumsal Müşteriler Satış Direktörü Onur Yalçın’ın moderatörlüğündeki oturuma SOCAR Türkiye Kurumsal Çözümler ve Dijital Dönüşüm Direktörü Bora Özdemir, SabancıDx COO Devrim Zımba ile Doğuş Grubu CDO’su ve Doğuş Teknoloji Executive Vice President Dr. Serhan Yılmaz katıldı.

Bankacılık, sanayi ve insan odağı Endüstri Sahnesi’nde buluştu

Endüstri Sahnesi’ndeki “Bankacılığın Yeni Denklemi: Yapay Zeka, Güven ve Deneyim” oturumunun moderatörlüğünü Microsoft Türkiye Commercial Solutions Sales Leader, Deputy General Manager Cüneyt Batmaz yaptı. Oturuma Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, Yapı Kredi Teknoloji Genel Müdürü Dr. Gökhan Özdinç ve Garanti BBVA Technology Assistant General Manager of Data Dr. Uğur Kaplan katıldı.

“Üretimin Yeni Kodları: Teknolojiyle Dönüşen Sanayi” oturumu, NTT DATA Business Solutions Türkiye Endüstriyel Satışlardan Sorumlu Direktörü Berkay Yunusoğlu’nun moderatörlüğünde düzenlendi. Santa Farma Teknoloji ve İş Çözümleri Direktörü Akın Duman, Hasçelik Chief Sales Officer Batuhan Faydasıçok, Norm Holding Teknoloji ve Dijital Dönüşüm Direktörü Kerim Akhisaroğlu ve Mega Metal Bilgi Teknolojileri Direktörü Mustafa Candoğan oturumun konuşmacıları arasında yer aldı.

Endüstri Sahnesi’nin son oturumu “İnsan, Deneyim, Teknoloji: Dönüşümün Yeni Dengesi” başlığını taşıdı. NTT DATA Business Solutions META Bölgesi Çözüm Satış Direktörü Cansu Ünalır Orhan’ın moderatörlüğündeki oturuma Sun Tekstil Operasyonel Mükemmellik Genel Müdür Yardımcısı Berna Adıgüzel, Olka Grup – Skechers Türkiye Pazarlama Direktörü Efe Çapar ve Demirören Medya CHRO’su Elif Karacaoğlu katıldı. Oturumda insan, deneyim ve teknoloji arasındaki değişen denge ele alındı.

Amazon’dan Yapay Zeka İçin “Titiz Test” Çağrısı: Güvenlik Ve Hız Aynı Anda Mümkün Mü?

Amazon, giderek daha otonom hale gelen yapay zeka modellerinin güvenliği konusunda büyüyen tartışmaya dahil oldu. Şirket, yeni modeller piyasaya sunulmadan önce “titiz testlerden geçirilmesi ve güçlü güvenlik önlemleriyle desteklenmesi” gerektiğini savunuyor. Ancak Amazon, yapay zeka geliştirme hızının yavaşlatılması yönündeki çağrılara destek vermek yerine, inovasyon ile güvenliğin birlikte ilerleyebileceğini belirtiyor.

Amazon’un yaklaşımı, yapay zekanın hem perakende hem de teknoloji operasyonlarının giderek daha önemli bir parçası haline geldiği bir dönemde geliyor.

Amazon’un Yapay Zeka Stratejisinde Güvenlik Neden Önemli?

amazon yapay zeka perakende

Amazon bugün yapay zekayı yalnızca müşteriye dönük ürünlerde kullanmıyor. Şirket, AWS üzerinden kendi yapay zeka modellerini geliştiriyor, yapay genel zeka alanında çalışmalar yürütüyor ve teknolojiyi Alexa gibi ürünlerine entegre ediyor.

Diğer tarafta AWS, yapay zeka şirketleri için önemli bir altyapı sağlayıcısı konumunda. Amazon’un Bedrock platformu ise işletmelerin farklı yapay zeka şirketleri tarafından geliştirilen modellere erişmesine imkan tanıyor.

Bu nedenle Amazon açısından yapay zeka güvenliği yalnızca kendi geliştirdiği modellerle sınırlı bir konu değil. Şirketin hem model geliştiricisi hem altyapı sağlayıcısı hem de yapay zeka teknolojilerini kullanan büyük bir perakendeci olması, güvenlik tartışmasını doğrudan iş modelinin farklı katmanlarına taşıyor.

“Yavaşlayalım” Değil, “Daha İyi Test Edelim”

Yapay zeka sektöründe bazı şirket yöneticileri, giderek daha güçlü ve otonom sistemlerin ortaya çıkardığı riskler nedeniyle geliştirme hızının daha kontrollü ilerlemesi gerektiğini savunuyor. OpenAI, xAI, Google DeepMind ve Microsoft yöneticilerinin de daha temkinli bir yaklaşımı desteklediği aktarılıyor.

Amazon ise bu tartışmada farklı bir noktada duruyor. Şirket, ilerleme ile güvenliği birbirinin alternatifi olarak görmediğini belirtiyor ve yeni modellerin piyasaya çıkmadan önce kapsamlı biçimde test edilmesini savunuyor.

Bu yaklaşım perakende açısından özellikle önemli. Çünkü yapay zeka artık yalnızca öneri sistemlerinde veya müşteri hizmetlerinde kullanılan bir teknoloji olmaktan çıkıyor; alışveriş, operasyon, lojistik ve karar destek süreçlerinde daha fazla görev üstlenebilecek sistemlere doğru ilerliyor.

Bir yapay zeka modeli müşteriye ürün önerdiğinde ortaya çıkabilecek hata ile sipariş, ödeme, tedarik veya başka bir operasyonel süreci daha otonom biçimde yönettiğinde ortaya çıkabilecek hata aynı ölçekte değerlendirilmiyor.

Bu nedenle Amazon’un “titiz test ve güçlü güvenlik önlemleri” yaklaşımı, yapay zekanın perakendede daha fazla sorumluluk üstlenmeye başladığı dönemde teknolojinin ne kadar hızlı geliştirildiği kadar, hangi koşullarda kullanılacağı sorusunu da gündeme getiriyor.

Amazon’un mesajı bu açıdan net: Yapay zeka yarışında mesele yalnızca daha hızlı model geliştirmek değil, bu modellerin gerçek dünyaya çıktığında ne kadar güvenilir çalışacağını gösterebilmek.