H&M Group‘un talep üzerine baskı ürünleri hizmeti Creator Studio, perakende grubunun ilk yapay zeka destekli üretken bir özel kıyafet oluşturma aracını tanıttı.
Yeni yapay zeka aracı, herkesin kullanıcı tarafından girilen metinlere dayalı olarak yapay zeka tarafından oluşturulan özel görsel sanat eserlerini kullanarak giysi maketleri yapmasına ve üretmesine olanak tanıyor. Bu, herkesin tasarımcı rolünü oynayabileceği ve birkaç saniye içinde kendi sanatçı kalitesinde tasarımlarını yaratabileceği anlamına geliyor.
Creator Studio’nun yeni metinden resme ürün oluşturma aracı, yazılı istemleri çeşitli önceden ayarlanmış stillerde özel görsel sanat eserleriyle basılmış maket giysilere dönüştürmek için yapay zekayı kullanıyor.
Bu ürün, daha sonra anında satılabilir veya satın alınabilir ve H&M Grubu’nun küresel baskı ve lojistik altyapısı aracılığıyla hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde yerine getirilir hale getiriliyor.
h&m, yapay zekayı i̇lk kez özel kıyafet oluşturma aracıyla entegre ediyor 2
2021’de kullanıma sunulan Creator Studio’nun tescilli teknolojisi; ürünleri daha sürdürülebilir, uygun maliyetli ve sorunsuz hale getirmek amacıyla sanatçılar, plak şirketleri, lisans sahipleri ve tüketiciler de dahil olmak üzere yaratıcılara, kişiye özel kıyafet baskısı ve sipariş karşılama için kaliteli, uçtan uca bir çözüm sunmayı amaçlıyor.
Creator Studio Genel Müdürü Dinesh Nayar, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Creator Studio’daki misyonumuz, herhangi bir içerik oluşturucusunun ürünler aracılığıyla kendilerini ifade etmesini desteklemek ve mümkün kılmaktır. Müşterilerimizin içerik oluşturmasının önündeki engelleri azaltmanın yeni yollarını bulmak, durmaksızın yaptığımız şey. Kusursuz bir AI sanat eseri oluşturma aracını keşfetmek ve entegre etmek, bu yolculuğa çıkmamız için doğal bir adımdır.”
Yapay zeka tarafından oluşturulan tüm sanat eserleri, yüzde 100 organik pamuktan veya geri dönüştürülmüş polyesterden yapılmış erkek, kadın ve çocuk giyim ve aksesuarlarında giderek artan sayıda tasarım seçeneği sunan Creator Studio’nun özel giyim serisi True Blanks‘ta basılıyor.
Bu yıl 100. Yılı sebebiyle Cumhuriyet Bayramımızda çifte gurur yaşıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize verdiği bu paha biçilemez armağan için minnettarız, değerlerini korumak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Her sene yapılan çalışmalar çok değerli, fakat bu yıl 100. yıl vesilesi ile perakende markalarının Cumhuriyet Bayramı çalışmaları adeta birbiri ile yarıştı.
Biz de perakende markalarımızın Cumhuriyet’in 100. yılı çalışmalarında, akılda kalanları ve bizlere ulaşanları sizler için derledik…
İşte Türk perakendesinin birbirinden duygulu Cumhuriyet’in 100. yılı çalışmaları
Boyner
Teknosa
Kiğılı
CarrefourSA
Karaca
Çift Geyik Karaca
Kahve Dünyası
Özdilek
Bambi
Arçelik
English Home
Sarar
FLO
MediaMarkt
Vestel
Madame Coco
Migros
Koton
LC Waikiki
Her sektörden birkaç örneği eklemeye çalışsak da, elbette bu listeye hepsini sığdırmamız, bize de tüm çalışmaların ulaşması mümkün değildi. Bu listede gördüğünüz ve daha nice harika çalışmalar için tüm markalarımıza gönülden teşekkür ederiz. “Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun!”
Bi’Sektör Retail Talks’un yeni oturumu, “Perakende Dönüşümüne Bakış” başlığı ile gerçekleşti.
Bi’Sektör Genel Yayın Yönetmeni Selda Ünal moderatörlüğünde ve PwC Türkiye Dijital ve Deneyim Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Etkin Çiftçi’nin katılımı ile perakende sektöründe deneyim etkileri, geleneksel perakendenin dönüşümü ve dijital etkiler gibi konuların konuşulduğu oturumu izleyebilirsiniz.
Geçmiş oturumların tamamına buradan erişebilirsiniz.
Fransız lüks markası Hermès, %16’lık satış artışıyla mükemmel bir üçüncü çeyrek geçirdi. Özellikle Japonya’daki satışları hızla artan grup, lüks rakibi LVMH’yi önemli ölçüde geride bıraktı.
Hermès için devam eden momentum
Deri ürünleri markası Hermès dünyanın her yerinde mükemmel bir çeyrek geçirdi; Japonya (+ %25), Fransa (+ %22), Japonya hariç Asya (+ %21), Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa hariç Avrupa (+%20) gibi pazarlarda satışlar arttı, hem alışveriş meraklısı turistler hem de sadık yerel tüketiciler, markanın değerlendirmesine göre mağazalarına geri döndü.
Genel olarak, üç aylık satışlar %16 artışla 3,4 milyar Euro’ya yükseldi. Yılın ilk üç çeyreğinde satışlar %22 artışla 10 milyar Euro’nun üzerine çıktı. Bernard Arnault’un grubunun ‘yalnızca’ iki hafta önce satışlarda %9’luk bir büyüme açıkladığını duyurmasıyla Hermès, LVMH’yi geride bırakıyor.
CEO Axel Dumas kâr rakamlarını açıklamadı ancak şirketinin üçüncü çeyrekteki “sağlam performansından” gurur duydu. Bir basın açıklamasında Hermès’in büyümeyi artırmak için yatırımlarını güçlendirdiğini söyledi.
Decathlon, sürdürülebilirlik çalışmalarının bir parçası olarak geri satın alma hizmetini İngiltere’deki tüm mağazalarında uygulamaya koydu.
Spor perakendecisi, artık istemedikleri veya ihtiyaç duymadıkları ürünleri mağazalarından birine iade ettiklerinde müşterilerine mağaza kredisi sunuyor, bu uygulamaya ise geri satın alma deniliyor.
Perakendeci daha sonra yenilenmiş spor malzemeleri satan ikinci yaşam planının bir parçası olarak eski ürünleri yenileyip yeniden satacak.
Girişimin ilk kısmı perakendecinin kendi markalı bisikletlerine odaklanacak ve gelecek yıl fitness ekipmanları, kano ve raketler gibi tüm ürün kategorilerini kapsayacak şekilde genişletilecek.
Avrupa’da hâlihazırda uygulanmakta olan programda 251.000 ürünün geri alınıp yeniden satıldığı görüldü.
Perakendeci, ilk olarak Birleşik Krallık’ta başlatılan hizmetinin 2025 yılına kadar yılda 15.000 bisikleti yenilemesini beklediğini ve halihazırda döngüsel hizmetler (kiralama ve geri satın alma) sunmak üzere eğitilmiş 1.500 Decathlon personelinin bulunduğunu söyledi.
Bu, Decathlon’un döngüsel bir ekonomiyi teşvik etmek için yaptığı en son sürdürülebilirlik hamlesi olup, bu yılın başında tüm mağazalara sunulan kiralama hizmetinin ardından geldi.
Bi’Sektör Retail Talks’un yeni oturumu, “Ev Yaşam Sektörü Dinamikleri” başlığı ile gerçekleşti.
Bi’Sektör Genel Yayın Yönetmeni Selda Ünal moderatörlüğünde ve Evidea Genel Müdürü Kazım Mavuş’un katılımı ile ev yaşam sektöründe değişen müşteri davranışları, beklentileri ve sektörel değerlendirmelerini aşağıdan izleyebilirsiniz.
Tüm Retail Talks oturumlarına buradan erişebilirsiniz.
Watsons Türkiye’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Zirvesi, alanında uzman isimler, akademisyenler ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. 19 – 20 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen zirvede sürdürülebilirlik konusundaki başarılı projeler, farklı bakış açıları ve iş birlikleri ele alındı.
Sürdürülebilirlik alanında perakende ve kozmetik sektörüne öncülük eden Watsons Türkiye’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Watsons Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Zirvesi 19 – 20 Ekim tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de yoğun katılımla gerçekleşti.
Boğaziçi Üniversitesi İnovasyon ve Rekabet Odaklı Kalkınma Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi’nin iş birliğiyle halka açık olarak gerçekleştirilen zirve; perakende, teknoloji, beyaz eşya, sağlık, kozmetik, hızlı tüketim ürünleri, gıda, ulaştırma ve daha birçok sektörden katılımcılar ile genç profesyonellerini, üniversite öğrencilerini ve sürdürülebilirlik konusunda uzmanlaşmak isteyen herkesi “Sürdürülebilir Geleceğe Yenilikçi Adımlar” temasıyla bir araya getirdi. Zirvenin sunuculuğunu ise Cansu Canan Özgen üstlendi. A.S. Watson Group CEO’su Malina Ngai ise zirveye videolu katılım sağlayarak Group’un sürdürülebilirlik vizyonu ve hedeflerine dair bilgiler paylaştı.
Mete Yurddaş: “Sürdürülebilir adımlar atmak hepimizin sorumluluğu”
Zirvenin birinci günü yaptığı açılış konuşmasında 61 ilde 370’in üzerinde mağazanın yanı sıra watsons.com.tr ve Watsons mobil uygulaması ile her gün geniş bir kitleye ulaştıklarını belirten Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş bu gücü sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratmak için kullanmayı son derece önemsediklerini belirtti. Türkiye’de 10 milyona yakın kayıtlı Watsons Club müşterisi ile geniş bir kitleye hitap ettiklerinin altını çizen Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş zirvenin ortaya çıkış hikayesine dair şu bilgileri paylaştı:“Türkiye’de kendi sektörlerine yön veren şirketler olarak sürdürülebilir adımlar atmak hepimizin sorumluluğu. Hep birlikte değişmemiz, değişim için bu sorumluluğu bir an evvel üstlenmemiz gerekiyor. Watsons Türkiye olarak dünyada ve Türkiye’de sektörümüze öncülük edecek çalışmalara imza atıyoruz. Sadece çalışanlarımıza ve paydaşlarımıza değil, ülkemizin ihtiyaçlarına karşı da sorumlu olduğumuzu biliyoruz ve sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi bu anlayışla yürütüyoruz.”
“Watsons İyilik Hareketi ile herkesi iyiliğe çağırıyoruz”
Watsons’ın sürdürülebilirlik misyonuyla yürüttüğü projelerin BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarındaki 17 maddenin 15’ine hizmet ettiğini belirten Yurddaş, “Karbon ayak izimizi azaltmak ve dokunduğumuz herkesi daha sürdürülebilir bir yaşama teşvik etmek için koyduğumuz büyük hedeflere kararlılıkla ilerliyoruz. Grubumuzun hedefleri doğrultusunda, 2030 yılına kadar gereksiz ambalaj kullanımını sıfırlamayı, kendi markalı ürünlerimizde ve sadece Watsons’a özel ürünlerde PVC kullanımını ortadan kaldırmayı, sera gazı emisyonlarımızı %50,4 azaltmayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz her uygulama, kampanya ve farkındalık çalışmasıyla pek çok insana dokunabilen geniş bir etki alanına sahibiz. Sürdürülebilir bir gelecek yaratmak dayanışma ile mümkün. Watsons İyilik Hareketi kapsamında yürüttüğümüz sürdürülebilirlik projelerimizle dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çalışıyor, herkesi iyiliğe çağırıyoruz” dedi.
Zirvenin birinci günü Mete Yurddaş’ın moderatörlüğünde Nivea Beiersdorf Ülke Müdürü Genasha Naidoo, L’Oréal Ülke Genel Müdürü Sinem Sandıkçı Gökçen, P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Tankut Turnaoğlu, Kenvue Türkiye & Orta Asya ve Kafkasya Genel Müdürü Murat Mutlu’nun katılımıyla düzenlenen “CEO’ların Perspektifinden Sürdürülebilirlik ve İnovasyon” isimli panelde, iş dünyasının önde gelen isimleri şirketlerin sürdürülebilirlik anlayışları ve çalışmalarına dair en güncel bilgiler paylaştı. Ayrıca tedarikçilerle bir kapalı oturum gerçekleştirilerek, sürdürülebilirlik adımları ve beklentiler konuşuldu.
Doğal kaynakların sınırları, tüketim alışkanlıklarının etkileri tartışıldı
Sektör profesyonelleri, akademisyenler ve alanında uzman isimlerin katıldığı zirvede, sürdürülebilirlik alanında önemli çalışmalar yapan şirketlerin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra; yerelde yürüttükleri çalışmalarla geniş bir çevreye etki eden önemli isimler de ilham verici hikayelerini paylaştı.
Zirvenin ilk gününde “Sürdürülebilir Bir Yaşam Mümkün mü?” başlıklı sunumuyla katılımcılarla buluşan Doğa AktivistiGüven İslamoğlu, ormansızlaşmaya ve karbon tutucu sistemlerin tüketim alışkanlıkları nedeniyle giderek yok olduğuna dikkat çekti. Doğanın milyonlarca yılda ürettiği karbonu insanların son 250 yıl içinde tükettiğini belirten İslamoğlu, sürdürülebilir bir dünya için en güvenilir kaynak olan güneş enerjisine hızla geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu mayıs ayında atmosferdeki karbondioksit değerlerinin milyonda 400 birim ile tehlike sınırını aştığını belirten Güven İslamoğlu, bireysel farkındalıklarla daha sürdürülebilir bir yaşam için hızlı aksiyonlar alınması gerektiğini belirtti.
Zirvede “Belirsizlik Çağında Sürdürülebilirlik” başlıklı bir konuşma gerçekleştiren FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, tarım alanları hızla azalırken besleyecek nüfusun arttığına değindi ve Türkiye’de son 10 yılda çiftçi sayısının %38 azaldığını, tarım alanlarının ise %15 küçüldüğü bilgisini paylaştı. Ülkemizi bekleyen en büyük sorunlardan birinin artan iç göç ile oluşacak mega kentleşme olacağının altını çizen Abdula, önümüzdeki 10 yılda Türkiye’de nüfusun %75’inin yaşayacağı 15 mega şehrin yönetilmesi imkansız hale gelecek bir çöp ve atık sorunu yaratacağını belirtti. Abdula, sürdürülebilirlikte Türkiye’yi bekleyen bu sorunların çözümü için dayanışma ve paylaşım ekonomisinden hareketle farklı sektör ve paydaşların birlikte hareket etmesinin fark yaratacağını aktardı.
Güçlü kadınlar değişime yön veren başarı hikayelerini paylaştı
Zirvenin ikinci gününde konuşmacı olarak katılan Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Cercis Murat Konağı Kurucusu Ebru Baybara Demir, Mardin’e dönüş hikayesiyle başladığı gastronomi yolculuğunu paylaştığı konuşmasında, sürdürülebilirliğin kodlarının toprağımızda, coğrafyamızdaki kadim bilgide ve insanlarımızın DNA’sında işli olduğuna değinerek dinleyicilere ilham oldu.
Zirvenin ikinci gününde Watsons Türkiye Ticaret ve Pazarlama Direktörü Cem Demiröz moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sürdürülebilirlikte Sosyal Etki için Ortaklıklar” panelinde yer alan KEDV Mardin Yerel Koordinatörü Berna Yağcı Mardin’de dar gelirli kadınların güçlendirilmesi amacıyla yoksul mahallelerde kurdukları kadın ve çocuk merkezi ile bugüne kadar pek çok kadının hayatına dokunan çalışmalarına dair detayları aktardı. Aynı panelde söz alan TEMA Vakfı Genel Müdürü Başak Yalvaç Özçağdaş ise TEMA Vakfı’nın 1992’den bugüne kadar 45 bin futbol sahası büyüklüğü alanda 38 milyon fidanı toprakla buluşturduğunu ve tüm bu alanları vakfın web sitesi üzerinden görülebileceğini belirtti. Başak Yalvaç Özçağdaş, TEMA’nın orman zenginliğini artırmanın yanı sıra doğal varlıkların korunması konusunda da mücadele ettiğini ve bugüne kadar milyonlarca çocuğa ekolojik okuryazarlık ile çevre bilincine dair eğitimler verildiğini paylaştı. Panelde ayrıca şirketlerin sosyal etki yaratmak için sivil toplum kuruluşları ile gerçekleştirdikleri ortaklıkların etkileri üzerine konuşuldu.
Kırsal Eko Turizm OrganizatörüBedriye Berber Engin ise bir kitapla başlayan eko turizm merakını ve yaşadığı Bilecik’in Kurşunlu Köyünü eko turizme açma hikayesini paylaştı. Kurşunlu Köyü’ndeki kadınları motive ederek burayı bir eko turizm merkezine dönüştüren Bedriye Berber Engin, Güven İslamoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, yerelde yarattığı dönüşüm hikayesiyle ilham veren bir konuşma yaptı.
Zirvenin karbon ayak izi ölçüldü, 1.000 fidan bağışlandı
Karbon ayak izine dikkat çekmek amacıyla zirve boyunca etkinliğin ve katılımcıların etkinliğe ulaşımlarından kaynaklanan karbon ayak izi ölçümü yapıldı. İki günlük zirvenin toplam karbon ayak izi 1.973 kg olarak ölçüldü. Bu etkiyi dengelemek için iki gün boyunca zirveye katılan her katılımcı ve izleyici adına bir adet olmak üzere toplam 1.000 fidan bağışlandı. 1.000 fidan ile atmosfere salınan 1.973 kg karbondioksitin yaklaşık 10 katı kadar karbondioksit nötrlendi.
Seminer ve workshoplarla sürdürülebilirlik ve inovasyon eğitimleri
Zirve öncesinde, 26 Eylül’de başlayan ve 3 hafta boyunca 18 saat online, 4 saati fiziksel olarak gerçekleştirilen seminer & workshop programında, farklı kategorilerdeki sürdürülebilirlik yaklaşımları, akademisyenler tarafından anlatıldı. Sürdürülebilirlik konusunda temel bilgileri paylaşmak, ekosistemi genişletmek ve daha çok kişiye farkındalık kazandırmak amacıyla düzenlenen seminer ve workshoplardaki ana başlıklardan bazıları; “Sürdürülebilirlik Ekonomisine Giriş”, “İnovasyon Ekonomisi ve İnovasyon Stratejileri” ve “Perakendede Sürdürülebilir Yaklaşımlar” oldu. Bu programı başarı ile tamamlayan 238 kişiye sertifikaları, 21 Ekim Cumartesi günü düzenlenen özel bir törenle takdim edildi.
Büyüleyici ve yenilikçi bir perakende deneyimi olan canlı yayın alışverişi, birçok kişi tarafından dijital ticaretin geleceği olarak lanse ediliyor. Canlı olmak müşteri algısı tarafında, düzenlenmemiş olduğu anlamına gelir ve bu genellikle deneyime daha fazla ivme ve enerji katar. Alışveriş yapanlar, müşterilerin sorularına, yorumlarına veya isteklerine gerçek zamanlı olarak yanıt verdiğinde satıcı ile etkileşim kurabilir ve kendilerini devreye girmiş hissedebilirler.
Canlı yayın alışverişi ilk olarak Çin’de Alibaba’nın 2016 Bekarlar Günü ile başarıya ulaştı ve Coresight Research tarafından tespit edildi. New York Times’a göre 2022’de “TikTok’un Çince versiyonu Douyin veya başka bir kısa video platformu Kuaishou gibi uygulamalarda canlı yayın aracılığıyla tahmini 500 milyar dolarlık ürün satıldı; bu, 2019’dan bu yana sekiz kat artış.”
CNBC kısa süre önce TikTok, Poshmark ve eBay’in şu anda canlı yayın alışverişini test ettiğini ve “burada, ABD’de aksiyonun bir parçasını kapmak için acele ettiklerini” belirtti. eBay’in Baş Ürün Sorumlusu Eddie Garcia, şirketin bu yeni alışveriş için iyimser olduğunu ve buna yatırım yaptığını iddia ediyor. Şirketin canlı yayın platformu eBay Live‘ı denetleyen Garcia, eBay’in şu anda “moda ve koleksiyon ürünlerine odaklandığını ve oradan genişlemeyi planladığını” belirtti.
Artık tüm gözler TikTok’un ve eBay’ın canlı yayın alışverişi hamlesinde.
Çin’de tüketiciler, sosyal medya ve ticaretin kusursuz bir karışımı sayesinde ürün keşfi için fenomenleri ve sosyal kanalları kullanmayı hızla benimsedi. Alibaba’nın yeniliği canlı alışveriş unsurunu devreye soktu ve pandemi, büyümeyi daha da hızlandırdı. 2019 yılına gelindiğinde, canlı alışveriş Batı dünyasında ilgi kazandı ve ByteDance’in yan kuruluşu Douyin’in pazara girmesiyle Çin’de sağlam bir şekilde yerleşti.
2021’de Çin’de canlı alışveriş, bir önceki yılki %220’lik büyümenin ardından %108 artışla 327 milyar Dolar elde etti. Bu rakam, Çin’in e-ticaret pazarının yaklaşık %10’unu temsil ediyor; bu, yaklaşık 6,4 trilyon Dolar’lık geniş perakende pazarıyla karşılaştırıldığında dikkate değer ancak nispeten küçük bir kısım. Buna karşılık ABD, 2022’de canlı alışverişte yaklaşık 20 milyar Dolar gördü; bu, e-ticaret pazarının yaklaşık %2’sini ve toplam perakende pazarının yalnızca %0,3’ünü oluşturuyor.
Piyasa yapısı iki ülke arasında önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Çin’de Alibaba’nın TaoBao’su %80 payla hakim durumdayken geri kalanını Douyin ve Kwai oluşturuyor. ABD’de ise manzara daha parçalı; Meta’nın Instagram’da canlı alışverişi durdurması ve Amazon’un önemli bir rol oynamasını içeriyor.
Çin’de bile potansiyel zorlukların geleceğine dair işaretler var. Canlı alışveriş pazarının en büyük ikinci oyuncusu olan Douyin, canlı yayın alışverişinin önümüzdeki iki yıl içinde toplam e-ticaret satışlarının yaklaşık %20’sine ulaşarak potansiyel olarak zirveye ulaşacağı durgun bir büyüme öngörüyor.
Ek olarak, canlı yayın ticaretinin çok az ilgi gören başka bir yönü daha var. Gartner’ın raporlarına göre Kuzey Amerikalı perakendeciler, canlı yayın etkinlikleri sırasında iade oranlarının %40’a kadar çıktığını bildirdi. Ancak Douyin’de satıcıların gelirinin %80’i önemli bir oranda yalnızca bir veya iki ürüne bağlı. Mücevherat gibi belirli kategorilerde “alıcıların pişmanlığı %80’e varan iade oranlarına yol açabilir.”
Google bu haftadan itibaren ana kampüsünün bir kısmını halka açıyor.
Şirket, Google yöneticilerinin ve yerel liderlerin Mountain View, Kaliforniya’daki genel merkezini dinlemek üzere bir araya geldiği törenin ardından perşembe günü “Ziyaretçi Deneyimi” merkezi adını verdiği merkezin kapılarını halka açtı.
Google’ın Emlaktan Sorumlu Başkanı Scott Foster, “Her zaman Google çalışanlarının ve onların arkadaşlarının deneyimlerine odaklandık” dedi. “Fakat bu proje özellikle halk için tasarlandı.”
google, halka açık bir kafe, mağaza ve etkinlik alanı açıyor 11
Her ne kadar halk Google’ın gerçek ofis alanına giremese de, yeni ziyaretçi merkezinde bir topluluk grubunun veya kâr amacı gütmeyen kuruluşun toplantı veya etkinlikler için alan ayırma talebinde bulunabileceği bir oda bulunmaktadır. Bu merkez aynı zamanda, şirketin New York’un Chelsea semtinde ilk halka açık Google perakende mağazasını açmasından iki yıl sonra gelen bir kafe ve perakende Google mağazasını da içeriyor.
Merkezin kafesinde yerel lokantalardan sandviç, çorba ve tatlılar gibi yemekler servis edilmektedir. Google’ın halka açık ilk kafesi olmasına rağmen tipik bir büyük kampüs kafeteryasından daha hafif bir seçime sahiptir. Aynı zamanda etkinlikler için bir açık hava “plaza”sının yanı sıra küçük bir zanaat alanı ve yerel perakendecilerin dönüşümlü olarak yer alacağı küçük bir yerel mağaza da bulunuyor.
google, halka açık bir kafe, mağaza ve etkinlik alanı açıyor 12
Yöneticiler, birkaç yıldır çalışmalarına devam eden merkezin, teknolojinin hızla ilerlediği ve salgın sonrası daha fazla kişisel alana ihtiyaç duyulduğu bir döneme denk geldiğini söyledi.
Kampüs Araştırma ve Tasarım Direktörü Michelle Kaufmann, CNBC’ye yapay zeka ve bulut bilişime atıfta bulunarak, “İnovasyon o kadar hızlı ilerliyor ki, birlikte olacak bir yere sahip olmak daha da önemli” dedi. “Bu, fildişi kule olmama yolunda bir adımdır ve umarım toplumun nasıl daha fazla dahil olabileceğine dair bir plan olabilir.”
google, halka açık bir kafe, mağaza ve etkinlik alanı açıyor 13
Bu, Facebook (şimdiki Meta) ve Google gibi Silikon Vadisi teknoloji şirketlerinin, tarihsel olarak halka kapalı olan geleneksel kampüs tasarımlarından ayrılma eğiliminin ortasında gelişti. Bu trend, şirketlerin hem üst düzey yetenekleri hem de teknoloji dışı komşularını memnun etme baskısıyla karşı karşıya kaldıkları bir dönemde ortaya çıkıyor.
Facebook, diğer olanakların yanı sıra uygun fiyatlı konut, tam hizmet veren bir market ve eczaneyi içerecek benzer bir model için büyük Menlo Park kampüs planlarını yeniden çalıştı.
google, halka açık bir kafe, mağaza ve etkinlik alanı açıyor 14
Google, San Jose şehir merkezinde yolun 10 mil aşağısında 25.000 çalışana ev sahipliği yapacak daha da büyük, 80 dönümlük karma kullanımlı bir kampüs kurma planlarını onayladı.
Türkiye’deki ilk mağazalarını Mayıs 2023’te Torium AVM ve Oasis Cadde AVM’de eş zamanlı olarak açan Danimarka merkezli ev eşyası perakendecisi, üçüncü mağazasını açmaya hazırlanıyor. 45 ülkede 3.300’den mağazası bulunan markanın Ülke Müdürü Alexandru Bratu, “Türkiye’deki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz, yıl sonuna kadar üçüncü mağazamızı da Anadolu Yakasında çok merkezi bir lokasyonda açacağız. Önümüzdeki yıl da mağaza sayımız artarak devam edecek” dedi.
Danimarka merkezli ev eşyası perakendecisi JYSK, 1979 yılında aile şirketi olarak kurulduğu günden itibaren misyon edindiği uyku ve yaşam alanlarında herkes için harika bir İskandinav teklifi sunma hedefini şimdi Anadolu Yakasında açacağı üçüncü mağazası ile sürdürüyor.
İskandinav “hygge” tarzında ev ve yaşam ürünlerinin yanı sıra yatak ve uyku ürünlerindeki deneyimini daha çok müşterisi ile paylaşmayı hedefleyen JYSK, üçüncü mağazasını 14 Aralık’ta Tepe Nautilus’ta açıyor. Doğrudan yatırım ile açılan mağaza, 1.421 m2 toplam alanı ile müşterilerine ferah bir alışveriş deneyimi sunacak.
Mağaza sayısı kısa sürede artırılacak
Romanya ve Bulgaristan’ın yanı sıra JYSK Türkiye’nin de Ülke Müdürü olan Alexandru Bratu, “Türkiye’deki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz, yıl sonuna kadar üçüncü mağazamızı da Aanadolu Yakasında çok merkezi bir lokasyonda açacağız. Önümüzdeki yıl da mağaza sayımız artarak devam edecek. JYSK Türkiye’de yapacağımız yatırımlar ile, daha çok müşterilerimizi gerçek İskandinav deneyimi ile buluşturacağız ve gittikçe artan mağaza sayımız ile kolaylıkla erişebilir olacağız. Artık hem Avrupa Yakasında hem de Anadolu Yakasında birbirinden güzel tasarımları çok uygun fiyata sunuyor olacağız.”
“Türkiyede’ki yeni mağazalar, müşterilerimize ilham veren ve kolay alışverişin yanı sıra keyifli bir deneyim sunmayı hedefleyen JYSK’un en güncel mağaza konsepti ile açılacak. Konsept, mağaza içi gezinmeyi ve ürünlere kolay erişimi mümkün kılarken; enerji tasarruflu aydınlatması ile ürünlerin daha dikkat çekici görünmesine ve açık kahverengi, ahşap görünümlü zemin dahil tüm mağazaya hakim olan nötr renkleri ile de yalın bir atmosfer oluşumuna olanak sağlıyor” dedi.
JYSK mağazaları İstanbul ile sınırlı kalmayacak
Ülke müdürü Alexandru Bratu sözlerine şöyle devam etti: “Kısa bir süre olmasına rağmen, JYSK’un Türkiye pazarındaki başarısı ve müşterilerimizin ilgisi bizi çok mutlu etti. Çok geçmeden her semtte tüm müşterilerimizi ağırlamak için sabırsızlanıyoruz.
Türkiye’deki yatırım kararımız İstanbul ile sınırlı kalmayacak. Planlarımız doğrultusunda İstanbul sonrasında çevre iller başta olmak üzere tüm Türkiye’de JYSK mağazaları ile İskandinav yaşam tarzını ve felsefesini müşterilerimiz ile buluşturmayı hedefliyoruz.
İstanbul’daki üçüncü JYSK mağazası 14 Aralık’ta Tepe Nautilus AVM’de açılacak. JYSK Türkiye’nin toplam 45 ülkede 3300’den fazla mağazası bulunuyor.”