TFI TAB Gıda Yatırımları’nda üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Buna göre şirketin CFO görevine finans dünyasının deneyimli isimlerinden Furkan Ünal getirildi.
Türkiye’de 1994 yılından beri faaliyet gösteren ve bugün dünya çapında yaklaşık 2.800 restoranı ve 55.000’i aşkın çalışanıyla dünyanın en büyük 5 hızlı servis restoran operatöründen biri olan TFI TAB Gıda Yatırımları’nda CFO görevine Furkan Ünal getirildi.
Furkan Ünal, 10’u aşkın ülkede farklı şirketlerde finans, strateji, ekonomi ve yönetim alanlarında farklı projeler yönetti.
TFI TAB Gıda Yatırımları’na katılmadan önce 5 yıl Kardemir’de (Karabük Demir-Çelik Fabrikaları) şirketin CFO’su olarak görev yapan Ünal, Aktif Bank‘ta Kurumsal Finansman ve Yatırımlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği, Dubai Grup’a bağlı TAİB Bank’ta Yönetim Kurulu Başdanışmanlığı gibi görevleri üstlendi. Ünal, Kazakistan ve Arnavutluk’ta iki ayrı bankada Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği ve ABD Nasdaq borsasında işlem görmekte olan bir firmada Danışma Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir. Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde lisans eğitiminin ardından, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA yapan Ünal aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde doktora eğitimine devam etmektedir.
Ayakkabı markası Crocs, Meta’nın ardından ikinci sırada yer alarak 2022’de en hızlı büyüyen markalar listesinde neredeyse zirveye ulaştı.
Sonuçlar, 2022 boyunca satın alma düşüncesindeki büyümeyi ölçen Morning Consult’un En Hızlı Büyüyen Markalar çalışmasından alınan veriler.
Liste ayrıca, Crocs’u gençten yaşlıya popüler bir seçim olarak gören nesile göre büyümeyi de derecelendiriyor. Markanın gizli sonucu ise şu şekilde: Şirket, ayakkabının işlevine ve rahatlığına ilgi duyan çekirdek hayran kitlesini uzaklaştırmadan trend odaklı stilleri yineliyor.
Morning Consult Brand Intelligence, dünya çapında yaklaşık 4.000 ve Amerika Birleşik Devletleri’nde 2.000 markayı izledi. Raporun bulguları, 2022 En Hızlı Büyüyen Markalar analizine dahil edilen 1.689 marka arasında rekor düzeyde düşük satın alma düşüncesi gördü.
Çinli ultra hızlı moda devi Shein, Z Kuşağı arasında en üst sırayı aldı, ancak genel sıralamada Crocs’u geçemedi. Bu, ayakkabı markasının bin yıllık listede üst üste ikinci kez yer alması: 2021’de 16. sırada yer aldı.
Rapor, Crocs’un marka hayranlarının benzersizliği ve yaratıcılığından bahsederek satın alma üzerinde düşünmede çok kuşaklı büyümeyi kazandığını belirtiyor. Marka hem Jibbitz süslemeleriyle kişiselleştirme seçenekleri hem de Justin Bieber ve Balenciaga gibi marka ve ünlü işbirlikleriyle kendini ifade etme fırsatları sunuyor.
Crocs her yerde
Crocs’un perakende stratejisi, kendi doğrudan işine ek olarak birçok perakendeci ortaklığı da dahil olmak üzere, olabildiğince her yerde bulunmak üzerine odaklı. Crocs ayrıca seçilmiş stillerinin bazı dönemler perakende değerlerinin birkaç katına satıldığı yeniden satış pazarları da dahil her yerde bulunmaya özen gösteriyor.
Efsane indirim günleri, muhteşem indirim günleri, efsane Kasım ya da Black Friday… İsmi her ne olursa olsun perakende sektörü yoğun bir Kasım ayını geride bıraktı.
Markaların Black Friday’e olan bakış açıları gün geçtikçe değişiklik göstermekle birlikte, ülkemizde perakende markaları genellikle tek günlük değil, sürece yayılmış şekilde indirim kampanyaları düzenlemeyi tercih ediyorlar.
Hal böyle olunca bizler de perakende sektörünün Kasım ayını markalara sorduk.
Bad Bear CEO’su Seyhan Selçuk‘a Bad Bear’ın Kasım ayı oranları ve kampanyaları ile ilgili sorularımızı yönelttik.
Kasım ayı indirimlerinde markanız ne gibi kampanyalar gerçekleştirdi?
Kasım ayında üç ayrı kampanya gerçekleştirdik. Bunlar: Alışveriş kotalarına göre indirim sağlayan sepet kampanyası, ikinciye ürüne %50 indirim kampanyası ve direkt yüzde 20 ila 30 arası indirim uygulaması olarak gerçekleşti.
Bu kampanyaların markanıza etkileri nasıl gerçekleşti, ciro oranlarınız nasıl etkilendi?
Tüketicilerin Kasım ayında indirim beklentisinin yüksek olması nedeniyle alışverişlerini ertelediklerini de hesaba katarsak, cirolarımıza yüzde 20 ila 25 arasında etki yarattı. Gerek hacimsel gerekse tutar olarak şirketimize olumlu etki sağladı.
Geçen yılın Kasım ayı indirim kampanyaları ile değerlendirdiğinizde bu yılın oranları nasıl gerçekleşti?
Perakende takvimimiz olması nedeniyle endüstride çok önemli bir değişim olmadığı takdirde takvimimize uygun indirim oranlarımızı uyguluyoruz. İndirimlerimizi ilgili dönemin en anlaşılır ve tüketicinin kolaylıkla hesap edebileceği farklı kampanyalarla sunuyoruz. O nedenle geçen yıl da benzer kampanyalarla müşterimize ürünlerimizi ulaştırmıştık.
Kasım ayı indirimlerinde müşterilerin satın alma tercihleri markanız için fiziksel veya online kanalda nasıl oranlarla gerçekleşti?
Kasım ayı genel olarak tüm markaların gerek online gerekse fiziksel olarak ciddi indirimlerle müşteriye ulaştığı bir ay, o nedenle hem fiziksel hem de online kanalda miktar ve tutar artışları yaşıyoruz. Ancak Covid ertesi Online ticaretin yoğunlaşması ve alışkanlıkların bu yöne kayması nedeniyle Kasım ayı kampanyalarının online satışlara etkisi offline satışlara oranla biraz daha hissedilir olarak gerçekleşti. Bir oran vermek gerekirse de %60 fiziksel, %40 online satış olarak gerçekleşti diyebiliriz.
Bad Bear’ın aynı zamanda Black Friday indirimleri ile görüşü ise şu şekilde: Hem tüketicinin hem markaların edindikleri faydanın yıla yayılması gerekirken, yılın herhangi bir döneminde tüm dengeleri bozabilecek türde yapılan faaliyetlerin endüstriye zarar verdiği kanaatindeyiz. Bu çerçevede yakın gelecekte tüm dünyanın bu sistemden çıkmasını ümit ediyoruz.
Black Friday her sene kasım ayında insanların çılgınca alışveriş yaptığı, indirimleri takip ettiği bir gündür ve bazen haftalarca da sürebilir. Son yıllarda yeni kuşak bu çılgınlığa dur demek istiyor, yani artık aşırı üretimi, aşırı tüketimi ve fazla harcamayı teşvik eden sistemi desteklemiyor.
Black Friday’e sadece alışveriş yönünden değil çevresel yönden de bakmak gerekiyor; yeni ürünlere yapılan daha fazla harcama, daha fazla nakliye, daha fazla yakıt kullanımı ortaya çıkınca da daha fazla atık anlamına geliyor. Leeds Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre Black Friday döneminde alınan ürünlerin paketleri ve ürünlerin %80’i büyük bir atık oluşturuyor, çöpe gidiyor.
Wastmanaged’in verilerine göre Black Friday’in 2022 için sadece ürün teslimatlarından 429.000 metrik ton sera gazı emisyonu üretmesi bekleniyordu, bu da yaklaşık olarak Londra- New York arası 435 uçuşa tekâmül ediyor. Bu rakama ulaştı mı? Henüz bilmiyoruz ama hangi ülkede ya da hangi online ticaret sitesinin ne kadar ciro yaptığına, hemen hemen piyasada olan kişiler olarak hakimiz.
Her yerde sustainability’i yani sürdürebilirliği konuşuyoruz,peki lojistik anlamında da bunu hayatımıza almamız mümkün değil mi? Çevre bilincine sahip olan tüketiciler için çevre dostu online mağazalar, çevre dostu teslimat alternatifleri sunmaya başladılar ve bu taşıma yöntemleri sayesinde de çevreye daha az zarar verilmektedir. İspanyol lojistik sağlayıcısı Correos, karbon emisyonlarını azaltmak ve verimliliği artırmak için bir hizmet geliştirdi. Correos’a göre“Her şey acil değildir, ancak gezegeni korumak acildir” sloganı ile kontrollü teslimat seçeneği sunuyorlar.
Black Friday’e yakın mail kutularımıza ve telefonlarımıza Black Friday fırsatlarıyla ilgili sayısız bildirim geliyor, ancak globalde bazı perakendeciler bu indirim çılgınlığına karşı tavır almaya başladı ve yerine yeni alternatif olarak “Green Friday”‘i başlattılar. Green Friday ilk olarak Kanada’da 1992 yılında Buy Nothing Day yani ‘Hiçbir Şey Satın Alma’ günü olarak yapıldı. Green Friday, toplumun alışveriş alışkanlıklarının olumsuz etkileri hakkında farkındalık yaratmak için 2015 yılında daha etkili ve planlı bir şekilde gündeme geldi. Bu hareket tüketicileri sürdürebilirliği destekleyen ya da etik markalardan kişinin ihtiyacına göre alışveriş yapmasını ya da hiçbir şey almayarak dikkatli ve bilinçli alışverişi benimsemeye teşvik ediyor.
Peki bu son Black Friday’i kimler Green Friday’e çevirdi aşağıya birkaç örneği ekliyorum; Ikea, Black Friday yerine müşterilerin mobilyalarını işletmeye geri satabilecekleri Geri Al ve Yeniden Sat programını tanıtıyor. 18 Kasım’dan itibaren müşteriler, kullanılmış Ikea mobilyalarını en yakın mağazalarına iade ederken, yeni ürünlerde ek %50 indirim alabilecekler.
Güzellik perakendecisi Rituals da Black Friday yerine ‘Green Friday’i destekliyor. Marka, tüm ürün serilerinde indirim yapmak yerine, müşterilerine sürdürülebilir yeniden dolumlarında özel fırsatlar sunuyor. Rituals, ürün yelpazesinde yeniden dolumlarda %20 indirim sunuyor. “Bu şekilde, yalnızca ambalajdan tasarruf etmekle kalmaz, aynı zamanda cüzdanınızda para da tutarsınız” diyor.
Tasarımcı moda perakendecisi Me+Em de bu Black Friday’de hayır kurumlarına bağışta bulunmayı tercih ediyor. Dezavantajlı kızlara ve genç kadınlara eğitim yoluyla yardımcı olan The Prince’s Trust’a gün içinde aldığı her siparişten 10 sterlin verecek.
Bu markaların dışında Green Friday ile çalışmalar yapan markaları aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz.
Global dünya böyleyken ülkemizde de green friday’i destekleyen markalar yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Bego Jeans, Türkiye’nin ilk dijital outdoor kampanyasını kullanarak “Black Friday ile Bana Gelme!” diyerek, Black Friday’e tepkisini gösterdi. Bu arada Bego Jeans geçtiğimiz yılda da “Black Friday’de Kapalıyız” mesajını kullanmıştı.
Black Fiday’in aksine Green Friday, insanları sürdürülebilir ve ihtiyaca yönelik alışveriş yapmaya ve aşırı tüketmemeye teşvik ediyor kısaca almak üzere olduğunuz ürüne gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını düşünmek için insanları sorgulatıyor ve 2015’ten beri de tüketiciler black friday’in çevre üzerindeki etkileri konusunda daha anlayışlı olmaya başladılar.
Green Friday aslında alışveriş yapanları, satın almayı planladıkları ürünlere gerçekten ihtiyaçları olup olmadıklarını sorgulamalarına teşvik ediyor.
Hepimizin bildiği gibi özellikle pandemi sonrası hayatımıza yeni alışveriş seçenekleri geldi; Ürün kiralama, ikinci el ürün satışları gibi, konu ile ilgili daha önce yine bir sektör için yazmış olduğum yazıyı aşağıya ekliyorum.
Şüphesiz temiz bir dünya istiyoruz peki biz kişisel olarak Green Friday’i destekleyebilir miyiz? Tabii hepimizin yapabileceği hususlar var isterseniz bir göz atalım;
Herhangi bir ürünü satın almadan önce, anlık satın almayı önlemek için sahip olduğunuz diğer ürünleri kafanızda gözden geçirin.
Black Friday’den önce eğer yapma şansınız varsa ihtiyaçlarınızın bir listesini yapın, buna bağlı kalmaya çalışın ve bu çalışmayı sadece black friday’e özel düşünmeyin, markete giderken yapacağınız bir liste bile gereksiz ürün alımınızı önleyecektir.
Online alışveriş yaparken tek tek ürün almak yerine tüm ürünleri bir sepete atıp, siparişinizi tek gönderide toplayabilirsiniz, bu hem nakliye ücretlerinden tasarruf etmenize ve tabii çevreye katkı sağlayacaktır.
Yıllar geçtikçe daha fazla perakendeci ve tüketici çevre bilincine yönelik alışveriş yaptığı için Green Friday her yıl giderek büyüyor. Green Friday’in neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için Black Friday’in gezegenimiz üzerindeki olumsuz etkilerini anlamalıyız. Bu arada yazının özü yanlış anlaşılmasın hiç tüketmeyin demiyorum sadece bilinçli, ihtiyaca yönelik tüketim ile yaşlı gezegenimize katkı sağlayabiliriz.
Ocak ayında yine perakende ile ilgili farklı bir konuda görüşmek üzere, şimdiden harika bir yıl dilerim.
Adidas ve Snapchat, uygulama kullanıcılarının Bitmoji avatarlarını markalı sanal ürünlerle giydirmelerine olanak tanıyan bir Bitmoji fashion drop başlatmak için güçlerini birleştirdi.
Sınırlı süreli sürümde, Adidas Web3 logosuna ve markanın imza şeritlerine sahip bir Into the Metaverse eşofman ceketi yer alıyor. Snapchat kullanıcıları ceketi 6 Aralık’tan 9 Aralık’a kadar uygulama içinden 250 Snap Token karşılığında satın alabilirler.
Adidas ve Snap arasındaki en son bağlantı, ikisi arasında devam eden bir ortaklığı sürdürüyor ve giyim perakendecisinin sanal giyilebilir alanı daha fazla keşfetmesini sağlıyor. Bu çaba, Snapchat’in dijital kişiselleştirmeye öncelik vermeye devam ettiğini de gösteriyor.
Sanal dünyaların en çok tercih edilen giyim perakendecisi olma arayışındaki Adidas, Snapchat ile yakın işbirliği içinde çalışıyor. Uygulamanın kişiselleştirilebilir Bitmoji avatarlarıyla olan son bağlantısının yanı sıra ikili; özel giyim koleksiyonları, Dünya Kupası etkinlikleri ve hatta “kilidi açılabilir” Bitmoji deneyimini kullanan ilk marka olma fırsatı için bir araya geldi.
Adidas ve Snapchat ne yapmaya çalışıyor?
Into the Metaverse sarı eşofmanına erişmek için kullanıcılar uygulama içindeki profil simgelerini tıklayarak bir Adidas Bitmoji Drop Banner’ı ortaya çıkarabilir. Ardından, kullanıcıların uygulama içi Token Shop’ta Apple Pay veya Google Pay kullanılarak satın alınabilecek 250 Snap Token ödemesi gerekir. ABD’de 250 token 2,99 $ karşılığında satın alınabilir. Satın alma penceresi yalnızca sınırlı bir süre için açık olsa da, parçayı satın alanlar indirimden sonra kullanmak üzere sanal dolabına eklemiş olacak.
Sanal giyilebilir ürünler, bu yıl Adidas için önemli bir odak noktası haline geldi. Kasım ayında marka, metaverse stratejisinin bir parçası olarak sanal donanım için yeni bir ürün kategorisi oluşturdu. Giysi, dijital avatarlar için tasarlandı ve diğer sanal dünyalarla da uyumlu ve bu aynı zamanda Adidas’ın ilk değiştirilemez token giyilebilir koleksiyonunu piyasaya sürmesiyle geldi. Bu hareket, giyim perakendecileri arasında meta evrenine nasıl uyum sağlayabileceklerine yönelik artan ilgiyi ima ediyor ve aynı sıralarda Nike, sanal ürünleri toplamak ve nihayetinde ticaret yapmak için bir pazar yeri olan .Swoosh’u piyasaya sürdü.
Bitmoji’lerinin yanı sıra, Snapchat’in gözü diğer dijital deneyimlerde yani artırılmış gerçeklikte. En son kazanç çağrısında Snap, AR’nin de bunlardan biri olduğu üç temel önceliği sıraladı. Snapchat’in günde ortalama 250 milyondan fazla kullanıcının AR deneyimleriyle etkileşim kurduğunu görmesi sebebiyle bu konuya odaklanması şaşırtıcı değil. Bazıları da, tatil çabalarını büyük ölçüde teknoloji etrafında şekillendiren American Eagle gibi sanal deneyimden yararlandı. Snapchat, Kasım ayında tüketicilerin telefonlarından binlerce gözlük markasını ve stilini denemesine olanak sağlamak için Amazon Fashion ile ortaklık kurdu.
2023 yılı, özellikle pazarın üst ve alt seviyelerine hitap eden şirketler için perakendede beklenenden daha iyi olacak gibi görülüyor. Orta kesime hitap edenler ise muhtemelen zorlanacak. Bunu söyleyen biz değiliz elbette.
Küresel perakende analistleri mevcut perakende durumu ve 2023 yılını değerlendirdi:
Düşük gelirli tüketicilerin temel ihtiyaçlara harcadıkları parayı artırmak için indirimcilere ve indirimli fiyatlara yöneldiği son trendlerin devamını görmemiz muhtemel. Daha yüksek gelirli insanlar (potansiyel bir gerilemenin sıkıntılarını yukarıda belirtilen kadar yakın bir yerde hissetmeyecekler), anlamsız ürünler için daha az da olsa harcamaya devam edecekler.
2023 Perakende Tahminleri
Peki ne olacak? Küresel perakende tahminleri neler?
Yeni Best Buy modelleri gibi daha fazla showroom mağazası görmeye başlayacağız. Daha düşük inşa maliyetleri, daha az işçilik/maaş bordrosu, daha az elde tutulan envanter, daha düşük kira ve ertesi gün nakliye ücretleri dahil olmak üzere bu tür bir yatırımın yapıldığı teşhir salonlarında yerleşik pek çok avantaj bulunuyor.
Giderek daha fazla sayıda perakendeci, yukarıda sıralanan nedenlerin yanı sıra J.Crew, Target ve Amazon.com gibi daha çekici “mahalle” veya ana cadde konumlarına girme avantajı nedeniyle daha küçük alanlara yerleşecek.
Yeniden satış/kullanılmış/döngüsel perakende, ismine her ne derseniz, patlamaya hazır. WD Partners’ın yakın tarihli araştırması, tüketicilerin mega mağaza, tüketici elektroniği, donanım, departman mağazalar ve tabii ki özel perakende dahil olmak üzere perakendenin her kapsamında “kullanılmış” alanları ziyaret etmeye istekli olduğunu gösteriyor. Bu konuda her şey doğru; alışveriş yapmak eğlenceli, çevre için iyi ve önyüklemesi ucuz. Operasyonel unsurlar anlaşıldığında, perakendede önümüzdeki yıllarda itici bir güç haline geleceği tartışılmaz.
Peki siz ne düşünüyorsunuz? 2023 yılında ülke ekonomisi tüketici davranışları ve perakendeyi nasıl etkileyecek? Showroomlar, daha küçük mağazalar ve yeniden satış önümüzdeki yıl ne kadar öne çıkacak?
Son zamanlarda yapılan bir araştırma, erkeklerin mağazadan alışveriş yapmayı tercih eden kadınlara kıyasla internetten yiyecek alışverişi yapma olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
PYMNTS tarafından yürütülen “ConnectedEconomy Aylık Raporu: Cinsiyet Bölünmesi Yayını” adlı anket, erkeklerin ve kadınların eşit şekilde yaptığı çevrimiçi bankacılık dışında genel olarak konuşursak çevrimiçi faaliyetlere erkeklerin daha fazla ve kadınların daha az katıldığını ortaya koydu.
Aynı gün teslimat hizmeti aracılığıyla çevrimiçi yiyecek siparişi vermek, erkekler ve kadınlar arasındaki en büyük farkı gösterdi. Ekim 2022’de 52,4 milyon erkek aynı gün teslimat yoluyla en azından bazı yiyeceklerin siparişini verirken 15,9 milyon farkla yalnızca 36,6 milyon kadın sipariş verdi.
Araştırma mağaza içi alışveriş verilerine de odaklanıyor
Anket ayrıca, partneri olan erkeklerin bekar erkeklere göre aynı gün teslimat yoluyla internetten yiyecek satın alma olasılığının %16 ve eve teslim yiyecek sipariş etme olasılığının %18 daha yüksek olduğunu buldu.
Geçen yıl Jungle Scout tarafından yapılan bir ankette benzer şekilde erkeklerin günlük veya haftalık olarak daha sık çevrimiçi alışveriş yaptıkları, kadınların ise ayda yalnızca bir ile dört kez çevrimiçi alışveriş yaptıkları ortaya çıktı. Ayrıca Facebook, Instagram, YouTube ve TikTok gibi sosyal medya sitelerinde, bu sitelerin kullanıcılarının ve onları etkileyen kişilerin çoğunluğunun kadın olmasına rağmen ürün arama olasılığının erkeklerde daha yüksek olduğunu buldu.
Mağazadan alışveriş yapma arzusu açısından, pandeminin ilk ayağından bu yana davranış değişmiş görünüyor. Video Mining tarafından tüketici davranışları üzerine yapılan bir araştırma, pandeminin ilk aşamasında erkeklerin kadınlardan daha fazla mağaza içi alışveriş gezisi yaptığını ortaya koydu. Özellikle Nisan 2020’de mağaza içi alışveriş gezilerinin %60’ını erkekler oluşturdu. Oran, yıl ilerledikçe eşitlendi ancak 2020 Ekim’inde erkekler hala mağazadan kadınlardan daha fazla alışveriş yapıyordu.
Video Mining çalışması, bulgularıyla ilgili olarak erkek ve kadınlar arasında mağaza içi alışveriş davranışında bir dizi farklılığa işaret etti. Örneğin, erkekler iki markalı ürün teşhirlerinden satın alma eğilimindeyken, kadınlar tek markalı teşhir ürünlerinden daha fazla satın alıyor.
Elfler, New York 5th Avenue’deki LEGO mağazasını ele geçirdi. Noel vitrini şeması, vinçler, çarklar, roket iticiler ve bir röntgen makinesi içeren yaratıcı bir üretim hattı.
Harlequin Design’ın planı, şenlik havasına katkıda bulunan animatronik ve ışıklandırma efektlerini kapsıyor.
Lego parçalarından yapılan bu elflerin görevi ise Noel zamanı için LEGO bacaları üretmek.
Penti, sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Marka rapora göre, ürün sürdürülebilirliği konusunda somut hedefler ve taahhütler ortaya koyan ilk ve tek giyim perakende markası oldu.
‘Sorumlu Üretim Sorumlu Tüketim’ felsefesini odağına alan Penti, sürdürülebilirlik için atılan adımların insan, doğa ve dünyada büyük dönüşümlere sebep olması adına çalışmaya devam ediyor.
Penti, sürdürülebilirlik hedeflerini 10 yıllık bir plan çerçevesinde ürünler, üretim fabrikaları ve mağazalar olarak 3 farklı başlık altında değerlendiriyor.
penti, 2030 yılına kadar ürünlerinin %95’ini sürdürülebilir materyallerden temin edecek 15
Su, enerji ve kimyasal ürünlerin kullanımını azaltan yeni teknolojileri üretim süreçlerine dahil eden marka, 2025’e kadar sürdürülebilir pamuk ve dönüştürülmüş polyester kullanımını %45’e, 2027’ye kadar %60’a ve 2030 yılında %95’e çıkarmayı hedefliyor.
Penti, yayınlanan raporda sürdürülebilirlik modeli kapsamındaki çalışma alanları ve hedeflerini dört ana başlıkta topluyor. Bunlar: bilgi, tutku, saygı ve özen.
Penti yayınladığı raporun Türkiye’nin en kapsamlı sürdürülebilirlik raporu olduğunu söylüyor.
Hızlı ticaret devi Getir, rakip firma Gorillas’ı komple hisse senedi anlaşmasıyla satın alacağını duyurmaya hazırlanıyor.
Şu anda rapor edilen şartlar, Gorillas’ın yatırımcıları için daha önce bildirilen anlaşmaya göre belirgin şekilde daha az elverişli.
Getir, geçtiğimiz ay Hollandalı rakibi ile güçlerini birleştirmişti
İlk anlaşmada Gorillas’ın hissedarları Getir’de tek haneli hisse senedi ve 100 milyon dolar nakit alacaktı.
Yeni komple hisse senedi anlaşması ise, Berlin merkezli girişimin yatırımcılarının herhangi bir ek para almayacağı ve Gorillas hisselerini Getir’e çevireceği anlamına geliyor.
Yatırımcılar bunun Gorillas’ın son dönemki işlerinin başarı oranlarındaki düşüşten kaynaklandığını söylüyor.
Eylül 2021’deki son finansman turunda Gorillas’ın değeri 3 milyar dolardı.
Türkiye merkezli Getir, Mart ayındaki en son finansman turunda 12 milyar dolar değerindeydi.
Getir, geçtiğimiz ay Hollandalı rakibi Just Eat Takeaway ile de güçlerini birleştirdiğini açıklamıştı.