Ana Sayfa Blog Sayfa 456

McDonald’s Hakkında Muhtemelen Daha Önce Duymadığınız 10 Gerçek

Sürekli kullanıcısı veya tüketicisi olduğumuz markalar hakkında bilmediğimiz birçok gerçek olduğunun hepimiz az çok farkındayızdır.

Günde onlarca markayla iletişime geçiyor, hatta birçoğunun destekçisi veya sürekli kullanıcısı olarak hayatımıza devam ediyoruz. Sevdiğimiz veya hiç kullanmadığımız markaların yanında, sürekliliğini sağladığımız birçok markanın da olumsuz yönelerini görmezden gelmek durumunda kalıyoruz.

İşte o markalardan biri olarak McDonald’s ve dünyada binlerce tüketicisi olmasına rağmen muhtemelen bilmediğimiz veya bilip de görmek istemediğimiz 10 gerçek:

resim4 1
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 26

1- Şirket 2012’de, etin istenmeyen kısımları amonyum hidroksitle yıkanarak elde edilen, “pink slime” denilen et dolgusunu kullanmayı bıraktı.

resim4 2
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 27

2- McDonald’s ilk açıldığında hamburgerci değil hot dogçuydu. Şirket 1937 yılında 5000$ kredi ile hot dogçu olarak açıldı. Hamburger satmaya ise 1948 yılında başladı.

resim4 3
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 28

 3- Şirketin CEO’su Jim Skinner’in 1 yıllık maaşı olan 8.75 Milyon Doları kazanmak için bir McDonald’s işçisinin 1.2 Milyon saat çalışması gerekiyor.

resim4 4
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 29

4- ABD vatandaşları yılda 2 Milyon tondan fazla McDonald’s eti tüketiyor. Bu değer 5.5 Milyon adet büyükbaş hayvana denk geliyor.

resim4 5
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 30

 5- Şirket her gün dünya çapında 68 Milyon kişiye hizmet etmekte (dünya nüfusunun yaklaşık %1’i) ve saniyede 75 hamburger satmaktadır.

resim4 6
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 31

 6- McDonald’s “Drive Thru” denilen araçla sipariş sistemini ABD’de araçlarından inmesi yasak olan askeri personele hizmet için başlattı. Bu sistem Çin’de devreye sokulduğunda, kafası karışan Çinli müşteriler araçlarıyla siparişlerini aldıktan sonra restorana girerek siparişlerini yemeye başladı.

resim4 7
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 32

 7- Dünya üzerinde McDonald’s‘ın amblemini tanıyanların sayısı, Hristiyanlık sembolü olan haçı tanıyanlardan daha fazladır. Meşhur amblemi tanıyanların oranı %88 iken, haçı tanıyanların oranı %54’tür.

resim4 8
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 33

 8- Guantanamo Üssünde bulunan McDonald’s şubesi Küba’daki ilk ve tek McDonald’s şubesidir. İşbirliği yapan mahkumlara ödül olarak McDonald’s ürünleri verildiği bilinmektedir.

resim4 9
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 34

 9- 1960’larda meşhur amblem değiştirilmek istense de dizayn danışmanı Lois Cheskin itiraz etmiştir. Cheskin’in itirazının nedeni, amblemin müşterilerin bilinç altında “büyük kadın göğüsü” algısı yarattığını düşünmesidir.

resim4 10
mcdonald’s hakkında muhtemelen daha önce duymadığınız 10 gerçek 35

10- Araştırmalara göre her 8 Amerikalıdan 1’i McDonald’sta çalışmış oluyor.

İyi İçerik Her Zaman Kazandırır mı?

Birçok alanda, insanların dikkatini herhangi bir yöne çekmek oldukça güçtür. Toplum açısından algı; her geçen gün daha iyi, daha güzel veya daha kaliteli gibi tanımlamaları eskisinden daha bilinçli bir yönelimle gerçekleştirme yolunda ilerliyor.

Hal böyle olunca sektörde her geçen gün içeriğe ve farklılığa erişebilme kavramı, öncesinden daha önemli bir konuma erişti. Gerek marka açısından, gerekse yazılı mecra bazında ‘iyi içerik’ kavramı ön plana çıktı.

İnsanlar artık sabit fikirlere dayalı yazıları okumaktan hoşnut değil. Gereksiz marjinallik de değil aradıkları. İçeriğin kalitesinin, birçok alanda okuyucuyu ya da marka bazında kullanıcıyı sarmak zorunda olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Peki ya ‘iyi fikir’ ya da ‘iyi içerik’ her zaman kesin bir dönüş getirir mi?

Bu sorunun cevabı aslında ne ‘evet’ ne de ‘hayır’

resim3 1
i̇yi i̇çerik her zaman kazandırır mı? 39

Eminim hepimizin geçmişten hatırladığı, an itibariyle sektördeki yerinde yeller esen, dönemin şahane ünlü markaları mevcuttur. Gelişimi bu kadar hızlı fakat olgunluk evresi bu kadar ters yönde etkilenen bir marka için, yukarıdaki soruya hangi cevabı verirdiniz?

Peki iyi içerik ne kadar süre bize dönüş getirir?

Sosyal medyada da işler aslında bu şekilde işliyor. Markanızın, çalışmanızın ya da herhangi bir yazınızın bir anda parlayıp getireceği başarının garantisi nedir? Elbette stratejilerle paralel, fakat belki de iyi içeriği yanlış zamanda sunmuşsunuzdur.

Araştırmalara göre atılan tweetlerin %80’i 30 gün içinde asla tekrardan atılmıyor. Peki ya sizin içeriğinizin de bu yüzdenin bir parçasını oluşturabileceğini hiç düşündünüz mü? Elbette bu oranın bu kadar yüksek olmasındaki en büyük etken, hem tembellikten kaynaklı geriye dönük içerik taraması yapmamamız, hem de Twitter spami görüntüsünden bir hayli ürküyor olmamızdır.

Fakat tüm bu etkenlerin yanında, çoklu paylaşımların ya da aynı içeriği birden fazla kez paylaşıma sunmanın ilk yapılan paylaşım kadar etki getirebileceğini biliyor muydunuz?

resim3 2
i̇yi i̇çerik her zaman kazandırır mı? 40

Elbette bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalara değinmek koşuluyla:

Otomasyon ve Takvimler

Aslında bu işin en büyük engeli rutin iş yükü arasında geriye dönememek. Diğer bir deyişle içerik karmaşası ve aradığını bulamama. Çünkü iyi içeriğin yalnızca kendisi belirlidir, zamanı değil… Ve eğer siz belirleme kısmında hatalı iseniz, zamanı asla yakalayamayacaksınız demektir. Bu nedenle içerik takviminizi oldukça iyi takip ediyor olmalısınız.

Markalarda da durum aynı şekilde gerçekleşir. Bugün Retro marketing kavramı da aslında tam olarak iyi içeriğin ya da iyi ürünün tekrar zamanını değiştirmek koşuluyla gerçekleştirmekten başlar. Birçoğumuzun bildiği eski model ya da unutulmuş ürünlerin, bugüne uyarlanmasından bahsediyorum aslında.

resim3 3
i̇yi i̇çerik her zaman kazandırır mı? 41

Kısmen Değiştirin

İçeriğinizin tamamı mı işe yaramaz, yoksa bir bölümü mü? Mesela başlığı ilgi çekmemiş olabilir mi, ya da markanız için slogan veya logo. İlk izlenim tüketici veya okuyucuda 7 saniyede gerçekleşiyor. Yani 7 saniyelik bir başarısızlık toplam görüşü yerle bir etmeye yeterli. Ufak bir değişiklik ise, çoğu zaman tüm içeriği kurtarabilir. Hal böyle olunca, bu işin değer yargısını sizler de tahmin edersiniz…

Paylaşım Sıklığına Dikkat!

Hepimiz sosyal medyada art arda paylaşılan, artık hepimizi sıkılma noktasında isyana taşıyan birçok içerikle karşılaşmışızdır. Bu işin en kritik noktası da aslında zaten bu. İyi içerik çıkarmaya çalışırken, bir anda insanlar sizin başka içerik çıkarmadığınız kanısına varabilir. Bu nedenle paylaşım sıklığınız kitlenin nabzını tutarken, aynı oranda kendinizin de nabzını tutmalı.

Bir reklam arasında dört kez üst üste ya da kısa bir arayla tekrar verilen reklamlara olan sevginiz nedir? İşte bu noktada bir süre sonra, tüketici için ne içerik kalıyor ne de yaratıcılık . Bu da hem markalar, hem de içerik için en büyük tehditlerin başını çekiyor.

Gerek kendi ürettiklerimiz adına, gerekse var olan veya yaratılabilecekler açısından; ‘iyi’ olanı görmenin çok da kolay olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Bu açıdan herhalde herkes gibi benim de temennim, bu gibi tavsiyeler veya çalışmalar ışığında, ‘iyi’ olanı bulmanın biraz daha ‘kolay’ olduğu dönemler yaşamak olabilir.

Gördüğünüzde Yok Artık Diyebileceğiniz 90’lı Yılların En Olumsuz Basılı Reklamları

Reklam sektörünün yaratıcılık gerektirdiği ölçüde bir o kadar da hassas bir kanal olduğunu tartışmaya gerek yoktur herhalde. Yayılım gücünün hızıyla birlikte, düşüncelerinizin birdenbire yayılabileceği böyle bir mecrada aktardığınız mesaj ve kullandığınız yöntem oldukça net ve anlaşılır olmalı. Günümüz reklam kanallarıyla elbette karşılaştırılamaz ama, 90’lı yılların basılı reklamları dönemin bir hayli ses getiren, TV reklamlarının halen oldukça maliyetli görüldüğü dönemler olarak aklımızda yer etmeyi başarmıştı. Yine de bu reklamlar arasında öyle reklamlar var ki; reklamcılık anlayışının bambaşka bir bakış açısıyla aktarıldığı, birçok anlamda yok artık diyebileceğiniz cinsten reklamlardan oluşuyor.

İşte onlardan bazıları ve 90’lı yılların en absürd basılı reklamları;

resim2 1
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 49

resim2 2
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 50

resim2 3
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 51

resim2 4
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 52

resim2 5
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 53

resim2 6
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 54

resim2 7
gördüğünüzde yok artık diyebileceğiniz 90’lı yılların en olumsuz basılı reklamları 55

Çalışma İsteğinizi Bir Anda Arttırabilecek 10 Yaratıcı Marka Ofisi

Pekçoğumuz iş hayatının sıkıcı, yoğun ve çekilmez durumlarından bahseder dururuz. Hele pazartesi günlerinin o vazgeçilmez başlangıçlarını yaşamayanımız yoktur herhalde.

İstediği işi yapamayan, istediği maaşı alamayan veya istediği koşullarda bulunamayan çok fazla çalışan olduğu, özellikle ülkemizde tartışılmaz. Hiç kuşkusuz çalışma alanları da bu koşulların önemli bir kesimini kapsıyor. Hal böyle olunca çalışanların kendini daha rahat, daha yaratıcı ve zinde hissedebileceği alanlar şirketler için önem kazanmaya başlıyor. Hala pek çok işletme için geçerli olan koşullar olarak değerlendiremesek de; dünya üzerinde pek çok marka adına öyle ofisler var ki, çalışanların koşa koşa işe gelmeyi isteyebileceği cinsten alanlara sahip.

İşte onlardan bazıları ve içerisinde bulunduğunuz anda çalışma isteğinizi birden arttırabilecek 10 yaratıcı ofis ortamı:

Selgas Cano Mimarlık Ofisi

resim1
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 80

resim2
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 81

Google

resim3
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 82

resim4
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 83

resim5
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 84

Inventionland Design Factory

resim6
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 85

resim7
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 86

resim8
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 87

Pallotta Teamworks

resim9
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 88

resim10
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 89

Dropbox

resim11
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 90

resim12
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 91

Airbnb

resim13
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 92

resim14
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 93

Facebook

resim15
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 94

resim16
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 95

resim17
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 96

Urban Outfitters

resim18
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 97

resim19
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 98

Lego

resim20
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 99

resim21
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 100

resim22
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 101

White Mountain Office

resim23
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 102

resim24
çalışma i̇steğinizi bir anda arttırabilecek 10 yaratıcı marka ofisi 103