Ana Sayfa Blog Sayfa 57

Lüks Perakendede Kırılma Noktası: Talep, Fiyat ve Güven Üçgeni

Lüks perakende, uzun yıllar boyunca ekonomik dalgalanmalara karşı en dayanıklı sektörlerden biri olarak görüldü. Yüksek gelir grubuna hitap eden müşteri profili, güçlü marka algısı ve yüksek kâr marjları, lüks markaları küresel krizlerden büyük ölçüde korudu.

lüks perakende
lüks perakendede kırılma noktası: talep, fiyat ve güven üçgeni 3

Ancak 2025 verileri ve 2026 öngörüleri, bu algının artık tartışmaya açıldığını gösteriyor. Küresel raporlar, lüks perakendenin hâlâ büyük bir pazar olduğunu ortaya koysa da, sektörün büyüme dinamiklerinin zayıfladığını ve risklerin daha görünür hâle geldiğini söylüyor. Artık soru “lüks perakende büyüyor mu?” değil, “lüks perakende bu büyümeyi sürdürebilecek mi?” noktasına evrilmiş durumda.

Lüks Perakendede Tüketici Davranışları Değişiyor

2026’ya girerken lüks perakende için en büyük risklerden biri, tüketici tabanındaki daralma ve alışveriş alışkanlıklarının köklü biçimde değişmesi. Uluslararası analizler, son yıllarda lüks ürün satın alan tüketici sayısında ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koyuyor. Bunun temel nedeni, orta gelir grubundaki “erişilebilir lüks” tüketicilerin pazardan çekilmesi. Artan fiyatlar, yüksek enflasyon ve ekonomik belirsizlik, bu kitlenin harcamalarını kısmalarına yol açıyor.

Bununla birlikte, lüks algısı da dönüşüyor. Yeni nesil tüketiciler için lüks artık yalnızca pahalı bir ürün anlamına gelmiyor; deneyim, sürdürülebilirlik ve marka değerleri çok daha belirleyici hâle geliyor. Bu durum, klasik pahalı perakende modelini zorlayan bir unsur olarak öne çıkıyor. Ayrıca ikinci el lüks pazarının hızlı yükselişi, “ilk elden satın alma” refleksini zayıflatıyor.

Tüketici, aynı ürünü daha uygun fiyatla ve daha bilinçli bir tercihle alabileceğini gördükçe, geleneksel lüks mağazalara olan bağı azalıyor. Özellikle Çin ve ABD gibi lüks tüketimin lokomotifi olan pazarlarda talebin yavaşlaması, küresel lüks perakende dengelerini doğrudan etkileyen kritik bir risk oluşturuyor.

Fiyat Politikaları ve Finansal Baskılar

Lüks markaların son yıllarda en sık başvurduğu strateji, fiyat artırımı oldu. Artan üretim maliyetleri, kira giderleri ve lojistik masraflar karşısında bu yaklaşım kısa vadede kârlılığı korudu; ancak uzun vadede talep üzerinde baskı yaratmaya başladı. Sürekli yükselen fiyatlar, perakendeyi daha dar bir müşteri grubuna sıkıştırırken, satış hacmini sınırlayan bir faktör hâline geliyor.

gettyimages 2177673376 644fe3b0a86244c1a3aef32306e69b40
lüks perakendede kırılma noktası: talep, fiyat ve güven üçgeni 4

Bu durum finansal tarafta da kendini gösteriyor. Küresel ölçekte bazı büyük perakendecilerin borç yükü artarken, faaliyet marjlarının geçmiş yıllara kıyasla gerilediği görülüyor. Özellikle fiziksel mağaza ağı geniş olan markalar, yüksek sabit giderler nedeniyle daha kırılgan bir yapı sergiliyor. Bu tablo, lüks perakendenin “her koşulda kazanan sektör” algısını zedeliyor ve markaları daha temkinli büyüme planlarına yöneltiyor. 2026’ya girerken fiyat, kâr ve talep dengesini doğru kuramayan markalar için risk seviyesi belirgin şekilde yükselmiş durumda.

Lüks Perakende Nasıl Bir Yol Ayrımında?

Tüm bu gelişmeler, lüks perakende için karamsar bir tablo çiziyor gibi görünse de sektör tamamen güvensiz bir alana girmiş değil. Aksine, bu dönem bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Markalar fiyat odaklı büyüme yerine deneyim, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik eksenli stratejilere yönelerek riskleri azaltmaya çalışıyor. Fiziksel mağazalar satış noktası olmaktan çok, marka deneyiminin yaşandığı alanlara dönüşüyor. Daha seçici koleksiyonlar, sınırlı üretimler ve kişiselleştirilmiş hizmetler, pahalı perakendenin yeniden güç kazanma araçları arasında yer alıyor.

2026’da lüks perakende tamamen güvende değil; ancak doğru stratejilerle hâlâ güçlü kalabilecek bir potansiyele sahip. Tüketici beklentilerini doğru okuyabilen, fiyat politikalarını sürdürülebilir hâle getiren ve yeni nesil lüks anlayışına uyum sağlayan markalar için riskler bir tehditten çok, yeniden konumlanma fırsatı sunuyor. Lüks perakendenin geleceği, artık yalnızca yüksek fiyatlarla değil, anlam, deneyim ve güven üzerine inşa edilecek.



Walmart, Google Gemini ile Yapay Zeka Tabanlı Alışveriş Deneyimini Başlatıyor

Walmart, Google’ın yapay zeka destekli sohbet botu Gemini içinde doğrudan çalışan yeni bir tüketici deneyimini duyurdu. Bu adım, Walmart’ın dış teknoloji ortaklarıyla yürüttüğü yapay zeka projelerine bir yenisini eklerken, ürün keşfinden satın almaya uzanan alışveriş yolculuğunu yeni bir katmana taşıyor.

Yeni entegrasyon sayesinde Gemini kullanıcıları, yaptıkları aramalarda Walmart ve Sam’s Club ürünlerini doğrudan sonuçlar içinde görebilecek. Sistem, sorgulara bağlı olarak mağaza içi ve online ürünleri otomatik olarak önerirken, kullanıcı satın almaya karar verdiğinde işlem Walmart’ın kendi ödeme altyapısı üzerinden tamamlanacak.

Bu deneyim ilk olarak ABD’de Gemini içinde devreye alınacak ve ardından uluslararası pazarlara açılacak.

NRF 2026 Sahnesinde Duyuruldu

walmart, google gemini ile yapay zeka tabanlı alışveriş deneyimini başlatıyor

Duyuru, Ulusal Perakendeciler Federasyonu (NRF) 2026 Big Show kapsamında New York’ta yapıldı. Walmart’ın yakında görevi devralacak CEO’su John Furner, Google ve Alphabet CEO’su Sundar Pichai ile birlikte sahnede yer alarak yeni iş birliğini açıkladı.

Pichai, aynı etkinlikte perakendeciler için geliştirilen yeni agentic AI araçlarını da tanıttı. Google, Universal Commerce Protocol adını verdiği açık standartlı bir altyapı ile, alışveriş sürecinin keşiften karara kadar tüm aşamalarında yapay zeka destekli ticaret deneyimini mümkün kılmayı hedefliyor.

Perakendede Yapay Zeka Kullanımı Hızlanıyor

Google’a göre perakendecilerin yapay zekâ kullanımında yıllık bazda ciddi bir artış yaşanıyor. Pichai, şirketin bu dönüşümde perakendecilere tam teknoloji yığınıyla destek vermeyi hedeflediğini belirterek, Gemini ve yeni araç setinin bu yaklaşımın bir parçası olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Walmart’ta CEO’luk görevini üstlenmeye hazırlanan Furner’ın rolüyle de örtüşüyor. Mevcut CEO Doug McMillon, Furner’ın şirketi yapay zeka odaklı bir dönüşüm sürecinde yönlendirebilecek isim olduğunu daha önce açıklamıştı.

“Her Şeyi Değiştirmeye Hazırız”

Furner, NRF sahnesinde yaptığı konuşmada Walmart’ın dönüşüm yaklaşımını şu sözlerle özetledi:

Markanın amacı, değerleri ve insan odaklı liderlik anlayışı değişmeyecek, ancak bunun dışındaki her şey — satılan ürünler, müşteriyle kurulan temas ve operasyonel yapı — dönüşüme açık olacak.

Walmart ABD Başkanı ve CEO’su olarak görev yapan Furner, kariyerine 33 yıl önce Arkansas’ta bir mağaza çalışanı olarak başlamıştı. O günden bu yana perakendenin çalışma biçiminin köklü şekilde değiştiğini vurgulayan Furner, sektörün artık tamamen yeni bir döneme girdiğini ifade etti.

Walmart için bu yeni dönem, yapay zeka ile yeniden yazılan bir perakende oyun planı anlamına geliyor.

Adidas Türkiye’de Üst Düzey Atama

Adidas Türkiye E-Ticaret Direktörü Esra Bakır oldu. Mayıs 2021’den bu yana Adidas Türkiye’de görev alan Esra Bakır, İş Geliştirme organizasyonunda üstlendiği liderlik rolüyle pazar genelinde kârlı ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik iş inisiyatiflerinin hayata geçirilmesine öncülük etti. Küresel şirket stratejisinin yerel pazar dinamiklerine etkin şekilde uyarlanmasına katkı sağlayan Bakır; satış, pazarlama ve operasyon fonksiyonlarını kapsayan iş modellerinin geliştirilmesi, stratejik önceliklerin hayata geçirilmesi ve organizasyon genelinde bütüncül bir bakış açısının oluşturulmasına odaklanan çalışmaları yönetti.

Organizasyonel etkinliğin artırılması, süreçlerin sadeleştirilmesi ve satış operasyonlarını kapsayan uçtan uca işleyişlerin iyileştirilmesi alanlarında liderlik rolü üstlenen Bakır, aynı zamanda kadın yöneticilerin yetenek gelişimini destekleyen Lead Network’te mentorluk sağlayarak organizasyon içinde kapsayıcı liderlik ve çeşitlilik odağının güçlenmesine katkı sundu. Kısa süreli bölgesel görevlendirme kapsamında global bir liderlik rolü üstlenerek, küresel bakış açısını ve stratejik iş geliştirme vizyonunu daha da ileri taşıdı.

Esra Bakır, yeni görevinde Adidas Türkiye e-ticaret organizasyonunun tamamından sorumlu olacak; e-ticaret stratejisini, ticari performansını ve tüketici deneyimini yönetecek. Global e-ticaret önceliklerinin yerel pazara etkin şekilde uyarlanmasına liderlik ederken, dijital operasyonların uçtan uca yönetilmesi, güçlü iş ortaklıklarının geliştirilmesi ve omnichannel deneyiminin güçlendirilmesi odağında çalışacak.

Bu atama ile Adidas Türkiye, dijital ticaret alanındaki stratejik yetkinliklerini daha da güçlendirerek, tüketici odaklı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini kararlılıkla desteklemeye devam ediyor.

Teknosa 2025’in Teknoloji Alışveriş Haritasını Açıkladı

Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, 2025 yılına ait teknoloji alışveriş verilerini açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre yıl boyunca tüketicilerin teknoloji harcamaları hem günlük yaşamı kolaylaştıran ürünlere hem de uzun vadeli kullanım sunan cihazlara yöneldi.

Akıllı telefonlar, yıl boyunca en çok satın alınan ürün grubu olmaya devam ederken, iş, eğitim ve eğlencenin merkezinde yer alan LCD TV’ler, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar da güçlü talep gördü.

Küçük Ev Aletlerinde Yükseliş Devam Ediyor

2025 yılında dikkat çeken kategorilerden biri küçük ev aletleri oldu. Son yıllardaki yükseliş trendini sürdüren bu segmentte özellikle şarjlı süpürgeler, robot süpürgeler, espresso makineleri ve epilasyon cihazları öne çıktı.

Teknosa verilerine göre:

  • Robot süpürge satışları yüzde 52,
  • Epilasyon cihazı satışları ise yüzde 55 oranında artış gösterdi.

Bu veriler, ev içi konforu ve zamandan tasarrufu önceleyen ürünlerin tüketici tercihleri üzerindeki ağırlığını ortaya koydu.

Yaş Gruplarına Göre Teknoloji Tercihleri

Tüketici alışkanlıkları yaş gruplarına göre de farklılık gösterdi.

Genç kullanıcılar daha çok bluetooth kulaklıklara yönelirken, 30’lu yaş grubunda akıllı saatler40’lı yaş grubunda ise tabletler öne çıktı.

Akıllı telefon tercihlerinde ise depolama kapasitesi belirleyici faktör oldu. Tüketicilerin ağırlıklı olarak 128 GB ve 256 GB depolama alanına sahip modellere yöneldiği görülürken, renk tercihinde siyah açık ara liderliğini korudu. Siyahı sırasıyla mavi, yıldız, beyaz, gri ve gece tonları izledi.

Ekran Boyutları Büyümeye Devam Ediyor

Televizyon kategorisinde ise ekran boyutlarına yönelik ilgi 2025 boyunca artış gösterdi. 65, 55, 75 ve 50 inç modeller en çok tercih edilen ekran ölçüleri arasında yer alırken, 77 inç televizyonlara olan talep bir önceki yıla kıyasla yükseldi.

“Teknoloji Artık Temel Bir İhtiyaç”

teknosa 2025’in teknoloji alışveriş haritasını açıkladı

Teknosa Kategori Yönetimi ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı Cenk Yenginer, 2025 yılı alışveriş eğilimlerine ilişkin değerlendirmesinde, tüketicilerin artık teknolojiye yalnızca bir ürün olarak değil, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak yaklaştığını vurguladı.

Yenginer’e göre, performans ve konforu birlikte sunan, uzun vadeli değer yaratan ürünlere olan ilgi giderek güçlenirken, bu tablo teknolojinin temel bir ihtiyaç haline geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Teknosa ise ürün ve hizmetlerini bu beklentiler doğrultusunda geliştirerek tüm kanallarda kolay, erişilebilir ve bütüncül bir alışveriş deneyimi sunmaya odaklanıyor.

Forum Gaziantep’in Yönetim ve Kiralama Süreçleri, VSP ile Yürütülecek

Forum Gaziantep’te yeni bir dönem başlıyor. AVM’nin yönetim ve kiralama süreçleri, VSP’nin profesyonel yaklaşımıyla yürütülecek.

Gaziantep’in buluşma noktalarından biri olan Forum Gaziantep, yönetim ve kiralama alanında yeni bir döneme giriyor. Bölgenin en prestijli alışveriş merkezleri arasında yer alan Forum Gaziantep’in tüm yönetim ve kiralama süreçleri artık VSP tarafından üstlenilecek.

VSP’nin hedefi; projeye değer katan markalar için güçlü ve sürdürülebilir bir ticari zemin oluştururken, Forum Gaziantep’in şehirle olan bağını daha da güçlendiren bir yapı inşa etmek. Bu yeni dönemde, marka karmasının geliştirilmesi, ziyaretçi deneyiminin artırılması ve AVM’nin ticari performansının güçlendirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

3 Ekim 2013 tarihinde Türkiye’deki 11’inci, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ilk Forum AVM olarak kapılarını açan Forum Gaziantep; toplam 44 bin metrekare kiralanabilir alanı, 3 katlı yapısı ve 92 mağazası ile ziyaretçilerine alışveriş ve eğlenceyi bir arada sunuyor. AVM; ulusal ve uluslararası markaların yanı sıra yeme-içme alanları ve sosyal yaşam odaklı konseptiyle bölgenin önemli çekim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor.

Forum Gaziantep, konut alanları, alışveriş bölgeleri, tren istasyonu, tramvay hattı, kamu binaları ve tarihi kent merkeziyle komşu olması sayesinde yüksek erişilebilirlik avantajına sahip. Ana ulaşım akslarının kesişim noktasında yer alan AVM, merkezi konumuyla yalnızca Gaziantep’ten değil, çevre illerden de yoğun ziyaretçi çekiyor.

11 salonlu sinema kompleksi, hipermarket, güçlü marka karması, kafe ve restoranlar ile teras alanlarıyla Forum Gaziantep; yeni yönetim döneminde de Gaziantep’in alışveriş ve sosyal yaşamının kalbi olma iddiasını sürdürmeyi hedefliyor.

Mango’nun İngiltere’deki Genişleme Stratejisinin İç Yüzü: Fiziksel Mağaza Büyümesinden Alt Kategori Odaklılığa

İspanyol moda markası Mango, son yıllarda fiziksel perakendeye yönelik kararlı duruşunu koruyan markalar arasında yer alıyor. Bazı rakipleri mağaza ağlarını küçültürken, Mango bunun yerine fiziksel varlığını büyütmeyi tercih etti. Yenilenen, Akdeniz esintili mağaza konsepti ve yoğun yaya trafiğine sahip lokasyonlara odaklanma yaklaşımı, markanın zorlu perakende ortamında yolunu belirleyen temel unsurlar oldu.

Bu strateji özellikle Birleşik Krallık pazarında net şekilde görülüyor. Mango’nun İngiltere ve İrlanda’dan sorumlu uluslararası bölge direktörü Fiona Cullen’ın aktardığına göre marka, 2025 yılı içinde bölgede 20 yeni mağaza açma hedefini gerçekleştirme yolunda ilerliyor. Buna rağmen Mango’nun 2026 için yavaşlama planı bulunmuyor.

2026 İçin 500 Yeni Mağaza Hedefi

mango'nun i̇ngiltere'deki genişleme stratejisinin i̇ç yüzü: fiziksel mağaza büyümesinden alt kategori odaklılığa

Cullen, FashionUnited’a verdiği demeçte, Akdeniz tarzı yaşam ve moda anlayışına olan ilginin büyüdüğünü ve bunun İngiltere ve İrlanda’da daha fazla genişleme fırsatı yarattığını belirtti. Mango’nun, Barselona’da tasarlanan koleksiyonlarını daha fazla İngiliz müşteriye ulaştırmak amacıyla, 2024–2026 döneminde dünya genelinde 500 yeni mağaza açma yönündeki küresel hedefinin bir parçası olarak İngiltere genelinde yeni lokasyonlar açmaya devam edeceğini ifade etti.

Finansal tarafta da İngiltere iştiraki istikrarlı bir performans sergiliyor. 2024’te kârda bir düşüş yaşanmış olsa da, ciro büyümeye devam etti. Mağaza satışları ve e-ticaret faaliyetlerinin 2025 boyunca büyüyerek dengelenmesi öngörülürken, bu beklenti yılın ilk yarısında grup genelinde satışların yüzde 12 artmasıyla desteklendi.

Mango Teen ve Mango Kids Büyümenin Merkezinde

Mango’nun büyümesinde alt kategoriler, özellikle de Mango Teen ve Mango Kids, belirleyici rol oynuyor. 2024 mali yılında bu iki kategorinin küresel satışları yaklaşık 293 milyon euroya ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 19’un üzerinde artış gösterdi. Bu performans, Mango’nun 2020’de kapsül koleksiyon olarak başlayan ve 2021’de kalıcı hale gelen Teen serisine yaptığı yatırımları hızlandırmasına yol açtı.

2024 yılında Birleşik Krallık, İspanya dışındaki ilk bağımsız Mango Teen mağazasına ev sahipliği yaptı. 2025’te ise bu genişleme hızlanarak İskoçya’nın Glasgow kentinde üçüncü genç odaklı mağazanın açılmasıyla Londra dışına taşındı. Cullen’a göre 2025’in ilk yarısında Mango Teen’in İngiltere satışları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla beş katına çıktı.

Bu gelişme, genç nesillerdeki artan talebe yanıt verirken, Mango’nun çağdaş, genç ve erişilebilir fiyatlı moda alanında gördüğü boşluğu da dolduruyor. Cullen, kadın giyimin hâlâ güçlü olduğunu, ancak diğer kategorilerin gelir artışında giderek daha önemli hale geldiğini vurguluyor.

Lokasyona Göre Kategori Odaklı Mağaza Kurgusu

Mango, mağaza açılışlarında lokasyon bazlı kategori stratejisi izliyor. Hangi ürün gruplarının o bölgede daha güçlü karşılık bulacağına göre mağaza formatları şekillendiriliyor. Örneğin Londra’daki yoğun yaya trafiğine sahip Canary Wharf bölgesinde açılan Mango Man pop-up mağazası, erkek müşterilerin alışverişte yakınlık ve kolaylığa verdiği önceliği yansıtıyor.

Fiziksel ve Dijital Kanallar Birlikte Büyüyor

Mango’nun fiziksel büyümesi, şirketin toplam satışlarının yaklaşık üçte birini oluşturan e-ticaret kanalıyla doğrudan bağlantılı ilerliyor. Cullen’a göre, Mango güçlü bir online müşteri tabanı bulunan bölgelerde mağaza açıyor ve mağaza açılışları online satışları da yukarı çekiyor. Marka, fiziksel ve dijital kanallar arasında bir tercih yapmak yerine, müşterinin tüm alışveriş yolculuğunu kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsiyor.

Bu çerçevede mağazalar, Mango’nun büyüme stratejisinin merkezinde kalmaya devam ederken, e-ticaret yatırımları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor.

Yapay Zeka ve Veri Odaklı Operasyon

Mango’nun dijital yatırımlarının önemli bir ayağını yapay zeka ve veri kullanımı oluşturuyor. Şirket 2018’den bu yana kendi yapay zeka araçlarını geliştirerek otomatik ürün önerileri ve kişiselleştirilmiş pazarlama iletişimi gibi uygulamaları hayata geçirdi. 2025’te devreye alınan “Mango Stylist” adlı yapay zeka destekli stil asistanı da müşterilere güncel moda trendlerini sunan bir araç olarak bu yapının parçası oldu.

Cullen, Mango’nun teknolojiye yaklaşımının temkinli ama kararlı olduğunu belirtiyor. Yapay zekânın markada insanların yerini alan bir tehdit değil, ekipleri güçlendiren, süreçleri sadeleştiren ve müşteriyle daha güçlü bağ kurmayı mümkün kılan bir destek aracı olarak konumlandırıldığını vurguluyor.

Shell & Turcas Petrol’de Üst Düzey Atama

Shell & Turcas Petrol AŞ’de üst yönetimde bayrak değişimi gerçekleşti. Oğuz Uçanlar, 1 Ocak 2026 itibarıyla Shell & Turcas CEO’su olarak göreve başladı. Mevcut CEO Emre Turanlı ise Shell’in global organizasyonunda üst düzey bir göreve atandı.

Kariyerine Amerika Birleşik Devletleri’nde Booz-Allen-Hamilton şirketinde başlayan Uçanlar, bu rolde perakendeden otomotive, teknolojiden finansal hizmetlere çok uluslu şirketlerin üst yöneticilerine şirket birleşmeleri, operasyonel verimlilik, finansal disiplin, yeni pazara giriş stratejilerinde danışmanlık verdi. Uçanlar, takiben bu ülkede perakende ve inşaat sektöründe kendi işlerini yönetti.

Türkiye’ye dönüşünün ardından, Bain & Company ve Anadolu Grubu gibi köklü kuruluşlarda üst düzey görevlerde bulunan Uçanlar, McDonald’s Türkiye CEO’luğunu üstlendiği döneminde markayı kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinden geçirdi.

Son olarak Adel & Faber Castell’de CEO olarak görev yapan Uçanlar, burada verimliliği sağlayan bir organizasyonel dönüşüme öncülük etti, müşteri portföyüne uluslararası markaları dahil ederek, şirketin Türkiye’deki 56 yıllık tarihinde rekor seviyede bir finansal performansa ulaşmasını sağladı.

Boğaziçi Üniversitesi mezuniyetinin ardından Michigan Üniversitesi’nde MBA programını tamamlayan Uçanlar, evli ve 2 çocuk babası.

shell & turcas petrol'de üst düzey atama
shell & turcas petrol'de üst düzey atama 9

Global atama ile yeni sorumluluk alanı

2020 yılından bu yana Shell & Turcas CEO’luğu görevini yürüten ve şirketin ilk Türk CEO’su olan Emre Turanlı ise 1 Ocak 2026 itibarıyla Shell Mobilite, Global Pazarlama ve Lisanslı Pazarlardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak yeni görevine başladı.

Turanlı, yeni rolünde global mobilite operasyonları kapsamında 70’ten fazla ülkede 47 bin istasyon ve günlük 33 milyon müşteriyle dünyanın en büyük mobilite perakendecisi olan Shell’in global pazarlama stratejilerinin yönetimini üstlendi, ayrıca aralarında Avustralya, Brezilya, İtalya, İspanya, Yunanistan, Arjantin gibi akaryakıt pazarında öne çıkan ülkelerin de yer aldığı 60 lisanslı pazardan sorumlu olacak. Emre Turanlı yeni görevinin yanı sıra Shell Brands International AG şirketinin Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürütecek.

Disney Mağazacılığında Bir Dönem Sona Erdi: Paris’teki Son İkonik Disney Store Kapanıyor

Disney’nin dünya çapında perakende mağazaları uzun yıllardır hayranlarına ulaşırken, 2026’nın başında bir dönemin sonu resmen ilan edildi.

disney
disney mağazacılığında bir dönem sona erdi: paris’teki son i̇konik disney store kapanıyor 12

The Walt Disney Company, 33 yıl boyunca Disney Village’da hizmet veren Avrupa’nın son orijinal Disney Store mağazasını 4 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı olarak kapattı. Bu kapanış, şirketin fiziksel perakende stratejisindeki dönüşümün en somut göstergelerinden biri olarak öne çıktı.

Disney Store konsepti, ilk olarak 1987’de Glendale, California’da açılmış ve kısa sürede küresel bir perakende zincirine dönüşmüştü. Bir zamanlar alışveriş merkezleri ve Park & Resort alanlarında rengârenk mağazalarıyla bilinen bu zincir, karakter temalı dekorlar ve zengin ürün çeşitliliğiyle ziyaretçilere markanın büyüsünü yaşatıyordu. Ancak tüketici alışkanlıklarının dijitalleşmesi, e-ticaretin yükselmesi ve fiziksel mağazaların sürdürülebilirliği konusundaki baskılar nedeniyle şirket, son yıllarda mağaza ağını büyük ölçüde küçültme kararı aldı.

Disney Village’daki Son Mağaza Neden Kapanıyor?

Paris’teki Village’daki mağaza, Disneyland Paris Resort’un alışveriş, yeme-içme ve eğlence bölgesinin önemli bir parçasıydı. Bu mağaza, 1992’den bu yana şirketin hayranlarının ziyaret ettiği ve özellikle çocuklu ailelerin uğrak noktası olmuştu. Ancak Land Paris’in yürüttüğü büyük dönüşüm projesi kapsamında bu mağaza da kapanma sürecine girdi. 2025’in son aylarında Paris Resort’un resmi uygulaması üzerinden yapılan duyuru ile mağazanın 4 Ocak 2026 itibarıyla kapatılacağı açıklandı.

g90rotkxqaa5 x7 1

Kapanış, şirketin perakende stratejisindeki büyük değişimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Geçmişte yüzlerce Store’un faaliyet gösterdiği Avrupa pazarında, 2025 itibarıyla yalnızca bu mağaza açık kalmıştı. 2026 ile birlikte ise Avrupa’daki tüm klasik Store’lar kapanmış oldu. Bugün dünya genelinde yalnızca 21 Store fiziksel olarak faaliyet göstermeye devam ediyor. Çoğu ise Park & Resort’lara entegre konumlarda.

Store’un kapanmasından sonra bu alanın yeni bir konsept mağaza olan “Disney Wonders” olarak yaz sezonunda yeniden açılacağı duyuruldu. Yeni mağazanın, eskiye göre çok daha modern ve yenilikçi bir perakende deneyimi sunması hedefleniyor. Disneyland Paris yetkililerinin paylaştığı bilgilerde, Wonders’ın hem ürün çeşitliliği hem de deneyim odaklı bir alışveriş anlayışıyla 2026 yazında hizmete gireceği aktarılıyor.

Perakende Dünyasında Dijitalleşme ve Fiziksel Mağazaların Rolü

Disney Store’un kapanışı sadece şirket için değil, küresel perakende sektöründe fiziksel mağazalardan çevrimiçi kanallara geçişin bir sembolü olarak da değerlendiriliyor. E-ticaret satışlarının Amerikan pazarında payı önemli ölçüde artarken, Capital One Shopping verilerine göre 2024’te ABD’de alışverişlerin %84,3’ü online kanallar üzerinden yapıldı. Bu eğilim, 2030’a kadar e-ticaret harcamalarının 2,5 trilyon doları aşacağı tahminleriyle destekleniyor.

CoreSight Research verileri de 2025 yılında perakende mağaza kapanışlarının bir önceki yıla göre %67 oranında arttığını gösteriyor. Bu da fiziki perakendenin yalnızca şirket ile sınırlı kalmayıp genel bir yeniden yapılandırma sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor.

Şirketin stratejik odak değişimi yalnızca mağaza kapanışlarıyla sınırlı değil; şirket aynı zamanda park ve deneyim işletmelerine yatırımını artırıyor. CEO Robert Iger’ın açıklamalarına göre Parks & Experiences bölümü, dünya genelinde yeni alanlar, sezonluk etkinlikler ve özel temalı deneyimler sunarak marka bağlılığını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket sadece ürün satışı değil, “dünya standartlarında park ve deneyim” odaklı büyüme hedefliyor.

Disney Store’un kapanması, şirketin hayranları için nostaljik bir dönemin sonu olarak görülse de, perakende sektöründeki büyük trendlerin fiziksel mağazaların rolünü yeniden tanımladığı bir dönemin parçası olarak değerlendiriliyor. Ziyaretçiler artık dijital dünyayla entegre, daha deneyim odaklı ve esnek alışveriş alternatiflerine yöneliyor bu da Disney gibi büyük markaların stratejilerini güncellemesine yol açıyor.

30 Euro’luk Gümrük Muafiyeti Kalktı, E-Ticaret Ekosisteminde Değişen Dengeler

Yurt dışından yapılan alışverişlerde uzun süredir uygulanan 30 Euro’luk gümrük muafiyetinin kaldırılması, Türkiye e-ticaret pazarında önemli bir değişim sürecini beraberinde getiriyor. 6 Şubat 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenleme ile tüm siparişler için gümrük beyannamesi ve ek vergiler zorunlu hale gelirken, sektör bu değişikliğin yerli markalar, tüketici davranışları ve rekabet koşulları üzerindeki etkilerini dikkatle takip ediyor.

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçirilen düzenleme, sınır ötesi alışverişin mevcut işleyişinde yeni bir çerçeve oluştururken; hem yerli hem de yurt dışı kaynaklı satış kanalları açısından bir uyum sürecini gündeme getiriyor. Yeni dönemin piyasa dengelerine ve alışveriş alışkanlıklarına nasıl yansıyacağı ise zaman içinde daha net görülecek.

Gümrük Muafiyeti ile Rekabet Dinamikleri Yeniden Ele Alınıyor

30 euro’luk gümrük muafiyeti kalktı, e-ticaret ekosisteminde değişen dengeler

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ideasoft CEO’su Sinan Akdal, düzenlemenin uzun süredir sektörde tartışılan bir başlığa temas ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu düzenleme, e-ticaret ekosisteminde bir süredir gündemde olan yapısal bir konunun yeniden ele alınmasına neden oluyor. Gümrüksüz alışveriş uygulaması, özellikle fiyat odaklı tercihlerin öne çıktığı bir yapı oluşturmuştu. Yeni dönemde rekabet koşullarının nasıl şekilleneceği; tüketici beklentileri, markaların stratejileri ve piyasanın genel tepkisiyle birlikte ortaya çıkacak.”

Yerli Markalar Açısından Uyum Başlığı Öne Çıkıyor

30 Euro limitinin kaldırılmasının, yurt dışı kaynaklı düşük tutarlı ve hızlı alışveriş alışkanlıklarını yeniden değerlendirme sürecine sokabileceğini ifade eden Akdal, bu durumun yerli markalar açısından da dikkatle yönetilmesi gereken bir döneme işaret ettiğini vurguladı:“Türkiye’de faaliyet gösteren markalar için bu süreç, tüketiciyle kurulan ilişkiyi, sunulan hizmet kalitesini ve genel deneyimi yeniden gözden geçirmeyi gerektiriyor. Rekabetin yönü; yalnızca fiyat üzerinden değil, tüketiciye sunulan toplam değer üzerinden şekillenecek.”

Tüketici Tercihlerinde Daha Seçici Bir Yaklaşım

Yeni uygulamayla birlikte tüketici davranışlarında da farklılaşmalar yaşanabileceğine işaret eden Sinan Akdal, satın alma kararlarında birden fazla unsurun birlikte değerlendirileceğini belirtti: “Fiyat odaklı ve anlık alışveriş alışkanlıklarının yanı sıra; teslimat süresi, satış sonrası hizmet, güven ve erişilebilirlik gibi unsurların daha görünür hale gelmesi mümkün. Bu süreçte tüketicilerin alternatifleri daha fazla karşılaştırdığı, daha temkinli kararlar aldığı bir dönem görebiliriz.”

ideasoft olarak süreci, e-ticaret ekosistemindeki tüm paydaşları ilgilendiren bir geçiş dönemi olarak değerlendirdiklerini belirten Sinan Akdal, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düzenlemenin piyasaya ve tüketici davranışlarına nasıl yansıyacağını, önümüzdeki dönemde daha net göreceğiz. Markalar açısından bu süreç, tüketicinin beklentilerini ve hassasiyetlerini daha yakından takip etmeyi gerektiriyor. ideasoft olarak bu dönemin, ani yorumlardan çok sahadan gelen veriler ve kullanıcı geri bildirimleriyle okunması gerektiğini düşünüyoruz. Tüketicinin beklentilerini doğru anlayan ve buna göre hareket eden markaların yeni döneme daha sağlıklı uyum sağlayacağını öngörüyoruz.”

A101’de Üst Düzey Atama

A101, finans organizasyonunu güçlendirmeye devam ediyor. Vodafone Türkiye’de 16 yıl boyunca farklı finans fonksiyonlarında üst düzey görevler üstlenen İbrahim Ersoy, yeni yılla birlikte A101’de CFO ve İcra Kurulu Üyesi olarak görevine başladı.

Ersoy, Vodafone Türkiye’deki kariyeri boyunca 14 yılını finans organizasyonu içerisinde olmak üzere, toplam 6 farklı finans fonksiyonunda görev aldı. Bu süreçte yalnızca finansal yönetim alanında değil; teknoloji, iş geliştirme ve müşteri deneyimi ekseninde de birçok kritik projede sorumluluk üstlendi.

Son iki yılda Vodafone Pay ve Vodafone Finansman ekiplerine liderlik eden Ersoy, Vodafone Pay’in 10 milyon müşteriye ulaşma yolculuğunda önemli bir rol oynadı. Finans ve teknolojinin kesişiminde yer alan bu deneyim, Ersoy’un kariyerinde kalıcı etki yaratan dönüm noktalarından biri oldu.

Vodafone’un 2G’den 5G’ye uzanan teknolojik dönüşüm sürecinde aktif rol alan Ersoy; değişimi yakından deneyimleme, yüksek etki yaratan projelerde görev alma ve çok disiplinli ekiplerle çalışma fırsatı buldu. Kurumun insan odaklı, kapsayıcı ve toplumsal faydayı önceleyen kültürü ise bu uzun yolculuğun en değerli kazanımları arasında yer aldı.

A101’deki yeni görevinde Ersoy, şirketin finansal stratejisinin yönetilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uzun vadeli değer yaratımına odaklanacak.