Ana Sayfa Blog Sayfa 70

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları (Maptriks Tarafından Desteklenmektedir) [1 – 5 Haziran]

kivo banner
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 15

Yılın ikinci yarısı mağaza açılışları tarafında perakende sektöründe biraz daha hareketli başladı. Haziran ayı ile birlikte mağaza açılışları ivmesinde olumlu bir hareketlilik yaşanıyor. Cirosal anlamda açılan her bir mağazanın beklentileri karşılaması temennisi ile diyerek başlayalım yazımıza.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni sayısı ile sizlerleyiz.

İşte bu hafta gerçekleşen mağaza açılışları

Flying Tiger Copenhagen – 17 Burda AVM

kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran]
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 16

Flying Tiger Copenhagen, 17 Burda AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 43. mağazasını oluşturuyor.

Sneaks Up – Düzce D Mall

sneaksup magaza5
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 17

Sneaks Up, Düzce D Mall mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 76. mağazasını oluşturuyor.

ebebek – Gaziantep Prime Mall

ebebek magaza5
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 18

ebebek, Gaziantep Prime Mall mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, mega konsept mağaza olarak hizmete açıldı.

Flormar – 10 Burda AVM

flormar magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 19

Flormar, 10 Burda AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Mavi – Ankara Yıldırım Port

mavi magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 20

Mavi, Ankara Yıldırım Port mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Beauty Omelette – Alaçatı

beautiyomalette magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 21

Beauty Omelette, Alaçatı mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Toyzz Shop – Muğla Novada

toyzzshop magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 22

Toyzz Shop, Muğla Novada mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

LTB – Düzce D Mall

ltb magaza5
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 23

LTB, Düzce D Mall mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Saat & Saat – Maltepe Park

saatsaat magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 24

Saat & Saat, Maltepe Park mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Fenerium – Düzce D Mall

fenerium magaza5
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 25

Fenerium, Düzce D Mall mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Lefties – Cevahir AVM

lefties magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 26

Lefties, Cevahir AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yenilenen konseptiyle hizmete açıldı.

Bershka – TerraCity AVM

bershka magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 27

Bershka, TerraCity AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yenilenen konseptiyle hizmete açıldı.

INSTREET – Düzce D Mall AVM

instreet magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [1 – 5 haziran] 28

INSTREET, Düzce D Mall AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

CCTV’den Yapay Zekâya: Perakendede Kayıp Önleme Dönüşüyor

İngiltere’de perakende suçlarının hızla artması, sektörün güvenlik stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Son dönemde gündeme gelen yeni uygulamalar, mağazaların mağaza içi suçlara karıştığı düşünülen kişilerin CCTV görüntülerini diğer perakendecilerle paylaşabilmesinin önünü açıyor.

Bu yaklaşımın temel amacı, organize mağaza hırsızlığı yapan veya farklı mağazaları sistematik olarak hedef alan kişilerin daha hızlı tespit edilmesi ve mağazalar arasında ortak bir savunma ağı oluşturulması. Özellikle tekrar eden suçluların farklı perakendeciler arasında hareket ettiği düşünüldüğünde, veri paylaşımının suçla mücadelede önemli bir araç olarak görüldüğü belirtiliyor.

Perakende Suçları Artarken Güvenlik Teknolojileri Öne Çıkıyor

cctv k

Perakende suçları son yıllarda sektörün en büyük operasyonel problemlerinden biri haline geldi. İngiltere’de mağaza hırsızlıklarının milyonlarca vakaya ulaşması ve sektör üzerinde yüz milyonlarca sterlinlik maliyet yaratması, perakendecileri daha agresif güvenlik yatırımlarına yönlendiriyor.

Birçok büyük perakendeci bugün;

  • Yapay zekâ destekli kamera sistemleri,
  • Gerçek zamanlı mağaza izleme merkezleri,
  • Yüz tanıma teknolojileri,
  • Suçlu veri paylaşım platformları,
  • Akıllı self-checkout güvenlik çözümleri

gibi teknolojilere yatırım yapıyor. Özellikle mağaza güvenliği artık yalnızca fiziksel güvenlik ekiplerinin değil, veri ve teknoloji ekiplerinin de gündeminde yer alıyor.

Güvenlik ile Gizlilik Arasında Yeni Bir Denge Aranıyor

Ancak CCTV görüntülerinin paylaşılması konusu beraberinde önemli tartışmaları da getiriyor. Perakendeciler suçla mücadelede daha fazla görünürlük isterken, gizlilik savunucuları ise kişisel verilerin kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Özellikle yüz tanıma sistemleri ve mağaza içi kamera teknolojileri son yıllarda birçok ülkede düzenleyici kurumların inceleme alanına girmiş durumda. Perakende sektöründe güvenlik yatırımları artarken, müşteri gizliliğinin korunması da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor.

Perakendede Kayıp Önleme Stratejileri Dönüşüyor

Bugün birçok perakendeci için mağaza hırsızlığı yalnızca güvenlik sorunu değil, aynı zamanda kârlılık sorunu olarak görülüyor. Araştırmalar, organize perakende suçlarının mağaza maliyetlerini artırabildiğini ve bunun dolaylı olarak fiyatlara da yansıyabildiğini gösteriyor.

Bu nedenle sektör giderek daha fazla veri paylaşımına, yapay zekâ destekli güvenlik çözümlerine ve mağazalar arası iş birliklerine yöneliyor.

Perakendede güvenlik anlayışı artık yalnızca suç gerçekleştikten sonra müdahale etmekten değil, suçu gerçekleşmeden tespit edip önlemekten oluşuyor.

Sektör İçin Stratejik Okuma

Perakende suçlarının yükselişi, mağaza operasyonlarının görünmeyen ancak en kritik başlıklarından birini oluşturuyor. CCTV görüntülerinin paylaşılması gibi uygulamalar, sektörün suçla mücadelede daha kolektif hareket etmeye başladığını gösteriyor.

Özellikle yapay zekâ destekli kamera sistemleri, mağazalar arası veri paylaşımı ve gerçek zamanlı suç takibi çözümleri önümüzdeki dönemde daha yaygın hale gelebilir.

Bu dönüşüm, mağaza güvenliğinin artık yalnızca kayıp önleme ekiplerinin değil; veri, teknoloji ve müşteri deneyimi ekiplerinin de ortak gündemi haline geldiğini gösteriyor. Perakendede rekabet ürün ve fiyat kadar, güvenli operasyon kurabilme yeteneği üzerinden de şekillenmeye başlıyor.

NRF Europe 2026: Perakendenin “Next Now” Dönemi Başlıyor

Perakende dünyasının en önemli buluşmalarından biri olarak kabul edilen NRF Retail’s Big Show Europe, 15-17 Eylül 2026 tarihlerinde Paris’te sektör liderlerini bir araya getirecek. Ancak etkinliği önemli kılan yalnızca büyüklüğü değil; sektörün önümüzdeki yıllarını şekillendirecek başlıkların burada tartışılacak olması.

Bu yıl etkinliğin ana teması “The Next Now” olarak belirlendi. Mesaj oldukça net: Perakende artık geleceğe hazırlanmayı değil, geleceği bugünden inşa etmeyi konuşuyor. Avrupa’nın yalnızca küresel trendleri takip eden bir pazar olmaktan çıkıp, perakende inovasyonunun yönünü belirleyen merkezlerden biri haline geldiği vurgulanıyor.

Yapay Zekâ, Perakendenin Ana Gündemi Haline Geliyor

nrf 2

NRF Europe 2026’nın öne çıkan başlıklarının merkezinde yapay zekâ yer alıyor. Özellikle agentic AI, müşteri hizmetleri, talep tahmini ve kişiselleştirme uygulamaları sektörün en çok konuşacağı konular arasında bulunuyor.

Son iki yılda yapay zekâ daha çok operasyonel verimlilik odağında değerlendirilirken, artık müşteri deneyimini yöneten temel katmanlardan biri haline geliyor. Perakendeciler için soru artık “AI kullanmalı mıyız?” değil, “AI ile nasıl farklılaşacağız?” noktasına taşınmış durumda.

Özellikle alışveriş asistanları, kişiselleştirilmiş öneri sistemleri ve veri odaklı müşteri deneyimi çözümlerinin etkinlikte öne çıkması bekleniyor.

Topluluklar, Influencer Ekonomisi ve Retail Media Yükseliyor

Etkinlikte dikkat çeken bir diğer tema ise topluluk oluşturma ve influencer ekonomisi olacak. Markalar artık yalnızca ürün satan yapılar değil; tüketicilerin kendilerini ait hissettiği topluluklar yaratmaya çalışıyor. Bu nedenle içerik üreticileri, sosyal ticaret ve topluluk yönetimi perakende stratejilerinin önemli parçalarına dönüşüyor.

Aynı zamanda retail media da sektörün en hızlı büyüyen gelir alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Perakendeciler sahip oldukları müşteri verisini reklam ekosistemine dönüştürmeye çalışırken, retail media ağları birçok marka için yeni büyüme motoru haline geliyor.

Perakendenin Yeni Rekabet Alanı: Veri, Deneyim ve Teknoloji

NRF Europe kapsamında akıllı tedarik zincirleri, veri kullanımı, sürdürülebilirlik, mağaza teknolojileri ve yeni iş modelleri de geniş şekilde ele alınacak. Organizasyonun odağında yalnızca teknoloji değil; teknolojinin iş sonuçlarına nasıl dönüştürüldüğü bulunuyor.

Özellikle Avrupa perakendesinde son dönemde öne çıkan üç başlık dikkat çekiyor:

  • Yapay zekâ destekli karar alma süreçleri
  • Daha çevik ve dayanıklı tedarik zincirleri
  • Deneyim odaklı mağazacılık modelleri

Bu başlıklar, bugün dünyanın birçok pazarında yaşanan dönüşümün ortak paydasını oluşturuyor.

NRF Europe 2026’nın verdiği en güçlü mesaj şu: Perakendenin geleceği artık yalnızca mağazalarda ya da e-ticaret sitelerinde değil; yapay zekâ, veri ve müşteri deneyiminin kesişim noktasında şekilleniyor.

Sektör İçin Stratejik Okuma

Paris’te düzenlenecek NRF Europe 2026, perakendenin yeni büyüme alanlarını daha net görme fırsatı sunuyor. Yapay zekâdan retail media’ya, influencer ekonomisinden yeni gelir modellerine kadar birçok başlık, sektörün önümüzdeki dönemde hangi alanlara yatırım yapacağını gösteriyor.

Özellikle Türkiye’deki perakendeciler açısından bakıldığında etkinlikte öne çıkan temaların önemli bir bölümü halihazırda gündemde. Ancak asıl soru, bu teknolojilerin ve iş modellerinin ne kadar hızlı ölçeklenebileceği olacak.

Perakendede rekabet giderek daha fazla ürün üzerinden değil; veriyi kimin daha iyi kullandığı, müşteriyi kimin daha iyi tanıdığı ve deneyimi kimin daha güçlü tasarladığı üzerinden şekilleniyor. NRF Europe 2026 da tam olarak bu dönüşümün yol haritasını ortaya koymaya hazırlanıyor.

Amazon, Yapay Zekâ Asistanını Perakendecilere Açtı

Amazon, yapay zekâ yatırımlarını kendi platformunun ötesine taşıyarak perakendecilere yönelik yeni bir adım attı. Şirket, Amazon Web Services (AWS) üzerinden geliştirdiği “Agentic Shopping Assistant” çözümünü kullanıma sunduğunu açıkladı.

Yeni sistem sayesinde retailer’lar kendi yapay zekâ destekli alışveriş asistanlarını sıfırdan geliştirmek yerine, birkaç hafta içerisinde devreye alabilecek. Çözüm; markanın ürün gamına, müşteri kitlesine, iletişim diline ve alışveriş deneyimine göre özelleştirilebiliyor.

İlk örneklerden biri ise Kate Spade oldu. Markanın sahibi Tapestry, Amazon’un altyapısını kullanarak “AI Gift Concierge” isimli yapay zekâ destekli hediye asistanını hayata geçirdi. Sistem, müşterilerin hediye alacakları kişi hakkında verdiği bilgiler doğrultusunda ürün önerileri sunuyor.

Amazon, Yapay Zekâyı Yeni Bir Perakende Altyapısına Dönüştürüyor

amazon yapay zeka

Amazon’un bu hamlesi, şirketin yapay zekâyı yalnızca tüketici deneyimini geliştiren bir araç olarak değil, yeni nesil perakende altyapısı olarak konumlandırdığını gösteriyor.

Şirketin paylaştığı verilere göre, sohbet tabanlı alışveriş deneyimleri geleneksel anahtar kelime aramalarına kıyasla 3,5 kat daha yüksek dönüşüm oranı yaratabiliyor. Bu da tüketicilerin ürün aramaktan çok, ihtiyaçlarını anlatıp öneri almayı tercih etmeye başladığını ortaya koyuyor.

Kate Spade’in geliştirdiği sistem de Amazon’un alışveriş tarafındaki yapay zekâ deneyimlerinden besleniyor. Özellikle kullanıcıların Alexa Shopping üzerinden sorduğu sorular ve satın alma ile sonuçlanan etkileşimler, sistemin öğrenme sürecinde kullanılıyor.

Bu yaklaşım, perakendede ürün arama deneyiminin giderek daha konuşma tabanlı hale geldiğini gösteriyor.

Perakendede Yeni Rekabet Alanı: Kimin Yapay Zekâ Asistanı Daha Güçlü?

Son dönemde yapay zekâ destekli alışveriş deneyimleri hızla yaygınlaşıyor. Google’ın Universal Cart hamlesi, OpenAI destekli alışveriş önerileri ve Amazon’un yeni altyapısı, sektörün aynı noktaya yöneldiğini gösteriyor.

Artık rekabet yalnızca ürün çeşitliliği veya fiyat üzerinden değil; tüketicinin karar verme sürecine kimin daha fazla dahil olduğu üzerinden şekilleniyor.

Özellikle alışveriş asistanları;
ürün önerisi sunuyor,
alternatifleri karşılaştırıyor,
kampanyaları analiz ediyor,
kişiselleştirilmiş tavsiyeler veriyor
ve satın alma kararını etkiliyor.

Bu durum retailer’lar için önemli fırsatlar yaratırken, bazı riskleri de beraberinde getiriyor.

Perakendede müşteri deneyiminin kontrolü, giderek ürün sayfasından yapay zekâ asistanlarına doğru kayıyor.

Teknoloji Platformları ile Retailer’lar Arasında Yeni Denge Arayışı

Amazon’un çözümü retailer’lara kendi AI asistanlarını sunma fırsatı verse de, sektör uzmanları teknoloji platformlarına bağımlılığın uzun vadede yeni bir güç dengesi yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Özellikle müşteri davranışları, alışveriş tercihleri ve satın alma verileri, perakendenin en değerli varlıkları arasında yer alıyor. Yapay zekâ destekli alışveriş süreçlerinin teknoloji şirketlerinin altyapıları üzerinden ilerlemesi, bu verilerin kontrolü konusunda yeni tartışmalar yaratıyor.

Bu nedenle birçok retailer bir yandan AI dönüşümüne yatırım yaparken, diğer yandan müşteriyle doğrudan ilişkiyi koruyabilecek modeller geliştirmeye çalışıyor.

Amazon’un Agentic Shopping Assistant hamlesi, perakendenin geleceğinde önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde alışveriş deneyiminin merkezinde yalnızca mağazalar veya e-ticaret siteleri değil; tüketiciyle konuşan ve satın alma kararlarını yönlendiren yapay zekâ asistanları da yer alacak gibi görünüyor.

Victoria’s Secret Beklentileri Aştı, Yıl Sonu Tahminlerini Yükseltti

Victoria’s Secret, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir performans sergileyerek yıl sonu hedeflerini yukarı yönlü revize etti. Şirketin net satışları ilk çeyrekte yüzde 15 artışla 1,56 milyar dolara ulaşırken, aynı mağaza satışları da yüzde 13 büyüdü. Sonuçlar hem şirket beklentilerini hem de Wall Street tahminlerini geride bıraktı.

Güçlü performansın ardından şirket, 2026 mali yılı satış beklentisini 7,03 milyar dolar ile 7,13 milyar dolar aralığına yükseltti. Daha önce açıklanan beklenti ise 6,85 milyar dolar ile 6,95 milyar dolar seviyesindeydi. Aynı şekilde faaliyet kârı beklentisi de yukarı yönlü güncellendi.

Dönüşüm Stratejisi Sonuç Vermeye Başladı

Son iki yıldır yeniden yapılanma sürecinden geçen Victoria’s Secret için bu sonuçlar önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. CEO Hillary Super liderliğinde şirket, promosyon bağımlılığını azaltmaya, ürün inovasyonuna odaklanmaya ve markanın temel kategorilerindeki gücünü yeniden inşa etmeye çalışıyor.

Özellikle sütyen kategorisindeki yenilikler büyümenin en önemli kaynaklarından biri oldu. Şirket yönetimi, geliştirilmiş ürün tasarımlarının müşteri trafiğini artırdığını ve tüketicilerin farklı kategorilerde de alışveriş yapmasını sağladığını belirtiyor. İlk çeyrekteki güçlü performansın arkasında da bu ürün stratejisinin önemli rol oynadığı ifade ediliyor.

Şirket ayrıca son dönemde marka kimliğini yeniden güçlendirmeye yönelik adımlar attı. Victoria’s Secret Fashion Show’un geri dönmesi, yeni pazarlama kampanyaları ve marka konumlandırmasının netleşmesi tüketici ilgisini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

İç Giyim Perakendesinde Marka Gücü Yeniden Öne Çıkıyor

Victoria’s Secret’ın sonuçları, iç giyim sektöründe ürün inovasyonu ve marka algısının hâlâ güçlü büyüme yaratabildiğini gösteriyor. Son yıllarda birçok moda ve giyim markası fiyat odaklı rekabete yönelirken, Victoria’s Secret daha çok ürün geliştirme ve marka değerine yatırım yapmayı tercih etti.

Bu yaklaşımın sonucu olarak şirket, üst üste dördüncü çeyrekte de pozitif büyüme elde etti. Özellikle genç tüketiciler ve yüksek gelir grubundaki müşteriler arasında markaya olan ilginin yeniden güçlendiği belirtiliyor.

Perakendede dönüşüm yalnızca yeni müşteri kazanmakla değil, markanın temel kategorilerindeki uzmanlığını yeniden hatırlatabilmesiyle mümkün oluyor. Victoria’s Secret’ın son sonuçları da bu stratejinin karşılık bulduğunu gösteriyor.

Sektör İçin Stratejik Okuma

Victoria’s Secret’ın ilk çeyrek performansı, moda perakendesinde önemli bir gerçeği yeniden ortaya koyuyor: Tüketici belirsizliklerinin arttığı dönemlerde bile güçlü marka kimliği ve doğru ürün stratejisi büyüme yaratabiliyor.

Şirketin yükseltilen beklentileri yalnızca finansal bir başarı değil; aynı zamanda markanın yeniden konumlandırma sürecinin tüketici tarafında karşılık bulduğunun da işareti olarak okunuyor. Özellikle moda ve lifestyle sektöründe, markaların artık yalnızca ürün değil; net bir kimlik ve tutarlı bir hikâye sunmaları giderek daha kritik hale geliyor.

Inditex, Tarihinin En Güçlü İlk Çeyrek Sonuçlarına Ulaştı

Inditex, Tarihinin En Güçlü İlk Çeyrek Sonuçlarına Ulaştı, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde tarihinin en güçlü ilk çeyrek performansını açıkladı. Şirketin satışları Şubat-Nisan döneminde yüzde 5,8 artarak 8,75 milyar euroya ulaşırken, sabit kur bazında büyüme yüzde 8,8 olarak gerçekleşti. Net kâr ise yüzde 5,4 artışla1,38 milyar euro seviyesine yükseldi.

Grubun performansı, küresel moda sektöründe tüketici harcamalarının baskı altında olduğu bir dönemde geldi. Buna rağmen Inditex, hem mağaza hem de online kanallardaki güçlü performansıyla büyümesini sürdürdü. Özellikle Zara koleksiyonlarının tüketicilerden olumlu karşılık görmesi ve entegre mağaza-online modelinin etkinliği sonuçlara doğrudan yansıdı.

Kârlılık Gücünü Korumaya Devam Ediyor

Sonuçlarda dikkat çeken unsurlardan biri de kârlılık tarafındaki iyileşme oldu. Şirketin brüt kâr marjı yüzde 61,2’ye yükselirken, operasyonel performans da güçlendi. EBITDA yüzde 7,3 artışla 2,57 milyar euroya ulaşırken, faaliyet kârı da yüzde 7 büyüme gösterdi.

Bu tablo, artan lojistik ve hammadde maliyetlerine rağmen Inditex’in operasyonel verimliliğini koruyabildiğini gösteriyor. Özellikle tedarik zinciri esnekliği ve hızlı koleksiyon yenileme kabiliyeti, grubun rekabet avantajını desteklemeye devam ediyor.

Moda perakendesinde büyüme artık yalnızca satış hacmiyle değil, marjları koruyarak büyüyebilme yeteneğiyle ölçülüyor. Inditex’in sonuçları da bu dengeyi kurabildiğini gösteriyor.

Yaz Sezonuna Güçlü Başlangıç

Şirket, ikinci çeyreğe de güçlü bir giriş yaptı. 1 Mayıs – 1 Haziran döneminde sabit kur bazında satışlar yüzde 11,5 artış gösterdi. Bu performans, analist beklentilerinin üzerinde gerçekleşirken, Inditex’in tüketici talebini çekmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Küresel ekonomide jeopolitik riskler, enerji maliyetleri ve tüketici harcamalarındaki temkinli görünüm devam etse de şirket, ürün yenileme hızı ve çok kanallı perakende stratejisi sayesinde pozitif ayrışıyor.

Hızlı Moda Yerini Esnek Moda Modeline Bırakıyor

Inditex’in performansı, moda perakendesinde son yıllarda yaşanan dönüşümü de ortaya koyuyor. Sektörde başarı artık yalnızca hızlı üretimden değil; veri odaklı planlama, esnek tedarik zinciri, güçlü mağaza ağı ve dijital entegrasyonun birlikte yönetilmesinden geçiyor.

Şirket son yıllarda mağaza sayısını azaltırken mağaza kalitesini ve verimliliğini artırmaya odaklandı. Bu strateji sayesinde daha az mağaza ile daha yüksek satış üretme kapasitesi oluşturdu.

Perakende açısından bakıldığında Inditex’in sonuçları, küresel moda sektöründe ölçekten çok operasyonel çevikliğin değer kazandığını gösteriyor. Özellikle belirsizliklerin arttığı dönemlerde güçlü tedarik zinciri, veri kullanımı ve entegre kanal yönetimi, markaların büyüme performansında belirleyici rol oynuyor.

A101 Kurban Bayramı’nın Alışveriş Verilerini Açıkladı

A101’in sadakat ve müşteri deneyimi platformu A101 Artı, 2026 Kurban Bayramı dönemine ilişkin alışveriş verilerini açıkladı. Platform verileri, bayram sepetinin bu yıl da et saklama ve mutfak hazırlığı etrafında şekillendiğini; buna ek olarak ikramlık, içecek, mangal ve açık hava ürünlerinin de alışverişte öne çıktığını ortaya koydu.

A101 müşterilerine kişiselleştirilmiş kampanyalar, imkanlar ve alışveriş deneyimi sunan sadakat programı A101 Artı, bugün 17 milyon kullanıcıya ulaşıyor. Platform üzerinden elde edilen alışveriş verileri, tüketici ihtiyaçları ve alışveriş eğilimlerine ilişkin önemli içgörüler sunarken, 2026 Kurban Bayramı dönemine ilişkin veriler de bayram alışverişinin öne çıkan kategorilerini ortaya koydu.

Bayram alışverişinin güçlü sinyali yine mutfak hazırlığı oldu

Platform verilerine göre, Kurban Bayramı’na en doğrudan bağlanan ürün gruplarından biri yardımcı mutfak malzemeleri oldu. Bu kategori bayram döneminde adet bazında 2 kattan fazla büyüme gösterdi. Buzdolabı poşetinin günlük en çok satan ilk 100 ürün arasına girmesi de et saklama ve mutfak hazırlığının bayram alışverişindeki güçlü yerini koruduğunu gösterdi.

Yaz sezonu ve açık hava ürünleri sepette daha görünür hale geldi

Bu yılın dikkat çeken trendlerinden biri, bayram alışverişinin yaz sezonu ve açık hava ihtiyaçlarıyla birlikte genişlemesi oldu. Mangal malzemeleri kategorisi yaklaşık 2,5 katına çıkarken, sinek-böcek ilaçları kategorisi ise yaklaşık 3 katına çıktı. Bu tablo, Kurban Bayramı hazırlıklarının mutfak ve saklama ihtiyaçlarının yanında açık hava, yazlık ve sezonluk ürünlerle de desteklendiğine işaret etti.

İkramlık ve içecek kategorileri bayram sofralarını destekledi

Bayram ziyaretleri ve kalabalık sofralar da alışveriş sepetlerine yansıdı. Platform verilerine göre maden suyu yaklaşık 1,3 katına, meyveli gazlı içecekler yaklaşık 1,5 katına, buzlu çay yaklaşık 1,4 katına, soğuk kahve ise yaklaşık 1,5 katına çıktı. Türk kahvesi kategorisindeki yaklaşık 1,4 katlık artış da bayram ziyaretleri ve ikram kültürünün alışveriş davranışındaki yerini koruduğunu gösterdi.

Online alışverişte derin dondurucu öne çıktı

Online kanalda ise Kurban Bayramı’na en güçlü sinyal derin dondurucu ürünlerinde görüldü. Derin dondurucu ürünlerindeki hareketlilik, et saklama ihtiyacının yalnızca mağaza alışverişine değil, online alışveriş davranışına da yansıdığını ortaya koydu. Düdüklü tencere, Türk kahvesi makinesi, termos, oyuncak ve parfüm gibi ürünlerdeki artış ise online kanalda ev hazırlığı, hediyeleşme ve sezonluk ihtiyaçların birlikte değerlendirildiğini gösterdi.

Alışverişçi ihtiyaçlarını daha bütüncül planlıyor

image

A101 Ticaret ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Volkan Yıldız, Kurban Bayramı dönemine ilişkin verileri şöyle değerlendirdi: ’’Bayram dönemleri, alışverişçilerin ihtiyaçlarını en net şekilde gözlemleyebildiğimiz dönemler arasında yer alıyor. 17 milyon kullanıcısıyla A101 Artı, bize yalnızca hangi ürünlerin tercih edildiğini değil, alışverişçi davranışının nasıl şekillendiğini de gösteriyor.

Bu yılın verileri, Kurban Bayramı’na özgü saklama ve mutfak hazırlığı ihtiyaçlarının güçlü şekilde devam ettiğini; buna ek olarak ikramlık, içecek, mangal ve açık hava ürünlerinin de bayram sepetinde daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, alışverişçilerin bayram hazırlıklarını ev, sofra, ziyaret ve mevsimsel ihtiyaçları birlikte düşünerek planladığını gösteriyor.

Şirket olarak kampanyalarımızı ve ürün çeşitliliğimizi yalnızca kategorilere göre değil, müşterilerimizin gerçek yaşam ihtiyaçlarından hareketle şekillendiriyoruz. Platformdan elde ettiğimiz içgörüler, alışverişçiyi daha iyi anlamamıza ve doğru ürünü doğru zamanda erişilebilir fiyatlarla sunmamıza katkı sağlıyor.

Platform verileri, 2026 Kurban Bayramı alışverişinin temelinde saklama, mutfak hazırlığı ve misafir ağırlama ihtiyaçlarının yer aldığını; bunun yanında yaz sezonu, açık hava ve ikramlık ürünlerin de bayram sepetini genişlettiğini ortaya koydu. Böylece bayram alışverişi, geleneksel hazırlıkların yanı sıra mevsimsel ihtiyaçları da kapsayan çok kategorili bir yapıda gerçekleşti.’’

Pizza Hut İçin Yeni Dönem: Satış Görüşmeleri Son Aşamaya Geldi

Yum! Brands, bünyesindeki Pizza Hut markasını yatırım fonu LongRange Capital’a satmak üzere özel görüşmeler yürütüyor. Taraflar arasında henüz kesin bir anlaşma bulunmasa da, görüşmelerin son aşamaya geldiği ve önümüzdeki haftalarda sonuçlanabileceği belirtiliyor.

Bu gelişme, Yum Brands’ın geçtiğimiz yıl başlattığı stratejik değerlendirme sürecinin devamı olarak görülüyor. Şirket, son dönemde performansı zayıflayan Pizza Hut’ın geleceğini yeniden değerlendirirken, portföyünü daha güçlü büyüyen markalar etrafında şekillendirmeyi hedefliyor.

Pizza Hut Neden Satış Gündemine Geldi?

Pizza Hut son yıllarda özellikle ABD pazarında rakiplerinin gerisinde kalıyor. Markanın aynı mağaza satışları üst üste birçok çeyrektir düşüş gösterirken, operasyonel kârlılık tarafında da baskı artıyor. Yum Brands’ın diğer büyük markaları olan Taco Bell ve KFC ise büyümelerini sürdürmeye devam ediyor.

Şirket, yılın başında ABD’de performansı düşük yaklaşık 250 Pizza Hut restoranını kapatma kararı almıştı. Bu hamle de markanın yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmişti.

Özellikle teslimat odaklı pizza pazarında artan rekabet, tüketicilerin değer odaklı harcamalara yönelmesi ve operasyonel maliyetlerdeki yükseliş, Pizza Hut üzerindeki baskıyı artıran temel faktörler arasında gösteriliyor.

Restoran Sektöründe Yeni Bir Dönem Sinyali

Pizza Hut’ın olası satışı yalnızca tek bir marka işlemi olarak görülmüyor. Son dönemde restoran sektöründe birçok büyük marka, özel sermaye fonlarının radarına girmiş durumda. Artan maliyetler, zayıflayan tüketici talebi ve dönüşüm ihtiyacı, yatırım fonlarını yeniden yapılandırma fırsatları aramaya yönlendiriyor.

LongRange Capital’ın Pizza Hut’ı satın alması halinde markanın daha bağımsız bir dönüşüm sürecine girmesi beklenebilir. Özellikle mağaza ağı, operasyonel yapı ve marka konumlandırması tarafında yeni stratejiler gündeme gelebilir.

Perakende ve restoran sektöründe büyüklük artık tek başına yeterli olmuyor. Güçlü marka mirasına sahip şirketler bile değişen tüketici beklentileri ve rekabet koşulları karşısında iş modellerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor.

Pizza Hut süreci, küresel restoran sektöründe marka portföylerinin yeniden şekillendiği ve yatırım fonlarının daha aktif rol üstlendiği yeni dönemin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

AVM’lerde Tenant Mix Değişiyor: Eğlence Trafiğin Merkezinde

Perakende gayrimenkulünde de dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Özellikle konum bazlı eğlence konseptleri; alışveriş merkezleri ve retail park’lar için yeni büyüme alanlarından biri haline geliyor.

JLL tarafından yayımlanan 2026 eğlence kiracı araştırmasına göre, takip edilen 20 farklı eğlence konseptinde ziyaretçi trafiği pandemi öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 12 üzerine çıktı. Araştırma, ABD ve Kanada genelinde faaliyet gösteren 207 konseptin toplam 4.746 lokasyona ulaştığını, ayrıca 721 yeni lokasyonun planlandığını ortaya koyuyor.

Bu tablo, eğlence odaklı kiracıların artık alışveriş merkezleri için yalnızca “destekleyici kategori” değil; ana trafik üreticilerinden biri haline geldiğini gösteriyor.

Tüketici Artık Uzak Tatil Yerleri Yerine Yakın Deneyimlere Yöneliyor

Ekonomik baskılar, yüksek yaşam maliyetleri ve seyahat giderlerindeki artış; tüketici davranışlarını da değiştiriyor. Özellikle büyük tema parkı tatillerinin birçok aile için daha erişilmez hale gelmesi, yerel ve daha ulaşılabilir deneyim alanlarına olan ilgiyi artırıyor.

Bugün tüketiciler hâlâ sosyalleşmek, dışarı çıkmak ve deneyim yaşamak istiyor. Ancak bunu daha kısa mesafelerde, daha düşük bütçelerle ve günlük yaşamın içine entegre şekilde yapmayı tercih ediyor.

eglence perakende

Bu nedenle;
trambolin parkları,
interaktif oyun alanları,
immersive deneyim merkezleri,
aile eğlence konseptleri
ve sosyal aktivite alanları, perakende projelerinde daha görünür hale geliyor.

Özellikle Sky Zone gibi markalar, alışveriş merkezleri için güçlü trafik üreticileri arasında gösteriliyor.

Alışveriş Merkezi Artık Sadece “Alışveriş” Alanı Değil

Son yıllarda e-ticaretin büyümesiyle birlikte fiziksel mağazaların rolü yeniden tartışılırken, perakende gayrimenkulü de dönüşmeye başladı.

Bugün alışveriş merkezleri yalnızca ürün satın alınan alanlar değil; zaman geçirilen, deneyim yaşanan ve sosyal etkileşim kurulan yaşam alanlarına dönüşüyor. Eğlence kiracılarının yükselişi de bu dönüşümün en güçlü göstergelerinden biri olarak görülüyor.

Özellikle genç tüketiciler ve aileler açısından deneyim odaklı konseptler, klasik mağaza ziyaretlerinden daha güçlü çekim yaratabiliyor. Bu durum, AVM’lerin tenant mix stratejilerini de değiştiriyor.

Artık birçok retail geliştiricisi için soru yalnızca “hangi marka mağaza açacak?” değil;
“hangi deneyim daha fazla trafik yaratacak?”
haline geliyor.

Perakende gayrimenkulünde rekabet artık yalnızca mağaza metrekareleri üzerinden değil, ziyaretçiye ne kadar güçlü deneyim sunulabildiği üzerinden şekilleniyor.

Eğlence Konseptleri Yeni Nesil “Anchor Tenant” Rolüne Yaklaşıyor

Geçmişte alışveriş merkezlerinin ana çekim gücü department store’lar ve büyük moda markalarıydı. Ancak bugün eğlence kiracıları giderek yeni nesil “anchor tenant” rolüne yaklaşmaya başlıyor.

JLL verilerine göre planlanan yeni eğlence lokasyonları yaklaşık 16,5 milyon metrekarelik yeni alan talebi yaratıyor. Bu da sektörün büyüme hızını net şekilde ortaya koyuyor.

Özellikle experiential retail yaklaşımının güçlenmesiyle birlikte;
eğlence,
yeme-içme,
wellness,
oyun
ve sosyal deneyim alanları, perakende projelerinin merkezine yerleşiyor.

Bu dönüşüm aynı zamanda fiziksel perakendenin tamamen kaybolmadığını; aksine daha hibrit ve deneyim odaklı modele evrildiğini gösteriyor.

Perakende gayrimenkulü açısından bakıldığında ise eğlence kiracılarının yükselişi, alışveriş merkezlerinin geleceğinde “deneyim ekonomisinin” belirleyici rol oynayacağını ortaya koyuyor.

Eti’nin Yeni Kurumsal İletişim ve Müşteri İlişkileri Kıdemli Direktörü Dilge Berktaş Oldu

ETİ, kurumsal iletişim yapılanmasında üst düzey bir atamaya imza attı. Şirketin yeni Kurumsal İletişim ve Müşteri İlişkileri Kıdemli Direktörü olan Dilge Berktaş, ETİ’nin iletişim, kurumsal itibar ve paydaş ilişkileri alanlarındaki çalışmalarına liderlik edecek.

Yeni görevine ilişkin değerlendirmesinde Berktaş, Eti’de yeni bir yolculuğa başlamanın kendisi için heyecan verici olduğunu belirtirken, markanın geleceğine katkı sunmayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etti.

Kariyerine 1996 yılında halkla ilişkiler ajanslarında başlayan Berktaş, ilerleyen yıllarda Coca-Cola, Samsung ve Getir gibi global ve hızlı büyüyen markalarda kurumsal iletişim ekiplerine liderlik etti.

2005 yılında Coca-Cola Company Türkiye’ye katılan Berktaş; kurumsal iletişim, medya ilişkileri, sponsorluk yönetimi, sosyal etki projeleri ve kriz iletişimi alanlarında çeşitli görevler üstlendi. 2017-2020 yılları arasında Samsung Electronics Türkiye’de Kurumsal ve Pazarlama İletişimi Müdürü olarak görev yapan Berktaş, şirketin kurumsal ve pazarlama iletişimi faaliyetlerini yönetti.

2020 yılından bu yana Getir’de Kurumsal İletişim Direktörü olarak görev alan Berktaş ise GetirYemek ve GetirÇarşı dahil olmak üzere şirketin farklı markalarının iletişim çalışmalarına liderlik etti.

Son yıllarda FMCG sektöründe kurumsal iletişim yalnızca medya yönetimi değil; marka güveni, kriz iletişimi ve paydaş ilişkileri açısından da daha stratejik hale geliyor. Eti’nin gerçekleştirdiği bu atama da gıda ve perakende sektöründe iletişim liderliğinin giderek daha kritik rol üstlendiğini gösteriyor.