Ana Sayfa Blog Sayfa 77

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [25 – 29 Ağustos]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 10

Ağustos ayının son açılışları da gerçekleştirilmiş oldu. Son çeyrek beklentiler, kampanyalar, alışverişin en yoğun dönemlerine de Eylül ayı ile birlikte giriş yapıyoruz.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni sayısı ile sizlerleyiz.

İşte bu hafta gerçekleşen mağaza açılışları:

JYSK – Trump AVM

jysk magaza 29
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 11

JYSK, Trump AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 7. ve en büyük mağazasını oluşturuyor.

Decathlon – Atlantis AVM

decathlon magaza 29
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 12

Decathlon, Atlantis AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 50. mağazasını oluşturuyor.

Tchibo – Metropol AVM

tchibo magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 13

Tchibo, Metropol AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 58. mağazasını oluşturuyor.

Konyalı Saat – Van AVM

konyali magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 14

Konyalı Saat, Van AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Converse – Ankamall AVM

converse magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 15

Converse, Ankamall AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Şekerci Cafer Erol – Ortaköy

cafer magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 16

Şekerci Cafer Erol, Ortaköy mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

GS Store – Symbol AVM

gsstore magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 17

GS Store, Kocaeli Symbol AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Süvari – Ceylan Park AVM

suvari magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [25 – 29 ağustos] 18

Süvari, Diyarbakır Ceylan Park AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yenilenen konseptiyle açılan yeni şubesi oldu.

TRT Çocuk’un Sevilen Kahramanı İbi, Galaktik Serüven Gösterisiyle Türkiye’de İlk Kez Enntepe’de!

Enntepe Alışveriş ve Eğlence Merkezi, çocukların en sevdiği çizgi film kahramanlarından İbi ve arkadaşlarını Galaktik Serüven Gösterisiyle Türkiye’de ilk kez misafir ediyor.

trt çocuk’un sevilen kahramanı i̇bi, galaktik serüven gösterisiyle türkiye’de i̇lk kez enntepe’de!

TRT Çocuk ekranlarının sevilen karakteri İbi, birbirinden eğlenceli gösterileri ve unutulmaz maceralarıyla minik hayranlarıyla buluşacak

Etkinlik kapsamında İbi ve arkadaşları; şarkılar, danslar ve interaktif sahne şovlarıyla çocuklara eğlenceli anlar yaşatırken, aileler için de keyifli bir hafta sonu fırsatı sunacak.

📅 Tarih: 05 – 06 – 07 Eylül
🕒 Saat: 15.00 – 17.00 – 19.00
📍 Yer: Enntepe AVM

Enntepe AVM, ziyaretçilerini bu unutulmaz buluşmaya davet ediyor.

Çocukların hayal dünyasına renk katacak etkinlik, ücretsiz olarak tüm misafirlere açık olacak.

Vans’ın Mağaza Kapatmaları, Markanın Kültürel Önemini Yeniden İnşa Etme Planı Hakkında Ne Gösteriyor?

Bir dönemin sokak kültürüyle özdeşleşen markası Vans, günümüzde bu kültürel bağını yeniden inşa etmeye çalışıyor. Ana şirket VF Corp, radikal bir karar alarak dünya genelinde 160 Vans mağazasını kapatacağını açıkladı. Ancak bu karar yalnızca maliyet optimizasyonu değil, aynı zamanda markanın kimliğini yeniden tanımlama girişimi.

Kültürel Bağ Yeniden Kuruluyor

vans'ın mağaza kapatmaları, markanın kültürel önemini yeniden i̇nşa etme planı hakkında ne gösteriyor?

Vans, sneaker pazarında yalnızca satış rakamlarıyla değil, aynı zamanda gençlikle kurduğu kültürel bağla öne çıkmıştı. Ancak son yıllarda, bu bağın zayıfladığı gözlemleniyor. Markanın genel müdürü Bracken Darrell’a göre, “önemli olan kültürel anlamını geri kazanmak”.

Bu bağlamda yapılan mağaza kapanışları, markanın yüzeydeki semptomlarını değil, kök sorunlarını ele almaçabasının bir yansıması. VF Corp’un açıklamasına göre 160 mağazanın kapatılması ve 500’den fazla pozisyonun iptali, yıllık yaklaşık 125 milyon dolarlık bir maliyet avantajı sağlayacak. Fakat şirket bu tasarrufun ötesinde, Vans’i yeniden “insanların konuşmak isteyeceği” bir marka haline getirmeyi hedefliyor.

“Yeniden Oluştur” Stratejisi

VF Corp’un 18 ay sürecek olan yeni stratejisi, yalnızca perakende operasyonlarını değil, marka kimliğini de kapsıyor. Markanın yeniden yapılandırılmasında temel hedefler şöyle sıralanıyor:

  • Sokak kültürüne geri dönmek: Özellikle genç nesil arasında Vans’in orijin hikâyesiyle yeniden ilişki kurmak,
  • Ürün odaklı değil, kültür odaklı iletişim kurmak,
  • Mağaza sayısını azaltırken temas kalitesini artırmak,
  • Yeni iş birlikleriyle taze bir görünüm yaratmak.

Şirketin CFO’su Matt Puckett, “Vans’in temelleri sağlam. Ancak çevik davranıp köklü değişiklikler yapmamız gerekiyordu” diyerek bu hamlenin zor ama gerekli olduğunu vurguluyor.

Perakendeye Dönük Yeni Yaklaşımlar

Yeniden yapılanma sürecinde VF Corp, yalnızca kültürel stratejilerle değil, aynı zamanda mağaza lokasyonları, stok yönetimi ve ürün gamı gibi operasyonel alanlarda da optimizasyon planlıyor. Yani mağazaların azalması, markanın fiziksel olarak zayıflaması anlamına gelmiyor. Aksine, daha güçlü temas noktalarıyla daha etkili bir perakende stratejisi kurgulanıyor.

Markanın yeniden kültürel çekim merkezi haline gelmesi için hem sokak etkinlikleri hem de dijital projeler devreye alınacak. Bracken Darrell’ın ifadesiyle bu bir “reboot” değil, bir “rebuild” süreci.

Ralph Lauren’in ‘Erişilebilir Lüks’ Stratejisi Yüzde 13,7’lik Bir Artışa Nasıl Yol Açtı?

Ralph Lauren, küresel moda sektöründe birçok markanın satış artışı sağlayamadığı bir dönemde dikkat çekici bir başarıya imza attı. Şirket, 2025 mali yılının ilk çeyreğinde gelirlerini bir önceki yıla göre %13,7 artırarak 1,7 milyar dolara ulaştırdı. Bu yükselişin ardında ise şirketin uzun süredir üzerinde çalıştığı erişilebilir lüks stratejisi yer alıyor.

Prestijli ama ulaşılabilir bir konum: erişilebilir lüks

ralph lauren'in 'erişilebilir lüks' stratejisi yüzde 13,7'lik bir artışa nasıl yol açtı?

Moda pazarındaki genel lüks segment daralmasına rağmen Ralph Lauren’in bu pozitif performansında, markanın hem prestijli hem de geniş tüketici grupları tarafından ulaşılabilir algılanması etkili oldu. Özellikle genç tüketicilere hitap eden fiyatlama politikaları, markanın orta-üst segmente hitap eden bir cazibe yaratmasını sağladı. Bu da yalnızca yeni müşteri kazanımını değil, mevcut müşterilerin marka bağlılığını da güçlendirdi.

Kalite, fiyat ve hikâye uyumu

Marka, yalnızca fiyat kırarak büyüme stratejisi benimsemedi. Ürün kalitesi, sunum biçimi ve markanın anlattığı hikâyeler bu süreçte önemli rol oynadı. İndirimli satıştan uzak durarak ürün değerini vurgulayan yaklaşım; kadın giyim, dış giyim ve çanta gibi kategorilerde çift haneli büyümeyi beraberinde getirdi.

Deneyim odaklı perakende yatırımları

Ralph Lauren’in erişilebilir lüks anlayışı sadece ürün politikasıyla sınırlı değil. Deneyimsel mağaza konseptleri, markaya yeni nesil tüketiciler nezdinde farklı bir konum kazandırıyor. Ralph’s Coffee gibi mağaza-içi deneyimler, özellikle genç kadın müşteriler arasında büyük ilgi görüyor. Bu model, yılın ilk çeyreğinde markaya 1,4 milyon yeni müşteri kazandırdı.

Kültürel derinlik ve kapsayıcılık

Marka, yalnızca finansal başarıyı değil, kültürel anlatıları da stratejisine dâhil ederek daha geniş bir aidiyet duygusu yaratmayı başardı. Örneğin, Oak Bluffs koleksiyonuyla Afro-Amerikan toplulukların tarihine saygı gösteren bir koleksiyon sunan Ralph Lauren, HBCU’larla iş birlikleriyle sosyal açıdan da önemli bir pozisyon alıyor.

Decathlon, İlk Kez Bir Elektronik Mağazanın İçinde ‘City Konseptli’ Mağaza Açtı

Paris’in kalbinde, iki farklı perakende evreni birleşiyor. Bu kez Decathlon, sakin bir mağaza açılışından öteye geçerek şehir yaşamına adapte bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Paris Montparnasse, Rue de Rennes’teki yeni Decathlon City, toplamda yaklaşık 700 m² alanda yer alan, alışılmadık bir mekânda konumlanıyor: tüketici elektroniği zinciri Boulanger’ın bir şubesinde. Sportif ruhla teknolojiyi bir araya getiren bu model, markalar için mekan verimliliğini artırırken müşteriye alışveriş dışında da bir deneyim sunuyor.

Kentsel Aktivitelerle Bütünleşen Spor Vitrini

decathlon, i̇lk kez bir elektronik mağazanın i̇çinde 'city konseptli' mağaza açtı
decathlon, i̇lk kez bir elektronik mağazanın i̇çinde 'city konseptli' mağaza açtı 24

Bu mağaza, yalnızca şehir hayatına uygun ürün yelpazesiyle dikkat çekmiyor; locale hitap eden bir strateji benimsiyor. Bisiklet ve scooter gibi yumuşak mobilite ürünleri, koşu ve fitness ekipmanları temel çekirdek. Mevsime göre yürüyüş ve su sporu ürünlerine de yer veriliyor. Farklı olarak mağaza içinde sunulan bakım ve tamir atölyeleri, adım analizi, teslim dolapları ve ürün deneme imkânı, “alışveriş” kavramını yeniden tanımlıyor: müşteriye sadece ürün değil, servis de sunmak.

“20 Dakika İlkesine” Dayanan Stratejik Konumlandırma

decathlon city3
decathlon, i̇lk kez bir elektronik mağazanın i̇çinde 'city konseptli' mağaza açtı 25

Decathlon Fransa Genel Müdürü Bastien Grandgeorge’un ifadesiyle, amaç “yaşadığımız, çalıştığımız veya gezdiğimiz yerlere 20 dakikalık ulaşılabilirlik” yaratmak. 2018’den bu yana hayata geçirilen City formatı, Paris içinde üç yeni mağazayla (Saint‑Germain‑des‑Prés, Batignolles, Montparnasse) yaygınlaşıyor. Bu alan, şehir merkezine özgü perakende deneyimlerini keşfetmek adına dikkat çekici bir laboratuvar işlevi görüyor.

2024 itibarıyla Decathlon, küresel satışlarını %5,2 artırarak 16,2 milyar euroya çıkardı. Fransa cirosu ise 4,73 milyar euro seviyesinde kalarak olimpiyat yılındaki baskıya karşın direnç gösterdi. Aynı yıl, marka kimliğini yeniden güncelledi; yeni logo ve mağaza konseptiyle marka, daha çevik ve şehirli bir yapıya evriliyor.

Bu gelişme perakendede “komple deneyim” ve “kentsel erişilebilirlik” kavramlarının birleşimini temsil ediyor. Gelecekte, Decathlon’un bu tarz mekân iş birliklerinin şehirli tüketiciyi merkeze alan yeni perakende modelleri için bir referans haline gelebileceğini söylemek mümkün.

Tekstil İhracatında Lojistikte DFDS ile Yeni Standartlar

Türkiye, dünya tekstil ihracatında en güçlü oyunculardan biri. Ancak bu gücü korumak ve artırmak, yalnızca üretim kalitesiyle değil; ürünlerin doğru zamanda, doğru koşullarda ve mağazaya hazır şekilde hedef pazara ulaştırılmasıyla mümkün. Özellikle Avrupa pazarına açılan lojistik hatlarda hız, güvenilirlik ve esneklik, artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi.

Günümüzde öne çıkan uygulamalar arasında;

  • Mağaza hazır teslimat: Ürünlerin askıda, kırışmadan ve doğrudan satışa sunulabilecek şekilde ulaştırılması,
  • Gelişmiş kutu treyler teknolojileri ile güvenli ve yalıtılmış taşımacılık,
  • Yükün her aşamada izlenebilmesi için kamyon durumu raporlama sistemleri,
  • Randevulu yükleme ve boşaltma hizmetleri ile operasyonel zaman yönetiminin optimize edilmesi yer alıyor.

DFDS’nin Türkiye ile Avrupa arasında tekstile özel, güvenilir taşımacılık çözümlerini keşfedin.

Türkiye ve Avrupa’yı birbirine bağlayan güçlü lojistik ağ, küresel erişimi yerel uzmanlıkla birleştirerek tekstil sektöründe kalite çıtasını yükseltiyor. Bu sistemler sayesinde ihracatçılar, ürünlerinin her adımda güvende olduğunu biliyor ve operasyonlarını daha verimli yönetebiliyor.

Önümüzdeki dönemde, Türk tekstil ihracatında lojistik başarının ölçütü yalnızca maliyet avantajı veya teslimat süresi olmayacak. İzlenebilirlik, teslimat güvenilirliği ve mağaza hazır konsepti, sektörün yeni standartları olarak öne çıkacak. Bu dönüşümü bugünden hayata geçiren DFDS, markaların Avrupa pazarındaki rekabet gücünü pekiştiren oyuncular arasında yer alıyor.

Concentrix Dijital Dönüşüm Lideri Elif Şahintaş: “CX artık sadece memnuniyet değil, stratejik bir kaldıraç.”

Dijitalleşme, müşteri beklentilerini yeniden tanımlarken markaların en büyük fark yaratma alanı da artık deneyim oluyor. Globalde 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteren Concentrix, müşteri deneyimi çözümlerini yalnızca bir hizmet modeliyle değil, ileri teknoloji ve analitikle donatılmış bütüncül bir yapı olarak sunuyor. Türkiye operasyonunu da bu vizyonun stratejik bir parçası olarak konumlayan Concentrix Dijital Dönüşüm ve Müşteri Deneyimi Bölge Lideri Elif Şahintaş, perakende sektörüne dair içgörülerini ve dönüşen müşteri deneyimi anlayışını Bi’Sektör’e anlattı.

Concentrix, dünya genelinde müşteri deneyimi çözümleri ve teknoloji alanında nasıl bir rol oynuyor? Türkiye operasyonu bu global yapı içinde hangi alanlarda faaliyet gösteriyor ve öncelikli hedefleri neler?

concentrix dijital dönüşüm lideri elif şahintaş: “cx artık sadece memnuniyet değil, stratejik bir kaldıraç.”

Concentrix olarak, dünya genelinde müşteri deneyimi çözümleri ve teknoloji alanında güçlü bir rol üstleniyoruz. 70’ten fazla ülkede hizmet veren şirketimiz hem sunduğu hizmet kalitesi hem de teknoloji üretme kapasitesiyle öne çıkıyor. Müşteri deneyimi ve teknoloji entegrasyonundaki liderliğimizi, yalnızca bir hizmet sağlayıcı olmanın ötesinde; kendi ürünlerini ve teknolojilerini geliştiren, inovasyon odaklı bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyoruz.

Hedefimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil; aynı zamanda geleceğin markalarını bugünden güçlendirmek.

Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri, tamamı kendi mühendislik ekiplerimiz tarafından tasarlanıp geliştirilen iX (Intelligent Experience) platformumuz. iX sayesinde yapay zekâ, süreç otomasyonu, veri analitiği ve davranış bilimlerini entegre ederek kurumlara yalnızca operasyonel verimlilik değil; aynı zamanda sürdürülebilir müşteri bağlılığı da sağlıyoruz.

Türkiye operasyonlarımız, global yapımız içinde stratejik bir rol üstleniyor. Müşteri deneyimi yolculuklarının haritalanması, süreç analizi ve otomasyon fırsatlarının belirlenmesi gibi konularda danışmanlık ve çözüm geliştirme hizmetleri sunuyoruz. Ayrıca bölgedeki markaların dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarına, müşteri memnuniyetini artırmalarına ve operasyonel verimlilik sağlamalarına destek oluyoruz. Öncelikli hedeflerimiz arasında; Türkiye’deki markaları küresel en iyi uygulamalarla buluşturmak, yapay zekâ, otomasyon ve veri analitiği gibi yeni nesil teknoloji çözümlerini hayata geçirmek ve mevcut müşteri portföyümüzle birlikte büyümek bulunuyor.

Türkiye perakende sektöründe son 5 yılda müşteri beklentilerinde en belirgin değişim sizce ne oldu? Bu değişimlerin sahadaki operasyonlara ve deneyim tasarımına etkisini nasıl açıklarsınız?

Son beş yılda müşterilerin hız, kişiselleştirme ve kesintisiz hizmet beklentileri belirgin biçimde arttı. Bu durum, operasyonlarımızda veri analitiği, çeviklik ve omni-channel deneyim tasarımını stratejik bir öncelik haline getirdi. Artık operasyonel çeviklik, veri analitiği ve omni-channel deneyim tasarımı her zamankinden daha kritik; hız, kişiselleştirme ve kesintisizlik ise vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkıyor.

Omnichannel stratejilerinizde, mağaza içi deneyim ile dijital kanallar arasındaki etkileşimi artırmak için uyguladığınız hangi dokunuşlar müşteri memnuniyetinde ölçülebilir bir sıçrama yarattı?

Müşteri memnuniyetini artırma yolculuğumuzda; hiper kişiselleştirme (hyper-personalization), omnichannel entegrasyon ve yapay zekâ destekli etkileşim çözümleri temel stratejik sütunlarımızı oluşturuyor. Amacımız yalnızca deneyimi dijitalleştirmek değil; aynı zamanda onu insana yakın, sezgisel ve akıllı bir yapıya kavuşturmak. Bu vizyonla, sektördeki dönüşüme yön veren çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.

Yakın vadede odağımızda bulunan iki öncü çözümümüz:

iX Hello™, milyarlarca müşteri etkileşiminden elde edilen veri ve içgörülerle tasarlanmış, yapay zekâ destekli sanal danışmanımız. Kurum içindeki self-servis deneyimlerini daha doğal, kullanıcı dostu ve yüksek adaptasyon oranına sahip hale getiriyor. iX Hero™ ise, müşteri danışmanlarına gerçek zamanlı destek sağlayarak hem hizmet kalitesini yükseltiyor hem de operasyonel verimliliği artırıyor.

Bu çözümlerle yürüttüğümüz projelerde oldukça somut kazanımlar elde ettik. Örneğin, çağrı sürelerinde yüzde 22’ye varan bir azalma sağladık. Bunun yanında müşteri memnuniyetinde yüzde 13,5’e kadar artış gördük. Ayrıca, çağrı sonrası iş yükünde de yüzde 50’ye varan bir düşüş yakaladık.

Yapay zekâ ve otomasyon çözümlerinizde, müşteri deneyiminde fark yaratan en kritik kullanım alanları neler? Bu dönüşümün markalar üzerindeki etkisini nasıl tanımlarsınız?

Yapay zekâ, müşteri deneyiminde oyunun kurallarını değiştiriyor. Akıllı çağrı yönlendirme, chatbot, talep tahmini ve duygu analizi gibi alanlarda fark yaratıyoruz. Bu sayede markalara hem hız hem maliyet avantajı hem de derinlemesine kişiselleştirme imkânı sunuyoruz.

Müşteri deneyiminde fark yaratan konulardan biri, farklı kanallardan (sesli ve yazılı) gelen müşteri etkileşimlerini tek bir havuzda toplayıp analiz edebilmek. Bu yöntemle yalnızca tekil temasları değil, uçtan uca müşteri yolculuğunun bütünsel resmini görebiliyoruz.

Bu entegre yapı sayesinde duygu analizi, ‘müşterinin sesi’ (Voice of Customer) çalışmaları ve churn/leakage risk analizleri yaparak markalara derin içgörüler sağlıyoruz. Örneğin, müşteri geri bildirimlerinden elde edilen duygu analiziyle hizmet süreçlerindeki memnuniyet seviyelerini ölçüyor; churn riskini önceden tespit ederek proaktif aksiyon alınmasına imkân tanıyoruz. Böylece markalar sadece şikâyetlere yanıt vermekle kalmıyor; müşteri bağlılığını artıracak stratejik adımlar atabiliyor, operasyonlarını iyileştiriyor ve gelir kayıplarını önleyebiliyor.

Kısacası, çok kanallı veriyi tek noktada buluşturup anlamlandırmak hem müşteri sadakati hem de sürdürülebilir büyüme açısından kritik bir değer yaratıyor.

CX yatırımlarının başarısını yalnızca NPS veya memnuniyet anketleriyle ölçmek artık yeterli değil. Concentrix olarak deneyim ROI’sini değerlendirmek için hangi yeni metrikleri veya analitik modelleri kullanıyorsunuz?

CX yatırımlarının başarısını artık yalnızca NPS ya da klasik memnuniyet anketleriyle ölçmek yeterli değil. Concentrix olarak biz, müşteri deneyiminin gerçek değerini ortaya koymak için çok daha bütünsel bir yaklaşım benimsiyoruz. Burada önemli olan, deneyimi sadece bir memnuniyet skoru olarak değil, doğrudan iş sonuçlarına yansıyan bir unsur olarak değerlendirmek. Bu kapsamda operasyonel ve deneyimsel verileri birlikte ele alıyoruz. Örneğin; ilk temas çözüm oranı, tekrar etkileşim oranı ve işlem süresi gibi operasyonel metrikleri; NPS, duygu analizi ve Voice of Customer geri bildirimleri gibi deneyim göstergeleriyle birleştiriyoruz. Bunlara ek olarak churn ve retention oranları, müşteri yaşam boyu değeri ve müşteri edinme maliyeti gibi finansal verileri de analizlerimize dahil ediyoruz.

Tüm bu verileri yapay zekâ ve ileri analitik modellerle bir araya getirdiğimizde, CX yatırımlarının markalara yalnızca daha mutlu müşteriler kazandırmadığını; aynı zamanda gelir artışı, maliyet optimizasyonu, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir müşteri bağlılığı üzerinde doğrudan ve ölçülebilir bir katkı sağladığını net bir şekilde gösterebiliyoruz.

Kısacası amacımız, müşteri deneyimini soyut bir kavram olmaktan çıkarıp, iş büyümesine ve gelecekteki marka değerine somut katkı sağlayan bir yatırım olarak görünür kılmak.

Önümüzdeki 5 yılda perakende müşteri deneyiminde oyunun kurallarını değiştirecek teknolojiler sizce hangileri olacak? Türkiye’de bu teknolojilerin adaptasyon süreci nasıl şekillenecek?

Yakın gelecekte markalar, yalnızca müşterilerin geçmiş alışveriş alışkanlıklarına değil; o anki ruh hâllerine, kişisel tercihlerine ve bulundukları konuma göre de dinamik teklifler sunacak. Sürdürülebilirlik odaklı deneyimler, müşteri sadakatinin en önemli anahtarı haline gelecek. Tüketiciler seçimlerini, çevresel hassasiyet gösteren ve sürdürülebilirlik stratejilerini iş modellerinin merkezine yerleştiren markalardan yana yapacak.

Ayrıca fiziksel ve dijital dünyanın birleştiği ‘phygital’ deneyimler perakendenin vazgeçilmez unsuru olacak. Mağazalar yalnızca satış noktaları değil, aynı zamanda etkileşim ve deneyim alanları; dijital platformlar ise işlem ve hız merkezleri haline gelecek.

Özetle, hiper-kişiselleştirme, omni-channel entegrasyonu ve yapay zekâ destekli etkileşimler, müşteri deneyiminin temel yapı taşlarını oluşturacak. Concentrix olarak biz de bu dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz.

Coca-Cola Kahve Defterini Kapatıyor: Costa Coffee Satışa Çıkıyor

Coca-Cola, meşrubatlara odaklanmak için kahve zinciri Costa Coffee’yi satmak istiyor. 2018’de satın aldığı İngiliz kahve şirketi, yüksek beklentileri hiçbir zaman karşılayamadı.

coca-cola kahve defterini kapatıyor: costa coffee satışa çıkıyor
Coca-Cola, Costa Coffee’den kurtulmak istiyor

Costa Coffee ile ürün çeşitlendirmek

Coca-Cola, 2018 yılında Costa Coffee için tam 4,4 milyar Euro ödemişti. Ancak analistler artık meşrubat devinin kahve zinciri için çok fazla ödediğine inanıyor. Nedeni ise Coca-Cola’nın markayı bugün bu rakamın ancak yarısına satması mümkün.

İçecek grubu o dönemde, sağlık bilincine sahip tüketiciler için alternatiflerle ürün yelpazesini daha da çeşitlendirmek istiyordu. CEO James Quincey o dönemde, “Sıcak içecekler, genel içecek sektöründe henüz küresel bir markaya sahip olmadığımız birkaç segmentten biri,” demişti. ” Costa, güçlü bir kahve platformuyla bu pazara erişmemizi sağlıyor .”

Premium kahvenin popülerliği

Ancak kahve pazarındaki rekabetin artması, kahve fiyatlarının fırlaması ve premium kahvenin daha popüler hale gelmesiyle birlikte kahve markası bu beklentileri karşılayamadı. De Tijd’in haberine göre, Costa Coffee 2023 yılında satın alma tarihine göre daha düşük satış rakamlarına ulaştı ve yaklaşık 10 milyon sterlin zarar etti.

Belçikalı Philippe Schaillee, 2023 yılında Costa Coffee’nin CEO’su oldu. Şubat 2024’te Liège-Guillemins tren istasyonunda zincirin ilk Belçika şubesini açarken hâlâ büyük hedefleri vardı: Marka, 10 Belçika şubesi için potansiyel görüyordu. Ancak, 18 ay sonra, zincir hâlâ tek bir Belçika şubesine takılıp kaldı. Global tarafta işlerin çok iyiye gitmemesi ile de markanın satışı görüşülüyor.

Sürpriz Kutuların Ardındaki Gerçek: Eğlence mi, Bağımlılık mı?

Pekin’deki Çin’in en büyük bilgesine adanmış ana tapınakta, hediyelik eşya dükkanları, alıcıların satın aldıkları ürünün tam olarak ne tür olduğunu satın aldıktan sonra anlayabilecekleri şekilde paketlenmiş hediyeler olan bir dizi “gizemli kutu” satıyor.

Mağazadaki popüler bir gizli kutu, Konfüçyüs’ün kutsaması olan bir dondurma ikramı. İbadet edenler 4,50 dolar öder ve tatlıyı açtıktan sonra, başarılı bir öğrenci olduklarını veya parlak bir geleceğe sahip olacaklarına dair iyi dilekler okurlar.

Peki nedir bu gizemli kutu çılgınlığı ve nasıl bir etkiye sahip?

sürpriz kutuların ardındaki gerçek: eğlence mi, bağımlılık mı?
labubu’nun başarısının sırrı çin’in ‘gizemli kutu’ çılgınlığı mı?

Gizemli kutular seyahat acenteleri dahil bir çok alana yayılıyor

Gizemli kutulara olan ilgi, seyahat acentelerinden süpermarketlere kadar herkesin kendi versiyonlarını sunmasıyla ekonominin her yerinde yaygınlaşıyor. Fliggy, Alibaba Group’un seyahat hizmetleri platformu, yolcuların Çin’den kalkış şehrini seçip, tarih ve varış noktaları için birden fazla seçenek arasından birine atandığı, Japonya’ya gidiş-dönüş için 64 dolardan başlayan “gizemli kutu” uçak biletleri sunuyor.

Pekin merkezli Pop Mart bu olgunun ön saflarında yer almış markalardan biri şüphesiz. Hong Konglu Hollandalı sanatçı Kasing Lung tarafından yaratılan elf benzeri canavar bebek Labubu’nun arkasındaki gizli güç. Labubu oyuncakları, yalnızca koleksiyon şirketi tarafından satılarak büyük kârlar elde edilir ve aynı gizli kutu formatında satılır; bu da tam olarak doğru olanı elde etmek için tekrar satın almayı teşvik edebilir.

Çince “manghe” olarak da bilinen gizemli kutular, pandemi sırasında Çin’de popülerlik kazandı. Pop Mart, Çin nüfusunun sürekli Covid-19 karantinası tehdidi altında olduğu bir dönemde oyuncakları canlı yayınlayarak hem çevrimiçi hem de otomatlarda sattı.

Pandemi kontrolleri ve yavaş ekonomi nedeniyle morali bozulan genç Çinli tüketiciler, morallerini yükseltmek için bütçe dostu harcamalara yöneldi. Alıcılar, akranları tarafından çok beğenilen nadir bir modeli satın alma şansına sahip olurlarsa oyuncaklarını takas edebilir veya övünme hakkı kazanabilirlerdi.

Çinli perakendeci Miniso New York Borsası’nda işlem gören, saat, bant, kırtasiye malzemeleri ve tükenmez kalemlerden oluşan gizli kutular sunuyor.

Müşteriler ürünün içindekileri merak ediyor, bu da şanslarını denemelerine ve en sonunda satın almaya devam etmelerine neden oluyor.

Ancak Çin hükümeti, devlet medyası aracılığıyla “akıl dışı tüketim” ve “gizemli kutu bağımlılığı” konusunda uyarıda bulundu.

Çin’de uzman görüşlerine yer veren resmi devlet gazetesi, uygulamanın “küçüklerin psikolojik zayıflıklarını hedef alan bir ‘ticari tuzak’” olduğunu bildirdi.

Miniso’nun 2. Çeyrek Raporu: Gelirler Yükseldi, Kâr Aşağı

Miniso, ikinci çeyrekte satışlarda çift haneli artışa rağmen daha düşük kâr bildirdi.

Şirketin 30 Haziran’da sona eren çeyrekteki geliri %23,1 artarak 4,966 milyar RMB’ye (693,2 milyon ABD doları) yükseldi.

Miniso markasının geliri, Çin Anakarası’nda %13,6 yurtdışı pazarlarında ise %28,6 artışla %19,5 artarak 637 milyon dolara yükselirken, Top Toy’un geliri %87 artarak 56,1 milyon dolara ulaştı.

Miniso’nun aynı mağaza brüt mal değeri (GMV), Çin anakarasındaki düşük tek haneli büyüme ve yurt dışındaki düşük tek haneli düşüşle desteklenerek yatay seyretti. Top Toy’un aynı mağaza brüt mal değeri (GMV), düşük tek haneli büyüme oranı kaydetti.

Şirket, Top Toy’un yakın zamanda Temasek tarafından stratejik finansmanını tamamladığını ve yaklaşık 10 milyar HK$ (1,28 milyar $) değerleme sonrası finansman sağladığını belirtti.

Net kâr, faaliyet geliri %11,3 artarak 116,7 milyon dolara yükselirken, kâr geçen yılın aynı dönemindeki 82,4 milyon dolardan 68,3 milyon dolara geriledi.

İlk yarıda gelir %21 artarak 1,3 milyar dolara yükselirken, Miniso satışları %18, Top Toy ise %73 arttı. Dönem kârı 163 milyon dolardan 126,5 milyon dolara geriledi.

miniso’nun 2. çeyrek raporu: gelirler yükseldi, kâr aşağı
Miniso 2. Çeyrek Sonuçlarını Açıkladı

Miniso mağaza sayısını artırıyor

30 Haziran itibarıyla, grup düzeyindeki mağaza sayısı 7905’e ulaşarak, bir önceki yıla göre 842 net yeni mağaza artışına işaret etti. Miniso’nun 4305’i Çin Anakarası’nda, 3307’si yurtdışında olmak üzere toplam 7612 mağazası bulunurken, Top Toy’un 293 mağazası bulunuyordu.

Şirket, yılın geri kalanında gelir büyümesinin hızlanmasını bekliyor.