Ana Sayfa Blog Sayfa 76

Amazon Prime Day Takvim Değişimi: Satış Etkisi mi, Stratejik Zamanlama Oyunu mu?

Amazon, 2026 Prime Day etkinliğini ABD’de Temmuz’dan Haziran’a çekerek perakende takviminde önemli bir kaymaya imza attı. Diğer büyük pazarlarda ise etkinliklerin yılın üçüncü çeyreğinde devam edecek olması, Prime Day’in artık tek bir küresel kampanya değil, bölgesel olarak parçalanmış bir satış mimarisine dönüştüğünü gösteriyor.

Şirketin bu hamlesi yalnızca tarih değişikliği değil; aynı zamanda gelirlerin çeyreksel dağılımını etkileyen ve rakip perakendecilerin kampanya planlarını doğrudan şekillendiren bir taktiksel yeniden konumlandırma olarak değerlendiriliyor. Amazon’un son yıllarda Prime Day’i sürekli genişletmesi ve formatını değiştirmesi de bu esnek yapının bir parçası.

Prime Day Artık Tek Bir Kampanya Değil, Dağıtılmış Bir Satış Takvimi

Amazon CFO’su Brian Olsavsky’nin açıklamalarına göre Prime Day’in coğrafyaya göre bölünmesi, gelirlerin farklı çeyreklerde raporlanmasına neden olacak. Bu durum, etkinliğin artık yalnızca bir “indirim dönemi” değil, finansal planlama aracı olarak da kullanıldığını gösteriyor.

Etkinliğin ABD ve bazı büyük pazarlarda Haziran’a çekilmesi, diğer bölgelerde ise üçüncü çeyreğe yayılması, Amazon’un küresel perakende takvimini tek merkezli değil, modüler bir yapıya dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu yapı, hem tüketici ilgisini yıl içine yaymayı hem de satış yoğunluğunu daha kontrollü dağıtmayı amaçlıyor.

Promosyon Takvimlerinde “Sezon” Tanımı Zayıflıyor

Sektör analistlerine göre Prime Day değişimi, sadece Amazon’a özgü bir strateji değil; perakendede sezon kavramının giderek anlamını kaybettiği daha geniş bir dönüşümün parçası. Back-to-school gibi geleneksel dönemler bile artık tek bir zaman dilimine sıkışmıyor. Bu da perakendecilerin “tek büyük satış günü” yerine yıl içine yayılan sürekli promosyon modellerine yönelmesine neden oluyor.

Prime Day’in Gerçek İşlevi: Satıştan Çok Davranış Yönetimi

amazon prime day

Prime Day’in yıllar içinde büyümesi, yalnızca satış hacmiyle değil, tüketici davranışını yönlendirme gücüyle de açıklanıyor. Amazon’un etkinliği uzatması ve formatını sık sık değiştirmesi, tüketiciyi sürekli tetikte tutan bir beklenti ekonomisi yaratıyor.

Ancak bu stratejinin yan etkisi de giderek daha görünür hale geliyor: tüketiciler artık indirimlerin gerçek değerini sorguluyor ve fiyatları kampanya öncesinden itibaren takip ediyor. Bu durum, Prime Day’in sadece bir satış değil, aynı zamanda güven ve fiyat algısı testi haline geldiğini gösteriyor.

Rakipler İçin Kaçınılmaz Bir Referans Noktası

Prime Day’in yarattığı “halo effect”, yalnızca Amazon ekosistemiyle sınırlı kalmıyor. Diğer perakendeciler, bu dönemi kendi kampanyaları için bir trafik ve satış fırsatı olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Prime Day artık sektörde bağımsız bir etkinlik değil, rekabet takvimini belirleyen merkezi bir referans noktası haline gelmiş durumda. Kampanya yönetiminin giderek daha senkronize ve birbirine bağlı bir yapıya dönüştüğünü, tekil markaların değil ekosistem etkisinin belirleyici olduğunu gösteriyor.

Takvim Değişikliği Bir Operasyon Kararı Değil, Stratejik Bir Konumlandırma

Prime Day’in Haziran’a çekilmesi ilk bakışta operasyonel bir düzenleme gibi görünse de, aslında tüketici dikkatini yaz sezonu başlamadan yakalamaya yönelik stratejik bir hamle. Aynı zamanda Amazon’un, satış yoğunluğunu yılın farklı dönemlerine yayarak hem gelir akışını hem de raporlama yapısını optimize etme çabasıyla da örtüşüyor. Perakendede zamanın artık sabit bir çerçeve değil, markalar tarafından aktif olarak yönetilen bir strateji değişkeni haline geldiğini gösteriyor.

Perakendede Yeni Gerçeklik: Kampanya Değil, Sürekli Zamanlama

Prime Day etrafında şekillenen bu değişim, perakendenin geldiği noktayı netleştiriyor: artık mesele belirli bir indirim dönemi yaratmak değil, tüketici ilgisini yıl boyunca yönetebilmek. Amazon’un takvim değişikliği, perakendede rekabetin yalnızca fiyat veya ürün üzerinden değil, zamanlama ve dikkat ekonomisi üzerinden de şekillendiğini ortaya koyuyor.

Carter’s İlk Çeyrekte Satışlarını Artırdı, Karlılık Baskı Altında Kaldı

Carter’s Inc., 2026 mali yılının ilk çeyreğinde güçlü bir ciro performansı ortaya koymasına rağmen, artan maliyet baskıları nedeniyle kârlılık tarafında zayıflama yaşadı. Şirketin net satışları yıllık bazda %8,1 artarak 681,1 milyon dolara yükselirken; bu büyüme özellikle ABD perakende ve uluslararası operasyonlardan geldi.

ABD perakende segmenti %12,8 büyüme kaydederken, uluslararası gelirlerde %14,3’lük güçlü bir artış görüldü. ABD toptan satış kanalı ise daha sınırlı bir ivmeyle %0,5 büyüdü. Şirket, erken Paskalya dönemi ve artırılan pazarlama yatırımlarının hem mağaza trafiğini hem de e-ticaret performansını desteklediğini vurguluyor. ABD karşılaştırılabilir satışlarındaki %10,5’lik artış da talep tarafının hâlâ güçlü olduğuna işaret ediyor.

Büyüme Var, Ama Kârlılıkta Yapısal Baskı da Var

Ciro tarafındaki pozitif tabloya rağmen operasyonel kârlılıkta gerileme dikkat çekiyor. Düzeltilmiş faaliyet kârı 35,4 milyon dolardan 28,4 milyon dolara düşerken, net kâr da 15,5 milyon dolardan 14,3 milyon dolara geriledi. Yönetim, bu baskının arkasında üç temel faktörü öne çıkarıyor: ek gümrük tarifeleri, mağaza operasyonlarında yükselen enflasyon ve artan faiz giderleri. Özellikle düşük marjlı kategorilerde faaliyet gösteren perakendeciler için kritik bir gerçeği yeniden görünür kılıyor: satış büyümesi artık tek başına finansal sağlık göstergesi değil.

Maliyet Enflasyonu Perakendede Yeni Normal

cartersss

Carter’s yönetimi, maliyet baskılarının yılın ilerleyen dönemlerinde hafiflemesini beklediğini belirtse de mevcut görünüm, özellikle tedarik zinciri ve operasyon maliyetlerinin kalıcı bir baskı unsuru haline geldiğini gösteriyor.

Geçici CEO Richard Westenberger, şirketin bu dönemde fiyatlama disiplini ve operasyonel verimlilik üzerinde daha agresif çalıştığını ifade ederken, yeni CEO Sharon Price John’un çocuk giyim kategorisindeki deneyimiyle dönüşüm sürecine liderlik etmesi bekleniyor.

Sektör Mesajı: Talep Dayanıklı, Ama Marjlar Kırılgan

Çocuk giyim kategorisi genel olarak tüketici talebinin daha dirençli kaldığı segmentlerden biri olmaya devam ediyor. Ancak Carter’s örneği, sektörün yeni denklemini net biçimde ortaya koyuyor: talep güçlü kalsa bile kârlılığı korumak giderek daha zor hale geliyor. Artan tarifeler, lojistik maliyetleri ve operasyonel enflasyon; markaları yalnızca büyüme değil, aynı zamanda verimlilik, fiyatlama stratejisi ve kanal optimizasyonu konusunda daha agresif adımlar atmaya zorluyor.

Şok Marketler, UCZ Mağazacılık’ı Tamamen Bünyesine Katıyor

Şok Marketler, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, yüzde 100 bağlı ortaklığı olan UCZ Mağazacılık Ticaret A.Ş.’yi tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devralarak kendi bünyesinde birleştirmeyi planladığını duyurdu.

Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre birleşme işlemi, Türk Ticaret Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve ilgili sermaye piyasası mevzuatı kapsamında “kolaylaştırılmış usulde birleşme” yöntemiyle gerçekleştirilecek. Bu kapsamda UCZ Mağazacılık’ın tüm aktif ve pasifleri bir kül halinde Şok Marketler’e devredilecek ve şirketin tüzel kişiliği sona erecek.

Birleşme işleminin, taraf şirketlerin 31 Aralık 2025 tarihli bağımsız denetimden geçmiş finansal tabloları esas alınarak yürütüleceği belirtildi.

Operasyonel Yapıyı Sadeleştirme Hamlesi

KAP açıklamasında dikkat çeken noktalardan biri, işlemin “kolaylaştırılmış usulde” gerçekleştirilecek olması oldu. Şok Marketler’in UCZ Mağazacılık’ın tamamına sahip olması nedeniyle süreçte yönetim kurulu raporu, birleşme raporu ve uzman kuruluş görüşü hazırlanmayacağı ifade edildi.

Bu tür birleşmeler, özellikle büyük ölçekli perakende gruplarında operasyonel yapıyı sadeleştirme, karar alma süreçlerini hızlandırma ve organizasyonel verimliliği artırma amacıyla tercih ediliyor.

Perakende tarafında son dönemde giderek daha fazla gündeme gelen “merkezi yapı” yaklaşımı, yalnızca mağaza operasyonlarında değil; şirket organizasyonlarında da etkisini göstermeye başladı.

Perakendede Verimlilik Dönemi

Şok Marketler’in attığı bu adım, perakende sektöründe son yıllarda hızlanan verimlilik ve sadeleşme arayışının bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Artan operasyon maliyetleri, hız baskısı ve çok katmanlı organizasyonların yönetim zorlukları, şirketleri daha yalın yapılara yönlendiriyor. Özellikle büyük mağaza ağlarına sahip perakendeciler için organizasyonel esneklik artık yalnızca finansal değil, stratejik bir konu haline geliyor.

Bu nedenle benzer birleşme ve yeniden yapılanma hamlelerinin önümüzdeki dönemde sektörde daha sık görülmesi sürpriz olmayacaktır.

Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 Takvimi Belli Oldu

Perakendenin Yeni Dönemi Sahneye Çıkıyor

Perakende artık yalnızca mağaza yatırımları, kampanya dönemleri ya da metrekare büyümeleri üzerinden okunmuyor. Bugün sektör; değişen tüketici davranışlarını, deneyim beklentilerini, verimlilik baskısını ve fiziksel dünyanın dijitalleşmeyle birlikte nasıl yeniden şekillendiğini aynı anda konuşuyor.

Tam da bu dönüşümün ortasında, Perakende Alışveriş Zirvesi 2026, bu yıl üçüncü kez sektörü yeniden aynı sahnede buluşturmaya hazırlanıyor.

Bi’Sektör tarafından hayata geçirilen etkinlik serilerinden biri olan Perakende Alışveriş Zirvesi, 22 Ekim 2026 tarihinde Fişekhane’de gerçekleştirilecek. Zirve, perakendenin artık yalnızca “nasıl satış yaptığına” değil; alışveriş deneyiminin nasıl dönüştüğüne, mağazacılığın nasıl yeniden tanımlandığına ve sektörün hangi yeni dinamiklerle şekillendiğine odaklanan bir buluşma olarak konumlanıyor.

Yeni Nesil Perakendenin Dinamikleri Sahneye Çıkıyor

Perakende sektörü yeni bir döneme giriyor. Tüketicinin karar mekanizmaları değişirken, mağazaların rolü de yalnızca satış noktası olmanın ötesine geçiyor. Deneyim, hız, fiyat algısı, verimlilik ve fiziksel alanların yeniden anlam kazanması; sektörün en önemli gündem başlıkları arasında yer alıyor.

Perakende Alışveriş Zirvesi 2026, bu dönüşümü perakendeciye en yakın perspektifle ele alıyor. Yeni nesil alışveriş davranışlarından mağaza 3.0 yaklaşımına, AVM’lerin dönüşen rolünden fiyat–değer–deneyim dengesine kadar pek çok konu; birbirinden kopuk başlıklar halinde değil, aynı dönüşümün farklı parçaları olarak değerlendiriliyor.

Yeni Nesil Mağazacılık: Fiziksel Dünya Yeniden Tanımlanıyor

Bugün fiziksel perakende yalnızca ürün sergileme alanlarından ibaret değil. Mağazalar artık marka deneyiminin merkezine dönüşürken; tüketicinin mağaza ile kurduğu ilişki de yeniden şekilleniyor. Bu değişim yalnızca tasarımı değil, operasyon yönetiminden teknoloji kullanımına kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor.

Perakende Alışveriş Zirvesi 2026, sektörün bu yeni dönemine odaklanarak; yatırım önceliklerinden mağaza deneyimine, tüketici psikolojisinden yeni nesil büyüme modellerine kadar geniş bir perspektif sunmayı hedefliyor.

Sektör Profesyonelleri Yeniden Aynı Sahnede

Bu yıl Perakende Alışveriş Zirvesi; markaları, AVM yönetimlerini, yatırımcıları, teknoloji sağlayıcılarını ve perakende ekosisteminin farklı oyuncularını yeniden bir araya getirecek.

Yalnızca sektör profesyonellerine açık olarak gerçekleştirilecek zirve, sektörün geleceğini birlikte okumayı ve yeni dönemin dinamiklerini birlikte tartışmayı amaçlıyor.

Haziran ayında katılımcı kayıtları açılacak olan Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 ile ilgili güncel gelişmeler ve detaylı bilgilere yakında ulaşılabilecek.

Perakende Alışveriş Zirvesi 2025 Nasıl Geçmişti?

2 dakikada göz atmak için sizi şöyle alalım…

ECE Türkiye, 15. Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi’nde, Perakende Ekosisteminin Yeni Yol Haritasını Çizdi

Türkiye perakende ve gayrimenkul sektörüne yön veren ECE Türkiye, bu yıl 15’incisini düzenlediği Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi’nde sektörün geleceğine yönelik stratejik vizyonunu paylaştı. Perakendeyi etkileşim, değişim ve dijital dönüşümle şekillenen bir ekosistem olarak tanımlayan şirket, deneyim odaklı yaklaşımın ve dijitalleşmenin sektörün dönüşümündeki artan rolüne dikkat çekti.

ECE Türkiye’nin ev sahipliğinde “Etkileşim, Değişim, Dönüşüm” ana temasıyla gerçekleşen 15. Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi, sektörün geleceğine dair kapsamlı bir perspektif sundu. Zirvede; dijitalleşme, deneyim odaklılık ve veri temelli yönetim, yeni dönemin temel dinamikleri olarak öne çıktı.

Zirvenin açılış konuşmalarını ECE Türkiye Genel Müdürleri Semet Yolaç Canlıel ve Nuri Şapkacı gerçekleştirdi. Canlıel ve Şapkacı, yatırımcı, marka ve ziyaretçi arasındaki dengenin sürdürülebilir başarıdaki rolüne dikkat çekerek tüm paydaşlar için değer yaratan iş modellerine vurgu yaptı. Dijitalleşmenin etkilerinden yeni nesil alışveriş deneyimine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, ECE Marketplaces CEO’su Joanna Fisher sektörün Avrupa perspektifini paylaşırken, Ekonomist Devrim Akyıl küresel gelişmeler, jeopolitik riskler, petrol fiyatları ile altın, gümüş ve borsaya ilişkin 2026 projeksiyonlarını değerlendirdi.

“Dengeyi yönetiyor, dijitalleşmeyle geleceği şekillendiriyoruz”

ece 2

Sektörde sürdürülebilir başarı için tüm paydaşlara değer yaratan bir yapının önemine vurgu yapan ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, AVM’lerin çok fonksiyonlu yaşam alanlarına dönüştüğünü belirterek dijitalleşmenin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti. Canlıel: “AVM sektörü; markalar, yatırımcılar ve ziyaretçilerden oluşan hassas bir denge üzerine kurulu. Bu dengeyi korumak için değişime hızla adapte olmak ve doğru pozisyon almak kritik. ECE Türkiye olarak 360 derece hizmet modelimiz, güçlü insan kaynağımız ve tecrübemizle bu dengeyi en iyi şekilde yönetmeye odaklanıyoruz. Dijitalleşmeyi işimizin merkezine alarak tüm paydaşlarımıza şeffaf ve anlık veri sunuyoruz. Amacımız, herkes için daha verimli, daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak” dedi.

Zirvede ECE Türkiye’nin geliştirdiği dijital platformu da tanıtıldı. Canlıel “ECE Türkiye Connect sayesinde yatırımcı ve kiracılarımıza entegre bir yapı üzerinden AVM performans verilerini gerçek zamanlı olarak takip etme imkanı sunuyoruz. Yatırımcılarımız, ciro, ziyaretçi sayısı ve finansal verilere erişim sağlayabilirken; kiracılarımız ise hesap bilgilerini görüntüleyip ciro verilerini girebiliyor ve AVM içindeki performanslarını karşılaştırmalı olarak takip edebiliyorlar. Ziyaretçilerimize yönelik platform ise AVM deneyimini dijitale taşıyarak online rezervasyon, sipariş, ödeme ve teslimat süreçlerini tek bir sistem üzerinden mümkün kılıyor” dedi.

“Türkiye’de güçlü portföyümüzle sektöre yön veriyoruz”

Sektörün mevcut durumunu makroekonomik bir perspektifle değerlendiren ECE Türkiye Genel Müdürü Nuri Şapkacı, yatırımcı, perakendeci ve ziyaretçi memnuniyetinin oluşturduğu dengeye vurgu yaptı. Artan maliyetler ve finansmana erişim koşullarının daha stratejik bir yaklaşımı zorunlu kıldığını belirten Şapkacı, stratejik yönetim anlayışını şu sözlerle detaylandırdı: “AVM sektörü, Türkiye’de yılda milyarlarca ziyaret ve milyonlarca istihdam yaratarak ekonominin en önemli yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor. Ancak artan maliyetler, finansman zorlukları ve yeni yatırım iştahındaki azalma sektörü ciddi şekilde zorluyor. Markalar üzerindeki maliyet baskısı ve tedarik zinciri sorunları da bu süreci daha karmaşık hale getiriyor. Bu nedenle yatırımcılar, markalar ve yönetimlerin çok daha güçlü bir iş birliği içinde hareket etmesi gerekiyor. Gelecekte başarı, müşteri odaklı yeni konseptler ve birlikte geliştirilen çözümlerle mümkün olacak.”

“Deneyim odaklı ve sürdürülebilir yaşam alanları geliştiriyoruz”

Etkinlikte “Avrupa’da Perakende Gayrimenkulün Bugünü ve Yarını” başlıklı bir konuşma yapan ECE Marketplaces CEO’su Joanna Fisher, küresel perakende dünyasındaki dönüşüme dikkat çekti. Deneyim odaklı yaklaşımın artık sektörün merkezinde yer aldığını belirten Fisher: “Perakende yerel bir iş gibi görünse de onu şekillendiren dinamikler artık tamamen küresel ve birbirine bağlı. Avrupa’da ekonomik büyüme yavaşlarken tüketiciler daha seçici, daha bilinçli ve değer odaklı hale geliyor. Fiziksel mağazalar önemini koruyor ancak artık yalnızca ürün ve hizmet değil, deneyim ve duygu sunmak zorundalar. Yatırım kararlarında ise başarı artık lokasyondan çok aktif ve doğru yönetimle belirleniyor. Dijitalleşme, veri ve şeffaflık ise bu yeni dönemde rekabetin temel unsurları haline gelmiş durumda” dedi.

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’dan 54 Milyon Euro Operasyonel Kâr

Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırımcısı Rönesans Gayrimenkul Yatırım, 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme performansını sürdürdü. Güçlü kira yapısı ve aktif varlık yönetimi sayesinde sürdürülebilir büyümeye devam eden şirketin operasyonel kârı (NOI) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 54 milyon euroya yükseldi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın aynı dönemde kiracı ciroları yüzde 38 artarak, enflasyonun ve sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım, portföyündeki yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması ve dinamik varlık yönetimi yaklaşımıyla yılın ilk çeyreğinde de operasyonel verimliliğini artırmaya devam etti. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım grubu olan şirket, yüzde 99,5 doluluk oranıyla perakende gayrimenkul sektöründeki lider konumunu koruyor.

“Güçlü finansal yapımızla büyümemizi sürdürüyoruz”

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk çeyreğinde operasyonel kârımız, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 artış göstererek 54 milyon euroya ulaştı. Aynı dönemde düzeltilmiş net aktif değerimiz ise 3,5 milyar euro olarak gerçekleşti. Güçlü operasyonel performansımız ve varlık değerlerimizdeki artış sayesinde büyümemizi istikrarlı şekilde sürdürüyoruz. Serbest nakit akışımızdaki yükseliş; operasyonel kârlılıktaki artış, finansman maliyetlerindeki düşüş ve yatırım ile operasyon giderlerinde sağlanan optimizasyonun etkisiyle gerçekleşti. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, operasyonel verimliliğimizde kayda değer bir iyileşmeye işaret ederken, yıllık 150 milyon euronun üzerinde güçlü bir nakit üretim kapasitesine ulaştığımızı ortaya koyuyor.”

ronesans gayrimenkul

Hem ziyaretçi sayısı hem operasyonel performans arttı

2026 yılının ilk çeyreğinde alışveriş merkezlerindeki ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 28,1 milyona ulaştığını belirten Yaşar, aynı dönemde kiracı cirolarının yüzde 38 artış gösterdiğini ifade etti. Böylece kiracı cirolarının hem yüzde 31 seviyesindeki TÜFE’nin hem de yüzde 32 olan sektör ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Yaşar, portföy genelinde doluluk oranının ise yüzde 99,5 seviyesinde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Yılın ilk üç ayında toplam 7.783 metrekare yeni kiralama gerçekleştirdik ve 36 yeni mağaza açtık. Aktif kiralama ve yeniden konumlandırma çalışmalarımızla portföyümüzün performansını desteklemeye devam ediyoruz. 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. Operasyonel kârlılığımızı çift haneli büyütürken, yüksek doluluk oranımızı koruduk. Enflasyona endeksli ve kiracı performansına bağlı kira modelimiz sayesinde gelirlerimizi sürdürülebilir şekilde artırıyoruz. Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimizle hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmayı hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.”

Büyüme ve yeni projeler devam ediyor

Hem organik büyüme hem de stratejik satın almalarla yüksek kaliteli varlıklara odaklanan yatırım stratejisini sürdüren Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Piazza Park Maltepe konut ve Maltepe Ofis projeleri başta olmak üzere portföyünü çeşitlendirmeye devam ediyor. İnşaatı devam eden, konut, home ofis ve ticari alanlardan oluşan toplam 229 bağımsız bölümlü Piazza Park Maltepe projesinin yüzde 23’ü satılmış durumda. Maltepe Ofis projesiyle portföyüne yaklaşık 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler eklemeye hazırlanan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, ofis kiralarındaki artış beklentisine paralel olarak bu segmentte önemli bir gelir artışı potansiyeli görüyor.

2028’de elektrik tüketiminin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak

Portföyünde bulunan 15 varlığın tamamının BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikasına sahip olmasıyla dünya genelinde en üst seviyede yer alan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını 2026’da da sürdürdü. Grup şirketlerinden Rönesans Enerji ile hayata geçirilen iş birliği kapsamında Türkiye’deki ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması’na (YEYTA) imza atan şirket, herhangi bir sermaye harcaması yapmadan 20 yıl boyunca yenilenebilir enerji tedarik edecek ve pozitif nakit akışı sağlayacak. Bu kapsamda, 2026 yılı sonuna kadar toplam elektrik tüketiminin yüzde 67’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Kârlılığını Sürdürdü

Koton, 2026 yılının ilk çeyreğinde etkin maliyet kontrolü, disiplinli gider yönetimi ve operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla operasyonel karlılığını arttırdı. 

Senenin ilk çeyreğinde küresel jeopolitik gerilimler, enflasyonist baskılar ve zayıf tüketici talebine rağmen karlılık odağını koruyan Şirket’in konsolide satışları, geçen yılın aynı dönemine benzer olarak 8,3 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, brüt kar yüzde 18 artışla 4,2 milyar TL, FAVÖK ise yüzde 31 artışla 1,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.  

Satın alma maliyetlerini enflasyonun altında korumayı başaran ve stok yönetiminde etkinliğini artıran Şirket, brüt kâr marjını geçen yılın aynı dönemine kıyasla 8 puan artırarak yüzde 50,9 seviyesine taşıdı. Enflasyonist ortama ve kira giderlerinde enflasyonun üzerinde artışa karşın, operasyonel giderler yıllık bazda yüzde 13 azaldı. Yılın ilk çeyreğinde görece stabil seyreden Euo/TL kuru nedeniyle kur farkı gelirleri önemli ölçüde azalırken, disiplinli gider yönetimi sayesinde FAVÖK marjı yıllık bazda 4,7 puan artışla yüzde 19,3 oldu.

Operasyonel çevikliğin katkısıyla daha düşük stok seviyesiyle çalışma odağı devam etti ve 2026 yılının ilk çeyreğinde stoklar yıllık bazda yüzde 15 azaldı. Bu sayede işletme sermayesi yapısı güçlendirildi ve 859 milyon TL tutarında güçlü bir serbest nakit akışı elde edildi.

Koton, yurt içinde daralan giyim sektörünün üzerinde performans sergilerken, yurt dışında reel büyüme trendini sürdürdü. 

2025 yılının ilk çeyreğinde yoğun promosyonlarla desteklenen yurt içi satışlar güçlü bir büyüme kaydederken, 2026 yılının aynı döneminde yüksek baz etkisi ve kârlılık odaklı strateji doğrultusunda sınırlı daralma gösterdi. Buna karşın, mağaza optimizasyon çalışmaları sayesinde yurt içi metrekare verimliliği yılın ilk çeyreğinde ABD doları bazında yaklaşık yüzde11 arttı.

Yüksek enflasyona karşın baskılanan kurların ve jeopolitik gerilimin olumsuz etkilerine rağmen, operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla yurt dışı satışlar bu dönemi TL bazında yüzde 3 reel büyüme ile tamamlarken, ABD doları bazında büyüme yüzde 17 olarak gerçekleşti.

Körfez Bölgesi’nde jeopolitik gerilimlere rağmen, güçlü performans devam etti.

Apparel Group ortaklık yapısıyla yönetilen Körfez Bölgesi’nde 2026 yılının ilk çeyreğinde 2 yeni mağaza açılırken, bölgedeki dönüşümün ve yeni açılan mağazaların katkısıyla satışlar ABD Doları bazında yüzde 106 büyüdü. Nisan ayında da satışlar ABD Doları bazında yüzde 73 büyümeye devam etti. 

Koton yılın ilk çeyreğini 464 mağaza ile tamamladı. 

koton 2

2026 yılının ilk çeyreğinde yurt dışında net 5 mağaza artışı, yurt içinde ise net 5 mağaza azalışı ile toplam mağaza sayısı 464 oldu. Yılın ikinci yarısında yurt dışında mağaza açılışlarının hızlanması planlanıyor.  

Omnichannel stratejisi kapsamında müşteri sadakati ve stok entegrasyonu alanında çalışmalar hızla devam ediyor.

Nisan 2026 itibarıyla yurt içinde üye sayısı 9,6 milyonu aşan Koton Club’ın, yurt dışında CIS Bölgesi ve Sırbistan’ın ardından, yılın ikinci yarısında Gürcistan ve Fas’ta devreye alınması planlanıyor.

Mağaza stoklarının e-ticaret stoğuna entegrasyonu hızla devam ederken, Temmuz ayında e-ticaret deposunun kapatılmasıyla stok verimliliğinde artış hedefleniyor.

CEO Dr. A. Bülent Sabuncu: Güçlü bir performans sergiledik

Koton CEO’su Dr. A. Bülent Sabuncu, şirketin 2026 yılı ilk çeyrek performansı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“2026 yılının ilk çeyreği, küresel jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizlik, yurt içinde enflasyonist baskı ve devam eden güçlü TL politikasının etkisiyle zorlu geçti. Bu dönemde promosyonları sınırlandırarak büyümeden feragat etsek de, kârlılık odağımızı koruyarak ilk çeyreğin mevsimsellik etkisine rağmen güçlü bir performans sergiledik. Yurt içinde daralan giyim sektörünün üzerinde performans gösterirken, yurt dışında reel büyümeye devam ettik. Konsolide satışlarımız yüksek baz etkisiyle önceki yılın aynı dönemine benzer seviyede gerçekleşirken, operasyonel kârlılığımızı artırdık. 

Enflasyonun altında korunan maliyetler ve etkin stok yönetimi sayesinde brüt kâr marjımız 8 puan artarak yüzde 50,9’a yükseldi. Kira giderlerindeki enflasyon üzeri artışa rağmen faaliyet giderlerinde verimlilik sağladık ve FAVÖK marjımız 4,7 puan artışla yüzde 19,3’e ulaştı. Yüksek finansman giderleri ve azalan kur farkı gelirleri net kârlılığı sınırlarken, Nisan ayı itibarıyla paritedeki yukarı yönlü hareketin önümüzdeki dönemde finansal performansa olumlu katkı sağlamasını bekliyoruz. 

İşimizin mevsimselliği gereği daha güçlü geçen yılın ikinci çeyreğinde, Anneler Günü ve Kurban Bayramı döneminin katkısı ile Körfez Bölgesi’nden beklediğimiz olumlu gelişmelerin önümüzdeki dönem performansımızı destekleyeceğini öngörüyoruz.” 

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları (Maptriks Tarafından Desteklenmektedir) [4 – 8 Mayıs]

Mayıs ayı ile birlikte yılın ikinci yarısına da giriş yapmış olduk. İlk çeyrek rakamları sektörden gelmeye başladı, bayram alışverişi dönemlerinin yoğunluğu sektörün biraz hareketlenmesine sebep oldu. Adet büyümelerinde hala sıkıntılar devam ederken, Anneler Günü ve Kurban Bayramı alışverişlerinin yoğunluğu ile Mayıs ayının beklentilerin üzerinde geçmesi bekleniyor.

Mağaza açılışları tarafında ivme devam ediyor. Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni sayısı ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları

Decathlon – Perlavista AVM

decathlon magaza 8
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 14

Decathlon, Perlavista AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 53. mağazasını oluşturuyor.

Tansaş Gross – Vega AVM

tansas magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 15

Tansaş Gross, Vega AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 3. mağazasını oluşturuyor.

Evidea – Bursa Nilüfer Ata Bulvarı

evideo magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 16

Evidea, Bursa Nilüfer Ata Bulvarı mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

English Home – First Avenue AVM

englishhome magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 17

English Home, First Avenue AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Miniso – Bodrum Milas Havalimanı Dış Hatlar

miniso magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 18

Miniso, Bodrum Milas Havalimanı Dış Hatlar mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

aDL – 41 Burda AVM

adl magaz
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 19

aDL, 41 Burda AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Mudo – Datça

mudo magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 20

Mudo, Datça mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

LTB – Kiev Lavina Mall

ltb magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 21

LTB, Kiev Lavina Mall mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yurt dışındaki 52. mağazasını oluşturuyor.

McDonald’s İlk Çeyrekte Hem Gelir Hem Kâr Beklentilerini Geride Bıraktı

McDonald’s Corporation, 2026 yılının ilk çeyreğinde hem gelir hem de kâr tarafında beklentileri geride bırakarak “zorlayıcı ortam”a rağmen güçlü bir performans ortaya koydu. Şirketin açıklamalarına göre, artan maliyet baskıları ve tüketici üzerindeki ekonomik stres devam ederken bile harcama davranışındaki direnç satışları destekledi.

McDonald’s’ın düzeltilmiş hisse başına kârı 2,83 dolar ile 2,74 dolarlık beklentinin üzerine çıkarken, gelir 6,52 milyar dolara ulaştı ve 6,47 milyar dolarlık tahminleri aştı. Net kâr ise geçen yılın aynı dönemine göre artarak 1,98 milyar dolara yükseldi. Aynı mağaza satışları %3,8 büyürken, özellikle ABD pazarında ziyaret başına harcamaların artması dikkat çekti.

Tüketici Baskıya Rağmen Harcamaya Devam Ediyor

CEO Chris Kempczinski, sonuçların “zorlu bir ortamda güçlü bir çeyrek” olduğunu vurgularken, özellikle tüketici davranışındaki değişime dikkat çekti. Yükselen yakıt fiyatları, jeopolitik riskler ve genel enflasyon baskısı hızlı servis restoran segmentini test ederken, McDonald’s müşterilerinin tamamen çekilmek yerine daha seçici harcama yaptığı görülüyor.

ABD’de karşılaştırılabilir satışların %3,9 artması, özellikle kişi başı harcamadaki yükselişle desteklendi. Bu durum, “trafik düşüşü + sepet büyümesi” dinamiğinin sektör genelinde daha belirgin hale geldiğini gösteriyor.

Değer Menüsü Var, Ama Premium Strateji de Devrede

McDonald’s son dönemde bir yandan agresif değer menüsü stratejisini sürdürürken, diğer yandan daha yüksek fiyat segmentine hitap eden ürünlerle marka konumlandırmasını genişletiyor.

mcdonalds1
  • Super Mario Galaxy Movie ve KPop Demon Hunters gibi iş birlikleri
  • Premium segment Big Arch burger lansmanı
  • Promosyon yerine deneyim ve içerik odaklı kampanyalar

Bu çift yönlü strateji, markanın yalnızca “ucuz seçenek” değil, aynı zamanda “deneyim ve ürün çeşitliliği” sunan bir platforma dönüşme çabasını gösteriyor.

Uluslararası Operasyonlar Dengeli Büyüme Sağlıyor

McDonald’s’ın uluslararası operasyonlu pazarlarında da %3,9’luk aynı mağaza satış büyümesi görülürken, Fransa, Almanya ve Avustralya gibi büyük pazarlar performansı destekledi. Gelişen lisanslı pazarlarda ise %3,4 büyüme kaydedildi ve özellikle Japonya en güçlü performans gösteren ülke oldu.

Sektörel Okuma: Hızlı Serviste Yeni Dönem “Fiyat + Deneyim Dengesi”

McDonald’s sonuçları, hızlı servis restoran sektöründe yeni bir dengeyi ortaya koyuyor: tüketici baskı altında olsa bile tamamen harcamayı bırakmıyor, ancak harcama kararını daha seçici ve değer algısına dayalı veriyor. Sektörün artık yalnızca fiyat rekabetiyle değil; ürün inovasyonu, kampanya stratejisi ve deneyim tasarımı üzerinden büyüme üretmek zorunda olduğunu gösteriyor.

ŞOK Marketler İlk Çeyrekte Satışlarını Yüzde 41 Artırdı, 76.3 Milyar TL Ciroya Ulaştı

ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarını geçen yıla göre yüzde 41 artırdı. Reel olarak da yüzde 7,5 büyüyerek 76,3 milyar TL satış cirosu elde etti. 11 bin 119 mağazası ve 51 bini aşan çalışanıyla büyümesini sürdürdü.

ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda açıkladı. Şirket, net satış gelirlerini yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı. ŞOK Marketler, aynı dönemde enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda da yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar TL satış cirosuna ulaştı. Yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren ŞOK Marketler’in mağaza sayısı 11 bin 119’a ulaşırken, şirketin toplam istihdamı 51 bini aştı.

Şubat ayı boyunca uygulanan “100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları” kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunuldu. Şirket, kampanyalar ve “Win” sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlamayı sürdürdü.

Gıda güvenliğinde pestisit analizi yatırımı

sok magaza

ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atarak taze meyve-sebzeye yönelik pestisit analizlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmeye başladı. Pestisit analizi uygulaması 2026 yılının ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana’daki 3 meyve-sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı. Uygulama kapsamında taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler satışa sunuluyor. Bu sayede tedarik zincirinde izlenebilirlik artırılarak müşterilere daha güvenli ürünler ulaştırılıyor.

Entegre faaliyet raporuyla şeffaflıkta yeni adım

ŞOK Marketler, finansal performansını ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporu’nu 2026 yılının mart ayında ilk kez yayınladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyuyor.

Uğur Demirel: Büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük

ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılının ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde dengeli büyüme performansımızı sürdürdük. Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz kampanyalarla müşterilerimizin bütçelerine katkı sağladık. Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporu’muz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz.”