Ana Sayfa Blog Sayfa 76

Boyner Büyük Mağazacılık Giyim Dışı Kategoriler Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ: “Okula dönüş, satışın ötesinde uzun vadeli stratejiler için kritik bir dönem.”

Okulların açılmasına sayılı günler kala, perakende sektörü yılın en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Alışveriş merkezlerinden online platformlara kadar her noktada hareketlilik artarken, aileler bütçelerini yeniden şekillendiriyor, markalar ise hem kısa vadeli satış hedeflerini hem de uzun vadeli müşteri bağını gözeterek stratejilerini devreye alıyor. Bu dönemin sektör için ne anlama geldiğini ve Boyner’in yaklaşımını, Boyner Büyük Mağazacılık Giyim Dışı Kategoriler Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ ile konuştuk.

Okula dönüş dönemi perakendeciler için satış artışının ötesinde ne ifade ediyor? Bu dönemin hangi göstergeleri stratejik planlama açısından kritik hale geliyor?

boyner büyük mağazacılık orçun kızıldağ: "okula dönüş, satışın ötesinde uzun vadeli stratejiler için kritik bir dönem."

Okula dönüş, perakende sektörü için yalnızca satışların artışı değil, müşteri davranışlarını derinlemesine analiz etme fırsatı sunan bir dönem. Alışverişin hızlanmasıyla birlikte sektör genelinde hareketlilik artıyor ve tüm perakendeciler bu döneme özel olarak hazırlanıyor.

Bu süreçte özellikle üç gösterge öne çıkıyor. Öncelikle, ailelerin bütçe öncelikleri daha net görülüyor; eğitim harcamaları ön plana çıktığı için kategoriler arası kaymalar stratejik planlamada yol gösterici oluyor. İkinci olarak, okula dönüş alışverişi, anne-babalar ile çocukların birlikte karar verdikleri nadir dönemlerden biri. Bu deneyim, markaların duygusal bağ kurması ve müşteri sadakatini artırması açısından büyük önem taşıyor. Son olarak, bu dönem yeni sezon trendlerini ve müşteri tercihlerini okumak için önemli bir veri kaynağı. CRM’den stok yönetimine kadar pek çok alanda stratejik sinyaller üretiyor. Dolayısıyla okula dönüş, yalnızca kısa vadeli satış ivmesi değil, aynı zamanda perakendecilerin uzun vadeli stratejilerini şekillendiren bir dönem olarak öne çıkıyor.

Son yıllarda okula dönüş alışverişlerinde hangi yapısal değişimleri gözlemliyorsunuz? Özellikle online–offline dengesi, sepet kompozisyonu veya tüketici segmentlerinde farklılıklar dikkatinizi çekiyor mu?

Son yıllarda ailelerin okula dönüş alışverişlerini daha planlı ve bilinçli yapmaya başladığını gözlemliyoruz. Öncelikle online–offline dengesi farklılaştı; tüketiciler ihtiyaç listesini büyük ölçüde online’da araştırıyor, fiyat karşılaştırmalarını yapıyor ama mağaza deneyimi, özellikle çocuklarla birlikte alışverişin keyfi önemini koruyor. Bu nedenle hibrit bir alışveriş davranışı söz konusu demek mümkün.

Sepet kompozisyonunda da dönüşüm var. Geleneksel kırtasiye ürünleri hâlâ merkezde olsa da giyim, ayakkabı, spor malzemeleri ve teknoloji ürünlerinin sepet içindeki payı artıyor. Bu da ailelerin okula dönüşü sadece ‘kırtasiye alışverişi’ değil, bütünsel bir hazırlık dönemi olarak gördüğünü gösteriyor.

Tüketici segmentleri açısından baktığımızda ise özellikle Z kuşağının alışverişe daha aktif katıldığını görüyoruz. Çocuklar ve gençler kendi seçimlerinde daha fazla söz sahibi olurken, aileler de bütçe yönetimini buna göre esnek hale getiriyor. Dolayısıyla markalar için hem dijital deneyimi hem de mağaza içi deneyimi gençlere hitap edecek şekilde tasarlamak stratejik bir gereklilik haline geliyor.

Boyner olarak güçlü omni yapımızla okula dönüş yolundaki çocuklar ve gençler için  geniş marka ve ürün seçkisini aynı çatı altında sunuyoruz. Okula dönüş alışverişinin belirgin şekilde arttığı bu dönemde en çok satılan ürünlerin başında sneaker, sırt çantası, eşofman altı, tişört geliyor. Sadece sneaker kategorisinde geçtiğimiz aya göre % 43 artış gerçekleşti. 

Ekonomik koşullar ailelerin bütçe yönetimine nasıl yansıyor? Bu tablo, fiyat–performans arayışı ile marka–kalite beklentisi arasında nasıl bir denge oluşturuyor?

boyner dynamic teen 3

Ekonomik koşullar ailelerin bütçe yönetimine doğrudan yansıyor. Ebeveynler okul harcamalarını daha planlı yapıyor, öncelikleri netleştiriyor ve sepetlerine girecek ürünleri daha titizlikle seçiyor. Bu noktada iki güçlü eğilim öne çıkıyor: fiyat–performans arayışı ve marka–kalite beklentisi.

Bir yandan aileler bütçeyi korumak için avantajlı fiyatları, kampanyaları ve çoklu ürün fırsatlarını tercih ederken, diğer yandan özellikle çocuklarının güvenliği, konforu ve uzun vadeli kullanımı söz konusu olduğunda markalı ve kaliteli ürünlerden vazgeçmiyor. Bu da aslında tüketicilerin ‘en uygun fiyatlı ürünü’ değil, ‘fiyatına göre en doğru ürünü’ aradıklarını gösteriyor. Dolayısıyla bugünkü tablo, markalar açısından yalnızca fiyat rekabeti değil, güven, dayanıklılık ve değer vaadinin de ön plana çıktığı, hassas bir dengeyi yönetmeyi gerektiriyor.

Biz de bu dönemde hem marka ve ürün seçkimizle hem de ayrıcalıklı kampanya ve hizmet kurgularımızla müşterilerimizin hayatlarına değer katmaya odaklanıyoruz. Sanat, deneyim ve teknoloji odaklı mağazalarımız, pazar yeri özelliği ile daha da büyüyen, yüzlerce marka ve binlerce ürünü bir araya getiren boyner.com. tr, farklı beden seçeneklerini sipariş edebilme, bulunduğun yerde deneme ve 90 dakikada teslimat özellikleriyle öne çıkan Boyner Now ile ayrıcalıklı ve konforlu alışveriş imkanı sunuyoruz. 

Müşterilerimizi fiyat değişimlerine karşı koruyan, “Aldığım ürünün fiyatı ya düşerse” sorusunu ortadan kaldıran İndirim Korumalı Alışveriş gibi uygulamalarımızla müşterilerimizin her zaman yanında olduğumuzu göstermek istiyoruz. Perakende sektörüne yeni bir güven standartı getiren “İndirim Korumalı Alışveriş ile Boyner mağazaları, boyner. com.tr ve Boyner Now’dan alınan bir ürünün fiyatının 30 gün içinde düşmesi durumunda aradaki fiyat farkı iade ediliyor. Amacımız; müşterilerimizle uzun vadeli ve güvene dayalı ilişkiler kurmak. 

Tekstil, kırtasiye, elektronik, ayakkabı gibi farklı kategoriler arasında hangi alanlarda büyüme ivmesi görüyorsunuz? Aileler hangi kategorilerde daha rasyonel davranıyor, hangilerinde ise duygusal/marka odaklı karar veriyor?

Okula dönüş döneminde farklı kategorilerde farklı dinamikler öne çıkıyor. Tekstilde ve ayakkabıda ailelerin davranışları daha çok marka ve kalite odaklı. Çocukların gün boyu kullandığı bu ürünlerde konfor, dayanıklılık ve stil beklentisi nedeniyle duygusal ve marka bağlılığı yüksek kararlar görüyoruz. Boyner’de okula dönüş döneminde en güçlü büyüme ivmesini ayakkabı kategorisinde görüyoruz. Sneaker’lar zirvede yer alırken, kız ve erkek çocuklarında yürüyüş ayakkabıları en çok tercih edilen ürünler arasında. Çanta kategorisinde ise karakter baskılı, işlevsel ve dayanıklı modeller öne çıkıyor. Farklı renk ve model seçenekleriyle küçük-büyük herkesin favorisi olan aynı zamanda fonksiyonelliğiyle dikkat çeken Stanley de yine yükselen bir satış grafiği ortaya koyuyor. Stanley termos satışlarımız Temmuz ayına göre yüzde 60artarken, çok yakın zamanda Stanley’in sadece Boyner’e özel bir serisini müşterilerimize sunacağımızın da haberini vermek isterim. 

Giyim tarafında ise Jordan koleksiyonundaki tişört, şort ve atletler gençlerin spor kültürünü, günlük yaşamlarına da taşıdığı ortaya koyuyor. Aileler kırtasiye ve dayanıklı ürünlerde daha rasyonel davranırken, giyim ve marka kimliği taşıyan ürünlerde gençlerin duygusal ve stil odaklı tercihlerine alan açıyor.

Boyner olarak bu dönemde tüketiciye nasıl bir iletişim diliyle ulaşıyorsunuz? 

Okula dönüş dönemi bizim için yalnızca bir kampanya süreci değil, A’dan Z’ye tüm ihtiyaçların karşılandığı, aynı zamanda hediyeleşme ritüelinin de öne çıktığı bu dönemde müşterilerimize hız, trendler ve deneyim odağında yaklaşıyoruz. Sneaker’lardan sırt çantalarına, teknolojik aksesuarlardan kıyafetlere kadar geniş bir ürün seçkisini tek bir çatı altında sunarak, alışveriş yolculuğunu konforlu bir hale getiriyoruz. Boyner olarak bu seneki okula dönüş kampanyamızdaki iletişim dilimizi yalnızca ürün tanıtımına değil, yaşam tarzı ve mood’a odaklanarak kurguladık. Okula dönüş dönemini tüm çocuklar, gençler ve ebeveynler için daha keyifli ve anlamlı bir süreç haline getirmek istedik. İletişim kampanyamızda öne çıkan “O Sırada Biz” söylemi gençlerin gündelik hayatına, duygularına ve enerjisine tanıdık bir dille dokunarak onlarla doğal bir bağ kurmamızı sağladı. Kreş, ilkokul-ortaokul ve üniversite öğrencilerine yönelik kurguladığımız bu iletişim kampanyasında her yaştan öğrencinin tarzını ve kişiliğini yansıtan özgün anlardan ilham aldık. “O Sırada Biz” söylemiyle sunulan kampanyamız ile “modaya uyum” yaklaşımını bir kenara bırakıp, gençlerin ve çocukların kendi mood’larına göre seçim yaptığı yeni bir dönemi vurgulamak istedik. 

Müşteri deneyimi tarafında öne çıkan yenilikçi uygulamalar neler? Okula dönüş gibi kısa süreli ve yoğun dönemlerde deneyimi kişiselleştirmek için nasıl çözümler geliştiriyorsunuz?

Özellikle okula dönüş gibi kısa süreli ama yoğun dönemlerde, müşteriye zaman kazandıracak ve alışverişi kolaylaştıracak çözümler kritik hale geliyor. Dijital kanallarda geçmiş alışverişlere göre öneriler sunmak, kişiye özel kampanyalar hazırlamak ya da çocukların yaş gruplarına göre hazır alışveriş listeleri oluşturmak müşterilerin işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Mağaza tarafında ise mobil ödeme, hızlı kasa geçişleri gibi uygulamalar öne çıkıyor

Biz de boyner.com.tr’de akıllı ürün sıralama, yorum özetleme ve hediye asistanı gibi uygulamalarımızla müşterilerimizin alışveriş süreçlerini sadeleştiriyor, onlara kendilerini özel hissettiren deneyimler sunuyoruz. 

Mağazalarımızda alışverişi daha keyifli hale getiren deneyimlerin yanı sıra kasaya gitmeden ödeme yapma imkanı sunan Pass Kasa gibi uygulamalarımızla müşterilerimize kasa sırası beklemeden alışverişini tamamlama imkanı sunuyoruz.  Boyner İstinyePark’ın -2 ve -3. katında hayata geçirdiğimiz Boyner Dynamic Teen mağazamızda yer alan dijital ve teknolojik deneyim alanlarımız ise eğlence ve alışverişi bir araya getiriyor. Dünyada ve Türkiye’de alanında bir ilk olan Boyner Now ile çocukların ve gençlerin okul alışverişlerini, 90 dakikadan daha kısa sürede ulaştırıyoruz. Böylece müşterilerimiz alışveriş sürecinde hız ve kolaylıkla tanışıyor. Boyner Now, özellikle yoğun şehir hayatında ailelerin alışveriş sürecine hız ve kolaylık katıyor..

Sürdürülebilir ürünler ve dijitalleşme (örneğin yapay zekâ destekli kişiselleştirme) bu dönemde tüketici davranışlarını nasıl şekillendiriyor? Sektör için gerçekten kalıcı bir dönüşüm yaratıyor mu?

Artık sürdürülebilirlik, tüketici davranışlarında sadece bir tercih değil, karar anını doğrudan etkileyen güçlü bir parametre. PwC’nin araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 67’si sürdürülebilir ürünler için daha fazla ödeme yapmaya istekli. Bu istatistik, çevre dostu ürünlere yapılan her yatırımın, yalnızca satışları değil, markayla kurulan duygusal bağı da güçlendirdiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle Z kuşağı, ürünün yalnızca nasıl göründüğüne değil, nasıl üretildiğine, hangi değerlerle ortaya çıktığına odaklanıyor. Bu da perakende sektöründe yüzeysel değil, kalıcı ve derin bir dönüşümün işareti. Okula dönüş döneminde de bu trend açıkça kendini gösteriyor. Geri dönüştürülmüş materyallerle üretilmiş çantalar, çok kullanım amaçlı paslanmaz çelikten yapılmış termoslar, vegan üretim teknikleriyle tasarlanmış ürünler artık raflarda değil, tercihin merkezinde yer alıyor.

Dijitalleşme cephesinde ise yapay zekâ, alışverişi aynı zamanda kişisel bir deneyime dönüştürüyor. Akıllı öneri sistemleri, dinamik ürün sıralamaları, müşteri verilerini analiz ederek anlamlı içgörülere dönüştüren altyapılar sayesinde artık her tüketiciye “doğru ürünü, doğru anda” sunmak mümkün. Bu da sadece satış rakamlarına değil, müşteri mutluluğuna, güvene ve uzun vadeli sadakate hizmet ediyor.Bugün geldiğimiz noktada çok net bir tablo var. Sürdürülebilirlik ve dijitalleşme, perakendenin geleceğini şekillendiren geçici trendler değil; sektörün yeni temel taşları. Tüketici beklentileri bu iki alan etrafında yeniden şekilleniyor ve bu dönüşümü zamanında okuyan markalar, yarının kazananları arasında yerini alıyor.

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [1 – 5 Eylül]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 12

Eylül ayı sektörde hızlı başladı. İvmeler beklenenden biraz daha düşük ilerlese de sektörün beklediği ve en önemli zamanlara, son çeyreğe girmiş bulunmaktayız. Perakende sektörü için güzel bir son çeyrek olmasını temenni ediyoruz.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz, Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni yayını ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları;

Mango – Espark AVM

mango magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 13

Mango, Eskişehir Espark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın New Med konseptiyle yenilenerek yeniden açılan mağazası oldu.

Stradivarius – Piazza AVM

stradivarius magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 14

Stradivarius, Samsun Piazza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yenilenen konseptiyle yeniden açıldı.

Tchibo – Metropol AVM

tchibo magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 15

Tchibo, Metropol AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 58. mağazasını oluşturuyor.

MR. DIY – Urfa City AVM

mrdiy magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 16

MR. DIY, Urfa City AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 174. mağazasını oluşturuyor.

Crocs – City’s İstanbul

crocs magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 17

Crocs, City’s İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 5. mağazasını oluşturuyor.

Paşabahçe – Kentpark AVM

pasabahce magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 18

Paşabahçe, Ankara Kentpark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Bad Bear – KUMSmall AVM

badbear magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 19

Bad Bear, KUMSmall AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Lacoste – Kazakistan Dostyk Plaza

lacoste magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 20

Lacoste, Kazakistan Dostyk Plaza mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 185. mağazasını oluşturuyor.

Dinamik Fiyatlandırma Sadece Fiyatları Düşürmek için Kullanılsaydı Ne Olurdu?

Dinamik fiyatlandırmanın marketlerde işe yaradığı görülüyor; ancak fiyatları düşürmek için kullanıldığı sürece.

The Wall Street Journal’da yer alan bir makalede perakendeciler için çeşitli avantajlara dikkat çekildi:

dinamik fiyatlandırma
dinamik fiyatlandırma sadece fiyatları düşürmek için kullanılsaydı ne olurdu? 22
  • Zaman ve maliyet tasarrufu: Fiyatları anında güncellemek için elektronik raf etiketleri kullanmak, yeni fiyat etiketlerini basıp yapıştırmak için gereken maliyet ve zamanı ortadan kaldırmayı vaat ediyor. Ulusal Perakende Federasyonu’nun 2025 Büyük Fuarı’nda konuşan Walmart’ın ABD mağaza operasyonlarından sorumlu İcra Başkan Yardımcısı Cedric Clark, dijital raf etiketlerinin kullanılmasının mağaza çalışanlarının karşılaştığı “sıkıcı bir görevi” ortadan kaldırırken, mağaza içi alışveriş yapanlarla daha fazla etkileşim kurmalarını sağladığını söylüyor.
  • Gıda israfını azaltmak: Hollanda ve Belçika’da bir market işletmecisi olan Albert Heijn, son kullanma tarihi yaklaşan bozulabilir ürünleri kademeli olarak temizlemek için dinamik fiyatlandırma kullanarak yılda yaklaşık 230.000 sterlin gıda israfını önlüyor. WSJ’ye göre, mağaza çalışanları son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri öne çıkarıyor ve bu da elektronik bir fiyatlandırma sisteminin her 15 dakikada bir ürünlerin nasıl satıldığını ve daha fazla indirim gerekip gerekmediğini kontrol etmesini sağlıyor. Makalede, “Herhangi bir ürünün fiyatları günde en fazla dört kez düşürülüyor ve indirimler %25’ten başlayıp ihtiyaç duyulduğunda %40, %70 ve son olarak %90’a kadar artırılıyor.” ifadesi yer alıyor.
  • Rekabetçi fiyatlandırma: Norveçli bir market olan REMA 1000, çevrimiçi fiyatlandırmaya benzer şekilde, her gün 50 ila 300 üründe (özellikle mevsimlik ürünlerde) mağaza düzeyinde fiyat indirimi yaparak fiyatları rekabetçi tutmak için dinamik fiyatlandırma yöntemini kullanıyor. Marketin fiyatlama sorumlusu Partap Sandhu, WSJ’ye verdiği demeçte, “Fiyatları belki 10 sent düşürüyoruz, sonra rakiplerimiz de aynısını yapıyor ve bu da bir nevi dibe doğru bir yarışa dönüşüyor,” diyor.

REMA’da mağaza içi alışveriş yapanlar yalnızca fiyat indirimlerini görür. Fiyat artışları ise mağazalar kapalıyken yapılır.

Dinamik Fiyatlandırma Perakendede Tartışmalı Bir Kavram Olmaya Devam Ediyor

Mağazada alışveriş yapanların düşük fiyatlardan faydalanma potansiyeli olmasına rağmen, elektronik raf etiketlerinin yaygınlaşması ABD’deki ve yurtdışındaki yetkililerin, dinamik fiyatlandırmanın Uber benzeri dalgalanma fiyatlandırması için kullanılacağı veya artan talep ya da sınırlı arz nedeniyle fiyatların geçici olarak yükseltileceği yönündeki endişelerine yol açtı.

Kaliforniya Üniversitesi Rady İşletme Fakültesi tarafından yapılan bir araştırma, elektronik raf etiketlerinin fiyat artışlarına yol açtığına dair hiçbir kanıt bulamadı. Yazarlar ayrıca, perakende sektöründe fiyatlandırmaya duyulan güvenin kritik öneme sahip olması nedeniyle, ani fiyat artışlarıyla ilgili endişelerin abartılı olduğunu düşünüyor.

Mutfak Geleceği: IKEA’nın Yeni Küresel Kampanyasında 2025 Vizyonu

IKEA, evde yemek pişirme ve yeme konusunda yıl boyu sürecek küresel bir kampanya başlatıyor. Ev perakendecisi aynı zamanda, yemek pişirme ve yeme deneyimini daha eğlenceli ve erişilebilir hale getirmek için tasarlanmış 200’den fazla yeni ürünü piyasaya sürüyor.

ikea mutfak küresel kampanya
Mutfak, IKEA’nın Yeni Küresel Kampanyasında Merkez Sahnede Yer Alıyor

Mutfakta ağrıyan noktalar

IKEA, özellikle hızlı büyüyen şehirlerde insanların birlikte yemek pişirme ve yemek yeme sıklığının azaldığını belirtiyor. Mutfak yoğun olarak kullanılsa da birçok kişi memnun değil. Küçük evlerde ise alan genellikle yetersiz kalıyor: sınırlı depolama alanı ve her şeyi düzenli ve temiz tutmanın zorluğu, sorun olarak geri dönüyor.

IKEA, bu yıl bu engelleri ortadan kaldırarak yemek pişirmeyi ve yemeyi mümkün olduğunca çok kişi için keyifli ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Şirket, bütçe, yaşam koşulları veya yaşam alanı ne olursa olsun, stresi azaltan, daha sağlıklı ve sürdürülebilir alışkanlıkları destekleyen ve birlikte yemek yemenin keyfini geri getiren mutfaklar yaratmaya yardımcı olmak istediğini belirtiyor. Mutfak kategorisi, perakendeci için önemli bir büyüme alanı.

Pratik ve uygun fiyatlı

IKEA Ürün ve Ticaret Direktörü Fredrika Inger, “On yıllardır mutfaktaki yaşamı, insanların nasıl yemek hazırladığını, yemek paylaştığını, birlikte yaşadığını ve bunların zaman içinde nasıl evrildiğini yakından takip ediyoruz,” dedi. “Bu bilgi birikimi, ürün geliştirme çalışmalarımızın temelini oluşturuyor. Tasarımcılarımız ve geliştiricilerimizle birlikte, bu içgörüleri kullanarak ev hayatını hem pratik hem de uygun fiyatlı hale getiren ürünler yaratıyoruz. Zamanın testinden geçen ve bütçeleri ne olursa olsun insanlarla birlikte büyüyen mutfaklar.”

IKEA bu yıl, mobilya ve pişirme gereçlerinden gıda israfını önlemeye yardımcı akıllı saklama çözümlerine kadar 200’den fazla yeni ürün yelpazesine ekliyor. Ayrıca, ürün yelpazesinde su tüketimini azaltan su tasarruflu musluklar, atık yönetim sistemleri ve pratik eve servis yemekleri de yer alıyor. IKEA aynı zamanda müşterilerini, zincirin restoran ve bistrolarında mola verip sohbet etmeye davet ediyor. Kampanya, yemek pişirme ve yemeyle ilgili çeşitli etkinliklerle çoğu pazarda devam ediyor.

Dürtüsel Alışverişin Yeni Haritası: X Kuşağı Zirvede, Amazon ve Sosyal Medya Rekabeti Kızıştırıyor

Liquid Web’in Chain Store Age’e sağladığı verilere göre, bazı durumlarda nispeten genç olan Amerikalılar, dürtüsel satın alımlara en yatkın grup gibi görünüyor.

CSA kıdemli editörü Dan Berthiaume’nin anket sonuçlarını incelerken belirttiği gibi, X kuşağı, dürtüsel satın alma yapma olasılığı en yüksek olanlar (%17) arasında yer alırken, onları biraz daha genç olan Y kuşağı alışverişçileri (%14) ve Z kuşağı üyeleri (%11) takip ediyor.

“En yaygın dürtüsel satın alımlar giyim (%43), yiyecek ve içecek (%41) ve elektronik eşyalar (%41) oldu. Z kuşağı katılımcıları en çok yiyecek ve içeceğe (%67) yönelirken, milenyum kuşağı giyimi (%47) tercih etti ve X kuşağı katılımcıları en sık ev eşyası (%45) satın aldı.”

amazon, dürtüsel alışveriş
X Kuşağı Neden Dürtüsel Alışverişe En Yatkın ve Dürtüsel Alışverişin Geleceği Ne?

Amazon, Dürtüsel Satın Alma Pazarına Hakim Oluyor, Sosyal Medya Platformları ise Z Kuşağının İlgisini Çekiyor

E-ticaret dünyasının gözdesi Amazon’un, ABD’li alışveriş yapanların dürtüsel satın alımlarının kaynağı olarak en çok gösterilen satıcı olması şaşırtıcı olmayabilir. Katılımcıların neredeyse dörtte üçü (%74), reklam gördükten hemen sonra satın alma kararı verdi. YouTube ve Facebook ise, sırasıyla %29 ve %27’lik bir oranla, siyah-sarı markanın belirlediği çıtanın çok gerisinde kaldı ve bu platformlarla ilgili satın alma kararını reklamdan sonra verdiklerini belirtti.

Ancak bir reklamın ardından hızlı bir satın alma işlemi gerçekleştirenlerin arasında Z kuşağı katılımcılarının bunu sosyal medya platformlarında yapma olasılığı çok daha yüksekti; bunlar arasında YouTube (%47), Instagram (%40), Reddit (%33) ve TikTok (%27) yer alıyordu.

Genel olarak, katılımcıların yaklaşık yedide biri (%14) yakın zamanda çevrimiçi bir dürtü satın alımı yaptığını belirtti; bu, bir reklamı gördükten sonraki bir dakika içinde satın alma işlemi yapmak anlamına geliyor.

Çalışmanın diğer ilginç bulguları şunlardır:

  • Berthiaume’un da belirttiği gibi, ani satışlar ve geri sayım zamanlayıcıları gibi tetikleyiciler de dahil olmak üzere “aciliyet temelli taktikler”, dürtüsel alıcıların %70’i tarafından satın alma kararının arkasındaki temel itici güç olarak gösteriliyor.
  • Ankete katılanların neredeyse tamamı (%85), en az bir dürtüsel çevrimiçi alışverişten pişmanlık duyduğunu belirtirken, Z kuşağı bu konuda başı çekiyor (%89).
  • Ankete katılanların neredeyse yarısı (%42), akşam 18:00 ile 21:00 saatleri arasında dürtüsel olarak alışveriş yapma olasılıklarının en yüksek olduğunu, en çok cuma ve cumartesi günlerinin tercih edildiğini belirtti.
  • Ankete katılanların beşte biri (%20) anlık alışverişlerde 200 dolardan fazla harcama yaptığını söyledi.

Son olarak, hızlı ve sorunsuz ödeme, dürtüsel satın alma davranışını kolaylaştırmak için mantıksal bir gereklilikti. Ankete katılan e-ticaret işletmelerinin neredeyse tamamı (%90) hızlı ödeme prosedürleri uygulamıştı ve bunların %71’i, bunun müşteri sadakatini artırdığını belirtti.

Tüketici tarafında, entegrasyon hataları en sık karşılaşılan ödeme sorunlarını oluşturdu (%43), bunu müşterinin süreçle ilgili kafası karışıklığı (%38), platform sınırlamaları (%28) ve geliştirici desteğinin eksikliği (%22) izledi.

Vialand Alışveriş Merkezi, 2025’te Rekor Açılışlarla Marka Karmasını Güçlendirdi

İstanbul’un en büyük yaşam ve eğlence merkezlerinden biri olan VIALAND Alışveriş Merkezi, değişen ve gelişen,  ziyaretçisine sunduğu benzersiz deneyimlerin yanı sıra sürekli yenilenen marka karmasıyla da dikkat çekiyor. Modern mimarisi, tercih edilen marka çeşitliliği ve dünyaca ünlü Vialand Tema Parkı’yla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Vialand AVM, perakende dünyasında konumunu daha da güçlendirerek yoluna devam ediyor. 

vialand alışveriş merkezi, 2025’te rekor açılışlarla marka karmasını güçlendirdi

2025 yılının daha ilk yarısında MR.DIY, Gusto, Intersport, Jack & Jones, Mikel Coffee, Tamer Tanca, Terra Pizza, JYSK, Evidea, Converse, Bargello, Sneaks Up, Doyuyo, Mion, Paşafırını, Bi Dilim, Merss Optik ve Tarihi Tencere Köftecisi gibi sektörün önde gelen markalarını bünyesine katan Vialand AVM, güçlü marka karmasını daha da zenginleştirdi. Bunun yanı sıra açılması planlanan onlarca değerli markaya daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Vialand AVM Direktörü Ahmet Malak yaptığı açıklamada:

“2025’in ilk çeyreğinde gerçekleştirdiğimiz rekor açılışlar, ziyaretçilerimize daha geniş bir alışveriş ve yaşam deneyimi sunmamıza imkân tanıdı.

Bu başarı, Vialand’in sadece ziyaretçiler için değil, markalar için de güçlü bir cazibe merkezi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.” dedi.

vialand avm kiralama direktoru yildiz turan

Vialand AVM Kiralama Direktörü Yıldız Turan ise şunları ekledi:

“Kiralama süreçlerini tamamladığımız yeni markalar ile, alışveriş merkezimiz marka çeşitliliği artan daha da güçlü bir karmaya sahip oldu.

Bu süreçlerde, perakendeden gördüğümüz yoğun ilgi, Vialand ’in   tercihte öncelikli stratejik bir lokasyon olduğunu bize gösterdi.  Önümüzdeki dönemde de ziyaretçilerimizin talepleri doğrultusunda, birbirinden değerli yeni markaları ziyaretçilerimiz ile buluşturmaya devam edeceğiz.”

Vialand Alışveriş Merkezi, güçlü marka karması ve ziyaretçilerine sunduğu ayrıcalıklı deneyimlerle sektördeki liderliğini pekiştirmeye devam ediyor.

Inditex’in Ardındaki Teknoloji Artık Herkese Açık: ‘Inditex Tech’ Perakendenin Geleceğine Işık Tutacak

Perakende sektörünün teknolojiyle iç içe geçen geleceğinde yeni bir adım: Inditex, Medium platformunda açtığı Inditex Tech hesabıyla dijital altyapılarını, yazılım geliştirme süreçlerini ve teknoloji vizyonunu artık kamuoyuyla paylaşıyor. Zara, Pull&Bear, Massimo Dutti, Bershka gibi dev markaları bünyesinde barındıran grup, bu platform üzerinden yalnızca teknik detayları değil, aynı zamanda teknolojinin iş modelleriyle nasıl bütünleştiğine dair fikirlerini de yayımlamayı hedefliyor.

Şeffaflık, anlatı gücü ve açık kaynak kültürüne yakın duran bu hamle, sektörde dijitalleşmenin sadece uygulama değil, aynı zamanda anlatılması gereken bir strateji haline geldiğini de gösteriyor.

Perakende Teknolojisinde Bilgi Paylaşımı Başladı

inditex’in ardındaki teknoloji artık herkese açık: 'inditex tech' perakendenin geleceğine işık tutacak

Inditex’in Medium üzerindeki ilk yayınlarında, grup içinde geliştirilen yazılım altyapılarından biri olan Inditex Open Platform (IOP) üzerine odaklanıldı. Bu platform, markaların dijital çözümlerini hızlı ve esnek şekilde geliştirmelerine olanak tanıyor. Yayınlarda, microfrontend mimarileri, ölçeklenebilirlik ve yazılım tasarımında benimsenen yeni yaklaşımlar gibi konular ele alındı.

Bu içerikler yalnızca yazılımcılara değil, teknolojiyle dönüşen perakendeyi anlamaya çalışan tüm profesyonellere hitap ediyor. Inditex, uzun süredir iç kaynaklarıyla geliştirdiği dijital çözümlerini ilk kez bu kadar sistemli ve kapsamlı şekilde paylaşarak adeta bir teknoloji şirketi gibi davranmaya başladı.

Inditex Tech ile Moda Grubundan Teknoloji Medyasına Dönüşüm

“Inditex Tech” hesabı, grubun teknoloji ekiplerinin sadece sahne arkasında değil, aynı zamanda sektörel diyalogların parçası haline gelmesini sağlıyor. Medium’un analitik ve düşünsel içerikleri öne çıkaran yapısı sayesinde, teknoloji anlatıları sadece ‘tanıtım metni’ olmanın ötesine geçiyor. Yazıların tonu, doğrudan geliştirme ekiplerinin diliyle yazılmış gibi; sade, açıklayıcı ve örneklerle desteklenmiş.

Bu içerik stratejisi, Inditex’in yalnızca moda ürünleriyle değil, dijital altyapısıyla da fark yaratmak istediğini gösteriyor. Grup; yapay zeka, veri analitiği, omnichannel sistemler ve mağaza içi yazılımlara kadar uzanan geniş bir teknoloji ekosistemini dışa açarak, geleceğin perakendeciliğinde fikir liderliği rolüne oynuyor.

Victoria’s Secret’te Liderlik Etkisi: İkinci Çeyrekte Beklentilerin Üzerinde Sonuç

  • Victoria’s Secret & Co., bu yılın başlarında yaşanan ve  milyonlarca dolar kaybetmesine yol açması beklenen güvenlik ihlaline rağmen, perşembe günü beklenenden daha iyi bir ikinci çeyrek faaliyet geliri bildirdi; yıllık bazda %34 düşüş.
  • Finans Direktörü Scott Sekella, perşembe günü analistlere yaptığı açıklamada, brüt kâr marjının 20 baz puan artarak %35,6’ya yükseldiğini söyledi. Net gelir ise %44 düşüşle 18 milyon dolara geriledi.
  • Sekella, kesintiden kaynaklanan 20 milyon dolarlık etkiye rağmen, bu dönemde net satışların şirket beklentilerinin üzerinde, yaklaşık %3 artarak 1,5 milyar dolara ulaştığını söyledi. Kesinti hariç tutulduğunda, muadil satışlar %4 arttı. Muadil satışlar, bir yıl önceki %5 düşüşün ardından fiziksel mağazalarda da %4 arttı ve hem markanın kendisinde hem de Pink’te artış gösterdi.

Victoria’s Secret & Co.’nun CEO’su Hillary Super, bu raporla, bir finansçının yaz başında liderliği ve diksiyonu hakkındaki eleştirilerine yanıt vermiş oldu ve iç çamaşırı devinin yıllar sonra ilk kez bir dönüşüm yaşadığına dair ilk açık kanıtı ortaya koydu.

Super, Savage x Fenty CEO’su olarak görev yaptıktan yaklaşık bir yıl sonra şirkete katıldı ve yaptığı açıklamada, 2. çeyreğin yenilenen liderlik ekibi altındaki ilk tam çeyrek olduğunu söyledi. Super, Nisan ayında Savage X Fenty’nin daha önce baş tasarım sorumlusu olan Adam Selman’ı yönetici kreatif direktör olarak işe aldı.

Analistlere, “İşletmemizde gerçek bir ivme var” dedi ve daha sonra ekledi: “Kesinlikle büyüme modundayız.”

victoria’s secret’te liderlik etkisi: i̇kinci çeyrekte beklentilerin üzerinde sonuç
Victoria’s Secret: ‘Kesinlikle Büyüme Modundayız’

Victoria’s Secret haftalık koleksiyonlara ve iş birliklerine odaklanıyor

Super, hem Victoria’s Secret hem de Pink’in daha sık yeni stiller çıkardığını, Pink’in haftalık koleksiyonlara ve iş birliklerine ağırlık verdiğini söyledi. Daha genel olarak, aynı adı taşıyan markanın yeniden canlandığını da ekledi.

Yöneticiler, şirketin yarı yıl indirimine daha az güvendiğini, bunun kısmen de ihlalin bu yılki etkinliğini büyük ölçüde sekteye uğratmasından kaynaklandığını söyledi. Sekella, ikinci çeyrekte daha az indirim ve daha yüksek tam fiyatlı satışlar olduğunu, bunun da ortalama birim perakende satışlarının artmasına yardımcı olduğunu söyledi.

‘Chuck E. Cheese’ Türkiye Pazarına Giriş Yapıyor

Amerika menşeli eğlence ve restoran zinciri Chuck E. Cheese, Türkiye’deki genişleme sürecini hızlandırıyor. 2026 sonuna kadar İstanbul’da ilk şubelerini açarak, 4 yıl içinde 20, ardından da orta vadede 60 mağazalık bir ağa kavuşma hedefini net bir şekilde ortaya koyuyor.

'chuck e. cheese' türkiye pazarına giriş yapıyor
Chuck E. Cheese Türkiye’ye Hazırlanıyor: 2026’da İstanbul ve Ötesine Stratejik İlk Adımlar

Uluslararası Ayak İzi ve Marka Gücü

Chuck E. Cheese, 17 ülkede yaklaşık 600 mağaza ile faaliyet gösteriyor ve yılda 25 milyondan fazla ziyaretçi ağırlıyor; yıllık geliri ise 1 milyar doları aşıyor. Ayrıca, Wikipedia verilerine göre, dünya genelinde 676 lokasyonda hizmet sunmakta olan marka; doğduğu günden bu yana yeniliklerle kendini sürekli yeniden tanımlamayı başarmış bir aile eğlence merkezi olarak biliniyor.

Türkiye Stratejisini Şekillendiren Faktörler

Türkiye’nin genç ve aile odaklı nüfusu, stratejik coğrafi konumu ve hızla gelişen perakende pazarı; marka tarafında ciddi bir potansiyel olarak görülüyor. Bu çerçevede, süreç Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin desteğiyle yürütülen görüşmelerle ilerledi; bu sayede marka, bölgesel iş ortaklarıyla bir araya gelebildi.

Ticari Hedefler ve Beklentiler

  • 2026 sonu: İstanbul’da üç mağaza açılması planlanıyor (ilk somut adım).
  • Dört yıl içinde: Türkiye genelinde 20 mağazaya ulaşılması hedefleniyor.
  • Orta vadede: Toplamda 60 mağazalık bir ağ oluşturulacak.

Bu mağazaların, hizmet verecekleri alışveriş merkezlerine ek müşteri trafiği kazandırarak değer yaratması bekleniyor. Aynı zamanda aileler için güvenli ve sosyal odaklı bir alan sunmak kabuller arasında .

Chuck E. Cheese için aile eğlencesi ve yeme içmede liderlik

chuck1

Markanın Türkiye’ye gelmesine liderlik eden PNB CEO’su Burak Halaç, sürecin marka giriş stratejisiyle sınırlı kalmadığını, orta vadede “Türkiye aile eğlencesi ve yeme-içme sektörünün lider markası olmak” vizyonunu taşıdıklarını belirtiyor. Halaç’a göre bu misyon, yalnızca pazar payı değil, ailelerin günlük yaşamlarında yarattıkları kalıcı güven ve değere dayanacak .

Küresel Eğilimler ve Marka Evrimi

Chuck E. Cheese, yalnızca fiziksel mağaza ağını genişletmekle kalmıyor; aynı zamanda global içerik, dijital platformlar, arcade sistemleri ve franchising stratejileriyle markasını yeniden şekillendiriyor. Örneğin; ‘Chuck’s Arcade’, ‘Adventure Zones’, CEC Media Network gibi yeni konseptlerle deneyim zenginlemesi sürece dahil edilmiş durumda.

Küresel Talep Lego Group’un Satış Rekorları Kırmasını Sağladı

Lego Grubu, küresel talep, marka bağlantıları ve yeni ürün lansmanlarının da etkisiyle 2025 yılına çift haneli gelir ve kâr büyümesiyle başladı.

Mali sonuçlara göre, gelir bir önceki yıla göre %12 artarak 5,3 milyar dolara yükselirken, net kâr %10 artarak 1,01 milyar dolara çıktı. 

Şirketin faaliyet kârı da %10 artarak 1,4 milyar dolara ulaşırken, aynı dönemde tahmini %7 büyüyen küresel oyuncak pazarının gerisinde kaldı.

CEO Niels B Christiansen, “Bu büyüme, her yaştan ve ilgi alanında geçerliliğini koruyan geniş ve yenilikçi ürün yelpazemizden kaynaklanıyor” dedi. 

“Yıllar içinde kurduğumuz sağlam mali temelle, büyümemizi destekleyen kapasite artırımlarına ve stratejik girişimlere yatırım yapmaya devam ediyoruz.”

küresel talep lego group'un satış rekorları kırmasını sağladı
Küresel Talep Lego Group’un Satış Rekorları Kırmasını Sağladı

Güçlü küresel talep ve yenilikler

Tüketici satışları, Lego City, Lego Technic, Lego Botanicals, Lego Icons ve Lego Star Wars gibi yerli ve lisanslı temaların bir karışımını içeren çok satanlar sayesinde yaklaşık %13 arttı. Pokémon ile bir iş birliğinin gelecek yıl başlaması bekleniyor.

Lego, 2025 mali yılının ilk yarısında rekor sayıda 314 yeni set piyasaya sürerek ürün inovasyonuna odaklandığını ve her yaş grubuna ve ilgi alanına hitap ettiğini vurguladı.

Şirket, büyümesini özellikle ABD, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’nın bazı bölgelerindeki güçlü tüketici talebine bağladı. Ayrıca, küresel çapta da genişleyerek, ilki Yeni Delhi’de olmak üzere 24 yeni mağaza açarak 54 pazarda toplam mağaza sayısını 1079’a çıkardı.

Enflasyonist baskılara ve küresel ticaret gerginliklerine rağmen Lego, Danimarka, Meksika, Macaristan, Çin ve Vietnam’daki üretim ağı sayesinde istikrarlı tedarik zincirlerini korudu. Virginia’daki yeni fabrikanın inşası devam ediyor ve faaliyetlerine 2027’de başlaması bekleniyor.

Sürdürülebilirlik konusunda şirket, sürdürülebilir kaynaklardan elde edilen malzeme kullanımını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Lego, 2025 yılına kadar malzemelerin %60’ını sürdürülebilir kaynaklardan, %53’ünü kütle dengesi malzemelerinden ve %7’sini ayrılmış içeriklerden tedarik etme hedefine ulaşma yolunda ilerliyor.

Christiansen, “Her yerdeki çocuklara ilham verme ve onları geliştirme misyonumuza tam olarak odaklanmaya devam ediyoruz. Bu, gelecek nesillerin sağlıklı bir gezegen miras almasını sağlamayı da içeriyor. Bu misyonu yerine getirmek için güçlü bir konumda olmaktan ve sürdürülebilir büyümeye şimdi ve gelecekte önemli ölçüde yatırım yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz,” diye ekledi.