Ana Sayfa Blog Sayfa 97

İSO’dan Londra’da E-İhracat Çıkarması

İstanbul Sanayi Odası (İSO), Türk kozmetik, temizlik ve esans sektörünün küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla 15-18 Şubat 2026 tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’ya yönelik kapsamlı bir “E-Sektörel Ticaret Heyeti” programı gerçekleştirdi. İSO 30. Grup Temizlik Ürünleri, Kozmetik ve Esans Sanayii Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu başkanlığında düzenlenen heyette, sektörün önde gelen 12 firmasından 22 temsilci yer aldı.

h8

Amazon ve TikTok UK ile Kritik Temaslar

Heyetin ilk günü, Birleşik Krallık ticaret mevzuatı ve e-ticaret dinamiklerinin masaya yatırıldığı üst düzey toplantılarla başladı. IMRG (İngiltere E-Ticaret Birliği), T.C. Londra Ticaret Müşavirliği, Worldpay, Moka United ve Amazon UK gibi dev kuruluşlarla bir araya gelen heyet; operasyonel süreçler, kategori yönetimi ve pazara giriş stratejileri hakkında saha bilgisi edindi. Heyet ayrıca, Londra’da Türk markalarının başarısını temsil eden Atelier Rebul mağazasını ziyaret ederek, perakende deneyimlerini yerinde inceledi. Programın son gününde ise dijital ticaretin yükselen gücü TikTok UK ofisi ve Sol Retail ile kurumsal görüşmeler gerçekleştirilerek yeni nesil satış kanalları değerlendirildi.

Stratejik Görüşmeler ve Lojistik Çözümler

h4 1

Heyetin ikinci günü, Türk firmaları ile Birleşik Krallık merkezli 40’a yakın şirket arasında kurulan dev bir ticaret köprüsüne sahne oldu. Büyük toptancılar, distribütörler ve zincir market temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda toplam 156 ikili iş görüşmesi (B2B) yapılarak önemli ticari iş birliklerinin temelleri atıldı. Programın devamında ise Trade Gateway Fulfillment Center’ı ziyaret eden heyet katılımcıları, e-ticaretin en kritik halkası olan depolama, lojistik ve sipariş karşılama süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.

İSO Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu: “Dijital Ticaretin Kalbindeyiz”

h2 2

Programın sonuçlarını değerlendiren Heyet Başkanı ve İSO 30. Grup Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu, İngiltere pazarının Türk üreticiler için sunduğu fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi:

“Birleşik Krallık, dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Biz de İstanbul Sanayi Odası olarak, temizlik, kozmetik ve esans sektörlerindeki gücümüzü bu dijital dünyaya entegre etmek için Londra’dayız. Amazon UK ve TikTok UK gibi devlerle yaptığımız temaslar, firmalarımızın sadece ürün satmasını değil, küresel markalaşma süreçlerini de hızlandıracaktır. Gerçekleştirdiğimiz 156 adet B2B görüşme, İngiliz tüketicisinin Türk ürünlerine olan yüksek ilgisini kanıtladı. Amacımız, Londra’yı Türk markaları için kalıcı bir üs haline getirmektir.”

Program kapsamında ayrıca T.C. Londra Büyükelçisi Koray Ertaş’ı ziyaret eden heyet, İngiltere pazarındaki e-ticaret ekosistemi üzerine stratejik fikir alışverişinde bulundu.

Allbirds, Türkiye Pazarına Tradist ile Giriş Yapıyor

ABD merkezli sürdürülebilir ayakkabı ve yaşam tarzı markası Allbirds, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında Türkiye pazarına giriş yapıyor. Marka, bu süreçte bölgesel distribütörlük modeliyle ilerleyerek Tradist ile iş birliği kurdu.

Allbirds, 100 ülkede 17 distribütör üzerinden faaliyetlerini sürdürürken, Türkiye’yi de büyüme stratejisinin önemli duraklarından biri olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda Tradist, Türkiye’nin yanı sıra Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Gürcistan, Moldova, Kırgızistan ve Ermenistan olmak üzere toplam 8 ülkede markanın dağıtımını üstlenecek.

Dijital ve fiziksel perakende birlikte konumlanacak

İş birliği kapsamında Allbirds’ün hem B2C hem de B2B dijital altyapılarının devreye alınması planlanıyor. Türkiye operasyonu için markaya özel e-ticaret sitesinin kurulması ve dijital iletişim süreçlerinin merkezi bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.

Bununla birlikte marka, yalnızca online kanallarla sınırlı kalmayarak fiziksel perakendede de konumlanacak. Bu doğrultuda seçili mağazalar ve e-ticaret platformları üzerinden tüketiciyle buluşması planlanıyor.

Operasyonel tarafta ise sezon sipariş yönetimi, lojistik süreçler, stok optimizasyonu ve nakit akışı gibi alanlarda daha verimli bir yapı kurulması hedefleniyor. Yeni bayii kazanımları ve distribütörlük ağının genişletilmesi de büyüme planının önemli parçaları arasında yer alıyor.

“Tradist için hem stratejik hem de heyecan verici bir adım”

tradist

Tradist Kurucusu ve CEO’su Sabri Can Acarsoy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Allbirds ile ortaklık kurmak bölgelerimizdeki varlığımızı genişletirken, Tradist için hem stratejik hem de heyecan verici bir adım. Allbirds, yenilik ve sürdürülebilirliğin harika tasarımla bir arada olabileceğini kanıtlayan bir marka. Nasdaq’ta da duyurulan bu ortaklık, küresel olarak saygın, ileri görüşlü markaları yeni nesil bilinçli tüketicilere sunma taahhüdümüzü güçlendiriyor” dedi.

Allbirds Finans Direktörü Annie Mitchell ise “Uluslararası bölgelerde distribütör modeline geçme yönündeki stratejik kararımız son derece başarılı oluyor. Son 18 ayda dünya standartlarında distribütörlerle ortaklık kurduk ve karlı bir işletme modeliyle marka erişimimizi genişlettik. Bu yeni anlaşmanın imzalanmasıyla, Allbirds markasını Avrasya genelinde daha fazla ülkeyi taşımayı dört gözle bekliyoruz” diye konuştu.

Aracılı Ticaretin Yükselişi: Yapay Zekâ Ajanları Ne Anlama Geliyor?

Amazon ve eBay gibi perakende pazaryerleri, insanlar için tasarlanmış devasa dijital pazarlarında dolaşan yapay zekâ alışveriş robotları söz konusu olduğunda bir ikilemle karşı karşıya kalıyor.

Satıcılar, bu sitelerin geniş müşteri havuzlarına erişim ve kargo, lojistik, ödeme desteği, ürün iadeleri, pazarlama yardımı ve satış araçları gibi çeşitli diğer hizmetler için ücret öderler. Zamanla, tüketici alışveriş aracıları, ödemeyi hala insanların tamamladığı ürün araştırmasından, tamamen otonom, uçtan uca işlemlere doğru geçiş yapması bekleniyor.

aracılı ticaretin yükselişi: yapay zekâ ajanları ne anlama geliyor?

New Generation’ın CEO’su Adam Behrens’e göre, Amazon ve eBay gibi pazar yerleri için, Perplexity AI, OpenAI ve Google dahil olmak üzere hızla ajan tabanlı ticarete geçen büyük dil modelleri, modellerini potansiyel olarak alt üst edebilir. San Francisco merkezli yazılım girişimi, satıcılar için ajan tabanlı ticaret araçları geliştiriyor. (Şirketin ana şirketi Internet Forest’tir.)

Eski Stripe yöneticisi Behrens, geçen ay verdiği bir röportajda, “ChatGPT ve Google’ın yapmaya çalıştığı şeyi, bir nevi dil öğrenme modelinin (LLM) pazar yeri olarak işlev görmesinin önünü açmak olarak düşünebilirsiniz; eğer arzı bu dil modeline bağlarsanız ve tüketici onunla etkileşime girerse, neden Amazon’a gitmeniz gereksin ki?” demişti. 

Bu modelde, geleneksel e-ticaret pazaryeri “sadece arka uçtaki sipariş karşılama merkezi haline geliyor” diye ekledi.

Piyasalar durağan değil.

eBay, 20 Şubat’tan itibaren geçerli olmak üzere, kullanıcı sözleşmesini güncelleyerek, şirketin izni olmadan “benim için satın al aracıları, LLM tabanlı botlar veya insan incelemesi olmadan sipariş vermeye çalışan uçtan uca akışlar” dahil olmak üzere her türlü aracılı ticaret aracını engelledi.

Diğer pazaryerleri de aracılı ticarete şüpheyle yaklaşabilirler.

New York merkezli ve satıcılara dolandırıcılık ve ters ibrazları yönetmek için yazılım satan Riskified’ın pazarlama müdürü Jeff Otto’ya göre, bu teknoloji potansiyel olarak iki ucu keskin bir tehdit oluşturuyor: Müşteri ilişkisinin aşınması ve ödeme güveni kararlarını kontrolleri dışındaki sistemlere “etkili bir şekilde devretmeleri” durumunda işlem tarafında dolandırıcılığın artma potansiyeli.

“İki taraftan da kaybediyorsunuz; marka bilinirliğiniz, sadakatiniz, müşteri ömrü değerini yaratan tüm bu unsurlar – ChatGPT arayüzü içinde olduğunuzda bunların hepsini kaybediyorsunuz ve ikinci olarak da bu riskialıyorsunuz.”

Kasım ayında Amazon, yapay zeka firması Perplexity AI’ye karşı San Francisco’daki federal mahkemede dava açarak, firmanın yapay zeka destekli alışveriş aracı Comet’in perakende mağaza ve müşteri verilerine erişimini durdurmak için ihtiyati tedbir kararı talep etti. Amazon ayrıca tüketicileri yapay zeka alışveriş asistanı Rufus’a yönlendiriyor.

Perakendeciye göre, mağazaları “sadece bir web sayfası kataloğundan daha fazlası: Amazon müşterilerine güvenli, özenle seçilmiş ve kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunan entegre, dinamik bir ortam.”

Amazon, Perplexity’nin dava açmasından günler önce şirkete gönderdiği ihtar mektubunda , “yapay zeka yeniliklerine ilişkin sektörün heyecanını paylaştığını ve ajan tabanlı yapay zekanın çeşitli alanlarda müşteri deneyimlerini iyileştirme konusunda önemli bir potansiyel gördüğünü” belirtmişti.

Ancak açıklamada, yapay zeka ajanlarının “şeffaf” bir şekilde çalışması gerektiği, çünkü bunun “hizmet sağlayıcının yapay zeka ajanlarını izleme ve müşteri alışveriş deneyimini bozan, müşteri güvenini zedeleyen ve güvenlik riskleri yaratan davranışları kısıtlama hakkını koruduğu” belirtildi.

İster Amazon büyüklüğünde bir mağaza olsun ister daha küçük bireysel bir girişimci, satıcılar aracılı ticarete en iyi nasıl yaklaşacaklarını araştırıyorlar.

Amazon 2025 Gelirinde Walmart’ı Geçti: Perakende ve Bulut Hizmetlerinde Güçlü Büyüme

Amazon, 19 Şubat 2026 tarihinde açıklanan 2025 mali yılı sonuçlarında toplam gelirini rakibi Walmart’ın gelirlerinin üzerine çıkararak dikkat çekici bir başarıya imza attı.

invertir en amazon main
amazon 2025 gelirinde walmart’ı geçti: perakende ve bulut hizmetlerinde güçlü büyüme 7

Dijital perakende, bulut hizmetleri ve reklam gelirlerindeki güçlü performans, Amazon’u küresel perakende gelir sıralamasında öne çıkardı. Bu sonuç, e-ticaret devinin hem çevrim içi satışlar hem de teknoloji odaklı iş kollarıyla geleneksel perakendecileri geride bırakabildiğini net şekilde ortaya koyuyor.

2025’te Amazon’un toplam geliri 615 milyar $’ın üzerine çıkarak, yıllık bazda yaklaşık %13 oranında artış gösterdi. Bu rakam, aynı dönemde Walmart’ın toplam gelirinin altında kaldığı beklentilerin aksine,şirket yıllık gelirini rakibini geçecek şekilde sonuçlandırmasını sağladı. Walmart’ın 2025 gelir raporlarında toplam gelir yaklaşık 612 milyar $ seviyesinde kalmıştı. Bu durum, Amazon’un gelir büyüme ivmesinin “fiziksel mağaza ağına dayalı geleneksel perakendecilik modelini” geride bıraktığını gösteriyor.

Perakende Büyümesinin Motorları: E-Ticaret, Abonelik ve Marketplace

Amazon’un gelir artışında en önemli etkilerden biri e-ticaret perakende satışlarının büyümesi oldu. Artan çevrim içi alışveriş hacmi, özellikle tatil sezonu ve yıl sonu promosyon dönemlerinde müşteri talebinin yüksek seyretmesiyle Amazon’un perakende satışlarını yukarı taşıdı. Ayrıca satış gelirlerinin içinde üçüncü taraf satıcı komisyonları ve lojistik hizmetleri ile Amazon’un marketplace modeli de önemli bir rol oynadı; bu model, yalnızca ürün satışı değil aynı zamanda platform kullanımından elde edilen gelirleri de kapsayarak toplam gelir artışını destekledi.

Bunlara ek olarak Amazon’un abone tabanlı hizmetleri, örneğin Prime üyelikleri ve dijital medya gelirleri, toplam gelir üzerindeki katkısını artırdı. Prime üyeleri, hem perakende alışveriş hem de video/müzik gibi dijital içerik hizmetleri aracılığıyla şirketin platformunda daha fazla harcama yapma eğiliminde oluyor; bu da şirketin gelir büyümesine çok kanallı bir katkı sağlıyor. Bu veri, Amazon’un hem fiziksel ürün perakendesinde hem de dijital servis gelirlerinde geniş bir gelir tabanı oluşturduğunu gösteriyor.

Bulut Hizmetleri ve Reklam Gelirinde Performans

Web Services (AWS), şirketin bulut tabanlı hizmetler segmenti olarak 2025’te de güçlü şekilde büyümeyi sürdürdü ve gelir artışına önemli katkı verdi. AWS’in özellikle kurumsal müşterilere yönelik altyapı hizmetleri, yapay zekâ destekli çözümler ve ölçeklenebilir bulut platformları, perakende dışı iş kollarında şirekti teknoloji liderlerinden biri haline getiriyor. CNBC raporlarına göre AWS, toplam gelir büyümesine çift haneli oranlarda katkı sunarak şirketin gelir portföyünü çeşitlendirdi.

Bunun yanında şirketin reklam gelirleri de dikkat çekici büyüme performansı sergiledi. Amazon Advertising, e-ticaret platformu kullanıcılarının davranış verilerini reklamcılarla buluşturarak, hedefli reklamcılık alanında artan talep sayesinde gelirini yükseltti. Bu durum, geleneksel dijital reklamcı platformlarına alternatif olarak Amazon’un reklam modelinin modern perakende stratejisindeki önemini artırıyor.

Walmart’ı Geride Bırakan Gelir Büyümesi: Perakende Rekabeti

Walmart, uzun süre dünyanın en yüksek gelirli perakende şirketi olarak kabul edilirken, Şirketin 2025 gelir raporuyla birlikte bu unvanı kaybetme ihtimali doğdu. Walmart’ın gelir yapısında fiziksel mağaza satışları hâkimken, şirketin dijital perakende ve teknoloji tabanlı gelirleri toplam gelir hacmini daha hızlı artırdı. Bu da sektörde çevrim içi perakende, abonelik ve bulut hizmetleri gibi çok kanallı modellerin, sadece fiziksel mağaza ağından yüksek gelir elde etmekten daha sürdürülebilir bir büyüme sunduğunu ortaya koydu.

CNBC analizlerine göre Amazon’un toplam gelirde Walmart’ı geçmesi, yalnızca bir finansal başarı göstergesi değil; perakende dönüşümünün de bir simgesi olarak okunabilir. Şirketin e-ticaret, bulut ve dijital reklam alanlarındaki gelir tabanını büyütmesi, şirketin perakende sektöründeki rekabet gücünü farklılaştırıyor ve uzun dönemli gelir potansiyelini artırıyor.

Amazon’dan Geleceğe Dair Perspektif

Şirketin 2026 planlarında da gelir büyümesini sürdürme hedefi, özellikle perakende ve e-ticaret tarafında pazar payını genişletmeye odaklanıyor. Bu çerçevede şirket, lojistik ağını daha da optimize etmeyi, Prime üyelik programını genişletmeyi, AWS büyümesini hızlandırmayı ve reklam teknolojilerindeki yenilikleri çoğaltmayı planlıyor. Bu stratejiler, şirketin sadece en büyük gelirli perakendecilerden biri olmaya devam etmekle kalmayıp, dijital perakende ekosisteminde lider pozisyonunu güçlendirmesini amaçlıyor.

Amazon’un 2025’te Walmart’ı gelirde geride bırakması, perakende sektöründe çevrim içi gelirlerin öneminin arttığını ve çok kanallı gelir kaynaklarının şirketlerin uzun vadeli başarısını şekillendiren kritik unsurlar olduğunu açıkça gösteriyor.

Skims, Fiziksel Perakendede Vites Yükseltiyor: Chicago’da Amiral Mağaza Hamlesi

Skims, fiziksel mağaza ağını genişletme sözünü yerine getiriyor. Bu kez de Chicago’da ilk amiral mağazasını açıyor. 

Şirket, 2025 yılının sonunda 225 milyon dolarlık bir finansman turunu tamamlayarak değerini 5 milyar dolara çıkardı ve elde edilen geliri fiziksel mağaza sayısını artırmak ve kategori genişlemesine odaklanmak için kullanmayı hedefliyor.

En yeni mağazası, 1960’lardan kalma eski bir banka binasında açıldı. 6.500 metrekarelik, iki katlı mekan, Christian Louboutin, Harry Winston ve Prada gibi perakendecilere ev sahipliği yapan Chicago’nun Gold Coast semtinde bulunuyor. 

img 3010
Skims Chicago’da İlk Amiral Mağazasını Açtı

Mağazada iç çamaşırı, korse ve ev giyimi gibi çeşitli kategorilerde kadın ve erkek ürünleri bulunuyor ve şu anda ev giyim takımları ve terlikler de dahil olmak üzere mevsimlik Sevgililer Günü ürünleri sunuyor.

Skims’in kurucu ortağı ve CEO’su Jens Grede yaptığı açıklamada, Chicago’daki amiral mağazasının, markanın tüm koleksiyonunu sergilemenin yanı sıra “müşterilerimize özel mağaza içi fırsatlar sunmak ve unutulmaz deneyimler yaratmak” için bir yol olduğunu belirtti. 

Müşteriler, bir QR kodunu tarayarak sanal olarak soyunma odası sırasına girebilir ve yalnızca Chicago’daki amiral gemisi mağazasına özel ürünleri satın alabilirler. Mağaza ayrıca yıl boyunca NikeSkims dahil olmak üzere sınırlı sayıda üretilen ürünleri de satışa sunacak.

Skims’in kurucu ortağı ve baş yaratıcı sorumlusu Kim Kardashian yaptığı açıklamada, “Chicago inanılmaz bir stile ve canlı bir topluluğa sahip ve ilk amiral gemisi mağazamızı burada açmak son derece anlamlı geliyor,” dedi. “Skims’i şehre tanıtmaktan ve topluluğu, Chicago’nun köklü mimari mirasına saygı duruşunda bulunan, aynı zamanda imza tasarım dilimizi, sürükleyici deneyimlerimizi ve tüm ürün yelpazemizi sergileyen bir mekana davet etmekten heyecan duyuyoruz.”

img 3011
skims chicago’da i̇lk amiral mağazasını açtı

Skims’in ilk kalıcı mağazası, iki yıldan kısa bir süre önce Washington DC’nin Georgetown semtinde açıldı. Markanın şu anda Los Angeles ve New York’taki amiral gemisi mağazaları da dahil olmak üzere birçok kalıcı mağazası bulunuyor ve Meksika ve Dubai’de uluslararası bir varlığı var; bu yıl önemli pazarlarda perakende satış noktaları eklemeyi planlıyor.

Şirket, fiziksel mağaza geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra,  2023 yılında erkek giyim sektörüne de giriş yaptı ve geçen sonbaharda  Nike ile ortak girişimini duyurdu.

Coty, geçen yıl güzellik markası Sknn by Kim’deki %20 hissesini Skims’e sattı ve Skims, güzellik ve yaşam tarzı girişimlerini tek bir marka altında birleştirdi. 

Kardashian o dönemde yaptığı açıklamada, “Misyonum her zaman derinden yankı uyandıran ürünler yaratmak oldu; ister güçlendiren iç çamaşırları ve şekillendirici giysiler olsun, ister dönüştüren makyaj ve cilt bakım ürünleri olsun,” demişti. “Her şeyi Skims markası altında birleştirmek bu vizyonu daha da kolaylaştırıyor.”

Nestlé Türkiye 120. Yılını 120 Bin İyilik Hareketi’yle Kutluyor

Türkiye’de 1906 yılından bu yana faaliyet gösteren Nestlé’nin Türkiye organizasyonu, 120’nci yılını “120 Bin İyilik Hareketi” ile kutluyor. Şirket, bu özel yılda doğanın korunmasından eğitimde fırsat eşitliğine, gıdaya erişimden toplumsal gönüllülüğe ve meme sağlığı farkındalığının artırılmasına kadar geniş bir etki alanında paydaşlarıyla güç birliği yaparak kalıcı değer yaratmayı hedefliyor. 120’nci yıl ve hareket, özel bir reklam filmiyle kamuoyuna duyuruldu.

“İyi Beslen, İyi Yaşa” anlayışıyla faaliyet gösteren Nestlé Türkiye, bireyler, aileler, evcil hayvanlar, topluluklar ve gezegenle kurduğu bağı büyütmeyi odağına alıyor. Çalışma prensibinin merkezindeki “Ortak Değer Yaratma” yaklaşımı doğrultusunda uzun yıllardır sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri yürüten şirket, 120 Bin İyilik Hareketi ile bu katkıyı daha da genişletiyor.

Toplum sağlığının güçlendirilmesi amacıyla MEMEDER Meme Sağlığı Derneği iş birliğiyle binlerce Aile Sağlığı Hekimine ve 1.200 kadına meme sağlığı eğitimi veriliyor. Doğanın korunmasına katkı kapsamında Ege Orman Vakfı ile 12.000 fidan toprakla buluşturuluyor. Gıdaya erişimin desteklenmesi için Gıda Kurtarma Derneği aracılığıyla 120.000 öğün ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyor.

Çevre bilincinin artırılması amacıyla ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı iş birliğiyle özellikle çocuklara yönelik geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik eğitimleri düzenleniyor ve 1.200 kişiye ulaşılıyor. Gelecek nesillerin eğitim yolculuğunu desteklemek üzere Türk Eğitim Vakfı ile 1.200 gence ulaşım desteği sağlanıyor. Şirket, ailenin bir parçası olarak gördüğü patili dostları da unutmayarak HEPAD Her Eve Bir Pati Derneği aracılığıyla 1.200 kilogram evcil hayvan mamasını ihtiyaç noktalarına ulaştırıyor.

Saha projelerine ek olarak Nestlé Türkiye çalışanları da hareketin aktif parçası. 1.200 Nestlé gönüllüsü toplam 12.000 saatini gönüllülük faaliyetlerine ayırarak toplumsal faydanın büyütülmesine katkı sağlıyor.

Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, 120’nci yıla ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:“1867’de kurulan ve Türkiye’de 1906’dan bu yana faaliyet gösteren Nestlé’nin 120 yıllık Türkiye yolculuğunun arkasında milyonlarca hayata dokunan binlerce emek var. Bugün 9 farklı kategoride, 800’ü aşkın ürün ve 50’den fazla markamızla her 10 evin 9’una konuk oluyoruz. 120’nci yaşımızı yalnızca bir dönüm noktası olarak değil, yarattığımız değeri büyütme sorumluluğu olarak görüyoruz. 120 Bin İyilik Hareketi ile doğadan eğitime, sağlıktan gönüllülüğe uzanan geniş bir etki alanında kalıcı katkı sağlamayı hedefliyoruz. ‘Ortak Değer Yaratma’ anlayışımızla bu hikâyenin devamını birlikte yazmaya kararlıyız.”

120’nci yıl için hazırlanan reklam filmi ise Nestlé’nin Türkiye’yi “yuvası” olarak konumlandıran yaklaşımını merkezine alıyor; doğaya, insana, gençlere ve tüm canlılara birlikte iyi bakma sorumluluğunu güçlü bir görsel anlatımla aktarıyor. Film, 120 Bin İyilik Hareketi’nin sahadaki yansımalarına da bir ön izleme sunuyor.

New Balance, Premium Stratejiyle Nike’ın Açtığı Boşluğu Dolduruyor

Köklü spor ayakkabı markası New Balance, 2025 yılında sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çekti. Şirketin satışları geçen yıl %19 artarak 9,2 milyar dolara ulaştı. Bu oran, yalnızca küresel ayakkabı pazarının genel büyümesini değil, aynı zamanda Nike gibi uzun süredir sektörün lideri konumunda bulunan rakipleri de geride bırakmış durumda.

Boston merkezli ve özel bir şirket olan New Balance, 120 yılı aşkın geçmişine rağmen son yıllarda ivmesini kaybetmek yerine hızlandırmayı başardı. Şirket, 2025 sonuçlarını CNBC ile paylaştı ve mevcut büyüme trendinin devam etmesi hâlinde yıllık satışların kısa sürede 10 milyar dolara ulaşabileceğini belirtti.

New Balance CEO’su Joe Preston, şirketin başarısını agresif büyüme yerine marka kalitesini merkeze alan bir stratejiye bağlıyor. Preston’a göre amaç, kısa vadeli hacim artışları değil; uzun vadede premium marka algısını güçlendirmek. Son beş yılda bu yaklaşımın küresel ölçekte karşılık bulduğu ifade ediliyor.

Nike’ın Strateji Değişimi, Rakiplerine Alan Açtı

2020’den bu yana New Balance, satışlarını yaklaşık %180 oranında artırarak sektördeki en dikkat çekici yükselişlerden birine imza attı. Bu süreçte Nike’ın pandemi döneminde köklü bir strateji değişikliğine gitmesi önemli bir kırılma noktası oldu.

Nike, Covid-19 sürecinde uzun yıllardır çalıştığı toptancı perakendecileri devre dışı bırakarak doğrudan kendi mağazaları ve web sitesi üzerinden satışa ağırlık verdi. Kısa vadede kârlılığı artıran bu model, uzun vadede raf alanlarının boşalmasına ve perakende ekosisteminde ciddi bir alanın rakipler tarafından doldurulmasına yol açtı. New Balance, Brooks Running, On ve Deckers gibi markalar bu boşluğu hızla değerlendirdi.

Doğrudan tüketiciye satış modelinin karmaşıklığı, Nike’ın inovasyon hızını da olumsuz etkiledi. Performans ayakkabıları segmentinde rekabet avantajının zayıflaması, New Balance için yeni fırsatların önünü açtı.

Pandemi Krizi, New Balance İçin Bir Dönüm Noktası Oldu

Nike’ın aksine New Balance, pandemi dönemini iç yapılanmasını güçlendirmek için kullandı. Şirket yönetimi, bu süreçte düzenli küresel toplantılarla yeni stratejiler geliştirdiklerini ve krizden sektör ortalamasının üzerinde bir güçle çıktıklarını vurguluyor.

Preston’a göre New Balance’ın yükselişi yalnızca rakiplerin yaşadığı zorluklarla açıklanamaz. Asıl fark yaratan unsur, şirketin tüketici davranışlarını yakından takip ederek alışverişin nasıl, nerede ve ne zaman yapılmak istendiğine odaklanması oldu.

Premium Konumlanma ve Seçici Dağıtım

new balance mağazası

New Balance’ın büyümesi, yalnızca tek bir pazara veya ürün grubuna bağlı değil. Şirket, 2025 yılında 80 yeni mağaza açarak küresel varlığını genişletti. Mağaza yatırımları maliyetli olsa da marka görünürlüğünü artıran önemli bir gelir kaynağı olarak görülüyor.

Şirket, büyüme stratejisinde Nike’tan ilham aldığı bir noktayı da gizlemiyor: premium konumlanma. New Balance, dağıtım kanalları ve indirim politikalarında seçici davranarak son beş yılda ortalama satış fiyatlarını yaklaşık %30 artırmayı başardı. Bu yaklaşım, yoğun promosyonlara yönelen birçok rakibinden ayrışmasını sağladı.

‘Baba Ayakkabıları’ Modası ve Ünlü İş Birlikleri

Doğru zamanlama da bu yükselişte kritik rol oynadı. Pandemi sonrası dönemde New Balance, 1990’ların “baba ayakkabısı” estetiğini yeniden öne çıkararak genç tüketiciler arasında güçlü bir moda algısı oluşturdu. Spor ayakkabıyı yalnızca performans ürünü değil, stil unsuru olarak gören yeni bir kitle markaya yöneldi.

Buna ek olarak şirket; Los Angeles Dodgers’ın yıldızı Shohei Ohtani, tenis dünyasının öne çıkan ismi Coco Gauff ve Buffalo Bills oyun kurucusu Josh Allen gibi sporcularla yaptığı iş birlikleri sayesinde performans ayakkabıları segmentinde de büyümesini sürdürdü.

DTC’de Temkinli, Tüketicide Israrcı

Önümüzdeki dönemde New Balance; ürün gamını genişletmeyi, yeni performans odaklı modeller geliştirmeyi ve stratejik bölgelerde mağaza yatırımlarına devam etmeyi planlıyor. Ancak şirket, doğrudan tüketiciye satış (DTC) konusunda rakiplerinden farklı bir yaklaşım benimsiyor.

New Balance yönetimi, DTC’nin bir hedef değil, tüketici tercihlerini destekleyen bir araç olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Şirketin önceliği, tüketiciyi belirli bir kanala yönlendirmek değil; hangi kanalı seçerse seçsin, markanın her yerde güçlü ve tutarlı bir deneyim sunması.

Tepe Tesis Yönetimi ile TAV Havalimanları İş Birliği: Terminallerde Mikro Yönetim Modeliyle Verimlilik Artışı

Kurumsal hizmetler alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip Tepe Kurumsal bünyesindeki Tepe Tesis Yönetimi ile küresel havalimanı işletmecisi TAV Havalimanları, terminal temizlik ve hijyen operasyonlarında yeni bir faza geçti. İş birliği kapsamında Ankara, İzmir, Bodrum ve Alanya’daki dört havalimanında terminal temizlik süreçleri uçtan uca yönetilmeye başlandı.

Dört havalimanında entegre operasyon

Model ilk olarak Ankara Esenboğa Havalimanı’nda devreye alındı. Ardından operasyon; İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Milas-Bodrum Havalimanı ve Alanya Gazipaşa Havalimanı’na genişletildi.

7/24 yaşayan havalimanı ekosistemine özel tasarlanan yapı; terminal alanlarını mikro ölçekli yönetim sistemine entegre ederek hizmet süreçlerini anlık izlenebilir ve ölçülebilir hale getiriyor. “Mikro alan bazlı yönetim” ve “önleyici müdahale” modeli sayesinde operasyonel aksaklıkların büyümeden çözülmesi hedefleniyor.

“Temizlik değil, havalimanı disiplinine entegrasyon”

tepe tesis yonetimi genel muduru sertay sargin

Tepe Tesis Yönetimi Genel Müdürü Sertay Sargın, iş birliğini yalnızca bir hizmet alımı olarak değil, operasyonel entegrasyon süreci olarak tanımlıyor:

“Bizim için mesele yalnızca temizlik hizmeti sunmak değil, havalimanı disiplinine entegre olmaktı. Mikro alan yönetimi ve mobil timlerle, yolcunun fark etmediği ‘görünmez’ bir operasyon kurguladık. Başarımızı katı KPI setleri ve dijital denetim formlarıyla ölçüyor, hizmet kalitesini standartlaştırıyoruz.”

Şirket, performansı dijital denetim sistemleri ve ölçülebilir KPI’lar üzerinden takip ederek kaliteyi sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyor.

TAV tarafında operasyonel yük hafifledi

TAV Ankara Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı Alp Karayalçın ise iş birliğinin operasyonel çıktısına dikkat çekiyor:

tav ankara havalimani genel mudur yardimcisi alp karayalcin 1 1

“Tepe, bize yalnızca personel değil, kurumsal bir güvence sundu. Bu yapı sayesinde ana faaliyet alanımıza daha fazla odaklanabiliyoruz. Yolcu deneyimi skorlarımızda doğrudan artış gözlemledik.”

Çok lokasyonlu modele geçişle birlikte TAV’ın operasyonel yükünün hafiflediği, kaynakların ana iş alanına yönlendirildiği ve yolcu deneyim metriklerinde iyileşme sağlandığı belirtiliyor.

Stratejik ortaklık modeli güçleniyor

Havalimanı operasyonlarında temizlik ve hijyen süreçlerinin yalnızca destek hizmeti değil, marka algısını doğrudan etkileyen stratejik bir unsur haline geldiği görülüyor. Tepe Tesis Yönetimi ile TAV Havalimanları arasındaki bu model, çok lokasyonlu ve yüksek performanslı bir tesis yönetimi örneği olarak öne çıkuyor.

Perakende ve yolcu deneyimi perspektifinden bakıldığında ise mesaj net: Terminaldeki görünmez operasyon kalitesi, markanın görünür değerini belirliyor.

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [16 – 20 Şubat]

kivo banner
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 22

Şubat ayının sonuna yaklaşıyoruz artık. Markalı perakendeciler tarafında düşüşte olan satış ivmesi mağaza yatırımları tarafına da yansıyor. Geçtiğimiz yılın Ocak ve Şubat ayındaki açılış ivmesi ile karşılaştırdığımızda bu yılın yatırımları biraz daha geriden seyrediyor. Yılın geri kalanı için planlarda da görünen o ki önemli bir bekleme durumu söz konusu. Daha iyi bir sektörel ivme yakalayacağımızı umarak bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışlarına geçelim.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni derlemesi ile sizlerleyiz.

İşte bu hafta gerçekleşen mağaza açılışları

Lacoste – Viaport İstanbul

lacoste magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 23

Lacoste, Viaport İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

JACK & JONES – İstanbul Atlaspark AVM

jack magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 24

JACK & JONES, İstanbul Atlaspark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Süvari – Bursa Anatolium AVM

suvari magaza 1
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 25

Süvari, Bursa Anatolium AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yenilenen konseptiyle hizmete açıldı.

Kayra – Kentplaza AVM

kayra magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 26

Kayra, Kentplaza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Konya’daki 3. mağazasını oluşturuyor.

Küppeli – Mall of Antalya

kupeli magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 27

Küppeli, Mall of Antalya mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

SuperStep – Adana M1 AVM

super magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 28

SuperStep, Adana M1 AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Altınbaş – Maltepe Piazza AVM

altincas magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 29

Altınbaş, Maltepe Piazza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yenilenen konseptiyle hizmete açıldı.

BELLA MAISON – İstanbul Metropol AVM

bella magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [16 - 20 şubat] 30

BELLA MAISON, İstanbul Metropol AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

DeFacto, K-Beauty ile Kozmetik Kategorisinde Yeni Bir Adım Atıyor

DeFacto, Kore cilt bakım ürünlerini portföyüne ekleyerek kozmetik ve kişisel bakım alanındaki genişlemesini sürdürüyor.

defacto k1

Nemlendirme, cilt bariyerini güçlendirme ve doğal parlaklık sağlama gibi ihtiyaçlara odaklanan ürünler; markanın mağazalarında ve online kanalında satışa sunulmaya başlandı.

Yeni ürün grubu, 18 Şubat’ta Vadi İstanbul mağazasında gerçekleşen özel bir lansmanla tanıtıldı.

Etkinlikte kurulan deneyim alanlarında ziyaretçilere AI destekli cilt analizi yapılırken, uzmanlar tarafından kişiye özel ürün önerileri sunuldu.

Kozmetik, DeFacto’nun yaşam tarzı kurgusunda daha güçlü bir yer alıyor

defacto k2

Lansmanda konuşan DeFacto Kozmetik Direktörü Hale Yılmaz, “Modada yakaladığımız güçlü trend odağını kozmetik ve kişisel bakım kategorisine de aynı kararlılıkla taşıyoruz. Güzellik artık sadece bir tamamlayıcı değil; stilin ve kendini iyi hissetmenin doğal bir parçası. Bu bakış açısıyla kozmetik portföyümüzü hızla genişletiyor, dünya genelinde yükselen akımları ulaşılabilir fiyatlarla müşterilerimizle buluşturuyoruz. Kore cilt bakımı da bu stratejimizin en güçlü adımlarından biri. Hedefimiz kozmetiği yalnızca bir ürün kategorisi değil, DeFacto’nun yaşam tarzı dünyasının güçlü ve kalıcı bir parçası haline getirmek” dedi.

Seçili DeFacto mağazalarında ve internet sitesinde satışa sunulan Kore cilt bakım ürünleri; temizleyicilerden toniklere, serum ve maskelerden nemlendiricilere kadar geniş bir ürün gamı sunuyor. Marka, Kore güzellik rutinini hem deneyim hem fiyat avantajıyla müşterilere ulaştırarak kozmetik kategorisindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.