Amazon, TikTok’un ABD’deki Operasyonunu Satın Almak için Teklif Verenler Arasında
Amazon, platformun Çinli olmayan bir sahip bulması için son tarihin yaklaşmasıyla birlikte TikTok’un ABD’deki işletmesini satın almak için son dakika teklifinde bulundu.
New York Times’ın haberine göre, perakende devinin teklifini ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve E-ticaret Bakanı Howard Lutnick’e yazdığı bir mektupla ilettiği anlaşılıyor.
Ancak yayına konuşan kaynaklar, Trump yönetiminin Amazon’un teklifini ciddiye almadığını söyledi.
Perakendecinin platforma olan ilgisi, birçok kullanıcının uygulama içinden alışveriş yapmayı tercih ederek geleneksel alışveriş sitelerini atladığı sosyal ticaret çılgınlığında kendine bir yer edinmenin bir yolu olarak görülebilir.
Kullanıcılar, TikTok Shop kanalı üzerinden giyimden güzelliğe, tuvalet kağıdından taze ete kadar her şeyi satın alabiliyor.
Amazon’un Inspire adlı alışveriş yapılabilir platformu başladıktan kısa bir süre sonra kapatılmıştı

Amazon daha önce, kullanıcılara alışveriş yapılabilir kısa biçimli videolar ve fotoğraflar akışı sunan Inspire adlı bir uygulama içi özellik ile kendi keşif ticareti versiyonunu başlatmıştı. Ancak, lansmanından sadece 14 ay sonra iptal edildi.
TikTok, geçen yıl e-ticaret devinin Prime Day’ine rakip olarak, kullanıcılarına Sweaty Betty, Made by Mitchell ve L’Oreal Paris gibi markaların indirimlerinden %50’ye varan indirimler sunan bir haftalık satış etkinliği düzenlemişti.
Yeni Kâr Düşüşü H&M’i Daha Fazla Mağazayı Kapatmaya Zorluyor
İsveçli hızlı moda devi H&M, 2025 mali yılının ilk çeyreğinde kârının keskin bir şekilde düştüğünü gördü. Grup, mağaza portföyünde bir “yeniden düzenleme” de dahil olmak üzere hızlı önlemler duyurdu.
H&M 40 mağazayı kapattı, daha fazlası gelecek

Ciroda %3’lük artışla 55,3 milyar İsveç kronuna (4,8 milyar avro) ulaşılmasına rağmen, H&M’in net kârı bir önceki yıla kıyasla yarı yarıya azalarak 579 milyon krona (50 milyon avro) geriledi. İşletme kârı, %51,5’ten %49,1’e düşen brüt marjın kötüleşmesi nedeniyle kısmen %42 düşerek 1,2 milyar krona (100 milyon avro) geriledi.
CEO Daniel Ervér, grubun olumsuz ‘dışsal faktörlerle‘, daha yüksek indirimlerle ve müşteri teklifine yapılan yatırımlarla uğraştığını kabul ediyor. Brüt marj da döviz etkileri nedeniyle baskı altındaydı: İsveç kronu değer kazandı ve bu da daha az elverişli bir dönüşümle sonuçlandı.
Fiziksel mağaza sayısı bir yılda 125 mağaza düşerek 4.213’e geriledi. Birinci çeyrekte grup net 40 mağaza kapattı. H&M, tüm takvim yılı boyunca, çoğunlukla Brezilya ve Paraguay gibi büyüyen pazarlarda olmak üzere seksen yeni mağaza açmayı planlıyor, 190 mağaza ise çoğunlukla yerleşik pazarlarda olmak üzere kapanacak. Birçok Monki mağazası ortadan kalkacak; bunlardan sınırlı sayıda mağaza Weekday olarak yeniden açılacak.
İkinci çeyrekte iyileşme bekleniyor
H&M’in odağı giderek daha fazla büyük amiral mağazalarına ve çevrimiçi satışlara kayıyor: cironun yaklaşık %30’u zaten çevrimiçi olarak üretiliyordu. Gruba göre, yenilenen dijital alışveriş ortamı daha fazla ülkede kullanıma sunuldu ve iyi karşılandı. Fiziksel mağazalar da yenilemelere ve teknolojik yükseltmelere sürekli yatırım yapılarak yenileniyor.
Grubun görünümü ihtiyatlı bir şekilde pozitif kalmaya devam ediyor: H&M, Mart ayında yerel para biriminde %1’lik satış büyümesi bekliyor. Şirket, ikinci çeyrekte marjlar üzerindeki olumsuz etkilerin önemli ölçüde daha küçük olacağını vurguluyor. Stratejik tedarikçilerle daha yoğun iş birliği, nihayetinde daha iyi marjlara ve daha güçlü bir müşteri teklifine yol açmalıdır.
Gen Alpha Sahneyi Devralıyor: Aile Alışveriş Kararlarında Yeni Etki Gücü
Yeni nesil tüketiciler artık sadece markaların geleceğini şekillendirmiyor, bugünün alışveriş kararlarını da etkiliyor. Razorfish tarafından yapılan güncel bir araştırma, 9-13 yaş arasındaki yaklaşık 2.300 çocuğun katılımıyla Gen Alpha’nın aile alışverişindeki rolünü mercek altına aldı. Ortaya çıkan sonuçlar, bu gençlerin yalnızca izleyici değil, ev içindeki karar süreçlerinin aktif bir parçası olduğunu gösteriyor.
Lüks Tüketim: Erken Başlayan Bir Deneyim

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Gen Alpha’nın lüks tüketime olan erken ilgisi. Katılımcı çocukların %68’i, henüz 10 yaşına gelmeden önce lüks bir ürüne sahip olduklarını belirtti. Dahası, %50’si kardeşlerine kıyasla daha erken yaşta bu tür ürünlerle tanıştığını söyledi. Bu veriler, lüks markalar için hedef kitlenin yeniden tanımlanması gerektiğine işaret ediyor.
Bu çocuklar artık sadece ebeveynlerinin tercihlerini izleyen bir kuşak değil; aksine, beklentileri ve istekleriyle satın alma süreçlerine yön veren bireyler.
Güzellik ve Kişisel Bakım: Yeni Nesil Bilinç
Cilt bakımına olan ilgi, araştırmanın bir diğer dikkat çeken konusu. Gençlerin %73’ü, ebeveynlerine cilt bakımı konusunda rehberlik ettiklerini söylüyor. %72’si ise bu bilgileri arkadaşlarıyla paylaşmak istediğini belirtiyor. Özellikle erkek katılımcıların %45’i cilt bakımına ilgi duyduğunu ifade ederken, %69’u kırışıklıkları önlemek için ürün kullandığını belirtiyor. Üstelik erkeklerin dörtte biri, üç ila beş üründen oluşan düzenli bir cilt bakım rutini uyguladığını söylüyor.
Bu veriler, geleneksel toplumsal normların ötesine geçen bir bakım anlayışının yükselişte olduğunu ve markaların bu değişimi dikkate alması gerektiğini gösteriyor.
Otomobil Seçiminde Söz Sahibi Gençler
Gen Alpha’nın etkisi sadece kişisel bakım ürünleriyle sınırlı değil. Araştırma, bu yaş grubunun ailelerin otomobil satın alma kararlarında da belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Gençlerin %65’i, ailelerinin otomobil tercih sürecine aktif olarak katıldıklarını, %61’i ise hangi aracın alınacağına dair son kararın verilmesinde etkili olduklarını belirtti.
Ayrıca, çocukların %43’ü elektrikli araçları, %41’i ise benzinli araçları tercih ettiğini ifade etti. Ancak %38’i, çevre dostu araçlara daha fazla para harcamaya sıcak bakmadıklarını söyledi. Bu durum, çevreci yaklaşımın yalnızca bir bilinç düzeyi meselesi olmadığını, aynı zamanda maliyet-fayda dengesiyle de değerlendirildiğini ortaya koyuyor.
Sosyal Medyada Güzellik İçerikleri: İlgi ve Bilinç Arasındaki Denge
Araştırmaya göre, Gen Alpha’nın %75’i sosyal medyada güzellik içeriklerini ilgiyle takip ediyor. %38’i ise kendi içeriklerini üretmeye başlamış. “Hazırlanma videoları” gibi içerikler artık yalnızca genç yetişkinlerin değil, çocuk yaş grubunun da radarında. Ancak bu durum bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Katılımcıların yarısından fazlası, güzellik bileşenleri konusunda “sadece biraz” bilgi sahibi olduklarını belirtirken, %30’u yaşlarına uygun olmayan ürünler (örneğin retinol, kolajen veya benzoil peroksit) kullandıklarını itiraf etti.
Bu tablo, markalar için hem büyük bir fırsat hem de ciddi bir sorumluluk alanı yaratıyor. Ürün içerikleri, pazarlama mesajları ve sosyal medya iş birlikleri bu yaş grubunun hassasiyetleri gözetilerek tasarlanmalı.
Maddi Farkındalık ve Beklenti Düzeyi
Araştırmada dikkat çeken bir başka nokta ise Gen Alpha’nın para algısı. Katılımcıların %70’i temel düzeyde para bilgisine sahip olduklarını ifade ederken, %75’i istedikleri çoğu şeyi hak ettiklerini düşünüyor. Bu durum, hem finansal bilinçlendirme kampanyalarının hem de pazarlama stratejilerinin çocuklara uygun bir dille yeniden yapılandırılmasını gerektiriyor.
Alpha’yı Anlamak, Geleceği Anlamaktır
21. yüzyılın tamamında büyüyen ilk nesil olan Gen Alpha, dijital dünyanın yerlisi olarak bilgiye hızlı erişim sağlıyor. Ancak aynı zamanda çevrimdışı dünyada da aktifler; hobiler, fiziksel mağaza deneyimleri ve arkadaş ilişkileri bu nesil için hâlâ önemli. Onların kendi yollarını çizme hızları, pazarlama dünyasında kalıpların yıkılmasını zorunlu kılıyor.
Markalar, bu jenerasyonu “geleceğin tüketicisi” olarak görmekten vazgeçmeli. Gen Alpha, bugünün tüketicisi – hatta karar vericisi. Bu yüzden onları sadece anlamak değil, onlarla birlikte düşünmek ve tasarlamak artık kaçınılmaz.
Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [31 Mart –4 Nisan]
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 4 maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan]](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/01/maptriks-magaza-acilislari-banner2.jpg)
31 Mart – 4 Nisan haftasında mağaza açılışları yine farklı şehirlerde ve konseptlerde karşımıza çıktı. Kimi markalar yeni şehirlerde ilk kez boy gösterirken, kimileri ise mevcut varlığını güçlendirmeye devam etti.
Her hafta olduğu gibi, sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz “Haftanın Mağaza Açılışları” serimizle karşınızdayız.
İşte bu haftanın mağaza açılışları listesi:
Vakko – Bodrum
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 5 vakko magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/vakko-magaza.jpg)
Vakko, Bodrum Caresse Mare mağazasının açılışını gerçekleştirdi.
SuperStep – Zafer Plaza AVM
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 6 superstep magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/superstep-magaza.jpg)
SuperStep, Bursa Zafer Plaza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.
Porland – Ops Mall
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 7 polard magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/polard-magaza-1024x640.jpg)
SuperStep, Aydın Ops MallM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.
Gant – Mersin Marina Pop-Up
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 8 gant magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/gant-magaza.jpg)
Gant, Mersin Marina’daki pop-up mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 48. mağazasını oluşturuyor.
ebebek – İzmir Çiğli
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 9 ebebek magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/ebebek-magaza.jpg)
ebebek, İzmir Çiğli mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 273. mağazasını oluşturuyor.
Süvari – MNG AVM
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 10 suvari magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/suvari-magaza-1024x640.jpg)
Süvari, Erzurum MNG AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.
Skechers – Kuşadası AVM
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 11 skechers magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/skechers-magaza-1024x640.jpg)
Skechers, Kuşadası AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 80. mağazasını oluşturuyor.
LTB – Fethiye Cadde
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 12 ltb magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/ltb-magaza-1024x640.jpg)
LTB, Fethiye Cadde mağazasının açılışını gerçekleştirdi.
Colin’s – Irak Basra AVM
![maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [31 mart –4 nisan] 13 colins magaza](https://www.bisektor.com/wp-content/uploads/2025/04/colins-magaza-1024x640.jpg)
Colin’s, Irak Basra AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.
Sürdürülebilir Perakendeye Yenilikçi Bir Dokunuş: Mudo Re: Life
Perakende sektörü dönüşürken, markalar da tüketici alışkanlıklarını yeniden şekillendirecek adımlar atmaya devam ediyor. Bu adımlardan biri de, Mudo’nun sürdürülebilirlik odaklı yeni mağaza konsepti “Mudo Re: Life”. Kalitesinden ödün vermeyen ancak küçük kusurlara sahip ürünlerin yeniden değer kazanmasını sağlayan bu konseptin en yeni adresi: Brandium AVM.
“Kusur”lu Değil, “Kıymetli” Ürünler

Moda sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca bir trend değil, zorunluluk. Mudo da bu dönüşüme katkı sunmak amacıyla, imha edilmesi muhtemel ürünleri tekrar döngüye kazandıracak bir model geliştirdi. Mudo Re: Life, küçük üretim kusurları nedeniyle raflara çıkamayan ancak işlevselliğini ve kalitesini koruyan ürünleri çok daha erişilebilir fiyatlarla tüketiciyle buluşturuyor.
Bu sayede hem modaya erişim kolaylaşıyor, hem de atık üretiminin önüne geçiliyor. Tüketiciler için ekonomik, çevre için ise koruyucu bir sistem kurgulanıyor.
Brandium AVM’de Bilinçli Tüketime Alan Açılıyor
Mudo Re: Life’ın yeni mağazası, ENS Danışmanlık tarafından yürütülen kiralama çalışmaları kapsamında Brandium AVM’de konumlandı. Bu yeni açılış, yalnızca bir mağaza değil, AVM’nin marka karmasında da stratejik bir genişleme anlamı taşıyor.
Brandium AVM, bu yeni konseptle birlikte hem ziyaretçilerine bilinçli tüketim alanında farklı bir deneyim sunuyor hem de sürdürülebilir markalara ev sahipliği yaparak zamanın ruhuna ayak uyduruyor.
Perakendede Sürdürülebilir Dönüşüm Hızlanıyor
Mudo Re: Life, sadece uygun fiyatlı ürün satışıyla değil, aynı zamanda perakende sektörüne verdiği mesajla da önemli bir rol oynuyor. Sürdürülebilirlik artık yalnızca malzeme seçiminde değil, ürün yaşam döngüsünü uzatma yaklaşımında da kendini gösteriyor. Bu model, “yeniden değer” anlayışıyla sektördeki birçok oyuncuya da ilham verecek nitelikte.
Perakende Medyada RTB Dönemi: Reklamda Hız, Standart ve Rekabet Artıyor
Perakende medya, dünya genelinde hızla büyüyen ve markaların pazarlama stratejilerinde giderek daha merkezi bir yere oturan bir alan. Özellikle Kuzey Amerika’da bu alanda en büyük pay, Amazon ve Walmart gibi perakende devlerinin kontrolündeki medya ağlarında yoğunlaşıyor. Bu iki oyuncu, sahip oldukları geniş müşteri veri tabanları ve gelişmiş dijital altyapıları sayesinde, markalara hem online hem de fiziksel mağaza ortamlarında yüksek görünürlük sağlayan entegre reklam çözümleri sunuyor.
Amazon, kullanıcıların alışveriş niyetiyle ziyaret ettiği e-ticaret platformunda ürün aramalarına doğrudan reklam yerleştirme imkânı sunarken, Walmart ise fiziksel mağaza ekranlarıyla dijital reklam alanlarını birleştirerek çok kanallı kampanyalara olanak tanıyor. Bu iki dev, birlikte Kuzey Amerika’daki perakende medya reklam harcamalarının yaklaşık %80’ini elinde tutuyor.
Geriye Kalan Pazarda Kıran Kırana Rekabet
Pazarın kalan %20’lik kısmı için ise yaklaşık 70 farklı perakende medya ağı kıyasıya bir rekabet içerisinde. Bu ağlar, daha küçük perakendecilere ya da niş pazarlara hizmet eden yapılar olarak öne çıkıyor. Ancak bu sistemlerin her biri farklı bir arayüze, ölçümleme sistemine ve reklam satın alma modeline sahip olduğu için, markalar açısından yönetilmesi oldukça zor bir yapı ortaya çıkıyor.
Yapılan araştırmalara göre markalar, ortalama altı farklı perakende medya ağıyla aynı anda verimli bir şekilde çalışabiliyor. Bu da, kampanya yönetimini karmaşıklaştıran, zaman ve kaynak tüketen bir sürece dönüşüyor. Dolayısıyla sektörde, reklam operasyonlarını sadeleştirecek ve merkezi hâle getirecek çözümlere olan ihtiyaç hızla artıyor.
Çözüm Arayışı: Gerçek Zamanlı Açık Artırma (RTB) Sistemi

Bu noktada dijital reklamcılığın yıllardır kullandığı bir model perakende medyada da gündeme geliyor: Gerçek zamanlı açık artırma (Real-Time Bidding – RTB). Bu sistemde, bir reklam alanı için verilen teklifler milisaniyeler içinde değerlendirilerek en uygun reklam otomatik olarak gösteriliyor. Bir haber sitesine girdiğinizde sayfa yüklenirken gördüğünüz reklamlar, arka planda bu sistemle belirleniyor.
RTB, dijital reklamcılıkta otomasyonun temelini oluşturuyor. Perakende medya ağlarında da yaygınlaştığı takdirde, markalar için reklam satın alımını hızlandıracak, perakendeciler için ise reklam envanterlerinin verimini artıracak bir sistem sunuyor.
RTB’nin Perakende Medya Ekosistemine Getireceği Üç Büyük Katkı
- Standartlaşma: RTB, farklı medya ağlarının ortak bir platform üzerinden yönetilmesini sağlayarak reklam süreçlerinde standartlaşma yaratabilir. Markalar, tek bir arayüz üzerinden birden fazla perakendeciyle kampanya yürütebilir.
- Gerçek zamanlı ve merkezi raporlama: Mevcut sistemde her perakendeci kendi verilerini kendi metrikleriyle sunuyor. RTB ile birlikte, farklı medya ağlarından gelen veriler tek ekranda birleşebilir, bu da reklam yatırımının etkinliğini daha net analiz etmeyi sağlar.
- Daha geniş reklamveren havuzu: Reklam alanları ortak bir RTB sistemine açıldığında, bu mecralar daha fazla markanın ilgisini çekebilir. Bu da hem perakendeciler için gelir artışı hem de markalar için daha fazla görünürlük anlamına gelir.
Yaygınlaşmanın Önündeki Engeller: Teknik ve Stratejik Zorluklar
Her ne kadar RTB sistemi cazip avantajlar sunsa da, perakende medya özelinde bu altyapının hayata geçmesi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor.
- Sayfa yüklenme süresi (latency): Reklam açık artırması sırasında yaşanabilecek milisaniyelik gecikmeler, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebilir.
- İçerik kontrolü ve marka güvenliği: Hangi markanın, hangi alanda görüneceğini denetlemek zorlaşabilir. Özellikle prestijini korumak isteyen perakendeciler için bu önemli bir konu.
- Veri güvenliği: Sadakat programlarından elde edilen müşteri verilerinin üçüncü taraflarla paylaşılması, hem gizlilik hem de rekabet stratejisi açısından risk oluşturabilir.
- Teknolojik entegrasyonun karmaşıklığı: Farklı sistemlerin ortak bir platforma entegre edilmesi, yüksek teknoloji yatırımı ve koordinasyon gerektirir.
Microsoft ve Google Gibi Teknoloji Devlerinden Yeni Nesil Hamleler
Tüm bu zorluklara rağmen, teknoloji devlerinin bu alana ilgisi RTB sistemlerinin yaygınlaşmasını hızlandırabilir. Microsoft, farklı perakende medya ağlarını tek çatı altında toplayacak bir “toplayıcı platform” üzerinde çalıştığını açıkladı. Bu sayede markalar, tek bir kampanyayla birden fazla perakendecide aynı anda görünür olabilecek.
Google da benzer bir vizyonla, perakende medya reklamcılığında reklamverenlere daha kolay kampanya yönetimi imkânı sunacak bir sistem inşa etmeye hazırlanıyor. Her iki teknoloji devinin sunduğu bu yapılar, markalara ölçeklenebilirlik ve sadeleşme; perakendecilere ise daha fazla reklamverene ulaşma fırsatı vadediyor.

