Pandeminin en çok etkilediği sektörlerden birini hiç şüphesiz yeme içme sektörü oluşturdu. Uzun süre kapalı kalan, ardından da pek çok kural ile birlikte açılan restoranlar 2021 yılı içerisinde ciddi kayıplar verdi. Türkiye yeme içme perakendesi anlamında oldukça güçlü ve seçici bir ülke. Bu doğrultuda Doyuyo! kurucu ortağı Taylan Kaya ile Türk restoran endüstrisinin 2021 ve 2022 yılını konuştuk.
“Pandemi döneminin en çok etkilenen sektörlerinden birini yeme içme sektörü oluşturdu. Uzun süre kapalı kalan, açıldığında da tüketici tarafından tereddütle karşılanan bir 2021 yılını geride bıraktık. Siz 2021 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?”
Genelde ekonomik ve sosyolojik krizler, dalgalanmalar yeme içme sektörüne ivme kazandırır, stresli yaşamın ekonomik ödül kaçamağı olarak fast foodlar ve restoranlar ön plana çıkardı. Fakat pandeminin sağlıkla direk ilişkisini düşününce kalabalık ortamlardan uzaklaşmanın da verdiği doğal davranışlar bu kez en çok yeme içme sektörünü vurmuş oldu. Bu dönemde birçok yeni girişim maalesef daha bebeklik sürecinde iş hayatına son vermek zorunda kaldı, kendi kendine yetebilen şirketler iflas açıkladılar, güçlü şirketler büyüklük çaplarına göre para kaybettiler. Bu sebeple 2021 yılının değerlendirmesi sektörümüz açısından çok olumsuz olarak değerlendirmek mümkün.
“Türk yeme içme sektöründe Tavuk Dünyası başarınız hala konuşulmaya devam ederken şimdide Doyuyo! markası ile ciddi bir ivme yakaladınız. Doyuyo!’nun ülkemizdeki mevcut durumu nedir?”
Doyuyo! çok uzun zamandır üzerine düşündüğümüz hem ülkemizde hem yurtdışında emin adımlarla büyüyecek bir proje. Tavuk Dünyası ile bir açığı kapatmaya geliyoruz diye yola çıkmış ve sektördeki oyunu baştan yazmış alışkanlıkları değiştirmiştik. Aynı şekilde Doyuyo!’da yeme içme sektöründe çok önemli bir boşluğu kapamak için planlandı. Pandemide kurulan markamızı 25 şubeye çıkardık 2025 yılına kadar kısmet olursa 100 şubenin üzerinde olmayı planladık.
“2021 yılında Doyuyo!’nun ciro ve karlılık oranları nasıl gerçekleşti? 2022 yılı için bir tahminde bulunuyor musunuz? Markanızın yeni genişlemeleri olacak mı, yatırım planlarınız nelerdir?”
2021 yılının Haziran ayında bir daha kapanmamak üzere restoranlarımızı açtığımız günden beri aylık artışlar ile müşterilerin hızlı bir geri dönüşüne şahit oluyoruz. Özellikle virüsün artık grip gibi karşılandığı ve ayakta atlatmaların başladığı son 2 aylık süreçte hemen hemen eski günlük müşteri sayılarımıza ulaştık diyebiliriz. 2022 yılına da aynı ivme ile girdik müşteri sayısı artışı devam ediyor. Her şeyin olumlu olduğu bir ortamda 2022 yılını pandemi öncesine dönüş gibi düşünebiliriz.
Genişlemeden bahsedecek olursak 2022 ocak ve şubat aylarında toplam 9 yeni projenin imzalarını atmış bulunuyoruz, kısmet olursa bu yıl 20-25 yeni Doyuyo! Şubesi açacağız. Ayrıca Avane Cloud Kitchen projesi dahilinde 15 e yakın paket servis noktası açmayı planlıyoruz.
Restoran endüstrisi sizce nasıl başkalaşabilir? Türkiye ve dünyadaki restoran endüstrisini nasıl karşılaştırıyorsunuz?
Ülkemiz gastronominin her dalında çok gelişmiş durumda, bir çok Dünya ülkesinden daha çok sayıda başarılı şefler ve onların ellerinden güzel lezzetler çıkarabiliyoruz ancak restorancılık ve marka kurma noktasında maalesef başarısız sayılırız. Yatırım gücüne sahip girişimciler ulusal fast foodları taklit ederek büyük hatalar yapıyorlar, özgün konseptler oluşturma konusunda başarı olmayan bir ülkeyiz.
Sektörde başkalaşmak için kurumsallaşmak, büyük ve kendini ispatlamış markaların sistemlerini kurmak ve yaşatmak şart fakat menülerini kopyalamak büyük hata, konu çok detaylı olduğundan ancak bu şekilde özetleyebiliyorum.
“Pandemi dönemi ile birlikte iyice artan, küresel bir restoran endüstrisi çalışan krizi olduğu konuşuluyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk restoran endüstrisinde çalışan portföyü nedir, geliştirilmesi için fikirleriniz nelerdir?”
Pandemiyle birlikte ivme yakalayan paket servis sistemine kurye olarak dâhil olan garsonlar, mutfak şefleri ve hatta restoran müdürleri var ve sayıları oldukça fazla. Bugün için tozpembe görünen çalışma temposu sosyal hayat sorunlarını ev ve aile yaşamı problemlerini beraberinde getirecek zamanla kuryeliğe olan ilgi azalacaktır. Zaten paket serviste denge unsuru kaybolmuş durumda, gece gündüz demeden tüm ulusal kanallarda ve sosyal medya mecralarında reklam veren ve adeta birbirlerini ezmeye çalışan koca koca firmalar yemek taşıma yarışına girmiş durumdalar.
Ben bu durumdan kimsenin mutlu olduğunu düşünmüyorum bir süre sonra bu çılgınlık normale dönecektir, Türk halkı yemeği taze sever, dışarı çıkmak sosyalleşmek ister, pandemi alışkanlıklarının azalmasıyla birlikte paket sektörünün durağanlaşacağını ve restoranlarda çalışan sayısının zamanla normalleşeceğini düşünüyorum. Bu portföyün gelişmesine değinecek olursak bu konuda hiç ümitli değilim, bulaşıkçılıkla başlayıp garsonluğa ve oradan vardiya müdürlüğüne uzanan yolda yıllarca emek harcamış bir çalışan bir gecede kurye olmaya karar verip bir hafta sonra kazandığı parayı Bitcoine ve bahis oyunlarına harcıyor.
Maalesef ülkemiz gençlerinin genel sorunu kısa yoldan zengin olmaya harcadıkları zamanın çalışmaya harcadıklarından fazla olması, bu konu fazlasıyla derin. Gençlerimizin geleceği açısından devletin acil ele alması gereken politikaların başında çok kolay ulaşılabilen ve giderek çılgınlık haline gelen bahis oyunlarına bir düzenleme getirmek geliyor.

