Ana Sayfa Blog Sayfa 104

Enplus, 2024 Büyüme Oranlarını ve 2025 Hedeflerini Açıkladı

Küçük ev aletleri ve lüks beyaz eşya alanında dünya çapında 60’tan fazla markayı tüketicilerle buluşturan Enplus, sürdürülebilir büyüme vizyonu doğrultusunda yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. 2024 yılını yüzde 30,52 büyüme ile kapatan şirket, özellikle küçük ev aletleri (SDA) ve büyük ev aletleri (MDA) kategorilerindeki performansıyla dikkat çekti.

enplus, 2024 büyüme oranlarını ve 2025 hedeflerini açıkladı

Enplus CEO’su Murat Hatipoğlu, küçük ev aletleri kategorisinde yüzde 25, büyük ev aletlerinde ise yüzde 96 büyüme yakaladıklarını belirterek, şirketin başarısının organik büyüme stratejisi ve güçlü marka portföyü ile desteklendiğini vurguladı.

“Küçük ev aletleri kategorisinde pazarın çok üzerinde bir performans sergiledik. Büyük ev aletlerinde ise sektördeki genel büyüme trendinin çok ötesinde bir ivme yakalayarak markamızın gücünü bir kez daha ortaya koyduk. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir ve disiplinli büyüme stratejimizle yolumuza devam edeceğiz.”

Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Öncelikli Alanlar Olacak

Hatipoğlu, tüketicilerin çevre dostu ve teknoloji odaklı ürünlere olan ilgisinin arttığını belirterek, Enplus’un da bu doğrultuda yatırımlarını yönlendirdiğini ifade etti.

“Sektörde sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği giderek daha fazla önem kazanıyor. TÜRKBESD’in raporlarına göre, sadece eski buzdolaplarının daha verimli modellerle değiştirilmesi bile ülke genelinde ciddi enerji tasarrufu sağlayabilir. Biz de Enplus olarak çevre dostu ürün gamımızı genişletmeye ve sürdürülebilirlik projelerine odaklanmaya devam ediyoruz.”

Şirket, yeni dönemde dijitalleşme, akıllı mağazacılık ve sürdürülebilir ürün kategorileri üzerine yoğunlaşarak tüketicilere daha inovatif çözümler sunmayı hedefliyor.

Yeni Mağazalarla Büyüme Devam Ediyor

2025 yılına yönelik hedeflerini de paylaşan Hatipoğlu, mağaza ağlarını genişleterek daha fazla tüketiciye ulaşacaklarını açıkladı.

“Şu an Türkiye genelinde 50 mağazamız bulunuyor. 2025 yılı içerisinde 6 yeni mağaza daha açarak toplamda 56 mağazaya ulaşmayı ve tüketicilerimize sunduğumuz perakende deneyimini daha da güçlendirmeyi planlıyoruz.”

Kahve Kategorisinde Lider Konumda

Enplus’un kahve kategorisinde de güçlü bir konumda olduğunu belirten Hatipoğlu, özellikle üst segment kahve makinelerinde pazar lideri olduklarını vurguladı.

“Kahve severler için çekirdekten fincana uzanan eksiksiz bir deneyim sunuyoruz. Özellikle barista tipi makinelerde pazarın yüzde 60’ına hakimiz. GFK Nielsen verilerine göre, 30.000 TL üzeri kahve makineleri kategorisinde listelenen ilk 20 ürün arasında 8 farklı modelimiz bulunuyor. Bu da markalarımıza olan güçlü ilgiyi gözler önüne seriyor.”

Teknoloji, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimini odağına alan Enplus, 2025 yılında da sektöründeki liderliğini güçlendirmeye ve perakende ekosistemine yenilikçi çözümler sunmaya devam edecek.

Tüketici Değişti, Perakende Uyum Sağlıyor: Sektörün Yeni Stratejileri

Pandeminin perakende sektörü üzerindeki etkisi yıllar içinde dalgalar halinde hissedildi. İlk etapta yaşanan mağaza kapanışları, tedarik zinciri krizleri ve zorunlu işten çıkarmalar, uzun vadede enflasyon, tüketici harcamalarındaki değişimler ve sektör genelinde yeniden yapılanmalara yol açtı. Bu değişimlerin yankıları hala sürüyor ve küresel perakende ekosistemi, pandemi sonrası döneme uyum sağlamaya çalışıyor.

Pandeminin Uzun Vadeli Etkileri: Harcamalar, Enflasyon ve Tüketici Davranışları 

Pandemi sırasında devlet destekleri ve teşvik paketleri tüketici harcamalarını artırarak perakende sektöründe ani bir büyümeye neden oldu. Ancak, bu teşviklerin uzun vadeli etkileri, günümüzde enflasyonu körükleyen faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Pandemi döneminde harcama alışkanlıklarını değiştiren tüketiciler, gelirlerinin azaldığı ve tasarruflarının tükendiği bugünlerde, özellikle lüks ve isteğe bağlı ürünler yerine temel ihtiyaçlara yönelmeye başladı.

Bu eğilim, özellikle ev eşyaları, elektronik ve spor malzemeleri gibi pandemi sırasında hızla büyüyen sektörlerde son iki yıldır düşüş veya durağanlık yaşanmasına sebep oldu. Sonuç olarak, perakendeciler bu kategorilerdeki azalan taleple başa çıkmak için farklı stratejiler geliştirmek zorunda kaldı.

E-Ticaretin Yükselişi: Durağan Noktasına mı Ulaşıyoruz? 

Pandemi sürecinde fiziksel mağazalar kapanırken, e-ticaret hızlı bir büyüme yaşadı. Özellikle büyük perakendeciler, dijital dönüşüme daha fazla yatırım yaparak e-ticarette güçlü bir konum elde etti. Ancak, bu büyümenin sonsuza kadar sürmeyeceği düşünülüyor. Küresel danışmanlık firmalarına göre, e-ticaretin toplam perakende içindeki payı önümüzdeki yıllarda daha yavaş artacak ve %35 civarında bir noktada dengelenecek.

Bu noktada, perakendeciler fiziksel mağazaların hala kritik bir rol oynadığını unutmamalı. Mağazalar; tüketicilere ürünleri deneyimleme, hızlı teslimat ve özel indirimler gibi avantajlar sunarak e-ticaretin sağlayamadığı değerleri sunmaya devam ediyor. Yeni nesil perakende modelinde, fiziksel mağazalar ve dijital kanallar birbirini tamamlayan unsurlar haline geliyor.

Mağaza Kapanışları: 2025, 2020’den Daha Sert Olabilir mi? 

tüketici değişti, perakende uyum sağlıyor: sektörün yeni stratejileri

Son yıllarda küresel çapta pek çok perakende zinciri mağazalarını kapatma kararı aldı. 2020 yılında pandemi nedeniyle yaşanan geçici mağaza kapanışlarının ardından, 2023 ve 2024 yıllarında kalıcı mağaza kapanışlarında artış yaşandı. Analistlere göre, 2025 yılı, 2020’den bile daha fazla mağaza kapanışıyla karşı karşıya kalabilir. Büyük ölçekli zincirler, yüksek maliyetler ve değişen tüketici alışkanlıkları nedeniyle operasyonlarını yeniden yapılandırmaya devam ediyor.

Bu durum, özellikle geleneksel büyük mağazalar ve zincir eczaneler gibi alanlarda yoğunlaşıyor. Yeni perakende dinamiklerine ayak uyduramayan işletmelerin kapanış riski daha yüksek. Ancak, fiyat avantajı sunan indirim marketleri, temel ihtiyaç ürünlerine odaklanan süpermarketler ve deneyim odaklı perakendeciler ayakta kalmaya devam ediyor.

Tüketici Tercihlerindeki Değişimler: Hizmet Sektörü Perakendenin Önüne mi Geçiyor? 

Son yıllarda, tüketicilerin harcamaları mal yerine hizmetlere yönelmeye başladı. Seyahat, eğlence ve kişisel bakım gibi alanlar giderek daha fazla pay alırken, fiziksel ürünlere yönelik harcamalar pandemi öncesi seviyelere geriliyor. Bu eğilim, önümüzdeki yıllarda hizmet sektörüne yönelik yatırımların artacağına işaret ediyor. Özellikle alışveriş merkezleri, geleneksel perakendecilerden çok restoranlar, spor salonları ve deneyim odaklı markalar için daha cazip hale geliyor.

Gayrimenkul firmalarına göre, önümüzdeki yıllarda hizmet sektörüne dayalı kiralamalar daha fazla öne çıkacak. Bu da, perakende sektöründe iş modellerinin değişmeye devam edeceğini gösteriyor.

Perakendenin Geleceği: Adaptasyon ve Yeniden Yapılanma 

Pandemi sonrası dönemde perakendeciler için en kritik konu, hızla değişen tüketici davranışlarına uyum sağlamak ve iş modellerini buna göre şekillendirmek olacak. Öne çıkan bazı stratejiler şunlar:

  • Dijital ve Fiziksel Kanalların Entegre Edilmesi: Omnichannel stratejiler, tüketicilere kesintisiz bir alışveriş deneyimi sunmak için kritik önem taşıyor.
  • Deneyim Odaklı Mağazacılık: Fiziksel mağazalar, sadece ürün satma noktası olmaktan çıkıp, deneyim ve topluluk oluşturma alanlarına dönüşüyor.
  • Esnek ve Hızlı Tedarik Zincirleri: Perakendeciler, gelecekteki olası krizlere hazırlıklı olmak için tedarik zincirlerini daha esnek hale getiriyor.
  • Fiyat ve Değer Dengesi: Tüketiciler artık sadece en ucuz ürünü değil, fiyat-performans açısından en iyi değeri sunan ürünleri tercih ediyor.

Pandemi perakende sektörünü kalıcı olarak değiştirdi ve bu değişimin etkileri halen hissediliyor. Ancak, bu süreç aynı zamanda yeni fırsatlar yaratıyor. Değişime ayak uyduran ve yenilikçi çözümler sunan perakendeciler, gelecekte de güçlü kalmaya devam edecek.

Fiyat Baskısı Artarken Özel Markalı Ürünler Tüketicinin Yeni Tercihi Oluyor

Dünyada devam eden enflasyon, özel markalı ürünlerin büyümesini desteklemeye devam ederken, tüketicilerin mağaza markalarını tercih etme sebepleri artık yalnızca fiyat avantajıyla sınırlı değil. Küresel ölçekte yapılan araştırmalar, perakendecilerin bu alana yaptığı yatırımlarla özel markaların büyüme ivmesini sürdürdüğünü gösteriyor.

Özel Markalar: Yeni Bir Dönem Başlıyor 

fiyat baskısı artarken özel markalı ürünler tüketicinin yeni tercihi oluyor

Özel markalı ürünler, küresel perakende sektöründe hızla büyüyen bir kategori haline geldi. Gıda ve içecek sektörü, özel markaların en güçlü olduğu alanlardan biri olurken, kişisel bakım ve güzellik kategorilerinde henüz daha fazla gelişim potansiyeli olduğu görülüyor.

Tüketici alışkanlıkları da bu değişime işaret ediyor. Genç nesiller, özel markalı ürünleri deneme konusunda daha cesur adımlar atıyor. Gen Z’nin %44’ü ve genç Y kuşağının %39’u mağaza markalarını denemeye daha açık. Bu oran, yaş ilerledikçe azalsa da, X kuşağı ve Baby Boomer’ların da özel markalara ilgisinin arttığı gözlemleniyor.

Özel Markalı Ürünlerde Yükseliş Sürüyor 

Özel markalı ürünlerin toplam satışları son yıllarda istikrarlı bir artış gösterdi. Küresel ölçekte, özel markaların satış hacmi her yıl artarken, ulusal markaların pazar paylarında gerileme yaşanıyor. Örneğin, bazı araştırmalar, ulusal markaların birim satışlarının %7 oranında düştüğünü, buna karşın özel markaların satışlarının %2’nin üzerinde büyüdüğünü gösteriyor.

Uzmanlara göre, özel markaların büyüme stratejileri artık sadece fiyat avantajına dayanmıyor. Büyük perakendeciler kadar orta ölçekli zincirler de özel markalara daha fazla yatırım yapıyor ve bu ürünleri bir büyüme stratejisi olarak konumlandırıyor.

Türkiye Perakendesi için Çıkarımlar 

Türkiye’de de perakendecilerin özel markalara olan ilgisi giderek artıyor. Özellikle organize perakende zincirleri, kendi markalarını güçlendirmek için inovatif adımlar atıyor. Mağaza markalarının başarısı için öne çıkan bazı stratejiler şunlar:

  • Ürün Gamını Genişletmek: Fiyat odaklı temel ürünlerin yanı sıra, premium ve özel segmentlere hitap eden ürünler geliştirmek.
  • Yerelleşme ve Bölgeselleşme: Türkiye’de farklı bölgelerde tüketim alışkanlıkları değişiklik gösterebilir. Perakendeciler, özel markalı ürünlerini yerel tatlar ve tercihlere uygun şekilde çeşitlendirebilir.
  • Tüketici Sadakati Oluşturmak: Özel markaları yalnızca fiyat avantajıyla değil, kalite ve yenilikçilikle de tüketicilere sunarak sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak.
  • Yenilikçi İş Birlikleri: Özel markaların gelişimi için üreticilerle iş birlikleri yaparak farklı kategorilere yönelik özgün çözümler sunmak.

Özel markalar, küresel perakende sektöründe giderek daha büyük bir rol oynarken, Türkiye’deki perakendeciler de bu trendi değerlendirerek rekabet avantajı elde edebilir. Doğru fiyatlandırma, pazarlama ve inovasyon stratejileriyle özel markalar, perakende sektöründe daha da güçlü bir konuma gelebilir.

Prada, Versace’yi 1,5 Milyar Euro’ya Satın Almaya Hazırlanıyor

Prada, Capri Holdings’e ait Versace’yi yaklaşık 1,5 milyar euro (1,56 milyar dolar) karşılığında satın almak için öne çıkan aday haline geldi. Bu hamle, İtalya’nın en tanınmış iki lüks moda markasını bir araya getirebilir.

Prada – Versace görüşmelerinde son aşamaya gelindi

prada, versace’yi 1,5 milyar euro’ya satın almaya hazırlanıyor
Versace Satışları “Stratejik Hatalar” Nedeniyle %15 Düştü

Milano merkezli Prada ile Michael Kors ve Jimmy Choo gibi markalara sahip olan Capri arasında aylardır süregelen görüşmeler, anlaşmaya daha da yaklaştırdı. Görüşmelere yakın kaynaklara göre, anlaşma önümüzdeki birkaç hafta içinde tamamlanabilir.

Kaynaklar, Capri’nin Milano merkezli Versace için başlangıçta 3 milyar euro talep ettiğini ve diğer potansiyel alıcıların da ilgisinin süreci uzattığını belirtiyor. Ancak, olası bir anlaşmanın fiyatı ve zamanlaması hâlâ değişebilir. Prada Grubu, Salı günü 2024 yılına ait finansal sonuçlarını açıklayacak.

Miuccia Prada, Prada’nın kurucu ortağı ve ana hissedarı olarak 27 Şubat Perşembe günü Milano’daki moda gösterisinde, Versace’ye yönelik ilginin yüksek olduğunu söyledi. Bu, olası bir anlaşma hakkında yaptığı ilk halka açık yorumdu. Prada’nın sözcüsü konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçınırken, Bloomberg News, Prada’nın Versace’yi satın almaya yaklaştığını duyuran ilk kaynak oldu.

Capri, 2018 yılında Versace’yi, Gianni Versace’nin ailesinden, borçlar dahil yaklaşık 1,85 milyar euro karşılığında satın almıştı. New York merkezli Capri, Versace’yi bir süredir elden çıkarmayı planlıyordu. Bu süreç, şirketin Coach ve diğer lüks markalara sahip rakibi Tapestry ile planladığı birleşmeyi iptal etmesiyle hız kazandı. Ekim ayında bir ABD yargıcının 8,5 milyar dolarlık birleşmeyi rekabet karşıtı olduğu gerekçesiyle engellemesi, satış sürecinin hızlanmasına neden oldu.

Prada, İtalya’nın en büyük lüks moda grubu olup, sektördeki yavaşlamaya rağmen güçlü bir finansal performans sergiliyor. Bu başarıda Miu Miu markasının yükselişi önemli bir rol oynuyor.

Grup, Miuccia Prada ve Patrizio Bertelli’nin yönetimi oğulları Lorenzo Bertelli’ye devretmeye hazırlanmasıyla birlikte bir nesil değişimi sürecine giriyor. Prada, bu süreçte ölçeğini büyütmek için yeni satın almalara açık olduğunu belirtiyor.

Sektör uzmanları, Versace’nin cesur ve dikkat çekici tarzınınPrada’nın zarif ve sade estetiğinden keskin bir şekilde farklılaştığını, ancak Milano merkezli gruba yeni bir dinamizm katabileceğini düşünüyor.

Prada Grubu’nun bünyesinde, Miu Miu ve Prada markalarının yanı sıra, İngiltere merkezli ayakkabı markası Church’s de yer alıyor.

“Starbucks’a Dönüş” Planı Devrede: İşten Çıkarmalar ve Yapısal Değişim

Küresel kahve zinciri Starbucks, CEO Brian Niccol’un işletmeyi basitleştirme ve finansal performansı iyileştirme stratejisinin bir parçası olarak 1.100 kurumsal işi ortadan kaldırmayı planlıyor.  

Reuters’ın haberine göre Niccol, mağaza çalışanlarının kesintilerden etkilenmediği ve şirketin revize edilen destek yapısı açısından kritik roller için işe alımların devam edeceği konusunda güvence verdi.  

Yaklaşımı, daha yalın bir operasyonel modele bağlı kalırken gerekli yerlerde yetenekleri güçlendirmeyi amaçlıyor. 

Starbucks tekrarları kaldırarak yapısını basitleştirmeyi planlıyor

img 2356
Starbucks, Satışlardaki Düşüşün Ardından Toparlanma Planının Bir Parçası Olarak 1.100 Kişiyi İşten Çıkaracak 

Niccol, Starbucks çalışanlarına gönderdiği bir mektupta şunları söyledi: “Yapımızı basitleştiriyoruz, katmanları ve tekrarları kaldırıyoruz ve daha küçük, daha çevik ekipler oluşturuyoruz. Amacımız daha verimli çalışmak, hesap verebilirliği artırmak, karmaşıklığı azaltmak ve daha iyi entegrasyon sağlamak. 

“Yeni destek yapımıza uygun öncelikli pozisyonlar için işe alım yapmaya devam edeceğiz ve ihtiyacımız olan yetenek ve kapasiteyi sağlayacağız.”  

Starbucks’ın 211.000 ABD çalışanı ve 150.000 uluslararası çalışanı bulunuyor. 2025 mali yılının ilk çeyreği itibarıyla şirket 40.576 mağaza işletiyordu. 

Niccol, kahve zincirinin hisse senedi değerinde yaşanan ciddi düşüşün ardından Eylül 2024’te CEO’luk görevini devraldı ve “Starbucks’a Dönüş” adını verdiği bir dönüşüm planını başlattı.  

Şirketin hisseleri onun liderliğinde kayda değer bir toparlanma yaşadı ve görevi devraldığından bu yana %22 arttı.

2025 mali yılının ilk çeyreğinde Starbucks’ın küresel mağaza satışları, işlem hacmindeki %6’lık düşüşün etkisiyle %4 düştü.  

Bu, 2024 mali yılının dördüncü çeyreğindeki %7’lik düşüşe göre bir iyileşmeye işaret ediyor. 

Şirket, Kasım 2024’te ABD’deki perakende iş gücünde %8’lik bir azalma olduğunu açıkladı; bu, yeni mağaza lokasyonlarının açılmasıyla tezat oluşturuyor. 

İşten çıkarmalar, Starbucks’ın eski CEO’su Kevin Johnson’ın yeniden yapılanma planı kapsamında 350 küresel şirket çalışanını işten çıkaracağını açıkladığı 2018 yılındaki benzer stratejiyi hatırlatıyor. 

Starbucks, ABD’deki hizmetlerini de belirli yiyecek ve içecek seçeneklerini aşamalı olarak kaldırarak basitleştirmeyi planlıyor.  

2025 mali yılının sonuna doğru menü %30 oranında küçültülecek ve bu da yeni ürün geliştirmeye alan açacak. 

Asya’nın Zara’sı Urban Revivo, ABD Pazarına Giriş Yapıyor

Globalde ‘Asya’nın Zara’ya cevabı’ olarak anılan Çin merkezli moda perakendecisi Urban Revivo (UR), New York’un SoHo kentinde 30.000 metrekarelik amiral mağazasıyla ABD’deki ilk açılışını yapıyor.

2006 yılında kurulan ve yıllık satışları yaklaşık 961 milyon dolar olan perakendecinin, küresel genişleme stratejisinde önemli bir adım olarak tanımladığı açılış, ABD’deki yerleşik hızlı moda oyuncularıyla rekabet etmeyi ve bu yıl en az bir ABD mağazası daha açarak varlığını genişletmeyi ve beş yıl içinde 200’den fazla farklı ülkelerde yurtdışı mağazaya ulaşmayı hedefliyor.

Şu anda Urban Revivo’nun dünya çapında 400’den fazla mağazası var, çoğunluğu Çin’de, ancak Singapur, Tayland ve Filipinler’de 19 lokasyon ve Londra, Şanghay ve Guangzhou’da tasarım merkezleri bulunuyor. Urban Revivo, 2021’de urbanrevivo.com’u küresel olarak başlattı, Asos sitesinde satış yapıyor ve şirket her hafta yüzlerce yeni stil çıkarıyor, yılda 10.000’den fazla stil tasarlıyor.

Urban Revivo grubunun ve Lululemon benzeri gündelik giyim markası Benlai’nin ana şirketi olan Guangzhou merkezli Fashion Momentum Group (FMG), bu yıl dünya çapında 20 yeni mağaza açmayı planlıyor.

Bu yaz New York’taki 515 Broadway mağazasına Londra’da (Covent Garden ve ardından Westfield Stratford City’de) ve Hong Kong’da ek mağazalar eklenecek, ardından yıl sonuna doğru Tokyo, Orta Doğu, Hindistan’da ek mağazalar açılacak. Türkiye pazarı da değerlendirilebilir.

Bu açılım, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çinli online devler Shein ve Temu’nun bireylere gönderilen ithalatlarda vergiden kaçınmasına olanak tanıyan boşlukları kapatmak amacıyla yakın zamanda uygulamaya koyduğu tarifeler göz önüne alındığında özellikle önemli görünüyor.

Urban Revivo CEO’su Leo Li, Tarifelerin tüketici perakendesi üzerinde çok sınırlı bir etkisi var, ancak UR durumu izlemeye devam ediyor. Olası tarife artışlarını ele almak için maliyet yapımızı ve küresel kaynak stratejilerimizi optimize etmeyi ve elbette herhangi bir tarifenin etkisini azaltmak için etkili bir şekilde pazarlık yapmayı planlıyoruz” diyor.

Urban Revivo SoHo Amiral Mağazası

img 2768
‘asya’nın zara’sı urban revivo, new york mağaza açılışıyla abd’ye genişledi

Kuzey Amerika’daki ilk mağaza olan 30.730 metrekarelik mağaza, aynı zamanda Çin dışındaki en büyük mağaza olma özelliğine sahip. Mağazanın tasarım konsepti ise dansçılardan ilham alan kurdele sanatı enstalasyonları, Çin mor kil çömlek renk şemalarından esinlenen kültürel füzyon, SoHo’nun klasik kırmızı tuğla duvarları ve self-checkout sistemleriyle akıllı bir alışveriş deneyimi içeren ‘kentsel canlanma’.

“Urban Revivo, Çin’de önemli bir başarı ve Asya’da güçlü bir büyüme gördü ve bu da uluslararası alanda genişlemek için doğru zaman. Tüketicilerin yükselen markaları giderek daha fazla kabul etmesi, UR’nin ABD pazarına girmesi için mükemmel bir fırsat sunuyor, dünyanın en büyük tüketici pazarı olan Amerika Birleşik Devletleri, önemli bir satın alma gücüne sahip ve UR’nin küresel genişlemesinde önemli bir adımı temsil ediyor. New York’ta bir mağaza açmak bu yolculukta önemli bir dönüm noktası.”

Konumlandırması, uygun fiyatlarla hazır giyim tasarımcısı ve ana cadde modası trendleridir. Ancak UR, hem çok kanallı hem de saf çevrimiçi moda oyuncuları tarafından iyi hizmet verilen kalabalık bir pazara giriyor, ancak ABD’de Zara, H&M ve Shein gibi markalarla rekabet etmeyi planladığını ve yaklaşık %65 kadın giyim, %30 erkek giyim ve %5 aksesuar ile 18-35 yaş arası, moda tutkunu tüketicileri hedeflediğini söylüyor.

Urban Revivo Küresel Dağıtımı Hedefliyor

“Urban Revivo, özgün tasarıma, daha hızlı ürün devir hızına, teknoloji odaklı perakendeye ve sürükleyici alışveriş deneyimlerine odaklanarak öne çıkmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, benzersiz ve farklı bir marka kimliği oluşturmayı amaçlıyor,” diyor Li. “Yaklaşık 600 üyeden oluşan bir tasarım ekibiyle tasarım odaklı bir yaklaşımımız var ve her mağaza, Shein’in çevrimiçi öncelikli modelinden önemli ölçüde farklı olan farklı bir konsept sunuyor.”

Li, genel hedefin 2030 yılına kadar yaklaşık 200 mağazaya ulaşmak olduğunu belirtse de uluslararası perakendeyi etkileyen çok çeşitli makroekonomik faktörler ve şirketin denizaşırı pazarlara yeni bir şirket tanıtıyor olması nedeniyle kesin rakamları tahmin etmenin zor olduğunu söylüyor.

Daha fazla genişlemenin birçok karmaşık faktöre bağlı olduğu göz önüne alındığında, gelecekte beklenen mağaza sayısını tam olarak tahmin etmek zordur. Şu anda UR, yıl içinde ABD’de ikinci bir mağaza açmayı planlıyor.

Kalyon ve Fingen’den Florentia Village Luxury Outlet: İstanbul’a Yeni Nesil Lüks Alışveriş Deneyimi Geliyor

Kalyon ve İtalyan Fingen ortaklığıyla hayata geçirilen Florentia Village-Luxury Designer Outlet, lüks alışveriş dünyasına yeni bir soluk getiriyor. 160 milyon euro yatırım ile İstanbul’da inşa edilecek bu prestijli proje, lüks moda markaları, özel konsept mağazalar ve seçkin gastronomi deneyimleriyle Mart 2026’da kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Tamamen uluslararası finansmanla desteklenen Florentia Village, alışveriş deneyimini klasik bir AVM konseptinden farklı bir boyuta taşıyor. İstanbul Havalimanı’na yalnızca 5 dakika mesafede konumlanan proje, modern mimarisi, 200’den fazla mağazası, geniş yeme-içme alanları ve sosyal yaşam olanaklarıyla fark yaratacak.

kalyon ve fingen’den florentia village: i̇stanbul’a yeni nesil lüks alışveriş deneyimi geliyor

Dünyaca ünlü lüks markaların konsept mağazalarına ev sahipliği yapacak olan Florentia Village, alışveriş tutkunları için özel bir destinasyon sunacak. İlk fazda 65 bin metrekarelik bir kiralanabilir alan oluşturulacak ve yıllık 10 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapması hedeflenecek. İkinci faz tamamlandığında ise toplam alan 110 bin metrekareye ulaşacak. Lüks moda devlerini erişilebilir fiyatlarla tüketicilerle buluşturarak, Türkiye’de lüks alışveriş deneyimini yeniden şekillendirecek.

Bu proje, yalnızca bir alışveriş merkezi olmanın ötesinde, bir gastronomi ve yaşam alanı olarak da öne çıkıyor. Türkiye pazarına ilk kez giriş yapacak uluslararası restoran ve kafe zincirleri, ziyaretçilere farklı tatlar sunarken, projede çocuklara özel eğlence alanları ve 5 yıldızlı bir otel de yer alacak.

Ulaşım Kolaylığı ve Stratejik Konum

İstanbul’un en önemli ulaşım akslarının kesişim noktasında yer alan Florentia Village, İstanbul Havalimanı ile Göktürk arasında konumlanacak. Ayrıca, İhsaniye metro durağına olan yakınlığı sayesinde ziyaretçiler, Gayrettepe’den sadece 25 dakikada projeye ulaşabilecek. Bu kolay erişim, hem yerli hem de yabancı turistler için cazip bir alışveriş ve yaşam destinasyonu yaratacak.

“Florentia Village, İstanbul’un Yeni Çekim Merkezi Olacak”

Kalyon Kampüs Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu, projenin İstanbul’un lüks perakende sahnesinde önemli bir rol oynayacağını belirterek şunları söyledi:

“Florentia Village, yalnızca bir alışveriş noktası değil; moda, gastronomi, eğlence ve konaklamayı bir araya getiren yeni nesil bir yaşam alanı olacak. Bu proje, İstanbul’un küresel perakende haritasındaki yerini güçlendirirken, ülkemize önemli bir yabancı yatırım girişini de sağlayacak. İstanbul, artık Avrupa’nın en prestijli alışveriş destinasyonlarından biri haline gelecek.”

Perakende Sadakat Programlarında Yeni Dönem: Zaman Harcadıkça Kazan

Perakende sektörü, müşteri sadakatini artırmak için yeni nesil ödüllendirme sistemlerine yöneliyor. Son dönemde bazı markalar, alışveriş yapılan süreyi ve deneyimi ödüllendiren yenilikçi sadakat programlarıyla öne çıkıyor.

Selfridges ile Başlayan Dönüşüm

perakende sadakat programlarında yeni dönem: zaman harcadıkça kazan

Lüks perakende zinciri Selfridges, bu alandaki öncülerden biri olarak dikkat çekiyor. “Selfridges Unlocked” adlı programıyla, mağazalarında vakit geçiren, restoranlarında yemek yiyen veya hizmetlerinden yararlanan müşterilere dijital anahtarlar ve ödüller kazandırıyor. Selfridges’in bu modeli, sadece yapılan alışverişi değil, müşteri deneyimini merkeze alarak sadakat oluşturmaya odaklanıyor.

Bu sistem, müşterilerin fiziksel mağazalara olan ilgisini artırarak, perakendecilere hem sadakat yaratma hem de satışlarını artırma fırsatı sunuyor. Türkiye’deki büyük alışveriş merkezleri ve zincir mağazalar için de bu model, müşteri bağlılığını güçlendirebilecek güçlü bir örnek teşkil edebilir.

Zaman Harcadıkça Ödül Kazanma Dönemi Başlıyor

Geleneksel sadakat programları genellikle yapılan harcamalar üzerinden puan kazandırırken, yeni modelde müşterilerin mağazada geçirdiği zaman da önemli hale geliyor. Örneğin, bir alışveriş merkezinde vakit geçirmek, restoranlarda yemek yemek, mağaza içindeki etkinliklere katılmak veya belirli hizmetlerden faydalanmak gibi etkileşimler artık müşterilere dijital puanlar kazandırabiliyor.

Sadakat Programlarında Yeni Seviye Modeli

Yenilikçi sadakat programları, müşterilere sadece indirim ve kampanyalar sunmak yerine, onları belirli seviyelere taşıyarak daha iyi ayrıcalıklar sunmaya başladı. Belirli bir puan seviyesine ulaşan müşteriler, özel etkinliklere katılma, ücretsiz kargo hizmeti alma veya mağaza içindeki premium hizmetlerden faydalanma gibi avantajlar elde edebiliyor.

Bu modelin Türkiye’ye uyarlanması durumunda, büyük perakendeciler ve AVM’ler müşteri deneyimini artıran, farklılaştırılmış bir sistem oluşturabilir. Örneğin, belirli seviyeye ulaşan üyeler için mağaza içi özel dinlenme alanları, ücretsiz içecek servisi ya da moda ve teknoloji ürün lansmanlarına öncelikli erişim gibi fırsatlar sunulabilir.

Dijitalleşen Sadakat: Mobil ve Online Entegrasyon

Yeni nesil sadakat programları, fiziksel ve dijital dünyayı entegre ederek çalışıyor. Müşteriler, harcamaları ve mağazada geçirdikleri süre boyunca topladıkları puanları bir mobil uygulama üzerinden takip edebiliyor ve özel kampanyalara erişebiliyorlar.

Türkiye’de büyük perakendeciler için de mobil uygulamalar üzerinden müşteri bağlılığını artırmak oldukça etkili bir yöntem olabilir. Özellikle perakende zincirleri, müşterilerine QR kod ile giriş yaptıkları mağazalarda veya online alışverişlerinde puan kazandırarak etkileşimi artırabilir.

Perakendeciler İçin Bir Fırsat

Sadakat programlarının müşteri davranışlarını değiştirme gücü büyük. Türkiye’de faaliyet gösteren AVM’ler, zincir mağazalar ve büyük markalar için bu yeni model, müşteri bağlılığını artırmak için önemli bir fırsat sunuyor. Müşteriler artık sadece alışveriş yaptıklarında değil, markalarla etkileşim kurduklarında da ödüllendirilmek istiyor.

Selfridges gibi yenilikçi yaklaşımlar, Türkiye’de de uygulanabilecek güçlü bir sadakat stratejisi olarak perakendecilerin radarına girmeli. Gelecekte daha fazla marka ve alışveriş merkezi, müşteri deneyimini merkeze alarak sadakat programlarını yenileyebilir.

Perakende Medyası: Alışveriş Pazarlamasını Yeniden Şekillendiriyor

Perakende medya ağlarının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, markalar reklam bütçelerini dijitale kaydırma konusunda ciddi adımlar atıyor. Ancak başarılı olan markalar, geleneksel alışverişçi pazarlama stratejilerini tamamen terk etmek yerine, bu yaklaşımları dijital yetkinliklerle entegre ediyor. Bu dönüşüm, şirketleri ve ekip yapılarını yeniden şekillendirmeye, bütçeleri farklı açılardan değerlendirmeye ve perakende sektöründeki deneyimli isimlerle dijital uzmanlar arasındaki bilgi boşluklarını kapatmaya yönlendiriyor.

Perakende Medyasının Bütçe Gerçeği

perakende medyası: alışveriş pazarlamasını yeniden şekillendiriyor
Perakende Medyası, Markaları Alışveriş Pazarlamasını Yeniden Düşünmeye Zorluyor – Onu Değiştirmeye Değil

Perakende medya yatırımlarının büyük bir kısmı, geleneksel medya ve sosyal medya gibi diğer reklam bütçelerinden aktarılıyor. Markalar için bu yeni medya kanalı, yalnızca alışverişçi pazarlaması bütçesinden değil, aynı zamanda genel pazarlama ve marka iletişimi bütçelerinden de finanse ediliyor. Perakende medyası, markaların tüketiciye ulaşma stratejilerini değiştirmiyor; aksine, onları yeni nesil pazarlama dinamiklerini dikkate almaya zorluyor.

Perakendeciler için en büyük fırsat, dijital reklam yatırımlarının sadece ticari kampanya bütçelerinden değil, aynı zamanda geleneksel medya harcamalarından da yönlendirilmesini sağlamak. Televizyon, açık hava reklamcılığı ve sosyal medya gibi kanallara gidecek olan bütçeleri perakende medya ağlarına çekebilmek, perakendecilere önemli bir avantaj sağlayabilir.

Alışverişçi Pazarlamasının Değişen Dinamikleri

Geleneksel olarak perakende sektöründe pazarlama ekipleri; ticari pazarlama, satış destekleme ve e-ticaret gibi farklı disiplinler halinde çalışıyordu. Ancak son yıllarda bu ayrımlar giderek ortadan kalkıyor. Bugün birçok marka, fiziksel mağaza ve online satış kanallarını birlikte yöneten, entegre pazarlama modellerine yöneliyor.

Bazı şirketler, alışverişçi pazarlama bütçelerini perakende medya harcamalarıyla birleştirerek daha bütünsel bir planlama modeli uyguluyor. Böylece ticaret kampanyaları ile dijital medya yatırımları birbiriyle daha uyumlu hale geliyor. Bu yeni yaklaşım, markaların hem fiziksel hem de dijital kanallarda tüketiciye tutarlı bir alışveriş deneyimi sunmasını sağlıyor.

Ölçümleme ve Performans Takibi Yeni Bir Döneme Giriyor

Dijital reklamcılık ve perakende medyasının gelişimi, markalara pazarlama yatırımlarını daha hassas bir şekilde ölçme imkanı sunuyor. Geleneksel mağaza içi kampanyalarda, reklamların satış üzerindeki doğrudan etkisini belirlemek zor olurken, dijital perakende medya çözümleri sayesinde artık bu veriler daha şeffaf hale geliyor.

Özellikle e-ticaret ile entegre çalışan perakende medya platformları, hangi kampanyaların satışa doğrudan katkı sağladığını detaylı analiz edebiliyor. Markalar, kampanyalarının performansını gerçek zamanlı olarak izleyerek hızlı aksiyon alabiliyor ve gerekirse anlık optimizasyonlar gerçekleştirebiliyor.

Dijital ve Geleneksel Pazarlama Uzmanlıkları Buluşuyor

Perakende medya alanındaki en büyük dönüşümlerden biri, ekip yapılanmalarında yaşanıyor. Geleneksel mağazacılık tecrübesine sahip profesyoneller ile dijital pazarlama uzmanlarının birlikte çalışması artık kaçınılmaz hale geldi. Markalar için en büyük başarı, bu iki alanı birleştiren ve müşteriye uçtan uca entegre bir alışveriş deneyimi sunabilen stratejiler geliştirmekten geçiyor.

Özetle, perakende medyası markalara ve perakendecilere yeni fırsatlar sunarken, bu dönüşümün etkili olması için bütçelerin yeniden şekillendirilmesi, ekiplerin doğru yetkinliklerle donatılması ve geleneksel alışverişçi pazarlaması ile dijital yeteneklerin birleştirilmesi kritik bir rol oynuyor.

Perakende Medya’nın Türkiye dinamiklerini keşfetmek isterseniz;

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [24 – 28 Şubat]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 19

Mart ayına adım atmaya hazırlanırken, perakende sektöründe yeni mağaza açılışlarının hız kesmeden devam ettiğini görüyoruz. Özellikle AVM’lerde ve cadde mağazacılığında markaların büyüme stratejilerini sahaya yansıttığı bir dönemden geçiyoruz. Yeni açılan mağazaların konseptlerindeki yenilikler ve lokasyon tercihleri, sektördeki dinamikleri anlamak adına önemli ipuçları sunuyor.

Her hafta olduğu gibi, bu hafta da sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz “Haftanın Mağaza Açılışları” serisiyle karşınızdayız.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları!

Gant – City’s İstanbul AVM

maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat]
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 20

Gant, City’s İstanbul AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza markanın 47. mağazasını oluşturuyor.

Ayakkabı Dünyası – Torium AVM

ayakkabidunyasi magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 21

Ayakkabı Dünyası, yenilenen yüzü ile Torium AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Mizalle – Batman Park AVM

mizalle magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 22

Mizalle, Batman Park AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza markanın 22. mağazasını oluşturuyor.

Bobbi Brown – Bağdat Caddesi

bobbi magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 23

Bobbi Brown, İstanbul Bağdat Caddesi mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza markanın 5. mağazasını oluşturuyor.

Merrel – İstanbul Marina AVM

merrel magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 24

Merrel, İstanbul Marina AVM mağazası ile Türkiye pazarına giriş yaptı. Mağaza markanın ilk mağazasını oluşturuyor. Markanın ülkemizde 5 yılda 15 mağaza açma planı bulunuyor.

Gloria Jeans – Ataşehir Golf Club

gloria magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 25

Gloria Jeans, Ataşehir Golf Club mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Tchibo – Atakule

tchibo magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 26

Tchibo, Ankara Atakule mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza markanın 55. mağazasını oluşturuyor.

Loft – Moğolistan

loft magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [24 – 28 şubat] 27

Loft, Moğolistan Ulanbatur Soyloj Mall mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza markanın Moğolistan pazarındaki ilk mağazasını oluşturuyor.