Ana Sayfa Blog Sayfa 170

Selvi Talipoğlu, Perakende Medya Zirvesi Sahnesinde

25 Nisan’da Just Work Arena Etkinlik Sahnesi’nde düzenleyeceğimiz Perakende Medya Zirvesi, dünya perakendesinin en önemli konularından biri olan Retail Media‘yı, Türk perakendesinin gündemine getirecek.

Bu yıl Unlock teması ile hayata geçecek Perakende Medya Zirvesi’nde yer alacak konuşmacılar da belli olmaya başladı. Perakende Medya Zirvesi 2024 sahnesinde konuşmacı olarak yer alacak olan yeni konuğumuz, Hopi Pazarlama Direktörü Selvi Talipoğlu oldu.

Dilerseniz Perakende Medya Zirvesi sahnesinde yer alacak konuşmacımız Selvi Talipoğlu’nu daha yakından tanıyalım…

2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Talipoğlu, profesyonel iş hayatına 2006 yılında P&G Türkiye’de başladı. P&G bünyesinde sırasıyla; Bölgesel (CEEMEA) Medya ve İletişim Planlama Müdür Yardımcısı, Prima & Duracell Marka Müdür Yardımcısı, P&G Medya ve Dijital Pazarlama Grup Müdürü görevlerinde yer aldı. 2015 yılında Modanisa.com’a CMO olarak katılan Talipoğlu, pazarlama strateji ve planlarının geliştirilmesine liderlik etti. 2018 yılında Vodafone Dijital Strateji ve İletişim Kıdemli Müdürü olarak grubun hem çatı marka hem de Red, Free Zone, Vodafone Park (BJK) alt markalarının dijital iletişim ve içerik stratejilerini yürüttü. Sonrasında kariyer hayatına SUWEN Pazarlama ve E-ticaret Direktörü, İcra Kurulu Üyesi olarak devam etti. 2021 yılında D&R ve idefix E-ticaret ve Dijital Pazarlama Direktörü olarak göreve başlayarak bu markaların e-ticaret kanalını, marka ve dijital pazarlamasını yönetti. Talipoğlu, son olarak McKinsey & Company Türkiye’de e-ticaret ile yurt dışı pazarlarda büyüme, pazarlama ve dijital pazarlama alanlarında danışman olarak çalıştı

FMCG, e-ticaret, perakende ve danışmanlık sektörlerinde deneyim sahibi olan Talipoğlu, Ekim 2023 itibariyle Hopi’de Pazarlama Direktörü görevini üstlendi.

Perakende Medya Zirvesi hakkında daha fazla bilgi almak ve kayıt oluşturmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Teknosa’dan Bir İlk: Sanal Evrende İnteraktif Alışveriş Deneyimi

Teknosa, sektöründe ilk kez sanal evren konseptini hayata geçirdi. Teknosa CEO’su Sitare Sezgin’in katılımıyla tanıtılan konsept, kullanıcılara sanal gerçeklik (VR) teknolojisiyle interaktif bir alışveriş deneyimi sunuyor. Kullanıcılar, web, mobil ve VR platformlarında sanal ortamda deneyimledikleri ürünleri mağazadan veya online platformdan satın alma fırsatı bulurken, platforma özel tasarlanan oyunla hem keyifli vakit geçiriyor hem de indirim çeki kazanıyor.

Bütünsel ve kapsamlı bir deneyim için müşteri trendleri ve dünya örneklerinden yola çıkan Teknosa, Türkiye’de sektöründe bir ilke imza atarak sanal evren konseptini tüketicilerle buluşturdu. Kozyatağı’ndaki City’s İstanbul Teknosa mağazasında gerçekleşen lansmana Teknosa CEO’su Sitare Sezgin, Teknosa Dijital Ticaret ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Emre Kurtoğlu ile pazarlama ve müşteri deneyimi ekipleri katıldı. Kullanıcılara interaktif bir alışveriş deneyimi sunan sanal evren konsepti, “Keşif Evi” ve “Oyun Vadisi” adlı iki farklı dünyada zenginleşiyor.

Konforlu ve eğlenceli bir keşif 

Sanal evrenin “Keşif Evi” bölümü, ev ortamıyla müşterilere ürünleri sanal ortamda deneyimleme fırsatı sunuyor. Kullanıcılar salon, banyo ve oyun odasını içeren evde ‘Zen Salonu’, ‘Huzur Banyosu’ ve ‘Macera Odası’ gibi alanlarda Teknosa’nın farklı ürünlerini online olarak deneyimleyebiliyor. Tüketiciler sanal ortamda deneyip beğendikleri ürünleri mağazadan veya online platformdan satın alma imkanına sahip oluyor. Sanal evrendeki “Oyun Vadisi” ise hem web hem de VR platformları için özel olarak tasarlanmış oyun deneyimleri sunarak, kullanıcılara eğlenceli bir atmosfer yaşatıyor. VR’da “Tehlikeli Vadi”, web’te “Doğaya Kaçış” adlı oyunları başarıyla tamamlayanlara özel indirim çekleri hediye ediliyor.

“Deneyim trendini teknolojiyle birleştiriyoruz”

Teknosa CEO’su Sitare Sezgin, tüm dünyada yükselen deneyim odaklı perakende trendini teknolojik gelişmelerle sahiplendiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Türkiye’nin en yaygın mağaza ağına sahip teknoloji perakende şirketiyiz. Mağazalarımız bizim deneyim merkezlerimiz. Müşterilerimiz için teknoloji ürünlerine dokunmak, deneyimlemek önemli bir ihtiyaç. Bu ihtiyacı yeni teknolojilerle birleştirerek, sanal evren konseptini hayata geçirdik. Sanal evren, müşterilerimize interaktif ve gerçekçi bir alışveriş deneyimi sunarak, ürünleri daha yakından tanıma, deneme ve keşfetme imkanı sunuyor. Bu etkileşimli deneyimin tüketicilerin satın alma kararlarını daha bilinçli bir şekilde vermelerine de yardımcı olacağına inanıyoruz. Müşteri deneyimini sürekli olarak iyileştirmek ve daha etkileşimli bir sanal alışveriş ortamı sunmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Hızlı Moda Markaları Neden Premium Koleksiyonları Piyasaya Sürüyor?

Son zamanlarda Zara, H&M, Mango, Urban Outfitters ve Topshop gibi hızlı moda markaları, sınırlı sayıda üretilen premium serileri de test ediyor.

Bu premium koleksiyonlar, üst düzey markaların genellikle yüksek fiyat noktalarında kullandıkları üç temel ilkeden yararlanıyor: modaya uygun tasarımlar, yüksek kaliteli malzemeler ve sürdürülebilir değerler.

The Growth Activists’in CEO’su ve danışmanı Rosanna Iacono bu konu ile ilgili bazı görüşler öne çıkarıyor.

Tasarımın Ön Saflarında Yer Almak

Iacanno, hızlı moda markalarının ürün tekliflerinin bir parçası olarak birinci sınıf giysiler sunmaya başlamasının birçok nedeni olabileceğini düşünüyor.

“Markanın geliştirilmesine olanak sağlıyor çünkü sınırlı miktarlarda daha kaliteli malzeme ve daha modaya uygun tasarımlar sunmak, bir ayrıcalık algısı yaratıyor ve bu da arzu edilirliği artırıyor”

Ancak hızlı moda markalarının öne çıkması ve rakiplerinden farklılaşması için yükseltilmiş veya premium bir ürün yelpazesi yeterli değildir.

Hızlı moda markaları uzun yıllardan beri ürün stratejilerinin bir parçası olarak premium koleksiyonlar hazırlıyor ancak başarı düzeyleri farklı.

Gerçek farklılaşma, uygulamanın kalitesine bağlıdır; buna gerçek ürün kalitesinin ne kadar iyi olduğu, estetik kimliğin benzersizliği, heyecan yaratma yeteneği ve en önemlisi premium alanda lider olarak tanınmak için çeşitli koleksiyonlar hazırlayarak uygulama kalitesini uzun yıllar boyunca sürdürebilme yeteneği dahildir.”

Buna karşılık, “stüdyo” koleksiyonu ‘premium’ kategorisine giriyor ve tasarımlara daha az vurgu yapıyor ve deri, yün, ipek ve tiftik gibi malzemeleri öne çıkarmaya daha fazla odaklanıyor.

Sürdürülebilirlik ve Kalite Odaklı: Hızlı Moda Markalarının Premium Koleksiyonları

Malzemelerle sürdürülebilir görünmek

Birinci sınıf bir koleksiyon Zara, Mango, Asos ve H&M gibi markaların hızlı moda statülerinden kurtulmalarına yardımcı olmasa da tüketicilerin uzun ömürlülüğü göz önünde bulundurarak daha bilinçli alışveriş yapma yönündeki kişisel kararlarıyla uyumlu olabilir.

“‘Premium’, arzu edilen bir sürdürülebilirlik özelliği olan yüksek kalite nedeniyle daha uzun ömürlülük anlamına gelebilir, ancak bu açık değildir.”

Bu premium koleksiyonlar, markaların hızlı bir şekilde pazara sunacakları yüksek hacimli giysi üretmeleri nedeniyle yüksek fiyat noktalarına rağmen hala hızlı moda kriterlerine uymaktadır.

Diğer bir husus da, sürdürülebilirlik odaklı tüketici davranışlarının daha yaygın hale gelmesiyle birlikte, daha uzun ömürlü, daha az sayıda daha iyi giysi satın alma fikrinin tutunmaya başlamasıdır”

Bu, erken benimseyenlerin fiziksel ve duygusal olarak daha uzun ömürlü, yüksek kaliteli ürünler aradıkları anlamına geliyor. Bu üst düzey aralıklar aynı zamanda bu artan davranış eğilimini ele almaya başlamanın bir yolu da olabilir”

Hızlı moda markaları, H&M’in Conscious koleksiyonu, Adidas’ın Primegreen koleksiyonu ve Everlane’nin Renew koleksiyonu gibi sürdürülebilir olduğunu iddia eden çevre temalı koleksiyonlarla ilgileniyor.

Ancak hızlı moda markalarının sunduğu premium koleksiyonlar, ürün sunumlarının yalnızca küçük bir kısmını oluşturmaya devam ediyor ve kâr marjlarının çok daha küçük bir kısmını oluşturuyor.

Sunumlarına üst düzey koleksiyonlar ekleseler de, baskın çalışma modelleri hızlı üretim döngüleri, seri üretim ve düşük kaliteli malzemeler yoluyla sağlanan erişilebilir fiyatlandırma ve yüksek hacimli satışlarla karakterize ediliyor.”

Fiyat Esnekliğinin Test Edilmesi ve Esnetilmesi

Iacono ayrıca, giysilerin daha düşük bir fiyat noktasında satılmasının, tüketiciler için daha az duygusal dayanıklılık yaratan, tek kullanımlık bir zihniyete ve yüksek oranlarda aşırı tüketime katkıda bulunan psikolojik etkisine de değindi.

Premium koleksiyonlar, hızlı moda markalarının tüketiciler için hem erişilebilir hem de istek uyandıran alışveriş noktaları olarak görülme girişimi olabilir.

Genellikle farklı fiyat aralıklarındaki kanallarda farklı gardırop ihtiyaçlarını karşılayan tüketicilere hitap etmeye çalışıyorlar ve onlara ‘tüm ihtiyaçlarınızı karşılıyoruz’ diyorlar”

E-ticaretin kolaylaştırdığı kanallar arası alışveriş, tüketiciler arasında yüksek-düşük giyim tarzını yaygınlaştırdı; tüketicilerin gardıropları hem bütçe hem de yatırım parçalarından oluşuyor.

“[Premium koleksiyonlar] fiyat esnekliğini test etmelerine ve daha yüksek marjlara sahip yeni fiyatlandırma segmentlerinin tekliflerinin kalıcı bir parçası olup olamayacağını ortaya çıkarmalarına olanak tanıyor

Ancak Shein ve Temu gibi ultra hızlı moda şirketlerinin rekabeti nedeniyle Zara, H&M, Mango, Urban Outfitters ve Topshop gibi hızlı moda markalarının yüksek fiyat noktalarını haklı gösterip gösteremeyeceği bilinmiyor.

Bu koleksiyonların satış ve marj yüzdesi, bu markalar için genel iş performansına katkıda bulunuyor, bu nedenle bu girişimlerdeki temel değer, fiyat esnekliğinin ve yeni ortaya çıkan işletim modellerinin test edilmesidir”

Temel iş modelleri ve marka imajı, uygun fiyat ve hızlı üretim döngülerine odaklı olmaya devam ediyor; bu nedenle, mevcut modelleri önemli ölçüde gelişmediği sürece ‘hızlı moda’ etiketinden kaçış yok.”

Decathlon, ParkPlay Ortaklığını Duyurdu

Topluluk sporları dünyası için heyecan verici bir gelişme olarak Decathlon, ParkPlay ile Birleşik Krallık’ta ortaklık başlatıyor ve Decathlon’un ParkPlay’in ülke çapında yüz binlerce kişiye ücretsiz, kapsayıcı ve erişilebilir topluluk oyun etkinlikleri sağlama vizyonunu destekleme konusundaki kararlılığını güçlendiriyor.

Decathlon’un Topluluk Sporlarına Yönelik Vizyonu: ParkPlay Ortaklığı

decathlon, parkplay ortaklığını duyurdu
Decathlon, ParkPlay Ortaklığını Duyurdu

İnsanlara her cumartesi sabahı yerel parklarda veya kamusal alanlarda iki saat ücretsiz, kapsayıcı ve erişilebilir topluluk oyununa katılmaları için eşsiz bir fırsat sunuyor. Bugüne kadar Birleşik Krallık genelinde 63 ParkPlay etkinliği başlatıldı ve daha mutlu ve sağlıklı toplulukları teşvik etmeyi amaçlayan oturumlardan yararlanan 7.500’den fazla benzersiz katılımcının ilgisini çekti.

Sadece üç yıl önce kurulan şirket, toplumun refahı üzerindeki olumlu etkisini şimdiden gösterdi. Active Essex ve bağımsız araştırma şirketi State of Life tarafından yürütülen araştırma, düzenli katılımcılarının daha yüksek yaşam memnuniyeti, artan fiziksel aktivite ve refah düzeyleri, mahalle güveninin arttığı ve yalnızlık düzeylerinin azaldığını bildirdiğini ortaya koyuyor.

Decathlon’un ParkPlay’i Yılın Hayır Kurumu olarak açıklama kararı, küresel ‘Marka Yeniden Lansmanı’ ve ‘Oynamaya Hazır mısınız?’ başlıklı açılış kampanyasıyla mükemmel bir uyum içindedir. Yetenek düzeyi ne olursa olsun, amaç ülke çapında oyunun gücüyle aktif yaşamı ve fiziksel aktiviteyi teşvik etmektir.

1 Nisan’dan itibaren Decathlon müşterileri, yalnızca ürün satın alarak daha aktif bir ulus inşa etmede önemli bir rol oynayacak. Birleşik Krallık’taki tüm mağaza kasalarından gelen bağışlar, temel ekipmanların sağlanması, daha fazla gönüllünün eğitilmesi ve oturumların yeni topluluklara genişletilmesi için gerekli fonlarla şirket etkinliklerini doğrudan desteklemektedir.

Ek olarak, yeni duyurulan Decathlon x ParkPlay Ödül programı, canlılık, sorumluluk, özgünlük ve cömertlik gibi nitelikleri örnekleyen olağanüstü ParkPlay liderlerini ve katılımcılarını öne çıkaracak. Kazananlara, mağazada harcanabilecek kartlar tanınır ve böylelikle ödüllendirilirler.

Yeni bir ‘Sezonun Oyunu’ girişimi aynı zamanda insanları, Kipsta ve daha fazlasını içeren Decathlon’un kendi markalarının ürünleriyle desteklenen yeni ve eğlenceli fiziksel aktivitelere katılmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.

Murat Nur Çolakoğlu, Perakende Medya Zirvesi Sahnesinde

25 Nisan’da sektör ile buluşacak Perakende Medya Zirvesi’nin ana temasını geçtiğimiz günlerde sizlerle paylaşmıştık.

Bu yıl Unlock teması ile hayata geçecek Perakende Medya Zirvesi’nde yer alacak konuşmacılar da belli olmaya başladı. Perakende Medya Zirvesi 2024 sahnesinde konuşmacı olarak yer alacak olan yeni konuğumuz, L’Oréal Türkiye Chief Digital and Marketing Officer’ı Murat Nur Çolakoğlu oldu.

Perakende Medya Zirvesi hakkında daha fazla bilgi almak ve kayıt oluşturmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Dilerseniz Perakende Medya Zirvesi sahnesinde yer alacak konuşmacımız Murat Nur Çolakoğlu’nu daha yakından tanıyalım…

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden 2010 yılında mezun oldu. Kariyerine adım attığı ilk günden itibaren tüm odağı hep dijital üzerineydi. Güzellik endüstrisi ve L’Oréal hayatına girip şekillendirmeye başlamadan önce, bankacılık, perakende ve tüketici sağlığı gibi birçok farklı endüstride ve ulusal ve uluslararası firmaların dijitalinde rol aldı.

2016’da L’Oréal’e dijital dönüşüm ile güzellik sektörünün yeni çağını başlatma amacıyla katıldı. Dijital ve teknolojiye olan şevkini L’Oréal’in 1 numaralı tekno-güzellik şirketi olma vizyonuyla birleştirip güçlendirerek, L’Oréal’in Tüketici Ürünleri Divizyonu’nda Kıdemli Dijital Proje Müdürü, Dijital Müdür ve Dijital Direktör rollerinde görev aldı. 2023 Haziran itibariyle de L’Oréal’de Chief Digital and Marketing Officer olarak görev almaktadır.

Sephora Güney Kore’den Çıkıyor

LVMH’nin sahibi olduğu güzellik devi Sephora, piyasada dört yılı aşkın bir sürenin ardından Güney Kore’den çekilmeye hazırlanıyor.

Şirket, çevrimiçi platformlar ve mobil uygulamalar da dahil olmak üzere tüm mağazaların 6 Mayıs’ta kapanmasının planlandığını duyurdu.

Sephora’nın Güney Kore’deki Finansal Performansı ve Rekabet Ortamı

Şirket, 2019 yılında Seul’ün Gangnam bölgesinde bir amiral mağazasıyla ülkeye giriş yaptı ve ardından şehirde 5 mağaza daha açtı. Marka 2020’den bu yana kârlılık elde edemedi. Sephora Korea, 2020’de 12,4 milyar Won (9,26 milyon ABD doları), 2021’de 14,5 milyar Won (9,26 milyon ABD doları) ve 2022’de 17,6 milyar Won zarar bildirdi.

Bu arada markanın mücadelesi, pazar payının yaklaşık %90’ının Güney Kore’de 1.300’den fazla mağaza işleten yerel güzellik devi CJ Olive Young’a ait olduğu ülkedeki şiddetli rekabetten etkilendi.

Uluslararası Ticaret İdaresi’ne göre, ülkenin güzellik pazarı 2022’de 3,9 milyar Dolar değerindeydi ve bu da ülkeyi dünyanın en büyük 10 güzellik pazarından biri haline getirdi.

Fransız güzellik perakendecisinin hamlesi, geçen yıl Tayvan’dan çekilmesinin ardından geldi.

Guess, Güçlü Satışlar ve Karlılıkta Beklenmedik Bir Büyüme Açıkladı

Güçlü bir son çeyrek sayesinde, ABD’li moda grubu Guess, 2023/24 mali yılında piyasa beklentilerini aşmayı başardı. Şirket ayrıca bu yıl için çift haneli satış büyümesi beklentisini de duyurdu.

3 Şubat’ta sona eren geçen mali yılda grup satışları 2.78 milyar Doları buldu. Bu, önceki yılın seviyesini %3 oranında aştı. Giyim tedarikçisi Guess, Amerika’daki kayıpları Avrupa’da (%7 artış) ve Asya’da (%16 artış) güçlü bir büyümeyle telafi etmeyi başardı.

Son çeyrekte, şirket büyüme hızını önemli ölçüde artırdı. Geçen yılın aynı dönemine göre gelirler %9 artarak 890.4 milyon dolara yükseldi. Amerikan pazarındaki uzun süredir zayıflayan satışlara rağmen, hem toptan işinde (%44 artış) hem de şirketin kendi perakende işinde (%1 artış) satışlar arttı.

Guess’in Net Kârı Yüzde 32 Arttı

Grup, özellikle satış büyümesi, yüksek satış fiyatları ve tek seferlik olumlu etkiler sayesinde faaliyet kârını yüzde 6 artırarak 263,3 milyon Dolara çıkarmayı başardı. Ancak tek seferlik faktörlere göre ayarlanan faaliyet sonucu, yüksek maliyetler nedeniyle yüzde 3 düştü. Hissedarlara atfedilen net kâr, önceki yılın seviyesini yüzde 32 aşarak 198,2 milyon Dolar olarak gerçekleşti.

Mevcut 2024/25 mali yılı için yönetim şu anda yüzde 11,5 ila 13,5 oranında gelir artışı öngörüyor. Tahminde, satın alımı Şubat ayında duyurulan ve yakın zamanda tamamlanacak olan Rag & Bone markasından beklenen katkılar da yer alıyor. Ancak geçen yıl 3,14 dolar olan özel efektlerden arındırılmış seyreltilmiş hisse başına kazancın 2,56 ile 3,00 dolar arasına düşmesi bekleniyor.

Getir, Alman Rakibi Flink’i Satın mı Alacak?

Getir’in, Almanya’nın lideri olan rakibi Flink’i satın almak üzere olduğu söyleniyor.

Şirket, zaten başka bir Alman rakibi Gorillas‘ı daha öncesinde satın almıştı ve şimdi Flink’i de denklem dışına çıkarmak istiyor. Manager Magazin’e göre, müzakereler iyi ilerliyor ve söylentiye göre Flink CEO’su Oliver Merkel’in Getir’in Avrupa başkanı olacağı konuşuluyor. Flink, birkaç satın alma teklifi olduğunu doğruluyor ancak şirketi açıkça belirtmedi.

Getir’in Almanya’daki Büyüme Hedefleri ve Flink Satın Alma Süreci

İlk satın alma dedikoduları Mayıs 2023’te ortaya çıktı, ancak gerçekleşmedi. Şirket, daha sonra yapılanma kararı aldı ve diğer tüm ülkelerden çekilerek Amerika, İngiltere, Hollanda, Almanya ve Türkiye pazarlarına odaklandı.

Flink’in yeni finansmana ihtiyacı var ancak hissedar Rewe (Alman süpermarketleriyle tanınan) bunu sağlamaya istekli değil, bu nedenle şirketin bu sefer daha fazla şansı olabilir. Diğer yemek teslimatı şirketleri gibi, Flink de pandemi sırasındaki patlamadan sonra tüketici talebinin düşmesiyle karşı karşıya kaldığı yükselen maliyetlerle mücadele ediyor. Flink, zaten 2022 ve 2023’te 8,000 işçiyi işten çıkarmıştı.

Nike’ın 2023 Oranları Potansiyelinin Altında

ABD’li spor malzemeleri tedarikçisi Nike, 2023/24 mali yılının üçüncü çeyreği için karışık rakamlar bildirdi, ancak sonuçlar analistlerin önceden beklediğinden en azından biraz daha iyiydi.

CEO John Donahoe, son rakamların yönetimin tahminleriyle uyumlu olduğunu ancak Nike’ın potansiyeliyle uyumlu olmadığını itiraf etti. Bu nedenle pazarlama, ürün portföyü ve toptan dağıtımda “daha fazla düzenleme” yapılacağını duyurdu.

Nike’ın Amerika ve Asya’daki Büyümesi, Avrupa’daki Satış Kayıplarını Fazlasıyla Telafi Edebilir

29 Şubat’tan önceki üç ayda grubun cirosu geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,3 artışla 12,4 milyar dolar civarında gerçekleşti. Döviz kurundaki dalgalanmalardan arındırılmış olsa bile hafif bir artış yaşandı.

Gelirin büyük kısmını, satışları yüzde 2 (kur etkisinden arındırılmış yüzde +2) artarak 11,9 milyar dolara yükselen ana marka Nike sağladı. Kuzey Amerika’da etiket yüzde 3 artışla (kur ayarlı + yüzde 3) 5,07 milyar dolara, Büyük Çin’de ise yüzde 5 (kur ayarlı + yüzde 6) artışla 2,08 milyar dolara yükseldi. Asya-Pasifik bölgesinin diğer pazarları ve Latin Amerika’daki satışlar, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3 (kur etkisinden arındırılmış + yüzde 4) artışla 1,65 milyar dolara ulaştı.

Buna karşılık, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesinde düşüş eğilimi görüldü. Buradaki satışlar yüzde 3 (kur etkisinden arındırılmış yüzde -4) azalarak 3,14 milyar dolara geriledi. Daha küçük portföy markası Converse’in satışları, Kuzey Amerika ve Avrupa’daki kayıplar nedeniyle yüzde 19 (kur etkisinden arındırılmış – yüzde 20) düşüşle 495 milyon dolara geriledi.

Çeyrek Karı Yüzde 5 Azaldı

Grup brüt kar marjını artırmayı başardı ancak aynı zamanda yeniden yapılandırma giderlerini ve daha yüksek pazarlama harcamalarını da kaydetmek zorunda kaldı. Bunun sonucunda net kâr geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 azalarak 1,17 milyar dolara geriledi.

İçinde bulunduğumuz mali yılın ilk dokuz ayında grubun cirosu 38,8 milyar doların biraz altında gerçekleşti. Bu, önceki yılın seviyesinin yüzde 1 (kur etkisinden arındırılmış + yüzde 1) üzerindeydi. Net kâr yüzde 4 artışla 4,20 milyar dolara yükseldi.

CFO Matt Friend, grubun son çeyrekte ciroda küçük bir artış beklediğini açıkladı. Ancak önümüzdeki 2024/25 mali yılının ilk yarısında, ürün gamında planlanan değişiklikler ve süregelen zorlu ekonomik koşullar nedeniyle satışların tek haneli düşük bir oranda düşmesi bekleniyor.

Starbucks Türkiye, “Yeşil Mağaza” Sayısını Artırıyor

Türkiye’de 14 adet “Yeşil Mağaza”sı bulunan Starbucks Türkiye, bugün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, ekolojik mağazalarına bir yenisini daha ekledi. Marka Bundan sonra tüm mağazalarını “Yeşil Mağaza” kriterleriyle açacağını açıkladı.

İzmir’in Çeşme Ilıca bölgesinde bulunan ve dünyanın önde gelen franchise marka operatörlerinden biri olan Alshaya Group işbirliğiyle işletilen Drive Thru mağazası, misafirlerinin tercihlerine uygun bir dizi seçenek sunarak sürdürülebilir uygulamalar ve malzemelerle Starbucks’ın çevresel etkisini azaltmaya yardımcı olmayı hedefliyor.

Çeşme Ilıca Drive Thru, Starbucks’ın global çapta Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ile oluşturduğu “Yeşil Mağaza” kriterlerine göre verimli kaynak kullanımı ile ön plana çıkıyor. Sürdürülebilirliği ve verimliliği amaçlayan çevre dostu “Yeşil Mağaza”, dış cephesindeki doğal taş kaplama ile olumsuz hava koşullarına dayanıklılıkla birlikte çevreye uyum sağlıyor.

İç cephesinde kullanılan geri dönüştürülebilir çelikten yapılmış Corten kaplama, binanın uzun ömürlülüğünü artırırken, mininum bakım gerektiriyor. İnşaat sırasında kullanılan kör kalıp sistemleri, beton kullanımını azaltarak yapısal dayanaklılık sağlarken, neme ve  topraktan çıkabilecek radon gazına karşı koruma sağlıyor. Güneş enerjisi panelleri, temiz enerji üretimine katkıda bulunarak karbon emisyonlarını ve işletme maliyetlerini azaltıyor.

starbucks türkiye, “yeşil mağaza” sayısını artırıyor

Bununla birlikte yağmur suyu hasadı ve yerel bitki örtüsünün büyümesini teşvik eden endemik peyzaj uygulamaları, suyun korunmasını sağlarken, ekolojik dengeyi koruyor. Dışarıdaki bir ünite ile birden fazla iç ünitenin kontrol edildiği klima yöntemi, VRF sistemlerinin uygulanması ile verimli ısıtma ve soğutma sağlanırken, hava perdeleri içerideki sıcaklık farklarını en aza indiriyor. Terrazzo zemin kaplaması, doğal taş agregaları kullanılarak sıfır karbon ayak izi sağlayan sürdürülebilir üretim süreçleriyle çevreye duyarlı mağaza tasarımını tamamlıyor.

Tüm bu adımlar sonucunda, Çeşme Ilıca Drive Thru mağazası, yılda 12-15 kW enerji üretip, %12 ile %15 enerji tasarrufu elde ederken, yağmur suyu toplama sistemi ile mağazanın %8 su kullanımını kendi karşılayacak.

Starbucks Türkiye ve Azerbaycan Başkan Yardımcısı Figen Ilgaz’ın açıklamalarına göre; “İzmir’de yer alan Çeşme Ilıca Drive Thru mağazamızın, en yüksek puanı alarak, EMEA bölgesinde “Yılın Yeşil Mağazası” seçilmesinden ötürü çok mutluyuz. Alshaya Starbucks olarak, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal sorumlulukları işimizin merkezine koyuyoruz. Türkiye’deki 15’inci Yeşil Mağazamız bu misyonun vücut bulmuş halidir. Misafirlerimize en sevdikleri kahvelerini yudumlarken çevreye ve topluma olan katkılarımızı da göstermeye çalışıyoruz. Toplumla iş birliği yaparak sürdürülebilir bir gelecek inşa etme taahhüdümüzü yinelemekteyiz ve Türkiye’de daha fazla Yeşil Mağaza açmayı planlıyoruz.”

Starbucks’ın Sürdürülebilirlik Müdür’ü Michael Kobori, ise “Çevresel taahhüdümüzü gerçekleştirmek için önemli bir strateji olan, dünya çapında 10.000 Yeşil Mağaza hedefimize doğru ilerlemek heyecan verici. Yeşil Mağazalar’ımız partnerlerimiz(çalışanlarımız) ve onların sürdürülebilirliğe inancı sayesinde mümkün oluyor. Hep birlikte, toplum ve dünyamız için sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye devam ediyoruz” dedi.