Ana Sayfa Blog Sayfa 27

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’dan 54 Milyon Euro Operasyonel Kâr

Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırımcısı Rönesans Gayrimenkul Yatırım, 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme performansını sürdürdü. Güçlü kira yapısı ve aktif varlık yönetimi sayesinde sürdürülebilir büyümeye devam eden şirketin operasyonel kârı (NOI) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 54 milyon euroya yükseldi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın aynı dönemde kiracı ciroları yüzde 38 artarak, enflasyonun ve sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım, portföyündeki yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması ve dinamik varlık yönetimi yaklaşımıyla yılın ilk çeyreğinde de operasyonel verimliliğini artırmaya devam etti. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım grubu olan şirket, yüzde 99,5 doluluk oranıyla perakende gayrimenkul sektöründeki lider konumunu koruyor.

“Güçlü finansal yapımızla büyümemizi sürdürüyoruz”

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk çeyreğinde operasyonel kârımız, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 artış göstererek 54 milyon euroya ulaştı. Aynı dönemde düzeltilmiş net aktif değerimiz ise 3,5 milyar euro olarak gerçekleşti. Güçlü operasyonel performansımız ve varlık değerlerimizdeki artış sayesinde büyümemizi istikrarlı şekilde sürdürüyoruz. Serbest nakit akışımızdaki yükseliş; operasyonel kârlılıktaki artış, finansman maliyetlerindeki düşüş ve yatırım ile operasyon giderlerinde sağlanan optimizasyonun etkisiyle gerçekleşti. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, operasyonel verimliliğimizde kayda değer bir iyileşmeye işaret ederken, yıllık 150 milyon euronun üzerinde güçlü bir nakit üretim kapasitesine ulaştığımızı ortaya koyuyor.”

ronesans gayrimenkul

Hem ziyaretçi sayısı hem operasyonel performans arttı

2026 yılının ilk çeyreğinde alışveriş merkezlerindeki ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 28,1 milyona ulaştığını belirten Yaşar, aynı dönemde kiracı cirolarının yüzde 38 artış gösterdiğini ifade etti. Böylece kiracı cirolarının hem yüzde 31 seviyesindeki TÜFE’nin hem de yüzde 32 olan sektör ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Yaşar, portföy genelinde doluluk oranının ise yüzde 99,5 seviyesinde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Yılın ilk üç ayında toplam 7.783 metrekare yeni kiralama gerçekleştirdik ve 36 yeni mağaza açtık. Aktif kiralama ve yeniden konumlandırma çalışmalarımızla portföyümüzün performansını desteklemeye devam ediyoruz. 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. Operasyonel kârlılığımızı çift haneli büyütürken, yüksek doluluk oranımızı koruduk. Enflasyona endeksli ve kiracı performansına bağlı kira modelimiz sayesinde gelirlerimizi sürdürülebilir şekilde artırıyoruz. Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimizle hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmayı hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.”

Büyüme ve yeni projeler devam ediyor

Hem organik büyüme hem de stratejik satın almalarla yüksek kaliteli varlıklara odaklanan yatırım stratejisini sürdüren Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Piazza Park Maltepe konut ve Maltepe Ofis projeleri başta olmak üzere portföyünü çeşitlendirmeye devam ediyor. İnşaatı devam eden, konut, home ofis ve ticari alanlardan oluşan toplam 229 bağımsız bölümlü Piazza Park Maltepe projesinin yüzde 23’ü satılmış durumda. Maltepe Ofis projesiyle portföyüne yaklaşık 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler eklemeye hazırlanan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, ofis kiralarındaki artış beklentisine paralel olarak bu segmentte önemli bir gelir artışı potansiyeli görüyor.

2028’de elektrik tüketiminin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak

Portföyünde bulunan 15 varlığın tamamının BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikasına sahip olmasıyla dünya genelinde en üst seviyede yer alan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını 2026’da da sürdürdü. Grup şirketlerinden Rönesans Enerji ile hayata geçirilen iş birliği kapsamında Türkiye’deki ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması’na (YEYTA) imza atan şirket, herhangi bir sermaye harcaması yapmadan 20 yıl boyunca yenilenebilir enerji tedarik edecek ve pozitif nakit akışı sağlayacak. Bu kapsamda, 2026 yılı sonuna kadar toplam elektrik tüketiminin yüzde 67’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.

Koton, Zorlu Piyasa Koşullarına Rağmen Kârlılığını Sürdürdü

Koton, 2026 yılının ilk çeyreğinde etkin maliyet kontrolü, disiplinli gider yönetimi ve operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla operasyonel karlılığını arttırdı. 

Senenin ilk çeyreğinde küresel jeopolitik gerilimler, enflasyonist baskılar ve zayıf tüketici talebine rağmen karlılık odağını koruyan Şirket’in konsolide satışları, geçen yılın aynı dönemine benzer olarak 8,3 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, brüt kar yüzde 18 artışla 4,2 milyar TL, FAVÖK ise yüzde 31 artışla 1,6 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.  

Satın alma maliyetlerini enflasyonun altında korumayı başaran ve stok yönetiminde etkinliğini artıran Şirket, brüt kâr marjını geçen yılın aynı dönemine kıyasla 8 puan artırarak yüzde 50,9 seviyesine taşıdı. Enflasyonist ortama ve kira giderlerinde enflasyonun üzerinde artışa karşın, operasyonel giderler yıllık bazda yüzde 13 azaldı. Yılın ilk çeyreğinde görece stabil seyreden Euo/TL kuru nedeniyle kur farkı gelirleri önemli ölçüde azalırken, disiplinli gider yönetimi sayesinde FAVÖK marjı yıllık bazda 4,7 puan artışla yüzde 19,3 oldu.

Operasyonel çevikliğin katkısıyla daha düşük stok seviyesiyle çalışma odağı devam etti ve 2026 yılının ilk çeyreğinde stoklar yıllık bazda yüzde 15 azaldı. Bu sayede işletme sermayesi yapısı güçlendirildi ve 859 milyon TL tutarında güçlü bir serbest nakit akışı elde edildi.

Koton, yurt içinde daralan giyim sektörünün üzerinde performans sergilerken, yurt dışında reel büyüme trendini sürdürdü. 

2025 yılının ilk çeyreğinde yoğun promosyonlarla desteklenen yurt içi satışlar güçlü bir büyüme kaydederken, 2026 yılının aynı döneminde yüksek baz etkisi ve kârlılık odaklı strateji doğrultusunda sınırlı daralma gösterdi. Buna karşın, mağaza optimizasyon çalışmaları sayesinde yurt içi metrekare verimliliği yılın ilk çeyreğinde ABD doları bazında yaklaşık yüzde11 arttı.

Yüksek enflasyona karşın baskılanan kurların ve jeopolitik gerilimin olumsuz etkilerine rağmen, operasyonel iyileştirmelerin katkısıyla yurt dışı satışlar bu dönemi TL bazında yüzde 3 reel büyüme ile tamamlarken, ABD doları bazında büyüme yüzde 17 olarak gerçekleşti.

Körfez Bölgesi’nde jeopolitik gerilimlere rağmen, güçlü performans devam etti.

Apparel Group ortaklık yapısıyla yönetilen Körfez Bölgesi’nde 2026 yılının ilk çeyreğinde 2 yeni mağaza açılırken, bölgedeki dönüşümün ve yeni açılan mağazaların katkısıyla satışlar ABD Doları bazında yüzde 106 büyüdü. Nisan ayında da satışlar ABD Doları bazında yüzde 73 büyümeye devam etti. 

Koton yılın ilk çeyreğini 464 mağaza ile tamamladı. 

koton 2

2026 yılının ilk çeyreğinde yurt dışında net 5 mağaza artışı, yurt içinde ise net 5 mağaza azalışı ile toplam mağaza sayısı 464 oldu. Yılın ikinci yarısında yurt dışında mağaza açılışlarının hızlanması planlanıyor.  

Omnichannel stratejisi kapsamında müşteri sadakati ve stok entegrasyonu alanında çalışmalar hızla devam ediyor.

Nisan 2026 itibarıyla yurt içinde üye sayısı 9,6 milyonu aşan Koton Club’ın, yurt dışında CIS Bölgesi ve Sırbistan’ın ardından, yılın ikinci yarısında Gürcistan ve Fas’ta devreye alınması planlanıyor.

Mağaza stoklarının e-ticaret stoğuna entegrasyonu hızla devam ederken, Temmuz ayında e-ticaret deposunun kapatılmasıyla stok verimliliğinde artış hedefleniyor.

CEO Dr. A. Bülent Sabuncu: Güçlü bir performans sergiledik

Koton CEO’su Dr. A. Bülent Sabuncu, şirketin 2026 yılı ilk çeyrek performansı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“2026 yılının ilk çeyreği, küresel jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizlik, yurt içinde enflasyonist baskı ve devam eden güçlü TL politikasının etkisiyle zorlu geçti. Bu dönemde promosyonları sınırlandırarak büyümeden feragat etsek de, kârlılık odağımızı koruyarak ilk çeyreğin mevsimsellik etkisine rağmen güçlü bir performans sergiledik. Yurt içinde daralan giyim sektörünün üzerinde performans gösterirken, yurt dışında reel büyümeye devam ettik. Konsolide satışlarımız yüksek baz etkisiyle önceki yılın aynı dönemine benzer seviyede gerçekleşirken, operasyonel kârlılığımızı artırdık. 

Enflasyonun altında korunan maliyetler ve etkin stok yönetimi sayesinde brüt kâr marjımız 8 puan artarak yüzde 50,9’a yükseldi. Kira giderlerindeki enflasyon üzeri artışa rağmen faaliyet giderlerinde verimlilik sağladık ve FAVÖK marjımız 4,7 puan artışla yüzde 19,3’e ulaştı. Yüksek finansman giderleri ve azalan kur farkı gelirleri net kârlılığı sınırlarken, Nisan ayı itibarıyla paritedeki yukarı yönlü hareketin önümüzdeki dönemde finansal performansa olumlu katkı sağlamasını bekliyoruz. 

İşimizin mevsimselliği gereği daha güçlü geçen yılın ikinci çeyreğinde, Anneler Günü ve Kurban Bayramı döneminin katkısı ile Körfez Bölgesi’nden beklediğimiz olumlu gelişmelerin önümüzdeki dönem performansımızı destekleyeceğini öngörüyoruz.” 

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları (Maptriks Tarafından Desteklenmektedir) [4 – 8 Mayıs]

Mayıs ayı ile birlikte yılın ikinci yarısına da giriş yapmış olduk. İlk çeyrek rakamları sektörden gelmeye başladı, bayram alışverişi dönemlerinin yoğunluğu sektörün biraz hareketlenmesine sebep oldu. Adet büyümelerinde hala sıkıntılar devam ederken, Anneler Günü ve Kurban Bayramı alışverişlerinin yoğunluğu ile Mayıs ayının beklentilerin üzerinde geçmesi bekleniyor.

Mağaza açılışları tarafında ivme devam ediyor. Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni sayısı ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları

Decathlon – Perlavista AVM

decathlon magaza 8
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 11

Decathlon, Perlavista AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 53. mağazasını oluşturuyor.

Tansaş Gross – Vega AVM

tansas magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 12

Tansaş Gross, Vega AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 3. mağazasını oluşturuyor.

Evidea – Bursa Nilüfer Ata Bulvarı

evideo magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 13

Evidea, Bursa Nilüfer Ata Bulvarı mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

English Home – First Avenue AVM

englishhome magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 14

English Home, First Avenue AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Miniso – Bodrum Milas Havalimanı Dış Hatlar

miniso magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 15

Miniso, Bodrum Milas Havalimanı Dış Hatlar mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

aDL – 41 Burda AVM

adl magaz
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 16

aDL, 41 Burda AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Mudo – Datça

mudo magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 17

Mudo, Datça mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

LTB – Kiev Lavina Mall

ltb magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [4 – 8 mayıs] 18

LTB, Kiev Lavina Mall mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yurt dışındaki 52. mağazasını oluşturuyor.

McDonald’s İlk Çeyrekte Hem Gelir Hem Kâr Beklentilerini Geride Bıraktı

McDonald’s Corporation, 2026 yılının ilk çeyreğinde hem gelir hem de kâr tarafında beklentileri geride bırakarak “zorlayıcı ortam”a rağmen güçlü bir performans ortaya koydu. Şirketin açıklamalarına göre, artan maliyet baskıları ve tüketici üzerindeki ekonomik stres devam ederken bile harcama davranışındaki direnç satışları destekledi.

McDonald’s’ın düzeltilmiş hisse başına kârı 2,83 dolar ile 2,74 dolarlık beklentinin üzerine çıkarken, gelir 6,52 milyar dolara ulaştı ve 6,47 milyar dolarlık tahminleri aştı. Net kâr ise geçen yılın aynı dönemine göre artarak 1,98 milyar dolara yükseldi. Aynı mağaza satışları %3,8 büyürken, özellikle ABD pazarında ziyaret başına harcamaların artması dikkat çekti.

Tüketici Baskıya Rağmen Harcamaya Devam Ediyor

CEO Chris Kempczinski, sonuçların “zorlu bir ortamda güçlü bir çeyrek” olduğunu vurgularken, özellikle tüketici davranışındaki değişime dikkat çekti. Yükselen yakıt fiyatları, jeopolitik riskler ve genel enflasyon baskısı hızlı servis restoran segmentini test ederken, McDonald’s müşterilerinin tamamen çekilmek yerine daha seçici harcama yaptığı görülüyor.

ABD’de karşılaştırılabilir satışların %3,9 artması, özellikle kişi başı harcamadaki yükselişle desteklendi. Bu durum, “trafik düşüşü + sepet büyümesi” dinamiğinin sektör genelinde daha belirgin hale geldiğini gösteriyor.

Değer Menüsü Var, Ama Premium Strateji de Devrede

McDonald’s son dönemde bir yandan agresif değer menüsü stratejisini sürdürürken, diğer yandan daha yüksek fiyat segmentine hitap eden ürünlerle marka konumlandırmasını genişletiyor.

mcdonalds1
  • Super Mario Galaxy Movie ve KPop Demon Hunters gibi iş birlikleri
  • Premium segment Big Arch burger lansmanı
  • Promosyon yerine deneyim ve içerik odaklı kampanyalar

Bu çift yönlü strateji, markanın yalnızca “ucuz seçenek” değil, aynı zamanda “deneyim ve ürün çeşitliliği” sunan bir platforma dönüşme çabasını gösteriyor.

Uluslararası Operasyonlar Dengeli Büyüme Sağlıyor

McDonald’s’ın uluslararası operasyonlu pazarlarında da %3,9’luk aynı mağaza satış büyümesi görülürken, Fransa, Almanya ve Avustralya gibi büyük pazarlar performansı destekledi. Gelişen lisanslı pazarlarda ise %3,4 büyüme kaydedildi ve özellikle Japonya en güçlü performans gösteren ülke oldu.

Sektörel Okuma: Hızlı Serviste Yeni Dönem “Fiyat + Deneyim Dengesi”

McDonald’s sonuçları, hızlı servis restoran sektöründe yeni bir dengeyi ortaya koyuyor: tüketici baskı altında olsa bile tamamen harcamayı bırakmıyor, ancak harcama kararını daha seçici ve değer algısına dayalı veriyor. Sektörün artık yalnızca fiyat rekabetiyle değil; ürün inovasyonu, kampanya stratejisi ve deneyim tasarımı üzerinden büyüme üretmek zorunda olduğunu gösteriyor.

ŞOK Marketler İlk Çeyrekte Satışlarını Yüzde 41 Artırdı, 76.3 Milyar TL Ciroya Ulaştı

ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarını geçen yıla göre yüzde 41 artırdı. Reel olarak da yüzde 7,5 büyüyerek 76,3 milyar TL satış cirosu elde etti. 11 bin 119 mağazası ve 51 bini aşan çalışanıyla büyümesini sürdürdü.

ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda açıkladı. Şirket, net satış gelirlerini yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı. ŞOK Marketler, aynı dönemde enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda da yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar TL satış cirosuna ulaştı. Yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren ŞOK Marketler’in mağaza sayısı 11 bin 119’a ulaşırken, şirketin toplam istihdamı 51 bini aştı.

Şubat ayı boyunca uygulanan “100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları” kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunuldu. Şirket, kampanyalar ve “Win” sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlamayı sürdürdü.

Gıda güvenliğinde pestisit analizi yatırımı

sok magaza

ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atarak taze meyve-sebzeye yönelik pestisit analizlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmeye başladı. Pestisit analizi uygulaması 2026 yılının ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana’daki 3 meyve-sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı. Uygulama kapsamında taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler satışa sunuluyor. Bu sayede tedarik zincirinde izlenebilirlik artırılarak müşterilere daha güvenli ürünler ulaştırılıyor.

Entegre faaliyet raporuyla şeffaflıkta yeni adım

ŞOK Marketler, finansal performansını ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporu’nu 2026 yılının mart ayında ilk kez yayınladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyuyor.

Uğur Demirel: Büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük

ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılının ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde dengeli büyüme performansımızı sürdürdük. Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz kampanyalarla müşterilerimizin bütçelerine katkı sağladık. Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporu’muz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz.”

Subway’in 10 Yıllık Daralması Ne Anlama Geliyor? Daha Az Mağaza, Daha Güçlü Lokasyon Stratejisi

Subway, ABD operasyonlarında küçülmeye devam ederken, bu süreci klasik bir geri çekilmeden çok “stratejik yeniden konumlanma” olarak tanımlıyor. Marka, yalnızca 2025 yılında ABD’de 729 mağaza kapattı. Böylece şirket, üst üste 10. yıl mağaza sayısında düşüş yaşamış oldu. 2016’dan bu yana kapanan toplam mağaza sayısı ise 8.345’e ulaştı. Ancak şirket yönetimine göre burada temel amaç küçülmek değil; daha sürdürülebilir ve verimli bir mağaza ağı oluşturmak.

“Her Yerde Olmak” Modeli Yerini Verimlilik Odaklı Yapıya Bırakıyor

Subway’in açıklamalarında öne çıkan en kritik ifade “right locations” yani doğru lokasyonlar oldu. Şirket, artık yalnızca yaygın mağaza ağına sahip olmayı değil; görünürlüğü yüksek, operasyonel olarak güçlü ve franchise yapısını uzun vadede destekleyebilecek noktaları önceliklendiriyor. Özellikle hızlı servis restoran sektöründe önemli bir dönüşümü yansıtıyor: Mağaza sayısı tek başına büyüme göstergesi olmaktan çıkıyor. Perakende ve yeme-içme sektöründe artık önemli olan, lokasyon başına yaratılan verimlilik ve sürdürülebilir performans.

Doygun Pazarda Optimizasyon Dönemi

Subway hâlâ ABD’nin en yaygın restoran zinciri konumunda. Marka, mağaza sayısında Starbucks ve McDonald’s’ın önünde yer alıyor. Ancak doygunluğa ulaşmış pazarlarda agresif yayılım stratejisinin sınırlarına gelinmiş durumda. Özellikle düşük performanslı mağazaların marka algısını ve franchise ekonomisini baskılaması, optimizasyon ihtiyacını artırıyor. Subway’in son dönemdeki hamleleri, büyümeden çok ağ kalitesini artırmaya odaklanıyor.

ABD’de Kapanış, Globalde Açılış

subwayyy

ABD tarafında daralma sürerken, Subway’in uluslararası operasyonlarında tam tersi bir tablo görülüyor. Marka, 2025 yılı içinde dünya genelinde 1.000’den fazla yeni mağaza açtı ve 12.000 yeni lokasyon için anlaşma yaptığını açıkladı.

Bu da şirketin büyüme stratejisinde coğrafi ağırlığın değiştiğini gösteriyor. Olgun pazarlarda optimizasyon, gelişmekte olan pazarlarda ölçeklenme. Subway böylece ABD’de verimlilik odaklı bir dönüşüm yürütürken, uluslararası pazarlarda agresif büyümeyi sürdürüyor.

Değer Menüsü ile Talep Tarafında Yeni Hamle

Şirketin dönüşümü yalnızca mağaza ağıyla sınırlı değil. Subway aynı zamanda fiyat hassasiyeti artan tüketici davranışına karşı yeni bir değer menüsü stratejisi de geliştiriyor. 5 dolar altı 15 üründen oluşan yeni menü, özellikle ekonomik baskının yoğun olduğu dönemde tüketiciyi yeniden çekmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, hızlı servis restoran sektöründe fiyat-performans rekabetinin daha da sertleştiğini gösteriyor.

Yeni Perakende Gerçeği: Daha Büyük Ağ Değil, Daha Güçlü Ağ

Subway’in son yıllardaki mağaza kapanışları, yüzeyde küçülme gibi görünse de aslında daha geniş bir dönüşümün parçası. Yeni dönemde mesele daha fazla mağaza açmak değil;
daha doğru mağaza ağı kurabilmek. Bu da perakende ve restoran sektöründe yeni başarı kriterini ortaya koyuyor: Nicelik değil, lokasyon kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlik.

Victoria’s Secret’te Adore Me Alarmı: 120 Milyon Dolarlık Değer Kaybı Dikkat Çekti

Victoria’s Secret & Co.,2023 yılında 400 milyon dolara satın aldığı Adore Me yatırımıyla ilgili önemli bir finansal darbe aldı. Şirket, 2025 mali yılı sonuçlarında Adore Me’ye bağlı bazı varlıklar için 120 milyon dolarlık değer düşüklüğü (impairment) gideri yazdığını açıkladı. Bu gelişme, dijital büyüme odaklı satın almaların perakendede her zaman sürdürülebilir değer yaratmadığını bir kez daha ortaya koydu.

Şirketin faaliyet kârı yıllık bazda 39 milyon dolar gerileyerek 271 milyon dolara düşerken; bu düşüşte Adore Me kaynaklı tek seferlik zarar kalemi belirleyici oldu. İlginç olan ise aynı dönemde şirketin brüt kârının 100 milyon dolar artması ve toplam satışların %5 büyüyerek yaklaşık 6,6 milyar dolara ulaşması. Başka bir ifadeyle marka operasyonel olarak büyürken, satın alma sonrası entegrasyon ve iş modeli optimizasyonu tarafında ciddi kırılmalar yaşanıyor.

Dijital Satın Almaların Gerçek Sınavı Başladı

adore me ve victoria secret

Sorunun merkezinde ise Adore Me çatısı altındaki online stil danışmanlığı servisi DailyLook bulunuyor. Victoria’s Secret, yılın son çeyreğinde DailyLook’u bağımsız olarak stratejik incelemeye alma kararı sonrası Adore Me’nin nakit akışı projeksiyonlarını yeniden değerlendirdi. Yapılan analizlerde markanın gelecekte yaratacağı tahmini nakit akışlarının, bilanço üzerindeki taşıdığı değerin altında kaldığı görüldü.

Daha kritik detay ise şirketin bazı Adore Me varlıklarının “nominal” değere gerilediğini açıklaması oldu. Bu ifade, satın alma sırasında yaratılan büyüme beklentisinin bugün finansal olarak büyük ölçüde eridiğine işaret ediyor.

Abonelik Modelinden Sadakat Programına Geçiş

  • Intimates odaklı abonelik modelini sonlandırdı
  • Sistemi sadakat programına dönüştürdü
  • Meksika’daki dağıtım merkezini kapatma kararı aldı
  • Tüm operasyonları yeniden ABD’ye taşıdı

Bu hamleler, yalnızca maliyet optimizasyonu değil; aynı zamanda son yıllarda agresif şekilde büyüyen “subscription commerce” modelinin yeniden sorgulandığını gösteriyor.

Perakendede Yeni Dönem: Satın Alma Yetmiyor, Entegrasyon Kazandırıyor

Pandemi sonrası dönemde birçok büyük perakendeci dijitalleşme hızını artırmak için DTC, yapay zekâ, kişiselleştirme ve abonelik temelli markalara yüksek değerlemelerle yatırım yaptı. Ancak sektör artık satın alma haberlerinden çok, bu yatırımların ne kadar sürdürülebilir büyüme üretebildiğine odaklanıyor. Victoria’s Secret örneği, özellikle moda ve lifestyle perakendesinde şu kritik gerçeği yeniden gündeme taşıyor:

Bir markayı satın almak ile onu ölçeklenebilir biçimde entegre etmek artık tamamen farklı iki uzmanlık alanı. Özellikle müşteri edinme maliyetlerinin yükseldiği, sadakat dinamiklerinin değiştiği ve dijital reklam verimliliğinin düştüğü yeni dönemde; yalnızca teknoloji veya genç müşteri kitlesi satın almak yeterli olmuyor. Perakendeciler artık operasyonel uyum, veri entegrasyonu ve sürdürülebilir kârlılık tarafında daha sert sınavlardan geçiyor.

Kadın Girişimciler İyi İşler Festivali’nde Buluştu!

Boyner Grup KAGİDER işbirliğiyle perakendede kadın gücünü artırmak hedefiyle hayata geçirilen İyi İşler programı 11. eğitim  dönemini tamamladı. Boyner Grup’un 2015’te başlattığı ve KAGİDER iş birliğiyle 10 yıldır devam eden ‘İyi İşler’ programı 2026 yılının ilk mezunlarını verdi. Kadın girişimcilerin sürdürülebilir iş modelleri ile işletme kapasitelerini artırmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen ‘İyi İşler’ projesinde 32 kadın iş modellerini geliştirmek üzere eğitimlerini tamamlayarak mezun olurken, ‘İyi İşler’ projesinden mezun olan girişimcilerin sayısı  220’ye ulaştı. Mezuniyet töreni kapsamında gerçekleşen ve geleneksel hale gelen  “İyi İşler Festivali” etkinliğinde ise “İyi İşler” mezunu olan kadın girişimciler bir araya gelerek ürünlerinin tanıtım ve satışını gerçekleştirdi.

Program kapsamında 9 hafta boyunca yoğun bir eğitim sürecinden geçen girişimciler; finansal okuryazarlıktan pazarlamaya kadar 21 farklı başlıkta uzmanlardan eğitim aldılar. Bu kapsamlı müfredatla işlerini büyütme yolunda stratejik donanım kazanan kadınlar, sertifikalarını festival kapsamında teslim aldılar.

“Bugün geldiğimiz noktada, 220 kadın girişimcinin bu programdan mezun olduğunu ve kendi başarı hikâyelerini yazdığını görmek bizim için sadece bir başarı değil; aynı zamanda büyük bir sorumluluk.” diyen Boyner Grup İcra Kurulu Üyesi, Strateji ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı & Hopi CEO’su Elif Ateşok Şatıroğlu şunları söyledi: “İyi İşler Programı hiçbir zaman yalnızca bir eğitim süreci olmadı. Bu program; bilginin, deneyimin ve dayanışmanın bir araya geldiği bir gelişim yolculuğu oldu. Çünkü bu programın en güçlü yanı, birlikte öğrenen ve birlikte büyüyen kadınların oluşturduğu o eşsiz dayanışma ağı. 10 yılı aşkın bu yolculukta bizler Boyner Grup olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizlerin yanında olmaya; ürünlerinizi, hikâyelerinizi ve başarılarınızı daha geniş kitlelerle buluşturmaya devam edeceğiz. Bugün sertifikalarını alan 32 yeni mezunumuzun bu belgelerle var olan güçlerini artık daha büyük hedeflere taşıyacaklarına yürekten inanıyorum.”

Kadınların gücü, daha eşit ve güçlü bir geleceğin anahtarı

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu: “Kadınların hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü her adım, bireysel bir başarı değil; daha eşit, daha kapsayıcı ve daha güçlü bir geleceğin inşası anlamına geliyor. ‘İyi İşler’ programı da tam bu noktada, kadın girişimcilerin potansiyelini açığa çıkaran ve onları sürdürülebilir başarıya taşıyan çok değerli bir yolculuk sunuyor. Bugün mezun olan 32 kadın girişimcimizin her biri; cesaretleri, emekleri ve kararlılıklarıyla kendi işlerini büyütmekle kalmayacak, başka kadınlara da ilham verecek. 11 yılda 220 kadın girişimciye ulaşmış olmak, bu yolculuğun ne kadar güçlü ve anlamlı bir etki yarattığının en somut göstergesi. İyi İşler Festivali ise bu dayanışmayı görünür kılan, kadınların birbirinden güç aldığı çok özel bir buluşma noktası. KAGİDER olarak, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü, daha görünür ve daha sürdürülebilir şekilde var olmaları için çalışmaya ve bu etkiyi birlikte büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

Perakende Medya, Markaların Yeni Büyüme Motoruna Dönüşüyor

0

Perakende Medya Zirvesi 2026, Türkiye’de perakende medya ekosisteminin en kapsamlı buluşmalarından birine sahne oldu.

Bi’Sektör tarafından bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilen Perakende Medya Zirvesi, DasDas Ataşehir’de perakendecileri, markaları, ajansları, teknoloji şirketlerini ve global reklam platformlarını aynı sahnede buluşturdu. Zirve, perakende medyanın artık yalnızca büyüyen bir reklam alanı değil, doğrudan iş sonuçları üreten stratejik bir büyüme modeli haline geldiğini ortaya koydu.

perakende medya, markaların yeni büyüme motoruna dönüşüyor

“IMPACT” temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte; verinin gerçek iş sonuçlarına dönüşmesinden satın alma anındaki medya etkisine, fiziksel ve dijital temas noktalarının birleşiminden yeni nesil reklam teknolojilerine kadar perakende medyanın geleceğini şekillendiren başlıklar gün boyunca ele alındı.

Zirvede öne çıkan ortak mesaj ise netti: Perakende medya artık yalnızca erişim değil; etki, ölçümleme ve karar anı odaklı yeni bir medya ekonomisi yaratıyor.

Adform’un Connected TV çözümleriyle ekranlar arası ölçümleme yaklaşımı ve Octopus’un fiziksel mağazaları dijital dünya gibi ölçülebilir hale getiren teknolojisi, perakende medyanın yalnızca görünürlük değil, doğrudan satış etkisi yaratan bir yapıya dönüştüğünü ortaya koydu.

Perakendeci tarafında ise A101’in MEDYA101 yapılanması, Yemeksepeti’nin uygulama içi medya çözümleri ve Hepsiburada’nın HepsiAd yaklaşımı; perakende oyuncularının artık yalnızca ürün satan değil, aynı zamanda kendi medya envanterini yöneten yapılara dönüştüğünü gösterdi.

Amazon Ads’in global veri ekosistemi ve çoklu reklam çözümleriyle sunduğu ölçeklenebilir model dikkat çekerken; Unilever, Philips, Evyap ve PepsiCo gibi markalarla paylaşılan örnekler, veri entegrasyonunun doğrudan satış performansına etkisini ortaya koydu.

bisektor 3

GoWit moderasyonunda gerçekleşen panellerde Teknosa, CarrefourSA, Koçtaş ve Beymen gibi markalar; perakende medyanın yeni nesil gelir modeli potansiyelini ve birinci parti verinin stratejik önemini farklı perspektiflerden değerlendirdi.

Hopi’nin veri odaklı pazarlama yaklaşımı, Qumpara’nın offline ROI ölçümleme modeli ve Awarion’un programatik dijital açıkhava çözümleri ise perakende medyanın artık mağaza içi ekranlardan mobil uygulamalara, şehir ekranlarından alışveriş ve eğlence merkezlerine kadar uzanan çok kanallı bir yapıya dönüştüğünü gösterdi.

IAB Türkiye’nin standartlaşma ve ölçümleme vurgusu da sektörün önümüzdeki dönemde daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve sürdürülebilir bir yapıya evrileceğine işaret etti.

Perakende Medya Zirvesi 2026 boyunca ortaya çıkan ortak tablo ise sektör adına önemli bir dönüşümü işaret etti:

Perakende medya artık bir iletişim kanalı değil; markaların tüketiciyle karar anında buluştuğu, ölçülebilir ve doğrudan iş sonucu üreten yeni nesil bir büyüme motoru.

Ray-Ban’ın New York’taki İlk Deneyimsel Konsept Mağazasına Bakış

Ray-Ban, New York Soho’da açtığı ilk deneyim odaklı konsept mağazası “Ray-Ban House” ile fiziksel perakendede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Marka, yeni alanını yalnızca ürün satılan bir mağaza olarak değil; kültür, topluluk ve deneyim ekseninde kurgulanan çok katmanlı bir yaşam alanı olarak konumlandırıyor. Bu hamle, özellikle moda ve lifestyle markalarının fiziksel mağazaları yeniden tanımladığı dönemde dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. Çünkü artık mağazaların temel amacı yalnızca satış yapmak değil; markayla bağ kurdurmak.

Mağaza Değil, “Neighborhood Hub”

rayban10

Ray-Ban House’un en dikkat çekici tarafı, klasik flagship mantığından uzaklaşması. Marka, bu alanı bir alışveriş noktası olmanın ötesinde “mahalle buluşma noktası” olarak tasarlıyor. Soho’nun yaratıcı kültüründen ilham alan mağaza; ürün keşfi, etkinlikler, iş birlikleri ve topluluk deneyimlerini aynı çatı altında topluyor. Böylece fiziksel alan, tüketicinin yalnızca alışveriş yaptığı değil, zaman geçirdiği ve sosyal bağ kurduğu bir merkeze dönüşüyor. Perakendede önemli bir dönüşümü işaret ediyor: Foot traffic artık kampanyayla değil, kültürel çekim gücüyle yaratılıyor.

Deneyimsel Perakende: Satıştan Çok Etkileşim

Ray-Ban’in mağaza açılışını Met Gala after party’siyle gerçekleştirmesi ve etkinlikte JENNIE ile Oscar and the Wolf gibi isimlere yer vermesi, markanın mağazayı nasıl konumlandırdığını net şekilde gösteriyor. Burada mağaza, ürün vitrini olmaktan çok kültürel bir sahneye dönüşüyor. Moda, müzik ve lokal topluluk dinamikleri aynı deneyim içinde birleşiyor.

Fiziksel Perakendenin Yeni Rolü: Topluluk İnşa Etmek

raybann

Ray-Ban House’un stratejisi, fiziksel mağazaların geleceğine dair daha büyük bir dönüşümün parçası. Dijitalleşmenin hızlandığı dönemde markalar artık mağazaları işlem noktası değil, topluluk oluşturma aracı olarak görüyor. Etkinlikler, iş birlikleri, içerik üretimi ve sosyal deneyimler; fiziksel mağazaların temel fonksiyonlarından biri haline geliyor. Bu nedenle yeni nesil mağaza modeli şu soruya odaklanıyor: “Tüketici neden buraya gelmek istesin?”

Soho Etkisi: Lokasyon Artık Marka Hikâyesinin Parçası

Ray-Ban’in Soho tercihi de stratejik bir anlam taşıyor. Çünkü bu bölge yalnızca yüksek trafik sunan bir alışveriş noktası değil; aynı zamanda yaratıcı kültür ve şehir kimliğiyle özdeşleşmiş bir lokasyon. Mağazanın yalnızca fiziksel konum değil, marka anlatısının bir uzantısı haline geldiğini gösteriyor.

Perakendede Yeni Denklem: Ürün + Kültür + Topluluk

rayban9

Ray-Ban House, deneyimsel perakendenin geldiği yeni noktayı özetleyen güçlü örneklerden biri. Artık fiziksel mağazalar yalnızca ürün sergileyen alanlar değil; kültür üreten, topluluk oluşturan ve markayı yaşatan deneyim merkezleri haline geliyor. Bu dönüşüm, özellikle moda ve lifestyle markaları için geleceğin rekabet alanını da netleştiriyor: Daha fazla mağaza açmak değil, daha güçlü deneyim alanları yaratmak.