Ana Sayfa Blog Sayfa 4

MediaMarkt Yeni Hedefini Açıkladı: Avrupa’nın En Güvenilir Teknoloji Platformu Olmak

Avrupa’nın en büyük elektronik perakendecilerinden MediaMarktSaturn, büyüme stratejisinde yeni bir döneme giriyor. Şirket, kendisini yalnızca teknoloji ürünleri satan bir perakendeci olarak değil, “Avrupa’nın en güvenilir teknoloji platformu” olarak konumlandırmayı hedeflediğini açıkladı. Yeni strateji, tüketici güvenini şirketin büyümesinin merkezine yerleştirirken, fiziksel mağazalar, dijital kanallar ve hizmetleri tek bir ekosistemde birleştirmeyi amaçlıyor.

Bu dönüşüm, MediaMarkt’ın ana şirketi Ceconomy’nin Çinli e-ticaret devi JD.com tarafından satın alınma sürecinin devam ettiği bir dönemde geliyor. Şirket, onay sürecinin 2026’nın ikinci yarısında tamamlanmasını beklerken, yeni dönemde güven, hizmet kalitesi ve müşteri deneyimini en önemli rekabet unsurları olarak öne çıkarıyor. Aynı kapsamda Saturn markası da yeniden konumlandırılarak ileri teknoloji ürünlerine odaklanan özel bir alt marka haline getirilecek ve MediaMarkt mağazaları içerisinde özel alanlarla tüketicilerle buluşacak.

Elektronik Perakendesinde Rekabet Artık Fiyatın Ötesine Geçiyor

alisveris elektronik

Tüketici elektroniği perakendesi uzun yıllar boyunca fiyat odaklı rekabetle şekillendi. Ancak ürünlerin kolay karşılaştırılabildiği ve e-ticaretin olgunlaştığı günümüzde, fiyat avantajı tek başına sürdürülebilir büyüme sağlamıyor. MediaMarkt’ın yeni stratejisi de bu değişime işaret ediyor. Şirket, güvenilir ürün bilgisi, satış sonrası hizmetler, teknik destek, mağaza deneyimi ve dijital hizmetleri tek bir platform anlayışıyla sunarak müşteriyi daha uzun süre ekosisteminde tutmayı hedefliyor.

Bu yaklaşım, elektronik perakendesinde mağazaların rolünün de yeniden tanımlandığını gösteriyor. Fiziksel mağazalar artık yalnızca satış noktası değil; danışmanlık, servis, teknik destek ve deneyim merkezi olarak konumlanıyor. Özellikle yüksek fiyatlı teknoloji ürünlerinde tüketicilerin güven beklentisinin artması, bu modeli daha da önemli hale getiriyor.

Platformlaşma Perakendede Yeni Rekabet Alanı Oluyor

MediaMarkt’ın “güvenilir teknoloji platformu” vizyonu, son dönemde birçok küresel perakendecide görülen platformlaşma eğiliminin elektronik sektöründeki yansıması olarak değerlendiriliyor. Perakendeciler artık yalnızca ürün satan şirketler değil; finansman, servis, üyelik programları, reklam teknolojileri ve dijital hizmetleri tek çatı altında sunan ekosistemler oluşturmaya çalışıyor.

Türkiye pazarı açısından bakıldığında da bu yaklaşım dikkat çekici sinyaller veriyor. Elektronik perakendesinde rekabet yalnızca kampanyalar ve fiyat indirimleri üzerinden değil, satış sonrası hizmet kalitesi, dijital entegrasyon, güvenilir alışveriş deneyimi ve müşteri sadakati üzerinden şekillenmeye başlıyor. Bu da teknoloji perakendecilerinin önümüzdeki dönemde hizmet odaklı yatırımlarını artırabileceğine işaret ediyor.

MediaMarkt’ın açıkladığı yeni vizyon, perakendede büyümenin artık yalnızca mağaza sayısını artırmakla değil, tüketicinin güven duyduğu bütünleşik bir ekosistem oluşturabilmekle mümkün olduğunu gösteriyor. Özellikle teknoloji perakendesinde güven, ürün kadar önemli bir rekabet unsuru haline geliyor.

Uniqlo’nun Büyümesi Hız Kesmiyor: Fast Retailing Rekor Kâr Beklentisini Yükseltti

Japon perakende devi Fast Retailing, üçüncü çeyrek finansal sonuçlarının beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından 2026 mali yılı kâr beklentisini yukarı yönlü revize etti. Uniqlo’nun da sahibi olan grup, üçüncü çeyrekte faaliyet kârını geçen yılın aynı dönemine göre %45,7 artırarak 213,8 milyar yen seviyesine taşıdı. Güçlü performansın ardından şirket, yıl sonu faaliyet kârı beklentisini 700 milyar yenden 730 milyar yene yükseltti.

Fast Retailing böylece üst üste beşinci kez rekor yıllık kâra ulaşmaya hazırlanıyor. Grup, Japonya’da turizm kaynaklı güçlü talep, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki mağaza yatırımları ile uluslararası operasyonlardaki büyümenin finansal sonuçları desteklediğini açıkladı. Uniqlo bugün dünya genelinde 2.500’ün üzerinde mağazaya ulaşırken, büyüme stratejisinde Batı pazarlarının ağırlığı giderek artıyor.

Çin’e Bağımlılığı Azaltan Küresel Büyüme Stratejisi

Fast Retailing uzun yıllardır en büyük yurt dışı pazarı olan Çin’de faaliyetlerini sürdürse de, zayıflayan tüketici güveni nedeniyle bu pazarda daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor. Şirket son dönemde bazı mağazalarını kapatırken operasyonlarını yeniden yapılandırıyor. Buna karşılık Avrupa ve Kuzey Amerika’da mağaza yatırımlarını hızlandırarak büyümesini daha dengeli bir coğrafi yapıya taşımayı hedefliyor.

İngiltere bu stratejinin önemli merkezlerinden biri haline geliyor. Uniqlo, 2026 yılında Cambridge ve Manchester Trafford Centre’da yeni mağazalar açmaya hazırlanırken, 2027’de Leeds yatırımıyla büyümesini sürdürecek. Marka ayrıca Londra dışındaki şehirlerde daha büyük ve daha görünür mağaza formatlarına yatırım yaparak bilinirliğini artırmayı amaçlıyor.

Küresel Moda Perakendesinde Yeni Denge Kuruluyor

Şirketin büyüme performansına rağmen küresel moda perakendesi önemli operasyonel risklerle karşı karşıya bulunuyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler hava kargo maliyetlerini artırırken, yükselen petrol fiyatları sentetik elyaf maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor. Öte yandan Avrupa ve Kuzey Amerika’da daha sık görülen aşırı sıcak hava dalgaları da sezonluk ürün planlamasını zorlaştırıyor ve tüketici talebinin takvimini değiştiriyor.

Buna rağmen Fast Retailing, özellikle temel giyim ürünleri ve yıl boyu satılabilen koleksiyonlara odaklanan ürün stratejisiyle büyümesini koruyor. Şirket daha önce yılın ilk yarısında uluslararası operasyonlarında gelirini %22,4, faaliyet kârını ise %37,4 artırdığını açıklamıştı.

Fast Retailing’in sonuçları, küresel moda perakendesinde büyümenin yalnızca mağaza sayısını artırmakla değil, coğrafi riskleri dengeleyen bir yayılım stratejisiyle sürdürülebileceğini gösteriyor. Çin’deki yavaşlamaya rağmen Avrupa ve Kuzey Amerika yatırımlarını hızlandıran Uniqlo, büyümesini tek bir pazara bağlı kalmadan çeşitlendiren küresel perakende modelinin öne çıkan örneklerinden biri haline geliyor.

Kivo Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları (Maptriks Tarafından Desteklenmektedir) [6 – 10 Temmuz]

kivo banner

Perakendenin yaz yoğunlukları devam ediyor. Özellikle sezon hazırlıkları ve son çeyrek yatırımları tarafındaki planlamalar sektör profesyonelleri tarafında hızlandı. Yaz dönemi ve akabinde başlayan alışveriş dönemleri ile birlikte, ciro beklentilerinin yüksek olduğu aralıklara geçiş yapıyoruz.

Mağaza yatırımları tarafında da ivme benzer şekilde ilerliyor. Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni sayısı ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları

Liu Jo – Mersin Marina

liujo magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 11

Liu Jo, Mersin Marina mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Mersin’deki ilk mağazası oldu.

Faik Sönmez – Carousel AVM

faiksonmez magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 12

Faik Sönmez, Carousel AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, yeni konseptiyle hizmete açıldı.

Bella Maison – ÖzdilekPark Antalya

bella maison magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 13

Bella Maison, ÖzdilekPark Antalya mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

MediaMarkt – Mersin

mediamarkt magaza10
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 14

MediaMarkt, Mersin mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Huawei – Marmara Forum AVM

huawei magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 15

Huawei, Marmara Forum AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki ilk deneyim mağazası oldu.

Kayra – Prime Mall AVM

kayra magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 16

Kayra, Prime Mall AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Gaziantep’teki 2. mağazasını oluşturuyor.

Pandora – Fenix Center AVM

pandora magaza10
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 17

Pandora, Fenix Center AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 88. mağazasını oluşturuyor.

OXXO – Kıbrıs

oxxo magaza
kivo katkılarıyla haftanın mağaza açılışları (maptriks tarafından desteklenmektedir) [6 – 10 temmuz] 18

OXXO, Kıbrıs mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Kıbrıs’taki 3. mağazasını oluşturuyor.

Decathlon, İspanya’daki Intersport Mağazalarını Devralmaya Hazırlanıyor

Decathlon, iflas sürecindeki Intersport İspanya’ya ait 18 mağazayı satın alma sürecinde önemli bir aşamayı geride bıraktı. İspanya Rekabet Kurumu (CNMC), işleme şartlı onay verirken, özellikle Tenerife bölgesindeki rekabet dengesi nedeniyle ek yükümlülükler getirdi. Nihai karar ise İspanya Ekonomi Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu’nun değerlendirmesinin ardından netleşecek.  

Satın alma süreci ilk kez 2025 yılının sonunda gündeme gelmişti. İflas eden Intersport İspanya’nın belirli mağaza varlıklarını bünyesine katmak isteyen Decathlon’un planı, özellikle Tenerife’de oluşabilecek yüksek pazar yoğunlaşması nedeniyle rekabet otoriteleri tarafından detaylı incelemeye alınmıştı. Yapılan değerlendirmelerin ardından işlemin ilerlemesine izin verildi ancak Decathlon’un bölgede rekabeti koruyacak bazı şartları yerine getirmesi istendi.  

Spor Perakendesinde Konsolidasyon Hızlanıyor

decathlon, i̇spanya’daki intersport mağazalarını devralmaya hazırlanıyor

Bu satın alma girişimi, yalnızca Decathlon’un mağaza ağını büyütme hamlesi olarak değerlendirilmemeli. Son yıllarda spor perakendesi de tıpkı moda ve gıda perakendesinde olduğu gibi konsolidasyon sürecinden geçiyor. Artan operasyon maliyetleri, e-ticaret yatırımları ve değişen tüketici beklentileri, şirketleri organik büyümenin yanı sıra satın almalar yoluyla ölçek kazanmaya yönlendiriyor.

İntersport İspanya’nın mali sıkıntılar nedeniyle tasfiye sürecine girmesi de bu dönüşümün önemli örneklerinden biri oldu. Decathlon ise bu süreçte tüm şirketi satın almak yerine, stratejik gördüğü mağaza varlıklarına odaklanmayı tercih etti. Böylece mevcut lokasyonlara daha hızlı erişim sağlamayı ve pazardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.  

Rekabet Kurulları Artık Daha Belirleyici

Süreçte dikkat çeken bir diğer unsur ise rekabet otoritelerinin yaklaşımı oldu. CNMC, özellikle Tenerife’de Decathlon’un çok güçlü bir pazar konumuna ulaşabileceğini değerlendirerek işlemi doğrudan onaylamak yerine çeşitli koşullar getirdi. Kurum, üçüncü oyuncuların pazara girişini kolaylaştıracak tedbirler talep ederken, özellikle alışveriş merkezlerindeki mağaza erişiminin korunmasına odaklandı.  

Bu yaklaşım, perakende sektöründeki satın almaların artık yalnızca finansal büyüklük üzerinden değil; tüketiciye sunulan ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi ve rekabet dengesi açısından da değerlendirildiğini gösteriyor.

Perakendede büyüme artık yalnızca daha fazla mağaza satın almakla değil, bu büyümenin rekabet ortamını nasıl etkilediğiyle de şekilleniyor.

Decathlon’un İspanya’daki bu hamlesi de, spor perakendesinde ölçek büyümesinin devam ettiğini gösterirken, aynı zamanda rekabet otoritelerinin bu sürecin en önemli belirleyicilerinden biri haline geldiğini ortaya koyuyor.

Perakendede Yeni Büyüme Alanı: Engelli Tüketiciler Markalar İçin Neden Stratejik Hale Geliyor?

Perakendede erişilebilirlik uzun yıllar boyunca daha çok sosyal sorumluluk ve yasal uyum çerçevesinde ele alındı. Ancak Disability:IN ve American Institutes for Research (AIR) tarafından yayımlanan yeni araştırma, engelli tüketicilerin yalnızca kapsayıcılık açısından değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik potansiyel sunduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre ABD’deki engelli tüketici pazarı bugün 675 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, bu rakam 2018’de ölçülen 490 milyar dolarlık seviyeye göre dikkat çekici bir büyümeye işaret ediyor.

Rapor, engelli bireylerin iş gücüne katılımındaki artışın satın alma gücünü de yukarı taşıdığına dikkat çekiyor. Ortalama yıllık harcanabilir gelir 40 bin dolar seviyesinde bulunurken, engelli bireylerin toplam yıllık isteğe bağlı harcama potansiyeli 107 milyar dolara ulaşıyor. Araştırmacılar, bu büyüklüğe rağmen birçok markanın ürün geliştirme, mağaza deneyimi ve dijital hizmetler konusunda engelli tüketicileri hâlâ yeterince odağına almadığını belirtiyor.

Erişilebilirlik Rekabet Avantajına Dönüşüyor

Araştırmanın öne çıkardığı en önemli noktalardan biri, erişilebilirlik için geliştirilen birçok ürünün zamanla çok daha geniş tüketici kitleleri tarafından benimsenmesi oldu. Sesli kitaplar, elektrikli diş fırçaları, televizyon altyazıları ve sesli komut teknolojileri bunun en bilinen örnekleri arasında yer alıyor. Başlangıçta belirli bir ihtiyaca yönelik geliştirilen bu çözümler, zaman içinde günlük yaşamın standart parçalarına dönüşerek daha geniş pazarlarda değer yaratmayı başardı.

Rapora göre benzer yaklaşım bugün perakende için de önemli fırsatlar sunuyor. Fiziksel mağazalarda daha erişilebilir tasarımlar, dijital kanallarda kapsayıcı kullanıcı deneyimleri ve herkes tarafından rahat kullanılabilecek ürünler geliştirmek yalnızca engelli bireyleri değil, yaşlanan nüfus, çocuklu aileler ve kullanım kolaylığı arayan tüketicileri de kapsayan daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşılmasını sağlayabiliyor.

Kapsayıcı Tasarım Yeni Nesil Perakendenin Parçası Olabilir

2022 perakende

Araştırmacılar, markaların engelli tüketicilere yönelik çözümleri niş projeler olarak görmek yerine, ana ürün geliştirme ve müşteri deneyimi stratejisinin bir parçası haline getirmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım yalnızca müşteri memnuniyetini artırmakla kalmıyor; marka algısını güçlendirirken yeni gelir alanları da oluşturabiliyor.

Özellikle dijital perakendenin büyüdüğü bir dönemde erişilebilir e-ticaret altyapıları, kolay kullanılabilen mobil uygulamalar ve kapsayıcı mağaza deneyimleri markaların rekabet gücünü doğrudan etkileyen unsurlar arasında öne çıkıyor. Araştırma, erişilebilirliğin artık yalnızca uyum gerekliliği değil, ticari büyümeyi destekleyen stratejik bir yatırım alanı haline geldiğini gösteriyor.

Perakendede rekabet giderek daha fazla müşteri deneyimi üzerinden şekillenirken, erişilebilirlik de bu deneyimin temel bileşenlerinden biri olmaya aday görünüyor. Engelli tüketicilere yönelik geliştirilen çözümler yalnızca belirli bir müşteri grubuna değil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir perakende modeline kapı aralayabilir.

Trendyol 2025 Sosyoekonomik Etki Raporu Yayımlandı

E-ticaret platformları artık yalnızca satış yapılan dijital kanallar değil, üretimden lojistiğe, ihracattan istihdama kadar uzanan geniş bir ekonomik ekosistemin merkezinde yer alıyor. Trendyol’un KPMG Türkiye danışmanlığında hazırlanan 2025 Sosyoekonomik Etki Raporu, platform ekonomisinin Türkiye’ye sağladığı ekonomik katkıyı somut verilerle ortaya koydu.

Rapora göre Trendyol’un gerçekleştirdiği her 1 TL’lik ekonomik faaliyet, Türkiye ekonomisinde 6,94 TL’lik toplam ekonomik etki oluşturuyor. Platform, 2025 yılında 40 milyondan fazla müşteriye hizmet verirken, 1 milyarın üzerinde ürün satışı gerçekleştirdi. Günlük aktif kullanıcı sayısı 20 milyonu aşarken, 250 binden fazla iş ortağı platform üzerinden faaliyet gösterdi.

Bu ekonomik etkinin yalnızca e-ticaret satışlarından ibaret olmadığı belirtiliyor. Trendyol; üretim, imalat, lojistik, taşımacılık, teknoloji, finansal hizmetler ve depo operasyonlarını kapsayan geniş bir değer zinciri oluşturarak birçok sektörde istihdam ve gelir yaratıyor. Toplam ekonomik etkinin sektörlere dağılımında perakende ticaret %11 ile ilk sırada yer alırken, tekstil ve giyim sektörü %6 payla ikinci sırada bulunuyor.

Platformun istihdam etkisinde ise perakende ticaretin ardından gıda ve içecek, kara taşımacılığı ve tarım sektörleri öne çıkıyor. Satıcı dağılımı incelendiğinde Marmara Bölgesi %50, İç Anadolu %15, Ege Bölgesi ise %13 pay alırken, veriler e-ticaret faaliyetlerinin yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmadığını gösteriyor.

Trendyol, KOBİ’lerin Küresel Pazarlara Açılmasını Destekleyen Yatırımlarını da Sürdürüyor

erdem inan bi sektor

Yapay zekâ destekli büyük dil modeli (LLM) sayesinde satıcılar ürün açıklamalarını onlarca farklı dilde oluşturabiliyor, uluslararası müşterilerden gelen sorular ise anlık olarak çevrilebiliyor. Platform ayrıca 2024, 2025 ve 2026 yıllarında üst üste üç kez TİM tarafından “E-İhracat Şampiyonu” seçildi.

Rapor, sosyal etki tarafında da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Trendyol üzerinden aktif satış yapan 50 binden fazla kadın girişimci dijital ekonomiye katılırken, Dolap platformu aracılığıyla 250 binden fazla kadın ek gelir elde etti. Şirket ayrıca Yarının Köyleri, Dijital Usta, Sepette İyilik Hareketi ve Trendyol Sanat gibi projelerle dijital dönüşüm ve sosyal kalkınmayı desteklemeye devam ediyor.

Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, platformun oluşturduğu ekonomik etkinin yalnızca dijital ticaretle sınırlı olmadığını belirterek, üretimden lojistiğe kadar birçok sektörde katma değer oluşturduklarını ve Anadolu’daki üreticilerin küresel pazarlara erişimini kolaylaştırdıklarını ifade etti.

Platform ekonomisinin yeni rekabet alanı artık yalnızca işlem hacmi değil, oluşturduğu ekonomik ekosistemin büyüklüğü. Trendyol’un paylaştığı veriler, e-ticaret platformlarının perakendenin ötesinde üretim, ihracat ve istihdamı da şekillendiren stratejik oyunculara dönüştüğünü gösteriyor.

Yapay Zekâ Yatırımları Enflasyon Baskısına Karşı Küresel Ekonomiyi Destekliyor

Visa Business and Economic Insights tarafından yayımlanan 2026 yıl ortası Küresel Ekonomik Görünüm raporu, yapay zekâ ve dijital altyapı yatırımlarının küresel büyümenin en önemli itici gücü haline geldiğini ortaya koydu. Rapora göre 2026 yılında küresel ekonominin %2,4 büyümesi beklenirken, bu performansın arkasında şirketlerin yapay zekâ, temiz enerji ve tedarik zinciri yatırımlarında son 15 yılın en güçlü yatırım döngüsünü başlatması yer alıyor.

Visa ekonomistleri, şirketlerin yapay zekâ yatırımlarını hızla artırmasına rağmen verimlilik kazanımlarının henüz finansal sonuçlara tam olarak yansımadığını belirtiyor. Bunun temel nedeni ise işletmelerin hâlâ altyapı kurma, süreçlerini yeniden tasarlama ve çalışanlarını yeni teknolojilere adapte etme aşamasında olması. Rapora göre yapay zekânın gerçek verimlilik etkisinin, yazılım ve dijital dönüşüm yatırımlarının olgunlaşmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.

Dijital Ticaret Perakendecilerin Fiyatlama Gücünü Azaltıyor

dtc perakende

Raporda perakende sektörü açısından dikkat çeken bir diğer gelişme ise dijital ticaretin küçük şehirlerde de hızla yaygınlaşması oldu. Visa’nın yaklaşık 600 şehirde gerçekleştirdiği analiz, çevrim içi alışverişin büyük metropollerin dışına taşındığını ve tüketicilerin fiyat karşılaştırmasını her zamankinden daha kolay yapabildiğini gösteriyor.

Bu dönüşüm, müşteri sadakatini zayıflatırken perakendecilerin fiyat artırma gücünü de sınırlandırıyor. Tüketicilerin farklı platformları kolayca karşılaştırabilmesi nedeniyle markalar artık yalnızca fiyatla rekabet edemiyor. Bunun yerine sadakat programları, kişiselleştirilmiş teklifler, perakende medya yatırımları ve veri odaklı müşteri deneyimi rekabetin temel unsurları haline geliyor.

Rapor ayrıca enerji maliyetlerindeki artışa rağmen tüketici harcamalarının güçlü kalmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Visa’ya göre tüketiciler harcamalarını tamamen kısmak yerine bütçelerini yeniden şekillendiriyor ve daha bilinçli alışveriş davranışı sergiliyor.

Perakendede yeni rekabet yalnızca yapay zekâya yatırım yapmakla sınırlı değil. Yapay zekâyı operasyonlarına entegre ederken dijital müşteri deneyimini güçlendiren, fiyat rekabetinin ötesinde değer sunabilen perakendeciler önümüzdeki dönemin kazananları olmaya aday görünüyor.

Inditex Mağazalarında Satışların Neredeyse Tamamı Self-Checkout’tan Geçiyor

Perakende sektöründe kasasız mağaza ve self checkout yatırımları hız kazanırken, Inditex bu dönüşümde yeni bir eşiğe ulaştı. Şirket CEO’su Óscar García Maceiras, Zara, Massimo Dutti, Bershka ve grubun diğer markalarındaki birçok mağazada satışların artık neredeyse tamamının self checkout kasaları üzerinden gerçekleştirildiğini açıkladı. Teknolojiyi mağaza stratejisinin merkezine yerleştiren şirket, önümüzdeki dönemde yapay zekâ, mağaza teknolojileri ve lojistik otomasyon yatırımlarını artırmayı planlıyor.

Inditex, son yıllarda RFID teknolojisi, mobil ödeme, mağaza içi stok görünürlüğü ve dijital müşteri deneyimine yaptığı yatırımları self checkout sistemleriyle birleştirerek fiziksel mağazalarını yeniden tasarlıyor. Şirketin hedefi yalnızca ödeme sürecini hızlandırmak değil; çalışanların kasa işlemleri yerine müşteri deneyimi, ürün danışmanlığı ve mağaza operasyonlarına daha fazla zaman ayırmasını sağlamak.

Fiziksel Mağazalar Teknolojiyle Yeniden Tanımlanıyor

inditex 2

Self checkout uygulamaları artık yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir çözüm olmaktan çıkıyor. Moda perakendecileri için bu sistemler, mağaza içi deneyimi hızlandıran, kuyrukları azaltan ve dijital ile fiziksel alışverişi daha entegre hale getiren önemli bir dönüşüm aracı haline geliyor.

Inditex’in bu yatırımı, fiziksel mağazaların geleceğinin daha az personel anlamına gelmediğini; çalışanların rolünün kasadan müşteri deneyimine doğru evrildiğini de gösteriyor. Yapay zekâ destekli mağaza yönetimi, akıllı stok sistemleri ve self servis teknolojileri birlikte çalışarak mağazaların operasyonel yapısını yeniden şekillendiriyor.

Perakendede teknoloji artık yalnızca e-ticareti değil, fiziksel mağazaların çalışma modelini de değiştiriyor. Rekabet avantajı, en fazla mağazaya sahip olmaktan çok, mağazaları en verimli ve en akıllı şekilde yönetebilen perakendecilerde oluşuyor.

Levi’s Beklentileri Aştı, Büyüme Tahminini Yükseltti

Levi Strauss, 2026 mali yılının ikinci çeyreğinde hem gelir hem de kârlılıkta piyasa beklentilerinin üzerine çıkarak yıl sonu hedeflerini yukarı yönlü revize etti. Şirket, güçlü talep ve artan satış performansının etkisiyle hem gelir büyüme beklentisini hem de hisse başına kâr tahminini yükseltirken, temettü ödemesinde de artışa gitti.

Şirketin ikinci çeyrek geliri geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %8 artışla 1,56 milyar dolara ulaştı. Düzeltilmiş hisse başına kâr ise 28 cent olarak gerçekleşerek analist beklentisi olan 24 centin üzerine çıktı. Levi’s, yıl sonu satış büyüme beklentisini %5,5-6,5 aralığından %7-7,5 seviyesine yükseltirken, hisse başına kâr beklentisini de artırdı. Şirkete göre beklenen büyümenin yaklaşık yarısı fiyat artışlarından, diğer yarısı ise satılan ürün adedindeki artıştan kaynaklanacak.

Büyümenin Kaynağı Fiyat Artışı Değil, Güçlü Talep

levis

Levi’s CEO’su Michelle Gass, tüketicilerin ekonomik belirsizliklere rağmen markaya olan talebini koruduğunu belirterek büyümenin yalnızca fiyat artışlarından kaynaklanmadığını vurguladı. Şirket, ana Levi’s koleksiyonunun yanı sıra Signature serisi ve premium segmentte konumlanan Blue Tab koleksiyonunda da güçlü performans elde ettiğini açıkladı.

Levi’s’in açıkladığı sonuçlar, küresel moda perakendesinde tüketici harcamalarındaki yavaşlamaya rağmen güçlü marka algısına sahip şirketlerin büyümeyi sürdürebildiğini gösteriyor. Özellikle fiyat artışının yanında hacim bazlı satışların da yükselmesi, talebin yalnızca enflasyon kaynaklı olmadığını ortaya koyuyor.

Moda perakendesinde büyümenin yeni göstergesi artık sadece daha yüksek fiyatlar değil. Güçlü marka değeriyle daha fazla ürün satabilen şirketler, belirsiz ekonomik ortamda rekabette önemli avantaj elde ediyor.

Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 Teması: “New Codes.”

Alışveriş alışkanlıklarının, tüketici beklentilerinin ve fiziksel mağazaların rolünün yeniden şekillendiği bir dönemde Perakende Alışveriş Zirvesi, bu yıl 22 Ekim 2026 tarihinde Fişekhanede sektörle buluşuyor.  

Markalardan AVM yatırımcılarına, perakende teknoloji sağlayıcılarından sektör profesyonellerine kadar alışveriş ekosisteminin farklı paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan zirve, perakendenin değişen yapısını sahadan gelen veriler, uygulamalar ve yeni iş modelleri üzerinden ele almaya hazırlanıyor.

Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 Teması: “New Codes.”

Bu yıl zirvenin teması, alışveriş dünyasını yeniden şekillendiren davranışları, beklentileri ve iş yapış biçimlerini odağına alan New Codes. olarak belirlendi.

Tüketicinin markalarla kurduğu ilişki değişirken, alışveriş kararlarını belirleyen kodlar da yeniden yazılıyor. Fiyat, ürün ve lokasyon hâlâ önemini koruyor; ancak deneyim, kolaylık, hız, güven, kişiselleştirme ve markanın sunduğu bütünsel dünya artık tercihlerin daha güçlü parçaları haline geliyor.

New Codes., perakendenin yalnızca teknolojiyle değil; tüketicinin değişen öncelikleri, mağazaların kazandığı yeni roller ve alışveriş deneyiminin farklı temas noktalarına yayılmasıyla yeniden şekillenmesini ifade ediyor.

Bugün mağaza yalnızca ürünün sergilendiği ve satışın tamamlandığı bir alan değil. Marka deneyiminin kurulduğu, tüketiciyle bağ geliştirildiği ve fiziksel dünyanın dijital olanaklarla yeniden yorumlandığı stratejik bir temas noktasına dönüşüyor.

AVM’lerin çekim gücünden mağaza ziyaret motivasyonlarına, fiyat-değer-deneyim dengesinden sadakat modellerine kadar sektörün yerleşik kabulleri de bu değişimle birlikte yeniden değerlendiriliyor.

Perakendenin Yeni Kodları Sahneye Çıkıyor

Perakende Alışveriş Zirvesi 2026 kapsamında; yeni nesil alışveriş davranışları, deneyim odaklı mağazacılık, fiziksel alanların dönüşümü, AVM’lerin değişen rolü, operasyonel verimlilik, teknoloji kullanımı ve yeni büyüme modelleri farklı perspektiflerden ele alınacak.  

Zirvede yalnızca geleceğe ilişkin öngörüler değil; tüketicinin bugünkü beklentilerini anlamaya yardımcı olan veriler, sektörde karşılık bulan uygulamalar ve markaların yeni döneme nasıl hazırlandığını gösteren gerçek örnekler konuşulacak.

New Codes., perakendenin yeni kurallarını tek bir başlık altında tanımlamak yerine, değişimi oluşturan farklı kodları birlikte okumaya odaklanıyor.

Çünkü alışverişin yeni döneminde başarı, yalnızca doğru ürünü doğru noktada sunmakla değil; tüketicinin değişen karar mekanizmalarını anlamak ve tüm deneyimi bu beklentiler doğrultusunda yeniden tasarlamakla mümkün hale geliyor.

Kayıtlar Devam Ediyor

22 Ekim 2026 tarihinde Fişekhane’de gerçekleştirilecek Perakende Alışveriş Zirvesi için kayıtlar devam ediyor.

Detaylı bilgi almak ve kayıt oluşturmak için Perakende Alışveriş Zirvesi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.  

Bi’Sektör’ün tüm etkinliklerinde olduğu gibi sektör profesyonellerine özel ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek zirvede, sınırlı kontenjan nedeniyle kayıt zorunlu olacak.