Ana Sayfa Blog Sayfa 40

OpenAI, ChatGPT Üzerinden Doğrudan Satış Planlarını Geri Çekiyor

OpenAI, ChatGPT’yi tam entegre bir alışveriş platformuna dönüştürme planlarında geri adım attı. Şirket, daha önce kullanıcıların sohbet ekranı içinde ürün keşfedip ödeme yapabildiği “Instant Checkout” özelliğini devreye almıştı. Ancak yeni strateji kapsamında, satın alma süreci artık doğrudan chatbot içinde tamamlanmayacak.

Yeni modelde kullanıcılar, ürünleri ChatGPT üzerinden keşfetmeye devam edecek ancak ödeme aşamasında Shopify ve Etsy gibi iş ortaklarının platformlarına yönlendirilecek. Daha önce projeye dahil olan Walmart ve Target gibi büyük perakendeciler de bu ekosistemin parçasıydı.

Kararın arkasında, kullanıcı davranışlarına ilişkin kritik bir içgörü yer alıyor. Verilere göre kullanıcılar ChatGPT’yi ürün araştırma, karşılaştırma ve öneri alma amacıyla yoğun şekilde kullanırken, satın alma işlemini chatbot içinde tamamlama konusunda aynı istekliliği göstermiyor.

7csywbfpxnmv5moysew6ulxwnu

Bu durum, yapay zekâ destekli ticaretin mevcut gerçekliğini de ortaya koyuyor: AI, keşif aşamasında güçlü; ancak dönüşüm hâlâ geleneksel e-ticaret platformlarında gerçekleşiyor.

ChatGPT’nin tam entegre bir alışveriş platformuna dönüşmesi, operasyonel açıdan önemli zorlukları da beraberinde getiriyordu. Milyonlarca ürün için anlık stok ve fiyat verisinin yönetilmesi, iade ve iptal süreçleri, dolandırıcılık önleme ve regülasyonlara uyum gibi başlıklar ciddi bir operasyonel yük anlamına geliyor.

Bu nedenle OpenAI, satın alma sürecini üçüncü taraf platformlara yönlendirerek lojistik ve operasyonel karmaşıklıktan kaçınmayı tercih etti.

Perakendeciler AI satışına temkinli yaklaşıyor

Sektördeki bir diğer kritik faktör ise perakendecilerin yapay zekâ üzerinden satışa henüz sınırlı ilgi göstermesi. Shopify Başkanı Harley Finkelstein, milyonlarca satıcı arasından yalnızca çok küçük bir kısmının AI ajanlarıyla satış yaptığını belirtiyor.

Bu durum, AI destekli ticaretin büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen henüz erken aşamada olduğunu gösteriyor.

OpenAI, bu strateji değişikliğiyle birlikte ChatGPT’yi bir satış platformundan ziyade “alışveriş keşif katmanı” olarak konumlandırıyor. Yaklaşık 700 milyon haftalık aktif kullanıcıya sahip olan platform, kullanıcıların satın alma yolculuğunun ilk aşamasında etkili olmaya devam edecek.

Öte yandan Meta gibi teknoloji devlerinin de AI destekli alışveriş araçları üzerinde çalışması, bu alandaki rekabetin giderek artacağını gösteriyor.

Bu gelişme, perakendede önemli bir gerçeği netleştiriyor: Yapay zekâ, alışveriş davranışını dönüştürüyor ancak mevcut e-ticaret altyapılarının yerini almak yerine onları besleyen bir katman olarak konumlanıyor.

AI ile alışverişin geleceği hâlâ güçlü; ancak kısa vadede kazanan model, keşif + yönlendirme + mevcut platformlar üçlüsünün entegrasyonu olacak gibi görünüyor.

Decathlon, MediaMarkt İçerisinde Shop-in-Shop Konseptiyle Mağaza Açacak

ile MediaMarktSaturn, Almanya pazarında dikkat çeken bir stratejik iş birliğine imza attı. İki perakende devi, spor ürünleri ile tüketici elektroniğini ortak satış alanlarında daha görünür hale getirmeyi hedefliyor.

grafik kooperation

İş birliğinin ilk adımı, Münih’teki pep alışveriş merkezinde bulunan MediaMarkt mağazasında hayata geçiriliyor. Bu kapsamda Decathlon, mağaza içinde yaklaşık 1.000 metrekarelik bir “store-in-store” alanı açacak. 26 Mart’ta faaliyete geçecek bu alan, kapsamlı bir modernizasyon sürecinin ardından müşterilerle buluşacak.

Şirketler, bu konseptin yalnızca tek bir lokasyonla sınırlı kalmayacağını belirterek 2025 ve sonrasında Almanya genelinde yeni ortak mağaza alanlarının açılmasının planlandığını duyurdu.

MediaMarktSaturn tarafında bu iş birliği, şirketin “Space-as-a-Service” stratejisinin bir parçası olarak konumlanıyor. Bu model, mağaza alanlarının iş ortaklarıyla daha verimli kullanılmasını hedeflerken, fiziksel perakendede yeni gelir ve deneyim modelleri yaratmayı amaçlıyor.

Decathlon ise Almanya’daki büyüme stratejisi kapsamında yalnızca kendi mağazalarıyla değil, yerleşik perakendecilerle kurduğu iş birlikleriyle de genişlemeyi hedefliyor. Şirket halihazırda ülkede yaklaşık 105 mağaza ile faaliyet gösterirken, 2027 yılına kadar en az 150 lokasyona ulaşmayı planlıyor.

Bu iş birliği, perakende sektöründe alan paylaşımı ve deneyim odaklı mağazacılık modellerinin giderek güç kazandığını gösterirken, farklı kategorilerin aynı çatı altında buluştuğu yeni nesil mağaza konseptlerinin yaygınlaşacağına işaret ediyor.

arabam.com Araştırması: Her 10 Kişiden 6’sı Bayramı Yaşadığı Şehirde Geçirecek

arabam.com, Ramazan Bayramı öncesinde kullanıcıların tatil ve seyahat planlarını anlamak amacıyla gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını paylaştı. 1.087 kişinin katıldığı anket, artan maliyetler ve kısa tatil süresinin bayram planlarını önemli ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre katılımcıların %61’i Ramazan Bayramı’nı bulunduğu şehirde geçirmeyi planlıyor.

Araştırmada, bayramı şehirde geçirmeyi tercih edenlerin en önemli nedenleri arasında ekonomik koşullar (%42) ve tatilin kısa olması (%17) öne çıkıyor. Katılımcıların %17’si seyahat etmeyi tercih etmediğini belirtirken, %13’ü şehirde farklı planları olduğunu, %11’i ise bayram trafiği ve yoğunluğundan kaçınmak istediğini ifade ediyor.

Bayram planlarında aile ziyaretleri öne çıkıyor

Anket sonuçlarına göre katılımcıların %25’i bayramda memleket veya aile ziyareti yapmayı planlıyor. Yurt dışı seyahati planlayanların oranı %10 olurken, kültür ve gastronomi gezisi planlayanların oranı %4 olarak ölçüldü.

Bayramı şehirde geçireceğini belirtenlerin %62’si ailesiyle vakit geçirmeyi, %28’i ise tatili dinlenerek değerlendirmeyi planlıyor. Katılımcıların %4’ü arkadaşlarıyla vakit geçireceğini, %1’i kültür-sanat etkinliklerine katılacağını belirtirken, %5’i farklı planlara sahip olduğunu ifade etti.

Seyahatte karayolu açık ara önde

arabalar yol trafik gorseli

Bayramda seyahate çıkmayı planlayan kullanıcılar arasında karayolu açık ara en çok tercih edilen ulaşım yöntemi olarak öne çıkıyor. Araştırmaya göre seyahat edeceklerin %67’si yolculuğunu kendi aracıyla yapmayı planlıyor. Uçakla seyahat etmeyi planlayanların oranı %18 olurken, %6’sı tren, %5’i kiralık araç ve %4’ü otobüs tercih edeceğini belirtiyor.

Araştırma, araç tercihlerinde ise geleneksel yakıt türlerinin hâlâ ağırlığını koruduğunu gösteriyor. Katılımcıların %47’si dizel, %34’ü benzinli, %8’i LPG’li araçla seyahat edeceğini ifade ederken, elektrikli araçların payı %6, hibrit araçların payı ise %5 olarak ölçüldü.

Her 10 sürücüden 4’ü araç bakımını planlamıyor

Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise bayram öncesi araç bakımı konusunda ortaya çıktı. Katılımcıların %41’i uzun yol öncesinde araç bakımını planlamadığını belirtti. Buna karşılık %27’si periyodik bakım veya genel kontrol yaptıracağını, %17’si araç temizliği yaptıracağını, %11’i lastik kontrolü veya değişimi planladığını ifade etti. Sigorta veya kasko kontrolü yaptıracağını söyleyenlerin oranı ise %4’te kaldı.

Yolculukta en önemli teknoloji: yakıt ve menzil takibi

Araştırmaya göre sürücüler için uzun yolculuklarda en önemli araç teknolojisi %28 ile yakıt ve menzil göstergeleri oldu. Bunu %26 ile hız sabitleyici ve şerit takip gibi sürüş destek sistemleri, %24 ile multimedya ve konfor özellikleri izledi. Navigasyon ve trafik bilgisi diyenlerin oranı %20 olarak ölçüldü.

Araştırmayı değerlendiren arabam.com CEO’su Önder Oğuzhan, ekonomik koşulların bayram planları üzerindeki etkisine dikkat çekerek, seyahate çıkan kullanıcıların büyük bölümünün karayolunu ve kendi araçlarını tercih ettiğini belirtti. Oğuzhan, özellikle bayram dönemlerinde trafikte yaşanan yoğunluk nedeniyle sürücülerin yolculuk öncesinde araç kontrollerini yapmalarının ve güvenli sürüş kurallarına dikkat etmelerinin önem taşıdığını vurguladı.

Trussardi, İpekyol Group ile Türkiye Pazarına Giriş Yapıyor

Ipekyol Group, çok markalı perakende vizyonu doğrultusunda uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Grup, uzun yıllardır stratejik ortaklık yürüttüğü Miroglio Group ile yeni bir iş birliğini hayata geçiriyor.

Miroglio Group’un yaklaşık iki yıl önce bünyesine kattığı, 1911 yılında kurulan dünyaca ünlü İtalyan moda markası Trussardi, Türkiye’deki perakende yolculuğuna hazırlanıyor. Bu kapsamda markanın Türkiye’deki mağaza operasyonları Ipekyol Group tarafından yürütülecek.

Türkiye’de üç mağaza planlanıyor

Önümüzdeki yıl içinde Türkiye’de üç mağaza açılması hedefleniyor. Bunlardan ilki, Antalya’daki Rixos Land of Legends’ta faaliyete geçirilecek. Diğer lokasyonlar için planlama çalışmaları devam ediyor.

Trussardi, fonksiyonel ve zamansız şıklığı merkeze alan koleksiyonları, köklü mirası ve çağdaş tasarım diliyle global moda dünyasında prestijli bir konuma sahip. Marka, “Gentle Society” yaklaşımıyla estetik, düşünce ve yaratıcılığı gündelik yaşamın bir parçası haline getirirken erkek ve kadın koleksiyonları ile aksesuar kategorilerinde güçlü bir stil evreni sunuyor.

Antalya mağazasında neler olacak?

Antalya Rixos Land of Legends mağazasında; markanın kadın ve erkek giyim koleksiyonları, çanta, gözlük ve seçili aksesuar grupları sunulacak. Ürün seçkisi Antalya’nın uluslararası turizm profiline ve resort yaşam stiline hitap edecek şekilde özel olarak kurgulandı.

İpekyol Group CEO’su Uğur Ayaydın’dan açıklama

“Uzun yıllardır güçlü bir stratejik ortaklık yürüttüğümüz Miroglio Group ile iş birliğimiz, uluslararası markaların Türkiye pazarındaki gelişimi açısından önemli bir değer yaratıyor. Türkiye, güçlü perakende altyapısı, dinamik tüketici yapısı ve bölgesel çekim gücüyle stratejik bir lokasyon olarak öne çıkıyor. Trussardi markasının Türkiye’deki mağaza operasyonlarını üstlenmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırımın, markanın Türkiye’deki büyüme yolculuğuna katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

Ipekyol Group, farklı segment ve müşteri profillerine hitap eden marka portföyünü güçlendirirken, seçili lokasyonlarda hayata geçirilen iş birlikleriyle perakende deneyimini çeşitlendirmeye ve uluslararası marka ekosistemini büyütmeye devam ediyor.

Karaca, Oscar Gecesinin Sofralarını Üçüncü Kez Donattı

Karaca, sinema dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan Academy Awards kapsamında düzenlenen davet yemeğinde bu yıl da yer alarak Hollywood sofralarına üçüncü kez imza attı. Türkiye’de doğan ve bugün 43 ülkede 2.000’in üzerinde satış noktasına ulaşan marka, seçkin yemek takımlarının yanı sıra 316+ serisi çatal, kaşık ve bıçak setini de ilk kez bu özel gecede sunarak global görünürlüğünü güçlendirdi.

Wolfgang Puck menüsü Karaca sunumuyla servis edildi

oscar gecesinde yemek takimlari karacadan cepp

1995 yılından bu yana Oscar davet menüsünü hazırlayan dünyaca ünlü şef Wolfgang Puck tarafından hazırlanan özel lezzetler, Karaca’nın tasarım odaklı servis ürünleriyle sunuldu. Uçak, gemi ve lüks saat üretiminde de kullanılan yüksek dayanımlı 316+ çelik teknolojisi, pas ve korozyona karşı güçlü direnciyle dikkat çekerken zarif tasarımıyla davet sofralarında öne çıktı.

“En iyi yemek en iyi tabağı hak eder”

32 yılı aşkın süredir organizasyonun mutfağını yöneten Wolfgang Puck, servis kalitesine verdiği önemi şu sözlerle ifade etti:
En iyi yemek en iyi tabakları hak eder. Karaca sayesinde ihtiyacımız olan her şeye sahibiz. Çirkin bir tabakta mükemmel bir yemek yapsanız bile o yemek mükemmel görünmez.”

Türkiye ile güçlü bağlarını sık sık vurgulayan ünlü şef, kendisini “yarı Türk” olarak tanımladığını ve Karaca ürünlerini yalnızca bu özel gecede değil, kendi restoranlarında da tercih ettiğini belirtti.

İstanbul’dan global sahneye

1973 yılında İstanbul’da kurulan Karaca, Türkiye’den doğan bir marka olarak küresel büyümesini sürdürürken uluslararası organizasyonlarda da adından söz ettirmeye devam ediyor. Tasarım gücü, inovatif yaklaşımı ve stratejik iş birlikleriyle marka, yalnızca ürünleriyle değil aynı zamanda global vizyonuyla da dikkat çekiyor.

Dünyanın en çok konuşulan gecelerinden birinde yıldızların sofralarında yer almak ise Karaca’nın uluslararası marka konumlandırmasının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Estée Lauder, Jo Malone’in Zara İş Birliği için Dava Açtı

Estée Lauder Companies, Jo Malone’in Zara ile yaptığı parfüm iş birliği kapsamında adını kullanması nedeniyle yasal işlem başlattı. ABD merkezli kozmetik devi, Jo Malone London markasının sahibi olarak, Malone’in belirli ticari amaçlarla“Jo Malone” adını kullanmasını yasaklayan sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini iddia ediyor.

İhtilaf, Zara ile Malone’in yeni markası Jo Loves arasında geliştirdiği parfüm koleksiyonunda odaklanıyor. Koleksiyon ambalajlarında“A creation by Jo Malone CBE, founder of Jo Loves” ifadesi yer alıyor; Estée Lauder, bu kullanımın marka haklarını ihlal ettiğini ve satın alma anlaşmasındaki koşulları bozduğunu savunuyor.

Uzun Süreli Marka Sahipliği Tartışması

89373090 o a3

Estée Lauder, Jo Malone’in orijinal markasını 1999 yılında satın alarak, hem marka adının hem de Malone’in adının parfüm ticaretinde kullanılma haklarını elde etmişti. Anlaşma kapsamında, Malone’in “Jo Malone” adını parfüm pazarlamasında kullanmaması şart koşulmuştu.

Şirket, şimdi Malone, Jo Loves ve Zara’nın Birleşik Krallık birimine karşı marka ihlali, sözleşme ihlali ve tüketiciyi yanıltıcı ticari uygulama (passing off) gerekçesiyle dava açtı. Estée Lauder sözcüsü, Malone’in anlaşmayı kabul ettiğini ve uzun yıllar boyunca hükümleri yerine getirdiğini belirtti.

Kurucu ve Marka Arasındaki Sınır

Jo Malone, 1990’ların başında kendi adını taşıyan parfüm markasını kurmuş, İngiliz doğasından ilham alan benzersiz kokularıyla geniş bir takipçi kitlesi oluşturmuştu. Markayı Estée Lauder’e sattıktan sonra 2006’ya kadar kreatif direktör olarak görev yaptı. Non-compete anlaşmasının 2011’de sona ermesinin ardından Malone, Jo Loves markasını kurdu.

Hukuk uzmanları, davanın moda ve güzellik sektörlerinde kurucuların, işlerini sattıktan sonra kendi isimleri üzerinde haklarını kaybetmelerine dair yaygın bir örnek olduğunu belirtiyor. Hukuk firması Harper James’in marka birimi başkanı Ben Evans, İngiltere mahkemelerinin bu tür sözleşmeleri genellikle desteklediğini vurguladı.

Davanın sonucu ise büyük ölçüde orijinal sözleşmenin ayrıntılarına bağlı olacak: hangi hakların satıldığı, hangi kısıtlamaların kabul edildiği ve bu kısıtlamaların ne kadar geniş kapsamlı uygulanacağı.

Amazon’da Sistem Kesintileri Sonrası Yapay Zekâ Kullanımı Mercek Altında

E-ticaret devi Amazon, alışveriş sitesi üzerindeki bir dizi kesinti sonrasında mühendislerin yapay zeka destekli araçları nasıl devreye aldığına ilişkin süreçlerini gözden geçiriyor. Kesintiler, kullanıcıların ödeme, fiyat bilgisi ve hesap erişimi gibi kritik işlevlerden mahrum kalmasına yol açtı.

İç raporlara göre şirket, bir hafta içinde dört “yüksek öncelikli” kesinti yaşadı; bunlar arasında altı saat süren ve müşterilerin siteye erişimini ciddi şekilde engelleyen bir kesinti de bulunuyor. FT tarafından aktarılan iç belgeler, “generatif AI destekli değişikliklerin” üçüncü çeyrekten itibaren yaşanan kesinti modeline katkıda bulunduğunu öne sürdü. Amazon ise bu yorumları reddetti.

Kesintilerin Kaynağı

amazon armazem 1 1024x576 1

Amazon, blog yazısında yalnızca bir olayda AI araçlarının rol oynadığını belirtti ve hiçbir kesintinin AI tarafından üretilmiş koddan kaynaklanmadığını vurguladı. Şirket, kesintinin sebebinin bir mühendisin, dahili bir wikiden alınan güncel olmayan rehber bilgileri takip etmesi olduğunu açıkladı.

Şirket sözcüsü, “Hiçbir kesinti AI tarafından yazılan koddan kaynaklanmadı. Sorun, bir mühendisin, AI ajanının dahili wiki’den çıkardığı hatalı tavsiyeyi uygulamasından kaynaklandı” dedi. Ayrıca, kesintileri inceleyen toplantının olağan operasyonel gözden geçirme sürecinin bir parçası olduğunu, acil bir soruşturma niteliği taşımadığını belirtti.

AI Dağıtımlarında Ek Denetimler

Amazon, bazı iddiaları geri çevirse de, generatif AI kullanımına yönelik iç denetimlerin hâlâ gelişim aşamasında olduğunu kabul etti. İç yazışmalara göre, şirket kritik e-ticaret alanlarında AI destekli değişikliklerin devreye alınması sırasında “kontrollü sürtünme” olarak adlandırılan ek denetimler getirmeyi planlıyor. Bu alanlar; ürün fiyatlandırması, hesap yönetimi ve ödeme süreçleri gibi ticari açıdan en hassas bölümleri kapsıyor.

Yapay Zeka Yatırımları ve İş Gücü Düzenlemeleri

Kesintilerin incelemesi, Amazon’un AI stratejisinin kritik bir dönemde olduğu bir zamana denk geliyor. Şirket, yapay zeka altyapısına yatırımını dramatik biçimde artırıyor ve bu yıl yaklaşık 200 milyar ABD doları sermaye harcaması planlıyor.

Aynı zamanda Amazon, kurumsal iş gücünde küçülmeye gidiyor. Ekim ayında 14.000 kurumsal pozisyonu kapatan şirket, Ocak ayında ise 16.000 kişiyi daha işten çıkardı. Bu azaltmalar, 2022 ve 2023 yıllarında toplamda 27.000’den fazla iş kaybına ekleniyor. CEO Andy Jassy, daha önce AI destekli verimlilik kazanımlarının, şirketin gelecekte daha az çalışanla faaliyet gösterebilmesine olanak tanıyacağını belirtmişti.

Hugo Boss’ta Bölgesel Ayrışma: Çin Gerilerken Avrupa ve ABD Güçlendi

Alman moda şirketi Hugo Boss, FY25 mali yılında Çin’deki zayıf talebe rağmen sınırlı bir satış artışı kaydetti. Şirketin yıllık geliri, döviz etkileri ve küresel makroekonomik belirsizliklerin etkisiyle %1 azalarak 4,27 milyar € (4,97 milyar $) olarak gerçekleşti. Ancak döviz etkisi hariç tutulduğunda satışlar %2 artış göstererek, şirketin global pazarlarda dayanıklılığını ortaya koydu.

Bölgesel Performans Farklılıkları

Bölgesel olarak bakıldığında, APAC bölgesinde döviz etkisinden arındırılmış satışlar %5 düşerek özellikle Çin’deki talep daralmasını yansıttı. EMEA bölgesinde ise Avrupa’nın önde gelen pazarları Almanya ve Fransa’daki güçlü performans sayesinde satışlar %2 yükseldi. Amerika kıtasında, özellikle ABD’deki toparlanma ile gelirler %3 artış gösterdi. Öte yandan lisanslı ürün işinde %5’lik bir düşüş kaydedildi.

Ürün Bazlı Performans

hugoboss bts day3 firstlooks 248 edited

Ürün gruplarına bakıldığında,Boss Menswear koleksiyonu döviz etkisinden arındırıldığında %3 büyüme gösterdi. Boss Womenswear ve Hugo koleksiyonları ise sırasıyla %5 ve %4 düşüş yaşadı. Bu tablo, erkek giyim segmentinin global çapta daha güçlü bir talep gösterdiğini, kadın giyim ve premium marka segmentlerinde ise pazarın daha zorlu koşullarla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Dördüncü Çeyrekte Güçlü Büyüme

Hugo Boss’un dördüncü çeyrek performansı dikkat çekici bir toparlanmaya işaret etti. Bu dönemde satışlar bildirilen bazda %2 artarken, sabit döviz kuru bazında %7 yükseldi. Şirket yönetimi, bu güçlü çeyrek performansını fiziksel mağazalardaki toparlanmaya, tatil sezonundaki satış başarısına ve markanın etkili ürün girişimlerine bağladı.

Karlılıkta Artış

FY25 sonunda şirketin EBIT’i %8 artarak 391 milyon € seviyesine ulaştı. Dördüncü çeyrekteki artış ise %22 olarak kaydedildi. Hugo Boss CEO’su Daniel Grieder, “Geçen yıl, sektörümüzde teknolojik yenilikler, değişen tüketici tercihleri ve küresel makroekonomik belirsizliklerin şekillendirdiği hızlı dönüşümü bir kez daha gözlemledik” dedi.

FY26 Beklentileri

Şirket, FY26 mali yılı için döviz etkisinden arındırılmış satışlarda orta ila yüksek tek haneli düşüş öngörüyor. Bu beklenti, marka ve kanal yeniden yapılanması stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hugo Boss, zorlu küresel ortam ve bölgesel talep değişikliklerine rağmen, ürün portföyünü optimize etmeyi ve operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor.

Uzmanlar, Hugo Boss’un özellikle erkek giyim segmentindeki güçlü performansının, markanın global pazar payını korumasına ve zorlu ekonomik koşullarda bile sürdürülebilir gelir elde etmesine yardımcı olduğunu belirtiyor. Şirketin önümüzdeki dönemde dijital satış kanallarına ve deneyim odaklı perakendeye daha fazla yatırım yapması bekleniyor..

Arzum’un Yeni Genel Müdürü Hakan Erkun Oldu

Arzum’da kurumsal yönetimi güçlendirme hedefi doğrultusunda üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hakan Erkun, 31 Aralık 2025 itibarıyla Arzum Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olarak atandı. Erkun aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak görev alacak.

30 yıla yakın uluslararası deneyime sahip olan Erkun, KPMG ve PwC’de denetimle başladığı kariyerini Danone, Ontex, Savola Group, Balsu Group, Koroplast ve Peyman Kuruyemiş gibi global şirketlerde üst düzey yöneticilik görevleriyle sürdürdü. Arzum bünyesinde CFO olarak şirketin finansal mimarisini güçlendiren Erkun, yeni görevinde markanın küresel pazarlardaki büyümesini ve uzun vadeli stratejisini yönetecek.

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Erkun’un finansal disiplini ve uluslararası deneyiminin Arzum’un sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkı sağlayacağını belirtti.

ETi Sarı Bisiklet, Afet Dönemlerinde Sahada Görev Başında

ETi, 64 yıldır insanları mutlu etme misyonunu sürdürürken, toplumsal sorumluluk projelerine de hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ETi Sarı Bisiklet, afet dönemlerinde ulaşımı zor alanlara destek sağlamak üzere yeni bir adım attı.

Ahbap ve Aktif Yaşam Derneği işbirliğiyle yürütülen Afet Bisikleti projesi, deprem, sel ve orman yangını gibi acil durumlarda motorlu araçların ulaşmakta zorlandığı bölgelerde temel ihtiyaçların taşınmasını ve gönüllülerin hareket kabiliyetini artırmayı hedefliyor.

Özel Donanımlı Bisikletler ve Lojistik Destek

Üsküdar Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde üretilecek bisikletler; enkaz, toprak ve asfalt gibi zeminlere uygun dayanıklı lastiklerle donatılacak. Modüler taşıma üniteleri sayesinde 15 kiloya kadar yük taşıyabilecek bisikletler, hibrit elektrik destek sistemi, ön amortisör ve 8 vitesli arka aktarıcıya sahip olacak.

Afet durumlarında bu bisikletlerle su, gıda, vitamin, ilaç ve hijyen malzemeleri gibi temel ihtiyaçlar hızla bölgelere ulaştırılacak. Yangın bölgelerinde ise soğuk su, ayran, göz damlası ve maske gibi malzemelerin taşınması sağlanacak.

Gönüllü Eğitimleri ve Etkin Kullanım

Bisikletlerin sahada etkin kullanımı için yetkin gönüllüler, Aktif Yaşam Derneği tarafından eğitimden geçirilecek. Bisikletler, Ahbap ana depolarında ve stratejik illerdeki valilik afet depolarında saklanacak; afet anında en yakın bölgelere hızlıca sevk edilecek. Afet dışında ise bisikletler, sosyal fayda odaklı gönüllülük çalışmalarında kullanılacak.

11 Yılda Onbinlere Ulaştı

ETi Sarı Bisiklet projesi, 11 yıldır günlük yaşamda bisiklet kullanımını teşvik ederek sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırıyor. Hareketli Yaşam Seminerleri ile 50 bine yakın öğrenciye eğitim verildi, Mobil Tamir Aracı ile 2 bin 600 bisiklet geri kazandırıldı ve 12 ton metal ile 2 ton plastik yeniden kullanıma girdi. Ayrıca Bisikletli Kadın İnisiyatifi ile kadın dayanışması ve toplu sürüş etkinlikleri desteklendi.

Geçtiğimiz yıl başlatılan mesleki ve teknik liselerdeki “Bisiklet Üretimi, Montajı ve Mekanikerliği” seçmeli dersi ile öğrenciler tam teşekküllü ve sertifikalı üretim eğitimi aldı; ilk yılda 200 bisiklet üretildi ve gençlerin ücretsiz kullanımına sunuldu.

ETi Sarı Bisiklet, böylece hem afet dönemlerinde hem de günlük sosyal fayda projelerinde görünür ve etkili bir rol üstleniyor.