Ana Sayfa Blog Sayfa 417

Dünyanın Endişeleri Araştırması

Ipsos tarafından çeşitli sosyal ve politik konularla ilgili kamuoyunun endişelerinin aylık olarak izlendiği Dünyanın Endişeleri Araştırması 27 Ülkeden katılımcılarla gerçekleştirildi. Çalışmaya göre; Covid-19 endişesi azalmaya başlarken kamuoyunun odağı para ve istihdam üzerine yoğunlaşıyor. Araştırmadan öne çıkanların derlendiği özette dünya ülkelerinin endişelerinden; fakirlik, işsizlik, Koronavirüs, İklim değişikliği başlıklarına yönelik ifade tutum ve davranışlar inceleniyor.

Yoksulluk ve Sosyal Eşitsizlik

Araştırmaya katılan 28 ülkenin ortalama sonuçlarına göre Covid-19’un küresel endişe olmasının azalmasından bu yana ikinci kez Yoksulluk ve Sosyal eşitsizlik endişe sıralamasında başı çekiyor. Üçte birlik kesim (%32) ülkelerinin hali hazırda karşı karşıya olduğu en önemli konu olarak bunu belirtiyor.  Yoksulluk ve Sosyal eşitsilik konusunda Rusya (%52) listede başı çekiyor, bunu Kolombiya (%47), Macaristan (%44), Brezilya (%43) ve Türkiye (%43) izliyor. Bir önceki aya göre orta seviyeli bir yükseliş şu ülkelerde göze çarpıyor: Türkiye (+5) ve Japonya, Malezya, İsveç ve Polonya (tümü +4). Yoksulluk ve Sosyal eşitsizlik 4 ülkede en Önemli endişe konusu olarak belirtiliyor: Rusya, Brezilya, Türkiye ve Almanya.

slide4 69
dünyanın endişeleri araştırması 5

İşsizlik Dünyanın Karşı Karşıya Olduğu En Önemli Sorunlardan İkincisi

İşsizlik küresel olarak en çok endişelenen ikinci konu olarak belirtiliyor. Her 10 kişiden üçü (%30) ülkelerinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri olarak işsizliği belirtiyor.  İşsizlik konusunda en çok ednişelenen ülke Güney Afrika olmaya bu ay da devam ediyor (%66) Bunu İspanya (%56), İtalya (%53) ve Güney Kore (%50) izliyor. İşsizlik konusundaki endişe oranında bir önceki aya göre en yüksek artış İsveç ve Belçika’da (+4 puan) görülürken; Türkiye’de 11 puan ve Suudi Arabistan’da 10 puanlık düşüş görülüyor. İşsizliğin en önemli endişe konusu olduğu 5 ülke: Güney Afrika, İspanya, İtalya, Güney Afrika ve Hindistan.

slide5 65
dünyanın endişeleri araştırması 6

Küresel Sıralamada En Çok Endişe Veren Üçüncü Konu Covid-19

Ipsos’un yapmış olduğu araştırmada %28’lik bir oranla bu endişenin belirtilmeye başladığından bu yana en düşük seviyesini görülüyor. İki ay önce Covid-19 konusundaki endişe %36 idi. Nisan 2020 – Eylül 2021 arasındaki dönemde ise Koronavirüs en endişelenilen konu olarak belirtiliyordu. Koronavirüs endişesinde aydan aya en çok artış Hollanda ve Belçika’da görülürken (+12 puan), Israil’de 14 puanlık düşüş görülüyor.  Yine de Covid-19 halen 6 ülkede en çok endişelenilen konu olarak belirtiliyor. Bu ülkeler Japonya, Avustralya, İngiltere, Suudi Arabistan, Kanada ve ABD. Türkiye’de ise koronavirüs en çok endişelenilen konular arasında 4. sırada geliyor.

slide6 61
dünyanın endişeleri araştırması 7

İklim Değişikliği

BM İklim Değişikliği Konferansı COP 26 ile de gündemi yoğunlaştıran ikmlim değişkliği konusu küresel kamuoyunun endişelerinde dokuzuncu sırada… Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler nezdinde ise ülke için endişelenilen konular arasında iklim değişikliği %8 ile yine 9.sırada beliriyor.

slide7 34
dünyanın endişeleri araştırması 8

Ipsos, Türkiye CEO’su Sidar Gedik; verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; önceki haftalarda Türkiye’de ekonomiye dair endişelerin salgının önüne geçtiğini paylaşmıştık. Ekim sonu-Kasım başında içinde Türkiye’nin de bulunduğu 28 ülkede gerçekleştirilen “Dünyanın Endişeleri” araştırmasının sonuçlarına göre bu şekilde düşünen tek toplum biz değiliz. 28 ülkenin ortalamasına baktığımızda fakirlik, sosyal eşitsizlik ve işsizlik, yolsuzluk konularının Koronavirüs salgınından daha büyük endişe yarattığını görüyoruz. İşin daha da can sıkıcı tarafı şu ki, bu ülkelerden araştırmaya katılanların üçte ikisi ülkelerindeki gidişatın yanlış yönde olduğunu düşünüyorlar. Yakın zamanda bu endişeleri giderecek düzelme beklenmiyor.

Öten yandan eğitim, iklim değişikliği, göç gibi aslında geleceğimizi kökten etkileyebilecek makro başlıklara dair endişeler göreceli olarak gerilerde kalıyor. Endişeler daha kısa vadeli, hemen bugünümüzü etkileyecek konulara yoğunlaşıyor, mesela yolsuzluklar, suç-şiddet, enflasyon vb. Bugüne dair endişelenmekten yarına sıra gelemiyor.

Ülkemiz iklim değişikliği, salgın konularında 28 ülke ortalamasının altında bir endişe seviyesine sahip. İşsizliğe dair endişemiz ortalamaya yakın iken yoksulluk & sosyal eşitsizlik endişesi en yüksek 5 ülke arasında yer alıyoruz.

Yoksulluk & sosyal eşitsizlik konusunda endişesi yüksek ülkeler arasında Almanya ve Japonya’nın da olması dikkatimi özellikle çekti, bu durumun her iki ülke vatandaşlarının gelirin adil dağılımına verdikleri önemin çok net bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Koronavirüs salgınının en derinden vurduğu iki

Avrupa ülkesi İspanya ve İtalya ise işsizlik endişesi başlığında öne çıkıyorlar, öyle ki gelişmiş ekonomiye sahip bu iki ülkedeki işsizlik endişesi seviyesi, Arjantin, Brezilya, Meksika, Türkiye gibi kırılgan olarak nitelendirilen ekonomilere kıyasla daha yüksek.

Gündemin yakıcı başlığı salgın, Malezya, Güney Kore ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinde hala yüksek endişe nedeni. Yaklaşık 1 ay önce gerçekleştirilmiş bir araştırma olması nedeni ile artan vaka sayılarının Avrupa ülkelerinde yarattığı muhtemel endişeyi göremiyoruz, keza Omicron varyantı da o dönemde henüz gündeme düşmemiş olduğu için Güney Afrika Cumhuriyeti’nde bile düşük bir endişe seviyesi söz konusuymuş. Takip eden ay içinde salgın cephesinde değişiklikler yaşandı. “Dünyanın Endişeleri” araştırmasını bir sonraki döneminde salgına dair başka bir resim görebiliriz.

Zara Metaverse Evrenine Giriş Yapıyor

Güney Koreli marka Ader Error ile meta evreni ve sanal gerçekliği araştıran ilk ortak projesini başlatan Zara Metaverse evrenine giriş yapıyor.

Ader’e göre, bu proje kapsamında oluşturulan AZ Koleksiyonu ‘A’dan Z’ye tüm nesillerin kimliklerinden ve benzersizliğinden ilham alıyor, sanal ve gerçek dünyalar arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor ve kendi benliklerine öncülük eden gençlerin hayatlarını sunuyor.’

İşbirlikçi proje, fiziksel giyim yelpazesinin yanı sıra, Ralph Lauren, Disney ve Nike gibi şirketler tarafından halihazırda kullanılmakta olan ve kullanıcıların avatarları için kıyafetlerin ve makyajın dijital versiyonlarını satın alabilecekleri Zepeto platformu aracılığıyla sağlanıyor.

Ader Error ve Zara işbirliği İngiltere dışında, Güney Kore, İtalya, ABD ve Japonya dahil olmak üzere dünya çapında 10 bölgedeki Zara mağazalarında mevcut olsa da, koleksiyon, Ader’in bugüne kadarki en büyük ortaklığını ve Zara’nın Metaverse‘e girişini işaret ediyor.

Dikkatli Tüketim: Bilmeniz Gereken Yeni Tüketici Davranışı

Hayatımıza ani bir giriş yapan Covid-19 ile perakende sektöründe, pandemi öncesi ve sonrası diye bir kavram oluştu. Şimdi ise bu dönemde ‘dikkatli tüketim’ ile tanışmanın tam zamanı!

Sokağa çıkma yasağının başlangıcında yaşanan ”panik ile satın alma” davranışı tüm süpermarketleri tuvalet kâğıtlarından ve kuru bakliyatlardan kurtardı. Sonrasında ise mağaralarımızdan çıkmaya başladığımızda aldığımız her şeyin, kasada dönüşen “acısını çıkarma” duygusunun harcamaları olduğunu öğrendik.

Eğer danışmanlık firması KPMG’ye bakılırsa, sırada dikkatli tüketim var.

dikkatli tüketim
dikkatli tüketim: pandemi dönemi panik ile satın alma

Cebimizde bir delik açıyormuş gibi nakit boşaltmadan önce, kıtlık endişeleri tarafından yönlendirilen alışverişler yaptığımız bir dönem yaşadık. Bu belirsizlikten sonra, ne satın alacağımız konusunda daha bilinçli kararlar vermenin zamanı gelmiş gibi görünüyor.

Dikkatli tüketim alışverişe daha planlı, düşünceli ve bilinçli bir yaklaşım önerir.

Peki perakendeciler bu trendden nasıl yararlanabilir?

Dikkatli tüketim ile daha az satın almayı sağlayabiliriz. Bu, karantinayı dağınıklıktan kurtaran tüketiciler için geçerli olabilir. Ama daha geniş görüşü kavrayabilenler, dikkatli tüketimin faydalarından yararlanmak için iyi bir konumdalardır.

Servis ve Kişiye Özel Bakım

Geçtiğimiz iki yıl, birçok insanın hayatındaki değişimin katalizörü oldu. Yaşananlar birçok şeyi etkileyerek tahmin edilemeyeceklerinde gerçekleşmesini ve değişmesini sağladı. Tüketiciler markaların bu konuda dikkatli olmasını istiyor.

Accenture tarafından yapılan araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 68’i birlikte çalıştıkları şirketlerin ihtiyaçlarının ve hedeflerinin nasıl değiştiğini anlamalarını istiyor. Ayrıca bu ihtiyaçları karşılamanın da yollarını bulmalarını bekliyor.

Avustralyalıların yüzde 53’ü, şirketlerin insan sinyallerini anlama ve değişen ihtiyaçlara ve algılara her zamankinden daha fazla tepki verebilme konusunda uzman olmaları gerektiğine inanıyor. Bunun ilk örneklerinden biride pandemi sırasında yaşlılar ve savunmasızlar için özel alışveriş saatleri sunan süpermarketler ile gördük. Bu yeni dikkatli tüketim çağında, bu tür bir düşüncenin bir kereye mahsus olmaktan daha fazlası olması gerekiyor.

Sürdürülebilirlik

Covid’den önce sürdürülebilirlik modaydı ancak pandemi; sosyal sorumluluk, çevre bilinci ve işletmelerin beklentilerini kültürel değerlerimize daha derinlere yerleştirdi. Tüketiciler artık markaların zararı azaltmanın ötesine geçerek ekosistemlerin, ekonomilerin ve insanların gelişebileceği koşullar yaratmasını bekliyor.

VB bunu esas değerleri içine alan bir markadır. Şimdi yüzde 100 ofset güneş enerjisiyle demlenen bira, kutu ambalajındaki tüm plastiği çıkardı. Ve bir VB, verimli tasarımı sayesinde diğer benzer büyüklükteki biralardan daha az cam kullandılar.

İklim değişikliği etrafındaki mevcut ivme göz önüne alındığında, markaların VB’nin esasları içinden bir çıkarımda bulunmanın ve sürdürülebilirlik konusunda sadece söylediklerini değil, yaptıklarını ciddiye almanın zamanı geldi gibi görünüyor.

Sosyal Katkı

Edelman’ın Güven Barometresi’ne göre, dünya genelindeki tüketicilerin yüzde 80’i, markaların güvenlerini kazanmaları veya sürdürmeleri için toplumun sorunlarını çözmeye yardımcı olmaları gerektiğini söylüyor. Ve Avustralyalıların yüzde 61’i, günün sorunlarını çözmek için kurumsal kuruluşlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyor.

Örneğin Priceline, Sisterhood Foundation aracılığıyla Dementia Australia, Motherless Daughters Australia ve Perinatal Anxiety and Depression Australia dahil olmak üzere yalnızca üç tanesini içeren; bir dizi girişimi destekleyen ve bu konuda zemine sağlam bir pay koyan bir perakendecidir.

Bu durumda işbirliği kuracağınız kurumu seçmeden önce kendinize şu soruları sorarak adım atmanızda fayda var:

  • Peki markanız yardım etmek için ne yapıyor?
  • Amacınızla bağlantılı ve ihtiyacı olan insanlara yardım eden ortaklıklar kurabilir misiniz?
  • Toplum için gerçekten iyi olacak bir neden veya amaca otantik bir şekilde uyum sağlayabilir misiniz?

Sağlık ve Esenlik

Farkındalık, perakendecileri uzayın önünde ve merkezinde konumlandıran sağlık ve esenlik ile el ele gider.

McKrindle araştırması, Avustralyalıların yüzde 83’ünün sağlığına ve esenliğine öncelik vermeye çalıştığını gösteriyor. Yüzde 88’inin ise yeni fitness ve sağlıklı yaşam aktivitelerini denemekle ilgilendiğini buldu.

Sağlık ve zindelik kovasına tam olarak uymayan perakende markaları için de bu trendden yararlanma fırsatı var. Daha sağlık odaklı markalarla ortaklıklar kurmayı veya ürünlerinizin sağlıkla ilgili faydalarını, fitness video oyunlarına sahip akıllı TV’lerden, sağlık bilincine sahip menü öğelerine kadar iletmenin yollarını düşünün.

Evet, son iki yıl perakendeciler için oldukça hareketli geçti.

Hepimiz “Yeni düşünceler ve davranışların ne kadarı kalıcı olacak?” sorusunu yanıtlamaya çalışıyoruz. Sezon ortası satışlarına geri dönmeden önce bunun Covid satın alma döngüsünün son aşaması olduğunu umanların biraz daha fazla düşünmesi veya stokta kalması gerekecek.

Koronavirüsün Yeni Varyantı Omicron Perakende Sektörüne Endişe Veriyor

Yaklaşık 2 senedir dünyanın, iş hayatının büyük hasar almasına sebep olan koronavirüs pandemisi hız kesmeden devam ediyor. Aşının ve ilaçların yaygınlaşmasıyla hayatımız biraz olsun normale döndü. Fakat her geçen gün ortaya çıkan yeni virüs varyantları, korkuları tekrar gün yüzüne çıkarıyor.

Geçtiğimiz hafta Afrika’da ortaya çıkan yeni Omicron varyantı tüm dünyayı endişelendirdi. Yeni varyantın daha bulaşıcı olduğu belirtildi. Virüsün etkilerinin daha ağırlaştığına dair henüz bir veri elde edilememesine rağmen tüm dünyayı alarma geçirdi. Avrupa ülkelerinin bazıları tedbirleri geri getirme kararı aldı ve sınırları kapatmaya başladı.

koronavirüs
perakende sektörü
koronavirüsün yeni varyantı omicron perakende sektörüne endişe veriyor 11

Yeni Virüs Varyantları Perakende Sektörünü Nasıl Etkiliyor? Bazı Perakendecilerin Görüşleri:

Luxury Escapes CEO’su Adam Scwab, virüsün etkilerinin hafif olmasının içlerini rahatlattığını esas endişe verici olan şeyin hükümetlerin yanlış uygulamaları ve medyanın tıklanma için yarattığı gereksiz panik olduğunu söyledi.

Ünlü tedarik zinciri TMX’in CEO’su Travis Erridge ise şunları söyledi: ”Henüz erken ama Omicron çeşidi perakende tedarik zincirlerini tıpkı Covid-19’un ilk dalgası gibi çeşitli şekillerde etkileyebilir. Uluslararası bir perspektiften, çeşidin küresel yayılımına bağlı olarak, bir perakendecinin ürünlerini tedarik etme yeteneğini etkileyebilir. Yurtiçi perspektiften bakıldığında; kısıtlamalardan dolayı varyant veya perakende mağaza kapanışları yapan sipariş karşılama çalışanları satış hacimlerini, operasyonları ve envanter seviyelerini etkileyen operasyonları kapatabilir.”

Çoğu perakendeci bunlara ek olarak aşılanma oranının yükselmesi ve insanların virüsle yaşamaya daha alışık hale gelmesi sayesinde yeni varyantların çıkmasının sektörü daha az etkileyeceğini düşünüyor.

Türkiye’de ise restoran ve kafeler, alış veriş merkezleri gibi hizmet sektörü işletmeleri yaklaşık 2 senedir fazlasıyla hasar aldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise varyantların şaşırtıcı olmadığını söyledi. Bunlara ek olarak yeni tedbirler ve kapanmalar düşünmediklerini söyleyen Koca, perakendecilerin ve hizmet sektörü çalışanlarının içine su serpti.

Facebook İlk Pop-Up Mağazasını Hong Kong’da Açtı

Facebook ilk pop-up mağazası Hong Kong’da ‘Profiliniz, Eviniz’ kampanyası ile kapılarını açtı.

Facebook, pop-up mağaza lansmanında, tüketicileri çevrimiçi gizlilik ve güvenliklerini korurken Facebook uygulamasını kullanarak deneyimlerini nasıl kişiselleştirecekleri konusunda eğitmeyi amaçladığını söyledi.

Marka, pop-up mağaza etkinliğine ev sahipliği yapmak için Central, Preface Coffee & Wine’daki F&B ve yaşam tarzı konsept alanını devraldı. 

facebook pop up store 1
facebook i̇lk pop-up mağazasını hong kong'da açtı 14

Hong Kong’un yerel ünlü ismi Alfred Hui, ayarların ne kadar özelleştirilebilir olduğunu göstermek için başlangıç ​​etkinliğine katıldı. Mağazada ziyaretçiler ayrıca dijital deneyim aracılığıyla uygulamanın gizlilik kontrolü ve ayarları hakkında daha fazla bilgi edinebiliyorlar.

facebook pop up store alfred hui
facebook i̇lk pop-up mağazasını hong kong'da açtı 15

“Bir evi mükemmel yapan nedir?” sloganıyla mağaza, Alfred Hui’nin bir avatarıyla fotoğraf çekme dahil olmak üzere Preface Coding tarafından geliştirilen etkileşimli AR filtreleriyle Instagramlanabilir alanlara da ev sahipliği yapıyor.

Facebook Hong Kong pop-up mağazasının 7 Aralık’ta tüm ziyaretçilere açılması planlanıyor.

Apple, iPhone 13 Serisi için Zayıf Talep Konusunda Uyardı

Bloomberg News’in Çarşamba günü yaptığı bir bildiriye göre, Apple parça tedarikçilerine iPhone 13 serisine yönelik talebin yavaşladığını belirtti. Bu aynı zamanda tüketicilerin en son güncellemelere yönelik azalan ilgisini de gösteriyor.

Rapora göre şirket, küresel çip kıtlığı nedeniyle iPhone 13 üretimini 90 milyonluk bir hedeften 10 milyon adete kadar azaltmıştı, ancak şimdi satıcılara bu rakamların da olası görünmediğini bildirdiği konuşuluyor.

Apple’ın hisseleri bu haberden sonra %3 düşüş gösterdi. Aynı zamanda Qualcomm, Skyworks ve Infineon gibi büyük tedarikçilerinin hisselerini de aşağıya çekti.

Öte yandan Apple ve tedarikçileri, Reuters’in yorum taleplerine yanıt vermedi.

Tatil sezonu, Apple‘ın en büyük çeyreğidir. Analistler, yeni ürünler için talebin sabit kalmasını bekliyordu.

Ancak küresel anlamda salgının zirvesinde evde kalarak yeni telefon ve dizüstü bilgisayarlara harcama yapan tüketiciler, artık tatillere ve açık hava etkinliklerine daha fazla para harcıyor.

Apple CEO’su Tim Cook Ekim ayında, dördüncü çeyrekte şirkete 6 milyar dolarlık satış kaybına mal olan arz kısıtlamalarının etkisinin, yeni ürün grubuna olan talep güçlü olsa bile yaşanan tedarik zinciri sorunları sebebi ile daha kötü olacağı konusunda uyarıda bulunmuştu.

Gelecekte Perakende Mağazalar Değişiyor!

Perakende mağazalarının temel rolü ve amacı değişiyor. Dijital dönüşüm, satın alma yolunun daha fazlası çevrimiçi olarak değiştikçe tuğla ve harç satış noktalarını dahi gelişmeye zorladı.

Şimdi, e-ticaret genişledikçe, perakendeciler perakende mağazaların işlevselliğini yeniden tadıyor ve bu mağazaları alakalı tutmak için dijital araçlara dokunuyor. Fiziksel perakende, öngörülebilir gelecek için en büyük ve en önemli kanal olmaya devam edecek, ancak alanın nasıl kaldıraçlı olduğu dönüşecektir.

Euromonitor’un son Commerce 2040 sanal etkinliğinde, Publicis’in baş ticaret stratejisi sorumlusu Jason Goldberg, perakende mağazaların artık alışveriş yolculuğunda tekil bir temas noktası olmadığını belirtti. Şimdi, perakende mağazalar çeşitli roller oynuyor ve birden fazla misyona ve paydaşa hizmet veren platformlar haline geliyor.

optimized future retail 1
gelecekte perakende mağazalar değişiyor! 18

Son zamanlarda, perakendeciler çevrimiçi gönderim operasyonlarını ya da markalı deneyimleri desteklemek için karbon ayak izini tamamen azalttı veya fiziksel satış noktalarını kullandı. Kişiselleştirilmiş, sürükleyici ve işbirlikçi konseptler yarının perakende mağazalarını değiştirecek.

Çıkıştan Önce İade Et

Gelecekteki perakende mağazaların ayırt edici özelliği, check-out yerine check-in işleminde müşteriyi tanımlamak olacaktır. Tarihsel olarak, mağazalar ödeme yapana kadar bir alışverişçinin kimliğini tespit etmek için dontılamamıştır ve mağaza içi alışveriş gezilerini kişiselleştirme yeteneğini sınırlamıştır.

Gelecekte, yüz taraması girişte müşterileri tanıyarak perakendecilerin perakende mağaza içi deneyimi kişisel bilgilere ve satın alma geçmişine göre uyarlamasını sağlayacaktır. Perakende mağaza genelinde yüz tanımadan yararlanmak, iş ortaklarının tüketicilere sahip oldukları şey bağlamında ürün seçenekleri konusunda yardımcı olmalarına olanak sağlayacaktır.

perakende mağazaları
yüz tanımı özelliği bulunan perakende mağaza

Deneyimsel Bilet Girişi

Perakendeciler, satın almadan önce test etme ve deneme konusundaki doğuştan gelen istek ve meraka dokunarak sıradan ürünler için alışveriş yapmanın güçlüklerini ortadan kaldırmak için teknolojiden yararlanacaklardır. Mobilya veya elektronik gibi daha fazla dikkat gerektiren ürünler için fiziksel perakende, ürünlerin satıldığı mağazalardan sürükleyici marka deneyimleri için bir aşamaya geçer.

Son yıllarda, tüketiciler minimalist bir zihniyet benimsedi ve sürekli ürün birikimine göre deneyimleri ön planda tuttu. Benzersiz etkileşimler oluşturmak, yeni gelir akışları oluşturma potansiyeline sahiptir. Örneğin, tüketiciler spor temalı bir deneyim merkezine gidebilir ve alternatif bir gerçeklik deneyiminde en iyi sporculara karşı yarışabilir. Bu konseptte yararlanmak isteyen perakendecilerin, deneyimin fiyat etiketiyle eşleşmesini sağlayan oyun alanı benzeri bir atmosfer yaratması gerekecek.

Topluluk İşbirlikleri

Tuğla ve harç satış noktaları, perakende mağaza ortaklarının ve alışveriş yapanların ürün tasarlamak ve birlikte oluşturmak için bir araya geldikleri yerler haline gelebilir. Bu mağaza içi deneyim, son tüketici için yerinde ürün özelleştirmesini vurgulayacaktır. Müşteriler, türünün tek örneği ürünü oluşturmak için ayakkabı, kıyafet veya aksesuarlar için belirli renkler veya dokular seçebilir.

Topluluk işbirliklerine odaklanan perakendeciler de sürdürülebilirliği sağlayabilir ve değerlere dayalı alıcıları hedefleyebilir. Bu perakende mağaza konsepti, tüketicileri, çalışanları ve yerel uzmanları bir araya getirerek daha önce satın alınan maddeleri onaran veya yükseltir dairesel projelerde işbirliği yapma fırsatı sunar.

Yarının Perakende Mağazaları

Perakende mağazalar genelinde faaliyet gösteren paydaşların uzun vadeli stratejileri yeniden düşünmesi gerekir. Dijital bozulmanın ilk dalgası perakende mağazaların e-ticaretle nasıl rekabet edebileceğiyle ilgili olsa da, bu bir sonraki dalga sinerjileri entegre etmek ve ortaya çıkarmakla ilgili olacak. Veriler, bunu yapmak için gerekli iş çevikliğini sağlamanın anahtarı olacaktır.

Gelecekte, perakende satış noktaları çok boyutlu olacak ve mağazalar aynı anda işlem, karşılama, etkileşim ve markalaşma alanları olarak faaliyet gösterecek.

Amazon, İngiltere’de Visa Kredi Kartlarını Kabul Etmeyi Bırakıyor

E-ticaret devi Amazon, gelecek yıldan itibaren Birleşik Krallık’ta Visa kredi kartlarıyla yapılan ödemeleri kabul etmemeyi planlıyor. Bu plan müşterileri, varsayılan ödeme yöntemlerini değiştirmeye teşvik ediyor. Visa, “Amazon’un tüketici seçimini kısıtlaması bizi çok hayal kırıklığına uğrattı” dedi.

Popüler şirket Amazon, müşterilerine 19 Ocak’tan itibaren İngiltere’de verilen Visa kredi kartlarını artık kabul etmeyeceğini açıkladı. Bu değişikliğin nedeni Visa tarafından kesilen yüksek ücretler olduğu iddia ediliyor.

Brexit’ten Sonra Daha Yüksek Ücretler

AB’de geçerli olan değişim ücretlerinin üst sınırı, Brexit‘ten sonra artık İngiltere’de geçerli değil. Bu durum ise, Visa ve Mastercard gibi kart ağlarının ücretlerini yükseltmesine izin verdi. Her iki şirket de bunun sonucunda, İngiltere ve AB arasındaki işlemler için tüccarlardan aldığı ücretleri artırdı.

Amazon, Visa Banka Kartlarını Kabul Edecek

Bu gelişmeler olurken Amazon, yalnızca Visa kredi kartı ödemelerini kısıtlayacak. Müşterilere Visa tarafından verilenler de dahil olmak üzere banka kartlarını; Mastercard ve American Express gibi başka kredi kartlarını kullanmaya devam edebilecekleri söylendi. Bunun yanı sıra kullanıcılara varsayılan ödeme yöntemlerini şimdiden güncellemeleri öneriliyor.

amazon
visa
amazon, i̇ngiltere'de visa kredi kartlarını kabul etmeyi bırakıyor 20

Visa sözcüsünün CNBC’ye verdiği bir röportajda, “Amazon ile uzun süredir devam eden bir ilişkimiz var ve bir çözüm için çalışmaya devam ediyoruz. Böylece kart sahiplerimiz İngiltere’de tercih ettikleri kredi kartlarımızı, Amazon tarafından getirilen kısıtlamalar olmadan Ocak 2022’de kullanabilirler” dedi.

Amazon sözcüsü ise “Kart ödemelerini kabul etmenin maliyeti, müşteriler için en iyi fiyatları sağlamaya çalışan işletmeler için bir engel olmaya devam ediyor. Bu maliyetler, teknolojik gelişmelerle birlikte zamanla düşmelidir, ancak bunun yerine yüksek kalmaya ve hatta yükselmeye devam ediyor.” söyleminde bulundu.

Pazarlık Gücü

Küçük işletmeler de kart ağları tarafından alınan yüksek ücretlerden etkileniyor, ancak ne yazık ki genellikle pazarlık yapacak durumda değiller. Avrupa’da oldukça başarılı olan ve genişlemeye devam eden Amazon gibi bir e-ticaret devi, ücretlerini düşürmek için Visa üzerinde kesinlikle pazarlık gücüne sahip olabilir. Fakat bununla birlikte, yüksek ücretler konusunda pazarlık yapmanın küçük işletmeler için de olumlu bir sonucu olup olmayacağı henüz belli değil.

2021 Black Friday Trafiği, 2019’un Gerisinde Kaldı

Bu yıl Black Friday‘deki mağaza müşteri trafiği, 2019’dakine göre %28 daha düşük seviyede kaldı. 2021 için ise Black Friday alışverişi, 2020’ye kıyasla %48 arttı.

Black Friday Pandemiden Etkilendi

Diğer yandan Sensormatic Solutions tarafından yayınlanan verilere göre bu yılın Black Friday verileri, pandemi öncesi seviyelerin altında kaldı. Şirket, ABD’li tüketicilerin %65’inin hediye fikirlerine göz atmak veya satın almadan önce ürünleri görmek/dokunmak gibi ürünle ilgili nedenlerle bu tatil sezonunda mağazadan alışveriş yapmayı planladığını belirtti. 

Sensormatic Solutions Küresel Perakende Danışmanlığı Kıdemli Direktörü Brian Field, “Mağaza içi alışveriş hala 2019 seviyelerine geri dönemese de bu Black Friday, 2020’ye kıyasla mağazaları şahsen ziyaret etme konusunda daha fazla müşteri rahat hissetti” dedi. 

black friday
Brian Field | Sensormatic Solutions

25 Kasım Şükran Günü’nde fiziksel mağazalara yapılan ziyaretler, birçok perakendecinin 2020’de olduğu gibi bugün kapılarını kapatması nedeniyle 2019’a göre %90,4 azaldı. Mağaza içi Black Friday alışverişlerinin en yoğun olduğu saatler 1-3 arasındaydı.

(Basın açıklamasına göre geçmiş yıllarda olduğu gibi) Field, “Perakendeciler, trafik yoğunluğunu sezon boyunca yaymak için Black Friday’deki kalabalık mağazalardan kaçınmaya, envanteri daha iyi takip edip planlamaya ve daha iyi bir tatil alışverişi deneyimi oluşturmaya yardımcı olmak için bu yılın başlarında tatil fırsatlarını başlattı” dedi.

Tüketiciler, perakendecilerin özel alışveriş günleri fırsatlarını tanıtmaya başladığı Ekim ayı başlarında alışverişe başladı. Tedarik zinciri sorunları ve olası stok tükenmesi endişeleri, alışveriş yapanların erken başlamasına neden olmuş olabilir. 

Field, “Tedarik zinciri gecikmeleriyle ilgili endişelerle, tüketicilerin mağaza içi alışveriş fırsatlarından en iyi şekilde yararlandığını görmeyi bekliyoruz. Çevrimiçi satın alma, mağazadan teslim alma ve satış noktalarında teslim alma gibi birleşik ticaret seçenekleriyle birleştiğinde, tüketicilerin tatil alışverişlerini en uygun zamanda ve yerde yapmalarını sağlayabilirler” dedi.

black friday 3
Çeyreklere Göre E-Ticaret Harcamaları – Adobe Digital Insights

Sensormatic Solutions, 2021’deki en yoğun 10 ABD alışveriş gününün, tüm tatil trafiğinin %40’ını oluşturmasını bekliyor. ABD’de bu yılki tatil sezonu için mağaza trafiğinin de 2019’a kıyasla %10 ila %15 arasında düşmesi bekleniyor. Tatil için alışveriş yapanların trafiğinin azalması beklenirken NRF(Ulusal Perakende Federasyonu) toplam perakende satışların %8,5 artacağını tahmin ediyor.

Adobe Digital Economy Index, Şükran Günü ve Black Friday için toplam 14 milyar $ (geçen yılın biraz altında) olan çevrimiçi satış sonuçlarını açıkladı, bunun yanında çevrimiçi satışların bu yıl %10 artacağı tahmininde bulundu.


Milyar Dolarlık Türk Girişimleri!

Herkesin kendi işine sahip olmak istediği bu dönemde milyar dolarlık Türk girişimleri, sektöre adım atmak isteyen herkese ilham olmaya devam ediyor.

2021 yılının üçüncü çeyreğinde, Startups Watch tarafından Türkiye’nin girişim piyasasını gösteren bir rapor yayınlandı. Raporda milyar dolar değerine ulaşmış ilk beş Türk girişiminin, çevrimiçi perakende satışı ve oyun üretimi üzerine olması oldukça dikkat çekici görünüyor.

İşte sırasıyla 2021 yılının milyar dolarlık Türk girişimleri ve güncel değerleri!

milyar dolarlık türk girişimleri
Trendyol.com

Trendyol

Son yılların en gözde e-ticaret sitelerinden Trendyol, Demet Mutlu’nun girişimiyle birlikte 2009’dan beri faaliyet gösteriyor.

Moda alanında perakende satışı için pazar alanı oluşturan şirket hem işbirlikçileri hem kullanıcılardan oldukça rağbet görüyor.

Pandemi öncesinde kendini öne çıkaran Trendyol, o dönemde yaptığı doğru hamlelerle yatırımcıların ilgisini çekti. 1,5 milyar dolar ile ülkede son zamanların en yüksek yatırımını aldı ve piyasa değerini 16,5 milyar dolara yükseltti.

Bu şekilde Türkiye’de ‘decacorn’ (kuruluşundan kısa bir süre sonra değeri 10 milyar doları aşan görece yeni şirketler için kullanılan bir finansal terim) unvanını alan ilk teknoloji şirketi oldu.

getir3044 1
Getir

Getir

Fikir olarak sadece Türkiye değil dünyada da bir ilk olan Getir, ortalama 10 dakikada ürünleri tüketici ile buluşturan çevrimiçi perakende uygulamasıdır. Pandemi döneminde oluşan ihtiyaç ile hızlı bir ivme kazarak milyar dolarlık Türk girişimleri arasına katılmakta gecikmedi.

2015 yılında Nazım Salur tarafından kurulmasıyla birlikte asıl yükselişini pandemi döneminde yaşadı ve yatırımcıların oldukça ilgisini çekti. Özellikle yılın ikinci döneminde yüksek bütçelerle art arda yatırım turunu tamamlayan şirket kısa süre içerisinde ‘unicorn’ unvanını kazandı. Şimdi ise piyasa değeri 7,56 milyar dolar.

peak
Peak

Peak

Peak Games, mobil oyun geliştirmeye daha üniversite yıllarında meraklı olan Türk girişimci Sidar Şahin tarafından 2010’da kuruldu.

Kart,okey, Toy Blast ve Toon Blast gibi herkesin ilgisini çekebilecek oyunlar üreterek çok yüksek ivmeler elde etti. Aynı zamanda 41 kanalda aynı anda 3 dk boyunca amblemlerini paylaşan şirket reklam stratejisiyle de bir dönem çok konuşuldu.

Peak yurt dışından en yüksek yatırım alan ve 1,8 milyar dolar ile Türkiye’nin ilk ‘unicorn’ unvanını almayı başaran girişimdir. Son olarak 2017 yılında kart oyunları kısmını Zynga’ya sattı ve şu da 8,78 milyar dolar piyasa değeriyle ülkenin en başarılı girişimleri listesine adını yazdırdı.

hepsiburada logo 1024
Hepsiburada.com

Hepsiburada

Türkiye’de dijital dönüşüme önderlik etmesiyle bilinen e-ticaret sitesi, 1998 yılında Hanzade Doğan Boyner tarafından kuruldu.

Şirket ülkenin bu alandaki ilk girişimi olmakla kalmayıp dünyada da adını duyurmaya devam ediyor.

Kendisini daima güncel tutan ve kullanıcılarından tam puan alan Hepsiburada, yakın zamanda dünyanın en değerli şirketlerinin de listelendiği ABD, Nasdaq borsasında da yerini almayı başardı. Bu değerini ise 3,8 milyar dolara katlamasının ardından yaşanan bu olay sektörde büyük ses getirdi.

Şuan da ki piyasa değeriyle, 2021 yılında da milyar dolarlık Türk girişimleri arasında ismini korumaya devam ediyor.

milyar dolarlık türk girişimleri
Dream Games

Dream Games

Çok hızlı bir yükseliş ile milyar dolarlık Türk girişimleri listesine, yılın üçüncü çeyreğinde, Dream Games de girmeyi başardı. Şirket, Peak’in eski beş çalışanı tarafından 2019 yılında kuruldu ve çok kısa bir sürede ülkenin B serisinde gelmiş geçmiş en yüksek bütçe yatırımı yapılan girişimi haline geldi.

Hem geçmiş tecrübelerini hem de fikirlerini birleştiren genç girişimciler 7,5 milyon dolarlık tohum yatırımı ile yapboz oyunu Royal Match’i yarattılar.

Yatırım turunda pandeminin avantajlarını çok iyi kullanarak, 1 milyar dolar piyasa değeri kazandılar. Bu şekilde ülkenin üçüncü ‘unicorn’ unvanını almış oldular.

2021 yılı girişimciliğe yeni adım atanlar içinde oldukça parlak sonuçlar verdi. Yeni şirketler yılın 9 ayında 206 anlaşmada 1,4 milyar USD topladı. (Toplam işlem hacmi yıllık %1170 arttı, anlaşma sayısı yıllık %49 arttı) 2021’deki toplam anlaşma sayısı (206) tüm zamanların rekoruna ulaştı.

Her 5 oyun anlaşmasından 1’inin yapılmasıyla 40 imza atılan girişim sektöründe bu durum oldukça dikkat çekti. Bu şekilde tüm zamanların işlem sayısı ve işlem hacmi bazında rekor kırıldı. Milyar dolarlık Türk girişimleri listesinde yeni isimler görmek, çok uzak değil gibi duruyor.