Ana Sayfa Blog Sayfa 47

IKEA’nın Decathlon ile Başlattığı Shop-in-Shop Konsepti ve Perakendede Yükselen İş Birliği Dönemi

IKEA, mağaza deneyimini yeniden kurguladığı yeni bir modelle farklı perakendecilere alan açmaya başladı. İngiltere’de Croydon mağazasında hayata geçirilen pilot uygulamada, spor perakendecisi Decathlon mağaza içinde kendi alanıyla yer alıyor.

Bu “shop-in-shop” modeliyle IKEA, mağazalarını yalnızca kendi ürünlerini sergilediği alanlar olmaktan çıkararak, farklı kategorileri bir araya getiren daha geniş bir deneyim alanına dönüştürmeyi hedefliyor.

Decathlon’un sunduğu spor ve outdoor ürünleri, IKEA’nın ev yaşamı odaklı dünyasına yeni bir kategori eklerken; geri alım (buyback) ve click & collect gibi hizmetler de bu alanın parçası oluyor.

Bu adım, perakendede giderek hızlanan daha büyük bir dönüşümün parçası.

Perakendede yeni denklem: mağazalar artık çok markalı deneyim alanı

ikea’nın decathlon ile başlattığı shop-in-shop konsepti ve perakendede yükselen i̇ş birliği dönemi

IKEA’nın attığı bu adım aslında tekil bir örnek değil. Farklı pazarlarda birçok marka benzer şekilde mağazalarını iş birlikleriyle yeniden tanımlıyor.

Örneğin Selfridges, mağaza içinde farklı markalara ve konsept alanlara yer vererek alışverişi bir deneyim alanına dönüştüren en güçlü örneklerden biri. Güzellik, moda ve yaşam kategorilerinde sürekli değişen markalarla mağaza dinamik tutuluyor.

Spor tarafında Nike, farklı şehirlerde açtığı “Nike Live” mağazalarında yerel topluluklara özel ürün seçkileri ve iş birlikleriyle hiper-lokal deneyimler yaratıyor.

Alışveriş merkezlerinde ise dönüşüm daha da belirgin. Westfield projelerinde mağazalar; yeme-içme, etkinlik ve pop-up konseptlerle birlikte kurgulanarak tek başına mağaza yerine “yaşam alanı”na dönüşüyor.

Moda perakendesinde Zara, canlı yayın (live shopping) ve dijital entegrasyonlarla fiziksel mağazayı dijital deneyimle birleştirirken; mağaza artık sadece satış noktası değil, içerik ve etkileşim alanı haline geliyor.

Dijital doğan markalar da fiziksele tek başına girmek yerine iş birliklerini tercih ediyor. Amazon ve farklı marketplace oyuncuları, fiziksel alanlarda partner markalarla birlikte var olarak çok markalı deneyimi güçlendiriyor.

Tüm bu örnekler, perakendenin yeni yönünü net şekilde ortaya koyuyor:

Mağazalar artık tek bir markanın vitrini değil, birden fazla markanın, deneyimin ve temas noktasının bir araya geldiği platformlara dönüşüyor.

IKEA’nın Decathlon ile başlattığı model de bu dönüşümün önemli bir parçası olarak, fiziksel perakendenin geleceğinde iş birliklerinin belirleyici olacağını gösteriyor.

E-Ticaret Altyapı Platformu Ideasoft, 2026 Yılına İlişkin Gıda E-Ticareti Verilerini Açıkladı.

E-ticaret altyapı platformu Ideasoft, 2026 yılına ilişkin gıda e-ticareti verilerini açıkladı. Ocak 2026’da gıda kategorisinde ciro, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %70 artış gösterirken, ortalama sepet tutarındaki yükseliş %100’ün üzerine çıktı. Bu tablo, tüketici davranışında kalıcı bir dönüşüme işaret ediyor.

Ideasoft, 2026’nın ilk ayına ilişkin gıda e-ticareti verilerini açıkladı. Ocak ayında kategori cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %70 artış gösterirken, ortalama sepet tutarındaki yükseliş %100’ü aştı. Veriler, tüketicinin online gıda alışverişini artık geçici bir tercih değil, kalıcı bir alışkanlık olarak benimsediğini ortaya koyuyor.

Sepetler Büyüyor, Alışveriş Stratejik Hale Geliyor

Ocak ayında kaydedilen veriler, tüketicinin artık daha planlı ve daha yüksek hacimli alışveriş yaptığını ortaya koyuyor. Sepet ortalamasındaki yüzde 100’ü aşan artış; tekil ürün alımlarından ziyade toplu ve stoklu alışveriş modeline geçildiğini gösteriyor. Bu değişim, gıda e-ticaretinin yalnızca pratik bir çözüm değil, bütçe yönetimi açısından da stratejik bir tercih haline geldiğini kanıtlıyor.

Ramazan Etkisi Güçlenerek Devam Ediyor

2025 verileri de Ramazan döneminde gıdanın e-ticaret içindeki ağırlığının belirgin şekilde arttığını göstermişti. Ocaktan şubata geçişte yaklaşık %7 büyüyen gıda cirosu, Ramazan’ın etkili olduğu mart ayında e-ticaret kategorileri arasında üst sıralara yerleşmişti. Bu eğilim, gıdanın Ramazan döneminde adet bazlı değil; hacim ve değer bazlı büyüyen stratejik bir kategoriye dönüştüğünü ortaya koyuyor.

ideasoft logosu

2026 Şubat ayında ise Ramazan hazırlıklarının hız kazanmasıyla birlikte hem ciro hem de sipariş adetlerinde çift haneli büyüme bekleniyor. Tüketici alışverişini son haftaya bırakmak yerine, fiyat avantajını yakalamak ve bütçesini korumak adına alımlarını erkene çekiyor. Şubat ayı bu nedenle Ramazan öncesi kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.

Online Gıdanın Yükselişini Destekleyen Dinamikler

Gıda kategorisinin Ramazan döneminde liderliğe yükselmesi tesadüf değil. Bu büyümeyi destekleyen dinamikler net biçimde ayrışıyor. Artan fiyat hassasiyeti tüketiciyi dijital kanalda hızlı fiyat karşılaştırmasına yönlendirirken, Ramazan’a özel kampanya ve avantajlı paketlerin online ortamda daha görünür olması satışları yukarı taşıyor.

Yoğun iş temposu içinde zaman tasarrufu sağlanması ve özellikle ağır ya da hacimli ürünlerde kapıya teslimat konforu da online gıda alışverişini daha cazip hale getiriyor.

“Online Gıda Artık Dönemsel Değil, Kalıcı”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ideasoft CEO’su Sinan Akdal, gıda e-ticaretindeki dönüşümün yapısal bir değişime işaret ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Ocak 2026’da gördüğümüz yaklaşık %70’lik ciro artışı ve sepet ortalamasındaki 2 kattan fazla artış, online gıda alışverişinin artık dönemsel bir refleks olmadığını net biçimde gösteriyor. Tüketici hem bütçesini daha kontrollü yönetmek hem de zaman kazanmak için dijital kanalı ana alışveriş merkezi haline getiriyor. Ramazan döneminin gıda e-ticaretinde hem toplam hacim hem de kategori payı açısından 2026’de zirve olmasını bekliyoruz.”

Dijital Kanal Ana Merkeze Yerleşti

Ocak verilerindeki güçlü performans ve şubat ayına yönelik beklentiler, gıda e-ticaretinin artık alternatif bir kanal olmaktan çıktığını ortaya koyuyor. Dijital platformlar, temel ihtiyaç alışverişinde ana merkez konumuna yükselirken, Ramazan 2026’nın sektör için yeni bir rekor dönemine işaret ettiği görülüyor. Gıda e-ticareti, 2026’ya yalnızca hızlı değil; yapısal olarak güçlenmiş bir büyüme modeliyle girmiş durumda.

Amazon Fresh’ten Whole Foods’a: Stratejik Geri Adımın Nedenleri

Fiziksel market stratejisi tamamen Whole Foods Market’e kaydırılıyor

Amazon, tüm Amazon Fresh ve Amazon Go mağazalarını kapatma kararı aldığını açıkladı. Şirket, fiziksel perakendedeki odağını Whole Foods Market markası altında büyütmeyi planlıyor.

Amazon’un önümüzdeki birkaç yıl içinde 100’den fazla yeni Whole Foods mağazası açma hedefi doğrultusunda, mevcut Fresh ve Go mağazalarının bir kısmı da Whole Foods şubelerine dönüştürülecek.

Amazon Fresh Neden Beklenen Başarıyı Yakalayamadı?

amazon fresh’ten whole foods’a: stratejik geri adımın nedenleri

Amazon’un fiziksel marketlerden geri adım atma kararı, şirketin yaklaşık beş yıl önce Amazon Fresh ile geleneksel süpermarket pazarına giriş yapmasının ardından geldi. İlk Amazon Fresh mağazası 2020 yılında Kaliforniya’daki Woodland Hills’te açılmıştı.

Bu süreçte düzinelerce yeni mağaza açılmasına rağmen Amazon Fresh, müşteri çekmekte ve köklü market zincirleriyle rekabet etmekte zorlandı. Şirket, 2023 yılının başlarında mağazaları daha iyi farklılaştırmak ve finansal performansı iyileştirmek amacıyla zincirin büyümesini geçici olarak durdurmuştu.

Amazon, ürün çeşitliliğini artırma, mağaza tasarımlarını yenileme, düşük fiyatlara odaklanma ve Dash Cart gibi yüksek teknoloji çözümler sunma adımları attı. Ancak şirket, Amazon Fresh’i büyük ölçekli ve sürdürülebilir bir süpermarket zincirine dönüştürme hedefinin tutturulamadığını kabul etti.

Odak Aynı Gün Teslimat ve Whole Foods Büyümesi

Amazon, mağaza kapatma kararını duyururken çevrimiçi market operasyonlarının gücüne dikkat çekti. Şirketin market ürünleri teslimat hizmeti şu anda 5.000’den fazla yerleşim yerinde sunuluyor ve toplam brüt market satışları 150 milyar doların üzerinde.

Amazon, aynı gün market alışverişi teslimat hizmetinin kapsamını 2026 itibarıyla daha fazla bölgeye genişletmeyi planlıyor. Amazon Fresh ürünlerinin ise çevrimiçi sipariş ve teslimat yoluyla sunulmaya devam edeceği belirtiliyor.

Öte yandan Whole Foods’un küçük formatlı Daily Shop konseptiyle yapılan denemelerin olumlu sonuçlar verdiği ifade ediliyor. Şirket, 2026 sonuna kadar bu formatta beş yeni mağaza daha açmayı hedefliyor. Bu adım, Amazon’un market sektöründen tamamen çıkmak yerine, fiziksel perakende stratejisini daha güçlü bir marka etrafında yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.

Hopi’de Reklam Teknolojileri Direktörlüğü Görevine Murat Altuntaş Atandı

Hopi, organizasyon yapısını güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Reklam teknolojileri alanındaki yetkinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen şirket, Reklam Teknolojileri Direktörlüğü görevine Murat Altuntaş’ı atadı. Altuntaş, yeni rolünde Satış ve Ticari İş Ortaklıkları organizasyonu bünyesindeki Reklam Teknolojileri ekiplerinin liderliğini üstlenecek.

Bilgisayar bilimleri eğitimini Frankfurt Üniversitesi’nde tamamlayan Murat Altuntaş, kariyerine entegrasyon mimarı olarak başladı. Daha sonra iBillboard’ta Operasyon Direktörü olarak görev alan Altuntaş; Digital Partners’ta Kampanya Yöneticisi, Ströer Digital’de Operasyon Direktörü ve Doğuş Digital’de Programmatic Satış Direktörü pozisyonlarında önemli sorumluluklar üstlendi.

Hopi’ye katılmadan önce Amazon’da Programmatic Solutions Consultant olarak görev yapan Altuntaş, bu süreçte satış ve veri yönetimi alanlarında stratejik çalışmalara liderlik etti. Aynı zamanda yeni reklam teknolojilerinin entegrasyonu ve adaptasyon süreçlerinin yönetiminde aktif rol aldı.

Param’da Üst Düzey Atama

Param’da üst düzey bir atama gerçekleşti. Şirketin yeni Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı sektörün deneyimli ismi Elif Bilge Ceylan oldu.

Pazarlama, marka deneyimi ve kurumsal iletişim alanlarında uzun yıllara dayanan köklü bir tecrübeye sahip Elif Bilge Ceylan, 19 Şubat 2026 tarihi itibarıyla Param Merkezi Yönetim Destek Hizmetleri A.Ş. bünyesinde Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı olarak yeni görevine başladı.

Akademik eğitimini 2006 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamlayan Elif Bilge Ceylan, ardından 2010 yılında Bahçeşehir Üniversitesi’nde Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi üzerine yüksek lisans eğitimini bitirdi. Profesyonel iş hayatına 2006 yılında METRO Group bünyesinde pazarlama ve kurumsal iletişim alanlarında adım atan Ceylan, kariyeri boyunca önemli stratejik görevler üstlendi.

METRO Group ve Metro Türkiye’de Marka ve Kurumsal İletişim Müdürü olarak başarılı çalışmalara imza atan Ceylan, finans sektörüne geçiş yaparak Türkiye Finans Katılım Bankası’nda Pazarlama İletişimi ve Marka Deneyimi Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. Son olarak CCN Holding’de Pazarlama ve Marka Deneyimi Grup Başkanı olarak stratejik bir rol üstlenen Elif Bilge Ceylan, kariyeri boyunca edindiği vizyonu ve 20 yıllık bilgi birikimini artık Param ailesi için kullanacak.

Yeni dönemde Param Grup şirketlerinin hedefleri doğrultusunda pazarlama stratejilerinin oluşturulmasına liderlik edecek olan Ceylan, aynı zamanda iletişim faaliyetlerinin yönetiminden ve marka deneyiminin zenginleştirilmesinden de sorumlu olacak.

A101, Trendyol Go by Uber Eats İş Birliğiyle Online Teslimatta Yeni Bir Dönem Başlatıyor

A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında A101 fiyatlarını hızlı teslimat modeliyle birleştirerek daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmayı hedefliyor. İş birliğiyle birlikte A101 Kapıda’nın hizmet ağı, daha fazla il ve mağazayı kapsayacak şekilde genişleyecek.

13.500’ü aşkın mağazasıyla Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biri olan A101’de, dijitalleşme ve operasyonel dönüşüm süreci ivme kazanarak devam ediyor.

Halihazırda Türkiye’nin birçok noktasında online hizmet veren A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats platformunda daha hızlı teslimat süreleriyle market fiyatlı ürünleri tüketicilerle buluşturacak. A101’in çok kanallı perakende yaklaşımının önemli bir adımı olarak konumlanan iş birliği çerçevesinde A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats platformunda 600’ü aşkın mağaza ile hizmet verecek.

Hızlı teslimat modeli kapsamında kurgulanan yeni yapıyla operasyonel verimliliğin artırılması ve kullanıcı deneyiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Platform üzerinden yürütülen sipariş ve teslimat süreçleri sayesinde akışın daha dengeli ilerlemesi ve teslimat sürelerinin kısalmasıyla birlikte müşterilere daha kesintisiz ve öngörülebilir bir alışveriş deneyimi sunulacak.

Online gıda pazarının 100 milyar TL’yi aşmasının öngörüldüğü bir dönemde hayata geçirilen bu iş birliğiyle, Trendyol Go by Uber Eats’in yaygın ve hızlı teslimat platformu sayesinde A101 Kapıda’nın online gıda perakendesindeki pazar konumunun daha da büyütülmesi amaçlanıyor.

cagdas durmus 1

A101 Kapıda Genel Müdürü Çağdaş Durmuş, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde; “Dünyada online gıda perakendesinin rekabeti; erişim ağı, teslimat hızı ve operasyonel verimlilik etrafında yeniden şekilleniyor. Türkiye ise genç nüfusu ve dijital adaptasyon hızıyla bu dönüşümün en hızlı yaşandığı pazarlardan biri. Online alışverişte tüketicilerin en temel problemi, fiyatların mağazaya kıyasla çoğunlukla daha yüksek olması ve kampanyaların sürdürülebilir olmaması. A101 olarak ‘Hep Ucuz’ yaklaşımımızı online kanalda da tavizsiz şekilde sürdürmeyi temel öncelik olarak görüyoruz. Trendyol Go by Uber Eats üzerinde benimsediğimiz iş modeli, online fiyat algısındaki bu durumu ortadan kaldıran stratejik bir adım niteliği taşıyor. Market fiyatlarımızı koruyarak, kampanya bağımlılığı yaratmadan; şeffaf, erişilebilir ve güvenilir bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Trendyol Go by Uber Eats’in gelişmiş dağıtım gücü sayesinde, online kanaldan uzaklaşmış tüketiciler dahil olmak üzere çok daha geniş bir coğrafyada, tüketicinin yanında duran, onu koruyan ve güven veren bir online market deneyimini herkes için erişilebilir hale getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

tgo tanju yasar

Trendyol Go by Uber Eats Perakende Genel Müdürü Tanju Yaşar, iş birliğine ilişkin “Trendyol Go by Uber Eats olarak amacımız, güçlü markaları yaygın ve hızlı teslimat altyapımızla buluşturarak tüketicilere her zaman erişilebilir bir alışveriş deneyimi sunmak. A101 gibi Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biriyle hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, market alışverişinde fiyat, erişim ve kolaylık dengesini aynı anda mümkün kılan önemli bir adım. Gelişmiş lojistik kabiliyetimiz ve operasyonel tecrübemiz sayesinde A101 Kapıda’nın sunduğu ürünleri daha fazla şehirde, daha verimli şekilde tüketicilerle buluşturacağız.” ifadelerini kullandı.

İSO’dan Londra’da E-İhracat Çıkarması

İstanbul Sanayi Odası (İSO), Türk kozmetik, temizlik ve esans sektörünün küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla 15-18 Şubat 2026 tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’ya yönelik kapsamlı bir “E-Sektörel Ticaret Heyeti” programı gerçekleştirdi. İSO 30. Grup Temizlik Ürünleri, Kozmetik ve Esans Sanayii Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu başkanlığında düzenlenen heyette, sektörün önde gelen 12 firmasından 22 temsilci yer aldı.

h8

Amazon ve TikTok UK ile Kritik Temaslar

Heyetin ilk günü, Birleşik Krallık ticaret mevzuatı ve e-ticaret dinamiklerinin masaya yatırıldığı üst düzey toplantılarla başladı. IMRG (İngiltere E-Ticaret Birliği), T.C. Londra Ticaret Müşavirliği, Worldpay, Moka United ve Amazon UK gibi dev kuruluşlarla bir araya gelen heyet; operasyonel süreçler, kategori yönetimi ve pazara giriş stratejileri hakkında saha bilgisi edindi. Heyet ayrıca, Londra’da Türk markalarının başarısını temsil eden Atelier Rebul mağazasını ziyaret ederek, perakende deneyimlerini yerinde inceledi. Programın son gününde ise dijital ticaretin yükselen gücü TikTok UK ofisi ve Sol Retail ile kurumsal görüşmeler gerçekleştirilerek yeni nesil satış kanalları değerlendirildi.

Stratejik Görüşmeler ve Lojistik Çözümler

h4 1

Heyetin ikinci günü, Türk firmaları ile Birleşik Krallık merkezli 40’a yakın şirket arasında kurulan dev bir ticaret köprüsüne sahne oldu. Büyük toptancılar, distribütörler ve zincir market temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda toplam 156 ikili iş görüşmesi (B2B) yapılarak önemli ticari iş birliklerinin temelleri atıldı. Programın devamında ise Trade Gateway Fulfillment Center’ı ziyaret eden heyet katılımcıları, e-ticaretin en kritik halkası olan depolama, lojistik ve sipariş karşılama süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.

İSO Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu: “Dijital Ticaretin Kalbindeyiz”

h2 2

Programın sonuçlarını değerlendiren Heyet Başkanı ve İSO 30. Grup Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu, İngiltere pazarının Türk üreticiler için sunduğu fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi:

“Birleşik Krallık, dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Biz de İstanbul Sanayi Odası olarak, temizlik, kozmetik ve esans sektörlerindeki gücümüzü bu dijital dünyaya entegre etmek için Londra’dayız. Amazon UK ve TikTok UK gibi devlerle yaptığımız temaslar, firmalarımızın sadece ürün satmasını değil, küresel markalaşma süreçlerini de hızlandıracaktır. Gerçekleştirdiğimiz 156 adet B2B görüşme, İngiliz tüketicisinin Türk ürünlerine olan yüksek ilgisini kanıtladı. Amacımız, Londra’yı Türk markaları için kalıcı bir üs haline getirmektir.”

Program kapsamında ayrıca T.C. Londra Büyükelçisi Koray Ertaş’ı ziyaret eden heyet, İngiltere pazarındaki e-ticaret ekosistemi üzerine stratejik fikir alışverişinde bulundu.

Allbirds, Türkiye Pazarına Tradist ile Giriş Yapıyor

ABD merkezli sürdürülebilir ayakkabı ve yaşam tarzı markası Allbirds, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında Türkiye pazarına giriş yapıyor. Marka, bu süreçte bölgesel distribütörlük modeliyle ilerleyerek Tradist ile iş birliği kurdu.

Allbirds, 100 ülkede 17 distribütör üzerinden faaliyetlerini sürdürürken, Türkiye’yi de büyüme stratejisinin önemli duraklarından biri olarak konumlandırıyor. Bu kapsamda Tradist, Türkiye’nin yanı sıra Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Gürcistan, Moldova, Kırgızistan ve Ermenistan olmak üzere toplam 8 ülkede markanın dağıtımını üstlenecek.

Dijital ve fiziksel perakende birlikte konumlanacak

İş birliği kapsamında Allbirds’ün hem B2C hem de B2B dijital altyapılarının devreye alınması planlanıyor. Türkiye operasyonu için markaya özel e-ticaret sitesinin kurulması ve dijital iletişim süreçlerinin merkezi bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.

Bununla birlikte marka, yalnızca online kanallarla sınırlı kalmayarak fiziksel perakendede de konumlanacak. Bu doğrultuda seçili mağazalar ve e-ticaret platformları üzerinden tüketiciyle buluşması planlanıyor.

Operasyonel tarafta ise sezon sipariş yönetimi, lojistik süreçler, stok optimizasyonu ve nakit akışı gibi alanlarda daha verimli bir yapı kurulması hedefleniyor. Yeni bayii kazanımları ve distribütörlük ağının genişletilmesi de büyüme planının önemli parçaları arasında yer alıyor.

“Tradist için hem stratejik hem de heyecan verici bir adım”

tradist

Tradist Kurucusu ve CEO’su Sabri Can Acarsoy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Allbirds ile ortaklık kurmak bölgelerimizdeki varlığımızı genişletirken, Tradist için hem stratejik hem de heyecan verici bir adım. Allbirds, yenilik ve sürdürülebilirliğin harika tasarımla bir arada olabileceğini kanıtlayan bir marka. Nasdaq’ta da duyurulan bu ortaklık, küresel olarak saygın, ileri görüşlü markaları yeni nesil bilinçli tüketicilere sunma taahhüdümüzü güçlendiriyor” dedi.

Allbirds Finans Direktörü Annie Mitchell ise “Uluslararası bölgelerde distribütör modeline geçme yönündeki stratejik kararımız son derece başarılı oluyor. Son 18 ayda dünya standartlarında distribütörlerle ortaklık kurduk ve karlı bir işletme modeliyle marka erişimimizi genişlettik. Bu yeni anlaşmanın imzalanmasıyla, Allbirds markasını Avrasya genelinde daha fazla ülkeyi taşımayı dört gözle bekliyoruz” diye konuştu.

Aracılı Ticaretin Yükselişi: Yapay Zekâ Ajanları Ne Anlama Geliyor?

Amazon ve eBay gibi perakende pazaryerleri, insanlar için tasarlanmış devasa dijital pazarlarında dolaşan yapay zekâ alışveriş robotları söz konusu olduğunda bir ikilemle karşı karşıya kalıyor.

Satıcılar, bu sitelerin geniş müşteri havuzlarına erişim ve kargo, lojistik, ödeme desteği, ürün iadeleri, pazarlama yardımı ve satış araçları gibi çeşitli diğer hizmetler için ücret öderler. Zamanla, tüketici alışveriş aracıları, ödemeyi hala insanların tamamladığı ürün araştırmasından, tamamen otonom, uçtan uca işlemlere doğru geçiş yapması bekleniyor.

aracılı ticaretin yükselişi: yapay zekâ ajanları ne anlama geliyor?

New Generation’ın CEO’su Adam Behrens’e göre, Amazon ve eBay gibi pazar yerleri için, Perplexity AI, OpenAI ve Google dahil olmak üzere hızla ajan tabanlı ticarete geçen büyük dil modelleri, modellerini potansiyel olarak alt üst edebilir. San Francisco merkezli yazılım girişimi, satıcılar için ajan tabanlı ticaret araçları geliştiriyor. (Şirketin ana şirketi Internet Forest’tir.)

Eski Stripe yöneticisi Behrens, geçen ay verdiği bir röportajda, “ChatGPT ve Google’ın yapmaya çalıştığı şeyi, bir nevi dil öğrenme modelinin (LLM) pazar yeri olarak işlev görmesinin önünü açmak olarak düşünebilirsiniz; eğer arzı bu dil modeline bağlarsanız ve tüketici onunla etkileşime girerse, neden Amazon’a gitmeniz gereksin ki?” demişti. 

Bu modelde, geleneksel e-ticaret pazaryeri “sadece arka uçtaki sipariş karşılama merkezi haline geliyor” diye ekledi.

Piyasalar durağan değil.

eBay, 20 Şubat’tan itibaren geçerli olmak üzere, kullanıcı sözleşmesini güncelleyerek, şirketin izni olmadan “benim için satın al aracıları, LLM tabanlı botlar veya insan incelemesi olmadan sipariş vermeye çalışan uçtan uca akışlar” dahil olmak üzere her türlü aracılı ticaret aracını engelledi.

Diğer pazaryerleri de aracılı ticarete şüpheyle yaklaşabilirler.

New York merkezli ve satıcılara dolandırıcılık ve ters ibrazları yönetmek için yazılım satan Riskified’ın pazarlama müdürü Jeff Otto’ya göre, bu teknoloji potansiyel olarak iki ucu keskin bir tehdit oluşturuyor: Müşteri ilişkisinin aşınması ve ödeme güveni kararlarını kontrolleri dışındaki sistemlere “etkili bir şekilde devretmeleri” durumunda işlem tarafında dolandırıcılığın artma potansiyeli.

İki taraftan da kaybediyorsunuz; marka bilinirliğiniz, sadakatiniz, müşteri ömrü değerini yaratan tüm bu unsurlar – ChatGPT arayüzü içinde olduğunuzda bunların hepsini kaybediyorsunuz ve ikinci olarak da bu riskialıyorsunuz.”

Kasım ayında Amazon, yapay zeka firması Perplexity AI’ye karşı San Francisco’daki federal mahkemede dava açarak, firmanın yapay zeka destekli alışveriş aracı Comet’in perakende mağaza ve müşteri verilerine erişimini durdurmak için ihtiyati tedbir kararı talep etti. Amazon ayrıca tüketicileri yapay zeka alışveriş asistanı Rufus’a yönlendiriyor.

Perakendeciye göre, mağazaları “sadece bir web sayfası kataloğundan daha fazlası: Amazon müşterilerine güvenli, özenle seçilmiş ve kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunan entegre, dinamik bir ortam.”

Amazon, Perplexity’nin dava açmasından günler önce şirkete gönderdiği ihtar mektubunda , “yapay zeka yeniliklerine ilişkin sektörün heyecanını paylaştığını ve ajan tabanlı yapay zekanın çeşitli alanlarda müşteri deneyimlerini iyileştirme konusunda önemli bir potansiyel gördüğünü” belirtmişti.

Ancak açıklamada, yapay zeka ajanlarının “şeffaf” bir şekilde çalışması gerektiği, çünkü bunun “hizmet sağlayıcının yapay zeka ajanlarını izleme ve müşteri alışveriş deneyimini bozan, müşteri güvenini zedeleyen ve güvenlik riskleri yaratan davranışları kısıtlama hakkını koruduğu” belirtildi.

İster Amazon büyüklüğünde bir mağaza olsun ister daha küçük bireysel bir girişimci, satıcılar aracılı ticarete en iyi nasıl yaklaşacaklarını araştırıyorlar.

Amazon 2025 Gelirinde Walmart’ı Geçti: Perakende ve Bulut Hizmetlerinde Güçlü Büyüme

Amazon, 19 Şubat 2026 tarihinde açıklanan 2025 mali yılı sonuçlarında toplam gelirini rakibi Walmart’ın gelirlerinin üzerine çıkararak dikkat çekici bir başarıya imza attı.

invertir en amazon main
amazon 2025 gelirinde walmart’ı geçti: perakende ve bulut hizmetlerinde güçlü büyüme 12

Dijital perakende, bulut hizmetleri ve reklam gelirlerindeki güçlü performans, Amazon’u küresel perakende gelir sıralamasında öne çıkardı. Bu sonuç, e-ticaret devinin hem çevrim içi satışlar hem de teknoloji odaklı iş kollarıyla geleneksel perakendecileri geride bırakabildiğini net şekilde ortaya koyuyor.

2025’te Amazon’un toplam geliri 615 milyar $’ın üzerine çıkarak, yıllık bazda yaklaşık %13 oranında artış gösterdi. Bu rakam, aynı dönemde Walmart’ın toplam gelirinin altında kaldığı beklentilerin aksine,şirket yıllık gelirini rakibini geçecek şekilde sonuçlandırmasını sağladı. Walmart’ın 2025 gelir raporlarında toplam gelir yaklaşık 612 milyar $ seviyesinde kalmıştı. Bu durum, Amazon’un gelir büyüme ivmesinin “fiziksel mağaza ağına dayalı geleneksel perakendecilik modelini” geride bıraktığını gösteriyor.

Perakende Büyümesinin Motorları: E-Ticaret, Abonelik ve Marketplace

Amazon’un gelir artışında en önemli etkilerden biri e-ticaret perakende satışlarının büyümesi oldu. Artan çevrim içi alışveriş hacmi, özellikle tatil sezonu ve yıl sonu promosyon dönemlerinde müşteri talebinin yüksek seyretmesiyle Amazon’un perakende satışlarını yukarı taşıdı. Ayrıca satış gelirlerinin içinde üçüncü taraf satıcı komisyonları ve lojistik hizmetleri ile Amazon’un marketplace modeli de önemli bir rol oynadı; bu model, yalnızca ürün satışı değil aynı zamanda platform kullanımından elde edilen gelirleri de kapsayarak toplam gelir artışını destekledi.

Bunlara ek olarak Amazon’un abone tabanlı hizmetleri, örneğin Prime üyelikleri ve dijital medya gelirleri, toplam gelir üzerindeki katkısını artırdı. Prime üyeleri, hem perakende alışveriş hem de video/müzik gibi dijital içerik hizmetleri aracılığıyla şirketin platformunda daha fazla harcama yapma eğiliminde oluyor; bu da şirketin gelir büyümesine çok kanallı bir katkı sağlıyor. Bu veri, Amazon’un hem fiziksel ürün perakendesinde hem de dijital servis gelirlerinde geniş bir gelir tabanı oluşturduğunu gösteriyor.

Bulut Hizmetleri ve Reklam Gelirinde Performans

Web Services (AWS), şirketin bulut tabanlı hizmetler segmenti olarak 2025’te de güçlü şekilde büyümeyi sürdürdü ve gelir artışına önemli katkı verdi. AWS’in özellikle kurumsal müşterilere yönelik altyapı hizmetleri, yapay zekâ destekli çözümler ve ölçeklenebilir bulut platformları, perakende dışı iş kollarında şirekti teknoloji liderlerinden biri haline getiriyor. CNBC raporlarına göre AWS, toplam gelir büyümesine çift haneli oranlarda katkı sunarak şirketin gelir portföyünü çeşitlendirdi.

Bunun yanında şirketin reklam gelirleri de dikkat çekici büyüme performansı sergiledi. Amazon Advertising, e-ticaret platformu kullanıcılarının davranış verilerini reklamcılarla buluşturarak, hedefli reklamcılık alanında artan talep sayesinde gelirini yükseltti. Bu durum, geleneksel dijital reklamcı platformlarına alternatif olarak Amazon’un reklam modelinin modern perakende stratejisindeki önemini artırıyor.

Walmart’ı Geride Bırakan Gelir Büyümesi: Perakende Rekabeti

Walmart, uzun süre dünyanın en yüksek gelirli perakende şirketi olarak kabul edilirken, Şirketin 2025 gelir raporuyla birlikte bu unvanı kaybetme ihtimali doğdu. Walmart’ın gelir yapısında fiziksel mağaza satışları hâkimken, şirketin dijital perakende ve teknoloji tabanlı gelirleri toplam gelir hacmini daha hızlı artırdı. Bu da sektörde çevrim içi perakende, abonelik ve bulut hizmetleri gibi çok kanallı modellerin, sadece fiziksel mağaza ağından yüksek gelir elde etmekten daha sürdürülebilir bir büyüme sunduğunu ortaya koydu.

CNBC analizlerine göre Amazon’un toplam gelirde Walmart’ı geçmesi, yalnızca bir finansal başarı göstergesi değil; perakende dönüşümünün de bir simgesi olarak okunabilir. Şirketin e-ticaret, bulut ve dijital reklam alanlarındaki gelir tabanını büyütmesi, şirketin perakende sektöründeki rekabet gücünü farklılaştırıyor ve uzun dönemli gelir potansiyelini artırıyor.

Amazon’dan Geleceğe Dair Perspektif

Şirketin 2026 planlarında da gelir büyümesini sürdürme hedefi, özellikle perakende ve e-ticaret tarafında pazar payını genişletmeye odaklanıyor. Bu çerçevede şirket, lojistik ağını daha da optimize etmeyi, Prime üyelik programını genişletmeyi, AWS büyümesini hızlandırmayı ve reklam teknolojilerindeki yenilikleri çoğaltmayı planlıyor. Bu stratejiler, şirketin sadece en büyük gelirli perakendecilerden biri olmaya devam etmekle kalmayıp, dijital perakende ekosisteminde lider pozisyonunu güçlendirmesini amaçlıyor.

Amazon’un 2025’te Walmart’ı gelirde geride bırakması, perakende sektöründe çevrim içi gelirlerin öneminin arttığını ve çok kanallı gelir kaynaklarının şirketlerin uzun vadeli başarısını şekillendiren kritik unsurlar olduğunu açıkça gösteriyor.