Ana Sayfa Blog Sayfa 475

Tedarik Zinciri Otomasyonunun Geleceği

Koronavirüs sürecinde en fazla etkilenen ve önümüzdeki süreçte yatırımların en fazla arttırılacağı sektörlerden biri hiç şüphesi tedarik zinciri oldu.

‘Satmaya’ odaklanmaktan sıyrılıp, ‘taşıma ve depolamaya’ odaklanacağımız günler yakında.

Bu nedenle, dünyanın dört bir yanındaki şirketler, otomasyonun ön plana çıktığı depo ve dağıtım sistemlerini yeniden düzenlemeye çalışıyor.

Bu yazımızda küresel tedarik zincirinin pandemi süreci içerisindeki durumu ve gelecekteki fırsatları konuşalım istedik sizlerle.

İlk olarak küresel endüstri yatırımı bu yıl hangi alana yatırım yapmak istersiniz sorusunun cevabını inceleyelim.

otomasyon1
tedarik zinciri otomasyonunun geleceği 3

Yukarıda göründüğü gibi depo operasyonu listedeki diğer teknolojilerden daha fazla yatırım ayrılacak bir orana doğru yükselmiştir. Çünkü şirketler bu yıl içerisinde teslimat sürelerini kısaltmayı ve toplam marjları iyileştirmeyi amaçlamaktadır.

Ülkemizde de taşıma ve depolama kısmındaki yatırımlara şu ana kadar gereken önemin verilmemesi özellikle perakende sektöründe önümüzdeki süreçte en büyük sıkıntılardan birine yol açacaktır.

Özellikle Çin’de yaşanan kriz ve gümrük problemlerinin getirisi ile birlikte tüm ülkeler kendi iç piyasalarında süreçleri çözmek zorunda kaldıklarından sektörde yeni yatırımların ve fırsatların habercisi tedarik zinciri oldu.

2020 yılı içerisinde tüm ülkelerde depolama ve taşıma sektörlerinde büyük yatırımlar planlanıyor.

Tedarik zinciri süreçlerimiz hala manuel

Öte yandan bu süreçte yatırım yapılması gereken en önemli konulardan biri de tedarik zinciri teknolojileri üzerinde odaklı. Yani hala birçok paketleme, depolama, taşıma veya yükleme gibi işlemler insan gücü ile ilerletiliyor. Araştırmalara göre küresel olarak şirketlerin sadece %4’ü tam olarak bir otomasyon sistemi ile tedarik zinciri süreci gerçekleştiriyor.

manuel
tedarik zinciri otomasyonunun geleceği 4

COVID Sonrası Tedarik Zincirleri

COVID-19 salgını bize karmaşık ve uzun tedarik zincirlerinin doğru koşullar altında kırılgan olabileceğini gösterdi.

Tedarik zinciri süreçlerinde artan otomasyon oranlarını gördükçe ve veri toplama bu süreçlerle daha entegre hale geldiğinden, bu sistemlerde var olan risklerin azaltılması ve fırsatların artırılması koronavirüs sonrası dönemde çok büyük fırsatları beraberinde getiriyor.

Özellikle hızlı tüketimin yüksek olduğu perakende gibi sektörlerde, yaşanan sıkıntılar perakende sektöründe kazanç kaybına yol açarken, perakendeye hizmet eden, yani taşıyan ve depolayan tedarik zinciri sürecinde yeni bir dönem başlayacağı ön görülüyor. 

Pandemi Reklamcılığı Sizce de Artık Değişmemeli mi?

Yumuşak bir piyano müziği ile başlangıç…

Boş sokaklar, okullar veya oyun alanları…

Aileler ve uzaktan video görüşmeler…

Tanımlamalarda aklınızda kaç tane reklam canlandı? Muhtemelen çoktur. Maalesef pandemi dönemi reklamcılığının artık sonuna geldiğimizin habercisi aslına bakarsanız bu ‘çok’.

Aslına bakarsanız başta pek çok insan için duygusal ve güzel olan bu reklamlar artık iyiden iyiye insanları sıkıyor.

Üstelik süreci geriden takip eden ve hala reklamlarını yeni yayına alan markalar da cabası durumun.

Bazen aynı mesajı tekrar tekrar duymanın insanda ne denli irite edici bir his uyandırdığını herhalde hepimiz bu dönemde gözlemledik.

Evet kısıtlı şartlarla çekiliyor reklamlar. Evet çoğunda stok görsel veya video kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Evet bu şartlarda daha iyisini çıkaramayız dediğinizi duyar gibiyiz.

Fakat artık reklamcıların markalarına yeni bir strateji çizmesi gereken yerdeyiz. Herkes işlerine geri dönmeye başlarken, normalleşme süreci hızla ilerlerken hala boş sokakları reklamlarda göstermek niye?

Bu aşamanın ilerletilebilmesi için aşının bulunup dünya üzerinde koronavirüsün tamamen silinmesini bekliyorsak izleyiciler olarak işimiz bir hayli zor.

Markaların ekonomik olarak normalleşme sürecine girdiği gibi, reklamların da normalleşme sürecine girmesi gerekiyor.

Sürecin erken ya da geç başlaması veya başlamaması gerektiğini savunmuyorum bu noktada. Fakat öyle ya da böyle bildiğimiz bir gerçek var ki, özellikle Haziran ayından sonra insanları evlerinde tutmanın çok da mümkün olmayacağı yönünde. Reklamcıların bu konuda farklı fikirlere acilen odaklanması gereken bir dönemdeyiz.

Dünyada Yeniden Açılan AVM’lerde Mağaza Vitrinleri de Koronaya Uyum Sağladı

AVM’ler açılıyor, perakendeci iş yapabilecek mi, cirolar nasıl olacak, kiralarda nasıl ilerlenecek, AVM’ler açılmalı mı, tehlike yarattığından açılmamalı mı… Tartışmalar uzar gider.

Fakat uzayıp giderken, en nihayetinde 11 Mayıs günü Alışveriş Merkezlerinin bir kısmı açılışlarını gerçekleştirecek. Dünyada ise örnekleri inceliyoruz, birçok AVM açılış yaptı.

Koronavirüs insanları öyle bir etkiledi ki, bu defa mağazaların vitrinlerinde de sürece uyum sağlayan kombinler gözlemlenmeye başladı 🙂

Amerika’da faaliyet gösteren AVM vitrinleri vitrin mankenlerini de maskeledi, ilginç görüntülere ev sahipliği yaptı.

maske
dünyada yeniden açılan avm'lerde mağaza vitrinleri de koronaya uyum sağladı 9

Hem AVM hem de mağazalara girişte sıra bekleniyor

giriş

Açılış veren AVM’lerde yoğunluk düşük olsa da AVM ve mağaza girişlerinde sıra bekleniyor. Yönlendirmeler ve yönergeler ciddiyetle uygulanıyor.

Lavabolar yarım kapasite ile hizmet veriyor

lavabo

Hem lavabo kullanımları hem de WC kabinleri yarım kapasite ile hizmet veriliyor ve her kullanımdan sonra dezenfekte ediliyor.

Mağaza kapılarında temassız giriş

mağaza kapı

Kayar kapısı olmayan mağazalarda, müşterilerin kapıyı ellemek istemeden geri döndüğü fark edilince, mağazalar tarafında kapıyı açmak üzere görevlendirilmiş sabit bir karşılayıcı personel bulunduruluyor.

Ülkemizde alınmasına hazırlanan önlemler gibi, yurt dışında da pek çok önlem AVM’ler adına alındı. Genellikle yapılanlar paralellik göstermekle birlikte AVM’ler kanadında alınan tüm önlemleri daha önceki yazımızdan inceleyebilirsiniz.

Fiziksel Perakendede Asıl Konumuz Tüketici Davranışları Değil ‘Şartları’

Karantina sürecinde tartışılan en önemli konulardan bir tanesi bildiğiniz üzere tüketici davranışları. Tüketici davranışları online kanallara ne oranda kaydı, bundan sonra ne olacak, online alışveriş alışkanlıklarını değiştirebilecek miyiz diye uzayıp giden onlarca tartışma söz konusu.

Mevcutta tüketiciler şu anda, özellikle süpermarketleri daha az ziyaret etme eğiliminde olduklarından çevrimiçi kanalda daha fazla sipariş vermeleri çok doğal bir yönelim.

Mart ayında, koronavirüs pandemisi yayılmaya başladığında, süpermarketler stoklama nedeniyle satışlarda büyük bir artış gördü. Panik satın alımı dediğimiz bu satın alımlar daha sonra azalmış olsa da, özellikle gıda ürünlerinin satışındaki artış hala devam ediyor.

Tesco’nun açıklamasına göre insanların haftada en az iki kez yaptıkları alışveriş sıklığı bire düşerken sepet ortalamalarında da artışlar yaşandı. Yani haftada birkaç kez yerine bir seferde toplu siparişlere yönelmeyi tercih ediyoruz.

Peki alışkanlıklarımız normale dönecek mi?

AVM ve perakende mağazalarının sorduğu en önemli sorulardan ve sektörün geleceğini etkileyecek en kritik cevaplardan biri bu soruda yatıyor aslına bakarsanız.

Normal şartlarda belki yıllarca hiç kullanılmayacak kitleler tarafından online bu kadar hızlı kullanılmaya başlamışken, acaba bu durum perakendenin geleceğinde nasıl değişikliklere sebep olacak sorusunun cevabını hep birlikte arıyoruz.

Türkiye’de hepimizin bildiği üzere fiziksel perakende ve AVM mağazacılığı kavramının yurt dışında olandan farklı bir misyonu var. Yani zaten halihazırda az olan sosyal alanlarımızın en büyüğünü bu AVM’ler ve mağazalar oluşturuyor.

Cafe, restoran tercih kültürümüz özellikle genç kitle üzerinde bir hayli yüksek. E-ticaretin fiziksel perakendeye oranla payı, her ne kadar tehdit oluşturuyor desek de %10’ları geçemiyor.

açık

Karantina döneminde insanların dışarı çıkmayı, gezmeyi, dolaşmayı çok özlediklerini hep dinliyor ve kendiniz de katılıyorsunuz değil mi? İşte bizim nüfusumuzun %70’i o dışarı çıkma, gezme ve dolaşma kavramını zaten AVM’lerle özdeşleştirmiş durumda.

Hal böyle olunca ülkemizde fiziksel perakendeciliğin bitmesi gibi bir durum kısa süre içerisinde gerçekleştirilebilir bir olgu değil. Normalleşme sürecinde, yaşayacağımız tedirginlik elbette satış oranlarımızı etkileyecek fakat yukarıda bahsettiğimiz bu misyonu bu sürede unutmamamız gerekir.

Diğer en önemli konulardan bir tanesi ise, orta gelir düzeyinin yaşayacağı ekonomik gelir sıkıntısı olmalı. Yukarıda bahsettiğimiz %70 oranının %40’ı orta gelir düzeyinde ve çocuklu ailelerden oluşuyor. Yani AVM’leri sosyal hayatının bir parçası olarak konumlandırmış kitlenin %40’ı bu dönemde ekonomik olarak bir takım sıkıntılar yaşayacak.

Önemli nokta, onlara dokunabilmek.

Pek çok marka, fiziksel mağazalarda bu dönemde kampanya ve indirim yapmanın doğru olup olmadığı veya zaman dilimleri üzerine toplantılar yapıyor şu sıralar. Benim görüşüm bu süreçte orta gelir düzeyini desteklemek zorunda olduğumuz yönünde.

Yani aslına bakarsanız konumuz fiziksel perakendenin eski haline dönüp dönmeyeceğinden çok, kitlemizin %40’ını oluşturan bu kesimi yakalayıp yakalayamayacağımızdan geçiyor.

Çünkü eğer yakalayamazsak fiziksel perakende bu süreçten etkilenecek evet, fakat online ticaret sebebi ile değil mevcut müşterisinin değişen şartlarına uygun sunum yapamayacağı için etkilenecektir. Haziran ayından sonra mevcut tüketiciyi şu şartlarda evlerinde tutmak zaten çok mümkün olmayacak bir olgu. Tartıştığımız ya da tartışmamız gereken konulardan biri bu değil.

Asıl konumuz perakendecilerin değişen tüketici davranışlarına değil, şartlarına uyum sağlayıp sağlayamayacağı olacak.

İzleyerek göreceğiz.

Bu Uygulama Mağaza ve Kasa Bekleme Sıralarınızda Dijital Bir Hat Oluşturarak Sosyal Mesafeyi Koruyor

Salgın sırasında market girişlerinde, kasa sıralarında, atm sıralarında herkesin dikkat etmeye çalıştığı tek konu var. Sosyal mesafe…

Zaman zaman müşterileriniz sosyal mesafe kurallarına uyum gerçekleştirmeyerek (ya da fark etmeyerek) hem mağazanızın hem de diğer müşterilerinizin sağlığını riske atabiliyor.

Şu anda bu tarz sıralarda aldığımız önlemler, yerlerde 2’şer metre aralıklarla yerleştirilen yuvarlak stickerlardan oluşuyor genellikle. Fakat özellikle süpermarket sıralarında bu stickerlarda beklemeyen çok müşteri ile karşılaşıyorsunuz değil mi?

IBM’in geliştiricilerinden biri bu sorun için bir uygulama geliştirdi. GPS tabanlı bu basit uygulama mağazaya yaklaştığınızda sizi algılıyor ve eğer işaretlerseniz sizi giriş sıralamasına alıyor. Sıra size geldiğindeyse bir bildirim ile mağazaya giriş yapabileceğinizi bildiriyor.

uygulama 1

Aslına bakarsanız sistem restoranların kasa önünde beklememeniz için elinize verdiği basit uyarıcı sistemi gibi çalışıyor. Bu sayede mağazanın önünde diğer müşterilerle yan yana beklemek yerine biraz daha uzaklaşarak sıranız geldiğinde mağazaya giriş yapıyorsunuz.

Burada bana sorarsanız bu duruma sadece bu uygulama gözüyle bakmamak gerekiyor. Nitekim çok basit temelli olarak çözülebilecek bu tarz uygulama veya restoranlardaki gibi fiziksel uyarıcılarla mağaza ve kasa önü sıra sorunundan kurtulabiliriz.

Koronavirüs ile yaşamaya alışmak zorunda olduğumuz şu günlerde bu tarz işlevsel yenilikler özellikle mağazacılık sektörü için hayat kurtarıcı olabilir.

Türk Hava Yolları Haziranda İç Hat Seferlerini Başlatıyor

Koronavirüs nedeniyle iç ve dış hat seferlerini durduran Türk Hava Yolları haziran, temmuz ve ağustos aylarını kapsayan uçuş planlama taslağı yaptı.

Alınan bilgiye göre, Kovid-19 salgını nedeniyle daha önce iç hat uçuşlarını 20 Mayıs, dış hat uçuşlarını ise 28 Mayıs’a kadar durdurma kararı alan THY, haziran, temmuz ve ağustos aylarını kapsayan planlamaya göre uçuş yapılmasını öngörüyor.

İç hat uçuşlarını haziranda başlatmayı amaçlayan THY, dış hat uçuşlarını ise kademeli olarak düzenleyecek.

Üç aylık periyotta düzenlenen uçuş planlamasına göre, haziran ayında 19 ülkeye 22 noktada haftalık 75 frekans uçuş yapılacak.

Kanada’da Toronto, Kazakistan’da Almatı, Afganistan’da Kabil, Japonya’da Tokyo, Çin’de Şanghay, Güney Kore’de Seul, Singapur, Danimarka’da Kopenhag, İsveç’te Stockholm, Norveç’te Oslo, Almanya’da Frankfurt, Berlin, Düsseldorf ve Münih, Avusturya’da Viyana, Hollanda’da Amsterdam, Belçika’da Brüksel, Beyaz Rusya’da Minsk, Gürcistan’da Tiflis, Lübnan’da Beyrut, Kuveyt ve İsrail’de Tel-Aviv seferleri icra edilecek.

Haziranda yurt içinde tüm meydanlara uçulmaya devam edilmesi, ilk etapta normal durumda planlı seferlerin yüzde 60 oranında icra edilmesi öngörülüyor. THY, temmuz ve ağustosta ise uçuşlarını arttırmayı amaçlıyor. THY, temmuzda 74 ülke ve 103 noktada haftalık 572 frekans, ağustosta ise 98 ülke 160 noktada 937 frekans uçuş planlıyor.

McDonald’s Salgın Sırasında Hizmet Veren Mağaza Çalışanlarına %10 Bonus Ödemesi Yapıyor

McDonald’s koronavirüs süresinde hizmet veren mağaza çalışanlarına kazandıkları ücretin %10 fazlası kadar bonus ödemesi yapacağını duyurdu.

“Restoran ekipleri bizler için her zaman önemliydi ve şimdi geldiğimiz noktada bu durum çok daha büyük önem kazandı, fedakarlıklarını görmezden gelemeyiz” şeklinde açıklama yapan şirket personel çalışma şartlarını iyileştirme üzerine de çalışmalar yapıyor.

Aynı zamanda çalışanlar için ek ücretli hastalık izinleri, restoran yöneticilerine dönem boyunca teşvik primi, çalışanlar ve aileleri içim 7/24 sağlık ve psikolojik destek hattı gibi yeni standartları da hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürüyorlar.

Öte yandan bu kararların geçtiğimiz haftalarda çalışanların aşırı baskısı ve grevleri sonucunda açıklandığını da hatırlatmak isteriz.

Şu an için yalnızca ABD’de olan bu uygulama aslında hem perakende hem de restoran endüstrisi için tüm ülkelerde şirketlerin çekincelerinden biri haline gelmiş durumda.

İş korkusu ve iş sıkıntıları tüm ülkelerde baş göstermiş durumda, fakat düşük şartlarda çalışan perakende ve restoran endüstrisi gibi sektörlerde çalışanların tahammülü pandemi sırasında eskisine göre bir hayli azaldı. Bu da sektörlerde nitelikli çalışan korkusunu beraberinde getiriyor.

Her ne kadar markaların iyimser reklamları, fedakarlık mesajları ülke olarak içimizi rahatlatsa da bu sektörlerde hepimizin bildiği bir gerçek var ki o da çalışanların uzun mesailerde ve maalesef iyi olmayan şartlarda çalıştığı.

Mağazalarda çalışan birçok perakendeci gece ve gündüz kavramını mağaza içerisinde kaybedecek kadar fazla çalışıyor maalesef.

AVM’lerin ve perakende mağazalarının yavaş yavaş açılış vermeye başladığı şu süreçte sektörlerin tahammülsüz noktalarından birinin de bu olacağı öngörülüyor. İnsanlar kendi iç sorgulamasına döndükçe, şirketlerin kurduğu yapay ve zorunlu dünyanın dışına çıkmaya başladı. Özellikle de genç istihdamın çalıştığı bu sektörlerde önümüzdeki süreçte nitelikli iş gücüne ulaşmak eskisinden daha güç olacaktır.

Hem Kapalı Eğlence Alanları Hem de Temapark’lar için Disney’den Kötü Haber Var

Koronavirüs pandemisi nedeniyle işinin ne kadar kötü zarar görebileceğine dair çarpıcı bir değerlendirmede bulunan Walt Disney Company, bildiğiniz üzere dünyanın en güvenilir şirketlerinden biri olarak görülürdü.

Analist firması MoffettNathanson Pazartesi günü Disney hisse senetlerini alımdan nötre düşürdü, bu da COVID-19’un etkilerinin Disney’in çeşitli iş birimlerinde beklenenden uzun süreli dalgalanmalar yaşatacağının sinyallerini verdi. Salgının seyahat, tema parklar ve prodüksiyon sektörlerine ciddi darbesi şirketi zor duruma soktu.

TV görüntülenmeleri üzerindeki artış Disney’i etkilemedi mi diye sorabilirsiniz, fakat özellikle yeni çekimlerin gerçekleştirilememesi ve aynı zamanda spor müsabakalarının tamamen iptali gibi etmenler bu gelir kanalında da şirketi zorlu bir sürece soktu.

Şirket açıklamasında, umutsuz olmadıklarını fakat daha önce böyle bir kriz yaşamadıklarından eğlence sektörü için ciddi endişeli olduklarını belirtiyor.

Mart ayında kapanış gerçekleştirmeden önce, Disneyland’ın gelirleri %6 güvenilir artarak 26.2 milyar dolara ulaşmıştı. Yeni yatırımlarda birlikte ikinci çeyrekte artışın yükselmesi bekleniyordu.

Fakat şu anda mevcut etki sebebi ile şirket hisseleri %4 düşüş gerçekleştirdi. Konu ile ilgili şirketin değerlendirmesi, 2020 yılı içerisinde küresel olarak kapalı eğlence alanları ve tema parklar için umutlu düşünmenin olası olmayacağı yönünde. İleriye baktığınızda eski performansınızı yakalama süreniz ne olur sorusuna ise 2022 yılını işaret ediyorlar.

Süpermarketler 12 Saniyede Virüslerin %99’unu Öldüren Bu El Yıkama Makinesinin Peşinde

Bildiğiniz üzere tüm markalar ve mağazalar şu sıralar koronavirüs önlemleri kapsamında hazırlıklarını tamamlıyorlar.

Yönelndirmeler, bilgilendirmeler, kişisel kuruyucu ekipmanlar, kurallar… Uzayıp giden listelerimiz var. Bu konuda özellikle AVM ve markaların aldıkları önlemleri daha önce sizlerle paylaşmıştık.

Bu önlemlerin yanında son birkaç gündür özellikle küresel çapta süpermarketlerin peşinde koştuğu yeni bir anlık dezenfekte makinesi bulunuyor. 12 saniye içerisinde %100 temassız olarak virüslerin %99’unu öldürdüğü söylenen bu cihaz için satış patlamaları yaşanıyor.

Koronavirüsten önce, bu tür el yıkama istasyonlarının çoğunlukla ABD’de daha yüksek hijyen standartlarına sahip sağlık tesislerinde ve gıda üretim tesislerinde kullanıldığı biliniyor.

Meritech isimli üretici firma süpermarketlerin var olan talebinden dolayı küresel çapta %200’lük bir artış yaşamış şimdiden.

Ülkemizde böyle bir standarda çıkar mıyız bilinmez fakat, bu süreçte sağlık çatısı altında daha pek çok satış patlamaları yaşanacak yenilikler göreceğimiz aşikar.

Bir Bakışta Koronavirüs ve Artış Gözlenen Sektörler

Koronavirüs sektörlere göre online ve offline kanallarda pek çok etkilere sebep oldu. Bazı sektörler için online kanallarda yeşil ışık yakılırken bazı kanallar için özellikle offline tarafta ciddi sıkıntılar baş göstermeye başladı.

Pazarlama, marka, sektör ve reklamcılık gibi başlıklar altında bir bakışta koronavirüsün son zamanlarda etkilerini sizler için derleyelim istedik.

Önemli yavaşlamaya rağmen onlar için parlak dönem yaşandı

Şarşırtıcı olmamakla birlikte Facebook, amazon ve Google için yılın ilk çeyreği artışlarla kapandı. Facebook %18 artış ile 17.7 milyar dolar gelir bildirirken, Google 41,2 milyar dolar, Amazon ise 75.5 milyar dolar net satış geliri bildirerek koronavirüs sürecini en iyi geçiren şirketlerin başında yer aldılar.

Evcil hayvanlar için satış oranları artış gösterdi

Her ne kadar evcil hayvanlardan koronavirüs bulaşma riskinden dolayı insanlar hayvanlarını dışarıya bırakıyor gibi haberlerle bir dönem çalkalansak da, evde kaldığımız süre içerisinde evcil hayvan ürünlerinde de artışlar yaşandı. İlk çeyrek koronavirüs öncesi tahminlere göre küresel çapta evcil hayvan ürünleri sektörü %35 – 37 arası bir artış beklerken, bu oran köpek ürünlerinde %88 kedi ürünlerinde ise %82 artış gösterdi.

Yurt dışında evcil hayvanların evde sosyalleştirilmesi üzerine ilginç bir platform oluşturulmuş. Eğlenceli görüntüler var. 🙂

TV’ye olan ilgi arttı

Nielsen’in Sosyal İçerik Derecelendirmeleri raporuna göre, televizyon hakkındaki tweetlerin geçen yılın aynı döneminde göre her kategoride artış gösterdiği görülüyor. Çocuk ve aile filmleri kategorisindeki artış ile rekor seviyeye ulaşarak %588 olarak gerçekleşti.

Öte yandan haberler %71, akış %52, prime-time izlenme ise %17 oranında artış göstermiş.

Hiç kimse için giyinmek

E-ticaret kişiselleştirme platformu Nosto’nun verilerine göre panik satın alımı sonrası evde rahat kıyafetler üzerine yaptığımız alışverişlerde ise %21 artış gözlemleniyor. Öte yandan stok eritme çabasıyla yapılan indirimler sebebi ile ortalama sipariş değerinde %10 azalma görülüyor.