Ana Sayfa Blog Sayfa 68

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [3 – 7 Kasım]

Kasım ayı ile birlikte 11 indirimleri başladı, öte yandan sektörel değerlendirmelerde ivme beklentinin bir tık altında görünüyor. Yıl sonu hedefleri için son aralıklardayız.

Mağaza açılışları tarafındaki yatırımlar devam ediyor.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları.

Teknosa – Samsun Piazza AVM

teknosa magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 9

Teknosa, Samsun Piazza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Ted Baker London – Akasya AVM

tedbakaer magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 10

Ted Baker London, Akasya AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Beymen Club – Kentpark AVM

beymen magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 11

Beymen Club, Kentpark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Boyner – Niğde Tema Park AVM

boyner magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 12

Boyner, Niğde Tema Park AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye genelindeki 128. mağazasını oluşturuyor.

Giotelli Sabri Özel – Mardin Movapark AVM

giotelli magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 13

Giotelli Sabri Özel, Mardin Movapark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Porland – Mardin Antik Kent AVM

porland magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 14

Porland, Mardin Antik Kent AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 39. mağazasını oluşturuyor.

English Home – Niğde Tema Park AVM

englishhome magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 15

English Home, Niğde Tema Park AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Eve – Beyoğlu İstiklal Caddesi 

eve magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [3 – 7 kasım] 16

Eve, Beyoğlu İstiklal Caddesi mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı

Dijitalleşmenin hızla dönüştürdüğü medya ekosisteminde ses, hem markalar hem de tüketiciler için yeniden yükselen bir iletişim aracı haline geliyor.

Radyodan podcast’e, dijital ses platformlarından yapay zekâ destekli reklamcılığa uzanan bu değişimi en yakından yaşayanlardan biri de Karnaval Medya Grubu.

karnaval medya: dijital ses ekosisteminde markalara yeni oyun alanı

Türkiye’nin en çok dinlenen radyo frekanslarının ve öncü dijital ses platformlarının sahibi olan grup, sesli içerik tüketim alışkanlıklarını veriyle anlamlandırarak markalara yeni fırsatlar sunuyor.

Bi’Sektör Dergi Sonbahar 2025 sayısında Karnaval Medya Grubu CSO’su Gelincik Şenel ile, dijital ses dünyasının dönüşümünü, podcast ekosistemindeki yükselişi ve perakende markaları için sesli reklamcılığın sunduğu stratejik avantajları konuştuk.

Radyo, podcast ve dijital audio içerikler hızla gelişirken, medya dünyasında dengeler de yeniden şekilleniyor. Karnaval Medya Grubu bu dönüşümün neresinde duruyor? Sizi farklı kılan yaklaşım ne oldu?

Radyo dünyası, gelişen teknolojinin etkisiyle dijital platformlarla güçlenen zengin bir içerik ekosistemine dönüştü. Türkiye’de her iki kişiden biri radyo dinliyor ve bunun yüzde 58’i dijital cihazlar üzerinden gerçekleşiyor. Radyolar, güncel içerik sunma ve kullanıcıları daha önce hiç dinlemedikleri içeriklerle buluşturma özellikleriyle cazibe yaratmaya devam ediyor. Karnaval Medya Grubu olarak biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olduk. Türkiye’nin en çok dinlenen radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a varan dijital radyo frekansımız, podcast yayınlarımız ve farklı müzik türleriyle dinleyicilerinin her anında yanında yer alan bir grup olarak, ses pazarlamasında lider olma hedefine doğru hızla ilerliyoruz.  Yenilikçi bir yaklaşımla dijital ses dünyasında hızlı adımlar atıyor, yatırımlarımızı şekillendiriyoruz. 

Dijitalleşen dünyada sesin dönüşümünün izinden gitmeyi sürdürecek, tüketicilerin değişen ses dinleme alışkanlıklarına paralel olarak müzikten iletişime kadar geniş bir yelpazede yenilikler sunarak ses yatırımlarımızı artıracağız.

Dinleyiciler artık yalnızca “dinlemek” değil, kendilerine özel içerik deneyimi de bekliyor. Türkiye’deki ses içerik tüketimi nasıl bir evrim geçiriyor? Karnaval farklı kuşaklara nasıl yaklaşıyor?

karnaval1

“Sesin Dijital Dönüşümü” araştırmamız, Türkiye’de ses ve müzik dinleme alışkanlıklarının nasıl bir evrim geçirdiğini net biçimde ortaya koyuyor. Bugün her iki kişiden biri radyo dinliyor ve bu dinleyicilerin yüzde 58’i artık radyoya dijital cihazlar üzerinden ulaşıyor. Radyo, hazır akış sunması, günceli yakalaması ve dinleyicileri daha önce hiç keşfetmedikleri içeriklerle buluşturması sayesinde cazibesini korumaya devam ediyor. Teknolojinin gelişimi, ses deneyimini yalnızca çeşitlendirmekle kalmıyor; aynı zamanda tamamen dijital bir boyuta taşıyor. Araştırmamıza göre, Türkiye’de tüketicilerin yüzde 74’ü dijital ses içeriklerini düzenli olarak dinliyor. Bu kitlenin içinde müzik platformu kullanıcıları, akıllı araçlarda radyo dinleyenler, podcast takipçileri ve sesli kitap dinleyicileri yer alıyor. Ayrıca, nüfusun yüzde 75’i ücretsiz müzik platformlarını tercih ediyor ve günlük ortalama müzik dinleme süresi 2,6 saate ulaşmış durumda.

Dinleme alışkanlıklarına baktığımızda akıllı telefonların yüzde 75 ile açık ara önde olduğunu görüyoruz. Onu yüzde 17 ile masaüstü ve dizüstü bilgisayar, yüzde 13 ile araç radyosu takip ediyor. Tüm bu veriler bize, sesin artık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve dijital sesin geleceğe yön verdiğini gösteriyor. Karnaval Medya Grubu olarak biz de farklı kuşakların bu beklentilerine yanıt veren içerikler geliştiriyor, kişiselleştirilmiş deneyimlerle dinleyicilerin hayatına dokunuyoruz. Genç kuşak için podcast ve dijital müzik platformlarını öne çıkarırken, daha geleneksel dinleyici kitlesi için güçlü radyo markalarımızla değer yaratıyoruz. Böylece, her kuşağa kendi dilinde seslenerek dijital ses dünyasında öncü rolümüzü pekiştiriyoruz.

Podcast üretimi artık sadece bireysel değil, markaların ve platformların da stratejik ajandasına girdi. Karnaval bu alanda neleri önceliklendiriyor? Reklamveren tarafında öne çıkan yeni formatlar hangileri?

Yine “Sesin Dijital Dönüşümü” araştırması çalışmamızın sonuçlarına göre müzik, konuşma ve sohbet gibi farklı formatlarda spesifik içerikler sağlayan podcastler, katılımcılar arasında yüzde 60 bilinirlik oranına sahipken, podcasti bilen her 5 kişiden 1’inin içerikleri tükettiği görülüyor. Podcast dinleme motivasyonlarının başında yüzde 51’lik oran ile farklı konularda zorlanmadan bilgi edinmek ve yüzde 47 ile ilgi duyulan alanlar hakkında bilgili kişileri dinlemek geliyor. 

Karnaval App uzun süredir kullanıcıyla birebir temas kurduğunuz en aktif kanal. Bugün geldiği noktada, nasıl bir deneyim sunuyor? Uygulama, dijitalses dünyasında nasıl bir rol oynuyor?

Karnaval App, kullanıcılarımızla kurduğumuz en güçlü bağlardan biri. Bugün geldiğimiz noktada uygulamamız, yalnızca radyo dinleme deneyimi değil; dinleyicinin her ruh haline uygun müzik listeleri, podcast serileri ve canlı yayınlarla dijital ses dünyasının en kapsamlı içerik merkezlerinden biri haline geldi. Kullanıcı dostu arayüzü ve sürekli yenilenen içerik çeşitliliğiyle, dijital ses ekosisteminin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olmasını sağlıyoruz. Bu yönüyle, sadece bir uygulama değil, dijital ses dünyasında trendleri belirleyen bir platform rolü üstleniyoruz.

Perakende yolculuğu artık çok kanallı: mağaza içinden online alışverişe, mobil uygulamalardan sosyal medyaya kadar her temas noktasında sesli içerikler müşteriyi karşılıyor. Karnaval olarak, sesli reklamların bu bütünsel yolculukta perakende markalarına sağladığı en stratejik avantajları nasıl tanımlarsınız?

Sesli reklamların perakende markaları için en güçlü avantajı, tüketiciyle kurduğu doğrudan ve duygusal bağ. Görsel veya metin içerikten farklı olarak ses, anlık olarak dikkat çekiyor ve marka mesajını tüketicinin günlük akışına doğal bir şekilde dahil ediyor.

Karnaval App ve Web’de yer alan 30’a yakın dijital radyomuz, markalara güçlü bir reklam alanı sunuyor. Sesli reklamlar, ölçülebilirlik ve hedefleme gücü sayesinde perakende markalarının kampanyalarını doğru kitleye ulaştırmasına imkân veriyor. Mağaza içi deneyimden online alışverişe uzanan yolculukta ise ses, markalara her temas noktasında tutarlı ve bütünsel bir kimlik yaratma avantajı sağlıyor.

Karnaval’a bağlı ulusal radyolarımız, dijital radyolarımız ve podcastlerimizle bu deneyim, dinleyicinin ruh haline, tercihlerine ve içinde bulunduğu ana uygun şekilde kurgulanabiliyor. Böylece sesli reklamlar yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda satın alma davranışını tetikleyen güçlü bir etkileşim noktası haline geliyor.

Sadece ürün tanıtımı değil, marka hikâyesi anlatmak, doğru kişiye ulaşmak ve bunu ölçümleyebilmek günümüzde daha önemli hale geldi. Siz bu üçalanın önümüzdeki dönemde nasıl evrileceğini öngörüyorsunuz?

Evet, söylediğiniz gibi marka iletişimi artık sadece ‘duyurmak’ değil, ‘anlatmak ve bağ kurmak’ yani hikayeleştirmek üzerine kurulu. Bu döneme hiper kişiselleştirme deniyor. Sesli içerikler, bu hikâyeleri dinleyicinin hayatına doğal bir şekilde entegre etme gücüyle öne çıkıyor. Yapay zeka ile geliştirdiğimiz Voice2B akıllı ses teknolojisi dinleyicinin yaşı, konumu, ilgi alanları ve dinleme alışkanlıklarını analiz ederek en uygun reklam içeriğini sunuyor. Markalar için ise dinamik içerik üretimi ve programatik ses reklamcılığı gibi yenilikçi çözümler sunan bu teknoloji, aynı zamanda reklamların performansını anlık olarak optimize etme imkânı da sağlıyor. 

Yapay zekâ ve veri analitiği sayesinde hiper-hedefleme öne çıkıyor; markalar, tüketiciyi sadece demografik değil, davranışsal olarak da çok daha iyi tanıyacak. Ölçümleme tarafında da sesli reklamların etkinliği daha şeffaf hale geliyor; anlık geri dönüşler, dinleme süreleri ve etkileşim metrikleri markaların yatırım getirisini çok daha net görmesini sağlayacak.

Yani hikâye, hedefleme ve ölçümleme üçgeni önümüzdeki dönemde sesli reklamcılığı perakende için vazgeçilmez hale getirecek.

Clarks, Cloudsteppers Serisini Bağımsız Olarak Mağazalaştırıyor

İngiliz ayakkabı markası Clarks, konfor odaklı Cloudsteppers serisini yepyeni bir aşamaya taşıyor. Şirket, bu seriye özel bağımsız mağazalar açarak yalnızca ayakkabı değil, giyim ve aksesuar kategorilerine de adım atıyor. Cloudsteppers artık yalnızca hafif tabanlı sneaker ve sandaletleri değil, sade ve modern bir yaşam tarzını temsil eden ürün yelpazesiyle tüketiciyle buluşacak.

clarks, cloudsteppers serisini bağımsız olarak mağazalaştırıyor

İlk Cloudsteppers mağazası 5 Kasım’da Malezya’da açıldı. İkinci mağaza yine bu ülkede 7 Kasım’da faaliyete geçti. ABD’deki ilk Cloudsteppers noktası ise Aralık ayında Teksas’ta açılacak. Clarks, bu üç açılışın ardından 2026 yılı boyunca ABD ve Asya’da en az 10 yeni mağaza açmayı planlıyor. Bu yeni konsept mağazalar, markanın sadece ayakkabıyla sınırlı olmayan konfor anlayışını doğrudan deneyimlenebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

Cloudsteppers koleksiyonu, uzun süredir hafif tabanlı sneaker, terlik ve sandaletleriyle biliniyor. Ancak bu yeni mağazalarla birlikte koleksiyonun kapsamı ciddi biçimde genişliyor. Artık Cloudsteppers raflarında t-shirt, hoodie, çorap, şapka ve çanta gibi ürünler de yer alacak. Böylece marka, konforu baştan ayağa bir stil yaklaşımına dönüştürmeye hazırlanıyor.

Cloudsteppers mağazaları için modern, sade, deneyim odaklı bir vizyon

Clarks Americas Başkan Yardımcısı Peter Quirke, “On yıllardır konfor ve hafiflik teknolojileri geliştiriyoruz. Şimdi bu rahatlığı, yeni mağaza deneyimleri ve genişleyen yaşam tarzı koleksiyonlarıyla daha ulaşılabilir hale getiriyoruz.” sözleriyle bu açılımların marka için stratejik bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekiyor.

Clarks Güneydoğu Asya Genel Müdürü Raymond Chew ise özellikle bölgesel tüketici alışkanlıklarına işaret ediyor: “Güneydoğu Asya’nın iklimi ve rahat giyim kültürü Cloudsteppers konseptiyle mükemmel bir uyum içinde. Bu yeni mağaza, Clarks’ın modern, sade ve yaşam tarzı odaklı vizyonunu temsil ediyor.”

Marka, 2026 itibarıyla Cloudsteppers koleksiyonunu erkek giyim ürünleriyle daha da genişletmeyi planlıyor. Böylece Clarks, ayakkabı merkezli konfor teknolojisini tam anlamıyla bütünsel bir yaşam tarzı yaklaşımına dönüştürmeyi hedefliyor.

McDonald’s Zorlu Ekonomik Ortamda Dengede: Büyüme Devam, Tüketici Alışkanlıkları Değişiyor

McDonald’s, üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Şirket, Wall Street’in kâr beklentilerinin altında kalsa da, ABD restoranlarında beklenenden daha güçlü bir aynı mağaza satış artışı kaydetti. CEO Chris Kempczinski, yaptığı açıklamada “Bu sonuçlar, zorlu bir ekonomik ortamda bile sürdürülebilir büyüme sağlayabilme yeteneğimizin bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

mcdonald's
mcdonald’s zorlu ekonomik ortamda dengede: büyüme devam, tüketici alışkanlıkları değişiyor 22

Son bir yıldan uzun süredir McDonald’s, düşük gelirli tüketiciler arasındaki harcama düşüşüne dikkat çekiyordu. 2025’in üçüncü çeyreğinde de bu eğilim devam etti. “Tüketici tabanı ikiye ayrılmış durumda; düşük gelirli tüketicilerin restoran ziyaretleri neredeyse iki yıldır çift haneli oranda düşerken, yüksek gelirli tüketicilerin ziyaretleri benzer ölçüde artış gösteriyor.”

McDonald’s Gelirlerinde Artış, Tüketici Davranışında Ayrışma

McDonald’s, hisse başına düzeltilmiş kazançta 3,22 dolar açıklayarak 3,33 dolar beklentisinin altında kaldı. Gelirler ise 7,08 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yine de bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre %3 artış anlamına geliyor. Aynı mağaza satışları da %3,6 yükselerek geçen yılın düşüş trendini tersine çevirdi. ABD’deki satışlar %2,4 artarken, analistlerin %1,9’luk beklentisini geride bıraktı. Şirket, bu büyümeyi özellikle ortalama sipariş tutarının artmasına bağladı.

photo 1606720335177 3d04e70fb13b 1

ABD pazarında “değer odaklı” rekabetin sürdüğü bu dönemde, McDonald’s düşük bütçeli müşterilere hitap etmek için bazı popüler ürünlerini yeniden piyasaya sürdü.

Uluslararası Pazarlar ve 2026’ya Bakış

McDonald’s’ın uluslararası operasyonları, ABD pazarının da ötesinde güçlü bir performans sergiledi. Avustralya ve Kanada’nın da dahil olduğu “uluslararası işletilen pazarlar” segmentinde aynı mağaza satışları %4,3 artış gösterdi.

Dördüncü çeyrek için McDonald’s, ABD satışlarında daha güçlü bir büyüme öngörüyor. Bu beklentinin arkasında, yeniden başlatılan McDonald’s Monopoly kampanyası ve Extra Value Meals promosyonları bulunuyor.

Bununla birlikte, uluslararası pazarlarda büyüme oranlarının yılın son çeyreğinde yavaşlayabileceği düşünülüyor. McDonald’s hem küresel hem yerel pazarlarda tüketici gelir eşitsizliğinin belirginleştiği bir dönemde dengeli bir performans sergilemeye çalışıyor. Şirket, uygun fiyatlı ürünlerle geniş kitleleri korurken, inovatif kampanyalar ve değer temelli stratejilerle rekabet avantajını sürdüreceğinin de altını çiziyor. Bu da markanın, ekonomik belirsizliklere rağmen fast food sektöründeki lider konumunu güçlendirmedeki çalışmalarının açık göstergesi.





TOGO Yeni Dönem Büyüme Stratejilerini Açıkladı, Beta Ayakkabıyı Bünyesine Kattı

TOGO, ayakkabı, çanta ve deri ürünlerinde erişilebilir lüks anlayışını benimseyerek her koleksiyonunda kalite, tasarım ve konfor dengesini koruyor.

2017’de yönetim değişimiyle birlikte marka; teknolojiyle güçlenen, veriye dayalı kararlar alan ve müşteri deneyimiyle büyüyen bir yapıya dönüştü. Markalaşma ve vizyoner büyüme yolculuğunda önemli bir adım atan TOGO, sürdürülebilir perakende, marka ekosisteminde devamlılık ve yerli markanın yeniden canlanmasında katkı sağlamak anlayışıyla Beta Ayakkabı’nın marka haklarını 2020 yılı itibariyle aldı. 

togo yeni dönem büyüme stratejilerini açıkladı, beta ayakkabıyı bünyesine kattı

TOGO CEO’su Ahmet Akkuş, markanın yenilenme felsefesini şöyle anlatıyor; TOGO bizim için sadece bir marka değil; geçmişle gelecek arasında bir köprü. 1937’den gelen bu mirası, bugünün tasarım diliyle ve teknolojisiyle yeniden anlatıyoruz. Hedefimiz, Türkiye’de ve dünyada ‘erişilebilir lüks’ kavramını TOGO’nun dokunuşuyla tanımlamak.

E-ticaret ve fiziksel mağaza deneyimini birlikte yürüttüklerini söylen Akkuş; “Müşteri kanalı değil, deneyimi seçiyor. O nedenle metriklerimizi de birleşik okuyoruz: tek envanter görünürlüğü, tek fiyat politikası, tek sadakat puanı ve çapraz iade/değişim. E-ticarette hız, bulunurluk ve kolay iade öne çıkarken; mağazada danışmanlık ve anında teslimat fark yaratıyor. “Araştır-çevrimiçi, satın al-mağazada” ve tersi akışları destekleyen mimarimiz sayesinde kanallar artık rekabet etmiyor; birbirini besliyor. Ekiplerimizin rolü de dönüşüyor: ürün anlatıcısı ve stil danışmanı yaklaşımıyla, kanallar arasında müşterinin yanında yürüyen bir yapıyı benimsiyoruz” dedi.

TOGO, Beta Ayakkabı’yı Yaşatmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin köklü ayakkabı markalarından TOGO, sektördeki konumunu daha da güçlendirecek önemli bir yatırım adımı attı. TOGO, Beta Ayakkabı’nın konkordato süreci sonrasında, sürdürülebilir perakende, marka ekosisteminde devamlılık ve yerli markanın yeniden canlanmasında katkı sağlamak anlayışıyla sorumluluk üstlenerek, Beta Ayakkabı’nın marka haklarını 2020 yılı itibariyle alarak yerli markalar arasında stratejik bir yatırıma imza attı.

Bu yatırım ile TOGO, Türkiye ayakkabı ve moda perakendesinde ölçek ekonomisini büyütmeyi, yerli markaların rekabet gücünü artırmayı ve üretim-tasarım entegrasyonunu güçlendirmeyi hedefliyor.

Bu durum ile TOGO, Türkiye ayakkabı ve moda perakendesinde ölçek ekonomisini büyütmeyi, yerli markaların rekabet gücünü artırmayı ve üretim-tasarım entegrasyonunu güçlendirmeyi daha da hedefliyor.

TOGO CEO’su Ahmet Akkuş, “TOGO olarak 1937’den bu yana Türk ayakkabı sektörünün en köklü temsilcilerinden biriyiz. Zamanında herhangi bir bağımız bulunmayan Beta Ayakkabı’nın konkordato sürecine girmesinden sonra markayı yaşatmak, korumak ve büyütmek adına çeşitli yatırımlarla bünyemize katarak hem üretim kapasitemizi hem de perakende ağımızı büyüttük, büyütüyoruz. Bu yatırım, sadece markanın korunması, yaşatılması ve perakendenin sürdürülebilir geleceğine atılmış bir adımdır. Özellikle son 5 yıldır bu arzu ile hareket ediyoruz. Amacımız, Türkiye’den doğan markaların gücünü birleştirerek uluslararası rekabet gücünü artırmaktır TOGO’nun hikâyesi geçmişe saygı, bugüne ilham, geleceğe yatırım hikâyesidir. dedi.

Yeni Dönem: Büyüme, Dijitalleşme, Sürdürülebilirlik…

TOGO, 2025 yılında online satışlarını %55, toplam satışlarını ise %36 oranında artırdı.

2026 itibarıyla Rize, Osmaniye, Niğde ve Van mağazalarının açılışıyla 18 şehirde faaliyet gösterecek marka, üç yıl içinde 40 mağaza hedefine ulaşmayı planlıyor. Yeni dönemde Anadolu’daki potansiyel şehirlerde açılacak mağazalarla TOGO’nun büyüme hikâyesi mağaza yatırımlarındaki %30 artış ile devam edecek.

Yum Brands, Pizza Hut İçin Stratejik Seçenekleri Gözden Geçirerek Satış Kapısını Araladı

Yum Brands salı günü Pizza Hut için stratejik seçenekleri araştıracağını duyurdu.

Yum CEO’su Chris Turner yaptığı açıklamada, “Pizza Hut ekibi iş ve kategori zorluklarını ele almak için çok çalışıyor; ancak Pizza Hut’ın performansı, markanın tam değerini gerçekleştirmesine yardımcı olmak için ek önlemler alınması gerektiğini gösteriyor ve bu önlemlerin Yum! Brands dışında daha iyi uygulanabileceğini” söyledi.

Şirket, inceleme süreci için bir son tarih veya kesin bir takvim belirlemedi. Yum, incelemenin “stratejik seçeneklerinin” neler içerdiğini belirtmese de, olası sonuçlar tamamen elden çıkarma, ortak girişim veya zincirdeki bir hissenin satışı olabilir.

Turner, şirketin kazanç konferans görüşmesinde, “İşletmenin gelecekte daha da büyük başarılara imza atabileceğini düşünüyoruz,” dedi. “Bazı pazarlarda, bu pazarlarda lider pizza markası olarak yeniden konumlandırılması için uzun yıllar sürecek bir çaba gerekebilir ve bu çabaların farklı bir yapı altında, potansiyel olarak dışarıdan bir sahiplik altında yapılması en iyisi olabilir.”

Pizza Hut, PepsiCo’nun kurulduğu zamandan beri KFC ve Taco Bell ile birlikte on yıllardır bir üçlünün parçası olmuştur. İçecek devi, 1997′de restoranları ayırarak yeni şirketini Tricon Global olarak adlandırdı ve daha sonra adı Yum olarak değiştirildi.

Salı günkü duyuru, Pizza Hut’ın yıllardır verdiği mücadelenin bir sonucu.

Salı günü Yum, zincirin aynı mağaza satışlarının üçüncü çeyrekte %1 düştüğünü, bunun da kendi iç pazarındaki %6′lık düşüşten kaynaklandığını bildirdi. Aynı çeyrekte Taco Bell ve KFC, aynı mağaza satışlarında sırasıyla %7 ve %3 büyüme bildirdi.

Pandemi öncesinde Pizza Hut, restoranların bir restoran olarak ününü bir kenara bırakıp ABD’de pizza siparişi ve paket servisi seçeneği olarak yeniden konumlandırmaya çalışıyordu. Covid-19 kısıtlamaları restoranları kapattığında, pizza sektörünün geri kalanı gibi zincirin satışları da fırladı. Ancak kısıtlamalar gevşetilince, “pizza yorgunluğu” olarak adlandırılan durum ortaya çıktı ve satışlarda yeni bir düşüş yaşandı.

Ve şimdi, tüketicilerin dışarıda yemek yeme sıklığı azaldığından, Pizza Hut daha küçük bir müşteri kitlesi için artan bir rekabetle karşı karşıya. Zincirin ABD pizza pazarındaki payı 2019′daki %22,6′dan 2024′te %18,7′ye geriledi ve müşteri sayısını rakip Domino’s Pizza’ya kaptırdı.

Starbucks, Çin İşletmesindeki Çoğunluk Hissesini Satıyor

Starbucks, Çin’deki perakende operasyonlarını yönetmek için Çinli yatırım şirketi Boyu Capital ile ortak girişim kurdu. Anlaşmaya göre Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende operasyonlarında kontrol hissesine (%60’a kadar) sahip olacak ve Starbucks ortak girişimde %40 hisseye sahip olmaya devam edecek. Starbucks ayrıca, Starbucks markasının ve fikri mülkiyetini ve lisansını yeni kuruluşa devredecek.

Boyu, ortak girişimdeki hissesini yaklaşık 4 milyar dolarlık nakitsiz ve borçsuz bir işletme değeri üzerinden satın alacak. Anlaşmanın, düzenleyici onaylara tabi olarak Starbucks’ın 2026 mali yılının ikinci çeyreğinde, Nisan 2026 sonlarında tamamlanması bekleniyor.  

Anlaşmanın tamamlanmasının ardından Starbucks, kontrol hissesinin satışı, ortak girişimdeki elde tutulan hisse ve önümüzdeki on yıl boyunca devam eden marka lisanslama ücretleri birleştirildiğinde Çin perakende işinin toplam değerinin 13 milyar doları aşmasını bekliyor.

Starbucks’ın Çin’deki 26 Yıllık Tarihinde Yeni Bir Bölüm

Starbucks, 26 yılı aşkın süredir Çin’de faaliyet gösteriyor. Yeni ortak girişim, Starbucks’ı “Topluluk Kahve Evi” olarak yeniden kurmayı amaçlayan kapsamlı bir dönüşüm stratejisi başlatan CEO Brian Niccol’un 2024’te atanmasından bu yana kahve zinciri için bir başka önemli dönüm noktasını temsil ediyor.

Starbucks, 2017 yılında Çin’deki mevcut ortak girişim ortağını satın alarak bu ülkedeki tüm mülkiyeti devraldı ve önemli bir genişleme planladı. Starbucks şu anda Çin’de 8.000 kahve dükkanı işletiyor ve Boyu ile yeni ortak girişim kapsamında bu sayıyı 20.000’e çıkarmayı planladığını açıkladı. İşletmenin genel merkezi Şanghay’da olmaya devam edecek.

Niccol yaptığı açıklamada, “Boyu’nun derin yerel bilgisi ve uzmanlığı, özellikle daha küçük şehirlere ve yeni bölgelere yayıldıkça Çin’deki büyümemizi hızlandırmaya yardımcı olacak,” dedi. “Mükemmel bir iş ortağı deneyimi ve dünya standartlarında müşteri hizmetlerine olan bağlılığımızı paylaşan bir iş ortağı bulduk. Birlikte, Starbucks’ın Çin’deki köklü tarihinin yeni bir bölümünü yazacağız.”

Niccol’un dönüşüm girişiminde son dönemde yaptığı diğer değişiklikler şunlar:

  • Eylül 2025’te tanıtılan yeniden yapılandırma planı, 900 perakende dışı çalışanın işten çıkarılmasını ve Starbucks’ın Kuzey Amerika’daki ayak izinin %1 oranında küçültülmesini ve bu pazardaki mağaza sayısının yaklaşık 18.300’e düşmesini içeriyor;
  • Bu, yılın başlarında 1.100 destek pozisyonunun yanı sıra birkaç yüz açık ve doldurulmamış pozisyonun da kesildiği bir başka işten çıkarma dalgasının ardından gerçekleşti; ve
  • Niccol ayrıca Temmuz 2025’te 2026  takvim yılı sonuna kadar Kuzey Amerika genelinde 1.000 mağazayı “yükseltmek” için yeni bir program başlattı.

Starbucks Çin İcra Kurulu Başkanı ve Başkan Yardımcısı Molly Liu yaptığı açıklamada, “Olumlu iş ivmemizi güçlendirerek Boyu ile kurduğumuz ortaklık, Starbucks Çin’in bu muazzam pazar fırsatını tam anlamıyla ortaya çıkarmasını sağlayacak,” dedi. “Birlikte, her zamankinden daha fazla Çinli tüketiciye olağanüstü kahve deneyimleri sunacak, yeşil önlüklü ortaklarımız için daha büyük kariyer fırsatları yaratacak ve Çin’in özel kahve sektörünün geleceğini yönlendireceğiz. Bu iş birliği, büyümemizin bir sonraki aşamasına güçlü bir bağlılıktır.”

Boyu Capital Ortağı Alex Wong yaptığı açıklamada, “Starbucks, son 26 yılda ikonik bir marka ve Çinli tüketicilerle derin bir bağ kurdu,” dedi. “Bu ortaklık, markanın kalıcı gücüne olan ortak inancımızı ve Çin genelindeki müşterilere daha da fazla yenilik ve yerel alaka getirme fırsatını yansıtıyor. Birlikte, Starbucks’ın küresel kahve liderliğini Boyu’nun derin pazar içgörüleri ve uzmanlığıyla birleştirerek büyümeyi hızlandırmayı ve milyonlarca müşteri için olağanüstü deneyimler yaratmayı hedefliyoruz.”

Vialand Garaj Günleri Başlıyor!

En Sevilen Markalarda Dev İndirimler 8–23 Kasım Tarihleri Arasında Vialand AVM’de!

İstanbul’un alışveriş ve eğlence dünyasını bir araya getiren Vialand AVM, yılın en büyük indirim etkinliği “Garaj Günleri” ile ziyaretçilerini ağırlıyor. 8–23 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen etkinlikte moda, spor, ev yaşamı ve çocuk kategorilerinde dünyaca ünlü markalar, sezonun en iddialı indirimleriyle ziyaretçilerini bekliyor.

Moda ve spor tutkunlarına özel kampanyalarla öne çıkan Garaj Günleri’nde; SPX, Merrell, Salomon, Billabong, Jack Wolfskin, Quiksilver, Greyder, Vans, Northface, Puma, Under Armour, Hummel, Timberland ve Lescon gibi markalar outdoor ve spor giyim severleri cezbediyor.

Lüks ve premium moda markaları arasında yer alan Brandy’s, Calvin Klein, Armani Exchange, Boss, Emporio Armani, EA7, Tommy Hilfiger, Versace Jeans Couture ve Trussardi, tarzını yenilemek isteyenlere özel indirimlerle dikkat çekiyor.

Boyner ve Nivo gibi çok kategorili mağazalar geniş ürün yelpazesiyle her yaşa ve stile hitap eden seçenekler sunarak Garaj Günleri’ni alışveriş tutkunları için daha da cazip hale getiriyor.

Kadın modasındaYargıcı ve Gusto, zarif detayları ve günün her anına uyum sağlayan tasarımlarıyla stil sahibi kadınlara özel indirim fırsatları sunuyor.

Erkek giyiminde tarz sahibi markalar Lufian, U.S. Polo, Kiğılı, D’S Damat, Süvari, Pierre Cardin ve Tudors, klasik ve modern çizgileri buluşturan koleksiyonlarında sezon sonu avantajlarıyla öne çıkıyor.

Çocuk modasında yer alan Civil, Rolypoly ve Vicco, minik ziyaretçiler için renkli, konforlu ve eğlenceli koleksiyonlarında cazip fiyatlarla alışveriş keyfi yaşatıyor.

Ayakkabı ve aksesuar tutkunlarına özel fırsatlar da Garaj Günleri’nde dikkat çekiyor.
Flo, Tamer Tanca, Yeşil Kundura ve Ayakkabı Fabrikası, tarzından ödün vermeyen kadınlar ve erkekler için her zevke hitap eden ayakkabı koleksiyonlarında sezonun en avantajlı fiyatlarını sunuyor.
Gözlük ve aksesuar kategorisinde öne çıkan Opmar Optik ise şıklığı tamamlayan güneş gözlüğü ve optik koleksiyonlarında benzersiz indirimlerle alışveriş deneyimini taçlandırıyor.

Ev ve yaşam kategorisinde ise Karaca Home, Jumbo, Levidor, Madame Coco, Linens, Esse, Özdilek, Aydın Mobilya ve Halı Festivali gibi markalar evini yenilemek isteyenlere büyük indirimler sunuyor.

Garaj Günleri boyunca alışverişe eğlencenin de eşlik edeceği Vialand AVM’de, Vialand Tema Park misafirlere keyifli anlar yaşatmak için daha sonra kullanabilecekleri  indirimli giriş bileti imkânı sunuyor.

Yeme–içme kategorisinde yer alan Müessese, zengin menüsüyle alışveriş keyfine lezzetli bir mola eklemek isteyenleri ağırlıyor.

Vialand Garaj Günleri, 8–23 Kasım tarihleri arasında en sevilen markalarda yılın en büyük indirim fırsatlarını sunuyor.
Alışverişin eğlenceyle buluştuğu bu festival, tüm ziyaretçilerini bekliyor!

Bi’Sektör Dergi, Sonbahar 2025 Sayısı Yayında!

Bi’Sektör Dergi’nin Sonbahar 2025 sayısı, perakendenin yalnızca bugünkü dinamiklerini değil, geleceğini şekillendiren vizyonunu da sayfalarına taşıyor. Shop NXT. temasıyla yayınlanan bu özel sayı; deneyim, teknoloji, veri ve duygunun kesiştiği yeni nesil perakendeyi ele alıyor. Artık mesele sadece “nasıl satıyoruz?” değil — “nasıl ilham veriyoruz?” sorusu.

Bu sayıda, dijitalleşmenin görünmeyen etkilerini, mağazanın yeniden tanımlanan rolünü ve markaların yeni çağda müşteriye nasıl dokunduğunu inceliyoruz. Çünkü biliyoruz ki, geleceğin perakendesini tanımlayan şey sadece yenilik değil; yeniliği anlamlandıran hikâyelerdir.

Peki Sonbahar 2025 sayımızda neler var?

Perakendede Deneyimin Ezber Bozan  Yeni Standardı: İlhamı Mekâna Dönüştüren  Zsa Zsa Zsu Etkisi

bi’sektör dergi, sonbahar 2025 sayısı yayında!

Zsa Zsa Zsu, alışverişi sadece ürünle değil, hisle başlayan bir yolculuğa dönüştürüyor.

Mağaza artık bir satış noktası değil; markanın ruhunu anlatan, ziyaretçiye “kendini iyi hissettiren” bir sahne. Gökhan Sezer’in liderliğinde şekillenen bu vizyon, Türkiye’de deneyim mağazacılığının en rafine örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Zsa Zsa Zsu mağazalarında kürasyon, tasarım ve atmosfer birbiriyle konuşuyor; aydınlatmadan kokusuna kadar her detay bilinçli bir şekilde hikâyeyi destekliyor. Bu yaklaşım, markayı bir moda perakendecisinden çok “ilham küratörü” haline getiriyor. Tüketici bir ürünü değil, o markayla ilişkilendirdiği hissi satın alıyor. Duygusal bağın ticari başarıyla bu kadar iç içe geçtiği yeni dönemde Zsa Zsa Zsu, perakendenin estetik olduğu kadar anlamlı da olabileceğini kanıtlıyor.

Karnaval Medya: Dijital Ses Ekosisteminde Markalara Yeni Oyun Alanı

karnaval

Reklamın sesi yükselirken dinleyicinin sabrı azalıyor. Karnaval Medya, bu çelişkiyi avantaja çeviren yapay zekâ destekli ses stratejileriyle markalara yepyeni bir iletişim alanı açıyor.

Gelincik Şenel’in aktardığı gibi, “Voice2B” altyapısı sayesinde sesli içerikler artık yalnızca erişim değil, dönüşüm aracı.

Türkiye’de 20 milyonu aşan dijital sesli içerik dinleyicisi, markalar için göz ardı edilemeyecek bir kitleye dönüştü. Podcast’ler, radyo programları ve özel sesli seriler aracılığıyla markalar, dikkat dağınıklığının hâkim olduğu dijital çağda samimi bir bağ kurabiliyor. Bi’Sektör bu içerikte, sesin tüketici güveni üzerindeki etkisini, markaların ses kimliği oluştururken nelere dikkat ettiğini ve gelecekte “sessiz pazarlama”nın neden büyüyeceğini inceliyor.

Deneyimin Yeni Katmanları: Fizikselden Dijitale, Perakende Tasarımının Dönüşümü

sonbahar 2025 kopyasi 22.9 x 32.4 cm

I-AM, deneyim tasarımını sadece fiziksel bir yerleşim değil, bir davranış mühendisliği olarak görüyor.

“Deneyim katmanları” yaklaşımı; ışık, ses, dokular, dijital etkileşim ve insan akışını tek bir tasarım dili altında buluşturuyor.

Boyner Dynamic Teen ve Hifilife Store projeleri, bu çoklu duyusal mimarinin Türkiye’deki en güncel örnekleri.

Bu özel yazı, I-AM ekibinin “ölçülebilir deneyim” yaklaşımını sahadaki verilerle anlatıyor: mekânda geçirilen süre, ürünle etkileşim, görsel hatırlanma oranı… Her biri deneyimin ekonomik karşılığını somutlaştırıyor.

Artık mağaza, yalnızca ilgi çekmek değil; o ilgiyi anlamlı bir deneyime çevirmek zorunda.

Türk Perakendesinin Yorgunluk Çağında Dayanıklılık Arayışı

dayaniklilik

Tüketicinin dikkat süresi kısaldı, marka sadakati zayıfladı, fiyat hassasiyeti arttı. Bu dönemi “yorgunluk çağı” olarak tanımlayan analiz, markaların sürdürülebilir büyüme için yalnızca indirim ve kampanyalara yaslanamayacağını ortaya koyuyor.

Yazıda, dayanıklılığın üç temel bileşeni öne çıkıyor: duygusal bağ, veriyle yönetilen çeviklik ve sadeleşmiş operasyon. Özellikle perakende profesyonelleri için “mental stamina” kavramı – yani kurumsal dayanıklılık – merkeze alınıyor. Krizlere karşı değil, belirsizlik içinde var olabilme refleksi geliştirmek gerekiyor.

Perakendede Fark: Doğru Veriyi Doğru Anda Kullanmakta

logosoft

Perakendede bilgi bolluğu yönetilemediğinde körlüğe dönüşüyor. Logosoft, karar vericilerin ihtiyaç duyduğu anlık görünürlüğü sağlamak üzere veri akışını sadeleştiriyor.

Sistem; stok yönetiminden kampanya planlamasına kadar tüm süreçleri yapay zekâ destekli analizlerle tek bir ekranda topluyor.

Bu içerikte, veri fazlasının karar hızını nasıl yavaşlattığı, sade dashboard’ların yöneticiler için neden kritik hale geldiği ve gerçek zamanlı senaryoların kârlılığa etkisi örneklerle anlatılıyor.

Logosoft’un yaklaşımı, teknolojiyi bir raporlama değil, karar kolaylaştırma aracı haline getiriyor.

Mağaza Değil, Mental Alan: Tüketiciyi Zihinde Kazanmak

mental

Bir mağazanın başarısı artık yalnızca tasarım estetiğiyle değil, müşterinin zihninde yarattığı “rahatlık” hissiyle ölçülüyor.

Bu yazı, nöro-tasarım ilkeleriyle oluşturulmuş mekânların alışveriş davranışı üzerindeki etkisini irdeliyor.

Işık sıcaklığı, yönlendirme grafikleri, müzik temposu ve yürüyüş akışı…

Tüm bu mikro etkenler, ziyaretçinin mağazada kalma süresini doğrudan etkiliyor.

“Mental alan” kavramı, perakendede sessiz ama güçlü bir dönüşümü temsil ediyor: mağaza, artık yalnızca görülmek için değil, hissedilmek için tasarlanıyor.

Enerjiyi Gör, Karbonu Azalt, Geleceği Yönet: Apollo

apollo

Apollo, enerji yönetimini perakendenin finansal göstergeleri arasına dahil ederek yeni bir performans metriği tanımlıyor.

Mağaza, depo ve ofis operasyonlarında anlık enerji tüketimi verileriyle çalışan bu sistem, sadece karbon ayak izini değil, operasyonel kayıpları da görünür kılıyor.

Bu yazıda; veri tabanlı enerji yönetimiyle maliyet düşüşü, sürdürülebilirlik raporlamasında şeffaflık ve kurumsal imaj etkisi detaylı biçimde ele alınıyor.

Apollo’nun vizyonu, sürdürülebilirliği bir “PR başlığı” olmaktan çıkarıp, işin özüne yerleştiriyor.

Duyuların Ekonomisi: Sensory Branding & Spatial Computing

trend

Markalar için hafıza artık görsel değil, duyusal kodlarla inşa ediliyor.

Koku, ses, ışık ve dokunun birleşimiyle oluşturulan bu “çoklu algı ekonomisi” markalara kalıcılık kazandırıyor.

Trend bölümünde bu ayki içerik, global markaların duyusal stratejilerinden yola çıkarak Türk perakendesinde uygulanabilir örnekler sunuyor: kokusal kimlik yaratımı, mekân içi ses senaryoları ve ışık sıcaklığının satın alma kararına etkisi.

Duyuların ekonomisi, “müşteri deneyimi” kavramını bir üst seviyeye taşıyor; deneyimi hatırlanabilir değil, tekrar yaşanabilir kılıyor.

Bu sayıda, mağazayı ilham, veriyi karar, medyayı etki, tasarımı ölçülebilir deneyim olarak ele alan yaklaşımları bir araya getirdik. Perakendenin geleceği, büyük sözlerde değil; sahadaki küçük ama doğru ayarlarda gizli.

Abonelik ve satın alma süreçlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Genç Yaratıcılar Sahneye: İstanbul School of Visual Merchandising’den Yılbaşı Vitrin Tasarım Yarışması

Perakende dünyasında yılın en büyüleyici dönemlerinden biri, vitrinlerin ışıkla, renklerle ve yaratıcılıkla buluştuğu yeni yıl sezonu. Bu yıl bu sahneye genç yetenekler de davet ediliyor.

İstanbul School of Visual Merchandising, vitrin tasarımı alanına ilgi duyan genç yaratıcılar için ilham verici bir çağrıda bulunuyor. Okul, bu yıl ilk kez düzenlediği Yılbaşı Vitrin Tasarım Yarışması ile tasarımın sahnesini öğrencilere ve yeni mezunlara açıyor.

Tasarımın Kalbi: Vitrin

genç yaratıcılar sahneye: i̇stanbul school of visual merchandising’den yılbaşı vitrin tasarım yarışması

Yarışmanın amacı, görsel sanatlar, güzel sanatlar ve tasarım bölümlerinde eğitim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile yeni mezunları; vitrin tasarımı üzerinden düşünmeye, üretmeye ve kendi hikâyelerini yaratmaya teşvik etmek.

Zira bir vitrin yalnızca bir sergileme alanı değil — bir markanın ruhunu anlatan, sokaktaki insanla ilk duygusal bağı kuran sahnedir.

İstanbul School of Visual Merchandising Kurucusu Figen Yılmaz, yarışmanın çıkış noktasını şöyle özetliyor:

“Biz vitrin tasarımı okuluyuz. Bu yarışmayı düzenlememizin en önemli nedeni, gençlerin hayal güçlerine alan açmak ve onları vitrin tasarımı gibi çok disiplinli bir alanda üretmeye teşvik etmek. Her yıl farklı bir tema ile genç yaratıcıların sahnesini kurmayı hedefliyoruz.”

Sektörle Tanışmanın Yolu

Yılbaşı dönemi, markaların en iddialı görsel hikâyelerini sergiledikleri dönem olarak öne çıkıyor. Bu yarışma ise genç tasarımcıların hem kendi hikâyelerini yaratmalarına hem de sektörde profesyonellerle tanışmalarına fırsat sunacak.

Finale kalan projeler, jüri değerlendirmesiyle ödüllendirilecek ve İstanbul School of Visual Merchandising’in resmi dijital kanallarında sergilenecek.

Katılım Detayları

Yarışmanın katılım koşulları, teslim tarihleri ve başvuru detaylarına buradan erişebilirsiniz.

Yeni yılın en parlak vitrini belki de senin tasarımındır.

Katıl, ışığınla yeni yılı sen tasarla.