Ana Sayfa Blog Sayfa 106

Adidas Türkiye’de Üst Düzey Atama

Adidas Türkiye E-Ticaret Direktörü Esra Bakır oldu. Mayıs 2021’den bu yana Adidas Türkiye’de görev alan Esra Bakır, İş Geliştirme organizasyonunda üstlendiği liderlik rolüyle pazar genelinde kârlı ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik iş inisiyatiflerinin hayata geçirilmesine öncülük etti. Küresel şirket stratejisinin yerel pazar dinamiklerine etkin şekilde uyarlanmasına katkı sağlayan Bakır; satış, pazarlama ve operasyon fonksiyonlarını kapsayan iş modellerinin geliştirilmesi, stratejik önceliklerin hayata geçirilmesi ve organizasyon genelinde bütüncül bir bakış açısının oluşturulmasına odaklanan çalışmaları yönetti.

Organizasyonel etkinliğin artırılması, süreçlerin sadeleştirilmesi ve satış operasyonlarını kapsayan uçtan uca işleyişlerin iyileştirilmesi alanlarında liderlik rolü üstlenen Bakır, aynı zamanda kadın yöneticilerin yetenek gelişimini destekleyen Lead Network’te mentorluk sağlayarak organizasyon içinde kapsayıcı liderlik ve çeşitlilik odağının güçlenmesine katkı sundu. Kısa süreli bölgesel görevlendirme kapsamında global bir liderlik rolü üstlenerek, küresel bakış açısını ve stratejik iş geliştirme vizyonunu daha da ileri taşıdı.

Esra Bakır, yeni görevinde Adidas Türkiye e-ticaret organizasyonunun tamamından sorumlu olacak; e-ticaret stratejisini, ticari performansını ve tüketici deneyimini yönetecek. Global e-ticaret önceliklerinin yerel pazara etkin şekilde uyarlanmasına liderlik ederken, dijital operasyonların uçtan uca yönetilmesi, güçlü iş ortaklıklarının geliştirilmesi ve omnichannel deneyiminin güçlendirilmesi odağında çalışacak.

Bu atama ile Adidas Türkiye, dijital ticaret alanındaki stratejik yetkinliklerini daha da güçlendirerek, tüketici odaklı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini kararlılıkla desteklemeye devam ediyor.

Teknosa 2025’in Teknoloji Alışveriş Haritasını Açıkladı

Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, 2025 yılına ait teknoloji alışveriş verilerini açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre yıl boyunca tüketicilerin teknoloji harcamaları hem günlük yaşamı kolaylaştıran ürünlere hem de uzun vadeli kullanım sunan cihazlara yöneldi.

Akıllı telefonlar, yıl boyunca en çok satın alınan ürün grubu olmaya devam ederken, iş, eğitim ve eğlencenin merkezinde yer alan LCD TV’ler, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar da güçlü talep gördü.

Küçük Ev Aletlerinde Yükseliş Devam Ediyor

2025 yılında dikkat çeken kategorilerden biri küçük ev aletleri oldu. Son yıllardaki yükseliş trendini sürdüren bu segmentte özellikle şarjlı süpürgeler, robot süpürgeler, espresso makineleri ve epilasyon cihazları öne çıktı.

Teknosa verilerine göre:

  • Robot süpürge satışları yüzde 52,
  • Epilasyon cihazı satışları ise yüzde 55 oranında artış gösterdi.

Bu veriler, ev içi konforu ve zamandan tasarrufu önceleyen ürünlerin tüketici tercihleri üzerindeki ağırlığını ortaya koydu.

Yaş Gruplarına Göre Teknoloji Tercihleri

Tüketici alışkanlıkları yaş gruplarına göre de farklılık gösterdi.

Genç kullanıcılar daha çok bluetooth kulaklıklara yönelirken, 30’lu yaş grubunda akıllı saatler, 40’lı yaş grubunda ise tabletler öne çıktı.

Akıllı telefon tercihlerinde ise depolama kapasitesi belirleyici faktör oldu. Tüketicilerin ağırlıklı olarak 128 GB ve 256 GB depolama alanına sahip modellere yöneldiği görülürken, renk tercihinde siyah açık ara liderliğini korudu. Siyahı sırasıyla mavi, yıldız, beyaz, gri ve gece tonları izledi.

Ekran Boyutları Büyümeye Devam Ediyor

Televizyon kategorisinde ise ekran boyutlarına yönelik ilgi 2025 boyunca artış gösterdi. 65, 55, 75 ve 50 inç modeller en çok tercih edilen ekran ölçüleri arasında yer alırken, 77 inç televizyonlara olan talep bir önceki yıla kıyasla yükseldi.

“Teknoloji Artık Temel Bir İhtiyaç”

teknosa 2025’in teknoloji alışveriş haritasını açıkladı

Teknosa Kategori Yönetimi ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı Cenk Yenginer, 2025 yılı alışveriş eğilimlerine ilişkin değerlendirmesinde, tüketicilerin artık teknolojiye yalnızca bir ürün olarak değil, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak yaklaştığını vurguladı.

Yenginer’e göre, performans ve konforu birlikte sunan, uzun vadeli değer yaratan ürünlere olan ilgi giderek güçlenirken, bu tablo teknolojinin temel bir ihtiyaç haline geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Teknosa ise ürün ve hizmetlerini bu beklentiler doğrultusunda geliştirerek tüm kanallarda kolay, erişilebilir ve bütüncül bir alışveriş deneyimi sunmaya odaklanıyor.

Forum Gaziantep’in Yönetim ve Kiralama Süreçleri, VSP ile Yürütülecek

Forum Gaziantep’te yeni bir dönem başlıyor. AVM’nin yönetim ve kiralama süreçleri, VSP’nin profesyonel yaklaşımıyla yürütülecek.

Gaziantep’in buluşma noktalarından biri olan Forum Gaziantep, yönetim ve kiralama alanında yeni bir döneme giriyor. Bölgenin en prestijli alışveriş merkezleri arasında yer alan Forum Gaziantep’in tüm yönetim ve kiralama süreçleri artık VSP tarafından üstlenilecek.

VSP’nin hedefi; projeye değer katan markalar için güçlü ve sürdürülebilir bir ticari zemin oluştururken, Forum Gaziantep’in şehirle olan bağını daha da güçlendiren bir yapı inşa etmek. Bu yeni dönemde, marka karmasının geliştirilmesi, ziyaretçi deneyiminin artırılması ve AVM’nin ticari performansının güçlendirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

3 Ekim 2013 tarihinde Türkiye’deki 11’inci, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ilk Forum AVM olarak kapılarını açan Forum Gaziantep; toplam 44 bin metrekare kiralanabilir alanı, 3 katlı yapısı ve 92 mağazası ile ziyaretçilerine alışveriş ve eğlenceyi bir arada sunuyor. AVM; ulusal ve uluslararası markaların yanı sıra yeme-içme alanları ve sosyal yaşam odaklı konseptiyle bölgenin önemli çekim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor.

Forum Gaziantep, konut alanları, alışveriş bölgeleri, tren istasyonu, tramvay hattı, kamu binaları ve tarihi kent merkeziyle komşu olması sayesinde yüksek erişilebilirlik avantajına sahip. Ana ulaşım akslarının kesişim noktasında yer alan AVM, merkezi konumuyla yalnızca Gaziantep’ten değil, çevre illerden de yoğun ziyaretçi çekiyor.

11 salonlu sinema kompleksi, hipermarket, güçlü marka karması, kafe ve restoranlar ile teras alanlarıyla Forum Gaziantep; yeni yönetim döneminde de Gaziantep’in alışveriş ve sosyal yaşamının kalbi olma iddiasını sürdürmeyi hedefliyor.

Mango’nun İngiltere’deki Genişleme Stratejisinin İç Yüzü: Fiziksel Mağaza Büyümesinden Alt Kategori Odaklılığa

İspanyol moda markası Mango, son yıllarda fiziksel perakendeye yönelik kararlı duruşunu koruyan markalar arasında yer alıyor. Bazı rakipleri mağaza ağlarını küçültürken, Mango bunun yerine fiziksel varlığını büyütmeyi tercih etti. Yenilenen, Akdeniz esintili mağaza konsepti ve yoğun yaya trafiğine sahip lokasyonlara odaklanma yaklaşımı, markanın zorlu perakende ortamında yolunu belirleyen temel unsurlar oldu.

Bu strateji özellikle Birleşik Krallık pazarında net şekilde görülüyor. Mango’nun İngiltere ve İrlanda’dan sorumlu uluslararası bölge direktörü Fiona Cullen’ın aktardığına göre marka, 2025 yılı içinde bölgede 20 yeni mağaza açma hedefini gerçekleştirme yolunda ilerliyor. Buna rağmen Mango’nun 2026 için yavaşlama planı bulunmuyor.

2026 İçin 500 Yeni Mağaza Hedefi

mango'nun i̇ngiltere'deki genişleme stratejisinin i̇ç yüzü: fiziksel mağaza büyümesinden alt kategori odaklılığa

Cullen, FashionUnited’a verdiği demeçte, Akdeniz tarzı yaşam ve moda anlayışına olan ilginin büyüdüğünü ve bunun İngiltere ve İrlanda’da daha fazla genişleme fırsatı yarattığını belirtti. Mango’nun, Barselona’da tasarlanan koleksiyonlarını daha fazla İngiliz müşteriye ulaştırmak amacıyla, 2024–2026 döneminde dünya genelinde 500 yeni mağaza açma yönündeki küresel hedefinin bir parçası olarak İngiltere genelinde yeni lokasyonlar açmaya devam edeceğini ifade etti.

Finansal tarafta da İngiltere iştiraki istikrarlı bir performans sergiliyor. 2024’te kârda bir düşüş yaşanmış olsa da, ciro büyümeye devam etti. Mağaza satışları ve e-ticaret faaliyetlerinin 2025 boyunca büyüyerek dengelenmesi öngörülürken, bu beklenti yılın ilk yarısında grup genelinde satışların yüzde 12 artmasıyla desteklendi.

Mango Teen ve Mango Kids Büyümenin Merkezinde

Mango’nun büyümesinde alt kategoriler, özellikle de Mango Teen ve Mango Kids, belirleyici rol oynuyor. 2024 mali yılında bu iki kategorinin küresel satışları yaklaşık 293 milyon euroya ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 19’un üzerinde artış gösterdi. Bu performans, Mango’nun 2020’de kapsül koleksiyon olarak başlayan ve 2021’de kalıcı hale gelen Teen serisine yaptığı yatırımları hızlandırmasına yol açtı.

2024 yılında Birleşik Krallık, İspanya dışındaki ilk bağımsız Mango Teen mağazasına ev sahipliği yaptı. 2025’te ise bu genişleme hızlanarak İskoçya’nın Glasgow kentinde üçüncü genç odaklı mağazanın açılmasıyla Londra dışına taşındı. Cullen’a göre 2025’in ilk yarısında Mango Teen’in İngiltere satışları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla beş katına çıktı.

Bu gelişme, genç nesillerdeki artan talebe yanıt verirken, Mango’nun çağdaş, genç ve erişilebilir fiyatlı moda alanında gördüğü boşluğu da dolduruyor. Cullen, kadın giyimin hâlâ güçlü olduğunu, ancak diğer kategorilerin gelir artışında giderek daha önemli hale geldiğini vurguluyor.

Lokasyona Göre Kategori Odaklı Mağaza Kurgusu

Mango, mağaza açılışlarında lokasyon bazlı kategori stratejisi izliyor. Hangi ürün gruplarının o bölgede daha güçlü karşılık bulacağına göre mağaza formatları şekillendiriliyor. Örneğin Londra’daki yoğun yaya trafiğine sahip Canary Wharf bölgesinde açılan Mango Man pop-up mağazası, erkek müşterilerin alışverişte yakınlık ve kolaylığa verdiği önceliği yansıtıyor.

Fiziksel ve Dijital Kanallar Birlikte Büyüyor

Mango’nun fiziksel büyümesi, şirketin toplam satışlarının yaklaşık üçte birini oluşturan e-ticaret kanalıyla doğrudan bağlantılı ilerliyor. Cullen’a göre, Mango güçlü bir online müşteri tabanı bulunan bölgelerde mağaza açıyor ve mağaza açılışları online satışları da yukarı çekiyor. Marka, fiziksel ve dijital kanallar arasında bir tercih yapmak yerine, müşterinin tüm alışveriş yolculuğunu kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsiyor.

Bu çerçevede mağazalar, Mango’nun büyüme stratejisinin merkezinde kalmaya devam ederken, e-ticaret yatırımları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor.

Yapay Zeka ve Veri Odaklı Operasyon

Mango’nun dijital yatırımlarının önemli bir ayağını yapay zeka ve veri kullanımı oluşturuyor. Şirket 2018’den bu yana kendi yapay zeka araçlarını geliştirerek otomatik ürün önerileri ve kişiselleştirilmiş pazarlama iletişimi gibi uygulamaları hayata geçirdi. 2025’te devreye alınan “Mango Stylist” adlı yapay zeka destekli stil asistanı da müşterilere güncel moda trendlerini sunan bir araç olarak bu yapının parçası oldu.

Cullen, Mango’nun teknolojiye yaklaşımının temkinli ama kararlı olduğunu belirtiyor. Yapay zekânın markada insanların yerini alan bir tehdit değil, ekipleri güçlendiren, süreçleri sadeleştiren ve müşteriyle daha güçlü bağ kurmayı mümkün kılan bir destek aracı olarak konumlandırıldığını vurguluyor.

Shell & Turcas Petrol’de Üst Düzey Atama

Shell & Turcas Petrol AŞ’de üst yönetimde bayrak değişimi gerçekleşti. Oğuz Uçanlar, 1 Ocak 2026 itibarıyla Shell & Turcas CEO’su olarak göreve başladı. Mevcut CEO Emre Turanlı ise Shell’in global organizasyonunda üst düzey bir göreve atandı.

Kariyerine Amerika Birleşik Devletleri’nde Booz-Allen-Hamilton şirketinde başlayan Uçanlar, bu rolde perakendeden otomotive, teknolojiden finansal hizmetlere çok uluslu şirketlerin üst yöneticilerine şirket birleşmeleri, operasyonel verimlilik, finansal disiplin, yeni pazara giriş stratejilerinde danışmanlık verdi. Uçanlar, takiben bu ülkede perakende ve inşaat sektöründe kendi işlerini yönetti.

Türkiye’ye dönüşünün ardından, Bain & Company ve Anadolu Grubu gibi köklü kuruluşlarda üst düzey görevlerde bulunan Uçanlar, McDonald’s Türkiye CEO’luğunu üstlendiği döneminde markayı kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinden geçirdi.

Son olarak Adel & Faber Castell’de CEO olarak görev yapan Uçanlar, burada verimliliği sağlayan bir organizasyonel dönüşüme öncülük etti, müşteri portföyüne uluslararası markaları dahil ederek, şirketin Türkiye’deki 56 yıllık tarihinde rekor seviyede bir finansal performansa ulaşmasını sağladı.

Boğaziçi Üniversitesi mezuniyetinin ardından Michigan Üniversitesi’nde MBA programını tamamlayan Uçanlar, evli ve 2 çocuk babası.

shell & turcas petrol'de üst düzey atama
shell & turcas petrol'de üst düzey atama 4

Global atama ile yeni sorumluluk alanı

2020 yılından bu yana Shell & Turcas CEO’luğu görevini yürüten ve şirketin ilk Türk CEO’su olan Emre Turanlı ise 1 Ocak 2026 itibarıyla Shell Mobilite, Global Pazarlama ve Lisanslı Pazarlardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak yeni görevine başladı.

Turanlı, yeni rolünde global mobilite operasyonları kapsamında 70’ten fazla ülkede 47 bin istasyon ve günlük 33 milyon müşteriyle dünyanın en büyük mobilite perakendecisi olan Shell’in global pazarlama stratejilerinin yönetimini üstlendi, ayrıca aralarında Avustralya, Brezilya, İtalya, İspanya, Yunanistan, Arjantin gibi akaryakıt pazarında öne çıkan ülkelerin de yer aldığı 60 lisanslı pazardan sorumlu olacak. Emre Turanlı yeni görevinin yanı sıra Shell Brands International AG şirketinin Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürütecek.

Disney Mağazacılığında Bir Dönem Sona Erdi: Paris’teki Son İkonik Disney Store Kapanıyor

Disney’nin dünya çapında perakende mağazaları uzun yıllardır hayranlarına ulaşırken, 2026’nın başında bir dönemin sonu resmen ilan edildi.

disney
disney mağazacılığında bir dönem sona erdi: paris’teki son i̇konik disney store kapanıyor 7

The Walt Disney Company, 33 yıl boyunca Disney Village’da hizmet veren Avrupa’nın son orijinal Disney Store mağazasını 4 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı olarak kapattı. Bu kapanış, şirketin fiziksel perakende stratejisindeki dönüşümün en somut göstergelerinden biri olarak öne çıktı.

Disney Store konsepti, ilk olarak 1987’de Glendale, California’da açılmış ve kısa sürede küresel bir perakende zincirine dönüşmüştü. Bir zamanlar alışveriş merkezleri ve Park & Resort alanlarında rengârenk mağazalarıyla bilinen bu zincir, karakter temalı dekorlar ve zengin ürün çeşitliliğiyle ziyaretçilere markanın büyüsünü yaşatıyordu. Ancak tüketici alışkanlıklarının dijitalleşmesi, e-ticaretin yükselmesi ve fiziksel mağazaların sürdürülebilirliği konusundaki baskılar nedeniyle şirket, son yıllarda mağaza ağını büyük ölçüde küçültme kararı aldı.

Disney Village’daki Son Mağaza Neden Kapanıyor?

Paris’teki Village’daki mağaza, Disneyland Paris Resort’un alışveriş, yeme-içme ve eğlence bölgesinin önemli bir parçasıydı. Bu mağaza, 1992’den bu yana şirketin hayranlarının ziyaret ettiği ve özellikle çocuklu ailelerin uğrak noktası olmuştu. Ancak Land Paris’in yürüttüğü büyük dönüşüm projesi kapsamında bu mağaza da kapanma sürecine girdi. 2025’in son aylarında Paris Resort’un resmi uygulaması üzerinden yapılan duyuru ile mağazanın 4 Ocak 2026 itibarıyla kapatılacağı açıklandı.

g90rotkxqaa5 x7 1

Kapanış, şirketin perakende stratejisindeki büyük değişimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Geçmişte yüzlerce Store’un faaliyet gösterdiği Avrupa pazarında, 2025 itibarıyla yalnızca bu mağaza açık kalmıştı. 2026 ile birlikte ise Avrupa’daki tüm klasik Store’lar kapanmış oldu. Bugün dünya genelinde yalnızca 21 Store fiziksel olarak faaliyet göstermeye devam ediyor. Çoğu ise Park & Resort’lara entegre konumlarda.

Store’un kapanmasından sonra bu alanın yeni bir konsept mağaza olan “Disney Wonders” olarak yaz sezonunda yeniden açılacağı duyuruldu. Yeni mağazanın, eskiye göre çok daha modern ve yenilikçi bir perakende deneyimi sunması hedefleniyor. Disneyland Paris yetkililerinin paylaştığı bilgilerde, Wonders’ın hem ürün çeşitliliği hem de deneyim odaklı bir alışveriş anlayışıyla 2026 yazında hizmete gireceği aktarılıyor.

Perakende Dünyasında Dijitalleşme ve Fiziksel Mağazaların Rolü

Disney Store’un kapanışı sadece şirket için değil, küresel perakende sektöründe fiziksel mağazalardan çevrimiçi kanallara geçişin bir sembolü olarak da değerlendiriliyor. E-ticaret satışlarının Amerikan pazarında payı önemli ölçüde artarken, Capital One Shopping verilerine göre 2024’te ABD’de alışverişlerin %84,3’ü online kanallar üzerinden yapıldı. Bu eğilim, 2030’a kadar e-ticaret harcamalarının 2,5 trilyon doları aşacağı tahminleriyle destekleniyor.

CoreSight Research verileri de 2025 yılında perakende mağaza kapanışlarının bir önceki yıla göre %67 oranında arttığını gösteriyor. Bu da fiziki perakendenin yalnızca şirket ile sınırlı kalmayıp genel bir yeniden yapılandırma sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor.

Şirketin stratejik odak değişimi yalnızca mağaza kapanışlarıyla sınırlı değil; şirket aynı zamanda park ve deneyim işletmelerine yatırımını artırıyor. CEO Robert Iger’ın açıklamalarına göre Parks & Experiences bölümü, dünya genelinde yeni alanlar, sezonluk etkinlikler ve özel temalı deneyimler sunarak marka bağlılığını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket sadece ürün satışı değil, “dünya standartlarında park ve deneyim” odaklı büyüme hedefliyor.

Disney Store’un kapanması, şirketin hayranları için nostaljik bir dönemin sonu olarak görülse de, perakende sektöründeki büyük trendlerin fiziksel mağazaların rolünü yeniden tanımladığı bir dönemin parçası olarak değerlendiriliyor. Ziyaretçiler artık dijital dünyayla entegre, daha deneyim odaklı ve esnek alışveriş alternatiflerine yöneliyor bu da Disney gibi büyük markaların stratejilerini güncellemesine yol açıyor.

30 Euro’luk Gümrük Muafiyeti Kalktı, E-Ticaret Ekosisteminde Değişen Dengeler

Yurt dışından yapılan alışverişlerde uzun süredir uygulanan 30 Euro’luk gümrük muafiyetinin kaldırılması, Türkiye e-ticaret pazarında önemli bir değişim sürecini beraberinde getiriyor. 6 Şubat 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenleme ile tüm siparişler için gümrük beyannamesi ve ek vergiler zorunlu hale gelirken, sektör bu değişikliğin yerli markalar, tüketici davranışları ve rekabet koşulları üzerindeki etkilerini dikkatle takip ediyor.

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçirilen düzenleme, sınır ötesi alışverişin mevcut işleyişinde yeni bir çerçeve oluştururken; hem yerli hem de yurt dışı kaynaklı satış kanalları açısından bir uyum sürecini gündeme getiriyor. Yeni dönemin piyasa dengelerine ve alışveriş alışkanlıklarına nasıl yansıyacağı ise zaman içinde daha net görülecek.

Gümrük Muafiyeti ile Rekabet Dinamikleri Yeniden Ele Alınıyor

30 euro’luk gümrük muafiyeti kalktı, e-ticaret ekosisteminde değişen dengeler

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ideasoft CEO’su Sinan Akdal, düzenlemenin uzun süredir sektörde tartışılan bir başlığa temas ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu düzenleme, e-ticaret ekosisteminde bir süredir gündemde olan yapısal bir konunun yeniden ele alınmasına neden oluyor. Gümrüksüz alışveriş uygulaması, özellikle fiyat odaklı tercihlerin öne çıktığı bir yapı oluşturmuştu. Yeni dönemde rekabet koşullarının nasıl şekilleneceği; tüketici beklentileri, markaların stratejileri ve piyasanın genel tepkisiyle birlikte ortaya çıkacak.”

Yerli Markalar Açısından Uyum Başlığı Öne Çıkıyor

30 Euro limitinin kaldırılmasının, yurt dışı kaynaklı düşük tutarlı ve hızlı alışveriş alışkanlıklarını yeniden değerlendirme sürecine sokabileceğini ifade eden Akdal, bu durumun yerli markalar açısından da dikkatle yönetilmesi gereken bir döneme işaret ettiğini vurguladı:“Türkiye’de faaliyet gösteren markalar için bu süreç, tüketiciyle kurulan ilişkiyi, sunulan hizmet kalitesini ve genel deneyimi yeniden gözden geçirmeyi gerektiriyor. Rekabetin yönü; yalnızca fiyat üzerinden değil, tüketiciye sunulan toplam değer üzerinden şekillenecek.”

Tüketici Tercihlerinde Daha Seçici Bir Yaklaşım

Yeni uygulamayla birlikte tüketici davranışlarında da farklılaşmalar yaşanabileceğine işaret eden Sinan Akdal, satın alma kararlarında birden fazla unsurun birlikte değerlendirileceğini belirtti: “Fiyat odaklı ve anlık alışveriş alışkanlıklarının yanı sıra; teslimat süresi, satış sonrası hizmet, güven ve erişilebilirlik gibi unsurların daha görünür hale gelmesi mümkün. Bu süreçte tüketicilerin alternatifleri daha fazla karşılaştırdığı, daha temkinli kararlar aldığı bir dönem görebiliriz.”

ideasoft olarak süreci, e-ticaret ekosistemindeki tüm paydaşları ilgilendiren bir geçiş dönemi olarak değerlendirdiklerini belirten Sinan Akdal, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düzenlemenin piyasaya ve tüketici davranışlarına nasıl yansıyacağını, önümüzdeki dönemde daha net göreceğiz. Markalar açısından bu süreç, tüketicinin beklentilerini ve hassasiyetlerini daha yakından takip etmeyi gerektiriyor. ideasoft olarak bu dönemin, ani yorumlardan çok sahadan gelen veriler ve kullanıcı geri bildirimleriyle okunması gerektiğini düşünüyoruz. Tüketicinin beklentilerini doğru anlayan ve buna göre hareket eden markaların yeni döneme daha sağlıklı uyum sağlayacağını öngörüyoruz.”

A101’de Üst Düzey Atama

A101, finans organizasyonunu güçlendirmeye devam ediyor. Vodafone Türkiye’de 16 yıl boyunca farklı finans fonksiyonlarında üst düzey görevler üstlenen İbrahim Ersoy, yeni yılla birlikte A101’de CFO ve İcra Kurulu Üyesi olarak görevine başladı.

Ersoy, Vodafone Türkiye’deki kariyeri boyunca 14 yılını finans organizasyonu içerisinde olmak üzere, toplam 6 farklı finans fonksiyonunda görev aldı. Bu süreçte yalnızca finansal yönetim alanında değil; teknoloji, iş geliştirme ve müşteri deneyimi ekseninde de birçok kritik projede sorumluluk üstlendi.

Son iki yılda Vodafone Pay ve Vodafone Finansman ekiplerine liderlik eden Ersoy, Vodafone Pay’in 10 milyon müşteriye ulaşma yolculuğunda önemli bir rol oynadı. Finans ve teknolojinin kesişiminde yer alan bu deneyim, Ersoy’un kariyerinde kalıcı etki yaratan dönüm noktalarından biri oldu.

Vodafone’un 2G’den 5G’ye uzanan teknolojik dönüşüm sürecinde aktif rol alan Ersoy; değişimi yakından deneyimleme, yüksek etki yaratan projelerde görev alma ve çok disiplinli ekiplerle çalışma fırsatı buldu. Kurumun insan odaklı, kapsayıcı ve toplumsal faydayı önceleyen kültürü ise bu uzun yolculuğun en değerli kazanımları arasında yer aldı.

A101’deki yeni görevinde Ersoy, şirketin finansal stratejisinin yönetilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uzun vadeli değer yaratımına odaklanacak.

Amazon’un AI Alışveriş Hamlesi, E-Ticarette Kontrol Dengelerini Nasıl Değiştiriyor?

Son dönemde Amazon’un yapay zekâ destekli alışveriş aracı, e-ticaret sektöründe büyük tartışma yarattı. Amazon’un “Shop Direct” ve “Buy for Me” gibi yeni beta özellikleri, kullanıcıların Amazon dışındaki perakendecilerden ürünleri bulup satın almasını yapay zekâ aracılığıyla kolaylaştırmayı amaçlıyor.

amazon ai 2025 04 08 news
amazon’un ai alışveriş hamlesi, e-ticarette kontrol dengelerini nasıl değiştiriyor? 11

Amazon, bu araçların “müşterilerin ihtiyaç duydukları her türlü ürünü bulmasına” yardımcı olmayı ve küçük işletmelerin “daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmasını” sağlamayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak çevrimiçi perakendeciler, ürünlerinin bilgisi veya izni olmadan şirketin platformunda listelenmesinden ciddi şekilde rahatsız olduklarını belirtiyorlar.

Perakendeciler Sorun Yaşıyor

Amazon’un yeni AI alışveriş özellikleriyle ilgili temel tepki noktasını, bağımsız çevrimiçi satıcıların ürünlerinin Amazon’da görüntülenmesi oluşturuyor. Bazı perakendeciler, sitelerinde listeledikleri ürünlerin şirketin platformunda yer aldığını ve bunun için hiç onay vermediklerini ifade ediyorlar. Özellikle Bobo Design Studio gibi küçük işletme sahipleri, ürünlerinin yanlış fiyatlarla veya hatalı açıklamalarla listelendiğini ve bunun müşteri memnuniyetsizliği ile marka güvenine zarar verdiğini dile getiriyorlar. Bu işletmeler ürünlerini kaldırmak için şirkete talepte bulunduklarını, ancak bunun hızlı ya da kolay bir süreç olmadığını belirtiyorlar

Yeni özellikler kapsamında, müşteriler Amazon’un arayüzünden başka markaların web sitelerine ait ürünlere göz atabiliyor ve “Buy for Me” (Benim İçin Satın Al) düğmesini kullanarak Amazon’un AI aracının ürünleri doğrudan bağımsız satıcının sitesinden sipariş etmesini sağlayabiliyorlar. Bu sistem, tüketici deneyimini tek bir uygulamada toplama çabası olarak sunulsa da, perakendeciler açısından çeşitli sorunlara yol açıyor. Bazı listelerde artık satılmayan ürünlerin gösterilmesi ya da yanlış ürün görsellerinin kullanılması gibi hatalar yaşandığı öne sürülüyor.

İşletme Kaybı ve Algı Sorunları

Tepkilerin önemli bir kısmı, satıcıların şirketin bu aracı satıcıların rızası olmadan uygulamasına yönelik eleştirilerinden kaynaklanıyor. Bazı çevrimiçi satıcılar, ürün kataloglarının izinleri olmadan şirket tarafından kullanıldığını ve bunun satış ilişkileri üzerindeki kontrolü azaltacağını ifade ediyorlar. Bu durum, çevrimiçi mağazalar ile şirket arasındaki müşteri verileri ve ilişkiyi karmaşık hale getiriyor çünkü satış verileri doğrudan Amazon kanalı üzerinden toplanırken, satıcılar müşterinin kim olduğunu ya da sadakat davranışını takip edemiyorlar.

Eleştiriler aynı zamanda daha geniş bir veri ve AI tartışmasının parçası olarak değerlendiriliyor. Amazon, geçmişte üçüncü taraf AI tarayıcı araçlarının verilerini kendi platformundan çekmesini engellemiş ve bu tür araçlara karşı hukuki adımlar atmıştı. Ancak şimdi markanın kendi AI araçlarının başkalarının e-ticaret sitelerinden ürün verilerini çektiği yönündeki eleştiriler, bu çift standart iddialarını güçlendiriyor. Bazı yorumcular, bu durumu “AI alışveriş araçlarının bağımsız satıcılar için tehdit oluşturması” olarak tanımlıyorlar çünkü şirketin hem platformundaki rekabeti hem de dışarıdaki e-ticaret alanını kendi yapay zekâ stratejisiyle yeniden şekillendiriyor.

amazon
amazon’un ai alışveriş hamlesi, e-ticarette kontrol dengelerini nasıl değiştiriyor? 12

Perakende sektöründeki bu gelişme, yalnızca şirketin AI stratejileriyle ilgili değil, aynı zamanda e-ticaretin geleceği açısından da önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Perakendeciler, AI ve veri odaklı sistemlerin kendi iş modelleri ve müşteri ilişkileri üzerindeki etkilerine daha fazla odaklanmak zorunda kalacaklar. Öte yandan, Amazon gibi büyük oyuncuların AI destekli ürün keşfi ve satın alma süreçlerini optimize etme çabaları, çevrimiçi alışveriş deneyimini değiştirirken, bağımsız satıcıların hakları ve tüketici güveni gibi kritik konular da sektördeki tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Bu durumu priya eden perakendeciler, AI tabanlı stratejilere entegre olurken daha fazla şeffaflık, rıza mekanizmaları ve veri paylaşım kontrolü gibi unsurların geliştirilmesini talep ediyorlar. Aynı zamanda, e-ticaret ekosisteminin bu yeni yapay zekâ araçlarıyla nasıl evrileceği ve perakendecilerin bu dönüşüme nasıl yanıt vereceği, 2026 boyunca sektörde en çok takip edilen trendlerden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Marjların Savaşı: İndirim Marketleri Nasıl Kazanıyor, Deneyim Mağazaları Nasıl Tutunuyor?

2026 perakende dünyasında iki farklı strateji öne çıkıyor: indirim marketlerinin düşük fiyat marjlarıyla hızla büyümesi ve deneyim odaklı mağazaların daha yüksek marj yaratma çabaları.

marj
marjların savaşı: i̇ndirim marketleri nasıl kazanıyor, deneyim mağazaları nasıl tutunuyor? 15

İndirim marketlerinin büyümesinin arkasında tüketici talebindeki değişim ve ekonomik baskılar yer alırken, deneyim mağazaları fiyat rekabetinden ziyade müşteri deneyimi ve marka sadakati üzerine yatırım yaparak sürdürülebilir bir konum elde etmeye çalışıyor.

İndirim Marketlerinin Gücü: Düşük Fiyat, Yüksek Hacim

Son yıllarda, özellikle gıda ve temel tüketim ürünleri pazarında indirimli fiyat strategileri küresel ölçekte dikkat çekiyor. Discount perakendeciler, genellikle çok düşük fiyat ve minimal operasyonel maliyetlerle çalışarak marjları her ne kadar düşük olsa da büyük hacimle kazanç yaratabiliyorlar. Örneğin “everyday low price” gibi sürekli düşük fiyat stratejileri, tüketicilere sürekli cazip fiyat sunarak sadakat oluşturuyor. Bu yaklaşım Walmart gibi devler tarafından da uzun yıllardır uygulanıyor ve müşteri tabanını koruyor. Bu stratejinin temel avantajı, indirim marketlerinin satış hacmini yüksek tutarak ciro büyümesini marj azalmasına rağmen sürdürmesidir.

İndirimli perakendeciler tipik olarak 2–3% hatta bazen daha düşük civarında brüt kar ile çalışırken, geleneksel perakendecilerin olasılıkları genellikle daha yüksek olmasına rağmen daralan talep ve artan maliyetlerle baskı altında kalabiliyor. Ayrıca, indirim mağazaları veri analitiği ve otomasyon gibi yenilikleri kullanarak stok yönetimini optimize etmeye başladı; bu da düşük karlı ortamlarda bile faaliyet verimliliğini yükseltiyor.

Türkiye’de ve birçok pazarda gıda perakendeciliğindeki büyümenin çekirdeğini indirim marketleri oluşturuyor. Türkiye’de indirim marketleri toplam market sayısını artırırken sektördeki büyümenin lokomotifi hâline geldi. Bu büyüme, daha düşük fiyat arayan geniş tüketici kitlesinin taleplerinden besleniyor.

Deneyim Mağazaları: Marjı Yüksek Tutan “Zengin Deneyim”

Öte yandan, deneyim mağazaları fiyat rekabetine doğrudan girmek yerine müşteri deneyimi, kişiselleştirme ve hizmet kalitesi üzerinden marjlarını korumaya çalışıyor. Fiziksel mağazaların hâlâ tüketicilerin satın alma kararında önemli rolü olduğu gerçeği, perakendecilerin fiziksel kanalları tamamen terk etmeyip omnichannel stratejiler ile dijital ve mağaza deneyimini bütünleştirmesini gerekli kılıyor. Fiziksel mağazalar, tüketicilerin marka ile duygusal bağ kurduğu ve ürünleri deneyimleyebildiği alanlar olarak değerini sürdürüyor.

bristol experience store – 3 scaled 1
marjların savaşı: i̇ndirim marketleri nasıl kazanıyor, deneyim mağazaları nasıl tutunuyor? 16

Deneyim mağazalarının odaklandığı bir diğer alan da teknoloji ve kişiselleştirme. Yapay zekâ, artırılmış gerçeklik ve dijital etkileşimler ile mağaza içi deneyim zenginleştirilirken, marka sadakati ve tekrarlayan alışveriş davranışı artırılıyor. Bu deneyim odaklı yaklaşım, indirim marketlerinin düşük fiyat rekabetine karşı bir değer önerisi sunuyor ve daha yüksek marj potansiyeline katkı sağlıyor.

Ayrıca perakendeciler, müşteriyi sadece fiyatla değil yaşadıkları deneyimle bağlama üzerine stratejiler geliştiriyor. Örneğin marka etkinlikleri, özel ürün lansmanları, deneyim alanları veya dijital entegrasyonlu mağaza uygulamaları, tüketicilerin mağaza ziyaretini yalnızca alışverişten daha fazlası hâline getiriyor. Bu tür konseptlerin uygulandığı mağaza formatlarında, ürüne dayalı satıştan ziyade deneyime dayalı satış gerçekleştiği için genellikle daha yüksek bir ortalama sepet değeri ve buna bağlı olarak daha yüksek marjlar yaratılıyor.

Marjlarda Yarış ve Sektör Dengeleyiciler

Bu iki farklı stratejinin marj yarışındaki rolleri, perakende sektörünü günümüz koşullarında şekillendiriyor. İndirim marketleri düşük marjlara rağmen yüksek hacimle pazarda güçlü bir pozisyon elde ederken; deneyim mağazaları daha yüksek kar yaratma ve müşteri bağlılığı ile sürdürülebilir büyüme hedefliyor. Sektör analistlerinin tahminlerine göre, önümüzdeki yıllarda perakende dünyasında fiyat odaklı rekabet ile deneyim odaklı marka sadakati arasındaki denge, pazar payı kazanma ve marj yönetimi açısından belirleyici olacak.

İndirim marketlerinin “düşük fiyat” yaklaşımı, tüketici talebini çekmede ve pazar payı elde etmede etkili olurken, deneyim mağazalarının “yüksek değer” ve “kişiselleştirilmiş deneyim” stratejileri daha yüksek marj yaratma kapasitesini koruyor. Perakende şirketleri için başarı, bu iki yaklaşımı müşteri beklentilerine göre doğru dengede uygulamaktan geçiyor: bir yanda uygun fiyat arayan büyük kitleler, diğer yanda anlamlı faiz çağrışımlarıyla marka deneyimine yatırım yapan sadık müşteriler bulunuyor.