Ana Sayfa Blog Sayfa 110

Perakendede “Az Ürün – Net Seçim” Dönemi: Tüketici Neden Sadeleşmeyi Tercih Ediyor?

Perakende sektörü 2025 sonu itibarıyla yeni bir denge arayışına giriyor. Uzun yıllar boyunca geniş ürün yelpazesi, çeşit bolluğu ve raf kalabalığı rekabet avantajı olarak görülürken, günümüzde hem tüketici davranışları hem de operasyonel gerçekler farklı bir yön çiziyor.

az ürün – net seçim
perakendede “az ürün – net seçim” dönemi: tüketici neden sadeleşmeyi tercih ediyor? 2

Bu dönüşümün merkezinde Az Ürün – Net Seçim yaklaşımı yer alıyor. Tüketiciler artık daha az ama daha anlamlı seçenekler sunan markalara yöneliyor; perakendeciler ise bu sadeleşmenin satış, stok ve marka algısı üzerindeki olumlu etkilerini net biçimde gözlemliyor.

Az Ürün – Net Seçim yaklaşımı neden güçleniyor?

Küresel araştırmalar, modern tüketicinin karar yorgunluğundan kaçınmak istediğini açıkça ortaya koyuyor. Dijital kanallarda ve fiziksel mağazalarda aşırı seçenek sunulması, satın alma sürecini kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyor. Bu noktada Az Ürün – Net Seçim stratejisi, tüketiciye “en doğru seçenekleri senin için ayıkladım” mesajı veriyor. Özellikle gıda, kozmetik, ev yaşam ve moda kategorilerinde sınırlı ama net ürün grupları sunan markalar, daha yüksek dönüşüm oranları ve daha düşük iade oranları elde ediyor.

Bu sadeleşme eğilimi yalnızca tüketici psikolojisiyle sınırlı değil. Artan üretim maliyetleri, stok riskleri ve tedarik zinciri baskıları da markaları daha kontrollü koleksiyonlar oluşturmaya yönlendiriyor. Az sayıda ürünle daha net bir değer önerisi sunmak, perakendecilerin operasyonel verimliliğini artırırken mağaza içi deneyimi de daha anlaşılır hale getiriyor.

Perakendeciler için sadeleşme ne anlama geliyor?

Az Ürün – Net Seçim modeli, perakende markaları için stratejik bir yeniden yapılanmayı ifade ediyor. Bu yaklaşımı benimseyen markalar, ürün sayısını azaltırken ürün hikâyesini güçlendiriyor, fiyat-performans dengesini daha net kuruyor ve mağaza içi iletişimi sadeleştiriyor. Rafların daha ferah olması, tüketicinin ürüne odaklanmasını kolaylaştırıyor ve satın alma süresini kısaltıyor.

Aynı zamanda bu model, sürdürülebilirlik hedefleriyle de örtüşüyor. Daha az ürün, daha az israf, daha kontrollü üretim ve daha şeffaf bir tedarik zinciri anlamına geliyor. Bu da özellikle genç tüketiciler nezdinde markanın güvenilirliğini ve uzun vadeli bağlılığını artırıyor. Küresel ölçekte başarılı perakende örnekleri, sadeleşmenin “küçülme” değil, aksine odaklanma ve netleşme olduğunu gösteriyor.

Tüketici tarafında sadeleşmenin karşılığı ne?

Tüketici açısından Az Ürün – Net Seçim, zaman tasarrufu, zihinsel rahatlık ve güven duygusu yaratıyor. Alışveriş sürecinde daha az seçenekle karşılaşan kullanıcı, kararından daha emin oluyor ve markaya olan güveni artıyor. Bu durum, tekrar alışveriş oranlarını ve marka sadakatini doğrudan etkiliyor. Özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde, tüketici “en çok satan”, “en çok tercih edilen” ya da “editör seçimi” gibi net yönlendirmelere daha fazla önem veriyor.

Perakendede sadeleşme geçici bir trend değil; değişen tüketici beklentilerinin ve sektör gerçeklerinin doğal bir yansıması olarak konumlanıyor. Az Ürün – Net Seçim yaklaşımı, hem markalar hem de tüketiciler için daha anlaşılır, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir perakende deneyiminin kapısını aralıyor.

Starbucks’tan Türkiye’de Büyüme Hamlesi: 2026’da 75 Yeni Mağaza Hedefi

Starbucks, Türkiye’deki 757 mağazasıyla faaliyetlerini sürdürürken, sürdürülebilirlik odaklı projeleri ve misafir beklentileriyle uyumlu uygulamalarıyla büyüme yolculuğuna devam ediyor. Sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin temel unsurlarından biri olarak konumlandıran marka, 2026 yılında Türkiye genelinde 75 yeni mağaza açmayı hedefliyor.

Bu büyüme planı kapsamında Starbucks, çevre dostu uygulamalarını ve Greener Store konseptli mağazalarını artırarak Starbucks deneyimini daha fazla noktaya taşımayı amaçlıyor.

Mağaza yatırımları ve istihdam odağı

Kahve kültürünün dünyadaki en önemli temsilcilerinden biri olan Starbucks, bulunduğu her lokasyonda sıcak ve samimi bir ortam sunma yaklaşımını yeni mağaza açılışlarıyla destekliyor. Türkiye’de 15 binden fazla çalışanıyla 59 şehirde hizmet veren marka, 2026 yılında da sürdürülebilir büyüme odağında 75 yeni mağazayı hayata geçirmeyi planlıyor.

Greener Store uygulamaları yaygınlaşıyor

starbucks’tan türkiye’de büyüme hamlesi: 2026’da 75 yeni mağaza hedefi

Sürdürülebilirliği operasyonlarının merkezine alan Starbucks, çevreye duyarlı uygulamalarını Türkiye genelindeki mağazalarında yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Halihazırda 71 Greener Store konseptli mağazayla hizmet veren marka; enerji ve su verimliliğini artırmaya yönelik çözümlerle kaynakların daha sorumlu kullanılmasını hedefliyor.

Yağmur suyu toplama sistemleri, güneş enerjisi panelleri ve düşük enerji tüketimli ekipmanlar bu yaklaşımın öne çıkan uygulamaları arasında yer alıyor.

“Üçüncü adres” deneyiminde yeni düzenlemeler

Starbucks, misafirlerinin ev ve iş yerlerinden sonra en çok vakit geçirdikleri “üçüncü adres” olma anlayışıyla mağaza deneyimini geliştirmeye odaklanıyor. Bu kapsamda hayata geçirilen sigarasız alan uygulaması, mağazalardan alınan misafir geri bildirimleri doğrultusunda şekilleniyor.

Açık alanlarda belirlenen sigarasız bölümlerle, misafirlerin daha konforlu ve keyifli bir mağaza deneyimi yaşaması hedefleniyor.

Önümüzdeki döneme bakış

Starbucks, önümüzdeki dönemde de çevreye duyarlı uygulamalarını ve misafir deneyimini merkeze alan yaklaşımını Türkiye genelindeki mağazalarında yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Saat&Saat’in Aydınlı Grup’u Satın Alma Süreci Kesinleşti

United States Polo Association (USPA) Global, Aydınlı Hazır Giyim Sanayi ve Ticaret AŞ’nin, HRK Holding AŞ bünyesinde faaliyet gösteren Saat & Saat tarafından satın alındığını açıkladı. Bu satışla birlikte, Türkiye hazır giyim ve perakende sektöründe önemli bir el değiştirme gerçekleşmiş oldu.

İhale süreci ve satış detayları

saat&saat'in aydınlı grup'u satın alma süreci kesinleşti

Aydınlı Grup paylarının satışına ilişkin ilan, 14 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yürütülen ihale sürecinde; Aydınlı Moda Tekstil, Aydınlı Hazır Giyim, PLS Marka Pazarlama ve PCU Tekstil Mümessillik şirketlerinin payları kapalı teklif ve açık artırma yöntemleri birlikte uygulanarak satışa çıkarıldı.

İhalede belirlenen muhammen bedel 20 milyar 350 milyon TL olurken, en yüksek teklif Saat & Saat tarafından verildi.

Üst yönetimde yeni dönem

Satış sonrası yapılan açıklamada, Saat & Saat CEO’su Ramazan Kaya’nın Aydınlı Grup CEO’su olarak görev yapacağı belirtildi. Böylece grubun yeni dönemdeki yönetim yapısı da netlik kazanmış oldu.

USPA Global Başkanı ve CEO’su J. Michael Prince, satın alma sürecine ilişkin değerlendirmesinde Ramazan Kaya’yı tebrik ederek şu ifadeleri kullandı:

“U.S. Polo Assn.’ın uzun vadeli bir ortağı olarak, bu stratejik geçişin küresel spor markamız için önemli fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Bölge genelinde önümüzdeki yıllarda 1 milyar dolarlık perakende satış hedefiyle büyümeyi destekleyecek güçlü bir adım.”

Mağaza ağı ve marka portföyü

Hazır giyim sektörünün önde gelen gruplarından Aydınlı; Pierre Cardin, Cacharel ve U.S. Polo Assn. markalarıyla faaliyet gösteriyor. Grup, 306’sı yurt dışında olmak üzere toplam 690 mağazalık geniş bir perakende ağına sahip.

Aydınlı Grup, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ soruşturmaları kapsamında TMSF’ye devredilmişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin geçen yıl aldığı kararla grup bünyesindeki 12 şirketin Hazine’ye geçmesine hükmedilmişti.

Satış işlemiyle birlikte Aydınlı Grup’ta yeni bir dönem başlarken, Saat & Saat’in perakende ve marka yönetimi alanındaki deneyiminin grubun büyüme stratejisine yön vermesi bekleniyor.

Perakende Medya Zirvesi 2026 Takvimi Belli Oldu

Medya 3.0, Yaratıcılığın Sahnesine Çıkıyor

Perakende medya, artık yalnızca yeni bir reklam alanı olarak tanımlanabilecek bir başlık değil. Bugün perakende medyadan söz ederken; veriyle şekillenen karar mekanizmalarını, yapay zekâ destekli modelleri, ölçümleme baskısını, kârlılık tartışmalarını ve tüm bunların yaratıcılıkla nasıl kesiştiğini konuşuyoruz.

İşte tam bu dönüşümün ortasında, Perakende Medya Zirvesi 2026, sektörü bir kez daha aynı sahnede buluşturmaya hazırlanıyor.

Bi’Sektör tarafından hayata geçirilen etkinlik serilerinden biri olan Perakende Medya Zirvesi, 16 Nisan 2026 tarihinde DasDas’da gerçekleştirilecek. Zirve, perakende medyanın artık “ne olduğu”ndan çok, “nereye evrildiğini” tartışmaya açtığı bir buluşma olarak konumlanıyor.

Yaratıcılığın Sahnesi DasDas’da Perakende Medyanın Yeni Anlatısı

Zirvenin bu yıl DasDas’ta gerçekleşmesi, yalnızca bir mekân tercihi değil; perakende medyanın geldiği noktayla kurulan bilinçli bir bağın parçası. Perakende medya artık yalnızca dashboard’larda, raporlarda ya da kampanya tablolarında yaşayan bir alan değil. Hikâye anlatımı, içerik üretimi ve deneyim tasarımıyla birlikte düşünülen çok katmanlı bir yapıya dönüşüyor.

Perakende Medya Zirvesi 2026, bu çok katmanlı yapıyı sahneye taşıyor. Yapay zekâ destekli perakende medya çözümlerinden mağaza içi medya yatırımlarına, video ve audio commerce uygulamalarından marka–perakendeci ilişkilerinin yeniden tanımlanmasına kadar pek çok konu, birbirinden kopuk başlıklar halinde değil; aynı dönüşümün farklı yüzleri olarak ele alınıyor.

Medya 3.0: Araçlardan Çok Zihniyet Değişimi

Medya 3.0, yeni bir etiket ya da geçici bir trend değil. Perakende medyada yaşanan dönüşüm; kanallardan bağımsız, bütüncül ve performans odaklı bir zihniyet değişimini ifade ediyor. Bu değişim, perakendecilerin medya yaklaşımını yeniden tanımlarken, markalar için de alışılmış iş birliklerinin ötesine geçen yeni bir oyun alanı yaratıyor.

Perakende Medya Zirvesi 2026, bu dönüşümü tekil başlıklar üzerinden değil; ekosistemin tamamını ilgilendiren bir perspektifle ele alıyor. Ölçümleme, şeffaflık ve yatırım geri dönüşü gibi konuların yanı sıra; perakende medyanın yaratıcılıkla, içerikle ve deneyimle kurduğu ilişki de bu yıl tartışmanın ana merkezine yerleşiyor.

Kayıtlar Ocak 2026’da Açılacak

Bu yıl Perakende Medya Zirvesi, perakendeciler, markalar, pazaryerleri, teknoloji ve perakende medya çözüm sağlayıcıları için yalnızca bir içerik etkinliği değil; sektörün nereye gittiğini birlikte okuma alanı yaratmayı hedefliyor. Zirve, perakende medyanın bugünkü uygulamalarının ötesine geçerek, önümüzdeki dönemin organizasyon yapıları, yatırım öncelikleri ve iş modelleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

Ocak ayında katılımcı kayıtları açılacak olan Perakende Medya Zirvesi 2026 ile ilgili güncel gelişmeler ve detaylı bilgilere perakendemedyazirvesi.com adresi üzerinden ulaşılabiliyor.

Perakende Medya Zirvesi 2025 Nasıl Geçmişti?

2 dakikada göz atmak için sizi şöyle alalım…

FAO Schwarz Modeli Ne Anlatıyor? Satıştan Deneyime Uzanan Retail-tainment Yaklaşımı

Fiziksel perakendenin dijitalleşme ve e-ticaret baskısı altında dönüşüm geçirdiği bir dönemde, FAO Schwarz mağazacılık anlayışıyla sektöre güçlü bir karşılık veriyor.

fao schwarz
fao schwarz modeli ne anlatıyor? satıştan deneyime uzanan retail-tainment yaklaşımı 6

1862 yılında kurulan ve dünyanın en ikonik oyuncak markalarından biri olarak kabul edilen FAO Schwarz, yalnızca ürün satan bir mağaza olmanın ötesine geçerek, “retail-tainment” olarak adlandırılan deneyim odaklı perakende yaklaşımının en başarılı örneklerinden biri haline geliyor. Marka, özellikle New York’taki amiral mağazasında sunduğu interaktif deneyimler sayesinde, fiziksel mağazanın hâlâ güçlü bir çekim merkezi olabileceğini kanıtlıyor.

Deneyim Odaklı Mağazacılıkla Fiziksel Perakendenin Yeniden Tanımı

FAO Schwarz’ın mağazacılık stratejisinin merkezinde eğlence, etkileşim ve duygusal bağ kurma yer alıyor. Mağazaya giren ziyaretçiler yalnızca raflara dizilmiş ürünlerle karşılaşmıyor; oyuncak demoları, canlı performanslar, kişiselleştirilmiş alışveriş hizmetleri ve çocuklara yönelik atölyelerle çok katmanlı bir deneyimin parçası oluyor. Markanın ikonik dev piyano deneyimi, ziyaretçilerin mağazada daha uzun süre kalmasını sağlarken, sosyal medyada paylaşılabilir içerikler üreterek markanın organik görünürlüğünü artırıyor.

Bu yaklaşım, perakendede artan “deneyim ekonomisi” trendiyle birebir örtüşüyor. Araştırmalar, tüketicilerin özellikle fiziksel mağazalarda artık ürün kadar deneyime de değer verdiğini gösteriyor. FAO Schwarz, mağazayı bir eğlence alanı gibi kurgulayarak, online kanalların sunamayacağı dokunsal ve duygusal bir alışveriş ortamı yaratıyor. Bu sayede ziyaretçi trafiğini satışa dönüştürme oranını da yukarı çekiyor.

Retail-tainment Stratejisinin Satış ve Marka Değerine Etkisi

FAO Schwarz’ın retail-tainment odaklı mağazacılığı, yalnızca marka algısını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda ticari sonuçlara da doğrudan katkı sağlıyor. Mağaza içi deneyimlerin satın alma kararlarını hızlandırdığı, özellikle çocuklu ailelerde sepet tutarını yükselttiği gözlemleniyor. Kişisel alışveriş danışmanlığı, özel ürün lansmanları ve sınırlı sayıda üretilen koleksiyonlar, markaya premium bir algı kazandırırken fiyat hassasiyetini de azaltıyor.

Bu model, perakende sektöründe “mağaza küçülüyor mu?” tartışmalarına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor. FAO Schwarz örneği, doğru konseptle tasarlanmış fiziksel mağazaların hâlâ marka sadakati yaratabildiğini ve satışları destekleyebildiğini gösteriyor. Özellikle oyuncak, eğlence, lifestyle ve hediyelik ürün kategorilerinde retail-tainment yaklaşımı, gelecek yıllarda daha fazla markanın stratejik gündemine girmeye aday görünüyor.

FAO Schwarz Modeli Perakendenin Geleceği İçin Ne Söylüyor?

FAO Schwarz’ın başarısı, perakendenin geleceğinin yalnızca dijital kanallarda değil, anlamlı fiziksel deneyimlerde de şekilleneceğini ortaya koyuyor. Markanın yaklaşımı, mağazayı bir satış noktası değil, marka hikâyesinin canlı olarak yaşandığı bir sahne haline getiriyor. Bu durum, perakende sektöründe deneyim tasarımı, mağaza içi teknoloji kullanımı ve müşteri etkileşiminin stratejik önemini bir kez daha gündeme taşıyor.

Önümüzdeki dönemde FAO Schwarz gibi retail-tainment odaklı modellerin, özellikle rekabetin yoğun olduğu perakende pazarlarında fark yaratmak isteyen markalar için ilham kaynağı olmaya devam etmesi bekleniyor. Fiziksel mağazanın “neden var olduğu” sorusuna güçlü bir cevap sunan bu yaklaşım, perakendede deneyim merkezli yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

A101’de Üst Düzey Atama

Son beş yıldır şirket bünyesinde operasyon, büyüme ve organizasyonel dönüşüm alanlarında üst düzey görevler yürüten Talat Olgay, 1 Ocak itibarıyla A101 CEO’su olarak görevine başlayacak.

Perakende ve hızlı tüketim ürünleri sektörlerinde 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Olgay, 2021’de A101 ailesine katıldı.

A101 bünyesinde Operasyon Komitesi Üyesi ve Operasyondan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görev alan Olgay, şirketin Türkiye operasyonlarının güçlendirilmesi, organizasyonel yapının geliştirilmesi ve yurt dışı pazar stratejilerinin şekillendirilmesinde önemli roller üstlendi.

Talat Olgay kariyeri boyunca Danone, Nestle Waters, PepsiCo ve L’Oreal gibi global şirketlerde satış, ticari pazarlama ve genel müdürlük görevlerinde bulundu.

Olgay, yeni görevinde A101’in mağaza ağı, operasyonel altyapısı ve insan kaynağıyla sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve müşteri deneyimi odaklı değer yaratma stratejilerine liderlik edecek.

Şirket, Olgay’ın global vizyonu, saha ve yönetim tecrübesiyle değer yaratmayı sürdürecek.

Perakende Medya Seyahat Sektöründe Nasıl Yükselişe Geçiyor?

Perakende medya her sektörde hızla büyüyor ve deneyimler ve hayaller üzerine kurulu bir sektör olan seyahat, bu heyecan verici yeni teknolojinin yükselişe geçmesi için belki de en uygun sektör. Seyahat sektöründeki platformlar için bu, büyük teknoloji şirketlerinin zincirlerinden kurtulmanın ve yeni gelir akışları yaratmanın bir yolu olurken, markalar için de gezginlere ulaşmanın ve onlara hayallerindeki tatilleri sunmanın basit ve hedefli bir yolu.

Altyapı odaklı, şeffaf, yapay zekâ (YZ) tabanlı perakende medya kampanyaları, kişiselleştirilmiş teklifler ve bağlam duyarlı teklif verme ile birlikte YZ destekli reklam yerleştirmeleri aracılığıyla seyahat endüstrisini yeniden şekillendirmeye başladı bile. Platformlar için bu yeni bir gelir akışı sunarken, markalar için de reklam kampanyalarının kontrolünü ele alıp gerçekten etkili kampanyalar sunmalarını sağlamak için eşsiz bir fırsat yaratıyor.

Seyahat edenler için bu, kendilerine daha uygun tatil seçenekleri görmeleri, satın alma yolculuğuna engel olmak yerine katkıda bulunan reklamlar izlemeleri ve tüm bunların temiz, yapay zeka tabanlı bir altyapı tarafından sunulması anlamına gelir. Seyahat platformları, tatil paketlerinden otellere kadar her şeyi, kullanıcı yolculuğuna uygun ve yardımcı olacak şekilde, arama sonuçlarında sponsorlu listeler olarak görünecek şekilde tanıtabilir; tüm bunlar arka planda çalışan yapay zeka tarafından desteklenir. 

Örneğin, bir gezgin bir seyahat platformu üzerinden uçuş rezervasyonu yaptığında, teknoloji aynı anda varış noktasındaki yakındaki otelleri ve hatta seyahatlerini tamamlamaya yardımcı olacak yerel turları ve aktiviteleri önerebilir. Gezgin için, platformun onları anladığı ve çıkarlarını gözettiği hissi uyandırırken, platformlar ve markalar için de doğru müşterilere şeffaf ve sorunsuz bir şekilde, tam da satın almaya hazır oldukları anda ulaşmanın yeni bir yolunu sunar.

Perakende Medya Neden İşe Yarıyor?

Perakende medya, optimizasyon ve gerçek zamanlı ilişkilendirme ile birlikte yapay zeka tabanlı teklif platformları sunarak, giyimden gıdaya kadar her sektördeki markalara doğru müşterilere ulaşmanın yeni bir yolunu sunarak çevrimiçi perakende sektörünün çehresini çoktan değiştirdi. Araştırmalar, perakende medyasının olağanüstü hızlı bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor: 2027 yılına kadar toplam medya reklam harcamalarının %21,8’ini oluşturacak.

Yapay zekâ, ilgili müşterilere tam doğru zamanda ulaşmanın yeni yollarını şekillendiriyor ve perakendecilerin ‘Büyük Teknoloji‘ reklam platformlarının kapalı ekosistemlerinden çıkıp veri paylaşım ortaklıklarına yönelmelerine yardımcı oluyor. Küresel seyahat medya harcamalarının önümüzdeki yıllarda 2,9 milyar doları aşması beklenirken, sektörde zihniyet değişikliğinin zamanı geldi. Platformlar, hem reklamverenler için ölçülebilir yatırım getirisi sağlayan hem de seyahat edenler için daha akıllı ve sorunsuz bir yolculuk sunan yeni reklam ekosistemleri oluşturmak için büyük bir fırsata sahip.

Gezginler için hizmet sunuyoruz

Yeni yaklaşımlar seyahat sektöründeki şirketler için nasıl sonuçlar doğurabilir? Despegar, 25 yıldır sektörde lider konumda olan ve Best Day, HotelDO, Viajes Falabella, Koin, ViajaNet ve Stays.net gibi markaları bünyesinde barındıran Latin Amerika’nın önde gelen seyahat teknolojisi şirketidir. 30 milyon müşterisi bulunan şirket, perakende medyasına yönelik yeni bir yaklaşımın, müşterilerin hayatlarını zenginleştiren daha iyi seyahat deneyimleri sunabileceğini umuyordu.

Despegar, Latin Amerika bölgesinde 19 ülkede faaliyet göstererek, bölgedeki insanların seyahat hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine yardımcı olmak için alternatif ödeme yöntemleri ve finansman çözümleri sunmaktadır. Şirketin yeni perakende medya yaklaşımı, Despegar müşterilerinin kendi kampanyalarını oluşturmalarına, izlemelerine ve performanslarını optimize etmelerine olanak sağlamıştır.

Çerezsiz bir yaklaşımla, reklamlar seyahat deneyimini bozmaz ve listelemelerin normal bir parçası gibi görünür. Oteller kampanyalar oluşturabilir, destinasyonlar ve tarihler için teklif verebilir ve raporlarını çalıştırabilirken, Despegar reklamların nerede gösterileceği, alaka düzeyi, sıralama ve diğer reklam mantığı üzerinde tam kontrole sahiptir. Despegar ayrıca reklamveren performansına, ROAS’a ve diğer metriklere de erişebilir.

Yapay Zeka Farkı

Seyahat şirketleri için bu tür sponsorlu gönderilerin entegrasyonu karşılıklı fayda sağlıyor. Reklamverenler, tatil paketlerinden otellere kadar her şeyi sergileyen kampanyaları başlatmanın basit ve verimli bir yolunu elde ediyor ve bu doğrudan arama sonuçlarına entegre edilebiliyor. En yeni perakende medya teknolojisi ‘tak ve çalıştır‘ prensibiyle çalışıyor ve platformlar aylar yerine haftalar içinde sonuç almaya başlayabiliyor.

Reklamverenler, kampanyalarını optimize etmelerine yardımcı olmak için tıklamalar, gösterimler ve ROAS (Reklam Harcamalarının Getirisi) dahil olmak üzere verileri görebilirken, bu reklamlar web sitelerine sıkı bir şekilde entegre edilebilir; bu da seyahat edenlerin her zaman sahip oldukları sorunsuz deneyimin tadını çıkarırken ilgili reklamları görmeleri anlamına gelir. Gelecekte, seyahat perakende medyasına yapay zekanın eklenmesi, küçükten büyüğe sektördeki herkes için perakende medyasının işe yaramasına yardımcı olacak, geçmişteki giriş engellerini ortadan kaldıracak ve yatırım getirisini artıracaktır. Seyahat şirketleri artık pahalı şirket içi reklam teknolojisi yığınlarına güvenmek zorunda kalmayacak; yeni yapay zeka destekli perakende medya sistemleri, perakende medyasını statik bir reklam kanalından otomatik, yapay zeka destekli bir sisteme dönüştürecektir.

Yeni Bir Çalışma Şekli

Seyahat endüstrisinin reklam teknolojisi açısından bir dönüm noktasında olduğu açık. Sektördeki ileri görüşlü oyuncular, bu anı, kişiselleştirilmiş teklifler ve yapay zeka destekli reklam yerleşimi ile gezginlerin gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi sunmak için yapay zeka tabanlı perakende medya kampanyalarını kullanmak için değerlendiriyorlar. Gezginler için bu, yolculuklarını zenginleştirecek “ekstralar” sunacak yeni bir yaklaşım; markalar ve platformlar için ise artan gelir elde etmenin ve her seferinde doğru müşterilere ulaşmanın bir yolu.

Clarks, ABD’deki İlk Cloudsteppers Mağazasını Açtı

  • İngiltere merkezli ayakkabı markası Clarks, ABD’deki ilk Cloudsteppers mağazasını Pazar günü Teksas, Corpus Christi’de açtığını duyurdu.
  • Cloudsteppers, ilk kez ayakkabının ötesine geçerek tişörtler, kapüşonlu sweatshirtler, çoraplar, şapkalar ve çantalar da dahil olmak üzere giyim ve aksesuarlarla ürün yelpazesini genişletiyor. Gelecek yıl koleksiyona taytlar ve rüzgarlıklar da eklenecek. Marka ayrıca, bu ay giyim ve aksesuarların, Ocak ayında ise ayakkabıların piyasaya sürüleceği bir erkek kategorisi de sunuyor. 
  • Clarks, Malezya’da iki Cloudsteppers mağazası daha açtı ve 2026’da ABD ve Asya’da 10’dan fazla yeni lokasyon açmayı planlıyor. 

Cloudsteppers terlik markası Breeze Sea modelinden 25 milyondan fazla çift satmış olsa da, Clarks bu ayakkabı serisini genişletmek ve bir yaşam tarzı markasına dönüştürmek istiyor. 

Cloudsteppers konsept mağazaları, alışveriş yapanların koleksiyonları keşfetmelerine olanak tanıyan sakin ve davetkar mekanlar olarak tasarlandı. Clarks’ın Amerika kıtası perakende satışlarından sorumlu başkan yardımcısı Peter Quirke, yaptığı açıklamada,  bağımsız Cloudsteppers deneyiminin “inanılmaz derecede heyecan duyduğumuz bir dönüm noktası” olduğunu  belirtti.

Clarks, genişleme ve inovasyon alanındaki diğer çalışmalarla da meşgul. Geçtiğimiz ay şirket, Londra’nın Tottenham Court Road bölgesinde yeniden tasarlanmış bir mağaza açtı ve Clarks bunun “tüketici deneyimine yapılan önemli bir yatırım” olduğunu belirtti. İki katlı mekân, markayı sergilemek için tasarlanmış çağdaş bir ortam olan şirketin ilk Clarks Canvas perakende konseptini içeriyor. 

Şirket, 2025 yılının başlarında ilk performans yürüyüş ayakkabısı olan Clarks Pace’i  ve iyileşme ayakkabısı olan  Solevana’yı piyasaya sürdü.

Kasım 2020’de Clarks, Hong Kong merkezli özel sermaye şirketi LionRock Capital’e şirketinin çoğunluk hissesini yaklaşık 131 milyon dolarlık bir anlaşmayla satma planlarını açıkladı. 2021 baharında ise  Viva Goods, Clarks’ın kısmi bir hissesini satın aldı. Şimdi, 1825 yılında kurulan Clarks, Bossini, Testoni ve LNG gibi diğer markalarla birlikte Viva Goods portföyünde yer alıyor. 

Birkenstock, Küresel Ölçekte Çift Haneli Büyümesini Sürdürüyor

  • Birkenstock’un dördüncü çeyrek gelirleri, şirketin Perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, bir önceki yıla göre %15 artarak 526 milyon euroya ulaştı. Ayakkabı şirketi, tüm coğrafi bölgelerde çift haneli gelir artışı bildirdi; en büyük artış Asya Pasifik bölgesinde görüldü.
  • Markanın net kârı, hem doğrudan tüketiciye satış hem de toptan satış gelirlerindeki artış sayesinde %79 artarak 94 milyon euroya ulaştı. Öte yandan, brüt kâr marjı %58,1 ile 90 baz puan düşüş gösterdi; bu düşüşün başlıca nedenleri kur farkı ve ABD’nin uyguladığı ek gümrük vergileriydi.
  • Birkenstock, 2026 mali yılı için gelir büyümesinin %10 ile %12 arasında olmasını ve 2,3 milyar euro ile 2,35 milyar euro aralığına ulaşmasını bekliyor. Marka ayrıca brüt kâr marjının %57 ile %57,5 arasında olacağını öngörüyor. Her iki beklenti de kur farkı ve artan gümrük vergisi etkilerini de içeriyor.

ABD’nin gümrük vergilerindeki değişikliklerin etkisine rağmen, Birkenstock yöneticileri mali yılın son çeyreğinde tüketici talebinin güçlü olduğuna dair iyimserliğini korudu.

Birkenstock CEO’su Oliver Reichert yaptığı açıklamada, “2026 mali yılına baktığımızda, güçlü tüketici talebinin ve çift haneli büyümenin devam edeceğini görüyoruz” dedi. “Büyümemiz şu anda küresel olarak yalnızca üretim kapasitemiz ve kıtlığı koruma isteğimizle sınırlı; tüketici talebi küresel olarak güçlü kalmaya devam ediyor.”

Marka, küresel pazardaki varlığını güçlendirmek amacıyla 2025 mali yılında 30 yeni mağaza açtı ve önümüzdeki yıl 40 mağaza daha açmayı planlıyor. 

Amerika kıtası bölgesinde, toptan satış kanalının öncülüğünde yıllık gelirlerinde %15’lik bir büyüme kaydetti ve “şirket bu kanalda kilit ortaklarıyla pazar payını artırmaya devam ediyor.” Birkenstock, Amerika kıtasında 2025 mali yılında altı yeni mağaza açarak bölgedeki toplam mağaza sayısını 14’e çıkardı.

IKEA’nın Türkiye’deki, “Yeni Format Mağazacılık” Konseptine Yakından Bakın

Türkiye’deki faaliyetlerinin 20. yılını kutlayan IKEA, büyüme stratejisinin en yeni halkası olan Türkiye’nin ilk “Yeni Format IKEA Mağazası”nı Gaziantep’te hizmete açtı. Şehir merkezlerinde daha erişilebilir olma vizyonuyla Sanko Park AVM’de kapılarını açan mağaza, IKEA’nın dijital ve fiziksel deneyimini birleştiren yeni konseptinin ilk örneği olma özelliğini taşıyor.

Türkiye pazarındaki yolculuğuna 2005 yılında başlayan, “çoğunluk için daha iyi bir günlük yaşam yaratmak” vizyonuyla ilerleyerek sunduğu akıllı çözümlerle evde yaşam kültürünü dönüştüren IKEA, 20. yılında 205.000 metrekarelik kapalı alanda toplam 10 satış noktası ve internet mağazası ile 3.000 kişilik istihdam sağlayarak yatırımlarına devam ediyor. Değişen perakende dinamiklerine ve şehir yaşamına uyum sağlamak amacıyla geliştirilen “Yeni Format IKEA Mağazası” konseptinin ilkini Gaziantep’te hayata geçirdi.

Yaklaşık 5 bin metrekarelik bir alana kurulan mağazada, her zevke ve her bütçeye uygun binlerce çeşit mobilya ve ev aksesuarı IKEA’nın “küçük alanlarda düzenli yaşam” uzmanlığıyla, Gaziantep’in gelişmiş ev kültürü ve misafir ağırlama alışkanlıklarından ilham alınarak tasarlanan örnek yaşam alanlarıyla sunuluyor. Fiziksel olarak mağazada sergilenen binlerce ürünün yanı sıra, dijital entegrasyon sayesinde IKEA’nın tüm ürün gamına erişim ve sipariş imkânı sunan mağaza, ziyaretçilerine eksiksiz bir alışveriş deneyimi yaşatmayı hedefliyor.

Kerim Nişel: Yeni format mağazamız ile eksiksiz bir IKEA deneyimi sunuyoruz

ikea'nın türkiye'deki, “yeni format mağazacılık” konseptine yakından bakın

Açılışa ilişkin değerlendirmelerde bulunan IKEA Türkiye CEO’su Kerim Nişel, Gaziantep’in IKEA için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek “Gaziantep; güçlü sanayisi, dinamik nüfusu, geniş aile yapısı ve köklü ev kültürüyle uzun süredir planlarımızda olan, çok kıymetli bir şehirdir. 2005 yılında başladığımız yolculukta, bugün sektörün seyrini değiştirdiğimiz 20 yıllık süreci geride bırakırken, ‘yeniden büyüme’ dönemimizin kapılarını Gaziantep’te açmanın heyecanı içindeyiz. Global stratejimizin Türkiye’deki en güncel yansıması olan ‘Yeni Format IKEA Mağazası’ konseptimizle; şehir merkezinde, fiziksel erişilebilirliği dijital entegrasyonla birleştiren, kompakt ama eksiksiz bir IKEA deneyim sunuyoruz. Bölgenin güçlü ticari potansiyeline ve köklü ev kültürüne duyduğumuz güvenle, Sanko Park AVM’de hayata geçirdiğimiz bu proje, Türkiye genelinde planladığımız yeni yatırımların da ilk adımı niteliğinde. Önümüzdeki yıllarda bu ve benzeri formatlarla yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.