Ana Sayfa Blog Sayfa 135

H&M Üretim Stratejisini Değiştiriyor: Yakın Coğrafyalardan Tedarik Artacak

Hızlı moda devi H&M, küresel tedarik zincirinde köklü değişimlere hazırlanıyor. Artan gümrük tarifeleri ve jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle şirket, üretimini daha yakın pazarlara kaydırma planını hızlandırdı.

h&m üretim stratejisini değiştiriyor: yakın coğrafyalardan tedarik artacak

CEO Daniel Erver’in açıklamalarına göre, H&M son 18 ay içinde tedarikçi ağını yeniden yapılandırdı. Amaç, daha az sayıda büyük tedarikçiyle çalışarak, siparişlerin farklı ülkelere esnek şekilde dağıtılabilmesini sağlamak. Bu yaklaşım, hem üretim süreçlerini hızlandırmayı hem de ticari riskleri azaltmayı hedefliyor.

Şirket, üretim kararlarında sadece maliyet avantajını değil, işçilik kalitesi, coğrafi riskler ve yeni ticaret bariyerlerini de dikkate alıyor. Erver, “Her siparişi, en uygun üretim pazarı hangisiyse ona göre değerlendiriyoruz. El işçiliği, fiyat rekabeti ve mevcut ticaret engelleri bu kararı etkileyen ana faktörler.” dedi.

Türkiye, Mısır ve Fas Tedarik Sürecinde Öne Çıkıyor

H&M’in özellikle Avrupa pazarı için daha yakın tedarik kaynaklarına yönelme stratejisinde Türkiye, Mısır, Ürdün ve Fas gibi ülkelerin öne çıktığı belirtiliyor. Bu bölgelerdeki üretim kapasitesini artırmayı planlayan şirket, böylece lojistik süreçleri kısaltmayı ve tedarik zincirini daha dayanıklı hale getirmeyi hedefliyor.

Ayrıca H&M, yılın ikinci yarısında ilk mağazalarını açacağı Brezilya’da da tedarikçi ağını genişletecek. Şirketin amacı, hem Amerika kıtasında hem de Avrupa’da, ürün tedariğini tüketici pazarlarına daha yakın konumlandırmak.

Erver’e göre, tüm tedarikçilerle kapasitenin altında çalışmak, satışta talep artışı yaşandığında hızlı şekilde üretim hacmini yükseltebilme esnekliği sağlıyor. Bu strateji, koleksiyon yenileme hızının artmasına ve pazardaki rekabet avantajının korunmasına katkıda bulunuyor.

H&M’in Stratejisi: Fiyat Sabit, Üretim Kaydırılıyor

ABD pazarında H&M, rakiplerinden farklı bir fiyatlandırma politikası izliyor. Artan gümrük tarifelerine rağmen H&M, ABD’de fiyatlarını büyük ölçüde sabit tutarken, Zara gibi rakip markalarda fiyat artışları %28 seviyesine ulaştı. H&M, fiyat avantajını koruyarak pazar payını artırmayı hedefliyor ancak şirketin uzun vadede artan maliyetler karşısında nasıl bir adım atacağı merak ediliyor.

Armani 2,65 Milyar Dolar Ciro Bildirdi, Asya Pazarı Zayıfladı

İtalyan lüks moda markası Armani, 2024 mali yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin toplam gelirleri bir önceki yıla göre %5 düşerek 2,65 milyar dolara geriledi. Armani Group, bu düşüşü küresel tüketici harcamalarındaki durgunluk ve Asya-Pasifik bölgesindeki zayıf performansla ilişkilendirdi.

armani 2,65 milyar dolar ciro bildirdi, asya pazarı zayıfladı

Özellikle Çin pazarında talebin azalması, markanın Asya-Pasifik bölgesindeki gelirlerinin toplam içindeki payını %19 seviyesine düşürdü. Avrupa ise %49’luk payla şirketin en büyük pazarı olmayı sürdürdü. Amerika kıtası ise toplam cironun %22’sini oluşturdu.

Şirketin nakit ve nakit benzeri varlıkları 1,09 milyar dolardan 656 milyon dolara gerilerken, faiz ve vergi öncesi kâr (EBIT) 77 milyon dolar, vergi öncesi kâr ise 86 milyon dolar olarak açıklandı.

Armani Group, yılın ikinci yarısında küresel piyasalarda yavaşlama sinyalleri görülmesine rağmen uzun vadeli planlarını sürdüreceğini belirtti. Yapılan açıklamada, “2024 yılı, grubun sağlam ve temkinli yönetiminin sonucu olarak olumlu tamamlandı. Bu durum, şirketin finansal dayanıklılığını bir kez daha teyit ediyor” ifadelerine yer verildi.

Armani’den Mağaza ve E-Ticaret Yatırımlarına Rekor Bütçe

Dikkat çeken bir diğer gelişme ise şirketin yıllık yatırım bütçesini iki katına çıkararak 383 milyon dolara yükseltmesi oldu. Geçtiğimiz yıl bu rakam 194 milyon dolar seviyesindeydi. Yatırımların büyük kısmı mağaza yenileme projeleri ve e-ticaret operasyonlarının tamamen şirket bünyesine alınması amacıyla gerçekleştirildi.

Armani Group’un Genel Müdür Yardımcısı ve Ticari Operasyonlar Direktörü Giuseppe Marsocci, özellikle fiyatlandırma stratejilerinde temkinli davrandıklarını belirtti. Marsocci, fiyat artışlarının enflasyonun altında tutulduğunu vurgularken, kısa vadede kâr marjlarından feragat edilerek ürün kalitesi ve müşteri deneyiminin önceliklendirildiğini ifade etti.

“Pazarın yeniden büyüme trendine girmesi halinde, bu stratejik tercihlerin rekabet avantajı yaratacağına inanıyoruz” diyen Marsocci, markanın uzun vadeli sürdürülebilirliğini koruma hedefini yineledi.

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [30 Haziran – 4 Temmuz]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 12

Temmuz ayı ile birlikte, yılın ikinci yarısına da başlamış olduk. İkinci yarıdaki beklentiler ilk yarıdan biraz daha zor olsa da, perakendenin yatırımlar tarafındaki hareketliliği devam ediyor.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin bu haftaki yayını ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları

Lego – Forum İstanbul

maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz]
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 13

Lego, Forum İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 10. mağazasını oluşturuyor.

Watsons – Emaar Square AVM

watsons magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 14

Watsons, Emaar Square AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 450. mağazasını oluşturuyor.

Teknosa – İzmir Optimum AVM

teknosa magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 15

Teknosa, İzmir Optimum AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın İzmir’deki 14. mağazasını oluşturuyor.

DeFacto – Adana

defacto magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 16

DeFacto, Adana’daki yeni deneyim mağazasının açılışını gerçekleştirdi. 4 bin metrekare büyüklüğündeki mağaza, markanın dünyadaki en büyük mağazasını oluşturuyor.

Samsung – MediaMarkt Tech Arena

samsung magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 17

Samsung, MediaMarkt’ın konsept mağazası Tech Arena içinde yer alan butik mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Kont Coffee – Moda

kont magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 18

Kont Coffee, İstanbul Moda mağazasının açılışını gerçekleştirdi. BIGCHEFS ailesinin yeni markası olan Kont Coffee, ilk mağazasıyla hizmete girdi.

Juan Valdez – Nispetiye

juan magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 19

Juan Valdez, Nispetiye mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Magnolia Bakery – Galataport

magnolia magaza y
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [30 haziran - 4 temmuz] 20

Magnolia Bakery, Galataport mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 7. mağazasını oluşturuyor.

Mango Gardırobunu, L’Oréal Cilt Tonunu Okuyor: Yapay Zekâ Artık Tavsiye Vermiyor, Tanıyor

Moda ve güzellik müşterilerine yönelik iki küresel marka, yapay zekanın yardımıyla dijital alışveriş deneyimlerini kişiselleştiriyor.

Barselona merkezli küresel moda perakendecisi Mango ve dünyanın en büyük kozmetik şirketi L’Oreal’in bir markası olan L’Oreal Paris,  müşterilerinin zevklerine ve kişisel özelliklerine uygun ürünleri seçmelerine yardımcı olmak adına AI tabanlı araçlar kullandıklarını duyurmak için Chain Store Age’e e-posta gönderdi. Bahsi geçen AI çözümünlerine genel bakış şu şekildedir:

img 2917 1

Mango – Mango Stilisti

Geçtiğimiz günlerde Oregon eyaletinin Portland kentinde yeni bir mağaza  açarak ABD’deki 50. mağazasını açan Mango, müşterilerinin zevklerine göre ürünler öneren, giysi kombinasyonları ve tamamlayıcı görünümler öneren ve son moda trendlerini gösteren, üretken yapay zekaya dayalı bir konuşma aracı piyasaya sürüyor. 

Mango Stylist şu anda Avrupa, İngiltere ve ABD’de 10 pazarda, sadece kadınlara özel ürün grubunda satışta.

Bu aracın geliştirilmesi, Mango’nun ‘Kazanç’ ayağı aracılığıyla teknolojik gelişme, veri yönetimi, yapay zeka ve operasyonel mükemmellik yoluyla değer yaratmayı amaçlayan 2024-2026 Stratejik Planı’nın bir parçasıdır.

Mango Stylist, her kullanıcının bağlamını ve kişisel zevklerini anlamak için algoritmalar kullanıyor ve onlara tercihlerine göre uyarlanmış ürün önerileri sunmanın yanı sıra, e-ticaret sitesi ve markanın Instagram hesabı üzerinden sohbet yoluyla trendleri keşfetme, Mango ürün kombinasyonlarını ve komple görünümleri keşfetme olanağı sağlıyor.

Araç, halihazırda birçok pazarda faaliyet gösteren perakendecinin satış sonrası sanal asistanı Iris ile de entegre olarak, müşteriler için tek bir konuşma noktası oluşturarak, ürün aramaktan sipariş durumunu sorgulamaya kadar satın alma öncesi ve sonrası soruların çözülmesini mümkün kılıyor.

Mango, 2018’den bu yana fiyatlandırma, tasarım ve müşteri hizmetleri gibi kuruluşunun farklı noktalarında yapay zekayı uygulayan 15’ten fazla makine öğrenimi platformu geliştirdi.

img 2918
Mango ve L’Oreal Paris Yapay Zekalı Müşteri Asistanlarını Kullanıma Sunuyor

L’Oreal Paris – Güzellik Dehası

L’Oreal Paris’in ilk yapay zeka güzellik asistanı olan Beauty Genius, saç bakımı ve rengi, makyaj, cilt bakımı, klinik çalışmalar, içerikler, rutinler ve markanın ürün kataloğu gibi konulardaki güzellik konusundaki L’Oreal Paris tescilli bilgisine erişerek önerilerde ve tavsiyelerde bulunuyor.   

Beauty Genius, 150.000’den fazla dermatoloğun yorumları üzerinden eğitilen kişiselleştirilmiş cilt ve cilt tonu teşhisinin yanı sıra, kapsamlı bir veri seti üzerinden eğitilen ve 50 ülkede 10.000’den fazla ürün üzerinde makyaj sanatçıları tarafından test edilen sanal deneme teknolojisi de sunuyor.

Araç ayrıca, düzenlenmiş video içerikleriyle kişiselleştirilmiş eğitim sunuyor ve çözümün zaman içinde uyum sağlayabilmesi ve hedef odaklı destek sunabilmesi için etken yapay zeka belleği ve bağlam farkındalığıyla etkinleştiriliyor.

Ayrıca Meta iş birliğiyle Beauty Genius, 2026 yılında WhatsApp üzerinden entegre bir kullanıcı deneyimi olarak da kullanıma sunulacak.

Lüksün Yeni Görünümü: Louis Vuitton Çin’in Deneyimsel Değişimine Nasıl Öncülük Ediyor?

Louis Vuitton, Çin’in Şanghay kentinde açtığı yeni mağazasıyla lüks perakendenin yön değiştirdiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu mağaza, alışılmışın ötesinde bir konseptle karşımızda. Şehrin en işlek alışveriş noktalarından biri olan Nanjing Road üzerinde konumlanan, 30 metre yüksekliğinde ve gemi şeklinde tasarlanan yapı, sadece bir mağaza değil, adeta başlı başına bir deneyim alanı. “The Louis” adı verilen mağaza, sanat sergileri ve kafe alanı gibi unsurlarıyla klasik mağazacılık anlayışını geride bırakıyor.

Perşembe günü kapılarını açan mağaza, hem sosyal medyada paylaşılmaya değer mimarisi hem de içerideki interaktif deneyim alanlarıyla şimdiden dikkatleri üzerine çekti. Fakat markanın bu adımı sadece estetik bir vitrin yaratmak değil; Çinli tüketicilerde son dönemde gözlemlenen harcama eğilimlerindeki düşüşe karşı satışları yeniden canlandırma hedefi de taşıyor.

Lüks Sektöründe Kaçınılmaz Dönüşüm

louis vuitton, şanghay'da gemi temalı lüks konsept mağaza açtı

Louis Vuitton’un sahibi olan LVMH Grubu, sadece ürün satışı odaklı klasik mağazacılıktan, deneyim merkezli yeni nesil perakendeye geçiş yapan lüks markalar arasındaki öncülerden biri. Bu strateji, son yıllarda sektörde küresel ölçekte yaygınlaşan büyük bir dönüşümün parçası. Özellikle Çin gibi, uzun süredir lüks markaların hızlı büyüme yakaladığı pazarlarda, tüketici davranışlarının değişmesiyle riskler de artmış durumda.

Küresel danışmanlık şirketi Bain’in raporlarına göre, Çin’in kişisel lüks ürün pazarında geçen yıl %18’den fazla küçülme yaşandı ve pazarın büyüklüğü yaklaşık 350 milyar yuana (48,8 milyar dolar) geriledi. 2025 yılı itibarıyla pazarda kayda değer bir büyüme beklenmiyor; satışların yatay bir seyir izlemesi öngörülüyor.

Çin’de Lüks Tüketici Profili Değişiyor

CRBE’nin Çin perakende direktörü Zino Helmlinger, Çin’de lüks tüketime olan ilginin son dönemde darbe aldığını kabul ediyor ancak bu yavaşlamanın bir denge süreci olduğunu belirtiyor. “Megastarlara bakarsanız – LVMH, Kering, Richemont, Hermès gibi – son beş yılda kârlarını neredeyse üç katına çıkardılar,” diyen Helmlinger, büyümenin her zaman sınırsız olamayacağını, belirli bir noktadan sonra piyasanın doğal olarak dengeleneceğini vurguluyor.

LVMH’nin Asya-Pasifik bölgesindeki gelirleri, 2024’ün ilk çeyreğinde organik bazda %11 düşüş gösterdi. Özellikle Japonya hariç değerlendirildiğinde, bölge markanın toplam satışlarının %30’unu oluşturuyor. Ancak Çin’deki ekonomik belirsizlik ve emlak piyasasındaki uzun süreli durgunluk, tüketici güvenini ciddi şekilde sarsmış durumda. Bu da özellikle lüks segmentte, çanta ve aksesuar gibi isteğe bağlı harcamalarda ciddi bir gerilemeye yol açıyor.

Deneyimsel Lüks Yükselişte

Yine de markalar bu tabloyu uzun vadede fırsata çevirmeyi hedefliyor. Bain’in sonbahar raporu, Çin’de ve küresel ölçekte lüks tüketim alışkanlıklarının yön değiştirdiğini ortaya koyuyor. Raporda, özellikle kişiselleştirilmiş konaklama deneyimleri ve kaliteli yeme-içme alanlarına olan talepte artış gözlemlenirken, geleneksel anlamda kişisel lüks ürün satışlarının ekonomik baskılar ve fiyat yorgunluğu nedeniyle zayıfladığı belirtiliyor.

Bain, 2024 yılı için dünya genelinde kişisel lüks ürün satışlarının %1 ila %3 oranında düşmesini öngörürken, deneyim odaklı lüks harcamalarda %5’lik bir artış bekliyor.

Sadece Mağaza Değil, Yaşam Alanı

Şanghay’daki “The Louis” projesi, bu eğilimin en çarpıcı örneklerinden biri. Gayrimenkul danışmanlık şirketi Savills’in son araştırmasına göre, Çin’de lüks tüketiciler artık yalnızca ürün değil, markayla bütünleşen deneyimler de talep ediyor. VIP müşterilere özel salonlardan randevulu alışveriş konseptlerine, sanat etkinliklerinden gastronomi alanlarına kadar pek çok yeni temas noktası ön plana çıkıyor.

Şanghay merkezli inovasyon danışmanlık firması Trajectry’nin CEO’su Patrice Nordey, bu dönüşümü şöyle yorumluyor: “Pek çok marka mağaza sayısını azaltıyor; ancak bunu karşılayabilenler, görünürlüklerini korumak için amiral mağazalar açıyor veya büyük ölçekli sergiler düzenliyor. Bu bir hazırlık süreci; pazar hareketlendiğinde avantajlı konumda olmak için.”

Mağaza Sayısı Azalıyor, Etki Büyüyor

Balenciaga, Chanel, Louis Vuitton ve Prada gibi markalar, son bir yıldır Çin’de bazı mağazalarını kapatma yoluna gitti. Gucci’nin ise bu yıl Çin’de 10 mağazasını kapatması bekleniyor. Ancak uzmanlar, bunun geri çekilme değil, stratejik kaynak planlaması olduğunu vurguluyor.

LVMH’nin bir diğer güçlü markası Dior, bu yılın başında Chengdu kentinde kafe-konseptli bir deneyim alanı açarken, Mart ayında Prada, Şanghay’daki Rong Zhai kültürel alanında ünlü yönetmen Wong Kar Wai imzasını taşıyan bir restoran hayata geçirdi. Tiffany & Co. ise Şanghay’daki büyük mağazasını küçültürken, Chengdu’da üç katlı yeni bir amiral mağaza açarak bölgedeki varlığını farklılaştırdı.

Patrice Nordey, tüm bu gelişmeleri klasik “deneyimsel perakende” tanımının ötesinde değerlendiriyor: “Bu, müşteriye sadece ürün alan bir tüketici olarak değil, daha tatmin edici bir yaşam arayışında olan bir birey olarak yaklaşmanın yolu. Eğer markanız bunu başarabiliyorsa, çok daha derin bir bağ kurabilirsiniz.”

Lükste Sınırlar Kalkıyor

Görünen o ki, lüks perakendede artık fiziksel mağaza sayısı değil, sunduğunuz deneyimin kalitesi belirleyici olacak. Louis Vuitton’un Şanghay’daki “The Louis” projesi, bu yeni dönemin sadece başlangıcı.

Netflix House Planı Netleşiyor: Dijital Dev, Fiziksel Dünyaya Yatırımını Büyütüyor

Netflix, sadece içerik üretimiyle değil, artık fiziksel dünyada da varlık göstermeye hazırlanıyor. Şirket, uzun süredir gündemde olan Netflix House projesine ilişkin yeni detayları açıkladı. Buna göre, ABD’nin önde gelen alışveriş merkezlerinde dev deneyim alanları açılacak, markanın popüler yapımları ilk kez fiziksel ortama taşınacak.

Netflix’in 17 Haziran tarihli resmi duyurusuna göre, ilk iki Netflix House lokasyonu, Philadelphia’daki King of Prussia Mall ve Dallas’taki Galleria Dallas alışveriş merkezlerinde konumlanacak. Her iki mekanın da 2025 yılı sonundakapılarını açması planlanıyor. Şirket ayrıca 2027 yılı itibarıyla Las Vegas Strip üzerinde üçüncü bir Netflix House açmayı hedefliyor.

100 bin metrekareyi aşacak bu alanlarda, Netflix’in küresel ölçekte ilgi gören dizileri ve filmleri fiziksel deneyim alanlarına dönüşecek. Özellikle Wednesday, Squid Game, ONE PIECE, Stranger Things ve A Knives Out Mysterygibi yapımlar; interaktif hikaye alanları, sosyal medya için tasarlanmış mekanlar ve ziyaretçilerin deneyime dahil olabileceği kurgularla sunulacak.

Deneyim Ekonomisi Netflix’i Perakendeye Yaklaştırıyor

netflix house planı netleşiyor: dijital dev, fiziksel dünyaya yatırımını büyütüyor

Forbes’ta yer alan analize göre, Netflix’in bu stratejisi yalnızca eğlence sektöründe değil, perakende dünyasında da önemli bir kırılma noktasını temsil ediyor. Özellikle Z kuşağı başta olmak üzere genç tüketici gruplarının, markalarla fiziksel dünyada etkileşim kurma, paylaşılabilir deneyimler yaşama ve sosyal medya odaklı alanları tercih etme eğilimi, Netflix House’un temel çıkış noktası olarak öne çıkıyor.

Forbes yazarı Clara Ludmir, Netflix’in, tıpkı Disney’in yıllardır başarıyla uyguladığı tema park ve deneyim alanı modeline benzer şekilde, markasını kültürel bir evren haline getirmek istediğini vurguluyor.

Netflix daha önce moda ve yaşam tarzı iş birlikleriyle sınırlı ölçekte fiziksel dünyada yer almıştı. Ancak Netflix House, markanın perakendeye daha kalıcı, büyük ölçekli ve bütünleşik şekilde giriş yapmasını sağlayacak.

Netflix Bites ve Özel Ürün Mağazaları Geliyor

Her bir Netflix House lokasyonunda, şirketin içeriklerinden esinlenerek hazırlanan Netflix Bites isimli restoranlar yer alacak. Bu alanlarda ziyaretçilere tematik menüler, konsept kokteyller ve Netflix evrenine ait detaylarla zenginleştirilmiş yeme-içme deneyimi sunulacak.

Buna ek olarak, Netflix’in en popüler dizilerine ve filmlerine ait lisanslı ürünlerin satıldığı mağazalar da mekanların parçası olacak. Daha önce sınırlı ölçekte satışa çıkan “Stranger Things” dizisinden ilham alan Hellfire Club tişörtü gibi ürünler, artık bu mağazalarda sürekli bulunabilecek.

Eğlencede Yeni Bir Rekabet Başlıyor

Netflix’in bu adımı, dijital devlerin fiziksel dünyaya iniş stratejilerinde yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor. Disney’in uzun yıllardır başarıyla uyguladığı tema park modeli, Netflix tarafından daha genç kitlelere ve sosyal medyaya uygun şekilde yeniden tasarlanıyor.

Forbes yazarı Ludmir, şu soruyu gündeme taşıyor:

“Bu tür deneyim alanları, eğlencenin ve tema parkların geleceğini yeniden mi şekillendiriyor?”

Netflix, dijital içerik üretimiyle sınırlı kalmak istemiyor. Markasını doğrudan tüketiciyle buluşturacağı bu yeni modelle, hem eğlence hem de perakende dünyasında kalıcı bir alan yaratmayı hedefliyor.

Perakendeciler Fiyatın Ötesinde, Değer Arayan Tüketici Kitlesini En İyi Şekilde Nasıl Çekebilir?

Tüketici fiyat hassasiyeti artarken, markalar için rekabet sadece indirim ve kampanyalarla sınırlı değil. Deloitte’un “Değer Arayan Tüketici” başlıklı yeni araştırması, tüketici tercihlerinde fiyat kadar güven, kalite ve marka tutumunun da belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre, tüketicilerin bir markaya yüklediği değerin %60 ila %90’ı fiyat algısına dayanıyor. Ancak kalan %10 ila %40’lık kısmı; ürün ve hizmet kalitesi, markanın güvenilirliği ve tüketiciyle kurulan samimi iletişim gibi unsurlar oluşturuyor. Yani tüketici, uygun fiyatın ötesinde “gerçek değer” arıyor.

‘MVP’ Markalar Öne Çıkıyor

Deloitte’un tanımına göre, tüketiciye fiyatının ötesinde değer sunabilen markalar “MVP” (Most Valuable Player) olarak öne çıkıyor. Bu markalar, sadece uygun fiyat değil; kalite, güvenilirlik ve tüketiciyle sıcak ilişki inşa etme konularında da fark yaratıyor.

Deloitte ABD Tüketici Sektörü Lideri Mike Daher’in yorumuna göre, daha düşük algılanan değerle mücadele eden markalar da bu yolu izleyerek, kendilerine özgü bir yaklaşımla tüketici nezdinde değer algısını güçlendirebilir.

Yüksek Gelir Grubunda Bile ‘Değer’ Arayışı Artıyor

perakendeciler fiyatın ötesinde, değer arayan tüketici kitlesini en i̇yi şekilde nasıl çekebilir?

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise; sadece gelir seviyesi düşük olanların değil, yüksek gelir gruplarının da “değer arayan tüketici” davranışı sergilemeye başlaması. Deloitte’un 9 bin kişilik araştırmasına göre, tüketicilerin %40’ı, ayda üç veya daha fazla kez fiyat odaklı, kampanya takibi yapan veya konfordan ödün veren alışveriş davranışı gösteriyor.

Bu eğilim, özellikle 2022’de zirveye ulaşan küresel enflasyon sonrası daha da hızlanmış durumda. Hatta yıllık 200 bin dolar ve üzeri gelir elde edenlerin %23’ü de kendini “değer arayan” olarak tanımlıyor.

Türkiye perakendesi için de bu eğilim oldukça anlamlı. Özellikle artan yaşam maliyetleri, döviz dalgalanmaları ve belirsiz ekonomik görünüm, Türk tüketicisinin alışveriş tercihlerinde benzer davranışları tetikliyor.

Sektörlere Göre Değişen Beklentiler

Deloitte verileri, farklı sektörlerde tüketicinin değer algısının farklı unsurlara dayandığını gösteriyor:

  • Gıda, restoran ve otelcilik alanında en belirleyici faktör: Kalite
  • Otomotiv sektöründe kalite ve güvenilirlik eşit derecede önemli
  • Hazır giyimde ise tüketiciler için hızlı teslimat, en kritik unsur olarak öne çıkıyor

Bu noktada Türkiye’de özellikle hızlı moda perakendecileri, e-ticaret siteleri ve restoran zincirlerinin bu beklentilere göre strateji geliştirmesi, tüketici sadakatini artırma potansiyeline sahip.

Sonuç: Değer Sunan Kazanır

Araştırma sonuçları, fiyat rekabetinin elbette önemli olduğunu ancak bunun ötesine geçemeyen markaların kalıcı müşteri bağlılığı yaratmakta zorlanacağını gösteriyor. MVP markalar, sadece fiyat avantajıyla değil; kaliteli ürün, güvenilir hizmet ve samimi iletişimle tüketiciye ulaşmayı başarıyor.

Ekonomik belirsizlikler devam ederken Türkiye’de markalar için de en kritik konu; tüketiciye yalnızca uygun fiyat değil, somut değer sunabilmek.

Mavi’nin ABD Hamlesi: İlk Mağaza Mall of America’da Açılıyor

Mavi, Amerika pazarındaki fiziksel varlığını Mall of America’da açacağı ilk mağazayla güçlendirmeye hazırlanıyor. Batı dünyasının en büyük alışveriş merkezi olarak bilinen lokasyon, markanın küresel büyüme hedefinde stratejik bir adım niteliği taşıyor. Mavi Mall of America mağazası, bu yılın son çeyreğinde kapılarını açacak.

Mavi, Küresel Büyüme Yolculuğunda ABD’de Yeni Bir Sayfa Açıyor

Türk hazır giyim sektörünün küresel markalarından Mavi, Amerika Birleşik Devletleri’nde fiziki mağaza açma hedefini hayata geçiriyor. Mavi’nin ilk ABD mağazası, Minnesota eyaletinde yer alan ve Batı dünyasının en büyük alışveriş merkezi olarak kabul edilen Mall of America’da açılacak.

Bugün Kanada’dan Almanya’ya, Rusya’dan Avustralya’ya kadar birçok ülkede fiziksel mağazaları bulunan Mavi, ABD pazarında bugüne kadar sadece e-ticaret kanalları ve bazı toptan satış noktalarıyla varlık gösteriyordu. Mall of America’daki bu yeni mağaza ile birlikte şirket, Amerika’daki marka algısını güçlendirmeyi ve doğrudan müşteri deneyimi sunmayı hedefliyor.

mavi’nin abd hamlesi: i̇lk mağaza mall of america’da açılıyor

ABD’nin perakende kalelerinden biri olarak kabul edilen ve yıllık yaklaşık 40 milyon ziyaretçiyi ağırlayan Mall of America, Mavi’nin küresel büyüme vizyonunda stratejik bir konumda yer alıyor. Yaklaşık 500’den fazla mağazaya ev sahipliği yapan AVM, yalnızca alışveriş değil, eğlence ve yaşam merkezi olarak da önemli bir çekim noktası.

Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD pazarının markanın uzun vadeli büyüme planları arasında özel bir yere sahip olduğunu vurgulamıştı.

DeFacto’dan Perakendede Deneyim Dönüşümü: Yeni Nesil Mağazalara 1 Milyar TL Yatırım

DeFacto, Türkiye’de perakende sektöründe deneyim odaklı dönüşümün öncülüğünü üstleniyor. Marka, sektörde bir ilki temsil eden yeni mağazacılık modeli ve yatırımlarıyla dikkat çekiyor. DeFacto CEO’su İhsan Ateş: “Perakendenin geleceğini deneyim mağazacılığıyla değiştirmeyi hedefleyen büyük bir oyuncuyuz. Son 3 yılda 78 yeni mağaza açtık, 132 mağazamızı yeniledik. Önümüzdeki 1 yıl içinde Türkiye genelinde 1 milyar TL’lik yatırımla müşteri deneyimini zenginleştireceğiz. Yılın ilk yarısında yurt içi ve yurt dışında satış adetlerimizi artırdık, yatırımlarımızla bu artışı sürdürülebilir kılmayı amaçlıyoruz.” dedi.

Adana’da Sektörde Bir İlk: 4 Bin Metrekarelik Deneyim Mağazası

DeFacto, moda, teknoloji ve yaşam tarzını buluşturan yeni nesil mağaza konseptiyle Türkiye’de perakende sektöründe dönüşüm başlattı. Adana’da açılan 4 bin metrekarelik amiral mağaza, deneyim odaklı yapısıyla sektörde fark yaratıyor. Her çalışanın aynı zamanda stil danışmanı olarak görev aldığı mağazada ziyaretçiler; pilates ve yoga stüdyosundan çocuk oyun alanına, ürün kişiselleştirme hizmetinden açık hava kafeye kadar birçok farklı alanda kendilerini ifade edebiliyor ve keyifli vakit geçirebiliyor.

DeFacto CEO’su İhsan Ateş, “Yeni mağazacılık modelimizle perakendede devrim niteliğinde bir dönüşüm başlatıyoruz. 19 milyonu aşan Gift Club üyemizin beklentileri doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Adana mağazamız, Türkiye ve dünyanın en büyük DeFacto mağazası. Burada sadece alışveriş değil; kişiselleştirme, sosyalleşme, teknolojiyle etkileşim ve stil danışmanlığı gibi farklı deneyimleri bir arada sunuyoruz. Stil danışmanlığı hizmeti için tüm çalışanlarımız kapsamlı eğitim aldı. Your Design köşesi, AI destekli alanlar, yoga stüdyosu ve çocuk bölümleriyle alışverişin ötesine geçen bir dünya oluşturduk.” şeklinde konuştu.

DeFacto FIT ile Dijital Spor Deneyimi

defacto’dan perakendede deneyim dönüşümü: yeni nesil mağazalara 1 milyar tl yatırım

Ateş, DeFacto’nun Türkiye’de dijital spor deneyimine yeni bir boyut kazandıran DeFacto FIT uygulamasına da değindi: “Müşterilerimize reklamsız, tamamen ücretsiz olarak 4.000’i aşkın içerik sunuyoruz. Profesyonel eğitmenlerle fitness, yoga, pilates, dans, nefes ve meditasyon alanlarında canlı ders imkanımız mevcut. Adana mağazamızda yer alan yoga ve pilates stüdyoları da bu dijital deneyimin fiziksel yansıması olarak hizmet veriyor.”

Global Ölçekte Stratejik Büyüme

DeFacto, hızlı değişen perakende dinamiklerine çevik ve yenilikçi projelerle yanıt veriyor. İhsan Ateş, “Son 3 yılda 78 yeni mağaza açtık, 132 mağazamızı yeniledik. Dünya genelinde 500’ü aşkın mağazamızla hizmet veriyoruz. 1 milyar TL’lik yeni yatırımla müşterilerimize daha iyi bir deneyim sunacağız. Türkiye ile sınırlı kalmayıp, MENA ve CIS bölgelerinde de büyümemizi hızlandıracağız. Adana’daki yeni mağazamızın sonuçları, doğru yolda olduğumuzun kanıtı.” ifadelerini kullandı.

Moda, Teknoloji ve Yaşam Tarzında Yenilikçi Adımlar

Amiral mağazanın mimarisinde Feng Shui felsefesinden ilham alındı. Ağaç, ateş, toprak, metal ve su elementleri mağaza tasarımına entegre edilerek ziyaretçilere huzurlu ve dengeli bir ortam sunuluyor.

Your Design alanında ürünler kişiye özel olarak tasarlanabiliyor; AI destekli fotoğraf deneyimi ve selfie alanları ile sosyal medya çağının dinamikleri mağazaya taşınıyor. Çocuk oyun katında air hockey, duvar legosu ve atari gibi eğlenceler sunulurken, canlı DJ performansları tüm ziyaretçilere enerjik bir atmosfer sağlıyor.

Açık alan kafe bölümü, canlı çiçek satış noktası, yoga ve pilates stüdyoları ile mağaza sadece alışveriş için değil, ziyaretçilerin günlük hayatın temposundan uzaklaşıp kendilerini iyi hissedecekleri bir merkez olarak tasarlandı. Kozmetik alanında da genişleyen ürün gamıyla DeFacto, müşterilerine kapsamlı bir alışveriş ve yaşam deneyimi sunuyor. Ödeme süreçlerinde ise hızlı ve temassız işlem imkanıyla müşterilere kolaylık sağlanıyor.

Nike İçin Zorlu Yıl: Çin Pazarı ve Ayakkabı Satışları En Büyük Darbeyi Aldı

Nike zayıflık anını sürdürüyor. Geçtiğimiz yılın sonunda 2023’ü on yılın en düşük artışıyla kapattıktan sonra şok edici bir plan başlatan ABD’li şirket, 2024 sonuçlarıyla kötü gidişatını doğruladı. Spor endüstrisinde dünya bir numarası olan şirket, yılı net gelirde %44’lük ve satışlarda %10’luk bir düşüşle kapattı.

Şirketin bildirdiğine göre, 2024’ün sonunda (geçtiğimiz mayıs ayında sona erdi) net sonuç, 2023’te elde ettiği 5,7 milyar dolara kıyasla 3,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu arada brüt kâr, 2024’ün tamamında %14 düşerek 19,7 milyar dolara geriledi. Brüt marj, esas olarak artan iskontolar, kanal karışımındaki değişiklikler ve daha yüksek envanter eskime rezervleri nedeniyle 190 baz puan düşerek %42,7’ye geriledi ve kısmen daha düşük ürün maliyetleriyle dengelendi.

nike i̇çin zorlu yıl: çin pazarı ve ayakkabı satışları en büyük darbeyi aldı
Nike, 2024’teki Devam Eden Yavaşlama Sırasında %44 Kar Düşüşü ve %10 Satış Düşüşü Bildirdi

Nike 2024’ü 3,2 milyar dolar net gelirle kapattı

2024 yılı sonu itibarıyla Nike’ın satışları 50 milyar dolar sınırını geçemedi ve 2023’teki 51,3 milyar dolardan geçen mali yılda 46,309 milyar dolara düştü.

Marka bazında, 2024’ün tamamında en büyük düşüş %19’luk düşüşle Converse’te kaydedilirken, Nike markası satışlarını %19 oranında düşürdü . Nike’ın satışlarının itici gücü olan ayakkabıda, grup satışlarda %12’lik bir düşüş kaydederken, giyimdeki düşüş %6 oldu.

Oregon merkezli devin en çok zarar gördüğü dünya bölgesi Çin’dir ve satışlar 2024’te genel olarak %13 düşmüştür. Grup Avrupa’da satışlarını %10, Kuzey Amerika’da %9 ve Asya ve Latin Amerika’da %7 oranında küçültmüştür.

Dördüncü çeyrekte performans daha da sertti: Satışlar %12, net gelir %86 düştü

Grubun geçen yılın sonundan bu yana başkanı ve CEO’su olan Elliott Hill, “Mali sonuçlarımız beklentilerimizle uyumlu olsa da, istediğimiz yerde değil; bundan sonra, Win Now eylemlerimizle (yeni stratejik plan) kaydettiğimiz ilerlemenin bir sonucu olarak işimizin iyileşmesini bekliyoruz” dedi.

Dördüncü çeyrekte Nike’ın performansı daha da zordu. Nike’ın başkan yardımcısı ve mali işler müdürü Matthew Friend, “Dördüncü çeyrek, Win Now önlemlerimizin en büyük finansal etkisini yansıttı ve ileride engellerin hafiflemesini bekliyoruz,” dedi. Mali yılın son çeyreğinde Nike’ın satışları %12 geriledi ve net gelir %86 düştü.

John Donahoe’nin birikmiş düşük performansın ardından görevi devralan genel müdür, “Yeni bir mali yıla başlarken, sayfayı çeviriyoruz ve bir sonraki adım, spor atağı dediğimiz şeyle spora öncülük edecek şekilde ekiplerimizi uyumlu hale getirmek” diye ekledi.