Walmart, popüler Ev İçi (InHome) teslimat hizmetini ABD’deki 7 şehre daha genişleterek 10 milyon haneye daha hizmet verdi.
Boston, Cambridge, Newton, Detroit, Minneapolis, Philadelphia ve San Bernardino’daki müşteriler artık günlük temel ihtiyaçları ve yiyecekleri kapılarına teslim eden teslimat hizmetinden yararlanabilecek. Müşteriler, eşyaların doğrudan mutfak veya garaj buzdolaplarına açılmasını bile tercih edebiliyorlar
İlk kez 2019’da başlatılan şirketin InHome hizmeti, 50’den fazla pazarda ve 45 milyon evde kullanıma sunuldu. Şirket ABD InHome’un genel müdürü Haley McShane, “InHome’un genişletilmesi, yoğun yaz sezonuna başlayan ve günlük işlerini tamamlamak için daha hızlı, daha rahat yollar arayan Boston’daki aileler için mükemmel bir zamanda geliyor” dedi. “Müşterilerin meşgul olduğunu ve ihtiyaçlarına uygun, kusursuz bir alışveriş deneyimi yaşayabileceklerinden emin olmak istediklerini biliyoruz.”
Walmart InHome Hizmetinin Fiyatlandırma ve Avantajları
Şirketin InHome hizmeti, Walmart+ üyelerine aylık 12,95 ABD Doları veya yıllık 98 ABD Doları karşılığında eklenti olarak sunulmaktadır. Mevcut Walmart+ müşterileri ayrıca ayda 7 ABD Doları veya yılda 40 ABD Doları karşılığında sınırsız, ücretsiz ve bahşişsiz Ev İçi teslimattan yararlanabilir. Walmart’ın InHome hizmetini nasıl buldunuz?
Remington, Russell Hobbs ve George Foreman gibi köklü markaları çatısı altında barındıran Spectrum Brands Türkiye Ülke Müdürü Ilgaz Güler ile Fortune 500 içerisinde listelenmiş şirketlerden biri olan Spectrum Brands’i ve Türkiye pazarını konuştuk.
Spectrum Brands, tüketici ürünleri kategorisinin köklü şirketlerinden biri. Remington, Russell Hobbs ve George Foreman gibi köklü markaları çatısı altında barındırıyor. Biraz detaylandırabilir misiniz şirket hikayenizi?
Spectrum Brands, 1906 yılında bir pil şirketi olarak Rayovac adı altında kuruldu. 2000’li yılların başlarında farklı iş kollarını da bünyesine katan firma, 2005 yılında Spectrum Brands adını alarak Fortune 500 içerisinde listelenmiş bir holding haline geldi. Türkiye pazarına girişi ise 2001 yılında ülkemizde de faaliyette olan VARTA isimli pil markasını almasıyla başlıyor. Şirketin adı Spectrum Brands olduğunda aynı zamanda Remington elektrikli kişisel bakım ürünlerinin de Türkiye’de satışı başlıyor. 2012 yılına doğru Russell Hobbs’u, son olarak da George Foreman’ı getiriyor. Tüketici ürünleri kategorisinin köklü şirketi Spectrum Brands çatısı altında 40’a yakın marka yer alıyor. Kuruluş; elektrikli kişisel bakım ürünleri, küçük ev aletleri, mamalar, akvaryum ve pet bakım ürünlerini içeren evcil hayvan ürünleri, ev ve bahçe bakım ürünleri gibi çok geniş marka ve ürün ağına sahip. Ürünleri 200’e yakın ülkede satılıyor. Türkiye’de ise elektrikli kişisel bakım ürünleri kategorisinde Remington, küçük ev aletleri kategorisinde Russell Hobbs ve George Foreman ile faaliyet gösteriyor.
George Foreman yalnızca elektrikli ızgara grubundan oluşuyor ve konsepti, tamamen sağlıklı ızgara üzerine. George Foreman markası, ünlü boksör George Foreman’ın ızgara diyetinden ilham alınarak 1996 yılında kuruldu. Izgaraların en fark yaratan özelliği özel bir damlama tepsisine sahip olması; ızgara sırasında etin %43-45 oranında yağı azaltmasını sağlıyor ve böylece daha az yağlı, proteine daha doygun ürünler pişirmeyi mümkün kılıyor.
1952’de kurulan Russell Hobbs, İngiltere’nin küçük ev aletleri kategorisinde lider markası. Markanın ismi ise kurucuları Peter Hobbs ve Bill Russell’ın soyadlarından geliyor. Tamamen “İngiliz” tasarımlarına ve konseptine odaklanmış olan Russell Hobbs, dünyada sıcak tutma özelliğine sahip ilk kahve makinesi ve ilk elektrikli su ısıtıcısı ile tanınıyor.
Üç grubun en büyük markası ise kendi portföyümüzün içerisinde %70’lik paya sahip Remington. Globalde de Spectrum çatısı altındaki 40 markanın içinde ciro bazında ön sıralarda yer alıyor. Elektrikli kişisel bakım ürünleri sunan Remington’ın global Ar-Ge ekibi, tüketicinin her ihtiyacına yetişmek adına durmaksızın çalışmayı sürdürüyor. Bu ekibin yoğun çalışmaları sayesinde de markanın ürün gamında çok fazla ürün çeşidi bulunuyor. Marka, özellikle saç bakım kategorisinde bulunduğu pazarları yönlendirme özelliğine sahip ve düzleştirici kategorisi, lokomotif kategori olarak dikkat çekiyor.
Rekabetçi bir pazar içerisinde yer alıyor markalarınız. Pazarın talepleri ve rekabet ortamı Spectrum Brands’in Türkiye’deki faaliyetlerini nasıl etkiliyor?
Her şeyden önce, tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarını doğru ve zamanında tespit etmeye çalışıyoruz. Artık sadece tasarım yeterli değil. Tasarımı teknoloji, inovasyon ve fonksiyonlu çözümlerle birleştirmek gerekiyor. Russell Hobbs, George Foreman ve Remington’ın da mottosunun temelinde bu algı yer alıyor. Tüketicinin sürekli olarak ihtiyaçlarının değiştiği günümüzde inovasyon bizim için de vazgeçilmez ve dolayısıyla beklentilere dikkatle kulak vererek ürün gamımızı şekillendiriyoruz.
Örneğin; Remington ürün grubunda en çok düzleştiricilerimiz tercih ediliyor. Çünkü sadece bir ürün grubunda yer alan 20’den fazla seçenekle kullanıcıların zevk ve ihtiyaçlarına özgün ara çözümler bulabiliyoruz. Aynı zamanda, rekabetin yanıt veremeyeceği kadar fazla ürün çeşidimizle bugüne kadar oluşturduğumuz kişisel bakım uzmanlığımızı birleştirerek ve tüketicinin alım gücünü de dikkate alarak giriş seviyesinden en üst seviyeye kadar tüm fiyat ve teknoloji seviyelerinde çözümler sunuyoruz.
Pişirici grupları ve kahve makineleri ile öne çıkan Russell Hobbs markamızın ürün tasarımları, rafta gördüğünüz anda diğer markaların sunmuş olduğu ve birbirini takip eden tasarımlardan hemen ayrışıyor. Geçen sene ürünlerimizin almış olduğu European Design Award (Avrupa Tasarım Ödülleri) bu söylemin tescillerinden. Bunun yanında, filtre kahve makinelerimizin sunduğu kahve demleme lezzeti ise merkezi Oslo’da bulunan Avrupa Kahve Demleyicileri Merkezi (European Coffee Brewing Center) tarafından onaylanacak kadar iyi.
2023 pek çok açıdan zorlu bir ekonomik yıl olarak geçti perakende sektörü için. Markalarınız tarafından değerlendirdiğiniz sizin tarafta oranlar nasıldı?
Spectrum Brands’in Türkiye ofisi, bünyesinde bulunan Remington, Russell Hobbs ve George Foreman markaları ile yılın ilk yarısında yakaladığı hızlı büyüme ivmesiyle 21 Avrupa ülkesi arasından sıyrılmayı başardı. Remington ve Russell Hobbs, yüzde 20’ye yakın büyüme gösterirken sağlıklı ızgarada dünya lideri George Foreman ise Türkiye pazarında yüzde 159 büyüme kaydetti.
Remington, toplam pazarın 42 milyon USD olduğu elektrikli saç şekillendirici kişisel bakım ürünleri pazarında yüzde 18.7, lider pozisyonda olduğu düzleştirici grubunda ise yüzde 33 pazar payına sahip. Türkiye, Remington’ın en büyük paya sahip olduğu ülkeler arasında ikinci sıradayken saç bakım kategorisinde en hızlı büyüme gösteren ülke. Saç bakım ürünlerinde liderliğimizi korumaya devam ediyoruz. Özellikle pandemiyle birlikte kuaföre gitmeye mesafeli duranların saç şekillendirici ürünlerine rağbet göstermesi ve kalıcı hale gelen alışkanlıklar kategorinin büyümesinin arkasındaki esas sebep oldu.
Russell Hobbs markasıyla da kahve makineleri ve su ısıtıcıları kategorisinde Türkiye’deki tüketicilerin ilgisini çekmeyi başardık. Türkiye, Russel Hobbs’un bölgede en çok büyüme gösterdiği ikinci ülke.
George Foreman ise şu an dünyada en çok tercih edilen ızgara markası. Izgaraların diğerlerinden farklılaşan özelliği ise daha az yağlı, daha proteine doygun ürünler pişirmeyi sağlıyor olması. Yüzde 24 pazar payına sahip olan marka, sağlıklı ızgara vaadiyle Türkiye’de de büyük ilgi görüyor.
Russell Hobbs, aynı zamanda İngiltere’nin bir numaralı küçük ev aletleri markası. Özellikle tasarıma odaklı çok başarılı ürünleri var. Türk tüketicisinin markaya olan ilgisi nasıl?
Az önce bahsettiğim gibi; Russell Hobbs kahve makineleri ve su ısıtıcıları, Türkiye pazarında büyük ilgi görüyor. Küçük ev aletlerinde, yeme içme kültüründen kaynaklı olarak, Türklerin daha detaycı olduğunu görüyoruz. Mutfakta çok fazla zaman geçiren, yemek yapmayı da tüketmeyi de seven bir toplum olarak çoğu evde küçük ev aletlerinden birçok model bulunuyor. Aynı zamanda, model ve tasarım açısından yenileme fikrini de seviyoruz. Yani; renkler, desenler, farklı tasarımlar Türk tüketicisini Avrupalı tüketiciye göre çok daha fazla cezbediyor. Son yıllarda teknolojideki yenilikler, yenileme pazarını daha da artırdı; airfryer da bunun en güzel örneklerinden.
Şu sıralar nispeten yavaşlamış olsa da, airfry çılgınlığı diye bir gerçek oluştu, biliyorsunuz. Russell Hobbs tarafında bu çılgınlığa atıfta bulunan farklı bir çalışmalarınız oldu, biraz anlatabilir misiniz, nasıl karşılık buldu müşteri tarafında?
Tüketiciler, her gün zamandan kazandıran, hayatına daha fazla konfor ve kalite katacak yeni deneyimler arıyor. Dolayısıyla küçük ev aletleri pazarı da, kişisel bakım cihazları pazarı da inovatif ürünlerle her geçen gün daha da büyüyor. Sağlıklı ve tasarruflu pişirme alternatifleri arasında yerini alan airfryer’lar pazarın katma değerli ürünü olarak, özellikle pandemide evde yemek pişirme alışkanlığının kazanılmasıyla Türkiye’de oldukça popüler hale geldi. Airfryer’ların bilinen fritözlerden farkı, hem yağ içinde değil sıcak havayla pişiyor hem de tam boy fırınlardan daha küçük ve daha fazla enerji tasarruflu olması. Yiyecekleri standart fırınlardan çok daha az enerjiyle daha hızlı pişiren sıcak hava fritözleri, düzenli olarak kullanıldığında hem zaman hem de para tasarrufu anlamına geliyor. Tabii yağ fiyatlarındaki artış da ülkemizde ürüne ilginin artmasını sağlayan bir diğer faktör. Böylece özellikle yoğun çalışan, tek yaşayan, eve geldiğinde fazla vakti olmayan ve teknolojinin olanaklarından faydalanmak isteyenler tarafından çok tercih edildi.
Airfry çılgınlığının yaşandığı bu dönemde biz de SatisFry Air & Grill Multi Cooker ürünümüz ile lansman çalışmaları yaptık. Seride toplam 3 modelimiz kapsamında; “Evet yapabilirsin” sloganıyla globalde yapılan lansman kampanyasının Türkiye çalışmalarını Şef Somer Sivrioğlu ile birlikte yürüttük.
Son olarak, Spectrum Brands’in Türkiye’deki gelecek hedefleri ve önümüzdeki dönemdeki öncelikleri nelerdir?
Spectrum Brands Türkiye olarak hedefimiz, var olduğumuz her kategoride daha da güçlenerek liderlik koltuğunun sağlam bir şekilde sahibi olmak. Remington ile birçok kategoride bu koltuğun sahibiyiz zaten. Bunun daha da güçlenmesi adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İngiltere ve birçok Avrupa ülkesinin bir numaralı markası Russell Hobbs ve George Foreman ile tüketicilerimizi tanıştırmaya başladık. Bu iki markamızın da stratejik konumlarını geliştirmek ve kendi kategorileri bahsedildiğinde Türk tüketicisinin aklına gelen en önemli markalar olması adına iletişim ve markalaşma çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Zara, canlı alışveriş özelliğini bu yılın sonuna doğru Avrupa ve ABD’yi de kapsayacak şekilde genişletecek. Hızlı moda devi, Çin’de son derece popüler olan ancak Avrupalı tüketicilerin daha az aşina olduğu konseptle çevrimiçi satışlarını artırmayı umuyor.
Zara, Avrupa ve ABD’ye Canlı Alışverişi Getiriyor
“Batı’da Canlı Alışveriş Neden Olmasın…”
Kasım ayından bu yana Zara, TikTok’un Çin anakarasında izin verilen bir versiyonu olan Douyin aracılığıyla haftalık beş saatlik canlı alışveriş programı yayınlıyor. Bunlar perakendecinin e-ticaret satışlarını önemli ölçüde artırdı, bu nedenle moda zinciri bu başarıyı dünyanın başka yerlerinde de tekrarlayıp tekrarlayamayacağını görmek istiyor. Girişimin Zara sözcüsü Reuters’e şunları söyledi: ” Bunu, canlı yayının o kadar popüler olmadığı Batı ülkelerine taşımak istiyoruz … ama eğlence açısından bakıldığında bunun bir evrim gibi olmasını düşünüyoruz, neden olmasın?”
Çin’de Zara, podyum görüntüleri ve kamera arkası görüntülerin yanı sıra elbise giyen veya ayakkabı ve takı deneyen modelleri gösteriyor. Bu stil, zorlu satışlara daha fazla odaklanma eğiliminde olan diğer canlı yayınların çoğundan daha rahattır. Gösteriler ortalama 800.000 izleyicinin ilgisini çekiyor ve Zara’nın marka bilinirliğini artırmasına yardımcı oluyor.
Avrupa şovları, harici sosyal medya kanalları yerine Zara’nın kendi uygulamasında ve web sitesinde yayınlanacak. Deneyin ağustos ve ekim ayları arasında başlaması bekleniyor.
Perakende ve satış sektörlerinde 18 yılı aşkın deneyime sahip olan Hasan Ulutürk, Avon Türkiye ailesine, yeni genel müdür olarak atandı. Çeşitli ticari rollerde oldukça başarılı bir tecrübeye sahip olan Ulutürk, önümüzdeki süreçte Avon Türkiye’nin liderliğini üstlenecek.
Lise eğitimini Haydarpaşa Anadolu Lisesi’nde tamamlayan Hasan Ulutürk, Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde yüksek lisans yapan Ulutürk, 2007’de Tchibo Türkiye’de operasyon birimlerinde iş hayatına ilk adımı attı. Ulutürk, başarı ve istikrar odaklı yapısıyla aynı kurumda 18 yıldan fazla süre görev aldı.
Aynı markada sırasıyla lojistik müdürü, bölge satış müdürü, kıdemli iş geliştirme müdürü ve mağazalar müdürü gibi pozisyonlarda çeşitli sorumluluklar üstlenen Ulutürk, mağaza ve operasyon direktörlüğü görevi boyunca, merkez ofiste 30’un üzerinde ve mağazalarda 350’nin üzerinde personelden oluşan bir ekibe liderlik yaptı. Müşteri kazanımı ve gelir artışına yönelik şirket hedeflerini gerçekleştiren Ulutürk, görevi süresince büyümeye yönelik önemli satış stratejileri ve eylem planları geliştirdi.
Değişen trendler, ekonomik göstergeler ve rekabet koşullarına göre arz ve talebi güncel tutarak, satış hacmini, ürün karmasını ve satış kanallarını çeşitlendiren Ulutürk; satış büyümesi, iş geliştirme, planlama ve tedarik zinciri süreçlerini de başarıyla yönetti. Hasan Ulutürk, mağaza ve operasyon direktörlüğü görevinin ardından, 2020 yılında aynı firmanın Türkiye genel müdürü oldu. Genel müdürlük kariyeri boyunca her sene karlı büyüme trendini devam ettiren Ulutürk, yeni markalarla portföy genişlemesi, yeni iş kanallarına giriş süreci ve lokal üretim projelerini gerçekleştirerek 450’den fazla çalışanın yönetiminden sorumlu oldu.
Decathlon, ağır eşyaların alıcıdan teslim alınması da dahil olmak üzere Belçika’da ikinci el bir platformun denemelerini yapıyor. Spor ekipmanlarına veya spor kıyafetlerine ikinci bir hayat vermek isteyenler artık bunları spor perakendecisinin web sitesi aracılığıyla online olarak satabiliyor.
Teslimat dahil
Decathlon, ikinci el satışlar için kendi web sitesini açarak Vinted gibi popüler ikinci el platformlarıyla rekabet ediyor. Satıcı, fiyatı hâlâ kendi belirleyebilir ancak Decathlon proje kapsamında güvenli ödeme, anlaşmazlıkların çözümü ve nakliyeyle de ilgilenecek. Dijitalden Sorumlu Başkan Nicolas Deltenre, ikinci el spor ekipmanlarının da perakendeciden satın alınmasına gerek olmadığını vurguluyor.
Zincir, ağır ve büyük spor ekipmanlarını doğrudan satıcıdan teslim alacak. Yani örneğin, masa tenisi masasını veya koşu bandını kargoya götürmeye gerek kalmayacak. Deltenre’ye göre bu, çevrimiçi ikinci el satışlarda oldukça benzersiz bir durum: “İkinci el satış yapan insanlar için büyük bir engel, ürünlerini alıcıya ulaştırmanın getirdiği güçlüktür. Bu nedenle bu tür ürünleri nakliye ortaklarımız aracılığıyla kendimiz taşımakta ısrar ediyoruz.”
Decathlon için parlak bir gelecek
Belçika, Decathlon’un bu konsepti test ettiği ilk ülke olmuştu. Başarılı olması durumunda Decathlon, konsepti Avrupa çapında daha da genişletmek istiyor. O halde ikinci el spor malzemelerinin sınır ötesinden alınıp satılması da mümkün hale gelmeli. Decathlon birkaç yıldır ikinci el ticarete güçlü bir şekilde bağlı. Daha önce pek çok ülkede spor malzemelerini mağazaya geri satmak zaten mümkündü, ancak şimdi özel kişiler arasındaki bu doğrudan satışlarla proje bir adım daha ileri gidiyor.
“Decathlon Belçika, Decathlon ile birlikte başlattığımız birçok yenilikçi konsepte her zaman öncülük etti. Bundan gurur duyuyoruz” diyen Deltenre, Fransız zincirinin bir süredir Vinted gibi web sitelerinin başarısını göz önünde bulundurduğunu da sözlerine ekledi. “Bu nedenle biz de kendi müşterilerimizin ikinci el ihtiyaçlarını nasıl karşılayabiliriz diye düşündük. Odak noktası ve cevap burada net: Yalnızca spor malzemeleri, ancak Decathlon kalite garantisiyle.” dedi.
Nordstrom, ilk çeyrekte net 39 milyon dolar veya hisse başına 24 sent zarar ve 21 milyon dolar faiz ve vergi öncesi zarar bildirdi.
Çeyrekte net satışlar yüzde 5,1 artarken karşılaştırılabilir satışlar yüzde 3,8 arttı. Çeyrek için brüt mal değeri (GMV) yüzde 4,9 arttı.
İlk çeyrek ticaret güncellemesi hakkında yorum yapan şirket, Inc.’in CEO’su Erik Nordstrom şunları söyledi: “Toplam büyümemizden memnun olsak da, kârlılık beklentilerimizin altında kaldı. İleriye baktığımızda, güçlü satış performansımız bize ivme kazandırıyor” yılın geri kalanında da 2024 hedefimizi yeniden teyit etme güvenini kazandık.”
Nordstrom’un 1. çeyrek işlemlerine ilişkin inceleme
Şirket banner net satışları yüzde 0,6, karşılaştırılabilir satışlar ise yüzde 1,8 arttı. Nordstrom Rack’in net satışları yüzde 13,8, karşılaştırılabilir satışlar ise yüzde 7,9 arttı.
Şirket, yaptığı açıklamada aktif, çocuk giyim ve kadın giyim kategorilerinin 2023’e kıyasla çift haneli güçlü bir büyüme kaydettiğini, güzelliğin ise yüksek tek haneli rakamlarla arttığını söyledi.
Marka, incelenen çeyrekte 9 mağaza açtı.
Nordstrom 24 Mali Yılı görünümünü teyit etti
2024 mali yılına ilişkin mali görünümünü yeniden teyit eden şirket, perakende satışlar ve kredi kartı gelirleri de dahil olmak üzere gelir aralığının eksi yüzde 2 ile yüzde artı 1 arasında olmasının beklendiğini ekledi. Karşılaştırılabilir satış aralığının negatif yüzde 1 ila pozitif yüzde 2, FVÖK marjının satışların yüzde 3,5 ila 4’ü ve hisse başına kazancın 1,65 ila 2,05 dolar aralığında olacağı tahmin ediliyor.
Deneyimsel perakendeye yönelik artan talebe yanıt olarak ION Orchard, oyunlaştırmayı müşteri sadakati stratejisine entegre etti. Önde gelen alışveriş merkezi yakın zamanda güncellenen mobil uygulamasıyla “World of Rewards” adlı artırılmış gerçeklik oyununu piyasaya sürdü. Bu yenilikçi özellik, alışveriş yapanlara alışveriş merkezini keşfederken Marimekko Cafe, Nespresso, Jo Malone London ve TWG Tea gibi çeşitli katılımcı perakendecilerle etkileşim kurarak 30’dan fazla ödül kazanma fırsatı sunuyor.
ION Orchard uygulaması aynı zamanda kullanıcıların belirli eylemleri ve görevleri tamamlayarak ödüller kazanmalarına olanak tanıyan oyun tahtaları da içerir. Bu çok yönlü oyunlaştırma stratejisi, alışveriş deneyimini, alışveriş yapanların mobil cihazlarından doğrudan erişilebilen etkileşimli ve keyifli bir etkinliğe dönüştürüyor. Bu tür özelliklerin entegrasyonu, alışveriş merkezinin hem çevrimdışı hem de çevrimiçi temas noktalarında ilgiyi sürdürme konusundaki kararlılığını yansıtıyor.
Oyunlaştırma trendi perakende sektöründe ilgi kazanıyor ve daha fazla marka müşteri bağlılığını ve elde tutmayı artırmak için bunu benimsiyor.
Alışveriş merkezlerinde oyunlaştırma bu noktada son derece nadir olsa da diğer perakendeciler oyunlaştırmayı pazarlama kampanyalarının bir parçası olarak başarıyla kullandılar ve kullanıyorlar. 2019’da T.J.Maxx ve Gucci, tüketicilerin dikkatini benzersiz yollarla çekmek için yenilikçi oyunlaştırma stratejilerini sergiledi.
T.J.Maxx’in “Maxximize” kampanyası, ünlülerin küratörlüğünü yaptığı, katılımcıların toplam değerlerini tahmin ederek ürünleri kazanabilecekleri pop-up kurulumları içeriyordu. Kısa ömürlü olmasına rağmen marka bilinirliğini etkili bir şekilde yaydı ve sosyal medyadaki kitlelerin ilgisini çekti.
Birçok lüks marka gibi Gucci de dijital modayı ve NFT’leri benimsedi, Roblox gibi platformlar için dijital ürünler yayınladı ve kişiselleştirme için Gucci Sneaker Garage uygulamasını yarattı. Bu ileri görüşlü yaklaşım, daha genç, çevrimiçi tüketici pazarlarından yararlanıyor.
Farklı bir yaklaşımla yatak şirketi Casper, metro reklamlarında bulmacalardan yararlandı ve daha sonra bunları web sitesinde bir bulmaca boyama kitabına dönüştürdü. Satış odaklı olmasa da bu kampanya, basit oyunlaştırma yoluyla marka görünürlüğünü etkili bir şekilde artırdı.
REI, Arizona’nın Büyük Kanyonu yakınındaki kamp olanaklarını genişleterek ve bir İmza Kampı oluşturmak için 20 dönümlük bir alan satın alarak doğal olarak entegre deneyimler elde etti. 2025 baharında açılması planlanan kamp alanında ortak alanlar, tuvaletler ve duşlar gibi olanaklara sahip 10 çadır bulunacak. REI’nin İmza Kampları, açık hava keşiflerini modern konforlarla harmanlayarak deneyimsel perakendenin başka bir biçimi olarak hizmet ediyor. Büyük Kanyon’dakiler de dahil olmak üzere şirketin rehberli gezileri, uzman rehberler ve çeşitli deneyimler sunarak açık hava maceralarını erişilebilir kılmayı amaçlıyor.
Versace’nin ana şirketi Capri Holding, dördüncü çeyrek gelirinin geçen yıla göre yüzde 8,4 düşüşle 1,223 milyar Dolar olduğunu bildirdi. Sabit para birimi bazında toplam gelir yüzde 7,9 azaldı.
Şirket yaptığı açıklamada, moda lüks ürünlerine yönelik küresel talebin yumuşamasından etkilenen trendlerle birlikte toplam perakende satışların orta tek haneli seviyelerde düştüğünü söyledi. Toptan satışta, Amerika ve EMEA’daki talebin azalması nedeniyle yüksek onlu gruplarda gelir azaldı.
Capri Holding’in Tapestry tarafından bekleyen birleşme işlemi göz önüne alındığında, şirket mali rehberlik sağlamadı.
Sonuçlar hakkında yorum yapan şirketin başkanı ve CEO’su John D. Idol şunları söyledi: “Genel olarak, dördüncü çeyrekteki performansımız, modaya uygun lüks ürünlere yönelik küresel talepteki yumuşama nedeniyle etkilenmeye devam ettiğinden, sonuçlarımızdan genel olarak hayal kırıklığına uğradık. Perakende kanalımızda, Amerika ve EMEA’da satış trendleri sırayla artarken Asya’da trendler yavaşladı. Toptan satış kanalımızda satışlar zorlu olmaya devam etti.”
Capri Holding’in 4. Çeyrek performansından öne çıkanlar
Çeyrek brüt karı 767 milyon dolara, brüt kar marjı yüzde 62,7’ye gerilerken, düzeltilmiş brüt kar 767 milyon dolara, düzeltilmiş brüt kar marjı ise yüzde 62,7’ye geriledi.
Operasyonlardan zarar 543 milyon dolara yükseldi ve faaliyet marjı yüzde 44,4 ekside kaldı. Faaliyetlerden elde edilen düzeltilmiş gelir 78 milyon dolara geriledi ve faaliyet marjı yüzde 6,4 oldu. Net zarar, seyreltilmiş hisse başına 472 milyon dolara veya 4,03 dolara yükseldi ve düzeltilmiş net gelir, seyreltilmiş hisse başına 50 milyon dolara veya 42 sente geriledi.
“Geçtiğimiz Ağustos ayında Capri Holding, Tapestry tarafından satın alınmak üzere kesin bir anlaşmaya vardığımızı duyurdu. Hükümetin meydan okumasının göz ardı ettiği piyasa gerçekleri, bu işlemin rekabeti sınırlamayacağını, azaltmayacağını veya kısıtlamayacağını ezici bir çoğunlukla gösteriyor. Capri, bu davayı mahkemede Tapestry ile birlikte güçlü bir şekilde savunmayı planlıyor ve beklemedeki satın alma işleminin başarıyla tamamlanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” diye ekledi Idol.
Capri Holding’in marka segmentlerindeki sonuçlarının incelenmesi
Versace’nin 264 milyon dolarlık geliri, esas olarak lüks moda ürünlerine yönelik küresel talebin yumuşaması nedeniyle rapor bazında yüzde 3.6, sabit kur bazında ise yüzde 2.9 azaldı. Perakende satışlar orta tek haneli rakamlarda artarken, toptan satış gelirleri çift haneli rakamlarda azaldı. Amerika kıtasındaki gelirler yüzde 1 azalırken, EMEA’daki gelirler yüzde 11 azaldı, Asya’daki gelirler ise yüzde 6 arttı.
Jimmy Choo’nun 137 milyon dolarlık geliri hem bildirilen hem de sabit kur bazında yüzde 9,3 azaldı. Perakende satışlar düşük tek haneli düşüş yaşarken toptan satış geliri çift haneli geriledi. Amerika kıtasındaki gelirler yüzde 9, EMEA’daki gelirler yüzde 6, Asya’daki gelirler ise yüzde 14 azaldı.
Michael Kors’un 822 milyon dolarlık geliri rapor bazında yüzde 9,7, sabit kur bazında ise yüzde 9,2 azaldı. Perakende satışlar yüksek tek haneli rakamlarda gerilerken, toptan satış gelirleri çift haneli rakamlarda geriledi. Amerika kıtasındaki gelirler yüzde 9, EMEA’daki gelirler yüzde 7, Asya’daki gelirler ise yüzde 16 azaldı.
L’Oréal Groupe, Güney Asya Pasifik’ten (Hindistan dahil) Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya (MENA) kadar uzanan devasa bir coğrafi bölgede Big Bang Güzellik Teknolojisi İnovasyon Programını başlattı. Startup’lar, yeniliklerini bu SAPMENA bölgesindeki 35 pazara yayılma potansiyeline sahip ticari bir pilot haline getirme şansını yakalamak için 13 Temmuz 2024’e kadar yarışma web sitesine katılabilirler.
L’Oréal SAPMENA Bölgesi Başkanı Vismay Sharma yaptığı açıklamada, “Asya ve Orta Doğu, güçlü ve dinamik bir girişim ekosistemi ve büyüme fırsatlarına sahip genç, canlı pazarlardır” dedi. “Güzellik Teknolojisi’nden yararlanan L’Oréal, tüketicilerle bağlantı kurmanın ve karşılanmamış ihtiyaçlara güzellik yenilikleri yoluyla yanıt vermenin daha iyi ve daha yeni yollarını ortaya çıkarmak istiyor. Veri ve teknolojiden yararlanan benzersiz çözümler arıyoruz; artırılmış teknolojinin, çevrimiçi platformların ve dijital hizmetlerin tüketici deneyimini yükseltme konusunda büyük potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz.”
Startup’lar, mücadelenin beş temasından bir veya daha fazlasını ele alacak: Tüketici Deneyimi, İçerik, Medya, Yeni Ticaret ve İyilik İçin Teknoloji. Katılımcılar, stratejik ortaklar ve mentorlar da dahil olmak üzere ticari ve dijital liderlerle bağlantı kurma fırsatına sahip olacak. Büyük Final etkinliği 23 Ekim 2024’te Singapur’da gerçekleştirilecek ve ilk üç kazanan, L’Oréal tarafından finanse edilen bir ticari pilot fırsatı ve L’Oréal yöneticileri ve Accenture, Google ve Meta dahil ortakları programıyla bir yıl sürecek mentorluk programı alacak.
L’Oréal, Güzellik Teknolojisi Rekabetini Asya ve MENA Bölgelerinde Genişletiyor
Güzellik pazarı genişliyor
SAPMENA bölgesi dünya nüfusunun %40’ına ev sahipliği yapıyor ve dünyanın en hızlı büyüyen, en kalabalık ve genç pazarlarının çoğunu içeriyor. Tüketiciler, yaş ortalaması 28 olan (küresel ortalama 33 ile karşılaştırıldığında) genç dijital kitle ve %60’tan fazlası her hafta çevrimiçi alışveriş yapıyor. L’Oréal bu yarışmayı ilk kez 2020 yılında Çin’de başlatmıştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre PayPal, milyonlarca tüketici ve satıcıyla olan ilişkilerinden yararlanarak bu satıcıların “daha fazla ürün ve hizmeti etkili bir şekilde satmasına” yardımcı olacak yeni bir reklam platformu planlarıyla medya işine giriyor.
Girişimi başlatmak için ödeme platformu iki önemli yönetici alımı gerçekleştirdi: Eski Uber Publishing ve Amazon yöneticisi Mark Grether, PayPal Reklamları Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü olarak atandı ve daha önce fintech şirketi Plaid’de çalışmış olan John Anderson da PayPal Tüketici Grubu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü olarak bu işe katıldı. Grether ve Anderson, PayPal Tüketici Grubu Küresel Pazarlama ve İletişim Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Diego Scotti’ye rapor verecek.
Scotti yaptığı açıklamada, “Ticaret ve reklamcılık birbiriyle derinden bağlantılıdır ve PayPal’da oluşturduğumuz reklam platformunun büyük ve küçük satıcılar için mutlaka kullanılması gereken bir pazarlama kanalı olacağına inanıyoruz ” dedi. “Mark’ın ekibimize katılması ve bu önemli çalışmaya liderlik etmesi beni heyecanlandırıyor.”
Bu çalışma, reklam harcaması performansını artırmak ve kullanıcıların önüne “ilgi çekici teklifler” sunmak için PayPal’ın tüketici analizlerini kullanarak “kökü ticarete dayanan bir reklam platformunun” yaratılmasına odaklanacak. Reklamcılık işi aynı zamanda PayPal’ın daha iyi reklam sonuçları için müşteri verilerinden yararlanmak amacıyla yapay zekayı kullanan mevcut Gelişmiş Teklifler platformunu da içerecek.
Grether, Uber Reklamcılığında Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür olarak görev yaptığı Uber’den PayPal’a katıldı. Onun liderliğinde Uber Publishing, dünya çapında 500.000’den fazla reklamverenle 1 milyar dolarlık bir işletmeye ulaştı. Grether, Uber’den önce Amazon’un reklamcılık işinde ürün stratejisini yönetti ve 2019’da Amazon’a satılan, dünyanın en büyük bağımsız reklam platformlarından biri olan Sizmek’in CEO’su olarak görev yaptı.
Anderson, teknoloji platformları ve ödemelerin kesiştiği noktada 20 yıldan fazla zaman harcadı. Yeni görevinde, küresel çapta PayPal ve Venmo’ya yönelik ürün stratejisi de dahil olmak üzere PayPal’ın tüketici işlerinden sorumlu olacak. Anderson, PayPal’a Plaid’den katıldı; burada Ürün ve Ödemeler Müdürü olarak görev yaptı ve Plaid’in ödeme ürünleri paketindeki önemli büyümeyi denetledi. Plaid’den önce Anderson, Meta’da Ödemeler, Ticaret ve Risk ürün ve operasyon ekiplerinin başkanlığı da dahil olmak üzere çok sayıda ürün ve liderlik pozisyonunda on yıl geçirdi.
Scotti, “John, PayPal’a çığır açan, kişiselleştirilmiş tüketici deneyimleri geliştirme konusunda güçlü bir deneyim katıyor; bu, markalarımızın alaka düzeyini artıracak, inovasyon hattımızı güçlendirecek ve tüketicilere ve satıcılara PayPal’ı seçmeleri için daha fazla neden sunacak” dedi.
PayPal, Yeni Ticaret Tabanlı Reklamcılık İşi İçin Planları Açıklıyor
PayPal, reklamcılık konusunda diğer markalara katılıyor
PayPal’ın reklamcılığa geçişi, perakendecilerin gelişen perakende medya arenasındaki başarısından ilham alan diğer tüketici markalarındaki benzer çabaları takip ediyor. Chase, United Airlines, Planet Fitness, Uber, Lyft ve şimdi de PayPal gibi şirketler, diğer daha köklü pazarlama kanallarının çerezlerin kullanımdan kaldırılması ve diğer gizlilik kısıtlamaları yüzünden sinyal kaybı yaşaması nedeniyle reklam harcamalarını yakalamak için perakendeciler tarafından ortaya konan bir modeli izliyor.