Ana Sayfa Blog Sayfa 227

LogD Sürdürülebilirlik Sohbetleri #1 – Altınyıldız Classics

LogD ile birlikte hayata geçirdiğimiz Sürdürülebilirlik Sohbetleri serisinin ilk bölümü bugün itibari ile yayında. Sürdürülebilirlik Sohbetleri serisinde her ay bir perakende markasının sürdürülebilir lojistik çözümlerini konuşacağız. Yeşil lojistik gibi kavramlar üzerine odaklanacağız.

Peki nedir bu Yeşil Lojistik? LogD Milk Run Yönetim Sistemi ile henüz tanışmadıysanız buradan detaylara erişebilirsiniz.

Sektörün yeşil lojistik algısını artırmak ve sürdürülebilirlik çalışmalarını örneklendirmek adına hayata geçirdiğimiz serinin ilk bölüm konuğu Altınyıldız Classics Nakliye Operasyonları Müdürü Ahmet Hizarcı.

LogD ekibinden Sedef Miraloğlu‘nun moderatörlüğünde Altınyıldız Classics‘in sürdürülebilir lojistik çözümlerini dinleyebilirsiniz. İyi seyirler…

Sürdürülebilirlik Sohbetleri | Bölüm 1

Görsel Düzenlemeler Gerçekten Her Mağazada Doğru Kullanılıyor mu?

Yeni bir anket, perakendecilerin mağaza içi pazarlama ve görsel düzenleme çözümlerini kullanmak istediğini, ancak her zaman bu hedeflerine ulaşamadıklarını ortaya koyuyor.

Mağaza içi pazarlama teknolojisi sağlayıcısı Colateral’in ABD ve Kanada’da çok lokasyonlu perakendecilerin 225 yöneticisiyle görüştüğü bağımsız bir araştırma raporuna göre, yanıt verenlerin %97’si mağaza içi pazarlamayı yönetmek için teknolojiyi kullanmak istiyor. Ancak, yalnızca %14’ü e-posta ve elektronik tablolardan daha kapsamlı araçları kullanıyor.

“Başarılı Mağaza İçi Pazarlamacıların Sırlarını Ortaya Çıkarma” adlı araştırma, perakendecilerin %50’sinden daha azının pazarlama malzemelerinin her bir lokasyonda doğru kurulumunu sağlayacak bir sürece sahip olduğunu ve katılımcıların yalnızca %29’unun ürettikleri pazarlama malzemelerinin kullanılmayanlara kıyasla ne kadarının kullanıldığını bildiğini ortaya çıkardı.

Teknoloji, yanıt verenlerin büyük çoğunluğu tarafından tercih edilen çözüm ve %97’si, üretim alanını şirket genel merkezine bağlamak için teknolojiyi kullanmak istediklerini söylüyor. Bununla birlikte %86’sı mağaza içi pazarlama materyallerini yönetmek için e-postalara, elektronik tablolara ve belgelere güvendiklerini söylüyor.

Görsel düzenlemelere ilişkin ek bulgular ise şu şekilde;

  • Mağaza içi promosyon malzemelerini yönetirken yanıt verenler için en önemli iki sıkıntı noktası, mağaza yöneticileri ile şirket arasındaki iletişim (%64) ve farklı malzemelere ihtiyaç duyan farklı mağazalardır (%59).
  • Ankete katılanların %85’i, mağaza yöneticilerine malzemeleri uygulamak için kılavuzlar sağlıyor, ancak yalnızca %48’i malzemelerin doğru bir şekilde uygulanmasını sağlamak için bir sürece sahip ve %29’u malzemelerin ne zaman kullanıldığını ve ne zaman kullanılmadığını biliyor.
  • Ankete katılanların neredeyse tamamı (%95) çalışmaları yönetme ve onaylama sürecine sahip. Bununla birlikte, dörtte üçü (%76) bir tur pazarlama materyali üretmenin aşırı miktarda zaman ve çaba gerektirdiğini söylüyor ve yanıt veren her 10 kişiden yedisinden fazlası (%72) kampanyaları en az haftalık olarak dağıtmak zorunda.

Colateral CEO’su Dorian Spackman, Fiziksel perakende, satışların hâlâ %80’ini oluşturduğundan perakendecilerin mağaza içi pazarlama ve promosyonlarını kontrol etmeleri gerekiyor” dedi. “Bu yeni araştırma, mağaza içi pazarlamanın değişen manzaraya ayak uydurmak için önemli yatırımlara ihtiyaç duyduğu bir noktada olduğunu gösteriyor.”

Spor Giyime Talep Pandemi Sonrası Yavaşlıyor mu?

Analistler, spor giyim talebinde bir yavaşlama görüyor ve spor ayakkabı devlerinin kârının yeni dönemde azalacağını düşünüyor.

Spor giyimde daha az iyimser tablo

Mart ayında, Nike‘ın Finans Müdürü Matthew Friend gazetecilere spor giyim üreticisinin stoklarının ‘beklenenden daha hızlı’ düştüğünü söyledi. Tedarik zinciri başarısızlıkları ve son yıllarda dalgalanan talep sonrasında stok maliyetleri %16 arttı, ancak bu yıl stok seviyelerinin toparlanması bekleniyor. Aslında şirkette sorunlar çoktan aşılmış gibi görünüyordu.

spor giyime talep pandemi sonrası yavaşlıyor mu?

Wall Street analistleri artık Nike’ın biraz erken davranmış olabileceğini düşünüyor.. Morgan Stanley, bu çeyrekte stok seviyelerinin daha az iyimser olacağına inanıyor. Kuzey Amerika ve Avrupa’da spor giyim talebinin yavaşladığı ve bunun da sektör genelinde fazla stok akışına yol açtığı söyleniyor. Şirketler artık promosyonlarla bu stoklardan kurtulmaya çalışıyor, ancak bu açıkça marjlara, kârlara ve hatta satışlara baskı yapıyor. Aynı problemler Nike’ı da ve diğer spor giyim perakendecilerini de etkileyebilir.

Özellikle toptan satış sektöründe stoklama sorun oluşturabilir. Örneğin spor ayakkabı perakendecisi Foot Locker, tüm yıl için satış tahminlerini geçtiğimiz günlerde düşürdü. UBS ayrıca, ABD’de Nike spor ayakkabı satışlarının kısmen beklenenden düşük vergi iadeleri ve daha az elverişli tüketici ortamı nedeniyle Mart ayından bu yana yavaşladığını doğruladı. Neyse ki, diğer kıtalar Kuzey Amerika’nın sorunlarını telafi edecek oranlarda ilerliyor.

Mango, Sanal Avatar Oluşturma Girişimine Yatırım Yapıyor

Mango, dijital kimlik ve sanal avatar oluşturma girişimine yatırım yaparak teknolojik yeteneklerini geliştireceğini duyurdu.

Barselona merkezli teknoloji girişimi Union Avatars, İspanyol moda perakendecisi için yenilik ve büyüme fırsatlarını artırmak amacıyla oluşturulmuş moda girişimini hızlandırma programı olan Mango’nun Start-Up Studio‘suna en son eklenen firma oldu.

Sanal avatar oluşturma, müşteri denemelerinde yardımcı olacak

mango, sanal avatar oluşturma girişimine yatırım yapıyor

Yatırım, 2020’de kurulan Union Avatars’a dönüştürülebilir bir katılım kredisi yoluyla belirsiz bir mali destek sağlamanın yanı sıra pazar bilgisi ve teknoloji gibi alanlarda çeşitli Mango uzmanlarından mentorluk ve danışmanlık oturumları sunmayı içeriyor.

Mango, sosyal medyada, sanal gerçeklik ortamlarında ve oyunlarda farklı tarzlarda avatarlar oluşturmak için araçlara erişim sağlayarak yatırımdan yararlanacak.

Teknoloji, Mango’nun müşteri deneyimini geliştirmek adına kullanılacak ve muhtemelen tüketicilere çevrimiçi sipariş iade oranlarını azaltmak amacıyla stil ve uyum doğruluğu için Mango ürünlerindeki avatarları giydirme fırsatı sunmayı içerecek.

Mango, Start-Up Studio’nun bir parçası olarak en son Madrid merkezli elbise ve aksesuar kiralama platformu La Más Mona’ya yatırım yaparak Mango’nun kendi kiralama platformunun pilot uygulamasını yapmasına olanak sağlamıştı.

H&M Yeni Mağaza Konseptini Deniyor

H&M İngiltere ve İrlanda, çok kanallı perakendeye odaklanan genişleme stratejisinin bir parçası olarak Manchester’da yeni bir mağaza konseptini deniyor.

Perakendecinin yeni “Keep-The-Presence” konsepti, H&M üyelerine sunulan “pop-up tarzı alanlarda” özenle seçilmiş kapsül koleksiyonların yanı sıra self servis ödeme ve tıkla ve topla dolapları, özel bir çevrimiçi aktivasyon alanı ve ısmarlama gibi mağaza içi hizmetler sunacak.

Yeni mağaza konseptinde müşteri deneyimi ön planda

h&m yeni mağaza konseptini deniyor

Manchester’daki Market Street mağazasına, daha geniş birim yeniden inşa edilirken mağazanın ön tarafında geçici bir mağaza önden açılacak. 2023 kışında mağazanın yeniden açılması planlanıyor.

Konsept, H&M’in müşterilere hizmet vermeye devam etmesini ve Birleşik Krallık’taki işlek ana caddelerde kapılarını açık tutmasını sağlarken, aynı zamanda mağazalarını değişen müşteri taleplerini yansıtacak şekilde geliştirmeye ve güncellemeye devam edecek.

H&M, İngiltere ve İrlanda’da 201 mağazaya sahip. Genişleme stratejisi, bütünsel müşteri deneyimini kolaylaştırmak için dijital ve fiziksel kanalları giderek daha fazla entegre ederek çok kanallı büyümeye odaklanıyor.

H&M İngiltere ve İrlanda’nın Genişleme Başkanı Klas Degeryd: Müşterilerimize mümkün olan en iyi deneyimi sunmamızı sağlamak için güncellemeler mağazalarımıza heyecan katarken yoğun perakende satış noktalarını canlı ve başarılı kılmaya katkıda bulunacağını umuyoruz.” dedi.

Kelebek Mobilya Marka Direktörü Serkan Kaplan: “Dönüşüm ekonomisine mobilya sektörü olarak katılmak bizim için de çok kıymetli.”

Türkiye’nin en eski mobilya perakendecilerinden Kelebek Mobilya, sektöründe pek çok ilki hayata geçirme konusunda yıllardır çalışmalarına devam ediyor. Biz de Kelebek Mobilya Marka Direktörü Serkan Kaplan ile dünden bugüne Kelebek Mobilya’nın hikayesi ve markanın bugünkü yeniliklerini konuştuk.

Hem Kelebek Mobilya hem de Türkiye’deki mobilya sektörü ile ilgili sorularımızı yönelttik.

Oldukça anlamlı bir marka hikayeniz var, henüz bilmeyenler için kısaca marka hikayenizden ve Kelebek Mobilya’nın geçmişinden bahsedebilir misiniz?

Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla 1935 yılında kurulan Kelebek Mobilya, faaliyetlerine Haliç’te yerli uçaklara kontrplaktan kanat üreterek başladı. Kontrplaktan uçak kanadı yapmak amacıyla kurulan, kelebek kanatlarından ilham alan Kelebek Mobilya, Cumhuriyet’in en köklü sanayi kuruluşlarından biri haline geldi. Uçak üretimi sonrasında Kelebek, Düzce’de mobilya fabrikası açarak Türkiye’nin ilk panel ve mutfak üretimiyle yeni bir serüvene atıldı. İlklerin temsilcisi olan Kelebek Mobilya, fabrika açılışından 1 sene sonra yurtiçi ve yurtdışında faaliyete geçirdiği mağazalarıyla perakende mobilya sektörüne hızlı bir giriş yaptı. Her daim güncel ve yeniliklerini takip eden bir marka olarak, laminasyon teknolojisini de ülkemize getirerek Türk mobilya sektörüne kazandıran yine Kelebek Mobilya. 88 yıllık tecrübemiz, 186 bin metrekarelik üretim tesislerimiz ve yurt içinde 200’ün üzerinde perakende mağazalarımızla müşterilerimize hizmet veriyoruz. Kelebek Mobilya, yaklaşık olarak 30 ülkeye ihracat yaparak global pazarda da önemli bir yere sahip. Kurulduğumuz günden bugüne Ata’mızın bize bıraktığı mirasa sahip çıkarak var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz ve sektördeki liderliğimizi de koruyoruz.

Mobilya sektörü yenilikleri entegre etmede kolay bir sektör değil. Kelebek 88 yıldır sektörde bu konuda kendini nasıl farklılaştırıyor?

1978 yılında Düzce’de kurduğumuz modüler mobilya fabrikamızla, endüstriyel mobilya üretimine başladık. Böylece dönemin teknolojiyi bünyesine entegre eden en önemli mobilya şirketi olduk. Teknolojik, çağı yakalayan ve inovatif çözümlerle ilerleyen bir marka olmamız genlerimizden geliyor. İlklerin markası olarak yer aldığımız mobilya sektöründe teknolojiyi etkin ve verimli kullanarak tasarımlarımızı müşterilerimize özel anlar yaşatacak şekilde hazırlıyoruz. Tasarımın öncü markası olmamızın sebebi ise kuruluşumuzdan itibaren eşsiz renk kombinasyonlarını bir araya getirdiğimiz dizaynlar ve trendlere yön veren koleksiyonlarımız. 88 yıldır her daim tercih edilen eşsiz ve zamansız bir marka olarak sektördeyiz. Kendimizi sürekli geliştiriyor, değiştiriyor ve yenilikleri takip ediyoruz. Böylece zamansız kalırken gençlere de ayak uyduruyoruz. “Kelebek Etkisi” olarak adlandırdığımız yeni global tasarım vizyonumuzla hazırladığımız özgün koleksiyonlarımız sayesinde yaşam alanlarına özel dokunuşlar sağlamaya devam ediyoruz ve ürünlerimizin 7’den 70’e herkesin hayatında yer edinmesini sağlıyoruz. “Kelebek bir stildir” mottosuyla dizayn ettiğimiz ürünlerimizle mobilya sektörünün en dinamik ve modern markasıyız. Sosyal sorumlu bir marka olarak vizyonumuzla eşleşen konularla ilgilenmeye özen gösteriyoruz. Müşterilerimize gösterdiğimiz özeni dünyamıza ve topluma da gösteriyoruz. Bu sayede sektördeki lider marka konumumuzu koruyoruz.

Yakın zamanda sektörde bir ilki hayata geçirdiniz. Mobilya kiralama hizmetini devreye aldığınızı açıkladınız. Bu hizmetinizden biraz bahsedebilir misiniz, nasıl ortaya çıktı, nasıl bir ilerleyiş gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?

Kelebek Mobilya olarak kurulduğumuz günden beri sektörde ilklerin temsilcisi olarak konumlandık. Attığımız her adım da bu konumumuzu korur nitelikte. Mobilyakirala.com ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği de bunlardan biri. Biz bir mobilya şirketi olmanın yanı sıra, sorumlu, çevreye ve doğaya duyarlı, sürdürülebilirliği odağına almış bir şirketiz. Mobilyalarımızı sürdürülebilir ve çevreci üretiyoruz. Geçtiğimiz yaz yaptığımız geri dönüşüm sergimizle de toplumda bir bilinç uyandırmayı hedefledik ve geri dönüşüm kültürünü sanatla birleştirdik. Mobilyakirala.com ise bu noktada bizim vizyonumuza uygun bir firma. Çoğu şeyin kiralanabildiği bir dünyada dönüşüm ekonomisine mobilya sektörü olarak katılmak bizim için de çok kıymetli. Böylece kullanıcılar beğendikleri ürünleri bütçelerini zorlamadan kullanabiliyor.

İlk etapta Ankara’da hayata geçen uygulama, önümüzdeki süreçte tüm Kelebek Mobilya mağazalarında kullanıcıların beğenisine sunulacak. Mağazalara gelen müşteriler kiralamak istedikleri Kelebek Mobilya ürünlerini mağazadan mobilyakirala.com.tr güvencesiyle kiralayabilecek.

Pandemi döneminde özellikle mobilya ve ev eşyaları tarafında bir talep artışı yaşandığını konuştuk hep. Sonraki süreç nasıl ilerledi? Siz sektörün geleceğini nasıl ön görüyorsunuz?

Dünya son 3 senedir zorlu bir dönemden geçiyor. 2020 yılı itibariyle başlayan Covid-19 salgınıyla evde geçen vakit de arttı. Değişen dünya düzeni mobilya sektörünü de önemli ölçüde etkiledi. Pandemi döneminde evde geçirilen sürenin artışıyla birlikte insan hayatının vazgeçilmez parçası olan mobilyalar önem kazandı. Evden çalışma dönemi, online eğitimler derken insanlar konfor seviyesi yüksek, fonksiyonel ve güvenilir mobilyalara yönelmeye başladı. Araştırmalar gösteriyor ki pandemi sonrasında sade, şık ve doğal mobilyalara olan ilgi her geçen gün artmaya devam ediyor. Sektörün nabzını çok iyi tutabilmemiz sebebiyle de bir insanın ihtiyaçlarını saptama konusunda kusursuz bir sistemle ilerliyor ve müşterilerimizin isteklerine önem veriyoruz. Kelebek Mobilya olarak koleksiyonlarımızı evlere huzur ve rahatlık katacak, zamansız detaylı tasarımlarla hazırlıyoruz. Mobilya sektörüne öncülük ederken aynı zamanda dünyada var olan mobilya modasına uygun tasarım trendlerini yakından takip ediyoruz. Japon Minimalizmi, Bauhaus Tasarım Yaklaşımı ve İskandinav Natüralizminden esinlenerek hazırladığımız global tasarım vizyonumuzla, müşterilerimize özel olarak Türk Stilizasyonunu ortaya çıkardık. Değişen dünya düzeninden bahsettiğim gibi, bu düzenin kolay değişmeyeceğini söyleyebilirim. İnsanlar evlerde vakit geçirmeye de devam edecek gibi görünüyor. İnsanın olduğu her yerde mutlaka mobilya da vardır, mobilyanın olduğu yerde ise Kelebek.

Sürdürülebilir Alışveriş, Küçük Değişikliklerle Bile Büyük Bir Etkiye Sahip Olabilir

İklim değişikliğini ele almak için yapılan acil çağrının ortasında, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin son raporu, bunun zamanımızın en büyük sağlık krizi olduğunu vurguluyor. Sorunu görmezden gelmek artık bir seçenek değil. Kanıtlar çoğalıyor ve bizi hemen harekete geçmeye zorluyor.

Sürdürülebilir seçimler yapmak, küresel ısınmanın yıkıcı etkilerini azaltmanın güçlü bir yoludur. Ancak, sürdürülebilir alışverişte yol almak bazen zor olabilir.”

Neyse ki, tüketicilere sürdürülebilir alışverişi gerçeğe dönüştürmek için araçlar sağlayan çeşitli trendler ve yenilikler ortaya çıkıyor. Alışveriş alışkanlıklarındaki küçük değişikliklerle önemli bir etki yaratmak hiç bu kadar kolay olmamıştı.

Modası geçmiş ‘bırakana kadar alışveriş yapın’ kavramından uzaklaşarak, artık odak noktası çevre dostu alternatifler bulmak ve ‘alışveriş yap ve dur’ zihniyetini benimsemek bunların en önemlilerinden biri.

Peki neler yapılabilir? İşte önerilen sürdürülebilir alışveriş için 6 güncel odak noktası:

sürdürülebilir alışveriş, küçük değişikliklerle bile büyük bir etkiye sahip olabilir

1.Sürdürülebilir Alışverişi Anlamak

Sürdürülebilir alışveriş, bir ürünün satın almadan önce çevresel ve sosyal etkilerinin dikkate alınmasını gerektirir. Bu bilinçli yaklaşımı benimseyen tüketiciler, alışveriş alışkanlıklarının daha fazla farkına varmakta ve çevreye verilen zararı en aza indiren alternatif yöntem ve ürünler aramaktadır.

2. İleri Dönüşümü Kucaklamak

İleri dönüşüm trendi, kontrolsüz tüketime karşı ikna edici bir alternatif sunuyor. Yeni ürünler satın almak yerine, bireyler mevcut ürünleri yenilemeye teşvik ediliyor.

3. Mobil ve Tablet Uygulamalarından Yararlanma

Mobil ve tablet uygulamaları, iklim değişikliği farkındalığında ve sürdürülebilir alışverişte devrim yarattı. Yenilikçi uygulamalar, yeni malzeme kullanımını azaltmak ve ikinci el kıyafet seçeneklerine yönelmek için pratik çözümler sunuyor.

4. Geri Dönüştürülmüş Malzemelere Talep

Tüketiciler, geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılarak yapılan veya paketlenen ürünleri giderek daha fazla arıyor. Adidas ve H&M gibi önde gelen markalar, hem çevreye hem de iş beklentilerine fayda sağlayacak şekilde, ürünlerine geri dönüştürülmüş malzemeler eklemeyi taahhüt ediyorlar.

5. Döngüsel Ekonomi

Döngüsel ekonomi konsepti, “yap, kullan ve sonra yeniden yap” yapısını izleyen ürünlerin tasarımını ve yaratılmasını teşvik ediyor. Üreticiler, uzun ömür, kolay onarım, bakım ve nihai olarak yeniden kullanım için ürün tasarımını yeniden tasarlamalıdır. Adidas, MUD Jeans ve Stella McCartney gibi markalar bu çevre dostu yaklaşıma yatırım yapıyor.

6. Alışveriş Yoluyla Geri Vermek

İklim değişikliğiyle etkili bir şekilde mücadele etmek için alışveriş artık sadece ihtiyacımız olanı elde etmekle ilgili değil; geri vermeyi de içermelidir. Sürdürülebilir alışveriş, tüketicilerin çevreye ve maliyemize fayda sağlayan daha iyi kararlar almasına olanak tanır. Perakendecilik terapisi, gezegensel sorumlulukla bir arada var olabilir.

Nike, En Yeni Giysisinde Nefes Alabilirliği Artıran Teknolojiyi Tanıttı

Nike, sporcular için nefes alabilirliği artıran yeni bir performans giyim teknolojisi olan Aerogami’yi tanıttı. Havalandırma sistemi, kullanıcının ihtiyaçlarına bağımsız olarak uyum sağlayarak talep üzerine havalandırma sağlar. Vücuda karşı ter algılamasına göre açılıp kapanan neme duyarlı havalandırma delikleri kullanır.

Koşucuların sıcaklık düzenleme zorluklarını gidermek için tasarlanan Nike Run Division Aerogami ceket, bu yeniliğe sahip ilk üründür.

Nike Run Division Aerogami’ye yakından bakın

nike yeni teknoloji
nike, en yeni giysisinde nefes alabilirliği artıran teknolojiyi tanıttı 6

Nike Keşfet Ekibi (NXT) ve Nike Spor Araştırma Laboratuvarı (NSRL) tarafından geliştirilen Aerogami, kullanıcının vücuduyla gerçek zamanlı etkileşime girerek daha iyi hava akışı için ter biriktikçe küçük kanatlı delikleri açar ve vücut soğuduğunda bunları kapatır. Çevresel odalarda yapılan testler ve koşucuların ısı ve ter haritalarının analizi, cinsiyete özgü ihtiyaçları karşılayan havalandırma yerleşimini de etkiledi. Ceket ayrıca rüzgar ve yağmura karşı koruma için Nike’ın Storm-FIT ADV malzemesini içeriyor.

Nike Run Division Aerogami kadın ceketi Temmuz 2023’te, erkek versiyonu ise sonbaharda satışa sunulacak.

Üretken Yapay Zeka, Sanal Kıyafet Denemesi için Oyun Değiştirici Olabilir mi?

Google, avatar veya fotoğraf yükleme odaklı deneme modellerinin çok ilerisinde olduğuna inandığı üretken yapay zekadan (AI) yararlanarak giyim için sanal bir deneme aracı tanıttı.

Google, difüzyon tabanlı bir sinir ağı oluşturmak için farklı cilt tonlarında, vücut şekillerinde, etnik kökenlerde ve saç tiplerinde XXS ile 4XL arasında değişen bedenlere sahip kişileri fotoğrafladı.

Difüzyon işlemi, bir görüntüye tanınmaz hale gelene kadar kademeli olarak fazladan pikseller veya “gürültü” ekler, ardından orijinal görüntü yeniden oluşturulana kadar gürültüyü giderir. Metin girişine dayanan geleneksel difüzyon yöntemlerinden farklı olarak, Google’ın yaklaşımı iki görüntüyü birleştirir: bir kişiye karşı giysi.

Google’ın yaklaşık 40 milyar ürün listelemesine sahip Alışveriş Grafiği, daha sonra çeşitli pozlardaki insanlar üzerinde farklı giysilerin milyonlarca rastgele görüntüsünü kullanarak yapay zeka modelini eğitiyor.

Google’ın kıdemli personel araştırma uzmanı Ira Kemelmacher-Shlizerman, bir blog yazısında,

“Her görüntü kendi sinir ağına (bir U-net) gönderilir ve çıktıyı oluşturmak için ‘çapraz dikkat’ adı verilen bir süreçte birbirleriyle bilgi paylaşır: giysiyi giyen kişinin fotogerçekçi bir görüntüsü,” dedi.

Google Kıdemli Ürün Müdürü Lilian Rincon ayrı bir blog girişinde, Google’ın yapay zeka güdümlü sanal deneme modeli, “yalnızca bir giysi görüntüsünü alarak farklı pozlardaki çeşitli gerçek modellerde nasıl sarkacağını, katlanacağını, yapışacağını, esneyeceğini, kırışıklıklar ve gölgeler oluşturacağını doğru bir şekilde yansıtabilir” dedi. 

H&M, Loft, Everlane ve Anthropologie’den seçilen giysilere şu anda müşteriler, Google’ın alışveriş aramasında “Dene” işareti aracılığıyla erişebiliyor.

Ira Kemelmacher-Shlizerman, bir giysi görüntüsünü silüete uyacak şekilde kesip yapıştırabilen ve ardından deforme eden geometrik çarpıtma gibi sanal deneme tekniklerinde sınırlamalar görüyor. “Kıyafetler vücuda gerçekçi bir şekilde uyum sağlamıyor ve yanlış yerleştirilmiş kıvrımlar gibi görsel kusurları var, bu da giysilerin şekilsiz ve doğal görünmemesine neden oluyor” dedi.

Walmart geçen yıl, çevrimiçi alışveriş yapanların seçtikleri bir avatarın yanı sıra yükledikleri bir fotoğraf aracılığıyla giyim seçimlerinin nasıl göründüğünü görmelerini sağlayan bir teknolojiyi piyasaya sürdü. Walmart ABD Giyim ve Özel Markalardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Denise Incandela, o sırada “Müşterilerimize en büyük ve en yakın mağazanın ceplerindeki mağaza olduğuna inanıyoruz” demişti.

Boyner Now, 1 Yıllık Sonuçlarını Açıkladı

Geçtiğimiz yıl Haziran ayında hayata geçirilen Boyner Now, 1. yılı ile birlikte bu süreçte gerçekleşen oranlarını açıkladı. Buna göre Boyner Now ile 1 yıl içinde 40 lokasyonda, 47 bin 138 adrese 200 bini aşkın ürün, ortalama 80 dakika içerisinde teslim edildi.

boyner now, 1 yıllık sonuçlarını açıkladı

‘Önce dene, tamamsa öde’ söylemiyle yola çıkan Boyner Now uygulaması ile iade konusunda da müşterilere kolaylık sağlanmış oldu.

Boyner Now kullananların tercihi sırasıyla parfüm, sneaker ve tişört olurken, ayakkabı ve sweatshirt de en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı.

Kış aylarında ise en çok bot ve mont alışverişi öne çıktı. ‘Hangi bedeni alsam?’ diye kararsız kalan kullanıcıların yüzde 37’si ise aynı üründen farklı bedenleri sipariş vererek Boyner Now uygulamasının istenilen beden, renk ve desen siparişlerini aynı anda sepete atabilme özelliğine ilgi gösterdi.

‘Sektörümüz için devrim niteliğinde bir yenilik’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Boyner Büyük Mağazacılık E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı Efsun Janset Yılmaz, Boyner Now ile online alışveriş deneyimini bir üst noktaya taşıdıklarını belirterek, şunları kaydetti:

‘2022’nin haziran ayında hayata geçirdiğimiz, fiziksel alışveriş deneyimini bir tıkla müşterinin bulunduğu yere taşıyan Boyner Now, sektörümüz için devrim niteliğinde bir yenilik oldu. Müşterilerimize her zaman onların bile hayal edemeyecekleri bir hizmet ve iyi bir deneyim sunmaya odaklanıyoruz. Boyner Now, sipariş anında ödeme yapılmaması, farklı beden ve renk alternatiflerini sepete atabilme, 90 dakikada ya da randevulu teslimat, teslimat anında ürünleri deneyebilme ve kapıda kredi kartı ile ödeme özellikleriyle sektöre yepyeni bir soluk getirdi. Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan ve online alışverişin tüm acı noktalarını ortadan kaldıran Boyner Now’a ilk yılında müşterilerimiz oldukça ilgi gösterdi. Boyner Now ile oluşturduğumuz alışveriş deneyimini daha fazla ürünle daha fazla şehirde geliştirmeye devam edeceğiz. Online kanallara yatırımlarımız da devam edecek, Boyner Now’ın şimdiden online kanallar arasındaki payı yüzde 5 oldu.’

Boyner Now’ın yeni durağı Çeşme

İstanbul, İzmir, Ankara başta olmak üzere toplam 40 lokasyonda bulunan Boyner Now, verdiği hizmetin kapsama alanını genişletmeyi hedefliyor.

Bodrum ve Fethiye ile kapsama alanı genişleten Boyner Now’ın en son durağı Çeşme.