Ana Sayfa Blog Sayfa 420

Köklü Markalar Ruhlarını Kaybetmeden Nasıl Güncel Kalabilir?

Çalkantılı bir pandemi döneminin ardından eskisinden daha hızlı değişen dünyaya ayak uydurmamız gerekiyor. Bu yaşananlardan hem köklü markalar hem de yeni nesil markalar farklı dersler çıkarıyorlar.

Onlarca değişim içerisinde, uyum sağlamamızı gerektiren yeni bir perakende çağına da girmemiz ise yadsınamaz bir gerçek haline geliyor.

Tüketiciler giderek daha fazla güvenilir markalara yöneliyor, bu trendin devam etmesini bekliyoruz. Deloitte‘un yakın tarihli bir raporunda belirttiği gibi, “Bu kadar çok belirsizliğin olduğu bir zamanda, kişisel güvenlik ve finansal refahla ilgili günlük kararlar alınırken, çoğu tüketici güvendikleri markalara yöneliyor. Tanıdık bir şeye ulaşmak için rahatlık sağlayabilir ve daha az karar verir.”

Başarılı olan markalar gelişmeyi başarmış, ancak özünde ne olduklarını gözden kaçırmamışlar ve marka temellerine sadık kalmışlar. Gucci, Prada ya da Balenciaga gibi lüks ve köklü markaların bunu iyi başardığını gördük. Geçen yıl Gucci, 2018’de satışlarını neredeyse ikiye katladı ve 35 yaşın altındaki tüketiciler bu satışların yüzde 55’ini oluşturdu.

guccipinpsychedelic 1
köklü markalar ruhlarını kaybetmeden nasıl güncel kalabilir? 6

Bu markaların başarılarının anahtarı, tüketicileri anlamaya ve geliştirme sürecine dahil etmeye çalışmaktı. Örnek vermek gerekirse Gucci, marka ile alakalı ilerici fikirleri ve yaklaşımları ortaya çıkarmak için, teknoloji uzmanlarıyla birlikte küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı’ndan oluşan bir komite kurdu.

Ama tabi ki herkes bu kadar başarılı olamayabiliyor. Bir markanın DNA’sının, özellikle de eski bir markanın DNA’sının, geliştikçe kaybolması oldukça kolaydır.

Köklü Markalar için Dikkat Dağıtıcılar

E-ticaret patlaması, sıklaşan indirimler ve dijital markalardaki artış, görünüşte tek kanallı bir yaklaşıma sahip olan ‘insta-markaların’ sürekli genişlemesiyle birlikte yeni kategori rakipleri ortaya çıkardı.

Difusion’ın 2020 Doğrudan Tüketiciye Yönelik Satın Alma Niyeti Endeksi, tüketicilerin yüzde 81’inin önümüzdeki beş yıl içinde en az bir ürününü doğrudan satın alacağını ve giyim, aksesuar şirketlerinin yüzde 77’sinin artık tüketici ile doğrudan birlikte olacağını gösteriyor.

Bu dikkat dağınıklığı, markalar arasında “çağa ayak uydurmak” konusunda tepkisel bir paniğe neden oldu ve karşılığında mevcut marka niteliklerine dayanmayan çelişkili durumlar yarattı. The Drum’un bildirdiği gibi, doğrudan tüketici pazarının yalnızca 2021’de yüzde 19,2 oranında büyümesi bekleniyor.

Dijital Bir Türe Geçiş

köklü markalar ruhlarını kaybetmeden nasıl güncel kalabilir?
PRADA AYNA VE TEKNOLOJİ ANLAMLANDIRMASI YAPILAN MAĞAZA DEKORU

Tüketme şeklimiz zorunluluktan ve gelişen olaylar sebebiyle inanılmaz bir oranda değişti. Yeni nesil dijital yerliler, perakendecilerin bildiğimizden daha hızlı tepki vermesini bekliyor. McKinsey, Z kuşağının, Y kuşağının ve yüksek gelirli tüketicilerin bu eğrinin önünde olduğunu belirtiyor. İnsanların yüzde 34’ü, bir influencer’ın tavsiyesine dayanarak Instagram’da alışveriş yapıyorlar.

IBM’in ABD Perakende Endeksi’nden alınan yeni veriler, pandeminin fiziksel mağazalardan dijital alışverişe geçişi yaklaşık beş yıl hızlandırdığını gösteriyor.

2020’nin başlarındaki zorunlu dijital dönüşüm, artık çevrimiçi alışveriş trafiğinin mağaza ziyaretlerini katlamaya devam etmesiyle, tüketiciler için bir yaşam biçimi haline geliyor. Çevrimiçi olmanın aşinalığı ve kolaylığı artık daha derin bir davranış, güven ve yakınlık sağlıyor.

Gelişme Kazanmak

Bu eğilimler sürekli bir savaş yarattı: köklü ve insanların zihnine kazınan imajlarından uzaklaşmadan yeni kitlelere ulaşmak için savaşmak. Şirketler, daha genç kitlelere hitap etmek için markalaşma, iletişim ve ürün inovasyonlarında yön değiştiriyor, ancak bu onları markanın mevcut özelliklerinden ve değerlerinden uzaklaştırabiliyor ve bu da temel müşteri segmentlerini yabancılaştırabilir.

köklü markalar ruhlarını kaybetmeden nasıl güncel kalabilir
köklü markalar ruhlarını kaybetmeden nasıl güncel kalabilir? 7

Buna bir örnek olarak, Calvin Klein’ın 2019’daki Bella Hadid x Lil Miquela kampanyası ve süper modelin bilgisayar tarafından üretilen bir kadın etkileyiciyle sevişmesi gösterildi. LGBTQIA+ topluluğuyla ilgili ve destekleyici görünme girişiminde, kampanya sağır olarak karşılandı ve tüketicilerin tepkisine neden olmuştu. CK, temel marka değerleriyle bağını kaybetti ve her iki kitlede de yankı uyandıramadı.

Ancak güncel kalma mücadelesi veren markalar için doğru hamleler nelerdir? İşte bazı ipuçları:

  • Markanızı Denetleyin

İçten dışa başlayın. Bir adım geri atın ve markanızın büyümesini veya ilerlemesini engelleyen etmenleri bulmaya çalışın. Çalışanlarınızla konuşun, ürünlerinizi üreten ve satanların, perde arkasındakilerin gerçek marka avantajlarını, özelliklerini ve içgörülerini ortaya çıkarın. Ve açık fikirli olun. Zengin bakış açıları markalara tahmin edilenden daha fazlasını kazandırır.

  • Tüketicilerinizin Aklında Olun

Fırsat ve hedef kitleleriniz hakkında daha fazla bilgi edinmek adına yatırımlar yapın ve onları anlamaya çalışın. Ürünlerinizi satmaya çalıştığınız insanlarla konuşun. Markanızın neden onlarla rezonansa girmediğini ortaya çıkarın. Sadık olmayanlar arasındaki gizli algıları anlayın.

photo 1515165244752 2465b61f0441
köklü markalar ruhlarını kaybetmeden nasıl güncel kalabilir? 8

Üstesinden gelinecek fırsatları ve engelleri belirleyin. Ancak bununla kalmayın, aynı zamanda uzun bir süre boyunca eylemlerinizi dinlediğinizi göstermeniz ve kanıtlamanız gerekir. Forrester’ın bir raporuna göre, tüketicilerin yüzde 83’ü, markaların onlara nasıl davrandığına, sattıkları ürünlere olduğu kadar dikkat ettiğini kabul ediyor.

Önümüzdeki 12 ayı insanlarla konuşmaya devam etmek ve yeni hedef kitlelerinizle yaklaşımınızı test etmek için kullanın.

  • Uyum Sağlayın ve İleriye Bakın

Mevcut marka özünüzü geliştirmek için bu yeni bilgileri kullanın. Nelerin hala yankı uyandırdığını ve nelerin yeniden keşfedilmesi gerektiğini değerlendirin. Neye odaklanmanız ve ilerlemeniz gerektiğini belirlemek için markanızın belirtilen değerlerinin ve gerçek deneyiminin nerede uyumlu olduğunu ve nerede olmadığını belirleyin.

Perakende markaları için, artan yıkıcı güçler ve gelecekteki eğilimlerle boğuşurken önceden plan yapmak özellikle önemli hale geliyor.

Giderek artan iklim bilincine sahip müşteriler; yenilikçi, doğrudan tüketiciye ulaşan, amaca yönelik girişimlere artan talep, sürekli genişleyen bir alışveriş platformları ağı, diğer trendlerin yanı sıra markaların ileriye bakma ihtiyacını vurgulamaktadır.

photo 1580427248932 eb08a0e76734
LOUIS VUITTON, Singapur Binası

Mevcut marka mimarinizde, tüketici deneyiminizde ve iletişiminizde eksik olan şeyleri belirleyin. Önümüzdeki 12 ayda tam olarak nereye yatırım yapmanız gerektiğini keşfedin ve oyunun bir adım önünde olun.

  • Anlatmayı Bırakın, Yapmaya Başlayın

Tüketiciler sadece neyin farklı olacağının söylenmesini istemiyorlar. İnsanlara bir fark yaratmak için ne yaptığınızı göstermelisiniz. Daha iyisini yapmak için taahhütte bulunmanız ve yatırım yapmanız gerekecek, o zaman konuşmaya ve harekete geçmeye başlayabilirsiniz.

  • Döngüyü Çalışanlarınızla Kapatın

Onları tüm yolculuğa çıkarın ve yatırım yaptıklarından emin olun. Hepiniz aynı sayfadaysanız ve aynı vizyona doğru ilerliyorsanız, çalışanlarınızda güç vardır. Çalışanlarınızın sunduğu içgörülerden, avantajlardan ve fırsatlardan doğdukları için markanızın değerlerine ve özüne tam olarak sahip olmak size rekabet avantajı sağlayacaktır.

Son 18 ayda, bazı markalar belirsizlik karşısında uzun vadeli planları olmadan kısa vadeli kazanımlara zorlandı. Bu sizi ancak bir yere kadar götürebilir. Perakende tekrar açıldığında markaların kapılardan güçlü bir bakış açısıyla çıkması gerekiyor. Her zamankinden daha fazla deneyim, temas ve bağlantı isteyen insanlarla, dağınıklığın arasından sıyrılmak için daha da büyük bir ihtiyaç olacak.

Tüketiciler net, güvenli ve güvenilir bir ses arayacaklar. Bu özellikler, ikonik, eski markaların doğuştan gelen yönleridir; yaklaşımlarını yeniden tasarlarken ve modernleştirirken bu özelliklerini koruyabilirlerse, yeni gerçekliğimizde süper güçlere sahip olacaklar.

22-26 Kasım Haftanın Perakende Teknolojisi Gelişmeleri

22-26 Kasım perakende teknolojisi gelişmelerini sizler için derledik.

Geçtiğimiz haftanın perakende teknolojisi gelişmeleri için buraya tıklayın.

Bu Haftanın Perakende Teknolojisi Gelişmeleri

Amazon

Amazon, perakende teknolojisi alanında rakipleriyle farkını açmaya devam ediyor. Tedarik zinciri danışmanı ve eski Amazon yöneticisi Brittain Ladd’a göre, market sektörünün en önemli gelişmelerinden biri, Amazon Fresh ile birlikte gelecek. E-ticaret devi, ABD’de Just Walk Out özelliğine sahip 35.000 metrekarelik bir mağaza açtı.

Ladd, Walmart da dahil olmak üzere büyük market perakendecilerinin tümü olmasa da çoğunun birkaç yıl daha bunun mümkün olacağını düşünmediğini savunuyor.  Ladd bir LinkedIn gönderisinde, “Amazon’un yaptığı, ABD’deki ve dünya çapındaki her marketi modası geçmiş hale getirmek” dedi.

perakende teknolojisi 5
just walk out

Nude Foods Market

ABD merkezli bakkal perakendecisi Nude Foods Market, Boulder/Colorado’da bulunan amiral mağazasında geleneksel kasalar yerine MishiPay’in mobil ödeme çözümünü birincil ödeme yöntemi olarak başlattı.

Tara-Öde-Gönder teknolojisi sayesinde alışveriş yapan müşteriler, kendi mobil cihazlarını kullanarak mağazadaki ürünlerdeki QR kodlarını tarayarak sanal sepetlerine ekleyerek alışveriş yapabilecek. Alışverişlerini tamamladıktan sonra, çeşitli dijital ödeme yöntemlerini kullanarak tek bir tuşa basarak anında ödeme yapabilir ve mağazadan ayrılabilecekler.

Müşteriler, alışverişini tamamladıktan sonra e-postayla gönderilen dijital bir makbuz alıyor. Alışveriş yapanlar, mağazayı bir sonraki ziyaretlerinde kayıt işlemlerini gerçekleştirmek ve otomatik hesap kredisi almak için MishiPay‘i kullanabilirler.

perakende teknolojisi
nude foods market

Habitat

Sainsbury’s grubu bünyesinde bulunan ev eşyaları markası Habitat, Room Creator adlı ve Hullabalook tarafından yaratılan yeni bir dijital alışveriş deneyiminin lansmanını yaptı.

Bir LinkedIn gönderisinde Hullabalook, “Room Creator deneyimi, alışveriş yapanların ürünleri satın almadan önce ideal oda ayarlarında görselleştirmelerini sağlıyor” dedi. 

“Aynı zamanda çevrimiçi mobilya alışverişi yapanlar için mükemmel bir risk azaltma aracı. Alışveriş yapanlara, bir ürün kataloğunu daha fazla keşfetmeye teşvik etmenin ilgi çekici bir yolunu sunuyor.”

Şirketin teknolojisi şu anda İngiltere’deki en iyi altı mobilya perakendecisiyle birlikte aktif durumda.

perakende teknolojisi 3
room creator uygulaması

Sainsbury’s

Sainsbury’s, perakende teknolojisinde iyi işler çıkaran Amazon’un Just Walk Out teknolojisini kullanarak bu ayın sonlarında Londra’da kasiyersiz bir mağaza açmaya hazırlanıyor. Bu proje, onu Amazon GO ve Amazon Fresh mağazalarına güç sağlayan teknolojinin, ABD dışında bilinen ilk müşterisi yapacak. 

Londra’nın şehir sınırında, High Holborn’da bulunan SmartShop Pick & Go konumu şu anda Sainsbury’nin çalışanlarına açık ve erişilebilir durumda.

perakende teknolojisi 4
22-26 kasım haftanın perakende teknolojisi gelişmeleri 16

Zappos

Amerikan çevrimiçi ayakkabı ve giyim perakendecisi Zappos, perakende teknolojisi alanında yenilikler yapmaya devam ediyor. Şirket, Bitcoin ödüllü Lolli ile ortaklık kurdu.

Alışveriş yapanlar artık Zappos ile her alışveriş yaptıklarında ücretsiz Bitcoin olarak %1,5 geri kazanabilecek.

AMC Theatres

Amerikan sinema devi AMC Theatres, çevrimiçi ödemeler için artık kripto para birimlerini de kabul edecek.

CEO Adam Aron, Twitter’da şirketin artık Bitcoin, Ether, Bitcoin Cash ve Litecoin’i kabul ettiğini duyurdu. Bu para birimleri arasında: Apple Pay, Google Pay ve PayPal gibi geleneksel ödeme seçenekleri sıralanıyor.

perakende teknolojisi 6
amc theatres

WHSmith

WHSmith, ilk ödemesiz mağazasını önümüzdeki haftalarda açmaya hazırlanıyor.

Konsept, New York’un üç büyük uluslararası havaalanından birinde yer alacak ve Amazon’un Just Walk Out teknolojisine sahip olacak.

Mağaza, perakende şirketinin diğer konseptleri InMotion ve MRG gibi diğer ön panolarının aksine WHSmith markalı olacak.

perakende teknolojisi 7
whsmith

Yango Deli

Rus teknoloji devi Yandex, son zamanlarda perakende teknolojisi alanında iyi işler çıkarıyor. Dev markanın hızlı market teslimat kolu olan Yango Deli, Londra’daki kar amacı gütmeyen kuruluş My Yard ile yeni bir ortaklık duyurdu.

Ortaklık sayesinde; Bethnal Green, Battersea, Bermondsey ve Acton’da bulunan Yango Deli mağazalarından alınacak yiyecekler, ihtiyacı olan Londralılara teslim edilecek. Ortaklık, My Yard’ın ilk kez ultra hızlı bir market servisiyle iş birliği yaptığını gösteriyor. 

My Yard’ın Kurucu CEO’su Rachel Dimond şöyle diyor: “Bütün bağışlar için çok minnettar olsak da, bunlar toplu alım yapan kuruluşlardan geldiğinde bazı fazlalıklardan yararlanabilecek doğru kişi veya kuruluşu bulmak zor olabilir.”

“Örneğin, bir kamyon dolusu kerevizi dağıtmanın doğru yolunu bulmak büyük bir iş. Yango Deli ile ortaklık heyecan verici çünkü inanılmaz derecede geniş bir ürün yelpazesi sunuyorlar ve depolarında ortalama 2.500 farklı ürün stokluyorlar.”

perakende teknolojisi 8
yango deli

IKEA İkinci El Ürünler İçin Harekete Geçti!

The Australian’ın haberine göre, IKEA müşterilerinin kullanılmış, ikinci el mobilyalarını alıp satmalarına yardımcı olmak için tasarlanmış online bir pazar yeri başlatıyor.

Dünyada hızla artmaya devam eden zararlı atıkların ve tüketim çılgınlığının sonucunda hayatımıza ‘sürdürülebilirlik’ kavramı girdi. Müşterilerin bu konuda bilinçlenmeye başlamasıyla birlikte perakende markaları da ikinci el ürünleri dönüştürme politikasına yönelmeye başladılar.

IKEA’ da sürdürülebilirlik konusunda girişimleri bulunan bir marka olarak yeni hamlesinde, online satış üzerinden ikinci el ürünleri dönüştürmeye karar verdi. İsveçli mobilya devi, önümüzdeki yıl en kısa sürede; çevrimiçi müşterilerinin kullanılmış ürünlere göz atmalarına, ayırt etmelerine ve yeni bir pazar yeri aracılığıyla bir mağazaya gidip onları satın alabilmelerine izin verecek.

IKEA Australia’nın sürdürülebilirlik müdürü Mellisa Hamilton’a göre işletme, ürünlerinin tekrar tekrar kullanılmasını, onarılmasın ve yeniden monte edilmesini hedefliyor. Bununla birlikte insanların gezegene yardım etmek için üzerlerine düşen görevleri yaparken, onlara daha uygun maliyetli bir yol yaratmak istiyor.

ikea i̇kinci el ürünler i̇çin harekete geçti!
ikea i̇kinci el ürünler i̇çin harekete geçti! 18

Hamilton, The Australian’a verdiği demeçte, “Müşterilerimizden insanları ve gezegeni desteklemek için bireysel bir eylemde bulunmayı istediklerini öğrendik, fakat bu destekler genellikle daha pahalı ve daha yüksek maliyetli olma eğiliminde.” dedi.

Ve sözlerine “Ama bence bu eylem veya girişim, ‘Neden işlevsel ve güzel bir şeyi daha ucuza alabilecekken yeni bir şeye daha çok para ödeyeyim?’ sorusuna odaklanıyor.”  cümlelerini ekledi.

Bu fikir IKEA‘nın, müşterilere kullanılmış malları mağazalara iade etmelerine izin vermeye başlamasından sonra ortaya çıktı ve bu program İsveç, Avustralya ve ABD’ye yayılmadan önce 2019’da Birleşik Krallık’ta pilot olarak uygulandı.

Geçen yıl Avustralya’daki on günlük deneme süresi boyunca, işletme 10.000 civarında iade edilmiş ürün aldı ve aynı süre içinde bunların yaklaşık yüzde 85’i yeniden satıldı.

Bunun için de Hamilton, “Mobilya vermeye istekli birçok insan vardı, ancak aynı zamanda ikinci el mobilya satın almak isteyen de birçok insan vardı” yorumunu yaptı.

Her 10 Kişiden 9’u Black Friday’de Alışveriş Yapmayı Planlıyor

Türkiye’de Black Friday’e ilginin bu yıl daha da artması bekleniyor. Küresel strateji ve pazarlama danışmanlığı şirketi Simon-Kucher & Partners’ın yaptığı “Black Friday, Tüketici Alışveriş Davranışları” araştırmasına göre Türkiye’de 10 tüketiciden 9’u Black Friday’de kesinlikle alışveriş yapacağını söylüyor. Araştırmanın bir başka çarpıcı sonucu da tüketicilerin yüzde 84’ünün alışveriş alışkanlıklarının COVID-19 sebebiyle değiştiğini açıklaması. Tüketiciler yükselen fiyatlar ışığında promosyon arayışını artırmış ve satın alımlarını en uygun fırsatlara odaklamış durumda. Bu doğrultuda da yılın en büyük indirim günü için geçen yıla göre bütçelerini de yüzde 35 ila 75 oranında artırmayı planlıyor.

Bu yıl 26 Kasım’da gerçekleşecek yılın en büyük indirim günü Black Friday için geri sayım başladı. Türkiye’de “Efsane Cuma”, “Şahane Cuma”, “Beklenen Cuma” gibi isimlerle düzenlenen “Black Friday”, Amerika Birleşik Devletleri’nde Şükran Günü’nü takip eden cuma gününün gayri resmi ismi. Noel öncesi alışveriş döneminin başlangıcı olarak da kabul edilen Black Friday, bugün Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyada bilinen bir alışveriş günü olarak varlığını sürdürüyor. Hem fiziksel hem online mağazalarda cazip tekliflerin sunulduğu Black Friday, bu yıl da geçtiğimiz yıl olduğu gibi COVID-19 pandemisinin etkisi altında gerçekleşecek. 

26 Kasım tarihinde gerçekleşecek Black Friday’den tüketicilerin beklentilerine dair araştırma yapan Küresel strateji ve pazarlama danışmanlığı şirketi Simon-Kucher & Partners her yıl olduğu gibi bu yıl da araştırma sonuçlarını açıkladı. “Black Friday, Tüketici Alışveriş Davranışları” araştırmasıyla, pandeminin tüketici davranışları üzerindeki etkisini sorgularken, tüketicilerin yılın en büyük indirim gününden beklentilerini ve bugün nasıl hareket edeceklerinin detaylarını gözler önüne serdi. 

Black Friday Bilinirliği Yüzde 100’e Ulaştı

Araştırmaya göre Türkiye’de Black Friday’in bilinirliği yüzde 100’e ulaştı. Black Friday konusunda farkındalığı yüksek olan Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 88’i indirim döneminde kesinlikle alışveriş yapacağını söylüyor. Geçtiğimiz yıl araştırmaya katılanların yüzde 69’u alışveriş yapacağını belirtmişti. Araştırma sadece Black Friday değil, Black Friday’in hemen sonrasında gelen pazartesi günü gerçekleştirilen indirim günü olan Siber Pazartesi’ye ilginin de giderek arttığını ortaya koyuyor. 2020 yılında katılımcıların yüzde 34’ü Siber Pazartesi hakkında bilgisi olduğunu belirtirken 2021 yılında bu oran yüzde 49’a ulaşmış durumda. 


İndirim dönemi için bütçeler arttı

Black Friday’de tüketicilerin en çok hangi kategorilerde alışveriş yapacaklarına da tercihleri kadın ve erkekler özelinde ortaya koyan araştırmaya göre kadınlar tarafından indirim fırsatlarının en çok değerlendirileceği kategorilerin başında güzellik ve bakımın yanı sıra moda ve aksesuarlar geliyor. Erkeklerin tercihlerinde ise ilk üçte elektronik, küçük ev aletleri ve moda ürünleri var. 

Alışverişe ayrılan bütçe de çoğu kategoride yarı yarıya artmış durumda

Black Friday için ayrılan bütçe de bu yıl önemli bir artış yaşamış görünüyor. Araştırma, 2020 yılına kıyasla, kategori bazında ayrışacak şekilde, yüzde 35 ila 75 arasında arttığını ortaya koyuyor. Türkiye’de tüketicilerin promosyonlara olan ilgisi yükselen bir trend olarak devam ediyor ve tüketiciler bütçelerini en doğru fırsatlara kaydırıp harcamaları karşısında en yüksek değeri elde etmeyi hedefliyor. Kategori kırılımına baktığımızda elektronik eşyalar için yüzde 75, güzellik bakım ürünlerinde yüzde 70, çocuk ürünleri ve oyuncaklarında yüzde 58, moda ürünlerinde yüzde 53 ve moda ve yaşam tarzı aksesuarlarında yüzde 50’lik bütçe artışları söz konusu. 

Tüketici davranışındaki kritik değişim

Araştırmanın bir başka çarpıcı sonucu da tüketicilerin yüzde 84’ünün alışveriş alışkanlıklarının COVID-19 sebebiyle değiştiğini açıklaması. Bu kapsamda tüketiciler artık daha çok online alışveriş yaptıklarını ve alışverişlerinin ev içi tüketime yöneldiğini açıklıyor. 

Katılımcıların yüzde 60’ı market alışverişlerini, yüzde 54’ü market alışverişi dışındaki diğer alışverişlerini online kanaldan yapmayı tercih eder hale geldiğini, ifade ediyor. Global ölçekte baktığımızda, örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde katılımcıların yüzde 66’sı, Birleşik Krallık’ta ise katılımcıların yüzde 65’i market alışverişlerinde online kanala yöneldiklerini belirtiyor. Oranlar incelediğinde Türkiye’nin de online kanal tercihleri artan ülkeler arasında kendine yer bulduğu söyleniyor. Pandemide tüketim alışkanlıkları değişirken tüketicinin online alışverişe yönelişi de hızlanıyor. 

“İyi fiyatlandırmayla gelir artırılabilir”

Araştırmanın özellikle tüketicilerin indirimlere bakışı ve indirimden beklentilerine ilişkin değerli veriler sunduğunu belirten Simon-Kucher & Partners İstanbul Ofisi Direktörü Okan Çetintürk, günümüzde birçok markanın sık indirim günleri yaptığının altını çizerek bu konuda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Çetintürk özellikle fiyatlama konusunda nasıl hareket etmek gerektiğiyle ilgili görüşlerini şöyle paylaşıyor: “Şirketlerin bu dönemde tüketicilerine çok daha yakın olması, kanal, marka tercihleri ile birlikte satın alım sırasında önem verdiği kriterleri dikkatle ele alması ve ödeme istekliliklerini sık aralıklarla ölçümlemesi hiç olmadığı kadar önemli. Black Friday gibi indirim beklentisinin yüksek olduğu dönemlerde dahi markaların net kar odaklı bir promosyon stratejisi ve fiyatlandırma politikasını hedeflemesi gerekiyor. Bunun için de artan talebi dipteki karlılığı yukarı çekecek ürünlere kaydırması, indirim oranları ve indirim tiplerini pazar payı, sepet büyütme, bilinirlik vs. gibi stratejik hedefleri doğrultusunda belirlemesi gerekiyor. Her promosyon döneminde detaylı performans ölçümü yapıp iyi çalışan promosyon senaryoları çoklayarak kurumsal hafızaya aktarması oldukça kritik.”

“Fiyat savaşlarına girmekten kaçının”

Simon-Kucher & Partners İstanbul Ofisi Kıdemli Danışmanı Pırıl Öncel de markaların Black Friday gibi büyük indirim dönemlerinde alması gereken diğer aksiyonları şöyle anlatıyor: “Çok kanallı mükemmel bir müşteri deneyimine odaklanarak birçok marka müşteri başına gelirini artırabilir. Kanallar arası promosyon yoğunluğunu yönetmek önemli. Yukarı yönlü ve çapraz satışlarla gelir çeşitlendirilebilir. Tüketicilerin ödeme istekliliği değerlendirilerek, ödeme istekliliğine uygun yeni ürün kategorileri yaratılabilir. Promosyonlar akıllıca hayata geçirilmeli. Özellikle tüketicilerin giderek daha fazla indirim beklentisi içinde olduğu bu dönemde promosyonları hazırlarken, promosyonların kârlılığa etkisi iyi hesaplanmalı. Şirketler fiyat savaşlarına girmekten kaçınmalı. Fiyat savaşlarında uzun dönemde maliyetin çok büyük olacağı unutulmamalı.”

Mobilya Devi IKEA, Odağını Oyunculara Çevirdi!

IKEA’nın ve diğer perakendecilerin, pandemi döneminde evde geçirdiğimiz vaktin artmasıyla mobilya üretimlerinde nasıl farklılıklara yöneldiklerine bakmaya ne dersiniz?

Karantina döneminde evde geçirdiğimiz vakit arttıkça ev dekorumuzu ve alan işlevselliğimizi geçmişe kıyasla çok daha yakından değerlendirmeye başladık. İnsanların bilgisayar başında geçirdikleri süre de katlanarak arttığı için -özellikle oyun alanında uzun saatler harcayan kişiler- mobilya seçeneklerini de gözden geçirmeye başladı.

Hal böyle olunca, ilginç bir şekilde sadece ev sahipleri konutlarına eklemeler yapmakla kalmadı, kiracılar da küçük apartmanlardan daha büyük alanlara taşınma eğilimi gösterdi. Bir diğer grupsa, yaşam alanlarında derinlemesine bir temizliğe giderek; elindeki eşyalardan kurtulurken daha işlevsel mobilyalar almaya yöneldi.

06dab3975f6fbfa066de8a22b935a121
mobilya devi ikea, odağını oyunculara çevirdi! 29

IKEA’nın da dikkatini çeken bu talep artışı, ekim ayının başlarında oyunculara hitap eden yeni bir mobilya serisi duyurmasıyla ses getirdi. IKEA Çalışma Alanları İş Lideri Ewa Rychert, “Oyun oynama teklifinizi ev dekoruyla harmanlamak istedik.” diye belirtti.

Oyun alanınız artık bodrum katının bir köşesine sıkışıp kalmamalı, bunun yerine bir odanın tasarım temasının parçası olmalı. Bunu akılda tutarak, IKEA’nın Seri Tasarım Lideri Luis Porém Pires, “Tam bir çözüme sahip olmak ve ev bağlamında harmanlanan bir çözüme sahip olmak için, halihazırda sergi salonumuzda (showroom) mevcut olan uygun fiyatlı bir çözüm bulmak önemliydi.”

ikea oyuncu odası
mobilya devi ikea, odağını oyunculara çevirdi! 30

Yerel kulüp e-spor takımlarının rekabet etmesi ve eğitmesi için Maryland merkezli bir oyun yeri olan Game Gym’in Kurucusu Joshua Hakfin, temel IKEA mobilyalarının işini iyi yaptığına inanıyor. Hakfin, “Bu tamamen pembe vergi konseptiyle ilgili” dedi. “Pembe tıraş bıçaklarının normal tıraş bıçaklarından daha pahalı olmasının nedeniyle aynı.” Hafkin, standart IKEA dekorunun ihtiyaçlarını karşıladığını ve yüzlerce oyuncunun baskısı altında kaldığını düşünürken, açıkça itiraf ediyor: “Oyun demografisinin satın alma gücü var ve şirketler bir ev çözümü yaratarak bu hedef pazara saygı duymaya başlıyor.”

Ev tabanlı sinema salonları kuran evlerle Hakfin, “E-spor ev seçimi büyümeye devam edecek” tahmininde bulunuyor. Esports Furniture Store‘un sahipleri Kevin Dang ve Kerry Dang da bu büyümeye güveniyor. 2020 boyunca, bu artan ihtiyacı karşılamak için oyun mobilyası işini başlattılar. Dang kardeşler, çoğu tüketicinin oyun mobilyalarını Amazon veya Wayfair’den satın aldığını fark etti ve oyun mobilyalarının Footlocker’ı olabileceklerine inandılar.

Kerry Dang, “Footlocker tüm spor ayakkabı markalarını satıyor” dedi ve “Tüm marka ve modellerin yalnızca oyun mobilyalarından oluşan bir yer oluşturması için bir açılış gördük.” Kurucu Ortak Kevin Dang, yalnızca alanda büyüme görmekle kalmıyor, aynı zamanda tekliflerinde çeşitlilik arıyor. Oyuncuların mekanlarını sergilemek istediklerini görüyoruz, bu yüzden daha bütünsel bir alan yaratacak estetik açıdan daha hoş renkler sunmaya başladık.“

personalizirani prostor za gaming sa sarolikim motivima i sa aa5069add29ea0c1d7ff2ff5ed6e6967
mobilya devi ikea, odağını oyunculara çevirdi! 31

Bir oyuncunun mobilyalarını nereden satın aldığı önemli değil, günümüz dünyasında seçenekleri oldukça fazla. Bugün artık sandalye kolları yukarı ve aşağı gitmekten daha fazlasını yapıyor ve bunun yerine kolçakların sola ve sağa dönmesine izin veriyor.

Siyah ve gri sandalye renkleri tercih sıralamalarında alt sıralara düşerken; beyaz, kırmızı, deniz mavisi ve hatta pembe gibi daha cesur renklere en çok tercih edilenler arasına giriyor. Tüm bunlara ek olarak üst yüzeyler artık çizilmeye ve su hasarına meyilli değil. Çünkü ahşap kompozitler kullanmak yerine masaüstü bilgisayarlar daha dayanıklı olan karbon fiberden yapılıyor. Özet olarak eskiden tercih edilen her şey yerine daha alışagelmedik ve işlevsel özelliğe sahip ürünlere bırakıyor.

Kevin Dang, bu yeni mobilya odağını eski bir konsept olan arabaya benzetiyor. Dang, geçmiş nesillerin arkadaşlarına gösteriş yapmak için gösterişli bir araba almaya nasıl odaklandığını hatırlayarak, “Bugün, şimdiki nesil bir araba yerine daha şık bir oyun koltuğu, ışıklı klavye ve harika eklenti özellikler istiyor” diyor. Temel motivasyonları alanlarını benzersiz hale getirmek ve diğer oyunculara göstermek oluyor.

İşte IKEA’nın oyuncular için yarattığı kişisel alanların detayları!

  • 5a260158b87d19ed57fcb2cd29405ca7
  • 650845332555b1645888259ee199ed05
  • ph181236 crop001 1
  • ph181238 crop001 1
  • ph181239 crop001 1
  • a linnmon alex desk with gaming computer monitors and keyboa 29249cb192b8711463031260e3b2a619 1
  • c2114561de45be45b9ba729cd15295f7

İşletmeler İçin TikTok’un Alışveriş Özelliği

TikTok’un canlı alışveriş özellliği her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Peki fenomen uygulamanın bu özelliğinden küçük işletmeler nasıl yararlanabilir? Hadi inceleyelim!

TikTok, bir hayli kısa sayılabilecek bir zaman içerisinde tüketiciler ve dolayısıyla perakendeciler arasında hızla favori bir firma haline geldi. Facebook 2004 yılında henüz TheFacebook zamanlarında küreselleşmesine başlamışken TikTok ise henüz 2017’de uluslararası bir uygulama haline geldikten üç yıl sonra 800 milyon küresel aktif kullanıcıya ulaştı. Sonunda TikTok da diğer sosyal medya platformlarının evrildiği yere doğru evrildi. Sosyal medyada #TikTokMadeMeBuyIt adlı etiket videolarda 6,1 milyar görüntüleme aldı ve bu durum perakende açısından görmezden gelinemeyecek bir detaydı.

TikTok ve Sosyal Alışveriş

Pandemi sebebiyle hızlanan çevrimiçi alışveriş ve tüketim davranışlarına geçiş ve yazılımdaki büyük kazanımlar ile ilerlemeler sayesinde sosyal medya platformları da alışveriş uygulamaları geliştirdi. TikTok da bu trendi yakaladı ve alışveriş alanına adım attı.

Büyük perakendeciler bunun geniş reklam potansiyeli olduğunu hemen fark ettiler (kullanıcıların görmek istediği şeyin bu olup olmadığı tartışması hala devam ediyor). Kullanıcılar uygulamaya girerken ağırlıklı olarak eğlenmeyi, eğlendirmeyi veya vakit geçirmeyi amaçlıyor. Uygulama, filtrelenmemiş yaratıcı ifade için bir platformu olarak tanımlanıyor. Genellikle çok aşamalı bir yapısı olan Instagram’ın aksine TikTok tüketicilere özgürlük verir ve işletmelere hedef kitlelerine alakalı ve özgün bir şekilde ulaşma olanağı sağlar. Bundan dolayı küçük işletmeler için TikTok, benzersiz bir alan olarak karşımıza çıkıyor.

Konu yeni pazarlama yöntemlerini benimsemeye geldiğinde küçük işletmeler genellikle daha çeviktir. Open Influence CEO’su ve kurucu ortağı Eric Dahan bu gerçeği şu sözlerle ifade ediyor, “Gerçek olun, insan olun. Sadece reklam yapmayın, eğlenin. İçerik üretim sürecine dahil olun, sadece dışarıdan temin etmeye karar vermeyin.”

i̇şletmeler için tiktok
open influence ceo’su eric dahan

Genç girişimci, küçük işletmeleri TikTok’ta içerik oluşturma sürecine “alışmaya” çağırıyor çünkü nihayetinde burada içerik işleyişinin nasıl çalıştığını anlamak için bir öğrenme süreci var. 

Dahan, küçük işletmeler için “iyi içerik oluşturmak ve üretmek adına küçük işletmelerin sınırlı kaynağa sahip olduğunu ve bu sebeple bunun zor olabileceğini” söylüyor. Ancak Dahan, “iyi bir ürünle ortaya çıkar ve harika içerikler oluşturursanız, uygulamada yüksek görüntülemeler elde edebilirsiniz” diye de ekliyor.

Uygulama İçi Alışveriş Canlanıyor

E-ticaretin geleceğine ilişkin bir görüş, perakendecilerin Doğu’ya bakmaları gerektiğini söylüyordu. Bu görüş uzun zamanlar boyunca geçerliydi. Çin, sosyal medya platformları üzerinden satış yapmak açısından oldukça gelişmiş bir durumda. Bu satışlar yalnızca klasik satışlardan oluşmuyor. Bunlar; canlı satış, uygulama içi satış, kamerada satış gibi farklı satış alanları. Çin bu konuda tüm rakiplerine meydan okuyor. 

Peki canlı satış nedir? 

  • Canlı satış, bir canlı yayın sırasında öne çıkan bir ürünün anında satın alınması ve bir sohbet işlevi veya tepki düğmeleri aracılığıyla izleyici katılımı sağlanmasıdır.
işletmeler için tiktok
canlı alışveriş

Çin’de canlı ticaret, perakende sektörünü dönüştürdü ve beş yıldan kısa bir sürede kendisini önemli bir satış kanalı haline getirdi. McKinsey Digital‘in 2020 yılında yaptığı bir ankete göre ”Çinli tüketicilerin üçte ikisi geçen yıl canlı yayın üzerinden ürün satın aldığını söyledi. Batı’daki perakendeciler, canlı ticaret arayışında hala Çin’in gerisinde olsa da erken hareket edenler önemli satışlar elde etmeye başlıyor.”

Shopify ile Ortaklık

Shopify Ürün Direktörü Amir Kabbara, Shopify’ın tutumunu, “Doğuya bakarsanız, hem tüketicilerden hem de markalardan ticarette daha büyük bir deneyim duygusu olduğunu görürsünüz. Batı’da benimseme konusunda daha yavaş davrandık, ancak internet üzerinden ticaretin altyapısı olarak Shopify’ın rolünü, küresel ticaret denemelerini etkilemede lider olmak ve tüccarlarımıza yaratıcı ve sorunsuz bir şekilde karşılama yeteneği vermek olarak görüyoruz. Tüketiciler nerede olurlarsa olsunlar” diye açıklıyor.

tiktok
shopify & tiktok

Shopify, TikTok’a ve genel olarak canlı satışa olan inancını onlarla ortaklık kurarak gösterdi. Kabbara şunları söylüyor: “Son zamanlarda TikTok Shopping’i tanıtan ilk ticaret platformu olmak için TikTok ile ortaklık kurduk ve tüccarların ve içerik oluşturucuların uygulama içi alışveriş özelliğini uygulamadaki profillerine ve sizin için sekmesine getirmelerini sağladık.”

Canlı satış söz konusu olduğunda Batı, Çin’e kıyasla geri planda gibi görünse de bazı markalar Dahan’ın tanımladığı gibi bir hamle yaptı ve ‘kazançlar sağlamaya başladı.

“Canlı alışveriş yeni ve çok erken aşamalarda. Tüketiciler hala sosyal ticaretin bir satın alma noktası olması durumuna alışmaya çalışıyorlar. Bununla birlikte çok yeni olduğu için bu alanda şu an için çok fazla rekabet yok. Özellikle de sadece birkaç yıl içinde olacağı yere kıyasla büyük bir rekabetten söz edemeyiz. Sosyal platformlar söz konusu olduğunda yenilikçi ve ileri görüşlü olanlar öne çıkıyor. Yani erken hareket edenler ve erken benimseyenler bu tutumlarının karşılığını fazlasıyla alıyor.”

Sosyal medya, eylemi teşvik etmede ve alışveriş alışkanlıklarını etkilemede her zaman etkin bir rol oynamıştır. Canlı satış ve TikTok ile ilgili en son gelişmelerle birlikte, şimdi küçük işletmelerin gemiye atlayıp yeni bir denemeye başlama zamanı.

Zoom, 2021 Mali Yılı Üçüncü Çeyrek Raporunu Açıkladı

Zoom Video Communications, Inc. 31 Ekim 2021’de sona eren üçüncü mali çeyrek finansal sonuçlarını bugün açıkladı. Rapora göre, üçüncü çeyrek toplam geliri önceki yılın aynı dönemine göre %35 büyüyerek 1 milyar 50 milyon 800 bindolaroldu. Son 12 ayda gelire 100 bin dolardan fazla katkı yapan müşteri sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %94 arttı. Geçen yılın aynı dönemine göre üçüncü çeyrek GAAP faaliyet geliri %27,7 ve GAAP dışı faaliyet geliri ise %39,1 arttı.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Zoom kurucusu ve CEO’su Eric S. Yuan, “Üçüncü çeyrekte yıllık kullanıcı etkinliğimiz Zoomtopia’yı platformumuzun yeni özelliklerden Zoom Events üzerinde gerçekleştirdik. Bu sürükleyici ve çok kanallı konferansta, kullanıcılarımızı nasıl iletişim platformumuzun merkezine yerleştirdiğimizden, teknolojimize eklediğimiz yeni iş akışlarına, Zoom’un iş birliği konusunda çıtayı daha yukarı taşıyan yeteneklerinden, işletmelerin müşterileriyle yüz yüze iletişim kurma konusunda elini güçlendirdiğimiz Zoom Events ve yakında sunacağımız Video Engagement Center’a kadar birçok yeniliğimizi duyurduk. Bazı şirketlerin ofise dönüş konusunda denemeler yaptığı son dönemde, ofisten, uzaktan ya da hibrit tüm çalışma modellerini güçlendirmek için tasarladığımız Hot Desking, Whiteboarding ve Smart Gallery çözümlerimizi tanıttık. Zoom olarak, inovasyon ve özveri ile müşterilerimize mutluluk ve değer katmaya devam edeceğiz. Önümüze baktığımızda, güçlü karlılık ve işletme nakit akışında elde ettiğimiz büyümenin yanı sıra, bu yılı toplam gelirde %54’lük bir büyüme ile 4.079 ila 4.081 milyar dolar arasında kapatacağımızı öngörüyoruz. İşletmelerin, bireylerin ve geliştiricilerin bağlantı kurmaları, iş birliği yapmaları ve esnek hibrit çalışma dünyalarını oluşturmaları için vazgeçilmez bir platform olma yolunda ilerliyoruz. Gelecekteki hedeflerimize yürürken; küresel markamızın, yenilikçi teknolojilerimizin ve geniş müşteri kitlemizin en önemli artılarımız olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Zoom 2021 Mali Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Özeti

Rapora göre 2021 mali yılı üçüncü çeyrek finansal özeti incelendiğinde, toplam gelir önceki yılın aynı dönemine göre %35 büyüyerek 1 milyar 50 milyon 800 bin dolar oldu. Faaliyet geliri ve faaliyet marjına bakıldığında ise, GAAP faaliyet geliri 2021 mali yılının üçüncü çeyreğine göre 98,7 milyon dolar artarak 290,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Hisse bazlı tazminat gideri ve ilgili maaş bordrosu vergileri, adi hisse senedi bağışıyla ilgili giderler ve satın almayla ilgili giderler için düzeltme yapıldıktan sonra, faaliyetlerden elde edilen GAAP dışı gelir de 2021 mali yılının üçüncü çeyreğine göre 120,5 milyon dolar artarak 411,3 milyon dolara yükseldi. Üçüncü çeyrekte, GAAP faaliyet marjı %27,7 olurken, GAAP dışı faaliyet marjı %39,1 olarak kaydedildi.

Net gelir üçüncü çeyrek içerisinde 340 milyon doların üzerine çıktı

Üçüncü çeyrek için adi hissedarlara atfedilebilen GAAP net geliri, 2021 mali yılının üçüncü çeyreğinde 198,4 milyon dolar veya hisse başına 0,66 dolarken bu çeyrekte 340,3 milyon dolar veya hisse başına 1,11 dolar oldu. Hisse bazlı tazminat gideri ve ilgili bordro vergileri, adi hisse senetlerinin hayır amaçlı bağışlarıyla ilgili giderler, satın almayla ilgili giderler ve katılan menkul kıymetlere atfedilebilen dağıtılmamış kazançlar için düzeltme yapıldıktan sonra, GAAP dışı net gelir 338,4 milyon dolar oldu. 2021 mali yılının üçüncü çeyreğinde GAAP dışı net hisse başına gelir 1,11 dolar, GAAP dışı net gelir 297,2 milyon dolar ve hisse başına 0,99 dolardı.

Nakitler ve pazarlanabilir teminatlar tarafında, 31 Ekim 2021 itibarıyla toplam nakit, nakit benzeri varlıklar ve pazarlanabilir teminatlar 5,4 milyar dolardı. İşletme faaliyetlerinden sağlanan net nakit ise, 2021 mali yılının üçüncü çeyreğinde 411,5 milyon dolarken, bu çeyrekte 394,6 milyon dolar oldu. Gayrimenkul ve ekipman alımlarının hariç bırakıldığı operasyonel aktivitelerden doğan net nakit olarak tanımlanan serbest nakit akışı, 2021 mali yılının üçüncü çeyreğinde 388,2 milyon dolarken, bu çeyrekte 374,8 milyon dolar oldu.

Müşteri bilgilerine de yer verilen rapor içerisindeki detaylara göre, toplam gelirdeki artışı etkileyen faktörler arasında yeni müşteri edinme ve var olan müşterilere verilen hizmet kapsamının genişlemesi yer alıyor. 2021 mali yılı üçüncü çeyreğinin sonunda Zoom’un müşteri sayıları şu şekilde açıklandı:

“Son 12 aylık gelirlere 100 bin dolardan fazla katkı sağlayan 2.507 müşteriye ulaşılırken, bu sayı geçen mali yılın aynı çeyreğine göre azami %94 arttı. Toplamda 10’dan fazla çalışana sahip müşteri sayısı azami 512 bin 100 ve geçen mali yılın aynı çeyreğine göre %18 arttı. Toplamda 10’dan fazla çalışana sahip müşterilerde son 12 ayda net gelir artış oranı, arka arkaya 14 çeyrek boyunca %130’un üzerinde gerçekleşti.”

Finansal görünüme bakıldığında Zoom, 2021 mali yılı dördüncü çeyrek ve 2022 mali yılının tamamı için taşıdığı beklentileri de paylaştı:

“2021 Mali Yılı Dördüncü Çeyrek: Toplam gelirin 1.051 milyar dolar ile 1.053 milyar dolar arasında, GAAP dışı faaliyet gelirinin 361 ile 363 milyon dolar arasında olması bekleniyor. GAAP dışı gelir çıkartıldığında hisse başı gelirin, ödenmemiş yaklaşık 307 milyon dolar GAAP dışı ağırlıklı ortama hisse ile 1,06 ile 1,07 dolar arasında olması bekleniyor. 2021 Tam Mali Yılı: Toplam gelirin 4.079 ile 4.081 milyar dolar arasında olması bekleniyor. GAAP dışı faaliyet gelirinin 1.598 ile 1.600 milyar dolar arasında olması bekleniyor. GAAP dışı faaliyetlerin çıkartıldığı hisse başı gelirin yaklaşık 306 milyon GAAP dışı ağırlıklı ortalama hisse ile 4,84 ile 4,85 dolar arasında olması bekleniyor.”

Zoom’un açıklanan sonuçları, GAAP dışı sonuçların en karşılaştırılabilir GAAP ölçümleriyle değerlendirilmesiyle hazırlanmıştır. GAAP dışı rehberlik önlemlerine karşılık gelen GAAP ölçümleri, gelecekte ortaya çıkabilecek harcamaların belirsizliği sebebiyle makul olmayan bir çaba olmadan, ileriye dönük olarak hazırlanmamıştır.

Japon Yatırımcılar Türk Lirası Yatırımlarını Geri mi Çekiyor?

Bloomberg’in haberine göre Japonya’nın normalde riski seven borsa yatırımcıları, Türk lirasını hızla terk ediyor. Dövizin bu hafta rekor düşük seviyeye gerilemesi ve bazılarının pozisyonlarını satmak zorunda kalmasıyla bunda en önemli etken.

Tokyo Financial Exchange Inc.’den alınan son verilere göre, perakende yatırımcılar Türk para birimine yönelik yükseliş bahislerini Şubat ortasından bu yana en düşük seviyeye indirerek Ekim ortasındaki zirvenin yaklaşık %44 altına düşütü.

yen
japon yatırımcılar türk lirası yatırımlarını geri mi çekiyor? 36

Lira Salı günü 8.5 Yen’e kadar düştü ve Çarşamba günü 9 Yen’in biraz üzerinde işlem gördü. Para birimi bu yıl Japon rakibi karşısında yaklaşık %35 değer kaybetti. 

Gaitame.com Araştırma Enstitüsü genel müdürü Takuya Kanda, “Japon günlük yatırımcıları, Meksika Pesosu ve Yeni Zelanda Doları gibi diğer yüksek getirili para birimlerine yönelerek yatırımlarını Türkiye’den çekiyorlar” dedi. “Para birimi ucuzladığında kesinlikle dip alıcılar olacaktır, ancak geçmiştekinin aksine bu toplu bir eylem olmayacak.” şeklinde ekledi.

Japon yatırımcılar, yerel olarak teklif edilen %0’a yakın faiz oranlarıyla karşılaştırıldığında, üç ay boyunca neredeyse %19 olan yüksek getirileri nedeniyle uzun süredir liraya ilgi duyuyorlardı. Kanda, gün içi yatırımcıları azalan faizi göz önüne alındığında, Türk Lirasındaki düşüşün geçmişte görüldüğü gibi Dolar-Yen’de keskin bir etkiye yol açmayacağını söyledi.

Amazon Go ile Starbucks’ın En Yeni Mağaza Konseptine Yakından Bakalım

Starbucks, New York City’de Starbucks Pickup ve Amazon Go’yu birleştirerek rahatlığa odaklanan yeni bir mağaza konsepti tanıtmak için Amazon ile ortaklık kurdu.

Mağazayı ziyaret eden müşteriler, ödeme yapmak için sıra beklemeden yiyeceklerini veya içeceklerini alabilirler. Mağazadan çıktıktan sonra da kartlarından ücret otomatik olarak tahsil edilecektir. Öte yandan Starbucks Pickup mağazası, müşteri kasaya gelmeden önce de Starbucks uygulaması aracılığıyla verilen siparişleri kabul eder. Siparişin durumunu dijital ekrandan görüntüleyebilir.

starbucks yeni mağaza konsepti
amazon go ile starbucks'ın en yeni mağaza konseptine yakından bakalım 40

Starbucks’ta küresel büyüme ve gelişmeden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Katie Young, “Amazon Go özellikli yeni Starbucks Pickup, müşterilerimize zahmetsizce kolaylık ve bağlantı sağlayan bir deneyim için tasarlandı” dedi.

“Bu yeni mağaza konseptiyle hedefimiz, müşterilerimize ister yolda yiyecek ve içecek satın almak için Starbucks ve Amazon uygulamalarını kullanmak, ister karar verirken, gün içinde hangi deneyimin kendileri için doğru olduğunu seçme olanağı sağlamaktır.

Yeni Starbucks’ların sayısı gelecek yıl artacak

starbucks yeni mağaza konsepti 2
amazon go ile starbucks'ın en yeni mağaza konseptine yakından bakalım 41

Park & ​​Lexington Caddeleri arasında 59. Caddede yer alan mağaza, Starbucks’ın tam menüsünü ve Amazon Go pazarında taze hazırlanmış salatalar, sandviçler, unlu mamuller ve atıştırmalık seçenekleri dahil olmak üzere farklı yiyecek ve içecek çeşitlerini sunmaktadır.

starbucks yeni mağaza konsepti 3
amazon go ile starbucks'ın en yeni mağaza konseptine yakından bakalım 42

Kafede ayrıca bireysel çalışma alanları, elektrik prizleri ve USB bağlantı noktaları bulunan genişletilmiş masaları olan bir salon alanı da bulunuyor.

Starbucks‘a göre, New York City’de 40th Street ve 8th Avenue’de bulunan The New York Times Building için planlanan bir sonraki konum da dahil olmak üzere benzer mağazaların gelecek yıl genişletilmesi planlanıyor.

İşletmenizi Bir Sonraki Seviyeye Taşıyın!

Geçtiğimiz yıllar perakende sektörü için zor bir dönem oldu. Ancak pandemi sırasında ve sonrasında hayatta kalan işletmeler, tekrar yükselmenin yollarını arıyor ve şimdi işlerini bir sonraki seviyeye taşımak için adımlar atmak istiyorlar.

Perakende sektöründeki birçok işletme COVID-19’dan ciddi şekilde etkilendi. Yine de bir şekilde bazıları uyum sağlamayı başardı ve ayakta kaldı; ancak şimdi markalarını güçlendirmenin ve daha iyiye gitmenin yollarını arıyorlar. Bunu akılda tutarak, perakende işinizde toparlanmanızı hızlandırmaya yardımcı olabilecek birkaç yolu burada bulabilirsiniz.

İşletmenizi Yeniden Ayağa Kaldıracak Yöntemler

Çevrimiçi mağazanız olsun

i̇şletmenizi bir sonraki seviyeye taşıyın!
i̇şletmenizi bir sonraki seviyeye taşıyın! 46

Bir çevrimiçi mağazanız yoksa -özellikle günümüzde mağazada daha az alışveriş yapan kişileri de düşünürsek- işletmeniz için hayatı çok daha zor hale getirmiş olursunuz. Çevrimiçi bir mağazaya sahip olmak, 7/24 açık kalmanıza ve konumları ne olursa olsun müşterileri çekmenize olanak tanır. Bu, işletmenize önemli bir destek sağlamakla birlikte müşteri tabanınızı büyütmenize ve çok daha yüksek bir düzeyde rekabet etmenize yardımcı olabilir.

Global çeviri hizmetlerini kullanın

google transate 2019 1
i̇şletmenizi bir sonraki seviyeye taşıyın! 47

Bundan yola çıkarak, mümkün olduğunca geniş bir ağ oluşturmalı ve dünyanın her yerinden müşterileri çekmeye çalışmalısınız. Bunu başarmak için, web sitenizi birçok farklı dillere çevirebilen bir çeviri hizmeti kullanmak isteyebilirsiniz. Böylece dünyanın her yerinde hedef müşterinizle etkileşime geçebilir ve satışlarınızı artırabilirsiniz.

Yeni araştırmalar yapın

Her işletme, sektörde nelerin değiştiğini görmek için birkaç yılda bir yeni araştırmalar yapmalıdır. Örneğin COVID-19’un bir sonucu olarak çok şey değişti ve şimdi bunu yapmanın akıllıca bir zamanı. Bu nedenle yeni endüstri trendleri ve teknoloji hakkında bilgi edinmek, rakipleriniz ve yaptıkları değişiklikleri öğrenmek için yeni araştırmalar yapmalısınız. Hedef müşteriniz, onların istekleri ve ihtiyaçları ile şu anda karşılaştıkları zorluklar hakkında sürekli olarak bilgi toplamanız gerekir. Bu, pandemi sonrası bir pazarda başarıya ulaşmak için yapabileceğiniz iyileştirmeleri ve değişiklikleri belirlemenize yardımcı olacaktır.

Etkinliklere ev sahipliği yapın

photo 1560439514 4e9645039924 1
i̇şletmenizi bir sonraki seviyeye taşıyın! 48

Ancak tüm bunların aksine bir yerlerde, internetten alışveriş yapmak yerine mağazaları ziyaret etmekten keyif alan, ana caddenin keyfini çıkaran insanlar topluluğunda büyük bir canlanma var. Bundan yararlanmak isterseniz; mağaza içi etkinliklere ev sahipliği yapmak, insanları mağazanızı ziyaret etmeye teşvik edeceği ve mağazanızda bir topluluk hissi yaratabileceği için bunu yapmanın harika bir yoludur. Lansman partileri, çalıştaylar, Soru-Cevap oturumları ve gösterimler perakende işiniz için ev sahipliği yapabileceğiniz birkaç etkinlik fikridir.