Ana Sayfa Blog Sayfa 428

Tedarik Zinciri Sorunu Karşısında İndirim Mağazaları

Küresel tedarik zinciri, son zamanlarda diken üstünde yürüyor. Dünyanın dört bir yanındaki perakendeciler, yoğun geçecek alışveriş sezonu yaklaşırken rafları dolu tutabilmek için çabalıyor. Uzmanlara göre boş raflar ve uzun gecikmeler bu yılki kış alışverişimizin bir parçası olabilir. Bu durumda indirim mağazaları, farklı iş modelleri nedeniyle baskılara karşı daha avantajlı görünüyor.

Özel markalı üreticiler hala aynı tedarik zinciri zorluklarına maruz kalırken indirim mağazaları, daha az ulusal marka satarak alışveriş adına daha büyük bir esnekliğe sahip. Bazı indirim mağazaları küresel olarak diğerlerinden farklı bir yöntem izliyor. Bu mağazalar genellikle kendi markalarına ait malları stoklarlar. Ayrıca ürün stoklarıyla ilgili birimleri ve SKU adında stok kodları ile depo yönetimini kolaylaştıracak bir sistem bulunur. Bu yaklaşım sayesinde maliyetler azalır ve tedarik zinciri düzene oturur.

Normal zamanlarda toplu olarak daha az ürün almak bu mağazalar için tedarikçilerle daha fazla pazarlık gücü sağlar. Diğer yandan bu durumun şu an sürmekte olan tedarik zinciri sorunu esnasında yaşanmasının bazı avantajları vardır. Bu mağazaların stoklarında daha az ürün çeşidi vardır ve yine anlaşmalı oldukları tedarikçilerin de sayısı azdır. Böylelikle indirim mağazaları tedarik zinciri sorunu karşısında daha az hasar alırlar.

İndirim Mağazalarının Tedarik Zinciri Sorunu Karşısında Avantajları

İndirim mağazaları, her çeşit ürün satmadıkları için ürünleri iç ve dış mağazalarla değiş tokuş etme konusunda oldukça geniş bir esnekliğe sahip. Dollar General, son zamanlarda bu avantaj ile ilgili örnek oldu. Fiyatlar son iki çeyrekte yükselirken Dollar markası, enflasyondan en çok etkilenen kalemleri düşürme esnekliğine sahip olduğunu söyledi.

Kantar Consulting’in uzun süredir perakende ve tedarik zinciri uzmanı olan Dave Marcotte; Insider ile yakın zamanda bir röportaj yaptı. Marcotte, müşterilerin ürün çeşitliliğinin değişmesine aldırış etmediklerini ve hatta rafların boş olduğunu gördüklerinde de şok olmayacaklarını söyledi.

“Alışveriş yapanlar bir deneyim için indirim mağazalarına gitmiyorlar. Dolu raflar görmeyi beklemiyorlar ve içeri girdiklerinde raflardaki boşlukları görmek onları etkilemiyor. Bu durum aradıkları şeyi kapsamıyorsa bu bir sorun değil.”

Marcotte’a göre müşterilerin istedikleri ürün indirim mağazalarında bulunuyorsa o ürünü ucuz fiyata alabiliyor olmaları, müşteriler için daha önemli. Tüketiciler geniş bir ürün yelpazesinden ziyade ürünleri indirimli halde alabilmek için indirim mağazalarını tercih ediyorlar.

İndirim mağazalarının kendi ürünlerini üretmesi büyük kolaylıklar sağlıyor. Bu üretim sayesinde büyük miktarlarda özel markalı malları stoklayabiliyorlar. Bu da onlara tüketici fark etmeden üreticileri değiştirme konusunda daha fazla esneklik sunuyor. Örneğin: Costco’nun Kirkland markası gibi.

Marcotte, alışveriş yapanların gerçek üreticinin kim olduğunu bilmesinin bir önemi olmadığını savunuyor. Ürünün arkasındaki üretim nitelikleri kaliteli olduğu sürece müşterilerin bir sorunla karşılaşmayacaklarını düşünüyor.

Tedarik zinciri sorunu karşısında indirim mağazaları avantajlı olsa da bu durum mağazaların tamamı için geçerli değil. Özellikle Dollar mağazaları, Costco gibi Asya için en büyük ithalatçılardan biri ve bu sebeple mevcut tedarik zinciri sorunlarıyla karşı karşıya kalacak gibi görünüyor.

Crocs, Son Dönemlerde Yaşanan Krizin Sancılarını Nasıl Önlüyor?

Son zamanlarda hırpalanmış ekonomi, ayakkabı markalarından büyük mağaza zincirlerine kadar perakendecilere ciddi zararlar veriyor ve markaların performanslarını tehdit ediyor. Buna Crocs da dahil.

Ancak başarılı firma, krizi etkili bir şekilde yönetebilmek için bir oyun-strateji kitabı oluşturduğunu söylüyor. Perşembe günü, şirketin üçüncü çeyrek mali kazançları ve satışları Wall Street tahminlerini yanılttı ve Crocs bu yılı gelirini tahminlerden daha fazla yükseltti. Bu gelişmeler, şirketin hisselerinin yükselmesine neden oldu.

İcra Kurulu Başkanı Andrew Rees, kazanç olarak adlandırdığı bir konuda, perakendecinin terlik ayakkabılarının yapımının kolay olması ve bu nedenle şirketin gerektiğinde üretimi değiştirme konusunda daha az engelle karşılaşması gerçeğinin önemli bir avantaj olduğunu açıkladı.

Crocs bu yükselişin ayakkabılarının tasarımının gerçekten kullanışlı ve basit olmasına bağlıyor.

Özellikle Vietnam’daki tesisler, bölgedeki pandemi karantinaları nedeniyle uzun süreli kapanmalarla karşı karşıya kalırken, üretimini denizaşırı ülkelerde çeşitlendirmeye hızla başladı. Kısa vadede şirket, üretiminin bir kısmını Çin ve Bosna’ya geri taşıdığını söyledi. Aynı zamanda Endonezya’da üretimi artırıyor ve Hindistan’da gelecek yıl çevrimiçi olması beklenen bir tesisi var.

Vietnam geleneksel olarak Crocs’un üretim üssünün önemli bir bölümünü temsil ediyor. Şirket, bu yılın sonuna kadar üretimin yaklaşık %70’ini oluşturmasının beklendiğini, ancak bu tahminin, çeşitlendirme çabaları nedeniyle daha az olacağını söyledi.

Açıklamalarına göre, Vietnam’daki fabrikaların çoğu yeniden faaliyete geçiyor. İşçiler “oldukça etkili bir şekilde” fabrikalara geri dönüyorlar. Ancak Crocs, bölgede hala temkinli bir durum planladığını söylüyor.

Bu arada şirket, Batı Kıyısı limanlarında büyük tıkanıklıklardan kaçınmak ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki müşterilerine ulaşmak için Doğu Kıyısı boyunca daha büyük bir trafik oluşturduğunu söylüyor. Crocs ayrıca gelecek yılın ilkbahar ve yaz hazırlıkları için siparişleri taşımak için kargo taşımacılığı yerine hava taşımacılığını kullanıyor.

crocs çeşit ve renkleri
Crocs Çeşit ve Renkleri

Crocs En Önemli Kanallara Öncelik Veriyor

Crocs, önümüzdeki yıl, özellikle artan taşıma ve ücret maliyetlerinden dolayı bir miktar enflasyon bekliyor. Hatta bazı ayakkabılarının fiyatlarını şimdiden artırdı.

Finans Direktörü Anne Mehlman analistlere verdiği demeçte, “Herhangi bir enflasyonist baskıyı dengelemek için yapabileceğimiz diğer önlemlere ve şeylere proaktif olarak bakıyoruz” demişti.

Tüm bu çalışmaların sonucunda şirketin hisseleri bugüne kadar %140’tan fazla yükseldi. Şirketin piyasa değeri 9,3 milyar dolar.

Crocs hakkındaki diğer haberimize buradan ulaşabilirsiniz.

Migros’tan Online Perakende için Yeni Şirket

Migros, online kanallarının gelişimini hızlandırabilmek amacıyla yüzde 100 bağlı ortaklığı olacak yeni bir şirket kuracak.

Migros’tan Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, kurulması planlanan şirketle ilgili şu ifadelere yer verildi:

‘Müşterilerimizin online perakendeciliğin gıda ve benzeri iş kollarındaki değişen ve çeşitlenen taleplerine daha iyi cevap verebilmek ve şirketimizin online kanallarının gelişimini hızlandırabilmek için, söz konusu iş kollarının ayrı bir şirket yapısı altında geliştirilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda, şirketimizin yüzde 100 bağlı ortaklığı olacak yeni bir şirket kurulacak olup, söz konusu şirketin nakden ödenecek olan kuruluş sermayesi 10 milyon TL olacaktır.’

Çin’in Perakende Satışları Çift Haneli Büyüme Rekoru Kırdı

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, sel baskınları ve Covid-19 ile mücadele etmeyi sürdürdüğü bir dönemi geride bıraktı. Bir yandan Covid-19 ile mücadele eden ülke, diğer taraftan ekonomik açıdan yaralarını sarmak ve büyüme hedeflerini gerçekleştirmek için çabalıyor.

National’e göre Çin‘in bu yılın ilk üç çeyreğinde perakende satışları yıllık yüzde 16,4 artarak yaklaşık 81,8 trilyon yuana (4.9 trilyon ABD doları) ulaştı. Ayrıca iki yıllık ortalaması yüzde 3,9’luk bir büyüme kaydetti.

Eylül ayında perakende satışları yıllık yüzde 4,4, aylık ise yüzde 1,9 artarak 6,68 trilyon yuan seviyesinde gerçekleşti.

İlk üç çeyrekte, tüketim mallarının perakende satışları yıllık yüzde 15 artarken, yemek hizmeti geliri yıllık yüzde 29,8 arttı. Satışlardaki çift haneli büyüme; moda, mücevher, spor, yiyecek ve içecek, kültür ve ofis malzemeleri dahil olmak üzere perakende alt kategorilerinin çoğunda görülebiliyor.

Aynı zamanda üç çeyrek boyunca çevrimiçi perakende satışlar yıllık yüzde 18,5 artarak 9,19 trilyon yuana (0,5 trilyon ABD Doları) ulaştı. Spesifik olarak, fiziksel ürünlerin çevrimiçi perakende satışları yıllık yüzde 15,2 artarak tüketim mallarının perakende satışlarının yüzde 23,6’sını oluşturdu.

Çin’in bu başarısının arkasında yatan neden incelendiğinde karşımıza Covid-19’a karşı izlenen ‘sıfır tolerans’ politikası çıkıyor. Bu politikanın ekonomiye büyük bir katkısı oldu. Çin’in bu konudaki hassasiyetini ve kararlılığını geçen haftalarda bir işçiye virüs bulaşması sebebiyle önemli bir terminali kapatmasından görebiliyoruz.

Çevrimiçi Alışveriş Erkekler için Daha İşlevsel

Politix, Melbourne merkezli erkek giyim perakendecisinin ilk kez çevrimiçi alışveriş yapanlara yönelik ürün satmaya başladığı 2015 yılından bu yana yavaş ve istikrarlı bir dijital dönüşüm geçiriyor.

Bundan önce web sitesi, müşterilerin mağazada bulunan en son ürünleri görebilecekleri yalnızca dijital bir katalogdu. Henüz alışveriş yapılamıyordu.

Bu durum göründüğü kadar garip değil. Genel olarak konuşursak, erkek alışverişçiler “bul ve ara” zihniyetine sahip olma eğilimindeler. Politix’in pazarlama müdürü Richard Dalke Inside Retail’e verdiği demeçte şöyle diyor, “Bir şeyi görebilmek, mağazaya girip onu bulabilmek erkekler için özellikle önemli”.

Ancak pandemi sürecinde Politix de benzeri görülmemiş çevrimiçi alışveriş talebini karşılamak için birkaç e-ticaret projesini hızlandırmak zorunda kaldı. Ancak yine de şirket, yapmak istediği dijital iyileştirmeler konusunda net bir vizyona ve oraya ulaşmak için bir yol haritasına sahipti.

Tıkla ve satın al; ücretsiz çevrimiçi iade et gibi hizmetler, başlangıçta planlandığı gibi 18 ay yerine altı aydan daha kısa bir sürede kullanıma sunuldu ve şimdi, ulusal erkek giyim perakendecisi, önümüzdeki birkaç yıl içinde başarmayı umduklarını yeniden değerlendiriyor.

Bu süreçte girdikleri çaba oldukça şaşırtıcı sonuçlar verdi.

Online Satışları Arttırmak

1975 yılında kurulan Politix, 2016 yılında 60 milyon dolara Güney Afrikalı perakende şirketi Woolworths Holdings tarafından satın alındı ​​ve şu anda Country Road, Witchery, Mimco ve Trenery ile birlikte Country Road Group bünyesinde yer alıyor.

Geçen yıl, öncelikle dijital dönüşümün temellerini doğru bir şekilde almakla geçti.

“Online satış, müşterilere önce kendilerine hitap edecek ürünleri paylaşarak daha iyi bir deneyim sunuyor, aynı zamanda operasyonel verimliliği de artırıyor.”

Mağaza ayrıca, tüm mağaza ağındaki envanteri çevrimiçi alışveriş yapanlara açan yeni bir sipariş yönetim sistemini de devreye aldı. Tüketicilere en yakın mağazadan ürün teslim etme özelliği, web sitesinde ürün bulunabilirliğini önemli ölçüde iyileştirdi ve çevrimiçi siparişler için teslimat sürelerini azalttı.

Bu değişikliklerin bir sonucu olarak, çevrimiçi dönüşüm oranı iki katına çıktı ve çevrimiçi satışlardan elde edilen gelir yıllık yüzde 149 arttı.

Çevirimiçi Alışveriş Yapan Erkekleri Anlamak

Politix’in bir sonraki odak noktası müşteri deneyimi olacak. Perakendeci zaten tıkla ve satın al seçeneğini sunuyor ve alışveriş yapanların bir ürünün mağazadaki kullanılabilirliğini çevrimiçi olarak kontrol etmelerini mümkün kılıyor.

Ancak erkek çevrimiçi alışveriş yapanlar, çevrimiçi alışveriş yapan kadınlara göre daha az sıklıkta alışveriş yapma eğilimindeler. Buna rağmen alışveriş yaptıklarında ortalama sipariş değeri çok daha yüksek oluyor.

Erkek müşteriyi ‘ihtiyaç anında’ yakalamak gerçekten önemli çünkü onlar eğlenceden çok özel gereksinimler için alışveriş yapıyorlar.

Bu, özellikle Politix gibi giyim perakendecileri için çok zorlayıcı, çünkü çevrimiçi olarak uygunluğu belirlemek genellikle zordur.

Erkekler, ‘fazla al, uymayanları geri gönder’ tazında bir alışveriş yapmak istemiyorlar, çünkü yeniden kargoya gitme zahmetine katlanamıyorlar. Bu yüzden perakendeciler ilk satın alımın yanlış gitmesini önlemek için açıklamalarının doğru olduğundan ve ürün görsellerinin olabildiğince doğru olduğundan emin olmalı.

Politix’in şu anda Avustralya’da 34 mağazası, 12 outlet mağazası bulunuyor. Perakendeci, kendi dijital sunumuna ek olarak, çevrimiçi pazarlardaki varlığını artırmayı planlıyor.

Merkez Bankası’nın Faiz İndirimi Kararı Nasıl Değerlendirilir?

“2 puanlık faiz indirimi ile, döviz kuru, enflasyon, risk primi ve uzun vadeli faizlerde negatif ayrışma olasılığı daha yüksek olacak.”

Merkez Bankası bugün açıklanan kararı ile 200 baz puan indirerek yüzde 18’den 16’ye çekti.

Eylül ayında politika faizini 100 baz puan indirmesi sonrası geçen bir aylık sürede dolar kuru 9.30’a, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 20’ye, CDS ise 450 üzerine çıkmıştı. Bugün alınan faiz indiriminin ardından ise piyasa da altın ve dolar fiyatları yeniden hareketlendi. Dolar 9.40’ı aştı.

Altınbaş Üniversitesi Öğr. Üy. Doç. Dr. Atilla Çifter, son dönemde Para Politikası Kurulu üyeleri arasında değişikliğe gidilmesi ve sonrasındaki gelişmeler ile Merkez Bankası’nın faiz indirmeye devam edeceğinin işaretlerini verdiğini dile getirdi. Doç. Dr. Çifter, Ancak yine de Merkez Bankası’nın politika faizini 50-75 baz puan aralığında indireceği öngörüsü öne çıkıyordu, oysa beklentilerin çok üzerinde 200 baz puan indirdiğini söyledi.

Karar sonrası dolar kurunun 9.40’ı aştığına dikkat çeken Doç. Dr. Atilla Çifter, “Karar metninde 200 baz puan indirime yol açan neden tam olarak anlaşılmasa da “güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam etmektedir” ifadesi ile faiz indirimi kararı uyumlu değil” değerlendirmelerinde bulundu.

Doç. Dr. Çifter, “Bir önceki 100 baz puanlık faiz indirimden sonra geçen bir aylık sürede 10 yıllık tahvil faizi yüzde 20’ye çıkarken risk primi göstergesi olan 5 yıllık kredi temerrüt swap’ı (CDS) 450 üzerine çıkmış ve dolar kuru 9.30’u aşmıştı. 200 baz puanlık indirim sonrası, dolar kurundaki artışın devam etmesine benzer şekilde uzun vadeli faiz oranları ve risk primi göstergelerinde bozulma devam edebilir.” dedi.

“Faiz indirimi kararı çok erkene alındı”

Merkez Bankası’nın faiz indirim amacının firmalar üzerindeki finansman maliyetini düşürmek olduğuna dikkate çeken Doç. Dr. Atilla Çifter, buna karşılık döviz kurundaki artışın enflasyon üzerindeki etkisini göz ardı ettiğini ve faiz indirimi kararlarını çok erkene aldığını ifade etti.  Doç. DR. Atilla Çifter, “Para politikasında zaman tutarsızlıkları genellikle sonraki dönemlerde kararın tam tersi hareketini zorunlu kılıyor. Dolayısı ile ilerleyen dönemlerde erken indirilen bu faiz oranlarının aynı oranda arttırılması gerekebilir.” değerlendirmelerinde bulundu.

Danone, 2022’ye Kadar Artan Maliyet Baskıları Konusunda Uyardı

Danone, artan maliyetlere ve üç aylık satışlardaki yavaşlayan büyümeye rağmen Salı günü 2021 rehberliğine sadık kaldıktan sonra gelecek yıl artan enflasyonist baskılar konusunda uyardı.

Eylül ayında CEO olarak görevi devralan Antoine de Saint-Affrique, analistlere “ileriye doğru güvenilir bir yol formüle etmek” için henüz çok erken olduğunu söyledi ve esas olarak sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve kusursuz uygulamaya odaklandığını da sözlerine ekledi.

Finans şefi Juergen Esser, “Sektördeki ve ötesindeki herkes gibi, yönetim kurulu genelinde enflasyonist baskılar görüyoruz.

Malzeme maliyetlerinde artan enflasyon olarak başlayan şey, dünyanın birçok yerinde tedarik zincirimizi etkileyen yaygın kısıtlamalara dönüştü” dedi.

Yükselen maliyetler

Esser, 2021 için bir bütün olarak %8’lik maliyet enflasyonunun gelecek yıl daha da kötüleşmesinin beklendiğini söyledi. Özellikle Asya’dan nakliye için navlun oranları ve plastik – kartonların kıtlığı nedeniyle maliyetlerin “en az % 8” artacağını söyledi.

Danone rakibi Nestle’de ayrıca 2022 yılında da yüksek girdi maliyetleri beklediğini söyledi.

Danone Salı günü, üçüncü çeyreğin temel satışlarında %3.8 artışla 6.16 milyar Euro’ya ulaştı ve bu, analistlerin beklediği %3.6’nın biraz üzerinde.

Genel olarak temel süt ürünleri ve bitki bazlı ürünler, %4,1’lik bir satış artışı sağladı.

Fiyat Artışları ile Nestle Büyüme Beklentilerini Artırdı

Nestle , fiyatları “sorumlu bir şekilde” artırdığını ve kahve, evcil hayvan maması ve bitki bazlı ürünlerin artan satışlarının etkisiyle bu yıl %6 ile 7 oranında büyümeyi beklediğini söylüyor.

Nestlé şimdi tüm yıl için görünümünü yükseltti. Şirket %6 ile 7 arasında büyümeyi ve %17,5’lik bir işletme marjını korumayı bekliyor. Grup artan maliyetlerle karşı karşıya ve bu nedenle üçüncü çeyrekte fiyatlarını yüzde 2,1 artırdı.

Ev dışı tüketim artıyor

Markanın kahve satışları bu yıl oldukça iyi bir performans sergiledi. Şirket, ev dışı tüketimde bir canlanma olduğunu belirtirken, grup satışlarının %14’ünden fazlasının da çevrimiçi alışverişlerden olduğunu belirtiyor.

CEO Mark Schneider, “Güçlü bir gerçek iç büyümeyi sürdürürken fiyatlarımızı sorumlu bir şekilde artırdık” diyor.

Markalarda art arta gelen yüksek fiyat artışları açıklamaları hem perakendecileri hem de tüketicileri her geçen gün endişelendirmeye devam ediyor.

‘Stokta Yok’ Bildirimleri Çoğaldıkça Müşteri Araştırması Zorlaşıyor

Önümüzdeki yılbaşı için güzel ve sıcak tutan çoraplar veya herhangi bir moda ürünü arayan tüketiciler, seçeneklerinin sınırlı olduğunu görecekler. Tüketiciler yılbaşı öncesi stokta yok bildirimi görmek istemiyor. Öte yandan köklü ve büyük şirketlerin bile stok sorunları mevcut.

Wisconsin’de yüz yılı aşkın bir süredir çorap üreten popüler bir Amerikan şirketi olan Wignam Mills, pandemi kısıtlamaları nedeniyle geçen yıl operasyonlarını durdurmak zorunda kaldı. Şirketin yeni yönetimi, faaliyet adına birkaç yeni adım atsa da şirketin yarım yüzyıldan fazla bir süredir en çok satılan ürününü bulmak hiç kolay olmayacak. 625 yünden oluşan bu ikonik çorap adeta şirketin imzası haline gelmişti. Ürüne birçok perakende sitesinden erişebilirsiniz ancak karşınıza bu uyarı cümlesi çıkacak: “625’in 2022’nin başına kadar stokta kalmayacağı bekleniyor”. Üstelik aynı durum LL Bean gibi farklı markalar için de geçerli.

Perakende sektörünü bir kenara bırakıp araba sektörüne göz atınca durumun aynı olduğunu görüyoruz. Yerel araba galerilerine giderseniz oldukça ilginç bir şekilde parlak ve yeni araçların sergilendiği platformların birçoğunun boş olduğunu göreceksiniz. Bu boşluklar pandemik durumların neden olduğu talaş kıtlığı yüzünden oluşmuş durumda. Toyota gibi önemli araba markaları bu yüzden üreticilerden üretimi kısmasını talep etti.

ABD’li perakendeciler son yılların en zorlu tatil sezonlarından biriyle karşı karşıya. Çin, Vietnam ve diğer bölgelerdeki fabrikalar kapatılmazsa, malların nakliye maliyeti bazı hesaplara göre dört katına çıkacak. Diğer yandan popüler ürünler, taleplerin yüksek olduğu ve tüketicilerin harcayabilecek parası varken kıtlaşıyor. En kötü senaryoya göre arz kısıtlamaları sebebiyle tüketicinin satın alma kararlarını engelleyebilecek yüksek fiyatlar ortaya çıkabilir.

Stokta kalmama sorununun fazlasıyla kötüleşmesi sonucunda perakendecilerin çevrimiçi varlıklarını yönetmelerine destek olmak adına bir mikro endüstri ortaya çıktı. Bu kapsamda New York merkezli Flieber, perakendecilerin stok sorununu çözmesine yardımcı olma amacıyla eylül ayında halka arz edilmişti. Bu konuda girişimler devam edecek gibi görünüyor.

‘Stokta Yok’ Bildirimi ile Nasıl Mücadele Edilebilir?

Tüketiciler bir ürünü satış noktasında bulamamaları durumunda internet üzerinden diğer satıcıları arayacaktır. Bu durum özellikle Noel’e kadar olan zamanda fazlasıyla geçerli olacaktır. Tüketiciler, Noel için aldıkları hediyenin zamanında eline ulaşmasını ister. Hiçbir tüketici Noel sabahı satın aldığı bir çorabın eline gelecek ilkbaharda ulaşmasından memnun olmaz.

Dublin/İrlanda merkezli bir lojistik çözüm danışmanı olan 2Flow’a göre, alışveriş yapanların üçte biri “stokta yok” ibaresini gördüğünde alışveriş yapmaktan vazgeçecek. Başka bir üründe ikinci kez aynı şeyi görenlerin yarısı alışveriş yapmayacak. Eğer aynı durum üçüncü kez yaşanırsa alışveriş yapmayacak olanların oranı %70’e kadar çıkacak.

Perde arkasında çeşitli e-ticaret platformu satıcıları, stokta olmayan ürünleri engellemek ve tüketicileri mevcut diğer ürünlere ya da alternatiflere yönlendirmek için algoritmalar geliştiriyor. Bu konuda her şey mükemmel olsa da ne yazık ki algoritmalar gerçek birer tüketici değil. Algoritmalar iyi araçlar ancak bir perakendeciye gerçek bir müşterinin profilini sunamaz ya da tüketicinin bir ürünün hangi rengini tercih edeceğini kesin şekilde bilemez. Gerçek tüketici olmadan bir önlem almanın zorluğu burada ortaya çıkıyor.

Perakendeciler tedarik zinciri sorununu çözmeyi ve stokta kalma bildirimlerinin düşüş etkisinden kurtulmayı umuyor. Bunun için mevcut olduğu bilinen malları; ayrıntıları, fiyatları ve başka bilgilerine göre sınıflandırmak ve test etmek gerekiyor. Ortaya çıkan bilgiler sayesinde yılın en çok gelir getirecek sezonunda bir ürün hattı oluşturulup kullanılabilir. Örneğin Rockport şirketi, müşteri anlayışını derinleştirmek adına birtakım yöntemler kullanıyor. Şirket; ürünleri çeşitlendirmek, fiyatlandırmayı optimize etmek ve marka mesajlarını yönlendirmek adına tahmine dayalı analitiği olan bir sistem geliştirdi. Bu sistemle müşterilerin ‘gerçek sesi’ duyularak veriler oluşturuluyor.

Kısacası talep ve arz oldukça değişken olduğunda uygulanabilecek en iyi yaklaşım, tüm varsayımlarınızı tüketici ile test ederek onlara yönelik duyarlı analiz modelleri oluşturmaktır.

Heinz, Tüketicileri Yüksek Gıda Fiyatları Konusunda Uyardı

Kraft Heinz CEO’su Miguel Patricio’ya göre alışveriş yapan tüketiciler daha yüksek gıda fiyatlarını görmeye hazırlıklı olmalı.

Patricio, firmanın ketçap ve kuru fasulye gibi ürünlerin “gerektiğinde fiyatları dünya çapında arttırabileceğini” söyledi. Bu artışın nedeni ise İngiltere’deki kamyon şoförlerinin eksikliği, ABD’deki işgücü sıkıntısı ve lojistik maliyetlerindeki artıştan kaynaklanıyor.

BBC, tüketicilerin dünyanın artan nüfusu ve ürün yetiştirmek için arazi eksikliği sebebiyle gıdalar için daha fazla ödemeye alışması gerektiğini söylüyor. Diğer yandan bu gelişmeler sebebiyle firmalar da maliyet artışlarını üstlenmek zorunda kalacaklar. Patricio: “Bence bu fiyat artışlarını en aza indirmeye çalışmak bize, yani sektöre ve şirketlere düşüyor.” dedi.

Gıda fiyatlarında yaşanacak artışın bir diğer sebebinin de enflasyonun geçen yıllardan farklı olarak geniş kapsamlı bir şekilde yaşanması olduğunu belirten Miguel Patricio, sözlerini bitirirken Noel öncesinde tedarik zinciri sorunlarıyla karşılaşılabileceğini de ekledi.