Ana Sayfa Blog Sayfa 428

Perakende Sektörü COVID-19 Sonrası Döneme Nasıl Hazırlanmalı?

COVID-19 virüsünün hızla yayılması nedeniyle alışveriş merkezleri ve mağazaların kapanması perakende sektörünü önemli ölçüde etkilemiş durumda. Mevcut durum özellikle cirolarının önemli bir kısmını müşteri trafiğinden elde eden gıda dışı perakende sektörü için büyük zorluklar yaratıyor. Tedarik zinciri, insan kaynakları ve mağaza operasyonlarında oluşan problemleri çözmek ve salgın sonrası sürece sağlıklı bir şekilde geçiş yapabilmek için hem mağaza içi hem de mağaza dışında önlemler almak gerekebilir.

Gıda dışı perakende sektöründe mağazaların kapanması, gıda perakende sektöründe ise sosyal mesafe uygulamaları nedeniyle tüketiciler alışverişlerini ağırlıklı olarak e-ticaret kanallarına yöneltmiş durumda. Firmaların e-ticaret ciroları rekor seviyelere ulaşsa da bu kanalın normal dönemde fiziksel kanallardan elde edilen ciroya ulaşması çok mümkün görünmüyor. Dolayısıyla toplam ticarette önemli bir yere sahip olan mağaza formatının gerekli önlemlerle yeni döneme hazırlanması krizi atlatma adına kritik önem taşıyor.

çin hm

Çin’de karantina uygulamalarının en yoğun olduğu dönemde mağazalarının %64’ünü kapatan H&M geçtiğimiz günlerde haftalık bazda satış performansını açıklamıştı. Yedinci hafta itibarıyla satışları bir önceki yıla göre %89 daralan firmanın ilerleyen haftalarda mağaza açılışlarıyla beraber satışları artsa da bu artışın beklenen hızda gerçekleşmediğini görüyoruz.

Peki, perakendecilerin COVID-19 sonrası döneme nasıl hazırlanması gerekiyor?

Mağaza içi hijyen/sosyal mesafe uygulamaları

Salgın sonrası dönemde hayat normale dönse de tüketiciler bir süre psikolojik olarak virüs kapma olasılığına karşın endişeli davranabilir. Bu açıdan tüketicileri rahatlatmak için sosyal mesafe uygulamaları, mağazada aynı anda limitli sayıda müşteri bulundurma, yine mağazada hem personelin hem de müşterilerin kullanımına yönelik dezenfektan bulundurma gibi aktiviteler planlanabilir.

Çin’de mağazalarının %95’ini tekrar açan Starbucks, mağazaların girişine hem müşterilerin hem de çalışanların vücut ısılarını otomatik olarak ölçen güvenlik istasyonları kurarken, Walmart ise ABD’de mağazalarının eczane bölümlerini plastik panolarla (hapşırma korumaları) kapatma yoluna gidiyor.

Bu dönemde Çin’de özellikle AVM tarafında yoğun önlemler alındığını görüyoruz. Alınan önlemlerin bazıları hijyen, sosyal mesafe ve temassız ödeme kurallarına uyulması, mağaza giriş ve çıkışlarına tüm personelin sadece vücut sıcaklığı normal olduğunda girebilmesi için sıcaklık ölçüm ekipmanı eklenmesi ve havalandırma koşullarının güçlendirilmesi şeklinde sıralanabilir.

Giyim mağazaları ise önlemleri giyinme kabinlerine yöneltmiş durumda. Global giyim markası H&M müşterilerini kıyafet değiştirme kabinlerini kullanmaktansa ürünleri denemeden satın alma ve sonrasında iade/değişim haklarından faydalanma yönünde teşvik etmeye çalışıyor. Çinli alışveriş platformu Tmall ise müşterinin görüntüsünü denenmek istenen tekstil ürünü ile birleştiren deneme panoları sunuyor.

Mağaza gelir modelini optimize etmek

Tüketicilerin geri dönüşünde yaşanacak muhtemel gecikmeleri de göz önüne alarak mağaza ağında operasyonel gelirleri optimize edecek şekilde aksiyonlar almak süreci daha az hasarla atlatmaya yardımcı olabilir. Mevcut mağazaları koruyarak bu noktalardan ek gelir kaynakları elde etme yoluna gidilebilir, mağazaların düşük ayak trafiğine uyum sağlaması planlanabilir veya performansı düşük mağazalar kapatılarak yatırımlar müşteri trafiğini artırmaya yönelik aksiyonlara yönlendirilebilir. Bu planlamalar yapılırken mutlaka omni-channel (çoklu kanal) stratejisi göz önüne alınarak hareket edilmeli, geleneksel dört-duvar karlılığı yönteminin yanı sıra satış noktalarının e-ticaret getirileri de hesaba katılmalıdır.

Ayrıca pratik adımlarla COVID-19 sonrası döneme hazırlanmanın yanında mevcut durumun orta ve uzun vadede sektörde yaratacağı olası etkilere karşı hazırlık yapmanın da gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda mevcut durumun sektöre potansiyel etkilerini şu şekilde özetleyebiliriz.

  • Yeni formatlara ve kanallara ilginin artması
  • Esnek tedarik zinciri
  • Dijital pazarlama ve kampanyaların önemi
  • Ani talep artışları ve tüketici alışkanlıklarında değişim
  • Veri toplama, analitik ve teknoloji
  • Birleşme & satın almalar ve yeniden yapılandırma

Mağazaların tekrar açılışa hazırlanması

Perakende şirketleri, sezonsal stoku temizlemek ve kaybedilen ciroyu telafi etmek için mağazaları açma konusunda hızlı hareket etmek isteyebilir ama operasyonel maliyetleri ve tüketicilerin geri dönüş hızını da hesaba katarak planlı hareket etmenin faydalı olacağını düşünüyoruz. Çin pazarından öğrendiklerini diğer pazarlarda da uygulamayı planlayan Nike, bu geçiş dönemini üç fazda değerlendiriyor. Birincisi mağazaların tekrar açıldığı iyileşme fazı, ikincisi arz ve talebin normalleşmeye başladığı dönem ve son olarak satışların artışa geçtiği üçüncü faz.

Bir süredir kapalı olan mağazaların tekrar alışverişe açılması operasyonel açıdan iyi bir planlama gerektirecektir. Envanter kontrollerinin yanı sıra özellikle hazır giyim kategorisinde sezonsal ürünlerin de yer alması nedeniyle tüketici alışkanlıklarında yaşanabilecek değişimleri de göz önünde bulundurarak bazı düzenlemelere gidilmesi gerekebilir. Çin’de mağazalara geri dönmeye başlayan kadın tüketicilerin hazır giyim tarafında standart ürünlerdense daha trend ürünlere yöneldiği gözlendi.

Raporun devamına buradan erişebilirsiniz.

Teknosa’nın İlk Çeyrek Online Satışları %109 Arttı

Koronavirüs sonrası online alışverişlerin büyük patlama yaşaması e-ticaret satışları da yapan şirketlerin cirolarına da yansımaya başladı. Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, 2020 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25 büyümeyle 1 milyar 48 milyon TL ciroya ulaştı. 2020 yılında online satışları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 109 büyüdü. Online satışların payı teknoloji perakendecisinin bu dönemdeki toplam cirosunun yüzde 10,7’sine ulaşmış oldu.

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan dünyayı ve Türkiye’yi derinden etkileyen koronavirüs(covid-19) salgını sonrası online alışverişler daha arttı.Evlerine kapanan tüketicilerin online alışverişlerle ihtiyaçlarını karşılaması e-ticaret satışları da yapan firmaların rakamlarına da yansıdı. Sabancı Holding iştiraklerinden, teknoloji perakendecisi Teknosa yaptığı açıklamada 2019 yılının son çeyreğinde gösterdiği başarılı performansın 2020 yılının ilk çeyreğinde de devam ettirdiğine ve özellikle de online satışların artışına dikkat çekti. ‘Yeni Neslin Teknosa’sı mottosuyla dijitalleşme altyapısına yapılan yatırımlar ve müşteri odaklı dönüşüm, ciro, sepet büyümesi, Teknosa.com ve mobil platformlarında yükselen satış grafiği ile kendisini gösterdiğine açıklamada yer verildi. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25’lik bir büyüme gerçekleştiren Teknosa’nın ilk çeyrek cirosu ise 1 milyar 48 milyon TL oldu.

Online Satışlar %109 Büyüdü

Teknosa, 2020 yılının ilk üç ayında e-ticaret kanalındaki performansıyla da dikkat çekiyor. 2020 yılında online satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 109 büyüdü. Online satışların payı Teknosa’nın bu dönemdeki toplam cirosunun yüzde 10,7’sine ulaşmış oldu.  2020 yılı ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Teknosa Genel Müdürü Bülent Gürcan, “Dijitalleşme ve müşteri odaklı dönüşüm ile yükselen performansımızı sürdürdük. ‘Yeni Neslin Teknosa’sı vizyonuyla dijital altyapımıza önemli yatırımlar yaparak müşterilerimize her an, her yerde, diledikleri şekilde alışveriş yapabilmelerini sağlamak üzere çalışıyoruz. Özellikle son birkaç yıldır üzerine eğildiğimiz veri analitiği modelleriyle müşterilerimizin ihtiyaç ve isteklerine göre şekil alabiliyor, onlara daha fazla değer sunabiliyoruz. Bunun karşılığını almak bu alandaki atılımlarımızı hızlandırmak anlamında hepimizi motive ediyor” dedi

Salgın teknolojinin sunduklarının önemini bir kez daha hatırlattı

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 (Koronavirüs) salgınının teknoloji alışverişi ihtiyaçlarına etki ettiğini ifade eden Bülent Gürcan şunları söyledi: “Teknosa olarak bu dönemde en temel önceliğimiz müşterilerimiz ve çalışanlarımızın sağlığı. Bu kapsamda sürecin en başından itibaren hızlıca önlemlerimizi aldık ve mağazaları ilk kapatma kararı alan teknoloji perakendecisi olduk. 22 Mart gecesi itibariyle tüm mağaza faaliyetlerimizi geçici olarak durdurduktan sonra müşterilerimize Teknosa.com ve mobil platformlarımız üzerinden kesintisiz hizmet vermeye devam ettik. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz dijitalleşme yatırımları hem müşterilere sunduğumuz hizmetin devamlılığı hem de operasyonların, süreçlerin sürdürülmesi noktasında bu yeni ve zorlu koşullara hızla adapte olmamızı sağladı. Bu zor dönemde online kanallarımızdaki satış artışı, bizlere hayatlarımızda teknolojinin ne kadar önemli bir yer kapladığını ve zaruri bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha gösterdi. Dileğimiz tüm dünyada ve ülkemizde en kısa zamanda bu salgının geride bırakılması. Tüm müşterilerimizle online kanallarımızın yanı sıra mağazalarımızda en sağlıklı koşullarda buluşmak için sabırsızlanıyoruz”

İspanya’da Yüzde 9,2’lik Küçülme Tahmini

Hükümet Sözcüsü ve Maliye Bakanı Maria Jesus Montero ile Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Nadia Calvino, Kovid-19’un ülke ekonomisi üzerindeki etkileri ve hükümetin bütçe planıyla ilgili basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Calvino, ekonomi tahminlerini belirsizlikler arasında yaptıkları için oldukça ihtiyatlı olduklarını belirterek, 2020 yılında GSYH’de yüzde 9,2’lik gerileme ve işsizlik oranında yüzde 19’a varan artış öngördüklerini söyledi.

Calvino, İspanyol ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde dibe vuracağını, sonrasında V asimetriğinde toparlanmaya geçeceğini ifade etti.

Ülke tarihinin en büyük ekonomik krizi 

Hükümetin AB’ye dün gönderdiği İstikrar Planı’nda, 2020 yılında yüzde 10,34’lük kamu açığı, yüzde 115,5’lik kamu borcu ile 2019’a göre yatırımda yüzde 25,5, ihracatta yüzde 27,1, ithalatta yüzde 31, kişi başına düşen milli gelirde yüzde 10,1, özel tüketimde yüzde 8,8 ve istihdamda yüzde 9,7’lik düşüş öngörüldüğü bilgisine yer verildi.

Buna göre, İspanya’da geçen yıl yüzde 2,82 olan kamu açığı toplamda 115 milyar 671 milyon avro ile GSYH’nin yüzde 10,34’üne kadar çıkacak.

Ülke tarihinin en büyük ekonomik kriziyle karşı karşıya kalan hükümet, 2021 yılı için ise yüzde 6,8’lik ekonomik büyüme tahmini yaptı.

Hükümetin öngörülerine göre, Kovid-19’dan kaynaklanan bu yılki ekonomik daralma 2021’de aynı hızda toparlanma göstermeyecek.

İspanya Merkez Bankası ise 2 hafta önce açıkladığı raporda, İspanyol ekonomisinin 2020 yılında yüzde 6,6 ila yüzde 13,6 aralığında küçüleceği tahmininde bulunmuştu.

Uluslararası Para Fonu da (IMF) İspanyol ekonomisi için yüzde 8’lik küçülme öngörüsü açıklamıştı.

Hazır Giyimdeki Krize Yerel ve Sürdürülebilir Üretim Can Suyu mu Olacak?

Dünya üzerinde koronavirüs sürecinin yarattığı durum, H&M,Zara,Inditex gibi dünya devi gruplar da içinde olmak üzere hazır giyim sektörünü ciddi sekteye uğrattı. Binlerce mağazanın birden bire kapatılması, dünya devi bu markalarda dahi milyonlarca dolarlık siparişleri iptal etmeye zorladı. Mckinsey’nin raporuna göre bu durum, hazır giyim sektöründe tüm şirketlerin %80’ini finansal sıkıntıya sokacak.

Öte yandan hazır giyimdeki bu iç karartıcı tablo, yeşil markalar dediğimiz sürdürülebilir üretim yapan firmalar için de sarı ışık yakıyor. Yurt dışında üretim yaparak başka bir ülke adına sürdürülebilir ürün kaynağı sağlamanın zor olması hem yeşil üretimde, hem de yerel üretimde bir fırsatı beraberinde getiriyor.

Diğer bir deyişle daha kısa tedarik zinciri daha fazla şeffaflık sağlıyor. Çoğu marka için, hangi kimyasalların ve hangi atıkların ortaya çıkardığını kullanarak, nerede ve ne şartlarda üretim yapıldığını hala bilmiyoruz. Üstelik yerli üretim tedarik zincirinde maliyetleri de düşüreceğinden birçok perakendecinin 2020 ikinci çeyreğinde yöneleceği bir eğilim olacağı düşünülüyor.

Öyle ki, dünya hazır giyim sektöründe üretimde kullanılan kimyasalların dünya atık suyunun yaklaşık %20’sini oluşturduğu biliniyor. Birçok giyside kullanılan plastik mikrofiberlerin 50 milyar plastik şişeye eşdeğer olduğu araştırmalarla kanıtlandı.

yerel

McKinsey’nin raporu virüs salgınından sonra, temel ürünlerin aylarca uzak limanlarda mahsur kalmasını önlemek adına virüs sonrası tedarik zincirlerinin küçülmesi gerektiğini yönünde. Nitekim Çin’de yaşanan krizden sonra ürün tedariğinde kilitlenen hazır giyim sektörü de bu konuya yoğunlaşmış durumda şuan. Diğer yandan tedarik zinciri süreçlerinin kısaltılarak maliyetlerin azaltılması kaçınılmaz bir durum aldı.

Bu da birçok dünya ülkesi için yerel üretimi işaret eder bir duruma getirdi sektörleri. Önümüzdeki süreçte yerel ve sürdürülebilir üretime odaklanan hazır giyim şirketlerinin öne çıkacağı sektörün en çok konuşulanları arasında.

Büyük Şirketlerin %82’si İşe Alım Bütçelerini Kesti. Fakat Bu Kez Pazarlamadan Kısma Yapılmıyor

Genel kanıyı bilirsiniz. İşler kötü gidiyorsa önce pazarlama bütçesinden ve pazarlama ekiplerinden azaltıma gidilir. Daha az reklam verelim, daha az etkinlik gerçekleştirelim, iş yoğunluğu azaldığından ekipte daralmaya gidelim. Ama satışlar devam etsin, çünkü o ekiplerde ve bütçelerde radikal bir değişiklik yapmadık.

İlginçtir ki koronavirüs bu süreçte de şirket bakış açılarında bir değişikliği beraberinde getirdi. 300’den fazla şirket ile yapılan araştırmada, pandemi sürecinde tahmin edilebileceği üzere yeniden işe alım oranlarındaki bütçeler neredeyse sıfıra indirilmiş. Şirketlerin %82’si kısa dönem içerisinden yeniden bir işe alım veya kadro arttırımı yapmayacaklarını belirtiyorlar.

İlginç olan veri ise şu; aynı katılımcıların %50’si pazarlama departmanında bir azalma gerçekleştirmeyeceklerini belirtiyor.

Büyük işletmelerin %74’ü krize tepki olarak pazarlama stratejilierinde değişikliğe gittiklerini, kalan %18’i ise şu anda stratejilerini gözden gerçirdiklerini belirtiyor. Bu dönemde aldıkları önlemler kapsamında da; %61 reklam içeriklerinde değişikliğe gittiklerini, %54 dijitaldeki ürün ve hizmetlerini değiştirdiklerini, %48’de yeni önlemler ve senaryolar üzerine çalıştıklarını belirtiyor.

Sadece bu değil, araştırmaya katılan şirketlerin %48’i pazarlama ekiplerini tam kapasite işe geri çağırdığını ve eğitimlerini arttırdığını belirtiyor.

Koronavirüs krizi işletmeler için büyük zorlukları beraberinde getirse de, pazarlamacılar için krizde yeni fırsatları da doğuruyor sektörde. Yıl içerisinde ekiplerde ve özellikle ‘değer yaratan’ çalışan kavramında şirketler arası değişiklikler olacağı öngörülüyor.

Amazon’un İlk Çeyrek Karı Tahminlerin Altında Gerçekleşti. Bu Bize Ne Anlatıyor?

Amazon’un ilk çeyrek gelirinin, içerisinde bulunduğumuz süreç ve eticaret oranlarındaki ciddi artış sebebi ile beklentilerin üzerinde gerçekleşeceği öngörülmekteydi.

Fakat dün açıklanan verilere göre, bu oran beklentinin altında gerçekleşti. Raporun hemen ardından Amazon’un hisse senetleri %5 oranında düşüş gerçekleşti.

  • 1.Çeyrek EPS (GAAP): Hisse başına 6,27 dolarlık beklentilere karşılık 5,01 dolar
  • 1. Çeyrek Gelirleri: 73.74 milyar dolarlık beklentilere karşılık 75.5 milyar dolar
  • Amazon Web Services: 10,29 milyar dolarlık beklentilere karşılık 10,22 milyar dolar

Süreç ile ilgili açıklama yapan Amazon CEO’su; tedarik zinciri kilitlenmeleri, depo ve sağlık harcamaları sebebi ile oranların bu şekilde etkilendiğini, şirketin ikinci çeyrek beklentilerin yüksek olduğunu belirtti.

Karlılık oranlarının düşmesine rağmen, toplam gelir artışındaki yüzdeler de açıklamanın tutarlılığını doğruluyor. Çevrimiçi talep artışında %26, fiziksel mağazalarda da %8 büyüme yakalandı.

Öte yandan şirket bu süreçte 100.000 ek çalışan, 75.000 dağıtım kanalı çalışanı alırken, nakliye maliyetlerinde de %49 artış gözlemlediklerini belirtiyor.

Veriler Bize Ne Anlatıyor?

Aslına bakarsanız tüm bu verilerin ve açıklamaların bizler için de bir yorumu var. Hatırlarsanız “Perakende Sektöründe Çanlar Kimin için Çalıyor” başlıklı yazımızda: Yaşanan sıkıntılar perakende sektöründe kar kaybına yol açarken, perakendeye hizmet eden, yani taşıyan ve depolayan tedarik zinciri sürecinde yeni bir dönem başlayacağı ön görülüyor. Depolama ve lojistik konusunda yeni yeni yatırımlar yapılmak zorunda kalınacağı bir dönemden geçeceğiz gibi görünüyor. Şeklinde belirtmiştik.

İşte dünyanın en büyük eticaret ağına sahip Amazon’un bu dönemde kar açıklayamamasının en önemli sebeplerinden biri de bu.

Bu da ülkemizde eticaret kanadının sadece satışa destek olmak adına genel satış pastasının çok küçük bir kısmını aldığı sektörde, baş etmesi zor günlerin yaklaştığını bizlere gösteriyor. Eticaret oranlarında artışlar yaşanacak ve zaten yaşandı evet. Fakat tedarik zinciri ve dağıtım kanallarına gereken önemin verilmemesi halinde bu trendin kusursuz devamlılığını sağlamak epey zor.

Türkiye’de AVM’ler için Alınacak Koronavirüs Önlemleri Netleşiyor

Koronavirüs kapsamında her geçen gün yeni kararlar ve senaryolar netleşmeye devam ediyor. Bu anlamda 11 Mayıs tarihinde AVM’lerin açılacağının bildirilmesinin ardından hazırlıklar da hız kazandı.

Tüm AVM’ler ve perakende mağazaları koronavirüs kapsamında önlemlerini hazırlamaya başladılar. Hatırlarsanız sabah Bağdat Caddesinde açılan Boyner mağazası ile ilgili tespitlerimizi yazmıştık.

Bu yazımızda da yavaş yavaş netleşmeye başlayan AVM’lerin açılış önlemlerini kaleme alalım istedik.

cover

İşte AVM’ler yeniden açılınca alacakları önlemler

Hem müşteriler hem de çalışanlar kanadında burada alınması planlanan önlemler AVM Yatırımcıları kanadında aşağıdaki şekillerde konuşuluyor:

Müşteri Kanadında Konuşulan Önlemler

  • Tüm giriş noktalarına ve ortak alanlara dezenfektan maddeler konumlandırılarak, girişlerde, çıkışlarda veya ortak alanlarda kullanımına teşvik edilecektir.
  • AVM’nin tüm noktalarında ve anons sisteminde sosyal mesafe ve hijyen konusunda bilgilendirmeler yapılacaktır.
  • Giriş noktalarında müşterilerin ateşleri ölçülerek içeri alınacak, ateşi yüksek olan müşteriler uygun bir şekilde uyarılarak içeriye alınmayacaktır.
  • Mağazaların yoğunluk durumlarına göre m2 oranlarında müşteri girişleri kısıtlandırılacaktır.
  • ATM gibi ortak kullanım alanlarında sürekli dezenfekte personelleri bekletilecek ve her kullanımdan sonra dezenfeksiyon işlemleri yapılacaktır.
  • Tüm bekleme alanları sosyal mesafe kuralına göre yeniden düzenlenecektir.
  • Tüm oturma alanları kaldırılacak veya tek kişilik hale getirilerek her kullanımdan sonra dezenfekte edilecektir.
  • Tuvaletlere m2 oranında sınırlı sayıda kişi alınarak her kullanımdan sonra kabin içleri dezenfekte edilecektir. Dezenfekte işleminden sonra -dezenfekte edilmiştir- uyarısı konumlandırılacaktır.
  • Restoranlar hemen açılmasa dahi, yeme içme alanları en az 2 metre ara ile olacak şekilde düzenlenecektir.
  • Asansör kullanımları sınırlandırılarak yaşlı ve hamileler tarafından ve sadece tek müşteri tarafından kullanımları sağlanacaktır.
  • Mescid, bebek bakım odası gibi noktalar kapalı tutulacaktır.
  • Mal kabul ve kargo girişleri tek bir noktadan yapılacak ve saat kısıtlamaları uygulanacaktır.
  • Müşteri servisleri hizmetine zorunlu olmadıkça ara verilecektir.zorunlu durumlarda toplu taşıma standartlarında uygulanan prosedürler sürdürülecektir.
  • Vale hizmeti verilmeyecektir.
  • Toplu etkinlikler yapılmayacaktır.

Çalışanlar Kanadında Konuşulan Önlemler

  • Çalışmaya başlayacak personellere gerekli bilgilendirmeler çalışmaya başlamadan önce tam ve eksiksiz olarak verilecektir.
  • Tüm kadro tamamen ve aynı anda mesaiye çağırılmayacak olup, öncelikli olarak kendisi veya ailesinde risk grubu içerisinde olmayan personeller işe çağırılacak.
  • Personellerin tüm koruyucu malzemeleri temin edilerek sürekli yenilenecek.
  • AVM Yönetim çalışanları için ofis oturma düzenleri sosyal mesafe kuralına göre düzenlenecek.
  • yemekhane gibi alanlar sosyal mesafe kuralı ve hijyen kurallarına göre yeniden düzenlenecek.

Tabi tüm bu önlemler konuşulurken bir yandan da temasların ister istemez artacağı gerekçesi ile AVM’lerin açılmasını istemeyen bir kitle de yok değil. Fakat normalleşme sürecinde öyle görünüyor ki bu görüş şu noktada çok da dikkate alınmayacak. Öte yandan AVM’lerin ekonomiye katkısı ve perakende sektörün canlandırılmak zorunda olması gibi etkiler de göz ardı edilmemeli.

Umalım ki daha sağlıklı günlerde buluşalım.

Facebook 2020 İlk Çeyrek Reklam Harcamaları Raporunu Açıkladı

Facebook 2020’nin ilk çeyreğinde aynı dönemin geçen yılına göre % 18 artışla 17.74 milyar dolar gelir bildirdi. Fakat ikinci çeyrek verileri ile tahminler pek iç açıcı değil.

Şirket, kazanç beyanında şunları söyledi: “Reklam harcamaları Covid-19 salgınından olumsuz etkilendi ve tüm şirketler gibi iş dünyamızda benzeri görülmemiş bir belirsizlik dönemiyle karşı karşıyayız. Ekonomi dalgalanmaları da olmak üzere kontrolümüz dışında pek çok konuda olumsuz etki bekliyoruz.”

Facebook, ilk çeyreğin son üç haftasında, küresel reklam talebinde önemli bir düşüş gördüğünü bu sebeple de reklam maliyetlerinde düşüşler gerçekleştirdiklerini belirtti.

İkinci çeyrekte beklenti %17’lik bir düşüş gereçekleşeceği yönünde. Yıl bazlı düşüşün de %5 olarak gerçekleşeceği ön görülüyor.

Özellikle şirketlerin ekonomik önlemleri kapsamında, sosyal medya kullanımına ağırlık verilse de reklam harcamalarında düşüşler gözlemleniyor.

Socialbakers’ın raporuna göre Facebook reklam harcamalarında Amerika’da %50 düşüş gerçekleşti. Buna karşılık tıklama başına maliyetin de 43 sentten 20 sente düştüğü belirtiliyor.

Buna karşılık, Facebook tarafından sunulan uygulamalara olan talep ivmesel olarak bu süreçte artış gösterdi. Mart ayı içerisinde etkileşimde %12, kullanım kişi sayısında ise %11’lik bir artış gözlemleniyor.

facebook
facebook2

Öte yandan Facebook’un şirket olarak yeni yatırımlara devam edeceği de açıklamalar arasında.

Bağdat Caddesinde Yeniden Açılış Yapan Boyner Mağazasında Yeni Kurallar

Bildiğiniz üzere, son dönemin en merak edilen ve tartışılan konularından biri perakendenin yeni hali. AVM’ler açılacak, perakende mağazaları açılacak fakat yeni kurallar neler olacak herkes bu konuyu merak ediyor.

Bir yandan perakende mağazaları yeni kurallarını devreye sokma çalışmalarına başlarken, öte yandan AVM’ler ile kira tartışmaları hız kesmeden devam ediyor.

Sektöre öncülük yapan bazı markalar mağazalarını birkaç noktada açılış verdi. Anchor mağazaların çoğunun ise 11 Mayıs tarihinde AVM’ler ile birlikte açılış yapması bekleniyor.

Bağdat Caddesinde bulunan Boyner mağazası bu anlamda ilk açılış yapan mağazaların başında geliyor. Biz de Boyner mağazasını ziyaret ederek yeni kuralları nelermiş, mağazacılıkta bizi neler bekliyor ülkemizde bir inceleyelim istedik.

İşte o kurallar ve müşterilerin davranış şekilleri

Mağaza 12.00 – 18.00 saatleri arasında hizmetine devam ediyor ve içeriye maksimum 20 kişi müşteri alınabiliyor.

giriş

Tüm alanlarda sosyal mesafe uyarıları ve görselleri yer alıyor. Giriş ve çıkış noktalarında dezenfekte malzemeleri yerleştirilmiş ve kullanımı konusunda sürekli uyarılar yer alıyor.

dezenfekte

Kabin bölgesinde personel görevlendirilmiş ve her deneme girişinden sonra tüm kabin dezenfekte ediliyor. Tüm personeller siperlik ve koruyucu ekipman ile hizmet veriyor.

20 kişiden fazla kişiyi içeri almadıklarından kapıda beklemek istemeyerek geri dönen müşteriler gözleniyor, fakat yine de ilgili sayıdan fazla kişi içeriye alınmıyor.

Genel kalabalık ise tahmin edilebileceği üzere bir hayli düşük.

Aslına bakarsanız bu mağazanın bizler için önemli noktası şu, perakendede mağazacılık sektörü ülkemizde artık bu şekilde şekillenecektir. Açılışa hazırlanan birçok perakende mağazasında önlemler ortalama olarak bu şekilde. Önemli olan ise ne kadar süre ile ve hangi disiplin ile bu durumun ilerletilebileceği.

Geri Dönüş Senaryoları ile Birlikte Çalışma Hayatında Yeni Uygulamalar

Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının görülmesini takiben, Mart 2020 itibariyle, kurumlar işveren olarak faaliyetlerini sürdürebilmek adına iş yapış şekillerinde önemli değişiklikler yapma çabasına girdiler. Bu değişikleri sürekli olarak gözden geçirip gerekli durumlarda yeniden yapılandırarak etkinliklerini korumak da öncelikli gündemleri arasında yer almaya başladı.

KPMG tarafından yapılan araştırma, kurumların mücadelesi devam ederken, farklılaşan insan kaynağı yönetimi uygulamalarının yaygınlığını ve kurumların gelecek dönemlerdeki finansal öngörülerinin mevcut uygulamalarına olan etkileri üzerine önemli noktalara değiniyor.

araştırma1
geri dönüş senaryoları ile birlikte çalışma hayatında yeni uygulamalar 12

Finansal etki öngörüleri ve alınması planlanan önlemler

Kurumların %61’i, 2020 mali yılı sonunda finansal verilerinde negatif yönde bir değişim olacağını öngörmektedir; %93’ü ise, bu negatif yönlü finansal değişimi engelleyici önlemler alacağını belirtmektedir.

araştırma2
geri dönüş senaryoları ile birlikte çalışma hayatında yeni uygulamalar 13

Çalışma metotlarındaki ve insan kaynakları uygulamalarındaki değişimler

Kurumların %96’sı pandemi nedeniyle evden çalışma uygulamasına geçiş yaptığını belirtiyor. Buna karşılık %71’i ilk defa evden çalışma uygulamasını gerçekleştirdiklerini, %20’si 1 yıldan uzun süredir belirli günlerde evden çalışma yöntemini uyguladıklarını belirtiyor.

araştırma3
geri dönüş senaryoları ile birlikte çalışma hayatında yeni uygulamalar 14

Ücret ve izin yönetimindeki yeni düzenlemeler

Ankete katılan kurumların %52’sinde ücretli izin uygulaması ile sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlanmaya çalışılırken; %32’si ise kısa çalışma ödeneğinden faydalandığını belirtiyor. %31’inde bu süreçten hiçbir etkilenme olmamış ve ofis çalışmaları devam etmekte.

araştırma4

«Kritik personel» tanımındaki değişiklikler

Kurumların %29’u önümüzdeki dönemde “Kritik personel” tanımının değişeceğini öngörmektedir. %28’i ise, yıl sonu ücret artışlarını gerçekleştirirken COVID-19 Pandemik Salgını sonrasındaki çalışma düzeni ve iş dinamiklerini göz önünde bulundurarak, çalışanları arasında bir farklılaştırma yapmayı düşünmektedir.

Buna göre ücret artışında iyileşmeye gitmeye pozitif bakacakları çalışan profilleri: Değişen koşullar altında üretkenliğini sürdürebilen, esnek, çevik, uyumlu, disiplinli, disiplinler arası çalışabilen ve tüm süreçler üzerinde hakimiyet gösterebilen çalışanlar.