ABD’nin en büyük alışveriş merkezi operatörü Simon Property Group 4 Mayıs’a kadar alışveriş merkezlerinin 49’unu açacağını bildirdi. Gruba ait AVM’lerin %80’i 1 Mayıs tarihinde açılacak.
Açılışlar, ekonomilerini hızla başlatmak için adımlar atan eyaletlerde gerçekleşiyor.
Fakat elbette açılışlarda bazı kurallar olacak. Hatırlarsanız Dubai’de açılacak olan AVM’ler için yayınlanan 15 sayfalık bildiriyi daha önce konuşmuştuk. ABD’de de Alışveriş Merkezleri açılışlarını gerçekleştirirken bazı kuralları çerçevesinde gerçekleştiriyor olacaklar.
İşte o kurallardan bazıları
Alışveriş Merkezlerinin saatleri azaltılarak gece tüm alanların dezenfekte edilmesi için temizlik ekiplerine ek süre yaratılacak. Buna göre AVM’ler saat 11.00’dan akşam 19.00’a kadar hizmet verecek, Pazar günleri ise 12.00- 18.00 arasında açık olacaklar.
Tüm kasa sıralarında sosyal mesafe önlemleri alınacak.
1 Mayıs açılış tarihi olarak açıklansa da, ABD’de perakende de çalışan kayıpları yaşanacağı belirli bir kesimin güvenli bulmadığı için perakende sektöründe ayrılabileceği ön görülüyor.
Bildiğiniz üzere ülkemizde de 11 Mayıs tarihinde Alışveriş Merkezlerinin açılacağı yönünde bir tavsiye kararı açıklandı. Ülkemizde de AVM’lerin alacağı önlemler konusunda neler açıklanacak merak edilen konular arasında.
Mevcut koronavirüs krizi ve ekonomik etkisi, kimsenin tahmin edemeyeceği devasa bir eğridir ve bir franchise sahibiyseniz muhtemelen dünyanızı tersine çevirmiştir.
Fakat elbette bu süreç içerisinde de franchise sahiplerinin mevcut ortamda hayatta kalmalarına yardımcı olmak için atılabilecek bazı somut adımlar var.
Özellikle yeni başlayanlar için gider kalemlerinizi ince bir süzgeçten geçirmenin tam zamanı. Dışarıdan hizmet aldığınız pek çok kalemi içeride nasıl çözebilirsiniz hızlıca bir gözden geçirmeniz gerekir. Ekonomi tekrar çalışmaya başladığında, bu görevler için dış hizmetlere tekrar geri dönebilirsiniz, ancak şu anda hayatta kalma modundasınız.
Tüm kalemleri gözden geçirin
Sadece iptal edebileceğiniz dış hizmetlerinizi değil, tüm hizmetlerinizi gözden geçirin. Örneğin muhasebe ve hukuk gibi işlerinizi çözen firma veya kişilerle onları da mağdur etmeyecek çözüm arayışlarına gidin. Yarı dönemli ödeme alabilir veya ödeme periyotunu sizler için değiştirebilirler. Hizmet vermediğiniz sürede sigorta şirketleriniz gibi tüm iştiraklarınızla görüşerek onlardan destek isteyin. Kapalı olacağınız sürede personel maaşlarınız için destek paketlerine hemen başvuruda bulunun.
Var olanı yaratıcılığa çevirin
Gider kalemlerinizi kontrol ettikten sonra mevcut durumunuzu kontrol ederek olumsuz durumdan olumlu en iyi şekilde ne fayda çıkarılabilir incelemelisiniz. Örneğin gıda işletmeleri için süreli tüketilmesi olan ürünlerin tamamı bu dönemde çöpe gidecek. Bunları atmak yerine mini bir yardım kampanyası düzenleyin. Bu hem çalışanlarınız hem de civar müşterileriniz için iyi bir etki yaratacaktır.
Sosyal mesafeye göre yeni düzen, ek hijyen kuralları gibi noktalar üzerine çalışmalarınızı tamamlayın. Planlamaya ve hazırlanmaya bugünden başlayın ki kapılarınızı yeniden açtığınızda oyunun ilerisinde olun.
Bayi ilişkilerinizi sıkı tutun
Unutmayın ki siz şubenizi düşünürken bayiniz tüm markanızı düşünüyor olacak. Bu yüzden bayi ilişkilerinizi sıkı tutun. Onlardan bazı esneklikler isteyin. Unutmayın ki birçok marka bu dönemde yeni bayi açamayacak ve giderlerini karşılamayacaktır. Bu sebeple onlar için hiç olmadığı kadar değerli olduğunuzun bilincinde olun.
Sadece akşam yemeği servisi veriyor, fakat müşterilerinizin kahvaltı talebi olduğunu ölçüyorsanız, bayinizi süreli esneklik konusunda sıkıştırın. Satış oranlarınızda düşüşler oranında Franchise ödemelerinizde revizeler isteyin. Kabul etmek istemeyeceklerdir fakat bayi kaybetmek de istemeyeceklerini unutmayın.
Karantina sürelerinin uzaması ve insanların artık evde geçirdiği vakitlerin bitmesini beklediği şu günlerde, her ne kadar tereddütler ve huzursuzluklar bitmemiş olsa da artık insanlar geleceğe bakmaya çalışıyor.
Şu sıralar çalışanların yüksek çoğunluğu iş yerlerinden geri dönün çağrısı bekliyor veya bir kısmı geri döndü bile. Hal böyle olunca markaların da artık geleceğe odaklanması ve tüketici ile aynı yöne bakma aşamasına geçmesi gerekiyor.
Aşağıdaki dört aşama markaların bu süreçte bulundukları durumları özetliyor. Şu anda pek çok markanın birinci veya ikinci aşamada olduğu bir gerçek. Fakat artık aşama atlamanın zamanı geldi. Beraber inceleyelim:
1. Aşama – Sınıflandırma ve Bilgilendirme
Hedef kitleniz şaşırmış. Acil yardıma ihtiyaçları var. Şimdilik kendilerini güvende hissetmek ve zaman geçirebilmek için bilgi istiyorlar. Homeoffice ayrıntıları, evde yapılabilecek 5 öneri, yemek tarifleri… gibi uzayıp giden ve kendilerini rahatlayabilecekleri öneri ve bilgiler bekliyorlar sizden.
Hemen hemen tüm reklamverenler buradan başlıyor, ancak birçoğu bu süreci oldukça fazla uzatıyor. Hala bu konudaki içerikleri görüyoruz değil mi? Artık aşama atlamamız gerekiyor. Çünkü tüketici dışarı çıktı ya da çıkmak üzere. Aksi halde bu durum markanızı rahatsız edici veya duyarsız gösterecektir.
2. Aşama – Empati
Kitleniz endişeli. Mevcut durumdan kaynaklı olumsuzlukların sonucunu çekiyorlar. Mart veya Nisan aylarında kitlenizin çoğu maaş alamadı veya alsa bile kısa çalışma ödeneği gibi ödeneklerden tam olarak alamadı. En iyi ihtimalle belirsiz bir süreçte evde bekledi. Kazanç kaybı yaşadı ama normale dönmeye çalışıyor. Bu süreçte onlara -yeni sezon ürünlerinizi- tanıtmaya çalışmayın. Hiçbir şey yokmuş gibi alışveriş yapmalarını beklemeyin. Gerçek ihtiyaçları belirleyerek bunlar üzerine odaklanın ve o gerçek ihtiyaçlarda gerçek fiyat avantajları yaratmaya çalışın. Empati kurun ve gerçekten fayda sağlamaya çalışın.
3. Aşama – Kaçma ve İyimserlik
Kitleniz huzursuz, sıkılmış veya yalnız olmaya başlıyor. Çünkü evet işe gidebiliyorlar ama, hala arkadaşları ile cafede oturamıyorlar. Hala bir konsere veya etkinliğe gidemiyorlar ve kendilerini yalnız hissetmeye başlıyorlar. İletişim şekillerinizi bu noktada ilham verici olmaya kaydırın. İnsanlara gelecekteki seyahatleri veya ertelenmiş etkinlikleri ile ilgili fikirler verin. Üç ay sonra neler yapabilecekleri ile ilgili onlarla iletişim kurun. Kaçıp gizlenmelerini izlemeyin, çok hayalci olacak ama onlara iyimserlik aşılamaya çalışın.
4. Aşama – Kurtarma
Tüketiciler yeniden inşa ediliyor. Alışkanlıkları kalıcı olarak değişmiş olabilir, bu nedenle marka alışkanlıklarının da değişmesini bekleyeceklerdir. Onları izleyin ve nasıl değiştiğinizi gösterin. Değerlerinizi paylaşın. Yaptığınız değer odaklı eylemleri paylaşın. Tüketiciler kendi değerlerine uygun markaları tercih edecektir.
“Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır” der Peter Drucker. Hem markalar hem de tüketiciler olarak bir sonraki adımın hayata geçirilmesi ve ön görülmesinde hepimizin bir rolü var. Unutmayalım ki bugün dört gözle beklediklerimiz, yarının bir parçası.
Koronavirüs salgınının yavaşlaması ile birlikte, ülkeler çapında önlemler azaltılmaya başlarken sektörler de bundan sonraki süreçteki öngörülerini ve çalışmalarını gerçekleştirmeye başladılar.
PWC’nin 300’den fazla CFO ile yaptığı araştırmaya göre kriz döneminde bu bakış açısından çıkabilmek için en önemli nokta çalışanların normalleşmesi ve sağlığı.
CFO’lar salgının tüketici davranışlarında ciddi kalıcı değişimler bekliyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı uzaktan çalışmanın belirli roller için norm haline gelmesini beklerken, dörtte biri ise ofislerin veya perakende satış yerlerinin kısmi açılışlarla çalışabileceğini savunuyor.
Araştırmaya katılan CFO’ların %77’si çalışanlarını sağlık testinden geçirerek işe başlatacağını, %65’i sosyal mesafeyi korumak adına çalışmalara başladıklarını belirtiyor.
Bu dönemde rahatsızlıklardan dolayı işe gelmeme durumlarının artacağını düşünenlerin sayısı %50.
CFO’ların %80’i koronavirüs sürecinden kaynaklı olarak gelir düşüşü beklediğini bildirirken, bu düşüncede olanların yarıdan fazlası bu düşüşün %10’un üzerinde olacağını öngörüyor.
%26’sı bu süreçte şirketlerinde işten çıkarma kararlarının önlemez olacağını bekliyor. Mevcut 2020 yatırımlarının tamamen iptal edileceğini düşünenlerin oranı ise %70.
Normale Dönüş Beklentisi Ne?
CFO’ların %48’i normale dönüş durumunun önümüzdeki üç ay içerisinde gerçekleşeceğini beklerken, bu etkinin daha erken olmayacağı değerlendirmesini yapıyorlar.
Bu dönemde tüketiciler için en büyük endişe nedir sorusuna verilen cevap ise %66 ile -güven- olarak belirtildi.
Küresel anlamda tüm sektörler için küçülme beklentisi ortalaması ne olacak sorusunda verilen cevabın ortalaması ise %25. Yani küresel olarak tüm sektörlerin %25 oranında küçüleceği öngörülüyor.
Normelleşme sürecine giren ülkelerde panik satın alım oranlarında ivmesel düşüşler yaşanıyor. Tüketiciler panik satın alım ürünlerini almayı yavaş yavaş bırakırken, sokağa çıkmaların artışı ile birlikte moda sektöründe de bir hareketlenme var.
Fakat online alışverişe olan ilgi azalmış değil. Bu hareketliliğin yüksek çoğunluğu hala online kanallar üzerinden yaşanıyor. Hayat normale dönse dahi, tüketiciler alışveriş noktalarına gitmekte tedirginliklerini üzerinden atamıyor.
ABD’de moda ve hazır giyim sektörü , Mart ayında Covid-19’dan online perakende satışların %30 oranında düştüğü bir darbe aldı. Ancak Nisan ayında, E-ticaret kişiselleştirme platformu Nosto’nun verilerine göre %21 oranında moda ve hazır giyim sektöründe bir artış yaşandı.
normalleşme sürecine giren ülkelerde nisan ayında moda sektöründe oranlar 8
Rapora göre ziyaret, satış ve sipariş oranları Nisan ayında geçen yılın üzerine çıktı. 2019 yılı Nisan ayına göre %24 satış artışı, %8 çevrimiçi ziyaret artışı ve %29 perakende dönüşüm oranı artışı yakalandı. Fakat aynı oranlar mağaza perakendeciliğinde maalesef görülemiyor. Mağaza satışları online kanala ve geçen yılki oranlara göre hala bir hayli düşük olarak seyrediyor.
normalleşme sürecine giren ülkelerde nisan ayında moda sektöründe oranlar 9
Nisan ayı sektörde toparlanma yaşanırken geride bıraktığımız Mart ayında geçen yıla göre tüm hazır giyim ve moda sektörü satış hacminde %32 düşüş kaydedildi.
Öte yandan ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İsveç, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan 300’e yakın moda ve hazır giyim perakendecisinin Mart – Nisan ayı toplam karşılaştırma verilerinde geçen yıla göre %3 azalma gerçekleştiği gözlemleniyor. Oranın bu kadar iyimser olmasındaki sebep, panik satın alımlarının azalması sonrasında insanların sosyal ihtiyaç psikolojisi ile moda alımlarını arttırması olarak yorumlandı.
Öte yandan mağazacılık kanadında durumlar Nisan ayında da online kanalın tersine toparlanma gösteremedi. Geçen yıla göre mağaza satışlarında %80 oranlarında düşüşler hala devam etmekte. Tüketicinin toplu alanlara ve yoğun temas noktalı alanlara gitmekte tereddütü hala devam ediyor.
Elbette bu oranlar, anneler günü ve bayram alışverişini kaçırmamak ve bu yeni normal sürece hazırlık yapabilmek adına açılışa hazırlanan ülkemizdeki perakende markaları için endişe verici ön görüleri beraberinde getiriyor. Özellikle ülkemizde moda ve hazır giyim perakendeciliğinde online kanalın yerleşik mağaza satışlarının yüksek oranda gerisinde kalması, bu süreçte endişeleri de bir hayli arttırıyor.
Mayıs ayında açılışlarını yavaş yavaş gerçekleştirecek olan perakende ve AVM’lerdeki gelişmleri aktarmaya devam edeceğiz.
Koronavirüs salgınının etkilerini azaltmak için faaliyetlerine geçici süre ara veren sanayi şirketleri, vaka sayılarındaki ivmenin azalması, dünya genelinde ülkelerin sınırlandırmaları gevşetmeye başlaması ve ekonomi yönetiminin destekleri ile tekrar faaliyete geçmeye başladı.
Üretime başlayan ya da mayısın ilk haftasına kadar başlayacağını açıklayan Borsa İstanbul’da halka açık şirketlerin sayısı bugüne kadar 16’ya ulaştı.
Nisanda KAP’ta açıklanan bildirimlere göre, Demisaş, Ford Otomotiv, Karsan, Bosch Fren, Goodyear’ın İzmit ve Adapazarı fabrikaları, Tofaş Türk Otomobil Fabrikası, Yünsa Çerkezköy Fabrikası, Sanifoam, Borusan Mannesmann’ın İstanbul Halkalı ve Gemlik fabrikaları, Oyak Renault, Sarkuysan, Lüks Kadife, Brisa ve Akın Tekstil için de üretimin başlaması ile ilgili duyurular yapıldı.
Bu fabrikaların çoğunda üretim başlarken, 6’sının üretime 4 Mayıs’ta, birinin de 5 Mayıs’ta başlaması bekleniyor.
Çin’in ardından bazı Avrupa ülkelerinin de sınırlandırmaları gevşettiğini açıklaması özel sektörü, kolları sıvaması yönünde cesaretlendirdi.
Fabrikaların tekrar üretime başlaması ile BIST Sınai Endeksi’nin dün itibarıyla mart kapanışına göre getirisi ise yüzde 18’i aştı. Sınai Endeksi, martta yüzde 18,9 değer kaybetmişti.
Analistler, üretim alanında tedarik zincirinin önemli parçalarından biri olan Çin’deki normalleşmeyi, Türkiye’nin en güçlü ticaret partneri ve pazarı olan Avrupa ülkelerinin de takip etmesi durumunda makroekonomik veriler ve şirket faaliyetlerinde hızlı toparlanmaların görülebileceği belirtiyor.
Dünya üzerinde pek çok ülkede koronavirüsün etkileri yıkıcı oldu ve olmaya da devam ediyor. Normalleşme sürecine girmeye başlayan ülkelerdeki durumlar da maalesef pek iç açıcı değil.
Hal böyle olunca, birçok ülke birbirini izler ve hangi yollardan geçtiğini takip eder bir konuma geldi. Ipsos’un Global Advisor Koronavirüs araştırmasında, 15 ülke için koronavirüs sonrası ekonomide toparlanma aşamaları ve oranları gözler önüne seriliyor.
Dünyanın gelişmiş ülkelerinde yaşayanların birçoğu, COVID-19 karantina süreci sonlandığında ekonominin hızlı bir şekilde toparlanmasının olası olmadığını düşünüyor.
Araştırmaya katılan 15 ülkenin 10’unda insanların çoğunluğu, koronavirüs pandemisinden gelen sosyal izolasyon ve karantina süreçleri sona erdiğinde ekonominin hızla toparlanacağına katılmıyor. Bu bilimsel veri; dünyada ekonominin toparlanma sürecinin geçici değil kalıcı bir dönemde etkili olacağını gösteriyor.
En Umutlu; Vietnam, Çin, Hindistan, En Umutsuz İspanya, Fransa ve İtalya…
9 – 12 Nisan tarihleri arasında yaklaşık 29.000 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada; İspanya (%76), Fransa (%72), İtalya (%68), İngiltere (%67), Rusya ve Japonya (%64) ve Kanada (%62) hızlı bir ekonomik toparlanma olacağına katılmayan ülkeler arasında yer alırken; Vietnam (%80), Çin (%68) ve Hindistan (%63) ise hızlı bir iyileşme gerçekleşeceğini düşünüyor.
Aynı zamanda, bu soruda en fazla görüş ayrılığına düşen ülkelerden biri, dünyanın en büyük ekonomisi kabul edilen ABD. Araştırmaya katılanların neredeyse yarısı (%49) hızlı bir iyileşmeye katılmıyorken,%43’ü bunun olacağını düşünüyor.
koronavirüs sonrası ekonomi hızlıca toparlanır mı? 15 ülkede araştırma sonuçları 12
Alınan tedbirler açısından, Hindistan (%56), Brezilya ve Almanya’daki (%54) çoğunluk, seyahatle ilgili tüm kısıtlamaların ve kendini izole etme etkilerinin COVID-19’un yayılmasını durdurmayacağını düşünülüyorken; Çin (%63), Avustralya (%59), İtalya ve Kanada (%58), İspanya (%57), İngiltere ve Vietnam (%54) ve Fransa (%51) iyimserliğin arttığı ülkeler olarak görülüyor. Önlemlerin pandeminin yayılmasını durdurmayacağını kabul edenlerin sayısında Avustralya’da yüzde 17’lik bir düşüş görürken, Japonya’daki katılımcıların sayısında da 13 puanlık düşüş görülüyor.
koronavirüs sonrası ekonomi hızlıca toparlanır mı? 15 ülkede araştırma sonuçları 13
Bildiğiniz ve güncel haberlerden takip ettiğiniz üzere, ülkemizde yavaş yavaş normalleşme süreci içerisine girmekteyiz. Bazı kısıtlamaların Mayıs ayı içerisinde kademeli olarak kaldırılacağı konuları gündemde.
Bu gündemlerin en yoğun tartışmalarından birini ise hiç şüphesiz kapanış döneminde olduğu gibi AVM ve Perakende mağazaları çekiyor.
Perakende sektörü dönüş hazırlıkları yaparken, bir yandan da bu yeni normal süreçte koronavirüs gerçeği ile yaşama konusunda çalışmalar gerçekleştiriyor.
Her ne kadar insanlar kendilerini güvende hissetmek ve eski günlerine dönmek istese de, içerisinde bulundukları endişe süreci bu normalleşme için zamana ihtiyaç olduğunu bizlere gösteriyor.
mağazalar açılmaya başladıkça perakendede yeni normal hazırlıkları hız kazanıyor 15
Birçok perakende markası, bu yeni dönemde ateş ölçümü ile içeri alma, kabinleri her bir kullanımdan sonra dezenfekte, denenen ürünün 48 saat süre ile tekrar satışa sunulmaması gibi senaryolar üzerinde çalışıyor.
Bu senaryoları duyduğumuzda her ne kadar bu sıkılıkta ülkemizde uygulanacağı konusunda soru işaretleri olsa da, hijyen ve temas konusunda ciddi önlemler alınacağı aşikar. Fakat özellikle 48 saat ürünün satışa çıkarılmaması, kabinlerin her bir kişiden sonra dezenfektesi gibi noktalarda ülkemizde esnemelerin olacağı elbette öngörülüyor.
Amerika’nın en büyük perakendecilerin biri olan Kroger’ın, koronavirüs sürecini atlatıp normalleşme sürecinde yaşadıkları deneyimleri paylaştıkları rapora buradan erişebilirsiniz. Aslına bakarsanız ülkemizde de sektör öncüsü şirketlerin bu bağlamda yaptıkları çalışmaları raporlar halinde sunması hem tüketici güveni hem de sektörün aydınlanması açısından bir hayli faydalı olabilir. Önümüzdeki süreçte belki onları da tartışıyor oluruz.
Coğrafi konum perakendecilerin müşteri beklentilerini karşılamasına yardımcı olur
Bu dönemde perakende mağazaları eski verilerini tamamen yokmuş gibi varsayarak yeni veri analizlerine girişeceklerdir. Buna göre, yeni alışveriş verileriniz ile eski alışveriş verilerinizin karşılaştırması etkili mağaza ölçümlerinde hangi bölgenin süreçten daha fazla etkilendiği sonucunu bize elbette verecektir. Perakendecilerin hangi mağazalarını yeniden açmayacaklarının hesabını yaptığı şu günlerde bu analizleri yapmadan hareket etmesi sonrasında farklı bir takım sorunlara sebep olabilecektir.
Mağaza girişlerine doluluk kısıtlaması gibi kısıtlamalar konulacağı yine gündemde olan konulardan bir diğeri. Bu doğrultuda perakende markaları yeni müşteri çekmekten çok gelen müşterinin etkili alışverişi üzerine odaklı bir strateji geliştirecektir.
Perakende sektörü hiç olmadığı kadar zor bir sürecin içerisinden geçiyor. Bu süre içerisinde ciddi etkiler yaşayacak firmalar olduğu kaçınılmaz bir gerçek.
Fakat önlemler konusunu sadece sektörel olarak değerlendirmek de içerisinde bulunduğumuz sürece son derece haksızlık olur. Unutulmaması gereken en önemli nokta sağlıkta kat edilen bu yolun, tüm sektörlerin önlemi ile korunmasına fayda sağlamak görevimizdir. Aksini gerçekleştiren ve bu süreci önemsemeyen markalar ise zaten tüketici tarafından kısa süre içerisinde cezalandırılacaktır.
Dubai’de koronavirüs salgını sebebi ile kapanan Alışveriş Merkezleri, açıklanan 15 sayfalık önlemler paketi ile yeniden açılış veriyor.
Dubai’de ticari faaliyetlerin yeniden başlatılarak, hayatın yavaş yavaş normal akışına döneceği bilgisini verildi.
İzlenmesi gereken konulardan biri ise yetkili merciler ve Alışveriş Merkezi yatırımcılarının bir ortak akıl çerçevesinde birleşerek hazırladıkları önlemler paketi oldu. Buna göre bu önlemler paketine uyum sağlamayan Alışveriş Merkezleri açılışlarını gerçekleştiremeyecekler.
Özellikle ülkemizde de Alışveriş Merkezlerinin açılış vermeye yaklaştığı bu dönemlerde bu tarz gelişmeleri gözlemlemek bizler için oldukça önemli. Daha da önemli konularda biri daha var ki, genellikle Alışveriş Merkezleri yazılarımızın tamamında belirttiğimiz gibi ülkemizde Alışveriş Merkezlerinin yurt dışından çok daha büyük bir sosyal alan misyonunu benimsemiş olmasıdır.
Bu sebeple Alışveriş Merkezlerini hiçbir önlem açıklaması yapılmadan kendi iç denetim mekanizmaları ile açmak, istemeyeceğimiz sonuçlara sebep olabilecektir.
Şu sıralar bütün perakende markaları minimum temas maximum hijyen politikası altında, müşterilerine nasıl hizmetler verebilecekleri üzerine kafa yoruyorlar.
Aşağıda Dubai ve Abu Dabi’de Alışveriş Merkezlerinin açılışı için yetkili mercilerce belirlenmiş yönergelerini görebilirsiniz.
AVM’ler günde max. 10 saat açık olabilecek. Müşterilerin ziyareti 3 saati geçmeyecek.
3-12 yaş arası ve 60 yaş üzeri misafirlerin girişlerini izin verilmeyecek.
AVM’ler ve mağazalar kiralanabilir ve kiralanmış olan alanları üzerinden kapasitelerinin %30’u kadar müşteriyi içeri alabilecek.
Çalışanlar da dahil olmak üzere AVM’ye giren herkes termal ısı ölçerlerle denetlenerek içeriye alınacaklar. Tüm girişlerde dezenfektan ürünlerin bulundurulması zorunlu olacak.
Tuvaletler her bir kişinin kullanımından sonra temizlenecek.
Maskesiz ziyaretçi girişine ve dolaşımına izin verilmeyecek.
Potansiyel taşıyıcılar için zorunlu izolasyon odaları oluşturulacak.
Yeme İçme alanları kapasitesinin max. %30’u kadar ziyaretçi alabilecek ve masaların arasında min. 2 metre mesafeler bırakılacak.
Önlemler süresince hem markalar hem de AVM Yönetimleri kampanya, aktivite veya promosyon yapmayacak.
Önlemler boyunca AVM otoparklarının sadece %25’i açık olacak ve vale hizmeti verilemecek.
Daha önceki yazı dizilerimizden bildiğiniz üzere, haftanın sektör değerlendirmeleri yazı dizimizde her hafta Pazar günü, o haftanın mevcut sektör değerlendirmelerini sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
Bu hafta birçok sektörün normalleşme sürecinde karşılaşabilecekleri konular üzerine değindik, yeni normallerimiz ile ilgili raporlarmaları sizlerle paylaştık. Sektörün yurt içi ve yurt dışındaki durumu ile ilgili değerlendirmeler üzerine konuştuk. Aşağıdaki derlemeden bu haftanın öne çıkan değerlendirmelerini inceleyebilirsiniz.
İşletmeler için Koronavirüs Sürecine Uyum Sağlama Modelleri