Ana Sayfa Blog Sayfa 74

Value Solution Partners CMO’su Miray Kanık: “Deneyim, yalnızca mağaza içinde yaşanan bir an değil; tüm değer zincirine yayılan bir strateji.”

Perakende ve gayrimenkulün kesiştiği noktada, mağaza yatırımlarından deneyim tasarımına kadar pek çok alan hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Veri analitiği, müşteri trafiği ve dijital-fiziksel entegrasyon artık stratejilerin merkezinde yer alıyor. Bu değişimin sektör için ne ifade ettiğini ve VSP’nin bu süreçleri nasıl yönettiğini, Value Solution Partners CMO’su Miray Kanık ile konuştuk.

Son dönemde markaların mağaza yatırımlarında lokasyon seçimi sadece kira ve metrekareden ibaret değil; müşteri trafiği, veri analitiği ve deneyim tasarımı da devreye giriyor. VSP olarak pazarlama stratejilerinde bu çok katmanlı yaklaşımı nasıl yönetiyorsunuz?

VSP olarak mağaza yatırımlarında yalnızca kira ve metrekare verilerine bakmıyoruz; müşteri trafiği, demografik yapı, çevredeki tamamlayıcı markalar ve bölgenin gelecekteki gelişim potansiyeli gibi unsurları bütünsel bir biçimde analiz ediyoruz. Kullandığımız veri analitiği araçları, ısı haritalarından mobil lokasyon verilerine kadar farklı kaynakları entegre etmemizi sağlıyor. Böylece lokasyon kararlarını hem maliyet optimizasyonu hem de deneyim tasarımı açısından yönetebiliyoruz.

Perakende sektöründe fiziksel alanların yeniden önem kazanması, pazarlama ekiplerini de yeni bir sorumlulukla karşı karşıya bırakıyor. Sizce pazarlama, artık sadece müşteriyle iletişimi değil, mekânın kendisini de bir marka deneyimi olarak kurgulamak zorunda mı?

Artık pazarlama yalnızca ürün veya kampanya iletişiminden ibaret değil; mekânın kendisi de stratejinin merkezinde. Tasarım, aydınlatma, koku, dijital ekranlar ve çalışan deneyimi gibi unsurlar, markanın ruhunu aktardığımız birer dokunuş noktası. Bu nedenle perakende alanlarını, müşterinin markayla kurduğu duygusal bağın fiziksel bir sahnesi olarak kurguluyoruz.

Gayrimenkul ve perakende kesişiminde, veri kullanımı pazarlamaya çok güçlü içgörüler sunuyor. VSP’nin elde ettiği saha verileri, markaların müşteri yolculuğu ve yatırım kararlarını nasıl dönüştürüyor?

Saha verileri, özellikle gayrimenkul ve perakende kesişiminde, pazarlama stratejilerimizin en değerli bilgileri. Ziyaretçi sayısı, avm içerisinde geçirilen süre, alışverişe dönme oranları ve müşteri segmentasyonu gibi metrikleri analiz ederek markalara daha doğru yatırım önerileri sunuyoruz. Bu veriler sayesinde müşteri yolculuğunu haritalayıp, markalarımızın satış ve deneyim noktalarını sürekli iyileştiriyoruz.

Dijital kanallar ve fiziksel mağazalar arasında köprü kurmak artık bir zorunluluk. Sizce bu iki dünyanın pazarlama açısından en kritik buluşma noktaları neler ve hangi hatalar hâlâ sık yapılıyor?

Dijital ve fiziksel dünyalar arasında köprü kurmanın en kritik noktası, müşteri verisinin tekilleştirilmiş bir yapıda yönetilmesi. CRM sistemleri, sadakat uygulamaları ve mağaza içi teknolojiler birbirini beslediğinde, müşteri hem online hem offline ortamda kesintisiz bir deneyim yaşıyor. Sık yapılan hataların başında ise dijital kampanyalarla mağaza operasyonlarının entegre edilmemesi geliyor; bu da müşteride hayal kırıklığı yaratıp, beklenti-kontrol dengesinin bozulmasına yol açabiliyor.

Perakende ve gayrimenkulde yatırımlar giderek daha ‘deneyim odaklı’ hale geliyor. Sizce pazarlamanın bu dönüşümdeki en kritik katkısı ne? Deneyimi yalnızca müşteriye sunulan bir an değil, tüm değer zincirine yayılan bir stratejiye nasıl dönüştürüyorsunuz?

Deneyim, yalnızca mağaza içinde yaşanan bir an değil; ürün geliştirmeden satış sonrası hizmete kadar uzanan bir strateji. Merkez ekiplerimiz ve alışveriş merkezi içerisinde bulunan pazarlama ekibimiz, koordineli bir şekilde çalışarak tedarik zincirinden çalışan eğitimine kadar tüm süreçlerde müşteri merkezli bir bakış açısı oluşturuyor. Böylece yatırımların yalnızca estetik değil, işlevsel ve duygusal değer de yarattığı bir deneyim ekosistemi inşa edebiliyoruz.

Önümüzdeki döneme baktığınızda, gayrimenkul ve perakende sektöründe pazarlama ekiplerini en çok zorlayacak ama aynı zamanda en çok fırsat yaratacak alan neresi olacak?

Önümüzdeki dönemde veriyle desteklenen kişiselleştirilmiş deneyim, pazarlama ekiplerinin en kritik gündemi olacak. Yapay zekâ destekli öneri sistemleri, artırılmış gerçeklik uygulamaları ve sürdürülebilirlik odaklı tasarımlar bu süreci şekillendirecek. Ancak bu teknolojileri sahada uygulanabilir ve ölçümlenebilir kılmak, ekipler için hem en büyük zorluk hem de en büyük fırsat olacak.

Giorgio Armani’nin Vasiyeti: Halka Arz mı Yoksa Lüks Gruba Satış mı?

Giorgio Armani, vasiyetinde mirasçılarından moda evini LVMH, EssilorLuxottica veya L’Oréal gibi büyük bir lüks grubuna kademeli olarak satmalarını istiyor. Halka arz da bir seçenek.

armani1
Giorgio Armani’nin Vasiyeti: Halka Arz mı Yoksa Lüks Gruba Satış mı?

Armani’ye somut ilgi

Giorgio Armani, yaşamı boyunca moda evinin bağımsızlığına büyük önem vermişti, ancak vasiyeti, ölümünden sonra farklı bir gelecek öngördüğünü ortaya koyuyor. Armani Vakfı, ilk %15 hissesini 18 ay içinde büyük bir lüks holdinge satabilir. Çocuğu olmayan Giorgio Armani, olası alıcılar olarak LVMH, L’Oréal ve EssilorLuxottica’yı özellikle belirtti, ancak diğer benzer grupları da göz ardı etmedi. Bloomberg’in haberine göre, aynı alıcı üç yıl sonra hissesini %30 ila %54,9 oranında artırabilir.

LVMH’nin üst düzey yöneticisi Bernard Arnault’nun bir süredir Armani ile ilgilendiği söyleniyor ve kozmetik grubu L’Oréal de vasiyeti dikkatlice inceleyeceğini belirtiyor. Satış gerçekleşmezse Armani, şirketinin halka açılmasını istiyor ve vakfı %30,1 hissesini elinde tutuyor.

Armani ayrıca vasiyetinde şirketinin “etik, ahlaki dürüstlük ve bütünlükle” yönetilmesi gerektiğini, “temel, modern, zarif ve göze batmayan bir stilin” peşinde koşulmasının yanı sıra “yeniliğe, mükemmelliğe, kaliteye ve ürün geliştirmeye dikkat edilmesinin” de önemli olduğunu belirtti. Moda tasarımcısı 4 Eylül’de 91 yaşında vefat etti.

Kering’e Valentino Satın Alması için Ek Bir Yıl Verildi

Kering, Valentino’nun kalan %70’ini devralmak için bir yıl daha süre aldı. Bu, ortak sahibi Mayhoola ile bir uzlaşma gibi görünüyor, çünkü Temmuz ayında Fransız lüks devi satın alma opsiyonundan çıkmak istiyordu.

kering1
Kering’e Valentino Satın Alması İçin Ek Bir Yıl Verildi

Kering’de çarpıcı dönüş

Kering, 2023 yılında Valentino markasının %30’unu satın aldı ve kalan %70’lik hisseyi (hala Katarlı fon Mayhoola’nın elinde) 2028 yılına kadar devralma opsiyonuna sahip oldu. Açıklamaya göre, bu son tarihe şimdi bir yıl eklendi: Kering’in satın alma opsiyonunu kullanmak için 2029 yılına kadar süresi var.

Bu açıklama şaşırtıcı, zira Kering, Temmuz ayında bile Valentino’yu henüz bulunamamış bir üçüncü tarafa satmak için baskı yapıyor gibi görünüyordu. Kering, geçen yıl 10,5 milyar euroya ulaşan borç dağlarıyla boğuşuyor.

Kering, Gucci’ye olan bağımlılığını azaltmak için Valentino’yu satın almak istiyordu: Kering’in amiral gemisi markası aynı zamanda onun Aşil topuğu. Marka giderek daha az popüler görünüyor: Bu yılın ilk çeyreğinde satışlar %24 düştü.

Joe & The Juice, Türkiye Pazarına Giriş Yaptı

Danimarka’dan yola çıkarak 16 ülkede 430’dan fazla şubeye ulaşan Joe & The Juice, enerjik mağaza deneyimi ve taze hazırlanan menüsüyle Türkiye’ye adım atıyor. İlk şubesini İstanbul’da açan marka, ‘%100 İnsan’ felsefesiyle hem çalışanlarına hem misafirlerine özel bir deneyim sunmayı hedefliyor. Türkiye’de 3 yıl içinde 25, uzun vadede ise 80 şubeye ulaşmayı planlıyor.

Malzemelerin tazeliğini, “Juicer” olarak adlandırılan çalışanlarının enerjisiyle birleştirerek yenilikçi lezzetler sunan Joe & The Juice, faaliyet gösterdiği 16 ülkede kendine sıkı bir takipçi kitlesi edindi.

“Türkiye bölgenin en dinamik pazarı”

joe & the juice, türkiye pazarına giriş yaptı

“Yeni bir franchise ortaklığıyla Türkiye pazarına girdiğimizi duyurmaktan heyecan duyuyoruz” açıklamasını yapan Joe & The Juice CEO’su Thomas Noroxe, “Bölgenin en dinamik ve gelecek vaat eden pazarına attığımız bu adım, Joe & The Juice’un küresel yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Seninle tanışmak için sabırsızlanıyoruz Türkiye” dedi.

Odağındaki ‘%100 İnsan’ felsefesiyle Joe & The Juice’un temel değerleri, çalışanları için fırsat eşitliği ile sağlıklı ve keyifli bir çalışma ortamı yaratırken, misafirleri için ise en kaliteli malzemelerle hazırlanan lezzetlerin özel bir deneyim olarak sunulması olarak öne çıkıyor. 

İskandinav estetiğini getiriyor

Joe & The Juice’un Türkiye operasyonları, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) önde gelen yatırım fonlarından National Holding bünyesinde yer alan ve bugüne dek yiyecek-içecek alanında birçok başarılı franchise konseptine imza atan Food Quest LLC ile yerli yatırımcı Millennium Gıda ortaklığında yürütülecek. 

Joe & The Juice’u Türkiye’ye getirmekten büyük heyecan duyduklarını ifade eden Food Quest CEO’su Karim Hajjali, “Enerji, sağlık ve yaşam tarzı odaklı markamızın Türk tüketicisiyle güçlü bir bağ kuracağına inanıyoruz. Taze hazırlanmış menüsü, İskandinav estetiği ve ‘%100 İnsan’ felsefesiyle Joe & The Juice, harika yiyecek ve içeceklerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Yerli ortağımız ve National Holding ile birlikte, böylesine ilham verici bir markanın yanında olmaktan gurur duyuyoruz. Joe & The Juice’un, günlük hayatında lezzeti, sağlığı ve topluluk ruhunu bir araya getirmek isteyenler için hızla bir buluşma noktası haline geleceğinden eminiz” açıklamasını yaptı.

3 yılda 25 şube hedefliyor

Joe & The Juice’un Türkiye’deki ilk şubesi 12 Eylül’de İstanbul’da, seçkin markaları bir araya getiren EMAAR AVM’de kapılarını açtı. 

Joe & The Juice Türkiye Marka Müdürü Tuğcan Dağcı “Joe & The Juice bugüne kadar girdiği her pazarda sağlık, tazelik ve lezzet odaklı yaklaşımıyla ezber bozdu. Amacımız, bu eşsiz ruhu ve enerjiyi Türkiye’deki tüm misafirlerimize de hissettirmek” açıklamasını yaparak markanın büyüme hedeflerini paylaştı: “İlk yılımızda 8 şubeye, 3 yıl içinde ise 25 şubeye ulaşmayı planlıyoruz. İlk mağazalarımızı İstanbul’da açtıktan sonra İzmir ve Ankara’nın yanı sıra Bodrum ve Çeşme gibi turizm bölgelerinde misafirlerimizle buluşacağız. Daha uzun vadede ise önümüzdeki 10 yılda Türkiye genelinde 80 şubeye ulaşmayı amaçlıyoruz.”

Skechers, Superstore Konseptli İlk Performans Mağazasını Açtı

Dünyaca ünlü ayakkabı ve spor giyim markası Skechers, yılda yaklaşık 36 milyon ziyaretçi ağırlayan Miami’nin ikonik alışveriş noktası Dolphin Mall’da, ABD’deki ilk performans mağazasının açılışını gerçekleştirdi. 26.017 metrekarelik dev mağaza, markanın bugüne kadarki en büyük lokasyonu olma özelliğini taşıyor.

performans mağazası

1992 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan Skechers, bugün dünyanın en büyük ayakkabı markalarından birisi haline geldi. Dünya genelinde 180’den fazla ülkede satılan Skechers, sadece ayakkabı değil; spor giyim, aksesuar ve özellikle Performans mağazaları ile deneyim odaklı bir alışveriş anlayışı da geliştirdi. Skechers Performans mağazası, alışverişin ötesinde tam anlamıyla bir deneyim merkezi olarak tasarlandı.

Ziyaretçiler; dijital LED ekranlarla çevrili bir koşu parkurunda ürünleri test etme, basketbol ve pickleball sahalarında performanslarını sergileme, golf, futbol ve spor macerası alanlarında farklı branşları deneyimleme fırsatı buluyor. Mağazada ayrıca Skechers ürün uzmanları ve eğitimcileri, tüketicilere doğru ürün seçimi konusunda bire bir danışmanlık sunuyor. Skechers’ın Performans mağazaları konsepti, 2025 yılında küresel çapta hızla büyüyor. İlk Performans mağazası Ocak 2025’te Kanada’nın West Edmonton Mall’da açılırken, Mart ayında İtalya’nın Milano kentinde yeni bir mağaza tüketicilerle buluştu. Şirket aynı zamanda Belçika’nın Gent kentinde, Almanya’nın Berlin şehrinde ve Şili’nin Santiago bölgesinde de Performans mağazaları işletiyor.

Hedef: 2025 Yılı İçinde, 200’e Yakın Performans Mağazası

magaza icini gormeleri icin
skechers, superstore konseptli i̇lk performans mağazasını açtı 6

Skechers yönetimi, 2025 yılı içinde dünya genelinde 200’e kadar yeni mağaza açmayı hedeflediklerini açıkladı. Markanın Başkanı Michael Greenberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Skechers Performance perakende dönemi artık resmen başlamış durumda. Kanada’daki ilk amiral gemimizden, Avrupa’daki yeni açılışlarımıza ve Şili’deki güçlü çıkışımıza kadar her adım, tüketicilerin ‘Performans Gösteren Konfor’ vizyonumuza olan ilgisini kanıtlıyor.” diye belirtti. Miami’deki büyük açılışta ise sahneye Minnesota Timberwolves’un yıldız forveti ve Skechers sporcusu Julius Randle çıktı. Spor dünyasının önde gelen isimlerinden birinin yer aldığı bu etkinlik, markanın Performans mağazası konseptine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Önemli isimlerin ön plana çıkmasıyla, markanın mağazaları için arzuladığı PR çalışmaları hız kazanacak gibi gözükmekte.

Skechers, Miami’de açtığı bu dev performans mağazası ile ABD pazarında yepyeni bir dönemi başlatmış oldu. Spor, teknoloji ve modayı bir araya getiren bu konseptin, önümüzdeki yıllarda dünyanın dört bir yanında daha fazla kullanıcıya ulaşması bekleniyor.

H&M’in Dönüşüm Vitrini: House of H&M Shanghai’da Kapılarını Açtı

Moda devleri için fiziksel mağazalar artık yalnızca satış kanalı değil, markanın kültürel ve stratejik vizyonunu yansıtan sahnelere dönüşüyor. H&M’in Shanghai’daki Huaihai Yolu’nda yeniden açtığı amiral mağazası — ya da markanın deyimiyle “House of H&M” — bu dönüşümün dikkat çekici bir örneğini sunuyor. H&M’in Çin pazarına ilk adımını attığı aynı lokasyonda, 2025 itibarıyla yeniden konumlanan bu mağaza, yalnızca bir yeniden açılış değil; fiziksel mağazacılığın yeni rolüne dair kapsamlı bir manifestoya dönüşüyor.

Bu dönüşüm, yalnızca mimari ya da mağaza içi düzenlemelerle sınırlı değil. H&M, fiziksel mağazayı baştan tasarlarken, tüketiciyle olan ilişki biçimini de yeniden kurguluyor. Artık mesele, bir ürünü ne kadar hızlı ya da uygun fiyatla sattığınız değil; markanızla geçirilen zamanın ne kadar anlamlı ve çok katmanlı olduğu.

Deneyimin Katmanları: Mağaza mı, Sosyal Alan mı?

h&m’in dönüşüm vitrini: house of h&m shanghai’da kapılarını açtı
h&m’in dönüşüm vitrini: house of h&m shanghai’da kapılarını açtı 9

Huaihai Yolu’ndaki yeni House of H&M, 3.000 metrekarelik bir alana yayılıyor. Ancak bu alanın tamamı giysi raflarıyla dolu değil. Aksine, alışveriş dışı zaman geçirme senaryoları neredeyse ürün deneyimi kadar özenle tasarlanmış. H&M&Café köşesinde kahve içilebiliyor, H&M Flower Shop ile mağazanın duygusal tonları yükseltiliyor, H&M&SPACE bölümünde ise markanın geçmiş koleksiyonlarından küratöryel sergiler yer alıyor. Bu alan aynı zamanda genç tasarımcılara veya kültürel iş birliklerine ev sahipliği yaparak, klasik bir moda markası alanını geçici bir sanat galerisine dönüştürebiliyor.

Tüm bunların yanında mağaza içinde yer alan canlı yayın stüdyosu, H&M’in dijital kanallardaki varlığını da fiziksel dünyaya entegre ediyor. Çin’in en etkili sosyal platformlarından biri olan Douyin üzerinden yapılan canlı yayınlar, mağazanın dört duvarla sınırlı kalmayan bir deneyim alanı olduğunu kanıtlıyor.

House of H&M ve Fiziksel Mağazanın Yeni Vizyonu

hm2
h&m’in dönüşüm vitrini: house of h&m shanghai’da kapılarını açtı 10

H&M’in bu dönüşümünün arkasında yalnızca estetik değil, stratejik bir bakış açısı var. Artık markalar için fiziksel mağazalar bir “ürün satış alanı” değil, tüketici ile bağ kurma ve marka evrenini yaşatma mecrası. Bu da mağaza içi deneyimin; pazarlama, kurumsal iletişim, veri analitiği ve müşteri sadakati gibi alanlarla entegre çalışmasını gerektiriyor.

House of H&M aynı zamanda markanın Çin bölge ofisine de ev sahipliği yapıyor. Bu durum, operasyonel açıdan da mağazaya farklı bir rol yüklüyor. Yerel pazarla iç içe konumlanan merkez, yalnızca satış değil; tasarım, ürün seçkisi, kampanya stratejileri ve müşteri geri bildirimleri konusunda da anlık veriyle çalışan, nabzı sürekli tutan bir kontrol merkezi işlevi görüyor.

Yerelleşme mi, Global Vizyon mu?

H&M’in bu yeni mağazasında dikkat çeken bir diğer unsur ise yerel tasarımcılarla yapılan iş birlikleri. Markanın geçmiş koleksiyonlarını sergilemesi ya da Çinli yaratıcılarla projeler geliştirmesi, H&M’in global bir zincir olmasına rağmen lokal hikâyelere nasıl alan açtığını da gösteriyor. Bu strateji, özellikle Asya gibi doymuş ve kültürel olarak çeşitli pazarlarda, tüketiciyle duygusal bağ kurmanın yeni yollarını arayan tüm markalar için değerli bir örnek teşkil ediyor.

Huaihai Yolu gibi prestijli bir alışveriş caddesinde yer alan bu mağaza, Shanghai’ın ekonomik kalkınma bölgesi yetkililerince de “bölgeye kültürel değer katan bir alan” olarak tanımlanıyor. Böylece, bir mağaza sadece ticari faaliyet değil; kent kimliğine katkı sunan bir kentsel aktör haline geliyor.

Alışverişten Fazlası: Zaman, Duygu ve Bağlantı

H&M’in yeni konsepti, dünya genelinde yaşanan perakende dönüşümünün mikro bir yansıması. Bugünün müşterisi ürünleri hızlıca almak değil; markayla bir bağ kurmak, vakit geçirmek, kendine dokunan bir deneyim yaşamak istiyor. House of H&M bu beklentilere yalnızca cevap vermekle kalmıyor; onları yönlendiren, şekillendiren bir yapıya da bürünüyor.

Ziyaretçilerin mağaza içinde geçirdiği zaman artık “alışveriş süresi” değil, markanın hikâyesine dahil olma süresi. Mağazanın içindeki her unsur — bir çiçek köşesi, bir kahve masası, bir canlı yayın köşesi — bu hikâyeyi çok sesli hale getiriyor.

House of H&M’in açılışı, yalnızca bir mağaza lansmanı değil; fiziksel mağazacılığın geleceğine dair bir önerme. Üstelik bu önerme yalnızca moda sektörüne değil; mağaza deneyimini yeniden tanımlamak isteyen tüm perakendecilere ilham verebilecek nitelikte. Shanghai’daki bu dönüşüm, H&M’in global duruşuna sadık kalarak yerel gerçeklikleri nasıl kucaklayabileceğinin güçlü bir göstergesi.

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [8 – 12 Eylül]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 23

Eylül ayını yarılarken, Kasım indirimleri hazırlıkları ve yoğunlukları çoktan başladı bile perakendeci için. Okula dönüş alışverişinde e-ticaret tarafında özellikle hareketli zamanlar yaşanıyor. Yılın son çeyreği, perakendecinin en büyük cirolarını yaptığı dönem.

Mağaza açılışları tarafında özellikle Tersane İstanbul The Mall’un açılışı ile birlikte hareketliliğin olduğu bir haftayı geride bıraktık.

İşte bu hafta gerçekleşen mağaza açılışları

Gant – Tersane İstanbul

maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül]
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 24

Gant, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 52. mağazasını oluşturuyor.

GAP – Tersane İstanbul

gap magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 25

GAP, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın pop-up mağaza formatında hizmet veriyor.

Derimod – Tersane İstanbul

derimod magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 26

Derimod, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yeni konsept mağazası olarak açıldı.

Nike – Tersane İstanbul

nike magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 27

Nike, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın flagship mağazası olarak konumlandı.

DeFacto – Bursa MarkaPark AVM

defacto magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 28

DeFacto, Bursa MarkaPark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

United Colors of Benetton – Tersane İstanbul

united magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 29

United Colors of Benetton, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Saat & Saat – Tersane İstanbul

saat magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 30

Saat & Saat, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Mavi – Tersane İstanbul

mavi magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 31

Mavi, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yeni konsept mağazası olarak hizmet veriyor.

İpekyol – Tersane İstanbul

ipekyol magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 32

İpekyol, Tersane İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yeni konsept mağazası olarak açıldı.

Karaca – Berlin

karaca magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 33

Karaca, Almanya’daki Mall of Berlin mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Zen – Filipinler

zen magaza 12eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [8 – 12 eylül] 34

Zen, Filipinler’deki Mall of Asia mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 171. mağazasını oluşturuyor.

Retail Talks, Karnaval Medya Burak Can: “Güven endeksi en yüksek mecra: Sesli içerik”

Retail Talks’un bu bölümünde, Karnaval Medya Grubu CEO’su Burak Can ile sesli içerik dünyasının dönüşümünü, podcast ekosisteminin gelişimini ve dijitalleşen medyanın perakende sektörüne etkisini konuştuk.

Sesin güven veren etkisinden yola çıkarak içerik üreticilere sunulan fırsatları, reklamverenler için yeni nesil sesli çözümleri ve podcast’in yükselen gücünü ele aldığımız ilham verici bir sohbet gerçekleştirdik.

İyi seyirler…

“Güven endeksi en yüksek mecra: Sesli içerik” Karnaval Medya, Burak Can I Retail Talks

KFC’nin Türkiye Operasyonlarında Yeni Dönem: HD Holding ile Stratejik Ortaklık

HD Holding, KFC ile stratejik bir franchise iş birliği yaptığını duyurdu. Bu ortaklık sayesinde KFC’nin küresel gücü ve hızlı servis alanındaki liderliği, HD Holding’in yerel operasyonel uzmanlığıyla birleşerek Türk tüketicilerin KFC’nin dünyaca ünlü kızarmış tavuğunu ve yüksek kalite standartlarını yeniden deneyimleyebilmesini sağlayacak.

30 yılı aşkın operasyonel sektör deneyimine ve HD İskender, Pidem ve Makarnam gibi markalarıyla 300’ü aşkın restorandan oluşan bir portföye sahip olan HD Holding, KFC’nin Türkiye’de yeniden yapılanma sürecine güçlü bir katkı sağlayacak. 1989’dan bu yana Türk tüketicileriyle buluşan KFC, HD Holding ile yapılan bu iş birliğiyle ülke genelindeki marka varlığını güçlendirmeyi ve KFC tutkunları için misafir deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.

Bu iş birliği, yalnızca HD Holding ve KFC’nin Türk tüketicilerine olan bağlılığını ortaya koymakla kalmıyor; aynı zamanda istihdam yaratmayı, yerel paydaşlara katkı sunmayı ve Türkiye’de restoran sektörünün büyümesine destek olmayı hedefliyor. HD Holding ve KFC, ülke genelindeki KFC restoranlarının açılmasını planlarken, ilk şubelerin 2025’in sonuna doğru hizmete girmesi öngörülüyor.

Primark’ın 2025 Karnesi: ABD’de Çift Haneli Artış, Avrupa’da Durgunluk, Türkiye İçin Henüz Adım Yok

Moda perakendecisi Primark, İngiltere’de ve ABD pazarında iyi bir performans sergilerken satışlarını artırdı. Ancak, Avrupa kıtasındaki zayıf piyasa koşulları, şirketin mali yılının ikinci yarısındaki genel performansını olumsuz etkiledi. Primark’ın sahibi olan Associated British Foods (ABF), İngiltere ve İrlanda’da ticaretin güçlendiğini, ABD’de ise güçlü bir ivme yakalandığını açıkladı. Fakat Avrupa’daki zayıflayan tüketici ortamı şirketi zorladı.

primark
primark’ın 2025 karnesi: abd’de çift haneli artış, avrupa’da durgunluk, türkiye i̇çin henüz adım yok 36

Primark Yıllık Sonuçları ve Satış Performansı

13 Eylül 2025’te sona eren 52 haftalık dönemde Primark’ın satışlarını yaklaşık %1 oranında artırması bekleniyor. Bu artışın yaklaşık %4’ü, şirketin yeni mağaza açılışları ve genişlemelerinden kaynaklandı. Ancak aynı mağaza satışları, ikinci yarıda yaklaşık %2 gerileme gösterdi. Üçüncü çeyrekte %2,4’lük düşüş yaşanırken, dördüncü çeyrek için de yaklaşık %2’lik gerileme öngörülüyor. Buna rağmen, İngiltere ve İrlanda satışları ikinci yarıda yaklaşık %1 artış kaydederek yılın ilk yarısına kıyasla iyileşme gösterdi.

Primark ayrıca pazar payını %6,6’dan %6,8’e yükseltti. Bu başarıda güçlü kadın giyim koleksiyonları, elverişli hava koşulları ve dijital kanallardaki artan etkileşim önemli rol oynadı. Bu değişiklikler hariç tutulduğunda, aynı mağaza satışları ikinci yarıda neredeyse sabit kaldı.

ABF CEO’su George Weston, sonuçlarla ilgili şunları söyledi: “Primark, İngiltere’de ticaretini güçlendirdi ve ABD’de satış büyümesini artırdı. Ancak kıtada, zayıf tüketici ortamı nedeniyle daha yumuşak bir tablo gördük. 2026’da sürecek dalgalı piyasa koşullarına rağmen, aldığımız son kararların ve devam eden yatırımlarımızın faydasını görmeye başlayacağız.”

En Güçlü Performans ABD Bölgesinden Geldi

İspanya ve Portekiz pazarında satışlar, ikinci yarıda yaklaşık %2 büyüme kaydederek beklentileri karşıladı. Fransa ve İtalya’da ise satışlar %4 düşüş yaşadı. Orta ve Doğu Avrupa’da Yeni mağazaların etkisiyle %9 arttı. Zorlu Alman pazarında ise %2 düşüş görüldü. En dikkat çekici performans ise ABD‘den geldi. İkinci yarıda satışların %23 artması öngörülüyor. Tennessee’deki ilk mağaza dahil yeni açılışlar, Amerikan tüketicilerinden güçlü karşılık buldu.

Şirket ayrıca Orta Doğu’daki ilk açılışları için hazırlıklarını sürdürüyor. Ekim 2025’te Kuveyt’te mağaza açılacak, ardından 2026 başında Dubai’de iki mağaza daha faaliyete girecek.

Kârlılık ve Gelecek Beklentileri

Karışık ticaret tablosuna rağmen ABF, Primark’ın tam yıl için düzeltilmiş faaliyet kâr marjının geçen yıl ile büyük ölçüde aynı seviyede kalmasını bekliyor. Bu, maliyet verimliliği ile ürün, marka ve dijital yatırımlara yapılan harcamaların katkısıyla desteklenecek.

Türkiye Pazarı ile İlgili Gelişmeler

Primark’ın Türkiye pazarına dair resmi bir giriş planı doğrulanmış değil. Her ne kadar marka, Orta Doğu genişlemesi kapsamında Alshaya Group ile iş birliği yapıyor ve bölgedeki varlığını artırmaya yönelik adımlar atıyor olsa da, Türkiye’ye dair somut bir yatırım kararı ya da mağaza açılışı duyurusu yapılmış değil. Türkiye’de moda perakendeciliği sektöründe Primark’ın olması beklenen etkiler konuşulsa da, halihazırda sadece potansiyel üzerinden tartışılıyor ve pazara dair stratejik planlamalar kamuoyuyla paylaşılmadı.