Ana Sayfa Blog Sayfa 86

DeFacto’dan Perakendede Deneyim Dönüşümü: Yeni Nesil Mağazalara 1 Milyar TL Yatırım

DeFacto, Türkiye’de perakende sektöründe deneyim odaklı dönüşümün öncülüğünü üstleniyor. Marka, sektörde bir ilki temsil eden yeni mağazacılık modeli ve yatırımlarıyla dikkat çekiyor. DeFacto CEO’su İhsan Ateş: “Perakendenin geleceğini deneyim mağazacılığıyla değiştirmeyi hedefleyen büyük bir oyuncuyuz. Son 3 yılda 78 yeni mağaza açtık, 132 mağazamızı yeniledik. Önümüzdeki 1 yıl içinde Türkiye genelinde 1 milyar TL’lik yatırımla müşteri deneyimini zenginleştireceğiz. Yılın ilk yarısında yurt içi ve yurt dışında satış adetlerimizi artırdık, yatırımlarımızla bu artışı sürdürülebilir kılmayı amaçlıyoruz.” dedi.

Adana’da Sektörde Bir İlk: 4 Bin Metrekarelik Deneyim Mağazası

DeFacto, moda, teknoloji ve yaşam tarzını buluşturan yeni nesil mağaza konseptiyle Türkiye’de perakende sektöründe dönüşüm başlattı. Adana’da açılan 4 bin metrekarelik amiral mağaza, deneyim odaklı yapısıyla sektörde fark yaratıyor. Her çalışanın aynı zamanda stil danışmanı olarak görev aldığı mağazada ziyaretçiler; pilates ve yoga stüdyosundan çocuk oyun alanına, ürün kişiselleştirme hizmetinden açık hava kafeye kadar birçok farklı alanda kendilerini ifade edebiliyor ve keyifli vakit geçirebiliyor.

DeFacto CEO’su İhsan Ateş, “Yeni mağazacılık modelimizle perakendede devrim niteliğinde bir dönüşüm başlatıyoruz. 19 milyonu aşan Gift Club üyemizin beklentileri doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Adana mağazamız, Türkiye ve dünyanın en büyük DeFacto mağazası. Burada sadece alışveriş değil; kişiselleştirme, sosyalleşme, teknolojiyle etkileşim ve stil danışmanlığı gibi farklı deneyimleri bir arada sunuyoruz. Stil danışmanlığı hizmeti için tüm çalışanlarımız kapsamlı eğitim aldı. Your Design köşesi, AI destekli alanlar, yoga stüdyosu ve çocuk bölümleriyle alışverişin ötesine geçen bir dünya oluşturduk.” şeklinde konuştu.

DeFacto FIT ile Dijital Spor Deneyimi

defacto’dan perakendede deneyim dönüşümü: yeni nesil mağazalara 1 milyar tl yatırım

Ateş, DeFacto’nun Türkiye’de dijital spor deneyimine yeni bir boyut kazandıran DeFacto FIT uygulamasına da değindi: “Müşterilerimize reklamsız, tamamen ücretsiz olarak 4.000’i aşkın içerik sunuyoruz. Profesyonel eğitmenlerle fitness, yoga, pilates, dans, nefes ve meditasyon alanlarında canlı ders imkanımız mevcut. Adana mağazamızda yer alan yoga ve pilates stüdyoları da bu dijital deneyimin fiziksel yansıması olarak hizmet veriyor.”

Global Ölçekte Stratejik Büyüme

DeFacto, hızlı değişen perakende dinamiklerine çevik ve yenilikçi projelerle yanıt veriyor. İhsan Ateş, “Son 3 yılda 78 yeni mağaza açtık, 132 mağazamızı yeniledik. Dünya genelinde 500’ü aşkın mağazamızla hizmet veriyoruz. 1 milyar TL’lik yeni yatırımla müşterilerimize daha iyi bir deneyim sunacağız. Türkiye ile sınırlı kalmayıp, MENA ve CIS bölgelerinde de büyümemizi hızlandıracağız. Adana’daki yeni mağazamızın sonuçları, doğru yolda olduğumuzun kanıtı.” ifadelerini kullandı.

Moda, Teknoloji ve Yaşam Tarzında Yenilikçi Adımlar

Amiral mağazanın mimarisinde Feng Shui felsefesinden ilham alındı. Ağaç, ateş, toprak, metal ve su elementleri mağaza tasarımına entegre edilerek ziyaretçilere huzurlu ve dengeli bir ortam sunuluyor.

Your Design alanında ürünler kişiye özel olarak tasarlanabiliyor; AI destekli fotoğraf deneyimi ve selfie alanları ile sosyal medya çağının dinamikleri mağazaya taşınıyor. Çocuk oyun katında air hockey, duvar legosu ve atari gibi eğlenceler sunulurken, canlı DJ performansları tüm ziyaretçilere enerjik bir atmosfer sağlıyor.

Açık alan kafe bölümü, canlı çiçek satış noktası, yoga ve pilates stüdyoları ile mağaza sadece alışveriş için değil, ziyaretçilerin günlük hayatın temposundan uzaklaşıp kendilerini iyi hissedecekleri bir merkez olarak tasarlandı. Kozmetik alanında da genişleyen ürün gamıyla DeFacto, müşterilerine kapsamlı bir alışveriş ve yaşam deneyimi sunuyor. Ödeme süreçlerinde ise hızlı ve temassız işlem imkanıyla müşterilere kolaylık sağlanıyor.

Nike İçin Zorlu Yıl: Çin Pazarı ve Ayakkabı Satışları En Büyük Darbeyi Aldı

Nike zayıflık anını sürdürüyor. Geçtiğimiz yılın sonunda 2023’ü on yılın en düşük artışıyla kapattıktan sonra şok edici bir plan başlatan ABD’li şirket, 2024 sonuçlarıyla kötü gidişatını doğruladı. Spor endüstrisinde dünya bir numarası olan şirket, yılı net gelirde %44’lük ve satışlarda %10’luk bir düşüşle kapattı.

Şirketin bildirdiğine göre, 2024’ün sonunda (geçtiğimiz mayıs ayında sona erdi) net sonuç, 2023’te elde ettiği 5,7 milyar dolara kıyasla 3,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu arada brüt kâr, 2024’ün tamamında %14 düşerek 19,7 milyar dolara geriledi. Brüt marj, esas olarak artan iskontolar, kanal karışımındaki değişiklikler ve daha yüksek envanter eskime rezervleri nedeniyle 190 baz puan düşerek %42,7’ye geriledi ve kısmen daha düşük ürün maliyetleriyle dengelendi.

nike i̇çin zorlu yıl: çin pazarı ve ayakkabı satışları en büyük darbeyi aldı
Nike, 2024’teki Devam Eden Yavaşlama Sırasında %44 Kar Düşüşü ve %10 Satış Düşüşü Bildirdi

Nike 2024’ü 3,2 milyar dolar net gelirle kapattı

2024 yılı sonu itibarıyla Nike’ın satışları 50 milyar dolar sınırını geçemedi ve 2023’teki 51,3 milyar dolardan geçen mali yılda 46,309 milyar dolara düştü.

Marka bazında, 2024’ün tamamında en büyük düşüş %19’luk düşüşle Converse’te kaydedilirken, Nike markası satışlarını %19 oranında düşürdü . Nike’ın satışlarının itici gücü olan ayakkabıda, grup satışlarda %12’lik bir düşüş kaydederken, giyimdeki düşüş %6 oldu.

Oregon merkezli devin en çok zarar gördüğü dünya bölgesi Çin’dir ve satışlar 2024’te genel olarak %13 düşmüştür. Grup Avrupa’da satışlarını %10, Kuzey Amerika’da %9 ve Asya ve Latin Amerika’da %7 oranında küçültmüştür.

Dördüncü çeyrekte performans daha da sertti: Satışlar %12, net gelir %86 düştü

Grubun geçen yılın sonundan bu yana başkanı ve CEO’su olan Elliott Hill, “Mali sonuçlarımız beklentilerimizle uyumlu olsa da, istediğimiz yerde değil; bundan sonra, Win Now eylemlerimizle (yeni stratejik plan) kaydettiğimiz ilerlemenin bir sonucu olarak işimizin iyileşmesini bekliyoruz” dedi.

Dördüncü çeyrekte Nike’ın performansı daha da zordu. Nike’ın başkan yardımcısı ve mali işler müdürü Matthew Friend, “Dördüncü çeyrek, Win Now önlemlerimizin en büyük finansal etkisini yansıttı ve ileride engellerin hafiflemesini bekliyoruz,” dedi. Mali yılın son çeyreğinde Nike’ın satışları %12 geriledi ve net gelir %86 düştü.

John Donahoe’nin birikmiş düşük performansın ardından görevi devralan genel müdür, “Yeni bir mali yıla başlarken, sayfayı çeviriyoruz ve bir sonraki adım, spor atağı dediğimiz şeyle spora öncülük edecek şekilde ekiplerimizi uyumlu hale getirmek” diye ekledi.

Google, Akıllı Giyilebilir Cihazlar İçin Gentle Monster’a Yatırım Yapıyor

Google, Güney Koreli gözlük üreticisi Gentle Monster’ın yaklaşık 107 milyon Euro’luk bir anlaşmayla %4 hissesini satın aldı. Birlikte, hızla gelişen akıllı gözlük pazarını geliştirmeyi hedefliyorlar.

google, akıllı giyilebilir cihazlar i̇çin gentle monster'a yatırım yapıyor
Google, Akıllı Giyilebilir Cihazlar İçin Gentle Monster’a Yatırım Yapıyor

Akıllı gözlükler için çığır açan bir gelişme mi?

Google’ın Gentle Monster ile yaratıcı bir iş birliği duyurmasından sadece bir ay sonra, teknoloji devi yenilikçi gözlük markasında hisse aldı. İki şirket birlikte 2026’da yeni bir “akıllı gözlük” serisi piyasaya sürecek: Genişletilmiş Gerçeklik (XR) gözlükleri Google’ın AI ve Android teknolojisini kullanacak.

Geçmişteki birkaç başarısız girişimden sonra, akıllı gözlükler artık bir atılım için hazır görünüyor. Facebook’un ana şirketi Meta, yakın zamanda EssilorLuxottica ile iş birliği yaparak birkaç “akıllı” Ray-Ban gözlüğü piyasaya sürdü. Hala niş bir ürün olmasına rağmen, gözlükler iyi karşılanıyor.

Google’ın Google Glass ile önceki girişimi gizlilik sorunları ve pratik olmayan bir tasarım da dahil olmak üzere çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalmıştı. Ancak, mevcut pazar daha gelişmiş AR işlevlerinin geliştirilmesi ve çekici giyilebilir cihazlara olan talep nedeniyle daha fazla fırsat sunuyor.

H&M, Trend Hamlesiyle Kârını Artırdı: Yeniden Yapılanmanın İlk Sonuçları

İsveçli moda perakendecisi H&M perşembe günü ikinci çeyrek kârının biraz daha güçlendiğini bildirirken, CEO Daniel Erver’in daha trend kıyafetlerle daha fazla müşteri çekmeye çalışmasının cesaret verici bir işareti oldu.

H&M hisseleri, yatırımcıların tahmin edilenden biraz daha fazla düşen ikinci çeyrek satışları yerine kâra odaklanmasıyla 1000 GMT itibarıyla %4 arttı. Erver, odak noktasının yalnızca satış büyümesi değil, kârlılık olduğunu söyledi.

Dünyanın ikinci büyük halka açık moda perakendecisi, yerel para birimleriyle ölçülen Haziran ayı satışlarının, bir yıl önceki aynı dönemdeki %6’lık düşüşün ardından %3 artmasını beklediğini söyledi.

Erver, düzenlediği basın toplantısında, “Koleksiyonlarımız daha güncel, daha trend, daha moda ve bu çeyrekte müşteri memnuniyetimiz daha güçlüydü” dedi.

img 7253
H&M Yeniden Yapılandırılmasının Meyvelerini Vermeye Başladı

H&M, sosyal medyanın aksesuarlara olan çılgınlığı artırdığını söylüyor

Erver, gingham ve ekose desenli elbiselerin, bluzların ve eteklerin bu sezon özellikle popüler olduğunu ve bu trendin sonbaharda da devam ettiğini söyledi. Aksesuar satışlarının arttığını, sosyal medyanın da çantalarda, spor ayakkabılarda ve cep telefonlarında mini aksesuarlara olan çılgınlığı artırdığını söyledi.

H&M’in yaklaşık 500 mağazasının bulunduğu ABD’de, Başkan Donald Trump’ın ithalat vergilerini artırmasının ardından yaşanan “çalkantılı” gümrük vergileri durumu nedeniyle tüketici güveninin önemli ölçüde düştüğünü ve rakiplerin de bunun sonucunda fiyatları yükseltmeye başladığını söyleyen Erver, şunları kaydetti:

Ürünlerini ağırlıklı olarak Çin ve Bangladeş’ten temin eden H&M’in, ABD’de ve küresel ekonomideki belirsizlik nedeniyle tüketicilerin özellikle fiyatlara karşı hassas olduğunu belirten Erver, şirketin fiyatlarını rekabetçi tutmaya odaklandığını söyledi.

H&M’in Mart-Mayıs çeyreğindeki satışları, bir yıl öncesine göre 59,6 milyardan azalarak 56,7 milyar İsveç kronu (5,99 milyar $) oldu. LSEG tarafından ankete katılan analistler, 57,0 milyar kronluk gelir tahmininde bulunmuştu.

Zara’nın sahibi Inditex bu ayın başlarında da hayal kırıklığı yaratan satışlar bildirilmişti. Bu, tüketicilerin ABD vergilerinin küresel ekonomik büyüme için risk oluşturması nedeniyle giyim harcamalarını azalttığının bir işaretiydi.

NRF, Perakende Alışveriş Zirvesi ile Türkiye’de

Dünyanın en büyük perakende organizasyonu National Retail Federation (NRF), Perakende Alışveriş Zirvesi ile Türkiye’ye geliyor. Global perakendenin yol haritasını çizen, sektörün en büyük aktörlerini buluşturan NRF, Türk perakende ekosistemiyle daha yakın tanışmak için İstanbul’da olacak.

NRF Executive Director Mark Mathews, Türk perakendesinin dönüşüm sürecini yerinde gözlemlemek, global deneyimi ve gelecek vizyonunu sektörle paylaşmak üzere İstanbul’a geliyor.

23 Ekim’de Fişekhane Ana Sahne’de gerçekleşecek Perakende Alışveriş Zirvesi, bu yıl sadece Türkiye değil, global perakende dünyasını da Türk Perakendesi ile buluşturuyor.

Zirve kapsamında;

  • Dünyanın en büyük perakende organizasyonu NRF’in bakış açısıyla, Türkiye pazarı değerlendirilecek.
  • Türk markalarının büyüme ve globalleşme potansiyeli konuşulacak.
  • Alışveriş alışkanlıklarının değişimi, mağazacılığın yeni kodları ve yatırım trendleri masaya yatırılacak.

NRF, Türk perakendesini daha yakından tanımak, sektörel iş birliklerini geliştirmek ve küresel vizyonu Türkiye’ye taşımak için geliyor.

Bi’Sektör ün tüm etkinliklerinde olduğu gibi, sektör profesyonellerine özel ve ücretsiz olarak gerçekleşecek etkinliğe katılım için kayıt oluşturun. Kontenjan sınırlıdır.

Detaylı bilgi ve kayıt için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [23 – 27 Haziran]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 16

Bu hafta itibari ile Haziran ayını da geride bırakıyoruz. Perakendeci için yılın ikinci yarısı başladı. Elbette yıl sonu hedefleri için de ivmelerin hızlandığı ve yeniden değerlendirmelerin yapıldığı dönemler. Umalım ki beklentilerin ötesinde bir ikinci yarı yıl olsun.

Mağaza açılışları tarafında ise yatırımlar devam ediyor. Her hafta olduğu gibi, sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni haftasındayız bugün.

İşte bu hafta gerçekleşen mağaza açılışları

Levis – Novada Söke Outlet

levis magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 17

Levis, Novada Söke Outlet mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

United4 – The Beach of Momo

united magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 18

United4, İzmir Dalyan The Beach of Momo’da pop-up mağaza konseptiyle açılışını gerçekleştirdi.

Columbia – Anthaven Bodrum

columbia magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 19

Columbia, Anthaven Bodrum mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Tiffany & Tomato – Yekta Mall

tiffany magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 20

Tiffany & Tomato, Alanya Yekta Mall mağazasının açılışını yeni konseptiyle gerçekleştirdi.

Saat & Saat – Ordu

saatsaat magaza g
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 21

Saat & Saat, Ordu Fidangör Cadde mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Macfit – Rings AVM

macfit magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 22

Macfit, Rings AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Starbucks – Kadıköy

starbucks magaza g
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 23

Starbucks, Kadıköy Sahrayıcedit mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 743. mağazasını oluşturuyor.

Mikel Coffee – Torun Center

mikel magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [23 – 27 haziran] 24

Mikel Coffee, Torun Center’da Mikel Coffee Truck konseptiyle açılışını gerçekleştirdi.

Ortadoğu Gerginliği Moda Tedarik Zincirine Nasıl Etki Edecek?

Asya ile Avrupa’yı, petrol üreticilerini ve tüketicilerini birbirine bağlayan stratejik Hürmüz Boğazı’nda yaşanan askerî gerilimler, yalnızca enerji piyasalarını değil; dünya modasını da güvenli olmayan sulara sürüklüyor. Basra Körfezi’nden petrol taşınan, konteyner gemileri geçiren bu stratejik hat durursa, dominosu tüm moda ekosistemine yayılır.

Fosile Bağımlı Moda: Nerede Ne Kadar Bağlı?

Moda sektörü ne kadar yaratıcı ve hafif görünse de, kökenleri petrol tabanlıdır: polyesterden kargo gemilerine kadar her adım karadan çıkıp deniz üzerinden ilerliyor. Hürmüz Boğazı kapanırsa ham petrol ve LNG fiyatları fırlayacak, polyester türü sentetik liflerin maliyeti artacak, gemi navlunları yükselecek. Kıyafet üretimi pahalanacak, Avrupa ve ABD’ye gönderim gecikecek.

Tedarik Zincirinde Ciddi Bir Baskı Var

ortadoğu gerginliği moda tedarik zincirine nasıl etki edecek?

Pandemi sonrası başlayan tedarik kırılmaları, Rusya‑Ukrayna savaşını ve Kızıldeniz tehditlerini tetikledi. Bu baskı hâlâ kaybolmadı. Hürmüz’de olası bir aksama; teslim süresi uzatacak, rotalar değişecek, maliyetler gerilimle birlikte katlanacak .

Marco Forgione, Chartered Institute for Exports & International Trade Genel Müdürü, “Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir aksama, Katar LNG ve hidrokarbonlara bağımlı Avrupalı üreticiler için hızlı etki yaratır” diyor.

Hammaddeden Deniz Sevkiyatına: Çift Darbe

Tedarik zinciri, çok uluslu bir ağ. Pamuk, polyester, viskon gibi hammaddeler birden fazla ülkeden geliyor ve çoğu enerji fiyatlarına bağlı. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma, lif maliyetlerini ve boya giderlerini doğrudan etkiliyor. Ayrıca, tekstil bileşenlerinin çoğu Asya üretim merkezlerinden geliyor; Hürmüz tıkanırsa rotalar uzar, navlun maliyetleri katlanır.

KOBİ’ler Tam Merkezde

Büyük markaların elinde yeterli rezerv ve bütçe var. Ama dijital yerli markalar (DNVB), KOBİ’ler ve mikro üreticiler, her konteyner gecikmesinde zorluk yaşıyor. Her navlun krizinde finansal sınırları zorlanıyor. Forgione’ye göre “KOBİ yöneticileri olabilecek en zor durumdalar…” .

Bu süreç, birçok firma için Kuzey Afrika veya Türkiye’de near‑shoring stratejisini test etme alanı haline geldi. Ancak Hürmüz gerilimi bu planları yeniden tartmaya itebilir.

3 Olası Senaryo

  • Sürekli tırmanış: Enerji fiyatları kalıcı artar, tedarik zincirleri çöker, giysi fiyatları kalıcı zora girer.
  • Kısa ama yoğun dalga: Lojistik aksar, navlunlar, teslim süreleri yüksek gerilimle artar; markalar rotaları hızlı değiştirip tahammül stratejileriyle sürece uyum sağlar.
  • Diplomatik çözüm: Gerginlik yatışır, zincirler normale döner ama sektör sinir ucu kalır; kalıcı kırılganlık hatırlanır.

Moda Sektörü Enerjiye Ne Kadar Bağımlı?

İsrail‑İran gerilimi göstermiştir ki moda, görünmez bir enerji darbesine en açık sektör olabilir. Sentetik liften lojistiğe kadar her aşama petrolden etkileniyor. Bu yüzden markalar hammaddeyi yakınlaştırmak, tedarikleri çoğaltmak ve karbon yoğunluğu düşük stratejilere yatırım yapmak zorunlu hâle geldi.

Uzak coğrafyadaki gerilimler, raflarımızdaki ürünleri etkiliyor. Moda markaları artık enerji politikalarını, tedarikini ve lojistiğini yeniden ele almak zorunda. Bu durum, hem ekonomik hem çevresel anlamda acil ve stratejik bir dönüşüm gerektiriyor. Uzakta başlayan fırtına, moda dünyasını da içine çekiyor – ruhsatlı navigatörlerle değil, hazır rotalarla ilerlememiz mümkün değil.

Perakende Alışveriş Zirvesi 2025’te Neler Konuşulacak?

Perakende sektörünün dönüşüm süreci hız kesmeden devam ederken, alışveriş ekosistemindeki tüm paydaşları bir araya getiren Perakende Alışveriş Zirvesi, bu yıl 23 Ekim 2025’te Fişekhane Ana Sahne’de düzenleniyor.

Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören zirve, bu kez daha geniş bir içerik yelpazesi, uluslararası marka temsilleri ve derinlemesine tartışmalarla geri dönüyor.

Alışveriş alışkanlıklarının dönüşümünden mağazacılık stratejilerine, veri kullanımından global örneklerin analizine kadar birçok başlık, bu yıl sektör profesyonelleriyle birlikte masaya yatırılacak.

Etkinlik yalnızca sektör profesyonellerine açıktır. Katılım ücretsizdir, ancak kontenjan sınırlıdır. Detaylı bilgi ve kayıt için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Zirvede Neler Konuşacağız?

Alışverişin Dönüşen Dinamikleri

Yeni nesil tüketici alışkanlıkları, değişen beklentiler ve alışverişin dijitalleşme süreci… Tüm bu dinamiklerin sektöre etkilerini hem global trendler hem de Türkiye özelinde somut örneklerle değerlendireceğiz.

Alışveriş Merkezleri ve Yatırım Perspektifi

Gayrimenkul yatırımlarının geleceği, AVM’lerde dönüşen rol ve alan yönetimi trendleri… Özellikle karma projelerin yükselişi ve sektörün yeni yönelimleri detaylı şekilde ele alınacak.

Mağazacılığın Yeni Rolü

Fiziksel mağazaların yeniden konumlanışı, deneyim odaklı mağazacılığın artan önemi ve sahadaki problemlere yönelik çözüm önerileri, vaka çalışmaları üzerinden değerlendirilecek.

Tedarik Zinciri, Lojistik ve Operasyonel Dönüşüm

Tedarik zinciri süreçlerinde karşılaşılan zorluklar, lojistik altyapısındaki dönüşüm ve perakendenin hız ihtiyacına yanıt veren çözümler zirvenin önemli gündemlerinden biri olacak.

Çok Kanallı Müşteri Deneyimi

Alışveriş yolculuğunun temas noktalarının ötesine geçtiği günümüzde, kesintisiz akış sağlayan çok kanallı stratejiler ve müşteri sadakatini artıran yeni yaklaşımlar ele alınacak.

Veri Odaklı Yönetim ve Teknoloji Kullanımı

Veriye dayalı karar süreçlerinin mağazacılık ve pazarlama alanındaki yükselen etkisi, operasyonel mükemmeliyet ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi örnekleriyle birlikte paylaşılacak.

Perakendede Verimlilik Ekseninde Dönüşüm

Enerji yönetimi, sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik konularında atılan adımlar, mağaza ve AVM ölçeğinde uygulama örnekleriyle ele alınacak.

Global Başarı Hikayeleri ve Yerel Deneyimler

Türkiye’de ve dünya genelinde markaların genişleme stratejileri, yeni pazar girişleri ve sektörde konuşulmayan başarısızlık örnekleri dahil olmak üzere kapsamlı bir perspektif sunulacak.

Sektörün Geleceğine Yön Veren İçerik Kurgusu

Perakende Alışveriş Zirvesi, klasik panel formatlarının dışına çıkarak;

  • Sahadan gelen veriler,
  • Uygulama örnekleri,
  • Gerçek sorunlar ve çözüm yollarıyla,sektörü tüm yönleriyle tartışmaya açıyor.

Markalar, yatırımcılar, AVM yöneticileri, perakende teknoloji sağlayıcıları ve sektör profesyonelleri, 23 Ekim’de Fişekhane’de bir araya geliyor.

Fişekhane’de Sektörün Geleceği Konuşuluyor

Tarihi dokusu ve sektörün geleceğine yön veren atmosferiyle Fişekhane, bu yıl da yalnızca bir etkinlik alanı değil; bağlantıların kurulduğu, deneyimlerin paylaşıldığı, ilham veren bir buluşma noktası olacak.

23 Ekim 2025 Perakende Alışveriş Zirvesi’ne davetlisiniz.

Detaylı bilgi ve kayıt için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Koton, Atık Kumaşları Askıya Dönüştürdü: 1 Ton Atık Kumaştan 15 Bin Askıya Yolculuk

Koton, kumaş atıklarını inovatif süreçlerle elbise askısına dönüştürerek sürdürülebilir inisiyatiflerine bir yenisini daha ekledi. Polyamid bazlı mayo kumaşlarının kesim atıklarını özel bir üretim süreciyle giysi askısına dönüştüren proses hem atık miktarını azaltıyor hem de kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor.

Moda endüstrisinin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan atık yönetimi, Koton’un yenilikçi projesiyle yeni bir boyut kazandı. Proje kapsamında, üretim sırasında ortaya çıkan kumaş kesim atıkları, özel bir süreçten geçerek elbise askısına dönüştürülüyor. Bu yaklaşım ile atık azaltımı sağlanırken aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılması yönünde önemli bir adım atılıyor.

Sürdürülebilirlik çalışmalarını Yaşama Saygı başlığında sürdüren Koton, atık kumaşlardan giysi askısı ürettirdi. Kumaşların kesim atıkları ile yapılan AR-GE çalışmaları sonucunda yaklaşık 1 ton atık kumaş plastik granül haline dönüştürüldü. Elde edilen granüller, askı üretim sürecinde kullanılarak 15 bin adetten fazla askı elde edildi. 2024 Kasım ayından itibaren 87 Koton mağazasında Şahika Ercümen x Koton Suya Saygı koleksiyonunda kullanılan askılar, markanın döngüsel ekonomi vizyonunu müşterisiyle buluşturuyor.

koton, atık kumaşları askıya dönüştürdü: 1 ton atık kumaştan 15 bin askıya yolculuk

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, “Bu proje, yalnızca çevresel etkilerimizi azaltan   bir geri dönüşüm örneği değil; aynı zamanda Koton’un sürdürülebilir moda anlayışının, üretimden vitrine kadar tüm süreçlere entegre edilmesi anlamına geliyor. Bu yeni nesil askılar mevcut askılarla eşdeğer. Ayrıca ömürlerini tamamlamaları durumunda yeniden geri dönüşüme alınabiliyor. Bu proje ile mayo üretiminden gelen kalan yaklaşık 1 ton fire kumaşın çevreye atılmasını engellemiş olduk” dedi. “Amacımız hem moda sektöründe hem de toplum genelinde sürdürülebilirliğe dair farkındalığı artırmak, tedarikçilerimizi ve müşterilerimizi bu dönüşüme ortak etmek. En önemlisi de mümkün olan her noktada sürdürülebilir aksiyonlar almayı bir davranış olarak benimsemek. Müşterilerimize ve iş ortaklarımıza, sürdürülebilirliğin soyut bir kavram değil, somut bir üründe yaşamımızın bir parçasına dönüşebildiğini gösteriyoruz. Sürdürülebilirlik bizim iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası. 2020 yılında ‘Yaşama Saygı’ manifestomuzu yayınlayarak bu alanda önemli adımlar attık. Moda dünyasında sürdürülebilir dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz.”

Koton, sürdürülebilirlik çalışmalarını Yaşama Saygı manifestosu çerçevesinde “Dünyamıza Saygı”, “İnsana Saygı”, “Topluma Saygı” ve “İşimize Saygı” başlıkları altında yürütüyor. Dünyamıza Saygı anlayışı altında 2021 yılında Şahika Ercümen ile birlikte Suya Saygı Koleksiyonu’nu hayata geçirdi.. Aynı yıl ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınlayan Koton, Türkiye’de sürdürülebilir pamuk üretimini teşvik eden Better Cotton girişiminin ilk imzacılarından biri.

Boyner’in İndirim Korumalı Alışverişi, 184 Milyon TL’yi Müşterilere Geri Kazandırdı

Boyner’in müşteri içgörülerini dikkate alarak geliştirdiği “İndirim Korumalı Alışveriş” uygulaması, alışverişte fiyat dalgalanmalarına karşı müşterilerine güvence sağlıyor. “Aldığım ürünün fiyatı ya düşerse?” sorusunu ortadan kaldıran uygulama, ürünün fiyatı düşerse aradaki farkı iade ederek alışverişe yeni bir güven standardı getiriyor. Şubat ayında başlayan ve yıl boyunca devam edecek Boyner’in İndirim Korumalı Alışveriş uygulamasından şu ana kadar 330 bin kişi yararlandı, 184 milyon TL Hopi Paracık iadesi gerçekleştirildi, müşteri başına ortalama 557 TL değerinde bir geri kazanım sağlandı.

Boyner, değişen perakende trendleri ve müşteri içgörülerini dikkate alarak hayata geçirdiği “İndirim Korumalı Alışveriş” uygulamasıyla müşterilerini fiyat değişimlerine karşı koruma altına alıyor. Sadece kampanya dönemlerini değil, yeni sezon ve sezonsuz ürünleri de kapsayan uygulama ile Boyner, müşterilerine gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmenin keyfini yaşatıyor.

“İndirim Korumalı Alışveriş” ile 184 Milyon TL Değerinde Paracık İadesi

Boyner’in müşterileriyle empati kurarak, onların kaygılarını ve ihtiyaçlarını anlayarak

hayata geçirdiği İndirim Korumalı Alışveriş, sıkça sorulan “Aldığım ürünün fiyatı kısa bir süre sonra düşer mi?” sorusunu ortadan kaldırıyor.

Uygulamanın 18 Ekim-30 Kasım 2024 tarihleri arasındaki pilot döneminde 400 bin kişiye toplam 247 milyon TL paracık iadesi yapılmış, müşteri başına ortalama 620 TL’lik geri kazanım sağlanmıştı.

Pilot dönemden elde edilen olumlu geri bildirimler doğrultusunda uygulama, 17 Şubat 2025 itibarıyla yeniden devreye alındı. Şu ana kadar 330 bin müşterinin hesabına toplam 184 milyon Hopi Paracık iade edilirken müşteri başına ortalama 557 TL değerinde bir geri kazanım sağlandı.

Güven Etkisi Alışverişe Döndü

“İndirim Korumalı Alışveriş” müşterilerin alışveriş alışkanlıklarında da belirgin bir değişim yarattı. Projenin ikinci döneminin başlangıcı olan 17 Şubat’tan bugüne, müşterilerin yüzde 39’u Paracık yüklemesinden sonraki ilk hafta, yüzde 65’i ise 2 hafta içinde Hopi Paracıkları kullanarak yeniden alışveriş yaptı. Bu müşterilerin sepet tutarları, ortalama sepet tutarının yüzde 70 üzerinde gerçekleşti.

İndirim Korumalı Alışveriş: Müşterilerimizle güven ilişkisini derinleştiren stratejik bir adım

eren camurdan boyner

İndirim Korumalı Alışveriş’i müşterilerle güven ilişkisini derinleştiren stratejik bir adım olarak konumlandırdıklarını belirten Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan, şu değerlendirmede bulundu: “Müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerini öngörmek ve bunları hayatı kolaylaştıran modellere dönüştürmek, yenilikçi vizyonumuzun ayrılmaz bir parçası. Uygulamamız da yalnızca bir çözüm değil; müşterilerimizin kendilerini güvende hissedeceği, alışveriş sürecini daha kolay ve keyifli hale getiren bir deneyim sunuyor. Müşteri ihtiyaçlarını öngören, teknolojiyi insan odaklı çözümlere dönüştüren bakış açımızla alışveriş alışkanlıklarını şekillendirirken geleceğin perakendesine yön veren adımları atmayı sürdüreceğiz.”

Yeni sezon ve sezonsuz ürünlerde yıl boyunca geçerli 

“İndirim Korumalı Alışveriş” uygulaması ile Boyner mağazaları, boyner.com.tr, Boyner uygulaması ya da Boyner Now üzerinden yapılan alışverişlerde, ürünün fiyatı 30 gün içinde düşerse aradaki fark, Hopi Paracık olarak müşterilerin hesabına tanımlanıyor. İade gerçekleştiğinde konuyla ilgili müşterilere push ve SMS ile bilgilendirme mesajı gönderiliyor. Müşteriler bu tutarı yeni alışverişlerinde doğrudan kullanılabiliyor. Yıl boyunca geçerli olan bu model, yalnızca kampanya dönemlerini değil; yeni sezon ve sezonsuz ürünleri de kapsayarak alışverişte ek bir avantaj sağlıyor.