Ana Sayfa Blog Sayfa 93

Nike, Adidas, Skechers ve 76 Marka Trump’a Seslendi: “Tarifeler Sektörü Bitiriyor”

ABD’nin önde gelen ayakkabı markaları, Donald Trump’ın Çin ve Asya ülkelerine uyguladığı yüksek gümrük tarifelerine karşı ortak bir mektupla tepki gösterdi. Nike, Adidas, Skechers ve Under Armour gibi 76 markanın imzaladığı mektupta, bu vergilerin sektörü “varoluşsal bir tehdit” altına soktuğu ifade edildi .

Tarifelerin Sektöre Etkisi

nike, adidas, skechers ve 76 marka trump’a seslendi: “tarifeler sektörü bitiriyor”

Ayakkabı Dağıtıcıları ve Perakendecileri Derneği (FDRA) tarafından Beyaz Saray’a iletilen mektupta, özellikle düşük ve orta gelirli Amerikalılar için uygun fiyatlı ürün sunan firmaların bu yüksek vergi yükünü taşıyamayacağı ve birçok firmanın kapanma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi .

Trump yönetimi tarafından 2 Nisan’da açıklanan yeni tarifeler, Çin, Vietnam ve Kamboçya gibi ABD ayakkabı pazarının önemli tedarikçi ülkelerini kapsıyor. Vietnam ve Kamboçya’ya yönelik başlangıçta yüzde 45’in üzerinde belirlenen gümrük vergileri geçici olarak yüzde 10’a düşürülse de, Çin menşeli ürünlere uygulanan vergi yüzde 145’e kadar yükseldi .

Tüketici Fiyatlarına Yansıma

FDRA’nın açıklamasına göre, ABD’li ayakkabı şirketleri hâlihazırda özellikle çocuk ayakkabıları gibi bazı ürün gruplarında yüksek vergi oranlarıyla karşı karşıyayken, yeni tarifelerle birlikte bu oranlar yüzde 150 – 220 arasında değişiyor. Bu durumun, sektörün üretim modellerini ve tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmasını imkânsız hale getireceği belirtiliyor.

Adidas CEO’su Bjørn Gulden, “Maliyet artışları nedeniyle fiyat artışları kaçınılmaz olacak” diyerek, tarifelerin şirketin ABD’deki ürün yelpazesi genelinde maliyetleri artıracağını belirtti . 

Sektörün Geleceği ve Talepler

FDRA, mektubunda, bu vergilerin üretimi yeniden ABD’ye getirmeyeceğini de vurguladı. Yatırım kararları için gerekli olan öngörülebilirlik ortadan kalktığı sürece, şirketlerin kaynaklarını başka ülkelere kaydırması da mümkün olmayacak .

Sektör temsilcileri, Trump yönetiminden ayakkabılar için vergi muafiyeti talep ediyor. Bu talebin kabul edilmemesi halinde, hem tüketicilerin hem de sektör çalışanlarının ciddi ekonomik zorluklarla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyorlar.

Zara’nın Yeni Merkez Üssü: Dünyanın En Büyük Zara Mağazası Anvers’te

Zara, Inditex grubunun amiral gemisi markası olarak, küresel perakende stratejisinde önemli bir adım atarak dünyanın en büyük mağazasını Belçika’nın Anvers kentinde açmaya hazırlanıyor. Bu yeni mağaza, Anvers’in en prestijli alışveriş caddesi olan Meir üzerinde, Meir Corner projesi kapsamında yer alacak ve toplamda 14.500 metrekarelik bir alana yayılacak. Üç katlı olarak planlanan mağaza, Zara’nın fiziksel mağazacılığa olan bağlılığını ve omnichannel (çok kanallı) perakende yaklaşımını güçlendirmeyi hedefliyor.

Meir Corner Projesi ve Stratejik Konumu

zara’nın yeni merkez üssü: dünyanın en büyük zara mağazası anvers’te

Meir Corner projesi, Tans Urban Landmarks ve Urbicoon tarafından geliştirilen ve CBRE’nin danışmanlığını üstlendiği bir girişimdir. Proje, eski Proximus binasının bulunduğu alanda hayata geçiriliyor ve Zara’nın yeni mağazası bu kompleksin zemin ve iki üst katında yer alacak. Meir Caddesi, Belçika’nın en pahalı alışveriş caddesi olarak bilinir ve metrekare başına yıllık ortalama 1.700 euro kira bedeliyle dikkat çeker . Bu da Zara’nın mağazası için yıllık yaklaşık 25 milyon euro kira anlamına geliyor. 

Karel de Grote Üniversitesi’nin Yeni Kampüsü

Meir Corner projesi sadece perakende alanıyla sınırlı değil; aynı zamanda Karel de Grote Üniversitesi’nin (KdG) yönetim ve bilişim bölümlerine ev sahipliği yapacak 28.000 metrekarelik yeni bir kampüs de içeriyor. Bu kampüsün 2026 sonbaharında açılması planlanıyor ve yaklaşık 7.000 öğrenci ile 650 personeli ağırlayacak . Kampüs, sürdürülebilirlik ve yeşil yaşam alanlarıyla öne çıkacak şekilde tasarlanıyor. 

Zara’nın Fiziksel Mağazacılığa Yatırımı

Zara’nın bu yeni mağazası, markanın fiziksel mağazacılığa olan yatırımının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Mağaza, dijital ve fiziksel alışveriş deneyimlerini birleştiren özelliklere sahip olacak. Örneğin, müşteriler mobil uygulama üzerinden ürünleri tarayarak ödeme yapabilecek, deneme kabinlerini önceden rezerve edebilecek ve mağaza içi haritalarla aradıkları ürünleri kolayca bulabilecekler. Ayrıca, mağazada güzellik ve spor bölümleri ile ilk kez fiziksel olarak sunulacak iç giyim koleksiyonu da yer alacak . 

Sürdürülebilirlik ve Mimari Tasarım

Meir Corner projesi, sürdürülebilirlik standartlarına uygun olarak BREEAM Excellent sertifikası hedefiyle inşa ediliyor. Projede, tarihi binaların cepheleri korunarak modern bir yapı kompleksi oluşturuluyor. Ayrıca, kampüsün merkezinde çok katlı bir atriyum yer alacak ve bu alan, doğal ışıkla aydınlatılan sosyal bir buluşma noktası olarak tasarlanıyor . 

Zara’nın Anvers’te açacağı bu yeni mağaza, markanın fiziksel perakendeye olan bağlılığını ve müşteri deneyimini ön planda tutan stratejisini yansıtıyor. Meir Corner projesi, perakende ve eğitim alanlarını bir araya getirerek şehir merkezinde dinamik bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor. Bu gelişme, Anvers’in moda ve alışveriş destinasyonu olarak konumunu daha da güçlendirecek.

2024 Perakende Fotoğrafı: Dalgalanmalar ve Dengeler

“Bu yazı, Bi’Sektör Dergi İlkbahar 2025 sayısında, Cushman & Wakefield TR International İcra Kurulu Üyesi Nesil Aybar tarafından kaleme alınmıştır. Bi’Sektör Dergi’yi incelemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.”

2024 yılı, Türkiye perakende sektörü için ekonomik dalgalanmalar, tüketici davranışlarında belirgin değişimler ve finansal baskılarla şekillenen bir yıldı. Yılın ilk yarısında tüketici talebi güçlü başlarken, ikinci yarıda uygulanan parasal sıkılaşma politikalarının etkisiyle tüketim harcamalarında belirgin bir yavaşlama yaşandı.

Özellikle Temmuz-Ekim döneminde sektörel durgunluk gözlemlenirken ciro artışları, enflasyonun gerisinde kaldı. Kasım ve Aralık aylarındaki indirim kampanyaları ise satışlara olumlu yansıdı.

2024 Perakende Verileri ve Trendleri

cushman1

BMD verilerine göre markaların %66’sı satışlarını 2023’e kıyasla adet bazında artırırken, üç markadan birinin satış adetleri daraldı. Hazır giyim, ayakkabı ve kozmetik segmentlerinde benzer bir sonuç ortaya çıktı. Yiyecek-içecek sektöründe ise her üç markadan ikisinde satış adedinde düşüş gözlemlendi.

Turistlerin harcamaları azaldı. 2024 yılında turistlerin kartlı harcamalardaki payı %5’in altına düştü. Özellikle döviz kurundaki yatay seyrin devamı durumunda, Türkiye’de alışverişin turistler için cazibesini kaybetmeye devam edeceği öngörülüyor.

AYD verilerine göre, AVM cirolarındaki ve m2 verimliliğindeki büyüme %65 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, yıl sonu enflasyonunun %44 ve TÜFE enflasyonunun %58,5 olarak açıklandığı bir ortamda, enflasyon üzerinde bir büyüme verisi olarak önemli bir gösterge olarak kabul edilebilir.

Bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor. Anadolu’daki AVM cirolarında %70 artış görünürken bu oranın İstanbul’a kıyasla %59 daha yüksek seyrettiğini söyleyebiliriz. Bu fark, İstanbul’daki artan yaşam maliyetlerinin neticesinde, alım gücünün azalması olarak yorumlanabilir.

AVM ziyaretçi sayılarının pandemi öncesi seviyelere yaklaştı. Türkiye genelinde 2019 yılında 106 olan ziyaret endeksi, 2024’te 100 seviyesine ulaştı. Ciro artışının, ziyaretçi sayısı artışından daha hızlı seyretmesi, verimlilik artışı olarak yorumlanabilir. En yüksek ciro artışı %68 ile yiyecek-içecek kategorisinde yaşanırken, teknoloji kategorisinde %65, ayakkabı kategorisinde %59, giyim kategorisinde %64, hipermarket kategorisinde ise %62’lik bir artış yaşandı. Diğer yandan yılın ikinci yarısında enflasyonun üzerindeki ciro artışlarının yavaşladığı gözlemlendi.

cushman2

Artan maliyetler ve finansman zorlukları sebebiyle, kâr marjları azaldı. Maliyetlerin yeni yatırım için yüksek olması ve finansman koşullarının elverişli olmaması sebebiyle yeni arz sınırlı kaldı. Talebin baskın olması nedeniyle ise kira artışları devam etti.

Yüksek performansa sahip AVM’lerde boş yer bulunamazken, büyüme imkânı bulunan AVM’lerin yatırım planlarını gözden geçirerek, bazılarının büyüme planlarını hayata geçirdiklerini gözlemlendi. Arzın kısıtlı seyretmesi perakende markalarının büyüme planlarını etkiledi.

2025 Öngörüleri ve gidişat

2025 yılında da genel olarak bir önceki yıla benzer dalgalı bir seyrin devam etmesi bekleniyor. Verimlilik konusunda zorlanmalar yaşayan markalarda küçülmeler görülebilir. Buna karşın, özellikle lüks segmente hitap eden bazı markalarda performansın iyi gittiği ve büyük bir durgunluk beklenmediğini söyleyebiliriz.

Bu yıl verimliliği yüksek perakende oyuncularının büyümesi için elverişli bir ortam bulunacağını öngörüyoruz. Omnichannel pazarlamayı, bir diğer deyişle dijital ve fiziksel perakende faaliyetlerini eş güdümlü ilerleten markaların büyüme trendlerini hızlı devam edeceğini öngörüyoruz.

2025 Nasıl Başladı? Öngörüler, Hedefler… Sektör Profesyonellerinden Değerlendirmeler

“Bu yazı, Bi’Sektör Dergi İlkbahar 2025 sayısında yayınlanmıştır. Bi’Sektör Dergi’yi incelemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.”

2025 yılı, perakende sektörünün dönüşüm yolculuğunda önemli bir eşik olarak başladı. Geçtiğimiz yıllarda hız kazanan dijitalleşme, tüketici alışkanlıklarındaki değişimler ve küresel ekonomik dinamikler, sektörde kalıcı bir dönüşümü tetikledi. Artık sadece satış yapmak yeterli değil; tüketiciyle daha anlamlı, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir ilişki kurmak, rekabet avantajının temel unsuru haline geldi.

Tüketicilerin beklentileri her zamankinden daha yüksek. Dijital ve fiziksel alışveriş deneyiminin iç içe geçtiği hibrit modeller, sektörün merkezine yerleşirken, markalar bu yeni düzene uyum sağlamak için hem teknolojiye hem de operasyonel verimliliğe yatırım yapıyor. Yapay zekâ destekli kişiselleştirme, hız ve kolaylık sunan omnichannel stratejiler, müşteri sadakatini güçlendiren yeni nesil deneyimler, 2025’in en kritik başlıkları arasında.

Bu dönüşüm, müşteri deneyimi kadar, markaların iş yapış biçimlerine de yön veriyor. Artık tüketiciler yalnızca fiyat avantajına veya ürüne değil, sunduğu deneyime, müşteri hizmetlerinin hızına, ödeme seçeneklerine ve teslimat süreçlerine de büyük önem veriyor. Üstelik sosyal medya ve dijital platformlar, tüketici kararlarını her zamankinden daha fazla etkiliyor. Bir marka, yalnızca mağaza içinde değil, online dünyada da tüketicisiyle aktif bir bağ kurmak zorunda.

bolum

Bunun yanında, ekonomik dalgalanmalar karşısında esneklik kazanmak, kârlılığı koruyarak büyümek ve değişen tüketici psikolojisini doğru okumak, markalar için hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. 2024 yılındaki ekonomik belirsizliklerin etkisiyle birçok marka, fiyat odaklı rekabetten çıkıp değer odaklı stratejilere yönelmişti. 2025’te ise bu stratejilerin sonuçları belirginleşmeye başlayacak.

Perakende sektöründeki oyuncular, değişken pazar koşullarıyla başa çıkabilmek için daha çevik bir yapı oluşturuyor. Dinamik fiyatlandırma, stok optimizasyonu ve esnek tedarik zinciri çözümleri, bu dönemde işletmeler için kaçınılmaz hale geldi. Ayrıca, markalar artık sadece yerel pazarlarda değil, küresel ölçekte de rekabet ediyor. Uluslararası pazarlara açılma stratejileri, özellikle e-ticaretin sınırları ortadan kaldırdığı bir dönemde, perakendeciler için yeni fırsatlar yaratıyor.

Öte yandan, sürdürülebilirlik artık bir seçenek değil, zorunluluk. Perakende sektöründeki oyuncular, çevre dostu üretimden karbon ayak izini azaltan lojistik çözümlere kadar pek çok alanda dönüşüm geçiriyor. Yeşil ekonomi anlayışı, markaların stratejilerinde kendine daha fazla yer bulurken, hem regülasyonlar hem de tüketici farkındalığındaki artış, şirketleri bu alana daha fazla yatırım yapmaya teşvik ediyor.

Bu değişim rüzgarları içerisinde, sektör oyuncuları 2025 yılına nasıl hazırlanıyor? Markalar; dijitalleşme, müşteri deneyimi, sürdürülebilirlik ve büyüme stratejilerini nasıl şekillendiriyor? Şirketlerin yatırım yaptığı alanlar, sektörün geleceğine yön veren trendleri belirliyor. Yapay zekâ destekli analizlerden omnichannel müşteri deneyimine, mikro lojistik çözümlerden esnek iş modellerine kadar birçok farklı dinamik, perakende dünyasında etkisini hissettiriyor.

Her biri kendi alanında önemli yatırımlar yapan markaların stratejileri, sektörün geleceğine dair önemli ipuçları sunuyor. 2025, yalnızca ekonomik ve teknolojik değişimlerle değil, tüketicilerin beklentileri ve markaların sunduğu deneyimlerle şekillenecek bir yıl olacak.

skechers ali karakus

ALİ KARAKUŞ
Olka Grup / Skechers Türkiye Perakende Satış Direktörü

2025’in zorluklarla başlayacağını gösteren işaretler, 2024 yılı itibarıyla belirginleşmişti. Küresel ekonomik atmosferin etkisiyle, müşteri tercihleri daha fazla zaruri ihtiyaçlar odağında şekillenirken, biz de bu değişime en verimli şekilde uyum sağlamayı hedefliyoruz. Talebin dalgalandığı bir dönemde, en önemli önceliğimiz müşteri verimliliği olacak. Müşterilerimizle doğrudan temas halinde olan ekiplerimizin gelişimi, motivasyonu ve bağlılığını güçlendirmek için daha fazla kaynak ve zaman ayıracağız. Müşteri sadakatini artıran doğru stratejiler, yeni projeler ve güçlü ürün koleksiyonlarımız, bu süreçte en büyük destekçilerimiz olacak.

Bu yıl, perakende deneyiminde dijitalleşmenin etkisini çok daha güçlü hissedeceğiz. Mağazalarımızda gelişmiş bir omnichannel deneyimi sunarak müşterilerimize kesintisiz bir alışveriş ortamı sağlıyoruz. Operasyonel süreçlerimizi mobil çözümlerle daha hızlı ve verimli hale getiriyoruz. Çalışan bağlılığını güçlendirmek için dijital oyunlaştırma uygulamamızı hayata geçiriyoruz. Verimlilik odaklı bir yılın içinde, teknolojiyi sadece süreçleri kolaylaştıran bir araç olarak değil, müşteriyle kurduğumuz bağı derinleştiren bir fırsat olarak görüyoruz.

Olka Grup olarak, 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Klaud konseptiyle yeni bir müşteri segmentine ulaşmayı amaçlıyoruz. “Modern konfor” anlayışıyla tasarlanan bu mağazalar, fonksiyonelliği ve sadeliği ön planda tutarak rahatlığı tercih eden tüketicilere hitap ediyor. Seçkin ürün yelpazesi ve çağdaş mağaza konseptiyle, rahatlık ve şıklığı bir arada sunuyoruz. Aynı şekilde, Skechers Kids mağazalarımızın sayısını 2025 yılında artırarak çocukların hareket özgürlüğüne uygun, konforlu ve dayanıklı ürünlerle buluşmasını sağlamayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde, müşteri beklentilerine en doğru şekilde yanıt vermek için yenilikçi ve verimli büyüme stratejilerimizi hayata geçiriyoruz. Her adımı, daha güçlü bir perakende deneyimi sunmak için planlıyoruz.

umit arsoy

ÜMİT ARSOY
Beymen E-Ticaret Genel Müdür Yardımcısı

2025 yılı, e-ticaret sektörü için büyük değişimlerin yaşandığı bir dönem olarak başladı. 2024’te küresel ekonomik belirsizlikler, tüketici alışkanlıklarındaki değişimler ve yapay zekâ destekli alışveriş deneyimlerinin yükselişi sektörü yeniden şekillendirdi. 2025 yılında, e-ticaret dünyasında önemli trendler ve hedefler belirginleşiyor. Yapay zeka ve kişiselleştirme ön planda olmaya devam edecek. Yapay zekâ ve makine öğrenimi, müşteri deneyimini daha kişiselleştirilmiş hale getirmek için hızla gelişiyor. 2025’te, yapay zekâ destekli öneri sistemleri, chat botlar ve otomatik müşteri destek çözümleri daha yaygın hale gelecek.

Aynı zamanda, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) teknolojileri sayesinde, kullanıcılar online alışveriş yaparken fiziksel mağaza deneyimine daha yakın bir deneyim yaşayacak.

E-ticaret firmaları için 2025’in en büyük hedeflerinden biri sürdürülebilir çözümleri geliştirmek olacak. Çevresel etkimizi azaltmak amacıyla doğal kaynakların sorumlu kullanımını destekleyen ambalajlar yaygınlaşacak. Ayrıca, hızlı ve etkili teslimat için bölgesel depolama stratejileri daha fazla önem kazanacak. Bu yıl, hızla değişen tüketici beklentilerine ayak uyduran, teknolojiyi etkin kullanan ve sürdürülebilir çözümler sunan markalar öne çıkacak. E – ticaret sektöründe büyümeye odaklanan şirketlerin müşteri deneyimini geliştiren yenilikçi çözümler sunarken, veri odaklı stratejilere odaklanması ise sürecek. 2025, rekabetin arttığı ancak fırsatların da bir o kadar büyüdüğü bir yıl olmaya aday.

nurcin kocoglu 2

NURÇİN KOÇOĞLU
Boyner Büyük Mağazacılık Pazarlama ve Marka Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı

2025 yılına, sektör dinamiklerini yakından takip ederek ve tüketici beklentilerine hızlı adapte olarak başladık. Küresel boyuttaki belirsizlikler ve değişen tüketici alışkanlıkları, perakende sektöründe esneklik ve yenilikçiliğin her zamankinden daha önemli olduğunu gösteriyor. Dijitalleşme, kişiselleştirme ve çok kanallı deneyim beklentisi artarken, yapay zekâ destekli müşteri deneyimlerinin yaygınlaşması sektörde yeni dinamikler yaratıyor. Tüketicilerin %80’i kişiselleştirilmiş hizmetleri tercih ederken, markaların güven veren, sezgisel ve veri odaklı bir strateji benimsemesi giderek önem kazanıyor. Bu dönüşüm sadece teknolojiyi iş süreçlerine entegre etmekle değil, insan odaklı ve anlamlı müşteri deneyimleri sunarak fark yaratmakla mümkün hale geliyor.

Tüm bu değişkenleri de dikkate alarak bu yıl için öncelikli hedeflerimizden biri, müşteri deneyimini güçlendirmek ve dijitalleşme yatırımlarımızı artırmak. Online ve offline alışveriş arasındaki entegrasyonu daha da geliştirerek, müşterilerimize beklentilerinin ötesinde, güven odağında kusursuz bir alışveriş deneyimi sunmayı amaçlıyoruz.

Hikayesi olan markalarla zenginleştirdiğimiz seçkimiz, pazaryeri fonksiyonuyla daha da büyüyen Boyner Online, 90 dakikada teslimat, sipariş anında ödeme yapmama, alternatif beden sipariş verebilme ve bulunduğun yerde deneme gibi özellikleriyle öne çıkan Boyner Now, deneyim odaklı yeni nesil mağazalarımız 2025 yılı büyümemizin itici güçleri olacak. Performans sporlarıyla ilgili giyim ve aksesuarları bir arada sunduğumuz, farklı deneyimlerle zenginleşen Boyner Dynamic ve Boyner Dynamic Teen mağazalarımız da 2025’te yatırım yaptığımız alanlardan olacak. Bununla beraber, yapay zekâ yatırımlarımızı artırarak operasyonel verimlilik ve müşteri mutluluğu odağında akıllı çözümler sunmaya devam edeceğiz. Örneğin bu yıl Çağrı Merkezimiz kapsamında yapay zekâ destekli duygu analizi projesini hizmete alacağız. Bu sayede müşterilerimizden gelen hassas konuları özel ilgi ekiplerimize yönlendirerek, zamanında müdahale sağlayacak ve müşteri mutluluğunu artıracağız.

Yapay zekâ desteğiyle geliştirdiğimiz Hediye Asistanı, AI arama, içerik yorum özetleyici ve akıllı listeleme gibi yenilikçi özellikleri geliştirmeye, böylece müşterilerimize daha keyifli ve kolay bir alışveriş deneyimi sunmaya devam edeceğiz. Yapay zeka desteğiyle yapacağımız veri analizleriyle her bir müşterimize kişiselleştirilmiş iletişim modelleriyle ulaşarak onların yanında olacak, kişiye özel tekliflerle onları şaşırtacağız. 2025, büyüme, yenilik ve dokunduğumuz hayatlara anlam katan projelerle şekillenecek. Bu yıl da sürdürülebilirlik odağımızla fayda odaklı projelerle değer yaratmayı sürdüreceğiz. Teknolojinin gücünü insan dokunuşuyla birleştirerek online ve offline alışveriş deneyimlerini bir arada sunan çok kanallı stratejimizle kesintisiz, yenilikçi ve ilham veren Boyner deneyimini daha da ileriye taşıyacağız.

Küresel Lüks Perakendede Bu Yıl Daha Fazla Açılış ve Yüksek Kiralar Var

Savills’in son Küresel Lüks Perakende 2025 Raporu, küresel lüks perakendenin ekonomik zorluklara direnmeye devam ettiğini ve temel pazarların 2024’te güçlü kira büyümesi yaşadığını gösteriyor. Ankete katılan 21 bölgenin %75’inden fazlasında birincil kiralar arttı veya sabit kaldı.

2023’te yeni açılışların sayısı yavaşladıktan sonra, bu eğilim geçen yıl tersine döndü. Dünya çapında yeni mağaza açılışlarında %12’lik bir artış oldu. Çin, 2024’te itici güç olmaya devam etti ve küresel olarak tüm yeni açılışların %40’ını oluşturdu, ancak bu 2023’teki %41’den düştü.

Lüks perakendesinde en çok Asya bölgesi büyüyor

img 2856
Küresel Lüks Perakendede Bu Yıl Daha Fazla Açılış ve Yüksek Kiralar Var

Mağaza sayısı bakımından en büyük büyüme bölgesi, Çin hariç Asya-Pasifik bölgesiydi. Bölge, dünya çapındaki tüm yeni açılışların %24’ünü oluşturarak Kuzey Amerika ve Avrupa’yı geride bıraktı. Çin olmadan, Japonya bölgedeki yeni açılışlar için en büyük pazar olmaya devam etti.

2024 için öngörüldüğü gibi, uluslararası seyahatin geri dönüşü küresel Alfa şehirlerinin ve daha küçük destinasyonların yeniden önem kazanması anlamına geliyordu. Küresel Alfa şehirlerine yeniden odaklanma, bu pazarlardaki zengin bireylerin daha fazla yoğunlaşmasıyla da destekleniyor. Harcamalarının mevcut düşüşe karşı daha dayanıklı olduğu kanıtlandı ve bu, Chanel ve Hermès gibi bir dizi ultra lüks markanın güçlü performansına yansıyor.

Savills’te küresel perakendenin eş başkanı olan Anthony Selwyn şunları söyledi: “Lüks markalar açıkça daha uzun vadeli stratejik bir pazar görüşü benimsiyor ve portföylerini müşterilerine daha yakın olacak şekilde uyarlıyorlar. Pandemiden hemen sonra, uluslararası seyahatler azaldığında, markaların giderek daha fazla büyük, zengin ve nispeten yetersiz hizmet alan yerel pazarlara odaklandığını gördük. Bu eğilim devam ederken, binaların kalitesinin ve konumunun en önemli olduğu temel lüks pazarlarımızda da artan rekabet göreceğiz. Sonuç olarak, bu pazarlardaki birincil kiralar üzerindeki yukarı yönlü baskı, daha yavaş büyüme ivmesi ve giderek sınırlı alan mevcudiyetiyle de olsa devam edecek.”

Asya-Pasifik bölgesindeki küresel Alfa şehirleri – Şanghay, Pekin ve Tokyo – 2024’te yeni mağaza açılışları açısından ilk üç sırayı aldı. Üçünde de 2023’e kıyasla yeni açılışlarda artış görüldü, bölgedeki diğer iki küresel Alfa şehri Hong Kong (9. sıra) ve Singapur’da (5. sıra) da aynı durum yaşandı.

Londra Avrupa’nın en yüksek mağaza kiralarına sahip

Hong Kong’un Tsim Sha Tsui bölgesi, önemli bir lüks destinasyon olarak en üst sıradaki yerini korudu. Birincil kiralardaki aşağı yönlü baskıya rağmen, 2024’te lüks mülkler için kiralar metrekare başına yıllık 17.132 avro oldu. New York’un Madison Avenue ve Londra’nın Bond Street’i, bir önceki yıl beşinci ve dördüncü sırada yer aldıktan sonra, sırasıyla ikinci ve üçüncü sıraya yükseldi. Londra’nın Bond Street’i, metrekare başına 15.333 avro ile Avrupa’nın en yüksek gösterge birincil kirasına sahip ve 2023’te birinci sırada yer alan Milano’nun Via Monte Napoleone’sini (metrekare başına 15.000 avro) geride bıraktı.

Tokyo, Ginza’daki metrekare başına 13.406 avroluk birinci sınıf kiralarla beşinci sırada yer alıyor. Singapur, metrekare başına 1.725 avroluk birinci sınıf kiralarla 19. sırada yer aldı.

Savills’te ticari araştırma direktörü olan Marie Hickey şunları ekledi: “2024’ün sonunda ortaya çıkmaya başlayan lüks pazarın gelişiminin istikrarı, bu yıl boyunca sağlamlaşmaya devam edecek. Ancak ABD ve Çin’deki zayıf tüketici güveni büyümeyi etkileyecek ve kısa vadede en iyi fırsatlara odaklanılarak gayrimenkul yatırımını şekillendirecek.”

Ikea’nın Merakla Beklenen Oxford Street ‘Yeni Nesil Şehir Mağazasına’ İlk Bakış

IKEA, uzun zamandır beklenen Oxford Street’teki amiral mağazasının kapılarını ilk planlanan tarihten 18 ay sonra açıyor.

İsveçli mobilya devi, bir zamanlar Topshop’a ev sahipliği yapan 5 bin 800 metrekarelik alanı, son üç yıldır ev dekorasyon tutkunlarının uğrak mekanı haline getirmek için çalışıyor.

Perakendeci için nispeten yeni bir konsept olan şehir içi mağaza, Oxford Caddesi 214 numaradaki II. derece tarihi eser listesindeki binanın içinde yer alıyor ve üç kata yayılıyor.

IKEA UK CEO’su Peter Jelkeby, grubun Londra merkezindeki mağazasının “birçok kişinin bildiği ve sevdiği bir IKEA olacağını, ayrıca bu ikonik şehir merkezi mağazasına özel bazı yeni özellikler sunacağını” söyledi.

Alışveriş yapanlar, perakendecinin ilham odası setlerinden oluşan temel showroom’unu, pazar salonunu ve İsveç şarküterisini mağazada görebilirler.

Ayrıca yeni bir Canlı Stüdyo’ya ve perakendecinin yerel sanatçılar, çalışanlar ve aileler tarafından bir araya getirilen ürün koleksiyonlarını sergileyen “küratörlü mağazalar” konseptine ev sahipliği yapıyor.

Ikea London City pazarlama müdürü Matt Gould şunları söylüyor: “Bu mağazayla Ikea’ya yeni müşteriler çekmeyi ve onları markaya tekrar hayran bırakmayı amaçlıyoruz.”

Perakendecinin bir zamanlar ikonik ve uzun süredir boş olan eski Topshop’u işgal etmesi, Oxford Street’in devam eden yeniden canlanması için bir destek olacak. Ancak, yurtdışındaki alışverişçilerin büyük ve pahalı ürünlere para harcaması pek olası olmadığından, İsveçli ev eşyası devinin merkezi şehir teklifi Londralıları 1. Bölge’ye çekmeye yetecek mi?

IKEA ve Yeni Nesil Şehir Mağazası Konsepti

ikea'nın merakla beklenen oxford street 'yeni nesil şehir mağazasına' i̇lk bakış
ikea’nın merakla beklenen oxford street mağazasına i̇lk bakış

Ikea Oxford Street, perakendecinin açtığı ilk şehir mağazası değil; konsept ilk olarak 2022’de Londra Hammersmith’de tanıtılmıştı.

Küçük formatlı mağazalar, perakendecinin müşterilere daha kolay ulaşabilmesi ve büyük banliyö mağazalarına gitme olasılığı daha düşük olan daha kentsel tüketicilere ulaşabilmesi stratejisinin bir parçasıdır.

Jelkeby, Ikea Oxford Street’i “Hammersmith’in yeni nesli” olarak tanımlıyor ve yeni mekanın “daha erişilebilir olma yolculuğumuzda bir dönüm noktası” olduğunu söylüyor.

Mağazada yaklaşık 6 bin ürün sergilenirken, ev dekorasyonuna yönelik aksesuarlar ve Kallax ünitesi, Lack sehpa gibi küçük mobilya ürünleri de dahil olmak üzere 3 bin 500 ürün aynı gün satın alınabiliyor ve eve götürülebiliyor.

Oxford Street’te mağaza açmanın önemini kavramaya istekli olan perakendeci, aynı zamanda geleneksel büyük mağazalardan daha etkileşimli ve sürükleyici bir deneyim de sundu.

Gould, “Özellikle Oxford Street’te müşterilerin istediği deneyimin daha da arttığını ve yeni, farklı ve benzersiz bir şey beklediklerini biliyoruz” diyor.

Belki de bu yüzden, giriş katı daha çok bir sanat sergisi alanı gibi hissediliyor; ön taraftaki büyük teşhir alanında Ikea’nın yeni Stockholm koleksiyonu ve “küratörlü mağazalar” konsepti sergileniyor.

img 2875
ikea’nın merakla beklenen oxford street mağazasına i̇lk bakış

Köşede, yerel ve uluslararası turistlerin satın alabileceği su şişeleri ve markalı kova şapkalar da dahil olmak üzere, yalnızca Ikea City mağazalarına özel ürünler içeren küçük bir Ikea ürün yelpazesi bulunmaktadır.

Gould, “Markanın herkesin etkileşime girmesini istediğimiz eğlenceli kısmı bu” diyor.

Ancak mağazanın tartışmasız en dikkat çeken özelliği, perakendecinin interaktif etkinlikler ve sergilere ev sahipliği yapmak için kullanacağı 25 metrekarelik Canlı Stüdyo olacak.

img 2876
ikea’nın merakla beklenen oxford street mağazasına i̇lk bakış
img 2877
ikea’nın merakla beklenen oxford street mağazasına i̇lk bakış

Jelkeby , mağazanın Ikea markalı ürünleri ve 130 kişilik İsveç Şarküterisi ile tüm alışverişçileri memnun edeceğini belirtirken, mağazanın kendisinin “Londralılar düşünülerek” tasarlandığını söylüyor.

Başkentte görülen farklı yaşam düzenlemelerini yansıtan, Londralı tasarımcılar ve müşteriler tarafından özel olarak yaratılan oda takımları da showroom’da yer alıyor.

Gould, Kallax’ın vinillerle dolu sergisine veya rengarenk seçilmiş setlere atıfta bulunarak, “Bu, Londra’da küçük bir alanda yaşamaya daha çok benzeyen bir oda setinin boyutu olabilir veya Londra’da yaşayan farklı insanlardan aldığımız kişilik ve müşteri tabanında gördüğümüz çeşitlilik olabilir,” diyor.

img 2878
ikea’nın merakla beklenen oxford street mağazasına i̇lk bakış

Perakendecinin, showroom’daki oda setlerini böldüğü yer, video tünelleri olarak tanımladığı, müşterilerin Londralıların evde yaşadıkları zorlukları, şehirde sevdikleri şeyleri ve Ikea’nın depolama çözümlerini nasıl çözebileceğini dinleyebildiği bir alan.

Ikea ayrıca mağazada kokuyla da oynamış; müşterilere “Londra evlerine gerçek bir dalış” sağlamak amacıyla mutfağa fırın kokuları koymuş.

Katta ayrıca mutfak, yatak odası depolama alanı ve genel dekorasyon için üç adet ücretsiz bire bir tasarım danışmanlığı da sunuluyor. Bu danışmanlıklar önceden rezerve edilebilir veya gün içinde kullanılabilir.

img 2879
ikea’nın merakla beklenen oxford street mağazasına i̇lk bakış
img 2880
ikea’nın merakla beklenen oxford street mağazasına i̇lk bakış

Ikea Oxford Street şehre iyi hizmet edecek bir mağaza, ancak büyük yatırımı karşılığını verecek mi?

Perakendeci, ürün yelpazesi ve çok kanallı perakende deneyimi açısından Londra tüketicisine uygun bir mağaza oluşturmak için çok çalıştı.

Bununla birlikte Gould, mağazanın sadece doğrudan satış odaklı olmadığını, sonuçta dışarıda dolaşan milyonlarca turisti de çekeceğini söylüyor.

Gould, “Oxford Street’te olduğumuz için uluslararası ziyaretçilerin de gelmesini bekliyoruz… [Onların] her zaman bu mağazadan alışveriş yapmaları gerekmiyor,” diyor ve perakendecinin müşterilerini yaşadıkları her yerde markadan alışveriş yapmaya teşvik etmeyi umduğunu ekliyor.

Ikea Oxford Street, perakendecinin City’deki ikinci konsept mağazası olup, kısa süre sonra bu yaz Brighton’da üçüncü bir mağaza açılacak.

Mobilya devi, Harlow, Chester ve Norwich’teki eski Homebase birimlerinde yeni açılışlarla formatın genişlemesini hızlandırmak istiyor.

“Bunun [konseptin] gelecek olduğunu görüyoruz. Masada lokasyonlarımız var,” diyor perakendecinin nereyi düşündüğü konusunda ağzını sıkı tutan Gould.

Yakında açılacak lokasyonları bir kenara bırakırsak, Oxford Street, Ikea’nın şehir merkezi formatında bugüne kadar üstlendiği en büyük bahis ve eğer yerli halk ve turistler arasında başarılı olursa, önümüzdeki yıllarda ev eşyaları zincirinin küresel mağaza varlığı üzerinde büyük bir etki yaratabilir.

Türkiye 2024 Yılı Tahmini Medya ve Reklam Yatırımları Açıklandı

Reklamcılar Derneği (RD), Reklamverenler Derneği (RVD), İnteraktif Reklamcılık Derneği (IAB), Açıkhava Reklamcıları Vakfı (ARVAK), Ulusal Radyo Yayıncıları Derneği (URYAD) ve Mobil Mecralar Araştırma Pazarlama ve Reklamcılık Derneği (MMA TR) adına bağımsız danışmanlık şirketi Deloitte tarafından hazırlanan Türkiye’de Tahmini Medya ve Reklam Yatırımları Raporu’na göre 2024 yılında medya ve reklam yatırımları 253 milyar 600 milyon TL oldu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 78,9’luk bir büyüme yaşanan sektörde medya yatırımları 213 milyar TL olurken; yapım, baskı, reklamveren hizmet bedeli gibi reklam yatırımları ise 40 milyar 600 milyon TL’ye ulaştı. 

Medya yatırımlarında bu yıl da aslan payı dijitalin 

2024 yılında medya yatırımlarından en büyük pay, yüzde 74,2 ile dijitale yönlendirildi. Dijital yatırımlar 158 milyar TL’yi aştı. Bir önceki yıla göre yüzde 83 oranında büyüyen dijital yatırımların büyük bölümü gösterim ya da tıklama bazlı reklamlar ile video formatlara ayrılırken sosyal medya reklamları toplam dijital reklam yatırımlarının yüzde 47,08’ini oluşturdu. Dijital medya reklamlarının yüzde 79,4’ü mobil cihazlarda yapılırken, sosyal medya etkileyicileri (influencer) ile gerçekleştirilen kampanya, tanıtım ve içerik çalışmalarının toplam hacmi 6 milyar 750 milyon TL’yi buldu.

2024, medya yatırımlarında tüm mecraların büyüme yılı oldu

Toplam medya yatırımlarının yüzde 18,3’ünü oluşturan televizyon (TV) yatırımları, bir önceki yıla göre yüzde 56,1 oranında büyüyerek 38 milyar 860 milyon TL‘ye erişti. TV yatırımlarındaki payını düzenli artıran sektörler ise gıda, ev temizlik ürünleri ve kozmetik ve kişisel bakım sektörleri oldu. 

Toplam medya yatırımları içinde yüzde 0,8’lik bir paya sahip olan basın yatırımları, 2024 yılında yüzde 107 artarak 1 milyar 640 milyon TL’ye ulaştı. Basında gazetelere en yüksek medya yatırımı yapan sektör yüzde 21’lik payla finans sektörü olurken, onu yüzde 7’lik payla tekstil, holdingler ve şirketler, e-ticaret ve perakende izledi. Dergilerin büyük reklamverenleri ise tekstil, mobilya ve inşaat sektörleri oldu. 

Toplam payı yüzde 5,1 olan açıkhava yatırımları, bir önceki yıla göre yüzde 115,2 büyüyerek toplam 10 milyar 940 milyon TL’lik hacme ulaştı. Mecraya en yüksek yatırım yapan sektörler yüzde 16’lık payla eğlence, kültür-sanat ve spor, yüzde 14’lük payla kozmetik ve kişisel bakım, yüzde 11’lik payla ise perakende oldu.  

2024 yılında en hızlı büyüyen ikinci mecra olan radyo yatırımları, yüzde 100 büyüme ile toplam 3 milyar 303 milyon TL’nin üzerinde bir hacme ulaştı. Toplam yatırımlar içindeki payı yüzde 1,6 olan radyo yatırımlarında en yüksek payı bulunan sektörler sırasıyla finans, otomotiv, e-ticaret ve perakende oldu. 

Türkiye medya yatırımları içinde yüzde 0,1’lik küçük bir paya sahip olmasına rağmen 2024 yılında yüzde 42,8 oranında büyüyen sinema mecrası, toplam 261 milyon 710 bin TL yatırım aldı. Mecrayı en çok değerlendiren sektörler ise finans, optik, saat ve aksesuar, eğlence ve spor ile bilgi teknolojileri oldu.

Perakende medya, yeni yükselen mecra oldu

Dünyada perakende medya harcamaları yükselen bir eğilimdeyken, Türkiye’de de reklamverenin ilgisini çekmeye devam ediyor. Dünyada 2024 yılı tahmini perakende medya yatırımlarının 140 milyar dolar seviyesinde olduğu görülürken, Türkiye’de de markaların yüzde 74’ü perakende medya için bütçe ayırdığını belirtiyor. 

Küresel medya yatırımları yüzde 8,1 büyüyerek toplam 947 milyar 70 milyon dolara ulaştı 

Zenith tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, dünyadaki 2024 yıllık medya yatırımları tutarı 947 milyar 70 milyon dolara ulaşırken, toplam medya yatırımlarının yaklaşık yüzde 60’ı dijital mecralara yapıldı. Dijital yatırımların büyüme payı ise ağırlıklı olarak sosyal medya ve geleneksel arama motorlarından (Google, Bing vb.) geldi. 

2024 yılında Türkiye, en fazla medya yatırımı yapılan 20 ülke içerisinde yüzde 39,4 ile en fazla büyüyen ülke konumuna ulaştı. Türkiye’yi yüzde 13’lük büyümesiyle Endonezya ve yüzde 12’lik büyümeyle Hindistan takip etti. Medya yatırımlarının Gayrisafi Milli Hasıla’dan aldığı pay yüzde 0,5 seviyesinde olan Türkiye’nin büyüme potansiyeli olduğu açıkça görülüyor.  

Starbucks’ta Zor Dönüş: Satışlar Düşerken Yükseliş Stratejiye Bağlı

Starbucks salı günü beklenenden zayıf kazançlar ve aynı mağaza satışlarında bir çeyrek daha düşüş bildirdi, ancak kahve devi dönüşüm stratejisinin erken başarı belirtileri gösterdiğini söyledi.

Şirketin web sitesinde yayınlanan bir videoda CEO Brian Niccol, “Finansal sonuçlarımız henüz ilerlememizi yansıtmıyor, ancak ‘Starbucks’a Dönüş’ planımızla gerçek bir ivme yakaladık,” dedi. “Hızla test ediyor ve öğreniyoruz ve kahvehanelerimizde değişiklikler görüyoruz.”

Bu değişiklikler arasında, çeyrek boyunca kazançlara olumsuz etki eden kahve yapımını otomatikleştirme planlarının azaltılması ve emeğe daha fazla yatırım yapılması yer alıyor.

Starbucks dönüşüm aşamasında zorluklarla karşı karşıya

img 2007
Starbucks Hisseleri Satışların Hayal Kırıklığı Yaratması ve Toparlanmanın Kazançları Baskılamasıyla Düştü

Ancak şirket aynı zamanda kazançları etkileyebilecek dış zorluklarla da karşı karşıya. Başkan Donald Trump’ın yeni vergilerinin tetiklediği ticaret anlaşmazlıkları muhtemelen kahve çekirdeklerini ve bu çekirdeklerle yapılan içecekleri satın alan tüketicileri etkileyecektir. Şirkete yakın zamanda katılan CFO Cathy Smith’e göre Starbucks’ın ürün ve dağıtım maliyetlerinin yaklaşık %10 ila %15′i yeşil kahveden veya çiğ, kavrulmamış çekirdeklerden geliyor.

Şirket salı günü düzenleyici bir dosyalama yaparak, “Gümrük vergileri ve değişken kahve fiyatları gibi dinamik bir makroekonomik ortamda yol alırken, bu mali yılın geri kalanının bazı zorluklar getireceğini bekliyoruz” dedi ve durumu izlediğini ve mali etkiyi azaltmaya çalıştığını ekledi.

Starbucks, şirketin ikinci çeyrek net gelirinin 384,2 milyon dolar veya hisse başına 34 sent olduğunu bildirdi. Bir önceki yıl aynı dönemde bu rakam 772,4 milyon dolar veya hisse başına 68 sentti.

Şirketin faaliyet kâr marjı, Starbucks’ın geri dönüşünü başlatmak için daha fazla harcama yapmasıyla %12,8′den %6,9′a düştü. ABD’deki kafelerini daha fazla baristayla doldurdukça işgücü maliyetleri arttı.

Starbucks işgücüne daha fazla harcama yaparken, şirket ekipmana harcadığı miktarı azaltıyor. Niccol, artık Cold Pressed Cold Brew sistemini konuşlandırmayı planlamadığını ve şirketin yiyecek ısıtmak için kullanılan ekipmanların konuşlandırılmasını durdurduğunu söyledi.

Bu gelişmiş, emek odaklı yaklaşımın, ekipman için gelecekteki sermaye harcamalarını en aza indirirken verimi ve bağlantıyı iyileştirmede daha fazla potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz” dedi.

Şirket, kendi pazarının dışında mağazalarına trafik çekmek için promosyonlara daha fazla harcama yaptı. Ayrıca, küresel kurumsal organizasyonunu basitleştirmek için attığı adımlar için yeniden yapılandırma maliyetleri de biriktirdi.

Yeniden yapılanma maliyetleri hariç tutulduğunda şirketin hisse başına kazancı 41 sent oldu.

Net satışlar %2 artarak 8,76 milyar dolara çıktı, ancak Starbucks’ın aynı mağaza satışları beşinci çeyrekte üst üste düştü. Şirketin satışları, en büyük iki pazarı olan ABD ve Çin’deki tüketicilerin daha ucuz kahve seçenekleri aramasıyla düşüşe geçti.

Eylül ayında yönetimi devralan Niccol yönetimindeki şirket, “Starbucks’a geri dönerek” ve odak noktasını kahveye ve müşteri deneyimine çevirerek ABD’deki işini düzeltmeye çalışıyor.

Dönüşümün erken aşamaları finansal sonuçlarında iyileşme sağlamasa da Niccol, şirketin yeni pazarlamasının müşterilerle yankı bulduğunu ve hizmet hızlarının arttığını söyledi. Şirket için hedeflerinden biri, her siparişi dört dakika veya daha kısa sürede tamamlamak.

Yine de şirketin küresel aynı mağaza satışları, işlemlerdeki %2′lik düşüşle desteklenerek ikinci çeyrekte %1 düştü. Starbucks’ın iç pazarında, trafik düşüşü daha da dikti.

ABD lokasyonlarında işlemler %4 düştü ve bu da aynı mağaza satışlarını %2 düşürdü. Çin’in aynı mağaza satışları çeyrekte sabit kaldı, çünkü daha düşük ortalama bilet işlem büyümesini telafi etti.

Ekim ayında şirket, dönüşüm stratejisinin erken aşamalarını açıkladığında 2025 mali yılı tahminini askıya aldı. Plan, beyaz yakalı çalışanları için işten çıkarmaları içeriyordu. Şubat ayı sonlarında Starbucks, dönüşüm planının bir parçası olarak 1.100 kurumsal pozisyonu ve birkaç yüz boş pozisyonu keseceğini duyurdu.

Niccol’a göre, Starbucks ileriye dönük olarak, müşterileri oyalanmaya teşvik etmek umuduyla kafelerini daha iyi oturma düzenleri ve “birinci sınıf dokunuşlarla” geliştirmeyi planlıyor. Şirket ayrıca inovasyon sürecini elden geçirmeyi ve personel seviyelerini, standartları ve baristalara hangi içecekleri yapacaklarını söyleyen algoritmayı düzelterek müşteri deneyimini iyileştirmeyi planlıyor.

ChatGPT Alışveriş Oyununu Değiştiriyor: Reklamsız, Kişisel, Etkili

OpenAI’nın, geliştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunmak için ChatGPT arama motorunu güncellediğini birden fazla kaynak bildirdi. 28 Nisan itibarıyla, kullanıcılar ürün aradığında, platform yalnızca bilgi değil, aynı zamanda ürün önerileri, görseller ve incelemeler ile satın alma için harici web sitelerini ziyaret etmek için doğrudan bağlantılar da sunuyor.

TechCrunch’ın haberine göre, deneyim artık Pro, Plus ve Free ChatGPT kullanıcılarının yanı sıra dünya çapında oturumu kapalı kullanıcılar için de mevcut ve moda, güzellik, ev eşyaları ve elektronik gibi kategorilerle başlıyor.

Alışveriş sonuçları ve önerileri; fiyatlandırma, ürün açıklamaları ve incelemeler gibi çevrimiçi verilere göre belirlenir. Yakında OpenAI, Pro ve Plus üyeleri için alışveriş sonuçlarına, daha kişiselleştirilmiş öneriler yapmak için bir kullanıcının önceki sohbetlerinden yararlanan “hafıza özelliğini” de entegre etmeyi planlıyor. Önemlisi, reklamlar Google gibi diğer arama motorlarında olduğu gibi deneyimin bir parçası değildir ve OpenAI satın alımlarda herhangi bir ücret veya komisyon almaz.

ChatGPT Google’ın Alışveriş Hakimiyetini Azaltacak mı?

openai gorsel
ChatGPT Yeni Alışveriş Özelliklerine Hala Reklamsız Devam Ediyor

Bu, OpenAI’nin alışveriş alanına ilk adımı değil; şirket bu yılın başlarında, alışveriş de dahil olmak üzere kullanıcılar adına çeşitli web tabanlı görevleri gerçekleştirecek Operator adlı yeni bir aracı AI arayüzü için planlarını duyurdu. Araç şu anda Ebay, DoorDash, Instacart ve Uber gibi şirketler tarafından test ediliyor.

Ancak ChatGPT’deki bu yeni alışveriş yetenekleri farklı ve Perplexity’nin Shop Like a Pro gibi araçlara ve en önemlisi alışveriş tabanlı aramaların büyük bir iş olduğu Google’a doğrudan bir meydan okumadır. Aslında, ChatGPT arayüzünü deneyen kullanıcılar, reklamlar hariç, Google’daki alışveriş deneyimine çok benzediğini söyledi. Google ise, hem genel arama motoruna hem de platformundaki alışveriş deneyimine istikrarlı bir şekilde AI’yı entegre ediyor.

Women’Secret, İlk Mağazası ile Türkiye Pazarına Giriş Yaptı

Kadın iç giyiminde global ölçekte güçlü bir oyuncu olan Women’Secret, Türkiye pazarına Emaar Square AVM’de açtığı ilk mağazasıyla giriş yaptı. İspanyol Cortefiel Group’un 1992 yılında kurduğu marka, bugün 44 ülkede 430’dan fazla mağazasıyla faaliyet gösteriyor. Women’Secret, yalnızca ürünleriyle değil, felsefesiyle de dikkat çekiyor: Kadınlar tarafından kadınlar için tasarlanmış koleksiyonlar sunan dünyadaki sayılı markalardan biri.

Women’Secret ve Modern Kadınlara Özel Dinamik Koleksiyonlar

women’secret, i̇lk mağazası ile türkiye pazarına giriş yaptı

Women’Secret koleksiyonlarında, bir kadının günlük yaşamının tüm anlarına dokunan ürün grupları bulunuyor. İç giyimden pijamaya, ev giyiminden spora, plajdan aksesuarlara kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan marka, kadınlara konfor ve estetiği aynı anda vaat ediyor.

Rahatlığı ve zarafeti ön planda tutan marka; GrenadineMelroseAshleyNudesFlinstonesOlivia ve Tinkerbell gibi tematik serileriyle dikkat çekiyor. Her 15 günde bir yenilenen koleksiyonlar, markanın dinamizmini korurken müşterilere sürekli güncel seçenekler sunuyor.

Kadın odaklı çizgisiyle öne çıkan Women’Secret, erkek tüketicileri de unutmuyor. Seçili koleksiyonlarda erkeklere yönelik sınırlı ancak özenle hazırlanmış ürünler de sunuluyor.

İlk Durağı: Emaar Square AVM

Markanın Türkiye’deki ilk mağazası İstanbul’un prestijli alışveriş destinasyonlarından Emaar Square AVM’de kapılarını açtı. Renkli ve çağdaş mağaza tasarımıyla ziyaretçilerine sadece alışveriş değil, aynı zamanda marka deneyimi de yaşatmayı amaçlayan Women’Secret, yakın dönemde mağaza ağını genişletmeyi planlıyor.