Ana Sayfa Blog Sayfa 398

H&M, ‘Fashion for Good’ ile Moda Sektörünü Döngüselleştirecek

Daha önce sizinle paylaşmış olduğumuz üzere H&M sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında ikinci el satışları kendi platformu üzerinden test etmişti. Yeni sürdürülebilirlik çalışmaları doğrultusunda H&M, inovasyon platformu Fashion for Good‘un Sorting For Circularity projesine önemli bir ortak olarak katıldığını açıkladı.

Mayıs 2021’de başlatılan proje, “tüketim sonrası tekstillerde döngüselliği sağlamak adına tekstil atıklarını geri dönüştürmek için daha etkili bir altyapı geliştirmeyi” hedefliyor.

Projenin amacı, tekstillerin malzeme bileşimini anlamak ve ağırlıklı olarak manuel girdiye dayanan ve doğru bilgiler sağlayamayan mevcut tekstil sınıflandırma sistemini geliştirmektir. Projenin nihai hedefi, tekstil ayıklayıcılarının tekstil atıklarını geri dönüşümcülerle eşleştirmesini sağlayacak açık kaynaklı bir platform oluşturmak.

H&M, sektörümüzü döngüsel bir sektöre dönüştürebiliriz diyor

Proje, yeni lokasyonları dahil ederek, farklı lokasyonlardaki geri dönüşüm yeteneklerine dair daha kapsamlı bir genel bakış oluşturacak ve üretilen tekstil atıklarındaki bölgesel farklılıkları ortaya çıkaracak.

H&M Group’un dairesel strateji lideri Anna-Karin Sundelius yaptığı açıklamada, “Moda endüstrisinin büyümeyi doğal kaynak kullanımından ayırmasını sağlamak için geri dönüştürülmüş malzemeleri daha büyük ölçekte erişilebilir hale getirmemiz gerekiyor” dedi.

 “Atılan birçok giysi ve tekstil, kaynak olarak değil, atık olarak kabul ediliyor; bunu değiştirmemiz gerekiyor. Sadece sektör çapında işbirlikleri, araştırma ve yeniliklere yapılan yatırımlar sayesinde sektörümüzü döngüsel bir sektöre dönüştürebiliriz.”

Fashion for Good; Inditex, Adidas, Bestseller, Levi’s gibi şirketlerle de çalışıyor.

Mango 2025 Yılına Kadar Yalnızca Geri Dönüştürülmüş Polyester Kullanmayı Hedefliyor

Mango, sürdürülebilirlik hedeflerini hızlandırıyor. Şirket, 2025 yılına kadar kullanılan tüm polyesterlerin geri dönüştürülmesini ve tüm selülozik elyafların izlenebilir kaynaklardan gelmesini sağlamayı taahhüt ediyor.

Mango’nun sürdürülebilir moda taahhüdü, daha düşük çevresel etkiye sahip tüm giysileri içerisinde barındırıyor. Bunlar, organik pamuk, geri dönüştürülmüş yün veya geri dönüştürülmüş polyester gibi en az yüzde 30 sürdürülebilir liflerden oluşan ürünlerdir. Son yıllarda moda zinciri ‘sürdürülebilir giyim’ oranını artırmak için büyük çaba sarf etti.

Perakendeci, 2020’nin başında stratejik plana dahil ettiği çeşitli sürdürülebilirlik hedeflerini hızlandırmaya karar verdi. Mango, özellikle, kullanılan polyesterin yüzde 100’ünün 2025 yılına kadar geri dönüştürüleceğini vaat ediyor.

CEO Toni Ruiz : “Çevresel etkisinin bilincinde olarak hedeflerimiz ve uluslararası taahhütlerimiz doğrultusunda, tek tek çalışarak koleksiyonumuzda daha düşük çevresel etkiye sahip elyafların kullanımını teşvik ediyoruz. Sürdürülebilir elyaf hedeflerini öne çıkarmak bize daha sürdürülebilir bir moda geleceğine doğru ilerlemek için olanak sağlıyor.” dedi.

Amazon Tarihin En Büyük Reklam Vereni Oldu

Çevrimiçi perakendecinin reklam harcaması 2021’de yıllık %55 artışla, daha geniş perakende sektöründe görülen %20,6’lık artışın iki katından fazla arttı. Amazon, 2021’de reklam ve promosyonlara 16,9 milyar dolar harcadıktan sonra tarihin en büyük reklam vereni oldu. Reklam harcamaları yıllık %55 artarak 6 milyar dolarlık bir artışla on yılın en hızlı artışı oldu.

amazon en buyuk reklam veren 2
başarılı şirket bu sefer de en çok reklam gösteren olarak karşımıza çıktı…

Reklam araştırma şirketi Warc, yaptığı devasa reklam yatırımlarının muhtemelen e-ticaret devini tarihteki en büyük reklam gösteren haline getirdiğini söyledi.

Amazon Tarihin En Büyük Reklam Göstereni

Warc, en büyük reklam veren unvanı için önemli bir rakip olan Procter & Gamble‘ın dahi, Haziran 2021’de sona eren yılda reklam harcamasının %12 artarak 8,2 milyar dolara yükselmesiyle Amazon‘un gerisinde kaldığını belirtiyor.

Tüm perakende genelinde, reklam harcamaları geçen yıl %20,6 arttı

Warc – Reklam ve Pazarlama Araştırma Şirketi

Küresel satışlar 31 Aralık 2021’e kadar olan çeyrekte %9 artışla 101,1 milyar sterline yükselirken, net kâr iki katına çıkarak 10,5 milyar sterline ulaştığından, reklamlar e-ticaret devi için karşılığını veriyor.

Çevrimiçi alışveriş devi, artan maliyetleri dengelemek için ABD müşterilerini ilgilendirecek Prime üyelik ücretini önümüzdeki aydan itibaren %17 artıracağını açıkladı.

CEO Andy Jassy de, ​​personel sıkıntısı ve enflasyonist baskılar nedeniyle maliyet artışlarından etkilendiğini söyleyenlerden.

amazon bir cok ulkede buyumeye devam ediyor
şirket bir çok ülkede büyümeye devam ediyor…

“Uzun zamandır beklendiği gibi, işgücü arzı kıtlığı ve enflasyonist baskılardan kaynaklanan daha yüksek maliyet problemleri yaşadık ve bu sorunlar Omicron nedeniyle ilk çeyreğe kadar devam etti. Devam eden kısa vadeli zorluklara rağmen, pandemiden çıkarken iş hakkında iyimser ve heyecanlı hissetmeye devam ediyoruz.”

Teslimatları Sağlayıcılara mı Bırakmalı Yoksa Kendiniz mi Yapmalısınız?

Walmart, Safeway, Kroger, Amazon ve Target gibi büyük oyuncular market teslimatını kendileri yapıyor. Ancak bazı sektör gözlemcileri, işlemin başından sonuna kadar kontrolü elinde tutma gereğini öne sürerek diğerlerinin de bu kulübe katılma zamanının geldiğini düşünüyor.

Cambridge Retail Advisors Yönetici Ortağı Ken Morris, “Müşteri, perakendecinin son kilometre teslimatı da dahil olmak üzere tüm sipariş yaşam döngüsünü desteklemesini bekliyor” diye açıklıyor. Üçüncü taraf teslimatı yanlış giderse tüketiciler üçüncü taraf sağlayıcıyı değil, perakendeciyi sorumlu tutacaktır.

teslimat 4
tüketici memnuniyeti

Teslimatları Kim Yapmalı?

Perakendeciler, üçüncü taraf sağlayıcılardan geçen işlemler hakkında çok fazla veri alamazlar, bu da onları işlerinin büyük bir bölümü hakkında değerli bilgilerden yoksun bırakır ve potansiyel olarak gelecekteki bir rakiple de veri paylaşmış olurlar.

Dezavantajlara rağmen çoğu perakendeci, şirket içi teslimatın maliyeti ve geliştirme süresi nedeniyle üçüncü taraf teslimat sağlayıcılarıyla şu veya bu zamanda ortaklık kurmuş durumda. Üçüncü taraf sağlayıcıların yerleşik altyapısı ve personeli, birçok zincirin pandemi sırasında çok kısa sürede teslimatı başlatmasını sağladı.

teslimat 2
kuryeler

Teslimat kalitesi konusundaki soru işaretlerine rağmen birçok üçüncü taraf sağlayıcı, çalışanlarına mükemmel hizmet sunmaları için teşvikler oluşturdu. Örneğin, müşteri derecelendirmesi ne kadar yüksek olursa, ortakların daha büyük ve daha kazançlı siparişlere erişmesi o kadar olası durumdaydı. Bunun yanında birkaç yıldır faaliyet göstermelerinin ardından bu şirketler ne yaptıklarını gerçekten iyi biliyor.

Spieckerman Retail başkanı Carol Spieckerman, “Instacart ve DoorDash gibi üçüncü taraf sağlayıcıların bu noktada oldukça fazla deneyimi var” diyor.

Birçok perakendeci; tüketicilerin her iki platform üzerinden sipariş vermelerine, toplama işlemini kendilerinin yapmasına onay veriyor ancak teslimatı üçüncü bir tarafa bırakmasına veya üçüncü tarafı yalnızca belirli teslimatlar için kullanmasına izin veren hibrit bir yaklaşım benimsiyor.

teslimat 4
david bishop – brick meets click

Brick Meets Click’in ortağı David Bishop, “Çevrimiçi segment büyümeye devam ederken bir marketin yalnızca üçüncü taraf bir sağlayıcıya güvenirken işletme maliyetlerini kontrol etmesi çok zor” diyor.

Brick Meets Click’e göre, 2021’deki çevrimiçi market satışlarının üçte biri, teslim alma (yüzde 45) ve eve gönderime (yüzde 22) kıyasla teslimattan oluşuyor. Bir kâr merkezinden uzak olsa da, teslimat, özellikle ultra hızlı teslimat ve buna benzer projeler gibi daha yeni modeller ivme kazanırsa, büyüme anlamında çok şey sunabilir.

Perakende Sektöründe Enflasyona Karşı Savaşmanın 5 Yolu

Pandemi, ekonomik kriz ve bunun sonucunda yükselen enflasyon sonrası bir çok perakendeci fiyat arttırmamak için çeşitli yöntemler bulmaya çalışıyor. Fiyat artışlarının tüketiciye yansımaması için girilen bu yarışta doğru hamleleri atabilmek artık her zamankinden daha önemli. Daha çok satış yapabilmek için fiyatları belirli bir dengede tutmak gerekiyor ancak bunun sonucunda azalan kârlar üretim dengesinde büyük sorunlara yol açıyor.

enflasyon enflasyona karsi fiyat artislari 3
dünyada ve ülkemizde artan enflasyon gün geçtikçe tüketiciyi daha da fazla etkiliyor

Perakendenin esnek duruşu ve pazarlama politikalarının tüketiciye yönelik hazırlanmış olması fiyatları dengede tutmanın bir satış yöntemi değil reklamcılık faaliyeti olduğunu bizlere gösteriyor. İçinde bulunduğumuz süreçte işletme sahiplerinin vermesi gereken önemli kararlardan biri artan maliyetleri minimum düzeyde tutarak tüketiciyi fiyat artışlarından nasıl koruyacakları oluyor.

Büyük perakendeciler, müşterileri elde tutarken kar marjlarını korumak için çeşitli stratejiler geliştiriyorlar – personel kesintileri yapıyorlar, tedarikçileri sıkıştırıyorlar ve “küçülme” taktiklerini deniyorlar. Ancak büyük oyuncular kadar esnek olmayan küçük işletme sahipleri, kârlarını etkileyen fiyat artışlarına nasıl karşı koyabilirler? İşte beş öneri.

Kâr Marjını Gözden Geçirmek

Perakendeciler, özellikle bir süredir incelemedilerse, kar marjlarını iki ve üç kez kontrol etmelidir. Şu anda ürünlerini satın almanın veya yaratmanın ne kadara mal olduğunu bilmek, kuruşuna kadar hayati önem taşıyor. Çoğu ürün ve hizmette fiyat artışları gerçekleştiğinden, her faturayı kontrol etmeleri gerekiyor. Tüketiciye fazla yansıyan faturalar satışların azalmasına sebep oluyor. Bu sebeple fiyat artışları tüketiciye mümkün olduğunda geç yansıtılıyor.

Maliyetlere Odaklanın

Fiyatları artırmak basit bir seçenek değilse ve bu zor süreçte tüketici kaybetmek istemiyorsanız, işletme sahipleri olarak, marka imajı ve inançlarından ödün vermeden ürünlerin maliyetini azaltıp azaltamayacaklarına bakmalısınız. Küçük işletmeler stok seviyelerini kontrol etmeliler – bu gibi zamanlarda fazla stok biriktirmek hayat kurtarır.

Müşteriyi Tanıyın

Müşteriyi işin merkezinde tutmak, fikrini öğrenmek ve onu tanımak, perakendecilere her zaman zor zamanlarda yardımcı olur ve elbette gelecekte sadık müşteriler kazanmalarını sağlar. Özellikle küçük işletmeler, müşterileriyle yaşam zorluğu ve maliyet artışları hakkında konuşmaktan çekinmemelidir.

enflasyon enflasyona karsi fiyat artislari 4 1
raflardaki fiyat yükselişleri gözden kaçmıyor…

Perakendeciler, müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için fiyat artışlarını sürekli olarak test edebilir ve ardından fiyatları yalnızca kademeli olarak artırabilir.

İnovasyon Yapın

Sadece fiyat artışlarını durdurmak değil, belki de daha tatmin edici kar marjına sahip olmak için çeşitli inovasyonlar yapmak önemli. Pazarlama inovasyonları ve kampanyalar tüketicinin kendisini daha rahat ve fırsat içerisinde hissetmesini sağlayacağı için işletme yeni kampanyalar ve fırsatlar duyurmalıdır. Çünkü bu günlerde doğru ürünü doğru fiyata almak için sıra bekleyen müşterilerin gözleri sürekli yeni fırsatlar arıyor.

Enflasyonun Sonuçlarına Açık Olun

enflasyon enflasyona karsi fiyat artislari 2
alışverişe çıkmadan önce uzun süren hesaplamalar yapılıyor…

Özgünlük ve dürüstlük tüketiciler için fazlasıyla önemlidir – özellikle kötü ve beklenmedik haberler söz konusu olduğunda – bu yüzden açık olun. Müşterilere fiyatların arttığını rahatlıkla söyleyin ve bunu iletirken diğer güven düşüren unsurlardan kaçının.

Müşteriler hala satın alıyor ve harcama yapıyor ancak güvenleri fiyat artışları sebebiyle düşükse, müşterilere bu sebepleri teker teker iletmek çok önemlidir – bunu sık sık ve tutarlı bir şekilde yapın.

Son Not

Açıkladığımız 5 madde ve sizlerin aklına gelebilecek diğer fikirleri de birleriştirirsek aslında herkese uyan tek bir cevabı olamayan bir soru ile karşı karşıyayız. Ancak, maliyetlerinin ve kârlarının tam olarak nerede olduğunu incelemek ve analiz etmek için zaman ayıran perakendecilerin şu anda daha fazla fırsata ve güce sahip olduklarını söylemek de zor olmaz. Bu karlılık ve enflasyon vagonlarını çeken hız trenini yönetmek ve fiyatlandırmayı yapılması gereken ile müşterilerinin istediği arasındaki çizgide tutmak, 2022’de işletme sahipleri için kilit nokta olacaktır.

Defacto Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Pandemi ile birlikte perakende sektöründe moda markalarının en önemli gündem konusu sürdürülebilirlik. Markalar hem ülkemizde hem de dünya çapında sürdürülebilirlik çalışmalarına odaklanmaya ve bu konudaki yatırımlarını açıklamaya hızla devam ediyor.

Defacto, 2020 yılı sürdürülebilirlik raporunu bugün yayımladı. 74 sayfalık raporda aynı zamanda şirketin kısa ve uzun vadeli hedefleri ve çalışmalarına yönelik de oldukça detaylı bilgiler yer alıyor.

defacto sürdürülebilirlik raporu
ozon tekstil, defacto’nun yurt içi faaliyetlerinin %100 iştiraki ve en büyük tedarikçisidir.

Defacto CEO’su İhsan Ateş raporun başında yer alan mesajında: “DeFacto olarak kuruluş felsefemizin getirdiği sorumluluklar çerçevesinde hem ülkemiz hem de faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde sürdürülebilir gelişmelere katkı sunuyoruz. Çok boyutlu olarak ele aldığımız sürdürülebilirlik stratejimizin temelinde Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin işaret ettiği hedefler yer alıyor. Bu hedefler doğrultusunda şekillendirdiğimiz çalışmalarımızın isabetliliğini, Çin’den başlayarak tüm dünyaya yayılan COVID-19 pandemisinin yarattığı olağandışı süreçte deneyimleme imkanı bulduk.” şeklinde görüşlerini belirtiyor.

Defacto’nun deneyim mağazacılığı

Pandemi ile değişen müşteri ihtiyaçlarına cevap veren yenilikçi deneyim mağazasından da bahsedilen raporda, şirketin perakende teknolojilerine yaptığı yatırımlardan da söz ediliyor.

defacto2

“Deneyim Mağazacılığı konsepti çerçevesinde, “Mağazada Öde” ismini verdiğimiz bir uygulamamızla, Türkiye özelinde 300’ün üzerinde şubeye yayılmış renk / beden varyantlı stoklarımızı her noktada tüm ürünler varmış gibi satışa sunabiliyoruz. Müşterilerimizi çok beğendiği ve almak istediği ürünü alamama durumuyla karşılamıyor veya almak için stoğu olan şubeye gitmek zorunda kalmıyor. “

“Bu uygulamayla Perakende sektörünün çözümü en zor olan problemlerinden biri olan “stokta olmama” problemini çözmeyi amaçlıyoruz. Bu yaklaşımımızla da online ve fiziksel perakende satışlarımızın sürdürülebilirliğini hedefliyoruz.“

Raporun devamında şirketin KPI göstergeleri, tedarik ve yönetimde sürdürülebilirlik çalışmaları, çalışan uygulamaları, müşteri memnuniyet çalışmaları gibi birçok detaya yer veriliyor.

Raporun tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Samsung Galaxy S22 Serisi ile Apple Satışlarına Meydan Okuyor

Geçtiğimiz hafta Apple ve Samsung savaşında en yeni gelişme Samsung Galaxy S22 ile ortaya atıldı. Dünyanın en çok telefon satan şirketlerinden olan Güney Koreli teknoloji devi geçtiğimiz hafta Çarşamba günü düzenlediği Galaxy Unpacked etkinliğinde bir dizi yeni akıllı telefon ve tableti piyasaya sürdü.

samsung s22 yeni amiral gemisi 2
yeni tanıtılan galaxy serisi görüntüleri…

Şirketin yeni Galaxy S22 akıllı telefon serisinde üç yeni model bulunuyor: standart S22, biraz daha pahalı S22+ ve birinci sınıf S22 Ultra. S22 ve S22+ Türkiye piyasasındaki fiyatları henüz bilinmiyor.

S22, 6.1 inçlik bir ekrana sahip olan telefonların en küçüğü konumunda. S22+, 6,6 inç ekrana sahipken, S22 Ultra, 6,8 inçlik bir panel ile gelen üçlü serinin en büyüğü.

Samsung Galaxy S22 ile Ne Sunuyor?

Son iki büyük cihaz yeni, süper hızlı 5G ağlarına bağlanabilirken tanıtımda, üç modelin de Wi-Fi 6 olarak bilinen yeni nesil Wi-Fi’yi desteklediğini belirtti.

samsung s22 serisi yeni amiral gemisi 3
yeni telefonların renkleri ve tasarımı…

Her telefon bir alüminyum çerçeve ile tasarlanmıştır ve hem ön hem de arka tarafında kimyasal olarak geliştirilmiş cam ile birlikte gelir.

S22 ve S22+ dört renkte piyasaya sürülecek: beyaz, pembe, siyah ve yeşil.

S22 Ultra, bu renklerin dışında bordo renk ile birlikte geliyor.

Güney Koreli teknoloji devi, fotoğrafçılığı geliştirmek ve video çekimlerini daha yumuşak hale getirmek için yeni telefonlarındaki yapay zeka teknolojisini duyurdu. Şirket ayrıca AI algoritmalarının insanların internet bağlantılarını optimize etmek ve iyileştirmek için telefonlarını nasıl kullandıklarını analiz edebileceğini de söyledi.

Galaxy S8 Tab

Şirket ayrıca üç yeni Android tableti de aynı gün piyasaya sürdü: Galaxy Tab S8, S8+ ve S8 Ultra.

Galaxy Tab S8 Ultra, 14,6 inçlik devasa bir ekrana sahip bir makine canavar ve hatta neredeyse bilgisayar. Boyutuna rağmen tanıtımda, tabletin hafif olduğunu ve benzer boyuttaki bir dizüstü bilgisayarın yaklaşık yarısı kadar ağırlığa sahip olduğunu söylediler. S8 ve S8+ sırasıyla 11 inç ve 12,4 inç ekrana sahip.

Teknoloji devi en ağırlıklı olarak üst modellerinde video çekebilme ve kamera özelliklerine odaklanmış gibi görünüyor.

samsung galaxy tab s8
yeni galaxy tablet serisi…

S8 Ultra, 120 derecelik görüş alanına sahip çift lensli, 12 megapiksel ön kameralara sahip. Ancak ön yüzeyinde son dönemlerde görmeye alışık olduğumuz çentiğe de rastladığımızı söylemeliyiz.

Apple İle Savaş

Geçtiğimiz hafta yapılan etkinlikte en yeni cihazlarının tanıtımı, Apple‘ın iPhone 13‘ü piyasaya sürmesinden birkaç ay sonra gerçekleşti. Diğer teknoloji üreticileri gibi Galaxy Serisinde de, gelişmiş bir kamera ve daha parlak bir ekran dahil olmak üzere iPhone ile temel olarak benzer güncellemeler sunuyordu.

Güney Koreli teknoloji devi, yeni telefonlarıyla insanları katlanır ekran gibi gösterişli özelliklerle şaşırtmaya çalışmıyor. Bunun yerine, son yıllarda telefonlarını yükseltmekten çekinenleri, mevcut telefonların sunduğu özelliklerden memnun olanları cezbetmeyi umuyor.

ŞOK Marketler 2021 Oranlarını Açıkladı

Şirketten yapılan açıklamaya göre, ŞOK Marketler’in cirosu geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 33 artarak 28,4 milyar TL’ye ulaştı. “Tarladan Sofraya Doğru Tarım” projesiyle Türkiye’nin her yerinden binlerce çiftçi ile küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından üretilen, kaliteli ürünleri, en uygun fiyatlarla müşterilerine ulaştıran ŞOK Marketler, müşterilerinin ekonomisine katkı sağlarken enflasyonla mücadeleye de destek oldu.

Türkiye’nin 81 ilinde yaklaşık 40 bin çalışanı ile hizmet vermeye devam eden ŞOK Marketler’in geçen yıl açılan 1.102 mağaza ile toplam mağaza sayısı 9 bin 247’ye yükseldi.

2020 Mart ayında devreye alınan online alışveriş uygulaması Cepte ŞOK ile salgında da müşterilerine kesintisiz hizmet vermeyi sürdüren ŞOK Marketler, artan talebi karşılayabilmek için şimdi de elektrikli teslimat aracı filosu kuruyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, 1 yıla yakın bir süre Ar-Ge çalışması yapılan ve tasarımı tamamen kendilerine ait olan Cepte ŞOK Motor adlı araçların hizmet vermeye başladığını belirtti.

ŞOK Marketler’de ciro yüzde 33, net kâr yüzde 17 artarak 319 milyon TL’ye çıktı

“Son 2 yılda yaklaşık 60 milyon TL yatırım yaptığımız Cepte ŞOK’a, özellikle pandemiyle birlikte müşterilerimiz çok büyük teveccüh gösterdi ve bu ilgi artarak devam ediyor. Bu talebe karşılık doğal olarak biz de yatırım yapıyoruz. Bu kapsamda marketlerimizin sipariş dağıtım ağını güçlendirmek için ‘Cepte ŞOK’ elektrikli teslimat aracına yönelik geniş bir ağ kuruyoruz. Türkiye’de bir ilk olacak elektrikli araç projemizle bir yandan karbon emisyonunu azaltmayı, diğer yandan alım/dağıtım operasyonlarında müşteri memnuniyetini üst düzeye çıkarmayı planlıyoruz. Şu anda filomuzda 1.000 araç bulunuyor. Avrupa’nın en büyük elektrikli araç parkına sahip perakende şirketlerinden birisi olmayı hedefliyoruz. Cepte ŞOK motorlarımızı 81 ilde tüm müşterilerimizin hizmetine sunacağız. Bu projemizle yaklaşık 1.300 kişiyi istihdam etmeyi planlıyoruz.”

Demirel, 2021 yılında yeni mağaza açılışları dahil olmak üzere yaklaşık 800 milyon liralık yatırım yaptıklarını vurgulayarak, “Son 5 yılda yaptığımız yatırımlarla ülke ekonomisine katkımız 2,5 milyar TL’ye ulaştı. Pandemi ve ekonomik dalgalanmaların azalarak da olsa etkisini sürdürdüğü 2021 yılında güçlü lojistik ve tedarik sistemimizle maliyetlerimizi optimize ederek, Türkiye’nin 81 ilindeki tüm müşterilerimize kesintisiz hizmet vermeye, yeni mağazalar açmaya ve istihdamımızı artırmaya devam ettik. Müşteri odaklı yenilikçi iş modelimizle 2021 yılında ciromuzu yüzde 33, net kârımızı yüzde 17 artırarak 319 milyon TL’ye çıkardık. 2022 yılında da büyümemizi sürdürürken, devreye aldığımız Cepte ŞOK motor filomuzla da müşterilerimize kesintisiz hizmet vererek ülke ekonomisine ve istihdama katkı yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Amazon ve Visa Küresel Anlaşmazlığı Sona Erdirdi

Sizlere daha önceki haberimizde Amazon ve Visa arasında kredi kartlarıyla yapılan ödemeler konusunda bir anlaşmazlık olduğunu aktarmıştık. Şimdilerde iki şirket sonunda kredi kartları konusunda ödeme ücretlerini de içeren ihtilaflar üzerinde bir anlaşmaya vardı.

amazon ve visa anlasma imzaladi
i̇ki şirketin yeniden anlaşması uzun zamandır bekleniyordu…

Visa kartları, iki şirket arasındaki küresel anlaşmanın bir parçası olarak tüm Amazon.com mağazalarında ve gerçek mekanlarda faaliyet gösteren satış noktalarında kabul edilmeye devam edilecek.

Amazon ve Visa’nın Anlaşmazlığın Neydi?

E-ticaret devi Amazon, gelecek yıldan itibaren Birleşik Krallık’ta Visa kredi kartlarıyla yapılan ödemeleri kabul etmemeyi planlamıştı. Amazon, müşterilerine 19 Ocak’tan itibaren İngiltere’de verilen Visa kredi kartlarını artık kabul etmeyeceğini açıklamıştı.

amazon ve visa anlasma imzaladi 2
anlaşmanın sağlıklı bir şekilde devam etmesi bekleniyor…

İngiltere’de Brexit’in ardından AB’de geçerli olan ticaret yasalarının geçerli olmamasıyla birlikte kredi kartı alışveriş ücretlerindeki üst sınır da belirlenememişti. Bu sebeple Visa ve MasterCard gibi şirketler kredi kartı harcama ücretlerini yükselttiler. Bu durum Amazon ile bu şirketler arasındaki bir dizi anlaşmazlığa sebep oldu.

Anlaşmazlıkların ardından Amazon, müşterilerine artık Visa kartları kabul etmeyeceğini duyurmuştu. Amazon’un buradaki planı pazar gücünü kullanarak kredi kartı şirketlerince uygulanan yüksek ücretleri düşürmekti.

Anlaşma Nasıl İşleyecek?

Geçen ay Amazon, açıkladığı kararı son anda geri almıştı ve “potansiyel bir çözüm üzerinde Visa ile yakın bir şekilde çalıştığını” duyurmuştu.

visa ile amazon anlasmazligi 4
e-ticaret devinden gelen açıklamalar şu şekilde:

“Visa kredi kartlarının kullanımına ilişkin beklenen değişiklik artık 19 Ocak’ta gerçekleşmeyecek. Müşterilerin Amazon’da Visa kredi kartlarını kullanmaya devam etmelerini sağlayacak potansiyel bir çözüm üzerinde Visa ile yakın bir şekilde çalışıyoruz”

Bu anlaşma ile birlikte Amazon kredi kartı harcamalarında alınan ücretlerin daha mâkul seviyelere ineceğini ve anlaşmanın sürdürülebilir olması hâlinde Visa ile çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Haftada 4 Gün Çalışma Yasası Onaylandı. İşte Detaylar

Çalışma sürelerinin haftada 4 gün çalışma şeklinde düzenlenmesinin verimliliği daha çok arttıracağını düşünen 4 Day Week Global isimli sosyal sorumluluk platformu Avrupa Ülkelerindeki programlarına devam ederken Belçika’dan ani bir karar çıktı.

haftada 4 gun calisma yasasi onaylandi 5
bu yasa sayesinde çalışanlar çalışma sürelerini kendileri belirleyebilecekler…

Ülkenin çok partili koalisyon hükümeti tarafından kabul edilen reform paketi, çalışanlara mesai saatlerinden sonra iş telefonlarını ve bilgisayarlarını kapatma ve mesai saatlerinden sonra işten atılma korkusu olmadan işle ilgili mesajları görmezden gelme hakkı da verecek.

Belçika başbakanı Alexander de Croo’nun açıklamalarından kısa bir özet;

“İki zor yılı geride bıraktık. Bu anlaşma ile daha yenilikçi, sürdürülebilir ve dijital bir ekonomiye ışık tuttuk. Amaç insanları ve işletmeleri daha güçlü hale getirebilmek”

Yeni tasarıya göre işçiler daha güçlü yasal korumalara sahip olurken, tam zamanlı çalışanlar talep üzerine esnek programlarda çalışabilecek.

haftada 4 gun calisma yasasi onaylandi 3
çalışanlar bir haftalık bir çalışma süresini 4 güne sığdırabilecekler…

Ancak yasa tasarısının yasalaşmadan önce federal milletvekilleri tarafından birden fazla okumadan geçmesi gerektiği için reformların yasalaşması aylar alabilir.

Yeni İş Hayatı: Haftada 4 Gün Çalışma

Çalışanlar, üç günlük bir hafta sonu alabilmek için çalışma haftası boyunca daha uzun saatler çalışmak zorunda kalacaklar. Bu, ek bir izin almak için 38 saatlik 4 gün süren bir çalışma haftasını sürdürmek zorunda kalacakları anlamına geliyor.

haftada 4 gun calisma yasasi onaylandi 2
çalışanların verimliliklerinin nasıl etkileneceği merak konusu…

Çalışanlar ayrıca yöneticilerden değişken çalışma programlarını kolaylıkla talep edebilecekler.

Ayrıca işverenler, bir işçinin dört günlük çalışma haftası talebini reddedebilir, ancak gerekçelerini yazılı olarak kayda geçirmeleri gerekiyor.

Yeni yasa, 20’den fazla çalışanı olan tüm işverenler için geçerli olacak.

“Bu, çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmek isteyenler için faydalı olacaktır” diye Belçika hükümeti, işçilerin bu talebi önce deneme süresi olarak 6 aylığına isteyebileceklerini duyurdu. Altı aylık süre, bir çalışanın yanlış bir seçim durumunda çok uzun süre mahsur kalmasın diye duyuruldu.

Patronları Görmezden Gelebilecekler

Yeni Yasa Çocuklarıyla Daha Fazla Zaman Geçirmek İsteyenler için Çok Faydalı Olacak.

Pierre-Yves Dermagne – Belçika Bakbakan Yardımcısı

Ocak ayında, Belçika hükümeti için çalışan memurlara, patronlardan herhangi tepki olmaksızın iş telefonlarını ve bilgisayarlarını kapatmalarına ve mesai saatlerinden sonra mesajları görmezden

gelmelerine izin vererek, iş hayatıyla tüm bağlantılarını kesme hakkı verildi.

Salı günü yapılan açıklamada, özel sektördekiler de dahil olmak üzere tüm Belçikalı işçilerin aynı hakka sahip olacağını belirtildi.

Bu sayede çalışanlar artık mesai saatleri dışında gönderilen maillere bakmayacak ve cevap vermeyecekler. Belçika’da yeni hayata geçecek bu uygulamanın verimliliği ve sonuçlarının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bakalım çalışanlar yeni düzenlerinden memnun olacaklar mı?