Ana Sayfa Blog Sayfa 125

Yandex Türkiye Araştırdı: Okula Dönüşte Hangi Kanallar Öne Çıkıyor?

Yandex Türkiye’nin yeni araştırmasına göre okula dönüş sürecinde yapılan alışverişlerde çevrimiçi kanallar yüzde 93 ile büyük payı alıyor. Araştırma, ebeveynlerin  veya çocukların yüzde 92’sinin ödevler için arama motorlarını kullandığını ortaya koyuyor. Öğrencilerin okula ulaşım tercihleri incelendiğinde ise en yaygın yöntem  yüzde 46 ile yürümek. Bunu yüzde 36 ile aile aracı ve yüzde 34 ile okul servisi takip ediyor.

yandex türkiye araştırdı: okula dönüşte hangi kanallar öne çıkıyor?

Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken, Yandex Türkiye de Türkiye’deki ailelerin okula hazırlık süreçlerini ve bunun günlük hayatlarına etkisini araştırdı. Araştırma; ebeveynlerin yaptıkları alışverişlere, çocuklarına verilen ödevlerin yapılmasını nasıl yönettiklerine ve ulaşımda geçen zamana kadar birçok başlık altında karşılaştıkları zorlukları mercek altına alıyor.

Şirketten yapılan açıklamada paylaşılan araştırma sonucuna göre, okula başlangıç için yapılan hazırlıklar genellikle erken başlıyor. Ebeveynlerin yüzde 36’sı bir ay önceden hazırlıklara başlıyor. Katılımcıların yüzde 79’luk büyük bir bölümü ise yeni döneme hazırlanmanın yorucu ve çok zaman alan bir süreç olduğunu belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 52’si ürünleri bulmak için arama motorlarını kullanıyor

Alışveriş alışkanlıklarının ciddi şekilde değiştiğini de ortaya çıkaran araştırmaya katılanların yüzde 93’ü bazı okul malzemelerini çevrimiçi satın aldığını söylüyor. Çevrimiçi alışveriş yapanların yüzde 75’i pazaryerlerini tercih ederken yüzde 52’si ihtiyaç duydukları ürünleri bulmak için arama motorlarını kullanıyor. Araştırma ayrıca, erkeklerin arama motorlarını daha fazla kullandığını, kadınların ise pazaryerlerini tercih ettiğini ortaya koyuyor.

Çevrimiçi alışveriş eğilimine rağmen, ebeveynlerin yüzde 25’i hâlâ fiziksel mağazaları tercih ediyor. Bu kişiler için büyük alışveriş merkezlerinde gidecekleri mağazaları bulmak çok önemli; katılımcıların yüzde 98’i alışveriş merkezlerinde her kata ait mağaza planlarını gösteren ayrıntılı haritaların oldukça faydalı olacağını belirtiyor.

Bu ihtiyaca yanıt olarak, Yandex Maps kısa süre önce Türkiye genelinde, Mall of Istanbul ve Mall of Antalya gibi büyük alışveriş merkezleri de dahil olmak üzere 107 AVM’ye ait ayrıntılı iç mekân planlarını kullanıma sundu. Böylece alışveriş yapanlar hem zamandan tasarruf edebiliyor hem de aradıkları mağazaları kolayca bulabiliyor.

Ailelerin yüzde 76’sı yapay zekâ araçlarını eğitim amaçlı kullanıyor

Araştırmaya göre teknoloji, eğitimde önemli bir rol oynuyor; ebeveynlerin veya çocukların yüzde 92’si ek öğrenim materyali bulmak veya ödevlerde yardım almak için arama motorlarını kullanıyor. Ayrıca, yapay zekâ araçlarının kullanımı da dikkat çekici. Ailelerin yüzde 76’sı bu araçları eğitim amaçlı kullanıyor.

Ebeveynlerin eğitimde yapay zekâya bakışı çoğunlukla olumlu. Katılımcıların yüzde 81’i bu teknolojileri olumlu buluyor. Bu grubun yüzde 41’i yapay zekâyı öğrenme için mükemmel bir araç olarak görürken, katılımcıların yalnızca yüzde 8’i olumsuz görüş belirtiyor.

Arama motorları, eğitim ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak amacıyla gelişiyor. Örneğin, gelişmiş yapay zekâ asistanı Yazeka ile güçlendirilen Yandex Arama; video ve görseller ile desteklenen yanıtlarla bilgi sunabiliyor, hızlı yanıt gerektiren sorgularda yüksek doğruluk sağlıyor ve bağlama uygun takip soruları sorulmasına olanak tanıyor. Bu da öğrencilerin projeleri ve ödevleri için adım adım, ayrıntılı anlatımlara kolayca ulaşmasını sağlıyor; böylece öğrenme süreci hem daha ilgi çekici hem de erişilebilir hâle geliyor.

Katılımcıların yüzde 65’i araçlarında daha fazla zaman harcıyor

Yeni eğitim-öğretim döneminin başlaması ile birlikte ailelerin günlük düzeni de değişiyor. Katılımcıların yüzde 65’i, zamanlarını daha fazla araç kullanarak geçirdiklerini belirtiyor. Öğrenciler arasında okula gitmenin en yaygın yolu yüzde 46 ile yürümek olurken bunu yüzde 36 ile aile aracı ve yüzde 34 ile okul servisi kullanmak takip ediyor. Toplu taşıma ise öğrencilerin sadece yüzde 16’sı tarafından tercih ediliyor.

Sürücüler özellikle yüzde 73 ile trafik yoğunluğu ve yüzde 55 ile park yeri bulma zorluğu gibi önemli sorunlarla karşılaşıyor. Bu sorunlara çözüm olarak navigasyon hizmetleri, doğru ve anlık bilgi sunmaya odaklanıyor. Yandex Maps artık araba yolculuklarının yüzde 90’ından fazlasında, beş dakikaya kadar hassasiyetle, son derece doğru tahmini varış süreleri sunuyor. Bu sayede ebeveynler, güzergâhlarını daha iyi planlayıp daha sorunsuz bir ulaşım sağlayabiliyor. 

Toplu taşıma kullananlar için de uygulama; ülke genelinde 2 binden fazla toplu taşıma güzergâhı, 51 bin otobüs durağı ve İstanbul’daki 38 deniz ulaşım hattı dâhil olmak üzere kapsamlı bilgiler sunuyor.

2025’te Perakende Veri Güvenliği: Kişiselleştirme ve Koruma Dengesi

Perakende sektörü, müşterilerin kişiselleştirilmiş deneyim beklentisinin zirveye ulaştığı bir dönemde. Günümüzde insanlar; tercihleri, geçmiş alışverişleri ve internet aktivitelerine göre kendilerine özel ürün ve hizmetler almak istiyor. Bu talep, çok kanallı perakendeciler için müşteri sadakatini artırma ve satışları yükseltme fırsatı yaratıyor. Ancak aynı zamanda, 2025’te giderek büyüyen perakende veri güvenliği risklerini de beraberinde getiriyor.

perakende veri güvenliği

Kişiselleştirme Stratejileri Başarı Oranını Arttırıyor

Kişiselleştirilmiş deneyim, perakendecilerin müşteriler hakkında daha fazla veri toplamasını, analiz etmesini ve saklamasını gerektiriyor. Araştırmalara göre kişiselleştirme stratejilerini benimseyen perakendeciler %40 daha yüksek dönüşüm oranlarına ulaşabiliyor. Ancak bu durum, aynı zamanda müşteri verilerini koruma yükünü de artırıyor. İşte bu noktada “kişiselleştirme paradoksu” ortaya çıkıyor: Harika müşteri deneyimlerini mümkün kılan veriler, aynı zamanda en büyük güvenlik riskini ve sorumluluğu temsil ediyor. 2025’te bu paradoksu çözmek, perakendeciler için en kritik rekabet avantajlarından biri olacak.

Bir perakendeci kişiselleştirilmiş deneyim sunarken perde arkasında, yapılan her alışveriş kaydediliyor ve analiz ediliyor. Web sitesi davranışları izleniyor, mobil uygulamalar veya mağaza içi WiFi üzerinden müşteri konumları toplanabiliyor. Her bir etkileşim değerli bir veri oluşturuyor ve perakende veri güvenliğinin korunması gerekiyor. Çok kanallı perakendeciler için bu süreç; fiziksel mağazalar, e-ticaret siteleri, mobil uygulamalar ve sosyal medya platformlarında daha da karmaşık bir hale geliyor. Sonuç olarak, geleneksel yöntemlerle korunması zor olan, hızla büyüyen bir veri varlığı ortaya çıkıyor.

Perakende Veri Güvenliğine Yönelik Yeni Tehditler

Kişiselleştirme, veri toplamanın en büyük tetikleyicisi olduğundan dolayı perakendeciler her geçen yıl artan çeşitli tehditlerle karşı karşıya kalıyor. Haliyle perakende veri güvenliğini sağlamak da zorlaşıyor. En büyük tehditlerden bazıları:

  • Müşteri bilgileri; yedeklerde, test ortamlarında, analiz araçlarında ve üçüncü taraf uygulamalarda beklenmedik şekilde ortaya çıkıyor. Pek çok perakendeci verilerinin nerede saklandığını tam olarak bilmiyor.
  • Siber suçlular, gelişmiş yapay zekâ teknolojileriyle perakende sistemlerindeki açıkları hızlıca bulup kullanabiliyor. Özellikle ödeme kartı bilgileri en cazip hedef olmaya devam ediyor.
  • Müşteri verileri; tedarikçiler, lojistik ortakları ve hizmet sağlayıcılarla paylaşıldığında saldırı yüzeyi katlanarak büyüyor. Her bağlantı bir giriş kapısı haline gelebiliyor.

2025 İçin Perakendeye Özel Veri Güvenliği Stratejisi

Kişiselleştirme ile güvenliği dengelemek isteyen perakendeciler, kapsamlı veri keşfi ve sınıflandırma çalışmaları yapıyor. Veriyi korumadan önce nerede olduğunu bilmek gerekiyor. Satış noktası sistemlerinden pazarlama veritabanlarına kadar tüm ortamda hassas veriyi belirleyen araçlar kullanılmalı. Yeni yapay zekâ tabanlı sınıflandırma modelleri, müşteri hizmetleri notları veya sosyal medya paylaşımları gibi yapılandırılmamış metinlerde bile hassas veriyi ayırt edebiliyor.

veri guvenligi neden onemlidir blog 730x411 1

Aynı zamanda Müşteri verilerinin doğrudan açığa çıkmasını engelleyen teknolojiler hızla gelişiyor. Örneğin; Federated learning sayesinde veriler cihazdan buluta taşınmadan kişiselleştirme modelleri eğitilebiliyor. Diğer yandan Homomorfik şifreleme, şifrelenmiş verinin çözülmeden analiz edilmesini mümkün kılıyor. 2025 itibarıyla bu teknolojilerin orta ölçekli perakendecilerin de erişimine açılması bekleniyor.

Güvenlikten Emin Olunmalı, Şansa Bırakılmamalı

Tüm önlemlere rağmen ihlaller yaşanabilir. Bu nedenle perakendecilerin müşteri verisi için özel hazırlanmış olay müdahale planları olmalıdır. Etkilenen müşterilere nasıl ve hangi kanallardan bilgi verileceği, tekrarını önleyecek adımlar ve farklı regülasyonlarla uyum süreçleri detaylandırılmalıdır.

Bir diğer yöntem de, müşteri verisinin organizasyon içinde nasıl aktığını kontrol eden veri çevreleri oluşturulmasıdır. Böylece hassas veriler yanlış ortamlara aktarılmadan, yalnızca ihtiyaç duyulan sistemlere yönlendirilebilir. Bu yöntem, kişiselleştirme motorlarının gerekli veriye erişimini sağlarken aşırı yetkilendirme veya uygunsuz paylaşımı da önler. Ayrıca, çoğu gizlilik düzenlemesi bunu zorunlu kılıyor. Perakende veri güvenliğini riske atmaktan kaçınan bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Güvenli Kişiselleştirmenin Geleceği

Gelecekte başarılı perakendeciler, perakende veri güvenliğini kişiselleştirmeye engel olarak değil, müşteri güveni kazanmanın yolu olarak görecek. Bazı vizyoner markalar, şimdiden güvenlik ve gizliliği kişiselleştirme stratejilerinin temeline entegre etmiş durumda. Veri hacimleri büyüdükçe ve kişiselleştirme daha da gelişmiş hale geldikçe, güvenli müşteri deneyimleri sunabilen markalar öne çıkacak.

Güçlü veri güvenliği stratejilerini bugünden hayata geçiren perakendeciler, geleceğin yüksek derecede kişiselleştirilmiş ama aynı zamanda güvenli alışveriş dünyasına hazır olacak.



Avrupa’da Beden Ölçüleri Yeniden Şekilleniyor : Modayı Boyutlandırmak

Avrupa’da moda markaları ve perakendeciler, tutarsız beden ölçüleri nedeniyle her yıl milyonlarca euro kaybediyor. Yanlış beden yüzünden gerçekleşen iadeler, indirimler ve üretim fazlası israfı sektörün en büyük sorunlarından biri haline gelmiş durumda. İade oranları İtalya’da %22’den başlayıp, İsviçre’de %62’ye kadar çıkıyor. Daha da çarpıcı olan ise bu iadelerin %90’ından fazlasının beden uyumsuzluğundan kaynaklanması. Bu tablo açıkça gösteriyor ki: artık beden standardizasyonu ve tutarlılık bir seçenek değil, zorunluluk.

beden ölçüleri

İşte tam da bu noktada, veriye dayalı yeni nesil beden teknolojileri geliştiren şirketler devreye giriyor. Bunlardan biri Alvanon. Şirket, Avrupa’daki faaliyetlerini genişleterek markalara ve perakendecilere beden stratejilerini dönüştürme konusunda destek veriyor. Misyonu ise açık: moda işletmelerini tutarlı beden stratejileri ile güçlendirmek, verimliliği artırmak, sürdürülebilir yenilikleri mümkün kılmak ve tüketici güvenini pekiştirmek. Şirket beden ölçülerinden dolayı sektörde oluşacak olumsuz durumları gidermeye çalışıyor.

Avrupa’nın Çeşitli Beden Ölçülerine Uyum

Alvanon Avrupa İcra Direktörü Ton Wiedenhoff, konuyu şöyle açıklıyor:
“Avrupa’nın farklı beden yapıları için kıyafet üretmek, endüstrinin en köklü zorluklarından biri. Alvanon’un yaklaşımı, gerçek beden verilerini kullanarak markaların hedef müşterileri için beden tanımları oluşturmasına ve bu tanımların tasarımdan üretime, e-ticaretten perakendeye kadar tüm aşamalarda tutarlı şekilde uygulanmasına dayanıyor.” Aynı zamanda şirket Avrupa’daki çalışmalarını hızlandırmak ve geliştirmek amacıyla çalışma kadrolarını önemli isimlerle güçlendiriyor.

İş Birlikleri ve Fit Stüdyoları

Alvanon, aynı zamanda Avrupa’da iş birlikleriyle büyüyor. Şirket, İsveç’in önde gelen dijital moda üreticisi 3Dear ve ana şirketi Pattern Stockholm ile ortaklık kurdu. Bu sayede Stockholm’de yeni bir Alvanon Fit Studio açıldı.

fit stüdyoları
avrupa’da beden ölçüleri yeniden şekilleniyor : modayı boyutlandırmak 8

Hedef Dijital Çözümler İle Başarı Sağlamak

Alvanon’un geliştirdiği beden ekosistemi, güçlü dijital ve fiziksel araçlara dayanıyor. Alvanon Body Platform (ABP), sanal beden setleri ve yeni nesil BodyAI avatarları, markaların koleksiyonlarını sanal ortamda tasarlayıp test etmesine imkan tanıyor. Bu sayede henüz fiziksel numune üretilmeden giysiler üzerinde denemeler yapılabiliyor. Özel ve standart beden setleri ise markalara verimlilik sağlayan, kapsayıcı ve tutarlı bir sistemin temelini oluşturuyor.

Beden ölçüleri teknolojisinin iş dünyasına yansımasına en iyi örneklerden biri Inditex Grubu’na bağlı BERSHKA. Zara’dan sonra grubun en büyük markası olan BERSHKA, iki yıl önce Alvanon iş birliğiyle beden stratejisini baştan aşağı yeniledi. Marka, hedef kitlesinin beden aralığını netleştirdi, ardından dijital avatarlar ve fiziksel manken “ikizleri” kullanarak tüm ürün gamını hem iç ekiplerinde hem de tedarikçilerinde tutarlı hale getirdi. Sonuç mu? %10 daha az iade ve milyonlarca euro tasarruf.

Starbucks Mağazalarını Yeniliyor: Yeni Dönemde Amaç Daha Sıcak ve Erişilebilir Bir Deneyim

Starbucks, ABD genelindeki mağazalarında kapsamlı bir yenileme sürecine girerek kafelerini herkes için daha kapsayıcı ve davetkâr hale getirmeyi arzuluyor. Starbucks mağazaları, 2026 sonuna kadar büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Şirket, ABD genelinde 1.000’den fazla mağazayı yenilemeyi hedefliyor, akabinde küresel olarak ölçeklendirilecek. Bu yenilikler sayesinde kahve zinciri, mağazalarını yalnızca kahve alınan bir nokta olmaktan çıkarıp, herkes için kapsayıcı ve samimi bir buluşma alanına dönüştürmeyi amaçlıyor.

starbucks mağazaları

Starbucks mağazaları artık daha fazla oturma alanına, daha yumuşak ışıklandırmaya ve konforlu tasarımlara sahip olacak. Özellikle tekerlekli sandalye kullanıcıları için erişilebilir masa düzenleri, taşınabilir masalar, deri kaplı rahat oturma bölümleri ve canlı bitkilerle desteklenen dekorlar öne çıkıyor. Uzun yıllar boyunca Starbucks Mağazaları, “ev ve iş arasında üçüncü buluşma noktası” olarak biliniyordu. Ancak son yıllarda mobil siparişin artmasıyla birlikte koltukların ve prizlerin kaldırılması, bu kimliğin zayıflamasına yol açtı. Yeni CEO Brian Niccol, bu algıyı tersine çevirmek için harekete geçti. Dükkanlar için yeniden 30.000 koltuk eklenmesi planlanıyor. Böylece müşteriler yalnızca kahve almakla kalmayacak, uzun süre vakit geçirebilecek.

Yenilenmiş ve Dinamik Starbucks Mağazaları

New York’taki Union Square yakınlarındaki yenilenmiş Starbucks mağazası bunun en güzel örneklerinden biri olarak göz önüne çıkıyor. Deri detaylı oturma alanları, yumuşak ışıklandırma ile öne çıkan duvar resimleri dinamik bir ortam sunuyor. Starbucks’ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Dawn Clark, yenilikleri şu sözlerle özetliyor: “Önümüzdeki yıl boyunca 1.000’den fazla Starbucks Mağazası’nı dönüştürerek, küresel mirasımızı yerel dokularla birleştiriyoruz. Bu mekanlar, daha kapsayıcı, daha davetkâr ve insan odaklı olacak.”

Starbucks Mağazaları, yeni tasarım anlayışıyla kahve severlere yalnızca bir içecek değil; samimiyet, topluluk ve konfor da sunuyor. Bu dönüşümle birlikte Starbucks, yeniden şehir yaşamında “ikinci ev” haline gelmeyi hedefliyor.


JYSK’in Yol Haritası: Şehir Mağazaları, Dijital Yatırımlar ve Büyüme

Jysk, önümüzdeki üç yıl içinde büyük Avrupa şehirlerinde büyümeye odaklanmayı planlıyor. Aynı zamanda şirket, dijital platformlara daha fazla yatırım yapıyor. Danimarkalı ev mobilyası zinciri, genişleme için bolca alan görüyor.

jysk 3
Jysk Şehir Mağazalarına ve Dijitalleşmeye Güveniyor

Jysk müşteriye daha yakın

“Müşterilerin ilk tercihi“, Jysk’in yeni bir büyüme aşamasına girmek istediği stratejinin adı. Perakendeci, zincirin halihazırda faaliyet gösterdiği ülkelerdeki müşteri tabanını genişletmeyi hedefliyor. Ayrıca Jysk, şehirli müşterilerin alışverişini kolaylaştırmak için odağını büyük Avrupa şehirlerine kaydırıyor.

CEO Rami Jensen, “Önümüzdeki yıllarda, halihazırda mağazalarımızın ve güçlü bir lojistik yapılanmamızın bulunduğu ülkelerde daha da büyüme fırsatı görüyoruz. Ayrıca, önümüzdeki mali yıl içinde daha fazla mağaza açmayı planladığımız Madrid gibi büyük metropollerdeki müşterilerimize daha yakın olmak istiyoruz” dedi. Perakendecinin halihazırda elli ülkede 3.500’den fazla mağazası bulunuyor.

Dijital yatırımlar

Yatırım odağı fiziksel mağazalardan dijitalleşmeye kayıyor. Jysk, önceki strateji döneminde 3.0 mağaza konseptine 4,7 milyar Danimarka kronu (630 milyon avro) yatırım yaparak 3.000’den fazla mağazasını başarıyla yeniledi. Perakendeci, yeni strateji döneminde BT altyapısı, online alışveriş ve diğer müşteri odaklı platformlara en az iki milyar kron (250 milyon avro) yatırım yapmayı planlıyor.

Türkiye genişlemeleri ilerliyor

Global tarafta haberler bu şekildeyken, markanın Türkiye pazarına girişinin ardından genişlemeleri de ilerliyor. Türkiye pazarına adım attıklarından bu yana İskandinav ‘hygge’ felsefesinin getirdiği konfor ve estetiğe Türk halkının gösterdiği yoğun ilginin gururlandırdığını belirten JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan: “Uyku ve yaşam alanlarına değer katan, uygun fiyatlı ve kaliteli ürünlerimizle her geçen gün daha fazla eve ulaşıyoruz. Online siparişe açtığımız illerle de hizmet ağımızı genişletirken, bu topraklarda böylesine sıcak bir karşılık bulmak, büyüme isteğimizi daha da pekiştiriyor.”

Tarihi Tersane’den Modern Yaşama: The Mall Tersane İstanbul’a Yakından Bakış

İstanbul’un tarihi Haliç kıyısında yükselen Tersane İstanbul, alışveriş, yaşam ve kültür alanlarını bir araya getiren projesiyle kapılarını açtı. Projenin en dikkat çekici bölümlerinden biri olan The Mall, Rixos Grubu yatırımıyla hayata geçti. Modern mimari ile tarihi dokuyu buluşturan alışveriş merkezi, şehrin yeni cazibe noktalarından biri olmayı hedefliyor.

Dünyaca Ünlü Markalar Bir Arada

tersane 3 y
tarihi tersane’den modern yaşama: the mall tersane i̇stanbul'a yakından bakış 14

The Mall, Adidas, Alo Yoga, Beymen, Boyner, Chanel Beauty, Lululemon, Mango, Mavi, Sephora, Victoria’s Secretgibi dünyaca ünlü markaların yanı sıra yerli markaları da ziyaretçilerle buluşturuyor. Yeme-içme alanında ise %Arabica, Günaydın, Hafız Mustafa, Cup of Joy, Em Sherif gibi farklı seçenekler öne çıkıyor.

Alışverişten Fazlası: Yaşam, Sanat ve Eğlence

tersane 2
tarihi tersane’den modern yaşama: the mall tersane i̇stanbul'a yakından bakış 15

The Mall sadece alışveriş değil; restoranları, kafeleri ve etkinlik alanlarıyla İstanbul’un sosyal hayatına yeni bir soluk getiriyor. Ziyaretçiler, Haliç manzarasına karşı alışveriş yaparken gastronomi ve sanatın keyfini çıkarabilecek. Müze Meydanı, Sadberk Hanım Müzesi ve Kadın Kültürü Müzesi gibi kültür alanları projeyi farklılaştırıyor. Ayrıca Fabrik Konser ve Etkinlik Salonu yıl boyu konser ve etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Rixos Grubu’nun Kapsamlı Yatırımı

tersane 1
tarihi tersane’den modern yaşama: the mall tersane i̇stanbul'a yakından bakış 16

Tersane İstanbul kapsamında sadece alışveriş merkezi değil; Rixos Tersane İstanbul ve Aliée İstanbul otelleri hizmet verirken, Delano İstanbul otelinin açılışı da yakında gerçekleşecek. Sahil hattında konumlanan rezidans ve özel konutlarla proje, İstanbul’un yeni yaşam alanlarından biri haline geliyor.

600 Yıllık Mirasın Üzerine Kurulu

1455’te Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan Tersane-i Amire, Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar boyunca denizcilik üssü oldu. Bugün, Tersane İstanbul projesiyle bu tarihi miras modern bir yaşam alanına dönüştürülerek hem geçmişi hem bugünü bir araya getiriyor.

Gucci ve Louis Vuitton’un Yeni Rekabet Alanı: Seul’ün Gastronomi Dünyası

Dünyanın önde gelen iki lüks markası Gucci ve Louis Vuitton, rekabetlerini Seul’ün en moda semtlerinden birinde podyumlardan restoran masalarına taşıyor.

gucci restoran1

Gucci, salı günü Cheongdam’daki amiral mağazasında yeni taşınıp yenilenen restoranı Gucci Osteria da Massimo Bottura Seoul’ü açacak. Beşinci katta yer alan bu girişim, markanın 2022’de açılan Itaewon şubesinin yerini alacak. Gucci, yeni mekanın, müşterilerini markanın kimliğine kaptıracak zarif iç mekanlar ve özenle seçilmiş bir menüyle tasarlandığını söyledi.

Bu hamle, Louis Vuitton’un  yine Cheongdam’daki Maison Seoul butiğinde Le Café Louis Vuitton’u açmasından sadece birkaç gün sonra geldi. Markanın Paris, New York, Tokyo, Milano ve Bangkok’u kapsayan genişleyen “mutfak topluluğu“nun bir parçası olan kafe, Vuitton’un imzası olan monogramla damgalanmış yemekler sunmasıyla ve hatta köfteleri bu ikonik motifle süslemesiyle dikkat çekti.

louis vuitton maison seul

Apgujeong-ro boyunca sadece birkaç blok ötede bulunan iki restoran, mahalleyi lüks yemeklerin savaş alanına dönüştürüyor. Sinsa’daki Café Madang ile Hermès ve Seongsu ve Cheongdam’daki Café Dior ile Dior gibi diğer markalar da yiyecek-içecek sektörüne çoktan adım attı.

Sektör analistleri, bu trendi konaklama sektörüne bir girişten daha fazlası olarak görüyor. Lüks markalar, nispeten erişilebilir fiyat noktalarında sürükleyici deneyimler sunarak sadakati güçlendirmeyi ve kültürel ayak izlerini pahalı ürünlerin ötesine taşımayı hedefliyor. Bir perakende gözlemcisi, “Yemek yemek, tüketicilerin markayı -kelimenin tam anlamıyla- tatmalarına ve bir çanta olmasa da bir anıyı eve götürmelerine olanak tanıyor,” diye belirtti.

Lululemon, Globalde Satış Baskısı ve Yenilenme Arayışında

Kanadalı spor giyim devi Lululemon, ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. Şirket, hisse başına 3,10 dolar kâr ile analist beklentilerinin üzerinde bir performans gösterdi. Ancak gelir tarafında hedeflerin altında kalındı ve tam yıl öngörüsü düşürüldü. Lululemon, 2024 mali yılı için hisse başına kazancını 12,77–12,97 dolar aralığında beklerken, bu rakam Wall Street’in 14,45 dolarlık tahmininin oldukça gerisinde kaldı. Yıllık gelirin ise 10,85–11 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Şirketin zayıf görünüm açıklamasının arkasında en büyük etken ABD’nin gümrük vergileri. CEO Calvin McDonald, yeni düzenlemelerin yıllık kârı yaklaşık 240 milyon dolar azaltacağını belirterek, artan oranların ve asgari ücret hükümlerindeki değişikliklerin de şirketin maliyetlerini baskıladığını söyledi.

ABD’de Satışlar Geriliyor

lululemon magaza 20haziran

Lululemon, yılın ikinci çeyreğinde 14 yeni mağaza açarak toplam mağaza sayısını 784’e çıkardı. Ancak en büyük pazarı olan ABD’de tablo parlak değil. Aynı mağaza satışları %4 düştü. Genel karşılaştırılabilir satışlar ise yalnızca %1 artış gösterdi, bu da Wall Street’in %2,2’lik beklentisinin altında kaldı.

McDonald, özellikle gündelik giyim ve lounge kategorilerinde markanın “müşterilerle yankı bulmadığını” ve ürünlerin “çok öngörülebilir hale geldiğini” itiraf etti. Ona göre asıl sorun, yeni trendler yaratma fırsatlarının kaçırılması. Bu nedenle şirket, 2025 baharında koleksiyonlarının yaklaşık %35’ini yeni ürünlerden oluşturmayı ve hızlı tasarım kabiliyetlerini güçlendirmeyi planlıyor.

Lululemon için Stratejik Yenilenme Arayışı

Lululemon’un brüt kâr marjı çeyrekte %58,5’e, faaliyet kâr marjı ise %20,7’ye geriledi. CFO Meghan Frank, ABD’de kaldırılan “de minimis” muafiyetinin şirketi doğrudan etkilediğini ve vergi kaynaklı kârdaki düşüşün önemli kısmını oluşturduğunu açıkladı.

Şirket, üçüncü çeyrek için gelirini 2,47–2,50 milyar dolar arasında, hisse başına kârını ise 2,18–2,23 dolar aralığında öngörüyor. Bu rakamlar, piyasanın daha yüksek beklentilerinin altında kalıyor.

McDonald, “Çeyrek sonuçlarından memnun değiliz; markamız bu sonuçlardan daha iyisini hak ediyor” diyerek ürün stratejisini yeniden şekillendireceklerini vurguladı. Uzun vadede kısa vadeli çözümlerle marka değerini zedelemek istemediklerini belirten CEO, büyümenin anahtarını “doğru ürün geliştirme” olarak tanımladı.

Boyner Büyük Mağazacılık Giyim Dışı Kategoriler Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ: “Okula dönüş, satışın ötesinde uzun vadeli stratejiler için kritik bir dönem.”

Okulların açılmasına sayılı günler kala, perakende sektörü yılın en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Alışveriş merkezlerinden online platformlara kadar her noktada hareketlilik artarken, aileler bütçelerini yeniden şekillendiriyor, markalar ise hem kısa vadeli satış hedeflerini hem de uzun vadeli müşteri bağını gözeterek stratejilerini devreye alıyor. Bu dönemin sektör için ne anlama geldiğini ve Boyner’in yaklaşımını, Boyner Büyük Mağazacılık Giyim Dışı Kategoriler Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ ile konuştuk.

Okula dönüş dönemi perakendeciler için satış artışının ötesinde ne ifade ediyor? Bu dönemin hangi göstergeleri stratejik planlama açısından kritik hale geliyor?

boyner büyük mağazacılık orçun kızıldağ: "okula dönüş, satışın ötesinde uzun vadeli stratejiler için kritik bir dönem."

Okula dönüş, perakende sektörü için yalnızca satışların artışı değil, müşteri davranışlarını derinlemesine analiz etme fırsatı sunan bir dönem. Alışverişin hızlanmasıyla birlikte sektör genelinde hareketlilik artıyor ve tüm perakendeciler bu döneme özel olarak hazırlanıyor.

Bu süreçte özellikle üç gösterge öne çıkıyor. Öncelikle, ailelerin bütçe öncelikleri daha net görülüyor; eğitim harcamaları ön plana çıktığı için kategoriler arası kaymalar stratejik planlamada yol gösterici oluyor. İkinci olarak, okula dönüş alışverişi, anne-babalar ile çocukların birlikte karar verdikleri nadir dönemlerden biri. Bu deneyim, markaların duygusal bağ kurması ve müşteri sadakatini artırması açısından büyük önem taşıyor. Son olarak, bu dönem yeni sezon trendlerini ve müşteri tercihlerini okumak için önemli bir veri kaynağı. CRM’den stok yönetimine kadar pek çok alanda stratejik sinyaller üretiyor. Dolayısıyla okula dönüş, yalnızca kısa vadeli satış ivmesi değil, aynı zamanda perakendecilerin uzun vadeli stratejilerini şekillendiren bir dönem olarak öne çıkıyor.

Son yıllarda okula dönüş alışverişlerinde hangi yapısal değişimleri gözlemliyorsunuz? Özellikle online–offline dengesi, sepet kompozisyonu veya tüketici segmentlerinde farklılıklar dikkatinizi çekiyor mu?

Son yıllarda ailelerin okula dönüş alışverişlerini daha planlı ve bilinçli yapmaya başladığını gözlemliyoruz. Öncelikle online–offline dengesi farklılaştı; tüketiciler ihtiyaç listesini büyük ölçüde online’da araştırıyor, fiyat karşılaştırmalarını yapıyor ama mağaza deneyimi, özellikle çocuklarla birlikte alışverişin keyfi önemini koruyor. Bu nedenle hibrit bir alışveriş davranışı söz konusu demek mümkün.

Sepet kompozisyonunda da dönüşüm var. Geleneksel kırtasiye ürünleri hâlâ merkezde olsa da giyim, ayakkabı, spor malzemeleri ve teknoloji ürünlerinin sepet içindeki payı artıyor. Bu da ailelerin okula dönüşü sadece ‘kırtasiye alışverişi’ değil, bütünsel bir hazırlık dönemi olarak gördüğünü gösteriyor.

Tüketici segmentleri açısından baktığımızda ise özellikle Z kuşağının alışverişe daha aktif katıldığını görüyoruz. Çocuklar ve gençler kendi seçimlerinde daha fazla söz sahibi olurken, aileler de bütçe yönetimini buna göre esnek hale getiriyor. Dolayısıyla markalar için hem dijital deneyimi hem de mağaza içi deneyimi gençlere hitap edecek şekilde tasarlamak stratejik bir gereklilik haline geliyor.

Boyner olarak güçlü omni yapımızla okula dönüş yolundaki çocuklar ve gençler için  geniş marka ve ürün seçkisini aynı çatı altında sunuyoruz. Okula dönüş alışverişinin belirgin şekilde arttığı bu dönemde en çok satılan ürünlerin başında sneaker, sırt çantası, eşofman altı, tişört geliyor. Sadece sneaker kategorisinde geçtiğimiz aya göre % 43 artış gerçekleşti. 

Ekonomik koşullar ailelerin bütçe yönetimine nasıl yansıyor? Bu tablo, fiyat–performans arayışı ile marka–kalite beklentisi arasında nasıl bir denge oluşturuyor?

boyner dynamic teen 3

Ekonomik koşullar ailelerin bütçe yönetimine doğrudan yansıyor. Ebeveynler okul harcamalarını daha planlı yapıyor, öncelikleri netleştiriyor ve sepetlerine girecek ürünleri daha titizlikle seçiyor. Bu noktada iki güçlü eğilim öne çıkıyor: fiyat–performans arayışı ve marka–kalite beklentisi.

Bir yandan aileler bütçeyi korumak için avantajlı fiyatları, kampanyaları ve çoklu ürün fırsatlarını tercih ederken, diğer yandan özellikle çocuklarının güvenliği, konforu ve uzun vadeli kullanımı söz konusu olduğunda markalı ve kaliteli ürünlerden vazgeçmiyor. Bu da aslında tüketicilerin ‘en uygun fiyatlı ürünü’ değil, ‘fiyatına göre en doğru ürünü’ aradıklarını gösteriyor. Dolayısıyla bugünkü tablo, markalar açısından yalnızca fiyat rekabeti değil, güven, dayanıklılık ve değer vaadinin de ön plana çıktığı, hassas bir dengeyi yönetmeyi gerektiriyor.

Biz de bu dönemde hem marka ve ürün seçkimizle hem de ayrıcalıklı kampanya ve hizmet kurgularımızla müşterilerimizin hayatlarına değer katmaya odaklanıyoruz. Sanat, deneyim ve teknoloji odaklı mağazalarımız, pazar yeri özelliği ile daha da büyüyen, yüzlerce marka ve binlerce ürünü bir araya getiren boyner.com. tr, farklı beden seçeneklerini sipariş edebilme, bulunduğun yerde deneme ve 90 dakikada teslimat özellikleriyle öne çıkan Boyner Now ile ayrıcalıklı ve konforlu alışveriş imkanı sunuyoruz. 

Müşterilerimizi fiyat değişimlerine karşı koruyan, “Aldığım ürünün fiyatı ya düşerse” sorusunu ortadan kaldıran İndirim Korumalı Alışveriş gibi uygulamalarımızla müşterilerimizin her zaman yanında olduğumuzu göstermek istiyoruz. Perakende sektörüne yeni bir güven standartı getiren “İndirim Korumalı Alışveriş ile Boyner mağazaları, boyner. com.tr ve Boyner Now’dan alınan bir ürünün fiyatının 30 gün içinde düşmesi durumunda aradaki fiyat farkı iade ediliyor. Amacımız; müşterilerimizle uzun vadeli ve güvene dayalı ilişkiler kurmak. 

Tekstil, kırtasiye, elektronik, ayakkabı gibi farklı kategoriler arasında hangi alanlarda büyüme ivmesi görüyorsunuz? Aileler hangi kategorilerde daha rasyonel davranıyor, hangilerinde ise duygusal/marka odaklı karar veriyor?

Okula dönüş döneminde farklı kategorilerde farklı dinamikler öne çıkıyor. Tekstilde ve ayakkabıda ailelerin davranışları daha çok marka ve kalite odaklı. Çocukların gün boyu kullandığı bu ürünlerde konfor, dayanıklılık ve stil beklentisi nedeniyle duygusal ve marka bağlılığı yüksek kararlar görüyoruz. Boyner’de okula dönüş döneminde en güçlü büyüme ivmesini ayakkabı kategorisinde görüyoruz. Sneaker’lar zirvede yer alırken, kız ve erkek çocuklarında yürüyüş ayakkabıları en çok tercih edilen ürünler arasında. Çanta kategorisinde ise karakter baskılı, işlevsel ve dayanıklı modeller öne çıkıyor. Farklı renk ve model seçenekleriyle küçük-büyük herkesin favorisi olan aynı zamanda fonksiyonelliğiyle dikkat çeken Stanley de yine yükselen bir satış grafiği ortaya koyuyor. Stanley termos satışlarımız Temmuz ayına göre yüzde 60artarken, çok yakın zamanda Stanley’in sadece Boyner’e özel bir serisini müşterilerimize sunacağımızın da haberini vermek isterim. 

Giyim tarafında ise Jordan koleksiyonundaki tişört, şort ve atletler gençlerin spor kültürünü, günlük yaşamlarına da taşıdığı ortaya koyuyor. Aileler kırtasiye ve dayanıklı ürünlerde daha rasyonel davranırken, giyim ve marka kimliği taşıyan ürünlerde gençlerin duygusal ve stil odaklı tercihlerine alan açıyor.

Boyner olarak bu dönemde tüketiciye nasıl bir iletişim diliyle ulaşıyorsunuz? 

Okula dönüş dönemi bizim için yalnızca bir kampanya süreci değil, A’dan Z’ye tüm ihtiyaçların karşılandığı, aynı zamanda hediyeleşme ritüelinin de öne çıktığı bu dönemde müşterilerimize hız, trendler ve deneyim odağında yaklaşıyoruz. Sneaker’lardan sırt çantalarına, teknolojik aksesuarlardan kıyafetlere kadar geniş bir ürün seçkisini tek bir çatı altında sunarak, alışveriş yolculuğunu konforlu bir hale getiriyoruz. Boyner olarak bu seneki okula dönüş kampanyamızdaki iletişim dilimizi yalnızca ürün tanıtımına değil, yaşam tarzı ve mood’a odaklanarak kurguladık. Okula dönüş dönemini tüm çocuklar, gençler ve ebeveynler için daha keyifli ve anlamlı bir süreç haline getirmek istedik. İletişim kampanyamızda öne çıkan “O Sırada Biz” söylemi gençlerin gündelik hayatına, duygularına ve enerjisine tanıdık bir dille dokunarak onlarla doğal bir bağ kurmamızı sağladı. Kreş, ilkokul-ortaokul ve üniversite öğrencilerine yönelik kurguladığımız bu iletişim kampanyasında her yaştan öğrencinin tarzını ve kişiliğini yansıtan özgün anlardan ilham aldık. “O Sırada Biz” söylemiyle sunulan kampanyamız ile “modaya uyum” yaklaşımını bir kenara bırakıp, gençlerin ve çocukların kendi mood’larına göre seçim yaptığı yeni bir dönemi vurgulamak istedik. 

Müşteri deneyimi tarafında öne çıkan yenilikçi uygulamalar neler? Okula dönüş gibi kısa süreli ve yoğun dönemlerde deneyimi kişiselleştirmek için nasıl çözümler geliştiriyorsunuz?

Özellikle okula dönüş gibi kısa süreli ama yoğun dönemlerde, müşteriye zaman kazandıracak ve alışverişi kolaylaştıracak çözümler kritik hale geliyor. Dijital kanallarda geçmiş alışverişlere göre öneriler sunmak, kişiye özel kampanyalar hazırlamak ya da çocukların yaş gruplarına göre hazır alışveriş listeleri oluşturmak müşterilerin işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Mağaza tarafında ise mobil ödeme, hızlı kasa geçişleri gibi uygulamalar öne çıkıyor

Biz de boyner.com.tr’de akıllı ürün sıralama, yorum özetleme ve hediye asistanı gibi uygulamalarımızla müşterilerimizin alışveriş süreçlerini sadeleştiriyor, onlara kendilerini özel hissettiren deneyimler sunuyoruz. 

Mağazalarımızda alışverişi daha keyifli hale getiren deneyimlerin yanı sıra kasaya gitmeden ödeme yapma imkanı sunan Pass Kasa gibi uygulamalarımızla müşterilerimize kasa sırası beklemeden alışverişini tamamlama imkanı sunuyoruz.  Boyner İstinyePark’ın -2 ve -3. katında hayata geçirdiğimiz Boyner Dynamic Teen mağazamızda yer alan dijital ve teknolojik deneyim alanlarımız ise eğlence ve alışverişi bir araya getiriyor. Dünyada ve Türkiye’de alanında bir ilk olan Boyner Now ile çocukların ve gençlerin okul alışverişlerini, 90 dakikadan daha kısa sürede ulaştırıyoruz. Böylece müşterilerimiz alışveriş sürecinde hız ve kolaylıkla tanışıyor. Boyner Now, özellikle yoğun şehir hayatında ailelerin alışveriş sürecine hız ve kolaylık katıyor..

Sürdürülebilir ürünler ve dijitalleşme (örneğin yapay zekâ destekli kişiselleştirme) bu dönemde tüketici davranışlarını nasıl şekillendiriyor? Sektör için gerçekten kalıcı bir dönüşüm yaratıyor mu?

Artık sürdürülebilirlik, tüketici davranışlarında sadece bir tercih değil, karar anını doğrudan etkileyen güçlü bir parametre. PwC’nin araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 67’si sürdürülebilir ürünler için daha fazla ödeme yapmaya istekli. Bu istatistik, çevre dostu ürünlere yapılan her yatırımın, yalnızca satışları değil, markayla kurulan duygusal bağı da güçlendirdiğini net biçimde ortaya koyuyor. Özellikle Z kuşağı, ürünün yalnızca nasıl göründüğüne değil, nasıl üretildiğine, hangi değerlerle ortaya çıktığına odaklanıyor. Bu da perakende sektöründe yüzeysel değil, kalıcı ve derin bir dönüşümün işareti. Okula dönüş döneminde de bu trend açıkça kendini gösteriyor. Geri dönüştürülmüş materyallerle üretilmiş çantalar, çok kullanım amaçlı paslanmaz çelikten yapılmış termoslar, vegan üretim teknikleriyle tasarlanmış ürünler artık raflarda değil, tercihin merkezinde yer alıyor.

Dijitalleşme cephesinde ise yapay zekâ, alışverişi aynı zamanda kişisel bir deneyime dönüştürüyor. Akıllı öneri sistemleri, dinamik ürün sıralamaları, müşteri verilerini analiz ederek anlamlı içgörülere dönüştüren altyapılar sayesinde artık her tüketiciye “doğru ürünü, doğru anda” sunmak mümkün. Bu da sadece satış rakamlarına değil, müşteri mutluluğuna, güvene ve uzun vadeli sadakate hizmet ediyor.Bugün geldiğimiz noktada çok net bir tablo var. Sürdürülebilirlik ve dijitalleşme, perakendenin geleceğini şekillendiren geçici trendler değil; sektörün yeni temel taşları. Tüketici beklentileri bu iki alan etrafında yeniden şekilleniyor ve bu dönüşümü zamanında okuyan markalar, yarının kazananları arasında yerini alıyor.

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [1 – 5 Eylül]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 31

Eylül ayı sektörde hızlı başladı. İvmeler beklenenden biraz daha düşük ilerlese de sektörün beklediği ve en önemli zamanlara, son çeyreğe girmiş bulunmaktayız. Perakende sektörü için güzel bir son çeyrek olmasını temenni ediyoruz.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz, Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni yayını ile sizlerleyiz.

İşte bu haftanın gerçekleşen mağaza açılışları;

Mango – Espark AVM

mango magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 32

Mango, Eskişehir Espark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın New Med konseptiyle yenilenerek yeniden açılan mağazası oldu.

Stradivarius – Piazza AVM

stradivarius magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 33

Stradivarius, Samsun Piazza AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın yenilenen konseptiyle yeniden açıldı.

Tchibo – Metropol AVM

tchibo magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 34

Tchibo, Metropol AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 58. mağazasını oluşturuyor.

MR. DIY – Urfa City AVM

mrdiy magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 35

MR. DIY, Urfa City AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 174. mağazasını oluşturuyor.

Crocs – City’s İstanbul

crocs magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 36

Crocs, City’s İstanbul mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki 5. mağazasını oluşturuyor.

Paşabahçe – Kentpark AVM

pasabahce magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 37

Paşabahçe, Ankara Kentpark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Bad Bear – KUMSmall AVM

badbear magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 38

Bad Bear, KUMSmall AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Lacoste – Kazakistan Dostyk Plaza

lacoste magaza 5eylul
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [1 - 5 eylül] 39

Lacoste, Kazakistan Dostyk Plaza mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 185. mağazasını oluşturuyor.