Konya’nın en yeni alışveriş ve eğlence merkezi Enntepe, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı dolu dolu bir programla kutlamaya hazırlanıyor.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Gençlere özel olarak hazırlanan “Enntepe Gençlik Şöleni”, 17-19 Mayıs tarihleri arasında ziyaretçilere birbirinden renkli etkinlikler sunacak. Atölye çalışmalarından dans ve tiyatro gösterilerine, interaktif workshoplardan canlı konserlere kadar birçok etkinlik, üç gün boyunca Enntepe AVM’de bayram coşkusunu yaşatacak.
Alışverişin ve eğlencenin yeni adresi Enntepe, hem gençlere hem de ailelerine unutulmaz bir bayram deneyimi vadediyor.
Starbucks, dünyada pek çok ülkede uyguladığı topluluk odaklı “Community Store” konseptini Türkiye’ye taşıdı. Starbucks, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ve lisanslı iş ortağı Alshaya Group işbirliğiyle Ümraniye Yamanevler’de Türkiye’deki ilk Community Store’u “Starbucks Ortak Alan”adıyla hayata geçirdi.
starbucks’tan gençler i̇çin ortak bir alan: toplum odaklı i̇lk “community store” türkiye’de 7
Gençlerin kariyer yolculuklarını desteklemek, yaratıcılıklarını geliştirmek ve toplumsal sorumluluk bilinci kazanmalarını sağlamak amacıyla kurulan Ortak Alan, 15-25 yaş arası gençler için yıl boyunca çeşitli eğitim ve etkinlik programlarına ev sahipliği yapıyor. Dijital okuryazarlık, etkili iletişim, proje yazımı, girişimcilik, sanat ve ekolojik okuryazarlık gibi alanlarda haftalık yüz yüze eğitimlerin sunulduğu projede mentorluk destekleriyle gençlerin sektör profesyonelleriyle bir araya gelmeleri de mümkün.
Kasım 2024’te ilk eğitimlerine başlayan Starbucks Ortak Alan bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından 468 gence ulaştı. 2025 yılı sonuna kadar 52 farklı eğitimle toplamda 1000 gencin gelişimine katkı sağlanması hedefleniyor.
starbucks’tan gençler i̇çin ortak bir alan: toplum odaklı i̇lk “community store” türkiye’de 8
Açılış davetinde konuşan Starbucks Alshaya Avrasya Başkan Yardımcısı Figen Ilgaz, her mağazayı bir topluluk merkezi olarak gördüklerini belirterek, “Bu alan; gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, tutkularının peşinden gidebilecekleri bir buluşma noktası. Burada sunulan programlarla kişisel gelişimden kariyer planlamasına, sosyal sorumluluktan sanata kadar geniş bir yelpazede gençlere ilham vermeyi amaçlıyoruz. Çünkü burası senin yerin diyoruz” ifadelerini kullandı.
Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Seçkin Karataş ise, gençlere alan açmanın önemine vurgu yaparak, “Starbucks Ortak Alan, gençlerin yalnızca yetkinlik kazandığı değil; aynı zamanda projelerini yazabildikleri, ödevlerini hazırlayabildikleri ya da sosyalleşebildikleri bir yaşam alanı. Biz gençlerin hayallerine yaklaşmaları için yanlarındayız. Bu inançla hareket eden Starbucks’a teşekkür ediyoruz” dedi.
Starbucks Ortak Alan, yalnızca bir kahve noktası değil; gençlerin fikirlerini yeşertebildiği, ilhamla büyüyebildiği ve topluma katkı sağlayabilecekleri bir merkez olma hedefiyle Türkiye’deki sosyal fayda projelerine örnek oluşturuyor.
İrem Yücel Kaymak, Nisan 2025 itibarıyla Kanyon Yönetim İşletim ve Pazarlama A.Ş.’nin yeni Genel Müdürü olarak görevine başladı.
Lisans eğitimini Koç Üniversitesi Ekonomi bölümünde, yüksek lisansını ise University of Nottingham’da yönetim alanında tamamlamış olan Yücel Kaymak, profesyonel iş yaşamına 2000 yılında Yapı Kredi Koray GYO’da adım attı. Finans departmanında başladığı kariyerine Ürün Geliştirme ve Yönetimi bölümünde yönetici olarak devam etti. Logiturc ve Goodman International’da 2 yıl kadar çalışarak lojistik gayrimenkul sektöründe deneyim kazandı ve ardından Satış ve Pazarlama Direktörü olarak Dedeman Gayrimenkul’de görev yaptı. 2010-2014 yılları arasında Zorlu Gayrimenkul Ticari Geliştirme ve Kiralama birimlerini yöneterek, Zorlu Center ve Levent 199 projelerinin hayata geçirilmesinde aktif rol aldı.
2014 yılında Proje Geliştirme, Pazarlama ve Kiralama süreçlerini yönetmek amacıyla Galataport İstanbul projesine katılmış olan Yücel Kaymak, 11 yıl boyunca projenin konsept geliştirme, konumlandırma, marka miksi oluşturma, iş geliştirme, katma değerli iş birlikleri, iletişim ve kiralama gibi çeşitli süreçlerine yön verdi. Varlık Yönetimi ve Kiralama Genel Müdür Yardımcısı, ardından Yönetim Danışmanı olarak sürdürdüğü görevlerinin ardından, Nisan 2025’te Kanyon Yönetim İşletim ve Pazarlama A.Ş.’de Genel Müdürü olarak atandı.
“Bulutların üzerinde koşuyormuş gibi” mottosuyla dikkat çeken İsviçre merkezli spor giyim markası On, Türkiye pazarına resmen adım attı. Marka, bu önemli gelişmeyi düzenlediği özel bir basın lansmanında duyurdu.
On Hakkında
2010 yılında üç eski profesyonel koşucu — Olivier Bernhard, David Allemann ve Caspar Coppetti — tarafından kurulan On, kısa sürede küresel spor dünyasının en dikkat çekici markalarından biri haline geldi. Koşuculara hem yumuşak iniş hem de güçlü itiş sağlayan taban teknolojisi CloudTec® ile tanınan marka, bu sayede performans ve konforu bir arada sunmayı başardı.
2019 yılında efsane tenisçi Roger Federer’in yatırımcı ve yaratıcı ortak olarak markaya katılması, On’un dünya çapındaki büyümesini hızlandırdı. Federer’in yalnızca yatırımcı değil, aynı zamanda stratejik danışman olarak aktif bir rol üstlendiği marka, son dönemde Zendaya ile gerçekleştirdiği küresel kampanyalarla da dikkatleri üzerine çekiyor.
Türkiye Pazarı Yolculuğu Başladı
On, Türkiye pazarındaki ilk adımını belirli seçkin perakendeciler aracılığıyla atmış durumda. Markanın ürünleri şimdiden bazı satış noktalarında yerini aldı. Ancak asıl büyüme hedefi, monobrand mağazalarla doğrudan tüketiciyle buluşmak.
Marka yetkilileri, çok yakında İstanbul’da ilk On mağazasının açılacağını belirtiyor. Lokasyon ve tarih gibi detaylar henüz açıklanmasa da, perakende sektörü bu gelişmeyi heyecanla bekliyor.
Spor giyim pazarının küresel oyuncularından Under Armour, bir süredir devam eden yeniden yapılanma sürecinin ilk yılını geride bırakırken, 2025 mali yılına ait son çeyrek sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Veriler, şirketin hala ciddi zorluklarla mücadele ettiğini ortaya koysa da, yöneticiler uzun vadeli stratejilerine güveniyor ve markanın yeniden ayağa kalkacağına dair net mesajlar veriyor.
Satışlar Geriledi, Ancak Beklentiler Aşıldı
Under Armour’un toplam gelirleri çeyrek bazında yaklaşık %11 oranında düşüş gösterdi. Bu tabloya rağmen, finansal sonuçlar piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Özellikle Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik bölgelerinde gözle görülür kayıplar yaşanırken, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da (EMEA) da daha sınırlı bir daralma dikkat çekti.
Şirketin toptan satış gelirlerinde %10, doğrudan tüketiciye satışlarda ise %15’lik bir düşüş yaşandı. E-ticaret kanalında ise %27 gibi belirgin bir düşüş gözlendi. Under Armour bu gerilemeyi, özellikle planlı şekilde azaltılan promosyonlu satış aktivitelerine bağlıyor.
Bu dönemde giyim satışları %11, ayakkabı satışları %17, aksesuar kategorisi ise daha az etkilenerek %2 oranında geriledi. Tüm bu rakamlar, markanın özellikle ürün bazında da daha odaklı ve seçici bir strateji izlemeye başladığını gösteriyor.
Tüketici Algısı ve Marka Değeri Öncelikli Gündemde
2023 yılında CEO’luk koltuğuna yeniden oturan Kevin Plank, markanın finansal göstergeleri kadar “marka değeri ve tüketici algısını” da ön planda tuttuklarını vurguluyor. Plank’e göre, yapılanma süreci yalnızca rakamları iyileştirmek değil, aynı zamanda Under Armour’un kimliğini yeniden inşa etmekle ilgili.
Spor Giyim Pazarındaki Rekabet Derinleşiyor
Under Armour’un karşı karşıya olduğu tablo yalnızca şirket içi sorunlarla sınırlı değil. Küresel spor giyim sektörü son yıllarda Nike, Adidas, Lululemon ve Hoka gibi markaların agresif büyüme stratejileriyle daha da rekabetçi hale geldi. Özellikle performans giyimi kategorisinde tüketicilerin beklentileri yükselirken, markaların sadece ürün kalitesiyle değil, deneyim, sürdürülebilirlik ve marka anlatısı üzerinden farklılaşmaları gerekiyor.
Under Armour da bu dönüşüme uyum sağlamak adına sadece satış kanallarını değil, aynı zamanda ürün geliştirme, koleksiyon yapısı ve dijital iletişim stratejisini de yeniden şekillendiriyor. Şirketin, önümüzdeki dönemlerde hem mağaza içi deneyim hem de dijital sadakat programları üzerine daha fazla yoğunlaşması bekleniyor.
Spor perakendecisi Decathlon, koşu sporuna olan ilginin artışını dikkate alarak Fransa’nın Bordeaux kentinde yalnızca koşuya odaklanan ilk mağazasını açıyor. 14 Mayıs’ta kapılarını açacak olan bu yeni mağaza, markanın klasik formatlarından farklılaşarak özellikle deneyimli koşuculara özel bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Decathlon için Neden Sadece Koşu?
Pandemi sonrası açık hava sporlarına yönelimin artmasıyla birlikte koşu, Fransa’da en hızlı büyüyen spor dallarından biri haline geldi. 2023’ten 2024’e Fransız koşu pazarı %10 büyürken, Bordeaux gibi büyük şehirlerde bu artış daha da belirgin hale geldi. Decathlon da bu yükselen ilgiyi değerlendirmek adına yeni bir konsept deniyor.
Mağazanın Özellikleri
Bordeaux’daki Decathlon Running mağazası, 160 metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Mağazada Decathlon’un kendi koşu markaları olan Kiprun ve Kalenji’nin yanı sıra Asics, Hoka, Mizuno gibi uluslararası markaların ürünleri de yer alıyor. Toplamda 120’den fazla ürün çeşidi sunuluyor.
Ancak bu mağaza sadece bir satış noktası değil. Aynı zamanda koşuculara özel bir analiz merkezi olarak da hizmet veriyor. Ziyaretçiler burada koşu tekniklerini analiz ettirebilir, uygun ayakkabı ve ekipman önerileri alabilir.
Neden Bordeaux?
Decathlon yetkilileri, yerel basın Le Bonbon’a verdikleri röportajda Bordeaux’nun bu konsept için doğru bir test alanı olduğunu belirtiyor. Pandemi sonrası bölgede koşuya olan ilgi ciddi şekilde artmış durumda. Bu nedenle Decathlon, bu konsepti önce burada deneyimleyip daha sonra başka şehirlerde de yaygınlaştırmayı planlıyor.
Decathlon’un bu adımı, spor perakendesinde niş mağazacılık trendinin güçlendiğini gösteriyor. Belirli bir spor dalına özel konsept mağazalar, müşteri deneyimini derinleştirmek ve markaya olan bağlılığı artırmak açısından önemli bir rol oynuyor.
Rossmann, Türkiye’deki 200. mağazasını Kadıköy Terminal’de açtı. Şirket, bu mağazada Türkiye’de ilk kez denediği Coffee Corner konseptiyle dikkat çekiyor. Kısacası, kişisel bakım marketlerine yeni bir deneyim katmanı eklenmiş oldu: kahve.
Mağaza içinde konumlandırılan bu özel alan, tüketicilere Rossmann’ın kendi markalarından biri olan Laudatio ile hazırlanan sıcak içecekleri sunuyor. Ayrıca farklı kahve ve çay seçenekleri, atıştırmalıklarla birlikte tamamlayıcı bir “alışveriş molası” alanı yaratılıyor. Ürünler, market dışı bir kafe deneyimi sunmasa da, kahve eşliğinde raflar arasında gezinme veya kısa bir mola fırsatı sunuyor.
Rossmann Coffee Corner Türkiye’de ilk
Marka, müşterilerine sadece ürün değil; bir “iyi hissetme alanı” sunma iddiasında. Rossmann Türkiye Genel Müdürü Hakan Ejder, bu konsepti markanın “iyi hissettiren alışveriş” mottosuyla bütünleştirerek, mağaza deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirtiyor.
200 mağazaya ulaşan Rossmann, Türkiye’de 15 yıldır faaliyet gösteriyor ve bugün 43 şehirde hizmet veriyor. 5 milyondan fazla Rossmann Card üyesi, Isana, Domol, Prokudent gibi kendi markalarını düzenli olarak tercih ediyor. Şirketin büyüme iştahı da yüksek: 2025 yılı için yeni mağaza açılışlarının süreceği şimdiden ilan edildi.
Rossmann’ın globalde 5.000’in üzerinde mağazası bulunuyor. Almanya merkezli yapı; Polonya, Macaristan, Çekya, Arnavutluk, Kosova, İspanya gibi birçok ülkede güçlü bir varlığa sahip. Türkiye pazarı ise, hem ürün çeşitliliği hem de mağaza içi yeniliklerle markanın deneyim geliştirme laboratuvarlarından biri hâline geliyor.
Bu hamle, klasik drogerie formatının dışına çıkma arayışında olan markalar için de anlamlı bir örnek olabilir. Özellikle mağaza içi deneyimin önem kazandığı, “müşteriyi daha uzun süre mağazada tutma” stratejilerinin yaygınlaştığı bir dönemde, Coffee Corner gibi uygulamaların etkisi önemli.
Her ne kadar küçük bir dokunuş olsa da, deneyimsel perakendecilik artık kozmetikten kahveye, her kategoride yerini alıyor.
Y kuşağınınönemli bir kısmı (%70), mağaza içi deneyimin kalitesinin giyim alışverişlerini nerede yapacaklarını etkilediğini ve bu demografik grubun, değerleriyle uyuşan mağazaları diğerlerinden daha fazla tercih ettiğini bildiriyor.
Bunlar, ChangeUP’ın farklı nesillerdeki tüketicilerinin giyim alışverişini nasıl deneyimlemeyi tercih ettiklerine ilişkin raporunun öne çıkan bulguları.
Mağaza İçi Deneyim, Y Kuşağı Tüketicileri Üzerinde Etkili Oluyor
ChangeUp’ın baş operasyon görevlisi Lynn Gonsior, bulgular hakkında bir basın bülteninde “Perakendeciler müşterilerinin ürünleri ve markaları nasıl deneyimlemek istediklerini gerçekten anladıklarında, tasarım kararları daha net hale gelir, yatırımlar daha odaklı hale gelir ve alışveriş ortamları daha kârlı hale gelir” diyor. “Perakendeciler, müşterileriyle derinden yankı uyandıran alanları dinlemeli, uyarlamalı ve tasarlamalıdır.”
Jenerasyonlara göre mağaza beklentilerine yönelik ek bulgular şunları içeriyor:
Dijital yerliler olmalarına rağmen, Z kuşağının çevrimiçi alışveriş yaptıkları kadar mağazadan da özellikle moda satın alma olasılığı yüksek. Yine de Z kuşağı alışveriş yapanların %50’si mağazada alışveriş yapmayı stresli buluyor ve bu, perakendecilerin genç müşterilerle daha iyi bağlantı kurmaları için bir fırsat.
X kuşağı tüketicileri daha düşük fiyatlar uğruna olumlu bir mağaza deneyiminden ödün vermeyeceklerini belirtiyorlar; yalnızca %33’ü paradan tasarruf etmek için kötü bir alışveriş ortamına katlanmaya razı. Tabii bu, ülkelere ve ekonomik etkilere göre değişiklik gösterebiliyor.
Boomers yanlış anlaşıldığını hissediyor, yalnızca %37’si perakendecilerin stil tercihlerini anladığını ve yalnızca %29’u mağazada ilham aldığını söylüyor.
Perakendecilerin mağaza içi deneyimlerini sıralamaları istendiğinde, katılımcılar her jenerasyonda olağanüstü deneyimler sunan en iyi markalar olarak Nike ve Levi’s’ı sıralarken, geleneksel mağazalar ve büyük perakendeciler genellikle alışveriş keyfi açısından en düşük puanı aldılar. Tabii markalar tarafında araştırmanın ABD odağını da atlamamak gerekiyor.
Amazon, Temu mücadelesini Avrupa’ya taşıyor: İngiltere’deki müşteriler, ucuz Çin ürünleri platformu Haul’a erişen ilk Avrupalılar olacak.
Amazon’dan Haul’u bu yıl Avrupa’da piyasaya sürmesi bekleniyor
Amazon, Temu Klonu Haul’u Europa’ya Getiriyor
Haul, Amazon’un Temu ve Shein gibi platformların büyüyen pazar payına cevabı. Bu platformlar çok ucuz ürünler ve ani fırsatlarla hızla yer ediniyor. Haul, moda, ev ve yaşam tarzı gibi kategorilerde geniş bir yelpaze sunuyor ve çoğu ürünün maliyeti on dolardan az. Bu, ürünlerin doğrudan Çin’den gönderilmesi nedeniyle mümkün oluyor. Öte yandan bu, teslimat sürelerinin Amazon’da tipik olarak olduğundan daha uzun (yaklaşık iki hafta) olduğu anlamına geliyor.
Yeni hizmet şu anda Birleşik Krallık’taki seçili bir müşteri tabanı için deneme olarak sunuluyor. Tam lansmanın birkaç hafta içinde gerçekleşmesi bekleniyor. Amazon, konsepti geçen Kasım ayından beri Amerika Birleşik Devletleri’nde test ediyor ve bunu 2025’e yönelik küresel büyüme stratejisinin temel bir parçası olarak görüyor. Amazon henüz kesin tarihler yayınlamasa da çeşitli medya raporları Haul’un bu yılın sonuna kadar Avrupa’nın geri kalanında da lansman yapabileceğini gösteriyor.
Coach’taki güçlü performansın da katkısıyla Tapestry Inc. belirsiz bir ortamda ivmesini korumaya devam ediyor.
Portföyünde Kate Space ve yakında elden çıkarılacak Stuart Weitzman’ın da bulunduğu lüks perakendeci, 29 Mart’ta sona eren dönem için üçüncü çeyrek gelirinin %45,8 artarak 203,3 milyon dolara veya hisse başına 0,95 dolara çıktığını bildirdi. Bu rakam, bir önceki yılın aynı çeyreğinde 139,4 milyon dolar veya hisse başına 0,60 dolardı. Hisse başına düzeltilmiş kazanç, analistlerin beklediği hisse başına 0,88 doları aşarak 1,03 dolar olmuştu.
Toplam gelir %7 artarak 1,58 milyar dolara çıktı, analistlerin 1,53 milyar dolarlık tahmininden daha iyi. Artış, satışların %13 artarak 1,29 milyar dolara çıktığı Coach tarafından sağlandı. Kate Spade satışları %13 düşerek 244,9 milyon dolara geriledi. Ayakkabı devi Caleres tarafından satın alınma sürecinde olan Stuart Weitzman’daki satışlar % 18 düşerek 46,2 milyon dolara geriledi.
Doğrudan tüketiciye satış gelirleri %9 arttı; bu artışa dijital gelirde %15’lik bir artış ve küresel fiziksel satışlarda tek haneli ortalama bir artış da dahildi.
Tapestry, yeni müşterilerinin yaklaşık üçte ikisini oluşturan Z kuşağı ve milenyum tüketicilerinin sayısının artmasıyla, geçen yıla göre artış göstererek çeyrek boyunca Kuzey Amerika’da 1,2 milyondan fazla yeni müşteri edindi.
Vergilerkonusunda Tapestry
Tapestry Güçlü Çeyrekte Tahminleri Aştı; Tüm Yıl görünümünü Yükseltti
Tapestry, olası vergilerden asgari düzeyde etki bekliyor. Ürünleri öncelikli olarak Vietnam, Kamboçya ve Filipinler’de üretiliyor ve bunlar bir araya geldiğinde üretiminin %70’ini temsil ediyor. Tapestry’nin ürünlerinin %10’undan azı Çin’de üretiliyor.
Tapestry CFO ve COO’su Scott Rowe, kazanç görüşmesi sırasında şirketin vergilerin etkisini azaltmak için envanter girişlerini öne çekmek ve küresel üretim alanını optimize etmek için çevik tedarik zincirinden yararlanmak gibi bir dizi önlem aldığını söyledi.
Tapestry, cari mali yıl için hisse başına düzeltilmiş kazancın 4,85 dolardan 4,90 dolara çıkmasını beklerken, satışların şirketin önceki %3 tahmininden %4 artarak yaklaşık 6,95 milyar dolara çıkması bekleniyor.
29 Mart itibarıyla Tapestry, Kuzey Amerika’da 324 ve uluslararası lokasyonda 599 Coach mağazası; Kuzey Amerika’da 192 ve uluslararası lokasyonda 175 Kate Spade mağazası; ve 29 Stuart Weitzman mağazası işletiyordu.