Mayıs ayının sonuna yaklaşırken, perakendenin yaz durgunluğu ve elbetteki belirli bölgelerin yoğun olduğu dönemler de başlamış oldu. Önümüzde perakendecinin beklediği bir bayram alışverişi ivmesi var.
Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni haftasındayız bugün.
Love My Body, Ankara Cepa AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza grubun 113. mağazasını, Love My Body’in Ankara’daki ilk mağazasını oluşturuyor.
1965 yılında Londra’da kurulan dünyaca ünlü bir restoran zincirine dönüşen PizzaExpress, Nişantaşı mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Türkiye’deki ilk mağazası olurken, yönetiminde Mert Fırat ve Koray Candemir gibi isimlerin imzası bulunuyor.
Ekim 2023’te DHL Ailesi’ne katılan MNG Kargo, yaklaşık 1,5 yıllık bir entegrasyon sürecinin ardından, Türkiye’deki faaliyetlerine DHL eCommerce ismiyle devam edecek.
İstanbul’da sektör temsilcileri, çalışanlar, basın mensupları ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen lansmanda MNG Kargo’dan DHL eCommerce’e uzanan yolculuğu anlatan DHL eCommerce Türkiye CEO’su Kağan Gündüz,“Başarılı bir entegrasyon sürecinin ardından gelen bu stratejik adım, DHL’in hem bize hem de Türkiye’ye duyduğu güveni gösteriyor. DHL eCommerce’un “Strateji 2030” kapsamında Türkiye’yi kritik bir pazar olarak görmesi, ülkemizde uzun vadeli büyüme planları olduğunun en somut ifadesi. Bu dönüşümü Türkiye’nin lojistik altyapısını güçlendiren büyük bir yatırım hamlesi olarak değerlendirmek gerek. Global bir markanın Türkiye pazarında kendi adıyla yer alması, ülkemizin lojistik altyapısının ne kadar güçlü ve geleceğe hazır olduğunun işareti. MNG Kargo’nun yıllara dayanan yerel uzmanlığını, DHL’in global ağı ve lojistik yetkinliğiyle bir araya getirerek; Türkiye’nin uluslararası ticaretteki rolünü büyütmeyi, ülkemizi bölgesel bir lojistik üs haline getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
“250 Milyon Euro’luk Yatırımla Yeni Bir Dönem Başlıyor”
Kargo sektöründe hizmet kalitesini daha da yukarı taşımak ve en iyi müşteri deneyimini sunmak hedefi ile çalıştıklarını söyleyen Gündüz sözlerine şöyle devam etti: “Daha önce de açıkladığımız gibi, 250 milyon Euro’luk yatırım planımız devam ediyor. Bu yatırımlar; yeni transfer merkezlerinin kurulması, otomasyon sistemlerinin geliştirilmesi, operasyon ağımızın genişletilmesi, araç filomuzun modernizasyonu ve sürdürülebilir lojistik çözümlerine odaklanmamızı sağlayacak. Hedefimiz önümüzdeki üç yıl içinde mevcut kapasitemizi iki katına çıkarmak. Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna ve dünyada 220’den fazla ülkede, günde 600 bin adrese dünya standartlarında hizmet ulaştırırken, bu yatırımlarla kapasitemiz günlük 1.2 milyon adede ulaşacak. Amacımız, operasyonel yapımızı daha da güçlendirerek Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirmek.”
“Global ağımızla daha fazla müşteriye ulaşıyoruz”
2023’teki satın almanın ardından entegrasyon süreçlerinin başarıyla tamamlandığını ve DHL eCommerce’e geçiş sürecini anlatan Kağan Gündüz, “Müşterilerimizin, DHL’in global birikiminden ve operasyonel tecrübesinden faydalanmasını sağlayacak yeni projeleri hayata geçirdik. Bir yandan Türkiye içinde sunduğumuz hizmetleri müşteri memnuniyetini merkeze alarak yeniden şekillendirirken aynı zamanda yurt dışına e-ihracat yapmak isteyen müşterilerimizin yeni pazarlara açılmalarına destek olmak üzere, diğer DHL şirketleriyle iş birliğine giderek sunduğumuz servisleri de çeşitlendirdik. Bu kapsamda, sunduğumuz yurt içi gönderi çözümlerine ek olarak, sınır ötesi e-ticaret yapmak isteyen müşterilerimize daha avantajlı fiyatlar ve hızlı teslimat seçenekleriyle ürünlerini son alıcılarına ulaştırma kolaylığı sağladık. Önümüzdeki dönemde de, DHL’in global gücünü arkamıza alarak müşterilerimize dünya standartlarında hizmet sunmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
50 binden fazla çalışana istihdam sağlıyor
Türkiye’de kendi markası ile yola devam edecek olan DHL eCommerce, Türkiye’nin de dahil olduğu çeşitli Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan başta olmak üzere bazı Asya ülkelerinde yurt içi gönderi taşımacılığı alanında faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda sınır ötesi e-ticaret çözümleri de sunan DHL eCommerce bu güçlü operasyon ağı sayesinde müşterilerine güvenilir, esnek ve yüksek kaliteli lojistik çözümleri sunmaya devam ediyor.
Dünya genelinde 50 binden fazla çalışanı, 26 binden fazla aracı ve 8 kargo uçağıyla hizmet veren DHL eCommerce, 2024 yılında 1.8 milyardan fazla gönderi taşıdı. Şirket, bireysel ve kurumsal müşterilerine teslimat süreçlerini basitleştiren, ihtiyaçlarına özel e-ticaret çözümleri sunan küresel bir lojistik lideridir.
İsim değişikliği nedeniyle gönderi süreçlerinde herhangi bir farklılık olmayacak
MNG Kargo’nun Türkiye’de DHL eCommerce adı ile yola devam etme kararının ardından Türkiye genelinde marka değişimi ile ilgili büyük bir operasyon da yürütülüyor. Bu süreçte gönderim sürecinde hiçbir aksama yaşanmaması için gerekli tedbirler alınmış durumda. Buna göre;
Marka dönüşümü ile birlikte tüm şubeler ve araçlarda kademeli olarak MNG Kargo markası ve logosu yerine DHL eCommerce markası ile logosu yer alacak. MNG Kargo’nun 850’den fazla şubesi, 7’si teknolojik transfer merkezi olmak üzere toplam 28 transfer merkezi, 14 bölge müdürlüğü, 4.100’den fazla aracı ve 11.000’in üzerinde çalışanı ve iş ortakları ile DHL eCommerce markası altında hizmet sunacak.
Gönderi süreci MNG Kargo’da olduğu gibi DHL eCommerce’de de aynı şekilde devam edecek. Kargo göndermek isteyenler Bireysel Online Gönderi seçeneği ile online olarak ya da en yakın DHL eCommerce şubesini ziyaret ederek gönderim işlemini gerçekleştirebilecek.
Daha önce MNG Kargo markası ile yapılan gönderi takibi, artık DHL eCommerce web sitesi üzerinden gerçekleştirilecek, gönderilerin durumuyla ilgili anlık güncellemeler müşteriler tarafından kolayca takip edilebilecek.
DHL eCommerce’ün Türkiye’de attığı bu adım, Türkiye ekonomisine yönelik güçlü bir katkıyı da gösteriyor. Sektörün altyapısına yapılan yatırımların, doğrudan istihdam artışını desteklerken, üretici ve ihracatçılara sunulan rekabet avantajlarıyla birlikte Türkiye’nin ticaret hacminde de katkı sağlaması hedefleniyor. Türkiye’nin dört bir yanına ve dünyanın 220’den fazla ülkesine ulaşan bu yeni yapı, yerelden globale uzanan örnek bir başarı hikâyesinin temellerini oluşturuyor.
Amazon, teknoloji ürünü podcast’lerinin hayranlarına hitap edecek yeni bir alışveriş özelliğini test ediyor.
İnternet devi, yakın zamanda seçili ürün ayrıntı sayfalarında, yapay zeka tabanlı alışveriş uzmanlarının temel ürün özelliklerini tartıştığı yeni kısa biçimli sesli ürün özetlerini pilot olarak uygulamaya başladı.
Yapay zeka alışveriş uzmanları, ürün ayrıntılarını, müşteri yorumlarını ve web genelindeki bilgileri analiz ediyor, ardından müşterilerin dinleyebileceği ürün ayrıntıları hakkında tartışmalar gerçekleştiriyor.
Alışveriş yapanlar, Amazon alışveriş uygulamasındaki “Önemli noktaları duy” düğmesine dokunarak ürün ayrıntı sayfalarındaki kısa biçimli sesli özetleri dinleyebilir. İlk test özelliği, Amazon’un genellikle satın almadan önce dikkate alınması gerektiğini söylediği ürünlere odaklanıyor.
Amazon’un sesli ürün özeti özelliğiyle ilgili hedefleri, ayrıntılı tartışmalar yoluyla faydalı bilgiler sağlamak ve müşterilerinin alışveriş yaparken zamandan tasarruf etmelerine yardımcı olmaktır.
Özetler şu anda belirli ürünlerde ABD’li müşterilerin bir kısmına sunulmaktadır. Amazon, önümüzdeki aylarda bu özelliği daha fazla ürün ayrıntı sayfasında ve daha fazla ABD’li müşteriye sunmayı planlıyor.
Bu özellik, Amazon’un ürün kataloğundan, müşteri yorumlarından ve web genelindeki bilgilerden yararlanarak komut dosyaları oluşturmak için büyük dil modelleri (LLM) kullanıyor ve ardından içeriği kısa biçimli ses kliplerine dönüştürüyor.
“Bu özellik ürün araştırmasını eğlenceli ve rahat hale getiriyor; bu, alışverişinizi kolaylaştırmak için yardımsever arkadaşlarınızın olası satın alımları tartışması gibi, hatta çoklu görev yapıyor olsanız veya harekethalinde olsanız bile,” diyor Amazon’un arama ve sohbet alışverişi başkan yardımcısı Rajiv Mehta, kurumsal bir blog yazısında. “Müşteriler için alışverişdeneyimini daha rahat ve keyifli hale getirerek geliştirmenin yollarını aramaya devam edeceğiz.”
Amazon Sesli Ürün Özetlerini Pilot Olarak Yayınlıyor
Amazon, yapay zeka ile alışverişi kolaylaştırıyor
Amazon, geçtiğimiz yıl satın alma için malları keşfetme ve seçme sürecini kolaylaştırmak için tasarlanmış diğer AI odaklı çözümleri piyasaya sürdü. Örneğin, şirket Mart 2025’te müşterilerin hobilerine ve aktivitelerine göre öneriler sağlayan Amazon Insights adlı üretken bir AI alışveriş özelliğini piyasaya sürdü.
Amazon ayrıca, Temmuz 2024’te, hem kendi tescilli verileri hem de web genelindeki bilgilerle eğitilen, üretken yapay zeka tabanlı uzman alışveriş asistanı Rufus’u, birkaç aylık beta testinin ardından piyasaya sürdü.
Amazon’un ürün kataloğu, müşteri yorumları, topluluk soru-cevapları ve web genelindeki bilgiler konusunda eğitim alan Rufus, alışveriş ihtiyaçları, ürünler ve karşılaştırmalar gibi konularda müşterilerin sorularını yanıtlayabilir, konuşma bağlamına göre önerilerde bulunabilir ve ana akım Amazon alışveriş deneyimi içinde ürün keşfini kolaylaştırabilir.
Dünya genelinde kullanıcılar her gün 1 milyar kez alışveriş amaçlı Google araması yapıyor. Google, bu dev trafiği daha sezgisel, görsel ve kişiselleştirilmiş hâle getirmek için yapay zekâ tabanlı yeni alışveriş özelliklerini tanıttı. Şirket, bu hafta düzenlenen yıllık Google I/O 2025 geliştirici konferansında alışveriş deneyimini uçtan uca dönüştüren üç önemli yeniliği duyurdu: çok modlu yapay zekâ ile çalışan yeni arama modu, fiyat takibiyle entegre otomatik satın alma ve kullanıcıların kendi üzerlerinde sanal olarak kıyafet denemelerine olanak tanıyan gelişmiş sanal deneme teknolojisi.
AI Destekli Yeni Alışveriş Arama Deneyimi
Google Arama artık “AI Mode” adı verilen yeni bir alışveriş deneyimi sunuyor. Bu mod, özellikle ilham arayan ve çok fazla ürün seçeneği arasında karar vermekte zorlanan kullanıcılar için geliştirildi. Kullanıcılar artık “açık gri koltukla uyumlu halılar” gibi daha doğal ve yaratıcı sorgular yazabiliyor. Yapay zekâ, sorguyu hem görsel hem de metinsel olarak analiz ediyor ve ekranın bir tarafında mozaik görünümde ürün görselleri, diğer tarafında ise açıklayıcı metinlerle detaylı bir ürün listesi sunuyor.
Kullanıcı arama sorgusuna “kolay temizlenebilir olsun” veya “çocuk dostu” gibi ek talepler girdiğinde, sistem bu diyaloğu sürdürerek sonuçları anlık olarak güncelliyor. Bu özellik, kullanıcı ile sistem arasında bir sohbet ortamı yaratıyor. Şimdilik reklamsız çalışan bu mod, yakın zamanda sponsorlu ürünleri de destekleyecek şekilde genişletilecek.
Fiyat Takibi + Otomatik Satın Alma: “Benim İçin Satın Al” Özelliği
Google, kullanıcıların belirli bir ürünün fiyatını takip etmesine zaten olanak tanıyordu. Yeni gelen “agentic checkout” özelliği ise bu takibi doğrudan satın alma ile birleştiriyor. Kullanıcılar, bir ürün için hedef fiyat belirliyor ve G Pay (Google Pay) ödeme bilgilerini sisteme tanımlıyor. Ürün belirlenen fiyat aralığına düştüğünde, kullanıcıya “Benim için satın al” seçeneği sunuluyor. Onay verildiğinde, Google alışverişi otomatik olarak tamamlıyor.
Bu sistem, hem yeni hem de ikinci el ürünleri kapsıyor. Ayrıca, kullanıcı giriş yapmadan (misafir modda) alışveriş yapılabiliyor. Ancak Google, gelecekte sadakat programlarına otomatik giriş gibi gelişmiş özellikleri de sisteme entegre etmeyi planlıyor.
Kendi Üzerinde Kıyafet Deneme: Gerçek Kişiselleştirme Başlıyor
Google’ın sanal deneme teknolojisi iki yıl önce tanıtılmıştı. O dönem kullanıcılar sadece farklı vücut tiplerine sahip modeller üzerinden kıyafet denemesi yapabiliyordu. Artık kullanıcılar, tam boy bir fotoğraflarını yükleyerek kıyafetleri kendi üzerlerinde sanal olarak görebilecek.
Bu teknoloji şu an gömlek, pantolon, etek ve elbise kategorilerinde kullanılabiliyor. Kullanıcılar ürün sayfasındaki “Üzerimde dene” simgesine tıklayıp kendi fotoğraflarını yükledikten sonra, dakikalar içinde ürünün kendi vücutlarında nasıl görüneceğini görebiliyor. Görseller kaydedilip arkadaşlarla da paylaşılabiliyor. Sistem şimdilik test aşamasında, ancak yakında daha fazla kullanıcıya açılması bekleniyor.
Google’ın Altyapısı: Shopping Graph
Tüm bu özelliklerin arkasında Google’ın devasa ürün veri tabanı olan “Shopping Graph” bulunuyor. Bu sistem, şu anda 50 milyardan fazla ürün verisini içeriyor ve saatte 2 milyar güncellemeyle sürekli olarak yenileniyor. Bu da, kullanıcıya sunulan ürün bilgilerinin güncel, doğru ve zengin içerikli olmasını sağlıyor.
Google I/O 2025 Sonrası Bu Ne Anlama Geliyor?
Google’ın duyurduğu bu yenilikler, alışverişin dijitalde sadece “arama yap – sepete ekle” mantığından çıkarak çok daha deneyimsel, etkileşimli ve kişisel bir hâle geldiğini gösteriyor. Yapay zekâ artık sadece sonuç sunmuyor; öneriyor, analiz ediyor, karar verdiriyor ve hatta alışverişi tamamlıyor.
Türkiye’de bu özelliklerin ne zaman devreye alınacağı net değil, ancak e-ticaret platformları ve perakende teknoloji sağlayıcıları için önemli bir vizyon sunuyor. Özellikle görsel arama, fiyat takibi, sanal deneme gibi modüller, yerli uygulamalara da ilham verecek potansiyelde.
Authentic Brands Group portföyüne bir başka önemli marka daha ekliyor. Levi Struass & Co., Dockers markasını 311 milyon dolara marka geliştirme firmasına satmak için bir anlaşma yaptığını duyurdu. Anlaşmanın, Authentic’in sahipliğindeki Dockers’ın performansına bağlı olarak gelecek yıllarda 80 milyon dolarlık bir kazanç fırsatıyla 391 milyon dolara kadar ulaşma potansiyeli bulunuyor.
Denim devi, Ekim 2024’te, 2021’de satın aldığı Beyond Yoga ve kendi adını taşıyan markasının büyümesine odaklanmak istediği için, potansiyel bir satış da dahil olmak üzere Dockers markası için stratejik alternatiflerin resmi bir incelemesini başlattığını duyurdu.
Levi’s Başkanı ve CEO’su Michelle Gass, “Dockers işlemi, portföyümüzü stratejik önceliklerimizle daha da uyumlu hale getiriyor, doğrudan tüketiciye (DTC) öncelikli yaklaşımımıza odaklanıyor, uluslararası varlığımızı büyütüyor ve kadın ve denim yaşam tarzı genelinde fırsatlara yatırım yapıyor,” dedi. “Zorlu bir sürecin ardından, işletmenin değerini en üst düzeye çıkardığımızdan ve Authentic’in Dockers markası için bir sonraki büyüme bölümünü başlatacak doğru organizasyon olduğundan eminiz.”
Levi Strauss & Co., Dockers’ı 311 Milyon Dolarlık Anlaşmayla Sattı
Levi’s markasını kot pantolondan ‘kot yaşam tarzına’ eviriyor
Gass, Levi’s markasını kot pantolonlardan “kot yaşam tarzına” doğru evirmeye devam etmenin yanı sıra şirketin Beyond Yoga markasını da ölçeklendireceğini söyledi.
Anlaşmanın şartlarına göre Authentic, Dockers’ın fikri mülkiyetine sahip olacak. Şirket, ABD ve Kanada’da Dockers’ın temel kategorilerinde işletme ortağı olarak hizmet verecek olan uzun süredir ortağı olan Centric Brands ile bir lisans anlaşması imzaladı. Centric, spor giyim, aktif giyim, çocuk giyim, gömlek, iş giyim ve performans golfü alanlarında faaliyet gösterecek.
Authentic’in kurucusu, başkanı ve CEO’su Jamie Salter, “Dockers, Authentic modeli için doğal bir uyumdur” dedi. “Dockers, gündelik iş kıyafetlerini bugün bildiğimiz şekilde şekillendirmede önemli bir rol oynadı ve bu mirasın üzerine inşa etmek ve markayı çeşitli kategorilerde büyütmek için önemli bir potansiyel görüyoruz.”
Authentic, Dockers için 1.700’den fazla lisans ortağından oluşan küresel ağı aracılığıyla inovasyon, çok kanallı genişleme ve uluslararası büyümeye odaklanarak yeni fırsatların kilidini açmayı planladığını söyledi. Şirket, Dockers’ın mevcut işlerini bu pazarlarda genişletmek için Latin Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’daki bölgesel operatörlerle aktif görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
İşlemin, Dockers’ın ABD ve Kanada’daki fikri mülkiyeti ve operasyonları için 31 Temmuz civarında, kalan Dockers operasyonları için ise 31 Ocak 2026 civarında tamamlanması bekleniyor.
Levi’s, yerleşik sermaye dağıtım stratejisi doğrultusunda, işlemden elde edilecek net nakit gelirinin yaklaşık 100 milyon dolarlık kısmını hisse geri alımı yoluyla hissedarlara iade etmeyi planlıyor.
Levi’s ürünleri dünya çapında yaklaşık 120 ülkede zincir perakendeciler, mağazalar, online siteler ve yaklaşık 3.400 perakende mağazası ve mağaza içi mağazalardan oluşan küresel bir ağ aracılığıyla satılmaktadır.
Authentic, 50’den fazla küresel markaya sahiptir ve yıllık yaklaşık 32 milyar dolarlık sistem çapında perakende satış üretmektedir. Şirketin portföyünde Reebok, Champion, Nautica, Elvis Presley, Eddie Bauer, Aéropostale, Lucky Brand, Nine West, Brooks Brothers, Juicy Couture, Vince Camuto, Quiksilver, Billabong, Sperry, Hunter, Ted Baker ve daha fazlası yer almaktadır.
Nintendo, ilk kez sahneye çıkmasının üzerinden yirmi yıl geçtikten sonra ABD’deki ikinci mağazasını açtı.
Japon video oyunu devi, 13 Mayıs’ta San Francisco mağazası için görkemli bir açılış gerçekleştirdi. İki katlı Union Square mağazası, konuklara aksesuarlar, giyim ve ev eşyaları gibi özel ürünlere göz atabilecekleri her yaştan kişiye yönelik “sürükleyici bir alışveriş deneyimi” sunuyor.
nintendo, 20 yıl sonra mağaza yatırımlarına devam ediyor 31
Nintendo of America, geçen baharda ikinci ABD lokasyonu için planlarını duyurdu. Yeni lokasyon, 2005’te açılan New York City’deki Rockefeller Center’daki iki katlı Nintendo mağazasına katılıyor. ABD dışında yalnızca üç Nintendo mağazası var. Hepsi Japonya’da, Tokyo, Osaka ve Kyoto şehirlerinde bulunuyor. (Ancak Nintendo’nun ABD tema parklarında mekanları var.)
San Francisco mağazası, Super Mario, Splatoon, The Legend of Zelda, Pokémon ve daha fazlası gibi Nintendo karakterlerinin “gerçekten büyük heykelleri” de dahil olmak üzere bol miktarda fotoğraf çekme fırsatı sunuyor.
Nintendo, San Francisco’daki Union Square’de Mağaza Açıyor
Nintendo yeni mağazası çeşitli etkileşimli özelliklere sahip
Ayrıca mağaza, ziyaretçilerin Nintendo Switch sisteminde en sevdikleri oyunları oynayabilecekleri veya yenilerini keşfedebilecekleri demo istasyonları da dahil olmak üzere çeşitli etkileşimli özelliklere sahiptir. Ziyaretçiler ayrıca, gelecekteki Nintendo Direct canlı yayınlarını yayınlamak için de kullanılacak olan alt katta bulunan dev bir oyun ekranında oynama fırsatına sahiptir.
nintendo, 20 yıl sonra mağaza yatırımlarına devam ediyor 32nintendo, 20 yıl sonra mağaza yatırımlarına devam ediyor 33
Yeni mağazanın öne çıkan özellikleri şöyle:
•Ürün yelpazesinde heykel replikaları, kırtasiye ürünleri ve çantalar gibi özel çok karakterli sanat eserleri ile Nintendo San Francisco markalı özel giysiler yer alıyor.
•Donanım özelleştirme kiosk ekranı, müşterilerin kendi özelleştirilmiş Nintendo Switch – OLED Model sistemlerini oluşturmalarına olanak tanır. Aynı gün eve götürmeye hazır olacak özelleştirilmiş bir sistem için farklı Joy-Con, bilek kayışı ve dock renkleri arasından seçim yapabilirler.
•Ziyaretçiler, Nintendo San Francisco ziyaretleri için özel bir çıkartma ve 50 My Nintendo Platinum Puan kazanmak üzere Nintendo Hesap bilgileriyle My Nintendo kioskundan giriş yapabilirler.
Nintendo, dünya çapında 5,8 milyardan fazla video oyunu ve 850 milyondan fazla donanım birimi sattı. Mario, Donkey Kong, The Legend of Zelda, Metroid, Pokémon, Animal Crossing ve daha fazlasını içeren şirketin imtiyazları dünya çapında bilinen isimler haline geldi.
Gümrük vergileri, enflasyon ve temkinli tüketiciler ev mobilyası sektörünü etkiledi, ancak IKEA rekabette öne geçmek için durumu bir fırsat görüyor.
1985’te Philadelphia banliyösünde ilk ABD mağazasının açılışının 40. yıl dönümünü kutlayan IKEA — 63 küresel pazarda 484 mağazasıyla — iddialı bir dönüşümün erken aşamalarında. Şirket, müşterilerin şık ve ucuz ürünlerin göz kamaştırıcı galerilerinde bir veya iki saat geçirmesinin yaygın olduğu, geniş banliyö alışveriş bölgelerinde bulunan hedef depo mağazalarıyla tanınıyor.
ABD’deki ilk on yıllarında bu büyük mağazalar çoğunlukla büyük metropol pazarlarına hizmet veriyordu ve alışveriş yapanlar öğleden sonralarını mağazada dolaşarak ve İsveç köftesi veya çöreklerden oluşan bir tabak almak için mağaza kafeteryasına uğrayarak geçiriyorlardı. Sonra durum küresele de yayıldı.
Sektörün Durgunluğuna Meydan Okuyan IKEA Her Yerde Yeni Mağazalarını Açıyor
Ikea, yeni küçük formatlı mağazalar açıyor
Şimdi IKEA, şirketin ana demografisine daha yakın olan ve “herkese daha bağlantılı ve erişilebilir bir IKEA deneyimi” sunan Dallas, Teksas gibi kentsel mahallelere yeni küçükformatlı mağazalar ekliyor. Yeni mağazalar daha küçük bir ürün yelpazesine sahip, tıkla ve topla noktaları olarak hizmet veriyor ve tadilatçılar için “planlama ve sipariş noktaları” işlevi görüyor.
Sektördeki rakipleri gibi IKEA da karantinalar ve evden çalışma düzenlemeleri ev içi yenilemeleri teşvik ettiğinden pandeminin başlangıcında patlama yaşadı. Patlamayı, kategorideki tüketici harcamalarında bir geri çekilme izledi. Örneğin Wayfair, 2021 ile 2024 arasında satışlarında %14’lük bir düşüş kaydetti.
Enflasyonun etkisini azaltmak için IKEA, şirket halka açık olsaydı mümkün olamayacak bir şey yaptı. Markanın uygun fiyatlılık konusundaki itibarını korumak için genel olarak fiyatlarını düşürdü. Sonuç olarak, IKEA’nın 31 Ağustos 2024’te sona eren en son yılındaki ABD perakende satışları, bir önceki yıla göre hafif bir düşüşle 5,65 milyar dolardı. Yıllık küresel satışlar yaklaşık 50 milyar dolardı. (IKEA, 1943’te kalem ve cüzdan satarak işe başladığında henüz genç olan kurucunun torunları tarafından yönetilen resmi olarak kâr amacı gütmeyen bir şirketti.)
Şirkette diğer perakendecilere benzeyen pek bir şey yok. Sattığı tüm ürünler IKEA markasını taşıyor. Ünlü BILLY kitaplık serisi gibi en popüler ürünlerinin çoğu, şirketin sahip olduğu ormanlardan toplanan odunları içeriyor ve İsveç, Doğu Avrupa ve diğer yerlerde bulunan kendi fabrikalarında üretiliyor.
Şirketin, müşterilerini kullanılmış mobilyalarını atmak yerine mağaza kredisi için geri dönüştürmeye teşvik eden “Geri al ve tekrar sat” adlı bir programı var.
Alışveriş yapanlara şık tasarım (hızlı modaya benzer) ve uygun fiyatlılığın yanı sıra cazip gelen birçok özellik arasında mobilyalarının düz kutulara paketlenmesi ve monte edilmesinin gerekmesi yer alıyor. Sosyal bilimciler, kendin yap‘ın satın alımlara değer kattığını keşfettiler, bu fenomene “IKEA etkisi” adı verildi. Tüketicilerin emek harcadıkları nesneler hakkında daha olumlu duygular beslediği ve bu nesnelere daha fazla değer verdiği ortaya çıktı.
İngiltere CEO’su Peter Jelkeby’e göre IKEA’nın mevcut genişlemesi şirketin “bir sonraki sıçraması”. Şirketin mutfak, gardırop ve yatak odası kategorilerinde büyüme gördüğünü, daha fazla insanın evlerini satın almak yerine kiralamaya başladığını söyledi. Bu, eşyaları depolamak için daha verimli yollar gerektiren daha küçük alanlar anlamına geliyor. IKEA’da bu hamle ile “biz küçük alanların şampiyonuyuz” dedi.
Spor perakendecisi Dick’s Sporting Goods, rakibi Foot Locker’ısatın almak istiyor.
Foot Locker devralımının maliyet avantajları
Hasta Foot Locker’ın Yeni Sahibi
Bir süredir olası bir anlaşma hakkında söylentiler dolaşıyordu ve perşembe günü resmen doğrulandı: Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük spor perakende zinciri olan Dick’s Sporting Goods, Foot Locker’ı devralmak için 2,4 milyar dolar (2,1 milyar Euro) ödeyecek. Spor ayakkabı zincirinin 22 ülkede yaklaşık 2.400 mağazası ve sekiz milyar dolarlık satışı var. Yılın ikinci yarısında tamamlanacak olan devralma, büyük maliyet avantajları sağlamalı, ancak Foot Locker kendi marka adıyla faaliyet göstermeye devam edecek, markanın diyor yeni sahibi.
Anlaşma Foot Locker için zor bir zamanda geliyor: Perakendeci son yıllarda satışlarında düşüş gördü ve spor ayakkabılarının çoğu Çin ve Vietnam’da üretildiği için olası ithalatvergileri tehdidini hissediyor. Şirket markayı canlandırmak için stratejik bir plan üzerinde çalışıyor ve bu hedefleri artırması gereken yeni bir mağaza konsepti sunuyor. New Jersey ve Paris’ten sonra, bu ‘Yeniden Tasarlanmış‘ mağaza konsepti yakın zamanda Utrecht’teki Hoog Catharijne alışveriş merkezinde Benelüks’e de yayıldı.
Gelişen ve her geçen gün önemini artıran perakende ve gayrimenkul sektörüne nitelikli çalışanlar yetiştirmek, daha donanımlı insan kaynağı oluşturmak amacıyla kurulan Alp Alkaş Perakende ve Gayrimenkul Merkezi (AAPGM), deneyimli akademik kadrosu ile eğitimlerine hız kesmeden devam ediyor. Şu ana dek 400’ü aşkın mezun veren AAPGM, bu yıl ise 39 mezun daha verdi.
Özyeğin Üniversitesi Alp Alkaş Perakende ve Gayrimenkul Merkezi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen eğitim programı, 8 ay 24 gün süren yoğun bir takvim ve 156 saatlik kapsamlı içerik ile sonlandırıldı. Program kapsamında 80 değerli akademisyen ve sektör profesyoneli, katılımcılara bilgi ve deneyimlerini aktardı.
Eğitim programı, geçtiğimiz günlerde HAN Spaces Piyalepaşa’da gerçekleştirilen sertifika töreni ile taçlandırıldı. Törende, sektöre ilham veren isimler de konuşmalarıyla yer aldı. Kiğılı Onursal Başkanı Abdullah Kiğılı, Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdemve CEO Sena Suerdem, perakende sektöründeki bilgi ve vizyonlarını “Nesilden NesilePerakende” başlığı ile katılımcılarla paylaştı. Üç kuşağın aynı çatı altında çalışmasının getirdiği avantaj ve dezavantajları samimi bir dille ele alındı. Avi Alkaş’ın moderatörlüğünüüstlendiği oturum dönemin kapanış dersi niteliğindeydi.
Törene ayrıca, Özyeğin Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan da katılarak yeni mezunlara ilham veren konuşmalar yaptılar.
Özyeğin Üniversitesi Alp Alkaş Perakende ve Gayrimenkul Merkezi, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmeye yönelik çalışmalarını önümüzdeki dönemlerde de büyüterek sürdürecek.
Mayıs ayının ikinci yarısına girerken, Türk perakendesinin 2025 ilk yarı sonuçları da artık yavaş yavaş netleşmeye başlıyor. Anneler günü alışverişi satışlara biraz hareketlilik getirse de, beklenen oranları perakendeci hala yakalayabilmiş değil.
Mağaza açılışları tarafında her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz, Haftanın Mağaza Açılışları serimizin bu haftaki listesi ile sizlerleyiz.