Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yer alan duyuruya göre; Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) DeFacto’ya ortak oldu. Bundan 4 yıl önce DeFacto halka arza niyetlenmiş, EBRD de bu halka arzla ilgilendiğini açıklamıştı.
4 yıl önce şirketin bu halka arzı iptal olmuştu fakat 2018 yılında başlayan görüşmeler ortaklıkla sonuçlandı ve EBRD, Defacto’ya ortak oldu.
EBRD 2018 yılında ilk görüşmelerin başladığı dönemde yaptığı açıklamada, “Türkiye en büyük pazarımız. Türkiye yatırımlarımızın toplam hacmi ve portföyümüz içerisindeki payı itibarıyla son derece önemli” şeklinde belirtmişti.
Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yer alan duyuruya göre kurul, DeFacto Perakende Ticaret AŞ paylarının belli oranının European Bank for Resconstruction and Development tarafından devralınmasını uygun buldu.
‘Sürdürülebilir moda’ sloganıyla 2050 yılına kadar ‘iklim pozitif marka olma’ yolunda emin adımlarla ilerleyen DeFacto, 2030 yılına kadar koleksiyonlarının yüzde 90’ını sürdürülebilir ürünlerden oluşturmayı hedefliyor.
2022 yılını geride bırakırken, sektörün en önemli problemlerinden biri de çalışan mutluluğu tarafında gerçekleşti. Özellikle yüksek enflasyonist ortam ve kişisel mutsuzluklar hayatımıza sessiz istifa, sessiz işten çıkarma gibi kavramları hızlıca soktu. Sektörün bu kadar hızlı değişimi elbette hem markalar hem de çalışanlar tarafında farklı beklentiler oluşmasına neden oldu.
Biz de yılı sonlandırırken, sektörün önemli CHRO’larına 2022 yıl değerlendirmelerini ve 2023 önerilerini sorduk.
4 önemli CHRO’ya ait değerli yorumları ve önerilerine aşağıdan erişebilirsiniz.
İyi okumalar.
Dr. Selma Kalkavan , Unifree Dutyfree – CHRO
Perakende CHRO’larına Sorduk 1
2022 yılı için sektörün en önemli problemleri ◾Pandemi sürecinin etkileri perakende sektöründe 2022 yılında da hissedilmeye devam etmiştir. Nitelikli işgücünün diğer sektörlere kaymış olması perakende sektörünü bu süreçte olumsuz etkilemiştir. Ancak turizm alanında avantajlı duruma gelen ülkemiz, seyahat perakendeciliği anlamında olumlu yönde etkilenmiş ve bu alanda faaliyet gösteren şirketler 2020 yılı öncesindeki sonuçlarına 2022’nin ilk çeyrek dönemi itibariyle erişmişlerdir. ◾Ayrıca, Global olarak son yıllarda rekor seviyede yaşanan enflasyon ve yetenek açığı neticesinde çalışanların alım gücünün azalması ile iş gücü devir oranlarında bir yükseliş trendi başlamıştır. Manpower Group’un gerçekleştirmiş olduğu 2021/2022 Yetenek Açığı Araştırmasına göre Türkiye’de işverenlerin 71%’i ihtiyaç duydukları yeteneği bulmakta zorluk çektiklerini bildirmiştir. ◾Çalışanlar sadece finansal sağlıklarına değil, fiziksel ve ruhsal sağlıklarına da destek veren veya alternatif çalışma modelleri uygulayan işverenlerle çalışmayı tercih etmişlerdir.
2023 önerileri ◾Uzun vadeli stratejilerle işveren markasını güçlendirmek ve piyasada rekabetçi olmayı başarabilmek, şirketler için sürdürülebilir büyümenin teminatları olacaktır. Unifree olarak işveren markamızı istikrarla güçlendirerek genç yetenekleri özellikle Mart-Ekim döneminde şirketimize kazandırmış ve bu vesile ile çalışan sayımızı 40% oranında artırmış olduk. Günümüzde değişim ve yetenek yönetimi oldukça kıymetli bir hale gelmiştir. Değişen koşullara ayak uydurabilen bir organizasyon yapısı, çevik kurum kültürü ve çalışanlar ile iş birliği yaparak ve potansiyellerini ortaya çıkarmasına yardımcı olan bir kurum hem iç hem dış müşterileriyle güçlü bir bağ kurar. Bu nedenle çeviklik ve değişime liderlik etmek ilk odaklanılması gereken konular olarak önerilmektedir. ◾Ayrıca perakende alanında faaliyet gösteren profesyonellerin sadece çalışanlara liderlik etmesi değil, ihtiyaç duyulduğunda kendi istekleri ile kendilerini rahatça dönüştürebilecekleri bir ekosistem yaratarak öğrenmelerine ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacakları bir yapıyı oluşturmaları önerilebilir. ◾Özellikle çalışanlarla daha fazla temas kurulmasına bağlı olarak birçok veri elde edilebilmekte olup prediktif analizler yapılması ile çalışan bağlılığı ve deneyiminin analiz edilerek daha bütünsel aksiyonlar ve uygulamaların geliştirilmesi önerilebilir.
Sevra Mahalli, MUDO – CHRO
Perakende CHRO’larına Sorduk 2
2022 yılı için sektörün en önemli problemleri ◾2022 yılı içinde temel sorunlardan biri hem yeteneği bulma hem de yeteneği elde tutma konusunda yaşandı. Tüm dünyada hibrit veya uzaktan çalışma modellerine geçilmiş olması özellikle yazılım gibi spesifik rollerde yoğun iş değişikliklerine ya da nitelikli iş gücünün yurt dışına kaymasına sebep oldu. ◾Yaklaşık 3 yıldır devam eden pandeminin çalışanlar üzerinde yarattığı tükenmişlik hissi ve tüm dünya genelindeki büyük istifa dalgası perakende sektörünü de etkiledi, tüm bunlar çalışan motivasyonunun / mutluluğunun azalmasına sebep oldu. ◾Pandemi boyunca olduğu gibi, sonrasında da çalışanın zihinsel ve fiziksel sağlığının korunması en önemli gündem oldu.
2023 önerileri ◾Çalışana yatırım en önemli gündem olmaya devam edecek. Çalışanların gerek mevcut rollerinde yeteneklerini geliştirme (upskill) gerekse yeni roller için yeni beceriler öğrenmesi (reskill) hem çalışan mutluluğunu hem de çalışanın şirket içindeki kariyer hareketliliğini olumlu etkileyecek. ◾Z kuşağının da iş gücüne katılması ile şirketlerde 3 kuşak birlikte çalışmaya başladı. Deneyimleri ve beklentileri birbirinden çok farklı olan bu çalışanların hepsini kapsayacak İK politikalarının geliştirilmesi kritik öneme sahip olacak. Özellikle Z kuşağı için işveren markasına yatırım yapmak da oldukça önemli. Çalışanların sadece daha iyi ücret ve yan hak değil, amacı olan, farklılaşan, sürdürülebilirliğe önem veren, hibrit çalışan, çalışana yatırım yapan şirketlerde çalışmak istediklerini biliyoruz. ◾Sürdürülebilirlik konusunun tüm şirketlerin ajandasında olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Günümüzde dünyanın geleceği ile ilgilenen şirketlerin önemi her zamankinden daha fazla.
Ersa Saman, Madame Coco – CHRO
Perakende CHRO’larına Sorduk 3
2022 yılı için sektörün en önemli problemleri ◾Dünya genelinde tüm İnsan Kaynakları profesyonelleri 6 konuya odaklandı. Ancak sektör olarak ve Madame Coco olarak çalışma arkadaşlarımızın ve dolayısıyla bizim odaklandığımız konulardan bahsedebilirim. Karşımıza çıkan en ciddi zorluk, ekonomik koşullardaki değişkenlikler oldu. Ücret ve yan haklar ile ilgili piyasa dengeleri ciddi şekilde bozuldu, aslında dengesizleşti. Enflasyon oranlarındaki değişimler, yeni yıl ile ilgili öngörüler düşünüldüğünde adayların beklentileri ile mevcut çalışanların ücret ve yan haklarını dengede tutmak gerçekten zorlaştı. Tüm İK profesyonellerinin bu konuda zorlandığını tahmin ediyorum. ◾Diğer bir konu ise yetenek bulma ve mevcut yeteneği elde tutma konusunda yaşanan zorluklar. Şirket bağlılığı kavramının tanımında değişimler oldu. Zira, eskiden hijyen faktörler zaten her firma tarafından karşılanıyordu. Bu sayede, şirket bağlılığını etkileyen faktörler daha çok şirket kültüründen ve daha duygusal konulardan besleniyordu. Ancak şu an maddi konular çok daha öncelikli hale geldi. Pozisyon fark etmeksizin herkes, hayat standartlarını korumaya ve mümkünse iyileştirmeye odaklanmış durumda. Maalesef ciddi orandaki iş gücü yurt dışına gitti, diğer yandan bazıları da freelance çalışma ya da kendi işini kurma gibi alternatiflere yöneldi. Özellikle bilgi teknolojileri ya da mühendislikler gibi uzmanlık alanlarında, yetenekli kişileri bulmak ve çekmek her zamankinden daha zor hale geldi. ◾Piyasada hiç olmadığı kadar hareketlilik mevcut. Genel olarak kıdem süreleri düşüyor ve istifa oranları artıyor. Ancak maalesef, maddi menfaatler için firma değişikliği yapmak kalıcı bir memnuniyet yaratmıyor. Çünkü günün sonunda maddiyat çok önemli bir faktör gibi görünse de aslında iş tatmini, açık iletişim, kariyer yolu, gelişim seçenekleri gibi pek çok konu, kişiyi değerli hissettiren ve orta-uzun vadede bağlılığı etkileyen konular konumunda. Biz de Madame Coco insan kaynakları olarak tüm ekonomik zorluklara rağmen çalışma arkadaşlarımızın hem maddi hem manevi olarak daha iyi hissetmeleri adına pek çok uygulamaya yapıyor ve yeni projeler üretiyoruz. ◾Pandemi ile birlikte tüm İK profesyonellerinin zorlandığı diğer bir konu da Değişim Yönetimi oldu. Zira kendimizi bir anda koşulların tepetaklak olduğu bir dünyanın içinde bulduk. Her şey bir yana hybrid çalışma gibi bir değişimi bile yönetmek ciddi zorluklar yarattı. Bu yeni normal, hem yöneticiler hem de bağlı çalışanlar için alışık olmadığımız bir düzen demekti. Evden çalışmanın pek çok avantajları ve bazı dezavantajları mevcut. Her şey bir yana kişinin öz disiplin sağlamasını ve alışkanlıklarını değiştirmesini gerektiriyor. Yöneticiler tarafında ise, evden çalışan ekiplerin yönetilmesi başlarda hiç de kolay olmadı. Yöneticiler için kontrol ve koordinasyon becerilerini sonuna kadar zorlayan örnekler gördük. Yöneticiler ile ekipler arasında güven problemleri yaşandı, eskiden hiç sorun olmayan konular çatışma haline gelmeye başladı. Koşulların farklılaştığı bu gibi durumlarda, bu değişimi yönetmek sanırım tüm sektör için önemli bir deneyim kazandırdı.
2023 önerileri ◾Ülkemiz her sene yurt dışında da yatırım yapan ve büyüyen pek çok firmaya sahip. Madame Coco olarak şu an 18 ülkede bulunuyoruz ve 2023’te yurt dışı yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Aslında bu, hem potansiyel adaylarımız hem de mevcut çalışma arkadaşlarımız için muhteşem bir fırsat. Kariyerinde ilerlemek ya da yeni yerler, yeni kültürler, yeni deneyimler isteyen arkadaşlarımız için global trendleri, gelişmeleri takip etmelerini ve özellikle yabancı dil konusunda kendilerine yatırım yapmalarını önerebilirim. Mesela biz 2022 yılında onlarca arkadaşımızın yurt dışı yapılanmalarımızda görev almasını teşvik ettik. Ve bu durum devam edecek. ◾İkinci önerim ise asla eskimeyecek bir konuda olacak; tabi ki gelişime yapılan yatırımlar. Pandemi, pek çok lider için kendi yetkinliklerini test ettikleri bir ortam oluşturdu. Yeniden gördük ki, öğrenmek asla bitmeyen bir süreç. Farklı deneyimler, bizim farklı yetkinliklerimizi geliştirmemize olanak sağladı. Hatta belki bazı şeyleri unutmak, bazı şeyleri yeniden deneyimlemek, yeniden öğrenmek durumunda kaldık. Biz Madame Coco olarak çalışma arkadaşlarımızın ihtiyaç duydukları her konuda onlara doğru kaynakları, doğru içerikleri, doğru ortamları sağlamak üzere pek çok yatırım yapıyoruz. Madame Coco Academy departmanımız vasıtasıyla yetkinlik gelişimi, fonksiyonel gelişim ve kültürel gelişim gibi alanlarda programlar, uygulamalar, içerikler sunuyoruz. Bu konuda perakende profesyonellerine önerim ise meraklı olmak ve araştırmacı olmak konusunda kendilerini beslemeleri ve öğrenmenin asla bitmeyecek bir yolculuk olduğunu unutmamalarıdır. ◾Son olarak tüm perakende profesyonellerine önerim hem fiziksel hem ruhsal olarak bu kadar zorlandığımız bu dönemde, samimiyetle davranmaktan asla vazgeçmemeleridir. Pek çok genç arkadaşımız pırıl pırıl bir zihinle, büyük umutlarla, farklı bakış açıları ile iş dünyasına dahil oluyor. Onların şirketlerde yaşadıkları çalışan deneyimi öylesine kıymetli ki! Özellikle genç arkadaşlarımızı anlamak, onların beklentilerini dinlemek, farklı bakış açılarına saygı duymak, yeni fikirlerine şans vermek gerekiyor. Bunun için koçluk gibi, reverse mentoring gibi farklı uygulamalar yapmalı, klasik yönetim tarzlarının dışına çıkmalıyız.
Yelda Tavlan, Dimes – CHRO
Perakende CHRO’larına Sorduk 4
2022 yılı için sektörün en önemli problemleri DİMES’in gücü, farklı kuşaklardan, değişik sosyal çevrelerden gelen, değişik fikirlere, değişik alanlarda multidisipliner eğitime ve deneyime sahip, ancak aynı değerleri paylaşan bireylerden oluşan ekibimizden kaynaklanıyor. Her zaman daha iyisini yapmak için kendiyle rekabet etme tutkusunu içselleştirmiş, birbirine ve değerlerine sıkı sıkıya bağlı, ancak bunlardan ödün vermeden değişime açık, birlikte çalışabilen takım yapımız, bu yapının sürdürülebilirliğini güvence altına alan iş kültürümüz ve kuruluşumuzdan geleceğe taşıdığımız değerlerimiz, bizim en büyük güçlerimizdir. “Yeteneği Çekmek ve Elde Tutmak”, günümüzde İnsan Kaynaklarının ve dolayısıyla şirketlerin en önemli gündem maddelerinden biri. Şirketlerin bu bağlamda karşı karşıya olduğu 3 önemli zorluğu şu şekilde değerlendiriyoruz; ◾Çalışan Bağlılığı: Doğru Yeteneğin şirkete çekilmesi yeterli olmuyor. Şirketlerin yeteneğin sürekli gelişimini ve çalışan bağlılığını sağlayabilmesi gerekiyor. ◾Yeni Kuşakla Çalışma: Burada özelikle öne çıkan konulardan biri yönetici – çalışan arasındaki sistem ve beklentilerin farklılaşması, bir diğeri de şirketin sunduğu olanakların ve sistemlerin yeni kuşaklara ve dijital dünyaya ayak uydurma hızı. ◾Enflasyonist Ortam Etkisi: Bu durum, özellikle içerisinde olduğumuz dönemde, kurum beklentileri ve aday beklentileri arasında uyum yakalanamamasına neden olabiliyor.
2023 önerileri ◾Yetenek kazanımının bir parçası olan oryantasyon süreçlerine önem verilmesi büyük önem taşıyor. Kurum değerlerinin ve kültürünün kuruma kazandırılmış yeteneklere en doğru şekilde aktarılması, çalışanların bu değer ve kültürü benimseyecekleri ve uygulayacakları ortamın sağlanması önem taşıyor. Bu kapsamda DİMES’te işe başlayan her çalışan işe başlamadan önce kendisine iletilen oryantasyon programıyla tüm departmanlarla tanışma takvimini görebilmektedir. Oryantasyon programımız çalışanların enerjilerinin en kısa zamanda ve en etkin biçimde faydaya dönüştürülmesini hedeflemektedir. Aynı zamanda işe başlayan her çalışan oryantasyon sürecindeki görüşmelerini değerlendirerek sürecin gelişime açık yönlerini de tarif etmektedir. Bu sayede süreç kendi içinde gelişim mekanizmalarını barındırmaktadır. ◾Bir diğer önemli nokta, yeteneğin elde tutulması kapsamında Çalışan Bağlılığı ana başlığı altında çalışmalara ağırlık verilmesi. Çalışan Bağlılığı kurum kültürüne paralel ve yenilikçi bakış açılarıyla şekillenen uygulamalarla süreklilik kazanabilir. Bu kapsamda DİMES’te Çalışan Bağlılığı kapsamındaki uygulamaların hepsi çalışan beklentileri ve işveren markası göz önünde bulundurularak ve tüm lokasyonlardaki çalışanları kapsayacak şekilde kurgulanmaktadır. Eşzamanlı yapılan etkinliklerle de kapsayıcılık desteklenmektedir. Şirket içindeki birçok uygulama entegre ödül sistemine bağlanarak çalışanların başarıları ve şirket içi uygulamalara katılımları ödüllendirilmektedir. ◾Yeteneğin geliştirilmesi kapsamında çalışanların gelişim yollarının ve kariyer kurgularının net şekilde planlanarak şeffaflıkla paylaşılması da aynı şekilde önemli. Bu kapsama dahil olan tüm eğitim ve gelişim ihtiyaçlarının doğru analiz edilerek yol haritasının tüm çalışanları kapsayacak şekilde çizilmesi gerekiyor. DİMES bünyesinde yeteneğin geliştirilmesi için performansı ve potansiyeli göz önünde bulundurularak çalışanlar yetenek yönetimi programlarına dahil edilir. Yetenek yönetimi programı DİMES çalışanlarına, kendi yeteneklerini şirket stratejileri kapsamında geliştirme fırsatı sağlar. Yetenek yönetimi dışında ise, her çalışana içinde bulunduğu fonksiyon ve çalışan grubuna göre ve departman taleplerine göre eğitimler verilir. Bir diğer önemli önerimiz olarak, yeteneğin elde tutulması için tüm uygulamaların birbirini destekleyecek ve besleyecek şekilde kurgulanarak, çalışan katılımının ön planda tutulmasıyla İnsan Kaynakları süreçleri yürütülmelidir. Aksi takdirde sektörde en çok yaşanan sorunlar tekrarlanmakta ve yetenek kazanımı adımındaki problemler çözülememektedir.
Güzellik sektörü, diğer sektörleri büyük ölçüde etkileyen zorlu bir yaşam maliyeti krizinin ortasında yerini koruyarak geçtiğimiz yıl dirençli bir sektör olduğunu kanıtladı. Statista’nın öngördüğü gibi, hızlı dijitalleşme ve sadık tüketiciler, 2022’de şimdiden 528,6 milyar dolar olan pazarın öngördüğü %4,64’lük yıllık büyüme oranını desteklediğinden gelecek yıla geçerken güzellik sektörü her zamankinden daha güçlü görünüyor.
FashionUnited, her biri tüketici bağlılığını artırma, güven oluşturma ve tatmin edici işlemleri tamamlama hedefleriyle gelen en kesin sektör trendlerini gün ışığına çıkarmak için birden fazla raporu taradı.
Hiper kişiselleştirme
Giderek daha fazla tüketici ilgili şirketlerden kişiselleştirilmiş etkileşimler almayı beklediğinden kişiselleştirme güzellik alanında oldukça önemli bir faktör haline geldi. Aslında McKinsey & Company tarafından yapılan bir araştırmaya göre, tüketicilerin %71’i böyle bir hizmet beklerken %75’inin kişiselleştirilmiş öneriler sunulduğunda satın alma olasılığı daha yüksek.
2023’te Güzellik Sektörünü Belirleyecek Trendler
Shopify, kendi raporunun bir parçası olarak tüketicilerin saç ve cilt tipi gibi seçenekler sunmasına ve önerileri tanımlamak için sınavlara katılmasına olanak tanıyan Sephora’nın uygulaması da dahil olmak üzere kişiselleştirmede etkili olduğu kanıtlanmış çeşitli yöntemleri vurguladı.
Bununla birlikte, dijitale öncelik veren çözümler sağlayıcısı olan Revieve’ye göre, bu trend, optimize edildiğinde özçekimlerin kullanımı ile birlikte tüketicilere satın almadan önce kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunabilecek. Firma raporunda, kendi kendini analiz eden kullanıcıların yapmayanlara göre %53 daha fazla satın almayla ilgili eylemde bulunduğuna dair kanıt bulduğunu ve bunun da diğer müşterilerden %60 daha yüksek bir tamamlama oranıyla sonuçlandığını söyledi.
Marka sadakati
Shopify, sadakat programlarının ve girişimlerinin güzellik markaları için büyük bir fırsatı temsil ettiğini ve tekliflerini kişiselleştirmelerine ve daha uzun vadeli müşterileri ellerinde tutmalarına olanak tanıdığını belirtti. Firma, tüketicilerin %56’sının böyle bir programa sahip bir markadan satın alma olasılıklarının daha yüksek olduğunu belirttiği için önümüzdeki yıl tüketicilerin ödül sunan markalardan alışveriş yapmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Birçoğu, otomatik olarak uygulanan ödüllerin ve kişiselleştirilmiş ödüllerin, o markayı kullanmanın en önemli nedeni olduğunu belirtti.
Revieve ayrıca, endüstrinin genellikle işlemleri kolaylaştırmaya yönelmesine rağmen müşterilerleilişki kurmanın en önemli faktörlerden biri olduğunu doğruladı. Şirket kendi raporunda, sadakat oluşturmanın endüstrinin “gelecekteki başarısının anahtarı” olacağını söyleyerek tüketici hedef belirleme girişimlerine ve rutin tavsiyelere yönelik kendi çabalarını vurguladı.
AI, AR ve VR
Hemen hemen her sektör bu yıl hızla dijitalleşme ihtiyacıyla karşı karşıya kaldı; bu, şüphesiz 2023’te geliştirilecek bir trend. Daha fazla güzellik markası, yapay zeka (AI), artırılmış gerçeklik (AR) ve özellikle sanal gerçeklik (VR) gibi her biri onları optimize edenler için çeşitli avantajlar sağlayan seçeneklere daha fazla efor sarfedecek. Yapay zeka, çevrimiçi alışveriş yapanların kendileri için doğru ürünleri belirlemelerine yardımcı olmak adına kullanışlıdır ayrıca tüketiciye özel formüller oluşturmanın ve kişiselleştirmeyi iyileştirmenin bir yolu olarak benimsenebilir. Shopify, kullanıcıların sezonluk olarak kendi cilt tiplerine ve yaşam tarzlarına uygun ürünler almalarını sağlayan Proven’ın yapay zeka teknolojisini vurguladı.
Ek olarak, daha fazla sayıda sosyal medya platformu bu tür unsurları önerilerine uygulamaya başladığından, çok sayıda müşteri alışveriş yaparken AR veya VR özellikleriyle zaten temas kurdu. Güzellik perakendecileri, ürünlerini sergilemek için bu özellikleri kullanabilir böylece müşterilerin ürünleri sanal olarak denemelerine ve kendi evlerinde kitlelerle bağlantı kurmalarına olanak tanır. Shopify’ın araştırmasına göre, 3D/AR içeriğine sahip ürünler, içermeyenlere göre %94 daha yüksek dönüşüm oranına sahipti.
Revieve, halihazırda bir Yapay Zeka Cilt Bakımı Danışmanı ve markaların sadık bir müşteri tabanı oluşturmasına yardımcı olan artırılmış gerçeklik destekli çözümler başlatmış olduğundan, markaların üzerine inşa etmesine yardımcı olan bu özelliklere sahiptir. Firma, ortalama olarak kullanıcıların bu tür programlarla karşılaştıklarında geri dönen müşterilere dönüşme olasılıklarının iki ile üç kat daha fazla olduğunu buldu.
Hızlı büyüme, Getir’e ağır bir fiyat etiketi getiriyor. Yakın zamanda rakibi Gorillas’ı satın alan Türk hızlı ticaret şirketi, 500 milyon Eurodan fazla zarar açıkladı, zarar oranı 440 milyon bile olmayan tüm yıllık satışlardan daha büyük olarak belirtiliyor.
Getir yeterli nakit oranına sahip
Analistler, hızlı teslimat hizmetleri iş modelinin sürdürülebilirliğini uzun süredir sorguluyor ve Getir’in yayınlanan ilk rakamları bu şüpheyi doğruluyor gibi görünüyor. Hollandalı iş gazetesi FD’ye göre şirket, 438 milyon Euro ciro ve 553 milyon Euro zarar bildirdi. Rakamlar dokuz ülkedeki operasyonları kapsıyor.
Buna rağmen, şirket oranları hala iç karartıcı değil. Geçen yılın sonunda, teslimat şirketinin bilançosunda hâlâ 500 milyon Eurodan fazla nakit vardı ve Mart ayında risk sermayesinin ölçek büyütmesi 700 milyon Eurodan fazla arttı. Yine de şirket maliyetleri kısıyor. Mayıs ayında şirkette çalışan her yedi çalışandan biri işten çıkarılmış ve şirket genişleme planlarını askıya almıştı.
Konsolidasyon
Hızlı teslimat şirketleri, pandemiden sonra tüketiciler alışverişe döndükçe daha fazla mücadele eder konuma geldi. Enflasyon, insanları bütçelerine daha fazla dikkat etmeye zorluyor. Ayrıca birçok şehir, müşterilerinin bulunduğu yerleşim yerlerinde artık hoş karşılanmayan ‘karanlık mağazalar’ kurulması için daha katı kurallar getiriyor. Kriz ve yükselen faiz oranları da yatırımcıları daha temkinli hale getiriyor.
Sonuç olarak, konsolidasyon sektörde beklenen bir durumdu. Geçenlerde Getir, Just Eat Takeaway ile yakın bir ortaklık kurduğunu duyurmuş, ardından bu ayın başlarında rakibi Gorillas‘ı satın almıştı. Getir, yine aynı sorunlarla savaşan ve zarar eden Gorillas için, şirketin bir yıl önceki değerinin yalnızca yarısını ödedi.
H&M, Good American’ı iş ortakları listesine ekliyor.
Geniş bir beden yelpazesine sahip denimleriyle tanınan Khloé Kardashian ve Emma Grede tarafından kurulan marka, “H&M with Friends” in bir parçası olacak.
Konsept, tüketicilerin & Other Stories, Arket, COS, Weekday ve Monki gibi “H&M ailesi içindeki” markaların yanı sıra seçilmiş bir dizi harici markadan alışveriş yapmasına da olanak tanıyacak. Bir basın açıklamasına göre ortaklık, şirketlerin “kapsayıcılık ve çeşitliliğe yönelik daha fazla adım atmasını” sağlayacak.
Hızlı moda perakendecisi, bu aydan itibaren İsveç ve Almanya’daki web sitelerinde Good American’a yer verecek.
Koleksiyondaki diğer parçalar arasında suni deri spagetti askılı elbiseler, metalik leylak rengi yelek ve pantolon takımları, korseler ve dalış kıyafetleri bulunuyor.
Grede yaptığı açıklamada, “H&M with Friends’in en son üyesi Good American olduğu için çok heyecanlıyız” dedi. “Good American her zaman bir moda markasından daha fazlası olmuştur. Good American aynı zamanda kapsayıcılık, çeşitlilik ve vücut pozitifliği için bir platformdur. Ayrıca H&M’in yeni çok markalı perakende konsepti, tüm kadınları güçlendirme ve müşterilerialışveriş yaparken ilham almaya teşvik etme gibi noktalarla marka ahlakımızla gerçekten uyumludur.” dedi.
Bu hafta H&M, pop yıldızı Justin Bieber’ın şirketin kendisinin dahil olduğu ürünlerinin onun izni ve onayı olmadan yapıldığını söylendiğinde manşetlere taşınmıştı. H&M, şirketin uygun prosedürleri izlediğini söyleyerek yanıt verdi fakat bu açıklamanın ardından Bieber ürünleri satıştan kaldırıldı.
Her dört tüketiciden üçü, %75’i, bir markayla iş yaparken kendilerini değerli hissettiren kişisel iletişimin en önemli faktör olduğunu söylüyor.
Bulgu, müşterilerle şirket iletişiminin elde tutma ve iş büyümesini nasıl etkileyebileceğine ilişkin bir Intercom çalışmasından alınmıştır. Şirket, 1.000 tüketiciyle anket yaptı. Bulgulara ilişkin bir basın açıklamasına göre, veriler, %64’ünün kendilerini değerli hissetmezlerse bir işi bırakacağını ve %61’inin değer verildiğini ve saygı duyulduğunu hissetmenin hızlı destek yanıtından bile daha önemli olduğunu ortaya koydu.
Veriler aynı zamanda tüketicilerin marka iletişiminde istedikleri tarz ve üsluptaki kuşak farklılıklarını da ortaya çıkardı.
Intercom’un kurucu ortağı ve Baş Strateji Sorumlusu Des Traynor, açıklamada şunları söyledi: “Tüketicilerin; işletmelerin şeffaf olması, var olması ve bağlantı kurmaya hazır olması konusunda daha yüksek beklentileri var. Müşterilerle nasıl konuştuğunuz, onlarla nerede konuştuğunuz ve söyledikleriniz, size işlerini vermeye devam edip etmemelerini etkiliyor. Bu çalışma, müşterileri elde tutmanın en iyi yolunun iletişiminizi daha kişisel hale getirmek, yani her müşteriye onları tanıdığınızı, sorunlarını anladığınızı ve onları istedikleri şekilde çözebileceğinizi göstermek olduğunun altını çiziyor.”
Kişisel iletişim taleplerine yönelik diğer detaylar ise şu şekilde:
Tüketiciler Kişisel İletişim İstiyor Ancak Tanım Konusunda İkiye Ayrılıyorlar
Ton çok önemlidir : Tüketiciler, destek etkileşimlerinde onlara saygısızlık etmenin (%64), utanç verici bir dil kullanmanın (%41 – yanlış kullanılan argoyu düşünüyorum), gerçek olmayan iletişim için çok çaba sarf etmenin (%35) veya çok fazla emoji kullanmanın (%28) işlerini başka yere taşımalarına neden olacağını söylüyor.
Tüm emojiler eşit yaratılmamıştır : İnsanların %59’u şirketlerin destek görüşmelerinde emoji kullanmasına karşı çıkarken, nesneler yerine yüz ifadelerini tercih ediyorlar. Beklendiği şekilde, burada nesiller arası çizgide bir değişim var gibi görünüyor: genç nesillerin şirketlerin emoji ve GIF kullanmasını isteme olasılığının yaşlı nesillere göre iki kat daha fazla olması, işletmelerin destek ve iletişim stratejilerini genç nesiller birincil alıcılar haline geldikçe nasıl uyarlamaları gerektiğine dair bir değişikliğe işaret ediyor.
Bir müşterinin satın alma veya kullanım geçmişini bilmek, onları değerli hissettirmenin en iyi yoludur: Ankete katılanların %66’sı bunu, VIP muamelesi (%52) ve bir konuşma başlatmaya ihtiyaç duymadan proaktif ipuçları ve destek almak (%51) da dahil olmak üzere değerli olduklarını gösteren ilk üç faktör arasında değerlendiriyor. İletişimlerde ilk adlarını kullanma, selamlama ve vedalaşma gibi yüzeysel kişiselleştirme en alt sırada yer alıyor.
Tüketicilerin, işletmelerin aile ve arkadaşlarıyla bağlantı kurmaktan hoşlandıkları ve işletmelerin kullanmasını istedikleri hangi yollar olduğu sorulduğunda, tüm nesillerden katılımcılar (%60) kısa mesaj veya doğrudan mesaj yoluyla iletişim kurulmasını istediğini söylüyor.
Yanıt verenlerin üçte birinden fazlası (%35) ayrıca uzun paragraflar yerine daha kısa mesajlar almayı en büyük istek olarak sıralıyor. Y kuşağı bu tarz için en güçlü tercihi (%49) yapıyor.
Otomatik telefon sistemleri, tüm yanıtlayanlar arasında en sevilmeyen kanal olarak görülüyor. Onu canlı telefon görüşmeleri yakından takip ediyor. Özellikle Z ve X Kuşağı, canlı telefon görüşmelerinden neredeyse hiç hoşlanmıyorlar.
Çin‘de koronavirüs yeniden alevlendikçe tedarik zinciri sorunları geri dönebilir. Fabrikalar kapanıyor ve kamyon sürücüleri yetersiz kalıyor.
Mağazalar ve fabrikalar yeniden kapanıyor
Çin yaşanan protestolar sonrası Covid politikasını henüz yeni yeni ülkede gevşetti. Özellikle Pekin ve Şangay şehirlerinde enfeksiyonlar yıldırım hızında artıyor. Bir kez daha Çin ekonomisini kasıp kavuruyor, özellikle de bu kez (henüz) net bir hükümet yönergesi olmadığı için ülkede kaos durumu hakim.
Hastalığı hafif olanların evde kalması isteniyor. Ancak bu, birçok işyerinde personelin yarısından fazlasının işe gelmediği anlamına geliyor.
Kanada-Çin İş Konseyi’nden Noah Fraser, Nasdaq’a verdiği demeçte, birçok büyük perakendecinin yine kapalı kalmaya zorlandığınısöyledi.
Sadece Çin ekonomisine değil, Batı’ya da tehdit
Ancak fabrikalar da, yalnızca kendi personelinin çalışmaması nedeniyle değil aynı zamanda kaynakları elde edememeleri nedeniyle de kapanma korkusu yaşıyor. Gerçekten de, küresel tedarik zincirindeki kamyon şoförleri, liman personeli ve diğer kilit işlevler de sürüler halinde hastalanıyor ve iş bırakmak zorunda kalıyor.
Bir başka belirsiz faktör de yıl sonu dönemidir: Ocak ayında Çinliler, çoğu göçmen işçinin haftalarca eve döndüğü bir tatil olan Yeni Yıllarını kutlar. Bu durum ülkede ya Covid dalgasını daha hızlı söndürecek ve Ocak ayına kadar iyileşerek çalışanlar iş yerlerine dönecekler ya da tatilden sonra virüsü geri getirerek daha uzun süre dolaşımda tutacaklar. Yetkililer, üretiminin çoğu için Çin’e bağımlı olan Batı için bile kaosun yaklaşmakta olduğu konusunda uyarıyor.
Bu aydan itibaren Ikea, Parisli müşterileri için Seine üzerinden tekneyle teslimatları başlatıyor.
Perakendeci, Fransa başkentindeki teslimat sürelerini iyileştirirken operasyonlarındaki CO2 emisyonlarını azaltmak amacıyla, nihai teslimat için elektrikli araçlarla birlikte Seine’de tekne taşımacılığını kullanan bir plan başlatmak için Box2Home ile ortaklık kurdu.
Île-de-France bölgesi, Fransa’da gezilebilir su yollarından daha fazla yararlanmaya yönelik daha geniş bir programın parçası olarak projeyi finansal ve lojistik olarak destekledi.
Yeni çözüm, tüm Ikea serisinin Fransa başkentinde nehir yoluyla taşınmasına olanak tanıyarak karayoluyla yapılan teslimattan beş kata kadar daha az CO2 salıyor ve Paris yollarında yılda yaklaşık 300.000 kilometre tasarruf sağlıyor.
IKEA Fransa ülke iş geliştirme müdürü Emma Recco, “Bu alanda öncü olmaktan ve Paris’te Seine üzerinden teslimatları başlatmaktan gurur duyuyoruz” dedi.
“Bu yenilikle, çevresel etkiyi azaltırken eve teslimatların büyümesini desteklemek için önemli bir adım atıyoruz.”
“Yardımları ve destekleri için Paris Belediyesi’ne, HAROPA PORT’a, Île-de-France bölgesine ve Voies navigables de France’a teşekkür etmek istiyorum.”
Plan ayrıca, Ikea müşteri dağıtım merkezini 2026’da açılacak olan Limay limanına bağlayarak genişletilecek.
Ikea France, yeni hizmetin tanıtılmasının bir sonucu olarak daha fazla eve teslim noktası sunabilmeyi de bekliyor.
Son yıllarda pop-up konseptleri, müşterileriyle ilişkilerini artırmak isteyen markalar için önemli bir pazarlama stratejisi haline geldi. Trend, pandemi sonrası dönemde fiziksel perakendenin ‘yeniden icadı’ olarak görülebilecek şeyin bir parçası – yani hem fiziksel hem de çevrimiçi alanlarda tüketicinin yenilik taleplerine uyum.
2022’nin şimdiye kadar sunduğu en iyi pop-up konseptlerinden bazılarına göz atalım.
Bangkok’taki Hermès
2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 20
Son derece sürükleyici bir pop-up’ın harika bir örneği olan Fransız moda evi Hermès, kendi spor salonu HermèsFit’i bu yılın Mart ayında Bangkok’a getirdi. Alan, müşterilerin yararlanabileceği çok çeşitli şık olanaklara sahip, ayrıca markanın imzası olan turuncu ton ve ipek carré motiflerinin etrafında toplanmıştır. Buna bir boks ringi (hatta geceleri canlı bir DJ ile dans pistine dönüşen); carré baskılı boks torbaları; bir kaya tırmanma duvarı; bir yoga odası; ve özel Hermès ağırlıklarının bulunabileceği bir kuvvet antrenmanı alanı dahil. Ayrıca marka müşterilere meyve suyu barında gevşeme ve fotoğraf kabinlerinde eğlencenin bir kısmını yakalama şansı sundu.
Seul’deki Dior
2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 21
Dior, markanın Güney Kore’deki ilk pist sergisinin ardından Mayıs ayında Seul’ün popüler Seongsu-dong semtinde 7.500 metrekarelik abartılı bir pop-up kompleksi açtı. Koreli tasarım şirketi D’strict ile bir tasarım işbirliği olan Paris tarzı cam seradan ilham alan mekan, yeni sezon koleksiyonlarıyla gelişmek amacıyla üç yıl süreyle açık kalacak. Çok odalı Dior butik alanlarının yanı sıra bir kafe ve Fransız bahçesine ev sahipliği yapmaktadır. Pop-up kompleksinin, lüks moda evinin Paris kökenlerine hitap eden sürükleyici deneyimler sunan, yüksek fiziksel perakendenin gelecek neslini temsil ettiği görülebilir.
Singapur’daki Adidas X Gucci
2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 22
Bu yılın Haziran ayında Singapur’daki Design Orchard’da açılışı yapılan bu yılın Adidas X Gucci retro esintili sportif koleksiyonu, her iki markanın mirasına bir saygı duruşu niteliğindeki sürekli değişen 1970’lerin etkilerini yansıtan canlı bir alanda sergilendi. Pop-up mağazada, poz vermek için mor Adidas X Gucci golf arabalarını bulabileceğiniz mağazanın dışında bulunan mini golf sahası da dahil olmak üzere birçok sosyal medyaya uygun nokta vardı. Pop-up, tüketicilerin yeni hazır giyim koleksiyonuyla, özellikle de ikonik Adidas Gazelle spor ayakkabının çok rağbet gören Gucci versiyonuyla ilgisini çekmek için kullanıldı.
Şanghay’daki Diesel
2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 23
Bu yıl modada büyük bir geri dönüş yaptığı bilinen İtalyan tasarımcı markası Diesel, Ağustos ayında Şanghay’ın simgesi TX Huaihai’de şişme bir pop-up mağazası açtı. Konum, Diesel’in klasik, sinirli ‘şok edici’ ürününü şehre getirdi ve girişinde markanın imzası olan denim takımı giymiş tuhaf dev bir şişme bebek vardı. Weibo’da pop-up ve şişme bebeği 100 milyondan fazla görüntülendi ve birçok KOL ve moda fenomeni, vitrinlerin fotoğraflarını sosyal medyada paylaştı. Pop-up’ın, Diesel’in erişimini Büyük Çin’deki mevcut 56 mağaza konumunun ötesine genişletme çabalarının bir parçası olduğu kabul ediliyor.
Taipei’deki Prada Köyü
2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 242022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 25
Prada, Taipei Bellavita alışveriş merkezi ‘köyünü’ bu yılın Eylül ve Ekim ayları arasında açtı. Eşsiz düzeni, müşterilerin keşfetmesi için oturduğu ve her biri farklı bir ürün seçkisi sergileyen dört pastel evin bulunduğu canlı yeşil bir çimden oluşuyordu. Sonuç, insanların Prada dünyasına adım atmasına izin veren oldukça fotojenik ve yaratıcı bir alan oldu; böylece pop-up vitrinlerin merkezinde yer alan hazır giyim Prada Galleria ve Prada Moon çantalarının arkasındaki yaratıcı vizyonu daha iyi anlıyoruz.
Jilin Songhua Lake Resort’taki Burberry
2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 26
Dış giyim koleksiyonunu doğrudan yokuşlarda ihtiyacı olanlara götürmeye kendini adamış olan Burberry, Çin’deki Songhua Lake Resort’ta kısa süreli, çadır tarzı bir butik açtı. Alpler, kış atmosferi, markanın yeni lanse edilen ceketlerini sergilerken Thomas Burberry’den ilham alan kahve ve şekerlemeleri de müşterilerin beğenisine sundu.
Shibuya’daki Moncler
2022’nin şimdiye kadarki en i̇yi pop-up konseptleri 27
Bu Aralık ayında Moncler, 70. yıldönümü için yeni pop- up’ını ortaya çıkarmak adına Tokyo’nun yoğun Shibuya alışveriş bölgesinde yer alan ve yakın zamanda kapatılan bir otelin zemin katını yeniden tasarladı. Duvarları, markanın imzası olan kapitone şişme montlar gibi görünecek şekilde özenle hazırlanmıştı ve bu da lokasyonun müşteriler tarafından Moncler olarak kolayca tanınmasını sağlıyordu. Hiperfiziksel perakende tasarımlarının özelliği olan Moncler’in konsepti, Moncler Maya 7o ceketi için yaratılan dijital token sanat eserleri için bir NFT duvarı, en son kampanyayı sunan bir projeksiyon duvarı ve ayrıca 360 derecelik bir kamera açısıyla anıları yakalamanıza olanak tanıyan benzersiz bir fotoğraf kabini içeriyordu.
Pop-up konseptleri 2022’de açık bir başarıydı: Mevcut perakende deneyimi türlerini çeşitlendirme çabalarının, özellikle yeni koleksiyonlarını piyasaya süren markalar söz konusu olduğunda, Asya pazarında oldukça etkili olduğu kanıtlandı. Hiperfiziksel alanların faydaları, canlandırıcı perakende pazarları için giderek daha fazla övülürken, gelecek yılın pop-up’lar için neler hazırladığını görmek için sabırsızlanıyoruz.
TikTok; dünya perakendecilerinin 2022’de gerçekleştirdikleri en iyi kampanyaları açıkladı.
Yılın en başarılı kampanyası ayakkabı ve giyim markası Dr. Martens’ten geldi
Marka, TikTok topluluğu içinde etkileşimi artırmak için insanların halihazırda aktif olarak platformda Docs botlarını deforme etmeye yönelik ipuçları paylaştığını gösteren bir araştırmadan yararlandı. Aslına bakarsanız bu #HowTo hastagi ile, pandemi sırasında başlayan bir trenddi.
Marka, Docs botlarını deforme etmenin yaratıcı yollarını sergileyerek #HowTo trendinden yararlanmak için içerik oluşturucuların yardımını aldı.
Sonuç, şu anda 9 milyon kez izlenen #BreakInDocs hashtag’inin kullanıldığı 30-60 saniyelik yaratıcı ve hızlı kurgulanmış bir dizi montaj oldu.
İkinci en iyi kampanya ise makyaj devi MAC Cosmetics’ten
Marka MAC’in yılın en büyük lansmanı olan Stack maskarasının lansmanı, için TikTok viralliğini elde etmek adına akıllı bir ücret stratejisi uyguladı.
Kitlesel içerik oluşturucu etkileşimi ile marka, bir dizi #BeautyTok içerik oluşturucuya ürünü kendi benzersiz tarzları ve ses tonlarıyla bir müzik parçasına göre yorumlama yetkisi verdi.
TikTok videoları daha sonra dönüşüm hunisi boyunca genişletildi ve müşteri adayı oluşturma ve dönüştürme yoluyla yüksek etkili farkındalık biçimlerinden yararlanıldı.
Üçüncü kampanya MVF Global’in yeni müşteriler kampanyası
Son olarak, müşteri jenerasyon platformu MVF Global, TikTok’u yeni müşterilere erişmek için kullandı ve 40’lı yaşların üzerindekilerle asla bulamayacaklarını düşündükleri ürünler arasında bağlantı kurmayı amaçladı.
MVF, TikTok’un düzenleme özelliklerini denedi ve viral trendlerden yararlanarak BT ekibinden yönetim kurulu üyelerine kadar şirketteki herkesi reklam oluşturmaları için görevlendirdi.
Marka, şirket içinde her ay yüzlerce TikTok oluşturduğunu görünce bunu şirket içerisinde aylık bir “TikTok Kreatif Haftası” olarak resmileştirdi.
Şirket, son 12 ay içinde 30 farklı üründe kampanyalar başlattı ve ölçeklendirerek 600 milyon gösterim ve 160 bin dönüşüm sağladı.
TikTok moda, lüks, güzellik ve perakende marka ortaklıkları EMEA başkanı Cassandra Russell, “Perakendeciler için TikTok’u müşterilerle bağlantı kurmak ve yeni müşterilere ulaşmak, gelir akışlarını açmak ve marka yakınlığı oluşturmak için kullanma konusunda büyük bir fırsat var” dedi.
“TikTok’u benzersiz kılan, aynı zamanda her gün yaratıcılıklarıyla bizi şaşırtan ve ilham veren inanılmaz içerik oluşturucu topluluğudur. Ve özellikle #BeautyTok topluluğu, MAC gibi markaların bilinirliği güçlendirme ve satın almayı yönlendirme yeteneklerini fark etmesiyle platformumuzda her zaman başarılı olmuştur.
“Topluluk, eğlence ve alışverişin benzersiz karışımını bir araya getiren TikTok’ta yürüttükleri kampanya, MAC Stack Maskara’nın başarılı lansmanında şüphesiz önemli bir rol oynadı.
“Bu arada, MVF Global’in ekip genelinde yaratıcılığı artırmak için TikTok’u kullanarak yaptığı çalışma, TikTok topluluğuna hitap eden eğlenceli yaratıcı içeriğe yatırım yapmanın değerini gösteriyor.