Ana Sayfa Blog Sayfa 131

Maptriks Katkılarıyla Haftanın Mağaza Açılışları [28 Temmuz – 1 Ağustos]

maptriks magaza acilislari banner2
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 10

Ağustos ayının ilk günü ile birlikte yavaş yavaş hem yazın son yarısı, hem de perakendecinin back to school dönemi öncesi hazırlıkları başlıyor. Mağaza açılışları ivmesinde ise sektörde ciddi bir düşüş görünüyor.

Her hafta sektörden gelen bildirimlerle derlediğimiz Haftanın Mağaza Açılışları serimizin yeni derlemesi ile sizlerleyiz.

İşte bu hafta gerçekleşen mağaza açılışları.

Zsa Zsa Zsu – Nişantaşı City’s AVM

maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos]
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 11

Zsa Zsa Zsu, Nişantaşı City’s AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 17. mağazasını oluşturuyor.

JYSK – Vialand AVM

jysk magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 12

JYSK, Vialand AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 6. mağazasını oluşturuyor.

Sneaks Up – Sanko Park AVM

sneaks magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 13

Sneaks Up, Gaziantep Sanko Park AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 66. mağazasını oluşturuyor.

MR. DIY – Teraspark AVM

mrdiy magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 14

MR. DIY, Teraspark AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 169. mağazasını oluşturuyor.

Teknosa – Forum Erzurum AVM

teknosa magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 15

Teknosa, Forum Erzurum AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın Erzurum’daki ilk mağazasını oluşturuyor.

ebebek – Kartal Cadde

ebebek magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 16

ebebek, Kartal Cadde mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 281. mağazasını oluşturuyor.

Porland – Bulvar Özlüce AVM

porland magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 17

Porland, Bursa Bulvar Özlüce AVM mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Mağaza, markanın 38. mağazasını oluşturuyor.

Dürümle – Düzce

durumle magaza
maptriks katkılarıyla haftanın mağaza açılışları [28 temmuz - 1 ağustos] 18

Dürümle, Düzce Olimpiyat Cadde mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

Yaz Mevsiminde Cilt Bakımı Algısı Değişiyor: Sinoz Kozmetik ile 2025’e Bakış

Yaz mevsimi sadece sıcaklıkları değil, tüketici alışkanlıklarını ve güzellik anlayışını da dönüştürüyor. Artık tüketiciler tek bir beklentiyle yetinmiyor; aynı üründen hem koruma, hem hafiflik, hem de doğal ışıltı arıyor. Bu değişim, kozmetik markalarını da çok yönlü ürün geliştirme ve sade ama etkili bakım rutinleri sunma konusunda daha iddialı hale getiriyor.

2025 yazında “gerçek cildin gücü” ön planda; sosyal medyada glow trendi ve no-makeup akımı, filtresiz özgüven vurgusunu güçlendiriyor. Sinoz Kozmetik de bu yeni dönemi yalnızca ürün geliştirme değil, tüketici beklentilerine hızlı ve doğru yanıt verme perspektifiyle karşılıyor.

Sinoz Kozmetik CEO’su Yasin Çörekci ile yaz sezonunda değişen tüketici davranışlarını, kozmetikte çok yönlü ürün beklentisini, sektörün 2025 yazına nasıl hazırlandığını ve Sinoz’un yenilikçi yaklaşımını Bi’Sektör Dergi Yaz 2025 sayısında konuştuk.

Yaz mevsimi sadece hava değil, beklentiyi de değiştiriyor. Sizce tüketici yaz aylarında bir kozmetik ürününden ilk olarak ne bekliyor: koruma mı, hafiflik mi, ışıltı mı

Yaz aylarında tüketici artık tek bir beklentiyle yetinmeyip; çok boyutlu bir deneyim arıyor. Bugünün bilinçli kullanıcıları, “hem koruyucu olsun hem hafif yapılı olsun hem de cildime ışıltı kazandırsın” diyor. Sinoz olarak ürün geliştirme sürecimizi bu bütüncül beklentiye göre şekillendiriyoruz. Ürünlerimiz yalnızca güneşten korumakla kalmıyor; cilt bariyerini destekliyor, ferah bir his bırakıyor ve doğal cilt ışıltısını ortaya çıkarıyor. Yani tek bir yanıt yok, beklenti “hepsi bir arada” ve biz de bu anlayışla hareket ediyoruz.

2025 yazında tüketicinin değişen en temel alışkanlığı sizce nedir? Cilt bakımında bir ürün artık neden sepete girmiyor

2025 tüketicisi çok daha seçici ve bilinçli. Artık tek işlevli ürünler yeterli bulunmuyor. Ürünün sadece “nemlendirici” olması yetmiyor; aynı zamanda leke karşıtı mı, UV koruması var mı, cilt bariyerine katkı sağlıyor mu gibi sorulara da yanıt vermeli. Sinoz olarak bu noktada devreye giriyoruz ve tek bir ürünle çok yönlü fayda sunmayı hedefliyoruz. Günümüzde sepete girmeyen ürün, etkisiz değil; yetersiz olandır. Tüketici artık hem etkili hem de zamandan tasarruf ettiren sade rutinler arıyor.

Instagram’da ‘glow’ bir akım, TikTok’ta ‘no-makeup skin’. Sizce 2025 yazı hangi cilt algısıyla özetlenebilir?

2025 yazı, “gerçek cildin gücü” kavramıyla tanımlanıyor. Tüketiciler artık filtreyle değil, filtresiz özgüvenle parlayan bir cilt arayışında. Glow ve ‘no-makeup’ akımları da bu arayışın iki farklı yansıması. Sinoz olarak biz, cildi kapatmaya değil, besleyerek en sağlıklı ve ışıltılı haline ulaştırmaya odaklanıyoruz. Az ürünle çok etki yaratan, doğal ama güçlü bir görünüm bu yazın öne çıkan cilt algısı.

Bazı markalar yaza yeni ürün çıkararak hazırlanır, bazıları mevcut ürünle yeni bir dil kurar. Sinoz sizce bu yaz hangi yaklaşımın temsilcisi oldu?

Sinoz olarak bu yaz her iki stratejiyi bir arada uyguladık. Yenilikçi ürünlerle portföyümüzü zenginleştirirken, mevcut favori ürünlerimizi de yaz mevsimine uygun kampanyalarla yeniden konumlandırdık. Örneğin, leke karşıtı ürünümüzü yazın öne çıkan ihtiyaçlarına göre hem içerik hem de iletişim diliyle güncelledik. Önemli olan yalnızca yeni ürün çıkarmak değil; değişen beklentilere akıllı, etkili ve güncel yanıtlar verebilmek. Bu yaz biz o yanıtı hem raflarda hem de dijital platformlarda sunduk.

Sizce 2025 yazında kozmetik sektörünü daha çok ne şekillendirdi: hızla değişen tüketici davranışları mı, yoksa markaların buna verdiği yanıtlar mı? Sinoz olarak bu yaz sezonuna nasıl hazırlandınız ve sektörün bu yıla dair genel beklentilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

2025 yazında kozmetik sektörünü şekillendiren temel unsur, markalar ve tüketiciler arasındaki etkileşimin hızı ve derinliği oldu. Tüketici artık daha bilinçli, beklentileri net ve hızlı yanıt bekliyor. Bu noktada fark yaratan, hızlı ama doğru tepki verebilen markalar oldu. Sinoz olarak bu sezona hem ürün inovasyonumuzla hem de veri odaklı pazarlama stratejilerimizle hazırlandık. Tüketici içgörülerine dayalı kampanyalar hazırladık, ürünlerimizi çok yönlü fayda sunacak şekilde optimize ettik. 2025 yazı bize gösterdi ki; net bir marka diliyle daha çok fayda sunan markalar öne çıkıyor. Biz de bu anlayışla ilerledik.

Perakendede GenAI: Üst Düzey Yönetici Vizyonu ile Üst Düzey Yönetici Uygulaması Arasındaki Boşluğu Kapatmak

Perakende sektöründe müşteri deneyimini kişiselleştirmek ve otomasyonu artırmak için Generative AI (GenAI) çözümlerine olan ilgi giderek büyüyor. Ürün önerileri, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve sanal asistanlar gibi müşteriyle doğrudan temas eden uygulamalar, GenAI’in en çok dikkat çeken yüzü olmaya devam ediyor.

Ancak markalar için GenAI’in potansiyeli yalnızca görünen tarafta değil. Arka plandaki süreçlerde, operasyonel verimlilikte ve karar mekanizmalarında da önemli dönüşümler yaşanıyor. Örneğin, büyük bir enerji şirketi, iç doküman ve veri havuzunu sohbet botları üzerinden erişilebilir hale getirerek bilgiye ulaşma doğruluğunu %94 artırdı; işlem süresini dakikalardan saniyelere indirdi.

C-suite ile V-suite Arasındaki Öncelik Farkı

perakendede genai: üst düzey yönetici vizyonu ile üst düzey yönetici uygulaması arasındaki boşluğu kapatmak

Yeni teknolojilere yatırım kararı veren C-level yöneticiler, GenAI’in etkisini çoğunlukla müşteri tarafında konumlandırıyor. Küresel bir araştırmada, GenAI’in en önemli kullanım alanları olarak müşteri hizmetleri (%54), müşteri deneyimi (%53) ve satış (%51) öne çıktı. Buna karşılık, bilgi teknolojileri (%20), operasyon (%17) ve insan kaynakları (%17) gibi iç süreçler daha düşük öncelik sıralamasında yer aldı.

Ancak aynı kurumların V-suite (vice president düzeyi) yöneticileri, GenAI’in geniş bir alanda değer yaratabileceğini düşünüyor. IT (%37), ürün geliştirme (%35), operasyonlar (%31) ve insan kaynakları (%27) gibi alanlar, bu katmanda daha yüksek öncelik taşıyor. Bu fark, organizasyon içindeki stratejik vizyon ile pratik uygulama arasında bir uyumsuzlukolduğunu gösteriyor.

Veriye Erişim, Perakendede Gerçek Dönüşümün Temeli

GenAI’in etkili biçimde çalışabilmesi için sadece müşteri verisine değil, operasyonel, lojistik ve tedarik zinciri verilerine de gerçek zamanlı olarak ulaşılabilir olması gerekiyor. Bu nedenle birçok şirket, sistem modernizasyonu kapsamında veri yönetimini, öngörüsel analitiği ve yapay zeka destekli mimarileri önceliklendiriyor.

Örneğin, büyük bir hızlı servis restoran zinciri, AI destekli bir platformla müşteri sadakatini artırırken raporlama süresini %75 kısaltmayı ve satışlarda %14 artış sağlamayı başardı. Gerçek zamanlı mimarisi sayesinde dakikada 1 milyondan fazla işlemi izleyebilen bu sistem, işletmeye %500 oranında yatırım geri dönüşü sağladı.

Sonuç olarak, GenAI yatırımlarında yalnızca ön yüzü değil, kurumun tüm yapısını kapsayan bir dönüşüm yaklaşımıönem kazanıyor. Stratejik kararlarla saha uygulamalarını hizalamak, perakende sektöründe rekabet avantajı sağlayacak asıl unsur haline geliyor.

Starbucks, ‘Üçüncü Mekân’ı Geri Getiriyor: Teslimat Mağazalarına Veda

Starbucks, CEO Brian Niccol liderliğinde mağaza deneyimini yeniden tasarlıyor. Şirket, 2019 yılında New York’ta başlattığı yalnızca mobil sipariş ve teslimata odaklanan konsepti, 2026 mali yılı itibarıyla sonlandırmayı planlıyor. Yaklaşık 90 lokasyona ulaşan bu formatın, markanın temel değerlerinden olan “insani temas” ve “samimiyet” unsurlarını yeterince yansıtmadığı değerlendirildi.

Niccol, her Starbucks mağazasının sıcak, davetkâr bir atmosfere sahip olması gerektiğini ve insanların bir araya gelebileceği bir alan sunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Aynı zamanda, mobil sipariş ve ödeme deneyiminin üstün kalitede sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Geleceğin Kahve Dükkanı: Yeni Mağaza Prototipi

starbucks, 'üçüncü mekân'ı geri getiriyor: teslimat mağazalarına veda

Starbucks, yeni bir bağımsız mağaza prototipi üzerinde çalışıyor. 32 koltuk kapasiteli ve drive-thru alanı bulunan bu mağazanın, önceki modellere kıyasla yaklaşık %30 daha düşük maliyetle inşa edileceği açıklandı. Ayrıca, yaklaşık 10 koltuklu daha küçük bir formatı da önümüzdeki aylarda New York’ta hizmete girecek.

Yeni prototipin müşteri deneyimini geliştirmesi, operasyonel verimliliği artırması ve daha fazla pazarda büyüme fırsatlarının önünü açması hedefleniyor.

“Uplift” Programı ile 1000 Mağaza Yenileniyor

Yeni mağaza inşaatlarını ve büyük renovasyonları yavaşlatan Starbucks, bunun yerine mağaza içi atmosferi iyileştirmeye yönelik “uplift” programını devreye aldı. Her bir mağaza için yaklaşık 150.000 dolarlık yatırımla hayata geçirilen bu program, mağazalarda daha fazla oturma alanı, sıcaklık ve katmanlı tasarım unsurları sunmayı amaçlıyor.

Program, ilk olarak New York’ta hız kazanırken, dördüncü çeyrek itibarıyla Güney Kaliforniya’da da uygulanmaya başlayacak. 2026 takvim yılı sonuna kadar Kuzey Amerika’da en az 1000 mağazada “uplift” uygulamasının tamamlanması planlanıyor.

Finansal Görünüm ve Yeni Dönem Stratejisi

Starbucks, mağaza deneyimini geliştirme çalışmalarını, zorlu geçen bir çeyrek dönemin ortasında yürütüyor. 29 Haziran’da sona eren üçüncü çeyrekte küresel benzer mağaza satışları %2 düşerken, Kuzey Amerika’da da aynı oranda düşüş kaydedildi. Bu düşüş, %3’lük işlem hacmi gerilemesine rağmen ortalama sepet tutarındaki %1’lik artışla kısmen dengelendi.

Şirketin toplam gelirleri %3,8 artışla 9,46 milyar dolara ulaştı. Net kâr ise geçen yılın aynı dönemine göre %47 azalarak 558,3 milyon dolara geriledi. Vergi etkileri ve üç günlük mağaza müdürleri etkinliği gibi tek seferlik kalemler bu düşüşte etkili oldu.

Üçüncü çeyrekte net 308 yeni mağaza açan Starbucks, toplam mağaza sayısını 41.097’ye çıkardı. Şirketin global portföyünde ABD ve Çin, %61’lik payla en büyük iki pazar olarak öne çıkıyor.

Inditex Mağaza Ağını Neden Sürekli Azaltıyor?

Inditex, özellikle Zara ve Massimo Dutti gibi markalarını içeren perakende ağına yönelik önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Şirket, 2024 yılı sonunda dünya genelindeki mağaza sayısını 129 azaltarak 5.563 mağazaya geriledi. 2022’ye kıyasla bu sayı 5.815’ten 5.563’e düşmüş durumda.

Kaliteye Odaklanan Mağaza Optimizasyonu

inditex mağaza ağını neden sürekli azaltıyor?

Inditex, nicelik yerine mağaza kalitesine odaklanarak, küçük ve az verimli mağazaları kapatıp yerine daha büyük, modern ve stratejik olarak konumlanmış mağazalar açıyor.

Bu yaklaşım sayesinde hem fiziksel alanı optimize ediyor hem de mağaza başına düşen satış hacmini artırıyor.

İspanya’da Mağaza Azalıyor, Satış Artıyor

Inditex’in en güçlü olduğu pazarlardan biri olan İspanya’da mağaza sayısı 2019’a kıyasla %31 oranında azaldı. Buna karşın aynı dönemde satışlar %31 oranında artış gösterdi. Daha geniş bakıldığında, 2011’den bu yana mağaza sayısı %43 düşerken, gelirlerde %69’luk bir artış gerçekleşti. Bu tablo, şirketin daha az mağaza ile daha verimli sonuçlar elde ettiğini ortaya koyuyor.

Dijitalleşme ve Omnichannel Stratejisi

Şirket, fiziksel mağazalarını dijitalle entegre ederek online ve offline satışları yakınlaştırıyor. Omnichannel yaklaşımıyla mağazaların teknolojiyle donatılması, sadece satış değil, aynı zamanda deneyim sunmayı da hedefliyor. Bu kapsamda lojistik altyapıya ve online platformlara yapılan yatırımlar da hız kazanmış durumda.

Inditex, 2025 ve 2026 döneminde net mağaza alanında yaklaşık %5 büyüme bekliyor. Buna paralel olarak teknoloji entegrasyonu ve dijital altyapının güçlendirilmesine yönelik 1,8 milyar euroluk yatırım planlıyor. Ayrıca lojistik kapasitesini artırmak için yeni dağıtım merkezleri de inşa ediliyor.

Çin’den ABD’ye: Flagship Mağazalara Geçiş

Çin’de 2019 yılında 570 olan mağaza sayısı, 2025 itibarıyla 132’ye düştü. Ancak bu küçülme, marka yatırımlarının azaldığı anlamına gelmiyor. Şirket, daha büyük ve deneyim odaklı flagship mağazalara yönelerek premium müşteri deneyimini önceliklendiriyor. Aynı strateji ABD’de de geçerli; Zara, San Francisco’daki yeni amiral mağazasıyla dikkat çekerken, Zara Man için de bağımsız mağaza formatı devreye alınıyor.

Hermès, İlk Yarıdaki Satış Artışına Rağmen Kârında Düşüş Bildirdi

Fransız lüks markası Hermès, 2025 yılının ilk yarısında satışlarını artırmayı başarsa da, faaliyet kârında hafif bir düşüş yaşadı. Özellikle çanta ve aksesuar kategorilerinde devam eden güçlü talep, genel gelir artışını destekledi.

Satışlar Güçlü, Karlılık Sınırlı

hermès, i̇lk yarıdaki satış artışına rağmen kârında düşüş bildirdi

2025’in ilk altı ayında Hermès’in gelirleri döviz etkisinden arındırılmış bazda %13 artarak 7.6 milyar euroya ulaştı. Ancak şirketin faaliyet kârı geçen yılın aynı dönemine kıyasla %2 düşerek 2.95 milyar euroya geriledi. Kâr marjı ise %38.7 seviyesine indi (2024 ilk yarı: %42.1).

Şirket, bu düşüşün büyük ölçüde döviz kurları nedeniyle gerçekleştiğini belirtti. Döviz etkisi dışlandığında kâr marjı %44.2 olarak hesaplandı. CFO Eric du Halgouet, “Operasyonel kârlılığımız güçlü seyrediyor ancak kur etkisi, görünür kârlılığı sınırladı,” açıklamasını yaptı.

Tüm Bölge ve Kategorilerde Artış

Hermès, tüm kıtalarda ve ürün kategorilerinde pozitif satış performansı gösterdi. Özellikle Amerika ve Asya’daki büyüme dikkat çekti:

  • Amerika kıtası: %16 büyüme
  • Asya (Japonya hariç): %14 büyüme
  • Japonya: %25 büyüme
  • Avrupa (Fransa dahil): %9 büyüme

Ürün bazında ise en büyük katkıyı deri ürünleri sağladı. Hermès çanta ve aksesuar kategorileri %18’lik artışla öne çıkarken, hazır giyim ve ipek kategorisi %16 büyüme kaydetti.

Yılın İkinci Yarısına Temkinli Başlangıç

Şirket, yılın geri kalanına ilişkin temkinli ama iyimser bir tablo çiziyor. Yönetim, özellikle para birimi dalgalanmaları ve küresel ekonomik belirsizliklerin süreceğine dikkat çekti. Yine de güçlü marka sadakati ve sınırlı üretim stratejisi, Hermès’in dayanıklılığını destekleyen temel unsurlar olarak görülüyor.

CEO Axel Dumas, “Uzun vadeli bakış açımızı koruyor, her bölgedeki büyümeyi sürdürülebilir şekilde yönetmeye odaklanıyoruz,” dedi.

Kering, Lüks Sektörün Cazibesini Yeniden Canlandırmak için Çabalıyor

Fransız lüks devi Kering, 2024 yılına damga vuran zorlayıcı dönemin ardından 2025’e de beklenen performansla başlayamadı. Gucci, Balenciaga ve Saint Laurent gibi prestijli markalara sahip grup, özellikle Çin ve Avrupa’daki talep daralması ve Gucci’nin marka gücündeki zayıflama nedeniyle gelirlerinde önemli kayıplar yaşıyor.

Gucci’de Düşüş Sürüyor

kering, lüks sektörün cazibesini yeniden canlandırmak için çabalıyor

Kering’in 2025 yılının ilk yarısında toplam satışları geçen yılın aynı dönemine göre %10 azalarak 8.1 milyar euroya geriledi. Bu düşüşün ana sebebi olarak grubun amiral gemisi Gucci gösteriliyor. Markanın satışları bu süreçte %18 düşüşle 4.2 milyar euroya indi. Çin’deki yavaşlayan tüketici talebi ve markanın yeniden konumlandırma çabaları, bu düşüşte etkili oldu.

Grup, 2023’te Gucci için yeni kreatif direktör Sabato De Sarno’nun atanmasıyla yeniden bir çıkış hedeflemişti. Ancak De Sarno’nun ilk koleksiyonlarının etkisinin sınırlı kalması, yeniden yapılanma sürecinin kısa vadede sonuç vermediğini gösteriyor.

Lüks Tüketimde Küresel Yavaşlama

Kering’in sorunları yalnızca Gucci ile sınırlı değil. Saint Laurent’in satışları %6, Bottega Veneta’nın ise %4 geriledi. Bu da, lüks modada genel bir talep yavaşlamasının sinyallerini veriyor. Özellikle Avrupa’da turist harcamalarının azalması ve Çin pazarındaki belirsizlikler, tüm segmenti baskı altında bırakıyor.

CEO François-Henri Pinault yaptığı açıklamada, “2024 zor bir yıldı, 2025 de farklı olmayacak. Ancak marka yeniden konumlandırmalarımız ve yatırım hamlelerimizle uzun vadeli büyümeyi yeniden inşa edeceğiz.” dedi.

Yatırımlar Artıyor, Karlılık Düşüyor

Kering, zorlayıcı ekonomik koşullara rağmen mağaza yatırımları ve pazarlama harcamalarını artırmayı sürdürüyor. Ancak bu durum, grubun kârlılığına yansıyor. 2025 ilk yarı net kârı %58 düşüşle 451 milyon euroya geriledi. Faaliyet kâr marjı ise %12.7 olarak açıklandı (2024 ilk yarı: %21.3).

Şirketin CFO’su Armelle Poulou, bu düşüşü “bilinçli stratejik yatırımların doğal sonucu” olarak yorumlarken, önümüzdeki dönem için “sürdürülebilir ama kademeli toparlanma” beklentisi içinde olduklarını belirtti.

Kering’in yaşadığı bu dönüşüm süreci, lüks markaların yalnızca estetik ve mirasa değil, aynı zamanda stratejik çevikliğe de ne kadar ihtiyaç duyduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Çin ve Avrupa gibi olgun pazarlarda değişen tüketici davranışları, markaların pazarlama, ürün ve deneyim stratejilerini yeniden kurgulamasını zorunlu kılıyor.

UGG ve Hoka Etkisi: Deckers’ın Global Satışları Yüzde 17 Arttı

Spor ve yaşam tarzı ayakkabı markalarının çatı şirketi Deckers Brands, 2024’ün ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yıla göre %16,9 artırarak 964,5 milyon dolara ulaştırdı. Bu büyümede en büyük pay, uluslararası pazarlardaki %49,7’lik artış oldu.

Büyümeyi Hoka ve Ugg Sırtladı

ugg ve hoka etkisi: deckers’ın global satışları yüzde 17 arttı

Şirketin iki amiral markası olan Hoka ve Ugg, sırasıyla %19,8 ve %18,9 büyüme kaydederek beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Diğer markalardaki (örneğin Teva) satışlar ise %19 geriledi. İç pazarda satışlar %2,8 düşerken, global ölçekte güçlü artış toplam performansı yukarı taşıdı.

Kârlılıkta da Yükseliş Var

Deckers’ın net kârı geçen yılın aynı dönemine göre artarak 139,2 milyon dolara (yaklaşık 120 milyon euro) yükseldi. Bu artış, şirketin operasyonel verimliliğini sürdürdüğünü ve maliyetleri iyi yönettiğini gösteriyor.

Stratejik Güven ve Küresel Belirsizlik Dengesi

CEO Stefano Caroti, Hoka ve Ugg’un istikrarlı yükselişinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, küresel ticaretteki belirsizliklerin sürdüğünü vurguladı. Caroti, “Markalarımıza olan güvenimiz tam. Uzun vadede büyük fırsatlar görüyoruz. Güçlü operasyonel modelimize güvenerek stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” dedi.

Puma’da Kırmızı Alarm: Hisseler Yüzde 17 Düştü, Beklentiler Aşağı Yönlü Güncellendi

Alman spor giyim markası Puma, 2024’ün ikinci çeyreğinde beklentilerin altında kalan finansal sonuçlarının ardından yıllık tahminlerini aşağı çekti. Satışlarda düşüş, özellikle Kuzey Amerika pazarı ve artan ticaret vergileri gibi dışsal faktörlerden etkilendi.

Satışlar Geriledi, Kâr Zarar Yazdı

puma hisseleri, abd vergileri nedeniyle %17 düştü
Zorlu Ortam: Puma, Cari Yıl Kârında Düşüş Öngörüyor

Puma’nın ikinci çeyrek satışları, döviz etkisinden arındırılmış bazda yıllık %2 düşerek 1,94 milyar euroya geriledi. Bu rakam, analistlerin öngördüğü 2,06 milyar euro seviyesinin altında kaldı. Şirket, operasyonel maliyetlerdeki artış ve zayıf talep nedeniyle 13,2 milyon euro zarar açıkladı.

ABD Vergileri Etkili Oldu

ABD’nin uygulamaya koyduğu yeni gümrük vergileri, Puma’nın kârlılığını doğrudan etkiledi. Şirket, 2025 brüt kârında 80 milyon euro’ya yakın bir olumsuz etki bekliyor. Bu vergiler başlamadan önce ABD’ye yapılan ön teslimatlar ise şirketin stok seviyelerini artırdı.

Marka İvmesi Zayıflıyor

Puma, zayıflayan marka algısı, satış kanallarındaki kalite değişimi ve ürün çeşitliliğindeki sorunları da gerilemenin nedenleri arasında gösterdi. Mayıs ayında göreve gelen yeni CEO Arthur Hoeld, şirketin “kendi içsel sorunlarını da” masaya yatırması gerektiğini belirterek kapsamlı bir strateji değişikliği sinyali verdi.

Hisselerde Sert Düşüş

Gelişmelerin ardından Puma hisseleri, bir günde %17 değer kaybederek son yılların en sert düşüşünü yaşadı. Şirketin hisseleri, yıl başından bu yana neredeyse yarı yarıya gerilemiş durumda.

Lüks Tüketimde Fren Sinyali: LVMH’den Satışlarda Gerileme

Dünyanın en büyük lüks gruplarından LVMH, 2024’ün ikinci çeyreğinde satışlarının beklentilerin de ötesinde gerilediğini açıkladı. Moda ve deri ürünleri kategorisindeki çift haneli düşüş, küresel lüks tüketiminde pandemi sonrası yaşanan yavaşlamanın artık göz ardı edilemeyecek bir noktaya ulaştığını gösteriyor.

3 Ayda 19,5 Milyar Euro Ciro, Ancak Yüzde 4 Gerileme

lüks devinde durgunluk alarmı: lvmh 2024’ün i̇kinci çeyreğinde satış kaybı yaşadı
Louis Vuitton En Çok Taklit Edilen Lüks Marka Oldu

Fransız devi LVMH, Haziran sonu itibarıyla tamamlanan üç aylık dönemde 19,5 milyar euro (yaklaşık 22,95 milyar dolar) ciroya ulaştı. Ancak bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre %4’lük bir gerilemeye işaret ediyor. Analistlerin ortalama %3’lük düşüş beklentisini de aşan bu sonuç, lüks tüketimin tüm dünyada yavaşladığını net biçimde ortaya koydu.

Özellikle grubun en güçlü kategorisi olan moda ve deri ürünleri satışlarındaki %9’luk düşüş dikkat çekici. Louis Vuitton, Dior, Celine, Givenchy ve Loewe gibi markaları bünyesinde bulunduran LVMH, bu alanda %6’lık bir düşüş öngörüyordu ancak sonuçlar daha olumsuz çıktı.

Lüks Perakendede Yeni Bir Dönem Mi Başlıyor?

Son iki yıldır özellikle ABD ve Çin pazarlarında pandemi sonrası oluşan “tüketim coşkusu” giderek yerini daha temkinli harcamalara bırakıyor. Çin’deki emlak krizi, ABD’deki faiz politikaları ve Avrupa’da yüksek enflasyon gibi etkenler, lüks tüketimin büyüme hızını yavaşlatıyor. Bain & Company’nin öngörüsüne göre, 2024 yılı sonunda küresel lüks tüketim harcamalarında %2 ila %5 arasında bir düşüş yaşanabilir.

Tüketici iştahındaki bu değişim, lüks markaları operasyonel stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. LVMH son dönemde pek çok markasında tasarımcı değişikliğine gitmiş olsa da, bu değişikliklerin etkilerinin kısa vadede yansıması beklenmiyor.

ABD ve Çin’e Dönük Yeni Beklentiler

LVMH Mali İşler Direktörü Cecile Cabanis, 2024’ün geri kalanına dair “temkinli iyimserlik” mesajı verirken, özellikle Avrupa–ABD ticaret görüşmelerinden çıkacak sonuçlara odaklandıklarını belirtti. Cabanis, ABD’ye uygulanacak %15’lik genel gümrük tarifesinin dahi “müşteri algısı açısından olumlu” yansımaları olabileceğini ifade etti.