Ana Sayfa Blog Sayfa 130

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu, Selfridges Group’un %40 Hissesini Satın Aldı

Suudi Arabistan’ın egemen varlık fonu olan Kamu Yatırım Fonu (PIF), İngiliz lüks mağaza zinciri Selfridges’ın %40 hissesini satın aldı ve perakendecideki çoğunluk hissesini %60’a çıkaran Tayland merkezli şirket Central Group ile stratejik bir ortaklık kuruyor.

Aile şirketi Central Group, yaptığı açıklamada, yeni ortaklık kapsamında Selfridges Group’un hem operasyonel hem de gayrimenkul şirketlerinde çoğunluk hissedarı olmaya devam edeceğini, PIF’in ise Avusturyalı gayrimenkul geliştiricisi Signa Group’u satın almasının ardından azınlık hissedarı olacağını belirtti.

Anlaşmanın şartları açıklanmazken, bu adımın Selfridges Group’un mali pozisyonunu güçlendireceği ve grubun gelecekteki gelişimini destekleyeceği belirtildi.

Selfridges Group, üç ülkede 18 lüks mağazaya sahip ve bunları işletiyor: İngiltere’deki Selfridges, Hollanda’daki De Bijenkorf ve İrlanda’daki Brown Thomas ve Arnotts. Portföyde ayrıca Londra’daki Selfridges Oxford Street ve Manchester’daki Exchange Square’deki Selfridges ikonik mülkler de yer alıyor.

Central Group’un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tos Chirathivat şunları söyledi: “Geçtiğimiz yılın Kasım ayında Selfridges Group’un faaliyet gösteren şirketinin çoğunluk hissedarı olduk. Bugün, yeni ortağımız PIF’i aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz ve birlikte Selfridges Group’un mali konumunu büyük ölçüde güçlendireceğiz.

“Grup, hissedarlarının ortak uzun vadeli vizyonuyla desteklenen yeni bir gelişim ve büyüme bölümüne başlamaya hazır. PIF, Central’ın bu seçkin şirketteki tercih ettiği ortaktır ve PIF’in kanıtlanmış küresel yatırım geçmişinin, lüks perakende sektörü uzmanlığımız, marka yönetimi becerilerimiz ve yenilikçi yaklaşımımızla bir araya gelmesinin, Selfridges Group’un tüm paydaşlarının yararına gelişmeye devam etmesini sağlayacağından eminiz.”

0c2c3a57 ebe8 41f2 a4cd c1a3f418c88a
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu, Selfridges Group’un %40 Hissesini Satın Aldı

Central Group, Selfridges Group’ta PIF ile yeni bir ortaklık kuruyor

PIF, ortaklığın küresel ölçekte önemli sektörlere yatırım yapma konusundaki devam eden stratejisiyle uyumlu olduğunu ve “Selfridges Group’ta daha fazla değerin ortaya çıkarılmasına yönelik ortak bir vizyonla desteklendiğini” sözlerine ekledi; çünkü Central Group ile iş birliği yaparak Selfridges Group’un büyümesini hızlandırmaya ve “Avrupa lüks perakendesinde lider bir güç” olarak konumunu sağlamlaştırmaya yardımcı olabileceğine inanıyor.

PIF’te Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Yatırımlar Bölümü Başkanı Turqi Al-Nowaiser şunları ekledi: “Avrupa’nın en ikonik lüks mağazalarından biri olan Selfridges Group’ta Central Group ile ortaklık yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu işlem, Selfridges Group’un birinci sınıf bir perakende destinasyonu olarak konumunu güçlendirmesini sağlıyor.”

Açıklamada, yeni ortaklığın “paylaşılan bir vizyon, yatırım uzmanlığı ve sektör bilgisinin sağlam temelleri üzerine inşa edildiği” belirtildi. “Selfridges Group’un potansiyelini artırmayı ve Avrupa’nın önde gelen lüks perakende destinasyonlarından biri olarak konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.”

Central Group, Selfridges Group’a yatırımını 2022’de başlattı ve Oxford Street’teki Selfridges Güzellik Salonu’nun yakın zamanda ‘Geleceğin Güzellik Merkezi’ne dönüştürülmesi ve Dublin’deki Brown Thomas’ın zemin katının ve Amsterdam’daki de Bijenkorf’un erkek giyim bölümünün yenilenmesi ve lüks perakende alanının genişletilmesi gibi önemli gelişmelere imza attı. Selfridges Group, geçen yıl 2.800 milyon poundun üzerinde satış gerçekleştirdi.

RNV.ai CEO’su Gökhan Yücel: “Yapay zekâ ile perakendede günler süren karar süreçlerini dakikalara indiriyoruz”

RNV.ai CEO’su Gökhan Yücel ile perakende sektörüne sundukları çözümleri, yapay zeka tabanlı sistemlerin sağladığı avantajları ve gelecekteki projelerini konuştuk.

RNV.ai’nin sektöre sunduğu en büyük faydalar nelerdir? Sizi tanımayanlar için perakende sektörüne mevcutta hangi alanlarda katkı sağlıyorsunuz?

    RNV.ai, 2020 yılında İTÜ Çekirdek bünyesinde kurulan ve operasyonlarına İstanbul’da 3 ofisiyle devam eden bir Perakende Teknolojileri Teknokent ARGE firmasıdır. Özellikle yapay zekâ destekli envanter yönetimini 192 marka özelinde uygulayarak, satış artışları sağlıyoruz. Hem multi brand hem de mono brand markalarda, doğru lokasyonda doğru ürünü doğru müşteriyle buluşturarak verimliliği artırıyoruz. İlk sevkiyat, tekrarlayan sevkiyat ve mağazalar arası transfer süreçlerinin optimizasyonunun yanında fiyatlama, raf ömrü analizleri, sepet analizleri, rakip analizleri gibi perakende şirketlerinin birçok ihtiyacını yapay zekâ algoritmaları ile çözüyoruz. 

    KLibre platformunun perakende profesyonelleri için en büyük avantajları neler? Yapay zeka tabanlı talep tahmini, mağaza operasyonlarını nasıl dönüştürüyor?

      Perakende planlamasının odağında yer alan doğru ürünün seçilip doğru lokasyonda müşteriyle buluşturulması sorununu, manuel hesaplamalardan ziyade yapay zekâ algoritmaları ile çözüyoruz. Bu sayede 3-4 günü bulan karar süreçleri 15 dakikaya kadar düşüyor. Planlama ekiplerinin kaynak yönetimi de verimli hale geliyor. 

      Sistem, her gece farklı veri kaynaklarından satış, stok, ürün özellikleri, özel gün, mağaza bilgileri gibi büyük veriyi alarak online ve offline satış noktaları için talep tahmini ve envanter alokasyonu yapıyor. Saha operasyonlarının da algoritmik takibi ile uçtan uca bir karar destek sistemi olarak kurgulanan Klibre, verimliliği bu zincirin her aşamasında artırıyor. Kendi özel performans raporlaması ile de alınan aksiyonun ne kadar satışa döndüğünü otomatik olarak gösteriyor. Bu sayede mağaza operasyon performansını en üst seviyeye çekiyoruz.

      Stok yönetiminde AI kullanımının kısa ve uzun vadede kazandırdığı farklar hakkında neler söyleyebilirsiniz?

        Perakende sektöründe, doğru ürünün doğru lokasyonda planlanması problemi genelde manuel hesaplamalar, kural bazlı sistemler veya yüksek maliyetli danışmanlıklarla çözülüyor. Klibre ise bir hizmet olarak yazılım (SaaS) modeliyle, yapay zekâ algoritmaları ile bu karar sürecini optimize ederek manuel hesaplama hatalarını ve kural bazlı sistemlerin eksikliklerini gideriyor. En kısa vadede, günler süren işlemler kısalıyor ve personel ile stok kaynak yönetimi optimize ediliyor. Uzun vadede ise makine öğrenmesi algoritmaları sayesinde daha düşük stokla yüksek satışlara ulaşılıyor. 

        Bilindiği üzere perakende sektörü, en yüksek su tüketimi ve karbon salınımı yapan sektörlerden biri. Bu nedenle düşük stokla yüksek satış yapmak, sürdürülebilirliğe de pozitif bir etki yaratıyor. Böylece ihtiyaç fazlası üretimin önüne geçiliyor ve talep kadar ürün doğru lokasyonlarda müşterilerle buluşuyor.

        Türkiye’de perakendeciler, yapay zekayı iş süreçlerine entegre etmekte size göre ne gibi zorluklar yaşıyor?

          Perakende yöneticileri bana “doğru zaman ne zaman?” diye sorduğunda hep “dün” diye cevap veriyorum. Zira perakende ihtiyaçları hızlı değişiyor ve yapay zekanın pozitif etkisi kısa zamanda kendini gösteriyor. Ancak yöneticiler, böyle bir alternatifin personel kullanımı ya da teknik altyapı açısından endişeler yaratabileceğini düşünüyorlar. Sistemimizin kendi kendine çalışabilen yapısı sayesinde, bu endişeleri demo sunumlarımızda gideriyoruz. Ayrıca entegrasyon sürecinde, 4-5 hafta gibi kısa bir sürede sistemin çalışır hale geldiğini gördüklerinde rahatlıyorlar. Önemli olan, yöneticilerin yeni perakende düzenine ayak uyduracak adımları atmaları. Biz de 192 markada edindiğimiz tecrübelerle onlara destek oluyoruz ve canlıya geçiş sürecinde sıkıntılarını gideriyoruz. 

          KLibre’nin perakende sektöründeki yaygın yanlış stok yönetimi sorunlarına çözüm sunduğu somut örnekler var mı?

            Klibre, 192 marka için optimizasyonlar yapıyor ve yaklaşık 1 milyon SKU’yu yönetiyoruz. Çok derin bir tecrübeyle her gün daha iyi kararlar verebilmek misyonuyla ilerliyoruz. Mağazalar arası transfer edilen ürünlerde 15 kata kadar satış artışlarına ulaşıyoruz. Depolardan tekrarlayan sevkiyatlarda ise %25’e varan verimlilik sağlıyoruz. Bu sayede müşterilerimiz envanter dönüş hızlarını yaklaşık 50 hafta kadar iyileştiriyorlar. Enflasyonist bir ortamda bu, muazzam bir iyileşme. Bu yüzden çözümümüzü tüm perakende firmalarının keşfetmesini diliyoruz.

            Lululemon’un Türkiye Pazarı Detayları Belli Oldu

            Dünyaca ünlü spor giyim markası Lululemon, 2025 yılının ilk yarısında Fiba Perakende iş birliğiyle Türkiye’ye geliyor! İstanbul’da açılması planlanan ilk mağaza, kadın ve erkekler için yoga, koşu, antrenman ve aktif yaşam tarzına yönelik ürün ve aksesuarlar sunacak. Lululemon, alışveriş deneyiminin ötesine geçerek, kişisel gelişim ve harekete odaklanan topluluk etkinliklerine ev sahipliği yapmayı amaçlıyor.

            lululemon2

            Fiba Perakende Grubu, Lululemon’un Türkiye’ye giriş sürecine dair, “Sağlıklı yaşam ve spor artık bir yaşam tarzı haline geldi. Bu alanda sadece spor değil, geniş koleksiyonlar sunan markaların Türkiye’ye ilgisi var. Lululemon ile lokasyonlar gibi birçok detay üzerinde çalışıyoruz ve markayı Türkiye’de görmek için heyecanlıyız.” açıklamasında bulunmuştu.

            1998 yılında Kanada’nın Vancouver şehrinde kurulan Lululemon, ilk olarak kadınlar için yoga kıyafetleri üretmeye başladı ve zamanla spor yaşam tarzı kıyafetleri, aksesuarlar ve kişisel bakım ürünleri sunarak global pazarda kendine sağlam bir yer edindi. 2023 yılında 10 milyar dolarlık gelir ve 1.4 milyar dolarlık net kar elde eden marka, dünya genelinde 22 ülkede 720’den fazla mağazasıyla faaliyet gösteriyor. Inovasyon odaklı stratejilerle büyümesini sürdüren Lululemon, Türkiye pazarında da spor ve sağlıklı yaşam alanında yeni bir dönemin kapısını aralamaya hazırlanıyor.

            Dürümle CEO’su Fatih Özçanak: “Tüketici trendlerini yakından takip ederek büyümemizi sürdürüyoruz”

            Her alanda olduğu gibi yeme içme perakendesinde de dönüşüm markalar için kaçınılmaz. Dürümle CEO’su Fatih Özçanak ile markanın büyüme hedeflerini, sektördeki ekonomik koşullara rağmen nasıl ilerlemeyi planladıklarını ve müşteri memnuniyetini artırmak adına attıkları adımları konuştuk.

            Dürümle’nin 2024 yılı için belirlediği ciro hedefleri neler? Sektördeki mevcut ekonomik koşulları göz önünde bulundurduğunuzda, büyüme stratejiniz nasıl şekilleniyor ve uzun vadeli planlarınızda hangi adımları öne çıkarıyorsunuz?

            durumle

            2024 yılı için hedefimizi, 2023 yılına oranla ciro bazında yüzde 160 büyüme kaydetmek olarak belirledik. Bu yıl içerisinde yaklaşmayı hedeflediğimiz 25 milyon adet dürüm satışı ile lezzetlerimizi daha fazla dürüm sevenlerle buluşturacağız.

            Ekonomik koşulların zorlayıcı olduğu bu dönemde, Dürümle olarak büyüme stratejimizi esneklik ve verimlilik üzerine kuruyoruz. Operasyonel verimliliği artırmak amacıyla MOS Projesi’ni (Merkez Ofis Sahada) hayata geçirdik. Bu sayede merkez ofis çalışanlarımız, sahadaki süreçleri deneyimleyip daha hızlı aksiyon alabiliyorlar ve müşteri odaklılık yaklaşımımızı sürdürüyorlar.

            Bunun yanı sıra, her geçen gün paket servise olan talep artıyor. Biz de bu talebi karşılamak adına dijitalleşme stratejilerimizi güçlendirerek paket servis hizmetlerimizi genişletiyoruz. 

            Uzun vadede ise AVM’lerde ve işlek caddelerde şube sayımızı artırarak daha fazla tüketiciye ulaşmayı ve büyümemizi devam ettirmeyi planlıyoruz. 

            Dürümle’nin menüsünde yer alan geleneksel ama yenilikçi ürünler oldukça dikkat çekiyor. Müşteri geri bildirimlerine göre bu ürünlerin performansı nasıl oldu? Yeni ürünlerin pazarda kabul görmesi için izlediğiniz özel bir strateji var mı?

            durumle durum

            Geleneksel lezzetleri yenilikçi dokunuşlarla sunmamız, tüketicilerimizin ilgisini çekiyor. Özel soslarla hazırlanan dürümlerimiz, ateş ızgarasında pişmiş leziz etlerimiz ve çıtır lavaşımız bizi farklılaştırıyor. 

            Müşterilerimizden gelen geri bildirimler doğrultusunda, ürünlerimizin performansını sürekli analiz ediyor ve geliştirmeye açık noktalarda hızlı aksiyon alıyoruz. Yeni ürünleri pazara sunarken, tüketici beklentilerini ve trendleri yakından takip ediyoruz. Ayrıca, dijital platformlar üzerinden yapılan geri bildirimler ve tüketici araştırmalarını kullanarak, ürün geliştirme süreçlerimize yön veriyoruz. Tüketici geri bildirimlerini dikkate aldığımız ve memnuniyet odaklı bir marka olduğumuz için müşterilerimiz tarafından tercih ediliyoruz. Bu sene içinde menümüze dahil ettiğimiz Cheddarlı Et Döner Dürüm ürünümüz müşterilerimizin beğenisini kazanarak ciddi bir satış payına ulaştı. Buna benzer yenilikçi ürünleri tüketicilere sunmaya hazırlanıyoruz.

            Türkiye’deki yeme-içme perakendesi hızlı bir değişim içinde. Dijitalleşme, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilirlik gibi trendler sektörü dönüştürüyor. Sizce Türkiye’deki yeme-içme perakendesi nereye evriliyor ve Dürümle olarak bu dönüşüme nasıl uyum sağlıyorsunuz?

            Türkiye’deki yeme-içme perakendesi, dijitalleşme, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilirlik ekseninde hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Tüketicilerin online siparişe olan ilgisi arttıkça, dijital yatırımlarımızı artırıyor, teslimat süreçlerimizi hızlandırıyoruz. Aynı zamanda, müşterilerimize yüksek kalitede lezzetler sunabilmek adına kullandığımız her malzemeyi özenle seçiyoruz.

            Sürdürülebilirlik konusunda ise; çevre dostu üniformalar ve elektrikli araç kullanımı gibi adımlarla karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik önemli projelere imza atıyoruz. Bu sayede hem çevreye hem de topluma katkı sunmayı amaçlıyoruz.

            Dürümle’nin yeni şubeler açma ya da farklı bölgelerde büyüme planları var mı? Bu süreçte hangi bölgeler sizin için cazip görünüyor ve yeni lokasyon seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?

            durumle magaza

            2024 yılının sonuna kadar 150 şubeyi aşmayı hedefliyoruz. Yeni şubeler açarken, büyük şehirlerin yanı sıra nüfus yoğunluğu yüksek olan bölgelerde genişlemeyi planlıyoruz. Bu süreçte, tüketici taleplerini ve lokasyonların ticari potansiyelini dikkate alıyoruz. 

            Lokasyon seçiminde erişilebilirlik, müşteri yoğunluğu ve rekabet analizi gibi faktörlere büyük önem veriyoruz. Böylece her yeni şubemizle daha geniş kitlelere ulaşarak, “Türkiye’nin Dürümü” söylemimizi daha fazla noktada hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

            Dürümle olarak Tadım Fest etkinliklerine ve diğer festivallere katılımınız, markanıza nasıl katkılar sağlıyor? Bu etkinliklerin markanıza geri dönüşü nasıl oldu ve gelecekteki planlarınız nelerdir?

            Daha geniş kitlelere ulaşmak ve markamızın bilinirliğini artırmak için sürekli yenilikçi projeler geliştiriyoruz. Tadım Fest gibi etkinlikler, bu stratejimizin önemli bir parçası. Bu festivaller aracılığıyla, henüz Dürümle’yi tanımamış veya ürünlerimizi denememiş tüketicilere ulaşmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz aylarda düzenlenen Tadım Fest etkinliğimiz ile 10 şehirde yaklaşık 50.000 kişiye lezzetlerimizi tattırma fırsatı bulduk. Bu katıldığımız etkinliklerden yalnızca biri. Markamıza uygun olan birçok etkinliğe katılım gösteriyoruz. 

            Festival ve etkinlikler, yalnızca ürünlerimizi tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda müşterilerimizle birebir iletişim kurma, onların geri bildirimlerini toplama ve memnuniyetlerini doğrudan gözlemleme şansı sunuyor. Aynı zamanda marka sadakati oluşturma açısından da büyük önem taşıyor. Festivallerde ve etkinliklerde gördüğümüz yoğun ilgi, doğru yolda olduğumuzu ve müşterilerimizle kurduğumuz bağı güçlendirdiğimizi gösteriyor. Bunun yanı sıra, üniversite ve lise etkinliklerinde gerçekleştirdiğimiz ürün sponsorluğu çalışmaları da genç nesillere ulaşmamızda önemli bir rol oynuyor. Bu sponsorluklar sayesinde genç tüketicilerle birebir temas kuruyor, onların damak zevklerine hitap ediyor ve marka bilinirliğimizi artırıyoruz.

            Türkiye’deki yeme-içme sektöründe yerel oyuncuların yanı sıra küresel markalarla da rekabet ediyorsunuz. Dürümle’yi rakiplerinden ayıran en büyük faktörler neler? Bu rekabet ortamında nasıl farklılaşıyorsunuz?

            Dürümle’yi rakiplerinden ayıran en büyük faktör, menümüzün çeşitliliği, geleneksel lezzetlere getirdiğimiz yenilikçi yaklaşım, müşteri odaklı hizmet anlayışımız ve yüksek kalite standartlarımız. Menümüzde geleneksel dürüm lezzetlerini modern dokunuşlarla zenginleştiriyoruz ve her damak tadına hitap eden doyuruculuğu ve lezzeti yüksek seçenekler sunuyoruz. 

            Tüm süreçlerimizde kaliteyi ön planda tutarak, taze ve özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan ürünler sunuyoruz. İnovasyon ve kalite odaklı stratejimiz, sadece ürünlerimizde değil, aynı zamanda hizmet anlayışımızda da kendini gösteriyor. Geniş yelpazede sosyo-ekonomik kitlelere hitap etmemiz ve restoranlarımızın konforlu, keyifli bir ortam sunması, tüketicilerimizin Dürümle’yi tercih etmesinde büyük bir rol oynuyor.

            Perakende ve Alışveriş Zirvesi için Geri Sayım Başladı

            Perakende ve Alışveriş Zirvesi için geri sayım başladı! 17 Ekim’de Fişekhane İkinci Sahne’de gerçekleşecek zirve, bu yıl “Shop X.” teması ile sektörün geleceğine yön vermeye hazırlanıyor.

            Neden ShopX.

            Bu yılki zirvemizin teması olan “Shop X.” perakende dünyasındaki dönüşüm sürecine ve yeni fırsatlara vurgu yapıyor. “Shop” kelimesi, alışverişin evrimini ve değişen tüketici beklentilerini temsil ederken, “X” belirsiz ve keşfedilmeyi bekleyen yenilikleri işaret ediyor. Perakende sektöründe, dijitalleşme ve teknolojinin etkisiyle geleceğin mağazacılık anlayışı sürekli olarak yeniden şekilleniyor. Shop X. teması, bu değişken dinamikleri anlamak ve perakendenin geleceğini bugünden şekillendiren stratejiler üzerine derinlemesine düşünmek için bir çerçeve sunuyor. Sektörün geleceğine dair projeksiyonlar yaparken, global ve yerel trendleri yakından inceleyerek perakendenin yeni rotasını belirleyeceğiz.

            Neler konuşulacak?

            Perakende ve alışveriş alışkanlıklarının dönüşümüne odaklanacak zirvede, Perakende 5.0 çerçevesinde yeni teknolojilerin, trendlerin ve stratejilerin sektörü nasıl şekillendirdiğini tartışacağız. Fiziksel ve dijitalin birleştiği “fijital” deneyimin perakende dünyasına etkileri, yapay zekanın alışveriş davranışlarına getirdiği yenilikler, alışveriş merkezlerinin değişen rolleri ve daha fazlası sektörel paydaşların bakış açılarıyla değerlendirilecek.

            Sektördeki yeni konseptler, yerli ve global markaların başarı hikayeleri, deneyim mağazacılığının yükselişi ve yapay zeka gibi konular üzerinden perakendenin geleceğine dair derinlemesine projeksiyonlar yapılacak. Sadece teorik değil, dünya çapındaki örnekler ve case study’ler üzerinden somut deneyimler incelenecek.

            Zirvenin netleşen programını birkaç gün içerisinde sizlerle paylaşacağız. Zirveye katılım için kayıtlar ve detaylı bilgilere ulaşmak isteyenler, burayı ziyaret edebilir.

            H&M Yeni Premium Bebek ve Çocuk Giyim Markasını Piyasaya Sürüyor

            İsveçli perakendeci H&M, bebek ve çocuklar için yumuşak, şeklini koruyan ve tüylenmeyen, uzun ömürlü ve yüksek kaliteli malzemelere odaklanan birinci sınıf giyim ve aksesuar markası piyasaya sürüyor.

            img 2200
            H&M Yeni Premium Bebek ve Çocuk Giyim Markasını Piyasaya Sürüyor

            H&M’in premium bebek ve çocuk giyim markası ‘H&M Adorables’

            10 Ekim’de piyasaya sürülecek olan premium ‘H&M Adorables’ markası, yenidoğanlara özel temel ürünler ve hediyeler, zamansız temel bebek giyim parçaları ve çocuk gardırobunun gözde parçaları olmak üzere, parçaların “nesiller boyunca aktarılabileceği” düşüncesiyle tasarlanmış zarif çocuk giyim ürünlerini içeriyor.

            H&M Kids’in tasarım ve kreatif başkanı Sofia Löfstedt bir açıklamada şunları söyledi: “Yeni premium çocuk giyim konseptimiz H&M Adorables’ı sunmaktan heyecan duyuyoruz. Yüksek kaliteli kompozisyonlarda ve ayrıntılara titizlikle dikkat edilerek güzelce düşünülmüş parçalar yaratma arzusundan doğan yeni seri, sezondan sezona yeniden canlandırılacak kalıcı stiller sunuyor.

            “Bu markanın hayata geçmesini ve giysilerin giyilerek ailelere aktarılmasını görmek bizi çok heyecanlandırıyor.”

            img 2204
            h&m yeni premium bebek ve çocuk giyim markasını piyasaya sürüyor

            Marka, ağırlıklı olarak nötr bir palete sahip sofistike silüetler, paleti canlandıran narin çiçekler, eğlenceli grafikler ve renk patlamalarıyla mevsimleri ve nesilleri aşacak şekilde tasarlandı.

            Koleksiyonda öne çıkan malzemeler arasında süper yumuşak kaşmir, birinci sınıf yün örgüler ve ipek tulumların yanı sıra miras esintili organik pamuklu bluzlar, mumlu pamuklu ceketler ve rahat şişme montlar yer alıyor.

            Giyim ve aksesuarları tamamlayan, örme bebek patikleri ve çıngıraklar içeren hazır hediye kutuları da dahil olmak üzere lüks hediyelerden oluşan özenle seçilmiş bir koleksiyondur. Müşteriler, çorap paketleri, örme battaniyeler ve kaşmir tulumlar da dahil olmak üzere karışık ve uyumlu ürün kombinasyonları satın alabilirler.

            Starbucks, Kahvesini İklime Dayanıklı Hale Getirmek için 2 İnovasyon Çiftliğine Yatırım Yapıyor

            On yıldan fazla bir süre önce, Starbucks ilk kahve çiftliğini Kosta Rika’da satın aldı. Şimdi kahve devi portföyüne iki tane daha ekledi.

            Seattle merkezli şirket, perşembe günü yaptığı açıklamada, kahve tedarikini iklim değişikliğinden koruma hedefine yaklaşmak amacıyla Kosta Rika’da bir çiftliğe daha yatırım yaptığını ve Guatemala’daki ilk çiftliğini kuracağını duyurdu.

            Yükselen sıcaklıklar, Brezilya’daki donlar, üç yıl üst üste yaşanan La Nina ve diğer aşırı hava koşulları son yıllarda kahve üretimini olumsuz etkileyerek arz üzerinde baskı oluşturuyor. Dünya kahvesinin %3′ünü satın alan Starbucks için kıtlıklar Arabica çekirdekleri bulmak için çabalamak ve müşterileri için daha yüksek fiyatlar anlamına gelebilir. Çalışma İstatistikleri Bürosu’na göre tüketici kahve fiyatları ağustos itibarıyla son beş yılda %18 arttı.

            Starbucks’ın küresel kahve tarımı, araştırma ve geliştirme ve sürdürülebilirlikten sorumlu başkan yardımcısı Roberto Vega, “Brezilya’daki donlar hacimleri şimdiden %50′ye kadar etkiledi, dolayısıyla ürün bulunabilirliği açısından gerçekten ciddi bir etkimiz olabilir ve bu durum tüm Kahve Kuşağı’nda giderek daha düzenli hale geliyor” dedi.

            Kahve Kuşağı, kahve çekirdeklerinin yetiştirilmesi için ideal koşullara sahip olan ekvator bölgesini ifade eder.

            Starbucks, iki yeni çiftlikte melez kahve çeşitlerinin farklı yüksekliklerde ve toprak koşullarında nasıl performans gösterdiğini inceleyecek. Melez bitkilerin nitelikleri arasında daha yüksek verimlilik ve daha yüksek sıcaklıklarda ve yağışlarda gelişen bir mantar olan kahve yaprağı pasına karşı direnç yer alıyor.

            Vega, “Yeni hibritler geliştirebiliriz ancak bir hibritin belirli bir ülkede ve belirli koşullar altında çalışması, her yerde çalışacağı anlamına gelmiyor” dedi.

            img 2196
            Starbucks, Kahvesini İklime Dayanıklı Hale Getirmek İçin İki İnovasyon Çiftliğine Yatırım Yapıyor

            Starbucks iklim değişikliğinin yanı sıra kahve çiftçilerinin karşılaştığı diğer zorluklarla da mücadele edecek

            Vega ekibi ayrıca iklim değişikliğinin doğrudan sonucu olmayan, kahve çiftçilerinin karşılaştığı diğer zorluklarla da mücadele etmeyi umuyor.

            Örneğin, şirketin Guatemala’daki yeni çiftliği küçük, toprağı tükenmiş ve verimliliği düşük. Starbucks, toprağını kurtararak bir dönüşüm gerçekleştirmeyi umuyor ve daha sonra bu öğrendiklerini diğer çiftçilere de aynısını nasıl yapacaklarını öğretmek için kullanacak.

            Çiftlik kesinlikle iyi durumda değil ve tam olarak aradığımız şey buydu. Çiftçilerin bugün yaşadığı zorlukları gerçekten yansıtan bir çiftlik istedik,” dedi Vega.

            Starbucks, Kosta Rika’daki mevcut Hacienda Alsacia çiftliğinin yanında bulunan ikinci çiftliğinde, birçok Latin Amerikalı çiftçinin karşılaştığı işgücü sıkıntısını gidermek için insansız hava araçları, makineleşme ve diğer teknolojileri kullanmayı planlıyor.

            Starbucks, tarım portföyünü Kahve Kuşağı’na yaymak için Afrika ve Asya’da iki çiftlik daha satın almayı planlıyor.

            The North Face İkinci El Programını Genişletiyor

            • The North Face pazartesi günü ‘Renewed’ takas programını genişletti ve müşterilerin kullanılmış ürünlerini çevrimiçi ve mağazada iade etmelerine olanak sağladı. Programı destekleyen yeniden satış platformu Archive’ın sözcüsüne göre programın takas kısmı daha önce yalnızca mağazadaydı.
            • The North Face, duyuruya göre, yeniden satılabilecek her uygun kullanılmış parça için müşterilere marka kredisi verecek.
            • Kabul edilen parçalar, markanın ‘Renewed’ online mağazası üzerinden yeniden satışa sunulmadan önce incelenecek, temizlenecek ve onarılacak.

            The North Face, Renewed programını ilk olarak 2018’de markanın iade edilmiş, arızalı veya hasarlı giysileri satması için yalnızca çevrimiçi bir portal olarak başlattı. Yeniden satış platformunun bir sözcüsüne göre, 2022’de Archive programı desteklemeye başladı. Aynı yıl The North Face, Renewed programını yeniden başlattı ve kolayca sökülüp geri dönüştürülebilecek şekilde tasarlanmış 20 döngüsel stili tanıttı.

            Açıklamaya göre, Renewed programı aynı zamanda tekstil geri dönüşüm firması Tersus Solutions ile de ortaklık kuruyor.

            Archive’in kurucu ortağı ve CEO’su Emily Gittins, e-postayla gönderdiği yorumda, “Renewed, iade edilen veya hasar gören ürünlerin büyük ölçekte onarılmasını, geri dönüştürülmesini veya yeniden satılmasını sağlayarak The North Face’in ürünlerinin ikinci bir hayata kavuşmasını ve çöp sahalarına atık olarak karışmasının önlenmesini sağlamak amacıyla başlatıldı” dedi.

            Program aracılığıyla müşteriler kullanılmış ürünleri The North Face perakende veya outlet mağazalarına şahsen iade edebilir veya çevrimiçi takas süreciyle ürünleri posta yoluyla gönderebilir. Bir ürün yenileme veya yeniden satış için uygun değilse The North Face müşterilere markanın herhangi bir ürünü bağışlamak veya geri dönüştürmek için geri alma fırsatı sunacaktır.

            the north face renewed
            The North Face İkinci El Programını Genişletiyor

            Archive, The North Face’in yeniden satış girişimine güç veriyor

            Sözcüye göre Archive; Dr. Martens, New Balance ve Oscar de la Renta dahil olmak üzere 50’den fazla moda markası için yeniden satış girişimlerine güç veriyor. Platform, markalar için uçtan uca, mağaza içi ve posta yoluyla geri alma programları sunuyor ve 2021’de başlatıldı.

            VF Corp.’a ait The North Face son zamanlarda zorluklarla mücadele ediyor. Markanın geliri, 2025’in ilk çeyreğinde yıllık bazda %3 düştü. Şirket, düşüşü ABD toptan pazarındaki zorluklara bağladı. 

            Haziran ayında Caroline Brown, holding şirketinin yönetim kurulunda kısa bir süre görev aldıktan sonra küresel marka başkanı olarak atandı.

            IKEA, Standart Mağazasından 40 Kat Küçük İlk Kompakt Mağazasını Açtı

            Ikea, geleneksel bir Ikea mağazasına neredeyse kırk kat küçük kompakt bir mağaza konsepti olan ilk Dutch Plan & Order Point’i açtı. Mağaza, hizmete odaklanıyor ve müşterilere tavsiyelerde bulunuyor, yakındaki daha büyük bir mağazanın uzantısı gibi davranıyor.

            img 2112
            Ikea, Hollanda’daki En Küçük Mağazasını Açarak Danışmanlığa Odaklanıyor

            Ikea artık müşteriye daha yakın

            Friesland, Leeuwarden’daki yeni Ikea mağazasının alanı yalnızca 650 metrekare: tipik bir Ikea mağazasının 25.000 metrekaresinden çok daha küçük. Kompakt konsept tavsiyeye odaklanıyor: müşteriler tipik bir showroom’da ilham bulabilir ve ayrıca orada bir dizi ev aksesuarı satın alabilir.

            Yeni mağaza, yakındaki Groningen’deki çok daha büyük Ikea mağazasının bir uzantısı olarak işlev görüyor, pazar müdürü Evelyn Cairo-Goris şöyle diyor: “Müşterilerin mutfak ve dolap gibi önemli satın alımlar için özel olarak hazırlanmış tavsiyelere ihtiyaç duyduğunu anlıyoruz. Leeuwarden’daki Plan & Order Point ile bu hizmeti müşterilerimize daha da yakınlaştırıyoruz.”

            Genişleme?

            Açılış, Ikea’nın erişilebilirliği artırma ve müşterilerin farklı yerlerde ve farklı şekillerde alışveriş yapmalarına olanak sağlama stratejisinin bir parçası. Örneğin, perakendeci ayrıca gelişmiş nakliye ve teslimat hizmetlerine, teslim alma dolaplarına ve yenilikçi teslim alma makinelerine yatırım yapıyor ve müşterilerin siparişlerini almak için mağazaya girme ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

            Leeuwarden, dokuz yıldır ilk yeni Hollanda Ikea mağazası ve ayrıca bu mağaza konseptine sahip ilk Hollanda mağazası, ancak yurtdışında halihazırda mevcut – Londra dahil. Perakendeci, Leeuwarden şubesinin dışında benzer küçük mağaza noktaları açmak için başka uygun yerler olup olmadığını araştırıyor.

            Tüketiciler Yapay Zekanın Müşteri Hizmetleri Üzerindeki Etkisi Konusunda Endişelenmeli mi?

            Yeni bir anket, tüketicilerin yapay zekanın müşteri hizmetlerini kötüleştirdiğini, bunun başlıca nedeninin veri kullanımıyla ilgili endişeler ve insan etkileşiminin eksikliğinden kaynaklanan empati eksikliği olduğunu düşünüyor.

            Tüketicilerin %54,3’ünün AI’nın etkisi nedeniyle perakendedeki genel müşteri hizmetlerinin kötüleşmesini beklediğini, yalnızca %13,2’sinin teknolojinin müşteri hizmetlerini iyileştirmesini beklediğini buldu. Geriye kalan %28,2’si müşteri hizmetlerinin aynı kalmasını bekliyor.

            Müşteri hizmetlerinde yapay zeka kullanımıyla ilgili özel endişelerinin ne olduğu sorulduğunda, en çok verilen yanıtlar şunlar oldu:

            • Verilerimin/bilgilerimin nasıl kullanıldığı, %62,7
            • Yapay zekanın empati eksikliği %61,3
            • İnsan etkileşiminin eksikliği, %54,5
            • Yapay zekanın düzgün anlamaması, %54.1
            • Yapay zekanın sorunları çözememesi, %47,6
            • Samimiyet eksikliği, %46.6
            • Çözülmesi daha uzun süren sorular/sorgular, %41,3 oranında yanıtlandı.

            Ayrıca, %67,2’si roller otomatikleştirildiğinde AI’nın perakende işleri üzerinde “daha kötü” bir etkiye sahip olacağını hissetti. Olumlu tarafta, çoğu tüketici AI’nın ürün bulunabilirliği (41,4% “daha iyi”/18,9% “daha kötü”), web sitesi deneyimi (46% “daha iyi”/12,4% “daha kötü”) ve promosyonlar ve teklifler (36,4% “daha iyi”/18,9% “daha kötü”) üzerinde olumlu bir etki gördüğünü belirtti.

            yapay zeka destekli perakende: i̇nsan odaklı dijital evrimde nasıl seviye atlanır?
            Tüketiciler Yapay Zekanın Müşteri Hizmetleri Üzerindeki Etkisi Konusunda Endişelenmeli mi?

            Perakendecilerin yarısı yapay zekanın kullanımı konusunda iyimser

            59 ABD perakendecisinin katıldığı bir anket, dörtte üçünden biraz fazlasının AI kullanımı konusunda iyimser olduğunu buldu. En iyi ilk kullanım alanları ürün önerileri, günlük veri analizi, web sitesi listeleri oluşturma, tedarik zinciri yönetimi ve lojistik ve talebi tahmin etmeydi.

            Müşteri hizmetleri ve desteği söz konusu olduğunda hala tereddütler var, perakendecilerin %50’sinden azı bu alanlarda AI’nın benimsenmesini bekliyor. Tüketici anketine benzer şekilde, AI kullanımının en büyük olumsuz etkisi, perakende katılımcılarının %39’u tarafından belirtilen artan veri güvenliği endişeleriydi.

            Çalışma, Z Kuşağı ve Y Kuşağı’nın %47’sinin soru sormayı ve hızlı yanıt almayı kolaylaştırmak için ChatGPT gibi özelliklere sahip bir sohbet robotu istediğini de içeriyor. Bununla birlikte, alışveriş için GenAI kullanan genel katılımcıların %70’i, etkileşimlerinin GenAI’yi içermesi durumunda önceden açıklama yapılmasını takdir ediyor ve aynı %70, GenAI’nin yardımının tatmin edici olmaması durumunda bir insan temsilcisi seçeneği istiyor.