Ana Sayfa Blog Sayfa 209

Dünyaca Ünlü Perakende Markalarının Akıllarda İz Bırakmış Reklam Kampanyaları

Günümüzün rekabetçi iş dünyasında, bir markanın fark edilmesi ve hatırlanması hayati önem taşır. İşte tam bu noktada, başarılı reklam kampanyaları devreye girer.

Reklam kampanyaları, markaların hedef kitleleriyle etkili bir şekilde iletişim kurmasını sağlayarak, marka bilinirliğini en yüksek safhaya taşır. Başarılı bir kampanya, tüketicilerin markayı tanımasını, hatırlamasını ve ona güven duymasını sağlar. Bu da markanın pazar payını artırırken, uzun vadeli başarıyı garanti altına alır.

Reklam kampanyalarının marka bilinirliğini zirveye taşımasının ardındaki mekanizmaları anlamak, işletmelerin pazarlama stratejilerini şekillendirmede büyük bir rol oynar.

Etkili bir reklam kampanyası, yaratıcı mesajlar, dikkat çekici görseller ve stratejik medya planlaması ile hedef kitlenin zihninde güçlü bir iz bırakır. Bu süreç, markanın yalnızca tanınmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda tüketici sadakatini de pekiştirir.

Reklam kampanyalarının, marka bilinirliğini nasıl zirveye taşıdığını hepimiz bilmekteyiz. Her büyük marka, etkili reklam kampanyalarının gücüyle yükselir. Dünyaca ünlü perakende markalarının oldukça başarılı reklam kampanyalarına göz atalım.

Apple: iPhone ile çekildi.

markalarının, dikkat çeken reklam kampanyaları
dünyaca ünlü perakende markalarının akıllarda i̇z bırakmış reklam kampanyaları 7

Apple, telefonun kamerasını sergilemek amacıyla 2014 yılında “iPhone’da Çekildi” pazarlama kampanyasını başlattı. Kampanya, iPhone’un ileri teknoloji özelliklerini öne çıkarırken, dünyanın dört bir yanındaki fotoğrafçıların gelişmiş kamera sistemi olan reklam panolarını nasıl kullandıklarını paylaşmak için eski tarz bir ortama dönüştü.

Kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğe güvenen Apple, müşterilerini #ShotoniPhone hashtag’ini kullanarak iPhone’larla çekilen fotoğrafları sosyal medyada paylaşmaya davet etti. Şirket, lansmanından bu yana Instagram ve X (eski adıyla Twitter) üzerinden milyonlarca başvuru aldı.

En iyi fotoğraflar, iPhone’un teknolojisini tanıtmak için patlatıldı ve dünya çapındaki reklam panolarında, binalarda ve diğer büyük ölçekli açık hava kamusal alanlarında sergilendi. Etkili konsept, belirli temaları, tatilleri ve hareketleri ardı ardına gelen iPhone ürünleriyle kutlamak için yapılan fotoğraf çağrılarıyla da herhangi bir yavaşlama belirtisi göstermiyor.

Coca-Cola: Bir Kolayı Paylaşın

markalarının, dikkat çeken reklam kampanyaları
dünyaca ünlü perakende markalarının akıllarda i̇z bırakmış reklam kampanyaları 8

Coca-Cola, sosyal medyanın giderek artan popülaritesinden yararlanarak, “Bir Kola Paylaş” reklam kampanyasını başlatarak hedef kitlesinin çevrimiçi içerik paylaşma sevgisini benimsedi. Bu sadece çok kanallı pazarlamayı benimsemekle kalmadı, aynı zamanda ürünün kendisi de farklı isimlerle etiketlendi; bu da tüketicilerin kendi adlarını veya arkadaşlarının adını aramasını ve bunu çevrimiçi olarak paylaşmasını eğlenceli hale getirdi.

Sonunda 80’den fazla farklı ülkeye yayılan reklam kampanyaları, sosyal paylaşımı en üst düzeye çıkararak markanın hayranlarının, mağazalarda veya diğer reklam formatlarında isim eşleşmeleriyle karşılaştıklarında ürünlerini organik olarak tanıtmalarına olanak tanıdı.

Dove: Gerçek Güzellik

markalarının, dikkat çeken reklam kampanyaları
dünyaca ünlü perakende markalarının akıllarda i̇z bırakmış reklam kampanyaları 9

Dove’un Gerçek Güzellik kampanyası 2004’te, insanların vücutlarıyla ilgili memnuniyetsizliklerini fark ederek başlatıldı. Fortune dergisinin anketleri bu memnuniyetsizliği ortaya koyuyordu. Ayrıca, güzellik ürünlerinden beklentilerle pazarın sundukları arasında büyük bir fark vardı.

Bu hayal kırıklığına yanıt olarak Dove, güzellik kavramını olumlu bir şekilde yeniden tanımlamayı amaçlayan bir kampanya başlattı. Kampanya, medyada olumsuz modellerin yerine, gerçek insanları ve onların doğal güzelliklerini ön plana çıkardı. İnsanlardan fotoğraflarını sosyal medyada #mydovemessages etiketiyle paylaşmaları istendi.

Reklam kampanyası, güzelliğin kusurların yokluğu değil, onları kucaklayarak güzel hissetme gücü olduğu temasını benimsedi. Dove’un web sitesi, gerçek kadınların fotoğraflarını ve ürünlerle ilgili deneyimlerini paylaştı. Bu sayede Dove, olumlu marka algısı yarattı ve tüketicilerin duygularına hitap etti.

Dove’un Gerçek Güzellik kampanyası, 2006-2010 arasında marka algısında önemli bir iyileşme sağladı. Kampanya, özgüven ve beden imajı konularında topluma olumlu katkılar sundu. Dove, bu süreçte gelirlerini artırarak uluslararası pazarlarda da başarı elde etti. Reklam kampanyaları, on yıl önce değil de bugün başlatılsaydı da aynı devrim niteliğinde olacaktı.

Google: Yılın Arama Trendleri

markalarının, dikkat çeken reklam kampanyaları
dünyaca ünlü perakende markalarının akıllarda i̇z bırakmış reklam kampanyaları 10

2017 yılında Google, yılın en çok yapılan aramalarının aydınlatıcı yıllık özetini sunmayı amaçlayan iki dakikalık bir video yayınlamıştı. En ilginci ise, arama motoru devi için son derece etkili ve anlayışlı bir pazarlama hilesi olduğu kanıtlanan, oldukça ilham verici görüntüler oluşturarak bunun nasıl yapılacağına dair öne çıkan soruları içeriyordu.

Google, doğal afetlerden etkilenenlere nasıl yardım edilebileceğine dair sorulardan (bu yıl Harvey Kasırgası, Irma Kasırgası ve Maria Kasırgası’nın olduğu yıldı; toplam maliyeti 240 milyar doları aşan bir rakamdı) yerel topluluklara yardım sağlamaya kadar çok sayıda yanıt sağladı. modern çağda giderek daha önemli hale gelen rolünü güçlendirirken.

Sonuç olarak, Google‘ın yıllık ‘Arama Yılı’, “dünyanın ne aradığını” ortaya çıkarmak için Google Trendler verilerini yakından analiz ediyor; 2017 yinelemesi, Google ile kullanıcıları arasındaki ilişkiye dair büyüleyici ve bazen de dokunaklı bir fikir sunuyor.

Nike – Just Do It

markalarının, dikkat çeken reklam kampanyaları
dünyaca ünlü perakende markalarının akıllarda i̇z bırakmış reklam kampanyaları 11

1987 yılında spor markası Nike, koşu, yürüyüş, crosstraining, basketbol ve kadın fitnessına yönelik geniş bir reklam seçkisinin yer aldığı ilk büyük televizyon kampanyasını geliştirmek için pazarlama ajansı Wieden + Kennedy’yi işe aldı.

Ancak her reklam farklı bir yaratıcı ekip tarafından tasarlanıp geliştirildi ve markanın hakkını pek vermeyen farklı ve kopuk kampanyalar yaratıldı.

Bu nedenle, reklamların ilk yayınlanmasından önceki gece, ajans kurucusu Dan Wieden, marka bilinirliğini artırabilecek daha bütünsel bir kampanya oluşturmak için birleştirici bir sloganın gerekli olduğuna karar verdi . Böylece, potansiyel müşterilerin ilgisini çekmeye yardımcı olacak duygusal bir kanca sunan bu basit ama etkili ve aktif sloganla ‘Just Do It’ doğdu.

İnanılmaz bir şekilde slogan aynı zamanda tarihteki en ikonik sloganlardan biri haline geldi ve Nike bu güne kadar onu yaygın olarak kullanmaya devam ediyor.

Apple – Mac Alın

markalarının, dikkat çeken reklam kampanyaları
dünyaca ünlü perakende markalarının akıllarda i̇z bırakmış reklam kampanyaları 12

Apple markası, temiz ve gösterişli ürünlerinden artık ikonik olan markasına kadar her zaman klasik sadelikle eş anlamlı olmuştur. 

Bu tür değerler aynı zamanda Apple’ın 2006’daki ünlü ‘Bir Mac Alın’ kampanyasının da temelini oluşturdu; bu kampanya, markanın amiral gemisi dizüstü bilgisayarını klasik Windows PC’ye tercih edilen ve daha çağdaş bir alternatif olarak başarılı bir şekilde pazarladı.

Beyaz bir fonun önünde yer alan reklamda iki adam yer alıyor; bunlardan biri gündelik giyimli ve kendisini ‘Mac’ olarak tanıtıyor. Diğer karakter daha resmi giyimli ve nispeten düğmeli, kendisini bir bilgisayar olarak tanımlıyor.

Reklamlar, Mac’in üstünlüğünü ve gelişmiş işlevselliğini vurgulayan çeşitli senaryolar içerirken, PC ve Windows kullanıcılarını popüler olmayan ‘inek’ klişesiyle akıllıca ilişkilendiriyor.

Yapay Zekayı Akıllıca Kullanan Perakende Şirketleri

Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, yapay zeka (AL) perakende sektöründe devrim niteliğinde değişiklikler yaratmaya başlıyor. Perakende devleri, müşteri deneyimini geliştirmek, operasyonel verimliliği artırmak ve rekabet avantajı elde etmek için yapay zekanın gücünden yararlanıyor.

Mağaza içi deneyimden çevrimiçi alışverişe, tedarik zinciri yönetiminden müşteri hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede uygulanan AL teknolojileri, perakende dünyasının dinamiklerini yeniden tanımlanıyor.

Yapay zeka teknolojilerini etkin bir şekilde kullanan ve sektörde öne çıkan bazı perakende şirketlerine göz atacağız. Ikea’dan Sephora’ya, Walmart’tan Zara’ya kadar birçok büyük perakende oyuncusu, AI’ın sunduğu imkanları kullanarak iş modellerini dönüştürüyor. Bu şirketler, veri analitiği, makine öğrenimi ve doğal dil işleme gibi AL teknolojilerini kullanarak müşteri ihtiyaçlarını daha iyi anlamakta ve daha kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri sunuyor.

Yapay zekanın perakendedeki rolü ve potansiyeli, hem tüketiciler hem de işletmeler için yeni fırsatlar ve olanaklar yaratmaya devam ediyor. İşte yapay zekayı akıllıca kullan bazı şirketler. Yalnız listeye başlamadan bu kullanımların sektörün yalnızca birkaç örneğini içerdiğini, tamamını derlememizin ne kadar zor olduğunu tahmin edeceğinizi düşünerek başlayalım…

IKEA

yapay zekayı akıllıca kullanan bazı perakende şirketleri
yapay zekayı akıllıca kullanan perakende şirketleri 18

IKEA, müşteri deneyimini geliştirmek, operasyonel verimliliği artırmak ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için yapay zeka teknolojilerinden geniş bir yelpazede yararlanmaktadır. Örneğin,

Yapay Zeka Destekli Müşteri Hizmetleri: IKEA, çağrı merkezi çalışanlarını iç mekan tasarımı konusunda danışmanlara dönüştürmek için Billie adlı yapay zeka destekli bir bot kullanıyor. Bu bot, genel müşteri sorularını ele alırken, çalışanlara iç mekan tasarımı konusunda eğitim veriyor ve müşterilere kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor.

Çağrı Merkezi Çalışanlarının Eğitimi: 2021’den bu yana IKEA, 8.500’den fazla çağrı merkezi çalışanını İç Tasarım Danışmanı olarak yetiştirdi. Şirket, yapay zekanın insan yeteneklerini geliştiren bir araç olduğuna inanıyor ve bu teknolojiyi müşteri deneyimini iyileştirmek için kullanıyor.

Perakende Sektöründe YZ Trendi: IKEA’nın yapay zeka entegrasyonu, perakende sektöründeki genel bir trendi yansıtıyor. Perakendeciler, envanter yönetimi, veri analizi ve müşteri desteği gibi alanlarda yapay zeka destekli otomasyonun verimliliğini ve maliyet etkinliğini artırmanın önemini fark ediyorlar. IKEA, yapay zeka destekli çözümleri eğitimli iç tasarım danışmanlarıyla birleştirerek, müşteri deneyimini geliştirirken müşterilerin uzmanlık ve kişisel dokunuşa olan talebini karşılıyor.

Zara

yapay zekayı akıllıca kullanan bazı perakende şirketleri
yapay zekayı akıllıca kullanan perakende şirketleri 19

Zara, yapay zeka teknolojilerini stok yönetimi, kişiselleştirilmiş pazarlama, trend tahmini ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda kullanıyor. Bu teknolojiler sayesinde stokları daha etkili yönetiyor, müşterilere kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunuyor, moda trendlerini tahmin ediyor ve chatbotlar aracılığıyla müşteri hizmetleri sağlıyor.

  1. Stok Yönetimi ve Talep Tahmini: Zara, yapay zeka ve veri analizi kullanarak stok yönetimini optimize ediyor. Mağaza içi kameralar ve sensörler aracılığıyla müşteri trafiğini izleyerek hangi ürünlerin daha popüler olduğunu belirleyebiliyor ve bu verileri talep tahminlerine dönüştürüyor. Böylece, talebi doğru bir şekilde tahmin ederek stok seviyelerini optimize edebiliyor.
  2. Kişiselleştirilmiş Pazarlama: Zara, online alışveriş platformunda ve mobil uygulamasında yapay zeka kullanarak müşterilere kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunabiliyor. Müşterilerin geçmiş alışveriş geçmişi, tarz tercihleri ve demografik bilgileri gibi verileri analiz ederek, onlara ilgi duyabilecekleri ürünleri öneriyor.
  3. Ürün Tasarımı ve Trend Tahmini: Zara, yapay zeka ve veri analizi kullanarak moda trendlerini belirleyebiliyor. Sosyal medya platformları, moda blogları ve diğer online kaynaklardan gelen verileri analiz ederek gelecek moda trendlerini tahmin edebiliyor ve ürün tasarımı sürecinde bu bilgileri kullanabiliyor.
  4. Müşteri Hizmetleri ve İletişim: Zara, yapay zeka destekli chatbotlar kullanarak müşteri hizmetlerini destekliyor. Bu chatbotlar, müşterilerin sorularını yanıtlayabiliyor, ürün önerileri sunabiliyor ve sipariş takibi gibi işlemleri gerçekleştirebiliyor. Bu da müşteri memnuniyetini artırıyor ve müşteri hizmetleri süreçlerini optimize ediyor.

Walmart

yapay zekayı akıllıca kullanan bazı perakende şirketleri
yapay zekayı akıllıca kullanan perakende şirketleri 20

Walmart’ın alışveriş asistanı, müşterilere, belirli soruları yanıtlama, kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunma ve belirli bir ürün hakkında detaylı bilgi verme imkanı sağlayarak daha etkileşimli ve sohbet odaklı bir alışveriş deneyimi sunuyor. Bu özelliklerle, perakende devi Walmart, alışveriş sürecinde müşterilere daha fazla yardımcı olmayı hedefliyor.

Walmart, alışveriş yapanlara, arama ve keşif aşamalarından satın alma işlemine kadar tüm süreçlerde üretken akıllı algoritmalar kullanarak nasıl destek olduğunu açıkladı. Gelecekteki üç ana özellik arasında bir alışveriş asistanı, üretken yapay zeka destekli arama ve iç tasarım özelliği bulunuyor.

Karaca

yapay zekayı akıllıca kullanan bazı perakende şirketleri
yapay zekayı akıllıca kullanan perakende şirketleri 21

Önemli perakende markalarından olan Karaca’nın öne sürdüğü dijital zeka tabanlı ‘Tarif Sihirbazı’ da dijital zeka kullanımının akıllıca kullanıldığı örneklerden bir tanesi. Tarif Sihirbazı ile istenilen yemek chatbot’a yazılıp detaylı bir şekilde kolayca yemek tariflerine ulaşabiliyor. Tarif Sihirbazı ile evde olan malzemelerle yapılabilecek yemek tarifleri seçeneği de kullanıcılar tarafından çokça sevilmekte. Dijital Zeka’nın bu kadar akıllıca kullanılması da markanın bilinirliğini ve markalaşmasına oldukça katkı sağlıyor.

Sephora ve Yapay Zeka: Müşteri Deneyimini Geliştiren Yenilikçi Çözümler

yapay zekayı akıllıca kullanan bazı perakende şirketleri
yapay zekayı akıllıca kullanan perakende şirketleri 22

Sephora, dijital zeka teknolojilerini müşteri deneyimini geliştirmek ve satışlarını artırmak için çeşitli şekillerde kullanıyor. Bunlardan en dikkat çekeni ise dijital zeka destekli güzellik danışmanları ve sanal deneme odaları sunarak müşterilerin doğru ürünleri seçmelerine yardımcı oluyor. Bu uygulamalar, müşterilerin cilt tonlarını analiz edebilir, farklı makyaj stillerini deneyebilir ve ürün önerileri sunabilir.

Ayrıca dijital zeka algoritmalarını kullanarak müşterilere kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunuyor. Müşterilerin geçmiş alışveriş geçmişi, cilt tipi ve makyaj tercihleri gibi verileri analiz ederek, onlara en uygun ürünleri öneriyor.

Tabii ki bu markalar sektördeki yapay zeka kullanımlarının yalnızca birkaçı. Yukarıdaki markalarla da örneklerini gördüğümüz üzere,

Gelecekte, yapay zeka teknolojilerinin perakende sektöründeki rolü daha da büyüyecek ve şirketlerin rekabet avantajı elde etmek için bu teknolojileri daha etkin bir şekilde kullanmaları gerekecek. Müşteri odaklı yaklaşım ve sürekli yenilikçilik, perakende şirketlerinin dijital zeka ile başarıya ulaşmasını sağlayacak temel unsurlar arasında yer alacak. Bu teknolojik gelişmeler, hem işletmelerin hem de tüketicilerin perakende dünyasında daha verimli ve tatmin edici bir deneyim yaşamasına olanak tanıyacak.

01 Burda AVM’de “Tarım Burda” Projesi

01 Burda AVM; Adana’da sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm temelli “Tarım Burda” projesini hayata geçirdi.

Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul yatırım şirketi Esas Gayrimenkul tarafından hayata geçirilen ve Adana’nın eğlence, yaşam, alışveriş merkezi haline gelen 01 Burda AVM, Adana’da “Tarım Burda” projesini hayata geçirdi. Sosyal sorumluluk anlayışının yansıması olarak, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm temelli “Tarım Burda” projesini başlatan 01 Burda AVM; sürdürülebilirliği desteklemeyi, geri dönüşüme katkı sağlamayı, iyi tarım ürünleri yetiştirmeyi ve tarımsal faaliyet olarak farkındalık oluşturmayı hedefliyor. 

0782e715 ffb9 4833 8321 9ceec9c3852b
O1 Burda AVM’de “Tarım Burda” Projesi

01 Burda AVM içerisinden çıkan organik atıklar “Bokashi” yöntemiyle geri dönüştürülüyor

 “Tarım Burda” projesine, 01 Burda AVM’nin teras alanındaki 300 m2’lik zeminin yenilenmesiyle start verildi.  Fide dikimi tamamlandıktan sonra bakım aşamasına geçilerek; sulama işleminde insan emeği, enerji, basınç ve suyun en az düzeyde kullanıldığı damla sulama sistemi kuruldu. Ardından bitki besleme süreçlerini optimize etmek amacıyla, gübre tankına dönüştürülen bir varil alanda konumlandırıldı. Kurulan sürdürülebilir sistem sayesinde, 01 Burda AVM içerisinden çıkan organik atıklar, geleneksel bir kompostlama yöntemi olan ve besin ekleyerek toprak dokusunu geliştiren Bokashi yöntemiyle geri dönüştürülerek proje alanında yeniden kullanılıyor. Kimyasal ürün ve ilaç kullanılmadan yetiştirilen salatalık, patlıcan, biber, domates, kabak, çilek gibi sebze ve meyvelerin ilk mahsulleri Mayıs ayı itibariyle alınmaya başlandı.

Next Geo’dan Perakende Günleri’nde Ücretsiz Lokasyon Raporu

Lokasyon Analitiği alanında geliştirdiği çözümlerle Perakende, Franchise, Bankacılık ve Otomotiv gibi sektörlerde faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası firmalara Yer Seçimi, Optimizasyon, Hedefleme, Tahminleme çözümleri sağlayan Next Geo 29 -30 Mayıs tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezinde düzenlenecek olan Perakende Günleri’nde standını ziyaret eden ziyaretçi ve katılımcılara ilgilendikleri bir adet lokasyona ait sektörel lokasyon raporunu hediye edecek.

Perakende Günleri’nde Next Geo’nun B2B Hall B-31 no’lu standını ziyaret eden marka yöneticileri veya yatırımı yapmak isteyen yatırımcı adayları, ilgilendikleri bir lokasyonun çevresindeki demografik yapı, ticari potansiyel, satın alma gücü gibi istatistikler ile lokasyon çevresindeki sektörel rakiplerinin, sektör dışı önemli markaların, eğitim kurumu, resmi kurum, sağlık kurumu gibi önemli noktaların konumlarına ait bilgileri içeren bir raporu fuara özel olarak ücretsiz olarak alabilecek.

Next Geo tarafından üretilen Lokasyon Analizi uygulaması üzerinden güncel verilerle hazırlanacak raporlara ait içerikler rapor sahibine yapılacak ön bilgilendirmenin ardından mail olarak paylaşılacak.

Yeni Nesil Perakendecilik: Yapay Zeka Araçlarıyla Daha Güçlü Tedarikçi Katılımı

Karmaşık tedarikçi etkileşimlerini yönetmek bir mayın tarlası olabilir. Her satıcı perakendecilere farklı talepler koyar ve işin nasıl yapılması gerektiği konusunda kendi beklentilerini taşır. Her ürün grubu, promosyon ve medya kampanyası, zaten gergin olan perakende ekipleri üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor. Büyük tedarikçiler hacim açısından (hem ürün hem de iletişim açısından) baskın çıkabilir ve eğer seslerini duyurabilseler gerçek artan büyüme fırsatları sunabilecek küçük tedarikçileri potansiyel olarak yabancılaştırabilirler.

Bu kabul edilebilir bir durum değil. Her perakendecinin önümüzdeki birkaç yıla tedarikçi katılımı uygulamaları açısından bir evrimi akılda tutarak yaklaşması gerekiyor; tedarikçiler bunu bekliyor ve bunu hak ediyorlar. Bu hıza ayak uydurabilmek için çözüm, günümüzün temel teknolojisi olan yapay zeka (AI), otomasyon ve büyük veri gibi unsurları benimsemektir. Bunlar bir araya gelerek algoritmik perakendeciliğin çekirdeğini oluşturur.

yeni nesil perakendecilik: yapay zeka araçlarıyla daha güçlü tedarikçi katılımı
Yeni Nesil Perakendecilik: Yapay Zeka Araçlarıyla Daha Güçlü Tedarikçi Katılımı

Yeni nesil perakendede adım adım yapay zeka

Yapay zeka araçlarını kişinin işine entegre etmek, ilk bakışta göründüğü kadar devasa ve göz korkutucu bir görev değildir. Yapay zekanın, makine öğreniminin ve perakende algoritmalarının gücünü benimsemek, her sürecin aynı anda yeniden düzenlenmesi anlamına gelmediği gibi, kontrolün yekpare bir yapay zeka motoruna devredilmesi anlamına da gelmez. Yapay zeka araçlarının kullanıma sunulması kesinlikle büyük ölçekte yapılabilir, ancak aynı zamanda en önemli veya en büyük farkı yaratacak süreçlerin kademeli olarak yenilenmesiyle her seferinde bir adım atılarak da yapılabilir.

Bir perakendeci hiçbir zaman işinin işleyişi veya tedarikçilerle olan önemli ilişkileri üzerindeki kontrolünü kaybetmemelidir: bu tür araçların entegrasyonu, süreçlerin yumuşatılması ve kolaylaştırılması, zor kararların alınmasını kolaylaştırmaya yardımcı olacak ilgili verilerin keşfedilmesi ve sunulmasıyla ilgilidir. Perakendecilerin sınırlarını aşmadan araçlarından istedikleri sonuçları almalarını ve bu araçların perakendecinin kâr, artış ve marj açısından hedeflerini bilmesini sağlamak için tüm otomasyonlar yerleşik korkuluklarla sınırlandırılabilir. İyi yapay zeka araçları yalnızca sonuca ulaşan iyileştirmeler sunacaktır.

img 1847
Yeni Nesil Perakendecilik: Yapay Zeka Araçlarıyla Daha Güçlü Tedarikçi Katılımı

Güçlü planlama fırsatları

Perakendeciler, tedarikçi yönetimi sürecinin her aşamasını kolaylaştırmaya yardımcı olabilecek araçlara sahiptir. Örneğin, Ortak İş Planlama araçları, kesin planlama ortamı yaratarak kişinin uzun vadeli istikrar oluşturma yeteneğini büyük ölçüde güçlendirebilir. Ayrıntılı tahminlere ve kapsamlı veri modellemeye dayalı olarak mevzuata uygun faaliyet planlarının oluşturulmasına yardımcı olabilirler veya satış ve operasyonel planlamaya doğrudan katkıda bulunabilirler.

Bunu bir adım daha ileri götürerek, yapay zeka algoritmalarının gelecekteki yinelemeleri, hızlı ve güvenli pivotlara izin verecek planlama öngörüleri sağlamak için pazar trendleri, yaklaşan olaylar ve mevsimsel değişiklikler hakkındaki verileri bile kullanabilir ve tüm bunları yaparken bu pivotları yapacak tedarikçilerle aksaklık olmadan hızlı etkileşimleri kolaylaştırabilir. Aksi takdirde kaçırılabilecek fırsatları otomatik olarak vurgulayarak ürün çeşidi planlamasının odak noktasına getirilmesine yardımcı olabilirler; mevcut fonlar hakkında tam bilgi sahibi olarak promosyonların erken planlanmasına izin verebilirler. Basitçe söylemek gerekirse yapay zeka, nerede olursa olsun bir optimizasyondur.

Standart olarak takip ve raporlama

Bu araçlar, planlamayı bürokratik bir yük olmaktan çıkarıp, işin diğer bölümleriyle sorunsuz bir şekilde bağlantı kurarak ve kilit personeli stratejiye odaklanma konusunda özgür bırakarak, aslında kendiliğinden gerçekleşen bir şeye dönüştürür. Her tarafın aradığı anlaşmayı almasını sağlamak için belirli tedarikçi görüşmelerinin yönetimine yapay zeka araçlarını uygulayın. Olası tüm harcamaları güvence altına almak ve promosyon avantajı elde etmek için potansiyel satıcı fonlarını veya anlaşma kullanılabilirliğini takip etmelerine izin verin. Yine, kontrolü kaybetmekten bahsetmiyoruz; bu, yolun her adımında mümkün olan en iyi verilere sahip olmak, kişinin kararlarının kesinliğini ve katılığını artırmak, aynı zamanda çeviklik yaratmakla ilgilidir.

Yapay zeka her adımda planlama aracı yeteneklerini geliştirerek tüm işletmenin işlerin nasıl gittiğinden haberdar olmasını sağlar ve ortaya çıkabilecek yeni fırsatları vurgular. Tedarikçi teklifleri ve yeni finansman teklifleri takip edilebilir ve ortaya çıktıkları anda öne çıkarılabilir; uyarılar ve bildirimler, yalnızca yapılmalarını değil aynı zamanda görülmelerini sağlamak için yapay zeka tarafından yönlendirilebilir. Ve bir işletmenin sorunsuz bir şekilde çalışması gerekir: Yapay zeka araçları, ürün çeşidi kontrolünü yönlendirebilir, promosyon kararlarını optimize edebilir ve hatta mevzuat farklılıklarına aykırı olmayan bölgeye özgü medya oluşturabilir.

Bir promosyonun tam olarak nasıl performans gösterdiğini bilmek bir sonrakini bilgilendirecektir. Akıllı araçlar elbette bu tanıtım sonrası raporları oluşturabilir, ancak aynı zamanda geçmiş performansı hesaba katarak ve bir işletme sonraki adımlarını düşünmeye başladığında ilgili geri bildirim sağlayarak bunlardan da beslenebilir.

Yeni nesil tedarikçi yönetimi

En şaşırtıcı olanı bunun fütürist bir bakış açısı olmamasıdır. Bu bir tahmin değil. Teknoloji kullanıma hazır ve bugün kişinin işine dahil edilebilir. Piyasa son 20 yılda önemli ölçüde değişti ve değişkenlik yeni normal haline geldi; tedarikçi etkileşimlerini yönetmek hiç bu kadar önemli olmamıştı ve eski sistemler, kendilerinden beklenen taleplere yeterince hızlı uyum sağlayamıyor.

Perakendeciler, tedarikçilerin yalnızca mutlu olmasını değil aynı zamanda ellerinden gelen en iyi teklifi sunmalarını sağlamak için her aracı bir araya getirmelidir. Temel yapay zeka yeteneklerini bir veya iki modüler yapay zeka aracıyla bile entegre etmek belirgin bir fark yaratabilir. Bu, doğru yönde atılmış bir adımdır ve kişinin işini, yeni nesil iş yapma tarzını temsil eden, iş çapında güçlü algoritmik perakende satış modellerine taşımaya yönelik bir yapı taşıdır. Değişikliği yaptığınızda tedarikçileriniz size teşekkür edecektir.

Tchibo Türkiye Pazarlama ve Ürün Direktörü İlknur Aksoy Şen: “Eduscho’yu farklı yapan en temel özelliği 100 yıllık kalite ve uzmanlığını erişilebilir bir şekilde kahve severlere sunması.”

Geçtiğimiz günlerde Türkiye pazarına Tchibo çatısı altında giriş yapan Eduscho ile ilgili detayları, Türkiye’deki kahve pazarı perspektifinden Tchibo Türkiye Pazarlama ve Ürün Direktörü İlknur Aksoy Şen ile konuştuk.

Eduscho’nun marka kimliğini nasıl tanımlarsınız?

100 yıllık kahve uzmanlığı serüvenine sahip yepyeni bir marka. Özünde sadeliği, eğlenceyi, erişilebilir olmayı temsil eden Eduscho kahve severleri iyi hissettirmeye odaklanıyor. Markanın temelinde, en iyi kaliteyi uygun fiyata sunma vaadi yatıyor.

Eduscho’nun Türkiye’deki kahve pazarına girmesinin altında yatan sebepler neler?

Eduscho markası, uzun yıllardır Tchibo çatısı altında birçok ülkede kahve severlerle buluşuyor. Tchibo olarak 2005’ten bu yana Türkiye’deyiz. Kahve alanındaki kendi uzmanlığımızı sektörün gelişimine katkı olarak kullanırken aynı zamanda Türk kahve tüketicisinin dinamiklerini ve beklentilerini sürekli takip ediyoruz. Pazarının geldiği son noktayı analiz ettiğimizde tüketicilerin artık lezzet, kalite ve fiyat ekseninde yepyeni ürünler aradığını görüyoruz.

eduscho 2si1arada kv 01

Bu kapsamda; Eduscho’nun farklı iletişim dili, benzersiz kalitesi ve lezzeti, sunduğu ürün çeşitliği ve erişilebilir fiyatları ile pazardaki ihtiyacı karşılayacağı görüşündeyiz.

Fark yaratan, samimi ve özgün marka iletişimi ile özellikle gençlerin vazgeçilmezi olacağını düşünüyoruz. .

Özetle Türk kahve severlere, “İyi bir haberimiz var, yeni kahveniz Eduscho aramızda!” diyoruz.

Rekabet dolu Türkiye pazarında Eduscho’yu rakiplerinden farklı yapan ne olacak?

Eduscho’yu farklı yapan en temel özelliği 100 yıllık kalite ve uzmanlığını erişilebilir bir şekilde kahve severlere sunması ve bunu eşi olmayan benzersiz, samimi bir iletişim diliyle yapması.

Eduscho, kahve severlere farklı farklı seçenekler arasında dolaşmaya gerek kalmadan kaliteli ve iyi kahveyi uygun fiyata sunarak hayatlarını kolaylaştırıyor. Bunu da renkli ve eğlenceli bir iletişim dünyası ile gerçekleştiriyor.

Markanın Türkiye’deki hedef kitlesi çoğunlukla kimlerden oluşacak?

Başta gençler olmak üzere çeşitlilik arayanlar, bununla birlikte her gün tükettiği kahvesi için fazla kafa yormak istemeden kaliteyi uygun fiyata almak isteyenler; erişilebilirliği ve sadeliği odağına alan Eduscho’nun hedef kitlesini oluşturuyor.

Erişilebilirliği ve sadeliği odağına alan Eduscho’nun hedefinde; başta gençler olmak üzere çeşitlilik arayanlar, bununla birlikte her gün tükettiği kahvesi için fazla kafa yormak istemeden kaliteyi uygun fiyata almak isteyenler var.

Kahve severler Eduscho ürünlerine nerelerden ulaşabilecek?

Kahve severler Eduscho kahvelerine; eduscho.com.tr web sayfasından, hem ulusal hem yerel market kanallarından ve pazaryerlerinden ulaşabilecek. Eduscho’nun tüm iletişim çalışmaları ise markanın kendi web sitesi, instagram, youtube ve tiktok hesaplarından yapılacak.

Türkiye’deki kahve pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Pazarın öne çıkan veri ve rakamları neler?

Araştırmalara baktığımızda, Türkiye’de kahve ile çay pazarının neredeyse eşitlenmiş durumda olduğunu görüyoruz. Bu da Türkiye’nin bir çay ülkesi olmaktan kahve ülkesi olmaya doğru daha da hızlı bir şekilde ilerlediğini gösteriyor. Türkiye’de paketli kahve satışları 2022 yılında 9 milyar TL iken 2023’te yaklaşık %70’in üzerinde artarak 15.6 milyar TL’ye kadar ulaştı.

eduscho 3u1arada kv 02

Nüfusun önemli bölümünü gençlerin oluşturduğu Türkiye’de kahveye olan ilgi her geçen gün artıyor. Türkiye’nin 16 yaş üzeri nüfusunun neredeyse %75’i kahve tüketicisi. Günde yaklaşık 2,8 bardak kahve tüketiliyor. Bununla beraber hazır karışım kahve pazarı, genel pazarın yarısını oluşturuyor. Evde kahve yapımı, ev makine penetrasyonunun her yıl bir önceki yılın iki katına çıkmasıyla yükselişte. Bunun sonucu olarak da nitelikli kahve talebi artıyor. Tüm bu veriler ışığında hem ürün çeşitliliğimiz hem de lezzetimizle oyunun kurallarını değiştirmeye hazırız.

Türkiye, en çok hangi kahveleri seviyor? Eduscho hangi ürünleri ile Türk kahve severlerin kahve ihtiyacına cevap verecek?

Türkiye’de kahve kültürü her geçen gün artıyor, kahve pazarı da gelişerek büyümeyi sürdürüyor. Pazarın yarısını hazır karışım kahveler ve onu %30’luk pay ile Türk kahvesi takip ediyor. Pazardaki büyük payı bu iki grubun oluşturmasına rağmen; filtre kahve, çekirdek kahve, kapsül kahve gibi kategoriler durağan olan hazır karışım kahve ve Türk kahvesinin yanında çift haneli büyüyerek hızla ilerliyor.

Eduscho, Türk kahve pazarına her damak zevkine hitap eden bir ürün çeşitliliği ile girerek, 3’ü 1 arada ve 2’si 1 arada, çekirdek ve filtre kahveleriyle pazarda fark yaratmaya hazır.

Hazır çözünebilir karışım kahveler 3’ü 1 arada ve 2’si 1 arada alternatiflerini, öncelikle pazardaki beklentiler ve trendler paralelinde Türkiye’ye özel ürettik. Hem Türkiye pazarında bizim için bir ilk olan hem de Eduscho dünyasında yeni olan, pratiklik ve lezzetin birleştiği bu kahveler, tüketicilerin bir numarası olacak kadar iddialı bir lezzete sahip.

Çekirdek kahve kategorisi grubumuzda Eduscho Caffé Crema, aromatik ve dolgun olmasıyla öne çıkıyor. Orta kavurma derecesine sahip olan Caffè Crema, her yudumda Orta Asya ve Latin Amerika’ya doğru büyülü bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Eduscho Espresso Intenso, sert ve yoğun aromasını kahve harmanının geleneksel şekilde ağır ağır kavrulmasından alıyor. Sert kahve severlerin favorisi olmaya aday. Cappuccino ve Latte Macchiato severlerin favorisi olacağını düşündüğümüz Eduscho Espresso Classic ise ideal espresso lezzeti sunuyor.

tchibo türkiye pazarlama ve ürün direktörü i̇lknur aksoy şen: "eduscho’yu farklı yapan en temel özelliği 100 yıllık kalite ve uzmanlığını erişilebilir bir şekilde kahve severlere sunması."

Filtre kahvelerimizden Eduscho Classic Traditional, Brezilya ve Vietnam’dan gelen aromatik ve yoğun çekirdeklerle dolgun bir kahve keyfi yaratmak için harmanlandı. Özenle seçilen kahve çekirdeklerinin yoğun bir şekilde kavrulmasıyla elde edilen Classic Traditional’ın daha yoğun ve kuvvetli versiyonu Eduscho Classic Strong ise kahvesini sert tercih edenler için harika bir seçim.

Hazır çözünebilir kahvelerimiz, günün hızlı temposuna uygun Instant Classic ve Instant Intense, hemen hazırlanmasına rağmen tadıyla uzun süre damakta kalıyor.

Hazır karışım kahvelerimiz 3’ü 1 arada ve 2’si 1 arada alternatiflerimiz de yaptığımız araştırmalara göre tadıyla pazarda kesinlikle fark yaratıp, tüketicilerin bir numarası olacak kadar iddialı bir lezzete sahip.

Türkiye’yi kahve tüketimi açısından ilgi çekici bir pazar haline getiren faktörler neler?

Türkiye ilk olarak yüksek nüfus rakamlarına sahip olması ve bu nüfusun genç oranının fazla olması sebebiyle oldukça cazip bir ülke. Kahve alanında ise henüz farklı kategoriler ile yeni yeni tanışıyor. Bu yüzden; önümüzdeki yıllarda hem kişi başı tüketimin daha yüksek olacağına, hem de nitelikli kahveye olan ilginin daha da çok artacağına inandığımız için odaklandığımız ve yatırımlarımızı artırmayı sürdüreceğimiz bir ülke.

Kahve pazarında yeni ürünlere ilgi olduğunu görüyoruz. Araştırma verilerine baktığımızda kahve pazarında yeniliğe ihtiyaç olduğu da ortada. Eduscho pazardaki bu ihtiyaca nasıl karşılık verecek?

Belirttiğimiz gibi araştırmalar, kahve tüketicilerinin aradığının yenilik olduğunu gösteriyor. Eduscho; sadelik, eğlence ve erişilebilirlik değerlerine dayanması ve uzmanlığıyla kahve pazarında fark yaratmak için hazır. Farklı iletişim dili ile dikkat çekecek ve iyi kahve kalitesi ile de kahve severleri ilk andan itibaren kendine hayran bırakacağına bağımlısı yapacağına eminiz.

MediaMarkt, 8 Ülkede Perakende Medya Teklifini Genişletiyor

MediaMarkt, perakende medyasından daha fazla gelir elde etmek istiyor ve bu nedenle markaların ürünlerini dijital mağaza vitrininde biraz daha iyi bir şekilde sergilemelerine olanak tanıyan “Sponsorlu Marka Reklamları”nı hayata geçiriyor.

mediamarkt6
MediaMarkt Perakende Medya Teklifini Genişletiyor

MediaMarkt’ın Perakende Medya Teklifi 8 ülkede

Yeni reklamlar, Alman elektronik perakendecisinin Avusturya, Belçika, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya ve İsviçre’de satışa sunulacak perakende medya sunumunda yeni ve dördüncü bir katman oluşturacak. MediaMarkt, sekiz ülkede 2025/26 mali yılı sonuna kadar 45 milyon € perakende medya geliri elde etmeyi hedefliyor.

Perakende medyası perakendeci için zaten büyüyen bir gelir kaynağı. Genel müdür Torsten Ahlers bir basın açıklamasında, bu kategorinin mevcut mali yılın ikinci çeyreğinde beş kat büyüdüğünü söyledi. Yeni hizmetin bu patlayıcı büyümenin devam etmesine yardımcı olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Buna ek olarak, MediaMarkt yeni perakende medya kanallarından yararlanmak istiyor: örneğin zincir, çok kanallı bir perakende medya işi başarmak için fiziksel mağazalarda da reklam yapılmasını mümkün kılmak istiyor. Üreticilerin dijital pazarda daha fazla reklam verebilmeleri gerekiyor.

‘Şimdi Al, Sonra Öde (BNPL)’ Hizmetleri Perakende Sektöründe Fırsat mı, Risk mi?

Son yıllarda tüketicilere satın alma ve ödemeleri zamana yayma esnekliği sunan “şimdi al, sonra öde” (BNPL) hizmetlerinin popülaritesi arttı. BNPL uygun bir çözüm olarak lanse edilirken, bazı kullanıcılar için gerçek hiç de pembe değil.

Temel olarak BNPL, alışveriş yapanların alışverişlerini genellikle minimum faizle veya hiç faiz olmadan taksitlere bölmesine olanak tanır. Pek çok kişi için, özellikle de finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olanlar için bu seçenek, nakit sıkıntısı yaşandığında bir cankurtaran halatı sağlıyor.

buynow
‘Şimdi Al, Sonra Öde (BNPL)’ Hizmetleri Perakende Sektöründe Fırsat mı, Risk mi?

BNPL: Yeni Finansal Trendler ve Endişeler

Kademeli Ödeme Modeli cazibesi, gelir ve kredi seviyelerini aşıyor ve kullanıcılar finansal esneklik vaadine kapılıyor. Ancak bu hizmetlerin popülaritesi arttıkça potansiyel tehlikelere ilişkin endişeler de artıyor. Araştırmalar, BNPL kullanıcılarının aşırı harcama yapma eğiliminde olduğunu ve çoğu zaman ek ücretler ve faiz masraflarına yol açtığını göstermiştir. Sektörü düzenlemeye yönelik çabalara rağmen, kredi kuruluşlarına tek tip raporlama yapılmaması, borçluların mali sağlığının değerlendirilmesini zorlaştırıyor.

Reddit gibi sosyal medya platformları, hayal kırıklığına uğramış kademeli ödeme modeli kullanıcılarının hikayelerini paylaşabilecekleri ve başkalarını aynı tuzağa düşmemeleri konusunda uyarabilecekleri forumlar haline geldi.

Tüketici Mali Koruma Bürosu’nun geçen yıl yayınladığı bir rapor, “Parça Parça Ödeme Yöntemi borçlularının çoğunun, BNPL olmayan borçlulara göre daha yüksek kredi kartı kullanım oranlarına ve daha düşük kredi puanlarına sahip olduğunu” gösteriyor. NBC News’e göre, “Birçoğu taksitli kredilere bel bağlarken aynı zamanda kredi kartı bakiyelerine yüksek oranlar yüklemiş gibi görünüyor.”

Ek olarak rapor, belirli demografik grupların parça parça ödeme yönteminin cazibesinden orantısız bir şekilde etkilendiğini ortaya çıkardı. Kadın tüketicilerin BNPL hizmetlerini kullanma olasılığı da ortalamaya göre %35 daha fazlaydı.

Eleştirmenler, BNPL platformlarının kusursuz ödeme süreçleri ve cazip promosyonlarıyla dürtüsel harcama davranışını mümkün kıldığını savunuyor. “Satın al”a tıklamanın kolaylığı, özellikle yorgunluk veya stres anlarında rasyonel karar vermeyi geçersiz kılabilir. Bazı platformlar sorumlu harcamayı teşvik etmeyi amaçlayan özellikler öne sürerken, bunların aşırı borçlanmayı engellemedeki etkinliği konusunda sorular devam ediyor.

Artan incelemelere yanıt olarak küresel pazarlarda yasa koyucular, tüketicileri istismardan korumak için BNPL hizmetlerinin daha fazla denetlenmesi yönünde çağrıda bulundu. Ancak rahatlığın cazibesi, potansiyel risklere rağmen birçok kişiyi BNPL’ye çekmeye devam ediyor.

Bu arada, Asya’nın bazı bölgelerinde BNPL son yıllarda patlama yaşıyor ve tüketicilere esnek bir ödeme alternatifi sunuyor. Euromonitor International’a göre, 2018’de BNPL’nin kullanıma sunulması bu yükselişi tetikledi; sağlayıcılar artık stratejik ortaklıklara, iş modeli inovasyonuna ve ekosistem gelişimine odaklanıyor.

Endonezya, Malezya, Filipinler, Tayland ve Vietnam gibi Güneydoğu Asya ülkeleri, büyük banka hesabı olmayan ve yetersiz hizmet alan nüfuslarıyla BNPL sağlayıcıları için verimli bir zemin sunuyor. Özellikle Filipinler ve Endonezya’da banka hesabı olmayan nüfus sırasıyla %76 ve %67’dir; Vietnam (%47), Malezya (%40) ve Tayland’da (%25) benzer rakamlar bulunmaktadır. Bu hizmetleri bu mali açığı kapatma konusunda cazip bulundu. Ülkemizde de özellikle kredi kartı taksit kısıtlamaları gibi gündemler bu yöntemi daha da popüler hale getirmeye devam ediyor.

Stratejik ortaklıklar, BNPL hizmetlerinin bölgedeki erişiminin genişletilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Kart operatörleri, e-ticaret platformları, dijital cüzdanlar ve sigorta şirketleriyle yapılan işbirlikleri, bu hizmetlerin kullanıcı tabanını ve kullanımını önemli ölçüde genişletti.

Gelir ve kârlılık zorluklarının üstesinden gelmek için BNPL iş modelleri bir dönüşümden geçti. Tüketici ücretlerinin uygulanması ve geri ödeme koşullarının optimize edilmesi, gelir akışlarını ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik stratejiler olarak ortaya çıktı. Taksit sürelerinin kısaltılması ve banka satın alınması veya dijital bankacılık faaliyetlerine geçiş gibi alternatif finansman kaynaklarının araştırılması, uzun vadeli sürdürülebilirlik için vazgeçilmez hale geldi.

Büyüme fırsatlarına rağmen, gelişmekte olan piyasalarda iyi tanımlanmış düzenlemelerin bulunmaması, özellikle kredi riski açısından zorluklar yaratmaktadır. Ancak bu ortam, daha genç, banka hesabı olmayan ve yeterince hizmet alamayan nüfus arasında ilgi görmesi nedeniyle fırsatlar da sunuyor.

Euromonitor International, bu pazarların benzersiz ihtiyaçlarını ve tercihlerini anlayarak, potansiyel olarak bu pazarlardaki finansal ürün ve hizmetlerin birincil sağlayıcısı olarak ortaya çıkabileceğini öne sürüyor. Şimdi Al, Sonra Öde oyuncuları, kendilerini finansal ortamı şekillendirmede, finansal katılımı teşvik etmede ve büyüme potansiyelinden yararlanmada öncü olarak konumlandırarak, bu gelecek vaat eden pazarların sunduğu muazzam fırsatları yakalayabilir.

Flormar; Esas Private Equity, Tacirler Portföy ve Credia Partners’a Satılıyor

2012’den bu yana Yves Rocher’nin ana şirketi Groupe Rocher çatısı altında faaliyet gösteren kozmetik markası Flormar, Esas Private Equity, Tacirler Portföy ve Credia Partners’a satılıyor. Bu adımla markanın global büyümesinin hızlandırılması ve uluslararası pazarda daha güçlü bir konuma taşınması hedefleniyor.

Flormar’ın Yeni Yolculuğu

1950’lerde Milano’da kurulan şirket, 1970’te Türkiye’ye taşındı ve 2012 yılında Groupe Rocher bünyesine katıldı. Bugün 70’ten fazla ülkede 60 bin satış noktasında hizmet veren markanın Türkiye’de 120’den fazla mağazası bulunuyor.

Esas Private Equity’den yapılan açıklamada, “Flormar’ın küresel büyüme potansiyeline inanıyoruz ve bu yatırımın, markanın uluslararası arenada daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz” denildi. Tacirler Portföy yetkilileri ise, “Flormar’ın dinamik yapısı ve yenilikçi yaklaşımı ile global pazarda önemli bir konuma ulaşacağına eminiz. Bu ortaklık, şirketin uluslararası başarılarını hızlandıracaktır” şeklinde konuştu. Credia Partners temsilcileri ise, “Bu stratejik ortaklık, şirketin güçlü yönetişim, inovasyon ve kaliteye dayalı büyüme hedeflerini gerçekleştirmesinde önemli bir rol oynayacak” ifadelerini kullandı.

Satın alma sürecinin finansal denetimleri KPMG tarafından gerçekleştirilirken, hukuki danışmanlık Acar & Ergönen Hukuk Bürosu tarafından sağlandı. Ticari durum tespit çalışmaları ise Alvarez & Marsal tarafından yürütüldü. Bu anlaşma, şirketin küresel büyüme hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Evidea’da Üst Düzey Atama

Evidea, yönetim kadrosuna deneyimli bir isim daha ekledi. Mağaza Geliştirme yönetimi konusunda pek çok kurumsal firmada deneyim sahibi olan Emre Develioğlu, Evidea Mağaza Geliştirme Direktörü olarak atandı.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Orta Kademe Yöneticilik Bölümü’nden mezun olan Emre Develioğlu, ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni tamamladı. Kariyerine Ceylan Bebe’de Mağaza Koordinatörü olarak başlayan Develioğlu, sırasıyla Flo, Arow ve Chakra gibi perakende şirketlerinde yöneticilik yaptı. Son olarak Penti firmasında 8 yıla yakın süre Kıdemli Kiralama Müdürü olarak görev alan Develioğlu, Mart ayı itibariyle Evidea’da Mağaza Geliştirme Direktörü olarak görev yapmaya başladı.

8 ana kategori bulunan Evidea’da, mağaza geliştirme süreçleri önemli bir rol oynamaktadır. Emre Develioğlu, Evidea’da bu süreçlerin yönetiminden sorumlu olacak.