Kuzeydoğu Tayland’daki bir kafe, kripto para birimi yatırımcılarına ev sahipliği yapıyor. Bu Kripto Cafe’de kahve ve kekin yanında kripto hareket ekranları ve yatırımcı danışmanları da bulunuyor.
HIP Coffee & Restaurant müşterileri, kiraz çiçeği ağaçlarının sakin dış cephesinin arkasında, dizüstü bilgisayarlarına bakarak bazen sinirli bazen de mutlu bir şekilde buzlu kahvelerini yudumluyorlar.
Müşterilere burayı nasıl buldukları sorulduğunda “Burada olmak benim için heyecan verici çünkü aynı ilgi alanlarını paylaşan insanlarla tanışıyorum” diyorlar.
“Burada bilgi alışverişinde bulunuyoruz çünkü ticaret dünyasında milyonlarca insanla karşılaşıyoruz.”
2013’ten beri var olan HIP cafe, 2020’de kripto makyajına kavuşmuş.
O zamandan beri, personele göre müşterileri ikiye katlanmış. Kafenin müdürü, buranın çevredeki eyaletlerdeki insanlar için de alternatif yatırım fırsatları sunduğunu söylüyor. Çünkü kafede aynı zamanda ücretsiz yatırım danışmanlığı da sunuluyor.
Siz ne dersiniz, Cafe Restoran işletmeleri yeni trendlere ve değişimlere bu şekilde ayak uydurmalı mıdır?
Starbucks Endonezya, Bali’deki Starbucks Dewata’da bir Kahve Deneyimi Merkeziaçtı. Deneyim Merkezi; kahve devinin tohumdan bardağa yolculuğunu müşterilere aktaracağı, kahve tedarikini, kahvenin kavrulmasını ve demlenmesini müşterilerin tek bir yerde keşfetmesi için bir dizi etkileşimli deneyim sunacak.
Starbucks Bali – Kahve Deneyimi Merkezi
PT Sari Coffee Endonezya Starbucks Lideri Anthony McEvoy, “Dewata Kahve Deneyim Merkezi, kahve konusundaki liderliğimizle tutkumuzu ve Endonezya’nın zengin kahve kültürüne olan bağlılığımızı güçlendiriyor” dedi.
kahve deneyimi merkezi
140 m2’den fazla alana yayılan alana bakır tonları hakim. Geleneksel Bali Besek sepetlerinden ilham alan iç mekan, terakota tuğla ve terrazzo zeminler dahil şirketin Dewata Coffee Sanctuary ile aynı malzemelerden yapılmış.
kahve deneyimi merkezi
Merkezi ziyaret eden müşteriler, yerinde düzenlenen etkileşimli atölye çalışmaları aracılığıyla kahve tedarik etme, kavurma ve demlemenin ardındaki sanat ve bilim hakkında bilgi edinebiliyor.
McEvoy, “Herkes için sürdürülebilir bir kahve geleceği sağlamak için Çiftçi Destek Merkezi ile yakın çalışarak Endonezya’daki kahve çiftçilerini destekleme taahhüdümüzü yeniden teyit etmek istiyoruz” diye ekledi.
kahve deneyimi merkezi
Kahve Deneyimi Merkezi’nin açılışı, sembolik ve anlamlı olarak Starbucks’ın Endonezya’daki 20. yıl dönümüne denk getirildi. Şirketin Kahve ve Kakao Bölümü Başkan Yardımcısı Tim Scharrer, “Endonezya, şirketimizin başlangıcından bu yana benzersiz ve önemli bir rol oynadı” dedi.
“Markamız, 50 yıldır Endonezya’dan yüksek kaliteli Arabica kahvesi tedarik ediyor ve bugün dünyanın en büyük Endonezya kahvesi alıcılarından biri olmaktan gurur duyuyor.”
Türevlerine bir öncü olacak Kahve Deneyimi Merkezi, müşterilerin ilgisine ve konseptin başarısına göre diğer ülkelere ve şubelere de yayılım gösterebilir. Şirketlerin, müşterileri satın almadan daha fazlasına ittiği projelerin sayısı gün geçtikçe artmaya devam edecek.
PepsiCo hedefini, 2030 yılına kadar Avrupa’daki tüm cips ambalajlarında yalnızca geri dönüştürülmüş veya yenilenebilir plastik kullanmak olarak açıkladı. Bu dünya genelinde hakim olan sürdürülebilir paketleme trendini olumlu yönde hızlandıracak gibi görünüyor.
Bu projede hedeflenen amaç, Lay’s, Doritos ve Cheetos gibi markaların 2030 yılına kadar sürdürülebilir olmayan tüm plastik ambalajlarından arındırılması. Böylece plastik ambalajlarından kaynaklanan karbon ayak izini yüzde 40 oranında azaltılabilmeyi hedefliyorlar.
Alternatif ve geri dönüştürülmüş paketler ile ilk tüketici denemeleri, Fransa’daki Lay’s serisinden başlayarak bu yıl içinde Avrupa’nın kalanına sunulacak. Bunu İngiltere’de Walkers markasıyla yapılan testler izleyecek. Paketleme, geri dönüştürülmüş plastik ve kullanılmış yemek yağı veya kağıt hamurundan kaynaklanan atıklar gibi bitkilerin yan ürünlerinin bir karışımından oluşacak.
“Sürdürülebilir Paketleme Tüm Dünyada Artmalı”
Pepsi bu çalışmasını anlatırken “Ambalaj geri dönüşümü Avrupa genelinde bir standard olmalıdır.” demişti. Bu çalışmanın başlangıcında torbalarımızın fosil bazlı ham plastikten arınmış olacağı bir gelecek hayal ediyorlardı. Bu ambalajlar, paketlemenin yarattığı doğa kirliliğini azaltmayı isteyen ve yeni bir paket olarak geri dönüştürülebilen gelişen döngüsel ekonominin bir parçası olacaklar.
“Bunu yapmak ve bu konuda teknolojik kapasite oluşturmak için ortaklarımızla birlikte yatırım yapıyoruz. Artık ambalajların asla israf olmaması için uygun bir düzenleyici ortama ihtiyacımız var“
PepsiCo, yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş malzemelere geçmenin yanı sıra ‘Paketleri Daha İyi Hale Getirme‘ hedefini de duyurdu. Ayrıca Avrupa ve çevresinde plastiklerin geri dönüşümünü ve yeniden kullanımını artırmak için bir dizi yatırım ve yeniliğe odaklanacakları da belirtiliyor.
Bir önceki yazımızda, fikrinize yatırımcıları nasıl çekeceğinizi konuşurken yeşil girişimcilikten de bahsetmiştik. ”Yeşil Girişimcilik Nedir?” dediğimizde, bu yeni trendin çevreci bir yaklaşıma sahip olduğu anlaşılsa da kavramın temeline inmek ve sizlere en açıklayıcı haliyle anlatmak istiyoruz.
kazanan girişimler
Bir diğer adıyla ”eko girişimcilik” sektörlerin çevreye verdiği zararları en aza indirmeyi hedefleyen iş fikirleridir. Ekoloji (çevre) kavramından gelen bu trend, aslında yeni olmak için oldukça geç kalınmış bir girişimcilik türüdür. Ama artık bir tür olmaktan ziyade, tüm girişimcilerin benimsemesi gereken bir iş görüşü olmalıdır. Dünyanın her geçen gün yok oluşuna şahitlik ettiğimiz bu zamanlarda, hayatımızı kolaylaştıran ve krizleri çözen girişim fikirlerinin temelinin, çevre odaklı olması ise kaçınılmaz bir durum. Çünkü iş güdüsü, sadece kar elde etmekten ziyade daha duyarlı bir hareket gerçekleştirmek olan girişimciler hem sektörün hem dünyanın en ihtiyacı olan kişilerdir.
Ne mutlu ki geçte olsa değer gören yeşil girişim kavramı, artık yatırımcılarında oldukça ilgisini çekiyor. Yani yeşil fikirler, kâr amacı güdülmeden hayata geçirilse dahi talebin yoğunluğu üzerine maddi olarak da destek gören bir hale geldi.
Şu anda küresel olarak en önemli gündemler, yenilenebilir kaynaklar, düşük karbon kullanımı, temiz teknoloji, geri dönüşüm, enerji verimliliği ve tasarrufu konularıyken yeşil girişimcilik de tam bunları hedeflemektedir. Özellikle yaşanan pandemi ile daha ön plana çıkan bu terimler, çevreye duyarlı iş fikirlerinin üretilmesine oldukça alan açıyor. Her kriz döneminin yeni fırsatlara alan açması gibi, Covid-19 krizinin çevresel farkındalığı beraberinde getirmesi de eko girişimciliğin gelecek potansiyelini arttırdı.
Yeşil girişimlerin en önemli noktalarından birisi de kesinlikle sektör kısıtlaması yaşamamaları diyebiliriz. Modadan lojistiğe, marketlerden kafelere kadar uygulayabileceğiniz binlerce alana sahiptir. Eğer bir mayo markası oluşturuyorsanız mayolarınızı doğaya saygılı bir şekilde üreterek sadece tasarımlarınızla değil marka politikanızla da ön plana çıkabilirsiniz.
doğa dostu moda girişimi etiketi
Ya da çoktan bir girişiminiz var ve satış politikanızda eko girişimciliğe uygun değişimler yapmak istiyorsunuz ama radikal bir değişime girmeyi güvenli bulmuyorsunuz. Bunun için önce küçük adımlarla atabilir veya markanız ile halihazırda var olan yeşil girişimlere destek olabilirsiniz. Örneğin bir perakende mağazanız varsa çevreye saygılı ve sürdürülebilir ürünler üzerinden kampanyalar oluşturabilirsiniz. Eko üretimle var olan markalara verdiğiniz bu destek ile hem fark yaratabilir hem de gelen talep ile sürümden kazanabilirsiniz.
Bu konuyla ilgili her sektör için binlerce fikir vardır. Kısaca sürdürülebilir modadan temiz enerji üretimine kadar geniş skalaya yayınlan bu fikirler dünya kaynaklarını az miktarda en verimli haliyle kullanmak üzerine inşa ediliyor.
temiz ve sürdürülebilir bir dünya
Yeşil Girişimcilik Fikirleri
Uluslararası Yeşil Girişimcilik ve İstihdam Merkezi tarafından düzenlenen Uluslararası Yeşil Girişimcilik Fikir Yarışması ise 2019 yılında Türkiye’den de birçok başvuru almıştır. Toplum ihtiyaçları için fayda ve değer üreten bu girişimlerden bazıları:
Tarlamvar: Bireysel tüketiciyle çiftçi arasında bağlantı kurarak, tarım ürünlerinin tedarik zincirindeki verimsizliğin azaltılmasını sağlayan bir girişimdir.
UNIQ: UNIQ hızlı modanın yarattığı ekolojik ve sosyal zararların azaltılması adına doğaya, tüketicilerin sağlığına ve emekçi insanların onuruna ve sosyal yaşantısına zarar vermeyen kıyafetler üretmeyi felsefe haline getirmiş moda alanında sürdürülebilir bir girişimidir.
Bluedot: Elektrikli araba kullanıcılarının şarj ünitesine ulaştığı, rezervasyon ve ödeme yapabildiği; şarj ünitesi sahiplerinin paylaşım ekonomisi ile gelir elde ettiği pazar yeridir.
Toplio: Evinde veya iş yerinde elektronik atık oluşan kişilerle lisanslı e-atık toplama-ayırma ve geri dönüşüm tesislerini bir araya getiren ve paydaşlarına kazanç, tasarruf ve bağış imkanı tanıyan bir mobil bir e-atık pazar yeri ve tersine lojistik platformudur.
The Snack Haus: Yüksek besin değerlikli gıdaları, besin değerlerini kaybetmeden, şeklini, rengini, kokusunu, tadını ve hacmini tamamen koruyarak hiç bir katkı maddesi eklemeden 30 yıl raf ömrüne sahip olmasını sağlıyor.
Biz ”Yeşil Girişimcilik Nedir?’ sorusunun cevabını verdik, şimdi sıra sizde! Aklınıza gelen en yeşil fikrinizi merak ediyoruz…
İtalyan lüks grubu Dolce&Gabbana, hayvan hakları derneği Humane Society International ile Pazartesi günü yaptığı ortak açıklamada, bu yıldan itibaren tüm koleksiyonlarında kürk kullanmayı bırakacağını söyledi.
Grubun iletişim ve pazarlama sorumlusu Fedele Usai, “Moda sisteminin tamamı, teşvik edilmesi gereken önemli bir sosyal sorumluluk rolüne sahiptir” dedi.
Marka, usta kürkçülerle işbirliğine devam edecek fakat artık eko-kürk giysilere ve aksesuarlara geçecek.
Bu yıl içerisinde Armani, Prada, Versace ve Gucci markaları da kürk üretimini bırakacaklarını açıklamışlardı.
Pandemi ile başlayan toplu alışveriş alışkanlığı 2021’in ilk 11 ayında da devam etti. Pandemi öncesine kıyasla ortalama bir hane daha seyrek alışverişe gidip, her alışverişte sepetine daha fazla harcadı.
Ocak-Kasım 2021’de Türkiye’deki hanelerin hızlı tüketim ürünleri harcamaları geçen yılın aynı dönemine kıyasla %39 artış gösterdi. Bu büyümenin kaynağı alışveriş sepetlerinin değerinin artması.
Haneler 2021’in ilk 11 ayında ortalama 213 kez alışverişe gidip her alışverişte 46 TL harcama yaptı.
pandemi ile başlayan toplu alışveriş alışkanlığı devam ediyor 17
COVID-19 kısıtlamalarının olduğu 2020 yılının ilk 11 ayında açık ürünlere talep bir miktar azalsa da 2021 itibariyle açık ürünler yeniden büyümeye başladı.
Ortalama bir hane her 100 TL’lik harcamasının 54 TL’sini markalı, 26 TL’sini açık, 20 TL’sini ise market markalı ürünlere ayırdı.
pandemi ile başlayan toplu alışveriş alışkanlığı devam ediyor 18
Haneler bir önceki yılda olduğu gibi bu yıl da İndirim Marketleri ve Bağımsız Süpermarketlerde diğer kanallara kıyasla daha çok harcama yaptı. Ortalama bir hane her 100 TL’lik harcamasının 31 TL’sini İndirim Marketlerinde, 23 TL’sini ise Bağımsız Süpermarketlerde gerçekleştirdi.
pandemi ile başlayan toplu alışveriş alışkanlığı devam ediyor 19
Geçen sene ile kıyaslandığında Bağımsız Süpermarketler payını korurken, Ulusal Zincirler, Yerel Zincirler ve İndirim Marketleri pay kaybetti. Kasap/Şarküteri ise ortalama üzerinde büyüyerek payını arttıran kanal oldu.
pandemi ile başlayan toplu alışveriş alışkanlığı devam ediyor 20
2021 yılının ilk 11 ayında Et ürünleri ve Yağlar harcamasında Türkiye ortalaması üzerinde artış görüldü. Et ürünleri harcaması Ocak-Kasım 2021’de %53 artarken, Yağ %57 arttı. Atıştırmalık ve Ev Temizlik ürünleri harcaması %39 artarak Türkiye ortalamasına paralel büyüdü. Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz.
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Trendyol kuryeleri kendilerine yapılan zam oranını protesto etmiş ve konu sektör gündeminde oldukça konuşulmuştu. Ardından Trendyol’un yaptığı açıklamayı sizlerle paylaşmıştık.
Bu gelişmenin ardından Hepsiburada kuryeleri de benzer bir protesto ile markanın kendilerine 1 TL zam yaptığı ile ilgili bir açıklama yaptılar ve 3,75 olan paket başı ücretlerinin 4,75 TL olarak güncellendiğini, bu artış iyileşmeden dağıtım yapmama kararı aldıklarını açıkladılar.
Bugün Hepsiburada’dan bu iddialara bir açıklama geldi.
Hepsiburada, yaptığı açıklamada, “24 Ocak tarihinde açıkladığımız yıllık artış oranları sonrasında HepsiJet çatısı altında kendi şirketleriyle sipariş teslimatı yapan 2095 iş ortağımızın 2022 yılı için ortalama gelirleri yıllık olarak %46 oranında artmıştır. Sektör ortalamasının oldukça üzerinde olan bu artış oranı dışında taşımacı iş ortaklarımıza destek amacıyla Aralık ve Ocak aylarında ek yakıt katkısı yapılmıştır. Çeşitli mecralarda “1 TL zam” olarak yansıtılan birim teslimat fiyat artışı yanlış bir algı oluşturulmak üzere kasıtlı olarak kullanılmaktadır. Bu zam, yapılan yüzde 46’lık yıllık toplam artışın sadece bir bölümünü oluşturmaktadır.
HepsiJet, tüm imkanlarını seferber ederek ve yapabileceğinin en iyisini yaparak, şirketleri aracılığıyla teslimat yapan iş ortaklarının her zaman yanlarında olmaya devam edecektir. Sektörünün yerli sermayeli en büyük şirketi olarak çalışmalarımızı, ülkemizin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik koşulları ve tüm paydaşlarımızın hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak yürütüyoruz. Türkiye’nin Hepsiburada’sı olarak sürdürülebilir paydaşlık hukukundan taviz vermeden, çalışanlarımız ve iş ortaklarımızla birlikte kazanma ve büyüme prensibiyle çalışmaya devam edeceğiz.” sözlerine yer verdi.
Canlı alışveriş furyası hız kesmeden devam ediyor. Online perakende satış mağazalarının yanı sıra, Facebook ve Google gibi şirketler de yatırımlarını bu trend üzerine yapıyor. Canlı alışveriş akımı, şimdiden 500 milyar dolarlık bir pazar haline geldi.
canlı alışveriş – facebook
Canlı yayın alışverişini bu kadar popüler yapan şey eğlenceli ve dinamik bir bir yapısı olması. Aslında bu işi başlatan Instagram’da son yıllarda alışık olduğumuz yeni düzen, artık diğer sosyal medya platformlarına da taşınacak. Instagram’da insanlar evde otururken, işteyken ya da yoldayken sosyal medyaya göz atıp beğendiği ürün için link kaydırıp satın alabiliyorlar. Bu sayede hem sosyal medyada etkileşim haline geçmiş hem de zamandan tasarruf etmiş oluyorlar. Tabi bu alışveriş markalarına olduğu kadar içerik üreticileri içinde çok iyi bir fırsat oluyor. Link paylaşıp canlı alışveriş imkanı sunan kişiler, linklerinden satın alınan her ürün için komisyon kazanıyorlar.
Tiktok, Instagram, Twitter, Amazon gibi teknoloji devleri bu konuda arka arkaya yeni atılımlar yapıyorlar.Bu furyanın popüler olmasının farklı birçok sebebi olabilir. Mesela insanların ilgisini çeken kısım sadece alışveriş olmayabilir. Eğlenceli, ilgi çekici bir alan olması ve tüketicilerin istedikleri an tek bir tıkla bir ürün satın alabileceklerini bilmeleri canlı alışverişi tercih listesinin başına koyma da oldukça etkili noktalar olabilir.
dünya devleri canlı alışveriş pazarına giriyor! 24
eMarketer’a göre bu yıl canlı yayın alışverişinin Çin’de 480 milyar dolarlık bir komisyona ulaşması bekleniyor. ForeSight Research’e göre Amerika’da ise bu rakam 11 milyar dolar. Hızını artırarak devam eden canlı alışveriş sayesinde bu sayıların aniden değişmesi mümkün.
‘Canlı Alışveriş’ Furyasını Pandemi mi Tetikledi?
3 yıl öncesine kadar canlı ya da çevrimiçi alışveriş bu kadar yaygın değildi, özellikle batı ülkelerinde neredeyse hiç yoktu. Ama Çin’de 3 yıl önce de perakende gelirlerinin %3.5’luk kısmını e-ticaret satışları oluşturuyordu.
eMarketer’ a göre yeni değişimlerin batıyı da etkisi altına almasıyla, 2023 yılına kadar Çin’de e-ticaretin tüm perakende içindeki yerinin %19.4’ünü kaplayacağı tahmin ediliyor. Amerika’da ise 2023’e kadar 25 milyar dolar hasılat elde edilebilir. Peki bu trendin birden yayılmasının sebesi insanların fiziksel olarak mağazalardan alışveriş yapmak istememeleri olabilir mi?
Elbette pandeminin çevrimiçi yapılan aktivitelere su götürmez bir katkısı oldu fakat insanlar bunun kolaylığına ve pratikliğine alıştığı için daha uzun yıllar artarak devam edeceği öngörülüyor.
Canlı Alışveriş Pazarına Yapılan Yatırımlar
canlı alışveriş – amazon
Amazon, Amazon Live’a büyük yatırım yapıyor.
Google‘ın YouTube’da canlı alışverişi var.
Bu tür bir girişim için çok uygun görünen Pinterest, geçen yılın sonlarında bir canlı akışlı alışveriş projesini duyurdu.
Son zamanlarda yaratıcılar ve para kazanma konusundaki yenilikleri aşırı hızlandıran Twitter, canlı yayın alışverişi üzerinde çalışıyor.
Facebook, yatırımını özellikle Instagram’a yapıyor.
Yatırımcılar bu sektörün büyüyerek devam edeceğini tahmin ettiklerinden fonlarını bu alanlara yöneltiyor ve geleceklerini sağlama almaya çalışıyorlar.
Samsung Electronics 2021’de rekor kar elde etti: Dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi dördüncü çeyrekte kârını %58 artarak 57 milyar euroya çıkardı. Küresel lojistikteki kriz, Güney Koreli şirketin rekor kar elde etmesini engellemedi.
markanın en ses getiren modelleri galaxy flip serisiydi
Samsung Ciro ve Kârında Önemli Artış
Ciro, Ekim ve Aralık arasında neredeyse dörtte bir oranında artarak 76.57 trilyon won ile rekor seviyeye ulaştı. Satış büyümesi, öncelikle akıllı telefonlar, TV’ler ve ev aletleri gibi tüketici ürünlerinin satışından kaynaklandı. Devam eden tedarik zinciri sorunlarına rağmen yine de son derece iyi performans gösterdi.
Bahsedilen dönemde faaliyet karı 13.87 trilyon won (10.3 milyar euro) idi. 2021’in tamamı için, Samsung’un cirosu 207,8 milyar euroya yükseldi ve işletme karı %43’ten fazla bir artışla 51,63 trilyon won’a (38.4 milyar euro) yükseldi.
Akıllı telefon satışları toplam ciroda yaklaşık %40’lık pay ile geçen yıl grubun en büyük bölümü olmayı devam ettirmişti. The National, kârlılık açısından, amiral gemisi modellerin önemli ölçüde daha iyi puan aldığını yazıyor.
samsung standları ve etkinlikleri her sene büyük i̇lgi görüyor
akıllı saatler günümüzde oldukça popüler
Teknoloji devi, akıllı telefon pazarının 2022’de büyümeye devam etmesini bekliyor ve hatta akıllı saatler gibi giyilebilir cihazlar için %10’dan fazla bir büyüme öngörülüyor. Yine de Koreli şirket, devam eden korona salgını ve ham madde kıtlığı nedeniyle birçok belirsizliğin devam ettiği konusunda bizleri uyarıyor.
İsveçli moda grubu H&M pandemi etkilerine bir çizgi çekerek, 2030 yılına kadar satışları ikiye katlama hedefi belirledi ve yatırımlarını bu yönde artırdı.
Dünyanın en büyük ikinci giyim perakendecisi, yeni hedefine ulaşmak için 2022’de yatırımlarını ikiye katlayarak yaklaşık 1,1 Milyar Dolar küresel yatırım yapacağını açıkladı.
Harcamaların teknoloji, tedarik zinciri, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir ürünler gibi alanlara odaklanacağı belirtildi.
CEO Helena Helmersson, “Satışlar pandemi öncesi ile aynı seviyede ve birkaç yıldan daha iyi bir karlılıkla yılı güçlü bir şekilde kapattık” dedi.
“Artık güçlü bir finansal durum ve iyi bir karlılık ile daha normal bir duruma geri döndüğümüze göre, yeniden büyümeye tamamen odaklanabiliriz.”
H&M’in dördüncü mali çeyreği olan Eylül-Kasım döneminde vergi öncesi kâr, bir önceki yıla göre %64 artarak 640 Milyon Dolara ulaştı.
H&M yaptığı açıklamada, “Güçlü sonuç, esas olarak daha düşük indirimler ve iyi maliyet kontrolü ile iyi alınan koleksiyonların bir sonucudur.” dedi.
2019’un pandemi öncesi dördüncü çeyreğiyle karşılaştırıldığında, kâr %43 arttı.
H&M, şimdi 2021 satışlarına kıyasla 2030 yılına kadar satışlarını ikiye katlamayı ve aynı zamanda karbon ayak izini yarıya indirmeyi ve 2024 yılına kadar %10’un üzerinde bir işletme marjına ulaşmayı hedeflediğini söyledi.