Ana Sayfa Blog Sayfa 445

Perakende Sektöründe Ekim ve Kasım Ayı Değerlendirmeleri

Perakende sektörü, Ekim ayında hem sezon geçişleri hem de ayın başı itibari ile Pandemide yaşanan düşük ivme sebebi ile çok da kötü olmayan bir ay geçirmeye başardı.

Ayın özellikle ilk 15 gününde teknoloji sektöründe pandemi boyunca olduğu gibi artış yaşandı.

Özellikle kış ürünlerinin satın alımının artması ile, moda ve ayakkabı perakendecileri geçen yılı tam olarak geçemese de geçen yıla yakın rakamlar yakalayabildi.

Tabi bu rakamlar özellikle turist girdisi yüksek lokasyonlar için Ekim ayında da geçen yıla göre bu kadar iyi seyretmedi.

Turist girdisi yüksek lokasyonların diğer lokasyonlara göre kaybı %20 ile %30’lar arasında daha fazla kaydedildi Ekim ayı içerisinde de.

Öte yandan Kasım ayının ilk haftası ve vaka sayılarının giderek tırmanmaya başlaması ile birlikte hem mağaza ve AVM giriş sayılarında hem de perakende cirolarında ciddi düşüşler gözlemlenmeye başladı.

Hal böyle olunca perakende sektörünün aklında, pandeminin ilk dönemlerinin başında yaşanan ve giderek artan kilitlenmeler yer alıyor.

Mevcut ekonomik durumun, kış aylarında satınalmaya yaratacağı düşüş etkisi de göz önüne alındığında sektörü zor bir kış döneminin beklediğinin sinyalleri Kasım ayı başı ile birlikte konuşulmaya başlandı.

Tabi bu konuşulmalar da kira\indirim tartışmalarını da kısa sürede yine gündeme getirecektir.

Öte yandan yurt dışında yaşanan ikinci dalga kilitlenmelerinden gelen haberlerin oldukça iç karartıcı olması da sektörü bu anlamda ciddi demoralize etmiş gibi görünüyor.

Ulusal Perakende Federasyonu Amerika’da Seçim Sonrası Ekonomiye Nasıl Bakıyor?

Ulusal Perakende Federasyonu Amerika’daki seçimlerin ardından perakende sektörünün nasıl etkileneceği ile ilgili yorumlar yaptı.

Bu doğrultuda, özellikle perakendecilerin bu dönemde “biz” olma kaygısı üzerine değinen Federasyon, birlikte hareket etmenin önemi üzerine değindi.

Ulusal Perakende Federasyonu’nun yorumlarından notlar şu şekilde:

“Açık veya kapalı olma konusunda keyfi kararlar almamalıyız. Unutmamalıyız ki işiniz sizin için olduğu kadar farklı perakende kategorisinde de bulunsa komşunuz için de benzer öneme sahip”

“İşsizliğin yüksek olmasının yanı sıra, özellikle tatil döneminde olduklarından Amerika’daki perakende sektörünün olumlu sinyalleri bu sektörde iş açığı fırsatlarını arttırıyor bu bir süre daha devam edecek. “

“Pandemi döneminde artış gösteren sektörlerin de artışının bir sınırı var. Daha fazla dizüstü bilgisayara veya mobilyaya ihtiyacınız yok. Bu durum şimdiye kadar tüketimi artırmaya yardımcı oldu fakat ikinci dalgada etkiler aynı olmayacaktır.”

“Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ikinci dalga ile birlikte daha fazla teşviğe ihtiyacı var. Aksi halde hayatta kalmaları zor olacaktır.”

“Trump yönetiminin ticari ilişkilerin çoğuna tek taraflı yaklaşımının tüketiciler için yararlı olmadığı ve genel olarak ekonomi için iyi olmadığı, henüz kesinleşmemiş olmakla beraber yeni yönetim ile bu alanlarda uzlaşma sağlayabileceklerini düşünülüyor”

BMW, Üçüncü Çeyrek Kârını Açıkladı

BMW’nin üçüncü çeyrek karı neredeyse % 10 arttı, ancak Alman otomobil üreticisi dünyayı kasıp kavuran yeni bir koronavirüs enfeksiyonları dalgasının önümüzdeki süreçte “önemli” bir risk oluşturduğu konusunda uyarıda bulundu. 8 serisi ve X7 gibi lüks modellerin satışları, otomobil üreticisinin çeyrekte yeni bir satış rekoruna ulaşmasına yardımcı oldu, ancak temkinli görünüm, BMW hisselerini Çarşamba günü düşürdü.

BMW, “Üçüncü çeyrekte ekonomik ortamda daha istikrarlı bir dönemin ardından, salgın artık açıkça ivme kazanıyor” dedi.

“Pandemi daha da ciddi bir seyir izlerse ve küresel ekonomi algılanabilir bir gerileme yaşarsa, özellikle talep tarafında riske maruz kalma bizim için önemli olabilir.”

Çin’in artan önemi, BMW’nin “tüm kıtalarda dengeli satış” arayışından vazgeçmesine neden oldu. Rakip Mercedes gibi, BMW’nin vergi öncesi karı üçüncü çeyrekte toparlanarak teslimatlarda % 8.6 artış kaydetti.

Şirket pandemiden dolayı, hala üst sınıf araçların genel teslimatlarının ve bu yılki grup vergi öncesi karının geçen yıla göre önemli ölçüde daha düşük olmasını bekliyor.

BMW ve Mini markalı araçların teslimatları üçüncü çeyrekte % 8,6 arttı.

İcra Kurulu Başkanı Oliver Zipse bir konferans görüşmesinde gazetecilere verdiği demeçte “Dengeli satış stratejisini bozmanktan ve bir ülkeye bağımlı olmaktan (Çin) hoşlanmadıklarını belirtti”

Birinci sınıf otomobillere yönelik küresel talebin bu yıl % 10’dan fazla düşmesini bekleyen Münih merkezli şirket, gereken hazırlıkları yapıyor. BMW X1 ve Mini Countryman’ın Hollandalı fason üretici VDL Nedcar’da aşamalı olarak durdurulacağını ve üretimin BMW fabrikalarına taşınacağını belirtildi. Şirket ayrıca 2025 yılında ağırlıklı olarak elektrikli ve dijital bağlantılı araçlar üretmek için geliştirilen yeni bir araç mimarisini tanıtmaya hazırlanıyor.

L’Oreal Sanal Makyaj için Google ile İşbirliği Yaptı

Kozmetik sektöründe azalan mağaza satışları toparlanmaya çalışırken, Google’da kozmetik arayan müşteriler, L’Oreal ile yapılan bir anlaşma yoluyla artık L’Oreal ürünlerini sanal olarak deneyebilecekler.

Koronavirüs kısıtlamalarının azaldığı üçüncü çeyrekte karşılaştırılabilir satış büyümesine geri dönen Maybelline üreticisi L’Oreal, pandeminin bir sonucu olarak bazı web girişimlerini hızlandırdığını belirtti.

Şirket Google ortaklığının, 2018’de L’Oreal tarafından satın alınan Kanadalı bir artırılmış gerçeklik uzmanı olan ModiFace tarafından tasarlanan teknolojiye dayandığını ve ayrıca ABD için YouTube video paylaşım platformunu da kapsayacağını belirtti.

loreal
l'oreal sanal makyaj için google ile i̇şbirliği yaptı 2

Google veya YouTube’da reklamlarına L’Oreal markalarının ruj veya göz farını arayan kişiler, bu ürünleri artık çevrimiçi olarak deneyebilecekler.

Bildiğiniz üzere Youtube, makyaj ve saç bakım uygulamaları gibi kişisel bakım kategorilerinde yüksek ilgi gören aramalara sahip.

Facebook ile zaten bir ModiFace ortaklığı olan L’Oreal, bu yıl Covid-19 kilitlenmeleri sırasında sanal makyaj araçlarının kullanımının beş kat arttığını gördü ve bir reklamdan satın almaya dönüşüm oranın üç kat daha yüksek gerçekleştiğini ölçümledi.

Birçok ülkenin yavaş yavaş yeniden kilitlenmelere girmesi ile birlikte, özellikle kozmetik sektöründe bu tarz yatırımlar kaçınılmaz olarak görünüyor.

L’Oreal’ın satışlarının yarıdan fazlasının önümüzdeki üç ila yedi yıl içinde web’den gelmesi bekleniyor.

2 – 8 Kasım Haftalık Sektör Değerlendirmeleri

Bu haftanın sektör değerlendirmelerinde, ülkemizde özellikle sayıların artış göstermesi ile birlikte pandeminin yaşanan yada yaşanmak üzere olan ikinci dalgasının perakende ve Alışveriş Merkezleri üzerine etkilerini konuştuk.

Perakende sektöründe yaşanan personel problemleri, sektörde tartışılan B planları üzerine araştırmaları sizlerle paylaştık.

Her hafta olduğu gibi, bu hafta da haftanın en çok okunan yazılarını hafta yoğunluğu içerisinde kaçırmış olan okuyucularımız için tekrar derledik.

İyi pazarlar, iyi okumalar.

Yeni Alınan Önlemler ile “HES Kodu, AVM Kapı Girişleri ve Perakende Etkileri”

1 haftalik
2 - 8 kasım haftalık sektör değerlendirmeleri 8

Agresif Perakende Promosyonlarının Bugünün Satınalmasına Etkileri

2 haftalik
2 - 8 kasım haftalık sektör değerlendirmeleri 9

Neden Bir Plan B ile Hareket Perakendenin Geleceğidir?

3 haftalik
2 - 8 kasım haftalık sektör değerlendirmeleri 10

Perakende Personel Talebinde Ciddi Düşüş Yaşanıyor

4 haftalik
2 - 8 kasım haftalık sektör değerlendirmeleri 11

Perakendeciler Neden Artık Sosyal Ticareti Görmezden Gelemiyor?

5 haftalik
2 - 8 kasım haftalık sektör değerlendirmeleri 12

Hugo Boss Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Üçüncü çeyrekte HUGO BOSS, kademeli iş toparlamasına başarıyla devam etti.

Mağazalarının büyük çoğunluğunun yeniden faaliyete geçmesiyle birlikte, özellikle Grubun perakende satışları, yılın ilk yarısına kıyasla çok daha güçlü bir performans kaydetti fakat yine de % 20 azaldı.

Önemli pazarlarda yerel talep önceki çeyreğe göre belirgin bir şekilde artarken, turistlerle yapılan ticaret uluslararası seyahat kısıtlamalarından zarar görmeye devam etti.

Genel olarak, Grup satışları üçüncü çeyrekte 627 milyon dolar olarak gerçekleşti ve önceki yıla göre kur ayarlı % 24 düşüş gösterdi. 

Çevrimiçi satışlar, üçüncü çeyrekte % 66 artış ile güçlü ivmesini korumayı başardı. Hugoboss.com’un Haziran ve Ağustos aylarında 24 yeni pazara başarılı bir şekilde genişlemesi de artışa katkıda bulundu. Böylelikle, Temmuz’dan Eylül’e kadar olan dönem, HUGO BOSS için önemli çift haneli çevrimiçi satış büyümesi gösterdi.

Genel satış düşüşüne rağmen, grubun faaliyet karı üçüncü çeyrekte pozitif yöne döndü. Bu gelişme, sıkı maliyet kontrolü ve Şirketin gider azaltma önlemlerinin başarılı bir şekilde uygulanmasıyla sağlanmıştır. 

Mali gücünün genel konumuna bağlı olarak, HUGO BOSS, ileriye dönük işlerinde daha fazla iyileşme sağlamaya odaklanmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu bağlamda, Grup, küresel satış fırsatlarını 2020 mali yılının önemli son çeyreğinde, özellikle de stratejik büyüme itici güçleri ile kararlı bir şekilde değerlendirecektir. 

Şirketin açıklamasına göre; “Grubun genel işindeki daha fazla iyileşmenin ötesinde, markalarının cazibesini artırmak HUGO BOSS için odak noktası olmaya devam edecek. Daha genç hedef gruplar arasında farkındalık yaratmak ve BOSS ve HUGO profilini güçlendirmek için, gelecekteki marka ve pazarlama girişimleri, duygusal olayların yanı sıra markalar ve elçilerle özel işbirliklerine odaklanacaktır. Sosyal medya, tüm iletişim girişimlerinin etrafında inşa edildiği merkez sahneyi alacaktır.”

Perakende Personel Talebinde Ciddi Düşüş Yaşanıyor

KPMG ve REC tarafından yayınlanan İş Raporu, Ekim ayında hem kalıcı hem de kısa dönemli perakende çalışanları için açık iş pozisyonlarında önemli düşüşlere işaret etti.

Permanent Retail Personel Açık Pozisyonları Endeksi, kalıcı perakende personel talebinde keskin ve hızlı bir düşüşe işaret etmek üzere Eylül’deki 33,8 skalasından Ekim’de 22,1’e geriledi. Azaltma oranı, Haziran ayından bu yana en hızlı oran oldu ve perakende sektörünü, kalıcı personel talebi açısından iş sektörü sıralamasının en altına yerleştirdi.

Kısa vadeli perakende personeline olan talep geçtiğimiz yıl boyunca düştü ve en son azalma Temmuz ayından bu yana en hızlı şekilde gerçekleşti.

Endeks okuması aynı zamanda perakende sektörünün ardından ikinci en kötü performans gösteren kategori olarak, Otel ve Yiyecek-İçecek sektörünü gösterdi. Buna karşılık, geçici perakende çalışanlarına olan talep ulusal düzeyde sağlam bir şekilde artarak 53.6 puana yükseldi.

KPMG’nin Perakende Ortağı Don Williams, en son anket sonuçları hakkında şunları söyledi: “Son zamanlarda yaşanan kayıplar ve iş kayıpları dalgası her şeyi çok açık hale getirdiği için, perakende iş fırsatları pandemi ve yaklaşan kilitlenme karşısında pek de başarılı olamadı.”

Marks&Spencer, 94 Yıl Sonra İlk Kez Yarı Yıllık Kayıp Açıkladı

  • İngiliz perakendeci Marks&Spencer (M&S), altı aylık vergi öncesi dönemde 87.6 milyon £ (114.0 milyon $) zarar açıkladı.
  • Perakende gelirlerinin üçte birini oluşturan giyim ve ev eşyası satışları salgın sırasında düştü.
  • Bu kayıp, M&S için 94 yıl boyunca ilk kez açıkladığı yarı yıllık kayıp.
  • Ancak M&S, toplam gelirlerin tahmin ettiğinden üçte bir oranında daha az düşmesinin ardından işletmenin “beklenenden daha iyi” performans gösterdiğini söyledi.

İngiliz perakendecisi, 26 Eylül’de sona eren altı aylık dönemde 87.6 milyon £ (114 milyon$) vergi öncesi zarar kaydetti. Geçen yılın aynı döneminde, 158.8 milyon £ (206.7 milyon$) kar elde etmişti.

Daha az giysi ve ev eşyası sattığı için gelirler geçen yıla göre % 15,8 düşüşle 4,1 milyar £ (5,3 milyar $) oldu.

Bu mevcutta şirketin beklentilerini aştı; çünkü M&S gelirinin % 22,8 oranında düşmesini bekliyordu.

Gıda satışları benzer şekilde % 2,7 arttı, ancak mutlak olarak % 0,3 düştü.

M&S, daha az insanın hareket halindeyken ve etkinlikler için yiyecek satın aldığını ve bunun yerine daha fazla süt, balık, kümes hayvanları, dondurulmuş yiyecek ve market ürünleri satın aldıklarını, çünkü evde daha sık yemek yaptıklarını söyledi.

Şirket, özellikle giyim ve ev eşyalarına odaklandığı Hindistan’daki kapanmalardan çok etkilendiğini söyledi.

Yeni Alınan Önlemler ile “HES Kodu, AVM Kapı Girişleri ve Perakende Etkileri”

Koronavirüs tedbirleri kapsamında dün açıklanan önlemler, her ne kadar genel ticari gidişatı çok etkilemeyecek düzeyde olsa da perakende sektöründe endişeleri yine beraberinde getirdi.

Öte yandan bazı illerde il Hıfzıssıhha tarafından alınan AVM’lere girişlerde HES kodu gibi zorunluluklar bu yönde Alışveriş Merkezi yönetimlerini çözümler aramaya teşvik ediyor.

esparkavm 123793718 852415395577582 3354180351828298248 n
yeni alınan önlemler ile "hes kodu, avm kapı girişleri ve perakende etkileri" 14

AVM girişlerinde HES kodu zorunluluğu getirilirse ne olacak?

Özellikle orta ve büyük ölçekli Alışveriş Merkezleri için, hafta sonları yaşanan kapı girişi yoğunlukları HES kodu sorgulaması ile ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Bu anlamda firmalarda hızlı karekod okuyucu gibi hizmetler de hızla gündeme girerken, asıl mesele kapılarda müşterinin HES kodunu hazır olarak bulundurması konusunda yaşanacak yoğunluk.

Özellikle İstanbul’da bu yönde bir uygulamanın uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yer alıyor.

Saat 22.00 sonrası kapanışları restoran ve kafeler öncelikli olmak üzere, saatin daha erkene çekilebileceği konusunda endişeleri beraberinde getirdi.

Alışveriş Merkezlerinin ikinci bir kapanışı genel olarak sektörde öngörülmese de, bu tür önlemlerin müşterilerin psikolojisine ve satınalma davranışlarına doğrudan etki etmesi artık alıştığımız bir durum. Açıklamalar artarsa, Alışveriş Merkezlerindeki giriş oranlarında azalmalar görülecektir.

Halihazırda zor durumda olan perakendecinin bu konuya nasıl tepki vereceği ise sektörde tartışma konusu yaratmaya başladı bile.

Agresif Perakende Promosyonlarının Bugünün Satınalmasına Etkileri

COVID-19 salgını,perakende operasyonlarına büyük zarar verdi . Bu nedenle, perakendecilerin ve markaların 2020’de promosyonları azaltması tamamen anlaşılabilir bir durumdur. Ancak koşullar yerleşmeye devam ederken ve alışveriş yapanların beklenti içinde bakmaya başlamasıyla, ticaret ortaklarının pazarlama stratejilerini yeniden değerlendirme zamanı geldi- çünkü müşteri duyarlılığı aktif ve tutarlı bir tanıtıma dönüş için açıkça ihtiyaca işaret etmektedir.

Alışveriş yapanların % 71’i şu anda market ürünlerinde tasarruf etmenin yollarını arıyor.

Alışveriş yapanların aktif olarak yiyeceklerinden tasarruf etmek için fırsatlar araması yeni bir şey değil, ancak yeni olan, bu tasarrufları bulmak için sahip oldukları seçeneklerin artan sayısı. Sınırlı çeşitlilik kanalının sürekli genişlemesi, market ürünlerine yönelik olan e-ticaret tekliflerinin katlanarak büyümesi ve özel markanın yaygınlaşması, giderek daha rekabetçi bir pazar oluşturmak için birleşiyor .

Tam zamanlı fiyat konusunda rekabet etmek çoğu geleneksel süpermarket ve marka için bir seçenek olmasa da, stratejik, kararlı tüketici ve ticari promosyonlar yoluyla olumlu bir fiyat imajı tasarlamak, marketlerini genişletmek için müşterileri çekecek ve tutacak etkili ve uygun fiyatlı bir savunmadır.

Alışveriş yapanların % 44’ü alternatifleri satın aldıktan sonra favori markalarına dönemeyebilir.

Pandeminin başlarında yaygın stok dışı kalmaya yol açan panik satın alma süreci geçti ancak etkileri devam ediyor. Diğer markalara o dönemde zorunlu maruz kalan alışveriş yapanların çoğu (henüz) geçmiş satın alma alışkanlıklarına geri dönmemişken, önemli bir kısmı marka tercihleri ​​konusunda kararsız hale geldi.

Sadece eski müşterileri geri kazanmak için geri yüklenen ürün kullanılabilirliğine güvenmek risklidir. Hem geleneksel indirimler hem de hedeflenen dijital promosyonlar olmak üzere şimdi mağaza öncesi promosyonlara yatırım yapan markalar, COVID öncesi sadakate dayananlara göre önemli bir rekabet avantajı elde edecek.

Dijital promosyonlar için teklif değerlerini ve satın alma gereksinimlerini özelleştirme yeteneği, pazarlamacıların, belgelenmiş marka ilişkilerine göre alışveriş yapanlara teklifleri hedefleyerek daha fazla aktivasyon sağlamasına olanak tanır.

Alışveriş yapanların % 50’si, COVID-19’un yarattığı koşullar nedeniyle perakende tercihlerini değiştirdi.

Dahası, geçiş yapan tüketicilerin % 46’sı yeni perakendecilerinden alışverişe devam etmeyi planladıklarını söylüyor.

Yeni alışveriş yapanları tutmak, “kararsız” olanlarla yeniden ilişki kurmak ve yerleşik bir müşteri tabanının daha fazla erozyonunu önlemek, el dezenfektanı istasyonları ve maskeli çalışanlardan daha fazlasını gerektirecektir. Alışveriş yapanların değer beklentileri, ilgili ve çekici tekliflerin düzenli olarak sunulmasını, pazarlama planının ayrılmaz bir parçası olarak kalmasını gerektirir.

Alışveriş yapanların % 58’i yakın gelecekte kişisel mali durumlarını düşünüyor.

Güvenlik, tüketicilerin nerede alışveriş yaptığının temel belirleyicisi olarak değer aranan ve alışveriş yapanları çekmede oldukça etkili olmaya devam ediyor. Bu bulgu aynı zamanda geleneksel perakendecilerin ve markaların promosyon kullanımlarında agresif olma ihtiyacını veya alışveriş yapanları kaybetme ve diğer satıcılara ve markalara ürün satışları yapma riskini vurguluyor.

Alışveriş yapanlar tasarruf etmek istiyor. Ve tasarruf edebilecekleri yerde alışveriş yapacaklar.

Değişen her şeye rağmen – değer denkleminde bazı değişiklikler de dahil olmak üzere – alışveriş yapanlar, perakendecilerden ve markalardan satın alma gücünü en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmalarını bekliyor. Promosyonların agresif kullanımıyla bu beklentiyi tutarlı bir şekilde karşılayan ticaret ortakları, belirgin bir rekabet avantajı elde edecek ve elinde tutacaktır. Ve hala belirsiz bir geleceğe doğru ilerlerken bu giderek daha değerli bir avantaj olacaktır.