Ana Sayfa Blog Sayfa 478

Tüketiciler Geleceğe Bakıyor. Peki Ya Markalar?

Karantina sürelerinin uzaması ve insanların artık evde geçirdiği vakitlerin bitmesini beklediği şu günlerde, her ne kadar tereddütler ve huzursuzluklar bitmemiş olsa da artık insanlar geleceğe bakmaya çalışıyor.

Şu sıralar çalışanların yüksek çoğunluğu iş yerlerinden geri dönün çağrısı bekliyor veya bir kısmı geri döndü bile. Hal böyle olunca markaların da artık geleceğe odaklanması ve tüketici ile aynı yöne bakma aşamasına geçmesi gerekiyor.

Aşağıdaki dört aşama markaların bu süreçte bulundukları durumları özetliyor. Şu anda pek çok markanın birinci veya ikinci aşamada olduğu bir gerçek. Fakat artık aşama atlamanın zamanı geldi. Beraber inceleyelim:

tüketici

1. Aşama – Sınıflandırma ve Bilgilendirme

Hedef kitleniz şaşırmış. Acil yardıma ihtiyaçları var. Şimdilik kendilerini güvende hissetmek ve zaman geçirebilmek için bilgi istiyorlar. Homeoffice ayrıntıları, evde yapılabilecek 5 öneri, yemek tarifleri… gibi uzayıp giden ve kendilerini rahatlayabilecekleri öneri ve bilgiler bekliyorlar sizden.

Hemen hemen tüm reklamverenler buradan başlıyor, ancak birçoğu bu süreci oldukça fazla uzatıyor. Hala bu konudaki içerikleri görüyoruz değil mi? Artık aşama atlamamız gerekiyor. Çünkü tüketici dışarı çıktı ya da çıkmak üzere. Aksi halde bu durum markanızı rahatsız edici veya duyarsız gösterecektir.

2. Aşama – Empati

Kitleniz endişeli. Mevcut durumdan kaynaklı olumsuzlukların sonucunu çekiyorlar. Mart veya Nisan aylarında kitlenizin çoğu maaş alamadı veya alsa bile kısa çalışma ödeneği gibi ödeneklerden tam olarak alamadı. En iyi ihtimalle belirsiz bir süreçte evde bekledi. Kazanç kaybı yaşadı ama normale dönmeye çalışıyor. Bu süreçte onlara -yeni sezon ürünlerinizi- tanıtmaya çalışmayın. Hiçbir şey yokmuş gibi alışveriş yapmalarını beklemeyin. Gerçek ihtiyaçları belirleyerek bunlar üzerine odaklanın ve o gerçek ihtiyaçlarda gerçek fiyat avantajları yaratmaya çalışın. Empati kurun ve gerçekten fayda sağlamaya çalışın.

3. Aşama – Kaçma ve İyimserlik

Kitleniz huzursuz, sıkılmış veya yalnız olmaya başlıyor. Çünkü evet işe gidebiliyorlar ama, hala arkadaşları ile cafede oturamıyorlar. Hala bir konsere veya etkinliğe gidemiyorlar ve kendilerini yalnız hissetmeye başlıyorlar. İletişim şekillerinizi bu noktada ilham verici olmaya kaydırın. İnsanlara gelecekteki seyahatleri veya ertelenmiş etkinlikleri ile ilgili fikirler verin. Üç ay sonra neler yapabilecekleri ile ilgili onlarla iletişim kurun. Kaçıp gizlenmelerini izlemeyin, çok hayalci olacak ama onlara iyimserlik aşılamaya çalışın.

4. Aşama – Kurtarma

Tüketiciler yeniden inşa ediliyor. Alışkanlıkları kalıcı olarak değişmiş olabilir, bu nedenle marka alışkanlıklarının da değişmesini bekleyeceklerdir. Onları izleyin ve nasıl değiştiğinizi gösterin. Değerlerinizi paylaşın. Yaptığınız değer odaklı eylemleri paylaşın. Tüketiciler kendi değerlerine uygun markaları tercih edecektir.

“Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır” der Peter Drucker. Hem markalar hem de tüketiciler olarak bir sonraki adımın hayata geçirilmesi ve ön görülmesinde hepimizin bir rolü var. Unutmayalım ki bugün dört gözle beklediklerimiz, yarının bir parçası.

Ekonomi Yeniden Normalleşmeye Başlarken CFO’ların Beklentileri

Koronavirüs salgınının yavaşlaması ile birlikte, ülkeler çapında önlemler azaltılmaya başlarken sektörler de bundan sonraki süreçteki öngörülerini ve çalışmalarını gerçekleştirmeye başladılar.

PWC’nin 300’den fazla CFO ile yaptığı araştırmaya göre kriz döneminde bu bakış açısından çıkabilmek için en önemli nokta çalışanların normalleşmesi ve sağlığı.

CFO’lar salgının tüketici davranışlarında ciddi kalıcı değişimler bekliyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı uzaktan çalışmanın belirli roller için norm haline gelmesini beklerken, dörtte biri ise ofislerin veya perakende satış yerlerinin kısmi açılışlarla çalışabileceğini savunuyor.

Araştırmaya katılan CFO’ların %77’si çalışanlarını sağlık testinden geçirerek işe başlatacağını, %65’i sosyal mesafeyi korumak adına çalışmalara başladıklarını belirtiyor.

Bu dönemde rahatsızlıklardan dolayı işe gelmeme durumlarının artacağını düşünenlerin sayısı %50.

anket1

CFO’ların %80’i koronavirüs sürecinden kaynaklı olarak gelir düşüşü beklediğini bildirirken, bu düşüncede olanların yarıdan fazlası bu düşüşün %10’un üzerinde olacağını öngörüyor.

%26’sı bu süreçte şirketlerinde işten çıkarma kararlarının önlemez olacağını bekliyor. Mevcut 2020 yatırımlarının tamamen iptal edileceğini düşünenlerin oranı ise %70.

Normale Dönüş Beklentisi Ne?

CFO’ların %48’i normale dönüş durumunun önümüzdeki üç ay içerisinde gerçekleşeceğini beklerken, bu etkinin daha erken olmayacağı değerlendirmesini yapıyorlar.

anket2

Bu dönemde tüketiciler için en büyük endişe nedir sorusuna verilen cevap ise %66 ile -güven- olarak belirtildi.

Küresel anlamda tüm sektörler için küçülme beklentisi ortalaması ne olacak sorusunda verilen cevabın ortalaması ise %25. Yani küresel olarak tüm sektörlerin %25 oranında küçüleceği öngörülüyor.

Normalleşme Sürecine Giren Ülkelerde Nisan Ayında Moda Sektöründe Oranlar

Normelleşme sürecine giren ülkelerde panik satın alım oranlarında ivmesel düşüşler yaşanıyor. Tüketiciler panik satın alım ürünlerini almayı yavaş yavaş bırakırken, sokağa çıkmaların artışı ile birlikte moda sektöründe de bir hareketlenme var.

Fakat online alışverişe olan ilgi azalmış değil. Bu hareketliliğin yüksek çoğunluğu hala online kanallar üzerinden yaşanıyor. Hayat normale dönse dahi, tüketiciler alışveriş noktalarına gitmekte tedirginliklerini üzerinden atamıyor.

ABD’de moda ve hazır giyim sektörü , Mart ayında Covid-19’dan online perakende satışların %30 oranında düştüğü bir darbe aldı. Ancak Nisan ayında, E-ticaret kişiselleştirme platformu Nosto’nun verilerine göre %21 oranında moda ve hazır giyim sektöründe bir artış yaşandı.

moda1
normalleşme sürecine giren ülkelerde nisan ayında moda sektöründe oranlar 6

Rapora göre ziyaret, satış ve sipariş oranları Nisan ayında geçen yılın üzerine çıktı. 2019 yılı Nisan ayına göre %24 satış artışı, %8 çevrimiçi ziyaret artışı ve %29 perakende dönüşüm oranı artışı yakalandı. Fakat aynı oranlar mağaza perakendeciliğinde maalesef görülemiyor. Mağaza satışları online kanala ve geçen yılki oranlara göre hala bir hayli düşük olarak seyrediyor.

moda2
normalleşme sürecine giren ülkelerde nisan ayında moda sektöründe oranlar 7

Nisan ayı sektörde toparlanma yaşanırken geride bıraktığımız Mart ayında geçen yıla göre tüm hazır giyim ve moda sektörü satış hacminde %32 düşüş kaydedildi.

Öte yandan ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İsveç, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan 300’e yakın moda ve hazır giyim perakendecisinin Mart – Nisan ayı toplam karşılaştırma verilerinde geçen yıla göre %3 azalma gerçekleştiği gözlemleniyor. Oranın bu kadar iyimser olmasındaki sebep, panik satın alımlarının azalması sonrasında insanların sosyal ihtiyaç psikolojisi ile moda alımlarını arttırması olarak yorumlandı.

Öte yandan mağazacılık kanadında durumlar Nisan ayında da online kanalın tersine toparlanma gösteremedi. Geçen yıla göre mağaza satışlarında %80 oranlarında düşüşler hala devam etmekte. Tüketicinin toplu alanlara ve yoğun temas noktalı alanlara gitmekte tereddütü hala devam ediyor.

Elbette bu oranlar, anneler günü ve bayram alışverişini kaçırmamak ve bu yeni normal sürece hazırlık yapabilmek adına açılışa hazırlanan ülkemizdeki perakende markaları için endişe verici ön görüleri beraberinde getiriyor. Özellikle ülkemizde moda ve hazır giyim perakendeciliğinde online kanalın yerleşik mağaza satışlarının yüksek oranda gerisinde kalması, bu süreçte endişeleri de bir hayli arttırıyor.

Mayıs ayında açılışlarını yavaş yavaş gerçekleştirecek olan perakende ve AVM’lerdeki gelişmleri aktarmaya devam edeceğiz.

Sanayi Şirketlerinden Üretime Geri Dönüş

Koronavirüs salgınının etkilerini azaltmak için faaliyetlerine geçici süre ara veren sanayi şirketleri, vaka sayılarındaki ivmenin azalması, dünya genelinde ülkelerin sınırlandırmaları gevşetmeye başlaması ve ekonomi yönetiminin destekleri ile tekrar faaliyete geçmeye başladı.

Üretime başlayan ya da mayısın ilk haftasına kadar başlayacağını açıklayan Borsa İstanbul’da halka açık şirketlerin sayısı bugüne kadar 16’ya ulaştı.

Nisanda KAP’ta açıklanan bildirimlere göre, Demisaş, Ford Otomotiv, Karsan, Bosch Fren, Goodyear’ın İzmit ve Adapazarı fabrikaları, Tofaş Türk Otomobil Fabrikası, Yünsa Çerkezköy Fabrikası, Sanifoam, Borusan Mannesmann’ın İstanbul Halkalı ve Gemlik fabrikaları, Oyak Renault, Sarkuysan, Lüks Kadife, Brisa ve Akın Tekstil için de üretimin başlaması ile ilgili duyurular yapıldı.

Bu fabrikaların çoğunda üretim başlarken, 6’sının üretime 4 Mayıs’ta, birinin de 5 Mayıs’ta başlaması bekleniyor.

Çin’in ardından bazı Avrupa ülkelerinin de sınırlandırmaları gevşettiğini açıklaması özel sektörü, kolları sıvaması yönünde cesaretlendirdi.

Fabrikaların tekrar üretime başlaması ile BIST Sınai Endeksi’nin dün itibarıyla mart kapanışına göre getirisi ise yüzde 18’i aştı. Sınai Endeksi, martta yüzde 18,9 değer kaybetmişti.

Analistler, üretim alanında tedarik zincirinin önemli parçalarından biri olan Çin’deki normalleşmeyi, Türkiye’nin en güçlü ticaret partneri ve pazarı olan Avrupa ülkelerinin de takip etmesi durumunda makroekonomik veriler ve şirket faaliyetlerinde hızlı toparlanmaların görülebileceği belirtiyor.

Koronavirüs Sonrası Ekonomi Hızlıca Toparlanır mı? 15 Ülkede Araştırma Sonuçları

Dünya üzerinde pek çok ülkede koronavirüsün etkileri yıkıcı oldu ve olmaya da devam ediyor. Normalleşme sürecine girmeye başlayan ülkelerdeki durumlar da maalesef pek iç açıcı değil.

Hal böyle olunca, birçok ülke birbirini izler ve hangi yollardan geçtiğini takip eder bir konuma geldi. Ipsos’un Global Advisor Koronavirüs araştırmasında, 15 ülke için koronavirüs sonrası ekonomide toparlanma aşamaları ve oranları gözler önüne seriliyor.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde yaşayanların birçoğu, COVID-19 karantina süreci sonlandığında ekonominin hızlı bir şekilde toparlanmasının olası olmadığını düşünüyor. 

Araştırmaya katılan 15 ülkenin 10’unda insanların çoğunluğu, koronavirüs pandemisinden gelen sosyal izolasyon ve karantina süreçleri sona erdiğinde ekonominin hızla toparlanacağına katılmıyor. Bu bilimsel veri; dünyada ekonominin toparlanma sürecinin geçici değil kalıcı bir dönemde etkili olacağını gösteriyor. 

En Umutlu; Vietnam, Çin, Hindistan,  
En Umutsuz İspanya, Fransa ve İtalya…

9 – 12 Nisan tarihleri arasında yaklaşık 29.000 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada; İspanya (%76), Fransa (%72), İtalya (%68), İngiltere (%67), Rusya ve Japonya (%64) ve Kanada (%62) hızlı bir ekonomik toparlanma olacağına katılmayan ülkeler arasında yer alırken; Vietnam (%80), Çin (%68) ve Hindistan (%63) ise hızlı bir iyileşme gerçekleşeceğini düşünüyor.

Aynı zamanda, bu soruda en fazla görüş ayrılığına düşen ülkelerden biri, dünyanın en büyük ekonomisi kabul edilen ABD. Araştırmaya katılanların neredeyse yarısı (%49) hızlı bir iyileşmeye katılmıyorken,%43’ü bunun olacağını düşünüyor.

ipsos1
koronavirüs sonrası ekonomi hızlıca toparlanır mı? 15 ülkede araştırma sonuçları 10

Alınan tedbirler açısından, Hindistan (%56), Brezilya ve Almanya’daki (%54) çoğunluk, seyahatle ilgili tüm kısıtlamaların ve kendini izole etme etkilerinin COVID-19’un yayılmasını durdurmayacağını düşünülüyorken; Çin (%63), Avustralya (%59), İtalya ve Kanada (%58), İspanya (%57), İngiltere ve Vietnam (%54) ve Fransa (%51)  iyimserliğin arttığı ülkeler olarak görülüyor. Önlemlerin pandeminin yayılmasını durdurmayacağını kabul edenlerin sayısında Avustralya’da yüzde 17’lik bir düşüş görürken, Japonya’daki katılımcıların sayısında da 13 puanlık düşüş görülüyor.

ipsos2
koronavirüs sonrası ekonomi hızlıca toparlanır mı? 15 ülkede araştırma sonuçları 11

Mağazalar Açılmaya Başladıkça Perakendede Yeni Normal Hazırlıkları Hız Kazanıyor

Bildiğiniz ve güncel haberlerden takip ettiğiniz üzere, ülkemizde yavaş yavaş normalleşme süreci içerisine girmekteyiz. Bazı kısıtlamaların Mayıs ayı içerisinde kademeli olarak kaldırılacağı konuları gündemde.

Bu gündemlerin en yoğun tartışmalarından birini ise hiç şüphesiz kapanış döneminde olduğu gibi AVM ve Perakende mağazaları çekiyor.

Perakende sektörü dönüş hazırlıkları yaparken, bir yandan da bu yeni normal süreçte koronavirüs gerçeği ile yaşama konusunda çalışmalar gerçekleştiriyor.

Her ne kadar insanlar kendilerini güvende hissetmek ve eski günlerine dönmek istese de, içerisinde bulundukları endişe süreci bu normalleşme için zamana ihtiyaç olduğunu bizlere gösteriyor.

perakende sektörü
mağazalar açılmaya başladıkça perakendede yeni normal hazırlıkları hız kazanıyor 13

Birçok perakende markası, bu yeni dönemde ateş ölçümü ile içeri alma, kabinleri her bir kullanımdan sonra dezenfekte, denenen ürünün 48 saat süre ile tekrar satışa sunulmaması gibi senaryolar üzerinde çalışıyor.

Bu senaryoları duyduğumuzda her ne kadar bu sıkılıkta ülkemizde uygulanacağı konusunda soru işaretleri olsa da, hijyen ve temas konusunda ciddi önlemler alınacağı aşikar. Fakat özellikle 48 saat ürünün satışa çıkarılmaması, kabinlerin her bir kişiden sonra dezenfektesi gibi noktalarda ülkemizde esnemelerin olacağı elbette öngörülüyor.

Amerika’nın en büyük perakendecilerin biri olan Kroger’ın, koronavirüs sürecini atlatıp normalleşme sürecinde yaşadıkları deneyimleri paylaştıkları rapora buradan erişebilirsiniz. Aslına bakarsanız ülkemizde de sektör öncüsü şirketlerin bu bağlamda yaptıkları çalışmaları raporlar halinde sunması hem tüketici güveni hem de sektörün aydınlanması açısından bir hayli faydalı olabilir. Önümüzdeki süreçte belki onları da tartışıyor oluruz.

Coğrafi konum perakendecilerin müşteri beklentilerini karşılamasına yardımcı olur

Bu dönemde perakende mağazaları eski verilerini tamamen yokmuş gibi varsayarak yeni veri analizlerine girişeceklerdir. Buna göre, yeni alışveriş verileriniz ile eski alışveriş verilerinizin karşılaştırması etkili mağaza ölçümlerinde hangi bölgenin süreçten daha fazla etkilendiği sonucunu bize elbette verecektir. Perakendecilerin hangi mağazalarını yeniden açmayacaklarının hesabını yaptığı şu günlerde bu analizleri yapmadan hareket etmesi sonrasında farklı bir takım sorunlara sebep olabilecektir.

Mağaza girişlerine doluluk kısıtlaması gibi kısıtlamalar konulacağı yine gündemde olan konulardan bir diğeri. Bu doğrultuda perakende markaları yeni müşteri çekmekten çok gelen müşterinin etkili alışverişi üzerine odaklı bir strateji geliştirecektir.

Perakende sektörü hiç olmadığı kadar zor bir sürecin içerisinden geçiyor. Bu süre içerisinde ciddi etkiler yaşayacak firmalar olduğu kaçınılmaz bir gerçek.

Fakat önlemler konusunu sadece sektörel olarak değerlendirmek de içerisinde bulunduğumuz sürece son derece haksızlık olur. Unutulmaması gereken en önemli nokta sağlıkta kat edilen bu yolun, tüm sektörlerin önlemi ile korunmasına fayda sağlamak görevimizdir. Aksini gerçekleştiren ve bu süreci önemsemeyen markalar ise zaten tüketici tarafından kısa süre içerisinde cezalandırılacaktır.

Dubai’de AVM’lerin Yeniden Açılışına Yönelik 15 Sayfalık Önlemler Paketi Zorunlu Kılındı

Dubai’de koronavirüs salgını sebebi ile kapanan Alışveriş Merkezleri, açıklanan 15 sayfalık önlemler paketi ile yeniden açılış veriyor.

Dubai’de ticari faaliyetlerin yeniden başlatılarak, hayatın yavaş yavaş normal akışına döneceği bilgisini verildi.

İzlenmesi gereken konulardan biri ise yetkili merciler ve Alışveriş Merkezi yatırımcılarının bir ortak akıl çerçevesinde birleşerek hazırladıkları önlemler paketi oldu. Buna göre bu önlemler paketine uyum sağlamayan Alışveriş Merkezleri açılışlarını gerçekleştiremeyecekler.

Özellikle ülkemizde de Alışveriş Merkezlerinin açılış vermeye yaklaştığı bu dönemlerde bu tarz gelişmeleri gözlemlemek bizler için oldukça önemli. Daha da önemli konularda biri daha var ki, genellikle Alışveriş Merkezleri yazılarımızın tamamında belirttiğimiz gibi ülkemizde Alışveriş Merkezlerinin yurt dışından çok daha büyük bir sosyal alan misyonunu benimsemiş olmasıdır.

Bu sebeple Alışveriş Merkezlerini hiçbir önlem açıklaması yapılmadan kendi iç denetim mekanizmaları ile açmak, istemeyeceğimiz sonuçlara sebep olabilecektir.

Şu sıralar bütün perakende markaları minimum temas maximum hijyen politikası altında, müşterilerine nasıl hizmetler verebilecekleri üzerine kafa yoruyorlar.

dubai

Aşağıda Dubai ve Abu Dabi’de Alışveriş Merkezlerinin açılışı için yetkili mercilerce belirlenmiş yönergelerini görebilirsiniz.

  • AVM’ler günde max. 10 saat açık olabilecek. Müşterilerin ziyareti 3 saati geçmeyecek.
  • 3-12 yaş arası ve 60 yaş üzeri misafirlerin girişlerini izin verilmeyecek.
  • AVM’ler ve mağazalar kiralanabilir ve kiralanmış olan alanları üzerinden kapasitelerinin %30’u kadar müşteriyi içeri alabilecek.
  • Çalışanlar da dahil olmak üzere AVM’ye giren herkes termal ısı ölçerlerle denetlenerek içeriye alınacaklar. Tüm girişlerde dezenfektan ürünlerin bulundurulması zorunlu olacak.
  • Tuvaletler her bir kişinin kullanımından sonra temizlenecek.
  • Maskesiz ziyaretçi girişine ve dolaşımına izin verilmeyecek.
  • Potansiyel taşıyıcılar için zorunlu izolasyon odaları oluşturulacak.
  • Yeme İçme alanları kapasitesinin max. %30’u kadar ziyaretçi alabilecek ve masaların arasında min. 2 metre mesafeler bırakılacak.
  • Önlemler süresince hem markalar hem de AVM Yönetimleri kampanya, aktivite veya promosyon yapmayacak.
  • Önlemler boyunca AVM otoparklarının sadece %25’i açık olacak ve vale hizmeti verilemecek.

20 – 26 Nisan Haftalık Sektör Değerlendirmeleri

Daha önceki yazı dizilerimizden bildiğiniz üzere, haftanın sektör değerlendirmeleri yazı dizimizde her hafta Pazar günü, o haftanın mevcut sektör değerlendirmelerini sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Bu hafta birçok sektörün normalleşme sürecinde karşılaşabilecekleri konular üzerine değindik, yeni normallerimiz ile ilgili raporlarmaları sizlerle paylaştık. Sektörün yurt içi ve yurt dışındaki durumu ile ilgili değerlendirmeler üzerine konuştuk. Aşağıdaki derlemeden bu haftanın öne çıkan değerlendirmelerini inceleyebilirsiniz.

İşletmeler için Koronavirüs Sürecine Uyum Sağlama Modelleri

Normalleşme Sürecine Giren Ülkelere Ait Sektör Değerlendirmeleri

%61 Salgının Tamamen Sona Ermeyeceğini Düşünüyor

5 Adımda Koronavirüs Sürecinde Uzun Vadeli Marka Sağlığı Yaratmak

Çin’de Yeniden Açılan Alışveriş Merkezlerinde Durum Ne?

Havayolu Şirketleri için Koronavirüs Yolcuğu

Perakendede 2020 Yılı için 7 Yeni Tahmin

Bu haftanın sektörel değerlendirme konularımız bu şekildeydi. Haftaya yeni konular ve başlıklarda görüşmek üzere.

Evde Kaldığımız Sürede Kişisel Bakım Harcamalarımızda Dibi Gördük

Unilever’in verilerine göre evde kaldığımız süre içerisinde kişisel bakım malzemeleri kategorisinde satış oranlarında ciddi düşüşler yaşanıyor.

Saç bakımı, cilt bakımı ve tıraş ürünlerine olan talepteki düşüş, insanların evde kaldıkça kişisel bakımlarına daha az harcama yaptıklarını bizlere gösteriyor. Yine deodorant satışlarında da satış oranları geçen yıl ile karşılaştırıldığında bir hayli düşük.

Öte yandan pandemi sürecinin ilk çeyreğinde el dezenfektanı ve temizlik ürünlerinde ciddi yükselişler gözlemleniyor. Cif yüzey temizleyicileri ve Domestos çamaşır suyu satışlarında büyüme oranları çift haneli rakamları gördü.

Beklentiler kişisel bakım ürünlerine talebin kademeli olarak artış sağlayacağı yönünde gerçekleşse de mağaza satın alımlarının yine çok düşük oranlarda gerçekleşmesi bekleniyor. Artan satışlar için tüm beklenti online kanallar üzerine.

Perakendede 2020 Yılı için 7 Yeni Tahmin

2019 yılı sona erdiğinde perakende sektörü aslında bu tahminlerin cevabını çoktan vermişti. Fakat elbette hiç kimse tüketicilerin ve markaların aynı anda elini kolunu bağlayan bu salgının getirileri ön göremedi. Bu nedenle de yıl boyunca yapılan bu tahminler yolun sadece üçte biri üzerine geçerlilik sağlayabildi.

Bu yazımızda yolun geride kalan üçte ikisi için perakende sektörü adına tahminler neler onlar üzerine konuşalım istedik.

Taşımacılıkta Yeni Alternatifler Gelişecek

Perakendecilerin yaya trafiği düşmeye başladıkça, yöneldikleri online kanalda yaşayacakları en önemli sorunlardan biri lojistik sektörü olacak. Hatırlarsanız daha önce gerçekleştirdiğimiz perakende sektörü değerlendirmesinde de değindiğimiz bir konu vardı.

Tedarik zinciri dediğimiz taşı ve depola kısmında perakende sektörünün ülkemizde ne derece eksik olduğu üzerine değinmiştik. Tam olarak bu sebepten taşımacılık şirketleri için yeni fırsatların doğduğu, perakende firmalarının da aynı fırsat ile teslimat gibi özellikleri kendi bünyesine almak gibi alternatifleri gerçekleştirebilecekleri konuşuluyor.

Daha Fazla Temassız İşlem

Pandemi sebebi ile mobil ödeme ve temassız ödeme noktasında hem ülkemiz hem de dünya üzerinde birçok ülke ciddi anlamda yol katetti. Özellikle ülkemizde yıllar içerisinde gerçekleştirilebilecek tüketici alışkanlıkları 1 ay içerisinde ciddi oranda tamamlanmış oldu.

Normalleşme süreci başladığında bu yönde eğilimler aynı yoğunluğu ile devam edecektir. Fakat unutulmamalı ki her yeni yenilik devamını getirmek zorunda. Normalleşme süreci içerisinde devam eden bu alışkanlıklar Yeni Normal döneminde yeni talepleri beraberinde getirecek. Örneğin kişiselleştirilmiş temassız alışveriş gibi yeni perakende modellerinin oluşturulması gerekecektir.

perakende sektör

Kampanyalar Sıklıkla Hayatımızda Olacaktır

Aslında zor zamanlarda ülke olarak en sevdiğimiz yaklaşım şekli denebilir. Kampanyalar… Evet bu süreçte de hem marka hem de çapraz satış anlamında birçok kampanya sektörler tarafından gerçekleştirilecektir.

Unutmayalım ki perakendenin önceliği her ne olursa olsun perakendeyi tekrar canlandırmak üzerine odaklıdır. Fakat kesin olan bir şey var ki, artık tüketicinin dikkatine çekebilmek adına sektörün yeni yollar denemesi gerekecektir. Buna perakendenin yeniden diriliş dönemi de denebilir aslına bakarsanız.

Online Karşılaştırmalar Kaçınılmaz

Aslında şimdiden başladık bile bu duruma. Özellikle market alışverişlerimizde yoğunluk sebebi ile 2-3 gün sonraya verilen teslimatları diğer kanallarla karşılaştırıyor ve tercihimizi bir sonraki alışverişimizde ona göre yapıyoruz. Bu durum belki pandemi süreci içerisinde şuanda kabul edilebilir olacaktır. Fakat unutulmamalı ki normalleşme sürecinde tüketici bunu hala hoş görmek zorunda kalmayacağından tüketim alışkanlıklarında değişikliklere sebep olacaktır.

Aracı Firmalara Olan Talep Azalacaktır

Üçüncü parti firmalar dediğimiz, markaların ürünlerini satışa çıkardığı online kanallarda da farklı bir rekabet ortaya çıkacaktır. Aracı firmaya verilen satış komisyonu kriz süreci içerisinde birçok markanın gözüne batan unsurlardan biri olacak. Bu sebeple pek çok markanın güçlü indirimlerini kendi online kanalları üzerinden gerçekleştirerek aracı firmalarla çalışmalarını minimuma indirmeye çalışması bekleniyor.

Bazı Politikalarda Değişiklikler Olası

Markaların müşteri memnuniyetini böyle bir süreçte üst düzeyde tutmak adına bazı politikalarda değişiklikler gerçekleştirmesi de beklenenler arasında. Örneğin iade politikalarını genişleterek satış cazipliğini arttırmak gibi yollarla müşterinin minimum engel ile ürüne ulaşması istenecektir.

Mağaza Kapanışları Devam Edecek

Özellikle AVM merkezli perakendecilerin bu dönemde oldukça fazla yara alması bekleniyor. Buna Türkiye’de AVM mekezli olmayan perakendeci mi var diyebilirsiniz fakat sektörde olanlar bilir ki, bazı perakende grupları satış kanallarını genişletebilmek için yıllarca farklı uğraşlar verdi. Geldiğimiz noktada Alışveriş Merkezlerinin tek satış kanalı olduğu perakendeciler için zor dönemler denilebilir.