Ana Sayfa Blog Sayfa 188

CECONOMY, 2023 Oranlarını Açıkladı. Türkiye’de Talep Artışı Yüksek

MediaMarkt’ın bağlı olduğu CECONOMY AG, 2023 yılında satışlarını önceki yıla kıyasla yüzde 4,7 artırarak toplamda 22,2 milyar Euro’ya çıkardı.

CECONOMY, 2022/23 mali yılının son çeyrek raporunu açıkladı. Buna göre MediaMarktSaturn Grubu, 2022/23 yılının dördüncü çeyreğinde kur etkilerinden ve portföy değişikliklerinden arındırılmış satışlarını çok güçlü bir satış hacmi yakaladığı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,4 artırdı. Böylece, yıl boyu toplam satışlar önceki yıla kıyasla yüzde 4,7 artarak 22,2 milyar Euro’ya yükseldi.

ceconomy, 2023 oranlarını açıkladı. türkiye'de talep artışı yüksek

Mağazacılık konusunda Türkiye başta olmak üzere belirli ülkelerde genişlemesini sürdüren grubun, söz konusu yeni mağaza açılışlarından arındırılmış büyüme oranı ise yüzde 4,3 oldu. 2021/22 mali yılında 208 milyon Euro olan FAVÖK, bu yıl kayda değer bir artış göstererek yaklaşık 240 milyon Euro’ya çıktı. Bu yükseliş, temel olarak maliyet disiplini ve tutarlı marj yönetiminin yanı sıra mağazacılık kanalındaki güçlü performanstan kaynaklandı.

Bu olumlu gelişmeler, CECONOMY’nin gelecek beklentilerini de olumlu etkiledi. Müşteri memnuniyeti konusunda da oldukça önemli gelişmeler kaydeden şirketin Net Tavsiye Skoru 53’e ulaştı. Bu, CECONOMY ve MediaMarktSaturn’un müşteri deneyimini sürekli olarak iyileştirme çabalarının bir sonucu olarak kaydedilen önemli bir başarı olarak kayıtlara geçti.

CECONOMY AG’nin başarıları ve vizyonu, kendini Avrupa’nın lider tüketici elektroniği firmalarından biri olarak daha da sağlamlaştırdığını ve büyümesini müşteri memnuniyetini merkeze alarak sürdürmeyi amaçladığını ortaya koyuyor.

Doğu Avrupa bölgesi, en temelde Türkiye’deki güçlü talep artışı, MediaMarkt’ın doğru pazar konumlaması ve hızlı biçimde yapılan yeni mağaza açılışlarının da etkisiyle yüzde 65 büyüme gösterdi. Türkiye’deki pazar payı gelişiminin yanında, grubun görece daha az satış büyümesi gösteren ülke/bölgelerinden Almanya, Avusturya ve Benelux için de pazar payı kazanımları gerçekleşti.

Özellikle mağazacılık tarafındaki ziyaretçi sayılarında ciddi artışlar görüldü. Mağazalardan yapılan satış tutarında yüzde 6,6’lık bir artış görüldü. Öte yandan online satışların tüm satışlar içindeki payı ise yüzde 22,8’e geldi.

Şirket, kur ve portföy değişikliği etkilerine göre toplam satışlarda bir kez daha hafif bir artış ve FAVÖK’te ise belirgin bir artış bekliyor. Tüm segmentler satış büyümesine katkıda bulunacağı, FAVÖK’teki belirgin artışın ise özellikle DACH ve Batı/Güney Avrupa ülkelerinden geleceği tahmin ediliyor.

Mağaza formatlarındaki dönüşüm ve artan üretkenlik

Doğru yerde doğru formatla mağazacılık prensibi ile, grupta mağaza formatları çeşitlenmeye devam ediyor. Ürün ve servis tekliflerinin çeşitliliğini odağına koyan ana mağaza formatlarının yanı sıra, deneyim merkezleri olarak konumlanan ‘Lighthouse’ formatındaki büyük mağazalar veya bölgesel ihtiyaçları giderecek dijital raf uygulamasını da devreye alan Xpress mağazacılık konseptleri de bu mali yılda gelişmeye devam etti.

Lighthouse formatındaki deneyim merkezlerinin toplamdaki sayısını artırmak isteyen MediaMarktSaturn Grubu, İstanbul’da Ekim 2023’te açtığı TechArena isimli deneyim merkezinden sonra, 2024’te de Hamburg’da yeni bir deneyim konseptini içeren bir mağaza açmayı planlıyor.

MediaMarktSaturn Grubu’nun kendi üretimi olan markalarının tüm satışlar içindeki payı yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşti. Ürün yelpazesini geliştirmek amacıyla şirket yakın zamanda DACH bölgesi için 2 Michelin yıldızlı Alman şef Tim Raue ile birlikte geliştirilen ve KOENIC markasının değerini daha da artıracak yeni bir ürün serisini piyasaya sürdü.

Peaq ve Koenic markalarının başı çektiği bu grupta, tüketicinin ihtiyacını doğru fiyatlama ile karşılayacak ürün yelpazesini geliştirerek, 2025/26 mali yılında bu markaların toplam satış içindeki payının yüzde 5’e çıkarılması hedefleniyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen CECONOMY AG Üst Yöneticisi (CEO) Dr. Karsten Wildberger, 2022/23 yılındaki güçlü performanslarının da ortaya koyduğu üzere, geride kalan mali yılda önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade etti.

Wildberger, kilit stratejik alanların tümünde kayda değer gelişmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

‘Bunların arasında teknoloji, tedarik zinciri ve mağaza dönüşümü de var. Bu yıl için yalnızca yıllık bazda güçlü bir satış büyümesi sağlamakla kalmadık, aynı zamanda Sermaye Piyasaları Günü’nde verdiğimiz orta vadeli taahhütlere uygun olarak ilk düzeltilmiş FAVÖK’te de yıllık bazda çok güçlü bir artış kaydettik. Disiplinli maliyet ve marj yönetimimizin yanı sıra hizmet büyümemiz hem karlılığımızı hem de dayanıklılığımızı güçlendirdi. Piyasadaki belirsiz ortama hızlı bir şekilde yanıt verebilmek için, işimizi daha çevik ve uyarlanabilir olacak şekilde dönüştürdük.’

Trendyol, ‘Global Moda Endüstrisinde Ezber Bozan Markalar’ Arasında Yer Aldı

100’den fazla ülkede moda endüstrisinin nabzını tutan Business of Fashion ve dünyanın en önemli araştırma şirketlerinden Mckinsey tarafından, global moda endüstrisindeki trendleri analiz eden ‘Modanın Durumu’ (State of Fashion) raporuna göre, 2024 yılında hızlı moda sektörü, üçüncü nesil şirketlerin öncülüğünde önemli değişikliklere tanık olacak; hız ve uygun maliyet odaklı stratejilerle öne çıkan ve müşteri sadakatini önceliklendiren şirketler, global moda endüstrisinde oyunun kurallarını değiştirecek.

Rapora göre, sadece ürünlerini daha hızlı ve uygun maliyetle sunmakla kalmayıp aynı zamanda müşteri sadakatini ana hedef olarak benimseyen üçüncü nesil şirketler, hızlı bir şekilde sektörün yeni oyun kurucuları haline geliyor.

trendyol, global moda endüstrisinde ezber bozan markalar arasında yer aldı

Business of Fashion ve Mckinsey’in global moda endüstrisini mercek altına alan analizinde, üretim anlamında kasları güçlü, kendi tedarikçi ekosistemine sahip olan, veriye dayalı tasarım ve üretim yapan moda markalarının yükselişinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekildi. Rapor aynı zamanda üçüncü nesil şirketlerin, sadece uygun fiyat politikalarıyla değil, aynı zamanda geniş ürün seçenekleri ve müşteri sadakatini artırmaya dönük yenilikçi ve etkileşimli stratejileriyle de ön plana çıktıklarını ortaya koydu.

“Tüketiciler Moda Endüstrisinde Yeni Nesil Perakendecilere Kayıyor”

Rapora göre üçüncü nesil moda markaları, son trendlere uygun tasarımları, kaliteleri ve uygun fiyatlarıyla batı pazarlarındaki tüketicilerin ilgisini çekiyor. Analize göre; ABD’deki müşterilerin yüzde 40’ı, İngiltere’de ise yüzde 26’sı son 12 ayda alışveriş tercihlerini, üçüncü nesil moda markalarından yana kullandı. Üçüncü nesil moda markaları, kaliteli ve global ölçekte dikkat çeken tasarımları, makul fiyatlarla pazara sunmalarıyla ön plana çıkıyor. Raporda yer alan bir başka sonuç ise, üçüncü nesil moda markalarının, günümüz tüketicisini yakalayan etkin ve deneyimsel sosyal medya kullanımıyla da ön plana çıkması.

Trendyol Group CEO’su Erdem İnan, “Bugün Türkiye’de üretilen tekstil ürünleri, Avrupa’dan Orta Doğu’ya, çok geniş bir coğrafyada kullanıcılar tarafından tercih ediliyor. Bunu öncelikle ülkemizin kaliteli üretim gücüne borçluyuz. Trendyol markalı ürünler Türkiye’nin dört bir yanındaki 400’ten fazla yerli üreticimiz tarafından üretiliyor.  ‘State of Fashion’ raporunun da ortaya koyduğu gibi; müşteri sadakatini ana hedef olarak belirleyen şirketler global olarak  sektörde ön plana çıkıyor. Trendyol olarak müşteriyi odağa alan iş yapış biçimimizi girdiğimiz tüm pazarlarda uyguluyoruz” dedi.

Küresel olarak e-ticarette en büyük dönüşümün tedarik zincirinde yaşandığının altını çizen İnan,  “Pazaryeri modelleri gelişmeye devam ederken, bir yandan da üreticilerin doğrudan e-ticaret ekosistemine dahil olduğu tedarik zinciri modelleri ön plana çıkmaya başladı. Bu da üretim ve lojistik anlamında güçlü ülkeleri sınır ötesi e-ticarette avantajlı duruma getiriyor. Türkiye’nin hem kaliteli üretim yapan markaları hem de hammadde ihtiyacını karşılayacak çok iyi tedarikçileri var. Türkiye çevresindeki geniş coğrafyaya da lojistik anlamda çok entegre ve verimli bir şekilde büyük pazarlara ulaşabiliyor. İşte tüm bu nedenlerden ötürü Türkiye önemli bir üretim ve lojistik merkezi. “State of Fashion 2024ö raporu da tedarik zincirindeki bu dönüşümün ve bu dönüşümü başarılı biçimde değerlendiren markaların altını çiziyor” diye konuştu.

“Girdiğimiz Tüm Pazarlarda Türk Ürünlerine Büyük İlgi Var”

Yerli üreticiler tarafından üretilen ürünlerin, yurt dışı pazarlarda büyük ilgi gördüğüne değinen İnan, “Geçtiğimiz yıl Almanya’da ilk yurt dışı ofisimizin açılışını gerçekleştirdik. Bugün 1 buçuk milyonun üzerinde müşteri Almanya’da Trendyol aracılığıyla 200’den fazla Türk markasından alışveriş yapıyor. Platformumuz aracılığıyla 350 binden fazla ürüne ulaşabiliyorlar. Yakın zamanda da Almanya Online Perakendeciler Birliği (BVOH) tarafından Avrupa’nın bir numaralı moda pazaryeri seçildik. Son 12 ay içerisinde, Trendyol uygulaması Almanya’da en çok indirilen uygulamalar arasına girdi. Yurt dışı açılımımız Almanya’dan sonra Azerbaycan ve Körfez ülkeleri ile devam etti. Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de kısa sürede en fazla indirilen alışveriş uygulaması olduk. Bu yıl kasım kampanyalarını ilk kez yurtdışına açtık. Satıcılarımızla birlikte başarılı sonuçlar elde ettik. Kasım boyunca Azerbaycan’da 60 milyonun üzerinde ziyaret aldık. 4 milyona yakın ürün satılırken öne çıkan kategoriler; giyim, ev-yaşam, hızlı tüketim ürünleri ve kozmetik oldu. Körfez ülkelerindeki müşterilerimizin de Türk ürünlerine ilgisinden memnunuz. Bu ülkelerde, faaliyete başladığımız Ağustos ayından bu yana 9 milyon adedi aşkın ‘Made in Türkiye’ etiketli ürün satıldı. Bu yılın sonunda 60 binden fazla satıcımızı tek tuşla Körfez ülkelerine satış yapar hale getireceğiz. Bu yıl itibariyle 3 milyon uluslararası aktif müşteri sayısına ulaşmış durumdayız. 2024 yılında dünya genelinde; 170 milyon ürünü 12 milyon aktif müşterimize, 38 milyon sipariş aracılığıyla ulaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Yapay Zeka Odaklı Envanter Yönetimi 2024’te Perakendede Nasıl Devrim Yaratacak?

Pandemi sonrası bir dünyada ilerlerken perakende sektörü yapay zeka (AI) teknolojisiyle kendini yeniden keşfediyor. Ana odak noktası mı? Müşteri talebine ilişkin daha doğru bir tahmin elde etmek ve son salgın sırasında kaprisli tüketici satın alma modelleri ve ‘tam zamanında’ envanter yönetimiyle ilgili zorluklar nedeniyle sarsılan tedarik zincirlerini yeniden canlandırmak. Bu tür zorluklardan biri, belirli SKU’ların hatalı satış tabanı miktarlarının arka oda konumlarının belirsiz olması gibi komplikasyonlara yol açtığı hatalı envanter verilerinde yatmaktadır.

Pandemi, tüketici davranışında dramatik bir değişime neden oldu ve neredeyse tamamen yalnızca geçmiş satış verilerine dayanan önceki tahmin modellerinin tuzaklarına yol açtı. Pandemi sırasında tüketicilerin satın alma tercihleri sürekli ve hızlı bir şekilde temizlik malzemeleri, evde spor ekipmanları, ofis kıyafetleri gibi ürünler ve ardından seyahat gibi hizmetler arasında değişti. 

Alışveriş alışkanlıklarındaki değişim birçok perakendecinin stoklarında satılmayan ürünlerin taşmasına yol açarken, diğer ürünlere olan talep de kontrolsüz bir şekilde artarak kıtlıkları artırdı. Bu endişeleri kolaylaştırmak, hem zamandan hem de paradan tasarruf etmeyi amaçlayan perakende satış işletmeleri için çok önemlidir.

2020 ve 2021’deki zirve dönemlerinde şirketler, tedarik zinciri kesintilerine karşı bir tampon olarak büyük ölçekli stoklar sipariş etti ve bu durum genellikle istenmeyen malların fazlalığına ve tüketici harcamalarında kaymalara yol açtı.

Doğru talep tahmini kârlılık için hayati öneme sahiptir. Müşteri davranışını anlamak, perakendecilerin trendleri tespit etmesine, bilinçli satın almalar yapmasına ve uygun fiyatlandırma ve promosyon stratejileri tasarlamasına olanak tanır.

Yapay Zeka Perakende Sahnesine Geliyor

Yapay zeka, çeşitli yenilikçi stratejilerle envanter yöntemini geliştirme potansiyeli sunan parlak zırhlı şövalye olarak ortaya çıktı. Bu büyüleyici kullanım örneğini ele alalım: Yapay zeka, belirli ürünlerin satış bölümündeki hareketlerindeki değişiklikleri tahmin etmek için tüketici harcama modellerini inceleyebilir. Bu istihbarat, manuel denetime daha odaklanmış bir yaklaşımı teşvik eder ve personelin tüm mağazayı denetlemek gibi Herkülvari bir göreve girişmek yerine dikkat gerektiren belirli alanları hedeflemesine olanak tanır.

yapay zeka odaklı envanter yönetimi 2024'te perakendede nasıl devrim yaratacak?

Elbette tüm çözümlerin gelişmiş bir kamera ağı içermesi gerekmiyor. Manuel çabaların gerekli olduğu durumlarda makine öğrenimi algoritmaları yine de değerli yardım sağlayabilir. Örneğin, bir perakende çalışanı, boş raf noktalarını tek tek sıkıcı bir şekilde denetlemek yerine, cihazını kullanarak her raf bölümünün fotoğrafını kolayca çekebilir. Nesne tanıma ve derin öğrenme yeteneklerinden yararlanan bu fotoğraflar, eksik öğelerin hızlı bir şekilde belirlenmesi için bir planogramla karşılaştırılabiliyor. Ancak sistemin uyarıları da yok değil. Bu yöntemle başarıya ulaşmak büyük ölçüde titiz bölgelemeye dayanır ve öğelerin birbirini engellemesi durumunda miktarların tahmin edilmesinde zorluklar ortaya çıkabilir.

Yapay Zeka Envanter Yönetiminin Perakendeci Uygulaması

The Wall Street Journal’a göre Walmart, Walgreens ve çevrimiçi moda satıcısı ASOS gibi perakendeciler, perakende envanter yönetimi için gelişmiş yapay zeka teknolojisini uygulamaya başladı. Yapay zeka odaklı algoritmalar, hava durumu modelleri ve sosyal medya trendleri gibi parametrelerden yararlanarak çok çeşitli verileri işleyebilir ve envanter yerleştirmeyle ilgili stratejik kararların alınmasına yardımcı olabilir. Bu teknolojik destekle perakendeciler, tüketici talebini tahmin etmek için dahili geçmiş satış verilerini kullanma konusunda uzun süredir devam eden uygulamalarına ince ayar yapmayı amaçlıyor. Bu da raflarını doğru zamanda doğru ürünlerle stoklamalarına yardımcı olacak ve uzun yıllar süren zorlu ve pahalı envanter dengesizliklerinin üstesinden gelmelerine yardımcı olacaktır.

Perakendeciler için karmaşıklıklar yalnızca talebi ölçmenin ötesine uzanıyor. Tüketici alışveriş alışkanlıklarının gelişimi, envanterin nereye yerleştirileceğinin belirlenmesini giderek zorlaştırdı. Modern alışveriş ortamımızda tüketiciler, eve teslimat veya mağazadan teslim alma amacıyla internet üzerinden yapılan satın alma işlemlerinin hızlı bir şekilde yerine getirilmesini bekliyor. Bu nedenle perakendecilerin hızlı ve verimli hareket için ürünlerini nereye yerleştireceklerini stratejik olarak planlamaları gerekiyor.

Ayrıca önceki tahmin araçları, viral sosyal medya videoları ve yerel hava durumu modelleri gibi faktörlerin müşterilerin alışveriş kararlarını nasıl etkilediğini yeterince değerlendiremiyordu. Ancak yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojilerindeki gelişmeler, bu verilerin tahmin modellerine dahil edilmesini mümkün kıldı.

Örneğin Walmart, envanter yönetimi sistemini hava durumu tahminlerini ve çevrimiçi arama eğilimlerini dikkate alacak şekilde programladı. Bu verilerle perakendeci, belirli ürünlere yönelik bölgesel talebi tahmin etmek ve envanteri buna göre dağıtmak için yapay zekayı kullanabilir.

Walgreens ayrıca sosyal medya ve mevsimsel hastalık raporlarından elde edilen verileri kullanarak talebi tahmin etmek için yapay zeka teknolojisinden yararlanıyor. Toplanan bilgiler daha sonra envanteri tüketicilerin bu ürünler için alışveriş yapmasının beklendiği yere yakın konumlandırmak için kullanılıyor.

Bu arada İngiltere merkezli ASOS, tişört, kot pantolon ve elbise gibi ürünlere yönelik talep tahmini için yapay zekayı kullanmaya başladı. AI teknolojisi, geçmiş satışları, iade verilerini, ürün popülerliğini ve eğilimleri birleştirerek daha önce mümkün olmayan ayrıntılı ve doğru bir tahmin sağlıyor.

Macy’s, sıkılaşan stoklar nedeniyle 2023’ün son çeyreğinde satışlarda yaşanan düşüşe rağmen brüt kâr marjını iyileştirdi. Stokları üçüncü çeyrekte bir önceki yıla göre %6, 2019’a göre ise %17 azaldı. Yeni başkan ve CEO Tony Spring, perakendecinin odak noktasının gereksiz öğeler stoklamak yerine daha geniş ürün yelpazesi sunmaya doğru kaydığını belirtti.

Sonuç olarak, perakendeciler pandemi sonrası dünyanın operasyonel gerçeklerine uyum sağladıkça yapay zeka, müşteri talebini tahmin etmek, envanter dengesizliklerini azaltmak ve tedarik zincirlerini optimize etmek için gizli silah olarak ortaya çıkıyor.

Starbucks, Mağazalarda ‘Kişisel Fincan’ Seçeneğini Başlatıyor

Starbucks, ABD ve Kanada’daki şirket tarafından işletilen ve katılımcı lisanslı mağazaların tamamında yeni bir müşteri dostu sürdürülebilirlik girişimi başlattı.

Seattle merkezli kahve devi, israfın azaltılmasına yardımcı olmak için artık müşterilerin mağazada veya arabaya serviste sipariş verirken kendi kişisel fincanlarını getirmelerine olanak tanıyacak. Kişisel bardak getiren müşteriler içeceklerinde 0,10 ABD doları indirim alacak ve ABD’de Starbucks Rewards üyeleri 25 Bonus Yıldız kazanacak.

Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl benzer bir uygulama ülkemiz Starbucks mağazaları için de duyurulmuştu. İlgili haberi buradan okuyabilirsiniz.

Starbucks’ın sürdürülebilirlik sorumlusu Michael Kobori, “Starbucks’ta her içeceğin yeniden kullanılabilir bir bardakta servis edilebileceği bir gelecek hayal ediyoruz” dedi. “Müşterilere Starbucks’ı ziyaret ettiklerinde kişisel fincan kullanma konusunda daha fazla seçenek sunmak, geleceğe yönelik somut bir ilerlemenin işaretidir. Müşterilerimizin gezegenimiz hakkında tutkulu olduklarını biliyoruz ve artık nasıl sipariş verirlerse versinler, aldığımızdan daha fazlasını verme çabalarımızda bize katılabilirler.”

Uygulamada müşteriler sipariş verirken baristaya kendi kişisel fincanlarını getirdiklerini söylüyorlar. Kafede oturup kalmayı tercih eden müşteriler, çoğu mağazadan yeniden kullanılabilen seramik veya cam bardak da talep edebiliyor. Arabaya serviste, müşteriler sipariş verirken her zamanki gibi içeceklerini sipariş ediyorlar ve baristaya kendi fincanlarını getirdiklerini bildiriyorlar. Teslim alma penceresinde baristalar, hijyen ve güvenliği sağlamak için müşterilerin kapaksız kişisel fincanlarını temassız bir kap kullanarak topluyor ve içecek aynı şekilde teslim ediliyor.

Müşteriler Starbucks uygulaması üzerinden sipariş verirken önce “Kişiselleştirme” butonuna basacak, ardından kişiselleştirme menüsünden “Kişiye Özel Kupa”yı seçip normal şekilde sipariş vermeye devam edecekler. Müşteriler mağazaya vardıklarında teslim alma alanında baristayla buluşuyor ve kapağı olmayan temiz kişisel fincanlarını teslim ediyorlar. Barista, içeceği temassız bir şekilde geri veriyor.

Tüm Starbucks standart boyut seçenekleri (Kısa, Uzun, Grande ve Venti) ve içecek formatları (sıcak, buzlu ve harmanlanmış) kişisel fincanda sipariş edilmeye uygun olarak belirtiliyor.

2024 için 5 Tedarik Zinciri Tahmini

Yeni bir yıl için daha başlangıç verdik. Takvim sürekli değişiyor, tedarik zinciri de öyle. İşte 2024 yılında tedarik zincirinin gelişimini şekillendirmeye yardımcı olacak faktörlere ilişkin 5 temel tahmin:

Kesinti

Tedarik zincirindeki aksaklıklar; ulaşım sıkışıklığı, konteyner kıtlığı, değişen jeopolitik gerilimler ve küresel salgınların ardından gelen faktörler nedeniyle işletmeler için kalıcı bir gerçeklik haline geldi.

Kuruluşlar, bu sorunları tepkisel olarak ele almak yerine, yaklaşımlarını proaktif hazırlık ve risk yönetimine kaydırıyor. Lojistik ve tedarik zincirindeki aksaklıklar sınırların ve kurumsal kontrolün ötesine geçtiğinden küreselleşmeden kurtulma eğilimi zorlukları artırıyor.

Buna yanıt olarak bölgesel tedarik zincirleri, kültürel değerleri ve inançları paylaşan ülkeler arasındaki işbirliğini teşvik ederek “arkadaş desteği” olarak bilinen bir kavramı benimsiyor. Piyasa değişikliklerine, doğal afetlere veya jeopolitik değişimlere yanıt olarak operasyonları, rotaları ve ağları hızla uyarlama yeteneği olan uyarlanabilir destek, kritik bir strateji haline geliyor.

İşletmeler; esnek tedarikçi sözleşmelerinden, yerel ve bölgesel üretimden ve çevik mikro tedarik zincirlerinden yararlanarak, sürekli gelişen tedarik zinciri kesintileri ortamında esneklik, çeviklik ve gelişmiş görünürlükle ilerlemek için kendilerini donatıyor.

Yapay zeka (AI)

2024 yılında yapay zeka, makine öğrenimi ve tahmine dayalı analitiklerin merkezde yer almasıyla tedarik zincirlerini yeniden şekillendirmeye devam edecek. Maliyetlerin daha da azalmasını, verimliliğin artmasını ve sorunları operasyonları kesintiye uğratmadan önce tespit edip çözme becerisini bekleyebilirsiniz. Yapay zekanın etkisi akıllı kaynak bulma, envanter yönetimi ve lojistik rotaların optimize edilmesini kapsayacak.

2024 i̇çin 5 tedarik zinciri tahmini

Siber güvenlik

2024’te tedarik zincirleri için siber güvenlik alanında riskler her zamankinden daha yüksek. Kuruluşlar, operasyonel performansı ve veri bütünlüğünü korumak için BT altyapısına yapılan yatırımları yoğunlaştıracak.

Modern tedarik zincirlerinin küresel doğası, onları coğrafi sınırları aşan siber tehditlere karşı savunmasız hale getiriyor. Yapay zeka ve deepfake teknolojileri ilerledikçe, siber güvenliğe bütünsel bir yaklaşım, dijital ve akıllı tedarik zincirlerinin dayanıklı ve güvenli kalmasını sağlamanın ayrılmaz bir parçası haline gelecektir.

Sürdürülebilirlik 

Tüketiciler, yatırımcılar ve düzenleyiciler de dahil olmak üzere çeşitli paydaşların etkisi, tedarik zinciri sorumlularının %67’sinin artık çevresel ve  sürdürülebilirlik KPI’larını denetlemesi ve birçoğunun beş ila 10 yıl içinde karbon nötrlüğü için iddialı hedefler koymasıyla açıkça görülüyor. 

Yeşil ve döngüsel tedarik zincirlerine ulaşmak için şirketler, kendi iç operasyonlarının ve 1. Kademe tedarikçilerinin ötesine uzanan ekosistemler inşa ederek tüm değer zincirinde değişimi teşvik ediyor. Sürdürülebilirlik artık bu etkileyici istatistiklerle desteklenen temel bir stratejidir.

Tedarik zincirinde izlenebilirlik ve öğelerin takibi

Perakende tedarik zincirlerinde izlenebilirlik, takip ve görünürlük 2024’te yeni boyutlara ulaşacak. Yapay zeka ve makine öğrenimiyle desteklenen konum zekası, gerçek zamanlı bilgiler sunacak ve gelecekteki koşulları tahmin ederek işletmelerin gecikmelerden ve darboğazlardan kaçınmasına yardımcı olacak.

Elektrikli araçlar için rota planlamasının benimsenmesi, son kilometre operasyonlarında devrim yaratacak, yakıt tüketimini azaltacak ve tahmini varış sürelerini iyileştirecek. Avantajlar arasında gelişmiş görünürlük çözümleri, depo işgücü verimliliğinin artırılması, geç varış cezalarının azaltılması ve nakliye maliyetlerinin azaltılması yer alıyor.

Tedarik zinciri paydaşları, her hareketi takip etme ve gerçek zamanlı verilere erişme yeteneği sayesinde benzeri görülmemiş düzeyde kontrol ve dayanıklılık elde edecek.

Yeniden Satış, Önde Gelen Perakendeciler için Büyük Bir Fırsat mı?

Zara kısa süre önce ikinci el platformu Pre-Owned‘i kendi pazarı olan İspanya da dahil olmak üzere 14 Avrupa ülkesine genişletti.

Kasım 2022’de İngiltere’de ve Eylül 2023’te Fransa’da başlatılan program, Zara ürünleri için giysi onarım hizmetleri, geçmiş sezonlardan kalma ikinci el Zara ürünleri için çevrimiçi bir alım satım alanı ve bir bağış seçeneği sunuyor. Girişim, Zara’nın ana şirketi Inditex’in 2040 yılına kadar karbon nötrlüğe ulaşma hedefinin bir parçası.

Yeniden satış ekonomisinde görüş ayrılıkları

yeniden satış, önde gelen perakendeciler için büyük bir fırsat mı?

Sektörün yüksek karbon ayak izi nedeniyle eleştirilerle karşı karşıya kalması ve tüketicilerin kaynakların yeniden kullanımına veya geri dönüştürülmesine olanak tanıyan çevresel açıdan daha sürdürülebilir veya “döngüsel” seçenekler talep etmesi nedeniyle son yıllarda bazı perakendeciler kiralama, yeniden satış ve onarımla uğraşıyor.

H&M geçtiğimiz mart ayında ABD’de “H&M Pre-Loved”ı piyasaya sürdü ve thredUP’un hizmet olarak yeniden satış platformu kapsamındaki en büyük perakendecisi oldu. H&M Kuzey Amerika’nın Sürdürülebilirlik Başkanı Abigail Kammerzell o dönemde şöyle demişti: “Modanın iklim ve çevre üzerindeki etkisinin sorumluluğunu üstlenmemiz gerekiyor.”

Gap, J.Crew, Target, Burberry, Neiman Marcus, REI ve The North Face, son yıllarda thredUP, Trove ve The RealReal ile ortaklıklar aracılığıyla şirket içi yeniden satış programları başlatan ağırlıklı olarak hazır giyim satıcıları arasında yer alıyor. Ancak birçok yeniden ticaret girişimi deneme yanılma aşamasında kalıyor ve ölçeklendirme konusunda zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

Ülkemizde ise moda endüstrisinin döngüsel dönüşüm yolculuğunda Nivogo başı çekiyor.

Tabii ki bu konuda tüm görüşler ikinci el ekonomisini destekler nitelikte de değil. Haziran ayındaki bir Bloomberg makalesi, anketlerin sürekli olarak ikinci el alışverişin giderek daha fazla kabul edildiğini göstermesine rağmen bunun sürdürülebilir kârlılığı desteklemek için yeterli olmadığını söylüyor. Bu konudaki ikinci bakış açısı ise şu yönde: “Hem sağlam satışlar getiren hem de yeni ürünlerin üretimini yavaşlatan bir yere yeniden satış yapmak, daha fazla tüketici farkındalığını, şirket liderliğinin daha derin katılımını ve gelişmiş lojistik altyapısını gerektirecektir.”

Burger King’den, Alkol Tüketimine Göre Farklı İndirimler Alabileceğiniz Etkileşimli Kampanya

Burger King‘in Brezilya kanadı, özellikle tatil dönemlerdeki alkol tüketimine karşılık, akşamdan kalma olarak tanımladığı tüketim derecesine göre kupon dağıtmak için yüz tanıma teknolojisini kullanan etkileşimli bir “Akşamdan Kalma Whopper” kampanyası başlattı.

Mikro site ve markanın mobil uygulaması üzerinden ulaşılabilen kampanya, tüketicileri kendi selfielerini çekmeye teşvik ediyor. Bir basın açıklamasına göre, yüz tanıma yazılımı daha sonra “akşamdan kalma düzeyini birden üçe kadar ölçmek” için yüzleri tarıyor. Sayı ne kadar yüksek olursa indirim de o kadar fazla oluyor. Site ayrıca hangi kombinasyonun (Whopper Jr. Double, Whopper veya Whopper Double) parti sonrası durumlarına en uygun olduğunu da önerecek. Müşterilerden daha sonra sonuçlarını sosyal medya aracılığıyla tanıtmaları isteniyor.

Yüz tanıma teknolojisinin mizahla bir araya getirilmesi, tüketicilerle başka bir eğlenceli bağ oluşturacaktır.” şeklinde bir çalışma başlangıcı belirtiliyor.

Burger King, kampanyada yüz tanıma teknolojisini neden kullanıyor?

burger king'den, alkol tüketimine göre farklı i̇ndirimler alabileceğiniz etkileşimli kampanya

Ad Age, çalışmaların alkol tüketiminin yüz tanımayı nasıl etkilediğini belgelediğini bildirdi. Hatta bir çalışma, alkolün kişinin tiksinti ve küçümseme ifadelerine karşı duyarlılığını artırabildiğini öne sürdü.

Burger King kampanyası, insanların cep telefonlarının kilidini açmak, sağlık portalı veya bilet uygulaması gibi uygulamalara giriş yapmak veya banka hesaplarına erişmek için teknolojiyi düzenli olarak kullanmasıyla yüz tanımanın daha yaygın hale geldiği bir dönemde geliyor. 

Reklamcılıkta yüz teknolojisiyle ilgili deneyler de devam ediyor; özellikle de teknolojinin bireyin yaşını, cinsiyetini veya ruh halini okuma yeteneğine dayalı kişiselleştirilmiş reklamlar sunma konusunda.

Ancak gizlilik endişeleri nedeniyle teknoloji tartışmalı olmaya devam ediyor.

Eski adı Myplanet olan yapay zeka geliştiricisi Orium tarafından yapılan bir anket, yüz tanıma bu teknolojinin bir bileşeni olmasına rağmen ABD’li yetişkinlerin %56’sının otomatik ödeme kiosklarından memnun olduğunu ortaya çıkardı. Ancak yalnızca %35’i yapay zeka hedefli akıllı reklamlardan, %30’u mağaza içi yüz tanımadan ve %20’si coğrafi sınırlamadan memnun kaldı.

Nike, Yeni Dönem Genişleme Planlarını Açıkladı

Nike, Çin ve Avrupa’da talebin düşmesi nedeniyle maliyetleri düşürüyor. Spor giyim markası, 3 yılda, 2 milyar dolar tasarruf etmeyi hedefleyen bir yeniden yapılanma duyurdu.

Genişleme planlarının bir parçası olarak yatırım için tasarruf

nike, yeni dönem genişleme planlarını açıkladı

Satışlar bu mali yılda (Mayıs 2024’te sona erecek) yaklaşık %1 oranında artacak. Bu, markanın daha önce güvendiğinden çok daha az. Ancak son çeyrekte 13,4 milyar Dolar’lık satışlar beklentilerle uyumlu olurken, 1,6 milyar Dolar’lık net kâr ise beklenenden daha iyi oldu.

Ancak Black Friday ve Singles Day çok iyi performans gösterse de tüketiciler aradaki dönemde daha az satın aldı. CFO Matthew Friend, tüketicilerin her zamankinden daha fazla promosyon odaklı göründüğünü söyledi. İlginç bir şekilde bu durum, dijital satışların yavaşlaması ile birlikte yeniden fiziksel alışverişin artmasına da yol açtı. Çin, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da makroekonomik dalgalanmaların artmasıyla birlikte tüketicilerin bütçeleri giderek daha fazla baskı altında kalıyor.

İndirimlerin yanı sıra tüketiciler yeniliklere de akın ediyor. Bu nedenle Nike, müşterilerin hâlâ tam fiyat ödemek istediği yeni lansmanlara daha fazla odaklanmayı planlıyor ve aynı zamanda bazı popüler ürünlerin yelpazesini de azaltacak. Bu nedenle şirket, maliyetleri 2 milyar Dolar azaltmayı amaçlayan bir “yatırım için tasarruf” programı başlatıyor. Plan, organizasyonun kolaylaştırılmasını, ürün sunumunun basitleştirilmesini ve daha fazla otomasyonu içeriyor.

2023 Trendlerine ve 2024’te Bizi Neler Beklediğine Göz Atalım

Yine o zaman! 2023 göz açıp kapayıncaya kadar geldi geçti ve perakende markaları gelecek yıl için bütçelerini düşünmeye başlarken ya da tamamlarken, 2024‘e çok az kala hangi stratejilerin başarılı olduğunu ve neleri geride bırakmak isteyebileceğimizi yeniden değerlendirmenin zamanı geldi. Kuşkusuz, bir veri devrimi ve tüketici rızası ile mahremiyete yönelik daha derin bir ilerleme görmeye başlıyoruz.

Bu eğilimler, perakendeciler olarak tüketicilerin ilgisini nasıl çektiği konusunda daha dikkatli olmaları ve alıcıları eski pazarlama taktikleriyle boğmamalarını sağlamaları gerektiği fikrine dayanıyor. Perakendeciler bunu nasıl başarabilir? Basitçe söylemek gerekirse – veriler. Veriler, hedef kitlenizi daha iyi anlamak için anahtardır ve doğru verilerle; tüketicilerin o korkunç abonelikten çıkma bağlantısına tıklayıp rakiplerinize doğru koşma eğilimi daha az olacaktır. 2024 yılında perakendecilerin çabalarını güçlendirmelerine yardımcı olmaya devam edecek pazarlama trendlerinden bazılarını sizler için derledik…

Yüksek hızlı, “Her Zaman Açık” pazarlama stratejileri üstün geliyor

“Daha çok değil, daha akıllıca çalış” deyimini biliyor musunuz? Bu söz perakende pazarlamacıları için de geçerlidir. Ancak pazarlamacıları hız bileşeni hakkında da düşünmeye davet ediyoruz. Tüketicileri en kişiselleştirilmiş ve zamanında içerikle buluşturmayı hedeflerken içgörü elde etme hızı inanılmaz derecede önemlidir. Diğer şirketlerle ve etki sahibi kişilerle promosyonlar, mesajlar ve marka işbirlikleri oluşturmak için hızlı hareket etmek, önemli soruların hızlı bir şekilde yanıtlanmasını gerektirir.

Bazı markalar için bu soruların yanıtlarına ulaşmak haftalar sürebilir. Talepten veri sonucuna kadar her şey (ve sıklıkla) karıştırma sırasında kaybolabilir. 2023’te daha fazla pazarlamacının dahili süreçlerini kolaylaştırdığını ve genellikle basit bir veri talebiyle ortaya çıkan darboğazlarla mücadele etmek için teknolojiden yararlandığını gördük.

2024 yılında markalar bu trendi takip etmeye ve mevcut engelleri değerlendirmeye devam etmeli. Çoğu markanın bir veri bilimi ekibinden yararlanma lüksüne sahip olmadığı göz önüne alındığında, ekipler arası verimli işbirliği ve veri araçlarına yatırım, normalde basit olan bir süreci karmaşıklaştırmanın çözümü olabilir. Bu taktiklerle pazarlamacılar bekleme sürelerini azaltabilir ve marka grupları genelinde tutarlı bir görünüm elde edebilir. Verileri ürün kategorilerine göre hızlı bir şekilde bölümlere ayırma ve müşteri davranışları ve ilgi alanlarına ilişkin öngörüler elde etme yeteneği, perakendeciler ve onların genel pazarlama stratejileri için oyunun kurallarını değiştirebilir.

Marka sadakatini artıracak önemli fırsatları bulun

2023 trendlerine ve 2024'te bizi neler beklediğine göz atalım

Marka sadakati, başka yerlerde daha iyi indirimler olsa bile, neredeyse her zaman müşterilerin en sevdikleri markaları tekrar tercih etmelerinin bir nedeni olacaktır. 2024’te daha fazla perakende pazarlamacının marka sadakatini artırmak ve müşteri katılımını teşvik etmek için akıllı veriye dayalı stratejiler kullandığını göreceğimize inanıyoruz.

Marka sadakati önemlidir ancak en önemli pazarlama anlarını bulmak kampanyanın başarısı için hayati öneme sahiptir. 2024’e baktığımızda perakende pazarlamacıları, önemli pazarlama anlarını belirlemek ve marka bağlılığını artırmak için aşağıdaki ipuçlarından yararlanabilir:

  • Kayıtları teşvik etmek ve doğru teşvikleri sunmak için tahmine dayalı modeller oluşturun veya insanları doğru yaşam anlarında belirleyin.
  • Müşterilerinizin doğru içeriği doğru zamanda almasını sağlamak için müşteri veritabanınızı bölümlere ayırın.
  • Mesajınızı kişiselleştirin; aynı mesajı tüm müşterilerinize göndermeyin.


Abonelik iptallerini azaltmak için veri segmentasyonunu kullanın

E-posta ve SMS gibi doğrudan pazarlama kanalları hâlâ başarı açısından kritik önem taşıyor. Artık Google gibi kuruluşlar, kullanıcıların e-posta aboneliğinden çıkmalarını daha da kolaylaştırıyor.

Kişiselleştirme kritik bir görevdir ve tüm teklifler mümkün olduğunca kişiselleştirilmelidir. Verilerden ve analizlerden elde edilen müşteri segmentlerine göre mesajlarınızı segmentlere ayırın. Ancak verilerle boğulmayın ve ayrıntıya girmekten korkmayın.

Segment A’nın pazartesi sabahlarını, Segment B’nin ise perşembe öğleden sonralarını mı tercih ettiğini anlayın. Diğer optimizasyon fırsatlarının kilidini açmak için segmentasyonunuzu daha ayrıntılı hale getirin. Küçük gibi görünse de bu yaklaşım önemli sonuçlar doğurabilir.

2024’te bizi neler bekliyor?

Yeni yıla girerken her pazarlamacı, müşterilerini tanımayı ve alıcı kişilikleri zaman içinde geliştikçe müşterileriyle birlikte büyümeyi hedeflemelidir. Her pazarlama ekibinin, kanallar arası pazarlama çalışmalarını yürütebilmelerini sağlayacak bir araç, platform ve iş ortağı deposu vardır. Parçalı, tutarsız yanıtlar almamak ve birbirinden kopuk pazarlama yaklaşımları sunmamak için bu sistemlerin her birine doğru veri akışı temeline sahip olduğunuzdan emin olun.

Yapay zeka destekli teknoloji ve araçların hacmi ve beklentileri artıyor. Ancak yapay zeka aslında bir veri çekirdeğine dayanıyor. Aslında OpenAI özel veri kümeleri üzerinde eğitilebilir. Bu, veri evinizi düzenli tutmanın her zamankinden daha önemli olduğu anlamına gelir. Buna kapsamlı, bütünsel bir tüketici görünümü için üçüncü taraf verileriyle eşleştirilmiş temiz ve sağlam birinci taraf verileri de dahildir.

Ancak tüm bu güçlü teknolojiye rağmen ‘geleneksel’ kanalları da unutmayın. Yeni araçların, platformların ve yapay zeka destekli teknolojinin tüm eğlencesi ve heyecanı, pazarlamacılara ve iş liderlerine parlak nesne sendromu yaşatabilir. Doğrudan posta üzerinden 1’e 1 pazarlama gibi denenmiş ve doğrulanmış stratejiler, diğer veri odaklı dijital stratejilerle eşleştirildiğinde, pazarlama çalışmalarınızı 2024 ve sonrasında gerçek anlamda bir sonraki seviyeye taşıyabilir.

Yapay Zeka, İadeleri En Aza İndirmeye Nasıl Yardımcı Olabilir?

Gelişen yapay zeka, satın alma gerçekleşmeden önce iade olasılığını azaltmaya odaklanarak çevrimiçi yüksek iade oranlarını azaltmayı vaat ediyor.

Journal of Retailing’de yayınlanan bir araştırmaya göre, e-ticaret siparişlerinin %30’u tüketiciler tarafından iade edilirken, fiziksel mağazalarda bu oran %9’dur.

Teknolojinin büyük bir kısmı giyim, gözlük, ayakkabı ve kozmetik gibi ürünler için mevcut olan bir dizi sanal deneme özelliğiyle desteklenen önerilerin iyileştirilmesine odaklanıyor. Bu özellikler, tüketicilerin satın alma işlemi yapmadan önce bir ürünün üzerlerinde nasıl görüneceğini öngörmelerine olanak tanıyarak hayal kırıklığı ve iade riskini azaltıyor.

McKinsey’nin bir araştırması, moda kategorilerindeki tüm çevrimiçi iadelerin %70’inin beden, stil ve uyum sorunlarından kaynaklandığını ortaya çıkardı.

yapay zeka i̇adeleri en aza i̇ndirmeye nasıl yardımcı olabilir?

Çok kanallı bir e-ticaret platformu olan MySizeID, yapay zekanın yardımıyla çevrimiçi tüketicilere vücut tiplerine en çok hangi bedenin uyacağı konusunda bilgi veriyor.

MySizeID CEO’su Ronen Luzon yakın zamanda Fox Business’a şöyle konuştu: “Örneğin büyük bedeni seçerseniz ve biz orta boy bir bedene ihtiyacınız olduğunu düşünürsek, orta boy bir bedene ihtiyacınız olduğu konusunda sizi uyarırız.” “Ve yine de büyük olanı sipariş ederseniz, iadenin bedenle ilgili [sorunlar] nedeniyle olduğunu anlıyoruz. Bir dahaki sefere size tavsiyelerde bulunabiliriz ve hem perakendeciyi hem de tüketicilerinin alışkanlıkları konusunda uyarabiliriz.”

Benzer şekilde Volumental ve ShoeAI, ayakkabılarla ilgili uyum sorunlarını çözmek için yapay zekadan yararlanıyor. Firmalar, tüketicinin halihazırda giydiği ayakkabılara ilişkin verilerin yanı sıra başkaları için neyin işe yaradığına dair içgörüleri de kullanıyor. Volumental’ın mobil uygulaması tüketicilerin cep telefonlarıyla ayaklarını taramalarına olanak tanıyor. Ülkemizde de pazaryerlerinin pek çoğunda alışverişlerinizde benzer uyarıları görmeye başladınız.

Tüketicilerin soru ve endişelerinin daha iyi ele alınması da dahil olmak üzere ürün açıklamalarının doğruluğunun artırılması, yapay zeka aracılığıyla geri dönüşlerin azaltılmasına yönelik bir diğer odak noktasıdır. Stitch Fix’in yapay zeka destekli algoritması, her bir müşteriye göre özelleştirilmiş ürün açıklamaları oluşturmak için stil tercihleri, vücut tipi ve beden ölçüsü gibi müşteri verilerini analiz eder.

Amazon ve Shopify ayrıca yakın zamanda satıcılara yönelik, dönüşümleri artırmak ve iadeleri azaltmak amacıyla ürün açıklamalarını iyileştirmeye yardımcı olacak yapay zeka araçlarını da tanıttı.

Amazon Seçim ve Katalog Sistemleri Başkan Yardımcısı Robert Tekiela şunları paylaştı: “Yeni üretken yapay zeka modellerimizle, ürün bilgisini benzeri görülmemiş bir ölçekte ve kalite, performans ve verimlilikte çarpıcı bir iyileşmeyle çıkarımlarda bulunabilir, geliştirebilir ve zenginleştirebiliriz. Modellerimiz, öğrendikleri çeşitli bilgi kaynakları, gizli bilgiler ve mantıksal akıl yürütme yoluyla ürün bilgilerini çıkarmayı öğreniyor.”

Yapay zeka ayrıca, arama reklamlarını iade olasılığı en yüksek tüketicilerden uzaklaştırmak için de kullanılıyor. Bir e-ticaret ajansı olan Acorn-i’nin Baş Teknoloji Sorumlusu James Poll, bir röportajında şöyle diyor: “Yapamayacağımız şey Amazon’un birinin satın almasına izin vermesini engellemek. Ancak yapabileceğimiz şey, geri gelme ihtimalinin daha düşük olduğunu düşündüğümüz kitlelere yönelik hedeflemeyi artırmaktır.”